Stock exchange index

100 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ekonomi yöneticilerinin değişiminin borsa endekslerine olan etkisi: BİST endekslerinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığında ve Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığında gerçekleşmiş olan yeni atamaların belirlenmiş olan altı farklı borsa endeksine olan etkisini incelemektir. Bu etki incelenirken iki kurumda da gerçekleşmiş olan son üç değişim dikkate alınmıştır. Çalışmada BİST100, BİST BANKA, BİST GIDA, BİST TURİZM, BİST TİCARET ve BİST SANAYİ endekslerinin 2018 ile 2021 yılları arasındaki günlük getirileri olay çalışması yöntemi ile inceleme altına alınmıştır. Analiz gerçekleştirilirken t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, gerçekleşmiş olan değişimlerin belirtilen altı farklı endeksin anormal getirileri üzerinde çeşitlilik gösteren farklı etkilere sahip olduğu saptanmıştır.

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+4
Muhammed Enes Doğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Volatilite Endeksi (VIX) ile BİST Banka ve Uluslararası Banka Endeksleri arasında volatilite etkileşimi

Küreselleşmeyle birlikte uluslararası sermaye hareketlerinde yaşanan artış finansman ihtiyacının yükselmesine neden olmuş; finansman ihtiyacının karşılanmasında ise bankalar etkin bir rol oynamıştır. Bankacılık sektörünün küresel düzeydeki önemi nedeniyle çalışmamızda bankacılık sektörü üzerine yoğunlaşılmış ve sektöre yönelik geniş çapta literatür taraması yapılmıştır. Literatürde rastlanılan çok sayıda çalışma sınıflandırılarak bankacılık sektörü üzerine volatilite alanında yapılan çalışmaların nispeten daha az sayıda olduğu görülmüştür. Bunun üzerine hem ülkemiz hem de küresel düzeyde banka endekslerinde volatilite etkileşimlerinin araştırılması amacıyla Borsa İstanbul'da işlem gören banka hisse senetlerinin oluşturduğu Bist Bank endeksi ile Morgan Stanley Capital Inernational'ın uluslararası bankacılık endeksleri çalışmamıza dahil edilmiştir. Buna ek olarak küresel çapta finansal piyasalar için önemli bir gösterge olan VIX (korku endeksi) endeksi ile bahsedilen bankacılık endeksleri arasındaki volatilite etkileşimleri DCC-GARCH model ile incelenmiştir. İnceleme dönemi aralığındaki başlıca çalkantılı dönemler 2008 küresel finans krizi ve Covid-19 salgını olup bu dönemlerde bahsedilen endeksler arasındaki etkileşimler ayrıca araştırılmış ve sonuçlar analiz edilmiştir. Sonuçların yatırımcılara, hükümetlere ve bireylere karar verme sürecinde destek olması hedeflenmiştir.

Borsa endeksiDinamik koşullu korelasyonGARCH model+5
Osman Emre Uygun
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Teknik analiz yönteminin bulanık mantık yaklaşımı ile uygulaması BIST30, BIST100 endeksleri örneği

Günümüzde piyasalara olan ilginin artması Borsa İstanbul'da de işlem gören hisse senedi sayısını artırmıştır. Bu durum yatırımcılar açısından karar verme, ne zaman ve hangi fiyatla yatırım yapılacağı sorularını beraberinde getirmiştir. Bu tez çalışmasında teknik analiz yöntemi yatırımcılar tarafından doğru bir yaklaşımla kullanılması amacıyla teknik analiz sistem ve BIST30 ve BIST100 verileri yardımıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde BIST30 ve BIST100 verileri alınarak teknik analiz yöntemiyle Bollinger bant, RSI, CCI, MACD göstergeleri BIST30 ve BIST100'de test edilerek göstergenin performansları teknik analiz yaklaşımı olan Al sat kararsız stratejisiyle karşılaştırmış ve Bollinger bandı, RSI, CCI, MACD göstergelerin BIST30 ve BIST100'de uygulanabilirliği ve hangi indikatörün daha doğru ve sistemli kullanılması yatırım kararlarında doğru ve güvenilir bilgi sunduğu görülmüştür. Bulanık mantık yaklaşımı ise Aristoteles'in iki değerli mantık yaklaşımına karşı çıkarak çok değerli mantık temeli üzerinde kurulmuştur. Oysa bulanık mantık klasik mantığın aksine bir varsayımın doğru ya da yanlış olabileceği gibi arada da bir değeri alabilmesi ön görür. Bulanık mantı göre sonuç sadece siyah ya da beyaz değil, mavinin de farklı tonları da olabilir. Bu çalışmada farklı indikatörlerden gelen Bollinger, RSI, CCI, MACD teknik analiz göstergeleri bulanık mantık sitemleri tabi tutulmuş ve çıktıları BIST30 ve BIST100 endekslerinde yer alan hisse senetlerinde al-sat ve kararsız kararlarında kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Teknik Analiz, BIST30,BIST100 endeks verileri, Bulanık Mantık.

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+3
Mustafa Demircan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Blok seçim probleminin finansal piyasalar üzerine etkisi

