Süslemeler
170 theses under this subject heading
Konya çevresi Bizans Dönemi mimari plastiği
Doktora tezinin ana konusunu Antik Çağ'da Lykaonia olarak adlandırılan bölgenin sınırları içerisindeki Konya iline bağlı ilçe merkezleri ve bunlara bağlı köylerde tespit edilen Erken ve Orta Bizans Dönemi mimari ve liturjik işlevli elemanlar oluşturmaktadır. Konya iline bağlı ilçe merkezleri (Hüyük, Derbent, Doğanhisar, Akşehir, Tuzlukçu, Ilgın, Kadınhanı, Sarayönü, Beyşehir, Karatay, Altınekin) ve köylerde yapılan araştırmalarda dağınık ya da Türk Dönemi yapılarında devşirme olarak kullanılmış 279 parça tespit edilmiştir. Bunlar mimari ve liturjik işlevli olmak üzere iki ana grup altında değerlendirilmiştir. Mimari işlevli olanlar; 4 sütun kaidesi, 2 çifte sütun kaidesi, 2 postament, 13 sütun başlığı, 7 çifte sütun başlığı, 9 paye, 2 çifte sütun, 51 çifte sütunce, 49 lento, söve ve friz bloğu ve 1 konsol, liturjik işlevli olanlar; 16 balüster, 36 levha, 12 sütunce, 20 arşitrav, 2 ambon podyumu, 2 ambon payesi, 1 altar ve 8 altar tabanı oluşmaktadır. Kesin bir işlev önerisinde bulunmak mümkün olmayan 42 blok ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Malzeme olarak gri mermer ve kireçtaşı yoğun olmakla birlikte beyaz/Dokimeion mermeri de kullanılmıştır. İşçilik açısından çok az sayıdaki örnek başkent Konstantinopolis atölyelerinin işlenim özelliklerini yansıtırken, çoğunluğu Phrygia, Pisidia ve İsauria gibi yakın bölge örnekleriyle benzerlikler taşır. Anahtar Kelimeler: Lykaonia, Konya/Ikonium, Bizans, Mimari Plastik, Süsleme.
Güzel sanatlar ve spor liseleri keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri (GSSL) keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerini ortaya çıkarmak ve GSSL' nde yürütülmekte olan keman derslerinin süslemeler konusu açısından daha işlevsel bir yapıya ve işlerliğe kavuşturulmasına katkıda bulunmaktır. Araştırmanın yürütülmesinde betimsel yönteme dayalı bir desen kullanılmıştır. Veri toplamak amacı ile literatür tarama, anket ve bilgi testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Muğla, Samsun, Malatya, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Diyarbakır illerinde bulunan GSSL 11. ve 12. sınıflarda öğrenim gören 168 keman öğrencisi oluşturmaktadır.Çalışma örneklemini oluşturan GSSL' nin rastlamsal şekilde belirlenmesinde, okulların mezun vermiş, farklı coğrafi bölgelerden ve keman ders kitaplarını kullanıyor olmaları göz önünde tutulmuştur. Ankette, kişisel bilgilerle ilgili 6, süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin 19 kapalı uçlu, 1 açık uçlu soru; bilgi testinde ise, süslemelerin açılımlarıyla ilgili 10 bilgi sorusu olmak üzere toplam 36 soru vardır. Süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin kapalı uçlu 19 soru için ?hiç (1), çok az (2), kısmen (3), büyük ölçüde (4), tamamen (5), şeklinde 5'li seçenekler yer almaktadır. Elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri için SPSS 17.0 paket programından yararlanılarak, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma), hipotez testleri olarak parametrik testlerden T-Testi, One-Way Anova testi kullanılmış ve korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırmada yapılan çözümlemeler sonucunda, keman eğitimi ders kitaplarında, 11. sınıflarda öğretimine başlanan tril, çarpma (uzun çarpma- kısa çarpma), mordan (alt mordan- üst mordan), grupetto ve vuruş sonrası süsleme notalarının kullanıldığı belirlenmiştir. Uygulanan bilgi testiyle, öğrencilerin süslemelerin açılımlarıyla ilgili bilgi düzeyleri, uygulanan anket tekniğiyle de öğrencilerin süslemelerle ilgili yeterlilik düzeyleri tespit edilmiştir.Araştırmada, öğrencilerin büyük bir kısmının, süsleme sembol ve işaretlerinin açılımını bilmedikleri, tarihçesi hakkında bilgi sahibi olmadıkları, süslemelerden özellikle üst mordan, alt mordan ve grupetto sembollerini yeterince seslendiremedikleri, süslemeleri seslendirirken ajilite (çalma hızı) ve sol ellerinde kasılma gibi problemler yaşadıkları ortaya çıkmıştır.Bu bulgular göz önünde bulundurularak, GSSL' ndeki keman eğitiminin içerisinde yer alan süslemelere ilişkin konuların ve öğretim yöntemlerinin gözden geçirilmesi ve düzenlenmesine dikkat çekilmiş, konu ile ilgili çalışmalar yapılması hususunda önerilerde bulunulmuştur.
