Constructivist teaching method
169 theses under this subject heading
Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.
5E modelinin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarındaki etkililiğinin incelenmesi
Araştırmada, 5E yapılandırmacı yaklaşım modeline dayalı öğretim uygulamalarının yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarında işlenen fen bilimleri dersleri için geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Eleştirel düşünebilen, kişilerarası yeterlikleri gelişmiş, yüksek motivasyonlu, gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurabilen başarılı öğrencilerin yetiştirilebilmesi için uygulamalar geliştirilmiştir. Çalışmalar 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ilinin Gölbaşı ilçesinde bulunan özel okulda okuyan 7. sınıf toplam 60 öğrenciyle, 6 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. 5E modeline dayalı derslerin, öğrencilerin beceri temelli fen bilimleri başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına, eleştirel düşünme eğilimlerine, kişilerarası yeterlik alanlarına olan etkileri ve bu uygulamalara yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı "Karma Yöntem" ve "Yakınsayan Paralel Desen" tercih edilmiştir. Nicel yöntem boyutunda "Ön-Test Son-Test Kontrol Gruplu Yarı Deneysel Desen", nitel yöntem boyutunda ise "Durum Çalışması Deseni" çalışmanın araştırma yöntemini oluşturmaktadır. Nicel veri toplama araçları Beceri Temelli Fen Bilimleri Başarı Testi, Fen Eğitiminde Motivasyon Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Kişilerarası Yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama araçları ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, dokümanlar ve gözlem notlarından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda hem nicel hem de nitel bulgulara göre fen bilimleri derslerinde yapılan uygulamaların öğrencilerin bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarılarının, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının, eleştirel düşünme eğilimlerinin ve kişilerarası yeterliklerinin gelişmesine katkı sağladığı belirlenmiştir. Öğrencilerin görüşlerinden elde edilen veriler, 5E modeline dayalı derslerin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarına uyarlanabildiğini ve başarılı, motivasyonu yüksek, eleştirel düşünebilme eğilimine sahip ve kişiler arası yeterlikleri gelişmiş öğrenciler yetiştirmekte etkili bir öğretim yöntemi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: 5E yapılandırmacı yaklaşım modeli, yüz yüze öğrenme ortamı, ters yüz sınıf ortamı, çevrim içi öğrenme ortamı, bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarısı, fen öğrenmeye yönelik motivasyon, eleştirel düşünme eğilimi, kişilerarası yeterlik alan
Ortaokullardaki branş öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme kuramını uygulama düzeyleri
1960'lı yılların başında literatüre girmiş olan ve o tarihten günümüze de özellikle gelişim psikolojisi ve bilişsel psikoloji alanlarında geniş bir yer edinmiş olan yapılandırmacılık, öğrencilerin kendi gerçekliğini oluşturdukları ya da kendi deneyim ve algılarına dayanarak anlamı yorumladıkları bir yaklaşımdır. Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2004 yılında yeniden düzenlemiş olduğu ilköğretim programıyla yapılandırmacı öğrenme kuramı milli eğitim sistemimizdeki yerini almıştır. 2005 yılından itibaren ise ülkemizde görev yapan öğretmenlerin derslerinde yapılandırmacı öğretim programlarını uygulamaları istenmiştir. Yeni hazırlanmış eğitim programlarının yapılandırmacı anlayış ilkelerinden de yararlanılarak hazırlanmış olması, ülkemiz eğitim sisteminde değişimlerin başladığının işaretlerini vermektedir. Ancak bu değişimlerin etkili olabilmesi öğretmenlerin uygulamalarına bağlıdır. Yapılandırmacı öğrenme kuramında sınıfta öğretim ve öğrenme süreçlerine liderlik yapan öğretmen, öğrenme ortamlarını düzenleyen ve değerlendirme süreçlerini planlayan bireydir. Yapılandırmacı yaklaşımda öğretmenin görevi, bilgi dağıtmak değil, öğrencilerin bilgiyi önceki bilgilerinin üstüne koymasına öncülük etmektir. Bu araştırmanın amacı, ortaokul branş öğretmenlerinin yapılandırmacı kuramı uygulama düzeylerini görmektir. Çalışma, İstanbul İlinin Beşiktaş İlçesi Gaziosmanpaşa Ortaokulu'nda görev yapmakta olan 1 Türkçe, 1 İngilizce, 2 Sosyal Bilgiler, 1 Fen Bilgisi ve 1 Matematik öğretmenlerinin 5, 6, 7 ve 8. sınıf derslerinde, yapılandırmacı öğretim yöntemlerini uygulama düzeyleri incelenmek istendiğinden gözlem yöntemi kullanılmıştır. Veriler 6 öğretmenin 2013-2014 eğitim öğretim yılındaki farklı tarihler ve derslerinden elde edilen 12 saatlik video kayıtlarından oluşmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerin, öğrencilerin ilgilerini canlı tutabildikleri, genel anlamda merak duygusu uyandırabildikleri, öğrencilerin bilgiyi keşfetme sürecinde yeterli düzeyde rehberlik edebildikleri, öğrenenlere açık uçlu sorular sorarak araştırma yapmaya ve derse katılmaya teşvik ettikleri görülmüştür. Ancak, öğretmenlerin, öğrencileri grup etkinliklerinde yer almaya, işbirliği içinde çalışmaya yeterince teşvik edemedikleri, onların bilgi ve becerilerini geliştirecek düzeyde bilgi iletişim teknolojilerini kullanmadıkları, onların ön bilgilerini ölçebilecek sorular sormadıkları veya bunu sınıfın geneline yayamadıkları görülmüştür. Öğrencilerin fikirlerini ve ürünlerini sınıfa aktaramadıkları ve kanıtlayamadıkları, işbirliği içinde yeterince çalışmadıkları görülmüştür. Öğrencilerin, fırsat verildiğinde konu ve kavramları kendi bilgilerini kullanarak açıklamaya çalıştıkları, olaylar arasında neden sonuç ilişkileri kurabildikleri, sınıftaki diğer öğrencilerle ve öğretmenle iletişim içinde olabildikleri görülmüştür. Öğrenme ortamları bakımından derslerin diğer ünite, alan ve konularla ilişki kurulabildiği, gerçek hayattan örneklere yer verilebildiği, ders işleme süreçlerinde birden çok öğretim yöntem ve teknikten faydalanıldığı, ancak, öğretmenlerin ders kitabı dışında farklı kaynaklardan