Finans piyasası için vazgeçilmez bir etken olan riskin son yıllarda daha da önemli bir hal almasıyla beraber, farklı risk analiz yöntemlerine ihtiyaç duyulmuştur. Her işletmenin zaman zaman karşılaştığı riskler vardır ve şirketler kendilerini tehdit eden bu riskleri devamlılıklarını sağlayabilmek için doğru bir şekilde yönetmek ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı gerekli tedbirleri almak durumundadırlar. Kurumların; küresel rekabet içinde gelişebilmek ya da büyüyebilmek için, risk yönetimine oldukça önem verdikleri bilinmektedir. Bu çalışmada riski iyi anlayabilmek ve yönetebilmek adına rastlanma ihtimali az fakat etkisi büyük olan, bir başka ifade ile uç olayların meydana gelme ihtimalinin tahmininde en fazla kullanılan tekniklerden biri olan uç değerler teorisi ile gelecekte yaşanacak bir zararın hangi olasılıklarla ortaya çıkabileceği hesaplanmaya ve en doğru tahmine ulaşılmaya çalışılmıştır. Daha önce yapılan çalışmalarda yapılan tahminlerin blok boyutu seçiminin herhangi bir varsayıma dayanmadan rastlantısal olarak kullanıldığı gözlemlenmiş ve uygulamalarda neden belli bir blok boyutunun bulunup hepsi için kullanılabilecek bir yöntemin olup olamayacağı ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Literatürde yapılan çalışmalar incelenerek uç değerler teorisi yardımı ile blok boyutu seçiminin rastlantısal olmayacağı ve önerilen yöntemle her defasında minimum ve/veya maksimum değerlerin hesaplanmasında aynı blok boyutu seçilerek en iyi tahmine ulaşma imkânı sağlanmıştır. Bu çalışma yardımıyla kurumlar da karşılaşabilecekleri olası zarar risklerini dikkate alarak bunlarla hangi şartlarda nasıl ve ne tür bir yolla başa çıkabileceklerinin öngörüsünde bulunabileceklerdir. Bu çalışmada uç değerler teorisinin önemli bir yaklaşımı olan blok maksima yöntemindeki blok seçim problemine değinilmiştir. Uç değer teorisi ve bu teorinin uygulama alanları hakkında bilgi verilmiş, kullanılan parametre tahmin teknikleri açıklanmıştır. Uygulama olarak farklı piyasalarda yöntemin uyumluluğunu görebilmek adına İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (BIST 100), Dünya Borsa piyasasında en çok işlem gören NIKKE, DOW, SOXX endekslerinin verileri kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uç Değerler Teorisi, Genelleştirilmiş Uç Değer Dağılımı.

Blok boyutuBorsa endeksiFinansal piyasalar+1
Esra Ezgi Erdoğan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dolar, Euro ve altın fiyat değişimlerinin Bist 30 trendlerine etkileri üzerine ampirik bir uygulama

Türkiye'deki pay piyasalarından Bist 30 Endeksi içerisinde belirli kriterleri sağlayan ülkenin en büyük otuz şirketinin hisse senetlerinden oluşmaktadır. Bunun yanında farklı yatırım araçlarının kullanımı da oldukça fazladır. Dolar, euro ve altın diğer yatırım araçlarından işlem hacmi yüksek olanlardır. Yatırımı dört ucu olan bir denge tahtası olarak gördüğümüzde, bu dört ucundan ilkine Bist 30 endeksini koyulduğunda diğerlerinde; dolar, euro ve altın yer alır. Araştırmamda bu dört uçlu denge tahtasındaki yatırım araçlarının birbirleri ile olan etkileşimini, ilişkisini ve bu ilişkinin yönünü; çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon analizleri kullanarak tahmin etmenin ne ölçüde başarılı sonuçlar vereceğini tespit etmektir. Analizlerde, Bist 30 endeksi, dolar, euro ve altının 01.01.2010-31.12.2014 tarihleri arasında gerçekleşen günlük fiyat verileri, çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon analizlerinde kullanılmıştır. Analizlerinde öncelikle beş yıllık veriler ile yapılan uygulamalarda ilişki düzeyleri ve tahmin etme başarıları düşük seviyelerde tespit edilmiştir. Buna karşı üç analizde de yıl bazlı bölünerek uygulama yapıldığında; ilişki seviyeleri, açıklama düzeyleri ve tahminlerde başarı seviyeleri genel olarak yüksek seviyelerde tespit edilmiştir.

AltınBorsaBorsa endeksi+7
Sercan Yalçın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of COVID-19 on stock markets; evidence from global equity indices

Does increasing uncertainty and volatility deter investors to benefit from equity diversification on the international market? How did equity indices perform during the COVID-19 pandemic? Using updated daily data from 2010-2021 this study aims at understanding how equity markets have performed in the international financial markets during this period. Can investors diversify their portfolio by investing in more than one equity market? The study also tries to understand the performance of these equity indices during the COVID-19 pandemic, employed as a dummy variable. In this case the study looks at equity indices that performed better and those that have a quick speed of recovery. Vector Error Correction Models (VECM) was used in the study to establish relationship among the 12 equity indices. Results from the study indicates that there are signs of further cointegration in the international equity markets. Adding COVID-19 as a dummy variable to the equation, there are increased number of cointegrating vectors among 12 equity indices included in the study as proxies for global equity indices. Furthermore, the results shows that investors can benefit by investing in particular, equity indices that have exhibited quick speed of recovery from the pandemic record lows. The data for the study was collected from Thompson Reuters and investing.com.

Stock exchangeStock exchange indexCOVID 19+4
Mustapher Faque
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of global oil prices on local stock market indexes of emerging markets: A cross-country analysis

The study investigated the effect of global oil prices on local stock market indexes of emerging markets for both oil exporting and oil importing countries. Data covering the period from January 2010 to March 2021 for 15 emerging countries was used. Two objectives guided the study. First, the impact of global oil prices on local stock markets was assessed. Secondly, the relationship between stock price and changes in macroeconomic variables was investigated. A panel regression model was carried out to analyze the data. The findings show that global oil price is negatively related to stock market index in oil importing countries. On the other hand, the findings revealed that global oil price is positively related to stock market index in oil exporting countries. The findings also reveal that interest rate, consumer price index, exchange rate and industrial production index impact stock markets in emerging economies for both oil exporting and importing countries. Stock market price index moves in opposite direction to interest rate and exchange rate in both oil exporting and oil importing emerging economies. Stock market price index moves in the same direction as industrial production index and consumer price index. The results have policy implications. As the results in this paper have shown, stock markets in emerging economies not only respond to changes in oil price but also to changes in economic fundamentals like interest rate, inflation rate, exchange rate and economic growth. Stock market indexes are often seen as leading economic indicators. Unforeseen shocks in global oil prices may disturb expectations related to economic growth in emerging economies. Therefore, central banks should use required monetary policy tools to offset the consequences of oil price shocks.

