Stress management

116 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi

Hızlı gelişen teknolojinin ürünü olan cep telefonlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı gelişimsel dönemler arasında önemli bir yere sahip olan ergenlik dönemindeki bireyleri olumsuz olarak etkilemektedir. Olumsuz etkilerin belirlenmesi, önlenmesi için farkındalık ve stresle başa çıkma stilleri önemli yer edinmektedir. Araştırmada ergenlerin cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla araştırma kesitsel tipte tanımlayıcı bir araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Hatay ili Antakya ilçesine bağlı liselerde 2017-2018 öğrenim döneminde öğrenim görmekte olan 28.144 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 6 lisede öğrenim gören 789 öğrenci oluşturmuştur. Verileri toplamada sosyodemografik veri formu, cep telefonu problemli kullanım ölçeği (PU), bilinçli farkındalık ölçeği ergen formu (BFÖ-E), ergenler için başa çıkma ölçeği (EBÇÖ) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde sayı, yüzdelik, Anova, Student t, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlerin PU toplam puanı 29.34±13.86, BFÖ-E toplam puanı 60.04±15.17, EBÇÖ aktif başa çıkma toplam puanı 6.32±2.52, kaçınan başa çıkma toplam puanı 4.87±2.23, olumsuz başa çıkma toplam puanı 2.60±1.87 olarak belirlenmiştir. Ergenlerin %85,4'ünün cep telefonu sahibi olduğu, %63,7'sinin ilk cep telefonunu 11-14 yaşlar arasında edindiği belirlenmiştir. Kız ergenlerin PU toplam ve EBÇÖ aktif başa çıkma puan ortalamaları erkeklere göre daha yüksektir. BFÖ-E ile PU toplam, sonuçlar, sosyal iletişim, bağımlılık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma arasında negatif yönde, sonuçlar ve PU toplam puanları ile olumsuz başa çıkma alt ölçeği arasında negatif yönde zayıf anlamlı, sonuçlar, sosyal ilişkiler, bağımlılık ve PU toplam puanları ile kaçınan başa çıkma alt ölçeği arasında pozitif yönde zayıf anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Ergen sağlığını korumak, geliştirmek ve problemleri belirleyerek gerekli önlemleri almak için bilinçli farkındalık ile başa çıkma tarzları konusunda eğitimler verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ergenler, Cep Telefonu Problemli Kullanımı, Bilinçli Farkındalık, Stres, Başa Çıkma.

Başa çıkmaBilinçli farkındalıkCep telefonu+3
Arzu Çalışkan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sakatlık geçirmiş sporcuların stresle başa çıkabilme, öz yeterlik inancı ve sportif kendine güven durumlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, sakatlık geçirmiş sporcuların stresle başa çıkabilme, öz-yeterlik inançları ve sportif kendine güven durumlarının değerlendirilmesidir. Çalışmada 133 kadın (yaş: 20.95±4.62), 88 erkek (yaş:21.97±4.90) olmak üzere toplamda 221 (yaş: 21.35±4.74) sporcu katılmıştır. Verilerin toplanmasında Stresle Başa Çıkabilme, Öz-Yeterlik inancı ve Sportif Kendine Güven ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, t-Testi, One Way Anova, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sakatlık geçirmiş kadın ve erkek sporcuların S.S.K.G, D.S.K.G, öz-yeterlik inançları ile stresle başa çıkabilme alt boyutlarından sosyal geri çekilmede anlamlı farklılık bulunmuştur (p< 0.05). Sakatlık geçirmiş ve sakatlık geçirmemiş sporcuların öz-yeterlik inançlarında ve stresle başa çıkabilme alt boyutlarında gevşemede anlamlı farklılık (p<0.05) bulunmuştur. Sakatlık geçirmiş sporcuların lig seviyeleri açısından öz-yeterlik inançlarında ve stresle başa çıkabilme alt boyutlarından kaçınma boyutunda anlamlı farklılık (p<0.05) bulunmuştur. Sakatlık geçirmiş sporcuların spor yaşları açısından öz-yeterlik inançları, D.S.K.G, S.S.K.G ve stresle başa çıkabilme alt boyutları anlamlı fark (p>0.05) bulunmamıştır. Sakatlık geçirmiş sporcuların spor branşlar açısından öz-yeterlik inançların da, D.S.K.G ve S.S.K.G' de ve stresle başa çıkabilme alt boyutlarından bilişsel ve fiziksel başa çıkabilme, kaçınma, sosyal geri çekilme alt boyutlarında anlamlı farklılık (p<0.05) bulunmuştur. Sakatlık süreleri açısından öz-yeterlik, stresle başa çıkabilme ve sportif kendine güven durumların da anlamlı fark (p>0.05) bulunmamıştır. Sakatlık yeri açısından öz-yeterlik inancı ile D.S.K.G, S.S.K.G ve stresle başa çıkabilme alt boyutlarında anlamlı fark (p>0.05) bulunmamıştır. Sonuç olarak sakatlık geçirmiş ve geçirmemiş sporcuların stresle başa çıkabilmeleri, öz yeterlik inançları ve sportif kendine güven durumları cinsiyet, lig seviyesi, sakatlık yeri ve sakatlık süresine göre farklılaşabilmektedir.

SporSpor yaralanmalarıSporcular+3
Canan Ertoğan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğu olan anne-babaların kaygı düzeyi ve başa çıkma stratejilerinin değerlendirilmesi

