Sözlük

221 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Halaçça halk hikâyeleri, metin-çeviri, dil bilgisi, dizin-sözlük

Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma, Gerhard Doerfer ve Semih Tezcan'ın Folklore-Texte der Chaladsch (Halaçça Halk Hikâyeleri) kitabını temel almaktadır. Çalışmada adı geçen eserden seçilen Nasreddin Hoca ve Şah Abbās Hikâyeleri incelenmiştir. Giriş kısmında Halaçlar ve Halaççadan genel olarak bahsedildikten sonra, Halaççanın başlıca dil özelliklerine kısaca değinilmiştir. Ardından Halaçça ile ilgili yapılan diğer çalışmalardan bahsedilmiş ve çalışmada izlenilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Ses Bilgisi ve Biçim Bilgisi başlıkları altında metinlerimiz temel alınarak Halaççanın dil bilgisi incelenmiştir. Daha sonra Halaçça hikâyeler verilmiş ve bunların Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Dizin-Sözlük kısmında ise incelenen hikâyelerden hareketle etimolojik dizin-sözlük hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halaçça, halk hikâyeleri, Şah Abbās, Nasreddin Hoca

DilbilgisiDilbilimHalaç Türkleri+7
Betül Ulutürk
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Şeyhî'nin Husrev ü Şîrîn'i (İnceleme-metin-çeviri-dizin/sözlük)

Bu tez çalışmasında 15. yüzyılda Şeyhî (ö.1425'den sonra) tarafından yazılan Husrev ü Şîrîn mesnevisi ele alınmıştır. Nizamî-yi Gencevî'nin (1141-1209) 1177-1181 yılları arasında yazdığı aynı adlı eserinden çevrilerek Türkçeye kazandırılan eser, birebir çeviri bir eser olmaktan ziyade bir uyarlama niteliğindedir. Eser, Anadolu'daki ilk Türkçe olan Eski Anadolu Türkçesiyle kaleme alınmıştır. Eski Anadolu Türkçesinin son dönemlerinde, Arapça ve Farsça sözcük ve ibarelerin dilde epeyce kullanıldığı bir dönemde yazılan eser, döneminin dil karakteristiğini iyi yansıtması açısından hayli mühim bir eserdir. Eser hakkında genel bilginin yanı sıra eseri dil özellikleri açısından incelediğimiz çalışmamız altı ana bölümden oluşmaktadır: Giriş kısmında eserin yazar(lar)ının hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, eserin yazılış tarihi, kendisinden önce yazılmış Husrev ü Şîrîn'ler kısaca tanıtılmış, yurt içinde ve yurt dışında bulunan yüzün üzerinde nüshası ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu nüshalar arasından bizim esas aldığımız nüsha hakkında da ayrıntılı bilgi verilmiştir. Hemen ardından çalışmada izlenilen yöntem alt başlığı altında çalışmada takip ettiğimiz yol anlatılmıştır. İkinci bölümde Dil İncelemesi başlığı altında metnin dil özellikleri ortaya konmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümü 6956 beyitten oluşan eserin yazı çevirimini yaptığımız Metin bölümüdür. Bu bölümde nüsha üzerinde yapılan düzeltmeler dipnotlar şeklinde verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü metnin günümüz Türkçesine aktarıldığı Çeviri bölümüdür. Çeviri yaparken beyitte anlatılmak istenen ifade, yapılan telmihler mümkün olduğunca dipnotlarla kaynak göstermek suretiyle açıklanmıştır. Çalışmanın son ana bölümü metnin tüm söz dağarcığını ortaya koyan Dizin/Sözlük kısmıdır. Alfabetik olarak sözcükleri sıraladığımız bu bölümde her sözcüğün karşısına anlamı ve hangi beyitte ya da beyitlerde geçtiği yazılmıştır. Türkçe dışındaki sözcüklerin yanına geldiği dil belirtilmiştir. Sonuç kısmında ise bu çalışma sonunda ortaya çıkan bulgularımız ve görüşlerimiz özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Husrev ü Şîrîn, Şeyhî, Eski Anadolu Türkçesi, mesnevi, Ferhad u Şîrîn

15. yüzyılDilbilgisiDilbilim+5
Funda Şan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lugat-i Siyer-i Veysî: İnceleme-çevriyazılı metin

Veysî tarafından yazılmış olan Dürretü't-tāc fî Sîreti Ṣāḥibi'l-mi'rāc adlı eser, hicretten Bedir savaşına kadarki hadiseleri anlatmaktadır. Eser İslam tarihiyle doğrudan ilişkilidir. Ancak Veysî eserinde edebi dili ağır bir biçimde kullandığından ve eserde çokça yabancı kökenli kelimeler bulundurduğundan ve süslü nesir üslubu kullandığından dolayı eserin okunması ve anlaşılması güçleşmiştir. Bu sebepten dolayı bu eseri daha açık bir şekilde anlayabilmek ve okunabilmesi için bilinmeyen bir sözlük yazarı, bu eserin dilini analiz ederek ve eserdeki yabancı kelimeleri açıklayarak eserin sözlüğünü hazırlamıştır. Bu tezde konu olarak alınan sözlükte, kelimeler elif ba sırasına göre verilmiş, her harf ise kendi içinde hareke sırasına göre sıralanmıştır. Bazı kelimeler yazıldığı halde yazar tarafından anlamları verilmemiştir. Bazı kelimeler ise fasih şekilleri ile değil halk arasındaki teleffuzlarıyla verilmiştir.

SiyerSiyer-i VeysiSözlük+1
Shadi Al-ismail
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip liseleri 9. ve 10. sınıf müfredatıyla bağdaştırılmış Arapça-Türkçe görsel sözlük örneği

