Tedarik zinciri

Bu konu başlığı altında 204 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest bölgedeki işletmelerde tedarik zinciri yönetimi: Avrupa Serbest Bölgesi örneği, Tekirdağ

Bu araştırma kapsamında, serbest bölgelerdeki işletmelerde tedarik zinciri yönetimi incelenmektedir. Bu bağlamda araştırma kapsamında, genelde serbest bölge uygulamaları özelde ise "Avrupa Serbest Bölgesi" incelenmektedir. Araştırmada lojistik yönetimi kavramı, bu kavramın önemi, içine aldığı dinamikler, bu dinamiklerden olan tedarik zinciri yönetimi, bu yönetimin önemi ve tedarik zinciri yönetim yaklaşımlarıyla birlikte bu süreçlerin işletmelere entegre edilebilmesi amacıyla devletler tarafından hayata geçirilen Serbest Bölge Uygulamalarının ve etkinliklerinin ne olduğu ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu yönden araştırmada, "Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş." tarafından, "kur-işlet-sahip ol modeli" ile Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 1996'da başlanan ve 2003'te ticari faaliyetine başlayan, 2 milyon m2 alanda kurulmuş ve Türkiye'nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumunda olan aynı zamanda jeostratejik konumundan dolayı, Avrupa ülkeleri ile yapılan ticaretin artmasını sağlayan Avrupa Serbest Bölgesi'nde yürütülen faaliyetler ve sektörler incelemektedir. Öte taraftan serbest bölgeler temel olarak ihracata dayalı yatırım ve üretimi teşvik etmekte ve Avrupa Serbest Bölgesi'nde bu amaçla etkin olduğu ve üretim alanındaki faaliyetlerde önemli bir rolü olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmada, nitel analiz modellerinden biri olan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi; doğrulanabilen ve ölçülebilen nesnel bilgilere ulaşabilmek için evrak, metin ve doküman gibi materyallerin kuralları ve sınırları belirlenmiş şekliyle incelemeye alarak analizin gerçekleştirilmesini sağlayan bir nitel araştırma tekniğidir. Araştırmada Tekirdağ Avrupa Serbest Bölgesi ticaret hacmi dağılımları ile ilgili verilere Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ulaşılmıştır. Tablolar içerik analizi yöntemi ile ticaret hacmi dağılımları incelenecek ve bulgular ortaya çıkarılacaktır. Araştırmada kullanılan verilerde yer alan firmaların isimleri "F" harfi ile "F1, F2, F3..." şeklinde kodlanmıştır. Firmaların üretimleri ve sektörlerin dağılımları incelenerek karşılaştırılmış ve elde edilen bulgular sonuçlar kısmında değerlendirilmiştir.

Avrupa Serbest BölgesiLojistik yönetimSerbest bölgeler+3
Seval Çevikalp Demirhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil tedarik zinciri yönetimi Mersin ili örneği

Sanayi Devrimi ile birlikte küreselleşen dünyada rekabet edilebilirlik işletmeler için daha önemli hale gelmiştir. İşletmeler birbirleriyle rekabet edebilmek için çevreye verdikleri zararı gözardı etmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda, işletmelerin havaya yaydığı zararlı gazlar, sulara bırakılan kimyasal maddeler ve katı atıklar gibi olumsuz etkiler doğada kalıcı zararlara sebep olmuştur. Bu sorunlar ile baş edebilmek için başta gelişmiş devletler olmak üzere uluslararası büyük işletmeler, sivil toplum örgütleri ve çevre bilinci olan tüketiciler çevreye verilen zararın en az düzeye indirilmesi hususunda çalışmalar yapmaktadır. Bu uygulamaların bir tanesi de yeşil tedarik zinciri yönetimidir. Yeşil tedarik zinciri yönetimi hem işletmeye hem de çevreye fayda sağladığı için tüm sektörlerde uygulanması gerekmektedir. Bu sektörlerden biri de gıda sektörüdür. Gıda sektörü; tarım ürünlerinin değerlendirilmesi, sanayiye hammadde temini, toplumun beslenmesi, istihdama ve dış ticarete katkısı sebebiyle her ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden gıda sektöründe üretim arzının arttırılabilmesi ve sürdürülebilirlik konusunda bilincin sağlanabilmesi için yeşil tedarik zinciri yönetimi oldukça önemlidir. Araştırmanın amacı, yeşil uygulamaların ve yeşil tedarik zincirine zorlayan nedenlerin işletme performansı üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemi Mersin'de faaliyet gösteren gıda ürünleri imalatı yapan 114 işletmeden oluşmaktadır. Araştırmada anket yolu ile elde edilen veriler faktör, korelasyon ve regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda yeşil tedarik zinciri uygulamalarının ve yeşil tedarik zinciri yönetimine zorlayan nedenlerin işletme performansını etkilediği tespit edilmiştir.

MersinTedarik zinciriTedarik zinciri yönetimi+1
Suna Çalıcı
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zincirinde ELECTRE modeli kullanarak tedarikçi seçimi üzerine bir uygulama

Teknolojik gelişmelerdeki artış ve piyasaların küresel bir yapıya dönüşmesi nedeniyle günümüzde değişimler çok hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir ve bu değişiklikler belirsizliklere neden olmaktadır. Bu belirsizlik ortamında, işletmeler belirledikleri kararların doğruluğuna bağlı olarak hedeflerine ulaşabilir ve başarılı olabilirler. İşletmeler tüm faaliyetlerinde belirli kararlar almalıdır ve bu kararların birçoğu işletmenin rekabetçi konumunu etkileyebilecek stratejik kararlardır. Bu kararların en önemlilerinden biri, işletmelerin birlikte çalışacağı tedarikçileri belirtmektir. Tedarikçi seçimi, kalite, maliyet ve müşteri memnuniyeti gibi faktörleri etkileyerek işletmenin uzun vadeli başarısında rol oynayan önemli bir faktör olduğu için yer almaktadır. Bu nedenle, tedarikçi seçim kararının doğru ve objektif bir yaklaşımla yapılması büyük önem taşımaktadır. Tedarikçi seçiminin ise electre modelinin kullanımında ise keşfedici çalışma ve nitel araştırma yöntemi kullanılacaktır. Araştırmacının ise yapılan konu ile ilk başta ön bilgi sağlaması gerekmektedir. Konuya yönelik ilerde daha kapsamlı araştırmaların yapılıp yapılmayacağını ayrıca bir daha sonraları bu konuyla alakalı yapılacak olan çalışmaların veri toplama yönünde araçların gelişmesini sağlamak amacı ile bu araştırma yapılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde tedarikçi yöntemi ele alınacaktır, ikinci bölümün ise electre yöntemi incelenecektir, üçüncü bölümde ise araştırmaya yönelik yapılan uygulama yer alacaktır.