Araştırma engelli çocuğa sahip anne babaların kaygı düzeylerini belirlemek ve bu kaygı ile başa çıkma stratejilerinin değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır.Araştırmanın evrenini Malatya ili merkezinde Milli Eğitime bağlı 15 rehabilitasyon merkezine kayıtlı olan 1163 engelli çocuğun ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmada 405 engelli çocuğa sahip ebeveyne ulaşılmıştır.Verilerin toplanmasında Tanıtıcı bilgi formu, Sürekli-Durumluk Kaygı Envanteri ve Başa Çıkma Stratejisi Ölçeği (BÇSÖ) ölçeği kullanılmıştır. Veriler Eylül 2011- Aralık 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İstatistiksel değerlendirmede SPSS 18 paket programı, verilerin analizinde sayı, yüzdelik, ortalama, ki-kare, t testi ve ANOVA varyans analizi testleri kullanılmıştır.Araştırmaya alınanların %78.5 anne, %21.5 babalar oluşturmaktadır. Ebeveynlerin yaş ortalaması 38.00±9.1 olup en düşük 18, en yüksek 65 yaşında oldukları belirlendi. Araştırmaya alınan ebeveynlerin engelli çocuklarının %42.2'sinin 7-14 yaş grubunda, %55.3'ünün erkek, engellilerin %57'sinin zihinsel engelli türündedir. Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin %70.1'i çocuğunun engelli olmasından dolayı hiç kimseyi suçlamadığı, %23'ünün çevresi tarafından suçlandığı, %24.2'sinin yaşadıkları sıkıntılarla baş etmek için psikiyatrik destek aldığı saptandı.Bu sonuçlara göre engelli çocuğa sahip ebeveynlerin demografik verileri ile kaygı düzeyleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark saptanmıştır. Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin çocuklarının çevre tarafından kabul görme, psikiyatrik destek alma, sıkıntılarını paylaşma durumu ile kaygı düzeyleri arasında pozitif yönde önemli bir ilişki saptanmıştır.Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin; yaş, ekonomik durum, ebeveyn cinsiyeti ile başa çıkma stratejileri arasında istatistiksel olarak önemli bir ilişki saptanmıştır.Araştırmada engelli çocuğa sahip ebeveynlerin kaygı düzeyleri ile kaçınma stratejisi arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır.Çalışmanın sonuçlarına göre; engelli çocuğa sahip ebeveynlerde psikolojik ve sosyal destek alan bireylerin kaygıları ile baş etme düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Ana-babaAnksiyeteEngelli kişiler+3
Ümmühan Aktürk
İnönü University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Halk oyuncularının yarışma öncesi durumluk kaygı düzeyleri ve stresle başa çıkma yöntemleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada halk oyuncularının yarışma öncesi durumluk kaygı düzeyleri ve stresle başa çıkma yöntemleri ile çeşitli değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya konması amaçlanmıştır. Halk oyuncularına çalışma ile ilgili gerekli bilgilendirmeler yapıldıktan sonra 157 kadın ve 157 erkek olmak üzere toplam 314 gönüllü ve sağlıklı halk oyuncusu araştırmaya dahil olmuştur. Araştırmanın niceliksel araştırma metotlarından olan anket yöntemi uygulanmış olup ilişkisel tarama metodu kullanılmıştır. Araştırma verileri 12 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, 20 ifadeden oluşan durumluk kaygı envanteri ve 43 ifadeden oluşan stresle başa çıkma ölçeği ile toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 16.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Bağımsız iki grubun karşılaştırılması independent samples t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılması ise tek yönlü ANOVA kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Halk oyuncularının yarışma öncesi durumluk kaygı düzeyleri üzerine ekonomik durum, halk oyunları branşı ile ilgilenme süresi ve yarışma deneyimi değişkenlerinin etkileri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Genel olarak ekonomik seviyesi yüksek, yarışma deneyimi olan ve uzun süre bu branşla ilgilenen halk oyuncularının yarışma öncesi durumluk kaygı puanları düşük bulunmuştur. Halk oyuncularının stresle başa çıkma yöntemleri noktasında da alt boyutlar bazında çeşitli değişkenler bakımından gruplar arası anlamlı farklılıklar mevcuttur. Halk oyuncularının yarışma öncesi durumluk kaygı puanları ile stresle başa çıkma yöntemleri arasında da kaçma soyutlama (duygusal-eylemsel) alt boyutu hariç diğerlerinde istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar söz konusudur. Anahtar Kelimeler: Durumluk Kaygı, Stresle Başa Çıkma, Halk Oyuncuları

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıHalk oyunları+5
Mustafa Selim Uslu
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul amatör kümede görev yapan antrenörlerde stres belirtileri ve kullandıkları başa çıkma yöntemleri

Bu araştırmanın amacı, İstanbul amatör kümede görev yapan antrenörlerin yaşanılan strese karşı nasıl stres belirtisi gösterdiği ve kullanılan başa çıkma yöntemlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini İstanbul amatör spor kulüplerinde görev yapan antrenörler oluşturmaktadır. Araştırma için uygun örnekleme yöntemiyle 120 antrenör araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak algılanan stres düzeyi ölçeği ve stresle başa çıkma tarzları ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 16.0 paket programında değerlendirmeye alınmış ve verilerin analizi için, tanımlayıcı istatistikler yapılmış, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmış, değişkenlerin parametrik olup olmadıklarını öğrenmek için Kolmogrov-Smirnov testi uygulanmış, çalışmada yer alan hipotezlerin testinde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Gruplar arasındaki farklılığın belirlenmesi için bağımsız t-testi, one way anova ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda antrenörlerin stres belirtileri arttıkça stresle başa çıkma yöntemlerinin arttığı, yaş ve cinsiyetin stres kaynakları konusunda etkili olduğu, stresle başa çıkma yönteminin, üniversite mezunlarının daha yüksek stres belirtilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarımız göstermektedir ki antrenörlerin algıladıkları stres düzeyi yükseldikçe stresle baş etme de kullandıkları sağlıklı başa çıkma stillerini kullanımları da artmaktadır.

AntrenörSporStres+3
İbrahim Kurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Elit atletlerin problem çözme becerilerinin stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı elit atletlerin stresle başa çıkma ve problem çözme becerilerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Mersin, Kütahya, Kırıkkale, Gaziantep, Aksaray, Ankara illerinde bulunan elit atletler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi 113 kız,115 erkek toplam 228 katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen, Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılan'' Problem Çözme Envanteri'' yer almaktadır. Diğer bir veri toplama aracı olarak Folkman ve Lazarus(1980) tarafından geliştirilen ve Şahin ve Durak(1995) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği'' kullanıldı. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanıldı. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 15.0 ile girildi. Araştırma sonucunda; atletlerin problem çözme becerilerine ait puanların yaş gruplarına göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Aceleci yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusu elde edildi(F=2,679;p<0,05). Kaçınan yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusu elde edildi(F=3,052;p<0,05). Düşünen değerlendirici, kendine güvenli ve planlı yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların atletizmle uğraşma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların ailede lisanslı sporcu olması durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların ailede lisanslı sporcunun yakınlık derecesine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların yaş gruplarına göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların branşa göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların atletizmle uğraşma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların atletizmde en iyi dereceye göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Anahtar Kelimeler: Problem Çözme, Stresle Başa Çıkma, Elit Atlet.