Stock exchangeStock exchange indexExchange rate+6
Baba Osman Bukarı
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Euro-dolar paritesi ve reel döviz kuru'nun IMKB 100 endeksi'ne etkisi

Çalışmada, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören hisse senedi fiyatları ile Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi arasındaki ilişki ?Çoklu Doğrusal Regresyon? ile ilişkinin yönü ise, ?Granger Nedensellik Testi? ile incelenmiştir. Veri seti olarak, 2000 yılının Ocak ayından 2009 yılının Temmuz ayına kadar aylık veriler kullanılmıştır. Bağımlı değişken olarak İMKB 100 Endeksi ay içerisindeki günlük kapanış fiyatlarının ortalamaları, bağımsız değişkenler olarak da Euro-Dolar Paritesi'nin ay içerisindeki günlük değerlerinin ortalamaları ve TÜFE Bazlı REDKE'nin ay sonundaki değerleri analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda, Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi'nin İMKB 100 Endeksi'ni %77,5 oranında açıkladığı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca Granger Nedensellik Testi sonucuna göre; İMKB 100 Endeksi'nin Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksinin bir önceki ay değerinin sebebi olduğu bulunmuştur.

Borsa endeksiDöviz kuruDöviz kuru politikaları+3
İncilay Savaş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal risklerin türev araç kullanımına etkisi: Türkiye bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Finansal sistemin önemli ve büyük çoğunluğu bankalardan oluşmaktadır. Finansal piyasalardaki dalgalanmalar bankacılık sektörünü etkisi altına almaktadır. Bankalardaki finansal risklerin önemli hale gelmesiyle, piyasalardaki dalgalanmaların bankalara etki derecesi de değişmiştir. Hem finansal piyasalarda hem de bankacılık sektöründeki finansal risklerden korunma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Finansal risklerin yönetiminde ve minimize edilmesinde yaygın olarak türev araçlar kullanılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, BIST Banka Endeksi'nde faaliyette bulunan bankaların verilerinden yararlanılarak, finansal risklerin türev araç kullanımlarına etkisini ortaya çıkartmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, BIST Banka Endeksi'nde 2010-2018 yılları arasında faaliyette bulunan yedi banka esas alınarak, finansal riskler ile türev araç kullanımı arasındaki ilişki panel veri analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analizde kullanılmak üzere spekülasyon (SPEK) ve hedging (HED) amaçlı türev araç kullanımı bağımlı değişken; borç riski, faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski de bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda iki panel regresyon modeli oluşturulmuştur. Analiz sonucunda Model 1 için borç riski, faiz riski, kur riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı; ancak borç riski ile pozitif yönlü, faiz riski ve kur riskiyle de negatif yönlü ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın kredi riski ve sermaye riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Model 2 sonuçlarında ise faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ve negatif yönlü ilişki olduğu; buna karşın borç riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa endeksi+5
Büşra Görgel
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin piyasa hipotezi ve teknik analiz: BIST katılım 30 endeksindeki paylar üzerinde bir uygulama

Finansal piyasalarda etkinlik kavramı ve rasyonel yatırımcı davranışına ilişkin teoriler 18. yy dan beri tartışılan bir konudur. Bireylerin servet edinmeleriyle başlayan bu süreç bilim adamları tarafından çeşitli dönemlerde teoriler ortaya konulmasına sebep olmuştur. Bu teorilerin başında 1738 yılında Bernoulli'nin ortaya attığı Beklenen Fayda Teorisidir. Bu teori uzun bir dönem boyunca insanların yatırım yaparken veya bir risk karşısında alternatiflerden birini seçerken kendisine en fazla fayda sağlayacak seçeneği seçeceğini varsaymıştır. Dolayısıyla bireylerin risk karşısında mantıklı hareket ederek sürekli rasyonel davranacağı kabul edilmiştir. Bu teori zamanda birçok bilim adamı tarafından hem geliştirilmeye çalışılmış hem de eleştiriye maruz kalmıştır. Teorinin geliştirilmesine yönelik adımlardan bir tanesi de Eugene Fama tarafından 1970 yılında ortaya atılan Etkin Piyasa Hipotezidir. Fama bu çalışmasında finansal piyasalarda yatırımcıların karar verme davranışını etkileyen durumun halka açıklanan bilgilere bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte söz konusu bilgileri eşit ve maliyetsiz bir şekilde elde eden yatırımcıların salt bir şekilde değerlendirerek karar rasyonel bir şekilde karar verdiklerini varsaymaktadır. Ayrıca daha önce açıklanmış bilgilerin tekrar değerlendirilerek gelecekle ilgili olasılık tahmininde bulunmanın mümkün olmadığını ileri sürülmüştür. Bu nedenle yatırımcıların piyasadan normalüstü getiri elde edilemeyeceği ve piyasaların etkin bir şekilde olduğunu ifade edilmiştir. Etkin Piyasa Modelinin keskin olan bu varsayımları karşısında 1979 yılında Kahneman ve Tversky nin Beklenti Teorisi: Risk Altında Karar Verme Analizi adlı çalışmalarında karşıt bir finansal anlayışı ve teoriyi ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada bireylerin bir risk karşısında karar verirken heyecan, sevinç, üzüntü, veya geçmişte yaşanmış bir hayal kırıklığının kararına etki edebileceği ortaya konulmuştur. Bireylerin birer canlı olduğunu dolayısıyla zihinsel etkilerden, duygusal ve çevresel durumlardan etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu varsayılmaktadır. Üstelik yatırımcıların bu durumu bir kereye mahsus değil sistemli bir şekilde tekrar ettiği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla insanların geçmişte yaptıkları bu hareketlerin gelecekte de yapılabileceği olasılığı finansal piyasalarda bir olasılık tahmin etme ve analiz yapma durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu noktada ise finans piyasalarının en önemli araçlarından biri olan hisse senedi yatırımlarına yönelik kullanılan analiz yöntemi de teknik analizdir. Bu çalışmada bu analiz yönteminin BIST 30 Katılım Endeksinde yer alan paylar üzerinde test edilmesi yoluyla etkinliği ve verimliliği ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda teknik analize ait RSI-MACD ve EMA göstergeleri kullanılmıştır. Bu göstergelerin seçilmesinin temel sebebi de en çok kullanılan teknik analiz göstergeleri olmalarıdır. Sonuç olarak elde edilen bulgular teknik analize ait göstergeler kullanılarak bu göstergelerin ürettiği sinyaller sonucunda alım-satım kararının verilmesi halinde önemli kârlar elde edilebileceği tespit edilmiştir. Aynı zamanda kısa vade de teknik analize dayalı yatırım yapmanın avantajlı bir yol olduğu kanaatine varılmıştır