XVI. yüzyıl Osmanlı Dönemi yapıştırma kündekâri kalem işi bezemeli mahfil tavanları
XVI. yüzyıl Osmanlı Mimarisinde kündekâri (yapıştırma tekniği) mahfil tavanlarını konu edinen çalışmada, bu teknikle yapılmış nadir tavanlar olmaları hasebiyle ele alındı ve gün yüzüne çıkarılması amaçlandı. İncelenen mahfil tavanları kündekâri tekniğinin "Taklit Kündekâri" başlığı altındaki "Yapıştırma Kündekâri" özelliğini taşımaları nedeniyle kündekâri tekniğine geniş yer verildi ve bu sanat tanıtıldı. Danışman hocam Prof. Dr. Candan Nemlioğlu'nun çalışma ve bulgularından yararlanılarak konu ele alındı. Tez içinde mevcut bilgilerin kapsamı genişletilerek araştırma derinleştirildi. Yapıştırma kündekâri tekniği ile yapılmış mahfil tavanları bu çalışmada tespit edilebildiği kadarıyla; İstanbul Eminönü Rüstem Paşa Câmi, İstanbul Kadırga Sokullu Mehmed Paşa Câmi, İstanbul Üsküdar Atik Valide Sultan Câmi ve Manisa Muradiye Câmiinde yer almaktadır. Rüstem Paşa ve Atik Valide Sultan Câmiinde ikişer olmak üzere toplam altı mahfil tavanı bulunmaktadır. Bu çalışmada sözü edilen mahfil tavanlarının Türk-İslam sanatı içerisindeki ahşap sanatı bağlamında karşılaştırmalı değerlendirilmesi yapıldı. Araştırma sonucunda çıkan bulgular ve öneriler ele alındı. Bu çalışma ileride yapılacak çalışmalar için de bir kaynak veri olma özelliği taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: XVI. Yüzyıl, Mahfil Tavanları, Kündekâri,
Merzifon'un ahşap tavanlı camilerindeki kalem işi tezyinat
Tezyinat tarih öncesi çağlardan (Taş Devri, Bakır Devri) itibaren insanların temel eğilimlerinden birisi olmuştur. Tezyinatta kullanılan malzemelerde ise yaşanılan bölgenin şartları önemlidir. Türklerin ahşap malzemeyi tezyinatta kullanmaya başlamaları Orta Asya'da Taştık kültüründe (M.Ö.300-400) yaşadıkları tarihlere kadar uzanmaktadır. Boyalı ve nakışlı ahşap tavanların temeli Türk kağanlarının boyalı, altın işlemeli ve ahşap direkli çadırlarından gelmektedir. Ahşap direkli ve ahşap tavanlı cami geleneği Selçuklular tarafından Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınmıştır. Anadolu'nun ağaç bakımından zengin bir bölge olduğu bilinir. Türklerin ahşap malzemeyi Anadolu'da daha yaygın olarak kullanmaya başladıkları bilinir. Türk sanatında dini ve sivil mimaride geniş bir kullanım alanı olan boyalı nakışlı (kalem işi) tezyinatın ahşap malzeme üzerine uygulandığı eşsiz eserler çeşitli bölgelerimizde bulunmaktadır. Ahşap direkli ve ahşap tavanlı camilerin boyalı nakış (kalem işi) ile tezyin edilmiş nadide örneklerinin kimi kentlerde, kimi kasabalarda ve köylerde (Erbaa Akça Köy, Merzifon Kara Mustafa Paşa Köyü vd.) yer alır. Anadolu'da boyalı nakış ile tezyin edilmiş, görebildiğimiz en eski ahşap cami örneği (1206) Çarşamba Göçeli Camii'dir. Osmanlı döneminde artış gösteren kalem işi (boyalı nakış) ile tezyin edilmiş ahşap camilerin ilk dönem eserlerinde Selçuklu dönemi üslup özellikleri görülür. Klasik dönem kalem işlerinde daha zarif ve ahenkli bir üslup kullanılmıştır. Ahşap direkli ve ahşap tavanlı camiler 20.yüzyılın başlarına kadar inşa edilmiştir. Türk-İslam sanatının diğer sanat dallarında kullanılan örge ve desenlerin birçoğu ahşap üzeri kalem işi tezyinatta başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Sonsuzluğun simgesi olarak değerlendirilen geometrik şekiller, yazı, hayvani örgelerin üsluplaştırılmasıyla oluşan rûmi şekli ve bitkisel örgelerin üsluplaştırılmasıyla oluşan örgelerle (hatayi, karanfil, lale, nar çiçeği, haşhaş, vd.) ahşap tavanlar, tezyin edilmiştir. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yer alan ahşap tavanlı camilerin Merzifon'da da örneklerinin bulunduğu incelemeler sonucunda tespit edilmiştir. Bu çalışmada Merzifon'da bulunan kalem işi ile tezyin edilmiş ahşap tavanlar incelenmiştir. Amasya'nın Merzifon İlçesinde tespit edilen ahşap tavanlı camilerden Âbide Hâtun Camii (1091/1680), Eyüp Çelebi Camii(17.yy.) , Büyük Hacı Hasan Camii (1126/1714), Aşçı Hüseyin Ağa Camii (1182/1768) ve Hanife Hatun Camii (1242/1826) kalem işi tezyinatlı eserlerdir. Anahtar Kavramlar: Merzifon, Camii, Ahşap Tavan, Kalem İşi, Tezyinat
İki Paşa Camiinin süsleme özelliklerinde üslup birliği (Amasya Merzifon Abide Hatun Camii ve Tokat Erbaa Silahtar Ömer Paşa Camii)
Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu zengin bir kültür mirasına sahiptir. Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında bu topraklarda çok sayıda dini, sivil, askeri vb. amaçlarla mimari eserler inşa edilmiştir. Bu eserlerden çoğu devletin önemli görevlerinde yer alan paşaların inşa ettirdikleri yapılardır. Bunların arasında en yaygın olanı cami mimarisidir. Osmanlı Devleti zamanında önemli güzergahlardan olan ve Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Amasya ve Tokat illeri, Anadolu kültür ve sanatının gelişim gösterdiği önemli merkezlerdendir. Birbirine 106 km uzaklıkta olan Erbaa/Silahtar Ömer Paşa Camii ve Merzifon/Abide hatun Camii Anadolu'daki 17.yy'a ait ahşap tavanlı ve ahşap destekli, ahşap üzeri kalem işi sanatının uygulandığı örneklerindendir. Meyilli arazi üzerinde inşa edilen dikdörtgen planlı camilerin beden duvarları dış taraftan almaşık duvar tekniğiyle yapılmış olup, iç taraftan sıvalıdır. Camileri örten tavan üst örtüsü dış taraftan kırma çatı, iç taraftan ahşaptır. Her iki yapıda da tavan kirişlerinin olduğu kısım yükseltilmiş, harime ferah bir görünüm kazandırmıştır. Kalem işleri yapılarda, tavan kirişlerinin yüzeylerinde, destek aralarında, ahşap direkler üzerinde ve kemer yüzeylerinde yer alır. Süslemelerde kırmızı, turuncu, mavi, yeşil, sarı, beyaz renkler kullanılmıştır. Camilerin kendi düzenlerinde görülen benzerlik ilgi çekici olup Anadolu'da ki yapıların desen özellikleri, inşa edildikleri dönem hakkında önemli birer görsel kaynaktır. 17.yy'ın ikinci yarısından itibaren inşa edilen örneklerdeki kalem işi süslemelerde erken ve klasik dönemde görülen hatayi, rumi düzenlemelerin yanısıra doğadan ilham alınarak yapılan lale, gül, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerinde kullanılmaya başlandığı görülür. Bu çalışmada Merzifon ve Erbaa ilçelerinde bulunan Abide Hatun Camii (1680) ve Silahtar Ömer Paşa Camii (17.yy) kalem işi süslemelerindeki üslup birliği incelenmiştir. İncelemeler sonucunda tarih, bölge yakınlığı ve süsleme düzenlerindeki benzerlikler, Silahtar Ömer Paşa Camii ve Abide Hatun Camii'nin aynı üslup birliğine sahip olduğunu göstermiştir.
Bursa Numaniye Dergâhı ve mimari özellikleri
Tasavvufî kimliğiyle ön plana çıkan Bursa'da inşa edilen tarikat yapıları, şehrin mimari karakterini oluşturan eserlerdendir. 18. yüzyılda Hekimoğlu Ali Paşa tarafından vakfedilen Numaniye Dergâhı, günümüze ulaşan tarikat yapıları arasında özgünlüğünü korumasıyla ilgi çekmektedir. Bu çalışmada Bursa Numaniye Dergahı'nın malzeme, teknik, mimari elemanlar ve süsleme unsurları bakımından incelenmesi amaçlanmıştır.
İstanbul Fatih Burmalı Mescid Haziresi
Ele alınan bu çalışmada İstanbul'un Fatih ilçesi, Şehzade Cami kurbunda yer alan Burmalı Mescid Haziresi incelenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde tezin konusu, amacı, önemi, araştırma yöntemi, araştırma sınır ve kaynakları açıklanmıştır. Birinci bölümünde ise İslamiyet'te Mezar Anlayışı ve Türklerde Mezar ve Mezar Taşları üzerinde durulmuş, Burmalı Mescid ve mescidin bânisi Emîn Nûreddin'in Osman Efendi'nin hayatına değinilmiş, hazirenin bulunduğu il, ilçe, semt hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde hazirenin katalog çalışması yapılmıştır. Restorasyon sonrası yapılan çalışmada, kimliği belli yahut belirsiz 231 adet şahideli-şahidesiz mezar tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde hazirede mevcut olan mezarlar; form, yazı ve bezeme açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda ise hazirenin bulunduğu dönemin sosyal, kültürel, dini ve sanatsal yönleri ele alınıp Osmanlı mezar taşları içerisindeki yeri tespit edilmiştir.
İstanbul sultan ve paşa camilerinde kubbe yazıları
Osmanlı Devleti devrinde İstanbul'da inşa edilmiş sultan ve paşa camilerinin kubbelerinde bulunan kubbe yazıları çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Giriş bölümünde İstanbul'un fethi, fetihten sonra yapılan imar ve iskân faaliyetleri, Osmanlı devrinde İstanbul'da hat sanatı ele alınmış, çalışmanın yöntemi açıklanmıştır. Katalog bölümünde, çalışma kapsamına giren camilerin genel özellikleriyle kubbelerinde bulunan yazılar üzerinde ayrıntılı olarak durulmuştur. Ana kubbe yazıları ile yarım ve diğer kubbe yazıları bölümünde katalog bölümünde kubbe yazıları hakkında elde edilen veriler ışığında ayrıntılı değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmada elde edilen verilerden yola çıkılarak ulaşılan sonuçlar sıralanmıştır.
Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki 17. yüzyıl mushaflarında güller
Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi'nde bulunan 17. yüzyıla ait 6 mushafın mushaf güllerinin incelenmesi, çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Giriş kısmında mushaf tezhibi hakkında tarihsel süreç anlatılmıştır. Birinci bölümde mushaf gülleri ve mushaflarda görülen diğer süsleme alanları konusu ele alınmıştır. Bu kısımda özellikle güller hakkında açıklamalar yer almaktadır. İkinci bölüm tezimizin ana kısmı olan Katalog kısmı yer almaktadır. 17. yüzyıla ait olan 18 eserin kataloğu ve mushaf gülü bulunan mushafların da fotoğrafları teknik çizimleriyle birlikte ilgili bölümde yer almaktadır.
Ermeni Kilise ve okul yapıları; Bursa örneği
Bursa 1326 yılında Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girdikten sonra farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir şehir olmuştur. Kentte yaşayan yoğun gayrimüslim cemaatin bir kısmını Ermeniler oluşturmaktaydı. Ermeniler için devletin belirlediği şartlarda ibadethaneler ve okullar inşa edildi. 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra yeni bir kilise inşası olmamıştır. Bundan sonra 1915 yılında Ermenilere yönelik gerçekleşen Sevk ve İskân Uygulaması ile kilse ve okullar terk edilmiştir. Terk edilen bazı yapılar yıkılmış. Bazı yapılar kısmen de olsa günümüze ulaşmayı başarmıştır. Bu çalışmada bursa sınırları içerisinde tespit edilen yapıların plan tipi, mimari özellikleri, kullanılan malzeme ve süsleme programları incelenmiş olup bu yapıların varlığı belgelenmeye çalışılmıştır.