AtletizmAtletlerProblem çözme+5
Arzu Berk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Katılımcı liderlik anlayışının stres yönetimine etkisi

Günümüzün yaşam koşullarında stresin kaçınılmaz oluşu, stresle etkin olarak mücadele etmeyi bir zorunluluk haline getirmiş ve insanları stresle başa çıkma yolları arayışı içerisine yöneltmiştir.Tıpkı günlük yaşamda olduğu gibi işletmelerdeki çalışma ortamları da stres faktörlerini yoğun olarak bünyesinde barındıran ortamlar olarak karşımıza çıkmakta ve bu nedenle, işletmenin liderleri ya da yöneticileri; çalışanların sağlığını, verimliliğini ve dolayısıyla işletmenin yaşamını olumsuz yönde etkileyen bu durumdan kurtulabilmek amacıyla stres yönetimi etkinliği altında, çalışanlar üzerindeki olumsuz stresi azaltma ya da önleme yöntemleri geliştirme ve uygulama çabası içerisine girmektedirler. Söz konusu çabaların başarıya ulaşması işletmenin yönetim yapısının karakteristik özelliği vb. gibi çok sayıda etkene bağlıdır.Bu çalışmada stres yönetiminin başarısını etkileyen faktörlerden katılımcı liderliğin etkileri ortaya konmuş, yapılan araştırmadan elde edilen bulgular yorumlanarak sunulmuştur. Bu çerçevede ilk olarak katılımcı liderlik ve stres yönetimiyle ilintili kavramlar incelenerek aralarındaki ilişkiler tespit edilmiştir. Daha sonra bu iki kavram arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Araştırma bulgularında, katılımcı liderlik anlayışının örgütsel stresi azaltan bir etken olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca yapılan araştırmada işletmede katılımcı liderlik uygulamalarına ilişkin aksaklıklar belirtilmiş ve etkin bir stres yönetimi için, liderlerin çalışanları için neleri yapmaları gerektiği konusunda öneriler sunulmuştur. Sonuç olarak stres çözümünde, katılımcı liderlik anlayışının yaşamsal bir role sahip olduğu unutulmamalıdır.

KatılımLiderlikStres+1
Ali Özbek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Müsabakalarda kaybeden takımların müsabaka öncesi ve sonrası stres düzeylerinin ölçülmesi

Son yıllarda spor alanında yapılan pek çok akademik çalışma, sporun eskiden bilindiği gibi sadece bir oyun olarak değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir toplumsal fenomen ve insanın yeme, içme gibi bir temel ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalar ayrıca, sportif faaliyetlerin bireysel yararları ve toplumsal yararları üzerinde de durarak, toplumun bütünü için gerekli olan bir bilim dalının tanınmasına katkıda bulunmuşlardır. Sporda ortaya konan bu saygın ve prestijli ortam, bireyler üzerindeki etkileri üzerinde pek çok araştırmanın da yapılmasına olanak vermiştir. Bu alanlar özellikle şiddet, saldırganlık, kaygı gibi bireyleri etkileyen önemli konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konulardan en önemli olanların başında stres gelmektedir. Stres toplumda bir noktaya kadar üretkenliği ve yeteneği tetikler gibi gözükse de, esasen psikolojik olarak birey üzerinde çok kötü etkileri olan, hatta ölümle bile sonuçlanan türleri olan önemli bir olgudur. Sporda, özellikle futbolda oyunun ana kurgusu kazanma üzerine kurulmuşken, futbolda stres düzeyinin varlığı elbette beklenen bir olgudur. Bu anlamda en fazla stresin kaybeden takımın oyuncuları üzerinde olduğunu belirtebiliriz. Futbolcularımızı tehdit eden bu bireysel sorunun kökenlerinin bulunması ve çözüm önerilerinin getirilmesi şüphesiz bu alanda yapılacak olan iyileştirme çalışmalarına katkıda bulunacaktır. Bu nedenle bu araştırmada futbol müsabakaları öncesinde ve sonrasında, müsabakayı kaybeden takım oyuncuları üzerinde anket uygulaması yapılarak, sporcuların müsabaka öncesi ve sonrası stres düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Kütahya ili ve ilçelerinde oynanan 2008-2009 dönemlerinde oynanan üçüncü lig futbol müsabakalarındaki takım oyuncuları üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Anket sonuçlarının analizinden elde edilen bulgular göstermiştir ki futbol müsabakalarında kaybeden takımların stres düzeyleri oldukça yüksek çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Stres, Futbol, Başlangıç Düzeyi, Direnme Düzeyi, Tükenme Düzeyi.

Futbol takımlarıSporSporcular+3
Ahmet Saim Sarı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet mensuplarının stresle baş etme tutumlarının değerlendirilmesi

Araştırmada, emniyet güçlerinin stresle başa çıkma tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; emniyet güçlerinin yaş durumları, cinsiyetleri, mesleklerindeki görev süreleri, ekonomik durumları, medeni halleri ve eğitim durumlarıdır. Bağımlı değişkeni ise stresle başa çıkma tutum ölçeği kullanılmıştır.Bu araştırma İstanbul il merkezinde görev yapan emniyet mensupları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu emniyet mensuplarıdır. Araştırmanın örneklemi ise, çalışma grubunu oluşturan polis memurları arasından tesadüfî küme örnekleme yolu ile seçilmiş ve araştırmaya katılmayı kabul eden 46'sı bayan ve 251'i erkek toplam 297 emniyet mensupları ile birebir görüşülmüş ve Stresle Başa çıkma Tutumları Envanteriyle birlikte kişisel bilgi formunun doldurulması istenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde spss paket programı kullanılarak t testi ve tekyönlü varyans analizi, farklılıkların tespiti için ise Tukey testi kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre, emniyet mensupların stresle başa çıkma tutumları ölçeği alt boyutlarında yaş, cinsiyet, ekonomik durum, eğitim düzeyi, medeni durum ve hizmet sürelerine göre anlamlı farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir (p<0.05; P<0,01). Sonuç olarak, emniyet mensuplarının özellikle yaş ile birlikte tecrübenin de artmasıyla stresle başa çıkmada olumsuz baş etme tarzı kullanımının azaldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Emniyet mensubu, Stres, Stresle Başa Çıkma.

Emniyet Genel MüdürlüğüPolisPolis teşkilatı+3
Alptekin Karaefe
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Güreşçilerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, erkek güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTO) ve Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Folkman ve Lazarus tarafından geliştirilmiş olup, ülkemiz için geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak tarafından yapılmıştır. Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu, Francis ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2012 yılında büyükler Türkiye şampiyonasına katılan tüm güreşçiler oluştururken, örneklemini ise çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 227 erkek güreşçi oluşturmaktadır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15 paket programı kullanılmış olup verilerin normal dağılıma sahip olduğunu belirlemek için ?Kolmogorov-Smirnov? testi, homojenliğini belirlemek için ''Anova-Homogenety of variances? testi uygulanmış ve verilerin homojen ve normal bir dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda, kendine güvenli yaklaşım ile psikotizm kişilik tipi arasında, iyimser yaklaşım boyutu ile nörotizim ve psikotizim kişilik tipleri arasında, çaresiz yaklaşım boyutu ile nörotizim kişilik tipi, sosyal destek arama boyutu ile yalan boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Diğer boyutlarda is istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05).

GüreşGüreşçilerKişilik özellikleri+2
Ünsal Tazegül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda algılanan stres kaynakları ve başa çıkma yaklaşımları

Bu çalışmanın amacı; bireysel ve voleybol ile ilgili hangi faktörlerin kadın voleybolcularda stres yarattığının belirlenmesi ve kadın voleybolcuların stresle başa çıkma yaklaşımlarının bireysel değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmaya gerekli izinler alındıktan sonra 2014-2015 Kadınlar Voleybol 2. Ligi A grubunda yer alan takımlarda oynayan voleybolcular gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formunun yanısıra Lazarus ve Folkman tarafından hazırlanan Stresle Başa Çıkma Yaklaşımları Ölçeği Türkçe formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında veri toplama aracının güvenirliği test edilmiş daha sonra verilerin dağılımları incelenmiştir. Katılımcıların kişisel bilgilerinin ve algıladıkları stres kaynaklarının dağılımları için yüzde, frekans ve çapraz tablolama yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada var olan anlamlı farklılıkların belirlenmesi için ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem t testi ikiden fazla karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi testleri kullanılmıştır. Sonuç olarak elit düzeyde voleybol oynayan kadın voleybolcuların stresle başa çıkma yaklaşımı olarak en fazla iyimser yaklaşımı tercih ettikleri ve stresle başa çıkma yaklaşımlarının yaşlarına, eğtim seviyelerine ve medeni durumlarına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Voleybol oynama sürelerine ve aylık gelir seviyelerine göre ise anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05).

AnksiyeteKadınlarSpor+5
Neslişah Aktaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Afetlerde sanal gerçekliğin stres yönetimi üzerine etkisi

Sağlık hizmetleri, yeni teknolojilerden çok hızlı şekilde etkilenen alanlardan biridir. Sağlık hizmetlerinin sunumunda kullanılan teknolojiler doktorlara, hemşirelere ve diğer sağlık çalışanlarına daha az hatayla işlerini yapma şansı verirken hastaların da daha kısa sürede iyileşmelerini sağlamaktadırlar. Bunlara ek olarak kullanılan teknolojiler, hizmet verimliliğini arttırmada ve kalitenin yükseltilmesinde önemli etkenler arasında yer almaktadır. Bu teknolojiler arasındaki sanal gerçeklik teknolojilerinin, gelecekte sağlık hizmetlerinde önemli derecede etkili olacağı düşünülmektedir. Klinik açıdan da onaylanan sanal gerçeklik teknolojileri dünya çapında yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Sağlık bilimleri eğitiminde, geleneksel yöntem ve teknikler eğitimcilerin ve öğrencilerin ihtiyacını karşılamada, sorunlarını çözmede ve öğrencilerin öğreticileriyle etkileşim içerisinde kalmasında artık yetersiz duruma gelmiştir. Bundan dolayı da idareciler ve araştırmacılar eğitim ve öğretimde yeterli ve etkin bir model oluşturmak için teknolojik araçlardan yararlanmaya başlamıştır. Bu teknolojik araçlardan biri de etkileşimli öğrenmeyi sağlayan sanal gerçeklik teknolojileridir. Sanal gerçeklik, sanal çevrede kişiye herhangi bir durumun içinde onu yaşıyormuş hissi vererek ekstra bir boyut sağlamaktadır. Genel manada sanal gerçeklik, kurgu ve teknolojiyle gerçek ve hayalin birleştirilmesidir. Sağlık hizmetlerinde cerrahi, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim alanında kullanılan bu teknolojiler hem hastalara hem de sağlık çalışanlarına işlerini yapmada kolaylık sağladığından uluslararası boyutta sağlık hizmetlerinde kullanımını yaygınlaştırmıştır. Bunlara paralel olarak uluslararası literatürde sanal gerçeklikle sağlık hizmeti arasındaki ilişki ve faydaları hakkında çok sayıda çalışma bulunmaktadır (1). Sanal gerçekliğin tıp eğitiminde kullanılmasının yaygınlaşması ile birlikte özellikle acil müdahale gerektiren ve stresli bir ortam olan olay yeri müdahale ekiplerinin eğitimi daha da önem kazanmıştır. Tüm dünyada acil komuta merkezlerine ulaşan çağrı ile görev tanımlaması olan ve olay yerine ilk müdahaleyi yapan acil müdahale ekipleri, olayın tanınması, bilginin komuta merkezine aktarılması, hayat kurtarıcı müdahalelerin yapılması, gerektiğinde olay yeri güvenliği ve tehditlerin giderilmesi için komuta kontrol merkezi aracılığıyla paydaş kurumlara (polis, itfaiye, Afad…) ulaşılması ve olaya maruz kalan kurbanın nihai tedavisinin sağlanacağı sağlık merkezine sevkinin ivedilikle gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu sürecin başından sonuna kadar acil müdahale ekipleri olaya bağlı, kişiye bağlı, ortama bağlı ve çevresel olarak stres altında görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır (2). Acil müdahale ekiplerinin müdahale ettiği çoklu yaralanmalı olaylarda, acil müdahale ekibindeki kişinin bilgi düzeyi, stres yönetimi ve hayat kurtarıcı triyaj ile müdahalelerin yapılması olaya maruz kalan kurbanların sağ kalımını arttırmakta ve olay yeri yönetiminin kalitesini üst düzeye çıkarmaktadır. Acil müdahale ekiplerinin belli eğitim düzeyine sahip olması ve alanda oaly yeri yönetiminde stresin azaltılması kişilere verilen eğitim ile uygun düzeye çıkarılmaya çalışılmaktadır. Kişilerin afetlerde olay yeri yönetimi çeşitli teorik, bilgisayar bazlı, operasyon bazlı ve çok paydaşlı tatbikatlar ile arttırılmaktadır. Bu eğitimlerin yapılabilmesi için büyük bütçe ve zamanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu eğitimlerin Sanal gerçeklik ile uygulanması kişileri gerçek hayattaki gibi afet olayların simüle edilerek düşük maliyet ile donanımını sağlamaktadır. Ayrıca bu eğitimlerin miktarının ve kalitesinin artması acil müdahale ekiplerinin afetlerde olay yeri yönetimi esnasında yaşadıkları stresi azaltmaktadır (3). Acil müdahale ekiplerine verilen olay öncesi eğitim ve yapılan tatbikatlar, kişilerin dayanıklılığını arttırarak değişik yaşam ortamlarına hızlı adapte olmalarını sağlamaktadır. Literatürde yapılan ve acil müdahale ekiplerinin dayanıklılık ve stres yönetiminde gerçeğe uygun olarak tasarlanan tatbikatların etkisinin fazla olduğu gösterilmiştir.