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+5
Yılmaz Adil İnal
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pay piyasalarında volatilite modellemesi: BİST banka endeksi üzerine bir uygulama

Volatilite, fiyat dalgalanmalarının ölçüsü olarak kullanılır ve riskin derecesini yansıtır bu nedenle volatiliteyi etkili bir şekilde modellemek ve tahmin etmek finansal piyasalarda stratejik kararlar almak için kritik bir önem arz etmektedir. Ayrıca volatilite yatırımcılar, risk yöneticileri ve finansal kurumlar için risk yönetimi, portföy çeşitlendirmesi ve karar verme süreçlerinde kritik bir rol oynar. Bu kapsamda çalışmada Şubat 2000-Temmuz 2023 kapsayan BİST Banka Endeksi getiri volatilitesinin simetrik ve asimetrik modeller ile araştırılması amaçlanmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda BİST Banka endeksi için ilgili dönemde en uygun volatilite modelinin GARCH (1,1) olduğu tespit edilmiştir. Buna göre BİST Banka endeksine etki eden şokların yaklaşık %14'ü geçmiş dönem şoklardan ve %59'nun mevcut dönemden bir önceki dönem şoklarından kaynaklandığı ortaya çıkarılmıştır. Koşullu değişen varyansın tarihsel süreçteki dalgalanmalarına göre 2001, 2008 ve 2022 dönemleri en yüksek volatilite tarihleri olarak belirlenmiştir. HL ölçüsü hesaplamaları sonucunda de BİST Banka Endeksi serisinde meydana gelen bir şokun etkisinin 2 aydan fazla sürebileceği gözlemlenmiştir. BİST Banka endeksinde meydana gelen voltilite kümelenme tarihlerinin 2001 Türkiye ekonomik krizi ve 2008 Küresel finansal kriz dönemlerinde gerçekleştiği söylenebilir. Elde edilen bulgular yatırımcılar, banka yöneticileri, analistler ve piyasa katılımcıları açısından önemlidir.

ARCH modelBankacılık sektörüBankalar+2
Faik Ötün
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bütçe uygulama sonuçlarının Borsa İstanbul 100 endeksine etkileri

Borsa endeksleri ve hisse senedi fiyatları pek çok faktörden etkilenebilmektedir. Günümüze kadar yapılan çalışmalarda da borsa endekslerinin çeşitli makroekonomik faktörlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütçe dengesi de bu kapsamda çeşitli parametreler üzerinden borsayı etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de bütçe uygulama sonuçları ile Borsa İstanbul 100 endeksi arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışmada 2006 ile 2018 yılları arasını kapsayan dönemde aylık bazda 156 gözlem kullanılmıştır. Merkezi yönetim bütçe dengesi ile BIST 100 endeksi arasındaki uzun dönem ilişkisi ARDL sınır testi yöntemi kullanılarak tespit edilmeye çalışmıştır. Borsa endeksini etkiledikleri düşünülen TÜFE, dış ticaret dengesi ve mevduat faiz oranları da araştırmada kontrol değişken olarak kullanılmıştır. Çalışma neticesinde BIST 100 endeksinin incelenen dönemde bütçe dengesi ve TÜFE ile pozitif yönde, mevduat faiz oranları ve dış ticaret dengesi ile de negatif yönde ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: BIST 100 Endeksi, Bütçe Dengesi, ARDL Sınır Testi, Borsa İstanbul, Bütçe Açıkları

ARDL Sınır TestiBorsa endeksiBütçe+2
Erhan Emeksiz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal piyasalarda volatilite tahmini: MIDA Regresyon yöntemiyle bir uygulama

Bu çalışma finansal oynaklık konusunu kapsayıcı bir yaklaşımla irdelemektedir. Oynaklığa ilişkin tanımları, kavramları, alternatif tahmin yöntemlerini geniş bir yelpazede ele almaktadır. Literatürü hem geniş bir çerçevede değerlendirmekte hem de borsa endekslerine indirgeyerek daha ayrıntılı sonuçlar sunmaktadır. Literatürde sıkça yer bulan GARCH yöntemlerine alternatif olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan MIDAS (Mixed Data Sampling) regresyon yöntemi çalışmada yer bulmuştur. Bu amaçla, küresel finansal kriz dönemi için 8 gelişmiş ve 7 gelişmekte olan ülke borsa endeksi MIDAS, GARCH ve EGARCH yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bir aylık tahmin performansı incelendiğinde MIDAS yöntemi GARCH ve EGARCH metotlarına kıyasla daha üstün oynaklık tahmini performansı ortaya koymaktadır. Farklı frekanstaki verileri analiz etme olanağı sunan MIDAS yöntemi, analistler ve araştırmacılar için oynaklık tahmininde ve diğer pek çok diğer araştırma konusunda kullanılabilecek önemli bir yöntem olarak ortaya konulmaktadır.