faydalanamadıkları, derste gerekli olan görsel-işitsel araçların yeterince kullanılmadığı görülmüştür. Öğrenme ortamlarında, öğrencilerin kendi kendilerini veya birbirlerini değerlendirmelerine fırsat verilmediğini, yapılan uygulama ve çalışmaların toplandığı ürün dosyalarının kullanılmadığı görülmekle birlikte, öğretmenlerin farklı türde ölçme ve değerlendirme tekniklerini uygulayabildikleri görülmüştür. Öğretmenlerin eskiden uygulanan öğretim yöntemlerini alışkanlık haline getirmiş oldukları görülmektedir. Öğrenme ortamlarının donanım açısından yeterli hale getirilmesi gerekliliği açıkça ortaya çıkmaktadır. Sınıf mevcutlarının kalabalık olmaması, öğrenme programları için yeterince zaman ayrılabilmesi ise yapılandırmacı öğrenme kuramının uygulanabilirliğini etkilemektedir. Geleneksel öğretimin kalıplarından, yapılandırmacı öğrenme ortamlarına geçiş yapabilmenin çok da kolay olmadığını gördüğümüz araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin görev paylaşımı içeren, işbirliği gerektiren faaliyetlere öncelik vermesi gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı, Öğretmen, Gözlem.
Ters yüz sınıf modelinin ortaöğretim düzeyinde uygulanabilirliğinin öğretmen algılarına göre incelenmesi
Ters yüz sınıf modeli günümüz eğitim sisteminde önem kazanan yapılandırmacı yaklaşımla farklı öğretim stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir hale gelmiştir. Ters yüz edilmiş sınıfların eğitimde kullanımının avantaj ve dezavantajlarının araştırıldığı, ters yüz öğrenme uygulamalarını içeren örneklerin sunulduğu çalışmalara alanyazında rastlamak mümkündür. Ayrıca öğrenci ters yüz öğrenme hazırbulunuşluk düzeyinin belirlenmesine yönelik ölçek uyarlama çalışması örneği de Türkçe alanyazında yer almaktadır. Fakat ters yüz öğrenme modelinin farklı öğretim kademelerinde ne derece uygulanabilir olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaya rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında ters yüz öğrenme modelinin ortaöğretimde uygulanabilirliğinin öğretmenlerin yaş, cinsiyet, branş, teknoloji okuryazarlığı düzeyleri, teknoloji kullanabilme yeterlilikleri, hitap ettiği hedef kitlenin özelikleri, öğretmenlerin çalıştıkları okulun özellikleri gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Betimsel tarama modelinde yürütülmüş olan bu çalışma araştırmanın çalışma grubunu Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerindeki MEB ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen dört adet ölçek formu ile nicel veriler toplanmıştır. Yapılan alanyazın taramasında çalışmanın amacına uygun ölçme ve değerlendirme aracına rastlanmadığından ölçeklerin geliştirilmesinde ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Hazırlanan bu ölçekler çalışma grubundaki öğretmenlere uygulanmıştır. Nicel verilerin analiz işlemleri SPSS programında gerçekleştirilmiştir. Bulguların sunulması ve sonuçların değerlendirilmesi araştırma problemleri doğrultusunda ölçek özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.
Kur'an-ı Kerim'in ışığında yapılandırmacı eğitimin değerlendirilmesi
"Kur'an-ı Kerim'in Işığında Yapılandırmacı Eğitimin Değerlendirilmesi" konulu tezimiz, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eğitim kavramı, eğitim felsefesi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi ve öğrenme kavramları üzerinde durulmuş ve ayrıca öğrenme kuramlarından olan davranışçı öğrenme ile yapılandırmacı öğrenme arasındaki farklara değinilmiştir. İkinci bölümde eğitimde yeni yaklaşımlar bağlamında yapılandırmacı yaklaşım hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca yapılandırmacılıktaki strateji ve yöntemler üzerinde de durularak yapılandırmacı anlayışa uygun örnek ders işlenişleri hakkında da bilgiler sunulmuştur. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde Kuran'ın eğitim anlayışı üzerinde durulmuş ve bu kapsamda Kuran'ın insanı eğitirken kullandığı ilke ve metotlardan bahsedilmiştir. Ayrıca Kuran'da geçen eğitimle ilgili ayetler üzerinde de durularak Kuran'ın eğitim anlayışıyla yapılandırmacı eğitimin mukayesesi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, Eğitim felsefesi, Yapılandırmacı eğitim, Kuran'ın eğitim anlayışı, İbn-i Cemâa
Ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmeye etkisi: Mitokondri ve kloroplast örneği
Bu araştırmada, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmedeki etkisi, mitokondri ve kloroplast organelleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılında ortaöğretim 9. sınıfa devam eden ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilmiş 68 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu son test deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, akademik başarıları birbirine yakın olarak seçilen 34 kontrol ve 34 deney grubu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubu olarak seçilen öğrenciler için Mitokondri ve Kloroplast konuları ile ilgili ders videoları hazırlanmış, hazırlanan videolar açık kaynak olarak Youtube platformunda araştırmacı tarafından açılan kanala yüklenmiştir. Sınıf dışı ortamda öğrenciler bu videoları izlemiş, sınıfta ise konuyla ilgili istasyon tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise konular mevcut biyoloji dersi öğretim programındaki şekliyle geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Araştırma toplam 2 hafta sürmüştür. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu 2'şer sorudan oluşan yarı yapılandırılmış 2 form ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Kategoriler, 2 alan uzmanının görüşü alınarak oluşturulmuştur. Veri analizinde MAXQDA 2020 programı kullanılmıştır. Sonuç olarak, ters yüz öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin mitokondri ve kloroplast ile ilgili verdikleri doğru cevapların sayısının, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerden daha fazla olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçları, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmede etkili olabileceğini gösterir niteliktedir.