Afet tıbbıAfetlerDoğal afetler+6
Volkan Ülker
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi performans ve iş tatmini arasındaki ilişki: Adana'daki KOBİ'lerde bir araştırma

Yönetici olsun ya da olmasın tüm insanlar günlük yaşamın artık vazgeçilmezi olan stresle karşı karşıyadır. Stres, organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan kızgınlık, sıkıntı, endişe, üzüntü, gerilim gibi nitelendirilebilen bir tepkidir. îş hayatından yansıyan stresler ve bunların sonuçlan doğrudan veya dolaylı olarak gerçekte tüm insanları ilgilendirmektedir. Çünkü, stresin işletmelerde çalışanları uzun veya kısa dönemde etkileyerek bir işletmenin verimliliğini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle yönetim bilimcileri de stres konusuyla yakından ilgilenmekte ve bu konuda pek çok araştırma yapmaktadırlar. Bir işletmenin başarısında yöneticinin payının çok büyük olduğu bilinmektedir. Çünkü, kaynaklan yöneten ve onların etkin, verimli şekilde kullanılmasını sağlayan yöneticidir. KOBİ'lerin de ülke ekonomisine olan faydalan düşünüldüğünde, KOBÎ yöneticilerinin performansları ve iş tatminlerinin önemi anlaşılabilmektedir. Bundan hareketle, bu çalışmada ülke açısından önem taşıyan KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini arasındaki ilişki araştırılmıştır. Konu ile ilgili teorik çalışmalardan sonra, anket metodu kullanılarak 100 KOBİ yöneticisinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini ile ilgili bilgiler toplanmıştır. SPSS programı kullanılarak anket sonuçlan sınıflandırılmış, kodlanmış ve ANOVA yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen verilerden yararlanarak yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan yöneticilerin stres düzeyi ile performansı arasında, stres düzeyi ile iş tatmini arasında ve iş tatmini ile performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres, KOBİ, performans, iş tatmini

AdanaKOBİPerformans+5
Hüden Gençsoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of occupational stress for nurses at haematology units

Occupation stress is the harmful physical and emotional reactions that happen when the needs of the job do not match the abilities, resources, or needs of the worker. The primary purpose of this research is to evaluate of occupational stress, to determine the work environmenta related factors causing stress in nurses in hematology units and to determine the relationship between ocupational stress and demographic and occupational characteristics of nurses. A cross-sectional design was carried out in Medical City Teaching Hospital (Haematology Units) in Baghdad, Iraq, from 23 February 2022 to 20 January 2023. The results of this study revealed a higher level of occupational stress with 60% of haematolgy nurses reporting feeling angry when their job was stressful. Based on Perceived Stress Scale, the most stressful domaines were feeling angry [M(SD)= 3.30 (1.05)]; feeling upset [57%; M(SD)= 3.35 (0.869)]; feeling nervous and stressed [56%; M(SD)= 3.20 (1.119)]; inability to cope [46%; M(SD)= 2.92 (1.252)]; unable to control the important things in their life [58%; M(SD)= 3.22 (1.124)]; and feeling diffuculties dealing were piling up so high [44%; M(SD)= 2.98 (1.110)]. The most stessful work environment-related stressor (factors) was the lack of rewards and encouragment for skillfull work [2.04 (1.10)]. The moderate stressful work environment factors were: "Fear of making a mistake in treating a patient" with mean score of [1.82 (1.150)], follow by "Difficulty in working with a particular nurse within the unit" [1.66 (1.165)]; and "Lack of an opportunity to share experiences and feelings with other personnel in the ward/unit" with a mean of [1.80 (0.876)]. When the level of occupational stress of nurses in haematology units was compared with their sociodemographic, a statistically significant association was found between them (p>0.01). Higher level of occupational stress was linked to nurses age, gender, marital status, nursing qualification, monthly income, years of experiences in nursing and hematology units, and participating in hematology-related training sessions, workshops, and conferences in Iraq. Younger hematology nurses who ages between 19-28 years, female, widows, had diploma in nursing, wadges between DI 601,000-900,000, with 6-10 years of working experiences in nursing profession and hematology units, and those who participating in the hematology training, workshops, and conferences inside the country have a high level of occupational stress. Nurses working in the haematology units Baghdad hospital appears to be a stressful experience. An effective coping strategies and develop self-care competencies need more attention by nurses with developing an effective programme to reduce the level of occupation stress among Iraqi's nurses in Baghdad.

EvaluationHematologyNurses+5
Murtadha Rasool Naser Naser
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde psikolojik sağlamlık ile bilişsel farkındalık arasındaki ilişkide stresle baş etmenin aracı rolü

Bu araştırma üniversite öğrencilerinde psikolojik sağlamlık ile bilişsel farkındalık arasındaki ilişkide stresle baş etmenin aracı rolünün araştırılması amacıyla tanımlayıcı ve ilişkisel tipte araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Çalışma 711 (%72,4)'i kadın, 271 (%27,6)'i erkek olmak üzere 982 üniversite öğrencisi ile tamamlanmıştır. Araştırma verileri, "Tanıtıcı bilgiler formu", "Risk Faktörlerini Belirleme Listesi", "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği", "Bilişsel Farkındalık Ölçeği" ve "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği" kullanılarak 15-30 Ekim 2021 tarihinde araştırmacı tarafından yüz yüze veri toplama tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve Pearson Korelasyon analizi için IBM SPSS v22 programı, yapısal eşitlik modeli için ise AMOS programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bilişsel farkındalık ile probleme yönelik başa çıkma üzerinde pozitif, duygulara yönelik stresle başa çıkma tarzları üzerinde ise negatif yönde etkisi bulunmuştur. Psikolojik sağlamlık stresle başa çıkma tarzlarından olan probleme yönelik başa çıkma üzerinde pozitif yönde, duygulara yönelik başa çıkma üzerinde ise negatif yönde doğrudan bir etkisi olduğu bulunmuştur. Ayrıca psikolojik sağlamlık ile bilişsel farkındalık arasındaki ilişkide stresle baş etmenin rolü ile ilgili kurulmuş olan hipotezin geçerli olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda üniversite öğrencilerine yönelik psikolojik sağlamlığı ve bilişsel farkındalığı artırmaya yönelik içeriğin eğitim müfredatlarına eklenmesi önem taşımaktadır.