BorsaBorsa endeksiEGARCH model+5
Murat Körs
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Nonlinear dynamics between investor sentiment and stock movements: Evidence from Borsa Istanbul

The aim of this study is to examine nonlinear dynamics between both rational and irrational components of investor sentiment and stock market movements. In order to provide a proper explanation about total investor sentiment, we decompose its irrational and rational components. We examine the nonlinear dynamics between irrational and rational components of investor sentiment, stock market returns and volatility of the BIST 100 Index utilizing threshold regression models. Our findings reveal that (i) in both low and high return states, rational investor sentiment positively impact the stock market returns, (ii) the rational sentiment have more impact in the high return state than that of the low return state, (iii) in the high volatility state, rational investor sentiment negatively impact the stock market volatility. Results suggest that optimistic environment originating from the rational component positively affects the stock market returns where the investors' positive expectations shape the economic environment by decreasing the uncertainty and the volatility of stock market.

Stock exchangeStock exchange indexİstanbul Stock Exchange+5
Aslıhan Gül
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Borsa endeks hareket yönlerinin makine öğrenmesi yöntemleriyle tahmini: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsaları üzerine bir uygulama

Menkul kıymet borsaları; makroekonomik faktörler, küresel gelişmeler ve insan davranışları gibi birçok faktörden etkilenen karmaşık bir yapıya sahiptir. Borsa endeksleri ise, borsaların genel durumunu ve yönünü yansıtan önemli göstergelerdir. Borsa endeks hareket yönlerinin tahmin edilmesi, yatırım kararlarının alınması ve risklerin yönetilmesi açısından önemlidir. Geçmiş verilerdeki ilişkileri ve eğilimleri tespit edebilen makine öğrenmesi yöntemleri sayesinde borsa endekslerinin hareket yönleri tahmin edilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borsa endekslerinin hareket yönlerinin makine öğrenmesi yöntemleriyle tahmin edilerek yöntemlerin performanslarının karşılaştırılması ve en iyi tahmin yönteminin belirlenmesidir. Gelişmiş ülkelerin borsa endeksleri olarak NYSE 100, NIKKEI 225, FTSE 100, CAC 40, DAX 30, FTSE MIB, TSX; gelişmekte olan ülkelerin borsa endeksleri olarak ise SSE, BOVESPA, RTS, NIFTY 50, IDX, IPC ve BIST 100 endeksleri seçilmiştir. Borsa endekslerinin hareket yönleri ise karar ağaçları, rastgele orman, k-en yakın komşuluk, naive bayes, lojistik regresyon, destek vektör makineleri ve yapay sinir ağları yöntemleri ile tahmin edilmiştir. Analizlerde 01.01.2012-31.12.2021 dönemine ait günlük veri seti ve teknik göstergeler girdi verisi olarak kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre, incelenen dönemde en iyi yöntemin yapay sinir ağları olduğu tespit edilmiştir. Yapay sinir ağlarıyla birlikte lojistik regresyon ve destek vektör makineleri yöntemlerinin de tüm endekslerin hareket yönünü %70'in üzerinde doğrulukla tahmin ettiği belirlenmiştir. Ayrıca, en iyi yöntem olarak belirlenen yapay sinir ağlarının tüm endeksler için geçerli olmadığı da tespit edilmiştir. Bu bağlamda, incelenen yöntemlerin performansının ülkeler ve endeksler arasında farklılık gösterdiği ancak ülkelerin gelişmişlik seviyelerine göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, borsa endeks hareket yönlerinin tahmininde yapay sinir ağları, lojistik regresyon ve destek vektör makineleri yöntemleri en avantajlı yöntemler olarak önerilmektedir.

BorsaBorsa endeksiFinansal analiz+4
Nazif Ayyıldız
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik endeksi ve yatırımcı tepkisi: Getiri ve likidite açısından bir araştırma

Günümüzde hissedarların servetini artırmaya odaklanan yönetim anlayışı, yerini firma ile ilgili tüm çıkar gruplarının çıkarlarına odaklanan bir yönetim anlayışına bırakmaya başlamış ve firma performansının değerlendirilmesinde finansal olmayan veriler de dikkate alınmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler, firmaların sürdürülebilirlik kapsamında çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanındaki faaliyet ve yatırımlarının artmasına ve sürdürülebilirlik endekslerinin geliştirilmesine yol açmış, hisse senetlerinin sürdürülebilirlik endeksine alınmasına yatırımcıların nasıl bir tepki verdiği finans literatürde tartışılan en güncel konulardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı BIST Sürdürülebilirlik Endeksine alınma olayının (duyuru ve giriş), hisse senetlerinin getiri ve likiditesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. 2014-2021 yıllarını kapsayan çalışmada, olay çalışması metodolojisi kullanılmış ve 67 adet sürdürülebilirlik endeksine alınma olayı incelenmiştir. Çalışmada, duyurudan önce bir beklenti etkisinin varlığını, duyuru ve giriş sonrası fiyat değişimlerini, duyuru tarihi ile giriş tarihi arasındaki fiyat değişikliklerini ve fiyat değişiklerinde kalıcılığı görebilmek için altı farklı olay penceresi grubu oluşturulmuştur. Elde edilen sonuçlar, duyuru tarihini takip eden günde ve duyuru tarihini takip eden gün ile endekse giriş tarihi arasındaki dönemde, yatırımcıların pozitif tepki verdiklerini ve piyasa getirisinin üzerinde bir getiri sağlanabileceğini göstermiştir. Başka bir ifadeyle sonuçlar, yatırımcılara duyuru tarihini takiben satın al ve giriş tarihine kadar elde tut şeklinde bir yatırım stratejisi önermektedir. Sürdürülebilirlik endeksine alınma olayının yaratacağı anlamlı fiyat değişimlerinin, başka bir deyişle olumlu yatırımcı tepkisinin giriş tarihi ve sonrasında değil duyuru tarihi sonrasında ortaya çıktığı belirlenmiştir. Sürdürülebilirlik endeksine alınmaya ilişkin duyuru olayının, duyuru tarihi öncesinde kümülatif anormal işlem hacmi oranını artıracak bir beklenti etkisi yaratmadığı, benzer şekilde duyuru tarihinden sonra da likiditede artış yaratacak bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Sürdürülebilirlik endeksine girme olayından sonraki olay pencerelerinde, istatistiksel olarak anlamlı ve negatif kümülatif anormal işlem hacimleri tespit edilmiştir. Bu da, likidite üzerindeki etkinin daha çok endekse girme olayından sonra ortaya çıktığını ve etkinin de ağırlıklı olarak negatif olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa İstanbul, Sürdürülebilirlik Endeksi, Endekse Alınma, Anormal Getiri, Anormal İşlem Hacmi, Likidite, Olay Çalışması.