12. sınıf matematik öğretmenlerinin yapılandırmacı ölçme-değerlendirme tekniklerini kullanabilme yeterliklerinin Metfessel-Michael program değerlendirme modeline göre değerlendirilmesi
Bu çalışmada 12. sınıf matematik öğretmenlerinin eğitimde çağdaş yaklaşımlardan biri olan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı ölçme-değerlendirme tekniklerini kullanabilme yeterliklerini hedefe dayalı program değerlendirme modellerinden olan Metfessel - Michael program değerlendirme modeline göre değerlendirmesi amaçlanmıştır. Araştırmada öğrenciler, öğretmenler, veliler ve okul müdürü ile görüşmeler yapılmış ve onların yapılandırmacı sürece dayalı ölçmedeğerlendirme teknikleri hakkındaki olumlu ya da olumsuz görüşlerini anlatabilmek ve konu hakkında ayrıntılı bilgi elde edebilmek amacıyla durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Mersin'in Anamur ilçesindeki Şehit İbrahim Armut Fen Lisesi'ndeki 2021-2022 Bahar yarıyılındaki üç tane 12.sınıf matematik öğretmeni, 88 son sınıf öğrencisi, bu öğrencilerin her birinin annesi ya da babası ve okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, her bir grubun yapılandırmacı yaklaşıma dayalı ölçme-değerlendirme teknikleri hakkındaki öğrenmek için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Elde edilen verilerin elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Son sınıf öğrencilerinin, son sınıf öğrenci velilerinin, okul müdürünün, son sınıf matematik öğretmenlerinin açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar; temalara, temalar da kodlara ayrılmıştır. Görüşme yapılan bireylerin cevapları hiçbir değişiklik ve yorum yapılmadan doğrudan verilmiştir. Aynı ve benzer ifadeler ise sadece bir kere yazılmıştır. Cümlelerin sonuna katılımcıların ismi yazılmamış, onun yerine öğretmenlere Ö1-Ö2, velilere V1-V4, öğrencilere S1-S2, okul müdürüne de M şeklinde rumuzlar verilmiştir. Tablolarda tema ve kodlar ve kodların ne kadar tekrar edildiğini göstermek için frekanslar gösterilmiştir. Frekans değerleri de en çok tekrar edilenden en az tekrar edilene doğru sıralanmıştır. Açık uçlu olmayan sorulara verilen cevapların ne olduğu da araştırmanın bulgular kısmında her bir çalışma grubu için ayrı bir alt başlık altında belirtilmiştir. Araştırmada öncelikle yapılandırmacı yaklaşımın nasıl ortaya çıktığından, özelliklerinden, en çok bilinen türlerinden, öncülerinden ve eğitimde en çok kullanılan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı ölçme değerlendirme tekniklerinden bahsedilmiştir. Daha sonra hedefe dayalı program değerlendirme modellerinden olan Metfessel – Micheal program değerlendirme modelinin temel özelliklerinden, aşamalarından, güçlü ve zayıf yönlerinden ve aldığı eleştirilerden bahsedilmiştir. En son olarak da eğitim programında uygulanan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı ölçme değerlendirme teknikleri Metfessel - Michael program değerlendirme modelini çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak ise 12.sınıf matematik öğretmenlerinin genelde anlatım tekniğini kullanmak zorunda kaldıkları ve ölçme – değerlendirmede genellikle klasik yazılı ve test şeklindeki sınavlara yer verildiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim Programı, Metfessel Michael Program Değerlendirme Modeli, Öğretim Programı, Program Değerlendirme, Yapılandırmacılık.
Türkiye'de matematik eğitiminde 5E ve 7E modellerine yönelik yapılan çalışmaların sistematik incelenmesi
Bu araştırmada ülkemizde matematik eğitimi alanında 5E ve 7E Öğrenme Modelleri'ne yönelik gerçekleştirilmiş tezlerin ve makalelerin genel eğilimlerini ve sonuçlarını ana hatlarıyla ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla 2008 yılından 2022 yılına kadar ulaşılan 45 lisansüstü tez ve 18 makale üzerinden PRISMA Protokolü adımları takip edilerek sistematik incelemeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, en fazla lisansüstü tezin 2019 yılında, en fazla makalenin ise 2019 ve 2021 yıllarında yayımlandığı, yayınların büyük bir kısmının Türkçe olduğu tespit edilmiştir. Yayınlarda 5E Öğrenme Modeli'nin daha fazla kullanıldığı; en sık sayılar ve işlemler, geometri ve ölçme ve cebir öğrenme alanlarına ait konuların yoğun olarak ise kesirler, çokgenler, doğal sayılar, cebirsel ifadeler, denklemler, çember ve daire, dönüşüm geometrisi, ders planı hazırlama, özdeşlikler ve modele yönelik görüş belirleme konularının çalışıldığı; tezlerde genellikle nicel, makalelerde ise nitel yöntemin daha fazla kullanıldığı; nicel yönteme ait tezlerde deneysel desenin, nitel yönteme ait tezlerde ise durum çalışması ve eylem araştırması desenlerinin daha çok tercih edildiği; yayınların sonuçlarına göre analiz edildiğinde; modellerin gerek duyuşsal, bilişsel ve sosyal alanlarda öğrencilere olumlu katkılar sağladığı, katılımcıların modellere ilişkin olumlu görüşler bildirdiği, bunun yanında olumsuz görüşler bildiren katılımcıların da olduğu, ilaveten öğretmenlerden ve öğretmen adaylarından birçoğunun konuya ilişkin bilgi düzeylerinin sınırlı ya da düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir.
Yönetişimin yapılandırmacı eğitim sistemi üzerindeki etkisine ilişkin okul yöneticileri üzerinde bir uygulama (Trabzon ili örneği)
Günümüzde İnternet ve sosyal medya teknoloji ve uygulamalarının yaygınlaşması sonucunda eğitimden ekonomiye, sosyal yaşantıdan teknolojiye ve iletişim şekillerine kadar pek çok alanda ciddi değişimler meydana gelmiştir. Okullar bulundukları çevre ve üstlendikleri işlevler nedeniyle bu değişim sürecine ayak uydurmak durumundadırlar. Türk Eğitim Sisteminde ise bu gelişmelere paralel olarak yapılandırmacı eğitim sistemi 2005-2006 döneminden beri 10 yıldır benimsenmekte ve uygulanmaktadır. Yapılandırmacılık eğitim sistemi ise günümüzün küresel koşullarına uyum sağlayacak ve topluma, çevreye saygılı ve duyarlı nesiller yetiştirmeye yönelik bireyler yetiştirmek amacıyla düzenlenen günümüzün en dikkat çekici eğitim programlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. Okulların toplumdan bağımsız olamayacağı düşünüldüğünde yapılandırıcı eğitim sisteminin sadece belli alanlarda sınırlı kalması beklenmeyip aksine tüm eğitim sistemini bir bütün olarak etkilemesi beklenmektedir. 21. yüzyılın yönetim paradigması olan yönetişim kavramı, 1900'lerden itibaren eğitim yönetimini de kökünden etkilemeye başlamıştır. Bu yeni yaklaşımla, merkezi bir şekilde eğitim sisteminin yönetilmesi yerine yerinden yönetimin önemi de benimsenmiştir. Böylelikle kapalı bir sistem yerine toplumsal gelişime ve değişime açık bir eğitim sisteminin oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı yönetişimin yapılandırmacı eğitim sisteminin şekillenmesi üzerinde anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu çalışmanın birinci bölümünde araştırmayla ilgili problemin tespiti, araştırmanın amacı ve önemi, sınırlılıkları, varsayımları ve tanımları yer almaktadır. İkinci bölümde yapılandırmacı eğitim sistemine ilişkin kuramsal çerçeve detaylı biçimde analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde yönetişim konusu detaylı olarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise saha çalışmasının bulguları ve sonuçları yer almaktadır. Analiz bölümünde Trabzon İli'nin Orta hisar İlçesi'nde çalışan okul yöneticilerinin katılımıyla veri toplanmış ve veriler istatistiki testlerle incelenmiştir. Son bölümde ise literatür analizi çerçevesinde bu çalışmanın elde ettiği bulgular değerlendirilmiş ve sonuçlar özetlenip öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yönetişim, Yapılandırmacılık, Okul Yöneticileri.
Ortaokul öğrencilerine oyunlarla bilimin doğası unsurlarının öğretimi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin Fen Bilimleri dersinde oyun temelli öğretimin, öğrencilerin bilimin doğası anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışma 2021 - 2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesinin bir köy okulunda 85 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma tek gruplu ön test ve son test zayıf deneysel desen olarak gerçekleştirilmiştir. Öncelikle konu kazanımları Milli Eğitim Bakanlığının ders kitabından yapılandırmacı yaklaşımın birlikte kullanıldığı etkinliklerle verilmiştir. Daha sonra aynı kazanımları içeren 10 oyun öğrenci seviyesine uygun olarak tasarlanmış ve öğrencilerle oyun temelli öğretim yapılmıştır. Oyunlar uzman kişiler tarafından incelenmiş ve görüşler alınmıştır. Uygulama 5. sınıflar için 4 ders saati, 6. sınıflar için 4 ders,7. sınıflar için 8 ders saati, 8. sınıflar için 4 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan unsurlar; bilimsel bilginin değişebilir unsuru, deneysel unsuru, öznellik unsuru, yaratıcılık ve hayal gücü unsuru, sosyo-kültürel unsuru, gözlem ve çıkarım unsurudur. Uygulama öncesinde ve sonrasında Bilimin Doğası Görüşleri Anketi(BDGA), Yarı Yapılandırılmış Görüşmeler(YYG) ve açık uçlu değerlendirme soruları uygulanmıştır. Uygulamalar neticesinde elde edilen veriler, yeterli görüş, değişken görüş ve zayıf görüş şeklinde ayrılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve değerlendirme sorularından elde edilen sonuçlarla bilimin doğası görüşler anketi desteklenmiştir. Öğrencilerin ön test ve son testlerinden elde edilen bulgulara göre bilimin doğasının değişebilir, deneysellik, öznellik, hayal gücü ve yaratıcılık ve sosyo- kültürel unsurlarında oyun temelli yaklaşım ile yapılan öğretimin etkili olduğu söylenebilir. Çıkarım unsurunun ise yapılan öğretimde etkilerinin zayıf olduğu, öğretimler arasında çok az fark olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Oyun temelli yaklaşımın öğrencilerin bilimin doğası unsurlarının öğretilmesinde olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
Yapısalcılık kuramının fen bilgisi öğretimine uygulanması
Bu arastırmanın amacı, ilkögretim 7. sınıflarda Fen Bilgisi derslerineYapısalcılık yaklasımına göre bir programın ögrenci basarısına etkisini belirlemektir.Arastırmanın ilk çalısma grubu Osmaniye 7 Ocak ilkögretim Okulu 7. sınıftaögrenim gören 60 ögrenciden olusmaktadır. Arastırmanın ikinci grubu ise OsmaniyeAtatürk ilkögretim okulu 7. sınıfta ögrenim gören 60 ögrenciden olusmaktadır.Arastırmanın her ikisinde de deney ve kontrol ön gruplu ön-test, son-testdeseni kullanılmıstır. Önceden madde analizi yapılan ve güvenirligi belirlenen 30soruluk basarı testi ön-test olarak ögrencilere uygulanmıstır. Deneysel degisken olanyapılandırmacı yaklasıma dayalı olarak olusturulan program ile geleneksel ögretimyaklasımına dayalı olarak olusturulan program çerçevesinde haftada 2 ders saati (2 x40 dk.) olmak üzere toplam 4 hafta süreyle ilkögretim 7. sınıflara ilk çalısmada?Katı, Sıvı ve Gazlarda Basınç? anlatılmıs. ikinci çalısmada ?Elektrik? konusu,deney ve kontrol gruplarına anlatılmıstır. Deney sürecinin sonunda ögrencilere sontestuygulanmıstır. Ön-test ile son-test sonuçlarının istatistiksel analizi WindowsSPSS 12 paket programı ile yapılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde bagımlı vebagımsız gruplar için t ? testi kullanılmıstır.
İlköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersinde yapılandırmacı ve davranışçı yaklaşımla işlenen konuların öğrenci akademik başarısı üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı İlköğretim 6. sınıfta, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı hazırlanmış bir fen ve teknoloji dersi ile davranışçı yaklaşıma dayalı hazırlanmış bir dersin öğrenci başarısı üzerine etkisini belirlemektir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Malatya Toki İlköğretim okulu 6.sınıfta öğrenim gören 51 öğrencidir.Araştırmada deney ve kontrol gruplu ön-test, son-test deseni kullanılmıştır. Önceden madde analizi yapılan ve güvenilirliği belirlenen 25 soruluk başarı testi öntest olarak öğrencilere uygulanmıştır. Deneysel değişken olan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak oluşturulan ders planı ile davranışçı öğretim yaklaşımına dayalı olarak oluşturulan ders çerçevesinde haftada 4 ders saati (4 x 40 dk.) olmak üzere toplam 4 hafta süreyle ilköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersi elementler ve bileşikler konusu deney ve kontrol gruplarında işlenmiştir. Deneysel sürecin sonunda öğrencilere son-test uygulanmıştır. Ön-test ve son-test sonuçlarının istatistiksel analizi Windows SPSS 10 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde bağımlı ve bağımsız gruplar için t- testi kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda deneysel değişken olan ilköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bir programın öğrenci başarısı üzerinde 0,05 düzeyinde istatistiksel açıdan manidar bir fark yarattığı bulunmuştur.
Ortaokul görsel sanatlar dersinde açık hava eğitim uygulamaları: Bir durum çalışması
Açık havada eğitim (AHE); çoklu-duyusal deneyimleri vurgulayan, doğa, toplum ve bireysel çevreyi kapsayarak bütünleştirilmiş öğrenme yaklaşımını kullanan bir öğrenme ve öğretme etkinliğidir. Açık havada eğitim etkinliklerinde (AHEE) açık alanların kullanımı yoluyla bireyin; fiziksel, duygusal, bilişsel, sosyal ve ruhsal düzeyini yükseltmek amaçlanmaktadır. Bu bağlamda AHEE, birçok farklı disiplin için uygulanabilir öğrenme ve öğretme alternatifleri sunmaktadır. Sanat eğitimi de amaç ve uygulamaları bakımından AHEE ile benzerlik içeren bu disiplinlerden biridir. Bu araştırmada, AHEE ile gerçekleştirilen Görsel Sanatlar Dersi'nin uygulama sonuçlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda görsel sanatlar öğretiminin temel öğrenme alanları olan görsel iletişim, görsel eleştiri ve kültürel bilinç bağlamında öğrenme süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ile çalışılan araştırmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2015 – 2016 eğitim öğretim yılında ortaokul 5. sınıf öğrencileri ile Görsel Sanatlar Dersi'nde altı hafta süresince gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sekizi odak olmak üzere toplam 21 öğrenci yer almıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından odak öğrenciler ile yarı-yapılandırılmış görüşme, dış ve iç gözlemci alan notları, gözlemci yarı-yapılandırılmış gözlem formları, kamera kayıtları ile araştırmacı ve öğrenci günlüklerini içeren dokümanlar kullanılmıştır. Doküman, gözlem ve görüşme yoluyla toplanan veriler betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Veriler NVivo programı kullanılarak analiz edildikten sonra elde edilen bulgular, alanyazın ile ilişkilendirilerek yorumlanıp ve tartışılmıştır. Araştırmanın bulguları kapsamında elde edilen temalar: Görsel ifade, eleştirel ifade ve kültürel ifade olarak belirlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda elde edilen sonuçlara göre Görsel Sanatlar Dersi'nin açık havada eğitim etkinlikleri ile uygulanması sonucunda öğrenme alanları düzeyinde olumlu yansımaları tespit edilmiştir. Buna doğrultuda görsel ifade teması bağlamında, yaratıcı fikir geliştirme, iletişim kurma becerileri, bir bilgiyi başka bir durumun çözümünde kullanma, yansıtma yaparak sonuca ulaşma ve imgesel düşünme becerileri geliştirme yönünde anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Eleştirel ifade teması bağlamında, öz eleştiri yapma becerisi, farklı düşüncelere saygı duyma ve çözüm odaklı öneri sunma yönünde anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Son olarak kültürel ifade teması bağlamında, müze bilinci kazanma, Görsel Sanatlar Dersi dersine yönelik olumlu algı geliştirme ve çevre bilinci geliştirme yönünde anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu sonuçlar çerçevesinde Görsel Sanatlar Dersi için AHEE'nin kullanımının okul programları ve çevresel faktörler ile (öğretmen, veli, doğal alan) desteklenerek yaygın hale getirilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Görsel sanatlar öğretimi, Açık havada eğitim etkinliği, Aktif öğrenme.
Koro eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı; bir öğrenme kuramı olarak yapılandırmacı yaklaşımın, Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin yedi yarıyıl boyunca aldıkları ?Koro? dersine yönelik tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarılarında ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın yürütülmesinde kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma grubunu; İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Programı 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 2.sınıf (n=30) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Tutum, Öz-yeterlik Algısı, Akademik Başarı Ölçeği ve Uzman Görüşü Alma Formu kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılı, ?Koro II? dersinde aldıkları akademik başarı puanlarına göre eşleştirme yoluyla denklik gruplarına ayrılmış, deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından sekiz hafta ve haftada dört ders saati süresince, deney grubuna (n=15) yapılandırmacı (öğrenci merkezli), kontrol grubuna (n=15) ise geleneksel (öğretmen merkezli) koro eğitimi verilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için nonparametrik testlerden faydalanılmış; bu testlerin istatistiksel çözümleri, SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;(a)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sontest puanları arasında p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı sontest puanları arasında ve Tutum Ölçeği sontest puanları arasında (p>.05) anlamlılık düzeyinde bir farklılaşma olmadığı,(b)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubunun Tutum Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ve Öz-yeterlik Algısı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı,(c)Geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Tutum, Öz-yeterlik Algısı ve Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: koro, koro eğitimi, yapılandırmacı yaklaşım, tutum, öz-yeterlik algısı, akademik başarı
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde görev temelli dil öğretim yöntemine göre yapılandırılan web 2.0 araçlarıyla kelime öğretimi
Bu çalışma, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde temel dil becerilerinin uygulanabilirliğini ortaya koyan ve hedef dil de öğretimsel bütünlüğü sağlayan kelime öğretiminde, görev temelli dil öğretim yöntemiyle yapılandırılan, web 2.0 araçlarının kullanımına yönelik etkinlik önerisi sunulması amaçlanmıştır Çalışma kapsamında, temel nitel desen araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma konusu ile ilişkili birçok kaynak taranarak veriler temel ve alt başlıklara ayrılmıştır. Ayrıca neden sonuç ilişkisi bağlamında konular birbiriyle ilişkilendirilerek kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kelime öğretimi sürecinde kullanılmak üzere geliştirilen A1 ve A2 düzeyi etkinliklerin oluşturulduğu web 2.0 araçları görev temelli dil öğretim yönteminin uygulanabilirliği kapsamında seçilmiştir. Bu doğrultuda; Web 2.0 araçlarından Powtoon, Word Wall, Quizizz, Microsoft Word, Pixton, LearningApps, Vyond, Pictramap, Wooclap, Wordmint, Renderforest, Paint, Artsteps araçları görev temelli dil öğretim yöntemiyle kelime öğretim etkinlikleri oluşturulmasında uygun olarak görülmüştür. Son olarak etkinlikler ders izlenceleri ve kazanımlar ile sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital Etkinlik, Görev Temelli Dil Öğretim Yöntemi, Kelime Öğretimi, Yabancı Dil Olarak Türkçe, Web 2.0
Ortaöğretim öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerinin incelenmesi: İstanbul ili Ümraniye ilçesi örneği
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında, İstanbul İli Ümraniye İlçesi'nde, 5 ortaöğretim okulundan 281 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak amacıyla anket formlarından yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde iki bağımsız değişkenli t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yapılandırmacı öğrenme ortamları ile ilgili öğretmen görüşleri öğretmenlerin cinsiyetine, okulda fen laboratuarı bulunmasına göre değişmezken, bazı alt boyutlara ilişkin görüşleri okul türü, öğretmenlerin mesleki kıdemi, okul memnuniyeti, akıllı tahta ve tablet kullanımı ile öğrencilerin derse hazır gelmeleri durumlarına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı öğrenme, ortam, ortaöğretim, öğretmen görüşleri
Investigation of views of high school students on the constructivist learning environment (Ümrani̇ye district sample)
This research is intended to set forth the views of the students studying in vocational and technical education in secondary schools for the constructivist learning environment. The research was applied to 690 students, including 422 females and 268 males studying secondary schools in Umraniye district of Istanbul province. The research is based on Quantitative methods and Constructivist Learning Environment Scale was used in order to reveal students' views on the constructivist learning environment. The Scale was prepared in 5-point Likert-type. The scale was adapted to Turkish by Cirik (2005). Also, the research tries to determine the personal information such as the students' gender, class, school type, section as well as whether lessons were covered cooperatively, whether tablet PC was used in the lessons, whether discussion environment occurred in the lessons, whether subjects learned were used in real-life and whether guidance and counseling services were benefited at adequate level by using "Student Personal Information Survey". As a result of research, In terms of all subscales scores of Constructivist Learning Environment Scale, it has been found a meaningful relationship in favor of 11th grade according to class variable, in favor of female students according to gender variable; in terms of subscale scores of sense-making and connection with the real-life events, it has been found a meaningful relationship in favor of students attending Science High School according to school types variable; in terms of subscale scores of sharing ideas with others, it has been found a meaningful relationship in favor of quantitative section according to preferred section variable. Furthermore, the research has found that smart tablet applications to be used in the learning environment is not sufficient in accordance with the constructivist approach, that students cannot benefit from guidance and counseling services sufficiently, and that the lessons are not covered in accordance with the constructivist approach due to preparation of university entrance examination. The research concludes that giving information to teachers in in-service training, seminars, symposia, congresses and conferences according to the constructivist theories of learning, elimination of deficiencies such as schools, equipment, computers, the internet and the implementation of Fatih Project at the earliest will contribute to the education. Key words: Constructivist approach , Constructivist Learning Environment Survey , Survey
İlköğretim yedinci sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programının yapılandırmacı yaklaşım bağlamında öğretmen görüşlerine göre değerlendirmesi
Bu araştırmanın amacı, 30.06.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan İlköğretim yedinci sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programını, yapılandırmacı yaklaşım bağlamında öğretmen görüşleri çerçevesinde değerlendirmektir. Öğretmen görüşleri anket yoluyla elde edilmiştir.Bu çalışmanın verileri 2007-2008 öğretim yılında İstanbul ili Anadolu Yakası Tuzla, Pendik ve Kartal ilçelerinde 78 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 150 Sosyal Bilgiler öğretmeninden toplanmıştır.Araştırmada kullanılan veri toplama aracı, kişisel bilgilerle ilgili sekiz soru ile Sosyal Bilgiler programının kazanım, içerik, eğitim durumu ve değerlendirme boyutlarına ilişkin 52 soru ve geleceğe yönelik 7 sorudan oluşmaktadır. Veriler, cinsiyet, atama durumu, kıdem, öğrenim durumu ve mezun olunan fakülte değişkenleri açısından analiz edilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, frekans, yüzde, standart sapma ve çapraz tablo analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenler genelde programı desteklemiştir.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, Sosyal Bilgiler öğretimi.
Sınıf öğretmenlerinin ve ilköğretim öğrencilerinin yapılandırmacı öğrenme ortamını değerlendirmeleri
Bu araştırmada genel olarak yapılandırmacı öğrenme ortamlarının sınıf öğretmenlerinin ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine göre yapılandırmacı özellikler açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın örneklemini 2007?2008 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesindeki 10 okulda görev yapan 100 öğretmen ve bu öğretmenlerin okuttuğu 1000 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Sosyal Yapılandırmacılık ve Aktif Öğrenme Ortamları Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; öğrencilerin yapılandırmacı sınıf ortamını genel olarak cinsiyet ve sınıf seviyesine göre farklı algılamadıkları ancak sınırlı sayıdaki alt ölçeklerde bu farkın 4. sınıflar ve kız öğrenciler lehine çıktığı gözlenmiştir. 16 yıl ve üzeri çalışan sınıf öğretmenlerin yapılandırmacı sınıf ortamını daha olumlu algıladıkları gözlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamını oluşturmalarında rehberlik desteğini en az öğrenci velisinden, en çok ise rehber öğretmenden; teşvik desteğini en az rehber öğretmenden, en çok ise okul müdüründen; kaynak sağlama desteğini ise en az müfettişten, en çok ise meslektaşından gördükleri ortaya çıkmıştır.Anahtar sözcükler: Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı, sınıf öğretmeni, yeni ilköğretim programı
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yapılandırmacı sınıf ortamlarına yönelik değerlendirmeleri
Son birkaç yıldır Türk Milli Eğitim Sistemi'nde çağın gereği olan ve bireylerin ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde düzenlemelere gidilmiştir. Bu çerçevede, öğretim programlarının çağın gereklerine uygun, bireyin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirilmesi gündeme gelmiş, bunun sonucu olarak 2005?2006 yılında uygulanmak üzere ilköğretim programları değiştirilmiştir.Bu araştırmada, uygulanmaya başlanan yapılandırmacı programa ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu genel amaç kapsamında elde edilen veriler ayrıca öğretmenlere ilişkin çeşitli değişkenler açısından da karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Tarama modelinde tasarlanan bu araştırmanın verileri, ?Sosyal Yapılandırmacılık ve Aktif Öğrenme Ortamları Ölçeği? kullanılarak toplanmıştır.Araştırmanın uygulanması 2007?2008 öğretim yılı içinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, İstanbul'da ilköğretim okullarında görev yapan 45.981 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçme araçları İstanbul ilinin 12 ilçesinde bulunan 21 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 300 öğretmene uygulanmıştır.Araştırmada, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşıma göre değiştirilen programı, uygulamaya ve programın geneline ilişkin algıları; cinsiyet, yaş, kıdem, en son mezun olunan okul, mezun olunan bölüm değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Branşa, cinsiyete, mezun olunan öğretim programına göre algılamada belirgin bir fark olmadığı, kıdeme, yaşa ve eğitim durumuna göre ise anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir.Öğretmenlerin, yapılandırmacı öğrenme ortamları oluşturabilmeleri için okulda gördükleri destek türlerini belirlemek için yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin en çok meslektaşlarından destek gördükleri saptanmıştır. Bu desteği sırasıyla rehberlik desteği, müdür desteği ve veli desteği izlemektedir. Analizler sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin en az desteği müfettişlerden gördükleri belirlenmiştir.Yapılan çalışma sonuçları, programlarla ilgili daha önceden yapılmış araştırmalarla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı, Öğrenci Merkezli Eğitim, İlköğretim Programı
Öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme yeterlilikleri algılarının incelenmesi(İstanbul ili-Ümraniye ilçesi örneği)
Araştırmada ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin ?Yapılandırmacı Öğrenmeyle İlgili Algıladıkları Yeterlilikleri? incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ili, Ümraniye ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden tesadüfi olarak seçilmiş 124'ü erkek (%39,9) ve 187'si (%60,1) kadın olmak üzere 311 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak,araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak Karadağ(2007)tarafından geliştirilen ? Yapılandırmacı Öğrenme ile İlgili Öğretmen Yeterliliği Ölçeği? kullanılmıştır.İki ilişkisiz örneklem ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek için bağımsız grup ?t? testi, ikiden daha çok örneklem ortalaması arasındaki farkın anlamlı olup-olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), hangi alt gruplar arasında farklılaştığını belirlemek üzere yapılan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonrası Post-Hoc LSD testi uygulanmıştır. Elde edilen istatistiklerin anlamlılığı .05 düzeyinde ve çift yönlü kabul edilmiştir.Araştırma ile okullardaki eğitim ortamının yeni programın uygulanmasına uygun olup olmadığı, öğretmenlerin yeni programları ne ölçüde tanıdıkları, benimseyip benimsemedikleri, uygulamaya ve programın geneline ilişkin algıları yeterlilik düzeylerinin ne olduğu; cinsiyet, yaş, medeni durum, en son mezun olduğu okul,en son mezun olduğu fakülte ve bölüm,çalışma şekli,okul görev,mesleki kıdem,kurum kıdem,gelir düzeyi,alan ile ilgili yayın takip ve mesleki hizmet içi eğitim kursu değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları programlarla ilgili daha önceki araştırmalarla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacılık, Öğrenci Merkezli Eğitim, Öğretim Programı, Yeterlilik, Algı
İlköğretim sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşım bağlamında sınıf rehber öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma; İlköğretim kurumlarında görev yapıp sınıf rehberlik görevi olan öğretmenlerin, sınıf rehberlik uygulamalarının tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Avrupa yakası Şişli ilçesinde bulunan devlet ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 302 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada, sınıf rehber öğretmenliği yapan öğretmenlerin sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşıma göre değerlendirmelerini belirlemek amacıyla; okulda çalışan öğretmenlerin; cinsiyet, medeni durum ve çalışılan kurum gibi değişkenlere göre rehberlik görevi olan öğretmenlerin görüşleri incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler ?Sınıf Rehberlik Programını Değerlendirme Anketi? ve ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. Öğretmenler okullarında birebir ziyaret edilerek anketler uygulanmış ve gereken yerlerde açıklamalar yapılmıştır. Anket 60 sorudan oluşmaktadır. Örneklem grubunu oluşturan sınıf rehber öğretmenlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve Çapraz tablolar kullanılmıştır.Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine göre kadın rehber öğretmenlerin genel olarakYapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda, araç ? gereç eksiliği ile programdaki kazanımlara ulaşmada güçlük yaşadığı, etkinlik boyutunda ise öğrencileri güdüleme isteğine daha fazla ihtiyaç duydukları ve yapılan etkinliklerde velilerle sorun yaşamadıkları, ölçme ve değerlendirme boyutunda ise öğrencilerin kendi bilgi yapılarını, anlamlarını değerlendirebildiklerini düşündükleri tespit edilmiştir. Medeni durum değişkenine göre evli rehber öğretmenlerin bekâr olan öğretmenlere göre; yapılandırmacı yaklaşımın öğrenme ? öğretme sürecinde programla öğrencilerini, öğrenmeye istekli olmaya teşvik edebildiği, öğrenme ? öğretme ortamı sürecinde sınıf mevcudunun programın getirdiği yeni anlayışa göre derslerin işlenebilmesi için uygun olduğu düşünülmektedir. Etkinlik boyutunda ise güdülenme eksikliği nedeniyle etkinlik ve çalışmalarda öğrenci katılımı yetersiz kalmadığını düşündükleri görülmüştür.Okul değişkenine göre yapılan incelemede; resmi okullarda çalışan öğretmenlerin özel okullarda çalışan öğretmenlere göre, yapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda programdaki kazanımlara ulaşmak için zamanın yeterli olduğunu ve araç ? gereç eksikliğinin programdaki kazanımlara ulaşılmasını güçleştirdiğini düşündüğü tespit edilmiştir. Ayrıca okulun konumunun, öğrenci ve velilerin sosyo-ekonomik yapısının kazanımlara ulaşılabilmesi için uygun olmadığını, etkinlik boyutunda ise yapılan etkinlik ve çalışmalar konusunda veliler ile sorun yaşandığını düşündükleri tespit edilmiştir.
İlköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarının yapılandırmacı eğitim ve çoklu zeka kuramı bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada ilköğretim Türkçe ders kitapları yapılandırmacı eğitim ve çoklu zekâ kuramı açısından incelenmiştir. Yapılandırmacı eğitim anlayışı bakımından incelenen kitaplar ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitapları olup, 2010-2011 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilmiştir. Çoklu zekâ kuramına göre incelenen kitaplar da ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarıdır. Araştırma sonucuna göre, yapılandırmacı eğitim anlayışı çerçevesinde tasarlanan Türkçe ders kitapları, öğrencinin okuma, dinleme/izleme, konuşma ve yazma becerilerini daha fazla geliştirebilecek niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Türkçe, Yapılandırmacı Eğitim, Çoklu Zekâ.
Yapılandırmacı ve işbirlikçi eğitim yaklaşımının ilköğretim 4. ve 5. sınıf İngilizce kitaplarına etkisinin karşılaştırılması
Çalışmanın konusu Yapılandırmacı eğitimin ve işbirlikçi öğrenmenin ilköğretim 4. ve 5. sınıf kitaplarına etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla toplam her biri ikişer kitaptan oluşan dört çift kitap incelenmiştir. Araştırma sonucunda İngilizce ders kitaplarının yapılandırmacı eğitim yaklaşımına ve işbirlikçi öğrenmeye göre şekillendirildiği, öğrencilerin ezbere dayalı öğrenme tekniklerinden uzaklaştırılarak, görerek, bilerek ve eğlenerek öğretmeye doğru taşındığı görülmüştür.Araştırmada öncelikle kavramsal çerçeve üzerinde durulmuş, yapılandırıcı eğitim ve işbirlikçi öğrenme kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ilköğretim 4. ve 5. sınıf ders kitapları incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yabancı dil, İngilizce, Yapılandırmacı Eğitim, Ders Kitabı.