Bursa Mustafakemalpaşa'daki Osmanlı mezar taşları
Bu çalışmamızda, Bursa iline bağlı olan Mustafakemalpaşa ilçe merkezinde, belde ve mahallelerinde (Lalaşahinpaşa, Tatkavaklı, Kestelek, Ormankadı, Karaoğlan, Tepecik, Aliseydi, Üçbeyli, Yamanlı, Melik, Sünlük, Ocaklı ve Yumurcaklı mezarlıklarında) yapılan araştırmalar sonucunda 136 adet Osmanlı Dönemine ait mezar taşı tespit ettik. 92 tanesi erkeklere, 43 tanesi kadınlara ait olan mezar taşlarının 17, 18, 19 ve 20. yüzyıllara ait oldukları görülmüştür. Mezar taşlarının en erken tarihlisi 1027 H./ 1617- 1618 M. en geç tarihlisinin ise 1928 M. yıllarına ait olduklarını tespit ettik. Çalışmamızın birinci bölümünde, incelemeler sonucunda tespit ettiğimiz 136 mezar taşının katalog bilgileri yer almıştır. İkinci bölümünde, mezar taşlarının form bakımından incelemesi, üçüncü bölümde ise süsleme, yazı türü ve metin içeriği bakımından incelemeleri iki başlık altında yer almıştır. Sonuç olarak bu yöredeki, Türk tarihini ve kültürünü yansıtan, arşiv belgesi değerindeki Osmanlı dönemine ait olan mezar taşları kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın sonunda bahsi geçen mezar taşlarının ait olduğu dönemlerin form, süsleme ve yazı türü değişimleri ve bu değişimlerin sebepleri üzerinde bir sonuca ulaşılmıştır.
المرابطون والموحدون في العصر الاندلسي دراسة بلاغية البديع انموذجاً
This thesis is one of the rhetorical studies, and its purpose is to reveal some artistic and creative aspects of Al-Badi' styles in Andalusian poetry in the period between the fifth and seventh centuries AH. It is the era of the Almoravid and Almohad rule of Andalusia, which is considered a controversial period attacked by the Orientalists. They accused it of being backward and fighting science and art because of the many wars and volatile circumstances in the Muslims' relationship with the Spaniards. In order to achieve its objectives, the study based on selecting some evidence from each poet and citing them in the study of the creative rhetorical methods used by Andalusian poets. This falls under the descriptive analytical approach that achieves the purposes of rhetorical research. The most important results of this study were: That the science of Al-Badi attracted the Andalusian poets, so they stood on its types and methods, and they paid great attention to it. This may reflect their influence on the poets of the Levant. As they found in Al-Badi's methods what meets their emotional states, and their verbal abilities to compose poetry. And that the Almoravids and Almohads, despite their focus on jihad for the sake of God, did not neglect the scientific and literary development of their state, contrary to what the orientalists spread. And that Andalusian poetry used the quotation and inclusion of the Holy Qur'an, hadith and Arabic proverbs, And that poetry is rich in moral and verbal improvements, and this explains the intensity of its impact on the recipient, and its ability to have a melody and to sing. Keywords: Arabic language, Badi, Andalusian poetry, Verbal enhancer, Non-verbal enhancer.
Raimondo D'Aronco: İstanbul' daki yapılarında cephe biçimlenişi ve detayları
Tez çalışmasının I. bölümü Giriş kısmından oluşmaktadır. Bu bölümde genel olarak tez çalışmasının seçiliş amacı, çalışma konuları ve çalışmada izlenen yöntem ve metodlar hakkında bilgi verilmiştir.II. bölümde, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Batılılaşma dönemi hakkında genel bilgiler verilmiş; batılılaşma dönemi mimarisi ve mimar sorunu üzerinde durulmuştur.III. bölümde, Raimondo D'Aronco'nun yaşamı ve İtalya'daki mimari etkinlikleri ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir. İstanbul'da gerçekleştirdiği tüm tasarımlar ele alınarak, günümüze ulaşan yapılarından cephe nitelikleri bakımından ele alınan tasarımlarla ilgili bir katalog çalışması yapılmıştır. Çalışmanın bu bölümünde araştırma konusu yapılarla ilgili gerekli ölçümler yapılarak fotoğraflar çekilmiştir. Bunlar ışığında rölöveler hazırlanarak katalog çalışmaları yapılmıştır.IV. bölümde, çalışmanın değerlendirme kısmı bulunup kataloglardaki örnekler yardımıyla cephe biçimlenişleri hazırlanan tablolar ve fotoğraflarla açıklanarak benzer ve farklı özellikler tespit edilmeye çalışılmıştır.V. bölümde, yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde D'Aronco'nun İstanbul'da bulunduğu dönemde yaptığı tasarımlar ve mimari tasarım metodolijisi hakkında varılan sonuçlar ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Batılılaşma, II. Osmanlı Tarım ve Sanayi Ürünleri Ulusal Sergisi, D'Aronco, Art Nouveau
Employing Mesopotamian ornaments in precast designs in Iraq
Concrete poured in the form of a structural element (such as a panel or beam) before it is placed in the final position is called precast. There are a number of companies that produce precast in modern Iraq, and these companies produce simple products with little room for ornamentation. In this research, it is aimed to reveal designs that can be an alternative to these simple designs and contain ornamental elements. In this direction, designs have been created that benefit from the visual repertoire of ancient Mesopotamia in the design of precast elements in Iraq. This is important in terms of reviving and carrying the legacy of the ancient Iraqi civilization into the present. Although previous studies used historical Iraqi shapes and symbols in their designs on various materials including carpets, pottery, and mural painting, there is a gap in the precast designs in this respect. The proposed new designs are based on five selected models: Ishtar Gate, Lamassu, Lion of Babylon, Islamic Decoration, and Shanasheel. These models were converted into precast designs using Cinema 4D and Photoshop programs. This means an artistic touch to an industrial space. If applied, panels, fences, etc. these precast elements, which will take place in daily life as structures, will have the opportunity to directly appeal to the aesthetic sensitivity of modern Iraqi society. Precast structures can also take an important place in the effort to revive and keep alive the historical and cultural values of Iraq. Keywords: Precast design, Iraq, Mesopotamian, Ornament
Kırşehir Ahi Evran Camii süslemeleri
Kırşehir'in merkezinde, Ahi Evran caddesinde yer alan Ahi Evran Cami'nin yapımı 1277 yılında başlamıştır. Yapı türbe olarak ters T şeklinde, iki eyvanlı ve üstü kubbeli olarak inşa edilmiştir. Bu çalışmada, Selçuklu dönemine ait, yapımına 14. yüzyılda başlanmış olan Ahi Evran Cami'nin mimarisi, iç ve dış mekânının süslemeleri ayrıntılı olarak fotoğraf ve çizimlerle desteklenerek incelenmiştir. Cami süsleme açısından zengin olmasına rağmen herhangi bir çalışma yapılmamış olması bu çalışmanın planlanmış olmasının amaçlarından biridir. Selçuklu döneminin kültür ve sanatını yansıtan cami, Selçuklu Devri'nin son dönemlerine denk gelmektedir. İçerisinde bulunan, günümüzde okuma odası olarak kullanılan misafirhanesinden dolayı Zaviyeli olarak adlandırılan camiler grubunda da incelenmektedir. Bu özellik Beylikler Döneminde de görülmektedir. Ama eser Selçuklu Devri mimarisinin özelliklerini taşıdığı için Selçuklu Devri mimarisine aittir. Kalemişi tekniği süslemelerin yoğun olarak kullanıldığı camide süslemeler, genellikle yaprak motifleri, sap çıkmaları gibi bitkisel motiflerden, hatayi grubuna dâhil olan penç motifinden ve rumi motiflerinden oluşturulmuştur. Taş süslemenin nadiren görüldüğü camide, süslemede sarı ve siyah renkli taşların oyularak kullanıldığı görülmektedir. Süslemeleri yıldız ve zencerek gibi geometrik motiflerden oluşturulmuştur. Ahi Evran Cami'nin süslemeleri ve belli kısımları önemli ölçüde değişime ve tahribata uğramıştır. Bazı bölümlerde süsleme kompozisyonlarının değiştirildiği görülürken, bazı bölümlerde ise tamamen silindiği görülmektedir. Değişime uğramalar süslemeler ile sınırlı kalmayıp mihrap, minber ve vaaz kürsüsünde de etkili olmuştur. Bu unsurlar değiştirilip yerlerine aslını yansıtmayıp sonradan inşa edilmiş olanlar yerleştirilmiştir. Tarihi ve mimarisi bakımından önemli yapılarımızdan olan Ahi Evran Cami'nin süslemelerinin bakım ve onarımlarının zamanında yapılarak bizden sonraki kuşaklara aktarılması sorumluluğumuz ve görevimiz olmalıdır. Anahtar Kelimeler: Selçuklu Dönemi, Ahi Evran Cami, Kalemişi Tekniği, Zaviyeli Cami, Süsleme.
Sivas ili Altınyayla ilçesi Merkez (Tonus) Camii süslemeleri
Bu çalışmaya konu olan Sivas ili Altınyayla ilçesi Merkez (Tonus) Camii ilçenin merkezinde, Aydın Mahallesinde bulunmaktadır. Merkez Camii ilçedeki en eski tarihli camii olmasının yanında, Türk mimarisindeki ahşap direkli ve tavanlı camilere örnektir. Ahşap direkli ve tavanlı camilerin Gazneliler ve Karahanlılar tarafından inşa edilerek uygulanmış olduğu ve Orta Asya'dan Anadolu'ya taşındığı bilinmektedir. Anadolu'ya yerleşen Türkler mimari eserlerinde ahşabı yoğun olarak kullanmışlardır. Selçuklu, Beylikler ve Osmanlıların ilk dönemlerinden günümüze kadar varlığını korumuş olan Ulu camiler, küçük mescitler ve diğer mimari eserlerde bunu görmek mümkündür. Ankara'daki Aslanhane ve Ahi Elvan Camii'leri, Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camii örnekler arasında gösterilmektedir. Anadolu'daki Altınyayla Merkez (Tonus) Camii süslemeleri araştırmanın kapsamını oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırmaya konu olan Altınyayla Merkez (Tonus) Camii için ilgili yerlerden gerekli izinler alınarak, detaylı bilgiler toplanmış, literatür araştırması yapılmıştır. Ayrıca Altınyayla Merkez (Tonus) Camii'nde mekân incelemesi araştırma kapsamında gerçekleştirilmiştir. Camii içerisindeki süslemeler batı etkisiyle barok, rokoko ve neo klasik tarzdaki üsluplar, bitkisel motifler, hayvan figürleri ve geometrik şekiller ile süslenmiştir. Ahşap ve alçı üzerine Edirnekârî, kalem işi, çakma, oyma ve ajur oyma tekniklerinin birlikte kullanılması ile yapılmıştır. Caminin süslemeleri Selçuklu, Beylikler, Osmanlı ve batı sanat üsluplarının etkisiyle, barok üsluplar, neo-klasik tarzlar, 'S' ve 'C' kıvrımlar öne çıkmaktadır. Ayrıca bitkisel motiflerden, vazo içerisinde çiçek motifleri, penç çeşitleri, goncalar, laleler, yapraklar, akantus yaprakları, bahar dalları, bahar çiçekleri (gül), rozetler, palmetler, püsküller-saçaklar, hayvan figürlerinden rûmiler, münhaniler, geometrik şekillerden; kare, dikdörtgen, üçgen ve baklava dilimleri dikkat çekmektedir. Bu süslemeler farklı dönemlerin yansıması olarak Osmanlı Geç Dönem eseri olan Altınyayla (Merkez) Camii'nde karşımıza çıkmaktadır. Merkez Camii süslemeleri motif, desen, kompozisyon, renk ve teknik açıdan incelenmiştir. Süslemelerin ayrıntılı incelenmesinin ardından genel ve detaylı fotoğrafları çekilmiştir. Detaylı fotoğraflardan yararlanarak ayrıntılı desen çizimleri asıllarına uygun olarak çizilmiştir. Bu çizimler ile günümüzdeki durumu tespit edilerek belgeleme çalışması yapılmıştır. Merkez (Tonus) Camii'ndeki desenler herhangi bir desen raporuna bağlı kalınmadan el emeği ile çizilmiş olduğu için çizimler de birim desenlerin tekrarlarında ve simetrilerinde farklılıklar görülmüştür. Bu durumdan dolayı çizimlerde bir desen ve motifler örnek alınarak adobe illüstratör programında simetrik olarak çizilmiştir. Altınyayla Merkez (Tonus) Camii'nin tüm ahşap malzemeleri çam ağacından yapılmıştır. Camii içerisi ahşap tavanlı ve direkli olmasından dolayı ahşap kaideler üzerinde çatlamalar, renklerde ve süslemelerde yer yer bozulmalar tespit edilmiştir. Tarihi ve mimari öneme sahip olan Altınyayla Merkez (Tonus) Camii'nin süslemelerine gereken değerin verilmediği görülmüştür. Bu eksikliklerin restorasyon çalışması sırasında giderilmesi gerekmektedir. Bu sebeple Altınyayla Merkez (Tonus) Camii süslemelerinin, belgeleme çalışmasının yapılıp literatüre kazandırılması gelecek nesillere ve araştırmacılara kaynak olması açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Ahşap Süsleme, Ajur Oyma, Doğal Boyama, Kalem işi, Sivas, Tonus Camii
Aksaray Müzesi envanterine kayıtlı sandukaların süsleme özellikleri
Taş; mimaride tarih boyunca kullanılmış, yapıların tüm cephelerinde, taç kapılarda, minare, mihrap, minber, eyvan, çörten ve pencere kenarları gibi mimari unsurların yanı sıra sandukalar ve mezar taşlarının da ana yapı malzemesi olmuştur. Sandukalar, İslamiyet'ten sonra Anadolu'da özellikle Selçuklular Döneminde saygın kişileri ebedileştirmek için yaygın olarak kullanılmıştır. Taş işlemeciliğinin en zengin örnekleri ile üzerleri süslenen sandukaların kullanımı Beylikler ve Osmanlı Dönemlerinde giderek azalmıştır. O dönemlere ait örnekler günümüzde mezarlıklar, türbeler ve müzelerde yer almaktadır. Bu çalışmada Aksaray Müzesi teşhirinde bulunan süslemeye yer verilen dokuz adet sandukalı mezar taşı incelenmiş ve eserler ait oldukları dönem ve süsleme özelliklerine göre açıklanmıştır. Eserlerin XIII. yüzyıl sonları ile başlayıp XVI. yüzyılın ilk yarısını içine aldığı görülmektedir. Süslemelerde ağırlıklı olarak bitkisel motifler kullanılmıştır. Bununla birlikte geometrik şekiller, süsleme unsurlu yazı, sade yazı ve birbirine ulanan sütunlardan oluşan süsleme ile palmetin dış çevresini oluşturan süsleme kullanılmıştır. Ayrıca mimari unsurlu süslemelerden mukarnas, günlük kullanım eşyası olan sembolik unsurlardan kandil ve vazonun da yer aldığı eserler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aksaray Müzesi, taş süsleme, sanduka
Hacı Bayram Camii hat levha süslemeleri
Hacı Bayram Camii Ankara'nın Ulus semtinde 14. ve 15. yüzyılda Hacı Bayram-ı Veli adına inşa edilmiştir. Cami ve türbe, meydana adını veren Ogüst-Augustus (Monumentum Anciranium) tapınağının hemen yanında yer almaktadır. Tapınak ve caminin yan yana inşa edilmesi, Türk insanının hoşgörüsü ile birlikte Hacı Bayram-ı Velî'nin birleştirici düşüncelerini güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Hacı Bayram Camii'nin yapımı Hacı Bayram-ı Velî'nin ölümünden iki yıl önce 831 H. (1427/28) gerçekleştirilmiştir. Cami süslemelerinden hüsn-i hat (güzel yazı) yabancı dilde karşılığı, kaligrafi olarak tanımlanmakta ayrıca latin harfleriyle yazılan güzel yazıya da yine bu ad verilmektedir. Bu araştırmada; Hacı Bayram Camii'nin günümüzdeki, sekiz adet dış mekân ve erkekler bölümünün girişinde bulunan on sekiz adet iç mekân hat levha süslemelerin incelemesi yapılmıştır. Süslemeler genel olarak kapı ve pencere üstlerinde yer almaktadır. Erkekler bölümünün üst katında ve kadınlar bölümünde bulunan hat süslemeleri ise uzun levha şeklinde birbirini takip etmektedir. Hat sanatı açısından oldukça zengin yazı örneklerinin yer aldığı âyet-i kerimeler, esma-ül hüsna'dan bir kısım ve dua metinleri bulunmaktadır. Bu süslemelerin günümüzde değer kazanması için Arapça okunuş ve Türkçe anlamları da verilmiştir. Caminin erkekler ve kadınlar bölümünde yer alan süslemelerin birbirinden farklı şekillerde yazıldığı tespit edilmiştir. Erkekler bölümündeki süslemeler celi sülüsle ve kadınlar bölümündeki süslemeler kufî yazı tipiyle yazılmıştır. Hacı Bayram Camii'nin içinde bulunan süslemeler, harf bünyeleri ve tasarımı açısından oldukça değerlidir. Araştırmada camii içinde kullanılan yazılarda, hangi metinlerin hangi yazı çeşidiyle yazılması ve yazıların nasıl korunduğuna dair bilgiler verilmiştir. Aynı zamanda kullanılan yazım teknikleri ve kalem ölçüleri gibi bilgiler verilmiş olup yazıların biçimsel özellikleri farklı açıdan tekrar vurgulanmıştır. Yapmış olduğumuz bu araştırmada, günümüzdeki şekliyle yazılar incelenip, hat sanatı açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Süslemelerin restorasyon sonrası durumları hakkında bilgi verilmiştir.
Frig geometrik bezemeli seramik kültürünün kökeni üzerine düşünceler
Frig Uygarlığı, Hellen Uygarlığı tarafından tanımlandığı üzere Anadolu'nun ortası ve batısı arasında kalan bölümde kendine yer bulmuştur. Kültüre ait buluntular arasında en dikkat çeken ve kültürün geldiği rotayı anlayabilmemiz açısından en önemli buluntu grubunu seramikler oluşturmaktadır. Frig seramikleri, Doğu ve Batı Frig olarak iki ana yayılım alanında kendine özgü bezeme farklılıkları ile karşımıza çıkmaktadır. Birçok kültür tarafından severek kullanılan geometrik bezeme geleneği, Frig seramik sanatında da en önemli bezeme grubunu oluşturmaktadır. Kökeni konusunu yıllardır Batı eksenli gelişim gösterdiği yönünde fikirler mevcuttur. Batı'dan beslendiğine dair ufak kanıtlar mevcuttur fakat Frig kültürü Batı Kültürleri gibi gelişmiş bir bezeme ikonografine sahip değildir. Ancak söz konusu geometrik bezemelerin benzerlerine Frig Uygarlığı'nın varlığından önce Doğu Seramik Kültürleri'nde hali hazırda var olan baskın boyalı seramik gruplarında rastlamak mümkündür. Bu bağlamda Frig Seramik Kültürü'nün farklı sosyo-etnik kökene sahip halklar ve Batı Kültürleri etkisi altında, hali hazırda bulunan MÖ II. binyıl Doğu Seramik Kültürleri'nin izlerini içinde barındırarak ortaya çıkmış homojen bir kültür olma olasılığı muhtemel görünmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Frig, Seramik Sanatı, Doğu Frig, Batı Frig, Doğu Seramik Kültürleri
Kastamonu Yılanlı Külliyesi taş süslemelerinin çini mozaik tekniği ile özgün tasarımlara uygulanması
Araştırma kapsamında Kastamonu Yılanlı Külliyesi taç kapıda bulunan taş tezyinatı ele alınmıştır. Yapılan alan yazın taramalarında; XIII. yüzyıl taş bezeme özelliklerini gösteren kitabenin yanı sıra geometrik, bitkisel ve rumi kompozisyonlardan oluşan süslemelerin yoğun kullanıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan uygulamalar ve Yılanlı Külliye Taç kapı tezyinatında bulunan XIII. yüzyıl taş isçiliği Anadolu Selçuklu Dönemi sanatını yansıtmaktadır. Tez kapsamında yapılan çalışma Yılanlı külliyesi taç kapı süslemeleri ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda, Selçuklu sanatından günümüze kadar Yılanlı külliyesi taç kapıda yer alan taş süslemelerin; kompozisyon, malzeme, teknik ve boyut bakımından mozaik tekniğinde uygulamaları yapılmıştır. Uygulamalar, taş malzeme ve geleneksel desenin çini malzeme yüzeyine uygulanması, sanatta deneysel sürecin işletilmesi ve gözlemlenmesi açısından önemlidir. Çalışmaya konu olan, Yılanlı Külliyesi taç kapı tezyinatı örneği üzerinden, tabak ve silindir formlar, döküm tekniği ile üretilmiştir. Üretilen formlar üzerine mozaik tekniği, Sır kazıma (sahte mozaik) tekniği ve kakma mozaik tekniğiyle uygulama yapılmıştır. Uygulanan sanatsal çalışmalar, günümüz geleneksel Türk sanatına örnek ve kaynak oluşturması amacı ile tez kapsamında üretilmiştir.
Midyat taş mimarisinde görülen motiflerin Selçuklu motifleriyle karşılaştırılması ve bu motiflerin çağdaş mimariye ve sanat eğitimine katkısı
Bu araştırmada bize bizi anlatan Midyat mimari yapılarına bölgede kurulan medeniyetlerin, üretim ve geçim kaynaklarının, yapılarda kullanılan malzemelerin, iklim ve sosyo-kültürel yaşam gibi bölgesel etkenlerin yanında, etnik ve dini faktörlerin yapılara olan etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dinlerin ve dillerin mimariye yansıması konusunda taşlara işlenen yaşanmışlıkların Selçuklu mimari yapılarında da benzer etkilerinin olduğu görülmüştür.Bölgelerde yaşanan savaşlar, doğal afetler ve dış güçlere rağmen yapıların ayakta kalmalarının nedeni, yapılarda çoğunlukla taş malzemenin kullanılmasının etkili olduğu görülmüştür. Bu açıdan Midyat Taş Mimarisinin tarihteki yaşanmışlıkları günümüze taşımasındaki önemi bir kat daha artmaktadır.Bu yapıların tarihi taşıması, tarih sürecinde yaşananları anlatması ve bu yapıların çağdaş mimariyle harmanlanarak günümüz mimari yapısının temelini oluşturması bakımından önemi üzerinde durulmuştur. Tarihi ve mimari yapılardan yola çıkarak içinde bulunulan sosyo-kültürel çevrenin sanat eğitimine etkisinin olup olmadığı görülmeye çalışılmış, sanat-mekan ilişkisi göz önünde bulundurularak Midyat'taki ilköğretim öğrencilerine yaptırılan resimlerle bölge insanının mimari düşünce yapısı ve mimari algısı ortaya konulmaya çalışılmıştır.İVSonuç olarak yapılan araştırmayla Selçuklu dönemi mimarisi ve Midyat tarihi mimarisinde taş işlemeciliğinde kullanılan motiflerin benzerliklerinin olup olmadığı ve bu mimarilerden yapılan sentezlerin çağdaş mimariye ne denli etkisi olduğu ve bu etkilerin sanat alanları, modern mimari, sosyo-kültürel yaşam içerisinde ne gibi yansımalarla ortaya çıktığı araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Midyat, Selçuklular, Taş İşlemeciliği, Sanat Eğitimi, Mimari Yapılar.
Ankara Etnografya Müzesi'ndeki şifa tasları
Bu çalışmada Ankara Etnografya Müzesi?nde bulunan Şifa Tasları incelenmiştir. Şifa tasları, insanların geçmişten günümüze kadar gelen şifa bulma arayışı içinde yaptığı çeşitli uygulamaların bir ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Üzerinde çeşitli dua, ayet ve tılsım işaretleri yer alan bu tasların içine konulan sudan içen insan veya hayvanların sağlığına kavuşacağına inanılmıştır. Çalışmamızda şifa taslarının ne olduğu, hangi amaçlarla üretilip kullanıldığı, kullanım ritüelleri, malzeme ve süsleme özellikleri yanı sıra yansıttıkları inanç kültürü itibariyle değerlendirilip tanıtılması amaçlanmıştır. Ankara Etnografya Müzesi?nde gerçekleştirdiğimiz incelemelerde teşhir ve depoda yer alan toplam 28 adet şifa tası belirlenmiştir. Çalışmamızda şifa tasları tarih, malzeme, teknik, biçim, usta, fonksiyon, üzerindeki yazı, simge ve tılsımların amacı, kültürümüzdeki yeri ve önemi gibi çeşitli özellikler bakımından incelenerek değerlendirilmesi ve sanat tarihindeki yerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler 1.Etnografya Müzesi 2.Madeni eser 3.Şifa 4. Tas 5.Su
İzmir Etnografya Müzesi teşhirinde bulunan ahşap baskı kalıpların incelenmesi
Araştırmanın amacı, İzmir Etnografya Müzesi teşhirinde bulunan ahşap baskı kalıpların üretiminde kullanılan malzemeler, bezeme türleri, kalıp çeşitleri ve kompozisyon özelliklerinin envanter bilgi formlarından erişilen bilgiler doğrultusunda çizimleriyle birlikte incelenmesidir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Bu tarama modelinin tanımına göre; araştırmaya konu olan nesnelerin var olduğu şekliyle, hiçbir değiştirme ve etkileme çabası gösterilmeden araştırılmasıdır. İzmir Etnografya Müzesi?nde bulunan ahşap baskı kalıplar, bu araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. İzmir Etnografya Müzesi teşhirinde bulunan 127 adet ahşap baskı kalıp örneklem olarak alınmıştır. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla, her bir ahşap kalıba ilişkin bilgi formu (künye) hazırlanmıştır. Bilgi formları, müzede ulaşılan envanter bilgileri ve araştırmanın alt amaçlarına uygun olarak düzenlenmiştir. Bilgi formlarından elde edilen bulgular, frekans(f) ve yüzde dağılımları(%) ile tablolaştırılarak yorumlanmış, öneriler sunulmuştur. Araştırma sonucunda, İzmir Etnografya Müzesi?nde teşhir edilen ahşap baskı kalıplarda, çoğunlukla bitkisel motiflerin yer aldığı, işlevselliklerine göre sınıflandırıldığında ise kontur kalıbı olarak kullanıldıkları görülmüştür. Bilgi formlarından elde edilen verilere göre, kalıpların bağış ve satın alma yoluyla müze envanterine girdiği, ıhlamur ağacından üretildiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahşap Kalıp, Doğal Boyacılık, Yazmacılık, İzmir Etnografya Müzesi.
Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Ordu, Samsun Tokat Müzelerindeki kese örneklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, müzelerdeki sergilenen tüm örnekler, müze müdürlüğünün izni dâhilinde, Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müze?sinde 20 ürün, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müze?sinde 16 ürün, Tokat Arkeoloji Müze?sinde 9 ürün araştırma kapsamına alınıştır. Yapılan araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Ordu, Samsun, Tokat Müzelerindeki tığ örücülüğü ile yapılmış kese örneklerine ulaşılmış ve bu kese örnekleri sınıflandırılarak; teknik, araç-gereç, renk, kullanım yeri, kompozisyon, bezeme konuları açısından incelenerek desen çizimleri yapılıp belgelenerek incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesinde yer alan tığ örgüsü ile yapılmış kese ürünler oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Ordu, Samsun, Tokat illerinde yer alan müzelerde en çok para kesesine rastlanılmıştır. Müzelerde incelenen kese örneklerinde keselerin sağlam olmasının yanı sıra sim ipliklerin yıprandığı, renklerinin bozulduğu görülmüştür. Madensel ve bitkisel ipliklerin bir arada kullanıldığı ve en sık uygulanılan teknik ise sık iğne olduğu keselerin ağız temizliğinde de trabzan ve piko tekniklerinin uygulandığı belirlenmiştir. Keselerin zemininde, deseninde ve ağız temizliğinde sarı sim kullanılmıştır. Ürünlerin tamamında çoğunlukla bitkisel ve geometrik bezeme, en çok da düzgün sıralamalarla düzenlenmiş kompozisyonlar uygulandığı belirlenmiştir.