Anormal getiriBorsaBorsa endeksi+7
Sultan Kılıç
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Forecasting economic and financial variables with factor models: the case of Turkey

In this thesis, industrial production growth, core inflation and change in the stock market index are forecast using a large number of domestic and international indicators. Two methods are employed to deal with the curse of dimensionality problem stemming from the availability of ever growing data sets: factor models and forecast combination. Determining the best performing models requires a comprehensive analysis of the sensitivity of the forecast performance of factor models to various modelling choice. In this respect, effects of factor extraction method, number of factors, data aggregation level and forecast equation type on the forecasting performance are analyzed. Effect of using certain data blocks such as European Union variables and interest rates on the forecasting performance is evaluated as well. Out-of-sample forecasting exercise is conducted for two consecutive periods to assess the stability of the forecasting performance. Results show that best performing specifications change with the type of the variable that one wants to forecast, with forecast horizon and with the sample that is used to evaluate the out-of-sample forecasting performance. Factor models perform better than combination of the bi-variate forecasts. Comparing models with alternative specifications shows that effect of modelling choices are not mutually independent. Hence, it is concluded that there is no "one size fits all approach" in forecasting with factor models. Thus, using a dynamic approach to continuously evaluate models from different dimensions is important in the forecasting process. Key Words: Forecasting, Factor models, Principal components.

Stock exchange indexVariabilityEconomic variables+7
Mahmut Günay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya ve Türkiye perspektifinde KOBİ borsalarının gelişiminin değerlendirilmesi: Borsa İstanbul A.Ş. (BIST) gelişen işletmeler piyasasına (GİP) kote işletmelerin borsaya kote öncesi ve sonrası finansal performanslarının karşılaştırılması

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) dinamik yapıları, değişen şartlara hızlı bir şekilde uyum gösterebilmeleri ve hem ülkemizde hem de dünyada ekonomiye önemli katkıları sebepleriyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Toplam işletmelerin yaklaşık olarak %99'unu oluşturan KOBİ'lerin ekonomideki ağırlığı yeterli boyutlarda değildir. Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi KOBİ'lerin finansmana büyük işletmeler kadar rahat ulaşamamalarıdır. KOBİ'lerin ihtiyaç duydukları finansmanı düşük kredibilitelerinden dolayı daha yüksek faiz oranlarıyla elde edebilmeleri artan rekabet ve süratle değişen piyasa şartlarına uymalarını zorlaştırmaktadır. Bu sebeple KOBİ'ler maliyeti daha yüksek olan klasik finansman kaynaklarının yanı sıra, maliyeti daha az olan alternatif finansman kaynaklarından yararlanma arayışı içerisine girmişlerdir. Ülkemizde ve dünyada KOBİ'ler için oluşturulan en önemli alternatif finansman kaynaklarından birisi KOBİ Borsalarıdır. Dünyada uzun yıllardır uygulanan bu sistem ülkemizde yakın zamanlarda uygulanmaya başlanmıştır. Büyük işletmelerin kotasyon şartlarını sağlayamamalarından dolayı KOBİ'lere yönelik borsaların oluşturulması fikri geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Tezin Teori bölümünde, KOBİ'lerin ekonomideki yeri, önemi, problemleri ve bunların çözümüne yönelik devlet teşviklerine, KOBİ Borsalarının dünyada ve ülkemizdeki tarihsel gelişimine ve ülkemizde KOBİ Borsalarına ilgiyi arttırmak için oluşturulan KOSGEB Gelişen İşletmeler Piyasası Borsası Destek Programına yer verilmiştir. Uygulama kısmında ise Gelişen İşletmeler Piyasası Borsasına kote olan 23 adet işletmenin 19 tanesinin borsa öncesi ve sonrası mali verileri incelenmiştir. Bu kapsamda işletmelerin borsa öncesi ve sonrası likidite, faaliyet, mali yapı, karlılık oranları ile Z-Skor analizleri hesaplanmış ve karşılaştırılarak borsanın işletmelere olan etkisi araştırılmıştır. Borsaya kote olan işletmelerin büyük bir çoğunluğu üzerinde yapılan mali analizler neticesinde borsanın işletmelerin likidite ve mali yapıları üzerinde olumlu katkılarının olduğu, ileride iflas riskini ortaya koyan Z Skorlarını iyileştirdiği görülmüş, işletmelerin karlılıklarına olan katkısını ortaya koyabilecek herhangi bir anlamlı sonuca ise ulaşılamamıştır. Anahtar Kelimeler: KOBİ, Alternatif Finansman, KOBİ Borsası, Gelişen İşletmeler Piyasası Borsası, GİP

BorsaBorsa endeksiFinansal performans+4
Mahfus Çetin
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal piyasalarda etkinlik ve etkinliğin zayıf formda test edilmesi

11 DOKTORA TEZ OZU FİNANSAL PİYASALARDA ETKİNLİK VE ETKİNLİĞİN ZAYIF FORMDA TEST EDİLMESİ Nilgün ÇAĞLARIRMAK USLU îktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kasım 2002 Danışman: Prof. Dr. İlyas Şıklar Bu çalışmada finansal ve ekonomik anlamda "etkinlik" kavramı üzerinde durulmuştur. Özellikle finansal piyasaların işlerliklerini tam olarak yerine getirebilmeleri için "bilgisel etkinliğin" önemi vurgulanmıştır. Piyasalarda etkinsizliğe yol açan nedenler incelenmiştir. Bu nedenler arasında asimetrik bilgi, kötü ahlak, kötü seçim, gürültücü ticaret yapanlar, fiyat balonları, volatilite, belirsizlik, teknoloji, sosyal dinamikler ve kamu otoritelerinin düzenlemeleri sayılabilir. Çalışmada Portföy Teorisi, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli(CAPM), Arbitraj Fiyatlama Modeli(APT) ve Etkin Piyasa Hipotezi (EMH) incelenmiştir. Etkin Piyasa Hipotezi'nin Zayıf Formda Piyasa Etkinliğini ifade eden biçimi İMKB'de yer alan 5 endeks üzerinde test edilmiştir. Bu endeksler, İMKB100, İMKB Sınai, İMKB Mali, İMKB Hizmet ve İMKB Tüm endeksleridir. Yapılan uygulama sonucunda İMKB'nin "Zayıf Formda Etkin" olmadığı sonucuna varılmıştır. Uygulanan eşbütünleşme testi sonucunda uzun dönemde endeksler arasında eşbütünleşme olmadığı ve İMKB 100 endeksi üzerinde doğrusal olmayan bir tahmin modeliyle yapılan uygulamada İMKB 100 için "Aşın Tepki Verme Hipotezi'nin" geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ekonomisiBorsa endeksiEtkin piyasa teorisi+7
Nilgün Çağlarırmak Uslu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetim endeksindeki şirketler ile BİST 100 endeksinde bulunan şirketlerin, sahiplik yapısının sermaye yapısı kararlarına etkisi

Sahiplik yapısı, firmalar üzerinde oldukça etkili bir olgudur. Ekonomideki ve firmalarda ki değişim çeşitli sahiplik yapılarını ortaya çıkarmış ve firmalar üzerinde farklı sonuçlar meydana getirmiştir. Aynı zamanda firmaların sermaye yapısı ile ilişkili olan sahiplik yapısındaki değişim firma özelinde sermaye yapılarını da etkilemektedir. Firma performansını etkileyen birbiri ile bağlantılı bu iki kavram birçok araştırmacı tarafından incelenmiş ve firmaların optimal sermaye yapılarını oluşturmaları üzerine tahminlerde bulunulmuştur. Buradan yola çıkarak firmaların sahiplik yapısının sermaye yapısına olan etkilerini incelemek adına gerçekleştirilen bu çalışmada, Kurumsal Yönetim Endeksi ve BİST 100 Endeksi'nde bulunan firmaların 2009-2018 dönem verileri panel veri analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarına bakıldığında, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan firmaların finansal kaldıraç oranı, en büyük ortağın sermaye payından olumsuz yönde, en büyü 2. ortağın sermaye payı ve en büyük 3. ortağın sermaye payıdan olumlu yönde etkilenmektedir. Aynı zamanda şirket büyüme oranı ile anlamlı ve pozitif bir ilişki içindedir. BİST 100 Endeksi'ndeki firmalarda ise finansal kaldıraç oranı ile en büyük 2. ortağın sermaye payının, şirket büyüklüğünün ve varlıklaırn yapısının anlamlı ve olumlu bir ilişki içinde olduğu görülmektedir. Diğer yandan finansal kaldıraç oranı aktif kârlılık ve şirket büyüme oranından negatif yönde etkilenmektedir.

Borsa endeksiBorsa İstanbulKurumsal yönetim endeksi+2
Yunus Emre Kahraman
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

CDS primlerinin borsa endeksleri üzerine etkisi: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler üzerine bir araştırma

Gelişen finansal piyasalar ve teknolojik yeniliklerle birlikte finansal araçların çeşitleri ve kullanım şekilleri de gelişmeye devam etmektedir. Kredi temerrüt swapları da bu gelişmeler neticesinde kredi riskine karşı bir koruma sağlayan önemli bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Kredi temerrüt swapları en temel kredi türev araçlarından biridir ve dayanak varlığın temerrüde düşmesi durumunda alıcısına bir sigorta sağlamaktadır. Ayrıca kredi temerrüt swapları (CDS) kredi riskinin bir göstergesi olarak kullanılmakta ve yüksek CDS primleri, yüksek riskleri beraberinde getirmektedir. Bu nedenle riskli kabul edilen şirketler ve ülkelerin elde edecekleri fonlar için karşılaşacakları maliyetlerde artacaktır. Bu durumda artan riskler potansiyel yatırımların önüne geçebilmektedir. Çalışmanın amacı CDS primlerinin borsa endeksleri üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Bu kapsamda ele alınan 9 gelişmiş ve 10 gelişmekte olan ülkeye ait CDS primleri ile borsa endeksleri arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Ayrıca Türkiye CDS primlerinin BIST endeksleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda CDS primleri ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ilişkinin tespit edilmesinde panel veri analizi kullanılmıştır. CDS primleri ile BIST endeksleri arasındaki ilişkinin saptanması için ise bir zaman serisi analizi olan ARDL sınır testinden yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında ele alınan veri setine ilişkin zaman 2008-2021 yıllarını kapsamaktadır. Sonuç olarak; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ait borsa endekslerinin CDS primlerinden etkilendiği tespit edilmiştir. CDS primlerinde meydana gelen artışların borsa endekslerini düşürdüğü yani aralarında ters yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bir diğer araştırma konusu olan CDS primleri ile BIST endeksleri arasındaki ilişkinin incelendiği analizlerin sonucunda ele alınan 21 endeksten 7 tanesinin CDS primlerinde meydana gelen değişikliklere duyarlı olduğu ve aralarında negatif yönlü, anlamlı bir ilişkinin varlığı ortaya koyulmuştur.

Borsa endeksiBorsa İstanbulCDS+3
Çağatay Mirgen
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

BİSTt-100 endeksi ile makroekonomik değişkenler arasındaki nedensellik: 2005-2015 yılları arasında Türkiye uygulaması

Çalışmada BİST-100 Endeksi'ni etkileyen makroekonomik faktörler arasında ilişkinin varlığı ve yönü araştırılmıştır. "Çoklu Doğrusal Regresyon" analizi ile makroekonomik faktörlerin birleşik halde etkisi, "Granger Nedensellik Testi" ile yönü tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenimiz BİST-100 Endeksi için, günlük kapanış fiyatlarının oluşturduğu aylık ortalama baz alınmıştır. Bağımsız değişkenlerimiz; para arzı, enflasyon, döviz kuru, faiz oranları, altın fiyatları, öncü göstergelerden oluşan makroekonomik faktörlerdir ve bunların da gün sonu fiyatlarından oluşan aylık ortalama değerleri analiz edilmiştir. Çalışmada analiz edilen veriler, TCMB web sayfasından temin edilmiş olup, Aralık 2005- Haziran 2015 tarihleri arasındaki aylık ortalama değerleri kapsamaktadır. Çalışma sonucunda, "para arzı" ve "altın fiyatları" dışında tüm faktörlerin BİST-100 Endeksi ile "tek yönlü nedensellik ilişkisi" olduğu anlaşılmıştır. BİST-100 Endeksi enflasyon, faiz oranları değişkenlerinden negatif etkilenirken, öncü göstergeler endeksinden pozitif yönlü etkilenmektedir. Ayrıca BİST-100 endeksi, döviz kuru fiyatlarını ise negatif yönde etkilemektedir. Oluşturulan "VAR" modeli sonucu zaman serisi verileri durağan hale getirildiği için, uzun dönemli etkileri yerine "Granger Nedensellik Testi" ile 1 (ay) dönemlik gecikmelere bakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bist-100 Endeksi, Makroekonomik Faktörler, Çoklu Doğrusal Regresyon, VAR, Granger Nedensellik Testi.

Borsa endeksiBorsa İstanbulGranger Nedensellik Testi+6
Muhammed Emin Aykut
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Makro-ekonomik değişkenlerin Pakistan Karachi Borsası üstündeki etkileri

Bu çalışmada Pakistan Karaçi Borsası endeksi (KSE) ve temel makro-ekonomik değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmektedir. Çalışmada, 2005 Temmuz ayından 2014 Nisan ayına kadar olan zaman dilimindeki aylık veriler göz önüne alınmıştır. Enflasyon oranı (TÜFE), döviz kurları, GSYİH, faiz oranları ve altın ve petrol fiyatları çalışmada incelenen makro-ekonomik değişkenlerdir. Yöntem olarak, Johansen ve Juselius (1990) Eşbütünleşme Analizi, VECM çerçevesinde Granger Nedensellik Testi'nin yanı sıra Sims (1980) Varyans Ayrıştırması ve Etki Tepki Fonksiyonu Analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, çalışmada ele alınan makro-ekonomik değişkenler ve KSE arasında uzun vadede eş bütünleşme olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, uzun vadede tüm makro-ekonomik değişkenlerle KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi, kısa vadede ise sadece döviz oranları ile KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

BorsaBorsa endeksiEşbütünleşme+3
Waqar Badshah
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul 100 endeksi üzerine bir uygulama

Yatırımcıların finansal piyasalarda rasyonel hareket ettikleri görüşüne dayanan ve Eugene Fama tarafından ortaya atılan Etkin Piyasalar Hipotezine göre, piyasa da oluşan bilgiler anında fiyatlara yansımaktadır. Bilgilerin fiyatlara anında yansıması yatırımcıların bu piyasalardan beklenenin üzerinde bir getiri elde etme imkânları ortadan kaldırmaktadır. Bundan dolayı da teknik ve temel analiz yoluyla fiyatların önceden tahmin edilme olanağının bulunmadığı iddia edilmektedir. Fakat bahsedilen bu durum her zaman mümkün olmamaktadır. Yatırımcıların her zaman rasyonel davranmadıklarını ve bazen benzer durumlara benzer tepkiler verdikleri yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Davranışsal Finansında temellerini oluşturan bu olgu, yatırımcılar sosyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etkenden etkilenme eğilimi gösterebilmektedir. Özellikle son yıllarda artış gösteren ve toplumların sosyolojik, psikolojik, yönetimsel yapılarını zedelemekten çıkıp ekonomik olarak da zarar vermeye başlayan terör olaylarının varlığı çalışmamızın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Ülkemiz açısından da önemli sorunları beraberinde getiren terör olaylarının varlığı ve etkileri uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Bu perspektifte, çalışmanın amacı 20.09.2011-17.02.2017 tarihleri arasında Türkiye'de meydana gelen 94 terör saldırısının Borsa İstanbul 100 Endeksi üzerindeki olası etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda, Olay Çalışması (Event Study) metodolojisi uygulanırken piyasanın vermiş olduğu tepkiyi daha net gözlemleyebilmek amacıyla terör saldırılarının etkisi tatil günlerinde ya da hafta içi günlerde gerçekleşmesi şeklinde iki alt kategoride irdelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda; terör olayları neticesinde genel anlamında piyasada net olarak negatif ya da pozitif bir trendin varlığından söz etmek kullanılan veri seti ve yöntem bağlamında mümkün olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, istatistiksel olarak anlamlı sonuçların varlığı, ele alınan konu çerçevesinde BİST 100 Endeksinin yarı güçlü formda etkin olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör Saldırıları, BİST 100 Endeksi, Etkin Piyasalar Hipotezi, Davranışsal Finans, Event Study.

BorsaBorsa endeksiDavranışsal finans+5
Dilek Duman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects