Dictionary

255 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Berdi Soltannıyazov 'Sumbar Akyar' Metin-inceleme-sözlük

Dil bir toplumun aynasıdır. İçerisinde barındırdığı nitelemelerle, tekrarlarla toplumun duygu ve düşüncelerini yansıtır. Gramer ise gerek sözcük türleriyle gerek ses bilgisiyle gerek cümle özellikleriyle bir bütündür. Sahip olduğu dilin, lehçenin sesler aracılığıyla gerek anlamsal gerekte kavramsal işleyişini yansıtır. Bu çalışmada Türkmen Türkçesi sahasına ait olan Berdi Soltannıyazov'un Sumbar Akyar adlı romanının transkripsiyonu yapılmış, eser ses özellikleri, şekil özellikleri, sözcük türleri, cümle özellikleri açısından incelenmiş; içerisinde geçen ikilemelerin ve eklerin üzerinde durulmuş ve kısaca bir sözlüğü oluşturulmaya çalışılmış sonuç kısmında Türkmen Türkçesi'nin tespit edilen ses ve şekil özellikleri üzerinde durulmuştur.

Dil bilgisiSözlükTürkmence
Sevim Bilgi
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin tarihî sözlükleri

"Türkçenin Tarihî Sözlükleri" adlı bu çalışmada Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan "Divânü Lugâti't-Türk"ten 1928 Harf Devrimi'ne kadar yazılmış, dillerinden biri Türkçe olan sözlükler ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra sözlük, sözlükçülük ve Türkiye'de sözlükçülük hakkında bilgiler verilmiştir. Türkçenin tarihi sözlükleri ele alınırken yazıldıkları dile, coğrafyaya, şekline veya konusuna göre herhangi bir sınıflamaya tabi tutulmadan yazıldığı yıla göre kronolojik olarak sıralanmıştır. Sözlüğün adı başlıkta gösterilmiştir. Sözlükleri tanıtırken öncelikle sözlük ve yazarı hakkında tanıtıcı bilgi verilmiş daha sonra sözlük konu ve içerik yönünden ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Bu tanıtımlarda sözlüğün adı, hangi dillerde yazıldığı, yazılış tarihi, yazılış amacı, düzeni, içeriği, sözlük üzerine yapılmış akademik yayınların künyesi, sözlüğün nüsha ve baskıları hakkında bilgi verilmiştir. Böylece Türkçenin söz varlığı hazinesi olan sözlüklerle ilgili bilgiler bir araya getirilerek söz konusu değerli söz varlıkları tanıtılmaya ve kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, sözlükbilim, Türkçe, tarihi sözlükler, Türkçenin tarihi sözlükleri.

DilbilgisiDilbilimSözlük+5
Gülbahar Uğur
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hārezmli Hāfız Divanı'nın kavram sözlüğü

Sözlükler dil zenginliğini ve kültürel bağları göstermesi açıcından önemli bir yere sahiptir. Sözlük sınıflandırmalarında klasik düzenden farklı şekilde hazırlanan ve ilişkilendirilen başlıkların esas alındığı kavramsal sözlükler de mevcuttur. Bunlar; dönemin dili, kültürü, yaşayışı ve toplumla alakalı birçok unsurunu barındırması bakımından özel bir yere sahiptir. Hārezmli Hāfız'ın bilinen tek eseri Divan'dır. Divan'ın kavramsal sözlük şeklinde hazırlanması döneme ışık tutabilmesi açısından faydalı görülmüştür. Hārezmli Hāfız Divan'ı, hacimli ve zengin kelime sayısıyla 15. yüzyıl Çağatay Türkçesiyle alakalı kaynaklık edebilecek bir eserdir. Hakkında sınırlı sayıda çalışma bulunan dönemin aydınlatılması ve alanyazına katkıda bulunulması amacıyla Recep Toparlı'nın Hārezmli Hāfız Divan'ı adlı çalışması baz alınmış ve bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Hazırlanan dizin, isim ve isim soylu sözcükleri kapsayacak şekilde düzenlendikten sonra kelimelerin anlamları derlenerek tasnif edilmesi yoluna gidilmiştir. Yapılan ana başlık ve ilişkili alt başlık içeriklerine yerleştirilen kelimelerden kavramsal sözlük elde edilmiştir. Oluşturulan kavramsal sözlüğün otuz ana başlık ve gerekli görülen alt başlıklar ekseninde meydana getirilmesi eserin zenginliğini göstermiştir. En yoğun başlık insan ve insan ilişkilerine dayanan kısımları kapsayan bölümdür. Sevgiliye ve topluma dönük bir sanat anlayışı olan şairin kıyaslama ve ölçü belirten kelimeleri yoğun kullandığı anlaşılmıştır. Sevgili anlamına gelen çokça kelimenin kullanmış olması eserin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca sözlükte dinî öğeler ve özel isimlerin sıklığı da göze çarpar. Yapılan çalışma Hārezmli Hāfız'ın Divan'ını ele alan ilk kavramsal sözlük olma özelliği taşımaktadır. Çalışmamızın dönemin edebiyat, siyaset, gastronomi, yargı, tıp, botanik gibi birçok alanı hakkında verilerin ortaya koyulmasına aracılık edeceği ve diğer çalışmalara yön vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hārezmli Hāfız, divan, kavramsal sözlük, Çağatay Türkçesi

Divan şiiriDivanlarHafız Divanı+3
Müşerref Timurtaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nehcü'l Ferâdîs'in tematik sözlüğü (İsimler ve fiiller)

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Harezm Türkçesinin önemli eserlerinden olan Nehcü'l Ferâdîs'in tematik sözlüğü oluşturulmuştur. İsimler ve fiiller olarak iki kısma ayrılan sözlüğün isim kısmında yirmi sekiz başlık ve farklı sayılardaki alt başlıklar sözcüklerin tematik özelliklerine göre tasnif edilmiştir. Tasnif, ana temaların belirlenmesi ve belirlenen başlıklarda sözcüklerin tematik olarak verilmesiyle oluşturulmuştur. Başlıkların ve alt başlıkların oluşturulmasında Yılmaz Akdemir'in "Senglâh'ın Tematik Sözlüğü" adlı çalışmasında yer alan tasnif esas alınmıştır. Devamında sunulan fiiller iş, oluş ve durum fiili olmaları bakımından kategorilere ayrılmıştır. Yapılan değerlendirmelerle çalışma tamamlanmıştır. Sözlüğün en hacimli kısmı Nehcü'l Ferâdîs'in didaktik ve dini bir eser olmasından kaynaklı olarak insan ve insan ilişkilerini kapsayan başlıktır. Bunun yanında dinle alakalı kavramları kapsayan kısım dikkat çekmektedir. Dönemin kültür, ekonomi, yargı, yaşayış ve gastronomi gibi birçok yönden ipuçlarını barındıran sözcüklerine ulaşılmıştır. Çalışma, Nehcü'l Ferâdîs'le alakalı oluşturulan ilk tematik sözlük olması bakımından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Nehcü'l Ferâdîs, Kerderli Mahmud, Harezm Türkçesi, Tematik Sözlük

Eski TürkçeHarezmceKerderli Mahmud+2
Siracettin Kaçar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Harputlu Fikret Memişoğlu Divanı (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)

Klasik Türk edebiyatı metinlerini anlama ve anlamlandırma çalışmalarında günümüzde birçok metodolojik çalışma yapılmaktadır. Bunlardan biri de bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük çalışmalarıdır. Türkiye'de sözlük çalışmaları 19. yüzyıldan itibaren önem kazanmıştır. Türk dilinin tarihî seyri içinde kelimelerin hangi anlamları kazandıkları bütün yönleriyle ele alınarak ortaya konacak metin çalışmalarına zemin teşkil etmiştir. "Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü Projesi" diğer ismiyle TEBDİZ sistemiyle beraber bu metodu kullanmak da metinler üzerine yapılacak çalışmalara büyük katkı sağlamıştır. Bağlamlı dizin, bir şairin kullandığı sözcükleri, metinde geçtikleri yeri ve kullanım sıklığını gösterecek biçimde alfabetik olarak sıralamaktır. Böyle bir sıralama, kelimenin hangi bağlamlarda kullanıldığına açıklık getirir. İşlevsel sözlük, bu çalışmanın sonunda ortaya çıkar ve kelimelerin cümle bağlamında diğer kelimelerle kurduğu ilişkiden hareketle onlara anlam kazandırır. Klasik edebiyat araştırmalarında, metnin daha iyi anlaşılabilmesi için sözlük çalışmalarının oldukça önemli bir yeri vardır. Bu tez çalışmasında bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük yöntemiyle hazırlanan Harputlu Fikret Memişoğlu Divanı üzerinde çalışılmıştır. Fikret Memişoğlu ve eserleri ile Divan'ının edebiyata katkıları üzerine bilgilere de bu çalışmada yer verilmiştir. Tez çalışmasının bu alanda yapılacak araştırmalara katkı sunacağı düşünülmektedir.

20. yüzyılDivan şiiriDivanlar+2
Sare Teymur
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ṭalʿatî Çelebi Maġzü'ṭ-Tıbb (metin-inceleme-sözlük)

Türk dili çalışmaları için önem teşkil eden edebi eserlerin dışında verimli çalışmalar yapılabilecek en zengin kaynaklardan biri tarihî tıp metinleridir. Eski Anadolu Türkçesi dönemi tıp metinleri arı dil kullanımı ile günümüz Türkçesi için temel oluşturmaktadır. 14 ve 15. yy metinlerini takiben Osmanlı Türkçesi tıp metinleri 16. yy ve 17. yy Klasik Dönem eserleri olarak; Türkçeleşme, "Batı" kökenli kelimelerin dilimize yerleşmesi ve Farsça ve Arapçanın gramer ve üslup bakımından baskınlaştığı yeni bir tıp dili sahası ile karşı karşıya olunduğunun bir göstergesidir. Dönemin fonetik çerçevesini çıkarmak için tıp eserleri yoğun bir malzemeye sahiptir. Bu çalışmada 16. yy tıbbi malzemeler bitkiler, devalar ve 17. yy Türkçesi geçiş dönemi özelliklerini gösterebilen bir metin olan "Maġzüʿṭ-ṭıbb" adlı eser transkripsiyon ve sözlük çalışması ile ortaya koyulmuştur. Eser 16.yy meşhur hekimlerinden Yȗsufî Herevîʿye ait "Rubâʿiyyât-ı Yȗsufî" eserinin tercümesi olan "Muġziʿṭ-ṭıbb" adıyla Milli Kütüphane" 06 mil Yz A 2719/1" no ile yanlış okuma ile kaydedilmiş bir hastalıklar ve devalar kitabıdır. Eser kütüphane kaynaklarında Farsça olarak görünmektedir. Oysa eser Türk dilinde yazılmış bir tercüme metindir. Eserde Yusūfįʿye ait rubailer Farsça'dır. Eserin mütercim/müellifinin 17.yy isimlerinden Talʿatî Çelebi olduğu gerek IRCICA kataloglarında, gerek eserin bir diğer nüshasında ifade edilmiştir. Mütercim/müellif kütüphane kaynaklarında "Ṭalʿatį ʿAbd-i Şāhį" ismiyle kitabın adı gibi yanlış ve/veya eksik kaydedilmiştir. Bu çalışmada yazar, eseri ve eser içeriği detaylarıyla doğru tespit edilmeye çalışılmış, yanlış veya eksik kaydedildiği düşünülen eser ve yazar adının düzeltilmesi de amaçlanmıştır. Eserde Yȗsufî Herevîʿye ait müfred ve mürekkeb devalar rubailer aracılığı ile anlatılmıştır. Farsça rubailerin Türkçe tercüme edildiği metinde Klasik Osmanlıca döneminde görülen söz dizimi ve dış yapı göze çarpmakta, kısmi olarak yalın Türkçe ifadeler ve arkaik kullanımlar yer almaktadır. Karışık dil özellikleri yoğun olarak görülmektedir. Çalışmanın amacı içeriğin doğru tespit edilmesi, dönem fonetiğinin ortaya çıkarılması ile Türk Dili alanındaki tarihî tıp metinleri söz varlığına katkıda bulunmaktır.

17. yüzyılBitkilerOsmanlıca+3
Aslı Bazman
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed'in Ferruḫ u Hümā ('Işḳ-Nâme) adlı eseri üzerine anlambilimsel ve tematik bir inceleme

Eski Anadolu Türkçesi adlı yazı dilinin evrelerinden Beylikler Dönemi, çok sayıda Türkçe eserin kaleme alındığı bir dönemdir. 14. ve 15. yüzyıllarda, Muhammed adlı yazar tarafından yazılmış olan Ferruḫ u Hümâ ('Işḳ-nāme) adlı eser, Ferruh ve Hüma adlı iki karakter arasında geçen olayları anlatan beşerî bir aşk mesnevisidir. Araştırma, üç ana başlığa sahip olup ilk bölüm, Eski Anadolu Türkçesi Dönemi, söz konusu yazar ve eser hakkındadır. İkinci bölüm, Ferruḫ u Hümā'nın içerisinde yer alan isimlerin tematik olarak sınıflandırması üzerinedir. Üçüncü bölüm ise sözcük anlam bilimi çalışmasının art zamanlı metot ile incelenmesi üzerinedir.

Anlam bilimDil bilimEski Anadolu Türkçesi+4
Sena Doğancı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe sözlük'te özel ad kaynaklı sözler

Bu çalışmada, 145'i kişi adı, 99'u yer adı, 17'si marka adı ve 14'ü halk adı kaynaklı olmak üzere, toplam 275 söz, özel ad kaynaklı söz olarak incelenmiştir. Burada yer alan 275 sözden ve çeşitli alanlara ait 13 tanesi, Türkçe Sözlük'te hiç yer almamaktadır: (evangelik, galilean, kaliforniyum, klark, lego, montafon, oblamov, safizm, teflon, vaşington, kalaşnikof, selpak, volkmen).Çalışmamızda yer alan sözlerden ancak 6 tanesi Türkçede genelleşmiş sözlerdir (abdal, amerikan, astragan, bağdadi, behçet, selpak). Geriye kalan 269 tanesi ise, alındıkları dillerde özel addan genel ada dönüşmüşlerdir ve bunlar, teolojiden biyolojiye, kimyadan astronomiye kadar çeşitli bilim dallarına ait sözlerdir. Bu 269 sözün hemen hemen hepsi, bütün dünya dillerinde kullanılmaktadır. Bu çalışmanın bize öğrettiği bir başka önemli bilgi ise, bu 275 sözden 164'ünün Türkçe Sözlük'te özel ad kaynaklı olduklarının belirtilmemiş olmasıydı: abdal, ağustos, akademi, alpinizm, amonyak, amper, apaş, artezyen, astragan, atari, atlas, ayandon, bankalit, barem, bagdadi, begonvil, behçet, bermuda, bikini, blucin, boksit, bordo, boykot, brovning, buji, çarliston, daltonizm, damasko, deyyus, dimi, eflatun-platonik, ekose, evangelik, fayton, fermiyum, fırancala, firavun, galvaniz, galilean, giyotin, goblen, gravyer, hamburger, hindi, italik, itriyum, jakoben, japone, jorjet, kadmiyum, kaliforniyum, kamber, kantaron, kaşmir, kavat, kayseri, kestane, klark, kokimbit, kolofan(ı-ıı), kolonya, konyak, kravat, kuruş, kürit, küriyum, labrador, lahuraki, lanarkit, lasteks, lavsonit, lego, linç, linolyum, linotip, lipari, lütesyum, magnezyum, mahunya, makadam, malaga, mangan, manganez, manolya, manyetizma, maraton, maroken, mart, martin, maun, maydanoz, mayıs, mayonez, mazoşist(mazohist), mazurka, medüz, merinos, merkür, merserize, mıknatıs, mısır, mont, montafon, morfin, mozole, muslin, narkotik, narkoz, narsist, naylon, nemrut, neptün, nergis, nevton, nikotin, nobelyum; oblamov, om(ohm), onanizm, orkit, ozalit, panik, pantolon, parkinson, parmıcan, parşömen, parya, perlon, permiyen, platonik, polyester, polonyum, ponje, pulman, reglan, renyum, rimel, rokfor, roman, rutenyum, sabo, sadist, safizm, sandviç, sardalya, sardunya, saten, satsuma, satürn, sezaryen, sini, siren, siyenit, siyonist, süet, şal, şampanya, şarapnel, şetlant, şoven, teflon, temmuz, terbiyum, tergal, terilen, topaz, turkuaz, tül, tüvit, ütopya, vashington, vat.

DilbilgisiSözcük bilgisiSözcükbilim+6
Efsun Bilgin
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk âşık edebiyatı açıklamalı sözlüğü