ELECTRE yöntemiTedarikTedarik süreci+3
Teymur Aghalar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of warehouse relocation on the supply chain department

The increase of imports and exports started in 2005 with a small decrease in 2009 and 2015. Since 2017, Turkey's foreign trade has risen again. Changes in the foreign trade environment have led to significant attention being focused on the logistics activities of global companies. Turkey's transportation and logistics sector is one of the fastest growing since 2002, with an average of 20% annual growth. Global operating companies have seen positive impacts over the last few years from foreign trade growth. In order to meet these positive impacts of growing trade, is it important that companies criticise and analyse all logistics activities and their warehouses. Businesses have also been investing in order to increase their warehousing quality. Since the supply chain is often called the beating heart of a company, this study attempts to find all effects of a warehouse relocation. The aim of this study is to analyse and gain specific information about warehouse management, relocation decisions, relocation processes, and all the related impacts on a company. In order to cover all these aims, the following research question was formulated: What are the impacts of relocating a warehouse for the supply chain department? This research question is answered with the help of a literature review and qualitative research. In depth interviews with the method of phenomenology were used to understand experiences of a focus group, with samples that contributed recently to a warehouse relocation. Based on research results, it can be concluded that relocation affects not only the supply chain department but the whole company. There are positive and negative impacts of relocating a warehouse. The positive impacts of relocation are fulfilling company expectations, redesigning the warehouse, an increase in employee confidence, improved policies and procedures, and financial benefits. The negative effects of relocation are the shutdown, time costs, communication, and financial impacts. This study also concludes that cohesion between warehouse and supply chain is needed to maximize the relocation process and that communication before and after relocation is not the same, as more meetings are necessary beforehand. Further, it can be concluded that common reasons for moving include growth and an increase in capacity or the end of a contract, and that a relocation process should proceed in phases. Finally, the most important disadvantage of relocation is extra effort and workforce, and the most important benefit is that relocation could lead to the realization of all expectations of the warehouse from a company. Based on this study, the following recommendations are given: (1) prepare a detailed plan that covers each step in the whole process; (2) do research for risk scenarios, in order to understand what could go wrong during the moving process; (3) motivate all employees who are going to realize the relocation, because their support makes the relocation process smoother; and (4) realize all the desired changes with the relocation, which could range from system changes to storage criteria. Keywords: Warehouse, supply chain, relocation impact, relocation process, logistics.

Warehouse management systemWarehouse managementStorage areas+4
Nagahan Salcıoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zincirinde blok zincir teknolojisinin kullanımı: Gümrük sektörü üzerine bir uygulama

Günümüzde Küresel rekabetin artması, müşterilerin artan ve çeşitlenen istek ve ihtiyaçları firmaların hayatta kalmalarını zorlaştırmaktadır. Firmalar Artan rekabet ile mücadelede karlılıklarını düşürmemek için maliyetlerini azaltmanın yolunu bulmaya çalışmaktadır. Tedarik zincirlerinin firma maliyetlerindeki payı oldukça yüksektir. Tedarik zincirlerinin dijitalleşmesi ve iyi bir entegrasyon ile en düşük maliyet ve en yüksek verimliliğin elde edilmesi mümkündür. Teknolojinin gelişmesiyle beraber, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde de yeni yaklaşımlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu noktada, Blokzincir teknolojisi sınırlı alanlarda pilot uygulamaları olan yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreçleri hızlandırarak zamandan kazanmak, maliyetleri düşürmek, klasik kağıt tabanlı işlemleri bırakıp, evraksal prosedürden kurtulmak ve dolayısıyla operasyonel verimlilik kazanmak, hata ve atlamalar ile yanlış beyanların önüne geçmek gibi kazanımları sağlayacağı tespit edilen blok zincir teknolojisinin tedarik zincirlerinin her aşamasında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, blokzincir teknolojisinin, tedarik zincirinde önemli bir paydaş olarak yer alan gümrük sektöründe uygulanıp uygulanamayacağı ve bu teknolojinin gümrük süreçlerine sağlayacağı avantajlar ile uygulanmasının önündeki engeller araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat ve gözlem uygulanmıştır. Amaca yönelik sorular, sektör duayenlerinden de görüş alınarak hazırlanmış ve katılımcılara yöneltilmiştir. Çalışmanın sonunda, blok zincir teknolojisinin tedarik zincirinde kullanımının verimli olacağı gümrük alanında yapılan uygulama ile tespit edilmiştir.

BlockchainBlok zinciri sistemiEndüstri 4.0+6
Canan Özsomuncu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 kapsamında tedarik zinciri yönetiminin etkinliği ve verimliliği

1698 yılında İngiliz Mühendis Thomas Savery tarafından buhar makinasının patenti alındıktan sonra 1908'de Johann Stumpf makinayı geliştirmiş ve devamında ilgili birçok yenilik yaşanmıştır. Anılan tarihleri takiben Almanya, Japonya, İngiltere, ABD ve İsviçre gibi ülkelerde buharlı makine üretimine başlanmıştır. Bu sayede akıllı fabrikalarla birlikte tedarik zinciri alanında da teknolojik sunularla beraber önemli gelişmeler söz konusu olmuştur. Yapay zekânın da etkili olduğu bu süreçte, robotik çalışma alanları hızla yayılma göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Endüstri 4.0, Buhar Makinası, Yapay Zekâ, Tedarik Zinciri

Endüstri 4.0Endüstri DevrimiEtkinlik+6
Elif Sena Erdoğan Korkut
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Impact of social sustainability on supply chain performance with mediating effect of differentiation