Ülkemizdeki dil öğretiminin zorluğunu okullarda gözlemlememiz üzerine bir çalıĢma yapılmasına karar verilmiĢtir. Bu tez çalıĢması da, öğrencilerin Arapça derslerinde kelimeleri sözlükten kolay bulup öğrenebilmeleri için hazırlanmıĢtır. Tez, 2 bölümden oluĢmaktadır. Tezin ana kısmını hazırlayabilmek için, daha önceden hazırlanmıĢ sözlük çalıĢmalarına, yazılıĢ sebeplerine genel hatlarıyla bakılmıĢtır. Tezin 1. bölümünde "Sözlükbilim nedir"? sorusuna cevap ararken, aynı zamanda sözlükçülükten de bahsedilmiĢtir. Tezimiz, Arapça sözlük yazımı için hazırlanmıĢ olduğundan Arap dünyasında yazılmıĢ sözlüklerden bahsedilmiĢ, bölümleri ve dönemleri genel hatlarıyla incelenmiĢtir. Her sözlüğün yazılıĢ amacının farklılıklar göstermesi ve hitab ettiği kitlenin ihtiyaçları göz önüne alındığında, sözlük çeĢitlerini gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır ve bu sözlüklerin yazılıĢ yöntemleri farklılıklar göstermektedir. Bu düĢünceden yola çıkarak sözlük türlerine ve hazırlama yöntemlerine kısaca değinilmiĢtir. Tüm bu bilgiler toparlandığında tezimizin asıl amacı olan sözlük bölümünü hazırlayabilmek için bir kısım analizlere ihtiyaç duyulmuĢtur. Ġmam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin alfabetik sözlüklerden kelime bulmakta zorlandığını ve bu yüzden kelime ezberleyemediklerini, derslere kelime öğrenerek hazır gelemediklerini düĢündüğümüzden 100 kiĢilik bir anket çalıĢması yapılmıĢtır. Sonuç olarak müfredata göre düzenlenmiĢ görsel bir sözlüğe ihtiyaç duydukları gözlemlenmiĢtir. Bu araĢtırmalar ve analiz sonucunda tezimizin 2. bölümünde görsel bir sözlük hazırlanmıĢtır. Sözlüğün kelimeleri, ders kitabında geçen konularla bağlantılı olarak seçilmiĢtir. 9. ve 10. Sınıf konularında geçen bu kelimelerle bağlantılı olarak resimler çizilmiĢtir. Bu resimlerin çizilme amacı, görsellerle desteklenen kelimelerin daha öğretici olacağını düĢünmemizdir. Tezde bu konuyu çalıĢmamızdaki asıl neden de budur.

ArapçaDers programlarıDil öğretimi+5
Sibel Güney
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Side ve el-Muhkem ve'l-muhîtu'l-a'zam adlı sözlüğü

İbn Sîde, Endülüs'ün en çalkantılı dönemlerinden biri olan Mulûku't-Tavâif döneminde, Arap Dili ve Edebiyatı ve sözlükçülük alanlarında kendini yetiştirmiş en önemli dilbilimcilerden biridir. Müellifin yaşadığı dönemde Endülüs siyasi açıdan çok karışık olsa da, kültürel alanlarda emirlerin teşvik ve himayeleri sayesinde gelişmeye devam etmiştir. Kaynaklarda sadece adını bildiğimiz dil ve edebiyatla ilgili eserlerinin yanı sıra asıl şöhretini günümüze ulaşan el-Muhassas ve el-Muhkem ve'l-muhîtu'l-a'zam adlı ansiklopedik tarzdaki iki sözlüğüyle elde etmiştir. Bu araştırmanın konusunu oluşturan Muhkem, "el-'Ayn" ekolünün prensipleri ve temel esaslarıyla Endülüs'te yazılmış en son ve en donanımlı sözlük kabul edilir. Zengin dil malzemesi ve lafızların anlamlarını açıklamada düzenli ve ilmi metoduyla diğer sözlükleri geride bırakan Muhkem, h. V. Asırda Endülüs'teki sözlük çalışmalarında katedilen büyük gelişmeyi göstermesi açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir. Eski ve yeni araştırmacılar tarafından uzun süre ihmal edilen İbn Sîde ve sözlüğü Muhkem'le ilgili ülkemizde yapılmış lisansüstü bir çalışma henüz bulunmamaktadır. Bu sebeple yapılan çalışma ile yazar ve eserini akademik hayata tanıtmak ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara bir katkı sunmak amaçlanmaktadır. Çalışmamızda yazarın hayatının bilimsel yönlerine ışık tutulmakta ve elde ettiği yüksek konum açıklanmaktadır. Bunun yanı sıra Araplardaki sözlük çalışmaları ve geçirdiği aşamalar genel olarak incelenmektedir. Ayrıca Muhkem'in ihmaline neden olan etkenler, telif sebepleri ve aşamaları, kaynakları, ulaştığı konum, diğer sözlüklerden ayrıldığı yönler, etkilendiği ve etkilediği sözlükler ve hakkında yapılan eleştiriler ele alınmış, müellifin maddelerin şerhinde kullandığı çeşitli dilsel istişhâd yöntem ve çeşitleri örneklerle tahlil edilmiştir. Müellif gerek maddelerin açıklamasında ve gerekse luğavî ve sarfî delillendirmede kullandığı istişhâdlarda naklî delillere oldukça fazla önem vermiştir. Kur'an ayetleriyle birlikte dilsel istişhâdda ihtilaflı olmasına rağmen her türlü hadisi şâhid olarak kullanmaktan çekinmemiştir. Ancak şevâhid olarak getirdiği hadislerin sened silsilelerini tamamen göz ardı etmiştir. Şiirden sonra en çok Kur'an ayetleriyle istişhâd eden İbn Sîde, ister mütevatir olsun, ister şâz olsun bütün Kur'an kıraatleriyle istişhâda çok büyük önem vermiştir. Bunun yanında dilsel istişhâdda yine önemli bir yeri olan Arap kelamıyla istişhâd sözlükte büyük yer tutmaktadır. Sözlükte en çok klasik Arap şiiriyle istişhâd edilmiştir. İbn Sîde genelde şevâhid kullanımıyla ilgili dilcilerin belirlemiş olduğu zaman ve mekâna uygun olmasına özen göstermiştir. Sözlükte şevâhid olarak kullandığı şiirlerin çoğunu cahiliye döneminin ünlü şairlerinden seçmiş ve şairlerin adlarını genelde zikretmiştir. Bunun dışında kullandığı beyitlerin şairlerini ise çoğu zaman belirtmemiştir. Muhkem, diğer sözlüklerde olmayan sarf-nahiv ve arûz konularıyla ilgili şerh, yorum ve geniş izahatlar içermekte ve lafızların isimlendirme gerekçeleri üzerinde durmaktadır.

ArapçaEndülüsSözlük+2
Ceyhun Ünlüer
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye II. cilt (Transkripsiyon-inceleme-madde başı indeksi)

Bu çalışmamızda XIX. yüzyılın Osmanlı Sahası önemli lügatlerinden olan, Ahmed Rıfat'ın eseri "Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye"nin ikinci cildinin transkripsiyonu yapılmıştır. XIX. yüzyılda Osmanlı Sahası Sözlük çalışmalarında önemli bir yeri olan bu sözlüğün ikinci cildi alfabetik düzenine göre "B-P-T-S̱" harflerini içermektedir. Bu sözlükte tarih ve coğrafya başta olmak üzere, matematik, kimya, fizik ve din bilimleri kavramları da açıklanmaktadır. Ansiklopedi niteliği taşıyan bu eser, Osmanlı Devleti'nin edebi ve kültürel yapısı alanında çalışacaklara da kaynaklık etmiş olacaktır. Ayrıca bu çalışmamızda, ''Şekil Bilgisi'' isim çekim ekleri ve isim yapım ekleri, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki kullanımları ile önce ayrı ayrı tablolarda gösterilip daha sonra karşılaştırmalı tabloda verilmiştir. Sonra değerlendirme yapılıp metinde geçen örnekler verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki isimlere gelen çekim ve yapım eklerindeki dönemsel gelişim ve değişim örneklerle takip edilerek ortaya konulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tarih, Coğrafya, Ansiklopedi, Lugat, Ahmed Rıfat,ġekil Bilgisi

19. yüzyılAhmed Rifat EfendiAnsiklopediler+7
Nami Erdoğan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhibbî Dîvânı (3000-3500. gazeller) (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)

TEBDİZ ( Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) projesi ile edebi metinlerdeki sözcüklerin anlamları bağlamdan hareketle sisteme kaydedilmektedir. Bu şekilde kelimelerin dönemsel kullanımlarına ışık tutularak dilin tarihsel gelişiminin takip edilmesi ve metinlerin daha kolay anlaşılıp yorumlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada Muhibbî'nin 501 gazeli (3000 – 3500. Gazeller), Kemal YAVUZ ve Orhan YAVUZ tarafından neşredilen "Muhibbî Dîvânı-Bütün Şiirleri" adlı eser kaynak alınarak TEBDİZ sistemine yüklenmiş ve kelimeler bağlam içerisinde değerlendirilmiştir. Oluşturulan bağlamlı dizin yardımıyla ilgili gazellerdeki unsurlar incelenmiş, beyitlerden örnekler verilerek bu unsurlar desteklenmiştir. Bu şekilde Muhibbî'nin iç dünyası, hayat görüşü ve sosyal hayata dair unsurlar incelenerek ortaya konulmuştur.

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+4
Berna Süküt
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Menâkıb-ı Eşref-zâde'nin sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Eşrefoğlu Rûmî, XV. yüzyıl dînî-tasavvûfî Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Tarihî kaynaklarda onun hayatı hakkında yeteri kadar bilgi olmasa da Menâkıb-ı Eşrefzâde bu konuda önemli bir kaynaktır denilebilir. Bursalı Abdullah Veliyyüddin tarafından kaleme alınan bu eser, Eşrefoğlu Rûmî'nin hayatını, menkıbelerini, yetiştirdiği talebelerini, kendisinin ve halifelerinin çeşitli kerâmetlerini anlatır. Bu bakımdan tarihî bir kaynak özelliği taşıyan Menâkıb-ı Eşrefzâde dînî-tasavvûfî Türk edebiyatı açısından önemli görüldüğünden, bu çalışmada onun söz varlığının ortaya çıkartılması amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük çalışması yapılmaya karar verildi. Sözlük hazırlanırken TEBDİZ veritabanına Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin transkripsiyonlu metni yüklendi. Ardından metin içerisindeki kelimeler bağlama uygun olarak anlamlandırıldı. Bu çalışma ile Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin sözvarlığı ve mana dünyası ortaya çıkartılarak XVII. yüzyılın sözlüğünün oluşturulmasına katkı sağlanması hedeflenmiş olup bir kültür varlığı daha araştırmacıların istifâdesine sunulmaya çalışılmıştır. Çalışma, giriş dışında iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında ise Türk edebiyatında menâkıb türüne genel bir bakış başlığı altında menkıbe ve menâkıbnâme edebiyatı hakkında genel bilgiler verildi. Birinci bölümde Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin yazarı, konusu, yazılış sebebi ile alakalı bilgiler verilip ele alınan eser hakkında yapılan diğer çalışmalara yer verildi. İkinci bölümde ise Menâkıb-ı Eşrefzâde hakkında daha ayrıntılı inceleme yapılması amaçlandı. Bu amaçla eser içinde yer alan şahıs isimleri, tasavvuf terimleri, kerâmet motifleri, şiirler ve mecaz anlam taşıyan kelime grupları çıkartılarak bunlar hakkında gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Çalışmanın ekler kısmı ise Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin TEBDİZ projesi kapsamıyla oluşturulan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğüne ayrılmıştır.

15. yüzyılEşrefoğlu RumiMenakıbname+1
Şule Kandemir Öksüz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Azîzî Dîvânı ve İstanbul Şehrengizi'nin sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Kelime, bir ya da birkaç heceden oluşan dil birimleridir. Kelimeler cümle ya da cümle üstü birlikler içerisinde başka kelimelerle yan yana geldiğinde değişik anlam katmanları oluşturmaktadır. Bunun yanında tarihsel olarak da kelimelerin anlamları zamanla değişmiş ve bu değişme neticesinde eski edebî metinlerin anlamlandırılması bir hayli zorlaşmıştır. Bu çalışmada XVI. yüzyılın sıra dışı şairi olarak tavsif edilen Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi'nin bağlamlı dizini ve işlevsel sözlüğü hazırlanmıştır. Şairin şiirlerindeki kelimelerin diğer kelimelerle olan ilintisi tespit edilmiş ve ortaya çıkan zengin mana katmaları şiirdeki bağlama göre anlamlandırılmıştır. Bu çalışmada Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi ele alınmış, Azîzî'nin kelimelere yüklediği anlamların en doğru şekilde tespit edilmesi amaçlanmıştır. Böylece şairin kelimelerindeki anlamlar bağlamlı olarak incelenmiş, XVI. yüzyılın söz varlığına ve leksikoloji literatürüne katkı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Azîzî, Dîvân, İstanbul Şehrengizi, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, XVI. yüzyıl.

16. yüzyılAziziDilbilgisi+6
Mehmet Altınova
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati (inceleme-metin)

Sözlükler, bir dilin geçmişini, söz varlığını, kazandığı yeni anlamları, deyimleri, incelikleri, mecaz, terim ve gerçek anlamlarını geleceğe kazandıran ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran dil hazineleridir. Sadece tek bir dilin barındırdığı kelime ve kelime grupları toplamını değil aynı zamanda başka dillerdeki karşılığını da barındırırlar. Bu nedenle dillerin yaşayabilmesi ve büyüyerek gelişebilmesi için sözlüklere ihtiyaç duyulur. Bu çalışma XVII. yy. âlimi, dil bilgini, seyyahı ve edebiyatçısı olan Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati'ni ihtiva etmektedir. Firdevsî'nin meşhur eseri Şehnâme'deki güç anlaşılan Farsça kelimelerin Türkçe karşılıkları bu sözlükte verilmektedir. Bu nedenle bugün mevcut olan sözlüklerde bile bulunmayan veya sadece bir kısmında bulunan kelimelere de bu sözlükte rastlanabilmektedir. Bu da esere ayrı bir değer katmaktadır. Kelimelerin madde başı verildikten sonra Arap harfli orijinal hali parantez içinde verilmektedir. Daha sonra madde başı açıklamaları transkripsiyon alfabesine göre ve o dönemde konuşulan, yazılan Türkçe'ye bağlı kalınarak latinize edilmiştir. Bu şekilde XVII. yy'ın söz varlığına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca inceleme kısmında şahıslar, şahitler, arkaik unsurlar, gelenek ve adetler gibi sözlüğün gerçek değerini ortaya koyan unsurlar da tespit edilip, açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Abdülkadir, el-Bâğdadî, Şehnâme, Lügat, İnceleme, Metin.

17. yüzyılAbdulkadir el BağdadiArapça+5
Uğur Tokçesi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tuhfetü'-Ahyâr bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

Türk Edebiyatında 16. yüzyıla ait olan Tuhfetü'l-Ahyâr isimli mensur eser üzerine Dr.Öğr. Üyesi Gülşah Gaye FİDAN tarafından 2013 yılında eserin çeviri yazılı metni ve incelemesini içeren bir çalışma yapılmıştır. Çerçeve hikâye tekniği ile kaleme alınan bu tez çalışması içerisinde yalnız 142-188 arası metinler ele alınmıştır. Bu çalışmanın konusu; eserdeki metinlerin bir bölümünün Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü Sistemi (TEBDİZ)'nde metin bağlamında bağlamsal ve işlevsel dizin sözlüğünü içermektedir. Tebdiz projesi, 2015 yılında Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan; kelime/kelime grubu ek-kök bilgileri, nazım şekil ve türleri, vezin ve ayet, hadis, kelâm-ı kibar, atasözü, deyim, argo ifade, kalıplaşmış ifade, dua ifadeleri gibi ayrıntılara yer vererek Türk edebiyatına ait eserlerin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğünü oluşturan bir projedir. Çalışmaların söz varlığını ortaya koyarak eserlerin tarihsel ve bir süreç içerisinde daha rahat görülmesini sağlamıştır. Bu proje kapsamında Mensur hikâyelerin söz varlığı ortaya konmuş; kelime grupları ve ekler (atasözü, deyim, ayet, hadis vb.) şeklinde verilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tebdiz, Tuhfetü'l-Ahyâr, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük

BağlamSözlükTuhfetü'l-Ahyar+2
Hilal Şimşek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Derleme sözlüğünde kadın giyim kuşamının söz varlığı

Araştırmada, yurdumuzun çeşitli bölgelerinden 600.000'den fazla yazı diline girmemiş söz derlenmiş olan Derleme Sözlüğü: Türkiye'de Halk Ağzından eserindeki kadın giyim kuşamıyla ilgili söz varlığını incelemeye çalışıldı. "Birinci Bölüm"de insanoğlunun giyinme ihtiyacını belirleyen faktörler ele alınmış; erken çağlardan günümüze Türk kadınının sosyal hayattaki yeri, görevi ve giyim kuşam serüveni paylaşılmaya çalışıldı. Çalışmanın "İkinci Bölüm"ünde Derleme Sözlüğü'nde konumuzla ilgili tespit edilen sözcükler morfolojik açıdan incelendi. Basit, türemiş ve birleşik kelimeler belirlenip sınıflandırıldı. "Üçüncü Bölüm" ise kadın giyim kuşamıyla ilgili tespit edilen kelimelerin semantik incelemesine ve anlamsal sınıflandırılmasına ayrıldı. "Sonuç" kısmında ulaşılan çıkarımlara yer verildi. Anahtar sözcükler: Kadın giyim kuşamı, Derleme Sözlüğü, yapı bilgisi, köken bilgisi

DerlemeDerleme sözlüğüDil bilgisi+5
Yasemin Güngör
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derleme sözlüğündeki ticaretle ilgili kavramlar

İnsanların ekonomik faaliyetlerinin tam olarak ne zaman başladığı bilinmemektedir. Ancak, bu faaliyetlerin çok eski tarihlere uzandığı anlaşılmaktadır. Toplumlar geliştikçe ihtiyaçları artmış ve bu ihtiyaçların karşılanması için ekonomik faaliyetler ortaya çıkmıştır. Erken dönem ekonomik faaliyetlerin ürünlerin karşılıklı değişimi yoluyla gerçekleştirildiği bilinmektedir. Paranın icadından sonra da bir yandan takas yöntemi devam ederken diğer yandan para kullanılmıştır. Türkler de en eski çağlardan itibaren artan kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli ekonomik faaliyetlere başlamışlardır. Türklerin uzun süre takas yöntemini kullandıkları bilinmektedir. Daha sonraları Türkler de hemen her ekonomik aracı kullanan uluslar arasında yer almışlardır. Özellikle Türklerin yaşadıkları ve kontrol ettikleri İç Asya eski zaman ticaretinin çok yoğun olduğu bir bölgedir. Bu bölgede Çin'den başlayıp Akdeniz sahillerinde son bulan İpek Yolu eski dünyada ekonomik faaliyetlerin can damarı konumunda olmuştur. Türkler, İpek Yolu'nun kontrolünü yüzyıllar boyunca ellerinde tutmuşlardır. Bu sayede hem ticareti, lojistiği hem de üretim ve pazarlama yöntemleri gibi pek çok ekonomik faaliyeti öğrenmiş ve geliştirmişlerdir. Bunun yanı sıra Kürk Yolu olarak bilinen, Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayıp Çin'e uzanan ticaret yolunu Türkler kurmuş dense pek yanlış olmayacaktır. Çünkü canlı hayvanların yanı sıra hayvansal ürünler ve av hayvanlarının kürkleri Türk halkları için önemli kazanç kapıları arasında yer almıştır. Bu tür ekonomik faaliyetlerin bir birikimi olarak Türkler, ticaret alanında önemli gelişmeler kaydetmişlerdir. Örneğin Ahilik sistemi bu bilgi birikimin bir sonucu olarak Türk devletleri içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra Türkistan'da büyük pazarların kurulması ekonomik çeşitlilik açısından çok önemli olmuştur. Anadolu'ya da bu birikimler artırılarak getirilmiştir. Özellikle Ahilik teşkilatı Anadolu'da çok önemli bir ticari müessese olarak yüzlerce yıl ekonomiye yön vermiştir. Bu çalışmada Türklerin ekonomik faaliyetlerinin Anadolu insanındaki görünümü incelenmeye çalışılmıştır. Bunun için, Halk Ağzından Derleme Sözlüğü'nde yer alan ticaretle ilgili terimler esas alınarak Türk insanının Anadolu'daki ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi edinmek ve bir yargıya varmak hedeflenmiştir.