Türk halk edebiyatının türleri arasında önemli bir yere sahip olan âşık edebiyatının öneminin büyük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle halk edebiyatı teorileri açısından âşık edebiyatının incelenmesi edebiyat ve Türk halk bilimi açısından ciddi bir önem arz etmektedir. Âşık edebiyatı, toplum yapısını gerek mizahi gerekse ciddi bir üslupla betimleyen ve bazen eleştiren, halkına arzularını, duygu ve düşüncelerini epik ve lirik şekilde dile getiren ve bunu yaparken de halkı düşündüren, yol gösteren Türkler'e özgü bir yaratıcılık geleneğidir. Ayrıca, âşık edebiyatı âşıkların meydana getirdiği eserlerin oluşturduğu ve halk edebiyatında yer alan bir kol olarak da tanımlanmaktadır. Âşık edebiyatı, halk diliyle ve hece vezniyle meydana getirilmekle birlikte saz eşliğinde söylenen şiirlerden oluşan geleneksel edebiyatımızın adı olarak da bilinmektedir. Başka bir deyişle, anonim ürünlerin haricinde kalan şiirlerin (koşma, destan, semâî, kalenderî vb.) oluşturduğu tür âşık edebiyatı olarak adlandırılır. Âşık edebiyatının aslı İslamiyet'in kabulünden önceki sözlü edebiyat dönemine dayanmaktadır. Hangi şekilde adlandırılırsa adlandırılsın toplumun istek ve düşüncelerini sazlarıyla sözleriyle dile getiren saz şiiri sanatçıları ve onların ürettikleri insanlık tarihi kadar eskidir. Bu sanatçılar ve yarattıkları, kültürün birer parçası ve aynı zamanda birer taşıyıcısıdır. Türk coğrafyalarında yaratılmış ve varlığını sürdürmüş olan âşık sanatı, Türk coğrafyaları dışında da Ermenistan, Yunanistan gibi birçok coğrafyada da kendisine yaratılma alanı bulmuş ve her coğrafyanın diliyle, kültürüyle, yaşam biçimiyle vs. yaratılıp şekillenmiştir. Her sanatçı yöresinin insanına, içinde bulunduğu duruma göre söz söylemiş ve buna göre enstrümanını seçmiştir. Sazın günah kabul edilip yasaklandığı toplumlarda sazlar susmuş ve yalnızca sözler konuşmuştur. Sanatçılar sadece saz ve söz üstatlığı yapmamış, aynı zamanda hasta iyileştirme, falcılık, büyü ve sihir, din adamı, merasimleri yöneten şahıs, halk kahramanı gibi kimliklere de sahip kişiler olmuşlardır. Bu âşık geleneğinin ve geleneğin yaratıcılarının ne ölçüde geniş bir kapsama sahip olduklarını göstermektedir. Mitolojiden sufizme, kırsal kesimden saraylara, ağıtların okunduğu hanelerden eğlence muhitlerine kadar geniş bir yelpazede yaşayan ve yaşatılan bu gelenek tarihe ve kültüre ışık tutan en güzel miraslarımızdan biridir. Bu çalışmanın temel amacı âşık edebiyatının ne olduğunu anlamaya yardımcı olarak temel kavram ve ilkelerin üzerinde durmak ve konu ile alakalı bir sözlük oluşturmaktır. Dolayısıyla bu çalışmayı okuyan kişinin âşık edebiyatı hakkında detaylı bir bilgiye sahip olması ve konu ile alakalı ilke ve terimleri öğrenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya başlamadan önce ve çalışmaya başladıktan sonra detaylı araştırmalar yapılarak çalışma oluşturulmuştur. Çalışma konumuzu belirlemeden önce, halk edebiyatının üç farklı kolu olan anonim halk edebiyatı, vi tekke- tasavvuf edebiyatı ve âşık edebiyatı üzerine Türkiye'de ve komşu coğrafyalarda yapılmış birtakım çalışmaları inceledik. Halk edebiyatı terimlerinin, motiflerinin, temalarının, türlerinin yer aldığı halk edebiyatının genel sözlüğü birçok akademisyenimiz tarafından çalışılmış olmasına karşın, halk edebiyatının alt kolları olan anonim halk edebiyatı, tekke- tasavvuf edebiyatı ve âşık edebiyatının terimleri, motifleri, temaları, türleri üzerine bir sözlük çalışmasının yapılmadığını gördük. Halkın kültürünü eğitici ve eğlendirici bir işlevle, sözlü ve yazılı olarak halka aşılayan ve aktaran âşık edebiyatımızın kendisine has bir sözlüğü olması gerekmektedir. Bu yüzden çalışma konumuzun ''Türk Âşık Edebiyatı Açıklamalı Sözlüğü'' şeklinde olmasına karar verdik. Nitekim böyle bir çalışma Türk edebiyat biliminde ve Türk halk edebiyatı araştırmalarında ayrıca somut bir konu olarak ele alınmamıştır. Çalışmamızda farklı Türk coğrafyalarında ve kısmen de Türkiye'deki bazı yörelerde saz şiiri sanatının türleri, biçimleri, bunların geçmişten günümüze kadar değişik şekilde adlandırılmaları, coğrafyalara göre bu sanatın yaşatılma şekilleri, beslendiği kaynaklar, etkilediği ve etkilendiği alanların (bilim, tarih, müzik, inanç, felsefe vs.) neler olduğuna ve bu alanlarla nasıl bir ilişki içerisinde olduğuna değinilmiştir. Ayrıca, diğer edebi dönemler ile ortak türleri ele alıp, bu türlerin şekil ve muhteva özellikleri, saz şiiri geleneğinin üretildiği ve şekillendiği muhitler ve geleneğin bu muhitlerdeki üretilme şekillerinin neler olduğu üzerinde de durulmuştur. Bu sanatın ilk yaratıcıları, onların özellikleri ve birbirleri ile benzerliklerinin olup olmadığı ve üretilen eserlerin bu yaratıcılar tarafından nasıl icra edildiğine dair hususlar da ele alınmıştır. Bunlara ilaveten, çalışmada geleneğin yaratıcılarının nasıl ve neye göre adlandırıldıkları, adlandırılma yapılırken ortamın, sanatçının becerilerinin, sanatın icra edildiği toplumun bu adlandırma üzerindeki etkisinin olup olmadığı, sanatçıların ve toplumun bu sanata katkılarının neler olduğu da incelenmiştir. Geleneğin toplumun kültür ve yaşantısı üzerindeki etkisi gibi muhtevalar ele alacağımız kavramlarda anlamsal olarak yer edinmiştir. Direkt kavram başlıkları olarak çalışmamızda yer almayan bu muhtevalar, daha önce çalışılmış kitap, dergi, makale vs. kaynaklardan yararlanılarak sözlük çalışmamızda yer edinecektir. Söz kadar sazın da etkili olduğu bu sanatta ele aldığımız kavramlar ile sazlı-sözlü sanatın yanı sıra bu sanatın yaratıcılarının sanatlarını yaratırken bulundukları muhitler, bu muhitlerin yaratıcının sazı ve sözü üzerindeki etkisi, sanatın yaratıldığı dönemin şartları ve toplum üzerindeki sosyo-ekonomik, siyasal, sanatsal kazanımların ve kayıpların Türk âşık edebiyatında ve bizim nazarımızda ehemmiyeti büyüktür. Kavramlarımızda muhteva olarak yer verdiğimiz bu konular saz şiiri sanatının çok eski bir geçmişe sahip olduğuna ve zengin bir kültürel birikimle yaratıldığına bir nebze olsun açıklık getirmektedir. Kavramları açıklarken daha etkili ve açıklayıcı bir anlatım tekniği kullanabilmek ve düşüncelerimizi somutlaştırmak adına saz şiiri sanatının üstatları tarafından yaratılmış mısralara da örnek olarak yer verdik. Farklı kaynaklardan derleyerek çalışmamızda yer verdiğimiz örnekler, bu sanatı hem daha somut bir şekilde ele vii almamızda hem de üstat sanatçılarımızın üstün kabiliyetlerini geçmişten günümüze taşıyıp, yeniden hatırlatmamız da vesile olacaktır. Ayrıca, bu sayede konunun detaylı bir şekilde anlaşılması amaçlanmaktadır. Çalışmamızda Türkiye'de ve Türk dünyası'nda yayımlanmış birçok dergi, makale, ansiklopedik eser ve akademik tezlerden faydalanılmıştır. Kaynak taraması yapıldıktan sonra, çalışacağımız madde başlıklarımızı belirledik ve kendi yorumumuzla da sözlük çalışmamızı ortaya koyduk. Sayısı binin üzerinde olan bu kavramları ansiklopedik düzene göre kaleme aldık. Açıklayacağımız kavramın ilk harfini karşılayacak harfi sözlük kurallarına uygun olarak büyük harfle ve koyu renkte sayfanın başına ortalayarak yerleştirdik. Kavramlar da yine harf sırasına uygun bir şekilde dizilerek açıklanmıştır. Alt başlıklar genel başlıklar ile anlamsal bütünlük sağlayacak şekilde genel başlıkların içerisine (*) işareti ile gösterilerek yerleştirilmiştir. Benzer anlamları ihtiva eden sözcükler gerekli kavrama atıfta bulunmak amacıyla (bk.) ile gösterilmiştir. Teknik olarak bilimsel araştırma yöntemleri esas alınıp, tanımlayıcı, açıklayıcı, örnekleyici yöntemler kullanılmıştır. Kısmen de kullandığımız yöntemlere istinaden yaptığımız yorumlar çalışmamızda mevcuttur. Kavram açıklamalarını da zengin örneklerle destekleme gayretinde bulunarak çalışmamızı sürdürdük. Çalışmanın tanım-bilgi-yorum-örnek aşamalarında gerekli tanımlar, bilgiler, yorumlar, örnekler verildikten sonra çalışmanın içerik kısmı noktalanıp, çalışma boyunca yararlanılan kaynaklara çalışmanın arkasında yer verilmiştir. Ayrıca çalışmada kullandığımız teknikler ve çalışmanın gerek süreç içerisinde gerekse süreç sonunda bizlere kazandırdıkları ile ilgili naçizane düşüncelerimizin yer aldığı bir sonuç kısmı ile çalışmamızı bütünüyle noktaladık. Anahtar Kelimeler: Âşık edebiyatı, halk edebiyatı, sözlük, kavram, sanat, yaratıcılık, gelenek, saz şiiri, çalışma, saz.

Aşık edebiyatıEdebiyatHalk edebiyatı+1
Fatma Kaçar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe sözlük'te anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesi

Sözlük, bir dilin başlangıçtan günümüze kadar sahip olduğu birikimin görülebileceği bir kaynaktır. Söz dizimi bir dilin bugününü, sözlük ise geçmişten günümüze kadar olan kısmını oluşturur. Sözlük birimleri bir dilin asıl birimleridir. Asıl birimler, saymaca veya nedensiz göstergelerdendir. Yani çift katmanlı, iki eklemlidir. Anlam, bilgilerin zihinde yorumlanmasıdır. Bu sebeple anlam, herkes için aynı şeyi ifade eden bir kavram değil, bireyselliği öne çıkaran bir kavramdır. Hayatında hiç deniz görmemiş bir insanla, deniz kenarında büyümüş bir insanın "deniz" algısı farklıdır. Çünkü kelimeler ancak kişilerin zihinlerinde anlamlandırılır. Bununla birlikte kelimelerin anlamları durağan değildir. Zaman içerisinde çeşitli toplumsal, ekonomik, siyasal vb. gelişme ve değişmeler sebebiyle kelimeler biçim ve anlam olarak değişikliklere uğrayabilir. Çift katmanlı olan birimler üç katmanlı hâle gelebilir. Bu olaya anlam değişmesi denir. Anlam değişmesinin sık görüldüğü olaylardan ikisi ise anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesidir. Bir kelimenin zamanla iyi anlam kazanması iyileşme, kötü anlam kazanması da kötüleşme olarak bilinmektedir. Türkiye Türkçesinde de kelimeler iyileşme ve kötüleşme yönünde değişikliklere çokça uğramaktadır. Çalışmamızda bu anlam değişiklikleri detaylı şekilde incelenmiştir. Çalışma, Türk Dil Kurumu Yayınları Türkçe Sözlük'ün 2011 baskısındaki 77.005 madde başı kelime taranarak oluşturulmuştur. Çalışmada kelimelerin bütün anlamlarına yer verilmeyip sadece iyileşme ve kötüleşme görülen anlamlarına yer verilmiştir. Tespit edilen 1141 kelimeden seçilen 28 örnek, iyileşme ve kötüleşme yönünde gösterdiği anlam değişimi bakımından yorumlanmıştır. Kelimelerdeki anlam değişmelerinin daha iyi anlaşılabilmesi için değişik kaynaklardan çeşitli cümle örnekleri kullanılmıştır. Sözlük taramasının sonucu olarak Türkçe Sözlük'teki sözcüklerin genelinde iyileşme veya kötüleşmenin hiç görülmediği, bazı kelimelerde sadece iyileşme ya da kötüleşme yaşandığı, az sayıda kelimede ise bu iki değişimin birlikte yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye Türkçesinde anlam kötüleşmesinin, anlam iyileşmesinden daha yaygın olarak görüldüğü saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, Anlam, Anlamlandırma, Anlam Değişmesi, Anlam İyileşmesi, Anlam Kötüleşmesi.

AnlamAnlam değişikliğiAnlamlandırma+2
Ali Özkul
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe Sözlük 'te anlam genişlemesi ve anlam daralması

Tezimizin konusu Türkçe Sözlük'teki madde başı ve madde içi olmak üzere 92.292 sözcüğün taranıp içlerinde anlam daralması ve genişlemesi olan sözcüklerin derlenmesidir. Bu kelimeler toparlandıktan sonra kelimenin cümle içinde kullanılmasıyla anlamın daha iyi anlaşılmasını sağlayacak örnek cümleleri olmayan kelimelere örnek cümle eklenmiştir. Dili bir ağaç olarak farz edersek kelimeler bir çam ağacının iğneli yapraklarıdır. Kimisi zamanla düşer kimisi kendini yeniler, her daim de yeni iğneli yapraklar yukarı doğru fışkırırlar. Bizim çalışmamız bu kendini yenileyen yapraklar üzerinedir. Kendini yenilemeden kastımız çeşitli sebeplerle coğrafi, kültürel, kurgusal ilişki, zaman, akıl ve maksat vb etkilerle kelimelerin zamana, insana, mekana ayak uydurması, insan tarafından ayak uydurulmasıdır. Bu ayak uydurma sırasında bir gösterge olan kelimelerin anlamları, kullanım alanları, yaygınlığı vb. değişir. Önceden gösterdiği şeyden başka bir şeyi, önceden gösterdiği şeyin bir kısmını veya önceden gösterdiği şeyden daha büyük bir şeyi göstermeye başlar. Tezimizde anlam alanı olarak önceden gösterdiği şeyin bir kısmını veya daha büyük bir kısmını gösteren kelimeleri ele aldık. 92.292 sözlük birimi içerisinden basit ve türemiş kelimeler seçilerek içlerinden anlam genişlemesi ve daralmasına uğrayan kelimeler tespit edildi. Taradığımız bu kelimelerin bazılarında sadece anlam genişlemesi, bazılarında sadece anlam daralması, bazılarında ise hem anlam genişlemesi hem daralması tespit edilmiştir. Toplam 1310 kelimenin değişime uğradığı tespit edilmiştir. Tespit edilen kelimelerin genelinde anlam genişlemesi gerçekleşmişken az bir kısmında anlam daralması çok daha azında ise hem anlam daralması hem de genişlemesi gerçekleşmiştir. Anlam daralması ve genişlemesine uğrayan kelimeler sözlük sıralamasında önce gelen anlamdan hareketle seçilmiştir. Sıralamada sonra gelen kelimeler ilk kelimeyle mukayese edilerek anlam alanlarının, kullanım alanlarının daralması veya genişlemesine göre anlam genişlemesi veya daralması grubuna dahil edilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Türkçe Sözlük, Anlam Değişmesi, Gösterge, Anlam Genişlemesi, Anlam Daralması.

AnlamAnlam daralmasıAnlam değişikliği+3
Kubilay Yurduseven
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tencere yuvarlandı kapağını buldu (Metin, sözlük ve söz varlığı incelemesi)

Osmanlı Devleti'nin son dönem aydınlarından Mizancı Murad Bey, tarih, siyaset, edebiyat sahalarında eserler vermiş ilim, fikir ve aksiyon adamıdır. Birçok sahada eserler vermiş olan Mizancı Murad "Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu" adlı dört perdelik tiyatro eserinde gençlerin evlenme mevzuunu ele alır. Eser, dilinin sadeliği ve canlı bir üsluba sahip olması bakımından dikkat çekmektedir. 1325 yılında Arap harfleriyle basılan bu eseri önce günümüz harflerine aktardık. Daha sonra metindeki deyim ve atasözlerini tespit ettik ve metnin sözlüğünü hazırladık. Anahtar Kelimeler: Mizancı Murad, Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu, Tiyatro Eseri.

Metin incelemeMurad EfendiSöz varlığı+4
Funda Erikli
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hamza-nâme (23.cilt) inceleme-metin-sözlük-indeks

Türk Edebiyatı bünyesinde ele alınan Hamza-nâmeler, ilk defa Emir Süleyman Çelebi'nin musahiplerinden şâir Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazıya geçirilmiştir. 14. yüzyılda Türkler tarafından şekillendirilen bu eser, millî bir hüviyet kazanmış ve Türkler arasında itibar görmüştür. İçeriğinde gazâ anlayışından dolayı teşekkül eden dinî motifler barındırır. İslâm peygamberi Hazret-i Muhammed'in kendisinden bir yaş büyük olan amcası Hazret-i Hamza'nın merkeze alınarak, ailesi ve çevresi etrafında gelişen bu hadiseler, okunduğu kitleye kahramanlık, cesaret, adalet, hak ve hukuk duygularını aşılamayı amaçlamıştır. İncelediğimiz metnin içinde olağanüstü ögeler fazlaca bulunmaktadır. Bu ögeler, yine dinî motiflere dayandırılarak işlenmiş ve metinde yaşanan gündelik hayata dâhil olmuştur. 23. ciltte Hazret-i Hamza'nın, İran şahı Nûş-i Revân'a ve Salsal'a yaptığı savaşlar anlatılır.Çalışmamızı Eski Anadolu Türkçesi dönemine uygun nitelikte metin ve sözlük ile tamamladık. Metinde geçen kişi ve yer adları sözlük dışında indeks başlığı altında verilmiştir. Üzerinde çalıştığımız 23. cildin, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde ve Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesinde birer nüshası bulunmaktadır. Metin bu iki nüshadan yararlanılarak oluşturulmuştur.

14. yüzyılDestanlarDilbilgisi+7
Begüm Hande Çay
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (6. Cilt 2. Kısım) İnceleme-Metin-Sözlük

14. yüzyıl şairi olan Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazılan ve Hz. Hamza'nın cesaretini, dürüstlüğünü ve savaşçılığını anlatan Hamzanâme, Türkler arasında ilgiyle okunan ve meddahlar tarafından anlatılan destansı halk hikâyeleridir. Hz. Muhammet'in amcası olan Hz. Hamza'nın, İslamiyetin ilk yıllarında Müslümanlığın yayılması hususunda gösterdiği çaba ve kahramanlıklar Hamzanâme'nin konusunu teşkil etmektedir. Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini iyi bir biçimde yansıtan Hamzanâme'nin bilinen yetmiş iki cildi vardır. Biz, yapmış olduğumuz çalışmada Hamzanâme'nin altıncı cildinin ikinci kısmını ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi.

14. yüzyılEski Anadolu TürkçesiEski Türk edebiyatı+7
Serhat Kaplan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hamza-Nâme (13. cilt ) inceleme- metin- sözlük

Hamzanâme, Hz. Hamza'nın serüven hayatı ve yapmış olduğu savaşları anlatılan destani halk hikāyelerin adıdır. Hz. Hamza'nın İslam dini uğruna yapmış olduğu savaşlarla Müslümanların arasında simgesel bir kahraman haline gelmiştir. Hamzanâmeler, İslam coğrafyasının farklı mekānlarında halk hikayecileri tarafından anlatılarak günümüze kadar gelmiştir. Söz varlığı ve gramer açısından oldukça verimli bir metin olan Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Biz çalışmamızda Hamzanâme'nin 13. Cildini ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu

14. yüzyılDilbilgisiDilbilim+6
Fırat Açıkel
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aşık Veysel'in şiirlerinin söz dizimi ve sözlük çalışması

İnsanlar arasında doğal bir vasıta görevi teşkil eden dilin bir milletin tarihi, birliği ve devamlılığı noktasındaki yeri yadsınamaz. Bir toplumun Edebiyatının gelişmişliği de yine o toplumun dilinin gelişmişliğiyle doğru orantılıdır. 2500 yıllık tarihi olan Türk milleti tarih boyunca farklı coğrafyalarda hüküm sürmüş ve dili de bu nisbetle zenginlikler kazanarak gelişmiş ve önemli bir edebi dil olarak hak ettiği yeri almıştır. Türk dili ilk edebi eserlerini sözlü geleneği vasıtasıyla vermiş ve takip eden yüzyıllarda farklı coğrafyalarda, farklı kollardan gelişimini sürdürmüştür. Sözlü geleneğin ürünü olan koşuk, sagu gibi türler kopuz adı verilen çalgı aletiyle ozanlar tarafından icra edilmiştir. Cumhuriyet Türkiye'sinde Halk Edebiyatı yeniden bir canlanma ve hak ettiği değeri görme süreci yaşarken Âşık Veysel kendini bu sürecin göbeğinde bulmuştur. Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmamızda Âşık Veysel'in ölümünden yıllar sonra toplanan ve bütün şiirlerini içinde barındıran İnkılâp Yayınevi'nden çıkmış Dostlar Beni Hatırlasın adlı şiir kitabında şairin kendisine ait 157 adet şiiri incelenmiştir. Çalışmada bir Âşık Veysel sözlüğü vücuda getirilmiş olup kelimelerin sıklık dizini de sözlük içinde belirtilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte şairin kullandığı kelime grupları belirlenerek söz varlığı bağlamında incelenmiştir. Şairin söz varlığı incelenirken ana başlıklar ve alt başlıklar şeklinde sınıflandırma yöntemi tercih edilmiştir. Zengin bir kelime hazinesine sahip olan Âşık Veysel'in şiirlerinden hareketle edebî kimliği tahlil ve izah edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kelime grupları, sözlük, dizin, Âşık Veysel

Aşık VeyselKelime gruplarıSöz dizim+4
Nurol Genç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Albayrak'ın Türkiye Türkçesinde Atasözleri Sözlüğü ile Manzûme-i Durûb-ı Emsâl, Durûb-ı Emsâl ve Atalar Sözü Risalelerindeki atasözlerinin karşılaştırılması (Değerlendirme ve dizin)

Atasözü, atalardan günümüze ulaşan, onların yüzyıllar süren gözlem ve deneyimlerine dayanan düşüncelerini öğüt ve yargı biçiminde nakleden anonim, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözdür. Bulunan en eski yazılı Türkçe metinlerden itibaren hemen her eserde bulunan atasözleri üzerine pek çok derleme hazırlanmıştır. Bu çalışmada Hıfzî'nin 1728-30 yıllarında kaleme hazırladığı Manzûme-i Durûb- ı Emsâl, Ahmed Vacid'in 1858'de yayımlanan Durûb-ı Emsâl ve Haşim Veli'nin 1926'da basılan Atalar Sözü risaleleri ile Nurettin Albayrak'ın 2009'da yayımlanan Türkiye Türkçesinde Atasözleri sözlüğü ele alınmıştır. Adı geçen eserlerdeki atasözleri karşılaştırılmış, 18. yüzyıldan günümüze atasözü kayıtlarının ve atasözü derlemeciliğinin gelişimi izlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın Giriş bölümünde atasözünün tanımı ve özellikleri açıklanmış, atasözleri hakkında temel eserlere değinilmiş, Türkiye'de ve Türk cumhuriyetlerinde atasözü araştırmalarının tarihi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde çalışmada ele alınan eserler ve bu eserlerin yazarları tanıtılmıştır. İkinci bölümde Türkiye Türkçesinde Atasözleri esas olmak üzere atasözleri karşılaştırılmış söz ve söz dizimi farklılıkları belirtilmiştir. Sonuç, Dizin, Kaynaklar ve Ekler ile çalışma tamamlanmıştır.

Albayrak, NurettinAtalar Sözü mecmuasıAtasözleri+6
İbrahim Bilâl Durak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nuruosmaniye Kütüphanesi 4923 numaralı şiir mecmuası: İnceleme-metin-sözlük (48a-120b)

Bu tezde, Nuruosmaniye Kütüphanesi 4923 numarada kayıtlı şiir mecmuasının 48a-120b varakları incelenmiştir. Bazı sayfaları eksik olan bu şiir mecmuası 125 varaktır. Söz konusu mecmuanın 48a'ya kadar olan kısmı tarafımızdan lisans bitirme tezi olarak çalışılmıştı. Bu çalışmada; mecmuadaki şiirlerin transkripsiyonu yapılıp, divanı bulunan şâirlerin şiirleri divandaki ile karşılaştırıldı. Neticede divanda yer almayan bazı şiirler ve mevcut şiirlerin farklı varyantları tespit edildi. Çalışmanın sonunda ise bir sözlük hazırlandı.

DerlemeDivan şiiriNuruosmaniye Kütüphanesi+4
Ahmet Cesur
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Van Azeri ağzı -inceleme, metin (IPA), sözlük-

Çalışmamızda Van ili sınırları içinde yaşayan Azeri kökenli ve Küresinli olarak adlandırılmış topluluğunun belirgin biçimde Azeri Türkçesi özellikleri gösteren diyalektleri incelenmiştir. İnceleme aşamasında Van Merkez ve köylerinden derlenen veriler, dil bilgisi yönüyle incelendikten sonra "Metinler" adlı bölüm oluşturulmuştur. Metinler IPA (International Phonetic Alphabet) transkripsiyon alfabesi kullanılarak aktarılmış; ölçünlü Türk Yazı Dilinde bulunan ve bulunmayan ünlüler için ayrıca açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın inceleme bölümünde veriler, yine IPA transkripsiyon alfabesi kullanılarak örneklendirilmiştir. Van Azeri Ağzı çalışmasında, Van ilinde yaşayan söz konusu topluluğun dil özelliklerinin Türkçenin arkaik özelliklerini yansıtan kullanımlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmayla, yakın dönemde Osmanlı sahasından ayrılan Azeri Türkçesinin Türkiye Türkçesi ile olan bağları gözlenmiştir. Öte yandan çalışma, IPA transkripsiyon alfabesi ile hazırlanmış ve bu sayede bölgedeki dil ürünlerinin uluslararası anlamda incelenmesi kolaylaştırılmıştır. Çalışmada Van'ın Vali Mithat Bey, İskele, Bahçıvan, Şerefiye, Beyüzümü ve Lamizgirt merkez mahalleleri ile Alaköy, Kasımoğlu ve Karagündüz köyleri taranarak amacımıza uygun dil verileri derlenmiştir. Konuşturulan kişilerin tercihen kadın ve 60 yaş üstü olmasına özen gösterilmiştir.

AzericeAğızlarDilbilgisi+6
Ümit Oğur
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nâşid divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü

ÖZET NÂŞİD DİVANI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ Kadriye Beyza SEBÜKTAY Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018 Danışman: Dr. Öğr. Üyesi. Ramazan BARDAKÇI 18. yüzyıl sosyal, siyasi ve ekonomik alanda sıkıntıların ve gerilemenin yaşandığı bir dönem olmasına rağmen sanat ve edebiyat alanında gelişmeye devam etmiş ve edebiyatımızın doruğa çıktığı bir dönem haline gelmiştir. Asrın başında Nedim, sonunda Şeyh Galib gibi iki büyük şairin edebiyata olan katkılarının yanı sıra Necîb mahlasıyla şiirler yazan III. Ahmed ve İlhâmî mahlasıyla şiirler yazan III. Selim'in sanata ve sanatçıya verdikleri önemle birlikte şiir de olgunluk seviyesine erişmiştir. Şair kadrosu bakımından oldukça zengin olan bu dönemde Nâşid, Enderunlu bir şair olarak yer almaktadır. Enderunda hattat ve şair olmak üzere eğitim alan Nâşid devrinde övgüyle karşılanmıştır. Bu çalışmada Nâşid'in Divanı'nın "Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğünü" hazırlayarak şairin sözvarlığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Klasik edebiyatın günümüze aktarımında önemli bir proje olan bu sözlük çalışmasıyla şairin kullandığı kelimelerin bağlama göre değişimi ortaya konmuştur. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde, internet ortamında Nâşid Divanı'nda bulunan kelimelerin anlamları, kullanıldıkları bağlamlarla birlikte TEBDİZ sistemine girilmiş ikinci bölümünde de Divanın genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nâşid, Divan, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük

BağlamDivan edebiyatıDivan şiiri+4
Kadriye Beyza Sebüktay
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Fehîm-i Kadîm Divânı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Klasik Türk Şiiri'nin önemli temsilcilerinden olan Fehîm-i Kadîm'in Dîvânı'nın sözvarlığı gösterilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük hakkında bilgi verilmiş ve bu alanda yapılan çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın ana unsurunu oluşturan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'na göre alfabetik sistemde oluşturulmuştur. Çalışmada, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'nda yer alan söz ve söz gruplarının kullanıldıkları bağlama göre anlamlandırılması yapılmıştır. Bu söz ve söz gruplarının sıklık sayıları belirtilmiş, anlamlandırmada başvurulan kaynaklar belirtilmiştir.

17. yüzyılDivanlarEski Türk edebiyatı+7
Yusuf Can Tıraş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe- edisyon kritik

Arap dili ve Belâgatı alanında sözlük, gramer ve belâgat konularında birçok değerli çalışmaların yapıldığı âşikardır. Çoğu yazma halinde bulunan bu eserlerden faydalanmak okuyucu için hem okuma hem de eserin farklı nüshalarını karşılaştırıp müellifin kaleminden çıkan esas metne ulaşma açılarından zordur. Edisyon-kritiği yapılan çalışmalar incelendiğinde bunların çoğunun gramer ve belâgat alanlarında yoğunlaştıkları; sözlük alanında ise yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmayla alana katkı sağlamaya çalışılmış ve "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" adlı anonim yazma eserin edisyon-kritiği yapılıp bilime kazandırılmak amaçlanmıştır. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; tezin konusu, gayesi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiş; birinci bölümde; Arap dili ve Belâgatı'nda sözlük, sözlük çeşitleri ve terim sözlükleri işlenmiş; ikinci bölümde; tezin temelini oluşturan "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" isimli eserin tanıtımı yapılmış; üçüncü bölümde; "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe"'nin edisyon-kritiği yapılmış metni verilmiştir.

ArapçaEdisyon kritikFeva'idü Celile+3
Ahmet Ensar Kahraman
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıfta resimli sözlük kullanımının kelime kazanımına katkısı

Bu araştırmada, "İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin resimli sözlük kullanmasının kelime kazanımına katkısı nedir" sorusunun cevabı aranmıştır. Araştırmada karma yöntem modeli ve iç içe desen kullanılmıştır. Araştırmada veriler; yayınlanmış dört farklı resimli sözlük, araştırmacı tarafından geliştirilen resimli sözlük modeli ve kelime kazanımı etkinliği (çalışma kâğıdı), çalışma kâğıdı-Ön test/ Son test, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Uşak il merkezinde ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 36 öğrenciden oluşmaktadır. Kolay ulaşılabilir örneklem seçim tekniği ile çalışma grubu belirlenmiştir. Uygulama, haftada 4 saat olmak üzere toplam 24 ders saati sürmüştür. Araştırmanın birinci, üçüncü, dördüncü alt problemi için elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yoluyla, ikinci alt problemi için elde edilen veriler ise bağımlı gruplar t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın ön test ve son test puanları arasında 32,43 puanlık bir artış söz konusudur. Bu artış yüksek bir artıştır, 6 haftalık bir uygulama sonucunda çalışma gurubunun puanının çok düşük bir düzeyden orta bir düzeye yükselmesi resimli sözlük çalışmalarının kelime kazanımı becerisine katkı sağladığı sonucuna ulaştırmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara ve 32,43 puanlık artışa göre ilkokul dördüncü sınıfta resimli sözlük kullanımının kelime kazanımına katkısının olduğu söylenebilir. Çalışma gurubundaki öğrencilerin büyük bir çoğunluğu çalışmanın faydalı olduğunu ve çalışmayı beğendiklerini, ilgi çekici ve eğlenceli bulduklarını ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Kelime Hazinesi, Kelime Öğretimi, Resimli Sözlük ile Kelime Öğretimi.

Kelime öğrenmeKelime öğretimiResimli sözlük+5
Mürüvet Kübra Süner
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Teaching collocations through data-driven learning: Comparison of two approaches

The present study aimed to investigate the effects of two data-driven collocation learning approaches (Corpus Consultancy and Practice on English-Turkish Parallel Texts) on participants' receptive and productive collocational knowledge of form, use and meaning. The study employed a quantitative research design; the data were collected through a vocabulary size test, a vocabulary knowledge scale, and a receptive and productive knowledge tests with a total number of 43 participants (N 14 in the Web-based group, N 16 in the Parallel Texts Group, and N 13 in the Control group). The Corpus Group received training on using a corpus to find and induce the meaning of the target collocations (10 adjective-noun and 10 verb-noun) through the COCA corpus. On the other hand, the Parallel Texts Group studied a small corpus consisting of English extracts containing target collocations taken from COCA corpus side by side with their L1 translations. The Control group, however, was expected to find the meanings of the collocations by resorting online dictionaries. The perceptions of the participants on both experimental approaches were also elicited via a structured survey consisting of open-ended questions. The results showed that The Corpus Group outperformed the Control Group both in both receptive and productive tests, while the Parallel Texts Group's scores remained to be in between in most cases. The participants in the Corpus Group and the Parallel Texts Group shared their perceived benefits and drawbacks of the approaches.

ContextCorpusElectronic dictionary+7
Sevcan Bayraktar Çepni
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00

Related subjects