Sustainability which is often explained as meeting the present needs without compromising the ability of future's, considering its three pillars –Environmental, Economic and Social- has recently gained more attention due to the serious changes the world has been going through. Social sustainability takes into concern the human side of sustainability. Socially-sustainable supply chain (SSSC) addresses social issues related with all tiers of a supply network and may provide operational and strategic benefits as well as a positive impact on society. Many studies explore Social Sustainability Practices (SSP) in supply chain or their impact on supplier performance. However, within the literature review we have not been able to detect the presence of studies that investigate how supply chain key performance indicators (KPIs) are affected by the adoption of specific dimensions of social sustainability, nor had we observed the effect of competitive advantage on the relationship of social sustainability adoption and supply chain. Detecting this gap, we aim at exploring the impact of social sustainability on Supply Chain Performance (SCP) in terms of specific KPIs such as Perfect Order Measurement (POM), Order Fill Rate (OFR), and Cash-to-Cash Cycle Time (C2C) that were chosen using IT2F AHP, while trying to measure the effect of differentiation as a competitive advantage on that relationship. A further contribution of this study is trying to achieve is to explore this relationship in the Moroccan market that has not been approached before by any scholar. We collected data through surveys sent to Moroccan manufacturing companies in various industries. Structural Equation Modelling (SEM) using AMOS software has been used for data analysis and instrument measurement. Later we tested the mediating effect of Differentiation as a competitive advantage. This work's main finding is that there is a significant correlation between the SSP and the enhanced SCP in the light of the three mentioned indicators, also it has been found that Differentiation as competitive advantage has a total mediation effect on the two aforementioned constructs' relationship .

Analytical hierarchy processDifferentiation strategiesPerformance+6
Aıcha El Aıche
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Blockchain's utilization in food supply chain

In this thesis, we aim to propose the use of Blockchain technology thoroughly to solve the challenges of today's food supply chain management. Blockchain technology, which will be used primarily to produce solutions for a good understanding of the proposed model, has been explained. After explaining the Bitcoin technology that led to the emergence of blockchain technology, information was given about Cryptography, which is used to provide high security. The method that ensures that the data recorded with Blockchain technology, an innovative data recording method, is irrevocable. A 51 % attack (A successful 51 % attack means that one group or individual controls the majority of the processing power), a vulnerability in blockchain technology, and efforts to take precautions have been addressed. Information about Ethereum technology and decentralized, self-running organizations (DAOs) and smart contracts are provided, which enables possibilities beyond just making value transfer records possible using blockchain technology. After providing insights into the 50 sectors that are likely to be transformed by the help of Blockchain which reveals innovative ways of working; the challenges experienced by focusing on one of these sectors supply chain management sector, and the solutions that can be brought to these challenges with Blockchain are explained. Research includes a proposed utilization of Blockchain in the Food Supply Chain and observes all aspects of the industry from logistics, supply chain, food supply chain and Blockchain, furthermore, these terms are thoroughly explained to facilitate the convention of this innovative research purpose. The transaction from the traditional set of processes within enterprises to the innovative technology which is believed to change the way we do business, is expressed. A SWOT analysis is conducted to provide a better understanding on the current standards of the food supply chain in Turkey and the potential it possesses. The findings suggest that Turkey's food supply chain management has various issues in the fields of transportation intermediaries, inefficient cold chain systems, to name a few. Companies such as Amazon and Migros have begun integrating blockchain technology in their food supply chains as this method enhances and makes the supply chain more transparent, agile, and manageable. Keywords: Blockchain, Smart Contract, Supply Chain Management, Food Waste.

Smart contractsBlockchainFood waste+5
Sandra Hurmuze
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of supply chain management practices on the overall performance of the fan industry

According to UNIDO (United Nations Industrial Development Organization) and TRTA (Trade-Related Technical Assistance Program), Pakistan's contribution to global fan trade is barely 1.3 %. The industry has experienced rapid expansion in recent years, but it is plagued by low productivity, outdated equipment, and a lack of knowledge. Because these institutions are opposed to change, Pakistan's fan business cannot compete with its overseas counterparts. Supply chain management methods have been shown in studies to increase a firm's overall performance by boosting competitive advantage and more efficient production. Supply chain management at the top level could improve results and improve organizational performance. The objective of this thesis is to explore the effects of supply chain management strategies on the performance of the organization of fan manufacturing SMEs in Pakistan. A questionnaire was given to 120 different fan manufacturing companies for data collection purposes, with an 83.33 percent response rate. The findings suggest that strategic supplier partnerships and supply chain management methods improve organizational performance. These findings show that many SMEs in the fan manufacturing industry are aware of supply-chain strategies to manage and employ them to improve their companies' performance. It is the first research in Pakistan about the influence of supply chain management practices on the organizational performance of fan manufacturing SMEs, to the best of my knowledge. As a result, this research is contributing to the field of supply chain management. Furthermore, it serves as a foundation for Pakistan's industrial sector, particularly the fan industry, in terms of supply chain management.

FansPakistanPerformance+2
Muhammad Salman Hafeez
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Covid-19'un su ürünleri tedarik zincirine etkisinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı Covid-19 salgınında etkilenen sektörler arasında yer alan su ürünlerindeki tedarik zincirinin su ürünleri satıcılarının, tüketicilerinin ve yetiştiricilerinin üzerine etkisinin belirlenmesi için yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yüz yüze görüşme yöntemi kullanılmış ve amaca uygun olarak hazırlanmış anket çalışması yapılmıştır. Isparta ilinde 25 su ürünleri satıcısı (perakendeci), 400 kişi su ürünleri tüketicisi, 30 su ürünleri yetiştiricisine anket yapılmıştır. SPSS paket programı ile 0.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak istatiksel analizler yapılmıştır. Toplanan verilerden çıkan sonuçlara göre en önemli önermeler olarak "İşletmede Covid-19 sürecinde ödemeler olumsuz etkilendi." önermesine su ürünleri satıcı anket çalışmasına katılanlar en çok %52 oran ile kesinlikle katıldıklarını ifade etmişlerdir. Bunun yanında ankete katılan su ürünleri tüketicileri "Covid-19 sürecinde dondurulmuş su ürünleri tüketimimde artış oldu." önermesine en fazla %56 oranla fikrim yok demişlerdir. Ayrıca su ürünleri yetiştirici anketinde "Covid-19 sürecinde üretilen ürünlerin dağıtımındaki aksamalar sebebiyle stok fazlalığı oluşmuştur." önermesine en çok %86.7 oranla katıldıklarını ifade etmişlerdir. Ankete katılan su ürünleri satıcılarımız Covid-19 döneminde üreticiden tüketiciye kadar olan tedarik sürecinin %76'sı olumsuz etkilendiğini, %24'ü olumsuz etkilenmediğini belirtmişlerdir. Bu durumda ankete katılan su ürünleri satıcıları Covid-19 döneminde tedarik zincirinin olumsuz etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar; Covid-19 sürecinde su ürünleri sektöründeki bütün kesimlere bir olumsuz etkisinin olduğunu ortaya koymuştur.

IspartaSu ürünleriTedarik zinciri
Mustafa Umut Mengi
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazır giyim sektöründe satın alma ofislerinin rolü ve hizmet kalitesinin değerlendirmesi

Perakende sektörü, nihai tüketici ile üretici arasında köprü vazifesi gören, dünya ticaret hacminde en büyük paya sahip olan sektördür. Perakende sektörü içinde ise birinci sırayı gıda ürünleri, takip eden ikinci sırayı ise hazır giyim ürünleri almaktadır. Türkiye hazır giyim sektöründe pek çok global markaya ürün tedariki sağlayan, önemli bir oyuncudur. Global markalar Türkiye'den yaptıkları satın almayı genellikle satın alma ofisleri aracılığıyla yapmaktadırlar. Satın alma ofisleri bu bakımdan Türk tekstil ve hazır giyim tedarikçileri ile iş müşterisi olan perakendecileri bir araya getirerek sektörün devamlılığına önemli bir katkı sağlamaktadır. Satın alma ofisleri perakendeci müşterisine konsept planı oluşturmadan yükleme, gümrük ve finansal işlemlere kadar satın alma sürecinin her basamağında destek hizmeti sunmaktadır. Hizmet kalitesi arttıkça, müşteri memnuniyetinin de artacağı ve iş ilişkisinin devamlılığının sağlanacağı bilinmektedir. Bu çalışmada, B2B sektöründe faaliyet göstermekte satın alma ofisleri için hizmet kalitesinin bileşenlerinin belirlenmesi ve müşteri memnuniyeti ile söz konusu bileşenlerin arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bunun yanısıra hizmet kalite bileşenlerinin hangi perakende satın alma süreci ile daha fazla ilişkili olduğu ve söz konusu bileşenlerin perakendeci tiplerine göre farklılık gösterip göstermediğinin analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda satın alma ofislerinde müşteri temsilcisi pozisyonunda çalışmakta olan katılımcılar ile bir saha çalışması gerçekleştirilmiş, açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi uygulamasıyla hizmet kalitesi bileşenlerinin belirlenmesi ve memnuniyet ile ilişkisi ortaya konmuştur. Yapılan analizler müşteri memnuniyetinin en çok organizasyon içi iletişim, finansal konularda uyumlu çalışma ve güven ve satın alma ofisi çalışanlarının sahip olduğu bilgi seviyesi ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Perakendeci süreçleri ile hizmet kalitesi bileşenlerinin ilişkilendirilmesi ve elde edilen eşleştirmenin yapısal eşitlik modeli sonuçları ile karşılaştırılması müşteri memnuniyetine etki eden hizmet bileşenlerinin her süreçte etkin olan hizmet kalitesi bileşenleri olmadığını ortaya koymuştur. Perakendeci tipi ile hizmet kalitesi bileşenlerinin karşılaştırmalı incelenmesi ise tüm hizmet bileşenleri için olmamakla birlikte teknolojik ve finansal esneklik ile bilgi bileşenlerinde perakendeci tipi açısından farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur.

Hazır giyimHazır giyim sektörüHizmet kalitesi+3
Zeynep Kavitaş Durgun
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kıymetli maden tedarik zincirlerine yönelik güvence denetimleri (GDS 3000): Türkiye'de bir uygulama

Kıymetli maden tedarik zincirlerinde güvence denetimlerinin önemi hem sektörün sürdürülebilirliği açısından hem de tüketici güveni ve etik standartlarının korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Söz konusu araştırma, Türkiye'de uygulanan güvence raporları üzerinden yapılan güvence denetimlerinin etkinliğini araştırmayı hedeflemektedir. Güvence denetimleri, kıymetli maden tedarik zincirindeki kritik noktaları belirlemek, riskli alanları tespit etmek, tedarikçilerin uyum düzeyini değerlendirmek ve sürdürülebilirlik standartlarının ve uluslararası yönergelerin uygulanmasını doğrulamak için kullanılan bir araçtır. Güvence denetimlerinin, tedarik zincirindeki kritik noktaları belirlemede ve riskli alanları tespit etmede önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Dolayısıyla güvence denetimleri, tedarikçilerin uyum düzeyini değerlendirme, sürdürülebilirlik standartlarının ve uluslararası yönergelerin uygulanmasını doğrulama açısından da kritik bir önem taşımaktadır. Bu araştırma, Türkiye'deki kıymetli maden sektöründeki güvence denetimlerinin mevcut durumunu ve etkinliğini incelemektedir. Araştırma, sektördeki tedarik zincirinin farklı aşamalarında yer alan paydaşların perspektiflerini içeren kapsamlı bir betimsel içerik analiz çalışmasıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, kıymetli maden tedarik zincirinde yer alan yetkili müessese şirketlerinde güvence denetimlerinin nasıl uygulandığını, söz konusu şirketlerin standart ile ilgili yönergelere göre açıklama yeterliliklerini ne ölçüde sağladıklarını ve sonuçların nasıl değerlendirildiğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmanın sonuçları, Türkiye'deki yetkili müessese şirketlerinin kıymetli maden tedarik zinciri güvence denetimlerinin genel etkinliğini değerlendirmek için önemli bir kılavuz sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, araştırma konusu şirketlerin güvence denetimlerinin tedarik zinciri boyunca düzenli olarak uygulandığını, tedarikçilerin uyum düzeyinin kontrol edildiğini ve ilgili güvence denetimi standartlarını belli ölçüde yerine getirdiğini göstermektedir. Bununla birlikte araştırmada elde edilen sonuçlar söz konusu şirketlerin güvence denetimi raporlarının güvence denetimi standartları açıklama gerekliliklerini tam olarak karşılaması açısından geliştirilmesi ihtiyacını ve bağımsız güvence raporlarının daha kapsamlı şekilde hazırlanması gerekliliğini de ortaya koymaktadır.

Bağımsız denetimDenetim standartlarıGüvence denetimi standartları+2
İrem Talaşlı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gri ilişkisel analiz ile tedarik zinciri performansının değerlendirilmesi; Otomotiv sektöründe bir uygulama

Tedarik zincirini oluşturan işletmelerin birbiriyle olan ilişkilerinde önem verdikleri kriterlerin belirlenmesi ve bu kriterlere göre performanslarını iyileştirmeleri küreselleşen dünyada rekabet için hayati bir öneme sahiptir. Ekonomik olarak ciddi bir büyüklüğe sahip otomotiv sektöründe tedarik zinciri performans kriterlerinin belirlenmesi, bu sektörde iş yapan işletmelerin performanslarının iyileştirilmesi için önemli bir adımdır. Bu çalışmada otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösteren yedek parça perakendecilerinin tedarikçilerle ilişkilerinde önem verdikleri kriterlerin ortaya çıkarılması ve bu kriterler ile tedarikçilerin performanslarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kriterlerin belirlenmesi amacıyla uzman görüşü alınmıştır. Bu görüşler sonucunda belirlenen kriterlerin önem derecelerinin ve tedarikçi işletmelerden en çok tercih edilenlerin belirlenmesi için yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. En önemli 10 kriter ile en çok tercih edilen 12 işletmenin performansları Gri İlişkisel Analiz (GİA) ile değerlendirilmiştir. Küçük verilerle belirsizlik ortamlarında bile iyi sonuçlar veren Gri İlişkisel Analiz (GİA) ile ürünlerin fiyat uygunluğu, ürünlerin garantili olması, kusurlu ürünlerde iade kolaylığı, yeni çıkan ürünlerin tanıtımı, stok yeterliliği, hergün sevkiyat yapılması, iskonto oranının iyi olması, sipariş verme sisteminin kullanışlılığı, ürün çeşitliliğine sahip olma ve siparişlerin eksiksiz gönderilmesi kriterlerine göre yapılan değerlendirmede A4 işletmesinin performansının en iyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gri İlişkisel Analiz, Otomotiv Sektörü, Tedarik Zinciri Performansı

Gri ilişkisel analizOtomotiv sektörüPerformans+1
İbrahim Akbulut
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The structure of the food supply chain in Turkey from the perspective of food regime and examining the market roles of modern period food regime actors in the framework of Competition Law

The aim of this thesis is to reveal the structure of the food supply chain in Turkey from the perspective of food regime theory and to examine the effects of modern period food regime actors on the chain, food sector and ultimately consumer welfare within the framework of competition law. In this context, the unilateral actions of the undertakings that own the trademark, the actions and practices of the producers in the market within the framework of the agreements between the undertakings, the buyer power and unfair commercial practices and the concentration control were discussed in the context of some decisions of the Turkish Competition Board. In this framework, the consequences of the modern period food regime and the changes in the roles of the actors in the food supply chain for the food sector were analyzed within the framework of competition law. As a result, in the light of the findings and evaluations made within the scope of the thesis, it was revealed that the actors added to the supply chain with the modern period food regime or whose current position in this chain has changed can adversely affect the functioning of the food supply chain with anti-competitive actions and practices. Moreover, it was concluded that the price increases observed in the food sector may be due to the deterioration of the functioning of the supply chain, and this may be due to the anti-competitive actions and practices of multinational companies, retailers operating in an organized manner, and other supply chain members increasing in number with the modern period food regime.

Food companiesFood regimesFood supply+4
Fatma Abaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapalı döngü tedarik zincirlerinde yatay lojistik iş birliği altında iadesi mümkün nakliye malzemelerinin yönetimi için bir matematiksel model önerisi

Dünyanın küreselleşmesi ve iş dünyasında artan rekabet, iş süreçlerinin giderek karmaşıklaşmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda firmalar birbirleri ile iş birlikleri ve iş ilişkileri kurmaya başlamışlar, tedarik zincirleri bu iş ilişkileri neticesinde ortaya çıkmıştır. Artançevresel duyarlılık tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik çalışmalarını da artırmış, bu durum kapalı döngü tedarik zincirlerini meydana getirmiştir. Birden çok kez kullanılabildikleri için hem çevresel hem de ekonomik açıdan pek çok fayda sağlayan iadesi mümkün nakliye malzemelerinin (İMNM) kapalı döngü tedarik zincirlerinde yönetimi, günümüzde lojistik operasyonlarının önemli bir parçasıdır. Bu çalışmada birden çok tedarikçinin ve müşterinin yer aldığı kapalı döngü tedarik zincirlerinde ürün dağıtımı ve boş İMNM'lerinin toplanması, araç rotalaması ve depolarda tutulacak olan envanter miktarı kararlarının verildiği bir kapalı döngü envanter rotalama problemi türevi için bir karma tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Tedarik zinciri elemanları arasında kurulabilecek olan farklı yatay lojistik iş birliği türlerinin faydaları çalışma kapsamında incelenmiştir. Problemde ürün talep yapısı hem statik hem de dinamik olarak ele alınmış, planlama ufku içerisinde talep miktarlarında yaşanan değişikliklerin farklı yatay lojistik iş birliği senaryolarında toplam maliyete etkilerine de çalışmada yer verilmiştir. Bilindiği kadarıyla bahsedilen faktörleri bir arada içeren bir çalışma literatürde mevcut değildir. Çalışma kapsamında önerilen matematiksel modelin uygulanabilirliği örnek bir veri seti üzerinde gösterilmiş, ardından bahsedilen incelemeler nümerik analizler ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda talep yapısından bağımsız olarak hem müşteriler hem de tedarikçiler arasında kurulan yatay lojistik iş birliklerinin incelenen bütün durumlarda en az maliyet doğuran iş birliği seçeneği olduğu görülmüştür. Ayrıca kurulan yatay iş birliği türünün tedarik zinciri boyunca oluşan toplam maliyetin farklı kalemlerini farklı şekillerde etkilediği de yapılan analizler ile ortaya çıkarılmıştır.

Kapalı döngü tedarik zinciri ağ tasarımıLojistikMalzeme yönetimi+4
Erencan Yavrucu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zinciri entegrasyonun işletme performansı üzerine etkisi: Perakende işletme örneği

Günümüz şartlarında işletmeler rekabet üstünlüğü sağlayabilmek ve müşteri gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayabilmek için yeni teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak kendi yönetim ve çalışma sahalarına entegre etmelidirler. Ortaya çıkan bu teknolojiler, işletmelerin verimli olmasını sağlayabilmek için devamlı yeni fikirler üreterek sürece katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada amaç, tedarik zincirindeki yeni teknolojilerin insansız araç, nesnelerin interneti, yapay zekâ, bulut, robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, büyük veri gibi yeniliklerin perakende şirketlerindeki etkisini araştırmaktır. Bu kararların işletme süreçlerine hangi oranda katkı sağlayacağı incelenmektedir. Bu araştırma ile perakendeci işletmelerin yeni teknolojilere olan yaklaşımlarını ve süreçlerine hangilerini dahil ettikleri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışılmaktadır. Teknolojilerin uygulanması perakende sektöründe bir hareketlilik yaratarak verimliliği arttıracaktır. Araştırma kapsamında gıda ve market perakende sektörlerinde çalışmakta olan alanında uzman kişilerden veriler elde edilmiştir. Anket sonuçlarının güvenilirlik düzeyi belirlendikten sonra, entegrasyon sürecinde işletmelerin kullandıkları bilgi teknolojileri ve işletme üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde tedarik zinciri sektöründe yeni teknolojilerin kullanılmasında etkili olan yöntemler ve etkileri konusunda fikir beyan edilmiştir.

BütünleşmePerakende satış işletmeleriPerakende sektörü+4
Buse Bedir
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının lojistik süreçlere etkisi

Bu çalışmanın amacı, endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının lojistik süreçlere olan etkilerinin analizidir. Bu kapsamda araştırılacak konuları, "endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamaları işletmelere hangi avantajları sağlamaktadır? İşletmelerin sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının rekabet ortamında en üst seviyeye çekilmesi için neler yapılabilir? Sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının sürdürülebilirliğini etkileyen faktörler nelerdir? Endüstri 4.0 teknolojilerinin; sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarını ve örgütlerin sürdürülebilirliğini artırması için neler yapılabilir?" şeklinde sırlamak mümkündür. Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri faaliyetlerinde Lojistik işletmelerinin piyasadaki rekabette başarılı olmasının işletmeye ne gibi avantajlar sağlayabileceği, çalışanlara, işletmelere ve ülke ekonomisine ne gibi faydalar sağlayabileceği konusunda anketlerden elde edilen verilerine dayalı istatistiksel analizler yapılarak ilgililerin yararına sunulmıştır. Bu araştırmanın evreni; evreni İstanbul'da faaliyet gösteren toplan 500 lojistik işletme olup örneklem ise 462 kişidir. Araştırmanın verilerinin elde edilmesinde kullanılan ölçekler; "Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Uygulamaları Ölçeği" ve "Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği"dir. Anketlerden verilerine SPSS 21 programında; "güvenilirlik analizleri", "frekans analizleri", "regresyon analizi" ve "anova analizi "uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; "Endüstri 4.0"ın "Sosyal Sürdürülebilirliği" %52,6 oranında pozitif yönde; "Endüstri 4.0"ın "Çevresel Sürdürülebilirliği" %73,7 oranında pozitif yönde ve "Endüstri 4.0"ın Ekonomik Sürdürülebilirliği %75,6 oranında pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Endüstri 4.0Lojistik 4.0Lojistik+2
Evren Dölek
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir envanter rotalama problemi için bir matematiksel model önerisi

Son yıllarda sera gazı salınımı ve küresel ısınma gibi olumsuz çevresel şartların artması sonucunda dünya genelindeki ekolojik farkındalık seviyesi yükselmiştir. Bununla birlikte iş kazası sayısı ve gürültü seviyesinin artması gibi sosyal hakların azalması ile de sosyal sürdürülebilirlik ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla işletmelerin operasyonlarını çevresel ve sosyal dışsallıkları dikkate alarak gerçekleştirmeleri kaçınılmaz olmuştur. Küreselleşme ve artan rekabet ortamı ile birlikte maliyetlerini azaltmak isteyen işletmeler lojistik operasyonlarındaki en yüksek maliyet kalemlerinden olan envanter ve taşımacılık faaliyetlerinin verimliliğine yoğunlaşmaktadır. Literatürde hem envanter hem de rotalama kararlarını eş zamanlı ele alan envanter rotalama problemi, araştırmacılar tarafından sıklıkla çalışılmaktadır. Bu çalışmada sürdürülebilir envanter rotalama problemi için karışık tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Geliştirilen matematiksel modelde maliyet minimizasyonu sağlanmaya çalışılırken çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik ile ilişkili konulara da önem verilmektedir. Bu çalışmayı literatürde bulunan benzer çalışmalardan ayıran özellikler; detaylı yakıt tüketiminin hesaplanması, bozulabilir ürünler için soğutmalı araç kullanımını dikkate alması, elde kalan atık ürünlerin toplanarak gıda atık ayrıştırma merkezine bırakılması ve çalışanlara çalışma saatlerini düzenleme hakkı vermesidir. Ayrıca, gerçek hayat problemlerini daha iyi ele alabilmek için müşteri taleplerindeki belirsizlik dikkate alınmıştır. Nümerik analizler sonucunda, geliştirilen matematiksel modelin kullanımı ile çalışanlara çalışma saatlerini düzenleme avantajı sağlaması bakımından sosyal sürdürülebilirliğe, atık ürünlerin toplanması ve yakıt tüketiminin minimize edilmesi ile de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlandığı gözlenmektedir. Anahtar Sözcükler Lojistik yönetimi, sürdürülebilirlik, satıcı güdümlü envanter, envanter rotalama problemi, kapalı döngü tedarik zinciri

EnvanterKapalı döngü tedarik zinciri ağ tasarımıLojistik+5
İlker Köseli
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimEN

Proposal of a decision-making model for digital technology adoption: A blockchain case study

Blockchain Technology promises significant benefits in the scope of the supply chain and attracts the attention of both scholars and practitioners. In this direction, academic research on revealing the disruptive potential of Blockchain in supply chains' functional and structural dynamics is understandably increasing. However, despite the immense potential of technology and the academic and practical effort to accelerate its diffusion in supply chains, not much progress has been made in its industrial applications. Hence, the main shortcoming in the extant research is that the proposed adoption models are mostly conceptual, with low applicability. Notably, extant literature does not adequately address whether a firm should adopt Blockchain Technology, and therefore, in this study, the net value of adoption is introduced to fill this gap in the literature. The theoretical grounds of the proposed adoption decision framework lie in the technology-organization-environment framework and force field theory, while it represents a single numerical metric that uncovers "the net value" of Blockchain adoption for a particular enterprise. The suggested framework is further supported by dynamic capabilities and relational view theories. The proposed metric, the net value of adoption, is the computational difference between the expected benefits from the summation of the expected risks and adoption barriers. The research employs a two-step modified Delphi and DEMATEL-based Analytical Network Process (DANP) methodology.