Derleme sözlüğüDil bilgisiDil bilim+4
Pınar Değer
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Âkif Ersoy'un şiirleri üzerine bir inceleme -stilistik inceleme, bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük-

Mehmet Âkif, şiirleri ile Türk edebiyatına yeni bir ses tonu ve müzikalite kazandırmış bir şairdir. "Mehmet Âkif Ersoy'un Şiirleri Üzerine Bir İnceleme –Stilistik İnceleme, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük- başlıklı bu çalışmada, şairin yedi ayrı şiiri kitabından oluşan "Safahat" yapıtının ve "Safahat" dışında kalmış diğer bütün şiirlerinin kelime dünyası bağlamlı dizin ve işlevsellik açısından incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Mehmet Âkif'in hayatı, sanat anlayışı ve eserlerine ilişkin sunum yapılmıştır. İkinci bölümde şiirlerde kullanılmış olan din ve tasavvufla ilgili kelimeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde cemiyet ve içtimai hayatla ilgili kelimeler tahlil edilmiştir. Dördüncü bölümde hastalıkla ilgili kelimeler metaforik bağlamda incelenmiştir. Beşinci bölümde tabiat başlığı altında kozmik âlem, zaman, dört unsur (su, hava, ateş, toprak), hayvanlar ve bitkilerle ilgili kelimeler tahlil edilmiştir. Altıncı bölümde tip ve karakter ifade eden kelimeler ortaya çıkarılmış ve tip ve karakter analizi yapılmıştır. Yedinci bölümde dinî figürlerin kolektif hafıza üzerindeki etkileri telmih sanatıyla ilişkili olarak incelenmiştir. Sekizinci bölümde sanatçının bütün şiirlerini kapsayan Safahat Sözlüğü (bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük) alfabetik olarak hazırlanmıştır. Sonuç bölümünde ise çalışmanın bulguları açıklanmıştır. Çalışmanın amacı; Mehmet Âkif'in bütün şiirlerini inceleyerek sıklıkla kullandığı kelimeleri tahlil etmek ve daha önce yapılmamış olan bir sözlük çalışmasını bilim dünyasına ve Türk edebiyatına tanıtmaktır.

Dil bilgisiDil bilimErsoy, Mehmet Akif+6
İbrahim Halil Kaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılımcı internet sözlüklerinde yabancı dil olarak Fransızca: Fransızca başlıklı girdilerin web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmesi

Osmanlı İmparatorluğu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1536) Fransa'ya imtiyaz olarak verdiği kapitülasyonlardan başlayarak Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar bu ülke ile ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda sürekli yakın ilişkiler içerisinde olmuştur. İki büyük devlet asındaki bu çok yönlü ilişkiler dolaylı olarak iletişim dillerine de yansımıştır. Öyle ki özellikle 17. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar, diplomasi, ekonomi, sanat ve kültür gibi pek çok alanda dünyanın en önde gelen ve saygın dillerinden biri olarak kabul gören Fransızca, gerek Osmanlı'da gerekse Yeni Türkiye'de birinci yabancı dil olma ayrıcalığını korumuştur. Böylelikle, yaklaşık beş asırlık bu zaman aralığında Türklerin Fransızlarla, doğal olarak Fransızcayla, diplomatik, askeri, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel alanlardaki etkileşimleri neticesinde bu dile özgü, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış pek çok görüşü, düşüncesi ve algısı oluşmuştur. Bu çalışmada, sosyal medyanın Türkiye'de en sık kullanılan mecralarından olan Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlük ve İnstela gibi etkileşimli platformlarda üretilen ve paylaşılan "Fransızca" sözcüğü (girdisi) ile ilgili olarak genel algının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, kuruldukları günden 2020 yılının sonuna kadar bu platformlarda "Fransızca" başlığı altında girilen 2215 girdi (entry)'nin tamamı derlenerek çalışmanın bütüncesi (korpusu) oluşturulmuştur. Nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim (fenomenoloji) desenine göre yapılandırılan çalışmada girdiler, Web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmiştir. Çözümleme neticesinde; Fransızcaya değin ilk sırada en sıklıkla olumlu yargıların (söylemlerin) (%25) bulunduğu, hemen ardından olumsuz söylemlerin (%24) geldiği bunları, aynı girdide bir arada bulunan olumlu vs (versus) olumsuz görüşlerin (%20) takip ettiği, kimi zaman da yansız (nötr) düşüncelerinin yer aldığı söylemlerin (%19) olduğu ve son olarak Fransızcanın kimi özelliklerinden dolayı da zaman zaman alaya alındığı yönünde söylemlere (%6) ulaşılmıştır. Sonuç olarak, katılımcı sözlüklerde "Fransızca" başlığı altında yer alan bu tür söylemlerin neredeyse tamamının sözlük yazarlarının kendi kişisel bilgi, tecrübe ve deneyimlerine dayandığı, kimi zaman da kulaktan dolma bilgilerle üretildikleri görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Fransızca, İnternet sözlükleri, entry (girdi), Web tabanlı söylem çözümlemesi, fenomenoloji

Elektronik sözlükFransızcaSöylem analizi+6
Cansu Avcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muallim Nâcî Efendi'nin şiirlerinin bağlamsal dizin ve işlevsel sözlük çalışması ile üslupbilimsel incelemesi

Tanzimat edebiyatının önemli simalarından olan Muallim Nâcî Efendi, devrinde pek çok eser veren önemli bir şahsiyettir. Bu eserler arasına şairin şiir türündeki eserleri alınabildiği gibi manzum destanları, tiyatrosu, romanı, hatırası, mektupları, deneme-eleştiri-incelemeleri ve tercümeleri de dâhil edilir. Pek çok dergi ve gazetede yazılar yazan sanatçı, edebiyat camiasında sonraki devirlerde dahi adından sıklıkla bahsettirir. Bu bahisler; Muallim Nâci'nin şiir hususu, edebiyatta eski-yeni, Doğu-Batı gibi ikilikler karşısındaki tavrı ve yaklaşımı ile ilgilidir. Şairin eski-yeni, Doğu-Batı ile ilgili görüşleri, neyden ne denli yararlanacağı gibi hususlar yetişme tarzının olduğu kadar mizacının bir ürünüdür. Bunların, şairin eserlerine yansımış olması da kaçınılmazdır. Nitekim Batı ve Doğu medeniyetlerinin izlerinin şiirlerine yansıması şiirin şekil özelliği ve muhtevası ile irdelenebilir özellik göstermektedir. Bu çalışmada M. Kayahan ÖZGÜL'ÜN Muallim Nâcî'nin tüm şiirlerini bir araya getirdiği Muallim Naci Efendi eseri, TEBDİZ projesi kapsamı ile ele alınarak eserin "Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük" çalışması gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak şiirler üzerinde yapılan üslup çalışması ile metinde geçen sözcük türleri, bağlaçlar, edatlar, hitaplar, soru ifadeleri, ünlemler ve kelime grupları matematiksel veriler ışığında tespit edilmiş, şairin kullandığı kelimeler ve bu kelimelere yüklediği anlamlar muhtevayı oluşturması açısından net bir şekilde inceleme imkânı sunmuştur.

Dil bilgisiDil bilimMuallim Naci+7
Yonca Köybaşı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zemahşeri Mukaddimetül Edeb eserinin Osmanlı Türkçesi ile tercümeli Tahran nüshası (elif-dal kısmı) (giriş- dil özellikleri- transkripsiyonlu metin-dizin )

Mukaddimetü'l-Edeb, meşhur İslam filozofu Abu al-Kasım ez-Zemahşerî tarafından yazılan bir eser olup Mahmud Kaşgari'nin Divanü Lügati't-Türk'ünden sonra gelen mühim bir sözlüktür. Zemahşerî'nin 1127-1144 yılları arasında yazıp, Harezmşah Atsız'a sunduğu, Arapça pratik bir sözlüktür. Mukaddimetü'l-Edeb çok önemli bir eser olduğu için, yazılışından itibaren Türk dilinin her döneminde ilgi görmüş ve istinsah edilmiştir. Nüshaları istinsah edildiği dönemin dil özelliklerini taşımaktadır. Biz bu çalışmada Osmanlı Türkçesi ile tercümeli olan Tahran nüshasını seçip bu nüshanın transkripisyonu ve dizinini hazırlayarak dil özelliklerinin bir kısmını ortaya koyduk. Nüsha Arapça alfabetik sırayla yazılmış ve her harf harekesine göre üç bölümden oluşmaktadır. Biz ise dizin kısmında geçen kelimeleri Türkçe alfabetik sıraya göre ve her kelimenin nereden geldiğini belirttik. Tahran nüshası Osmanlı Türkçesinin dil özelliklerini taşımaktadır. Mukaddimetü'l-Edeb'in nüshaları türkologlar tarafından incelenmiş ve bu nüshaların kendi dil özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Ancak çalıştığımız Tahran nüshası, bildiğimiz kadarıyla türkologlar tarafından çalışılmamıştır. 270 varaktan oluşan yazmanın 120 varakını {elif-dal} kısmını çalıştık. Bu çalışmanın transkripisyonu ve dizini hazırlarken çalışmamıza yarayabilecek kitapları, çalışmaları, sözlükleri kullandık ve kaynakça kısmında belirttik. Tahran nüshasında bazı kelimeler okunaklı olmadığı için bu kelimeleri çift parantez içerisinde nüshada okunduğu gibi orjinalini ve transkripisyonunu yazdık. Ayrıca metin ve dizin ile ilgili açıklamalar kısmında bu kelimelerin tahmini manalarının listesini oluşturduk.

ArapçaDil özellikleriMukaddimetü'l Edeb+5
Raafat Muhammad
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Divânü Lûgati't-Türk'te /t-/ sesi ile başlayan sözcüklerin yeni Uygur Türkçesine yansımaları

Çalışmamızın temel amacı, Divânü Lûgati't-Türk'te /t-/ sesi ile başlayan sözcükleri Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığında arayarak tespitini yapmaktır. Bu amaçla 11. yüzyılda yazılan Divânü Lûgati't-Türk'ün söz varlığının /t-/ sesi ile başlayan sözcükleri belirlenen kaynaklarda taranarak Yeni Uygur Türkçesine yansımaları bulunmaya çalışılmıştır. Orta Asya edebi lehçesinin kökeni Uygurcadır. Hakaniye Türkçesi Doğu Türkistan'ın belli başlı kentlerinde kullanılmıştı. Yine aynı dönemin eseri olan Divânü Lûgati't-Türk ile günümüz Yeni Uygur Türkçesi kaynağı bakımından örtüşmektedir. Bu çalışmamızda Karahanlı döneminin bir eseri olan Divânü Lûgati't-Türk'ün söz varlığının Yeni Uygur Türkçesindeki görünümü aynı dilin sözlükleri aracılığıyla tespit edilmiştir. Türkçenin lehçe tasnifinde kullanılan seslerden biri /t-/ sesidir, /t-/ sesindeki değişmeler lehçeler arası farklılıkların oluşum tablosunu karşımıza çıkarır. Çalışmamıza konu olan /t-/ sesini seçmemizdeki nedenlerden biri de budur. Bu sebeple geçiş dönemi eseri olan Divânü Lûgati't-Türk'ün, günümüz Doğu Türkçesini temsil eden Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığı ile karşılaştırılmasının lehçe tasnifi ve sözlükçülük çalışmalarını olumlu yönde etkileyeceğini düşünmekteyiz. Çalışmamızın giriş bölümünde Uygur Türkleri, Yeni Uygur Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinin ses bilgisi hakkında tanıtıcı bilgi verdik. İnceleme bölümünde ise, taranan kaynaklarda karşılığı bulunan Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığını ses, anlam, yapı özelliklerine göre sınıflandırdık. Listesi çıkarılan sözcükler geçirdikleri anlam ve ses değişikliklerine göre başlıklandırılmış, her konu başlığının altına açıklaması yazılmıştır.n İsim ve fiil türlerine göre incelenen sözcükler aldıkları türetme eklerinin çeşitlerine göre sınıflandırılmış, her ekle ilgili örnek sözcükler eklerin karşılarına yazılmıştır. İsim türündeki sözcükler niteliklerine göre değerlendirilmiş somut ve soyut sözcüklerin listesi çıkarılmıştır. Ayrıca Yeni Uygur Türkçesinin söz varlığında yer almayan sözcükler, sınıflaması yapılan sözcüklerin sonunda ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmuşlardır. Yeni Uygur Türkçesinin taranan kaynaklarında belirlenen ortak sözcükleri Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmence sözlüklerden taranan ortak sözcüklerle karşılaştırılarak Doğu ve Batı Türkçesinin temel söz varlığına ulaşılmıştır. Son olarak, çalışmamızın değerlendirme ve sonuç bölümünde incelemelerimiz sonucunda tespit edilen verilerin sayısal ifadelerle kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Sözcük : Divânü Lûgati't-Türk, /t-/ Sesi, Yeni Uygur Türkçesi

DilbilgisiDilbilimDivanü Lugati't-Türk+6
Mehmet Köyyar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihî Kıpçak Türkçesinin kavram alanı sözlüğü denemesi

11. yüzyılda Divan-ı Lügati't Türk ile ilk örneği verilen Türk dili sözlükleri oldukça zengin olmasına rağmen ülkemizde bu sözlükler ve sözlükçülük üzerinde yapılan çalışmalar son yıllarda artış göstermiştir. Oldukça eskiye dayanan kavram alanı sözlük çalışmaları da aynı durumdadır. Tarihî Türk dillerinde pek çok örneği bulunan kavram alanı sözlükleri yeterince incelenmemiş olup bugün tarihî Türk dillerinin veya günümüz Türkçesinin çağdaş ölçütlerle hazırlanmış müstakil bir kavram alanı sözlüğü bulunmamaktadır. Bu eksiklikten hareketle Türk sözlükçülük çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla tarihî Kıpçak Türkçesine ait söz varlığı ele alınarak tarihî Kıpçak Türkçesinin kavram alanı sözlüğü oluşturulmaya çalışılmıştır. Tez; kavram, kavram alanı, kavram alanı sözlükleri, Kıpçak Türkçesinin kavram alanı sözlükleri ve tarihi Kıpçak Türkçesinin kavram alanı sözlüğü denemesinin yapıldığı iki ana bölümden oluşmaktadır. Karadeniz'in kuzey bölgesinde yazılıp ülkemizde son yıllarda kapsamlı çalışması yapılan Codex Cumanicus ile Mısır ve Suriye'de kurulan Memluk Devleti'nden yadigar kalan edebi eserler, sözlükler, gramer kitapları, okçuluk, atçılık, ve fıkıhla ilgili kitaplar taranarak oluşturulan Kıpçak Türkçesi Sözlüğü'nün söz varlığı tezin uygulama malzemesini oluşturmaktadır. Yukarıda belirtilen iki çalışmadan elde edilen toplam 17.000 civarında kelime ile hazırlamış olduğumuz kavram alanı sözlüğü ile Türk Dili ve Edebiyatı bilim dalına kaynak kazandırılmaya çalışılmıştır.

Kavram alanlarıKıpçakcaSözlük
Meliha Özçamkan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ilk Kur'an tercümesinin Rylands nüshasındaki söz varlığının kavram alanları

Geçmişten beri süregelen dizin, sözlükçe, sözlük çalışmaları, bir milletin dilini, kültürünü, yaşamını, hayata dair diğer alanlarını kapsayan söz varlığını içermektedir. Bilinen ilk sözlüğümüz Dîvânu Lugâti't- Türk ile başlayan sözlük çalışmalarının birçok çeşidi bulunmaktadır. Sözlük türleri içinde kavram alanı sözlükleri farklılık göstermektedir. Bu sözlüklerin geçmişi çok eski olsa da kavram alanı ile ilgili son zamanlarda artmaya başlayan çalışmaların Türk diline katkılarından hareketle bu tez çalışması ele alınmıştır. Türk dili açısından oldukça önem arz eden Aysu Ata'nın Karahanlı Türkçesinde İlk Kur'an Tercümesi-Rylands Nüshası neşri esas alınarak hazırlanan tezde, eserin söz varlığı ile dönemin dilini, sosyal ve kültürel hayatını, yaşam tarzını yansıtan kavram alanı çalışması yapılmıştır. Türkçenin kavramsal zenginliğini belirlemek, zamandan tasarruf sağlayarak kavram alanı çalışmasında araştırmacıları doğrudan istenilen kaynağa ulaştırmak ve alana katkı sağlamak amacıyla yapılan çalışma, dönem hakkında pek çok yönden bilgi vermesi ve bir yol gösterici kaynak olması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kavram alanı, sözlük, Kur'an tercümeleri, Rylands Nüshası, söz varlığı.

Karahanlı TürkçesiKur'an-ı KerimSöz varlığı+6
Saydinaz Yıldız
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sözlük kullanma eğitiminin yabancı dil olarak Almanca öğrenimine etkisi

Bu çalışmada öğrencilerin yabancı dil olarak Almanca öğrenirken sözlüğü doğru ve etkili kullanabilmeleri için Sözlük Kullanma Eğitimi almalarının etkisi araştırılmıştır. Çalışma, sözlüğün tarihsel gelişimi ve ortaya çıkışı, önemi ve karşılaşılan sorunlar hakkında giriş niteliğinde bilgilerin sunulması ve sözlük üzerine yapılmış çalışmaların gözden geçirilmesiyle başlamaktadır.Sözlüğün kullanımı ile ilgili olarak ciddi sorunlar bulunmaktadır. Öğrencilerin sözlüğü ancak gerektiğinde ele aldıkları bir başvuru kaynağı olarak görmeleri sorunun temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, üçüncü sınıf (3A / 3B) öğrencilerinden biri deney diğeri karşılaştırma olmak üzere iki grup ele alınarak Sözlük Kullanma Eğitimi sayesinde öğrencinin sözlük türleriyle birlikte nerede, hangi sözlüğün daha yararlı ve etkili olduğunu öğrenmesiyle çok verimli bir süreç yakalayacağının uygulamalı olarak ortaya konması amaçlanmaktadır. Deney grubunda 12 kız, 6 erkek ve karşılaştırma grubunda 10 kız, 8 erkek, toplamda ise 22 kız, 14 erkek olmak üzere 36 öğrenci yer almıştır.Sözlük kullanma alışkanlığı kazandırmak, üzerinde önemle durulan konulardan biri olup, sözlüğün okuma kitabı olarak da görülebilmesine katkı sağlamaya çalışılmaktadır. Metin okuma ve incelemede, metin yazımı ve sunumunda doğru ve etkili sözlük kullanımının yeri ve önemini araştırmak ve tartışmaya açmak da çalışmanın amaçlarındandır.Çalışmanın sonucunda Sözlük Kullanma Eğitiminin yabancı dil olarak Almanca öğrenimine katkı sağladığı görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Sözlük, Sözlük Türleri ve Seçimi, Sözlük Kullanma Tutumu, Sözlük Kullanma Eğitimi

AlmancaDil eğitimiEğitim+5
Ahmet Dönger
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe Sözlük'ün A, B, C maddelerindeki fiillerin Eski Anadolu Türkçesindeki görünümleri

Bu çalışmada, Türkçe Sözlük'teki fiillerin Eski Anadolu Türkçesindeki görünümleri üzerinde durulmuştur. Ancak çalışma zamanının sınırları göz önünde bulundurularak Türkçe Sözlük'te yer alan fiillerden yalnızca A, B ve C maddeleri incelemeye alınmıştır. Bu fiiller basit, türemiş ve kökeni belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller olmak üzere üç bölümde değerlendirilmiştir. Çalışmamızdaki temel amaç, Türkçe Sözlük'teki fiillerin Eski Anadolu Türkçesinde var olup olmadığının, varsa hangi biçim ve anlamda olduğunun belirlenmesidir.Tezin giriş bölümünde, ilk olarak, çalışma hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca çalışma Eski Anadolu Türkçesini temel aldığı için bu bölümde, Eski Anadolu Türkçesi üzerine genel bilgiler verilmiş ve çalışmanın sınırları içerisindeki fiillerle ilgili olması bakımından, Eski Anadolu Türkçesinden Türkiye Türkçesine bazı ses bilgisi özellikleri üzerinde durulmuştur.Çalışmada Türkiye Türkçesi genel söz varlığını göstermek amacıyla Türkçe Sözlük, Eski Anadolu Türkçesinin genel söz varlığını gösterebilmek amacıyla da Tarama Sözlüğü temel alınmıştır. Türkçenin köklü bir dil olması, tarihsel sözlükçülüğü önemli kılmaktadır. Bu bakımdan Tarama Sözlüğü tarihsel sözlükçülük alanında yeterli bir çalışma olmasa da, oldukça önemli sayılmaktadır. Çalışmayla tarihsel sözlüğümüze bir katkı sağlanması ve Tarama Sözlüğü'nün kimi bilgilerinin daha eleştirel bir gözle değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Tezin inceleme bölümünde, fiiller basit, türemiş ve köken belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller olmak üzere 3 bölümde incelenmiştir. Basit ve türemiş yapılı fiiller, hem Türkçe Sözlük hem de Tarama Sözlüğü'nde bulunma durumlarına bağlı olarak benzer ya da farklı anlam ve biçimlerde değerlendirilmiştir. Ayrıca bu fiiller, yalnızca Türkçe Sözlük ya da yalnızca Tarama Sözlüğü'nde bulunma durumlarına göre de incelenmiştir. Köken bilgisi belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller ise, bazı köken bilgisi çalışmaları incelenerek okuyucuların dikkatine sunulmuş ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.Sonuç bölümünde ise, Türkçe Sözlük ve Tarama Sözlüğü'nde anlam ve biçim bakımından belirlenen fiillerin dökümü yapılmış ve bu fiiller ile ilgili sayısal veriler göz önüne sunulmuştur.

Dil bilgisi-eylemEski Anadolu TürkçesiSöz varlığı+5
Yasemin Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgisayar destekli sözlük bilimi çalışmalarında derleme sözlüğü veri tabanı örneği

Bu çalışmada Anadolu ağızlarının söz varlığını içeren 12 ciltlik Derleme Sözlüğü'nün çevrim içi sorgulanabilir veri tabanı hazırlanmıştır. Sözlüğün madde başı, tanımlamalarını içeren anlam bölümü, örnek cümlelerin verildiği tanık bölümü, madde başlarının değişkeleri (varyantları) tablosu ve derleme yeri verisini içeren yer tablosu sözlükteki yapı esas alınarak oluşturulmuştur.124.692 adet madde başından oluşan sözlüğün birbiriyle ilişkilendirilmiş veri tabanı modeli sorgu arayüzünde gelişmiş sorgulama seçenekleriyle desteklenmiştir. Anlam tablosundaki eşdizim örüntüleri, kavramsal sorgulama, anlamlarda anahtar sözcükler , sıklık listesi ve en çok derleme yapılan yer bilgisini veren derleme yeri listesi de çıkarılmıştır.Doğal Dil İşlemenin çeşitli uygulama alanları, derlem dil biliminin tanımı, sözlük ve sözlük tekniği kavramları da tanıtılmaya çalışılmıştır.

Anadolu ağızlarıBilgisayar destekliDerleme sözlüğü+4
Bekir Tahir Tahiroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çağatay Türkçesinden Özbek Türkçesine anlam değişmeleri

Yaşamımızın ve gelişimimizin temeli olan dil, gerek günümüzdeki varlığı gerek tarihi varlığı ve oluşumuyla bilim tarihinin her döneminde araştırma konusu olarak kendine yer bulmuştur. Toplumların kökenleri, akrabalıkları ve birbiriyle olan ilişkilerinden kültürü, inanışı hatta yaşadığı coğrafyaya kadar ipuçları ve izler barındırıp aslında bunların toplamından oluşan dil, incelendikçe varlığımıza ve benliğimize ışık tutmaya devam edecektir. Ülkemizdeki dil çalışmalarının en genç kollarından olan dil bilimi, bu kapsamda önemli bir alanı oluşturmaktadır. Dil biliminin en geniş kolu olan anlam bilimi zemininde oluşturulan bu çalışma, tarihi Çağatay Türkçesini bugünkü temsilcisi Özbek Türkçesi ile anlamsal boyutta karşılaştırıp incelemeyi amaçlar. Bu zeminde çalışma, Dr. Suat Ünlü'nün Çağatay Türkçesi Sözlüğü adlı eserini Nizamiddin Mahmud - Ertuğrul Yaman'ın Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi ve Türkiye Türkçesi- Özbek Türkçesi Karşılıklar Kılavuzu adlı eseri ve Berdak Yusuf'un Türkçe-Özbekçe ve Özbekçe-Türkçe Sözlüğü adlı eseri ile karşılaştırarak oluşturulmuştur. Karşılaştırma sonucu ortak olan kelimelerin anlam alanı belirlenip anlam değişmelerine göre (anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi ve başka anlama geçiş) tasnif edilmiştir. Anlam alanı belirlenirken Emek Üşenmez'in Özbekçe - Türkçe Sözlük adlı eserinden faydalanılmıştır. Birbirini devam ettiren bu iki tarihi ve çağdaş lehçenin anlam değişmeleri ile sözcük kullanımındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.

AnlamAnlam bilimAnlam daralması+7
Fatma Kurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects