Schools

245 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuklar için okul mekanlarında çevresel grafik ve yönlendirme tasarımının etkileri

Engellilik, gelişen dünyada hassasiyetin zaman içerisinde arttığı ve tasarım algısının yasal çizgilerine dâhil edildiği bir durumdur. Engelli bireyler, toplum içerisinde hem sosyal hem de fiziksel olarak kendilerine yer edinmede zorluk çekmektedirler. Bu durum bireylerin eğitim haklarını olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada, engelli okulları iç mekân ve çevre tasarım kriterlerinde çevresel grafik ve yönlendirme tasarımı etkileri araştırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Öğretim Kurumları ve Özel Eğitim Kurumları tip projelerinin iç ve dış mekânlarının engelli erişim açısından, antropometri, ergonomi, renk, algılama iletişim, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı açısından detaylı incelenmesi yapılmış olup, mekân tasarımının engelli birey üzerine olan sosyolojik ve fizyolojik etkileri değerlendirilmiştir. Son yıllarda engelli bireylerin toplumdaki yeri, sosyalleşmesi ve istihdamı için devlet kapsamında olan özel proje içerik ve mekân tasarım ölçütleri de ele alınmıştır. Herkes için tasarım ilkesinin mekânlarda uygulanmasının, engelli bireyin toplum içerisinde yer edinip mekânsal haklarına sahip olması hususunda etkisi büyüktür. Çalışma, örnek projeler üzerinden karşılaştırma ve değerlendirme olarak engelli çocukların okullara erişilebilirliğini çevresel ve yönlendirme tasarımı açısından inceleme kapsamlıdır. Anahtar Kelimeler: Engelli Eğitim Hakları, Engelli Okulları, Erişilebilirlik, Çevresel Grafik Tasarım, Yönlendirme Tasarımı, Renk.

Engelli çocuklarGrafik sanatlarOkul binaları+7
Nadide Mecit
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Abdülhamid dönemindeki mesleki okulların modernleşmeye etkileri

Eğitim bireylerin ve toplumların gelişmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Toplumların karakterlerinin belirlenmesi ve dünyadaki gelişmelere eklemlenmesi eğitim yoluyla gerçekleşir. Osmanlı Devleti de kuruluşundan itibaren zengin bir eğitim sistemine sahip olmuştur. 18. Yüzyılda Avrupa'da yaşanan teknik ve bilimsel ilerleme ile yaşanan ekonomik dengelerdeki değişime uyum sağlamak için Osmanlı Devleti eğitimi araç olarak kullanarak yapısal modernleşmeyi gerçekleştirmek istemiştir. Batılı tarzda modernleşmek için birçok eğitim kurumu açılmıştır. Bu eğitim kurumlarından olan sivil mesleki ve teknik eğitim kurumları Avrupa'daki teknolojik ilerlemenin Osmanlı Devleti'ne transfer edilerek kullanılması için önemli görevler üstlenmiştir. II. Abdülhamid döneminde kapsamlı şekilde değerlendirilerek ülke geneline yayılan mesleki ve teknik eğitim kurumları Osmanlı'nın iktisadi ve sosyal alanda kalkınarak modernleşmesine olumlu katkılar yapmıştır. Bu çalışmada genel olarak Osmanlı Devleti'nin sanayi devrimini gerçekleştiren devletler karşısında geri kalmışlığını nasıl engellemeye çalıştığına değinilecek ve bu ülkelerin ilerleyişinin nedeni olan bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için eğitim alanında yapılan çalışmalar incelenecektir. II. Abdülhamid döneminde modernleşme anlayışı üzerinde durularak bu anlayışla açılan mesleki ve teknik okulların Osmanlı Devleti'nin modernleşmesine ve ekonomik kalkınmasına yaptığı etkiler değerlendirilecektir.

18. yüzyılAbdülhamid IIEkonomi+7
Ömer Kürşat Koçyiğit
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin öğretmen algılarına göre incelenmesi: Siirt örneği

Bu araştırmanın amacı, okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin, öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Araştırma açıklayıcı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısmında evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2051 öğretmen oluştururken, bu evrenin örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 529 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel kısmında ise çalışma grubunu 40 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında Aksu ve Girgin (2013) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Sapma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analizler ve fark testleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma algıları bireysel, örgütsel ve genel boyutlarda "katılmıyorum-düşük"; etik boyutunda ise "kesinlikle katılmıyorum-çok düşük" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma düzeylerine yönelik algılarında görev türü, branş, kıdem ve okul türünde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Okullardaki örgütsel sapma düzeyini korumak ya da daha da düşürmek adına "mesleki yeterlilik, okul iklimi, iş birliği, kamu etiği, iletişim ve yönetsel destek gibi temaların öne çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Sapma, Örgütsel Sapma, Okullar.

Eğitim kurumlarıOkullarSiirt+2
Ayhan Başdemir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel politika algısı ile Herzberg'in çift faktör hijyen-motivasyon kuramı arasındaki ilişki

Bu arastırmanın amacı, öğretmenlerin, örgütsel politika algısı ve Herzberg Çift Faktör Kuramı iş motivasyonu algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt İl Merkezindeki resmi okullarda bulunan 2051 öğretmen; örneklemi ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 522 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Kacmar ve Ferris (1991) tarafından geliştirilen ve Mohan Bursalı (2008) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Örgütsel Politika Algı Ölçeği" ve Herzberg Çift Faktör Kuramı temel alınarak Büyükgöz (2008) tarafından geliştirilen "İş Motivasyonu" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler istatistik programlarında organize edilerek, frekans tabloları, güvenirlik analizleri, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Mann Whitney U, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve test sonuçları p>0.05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmen algılarının; örgütsel politika algısı alt boyutlarında orta düzeyde, iş motivasyonu hijyen alt boyut orta, motive alt boyut ise üst düzeyde olduğu görülmüştür. Örgütsel politika algısı alt boyutu olan çıkarcılık, yükselmek için gerekeni yapmak ve üst'ün ve çalışma arkadaşının davranışı alt boyutlar ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında negatif yönde, düşük düzeyde, yine örgütsel politika algısı alt boyutu olan örgüt politikaları ve uygulamaları ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında pozitif yönde, orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Politika Algısı, Motivasyon, Herzberg Çift Faktör Kuramı

HerzbergMotivasyonOkullar+3
Abdullah Acar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel belirsizlik düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı yönetici ve öğretmenlerin okullarda karşılaştıkları belirsizlik durumları karşısında verdikleri tepkileri belirlemek ve buna etki eden değişkenleri (cinsiyet, görev türü, okul türü ve örgütsel belirsizliğin boyutları) incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Pilot uygulamanın evreni Siirt'in Kurtalan ilçesindeki, ikinci uygulamanın evreni ise Siirt il merkezindeki devlet okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerdir. Uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullardaki Örgütsel Belirsizlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile geliştirilen ölçeğin güvenirlik ve geçerliliği test edilmiştir. Bunun sonucunda 25 maddeli ve Örgütsel Belirsizliğe Dayalı (ÖBD) Örgütsel Olumsuzluklar, ÖBD Yönetsel Uygulamalar ve ÖBD Bireysel Olumsuzluklar olmak üzere üç boyutlu bir yapıya sahiptir. İncelenen değişkenler arasında ise yapısal regresyon modeli yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre ÖBD Örgütsel Olumsuzluklar algı seviyesi ortalamalarında cinsiyet, görev türü ve okul türü değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. ÖBD Yönetsel Uygulamalar algı seviyesi ortalamalarında görev türü ve okul türü değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Ayrıca ÖBD Bireysel Olumsuzluklar algı seviyesi ortalamalarında cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı düzeyde bir farkın olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Belirsizlik, Örgütsel Belirsizlik, Okul, Kaos

BelirsizlikEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+4
Merve Yavuz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda örgütsel dedikodu ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu okullarında görevli öğretmenlerin örgütsel dedikodunun işlevine ilişkin algıları ile örgütsel sinizme ilişkin algıları arasındaki ilişkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2891 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem almada seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılmıştır. Her biri bir tabaka olarak ele alınan Siirt il merkezindeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise okul kademelerinde görev yapan 411 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenler örgütsel dedikodunun haberdar olma ve ilişkileri geliştirme işlevlerinin düşük, örgütsel zarar işlevinin ise yüksek olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin örgütsel sinizmin geneli ile bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlarına ilişkin algıları düşüktür. Örgütsel dedikodunun haberdar olma, ilişkileri geliştirme ve zarar işlevlerine ilişkin algı arttıkça öğretmenlerin sinizm algıları da artmaktadır. Araştırmada örgütsel dedikodunun öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının istatistiksel bakımdan anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.

DedikoduDevlet okullarıOkullar+4
Perihan Sevda
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetimi yaklaşımları

Bu araştırmanın iki temel amacı vardır. Birinci amaç, Dass ve Parker'ın (1999) sınıflandırmasını temele alarak okullarda çalışanların farklılıklarına yönelik hangi yaklaşımların gösterildiğini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek; ikinci amaç, öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetimi yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline uygun olarak hazırlanmıştır. Araştırma verileri, araştırma kapsamında geliştirilen Farklılıkların Yönetimi Yaklaşımları Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Siirt ili Merkezi, Eruh, Şirvan, Tillo ve Pervari ilçelerinde görev yapan 333 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ilk aşamada Farklılıkların Yönetimi Yaklaşımları Ölçeği geliştirilmiştir. Bu ölçek kullanılarak öğretmenlerin farklılıkların yönetimi yaklaşımlarına ilişkin algıları ve algılarının sosyo-demografik özelliklerine (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okuldaki hizmet süresi, öğrenim süresi, çalışılan eğitim kademesi, görev yapılan okulun bölge/kültürüne ait hissetme durumu ve sendika üyeliği) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda birtakım öneriler geliştirilmiş ve bunlar çalışmanın öneriler kısmında sunulmuştur.

Eğitim kurumlarıFarklılıklarFarklılıkların yönetimi+3
Servet Baysal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin kaza geçirme durumları ve kazalardan korunmaya yönelik davranışları

Bu araştırma, ortaokul öğrencilerinin kaza geçirme durumları ve kazalardan korunmaya yönelik davranışlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu çalışma Eylül 2019 – Şubat 2020 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Gaziantep ili Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Ali Küncülü Ortaokulu'nda 2019-2020 eğitim-öğretim yılında 5., 6. ve 7. sınıfta öğrenim gören 1122 öğrenci oluşturmuştur. Örneklem seçimine gidilmemiştir. Evren örneklemi oluşturmuştur. Çalışma araştırmaya katılmayı kabul eden 480 (katılım oranı %42.7) öğrenci ile tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında sosyodemografik ve okul kazaları ile ilgili özellikleri içeren "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Öğrencilerin Okul Kazalarında Güvenlik Önlemlerine Yönelik Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 23.0 istatistik paket programında yapılmıştır. Veriler değerlendirilirken yüzdelik, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Normalite testi sonucuna göre t testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın yapılması için ölçeğin Türkiye için geçerlilik güvenirlik çalışmasını yapan yazardan yazılı izin, etik kurul izni, Millî Eğitim Bakanlığı'ndan ve okul yönetiminden kurum izni, öğrenci velilerinden yazılı izin ve öğrencilerden sözel onam alınmıştır. Çalışma bulgularına göre öğrenciler 9-13 yaş aralığında olup %35.2'si 11 yaşında ve %54.8'i kız öğrencidir. Çalışmaya katılan öğrencilerin %37.1'i 7. sınıf öğrencisidir. Öğrencilerin, Okul Kazalarında Güvenlik Önlemlerine Yönelik Davranış Ölçeği Güvenli Olmayan Davranışlar alt boyut puan ortalaması 67.57±7.01, Güvenli Davranışlar alt boyut puan ortalaması 23.81±7.75, Bina Dışına Yönelik Güvenli Davranışlar alt boyut puan ortalaması 18.98±5.70 ve Servis Aracındaki Davranışlar alt boyut puan ortalaması 10.51±1.63'dür. Öğrencilerin Okul Kazalarında Güvenlik Önlemlerine Yönelik Davranış Ölçeği genel puan ortalaması 163.31±19.23 olarak hesaplanmıştır. Ölçekten alınabilecek maksimum puan 200'dür. Puan arttıkça okul kazalarına yönelik güvenlik önlemleri artmaktadır. Bu durumda öğrencilerin okul kazalarına yönelik güvenlik önlemlerinin yüksek olduğu söylenebilir. Öğrencilerin Okul Kazalarında Güvenlik Önlemlerine Yönelik Davranış Ölçeği puan ortalamalarının sosyodemografik özelliklerine göre karşılaştırılması sonucunda yaş, cinsiyet, sınıf ve annenin eğitim durumu arasında istatiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılık saptanmıştır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Okul, Kaza, Okul Kazası, Ortaokul, Okul Sağlığı Hemşiresi

Güvenlik önlemleriKazalarOkul hemşireliği+3
Zeynep Durak
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kolektif güven iş birliği ve okul etkililiği arasındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okullarda kolektif güven, iş birliği ve okul etkililiği arasındaki ilişkileri öğretmen görüşlerine göre belirlemek, kolektif güven ile okul etkililiği arasında okul iş birliğinin aracılık rolünü yapısal eşitlik modellemesi aracılığıyla incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Van ili merkez üç ilçesi olan İpekyolu, Tuşba ve Edremit ilçelerinde kamu ilkokul, ortaokul ve liselerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ise oranlı tabakalı örnekleme kullanılarak, "Kişisel Bilgi Formu", "Kolektif Güven Ölçeği", "Okul Etkililiği Ölçeği" ve "Okul İş Birliği Ölçeği" aracılığıyla 1112 öğretmenden elde edilmiştir. Veriler AMOS, IBM SPSS programı, Process Makro yazılımı ve açık kodlu R yazılımı programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin kolektif güven, okul iş birliği, okul etkililiği algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Kolektif güven alt boyutlarında öğretmenlerin meslektaşları ve okul müdürleriyle güven ilişkisinin yüksek olduğu buna karşın velilere ilişkin güven algılarının ise ortanın biraz üstünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul iş birliği değişkeninin alt boyutlarında ise okul müdürü-paydaş iş birliği, öğretmen-meslektaş iş birliği ve rehberlik servisi-paydaş iş birliği algılarının yüksek düzeyde fakat veli ve öğretmen iş birliği algılarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Öğretmen algılarının araştırmada ele alınan örgüt ve öğretmen kaynaklı değişkenlerden birçoğu ile anlamlı olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Kolektif güven, iş birliği ve okul etkililiği arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapısal eşitlik modeli analiz sonuçlarına göre ise kolektif güvenin okul etkililiği üzerindeki doğrudan etkisinin olduğu; modele okul iş birliği dahil edildiğinde modelin uyum değerlerinin yüksek olduğu ve okul iş birliğinin kolektif güven ile okul etkililiği arasında aracılık rolü gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Kolektif güvenlikOkul etkililiğiOkullar+3
Numan Saylık
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli çocukların eğitim sorunları: Farklılıklara saygı eğitimi odağında okul sosyal hizmeti önerisi

Bu araştırmanın temel amacı, karma okullarda eğitim alan Suriyeli göçmen ve Türk çocuklara farklılıklara saygı ve insan haklarına dayalı eğitimler verildiğinde çocukların farklılıklara karşı saygı ve okula karşı tutum düzeylerinin artıp artmadığını belirlemek ve okul sosyal hizmeti model önerisi sunmaktır. Bu bağlamda araştırma kapsamında İstanbul 'da Milli Eğitim bakanlığına bağlı devlet okullarında karma eğitimin verildiği (göçmen ve Türk öğrencilerin beraber eğitim gördüğü) Samandıra Veysel Karani İlkokulu ve Esenler Kazım Karabekir İlkokulunda ebeveynleriyle birlikte yaşayan öğrenciler, veliler, öğretmenler ve okul idarecileri ile görüşülmüştür. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış olup, 244 kişi ile çalışılmış ve elde edilen bulgular olduğu gibi aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya katılanlara Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları (Veli, Çocuk, Öğretmen/İdareci için ayrı hazırlanmış), Farklılıklara Saygı Tutum Ölçeği ve Okula Karşı Tutum Ölçeği uygulanmış ve deney grubunu oluşturan İstanbul Samandıra Veysel Karani İlkokulunda yer alan öğrencilere Farklılıklara Karşı Saygı Eğitimi verilmiştir. Ayrıca Suriyeli veliler ve öğretmen/idarecilerle farkındalık arttırmaya dayalı toplantılar yapılmıştır. Elde edilen verilerin girişi SPSS (versiyon 23.0) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Suriyeli velilerin ve öğrencilerin Türkçe bilmemelerinin iletişimin ve okula uyumlarının önünde engel teşkil ettiği, okul çevresinin göçmen çocuklara davranış biçimlerinin göçmen çocukların yaşıtlarını ve öğretmenlerini benimsemelerini etkilediği, Suriyeli ailelerin sosyoekonomik düzeyleri ile çocuklarının okul hayatı arasında ilişki olduğu, göçmen çocuğa eğitim veren öğretmenlere/idarecilere ve ailelerine farklılıklara saygı ve insan haklarına dayalı eğitimler verildiğinde çocukların farklılıklara saygı ve okula karşı tutum düzeylerinin arttığı sonucuna varılmıştır.

EğitimEğitim kurumlarıEğitim sorunları+6
Serdar Aykut
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullar ile yerel yönetimler arasındaki ilişkiler: Okullar Hayat Olsun Projesi'nin Küçükçekmece ilçesindeki uygulaması

Eğitim olgusunda öncelikle okullar olarak ele alınmasına rağmen, eğitimin okul dışında da yapıldığı bir gerçek olduğu açıktır. Aile, işyeri, arkadaş çevresi, basın-yayın kuruluşları, kültür ve sanat örgütleri yerel yönetimler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da kişilerin eğitiminde rol almaktadır. Eğitim sadece okulda gerçekleştirilen karşılıklı bir etkileşim olmamakta, insan yaşamının her dönemini içine alması gereken bir süreç olmaktadır. İnsanların başarılı olması, yaşadığı dünyayı algılayabilmesi ve olumlu yönde geliştirmesi sadece eğitim ile sağlanabilmektedir.Küreselleşmeyle birlikte yaşanan toplumsal değişim ve dönüşüm sürecinde, kültürel zenginlik ve çeşitliliğin korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla toplumun her kesiminin kültürel faaliyetlere kolayca ulaşması sağlanmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin önemli bir ilçesi olan Küçükçekmece Belediyesi'nin başlattığı eğitim seferberliği, okullara ve yetişkinlere yönelik proje çalışmalarıyla önde gelen belediyelerden biri olmaktadır. Çalışmada tarihsel gelişim sürecinde Türk eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler ele alınarak, gerek Türkiye'de gerekse de diğer ülkelerde gerçekleştirilen eğitsel projelere ve tez konusunu oluşturan Okullar Hayat Bulsun projesine yer verilecektir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, eğitim kurumları, yerel yönetim, Okullar Hayat Olsun projesi

BelediyelerOkullarOkullar Hayat Olsun Projesi+2
Mihrican Yıldızbaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin okullarının imajına ilişkin algıları ve aidiyet düzeyleri( İstanbul Eyüp İlçesi örneği)

Araştırmanın amacı, ortaokul yedinci ve sekizinci sınıflarında öğrenim görmekte olan öğrencilerin, okulun kurumsal imajına ilişkin algıları ve aidiyet duygu düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiş, amacı gerçekleştirmek için ilgili alan taraması yapılmıştır. Veriler iki farklı ölçme aracı kullanarak toplanmıştır. Bunlar "Okul İmaj Algısı Ölçeği" (OİAÖ), ve "Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği", (OADÖ)' dir. Araştırmanın çalışma evreni, İstanbul ili, Eyüp ilçesinde bulunan devlete ait orta okulları oluşturmuştur. Araştırma, seçkisiz eleman örnekleme yöntemi ile belirlenen 7. ve 8.sınıflarında öğrenim gören toplam 428 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Veriler, SPSS 21 istatistiksel paket programı ile analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkilerin analizinde Pearson momentler çarpımı ve gruplar arasındaki farklılaşmaların analizinde bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler .05 ve .01 anlamlılık düzeyinde yürütülmüştür. Özellikle genel durumu saptamak için aritmetik ortalama (¯X) ve standart sapma (ss) değerleri ve değerlendirme ölçütleri kullanılmıştır. Örgütsel imaj ölçeğinin üç alt boyutunda (akademik çevre, fiziksel ve sosyal çevre, toplumsal algılanma) puan ortalamaları birbiri ile karşılaştırıldığında en yüksek akademik çevre tutum puanı olup, likert ölçek karşılığı "bazen" derecesinde ve "orta" düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin algıladıkları fiziksel ve sosyal çevre ile toplumsal algılanma puan ortalamaları boyutu, likert ölçek karşılığının da "bazen" derecesinde ve "orta" düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Buna göre öğrencilerin algıladıkları okullarının kurumsal imaj puanlarının gerek genel gerekse de tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır Ortaokul yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin okul aidiyet duyguları alt boyutlar bazında değerlendirildiğinde, okula bağlılık ve reddedilmişlik duygusu puanlarının likert ölçek karşılığının "doğru" derecesinde ve "yüksek" düzeylerde olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bulgulara göre, öğrencilerin hissettikleri okullarına aidiyet duygusu puanlarının gerek genel gerekse de alt boyutlar bazında yüksek düzeyde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. . Anahtar Sözcükler: İmaj, Kurumsal imaj, Okul imajı, Aidiyet duygu düzeyi, Okula aidiyet duygu düzeyi.

AidiyetAidiyet duygusuEğitim kurumları+6
Fikri Özkan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin liderlik düzeyleri ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki: İstanbul Bahçelievler örneği

Bu araştırmanın konusu liderlik ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bunun için liderlik ile örgütsel sinizm arasındaki bağlantının belirlenen değişkenlere göre değişip değişmediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Bahçelievler İlçesi'nde görevli olan öğretmenlerden oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise, İstanbul ili Bahçelievler İlçesi'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenler içinden rastgele seçilenler oluşturmaktadır. Araştırmada, İstanbul Bahçelievler'deki sınıf ve branş öğretmenlerinin liderlik biçimleri ve örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, 3 kısımdan oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk kısmı demografik bilgileri içermektedir. İkinci anket Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilen 32 madde olan Liderlik Stilleri Belirleme Anketidir. Anketin üçüncü kısmında Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999)'in bilişsel, duyuşsal, davranışsal faktörleri içeren örgütsel sinizm düzeyini ölçmek amacıyla kavramsallaştırdığı 14 maddelik ölçek kullanılmıştır. Veriler toplandıktan sonra; katılımcıların mesleki kıdem yaş, unvan ve cinsiyet gibi çeşitli değişkenlerin değerlendirmesi amacıyla bulgular incelenmiştir. Veriler parametrik olmadıkları için Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ayrıca veriler arası ilişkinin belirlenmesi amacıyla Spearman korelasyon testi uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonunda liderlik ölçeği ve alt boyutlarında genel olarak mesleki kıdem ve çalışılan kurum değişkenleri arasında anlamlı farka rastlanmıştır. 11 yıl ve üstü kıdem yılına sahip olanların liderlik algısının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca çalışılan kurum değişkeni incelendiğinde ilkokul ve liselerde görev yapanların liderlik algısının ortaokullarda görev yapanlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Liderlik ve sinizm arasında ters yönlü ve orta düzeyde bir ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

EğitimEğitim yönetimiLiderlik+6
İbrahim Güneş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif okulların felsefi temelleri ile Türkiye'deki uygulamaları: İstanbul ili örneği

Bu çalışmanın amacı alternatif okul olarak nitelendirilen düşünsel yapının felsefi temelleri ve Türkiye'deki uygulamalarını incelemektir. Çocuğun mutluluğunu temel amaç olarak gören alternatif eğitim yaklaşımı, otoriter, öğretmen merkezli ve başarı odaklı geleneksel eğitimin eleştirisiyle ortaya çıkmıştır. Alternatif eğitim, çocuğun mutluluğunu temel prensip olarak görme ve tüm sayıtlılarını bu prensip üzerine kurma gibi iddialarla karşımıza çıkmaktadır. Eğitimin içeriğini zenginleştirmek, devamlı değişim içinde olan dünyaya karşı bireyin kendisini var etme ve bu varlığı koruma çabalarında geleneksel eğitimin yetersiz kalması; alternatif eğitimin bireyin var olma çabasında daha kalıcı ve sürdürülebilir bir yol izlemesi bu çalışmayı kaçınılmaz kılan nedenlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada alternatif okulları cazip kılan nedenler ve bu nedenlerin felsefi geçmişleri ile Türkiye'deki alternatif eğitim uygulamalarının aslına benzerlik ve farklılıkları incelenecektir. Geleneksel eğitime alternatif sunan düşünürlerin başında J.J. Rousseu gelmektedir. Bu çalışmada Rousseau'dan başlayarak alternatif eğitim felsefesinin oluşmasına katkı sağlamış düşünürlerin görüşlerine yer verilmiş ve alternatif eğitim felsefesinin temelleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Geleneksel eğitimle alternatif eğitim arasındaki farklar incelenmiştir. Araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırma, İstanbul ilindeki Montessori, Reggio Emilia ve Waldorf yaklaşımını uygulayan eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen ve idareciler ile yapılan görüşmeler şeklinde yapılmıştır. Bu amaca en uygun, yarı-yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmacının yaptığı gözlemlerde veri olarak kullanılmıştır. Bunun sonucunda da Türkiye'deki alternatif okulların eğitim ve yönetim durumları irdelenmiştir. Araştırmada alternatif okullarda; okulun genel bilgilerine, öğretmenin görevlerine, sınıf yönetimine, uygulanan eğitim programına, çocuk gelişimine, veli-okul ilişkisine, okul yönetimine ve eğitim modeline ilişkin bulgulardan faydalanılmıştır.

Alternatif eğitimEğitim felsefesiMontessori, Maria+4
Özden Erdal Erkılıç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

8-11 yaş arasi çocuklara verilen ilkyardim eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi

İlk yardım herhangi bir hastalık, sakatlık, kaza veya yaralanma gibi durumlarda, kişinin yaşamı tehlikeye düştüğü zaman. sağlık profesyonelleri tarafından olay yerine yardım sağlanıncaya kadar hasta ya da yaralıların hayatının kurtarılması veya mevcut durumlarının kötüleşmesinin önlenmesi amacı ile olay yerinde bulunan mevcut malzemelerle. tıbbi bir araç ve ilaç olmadan yapılan tüm uygulamalardır. Bu araştırma 8-11 yaş arası çocuklara verilen ilk yardım eğitiminin etkinliğini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Tek grupta ön test ve son test yarı deneysel olarak tasarlanmış çalışmanın örneklem grubunu Van il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Van Rekabet Kurumu İlkokulunda öğrenim görmekte olan 8-11 yaş aralığındaki 131 öğrenci oluşturmuştur. İlk yardım eğitimi, teorik ve uygulamalı olarak palyaço ile role-play çalışması yapılarak verilmiştir. Veriler, 'Tanıtıcı Bilgi Formu', İlk Yardım Bilgi Formu ve İlk Yardım Uygulamaları Beceri Değerlendirme Formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde, tanımlayıcı istatistikler; Ortalama, Standart Sapma, Minimum ve Maximum olarak ifade edilirken, sürekli değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede Pearson Korelasyon katsayıları, kategorik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin yaş ortalaması 9.36 ± 1.28 olup, büyük çoğunluğu 8 yaş (%36.6, n=48) ve 11 yaş (%33.6, n=44) grubundadır ve 52.7 (n=69)'si kızlardan oluşmaktadır. İlk yardım bilgi formu sorularını doğru cevaplayan öğrenci sayısı, tüm sorularda anlamlı düzeyde artmıştır (p<0.05). Ön testte doğru cevaplayan öğrencilerin oranı %20.6-%81.7 arasında değişmekte iken son testte %71.8 -%100 arasında bulunmuş olup, cinsiyet bakımından kızlar ve erkekler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05) Ortalama beceri puanlarının cinsiyete göre karşılaştırılmasında kızlar %89.7 erkekler %88.2 başarılı bulunmuş olup genel olarak cinsiyete bakıldığında kızlar ve erkekler arasında istatistiksel anlamda bir fark bulunamamıştır (p>0.05) 8-11 yaş arası çocuklara verilen ilk yardım eğitimi ile çocukların ilk yardım uygulamalarına ilişkin bilgi ve beceri düzeylerinde artış sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İlk Yardım Eğitimi, Okul çocukları, Okul kazaları

KazalarOkul çağı dönemiOkullar+3
Gamze Aksu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yönetiminde yeni bir paradigma olarak otopoyiyetik yaklaşım ve öğretmenlere göre okulların otopoyiyezliği

Bu çalışmada, öğretmenlerin yeni bir yaklaşım olan otopoyiyez teorisini benimseme düzeyleri ile okulların otopoyiyezlik düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Karma yöntem kullanılan araştırmada Memduhoğlu ve Yüce tarafından geliştirilen Otopoyiyez Ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanan Otopoyiyez Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Van'ın Erciş ilçesinde görev yapan 250 öğretmenden oluşmaktadır. Görüşme formu, çalışma grubundan seçilen ve aralarında yöneticilerin de bulunduğu 15 öğretmene uygulanmıştır. Ölçek verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, varyans, yüzde); ilişkisiz örneklemler t-testi analizi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) kullanılmıştır. Nitel veriler betimsel analiz yoluyla yorumlanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin otopoyiyez anlayışı büyük ölçüde benimsedikleri, okulların orta düzeyde otopoyiyez özelliği gösterdiği saptanmıştır. Nicel verilere bakıldığında, otopoyiyez anlayışı benimseme ve okulların otopoyiyez yaklaşıma sahip olma düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, mesleki kıdem ve branşa göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Çalıştığı okul kademesi bazında; otopoyiyez anlayışı benimseme boyutu incelendiğinde, ortaokulda çalışan öğretmenler ile ilkokulda çalışan öğretmenler arasında farklılık görülmüştür. Ortaokulda çalışan öğretmenler otopoyiyez anlayışı iyi düzeyde benimserken; ilkokulda çalışan öğretmenler orta düzeyde benimsemektedirler. Nitel verilere bakıldığında, genelde eğitim sisteminde sık bir değişimin olduğu, bunun öğrenci, öğretmen, veli açısından karmaşaya yol açtığı, uyum güçlüğü, belirsizlik ve gelecek kaygısı, zaman sorunu gibi sorunlar yarattığı ifade edilmiştir. Ayrıca yapılacak değişim ve yeniliklere ihtiyaca göre okulun kendisinin karar vermesinin daha doğru olacağı belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Otopoyiyetik Yaklaşım, Okulların Otopoyiyezliği

Eğitim yönetimiOkullarOtopoyiyetik+1
Tuba Yüce
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenen okul ile okul mutluluğu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmî okullarda görev yapan öğretmen görüşlerine göre, öğrenen okul ile okul mutluluğu arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan korelasyonel (ilişkisel) tarama modeliyle tasarlanmış bir yordama çalışmasıdır. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Van İli Erciş ilçesindeki resmî okullarda görev yapan öğretmenler araştırmanın evrenini, evrenden basit tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen 371 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Güçlü ve Türkoğlu (2003) tarafından geliştirilen Öğrenen Organizasyon Ölçeği (ÖOÖ) ile Paschoal ve Tamayo (2008) tarafından geliştirilen ve Arslan ve Polat (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel Mutluluk Ölçeği (ÖMÖ) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik değer, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okulun öğrenen okul olma niteliğinin "orta' düzeyde ve okul mutluluğunun "iyi" düzeyde olduğu, öğrenen okul ve alt boyutları ile okul mutluluğu arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu, öğrenen okul alt boyutlarından paylaşılan vizyon, zihnî modeller ve takım hâlinde öğrenmenin okul mutluluğunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Değişkenler bazında öğrenen okul açısından; kişisel ustalık alt boyutunda erkek öğretmenler lehine, paylaşılan vizyon ve sistem düşüncesi alt boyutlarında evli öğretmenler lehine, ölçek toplamı, zihnî modeller, paylaşılan vizyon ve takım hâlinde öğrenme alt boyutlarında sözleşmeli olarak çalışan öğretmenler lehine, ölçek toplamı, zihnî modeller ve paylaşılan vizyon alt boyutlarında ilkokulda çalışan öğretmenler, kişisel ustalık alt boyutunda ise lisede çalışan öğretmenler lehine, ölçek toplamı, zihnî modeller, paylaşılan vizyon ve takım hâlinde öğrenme alt boyutlarında bulunduğu okulda bir yıl çalışan öğretmenler lehine, ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarında küçük okulda çalışan öğretmenler lehine ve kişisel ustalık alt boyutunda orta büyüklükteki okulda çalışan öğretmenlere göre büyük okulda çalışan öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar vardır. Okul mutluluğu açısından; olumlu duygular alt boyutunda erkek öğretmenler lehine, ölçek toplamı, olumlu duygular ve olumsuz duygular alt boyutunda sözleşmeli olarak çalışan öğretmenler lehine, okul mutluluğu ve tüm alt boyutlarında bulunduğu okulda bir yıl çalışan öğretmenler lehine, ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarında küçük okulda çalışan öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler öğrenen okul, okul mutluluğu, öğretmen, okul, mutluluk

MutlulukOkullarVan-Erciş+4
Sarp Uğur
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde Ar-ge'nin önemi ve Ar-ge biriminin faaliyetlerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri (Van ili örneği)

Ar-Ge yönetim ve faaliyetlerini incelediğimizde, birimlerin altyapı ve yatırımları kadar örgütlerin bu yapıları kullanma becerilerinin de önemli olduğu görülmektedir. Ar-Ge örgütlerinde başarı kriterleri, temel yetenek ve üstünlükleridir. Örgütlerin üstünlükleri; faaliyetleri düzenleme yetenekleri, yeniliklere uygun proje çıktıları ve stratejik hedefleri ile orantılıdır. Ar-Ge örgütlerinde gerekli yatırımların sağlanabilmesi için, hükümet politikalarının stratejileri, beşeri gücün etkin kullanımı ve bunları yönetimsel yaklaşımlar ile güçlendirmek önem arz etmektedir. Bu kapsamda hazırlanan çalışma Milli Eğitim Bakanlığı'nın taşra teşkilatlarında oluşturdukları Ar-Ge örgütlerinin stratejik olarak planladıkları ve yürüttükleri proje faaliyetlerinin eğitime ve okulların dönüşümüne etkileri incelenmiştir. Çalışma beş ana bölüm şeklinde kurgulanmıştır. Ar-Ge örgütleri ve okul/kurumlarda görev yapan 19 katılımcı ile gerçekleşen görüşme neticesinde veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Çalışmanın örgütlerin Ar-Ge politikaları, Ar-Ge sorunları, usul ve esasları ile Ar-Ge birimlerinin temel yetenekleri, kurumsal işbirliklerine ve eğitimde 2023 Ar-Ge yönetişimine olumlu katkı sağlaması hedeflenmiştir.

Araştırma-geliştirmeEğitimEğitim yönetimi+4
Hakan Durğun
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının fiziki yeterlilik standartlarına (TSE 9518) göre 2000 yılından sonra yapılan okulların yeterlilik düzeyleri: Uşak ili örneği

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına ait ilköğretim okullarının TSE 9518'de belirtilen standartlara uygunluk düzeyleri incelenmiştir. Bu amaçla evren olarak Uşak il genelindeki okullar seçilmiştir. TSE 9518, 2000 yılında yayınlanmış olduğu için bu tarihten sonra yapılmış okullar incelenmiştir. 5 ana kural ve 72 kuraldan oluşan standartları kapsayan bir gözlem formu geliştirilmiş ve form uzman görüşü alınarak kullanılmıştır. Gözlem sonucu elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımı olarak incelenmiştir. İncelemeye konu okulların bu kuralları karşılama düzeyleri, varlık ve yoklukları tespit edilmiştir.Bu yapıya uyan 17 resmi ilköğretim okulu incelendiğinde okul yapılarının planlanmasında bu standartlardan bazılarının hiç dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Bazı kuralların ise planlarda yetersiz düzeyde olduğu görülmüştür. Fiziki yapılar olarak okulların TSE 9518'de belirtilen standartları tam olarak taşımaları durumunda eğitimde önemli bir altyapı sorununun ortadan kalkacağı ve sosyal yaşam alanları olarak okulların daha güzel ortamlar olacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Okul, Okul Yapıları, Okul Standartları.

Fiziksel çevreOkul binalarıOkullar+7
İsmail Gündüz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki insan ilişkileri düzeyi ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişki

Örgütsel özdeşleşmeyi etkileyen en önemli nedenlerinden biri de yönetici ve öğretmenler arasındaki insan ilişkilerinin niteliğidir. Çünkü örgütsel özdeşleşme derecesi güçlü olan kurumlarda yöneticiler ve öğretmenler, kurumlarına karşı kişisel duyguları da güçlüdür. Böylece yöneticiler ve öğretmenler sadece kendi çıkarlarına odaklanmak yerine tüm kurumun yararına olacak görevlere de odaklanır. Daha da ötesi, yüksek örgütsel özdeşleşmeye sahip yöneticiler ve öğretmenler, örgütsel normlarla ve değerlerle, iş sözleşmeleri gerektirmediği halde, daha çok kaynaşmış olacaktır. Örgütsel özdeşleşme, yöneticiler ve öğretmenler ile örgüt arasındaki psikolojik bağın altını çizen, oldukça güçlü bir kavramdır. Bu araştırmadaki ana düşünce; yöneticiler ve öğretmenler arasındaki olumlu insan ilişkilerinin örgütsel özdeşleşme ile etkileşimidir. Bu ölçekte insan ilişkileri kavramı, okulda resmi olarak belirlenen ast-üst ve ast-ast ilişkilerinin dışında okul çalışanlarının okul içinde ve dışındaki kişiler arası ilişkileri; örgütsel özdeşleşme kavramı ise, yönetici ve öğretmenlerin okul ile aralarında kurdukları okula karşı aidiyeti anlatan psikolojik bağları olarak ele alınmaktadır Bu çalışma ortaokullardaki insan ilişkileri düzeyi ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni 2013–2014 eğitim öğretim yılında Uşak ilindeki okullarda görev yapan toplam 425 yönetici ve 3671 öğretmen oluşmaktadır. Bu araştırma örneklemi için, Uşak il merkezindeki 22 müstakil ortaokul tercih edilmiştir. Kurumlara gönderilen 650 ölçekten 590 sı geri dönmüş, değerlendirme sonucunda 573 anket kullanılabilir olarak belirlenmiştir. Araştırmada "İnformel İlişkiler Ölçeği" ve "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek boyutlarının örneklemimize uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve elde edilen verilerle ölçekler doğrulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda insan ilişkileri ile örgütsel özdeşleşme arasında olumlu yönde ilişki olduğu saptanmıştır. Demografik değişkenler açısından ise bazı demografik değişkenlerde insan ilişkileri ve örgütsel özdeşleşme algılarında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, okul, İnsan ilişkileri, örgütsel özdeşleşme.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkullar+3
Alpaslan Akpınar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumları yönetici atama - yer değiştirme usul ve kriterleri ile ilgili yönetici görüşleri

Bu araştırma, ilköğretim okullarında yönetici atama yönetmeliği ile belirlenen, yönetici atama kriterlerini yönetici görüşleri açısından değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2012-2013 eğitim öğretim yılında Uşak'ta faaliyet gösteren ve ilköğretim okullarında görev yapan ve araştırmaya katılmayı gönüllü kabul eden 310 okul yöneticisine uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 20.0 istatistik paket programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Yöneticilerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde, yönetici atama yönetmeliği ile belirlenen, yönetici atama kriterlerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Yöneticilerin demografik özelliklerine göre yönetici atama kriterlerine ilişkin görüşlerinin incelenmesinde ise, t testi, tek yönlü anova ve tukey testlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; yöneticilerin, yönetici atama ölçütleri içerisinde en fazla yöneticinin kendine ait bilimsel veya mesleki eserleri olmasını, en az 5 yıllık öğretmenlik deneyimi olması, yönetici seçme sınavında en fazla yönetici adaylarına psikometrik testler uygulanması ve yönetici seçme, yetiştirme ve atama sürecinin siyasi torpilden bağımsız olması gerektiği görüşünde oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, okul yöneticiliğine atanmak için kesinlikle hizmet öncesi eğitim verilmesi ve bu eğitimin, Milli Eğitim Bakanlık-Üniversiteler işbirliği ile kısa süreli veya Millî Eğitim Akademisinde uzun süreli hizmet içi eğitim programı olarak düzenlenmesi görüşünde oldukları ve okul yöneticilerinin başarılı olmaları durumunda, daha üst düzeyde yönetim görevlerine getirilmesini istedikleri ve müdür ve müdür yardımcılarının aynı usulle atanmasını istedikleri sonuçlarına varılmıştır. Anahtar kelimeler: Okul yöneticiliği, atamalar, yönetici atamaları

Atama yöntemiAtamalarEğitim kurumları+7
Tahir Emre Can
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların örgütsel narsizm düzeyi ile öğretmenlerin öz yeterlilik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırma öğretmen görüşlerine göre okulların örgütsel narsizm düzeyi ile öğretmenlerin özyeterlilik algıları arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma toplamda beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmada birinci bölümde, problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, Araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, sınırlılıklar ve tanımlar yer almaktadır. İkinci bölüm ise kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalardan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli, evren ve örneklem, ölçme aracı, verilerin toplanması ve analiz edilmesinden söz edilmiştir. Dördüncü bölümde elde edilen verilerin tablolara aktarılması sonucu oluşturulan bulgular ve yorumlar bulunmaktadır. Son kısım olan beşinci bölümde ise tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2014 – 2015 öğretim yılında Uşak ilinde çalışan 3660 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 344 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir öenekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgütsel Narsizm Ölçeği" ve "Genel Özyeterlilik Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada ölçek boyutlarının örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve elde edilen verilerle ölçekler doğrulanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenler okullarının örgütsel narsizm düzeyini orta düzey olarak algılamaktadırlar. Öğretmenlerin okullarının örgütsel narsizm düzeyine yönelik görüşleri cinsiyetlerine ve aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı farklılık göstermez iken, mesleki kıdemlerine ve çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısına göre bazı boyutlarda farklılaşmamaktır. Bunun yanında öğretmenlerin özyeterlilik algısı yüksek düzeydedir. Öğretmen özyeterlilik algıları cinsiyetlerine göre özyeterliliğin başlama boyutunda farklılaşırken, mesleki kıdem, çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma sürelerine göre farklılaşmamaktadır. Okulların örgütsel narsizm düzeyine yönelik öğretmen görüşleri ile öğretmenlerin özyeterlilik algıları arasında ise anlamlı pozitif ve negatif ilişkiler bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Narsizm, Örgütsel Narsizm, Özyeterlilik

Eğitim kurumlarıNarsisizmOkullar+7
Ahmet Yurdakul
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki öğretmenlerin örgütsel değişime ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi(Uşak ili örneği)

Bu araştırma öğretmen görüşlerine göre okulların örgütsel değişime ilişkin görüşlerini saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma toplamda beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmada birinci bölümde, problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, Araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, sınırlılıklar ve tanımlar yer almaktadır. İkinci bölüm ise kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalardan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli, evren ve örneklem, ölçme aracı, verilerin toplanması ve analiz edilmesinden söz edilmiştir. Dördüncü bölümde elde edilen verilerin tablolara aktarılması sonucu oluşturulan bulgular ve yorumlar bulunmaktadır. Son kısım olan beşinci bölümde ise tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2015 – 2016 öğretim yılında Uşak ilinde çalışan 4128 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 352 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgütsel Değişim Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada ölçek boyutlarının örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve elde edilen verilerle ölçekler doğrulanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenlerin örgütsel değişime ilişkin görüşleri yüksek düzeydedir. Öğretmenlerin mezuniyet durumlarına göre değişim ihtiyacının belirlenmesi, değişimin planlanması, değişimin değerlendirilmesi boyutlarında öğretmen tutumları arasında anlamlı farklılık varken, değişimin uygulanması ve değişimin değerlendirilmesi boyutlarında anlamlı farklılık bulunmamıştır.

DeğişimEğitim kurumlarıOkullar+4
Mehmet Demir
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların değişime hazır bulunuşluk düzeyleri(Afyonkarahisar ili örneği)

Bu araştırma, Afyonkarahisar iline bağlı okulların değişime hazır bulunuşluk düzeylerini öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, okulların fiziki teknolojik alt yapılarının ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ne derece hazır olduklarını öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin okulların değişime hazır bulunuşluklarına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, görev, branş, kıdem ve bulunduğu okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olup olmadığı saptanmak istenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar ili merkez ve 17 ilçesinde okullarda görev yapan 7621 öğretmen ve 995 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 439, okul yöneticisi sayısı 257 olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlere ve okul yöneticilerine Helvacı ve Zorlu (2015) tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve Helvacı (2015) tarafından okulların değişime hazır bulunuşluk ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programıyla çözümlenmiştir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre okulların değişime hazır bulunuşluk düzeylerinin cinsiyete, branşa, öğrenim durumuna, kıdemine ve çalışma süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığı t testi, tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farkın bulunması durumunda gruplar arasındaki farkı belirlemek amacıyla Tukey HSD analizi yürütülmüştür. Elde edilen bulgular tablo halinde sunulmuştur. Araştırma bulguları öğretmenlerin görüşlerine göre, okulların değişime hazır bulunuşluk düzeyleri kapsamında; öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, yöneticilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, velilerin hazır bulunuşluğu boyutunda "orta" düzeyde olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları okul yöneticilerinin görüşlerine göre, okulların değişime hazır bulunuşluk düzeyleri kapsamında; öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, yöneticilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda "Çok" düzeyinde olduğunu; okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, velilerin hazır bulunuşluğu boyutunda "orta" düzeyde olduğunu göstermiştir.

AfyonkarahisarDeğişimDeğişime açıklık+6
Ebubekir Zorlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

Related subjects