Blockchain systemDEMATELDecision making models+4
Serkan Karakaş
Piri Reis University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elma tedariği ve döviz büroları sektöründe blok zinciri örnek uygulamaları

Bu çalışmada, elma tedarik zincirinde blokzinciri teknolojisinin kullanılmasına ilişkin vaka analizi yapılarak, tedarik zincirinde ürünlerin satışından tahsilatların izlenmesine kadar olan sürecin şeffaflığının sağlanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, döviz bürolarının kendi aralarında yaptıkları işlemlerin blokzinciri teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesine yönelik olarak blokzinciri vaka analizi yapılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde, üreticilerin ürün satışından kaynaklanan alacaklarının sistem üzerinden izlenebilmesine ilave olarak, ürünlerde kullanılan ilaç, gübre vb. girdilerin miktarlarına ilişkin bilgiler ile söz konusu girdilerin ödemelerinin de blokzinciri aracılığıyla takip edilmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, üreticilerin ürünlerini sattığı kişilerin blokzinciri sistemine yaptıkları kayıtların anonim olarak izlenebilmesi, tedarik süreçlerindeki maliyetler ile alacakların tahsiline ilişkin bilgilere kadar birçok unsurun muhasebeleştirilmesi ve kayıt altına alınması sağlanacaktır. Dolayısıyla, enflasyon içerisinde önemli bir ağırlığa sahip olan yaş meyve ve sebzelerin fiyat oluşumuna etki eden unsurlar sağlıklı bir şekilde takip edilerek politika oluşturma süreçlerine ciddi katkı sağlanacaktır. Ayrıca, tedarik zincirinde yer alan kişilerin tek ve ortak bir kayıt teknolojisi yoluyla işlemleri takip edebilmeleri sağlanacaktır. Döviz bürolarının aralarında ve müşterileriyle yaptıkları işlemlerden elde edilen paraların kaynağına ilişkin tereddütler ve yüksek tutarlı efektiflerin değerlendirilmesinde ortaya çıkabilecek kazanç kayıpları nedeniyle bankalar tarafından işlemlerin gerçekleştirilmemesi, blokzinciri gibi şeffaf ve izlenebilir bir yapının oluşturulması ihtiyacını doğurmuştur. Bu sebeple, döviz bürolarının teknolojiye uyumu ve işlemlerin blokzinciri ile ne şekilde gerçekleştirebileceği konusunda model önerisinde bulunulmuştur.

Blok zinciri sistemiDövizDöviz piyasası+5
Bekir Armutlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zincirinde iş birlikçi tahminlemenin kamçı etkisi üzerine etkileri

Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu bağlamda çalışmamızda Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal (İPTİ) Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları/dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Uygulama kısmında stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan elektronik sektörü incelenmektedir. Geleneksek Yöntemlerden İPTİ stratejisine geçiş süreci anlatıldıktan sonra kurulan modeldeki performans kriterleri incelenmiştir. Daha sonra İPTİ strateji ile kamçı etkisindeki değişimin azaldığı, envanter yönetiminde iyileştirmeler yaparak tüm tedarik zinciri paydaşlarına avantaj sağlayacağı ayrıca tedarik zinciri stratejisindeki bu değişimin tedarik zincirinde çalışanların fazla mesailerinde azalma sağladığı böylelikle performans artışının sağlandığı gösterilmektedir. Anahtar sözcükler: Tedarik Zinciri Yönetimi, İPTİ, Kamçı Etkisi

Kamçı etkisiTahminTahmin ediciler+5
Gökçen Ersan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yenilikçi tedarik zinciri uygulamaları ve etkileri üzerine nitel bir araştırma

Teknolojik gelişmeler ve ihtiyaçlardaki değişmeler, verimlilik, esneklik, firmaların pazara yeni ürün sunma çabası, tüketiciye ürün ulaştırma sürelerinin kısa olma zorunluluğu ve ürün ömrünün kısa olması gibi faktörler yoğun bir rekabet ortamının meydana gelmesine sebep olmuştur. Meydana gelen değişmeler karşısında firmalar, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve rekabet gücünü artırabilmek amacıyla ürün, hizmet ve bilgi akışlarını tedarikçilerinden müşterilerine kadar bir bütün dâhilinde ele alarak çözümler üretmek mecburiyetinde kalmışlardır. Firmaların faaliyet gösterdikleri pazar yapısının biçimsel ve boyutsal olarak değişmesi, ayakta kalabilmeleri için başarılı bir tedarik zinciri ile farklılıklarını ortaya koymaları gerekmektedir. Firmaların kendilerini geleceğe taşırken teknoloji çağına ve hızla değişen piyasa koşullarına ayak uydurabilmesi gerekmektedir. Dijitalleşme ile birlikte yükselişe geçen sanayileşme ve teknolojinin etkisiyle, bilhassa tedarik zincirinde başarılı yenilik uygulamaları gerçekleştirmek, yaşanan küresel rekabet ortamında firmalar açısından son derece önemli bir hal almıştır. Bu doğrultuda firmaların yenilikçi bir tedarik zinciri yaklaşımı geliştirerek varlıklarını sürdürebilmeleri, piyasada üstünlük sağlamaları, rekabet avantajı elde etmeleri ve başarılı olmaları için çalışmaları önemlidir. Tedarik zincirinde yapılan yenilik uygulamaları firmalara, sektöre ve ülkelere olumlu etki etmekte, bu konuda dünyanın önde gelen firmaları inovasyonel faaliyetler gerçekleştirme konusunda tereddüt etmemektedir. Bu çalışmanın temel amacı, tedarik zincirinde yenilikçiliğin firmalar düzeyinde mevcut durumunu ortaya koymak, firmaların sahada yenilikçi uygulamaları kullanıp kullanmadıklarını tespit etmek, yenilik gerçekleştirdiler ise uygulamalarının nasıl ilerlediğini ve performansa etkilerini neler olduğunu nitel bir araştırma ile belirlemektir. Ayrıca çalışmada, firmaların sürdürülebilir ve yeşil yenilikler çerçevesinde uyguladıkları yenilikler ile firmaya katkıları ve performansa etkileri de incelenmiştir. Çalışmanın amaçlarından hareketle, tedarik zincirinin yenilik boyutları ile olan ilişkisini anlamak, alanı tarif eden temel kodlara erişmek ve bu kodlar yardımıyla ortak temaların oluşturulması sağlanmaktadır. Böylelikle, firmaların performanslarını artırmalarına ve bu yolda daha hızlı ilerlemelerine katkı sağlayarak inovatif bir yol haritası meydana getirilmeye çalışılmıştır. Hem gerçek faaliyetlere hem de sektördeki deneyim sahibi ve uzman kişilerin tecrübelerine dayanması sonucunda elde edilen bulguların diğer firmalar için örnek teşkil etmesi araştırmanın önemli yönünü oluşturmaktadır. Tedarik zincirinde yenilikçilik konusu üzerine araştırma boşluklarının kapatılabilmesi açısından da önem teşkil eden bu çalışmanın ülkemiz sanayisinin gelişmesine önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında, tedarik zinciri ve yenilik kavramları detaylı bir şekilde açıklanmış, Dünya'daki ve Türkiye'deki firmaların tedarik zincirinde uyguladıkları yenilik örnekleri incelenmiştir. Analiz kısmında ise tedarik zincirinde faaliyet uygulayan 18 firma yetkilileriyle görüşülmüş, elde edilen veriler önceden belirlenen kodlara göre incelenmiş, sınıflandırılmış ve anlamlandırılarak bu kodlarla ilgili yerlerin işaretlenmesi sağlanmıştır. Sonuç olarak, Tedarik Zincirinde Yenilikçilik ana teması altında birbiriyle ilişkili 478 koda ulaşılmış ve bunlar 10 alt tema (kategori) altında toplanmıştır. Araştırma neticesinde temel olarak, tedarik zincirinde gerçekleştirilen yenilikçi uygulamaların firma performansı üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

SürdürülebilirlikTedarik zinciriYenilik
Hülya Tuğçe Ülger
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A decision support system for integrated optimization of production, transportation and pricing decisions in a supply chain

In supply chains, the decisions regarding production, transportation and pricing are often handled separately. In this thesis study, a nonlinear programming model (NLP) is generated to optimize the production, transportation, and pricing decisions in a supply chain where substitute products are produced in multiple factories and sold at several markets. Under the cooperative competition of substitute products, these decisions are given centrally to maximize the total profit. Demands for the substitute products are realized as functions of their prices where the market shares are expressed as market share attraction models from the marketing literature. The NLP model is solved with different parameter settings and sensitivity analysis on the input parameters is made to provide managerial insights. Finally, a decision support system (DSS) is developed to provide an efficient, effective and flexible decision making environment. The DSS includes a relational database for input and output data, a model base that includes the generated NLP model and a graphical user interface that provides interaction between the user, the database, and the solver for the NLP model.

PricingDecision support systemsOptimization+5
Murat Umut İzer
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

E-ticaret yöntemi ile faaliyet gösteren firmalarda tedarik zinciri için blockchain teknolojisi uygulaması ve seçimi: Bulanık çok kriterli karar verme yöntemleri ile bir uygulama

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve internet kullanımının hızla artmasıyla birlikte, insanların istek ve ihtiyaçlarını karşılama şekilleri de değişmektedir. Geleneksel alışveriş yöntemlerinin yerine çevrimiçi alışveriş yöntemi daha sık tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir. İnsanların bu alışveriş yöntemini tercih etmelerinin başlıca nedeni, ürünlere 7/24 erişebilme, inceleme ve satın alma imkânına sahip olmalarıdır. Çevrimiçi alışveriş yöntemlerinin en sık kullanılanı elektronik ticaret (e-ticaret) olarak kabul edilmektedir. E-ticaret firmalarının en önemli sorunlarından biri, tedarik zincirinde yaşanan aksaklıkların müşteri memnuniyetsizliğine kadar etkilerinin olmasıdır. E-ticaret yöntemiyle müşterilere ürünlerin istenilen zamanda ve istenilen mekâna ulaşması gerekmektedir. Tedarik zincirinde güvenlik, şeffaflık ve hızın sağlanabilmesi için blokzincir teknolojisinin kullanılabileceği düşünülmektedir. Blokzincir, oldukça yeni bir teknoloji olmasına rağmen çeşitli alanlarda büyük avantajlar sunabileceği düşünülmektedir ve giderek daha popüler bir kavram haline gelmektedir. Blokzincir teknolojisinin özellikle tedarik zincirinde güvenlik açıklarını azaltma potansiyeli ve şeffaflık sağlama yeteneği, ürün ve hizmet süreçlerinin takip edilmesini kolaylaştırarak tedarik zincirinde önemli bir rol oynayabileceği görülmektedir. Bu çalışmada Türkiye' de en sık kullanılan ve her biri farklı sektörde faaliyet gösteren dört e-ticaret firmasının uzmanları ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, e-ticaret firmaları için en uygun blokzincir teknolojisinin seçimi ve uygulamasının incelenmesi amacıyla bütünleşik BWM-bulanık VIKOR ve bütünleşik bulanık AHP-bulanık VIKOR yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan 6 ana kriter ve toplamda 22 alt kriterin önem ağırlıklarını belirlemek amacıyla iki ayrı yöntem kullanılmıştır. Bu nedenle uzmanlardan aynı kriterler için iki farklı değerlendirme yapmaları istenmiştir. BWM ve bulanık AHP yönteminde kullanılan matrislerin ve ölçeklerin farklı olması kriterlerin önem ağırlıklarında farklılıklar ortaya koymuştur. Bulunan iki ayrı önem ağırlıkları bulanık VIKOR yöntemine dahil edilerek çalışmanın alternatiflerinin sıralaması elde edilmiştir. Sonuç olarak iki ayrı yöntem ile hesaplanan kriter ağırlıklarının dâhil edildiği iki ayrı bulanık VIKOR sonucunda da alternatiflerin sıralamasının aynı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulanık VIKOR sonuçlarına göre alternatif sıralaması A1(kriptografi teknolojisi), A3(akıllı sözleşmeler), A2(dağıtık defter teknolojisi), A4(konsensus algoritması) şeklindedir. Analiz sonuçları değerlendirilerek, firmalara ve bu konu üzerine yapılacak çalışmalara yönelik bazı öneriler sunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciBlok zinciri sistemiBulanık analitik hiyerarşi süreci+5
Aycan Kama
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular