Sonlu elemanlar stres analizi

90 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Numerical simulation for investigation of dynamic behavior of buildings with a shaking table

Shaking table test of a structure has a very important role in the understanding of the dynamic behavior of the structure. In conjunction with the shaking table, a seismic simulation of the building, bridge, and underground structures can be conducted up to the collapse stage. Traditionally, engineers have used laboratory test to investigate the structural behavior of building products and systems which are subjected to the expected wind and earthquake loads and to develop appropriate design rules. Laboratory testing was also used to develop new building products and systems. However, laboratory testing has time-consuming and expensive effects so that numerical analysis can be included to optimize or minimize these effects. In this study, three-dimensional finite element analyses of a shaking table (substructure) model and models of some types of buildings (superstructures) were conducted together using the ANSYS program. In the finite element analysis, a hexahedral mesh including approximately 1.9 million degrees of freedom was used. For the motion of the shaking table linear contact elements were taken into consideration. The constructed models were linearly analyzed under various dynamic loadings including harmonic and earthquake loads which were carried out as displacement-controlled loading. The results are given to find out displacements, accelerations and overall strength at different points of the substructures and superstructures and to determine the collapse styles or failure mechanisms.

Finite element displacement methodFinite elements stress analysis
Hudhaıfa Mohammed Abdulghafoor Abdulghafoor
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Tekrarlı yükler altında dairesel delikli tabakalı kompozit levhalarda ilerlemeli hasar analizi

Bu çalışmada, tekrarlı yükler altında cam fiber takviyeli dairesel delikli ve pim bağlantılı kompozit malzemelerin sayısal ortamda bir sonlu elemanlar modeli oluşturarak ilerlemeli hasar analizi yapılmıştır. Ayrıca deneysel olarak deliksiz düz, dairesel delikli ve pim bağlantılı levhalar yorulma testine tabi tutulmuştur. Deliksiz numuneler için S-N eğrisi oluşturulmuştur. Deneysel yorulma testlerinden çevrim sayısına bağlı olarak elde edilen kalıntı mukavemet ve kalıntı rijitlik eğrileri ilerlemeli hasar analizinde kullanılmıştır. Sayısal çalışmada APDL (ANSYS Parametric Design Language) kodları kullanılarak tekrarlı yükler altında ilerlemeli hasar analizi yapabilen bir program oluşturulmuştur. Bu programda Hashin ve Puck hasar kriterleri kullanılmıştır. Yorulma ilerlemeli hasar analizinde bir akış diyagramından faydalanılmıştır. Malzeme özellikleri, akış diyagramı temel alınarak, malzemede hasar oluşmuşsa ani olarak, hasar oluşmamışsa uygun rijitlik ve mukavemet azaltım formülleri kullanılarak kademeli olarak azaltılmıştır. Cam fiber takviyeli polimer kompozit levhalar 8 tabakalı ve toplam 2.5 mm kalınlığındadır. Levha ölçüleri 250x25 mm olup dairesel delikli ve pim bağlantılı numunelerin delik çapları 6 mm olarak belirlenmiştir. Elde edilen ortalama statik çekme yükünün %80'inden başlamak üzere farklı yükleme oran aralığı kullanılarak numunelere dinamik testler yapılmıştır.%30 yükleme oranı sadece deliksiz numunelerde kullanılmış olup bu yükleme oranında çevrim sonsuza (106≥) gitmiştir. Son aşamada sayısal ve deneysel çalışmalardan elde edilen hasar resimleri karşılaştırılıp, yükleme oranlarına bağlı hasar çevrim sayısı grafikleri elde edilmiştir. Delikli ve pim bağlantılı sonlu eleman modeli için ayrıca parametrik çalışma yapılmıştır. Parametrik çalışmada kalınlık ve delik çapları değiştirilmiştir. Sonuç olarak tekrarlı yükler altında çalışan, farklı fiziksel problemlere uygulanabilen, farklı hasar teorilerine uygun, ilerlemeli hasar analiz program kodları yazılmış ve deneylerle doğrulaması yapılmıştır.

Elastik kırılmaSonlu elemanlar stres analiziSonlu elemanlar yöntemi+3
Abdulkerim Parlamış
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Ortodontik şeffaf plak tekniği ile gerçekleştirilen kanin distalizasyonunun değerlendirilmesi: Üç boyutlu sonlu elemanlar analizi

Son zamanlarda ortodontik tedavilerde maloklüzyonların düzeltilmesi amacıyla şeffaf plakların kullanımı estetik, konfor ve kullanım kolaylığı gibi avantajları nedeniyle öne çıkmaya başlamıştır. Bu sonlu elemanlar analizi çalışmasında, şeffaf plak tekniği ile gerçekleştirilen kanin distalizasyonunda kullanılan elipsoit ve vertikal horizontal ataşman ile dört farklı kalınlıktaki şeffaf plak uygulamasının plak ve dişler üzerinde meydana getirdiği stres dağılımı ve yer değiştirme miktarlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada maksiller dişleri, şeffaf plağı, ataşmanları ve periodontal ligament yapılarını içeren üç boyutlu sonlu elemanlar modeli oluşturuldu. Kanin diş üzerine yerleştirilen elipsoit ve vertikal horizontal ataşmanlar ile 0,5 mm, 0,625 mm, 0,75 mm, 1 mm şeffaf plak kalınlıkları modellenerek toplamda 8 senaryo oluşturuldu. Tüm senaryolarda şeffaf plaklar 0,25 mm aktive edildi. Aktivasyon ile şeffaf plak uygulamasını takiben her iki ataşman tipinde de kanin dişte tipping hareketi gözlendi. Elipsoit ataşman uygulanan senaryolarda kanin dişte görülen distopalatal rotasyon derecesinin, vertikal horizontal ataşman uygulanan senaryolara göre daha fazla olduğu görüldü. Plak kalınlığının artmasıyla doğru orantılı olarak kanin dişe gelen kuvvet ve keser dişlerde oluşan palatal yönde devrilme miktarı arttı. Çalışmamız sonuçlarına göre; iki farklı ataşman tipinin distalizasyon esnasındaki paralel hareket oluşumuna etkilerinde belirgin bir fark olmadığı, plak kalınlığının artışıyla kanin dişe gelen kuvvet miktarının arttığı ve ark üzerinde özellikle keser dişlerde istenmeyen hareket oluşturabileceği belirlenmiştir.

Diş hareketleriKöpek dişleriMaloklüzyon+3
Aslıhan Düzgen
Gaziantep University
2021
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı sutur ossifikasyon derecesine sahip hastalarda, mini-vida destekli hızlı üst çene genişletmesinin; yüz, kafa tabanı ve temporomandibular eklem bölgesindeki etkilerinin 3 boyutlu sonlu elemanlar analizi ile incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada, farklı sutural ossifikasyon derecelerinde, mini-vida destekli hızlı üst çene genişletmesinin (MDHÜÇG) yüz, kafa tabanı ve eklem bölgesindeki stres ve yer değiştirme miktarlarının sonlu elemanlar analizi ile incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda farklı sutural ossifikasyon derecelerine sahip modellere MDHÜÇG yapılmıştır. Modellerimiz; Tip A: Tüm suturlardaki ossifikasyon tamamlanmamış bir model, Tip B: Tüm suturlardaki ossifikasyon kısmen tamamlanmış bir model, Tip C: Tüm suturlardaki ossifikasyon tamamlanmış bir model, Tip D: Midpalatal sutur ossifikasyonu kısmen tamamlanmış, çevresel sutur ossifikasyonu tamamlanmış bir model. Maksillaya transversal yönde 100 Newton kuvvet uygulanmış ve ortaya çıkan gerilme ve yer değiştirme miktarları değerlendirilmiştir. Analiz için Algor Fempro (ALGOR, Inc. 150 Beta Drive Pittsburgh, PA 15238-2932 USA) yazılımından yararlanılmıştır. Bulgular: Modellerdeki en yüksek stresler mini vidaların çevresinden sonra midpalatal suturda görüldü. Maksillanın çevresel suturlarında Tip D'nin Tip B den daha çok stres aldığı görülmüştür. Tip C ile Tip D grubunda ise oluşan stresler arasında çok büyük bir farklılık bulunmamıştır. Foramen ovaledeki en büyük stres Tip C ve Tip D grubunda görülmüştür. SOS'daki en büyük stresler ise Tip A ve Tip B grubunda görülmüştür. Midpalatal sutur transversal eksende, posteriorda anteriora oranla daha çok açılma gerçekleşmiştir. Kondil yukarı ve öne doğru hareket ettiği ve mandibulanın anterior rotasyon yaptığı görülmüştür. Sonuç: MDHÜÇG dik yön büyümesine sahip maksiller darlık gösteren hastalar için kullanılabilir. MDHÜÇG'nin farklı gelişim dönemlerinde kullanılmasında herhangi bir sakınca görülmemektedir. Ossifikasyon derecesi arttıkça kafa tabanında görülen stresler artmış olarak bulunsa da bu streslerin ihmal edilebilir düzeyde olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: mini-vida, hızlı üst çene genişletmesi, sutur ossifikasyon, sonlu elemanlar analizi

Alveolar kenar artırılmasıKafaKemik vidaları+5
Caner Büyükkaya
Gaziantep University
2022
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Sagittal split ramus osteotomisinde kullanılan farklı fiksasyon tekniklerinin üç boyutlu sonlu elemanlar analizi ile karşılaştırılması

SSRO, ortognatik cerrahide mandibulaya sıklıkla uygulanan yöntemlerden birisidir. SSRO uygulanmasının ardından fiksasyon sağlanması amacıyla en çok kullanılan tekniklerden birisi miniplak sistemleridir. SSRO operasyonlarının başarısını arttırmak amacıyla birçok miniplak tasarlanmış ve kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, SSRO'nun fiksasyonunun stabilizasyonuna ilişkin biyomekanik unsurları değerlendirerek güvenli bir fiksasyon tekniği belirleyebilmektir. SEA yöntemi ile oluşturulan üç boyutlu mandibula modellerine SSRO uygulanmasının ardından distal segment 10 mm ilerletildi. Segmentler 4 delikli düz miniplak, 4 delikli eğimli miniplak, 6 delikli düz miniplak, 6 delikli eğimli miniplak, yeni tasarımla oluşturulan kırlangıç düz miniplak ve kırlangıç eğimli miniplak ile fikse edildi. Modellere ısırmayı simüle edecek şekilde çiğneme kaslarından kuvvet uygulandı. Fiksasyon sistemleri ile kemikte oluşan stresler ve segmentler arası yer değiştirme miktarları değerlendirildi. Kırlangıç miniplaklarda diğer miniplaklara göre daha yüksek maksimum stres değerleri bulundu. Vidalarda oluşan streslerde; en az stresin kırlangıç miniplakların fiksasyonunda kullanılan vidalarda oluştuğu görüldü. Kortikal ve spongiöz kemikte oluşan streslerde ise kırlangıç miniplakların kullanıldığı modellerde daha az stres oluştuğu gözlendi. Ayrıca segmentler arasında oluşan yer değiştirme miktarları değerlendirildiğinde; en az yer değiştirmenin kırlangıç miniplaklar ile fikse edilen modellerde olduğu bulundu. Kırlangıç miniplakların, SSRO operasyonlarında rutin olarak kullanılan 4 delikli ve 6 delikli miniplaklara göre kemik dokuya daha az stres ilettiği, daha stabil olduğu ve değerlendirilen teknikler arasında en başarılı fiksasyon tekniği olduğu sonucuna varıldı.

Dental stres analiziFiksasyonMandibula+4
Halil Anlar
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Sagital split ramus osteotomisinde kullanılan farklı fiksasyon teknikleri ve bu tekniklerin temporomandibular eklem üzerine etkilerinin üç boyutlu sonlu elemanlar analizi ile karşılaştırılması

Sagital Split Ramus Osteotomisi, mandibular deformitelerin düzeltilmesinde en sık uygulanan ortognatik cerrahi yöntemlerden birisidir. SSRO cerrahisinin uygulanmasından sonra yeterli fiksasyonun sağlanması için en çok tercih edilen tekniklerden birisi mini plak- vida sistemleridir. SSRO cerrahilerinin post-operatif başarısını arttırmak için pek çok mini plak tasarlanmış ve kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, SSRO'nun fiksasyonunun stabilizasyonuna ilişkin biyomekanik unsurları ve temporomandibular eklemdeki etkilerini değerlendirerek güvenli bir fiksasyon tekniği belirleyebilmektir. Mevcut çalışmada, distal segmentin 10 mm ilerletildiği bir SSRO cerrahisi modellendi ve SEA yöntemi ile analiz edildi. Kemik segmentleri 4 delikli mini plak, 6 delikli mini plak ve yeni tasarlanan: 6 delikli kırlangıç mini plak, 6 delikli yelpaze mini plak, 4 delikli çift Y mini plak ile fikse edildi. Modeller üst kafa kaidesinden sabitlenerek, ısırmayı taklit edecek şekilde kuvvetlere maruz bırakıldı. Fiksasyon işlemi sonrası kemikte oluşan stresler ve TME komponentlerindeki stres değerleri değerlendirildi. Yapılan analizler neticesinde; kırlangıç mini plaklarda diğer mini plaklara kıyasla en düşük stres değerleri bulundu. Vidalarda oluşan streslere bakıldığında ise en az stresin kırlangıç mini plakların fiksasyonunda kullanılan vidalarda oluştuğu görüldü. Ayrıca kırlangıç mini plağın, rutin olarak kullanılan 4 delikli ve 6 delikli mini plaklara ve diğer yeni tasarlanan yelpaze ve çift Y mini plaklara göre kemik dokuya daha az stres ilettiği ve daha stabil olduğu görüldü. TME yapılarına da daha az stres ileten ve stres yayılım paterninin de en dar olduğu tasarım olan kırlangıç mini plağın değerlendirilen teknikler arasında en başarılı fiksasyon tekniği olduğu sonucuna varıldı.

Kemik plaklarıKırık fiksasyonuMandibula+4
Fatma Nur Konarılı
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hızlı maksiller ekspansiyon protokolünde farklı cerrahi tekniklerin kraniofasial yapılar üzerine etkilerinin sonlu elemanlar analizi ile karşılaştırılması

Üst çene darlığı oldukça sık gözlenen malokluzyonlardan biridir. Üst çene darlığının tedavisinde kullanılan bir çok farklı genişletme metodu bulunmaktadır. Üst çene genişletilmesi amacıyla sadece dişlerden destek alan yada hem diş hem de kemikten destek alan aygıtlar kullanılabilmektedir. Ayrıca genişletme ihtiyacı fazla olan yetişkin hastalarda cerrahi destekli üst çene genişletmesi ve daha az invaziv olan kortikomi uygulamaları yapılabilir. Sonlu Elemanlar Analizi kullanılarak, transversal olarak üst çene yetmezliği olan hastalarda uygulanan genişletme protokolü ile dişler, periodontal ligament, kemik, suturlar ve çevre dokular üzerinde oluşturacağı olası stres dağılımı ve dislokasyon durumu tespit edilip klinik uygulama için bir öngörü oluşturulabilmektedir. Bu çalışmanın amacı kemik destekli, diş destekli ve hem kemik hem de diş destekli apareyden oluşacak 15 farklı grubun üst çene genişletmesi sonucunda kraniofasial yapılara olan etkisinin karşılaştırmaktır. Bu çalışma ile bilgisayar ortamında elde edilen üç boyutlu modelin Sonlu Elemanlar Methodu ile simülasyonu gerçekleştirilerek klinisyenlere bir öngörü sağlanması hedeflenmektedir

Alveolar kenar artırılmasıCerrahi-diş hekimliğiDental stres analizi+6
Nihal Kaya
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mekanizmaların sonlu elemanlar yöntemiyle dinamik analizi

Bu çalışmada üç çubuk mekanizmalarından elastik biyelli krank-biyel mekanizmaları ağırlıklı olarak incelenmiştir. Öncelikle mekanizma hareketinde biyelin elastik olmasından dolayı meydana gelen deformasyon sonucu biyelin uç noktalarında oluşan yer değiştirmelerden faydalanarak hız ve ivme denklemleri elde edilmiştir. Lagrange denklemleri yardımıyla rijitlik ve kütle matrisleri bulunmuştur. Teorik olarak bu denklemlerin elde edilmesinden sonra ADAMS bilgisayar programı yardımıyla önce üç çubuk mekanizması daha sonra çekiç-kol mekanizması üzerinde analizler yapılmıştır. Bu mekanizmaların hareketleri sırasında doğal frekanslarında ve mod şekillerinde olan değişmeler incelenmiş ve gerilme analizleri yapılmıştır.Sonuç olarak çekiç-kol mekanizması üzerinde çalışılırken izleyici uzunlukları ve çekiç kütlesi değiştirilerek analiz yapılmış ve oluşan farklılıklar karşılaştırılmıştır.

Dinamik analizKrank-biyel mekanizmasıSonlu elemanlar analizi+1
Sabri İlksöz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessEN

Stress analysis and improvement of boom and arm of an excavator

The aim of this study is to analyze boom and arm of excavator and to improve the stresses depending on forces. Besides these stresses remain below the limit values as desires, it is aimed to provide using optimum material. Primarily force analyses is finished. Then the front attachment is simulated and modeled according to critical position of machine. The improvement is applied according to the results. Finite element method (FEM) is applied to the engineering problem as a numerical solution methods. Simxpert software program is used in finite element analysis.

Finite elements stress analysis
Erdem Özsaraç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of stainless steel and titanium alloy infrazygomatic crest mini implants by using finite element analysis

The infrazygomatic crest mini implant is one of the temporary anchorage devices that have been widely used as skeletal anchorage in cases where specific orthodontic movements have to be obtained with absolute anchorage. Titanium and stainless steel are the materials of choice for orthodontic mini implants due to the specific properties of each of them. The purpose of this study was to compare between titanium and stainless steel infrazygomatic crest mini implant regarding the stress generated by each of them using finite element analysis. Three dimensional models of maxillary and zygomatic bone with mini implants (Ortho Bone screw, mushroom 2.0; Dentos Abso anchor, small head type SH 2018-12) were constructed, both mini implants have been inserted in the infrazygomatic crest area at angle of 70 degree and 14 mm above the occlusal plane. Two different scenarios then performed on each mini implant with forces of 300 g for maxillary molar distalization and 150 g for maxillary molar intrusion using close coil spring. Stress/strain patterns generated on cortical bone, cancelous bone, mini implants and roots of the maxillary first molar were evaluated, then the peak values of PMax, PMin and von Mises stresses were compared between titanium and stainless steel mini implants. In both scenarios peak values of stress were greater in titanium than in stainless steel for all study models. Titanium mini implants create greater stress than stainless steel mini implants when used as anchorage device in the infrazygomatic crest region.

Dental implantationDental implantsDental stress analysis+3
Sarah Farıs Alsabunchı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Atrofik maksillada farklı dizaynlı implantlar üzerine yerleştirilen farklı anterior kantilever uzunluklu hibrit protezlerin sonlu eleman stres analizi ile değerlendirilmesi

Amaç: Tam dişsiz atrofik maksillalı hastalarda All-on-Four konseptiyle tedavinin biyomekanik etkileri hala net değildir. Mevcut çalışmanın amacı, bu konseptle tedavi edilecek olan hastalarda protezin anterior kantilever uzunluğunun sınırlarının belirlenmesi ve açı düzeltici implantların All-on-Four konseptinde kullanımının biyomekanik etkisinin sonlu eleman stres analizi (SESA) yöntemi ile incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: 3D modelleme programında 2 farkı implant tasarımı ve 3 farklı kantilever mesafesi için 6 model oluşturuldu. 1. grupta 30° açıyla 2 posterior standart implant (Sİ) ile 30° çok üniteli abutment ve 17° açıyla 2 anterior Sİ ile 17° çok üniteli abutment atrofik maksilla modeline yerleştirildi. 2. çalışma grubunda aynı çene modeline posterior bölgeye 2 adet 24° açı düzeltici implant (ADİ) ve anterior bölgeye 12° ADİ ile 4 adet düz çok üniteli abutment implant açılarına uygun şekilde yerleştirildi. Bu grupların alt gruplarında anterior kantilever (AK)/antero-posterior mesafe (AP) oranı 1/4, 1/2 ve 3/4 olacak şekilde 3 farklı protez modellendi, anterior dişlerin singulumu çevresinden maksimum ön ısırma kuvveti interinsizal açıyla uygulanarak oluşan stresler SESA ile incelendi. Bulgular: AK mesafesinin artmasıyla implantlar, çevreleyen kemik ve protetik altyapıdaki stresler arttı. AK/AP oranı 3/4 olduğunda Sİ grubunda posterior bölgede trabeküler kemikte görülen gerilme stres değerleri kemiğin dayanım sınırını aştı. ADİ gruplarında, Sİ gruplarına göre daha düşük stres değerleri gözlendi. Ayrıca ön-arka implantlarda, çevreleyen kemikte ve protez vidalarındaki streslerin ADİ grubunda daha homojen dağıldığı gözlendi. Sonuçlar: Bu çalışmanın sınırları dahilinde standart implantlar kullanılarak All-on-Four konseptiyle tedavi edilecek hastalarda AK/AP oranının 3/4'ten daha küçük olmasına veya AK mesafesinin 12 mm'den az olmasına dikkat edilmelidir. All-on-Four konseptiyle tedavi edilecek hastalarda açı düzeltici implant kullanımı biyomekanik açıdan daha olumlu sonuçları olan, umut verici bir seçenek olarak görünmeke olup, in-vitro testler ve uzun dönem klinik çalışmalarla araştırılması gerekmektedir.

Dental implantasyonDental implantlarDental protez-implant destekli+3
Beste Işıl Gürsel
Aydın Adnan Menderes University
2020
10
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD/CAM materyalleri ile üretilen endokron restorasyonların farklı kron boyu ve marjin dizaynına sahip dişlerde oluşturduğu stres dağılımının 3 boyutlu sonlu elemanlar analizi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, farklı CAD/CAM (bilgisayar destekli tasarım / üretim) materyalleri ile üretilen endokron restorasyonların farklı kron boyu ve marjin dizaynına sahip mandibular molar dişlerde dikey ve oblik yükleme durumlarında oluşan stres dağılımlarına etkisinin 3 boyutlu (3D) sonlu elemanlar analizi ile incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Öncelikle, Wheeler Diş Anatomisi Atlası rehber alınarak kök kanal tedavili alt 1.azı dişi, ayrıca spongiöz ve kortikal kemik modelleri bir 3D modelleme yazılımı kullanılarak oluşturuldu. Ardından, kalan diş boyu 1.5 ve 3 mm olacak şekilde ve 2 farklı marjin tasarımı ile (shoulder ve butt marjin) prepare diş modelleri hazırlandı. 3 farklı CAD/CAM materyalinden (lityum disilikat cam seramik [IPS e.max CAD; EC], zirkonya ile güçlendirilmiş lityum silikat cam seramik [Vita Suprinity; VS] ve hibrit seramik [Vita Enamic; VE] üretilmiş endokron restorasyonları uygulanarak toplam 12 model elde edildi. Dişlerin okluzal yüzeylerinden 4 farklı bölgeden toplam 300 N kuvvet dik veya açılı yönde uygulandı. Her bir modelin stres dağılımları 3D-FEA yöntemi ile analiz edildi. Endokron, dentin, mine ve rezin simana ait Von Mises stresleri (VMS) ve maksimum asal gerilimler (Pmax) renkli görüntüler kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Hem açılı hem de dik yükleme koşullarında endokronlarda meydana gelen stres kuvvet uygulama alanlarında yoğunlaşmıştır. Kullanılan CAD/CAM materyalleri arasında en yüksek Pmax değeri EC grubunda, en düşük değer ise VE materyalinde bulunmuştur. Minede ve rezin simanda maksimum asal gerilim değerleri genel olarak VE gruplarında VS ve EC gruplarına kıyasla daha yüksektir. Tüm modeller için dentinde en yüksek stres değerleri furkasyon bölgesinde saptanmıştır. Marjin tasarımından ve kuvvet yönünden bağımsız olarak kısa kron boyuna sahip gruplar dentinde daha düşük Pmax değerleri göstermiştir. Açılı yükleme altında dik yüklemeye göre streslerin daha geniş alana yayıldığı gözlenmiştir. Sonuç: Bu araştırmanın sınırları dahilinde, CAD/CAM materyalinin, marjin tasarımının ve kalan kron boyunun endokron restorasyonlarda ve diş yapılarında meydana gelen streslerin büyüklüğü ve dağılımı açısından önemli faktörler olduğu sonucuna varıldı. Bu araştırmadan elde edilen bulguların desteklenmesi için ilerleyen dönemlerde daha fazla sayıda ex vivo ve in vivo araştırmanın gerçekleştirilmesine ihtiyaç vardır.

CAD/CAMCAD/CAMCam seramikler+7
Pınar Açkurt Okutan
Aydın Adnan Menderes University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

T/M yöntemiyle üretilmiş pompa dişlilerinde gerilme analizleri

Bu çalışmada, piyasada kullanılan ve T/M (Toz Metalurjisi) yöntemi ile üretilmiş hidrolik pompa dişli takımının aynı çalışma şartları altında farklı mekanik özellikler ile meydana gelen gerilmeler incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Üreticiden temin edilen dişli takımı, CMM (Üç boyutlu Tarama) yöntemi ile bilgisayar ortamına aktarılarak üç-boyutlu model oluşturulmuştur. Hidrolik pompanın belirli çalışma şartları altında dişlilerin birbirine uyguladıkları temas kuvveti hesaplanmıştır. Elde edilen bu değer ve toz metal üreticisinden sağlanan mukavemet değerleri kullanılarak ANSYS WORKBENCH programı ile analizler yapılmıştır. Analizlerde, sinterleme sıcaklığı ve sinterlenmiş yoğunluğa bağlı mukavemet değerleri değiştirilerek, dişlilerin hangi şartlarda daha kolay deformasyona uğradığı araştırılmıştır.Sonuç olarak, sinterlenmiş yoğunluğun mekanik özelliklere birincil derecede etkidiği görülmüştür.

Diş profiliDişlilerGerilme analizi+7
Burak Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Posterior rezorbe üst çenede, farklı tasarımlarda ve boyutlarda dental implant uygulaması ile kemik üzerinde oluşan stresin üç boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemi ile karşılaştırılması

Branemark tarafından osseointegrasyon teriminin tanımlanmasından günümüze, dental implantların kullanımı her geçen gün hız kazanmaktadır. Eksik dişlerin yerine konmasında klasik protetik tedavilerin yanında, implant uygulaması da tercih edilir konuma gelmiştir.Osseointegre dental implantlar, parsiyel protez ve total protez kullanan ve kullanım zorluğu yaşayan hastalar için de başarılı bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Ancak implant uygulamalarında üst çene anatomisindeki varyasyonlar, özellikle premolar ve molar diş bölgelerine komşu maksiller sinüsler, bu bölgede implant uygulamasını bazen kısıtlamaktadır. Maksiller sinüslerin kret tepesine doğru fazlaca sarkmış olması nedeniyle bu bölgede implant uygulaması için dikey yönde yeterli kemik varlığı her zaman mümkün olmayabilir. İmplant uygulaması için yeterli kemik elde etmek amacıyla literatürde birçok teknik tanımlanmıştır. Bu teknikler sayesinde maksiller sinüs tabanı ile alveoler kret tepesi arası 3-4 mm'lik kemik kemik yüksekliği implant uygulaması için yeterli olabilmektedir.Bu çalışmanın amacı 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemini kullanarak, posterior maksiller bölgede sinüs lifting yapılmış, greft uygulanmış ve greft uygulanmamış olan örneklerde farklı implant tasarımlarını çiğneme kuvvetleri altında karşılaştırmaktır. Bu amaçla, 2 farklı implant tasarımı, maksiller sinüs elimine edilmiş, sinüs lifting yapılıp greft uygulanmış ve greft uygulanmamış örneklerde karşılaştırılmıştır. Bu amaçla atrofik posterior maksillanın bir modeli gerçek bir hastanın arşivdeki Bilgisayarlı tomografi görüntüleri, Marc 2005 programı kullanılarak modele edilmiştir. Aynı program ile farklı tasarımda implant modelleri, greft uygulanan maksiller sinüs, yükleme koşulları modele edilmiş ve teknik olanakların elverdiği ölçüde gerçek yaşamdaki çiğneme kuvvetlerine yakın kuvvetler altında stres analizi yapılmıştır. Greft uygulanan modellerde uygulanmayan modellere göre daha düşük stres değerleri ölçülmüştür.Anahtar Kelimeler: implant, maksiller sinüs, sonlu elemanlar stres analizi, sinüs yükseltme işlemi, kemik greftleri

Dental implantasyonDental implantlarDental restorasyon+6
Onur Ademhan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Miniplakların ağız içine cerrahi yönteme başvurulmadan yerleştirilmesi için geliştirilen yeni bir uygulama: 3-boyutlu sonlu elemanlar stres analizi ile uygulamanın etkinliğinin değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı; farklı ankraj aygıtlarıyla kurulan mekaniklerde, ortodontik ankraj amaçlı kullanılan mini-vida ve mini-plakların üzerine uygulanan kuvvetler sonucunda, ankraj aygıtları ve çevresindeki kemik yapı üzerinde oluşan gerilmeleri 3-boyutlu sonlu elemanlar analizi ile değerlendirmektir. Bu çalışma mini-plakların mini implant ring (MIR) platform üzerinde yerleştirilmesinin vida çevresindeki kortikal kemik dokuya iletilen kuvveti etkilediği hipotezi üzerine kurulmuştur. 3-boyutlu olarak modellenen kemik blok modeli üzerindeki 4 tip geçici ankraj aygıtı tasarımı üzerinde sonlu elemanlar stres analizleri yapılmıştır. Senaryolar: (1) tek mini-vida, (2) minivida ile MIR (1 mm), (3) mini-plak, (4) MIR (2 mm) platform ile mini-plak. Senaryo 1 ve 2 için 30x30x13.5 mm?lik (1.5 mm kortikal, 12 mm spongiyoz kemik), senaryo 3 ve 4 için 48x30x13.5 mm?lik kemik blok modelleri kullanılmıştır. Mini-vida başarısında en önemli ölçümler mini-vida boynunun kortikal kemik yüzeyi ile kesiştiği ilk noktada kuvvet yönünde oluşan minimum gerilme ve kuvvet yönünün tersinde oluşan maksimum gerilme değerleridir. Senaryo 1?de mini-vida boynu kortikal kemik yüzey birleşiminde oluşan minimum gerilme değeri 3.08 MPa olarak, senaryo 2`de ise bu değer 0.04MPa olarak ölçülmüştür. Benzer şekilde maksimum asal gerilme değerleri ise sırasıyla 3.38 MPa ve 0.03 MPa olarak ölçülmüştür. Senaryo 3?te mini-vida boynu kortikal kemik yüzey birleşiminde oluşan minimum gerilme değerleri 0.45-0.48 MPa, senaryo 4?te ise bu değerler 0 MPa?a çok yakın olarak ölçülmüştür. Benzer şekilde maksimum asal gerilme değerleri ise sırasıyla 0.42-0.48 MPa ve 0.22-0.22 MPa olarak ölçülmüştür. Sonuç olarak ortodontide genel kabul görmüş olan mini-vida ve mini-plak uygulamalarında mini-vida boynu ve kemik yapı üzerinde oluşan gerilmeleri azaltmak için MIR?ın etkin bir uygulama olduğu söylenebilir.

Dental implantasyonDental implantlarKemik vidaları+6
Volkan Aykaç
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Çeşitli post ve adeziv rezin siman uygulanan üst ön keser dişteki gerilme dağılımının üç boyutlu sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışmanın amacı sağlam ya da harabiyete uğramış köklere sahip üst ön keser dişteki farklı materyal özelliklerine sahip post ve adeziv rezin siman uygulamalarının dişte oluşturduğu gerilme dağılımını üç boyutlu sonlu elemanlar yöntemi ile incelemektir. Çalışma ANSYS Sonlu Elemanlar Paket programı kullanılarak yapıldı. Sağlam diş köklerinde Light-Post?, Aestheti-Plus Post?, RelyX? Fiber Post, D.T.Light-Post® Illusion? X-Ro?, Snow Post olmak üzere 5 farklı post uygulaması yapıldı. Her bir post uygulamasında sahip Panavia? F 2.0, Clearfil? SA Cement ve RelyX? Unicem 2 olmak üzere üç farklı adeziv siman kullanıldı. Orta ve yüksek düzeyde harabiyete uğramış dişlerde ise sadece iki post için (Light-Post?, Aestheti-Plus Post?) iki farklı adeziv rezin siman uygulamaları yapıldı. Tüm uygulamalarda diş kompozit rezin kor (Filtek? Z250 Universal Restorative) ve seramik kron IPS Empress® ile restore edildi. Dişin kesici kenarına dişin uzun ekseni ile 26 derecelik bir açı yapacak şekilde 200 N yük uygulandı ve 3 Boyutlu Sonlu Elemanlar Yöntemi kullanılarak dişteki gerilme dağılımı değerlendirildi. Çalışmanın sonuçlarına göre farklı materyal özelliklerine sahip postlarda gerilme dağılımları ve gerilme, belirgin olmasa da, farklı olarak bulundu. Bu farklılık postun elastik modülü ile ilişkilendirildi. Daha yüksek elastik modülüne sahip postlar daha yüksek gerilme değerleri gösterdi. Bununla birlikte gerilme değerleri arasındaki bu farklılık dişte sorun yaratabilecek düzeyde önemli bir etki oluşturmadı. Bu çalışmada kullanılan farklı elastik modülüne sahip adeziv rezin simanlar değerlendirildiğinde ise, adeziv rezin simanların gerilme dağılımında belirgin bir etkisi olmadığı saptandı. Sonuç olarak, göz önüne alınan tüm uygulamaların dişte fraktür riski oluşturmadığı gözlemlendi. Anahtar Kelimeler: Post, adeziv rezin siman, sonlu elemanlar yöntemi

Dental bondingDental cementumDental materyaller+4
Mehmet Serkan Aktuna
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Üst çene tam dişsizlik olgularında uygulanan farklı sayı ve çaptaki implantların kemik üzerinde oluşturdukları streslerin üç boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemi ile karşılaştırılması

Osseointegre implantlar 1960'ların sonunda, parsiyel ya da tam dişsiz hastaların rehabilitasyonu için kullanılmaya başlanmış, ardından bu alandaki farkındalık artarak sürmüş ve tedaviye talep artmıştır. Son yıllarda dental implantolojideki gelişmeler ile birlikte, implant destekli sabit protezler, geleneksel hareketli protezlere bir alternatif olarak kabul edilmiştir. Buna rağmen bazı klinik çalışmalarda değişen oranlarda başarısızlık bildirilmiştir. Kötü oral hijyen, kötü kemik niteliği/niceliği , hastanın sistemik durumu ve kullanılan materyalin cinsi implant başarısızlığının sebepleri olarak gösterilmiştir. İmplantta mikrohareketlilik ve implant kemik birleşim yerinde aşırı stres oluşumu, implant çevresi kemik kaybı ve başarısızlığın olası nedenleridir. Kemiğin mekanik yüklemeye verdiği biyolojik yanıt ve implantın konumu başarıyı etkilemektedir. Kuvvet kemiğe implant aracılığıyla iletildiği için dikkatli planlama ve planlamaya uygun şekilde implantın yerleştirilmesi, kemikte uygun stres dağılımının sağlanabilmesi için önemli faktörlerdir. Bu nedenle kemik-implant-protez arası fonksiyonel kuvvet transferi ve buna eşlik eden stres dağılımı her bir komponentin fiziksel özellikleri ve uzaysal yapılanma modeline bağlıdır. Bir çok çalışma, maksillada mandibulaya oranla daha yüksek oranda implant kaybı bildirmiştir. Maksiller kemiğin nitelik ve niceliğinin implant kaybında önemli etken olduğu düşünülmektedir. Maksilla tam dişsizlik olgularında, hastanın rehabilitasyonu implant destekli hareketli tam protez veya implant destekli sabit protez ile sağlanabilmektedir. Tedavi planlanırken maliyet, estetik, implant üzerine gelen yük miktarı gibi birçok faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışmanın amacı 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemi kullanılarak, tam dişsiz üst çene olgularında, implant destekli hareketli protez planlanan hastalarda farklı sayıda ve çapta implant tasarımlarının meydana getirdiği kuvvet dağılımlarının karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla dişsiz maksillanın bir modeli gerçek bir hastanın arşivdeki bilgisayarlı tomografi görüntüleri, Marc 2005 programı kullanılarak modele edilmiştir. Aynı program ile implant modelleri, implant üstü ball ataçman ve yükleme koşulları modele edilerek teknik olanakların elverdiği ölçüde gerçek yaşamdaki çiğneme kuvvetlerine yakın kuvvetler altında stres analizi yapılmıştır. Çalışmada farklı sayıda ve çapta implant uygulanan 6 grup oluşturulmuş ve stres değerleri gruplar arası karşılaştırılmıştır. Dört implant uygulanan modeller 2 implant uygulanan modeller ile karşılaştırıldığında 4 implant uygulanmış gruplarda kortikal kemik, spongioz kemik ve implant üzerinde daha düşük stres değerleri ölçülmüştür. Anahtar kelimeler: Dental implant, dişsiz maksilla, sonlu elemanlar stres analizi, implant destekli hareketli protez

Dental implantasyonDental implantlarKemik ve kemikler+4
Gizem Dimililer
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Vital molar dişlere uygulanan seramik ve kompozit inleylerde kavite duvar kalınlıklarının ve açılandırılmalarının stres dağılımına etkilerinin incelenmesi

Son yıllarda, adeziv ve restoratif materyallerdeki gelişmelere bağlıolarak posterior dişlerde meydana gelen doku kaybını estetik inley ile restoreetmeye ilgi artmıştır.Bu çalışmada vital mandibular 1. molar dişlere uygulanan seramik vekompozit inleylerde kavite duvar kalınlıklarının ve açılandırılmalarının stresdağılımına etkileri sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ile incelemiştir.Mandibular 1. molar diş ve çevre dokuları modellendikten sonra üç farklıkavite taban genişliğine ve dört farklı toplam kavite duvar açısına sahip MODkaviteler oluşturulmuştur. Modeller seramik ve iki farklı elastisite modülünesahip kompozit inley ile restore edilmiş ve vertikal eksende 5 mm çapında küreile temas noktaları restorasyon içerisinde kalacak şekilde 200N kuvvetuygulanmıştır. Diş yapılarında meydana gelen eşdeğer stres bulgularıincelenmiştir.Analizler incelendiğinde seramik inley ile restore edilen molar dişlerdekalan duvar kalınlığı azaldıkça, stres miktarının değişmediği, kompozit inleylerile restore edilen dişlerde ise stres miktarının arttığı görülmüştür. Ayrıca seramikinley ile restore edilen molar dişlerde toplam kavite duvar açısı arttıkça oluşanstres miktarı değişmezken, kompozit inleyler ile restore edilen dişlerde toplamkavite duvar açısı arttıkça meydana gelen streslerde artış gözlemlenmiştir.Çalışmada vital molar dişlerin restorasyonunda kullanılan inley materyalinebağlı olarak elastisite modülü değeri arttıkça, kalan diş yapılarına iletilen stresmiktarının azaldığı sonucuna varılmıştır.

Azı dişleriDental kavite preparasyonuMandibula+3
Mehmet Dikmen
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Mandibulada gömülü yirmi yaş dişi pozisyonlarının angulus kırığına etkisi; Sonlu elemanlar analizi

Mandibula yüz iskeletinde bulunan diğer kemiklere kıyasla en büyük ve en güçlüsüdür. Buna rağmen yüz yaralanmalarında en çok kırılan kemiktir. Mandibulada kırığın yeri çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlar; çarpma noktasının bölgesi, çiğneme kaslarının hareketi, kırılma anındaki kondil pozisyonu, diş okluzyonu, kemik dokusunun kalitesi ve darbenin yönü olarak sıralanabilir. Gömülü alt üçüncü molar dişlerin alt çenenin angulus kırıklarıyla ilişkisi birçok epidemiyolojik çalışmanın konusu olmuştur. Mandibulada yirmi yaş dişi varlığının, özellikle gömülü veya kısmen gömülü olduğu durumlarda mandibular angulus bölgesinde kırılma riskini iki-dört kat artırdığı öne sürülmüştür. Fakat gömülü dişin kemik içerisindeki pozisyonunun angulus kırığına etkisi bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı farklı pozisyonlardaki gömülü yirmi yaş dişinin angulus kırılganlığı üzerindeki etkisini değerlendirmektir.Yirmi yaş dişleri mandibula içerisinde meziyoanguler, vertikal, horizontal ve distoanguler pozisyonda gömülü kalmaktadırlar. Ayrıca komşu diş ile ramus ön kenarı arası mesafedeki değişim ile farklı pozisyonları mevcuttur.Çalışmamızda bu farklı tiplerdeki gömülü dişler ayrı ayrı bilgisayar üzerinde modellenmiştir ve gömülü yirmi yaş dişinin kemik içerisindeki pozisyonun mandibulanın farklı noktalarına gelen travma karşısında angulus bölgesinde oluşturduğu stres değerleri belirlenmiştir. Araştırma, üç boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemi ile statik lineer analiz yapılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızın sonucunda modellenen gruplarda angulus bölgesinde en çok stres oluşturan kuvvet ipsilateral angulustan uygulanan kuvvet olarak bulunmuştur. Simfizden uygulanan kuvvette bütün gömülü diş tiplerinin bukkal çevresinde lingual alana göre daha fazla stres birikimi görülmüştür. Kontrol modeli ile diğer modeller karşılaştırıldığında angulus lingual alanda ölçülen stres değerlerinde farklılık gözlenmemiştir. İpsilateral kuvvette sınıf II ve sınıf III modelde lingual alanda stres fazla iken sınıf I modelde dişin bukkal çevresinde stres birikimi fazla bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Gömülü yirmi yaĢ diĢi, travma, sonlu eleman analizi, mandibular angulus

Azı dişleriDental stres analiziDiş-gömülü+4
Neziha Keçecioğlu Seyrek
Fırat University
2018
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Üst çene üç implant üstü beş üye restorasyonlarda; farklı implant materyali, lokalizasyonu ve abutment yüksekliklerinin; implant, abutment, restorasyonlar ve çevre dokular üzerindeki stres dağılımının sonlu elemanlar stres analizi ile değerlendirilmesi

Günümüzde, tek diş eksikliğinden total diş eksikliğine kadar olan durumların tedavilerinde implant destekli sabit veya hareketli protezler sıklıkla tercih edilmektedir. İmplant üstü sabit protezlerde, gelen kuvvetler direkt olarak protetik restorasyonlara ve restorasyonlar aracılığıyla da implantlar arasında paylaşılır daha sonra çene kemiğine iletilir. Restorasyona, implant ve kemiğe ne kadar stres iletildiği; destek implantların sayısına, materyallerine, lokalizasyonlarına, abutmentlere ve restoratif üst yapı özelliklerine bağlıdır. Kısmi dişsiz bir vakada; implant materyalinin, implant lokalizasyonunun ve abutment yüksekliklerinin değişmesiyle; materyallerde ve çevre dokularda oluşan etkilerin gözlenmesi klinik uygulamalarda önemli bir rehber olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle çalışmamızda; üst çene arka bölgede beş diş eksikliği ile dişsiz sonlanan modelleme oluşturarak üç implant üstü beş üye restorasyonlarda; farklı implant materyali, farklı implant lokalizasyonu ve abutment yüksekliklerinin; implant, abutment, restorasyonlar ve çevre dokular üzerindeki stres dağılımının sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışmamızda, 18 farklı model elde edilmiştir. İmplant lokalizasyonlarımız; 13-14-17, 13-15-17 ve 13-16-17 olarak üç farklı lokalizasyonda oluşturulmuştur. İmplant materyali olarak; titanyum, zirkonya ve Cfr-PEEK olmak üzere üç farklı materyal seçilmiştir. Abutment gruplarımız 4 mm ve 5.5 mm vertikal yüksekliğe sahip olmak üzere iki gruba ayrılmıştır ayrıca titanyum implant üzerine titanyum abutment, zirkonya ve Cfr-PEEK implant üzerine zirkonya abutment seçilmiştir. Oluşturduğumuz köprü protezleri ise titanyum implantta metal alt yapılı porselen, zirkonya ve Cfr-PEEK implantta zirkonya alt yapılı porselen olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlara göre; implant materyallerinin değişmesi ile kemikte ve implant üzerinde oluşan streslerde farklılık belirlenmiştir. İmplant lokalizasyonunun değişmesi sonucunda; kemikte, implantta, abutmentte ve köprü protezinin alt yapısında oluşan streslerde farklılık belirlenmiştir. Abutment materyalinin yüksekliğinin değişmesi, kemik dokusu ve materyaller üzerinde oluşan streslerde belirgin farklılık oluşturmamıştır. Anahtar Kelimeler: Elastik modülü, sonlu elemanlar stres analiz yöntemi, abutment, titanyum, zirkonya, Cfr-PEEK

Dental desteklerDental implantasyonDental implantlar+6
Mehmet Emekli
Fırat University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Alt çene tam dişsizlik vakalarında titanyum ve peek implant destekli farklı tutucu ataşmanlara sahip overdenture protezlerin protetik yapılar, implantlar ve çevre dokularında oluşturduğu stres dağılımının sonlu elemanlar stres analizi yöntemiyle değerlendirilmesi

İmplant tutuculu overdenture protezlerde estetik, çiğneme etkinliği, protez stabilitesi ve retansiyonun konvansiyonel tam protezlere kıyasla daha tatmin edici olduğu ve buna bağlı olarak hasta memnuniyetinin de arttığı görülmektedir. İmplant tutuculu overdenture protezlerde kullanılan çeşitli ataşman sistemleri mevcuttur ve ataşman seçimi protezlerin retansiyonunda çok önemli bir faktördür. Çalışmamızda tam dişsiz alt çeneye 2 adet dik ve açılı yerleştirilen implant üzerine; locator tutuculu overdenture protez, novaloc tutuculu overdenture protez, bar tutuculu overdenture protez ve ball tutuculu overdenture protez yapılmıştır. Oluşturulan her modele 1. Molar dişin merkezinden 100 N vertikal ve 100 N oblik olmak üzere iki ayrı kuvvet uygulanmıştır. Bilgisayar ortamında oluşturulan modellerde farklı yönlerden uygulanan kuvvetler sonucu oluşan değerler karşılaştırılmıştır. İmplant destekli overdenture protezlerde kullanılan retantif elemanlar şekil, boyut, dizayn ve materyal içeriği bakımından çeşitlilik göstermektedir. Çalışmamızda Locator tutucu, Novaloc tutucu, Ball tutucu ve Hader bar tutucu kullanılmıştır. Araştırma üç boyutlu sonlu elemanlar stres analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulanan dik ve oblik kuvvetlerin sonucunda bu modellerde; implantta ve kemikte oluşan stres değerleri, yoğunlaşma ve dağılım bölgeleri incelendi. Analiz sonucunda, oluşturulan her senaryodaki implant, implant çevresi kortikal kemikte ve spongioz kemikteki Von Misses stres, Maksimum asal stres ve Minimum asal stres değerleri ve stres dağılımları incelenmiştir. Oblik yüklerde, dik yüklemelere oranla daha fazla gerilme miktarları oluşmuştur. İmplant çevresindeki kemikteki gerilme, yükleme koşullarından, yönünden ve implant açısından etkilendiği için uygulanan yüklerin implantın uzun aksına uygun gelmesi gerektiğinin önemli olduğu saptanmıştır. Bu materyalin dental implant materyali olarak rutin kullanılması için; hayvan ve uzun dönem klinik çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Elastik modülü, sonlu elemanlar stres analiz yöntemi, abutment, titanyum, Cfr-Peek

Dental implantasyonDental implantlarDental protez-implant destekli+6
Muharrem Gürler
Fırat University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı etkenlerin endodontik tedavi görmüş dişlerde stres oluşumu üzerine etkilerinin sonlu elemanlar analizi ile değerlendirilmesi

Endodontik tedavi sonrası dişler vital dişlerden daha kırılgan hale gelmektedir. Endodontik tedavi sonrası üst küçük azı dişlerinde kırıkların sıklıkla görüldüğü bildirilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı; endodontik olarak tedavi görmüş üst 2. küçük azı dişlerinin farklı kompozit restorasyon yapım tekniklerinin, kompozit restorasyon altına farklı kaide materyallerinin kullanılmasının ve farklı yöndeki okluzal kuvvetlerin kalan diş dokularında oluşan stres üzerine etkilerini 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ile incelemektir.Çalışmamızda, öncelikle üst 2. küçük azı dişin modeli bilgisayarda özel bir yazılım (Rhinoceros 4.0, USA) kullanılarak elde edildi. Daha sonra elde edilen model üzerinde MOD kavite, endodontik giriş kavitesi ve takiben kök kanal dolgusu modellendi. Ana model üzerinde on beş farklı restorasyon modeli hazırlandı. Kaide materyali olarak rezin modifiye cam iyonomer siman ve akışkan kompozit rezin kullanıldı. Restorasyon olarak ise iki tüberkülün kaplanması, palatinal tüberkülün kaplanması, standart MOD restorasyon, okluzal bölgede fiber ağ kullanımı ve fiber ağ ile birlikte palatinal tüberkülün kaplanmasını temsil eden modeller hazırlandı. Daha sonra, hazırlanan modellere oblik veya vertikal yönden iki farklı okluzal kuvvet uygulanarak diş dokularında oluşan stres 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ile değerlendirildi.Çalışmanın sonucunda, tüm modellerde oblik kuvvetlerin vertikal kuvvetlerden daha fazla stres oluşumuna neden olduğu gözlendi. Tüm modellerde en yüksek stres değerleri akışkan kompozit rezinin kaide olarak kullanıldığı modellerde, en düşük stres değerleri ise kaide materyalinin kullanılmadığı modellerde elde edildi. Endodontik tedavi görmüş üst 2. küçük azı dişlerin restorasyonunda fiber ağ ve tüberkül kaplama gibi ek uygulamaların stres oluşumunu azaltmada etkisinin olmadığı görüldü.

BiyomekanikCam iyonomer çimentolarıDental restorasyon+6
İhsan Yıkılgan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Alt çene tam dişsiz vakalarda farklı implant üstü protetik tasarımların implant altyapılara kuvvet iletimi açısından sonlu elemanlar stres analizi yöntemiyle incelenmesi

Bu çalışmada tam dişsiz alt çenelere yerleştirilen 4 adet implant üzerinde 4 farklı protetik tasarıma gelen kuvvetlerin, implantlarda ve kemikte oluşturdukları streslerin miktarı ve alanları 3 boyutlu sonlu elemanlar analizi ile incelendi.Çalışmamızda tam dişsiz alt çeneye 4 adet implant üzerine, implant üstü sabit proteze iki farklı hassas tutucuyla bağlanan posterior hereketli bölümlü protez, topuz tutuculu overdenture protez ve bar tutuculu overdenture protez yapılmıştır. Her bir modele 1. Molar dişin merkezinden 100 N vertikal ve 100 N oblik olmak üzere iki kuvvet uygulanmıştır. Oluşan stresler algor fempro programıyla incelenmiştir.Çalışmamızın sınırları dahilinde stres değerleri karşılaştırıldığında, en yüksek stres değeri topuz tutuculu overdenture tasarımında posterior implantlarda ve çevresindeki kemikte görülmüştür. En düşük stres değeri ise bar tutuculu overdenture tasarımında ki implantlarda görülmüştür. İmplant üstü sabit proteze hassas tutucuyla bağlanan posterior hareketli bölümlü protezler karşılaştırıldığında ise ceka tutuculu tasarımda bredent tutuculu tasarıma göre daha yüksek stres değerleri görülmüştür. Stresler kortikal kemik seviyesinde yoğunlaşmıştır.

Dental desteklerDental implantasyonDental implantlar+4
Mustafa Evren Gültepe
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Distal çürüklü üst birinci büyük azı dişlerinde açılan modifiye giriş kavitesinin ve akışkan kompozit kullanımının kök kanal tedavisi sonrası dişlerin kırılma direnci üzerine etkisi

Çalışmanın amacı distal çürüklü üst birinci büyük azı dişlerinde çapraz sırt korunarak açılan modifiye giriş kavitesinin ve akışkan kompozit kullanımının dişlerin kırılma direncine etkisinin araştırılmasıdırÇalışmada 140 adet çürüksüz üst birinci büyük azı dişi kullanıldı. 20 diş negatif kontrol grubu olarak ayrıldı. Diğer dişler rastgele 2 gruba ayrıldı. Bir grupta disto-oklüzal giriş kavitesi çapraz sırt korunarak diğer grupta ise çapraz sırt kaldırılarak hazırlandı. Dişlerin kök kanalları, K tipi eğe ile 40 numaraya kadar genişletildi. Ana gruplar rastgele üçer alt gruba ayrıldı ve birer tanesi pozitif kontrol olarak ayrıldı. Kontrol grupları hariç tüm dişlerin kök kanalları Ah plus ve gutta-perka ile lateral kondenzasyon tekniği ile dolduruldu ve kaide materyali olarak cam iyonomer siman kullanıldı. Birer alt gruba cam iyonomer siman üzerine 1 mm akışkan kompozit kullanıldı. Kök kanalları doldurulan tüm dişlerin onarımları kompozit ile tamamlandı. 140 diş akrilik bloklar içine gömüldü ve dişlere 1mm/ dak ile ünüversal test cihazında kuvvet uygulandı. Veriler kaydedildi ve istatistiksel analizleri Tukey ve Bonferroni testleri ile yapıldı. Sonlu elemanlar stres analiz yöntemi için bilgisayar ortamında modeller oluşturuldu. Diş yapılarının ve kullanılan malzemelerin değerleri bilgisayara aktarılarak dişlere kuvvet uygulandıİstatistiksel analiz sonucunda çapraz sırtın korunduğu ve akışkan kompozitin kullanıldığı grup, kavite açılan gruplar içerisinde istatistiksel olarak en iyi grup oldu. Sonlu elemanlar analizi bu bulguyu desteklediAkışkan kompozit kullanımı ve çapraz sırtın korunması dişlerin kırılmaya karşı direncini artırmaktadır. Çapraz sırtın korunduğu dişlerde oluşan kırık şekilleri daha kolay onarılabilir.

Cam iyonomer çimentolarıDental materyallerDental stres analizi+5
Şebnem Erol
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00

Related subjects