Bilişsel farkındalıkPsikolojik sağlamlıkStres+3
Harun Özbay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Perceived ‎personal ‎stress level of ‎Iraqi nurses ‎during ‎the ‎corona ‎pandemic and its relation with coping strategies

The COVID-19 pandemic has impacted the world physically, mentally, economically, and socially, and turned into a global public health problem. This study aimed to identify the stress level of nurses during the Corona pandemic period in Iraqi and the factors that are related to their level of stress, mainly their coping strategies. A descriptive cross- sectional study design was used. The study was conducted on a sample of 251, 99 males (39.4%) and 152 female (60.6 %) nurses. The data were collected using a survey which consisted of three parts: demographic data form, perceived stress scale, and coping strategies scale. The bulk of the participants had nursing high school for nursing (25.5 %), Diploma (45.4 %), and bachelor's degree (26.7 %). Most of the participants (81.3 %) were working at the isolation department. The mean perceived stress score is 21.9 (SD=5.2), and the mean coping strategies score is 3.1 (SD=0.9). The perceived stress level of participants was severe (17.1%), moderate (78.5%), or low (4.4%). The use of coping strategies of participants was moderate (76.5 %), high (19.5 %), and low (4%). The study does not find any statistically significant difference between level of stress and any of the examined sociodemographic characteristics. In addition, level of stress among those working at epidemic hospital affect the nurses' relationships with their families (t= 2.45, p= 0.015), daily life (t= 2.004, p = 0.046), and the daily mood (t = 2.226, p= 0.027). However, use of coping strategies did not differ between different age groups, gender, educational qualification, experience level, and working hours. Nurses should be prepared to deal with their own stress using the coping strategies in stressful events like pandemic so that they will be able to assist individuals better in society.

CopingCOVID 19Nurses+7
Sabreen Alwan Mohammed Alı Aladhmawee
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stres ve performans ilişkisi (Bir uygulama)

Her örgüt bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulur. İnsanlara en iyi ve en kaliteli ürün ve hizmetleri sunmak ister. Ürün ve hizmetlerin kalitesi ise örgütün bünyesinde çalıştırdığı insanların kalitesine bağlıdır. Kalite insanla başlar. İnsan her örgütte ve her toplumda ana kaynaktır. Örgütlerin en iyi personeli işe almak, yetiştirmek, emeğinden, yeteneklerinden ve yaratıcılığından yararlanmak, iyi bir çalışma ortamı yaratarak çalışanlarının performansını artırmak, işlerinden tatmin olmalarını sağlamak, gelişmelerine imkan tanımak gibi pek çok sorumluluğu vardır. Büyük bir hızla gelişen ve değişen teknoloji çağında ve zor bir rekabet ortamında yer alan ve bu ortamda yaşamaya çalışan örgütlerin insana dönmesi ve hedeflerini gerçekleştirmek için insana yatırım yapması gerekmektedir. Örgütlerin sağlıklı yaşaması, çalışanlarının sağlıklı olması ile mümkündür. Oysa, birkaç yüzyıl öncesinden günümüze kadar gelen farklı biçimlere giren, farklı adlar alan, ancak anlamı ve etkileri hiç değişmeyen ve yüzyılın hastalığı olarak ifade edilen stres, sadece insan sağlığını değil, aynı zamanda örgüt sağlığını da tehdit etmektedir. Stres konusunda yapılan tüm çalışmaların odak noktasını da, bu hastalığın arkasındaki iyi yönleri bulmak, tanıtmak ve ondan yararlanmak oluşturmaktadır.

PerformansStresStres yönetimi+1
Tülay Tokay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Alkol ve madde bağımlılarının algıladıkları sosyal destek sistemleri ve hastalıkla başa çıkma tutumları

Amaç: Bu araştırma, alkol ve madde bağımlılarının algıladıkları sosyal destek sistemleri ve başa çıkma tutumlarını incelemek amacıyla kontrol gruplu ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Metod: Araştırma, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nde yatarak ve ayaktan tedavi gören DSM-IV- TR (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) tanı ölçütlerine göre tanı almış 50 alkol ve madde bağımlısı ve 50 sağlıklı kontrol grubundan oluşmaktadır. Veriler 03.05.2011-29.11.2012 tarihleri arasında Sosyodemografik (Kişisel) Veri Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS) ve Başa Çıkma Tutumları Değerlendirme Ölçeği (COPE) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplarda t testi, Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma grubundaki hastalar ve kontrol grubu arasında COPE alt ölçek puan ortalamalarına göre anlamlı farklılık bulunan boyutlar inkar, davranışsal olarak boş verme, geri durma, madde kullanımı, kabullenme ve diğer meşguliyetleri bastırmadır (p<0.05). Araştırma grubundaki hastaların MSPSS toplam puan ortalaması 42.58±16.01 ve kontrol grubunun puan ortalaması 62.12±15.39'dur. MSPSS'nin alt boyutlarının tümünde araştırma grubunun puan ortalaması, kontrol grubunun puan ortalamasına göre anlamlı düzeyde düşüktür (p<0.05). Araştırma grubunda aile desteği ile problem odaklı başa çıkma tutumları ve duygu odaklı başa çıkma tutumlarının her ikisiyle birden anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. Sonuç: Bağımlılığın tedavi döneminde ve sonrasında sosyal desteğin artırılması ve etkili başa çıkma stratejilerinin kullanılmasına yönelik hizmetlerin verilmesi önerilir.

Alkol içmeAlkolizmBağımlılık+3
Volkan Özkan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İntihar girişiminde bulunan bireylerde yaşam tutumunun ve bilişsel çarpıtmaların baş etme stillerinin yordayıcısı olarak incelenmesi

Çalışma, intihar girişiminde bulunan bireylerin yaşam tutumlarının ve bilişsel çarpıtmalarının baş etme yöntemlerine yordayıcı etkisinin olup olmadığını araştırmak amacıyla, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde yapılmıştır. Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine intihar girişimi nedeniyle başvuran hastalar araştırmanın evrenini, araştırma kriterlerine uyan toplam 100 hasta ise örneklemi oluşturmuştur. Veriler, 'Kişisel Bilgi Formu', 'Yaşam Tutum Profili Ölçeği (YTPÖ)', 'Düşünce Özellikleri Ölçeği (DÖÖ)', 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ)' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, aritmetik ortalama ve standart sapma, korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Hastaların YTPÖ puan ortalaması, 87.50±22.70, DÖÖ puan ortalaması 106.81±14.54 olarak saptanmış olup, hastalar en çok SBÇTÖ'nün alt boyutu olan çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım baş etme stratejilerini kullanmıştır. Hastaların bilişsel çarpıtmaları ve yaşam tutumları, stresle başa çıkma stratejilerinin anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir (p˂0.001, p˂0.05). Sonuç olarak, intihar girişiminde bulunan hastaların oldukça yüksek düzeyde bilişsel çarpıtmaları kullandıkları, stresle baş etmede etkisiz baş etme yöntemlerinden olan çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşıma daha fazla başvurdukları ve yaşam tutumlarının olumsuz olduğu belirlenmiştir. Hastaların kullandığı bilişsel çarpıtmaların ve yaşam tutumunun stresle baş etme stratejilerini anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Hastaların tedavi sürecine etkili baş etme stratejilerini geliştirici, bilişsel çarpıtmalarını azaltıcı ve yaşama yönelik olumlu tutum geliştirmeleri için psikoterapötik hizmetlerin verilmesi katkı sağlayacaktır.

Biliş bozukluklarıBilişsel çarpıtmaStres+5
Kübra Erdem
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışları üzerine etkileri

Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışı üzerine etkilerini incelemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan 920 hemşirelik lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemi ise evren sayısının bilindiği durumlarda uygulanan minimum örneklem büyüklüğü formülü yardımıyla (evren=920, anlamlılık düzeyi α=0.05, örnekleme hatası d±0.03, p=0.5 q=0.5) 416 olarak belirlenmiştir. Öğrenciler örnekleme; her bir sınıf bir tabaka olarak kabul edildikten sonra tabaka ağırlığına (öğrenci sayısı) göre orantılı tabakalama örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Araştırmaya 1.sınıflardan 132 öğrenci, 2. sınıflardan 144 öğrenci, 3. sınıflardan 70 öğrenci, 4. sınıflardan 130 öğrenci katılmıştır. Araştırma toplam 422 öğrenci ile tamamlanmıştır. Araştırma verileri; Tanıtıcı Özellikler Formu, Hemşirelik Öğrencileri için Algılanan Stres Ölçeği, Hemşirelik Öğrencileri için Biyo-Psiko-Sosyal Cevap Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencileri için Stresle Başetme Davranışları Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programında değerlendirilmiştir. Algılanan Stres Ölçeği alt boyutlarından; Mesleki bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan stres (6.90±2.87), Hastaya bakım verirken yaşanan stres (19.01±6.84), ödevlerden ve iş yükünden kaynaklanan stres (12.26±4.07), öğretim elemanları ve hemşirelerden kaynaklanan stres (13,26±5,18) ve ortamdan kaynaklanan stres (6.24±3.16) düzeyleri hiç spor yapmayanlarda anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Stresle başetme toplam puanları ile biyopsikososyal cevap ve algılanan stres (r, p) toplam puanları arasında, biyopsikososyal cevap toplam puanları ile algılanan stres toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Algılanan Stres, Biyo-Psiko-Sosyal Cevap, Hemşirelik Öğrencisi, Spor, Stresle Başetme Davranışları.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Eren Bozyılan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stres kaynakları ve yönetimi: Yozgat Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bir uygulama

Her çağın kendine göre sorunları olmuştur, yüzyılın en büyük sorunlarından bir tanesi strestir. Globalleşen dünyada, üretim ve hizmet alanlarında, iletişim ve teknolojide büyük ve hızlı değişimler yaşanmıştır. Bu değişimler devletleri, işletmeleri ve bireyleri kendisine uymaya zorlamaktadır. Stres, zorlanmaya sebep olan her türlü değişime uyum çabasıdır. Sürekli ve şiddetli olmayan olumlu stres bireyler üzerinde motivasyon sağlayıcı bir durum oluştururken, olumsuz stres kişilerde performans düşüklüğüne, depresyona, tükenmişliğe hatta intihara sebep olur. Stres kişileri etkilediği gibi örgütlerin verimlilik, etkinlik, rekabet gücü ve başarılarını da etkiler. Stres tamamen yok edilemese bile zararlı etkilerinin azaltılması gereklidir. Örgüt yöneticileri, stres kaynaklarını tespit ederek olumsuz etkilerini en aza indirmelidirler. Yapılan birçok araştırmada, polislik mesleğinin en çok stresli mesleklerden birisi olduğu ortaya konulmuştur.Tezde, stres kavramı anlatılarak, örgütsel stres kaynakları ve Emniyet Teşkilatındaki stres kaynakları sıralanmıştır. Ülkemizde ve diğer ülkelerde polis teşkilatındaki stres algısı ile ilgili çalışmalardan örnekler verilmiştir. Yozgat Emniyet Müdürlüğündeki 283 personel ile yapılan anket, istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Yozgat Polisinin stres düzeyinin çok düşük olduğu, örgütsel bağlılıklarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Birimler arasında en yüksek risk grubunun Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü personelinin olduğu görülmüş, dalet algısı yüksek olan personelde örgütsel bağlılığın da yüksek olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Polis, Stres Kaynakları, Örgütsel Stres, Stres Yönetimi,

PolisPolis teşkilatıStres+2
İbrahim Aydın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dermatoloji polikliniklerine başvuran kronik kaşıntılı hastalarda stres düzeyi ve stresle baş etme yöntemleri

DERMATOLOJİ POLİKLİNİKLERİNE BAŞVURAN KRONİK KAŞINTILI HASTALARDA STRES DÜZEYİ VE STRESLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ Bu araştırma, kronik kaşıntısı olan bireylerin yaşadıkları stres düzeyi ve stresle baş etme yöntemlerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma, 22.02.2016-15.07.2016 tarihleri arasında Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Yozgat Devlet Hastanesi ve Sorgun Devlet Hastanesi'nde yer alan dermatoloji polikliniklerine kaşıntı şikayeti ile başvuran hastalarla gerçekleştirilmiştir (n:125). Veriler hasta tanıtım formu, Görsel Kıyaslama Ölçeği (GKÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi, One-way Anova Analizi, Kruskall-Wallis Analizi ve Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada, hastaların ASÖ puan ortalaması 29.71±7.22 olup orta derecede stres yaşadıkları, kadınların erkeklere göre ASÖ puanlarının yüksek olduğu ve ASÖ puanı arttıkça boyun eğici yaklaşım puanı da artmaktadır (p<0.05). Ayrıca, ASÖ puanı şiddetli (7 ve üzeri) kaşıntı yaşayanlarda daha yüksek olduğu bulunmuştur (p˂0.05). SBÇTÖ alt boyutlarında; erkeklerin kendine güvenli yaklaşım puanlarının kadınlara göre yüksek olduğu, kadınların ise boyun eğici yaklaşım puanlarının erkeklere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sürekli kaşıntı yaşayan bireylerin iyimser yaklaşım puanı anlamlı olarak daha yüksektir (p˂0.05). Akşam saatlerinde kaşıntı yaşayan hastaların sosyal destek arama puanı diğer gruplara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p˂0.05) Hastalık süresi arttıkça sosyal destek arama puanı azalmaktadır (p<0.05). Sonuç olarak; kaşıntı şikayeti ile dermatoloji polikliniklerine başvuran hastaların algılan stres düzeyinin "orta derece" ve stresle baş etmede pasif baş etme yöntemlerini kullandıkları belirlenmiştir. Kadın hastaların algıladıkları stresin erkeklere göre daha yüksek olduğu, stresle başa çıkma tarzı olarak duygulara yönelik/pasif tarzı kullandıkları, erkeklerin ise probleme yönelik/aktif tarzı kullandıkları görülmüştür. Kaşıntının süresi, şiddeti ve şekli, kaşıntının yoğun yaşandığı zaman ve kaşıntı için kullanılan ilaç ile stres algısı ve stresle başa çıkma tarzları arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmış olup, risk grubunda olan hastalara stresle baş etmede aktif tarzların benimsenmesi için eğitimlerin vedanışmanlıkların verilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Kaşıntı, Stres, Stresle Başa Çıkma, Hemşirelik

Deri hastalıklarıDermatolojiGerilme şiddeti+5
Sema Yabacı
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ambulans çalışanlarının iletişim becerilerini etkileyen faktörler: Empati ve stresle baş etme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu yüksek lisans tezi, ambulans çalışanlarının iletişim becerileri ile empati ve başa çıkma becerileri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma, mesleklerinin zorlu ve yüksek stresli doğası göz önüne alındığında, ambulans çalışanları arasında iletişim becerilerinin empati ve başa çıkma becerileri ile ne ölçüde ilişkili olduğunu keşfetmeyi amaçladı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada nicel bir araştırma tasarımı kullanıldı ve veriler, standart bir anket kullanılarak Adana İl'indeki ambulans çalışanları evreninden toplandı. Anket katılımcıların iletişim becerilerini, empati düzeylerini ve baş etme becerilerini değerlendirdi. Bu değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek için korelasyon ve regresyon analizleri dahil olmak üzere istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Sonuçlar, ambulans çalışanlarının iletişim becerileri, empati ve başa çıkma becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Bu becerilerin genel puanları arttıkça, her bir alandaki genel puanlarda buna karşılık gelen bir artış oldu. Aktif planlama ile kabullenme-bilişsel yeniden yapılandırma arasındaki pozitif korelasyon gibi belirli alt boyutların önemli ilişkilere sahip olduğu belirlendi. Sonuçlar: Bu çalışma, ambulans çalışanları arasında iletişim becerileri, empati ve baş etme becerilerinin birbiriyle bağlantılı olduğuna dair kanıt sunmaktadır. Bulgular, bu becerilerin ambulans çalışmasının zorlu ve yüksek stresli ortamında önemini vurgulamaktadır. Araştırma, bu becerileri geliştirmek ve ambulans çalışanlarının esenliğini desteklemek için hedeflenen müdahalelere ve eğitim programlarına duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: İletişim becerileri, empati, baş etme becerileri, ambulans çalışanları, sağlık iletişimi, stres yönetimi.

AmbulanslarBaşa çıkmaEmpati+5
Sultan Korkmaz Düzler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kronik hastalığı olan çocuklarda internet kullanımı ile stresle başa çıkma ve problem çözme becerisi ilişkisi

ÖZET Kronik Hastalığı Olan Çocuklarda İnternet Kullanımı İle Stresle Başa Çıkma ve Problem Çözme Becerisi İlişkisi Amaç: Çalışmamız Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde izlenen kronik hastalığı olan çocukların internet kullanımı ile stresle başa çıkma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapıldı. Kronik hastalığı olan çocukların interneti hangi yaşlarda, hangi amaçlarla ve nasıl kullandıklarını ortaya koymak; bu davranışlarının stresle başa çıkma ve problem çözme becerilerini nasıl etkilediğini görmek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde takip edilen 8-18 yaş grubu kronik hastalığı olan 150 çocuk çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu olarak genel çocuk kliniğine akut yakınmalar ile başvuran 8-18 yaş aralığında 90 hasta çalışmaya alındı. Araştırma verilerinin toplanmasında bilgi formu ve 3 ölçek kullanıldı: Problem Çözme Becerisi Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği. Bilgi formu ile çocukların hastalıkları ile ilgili bilgileri, internet-bilgisayar-cep telefonu kullanım amaç ve süreleri, boş vakitlerini nasıl değerlendikleri sorgulandı. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanıldı, ki-kare ve F testleri uyulandı. Bulgular: Çalışmamızda çocukların interneti en fazla müzik dinleme-video izleme ve film-dizi izleme amacıyla, en az sıklıkta gazete ve dergi okumak için kullandıkları görüldü. Çocuklar boş vakitlerinde sıklıkla bilgisayar/internet kullanmayı ve televizyon seyretmeyi tercih etmekteydi. Kitap okumak ve spor yapmak ise çocukların boş vakit geçirme tercihinde son sırada yer almaktaydı. Sağlıklı gruptaki çocukların problem çözme becerisinde kaçınma davranışını kronik hastalığı olan çocuklardan daha sık kullandığı görüldü. Çalışmamızda kardeş sayısının fazla olmasının, spor yapmanın problem çözme becerisine olumlu katkısının olduğu görüldü. Sağlıklı gruptaki çocukların stresle baş etmede çaresiz yaklaşımı ve boyun eğici yaklaşımı kronik hastalığı olan çocuklardan daha sık kullandığı gözlendi. Sosyoekonomik olarak kendilerini fakir olarak tanımlayan çocuklarda, okula gitmeyen veya düzensiz giden çocuklarda, ders başarısı orta ve kötü olanlarda stresle baş etmede boyun eğici yaklaşımın daha sık kullanıldığı tespit edildi. İnternette ve bilgisayar başında geçirdikleri süre arttıkça, kitap okuma alışkanlığı olmayanlarda boyun eğici yaklaşımı daha fazla kullandıkları saptandı. Çalışmamızda kronik hastalığı olan çocuklarda, hastaneye yatış sıklığı artışı ile sosyal ve duygusal iyilik hallerinin olumsuz yönde etkilendiği görüldü ve internette geçirilen süre artıkça okul işlevselliğinde azalma olduğu saptandı. Sonuç: Hasta ve sağlıklı çocukların cep telefonu, bilgisayar ve internet kullanım oranları benzer ve yüksek bulundu. Çocukların bilgisayar/internet kullanımları ve televizyon izlemeleri kısıtlanmalı, kitap okuma ve spor yapma alışkanlıklarının desteklenmeli. Bu sayede problem çözme becerileri ve stresle başa çıkmada daha başarılı olacaklarını düşünmekteyiz. Çocukların stresle başa çıkmada daha etkin olabilmeleri için aile ile geçirecekleri zaman arttırılmalı, kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalı ve internet/bilgisayar ile geçirilen zaman kısıtlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Kronik Hastalık, İnternet Kullanımı, Stresle Başa Çıkma, Problem Çözme, Yaşam Kalitesi

Kronik hastalıkProblem çözmeProblem çözme becerisi+6
Zeliha Fırat
Çukurova University
2018
00

Related subjects