Zaman
170 theses under this subject heading
Mctaggart'ın zamanın gerçekdışılığı argümanının zaman felsefesi bağlamında değerlendirilmesi
Bu çalışma, zamanın ne'liği problemi üzerine felsefi bir sorgulama amacını taşımaktadır. Zamanın ne'liği meselesi, Antik Çağ'dan günümüze kadar pek çok felsefeci tarafından incelenmiştir. Bu felsefeciler arasında yirminci yüzyıl felsefecilerinden John Ellis McTaggart'ın ortaya attığı "Zamanın Gerçekdışılığı Argümanı", sorgulamanın gidişatı açısından son derece önem teşkil etmiştir. Bu nedenle çalışmanın merkezi McTaggart'ın argümanının incelenmesine ayrılmış, diğer bölümlerde ise McTaggart öncesi ve McTaggart sonrasına ait düşünceler ele alınmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde McTaggart'a kadarki süreç içerisinde felsefe tarihinde geliştirilmiş zaman düşünceleri ele alınmıştır. Bölüm içerisinde nesnel zaman anlayışının benimsendiği Aristo fiziği, Aristo fiziği karşısında geliştirilen öznel zaman anlayışı, mutlak zaman anlayışının benimsendiği Newton fiziği, Newton fiziği karşısında geliştirilen ilişkisel zaman anlayışı, izafi zaman anlayışının benimsendiği Einstein fiziği ve Einstein fiziği döneminde geliştirilen diğer zaman anlayışları karşılıklı olarak değerlendirilmiştir. Böylece McTaggart'ın argümanının nelerden etkilendiği, bu argüman öncesinde zamana dair hangi sorgulamaların yapıldığı gibi sorulara yanıt aranmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, McTaggart'ın "Zamanın Gerçekdışılığı Argümanı"nın incelenmesine ayrılmıştır. Bu bağlamda sırasıyla zamanın gerçek olmadığına dair geliştirilen ilk düşünceler incelenmiş, McTaggart'ın sistematiğinde anahtar rol oynayan zamanın A serisi, B serisi ve C serisi kavramları ve argümanın sistematiğinin detaylı analizi yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise McTaggart sonrası geliştirilen zaman teorileri ve yirminci yüzyıl Zaman Felsefesi tartışmaları ele alınmıştır. Bölüm içerisinde sırasıyla A serisi savunucularından Şimdicilik Teorisi, Genişleyen Evren Teorisi, İndirgemeci Yaklaşım; B serisi savunucularından Ezeli Zaman Teorisi, Kadercilik Teorisi, Blok Evren Teorisi ve Platonizm Teorisi incelenmiştir. Böylece McTaggart öncesi, McTaggart argümanı ve McTaggart sonrasına dair zamanın ne'liği üzerine geliştirilen düşünceler karşılaştırılmalı olarak ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Felsefe Tarihi, Zaman Felsefesi, Zaman, Zamanın Gerçekdışılığı, McTaggart, A serisi, B serisi, Kipli Zaman Teorisi, Dinamik Zaman Teorisi, Kipsiz Zaman Teorisi, Statik Zaman Teorisi.
Boş zaman ilgileniminin boş zaman tatmini ve sadakati üzerine etkisi: Eskişehir'deki fitnes merkezleri üzerine araştırma
ÖZET Gelişen teknoloji ile birlikte insanların ihtiyaçları ve beklentileri de değişmektedir. Bu ihtiyaç ve beklentiler özellikle kişiden kişiye değişmekte olduğundan bireylerin ilgilenim profillerini belirleyebilmek önem kazanmaktadır. Özellikle yoğun bir rekabet ortamı içerisinde bulunan fitnes sektöründe, fitnes merkezlerinin ayakta kalabilmesi için müşterilerin bireysel ilgilenim profillerini belirlemek oldukça önemli bir hal almaktadır. Çünkü ilgilenim, oluşturulmak istenen sadakatin öncülerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı fitnes merkezine üye olan bireylerin boş zaman ilgilenimlerini etkileyen faktörleri ortaya koyarak bu faktörlerin boş zaman tatmini ve boş zaman sadakatleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Elde edilen bulgular, fitnes merkezlerine üye olan bireylerin boş zaman ilgilenimlerinin, boş zaman tatminleri ve boş zaman sadakatleri üzerinde olumlu etkisi olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca bulgular fitnes merkezi katılımcılarının demografik özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, fitnes merkezi işletmecileri ve boş zaman araştırmacıları için bireysel ilgilenimleri belirleyebilmek adına yol gösterici çıkarımlar sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: boş zaman, boş zaman ilgilenimi, fitnes merkezi, boş zaman tatmini, boş zaman sadakati
Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin zaman perspektiflerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin zaman perspektifleri ile bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini, 2015 yılında Türkiye'deki bazı üniversitelerde (Erzincan Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi) eğitim öğretim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri (Zimbardo ve Boyd, 1999) kullanılmıştır. Elde edilen veriler katılımcıların demografik bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için frekans (f) ve yüzde (%),verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Willk testi ve hipotezleri test etmek için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, ve korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda geçmiş-olumlu dışındaki zaman perspektif boyutları ile sınıf düzeyi arasında ve Geçmiş-olumsuz dışındaki zaman perspektif boyutları ile eğitim alınan üniversiteler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak zaman perspektif boyutları ile cinsiyet, bölüm, gelir düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeylerinde Amatör sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Profesyonel sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Milli sporcularda aynı yönde "yüksek", "orta" ve "zayıf" düzeyde; Diğer sporcularda aynı yönde "orta" ve "zayıf" düzeyde zaman perspektifi alt boyutları arasında ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeyleri olan Profesyonel, Amatör, Milli ve Diğer ile zaman perspektifi alt boyutları arasında aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; ters yönde ise "çok zayıf" düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zaman Perspektifi, Sportif Başarı Düzeyi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri.
İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin -dün, bugün, yarın- temasındaki zaman kavramlarına ilişkin görüşlerinin nitel analizi
Hayat Bilgisi Ders Kitabında yer alan ?Dün, Bugün, Yarın? temasındaki zaman kavramlarını, ilkokul 3. Sınıf öğrencilerinin nasıl algıladıklarını incelemeyi amaçlayan bu araştırma nitel bir çalışmadır.Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma, Kütahya, Altıntaş ilçe merkezinde bulunan üç ilkokulda yapılmıştır. Bu okullara devam eden üçüncü sınıf öğrencileri arasından, öğretmen görüşlerine alınarak akademik başarılarına göre iyi, orta ve düşük düzey olarak sınıflandırılmıştır. Her bir düzeyden ikişer öğrenci olmak üzere her üç okuldan toplam on sekiz öğrenci belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri zaman kavramlarını sınıflarken eylemleri odak noktası olarak kullanmaktadırlar. Öğrenciler zaman kavramalarını karşılaştırırken zıt anlamlı kavramları, yakın ve aynı anlama gelen kavramlarından daha kolay tespit etmişlerdir. Öğrenciler zaman kavramlarını sıralarken zaman şeridinin sol tarafını geçmiş, ortasını şimdi, sağ tarafını ise gelecek olarak göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Zaman, Hayat Bilgisi, Zaman Şeridi, Kavram, Bilişsel Gelişim
Beden eğitimi ve spor ve yüksekokulu öğrencilerini rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden faktörlerin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları' nda öğrenim gören üniversite öğrencilerinin boş zamanlarını nasıl değerlendirdikleri, hangi rekreatif etkinliklere katıldıkları ve bu aktivitelere katılmalarını motive eden faktörleri belirleyerek çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Çalışmaya Ege Bölgesinde bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim gören 822 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Pellettier ve ark. tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması ve geçerlik ve güvenirlik çalışması Güngörmüş tarafından yapılan ?Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe versiyonu 7 alt boyut ve 28 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin toplam iç tutarlılık katsayısı .80 olarak hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında SPSS for Windows 16 Paket program kullanılmıştır. Yüzde, frekans ve çapraz tablolama gibi tanımlayıcı istatistikî yöntemlere ek olarak anlamlı farklılıkların belirlenmesi için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların rekreatif faaliyetlere katılım motivasyonlarının cinsiyet, akademik başarı düzeyi, boş zamanlarını değerlendirme biçimleri, boş zamanlarını nerede değerlendirdikleri ve öğrenim gördükleri bölümlere göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaşa göre ise anlamlı bir farklılık bulunanmamıştır.
Tedavi almamış ilk atak majör depresif bozukluğu olan hastalarda ve sağlıklı bireylerde zaman algısı, zaman aralığı değerlendirme yetenekleri ve yürütücü işlevlerin karşılaştırılması
Giriş: Tanı rehberlerinde zamanın akışı hızıyla ilgili tanısal bir kriter olmasa da, majör depresif bozukluk (MDB) hastaları zamanın akışının yavaşladığından sıklıkla yakınırlar. Öznel zaman algısındaki yavaşlamanın yanı sıra, zaman aralığı değerlendirme yetenekleri açısından da MDB'ta bazı farklılıklar olduğu raporlanmıştır. Bu değişikliklerin, hastaların içsel saat fonksiyonlarının etkilenmesiyle bağlantılı olabileceği ileri sürülmektedir. Bazı yazarlar MDB'ta öznel zaman algısı ile zamanlama yetenekleri değişikliklerindeki değişiklikler arasında bir ilişki olabileceği öne sürmüştür. Ancak bu konuyla ilgili çelişkili veriler mevcuttur. MDB hastalarında yapılan zaman algısı ve zaman aralığı değerlendirme yeteneklerini inceleyen çalışmalarda metodolojik heterojeniteden kaynaklandığı öne sürülen tartışmalı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca çalışmalarda psikiyatrik bozukluk sürecinin neden olabileceği bilişsel işlevlerdeki gerilemenin ve tedavinin içsel saate olan etkisi göz ardı edilmiştir. Biz çalışmamızda ilaç kullanmayan ve ilk depresif atağını geçiren hastaları tercih ederek bu karıştırıcı etkenleri en aza indirmeye çalıştık. Ayrıca anksiyete ve dürtüsellik seviyeleri ile yürütücü işlevlerin zaman algısı üzerindeki etkisini de araştırdık. Yöntem: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi psikiyatri polikliniğine başvuran, ek psikiyatrik ve tıbbi tanısı olmayan, tedavi almayan ilk atak 50 MDB tanılı hasta ve hastalarla yaş, cinsiyet ve eğitim seviyesi olarak eşleştirilmiş 50 sağlıklı birey çalışmaya dahil edildi. Her katılımcı Sosyodemografik Veri Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 Kısa Formunu (BDÖ11 KF) doldurduktan sonra Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET) ve 1 s, 3 s, 6 s, 12 s ve 15 s için zaman üretimi görevini tamamladı. Hasta grubuna, ek olarak, Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ), Hamilton Anksiyete Ölçeği (HAÖ) uygulandı. Katılımcıların zamanı algılama hızlarını tespit etmek için Görsel Analog Skala (GAS)'dan yararlanıldı. Bulgular: Çalışmamızda GAS skorlarında MDB grubunun kontrollere göre zamanın akış hızını daha yavaş tecrübe ettiği bulunmuştur (p<0.001). Zaman üretimi görevinde, MDB grubunun kontrol grubuna göre 3, 6, 12, 15 s'lik süre aralıklarında daha isabetsiz olduğu (sırasıyla p=0.013, p=0.004, p=0.004, p=0.004), 1 s'lik görevde ise düşük üretim yaptığı saptanmıştır (p=0.001). Sağlıklı bireyler öznel zaman algısı hızlandıkça daha kısa süreler üretmişlerdir (3, 6, 12, 15 s için sırasıyla p=0.036, p=0.12, p=0.026, p=0.050). Buna benzer bir ilişki MDB grubunda görülmemiştir. MDB grubunda yüksek HDÖ, HAÖ somatik ve HAÖ toplam skorlarının öznel zaman algısındaki yavaşlamayla ilişkili olduğu bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p=0.011, p=0.013). WKET skor ortalamaları karşılaştırıldığında ilk kategoriyi tamamlamada kullanılan deneme sayısında hasta grubunun daha başarısız olduğu görülmüştür (p=0.035). BDÖ-11 KF ortalamaları karşılaştırıldığında MDB grubunun motor ve toplam dürtüsellik skorlarının anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p=0.025). Sonuç: Bulgularımız MDB hastalarında görülen zaman akışının yavaşlaması fenomenini desteklemektedir. Öznel zaman algısı ile zaman aralığı değerlendirme yetenekleri arasında ilişki bulunmaması, bu iki kavramın farklı beyin bölgelerinde temsil edildiği anlamına gelebilir. Bunun yanı sıra zaman algısından sorumlu düzeneklerin netleşmesi ve zaman algısı bozukluklarına yönelik çalışmalar, MDB ve ilişkili belirtilerin açıklanmasına katkıda bulunabilir. Zaman algısının klinik ölçeklerde sorgulanması depresyonun şiddetinin saptanması için yararlı olabilir.
دراسة السَّردية القَصصيَّة في القرآن الكريم دراســة دلالــيَّة [سورة يوسف أنموذجاً]
This thesis aimed to study the story of Joseph PBUH, as narrated by the Holy Qur'an as a narrative text consisting of a group of connected events that represent a raw material for the story, and the narrative structure of the story which based on events, characters and elements such as time and place. The story of Joseph differs from the artistic story in that it is a story that derives its material from reality and historical facts - as all stories of the Qur'an - and that it is a story in a complete surah in the Holy Qur'an, which indicates its importance. The study followed the descriptive analytical approach when analyzing the story into a set of events and elements, which constitute the narrative structure, and indicating how these elements mix in a creative way to influence the hearts of the listeners. The study concluded that this story was based on a main character, the character of the Prophet Joseph whose physical dimension (his physical beauty) played a driving role for the events of the story towards crisis. As for the social and psychological dimension, it appeared in Joseph's relationship with his father, whom he loved very much, and with his jealous and envious brothers, which diverted the course of the story into a great ordeal that the hero of the story experienced. And that the story relied on an exciting dramatic beginning that introduced the recipient to the developments of its events directly. The events began with Joseph's dream, then his brothers ordeal, then an ordeal with the minister's wife who sought to seduce him, then prison ordeal, then innocence and the great kingdom, and ended with the interpretation of his dream, and all this in an intense, accurate narration, an enjoyable theatrical dialogue, and a smooth transition between scenes so that cause and effect are interconnected. The function of events, time and place are integrated until the story is completed, and the study concluded that the divine narration is not surmounted by any narration, but rather that the miracle of the Qur'an includes its narrative miracle.
Genel denge kuramı
Derste zaman yönetimi: İlköğretim 3. sınıf hayat bilgisi dersine yönelik bir inceleme
Bu çalışma İlköğretim 3. sınıf öğretmenlerinin Hayat Bilgisi dersinde zaman yönetimine ilişkin davranışlarını ve görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma betimsel bir araştırma olup nitel araştırma teknikleri temel alınarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ili merkez ilçelerinden (Seyhan-Yüreğir) kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile seçilen 5 ilköğretim okulunda görev yapan 15 üçüncü sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme ve yarı yapılandırılmış gözlem teknikleriyle toplanmıştır. Araştırmanın genel amacı doğrultusunda, 15 sınıf öğretmeniyle Hayat Bilgisi dersinde zaman yönetimi ile ilgili olarak neler yaptıkları üzerine görüşmeler yapılmış ve içlerinden gönüllü olan 4 öğretmenin sınıfı gözlenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir.Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin büyük bölümünün Hayat Bilgisi dersinde zaman yönetimi ile ilgili sorulara kuramsal açıdan literatüre uygun cevaplar verdiği fakat sınıf gözlemlerinde bu bilgilerin uygulamaya taşınmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bölümünün Hayat Bilgisi ders süresinin ortalama 15?20 ya da 20?25 dakikasını verimli kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlere göre bunun temel nedeni öğrencilerin dikkat sürelerinin kısalığı, sınıf gözlemlerinde ise dersin ders dışı etkenlerle bölünmesidir.Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi, Derste Zaman Yönetimi.
Şanlıurfa ili Halfeti ilçesindeki görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması
Bu çalışma Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma evrenini 2014-2015 yılları arasında Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan 516 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada tüm evrene ulaşılmaya çalışılmış ancak 386 öğretmene ulaşılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik sorular, rekreatif aktivite katılım ölçeği kullanılmıştır. Araştırmamızda istatiksel analizler SPSS 22.0 paket programında yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, bağımsız gruplar t-testi ANOVA ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Yapılan anket araştırması sonucunda bölgedeki öğretmenlerin boş zaman aktivitelerinin yaptığı etkilere yönelik verdikleri cevaplara bakıldığında kişilerde mutlu edici, dinlendirici ve eğitici gibi olumlu yönlerde etkiler yaptığıdır; kişileri iş doyumu ve heyecan verme yönünden ise etkilemediği ortaya çıkmıştır. Boş zaman aktivitelerinin katılımcıların yaş ve medeni durumuna göre değişmediği ancak yaş arttıkça aktiviteye katılım sayısında azalma olduğu, erkeklerin aktiviteyi daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Ayrıca boş zamanlarda yapılan etkinlikler alt boyutu ile boş zaman etkinliklerine katılım şekilleri alt boyutları arasında erkeklerin kadınlara göre daha yüksek puan aldıkları, yani daha olumlu etkiler bıraktığı anlaşılmıştır. Öğretmenlerin medeni durum, yaş ve çocuk sayısına göre boş zaman değerlendirme ölçeği toplam puanları ile alt boyutları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir.
Vaktin bulunmadığı yerlerde vakte bağlı ibadetler
İslam dinine ve bu dinin Peygamberi Hz. Muhammed'e (s.a.v.) inanmış ve iman etmiş olan her bir kişinin bizzat Allah'ın emretmesi hasebiyle yapması gereken farz ibadetler vardır. Bu farz ibadetlerden bazılarını yapmak için belirli bir vaktin girmiş olması gerekmektedir. Ancak gerek dünyamızda gerekse dünyamızın dışında vaktin belirlenmesinin günümüz şartlarında çok güç olduğu yerler bulunmaktadır. Bu çalışmamızda vaktin belirlenemeyeceği yerlerde Allah'ın biz kullarına farz kıldığı ve bir vakte bağlı olan ibadetleri hangi zaman ve durumda yerine getirebileceğimizi, Ramazan ayı orucu gibi vakti Kamerî aylara göre belirlenen ibadetlerin, ayın görünmediği yerlerde nasıl ifâ edileceğini anlatmaya çalıştık. Yaptığımız bu çalışma ülkemizin uzay yolculuğunun yeni yeni başladığı bu dönemlerde uzayda nasıl ibadet edileceği konusunda önem arz etmektedir. Çalışmamız sırasında fıkhın temel kaynakları olan Kur'an ve Sünnet başta olmak üzere temel fıkıh kitapları, temel hadis kitapları ve tefsir kitaplarından yararlanılmıştır.
Adil Yakubov'un "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanlarında konu, zaman, mekân ve şahıslar kadrosu
Bu çalışmada Adil Yakubov'un "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanları ele alınmıştır. Çalışmada, çağdaş Özbek edebiyatında önemli bir yeri olan Adil Yakubov'un bu iki romanında "konu, zaman, mekân ve şahıslar kadrosu" tespit ve analiz edilmiştir. Bu çalışmayla, Türkiye Türkçesi başta olmak üzere eserleri birçok dile tercüme edilen Adil Yakubov'u ve onun eserlerini Türkiye'de Türk okurlarına ve araştırmacılara tanıtmak hedeflenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde roman inceleme metodu çerçevesinde "zaman, mekân ve şahıs kadrosu" hakkında bilgi verilmiştir. Ardından çağdaş Özbek edebiyatının gelişimi üzerinde durulmuş ve roman analizinin yapılabilmesi için, yazarın hayatının önemli olduğu düşüncesinden hareketle Yakubov hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın değerlendirme bölümünde "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanları incelenmiştir. Değerlendirme bölümünde romanlar konu ve olay örgüsü açısından detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu bölümde, incelenen romanların konularına odaklanılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Romanların konularının değerlendirilmesi, Adil Yakubov'un eserlerinin içeriğini ve derinliğini daha iyi anlamayı sağlamayacaktır. Sonuç bölümünde, analiz edilen romanlardan elde edilen tespitlere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özbek edebiyatı, Adil Yakubov, Mukaddes, Adalet Menzili.
Dönem sanatçı ve eser bağlamında Halit Ziya Uşaklıgil ve Peyami Safa romanlarının incelenmesi
Tanzimat dönemiyle birlikte Türk edebiyatına giren roman, kaynağını hayattan alan bir türdür. Bu nedenle de bir romanın tam olarak anlaşılması için yazma zamanı çok önemlidir. Kurgu oluşurken dönemin edebi akımları ve dönemin meseleleri romanın temel unsurları arasında yer alır. Bir roman, yazarının yaşadığı dönemden belli belirsiz izler taşımaktadır çünkü her roman belirli bir zaman içinde yazılır ve o zamandan bağımsız bir hal alamaz. Bu nedenle de çalışmamızda zamanın romanlara olan etkisi incelenmiştir. Bu bağlamda Servet-i Fünûn dönemi romancılarından Halit Ziya Uşaklıgil'in sekiz, Cumhuriyet dönemi romancılarından Peyami Safa'nın on iki romanını ele alınmıştır. Çalışmada zaman kavramı araştırılarak zamanın romanların oluşumda neden önemli olduğunu tespit edilmiştir. Çalışma alanının genişletilmesinin önemli olduğu düşünüldüğünde, edebiyat anlayışlarında karşıt görüşlere sahip bu iki değerli yazarı seçmeyi uygun gördük. Cumhuriyet dönemi öncesinde romanlar yazan Halit Ziya Uşaklıgil ile Cumhuriyet sonrası romanlar kaleme alan Peyami Safa ele alındı. Bu iki yazarın seçilmesindeki en önemli neden dönemlerinin en güçlü romancıları olmasından kaynaklanmaktadır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte edebiyat köklü bir değişime girmiştir. Toplumu derinden etkileyen bu değişim yazarların sanat anlayışlarına da etki etmiştir. Halit Ziya Uşaklıgil'in Cumhuriyet öncesi edebiyatın, Peyami Safa'nın ise Cumhuriyet sonrası edebiyatın izlerini romanlarına başarıyla yansıtmış olmaları bu iki kıymetli yazarı ele almamızdaki en önemli etkendir. Bu bağlamda elde ettiğimiz verileri kaynaklara göre analiz ettik. Anahtar Kelimeler: Dönem, edebiyat, kurgu, roman, zaman
David Hume'un 'Uzay'ın Ve 'Zaman'ın Sonsuz bölünebilirliğine eleştirisi
Bu çalışmada David Hume'un sonsuz bölünebilirlik görüşüne getirdiği eleştiriler ele alınmıştır. Hume'a göre uzay ve zamanın sonsuz bölünebilirliği düşüncesi geometri bilgisinin olanağını ortadan kaldırır. Çalışmanın birinci bölümünün ilk kısmında rasyonalist filozofların epistemolojik ve ontolojik görüşleri ortaya konulmuştur. İkinci kısımda ise Hume'un empirist bilgi görüşünün dayanakları ele alınmıştır. İki farklı bilgi görüşünün karşılaştırılması sonsuz kavramının da farklı yorumlarının görülmesini sağlamıştır. Zira rasyonalist düşünce için maddenin sonsuz bölünebilirliği mümkündür ama Hume bu olanağı kendi düşünceleri temelinde reddetmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Hume felsefesinde sonsuz kavramının bir ide olarak kökeni araştırılmıştır. Ardından Hume'un uzay ve zaman idelerinin temelini nerede bulduğu ortaya konulmuş ve buradan hareketle sonsuz ve bölünebilirlik kavramları arasında zorunlu olarak bir bağlantı olup olmadığı tartışılmıştır. En son olarak sonsuz bölünebilirliğin olanaklı olmadığını söyleyen Hume'un görüşleri ayrıntılı olarak açıklanmış ve Hume'un geometri biliminin tanıtlamalarında ve tanımlarında gördüğü eksiklikler ortaya konulmuştur. Sonuç bölümünde ise David Hume'un sonsuz bölünebilirlik eleştirisinin geometri bilgisinin olanağı açısından bir sınaması yapılmıştır.
Hemşirelik öğrencilerinin zaman yönetimi becerilerinin belirlenmesi
Hemşirelik öğrencilerinin zaman yönetimi becerilerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünde öğrenim gören ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan 593 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile Britton ve Tesser tarafından 1991'de beşli likert tarzda geliştirilen Zaman Yönetimi Envanteri kullanılmıştır. Çalışmada verilerin istatistiksel analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Bonferroni testleri ve Post Hoc analizi yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20,631,69 yıl, %76,1'inin kız ve %83'ünün Anadolu Lisesi mezunu olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin Zaman Yönetimi toplam ölçek ve alt boyut puan ortalamaları 84,3712,43, Zaman Planlaması alt boyutunda 48,1810,6, Zaman Tutumları alt boyutunda 22,453,48 ve Zaman Harcattırıcılar alt boyutunda 13,732,67 olarak bulunmuştur. Çalışmada ölçeğin güvenirlik katsayısı 0,82 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin zaman yönetimi becerileri toplam ölçek boyut ve Zaman Planlaması alt boyutunda yüksek güvenilir, Zaman Tutumları ve Zaman Harcattırıcılar alt boyutlarında ise oldukça güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda 21 yaş ve üzerinde olan, son sınıfta okuyan, ailesiyle yaşayan öğrencilerin zamanı daha iyi yönettikleri sonucuna varılmıştır. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre zaman harcattırıcılardan daha fazla kaçındıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin zaman yönetimi becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimlerle birlikte öğretim elemanlarınca öğrencilere danışmanlık yapılması ve rol model olunması önerilebilir.
Yönetici hemşirelerin zaman yönetimine ilişkin görüş ve uygulamalarının belirlenmesi
Amaç: Yönetici hemşirelerin zaman yönetimine ilişkin görüş ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma deseni kullanıldı. Araştırma kapsamına Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi'nde görev yapan 46 yönetici hemşireden amaçlı örnekleme ile belirlenen hemşirelerin katılması planlandı. Nitel araştırmada örneklem büyüklüğü önceden belirlenemediği için bu çalışma içinde verilerin doygunluğu temel alındı. Görüşmeciler, gönüllülük esas alınarak birimleri ayırt edilmeksizin en az on yıl çalışmış olan sorumlu hemşireler arasından seçildi. Veriler, araştırmada nitel görüşme tekniği kullanılarak, derinlemesine görüşme şeklinde ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplandı. Görüşmelerde ses kayıt cihazı kullanılmış olup katılımcıların sözlü onamları ses kayıt cihazına, yazılı onamları ise bilgilendirilmiş gönüllü olur formuna alındı. Bulgular: Görüşmelerden elde edilen ses kayıtları birebir çözümlenerek kodlar ve temalar oluşturuldu. Bu temalar; "Zamanın etkin kullanılamaması", "Etkin zaman yönetimi için yapılması gereken uygulamalar", "Zaman baskısıyla baş edebilme", "İşlerin aciliyet ve önemine göre planlaması" olarak dört ana başlık altında toplandı. Araştırmaya katılan kişiler, çoğunlukla zaman baskısından dolayı zamanı etkin kullanamadıklarını dile getirdiler. Yönetici hemşireler etkili zaman yönetimi konusunda zamanı etkin kullanamamalarının nedenlerini; yoğun iş temposu, eleman eksikliği, yeteri kadar hayır diyememek, özel rica kabulü, zamanın hızla akıp gitmesi ve zaman baskısı ile ilgili olduğunu savunmuşlardır. Zaman yönetimi ile ilgili olarak yönetici hemşirelerin bir bölümünün güne başlamadan önce gününü planladığı fakat yoğun iş temposu ve ekstra işlerden dolayı yapmış olduğu plana uyamadığı belirlendi. Sonuçlar: Yönetici hemşireler zamanlarını etkin kullanamadıklarını ifade etmişlerdir. Zamanı etkin kullanamamalarının nedenleri olarak gösterilen gerekçeler değerlendirildiğinde; bu gerekçelerin yönetici hemşirelerin zamanlarını yönetemediklerinin belirtileri olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Zaman, Zaman Yönetimi, Yönetici Hemşire.
Hemşirelerde internet bağımlılığı ve zaman yönetimi ilişkisinin belirlenmesi
Amaç: Bu çalışma, hemşirelerde internet bağımlılığı ve zaman yönetimi ilişkisini incelemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem:Tanımlayıcı ve açıklayıcı tipte olan bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 15.04.2018 – 15.10.2018 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın örneklemini hastanede servislerde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 250 hemşire oluşturdu. Veri toplama aracları; Bilgi Formu, İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ) ve Zaman Yönetimi Ölçeği (ZYÖ)'dir. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 32,56±8,19,%72,8'i kadın, %55,0'ı evli, %57,1'i lisans mezunudur. Hemşirelerin%52,4'ünün zamanı kullanma durumunun orta düzeyde olduğu, %44,0'ının 10 saatten az/haftada internette geçirdiği tespit edildi.İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve alt boyutları; yoksunluk, kontrol güçlüğü, işlevsellikte bozulma, sosyal izolasyon sırasıyla 26,51±9,38, 18,96±7,53, 12,51±5,84, 11,40±5,15 ve 69,66±24,43'tür. Zaman Yönetimi Anketi ve alt boyutları; zaman planlaması, zaman tutumları, zaman harcattırıcılar ve zaman yönetimi ölçeği toplam puan ortalamaları sırasıyla 49,25±10,97, 23,46±4,25, 13,20-3,28, 86,00±14,79 olarak bulundu. Hemşirelerin İBÖ ve alt boyutları ile ZYÖ ve alt boyutları arasındaki korelasyon orta, negatif ve anlamlı olarak belirlendi. Sonuçlar: Hemşirelerin İnternet Bağımlılığı Ölçeği ile Zaman Yönetimi Anketi puan ortalamaları arasında negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki bulundu. Örneklem sayılarının arttırılarak konuyla ilgili farklı gruplarda çalışmaların yapılması önerilebilir.
Eski Türkçede zaman anlamı taşıyan sözcükler
"Zaman nedir?" sorusu yüzyıllardır düşünürlerin üzerinde durduğu, cevaplamaya çalıştığı, pozitif ve sosyal bilimlerin tüm alanlarında tartışmaya ve birçok açıdan incelenmeye açık bir kavram olarak karşımıza çıkar. Araştırma, Eski Türkçede zaman kavram alanını oluşturan ve "an", "bazen", "her zaman", "hiçbir zaman", "önce", "sonra", "şu an", "yine" ve "zaman" anlamlarını karşılayan sözcüklerin tarihî metinlerdeki kullanımı, birbirleriyle anlam ilişkileri, dil tarihi içerisindeki değişimi ve günümüz Türk dillerindeki gelişimi konularına dayanmaktadır. Eski Türkçe zaman kavram alanına giren sözcüklerin günümüz Türk dillerindeki görünümü ve devamlılığı incelenmiştir. Eski Türkçe zaman kavram alanına giren bu sözcükler tercüme metinler aracılığıyla tespit edilebilen Çince ve Arapça sözcüklerle karşılaştırılmıştır. Araştırma neticesinde, Orhon Türkçesi, Uygur Türkçesi ve Karahanlı Türkçesinde taranan metinler kapsamında, Eski Türkçe zaman kavram alanına giren 141 sözcük tespit edilmiştir. Bu sözcüklerden 36'sı "zaman" anlamı ifade etmektedir. 4'ü "an"; 2'si "bazen"; 34'ü "her zaman"; 2'si "hiçbir zaman"; 36'sı "önce"; 16'sı "sonra"; 5'i "şu an" ve 6'sı "yine / tekrar eden zaman anlamlarını ifade etmektedir. Orhon, Uygur ve Karahanlı Türkçesinde başlangıçtan beri takip edilebilen ve her üç dönemde de yer alan zaman kavram alanına giren ortak sözcükler ara, aşnu, erte, ilki, ugur, üd, yme ve yana olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Eski Türkçe, zaman, Budizm, Manihaizm, İslam
Hudûs teorisinde Tanrı-zaman ilişkisi: İmam Mâtüridî örneği
Hudûs; Müslüman Kelâmcıların alemin sonradan yaratıldığı fikrinden yola çıkarak Allah'ın varlığını ispat etmek amacıyla oluşturdukları bir teoridir. Hudûs fikrine göre Tanrı ezeli, ebedi ve ihtiyaçsız olan tek varlıktır. Allah zamanın, mekânın ve bütün mevcudatın mutlak yaratıcısıdır. O'nun dışında kalan bütün varlıklar zamanda yaratılmışlardır. Yani başlangıçları ve sonları olan varlıklardır. Yaratılış Kuran'da belirtildiği üzere sonradan olma belli bir zaman ve mekânda gerçekleşme özelliğini taşır. Kelâmcılara göre Tanrı hem zâtî hem de zamansal anlamda evrenden önce yer alır. Bu düşünce zamansal hudûs olarak adlandırılır. İslâm filozofları ise ay-üstü alemde Tanrı'nın varlığı sadece zatıyla öncelediğini ay-altı alemde ise hem zatı ile hem de zamansal olarak öncelediğini söyleyerek zâtî hudûs fikrini savunurlar. Müslüman kelamcılar ay-üstü alemde bulunan varlıkların zamansal olarak Tanrıyla bir kabul edilmesinin alemin kadim olduğunu savunmak anlamına geldiğini söylerler. Bu düşünce tevhit ilkesiyle çeliştiği için eleştirilmiştir. Mâtüridî hudûs fikrini sistemli olarak ele alan ilk düşünürlerdendir. Kelâmın henüz felsefe ile iç içe girmediği bir dönemde yaşayan Mâtüridî söz konusu yaratılış teorisinde Allah'ın evrenle sürekli etkileşim halinde olduğunu ifade etmiştir. Tanrı evreni yaratırken belli bir zaman diliminde yaratmaya mecbur olmaksızın dilediği anda yaratmıştır. O'na göre Allah sıfatları ve fiilleriyle kadimdir, fiillerin taalluku ise hâdistir
Paul Ricoeur'ün zaman ve anlatı incelemesindeki kavramların sanat ürünü oluşturma pratiği açısından uygulanabilirliğinin araştırılması
Bir anlam üretme alanı olarak sanat, zaman ve anlatının kesiştiği bir alanda konumlanır. Sanat ürünü bir üretim eylemi olarak gerçek bir zamana aittir. Bir sanatçı, sanat ürünü ve izleyici arasında geçişkenlik sağlayan anlatının bağıntısını konu edinen bu araştırma, Ricoeur'ün anlatının zamansal işlevlerini açımlamak üzere kullandığı kavramların, özgün bir deneyimin yeniden-biçimlendirilmesi için yeni bir olanak; sanatsal üretimlere yönelik bir açılım sağlayacağı öngörüsüyle belirlenmiştir. Bu araştırmaya konu olan Paul Ricoeur, yirminci yüzyıl düşünürleri arasında en dikkat çeken isimlerden birisidir. Hermeneutikten fenomenolojiye, etikten estetiğe birçok alan üzerine düşünce üretmiş olan Ricoeur'ün, özellikle anlatı üzerinde geliştirdiği kuram ekseninde yoğunlaşılmıştır. Bu kurgu, Ricoeur'ün anlatıya ilişkin çözümlemelerinin görsel sanatlar alanında üretimlerini sürdüren birisi olarak benim, ürün oluşturma süreç ve yöntemlerimi açığa çıkaracağı, ayrıca bir sanat ürününü anlama ve anlamlandırma olanaklarımı zenginleştireceği öngörüsüyle oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Anlatı, mimesis, üretici hayalgücü, sanatsal pratik
Ergenlerin kan basıncı değerleri ve yalnızlık düzeylerinin internette harcadıkları zaman ile ilişkisi
Amaç: Araştırmanın amacı ergenlerin kan basıncı değerleri ve yalnızlık düzeylerinin internette harcadıkları zaman ile ilişkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik-kesitsel tipte planlandı. Araştırmanın evrenini Manisa Merkez ilçeleri olan Yunusemre ve Şehzadeler Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı devlet liselerinde öğrenim gören öğrenciler oluşturdu (N=16 517). Örneklemini ise Epi Info programında en küçük örneklem büyüklüğü hesaplanarak; liselerden kura ile seçilen 5 lisede öğrenim gören (öğrenci sayılarına orantılı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş) araştırmaya katılmaya gönüllü ve internete kullanımı olan 686 ergen birey oluşturdu (n=686). Verilerin toplanmasında "Ergenlere Yönelik Sosyodemografik Bilgi Formu", "Boy, Kilo ve Kan Basıncı Ölçüm Formu", ve "UCLA Yalnızlık Ölçeği" kullanıldı. Veriler SPSS 22.0 for Windows programında analiz edildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve tek değişkenli analizler (Kruskal Wallis testi, Ki-Kare testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi) kullanıldı. Bulgular: Araştırma grubunu oluşturan ergenlerin %34,4'ünün ağır düzeyde internet kullanıcısı olduğu saptandı. Ergenler arasında hipertansiyon sıklığı %10,3, prehipertansiyon sıklığı ise %5,4 olarak bulundu. Araştırmaya katılan ergen bireylerin UCLA Yalnızlık Ölçeği puan ortalamaları 39,10±6,98 olarak saptandı. Ergenlerin internette harcadıkları zaman ile kan basıncı değerleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Ancak ağır ve orta düzeyde internet kullanıcısı ergenlerin, hafif kullanıcılara göre yalnızlık puanlarının daha yüksek olduğu saptandı (p<0,05). Sonuç: Ergenlerin internetteki harcadıkları zaman ile yalnızlık düzeylerinin ilişkili olduğu belirlendi. Ergen popülasyonunda yüksek oranda (%15,7) saptanan hipertansiyon ve prehipertansiyon sıklığı dikkat çekicidir. Okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerine (varsa okul hemşireliği uygulamalarının) ve birinci basamak sağlık hizmetlerine ergen sağlığının özellikle bu boyutlarının entegre edilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ergenler, Yüksek Kan Basıncı, İnternet Kullanımı, Yalnızlık
Safiye Erol'un eserlerinde zaman,mekân ve insan
ÖZET Safîye Erol, eserlerinde modern değerlerle geleneksel unsurları başarıyla kaynaştırmış, Cumhuriyet dönemi yazarlarımızdandır. Altı yaşından başlayarak hep batı dilleriyle eğitim gören, genç yaşta gittiği Almanya'dan lise ve üniversiteyi okuyup doktorasını yaptıktan sonra dönen Safiye Erol, batıdan kazanmış olduğu metodları kendi millî değerleriyle birleştirerek bir terkibe varabilmiş ender yazarlarımızdandır. Eserlerinin merkezinde yer alan aşk, insandan insana, oradan kendine, Allah'a ve topluma doğru bir yöneliş gösterir. Çeşitli ızdıraplardan geçerek mecazi aştan ilâhî aşka yönelen kahraman, bundan sonra cemiyetin bir fonksiyonu olarak kendini Hak'ka ve halka hizmete adar. Safiye Erol'un başarısında zamana, mekâna ve insana ait unsurları birbiriyle kaynaştırarak okuyucuya sunmasının da payı büyüktür. Onun eserlerinde tarih, tabiat ve insan birlikte yürürler. Yazarın fertle toplumu, tabiatı; belli bir milletle bütün insanlığı birlikte düşünme anlayışı mistik yapısmm roman ve hikâyelerine yansıması bakımından dikkate değerdir. Tarihteki olayları bugünün insanının problemlerini çözmek için yol gösterici ve ders verici hadiseler olarak değerlendirir. Mekânı ve özellikle tabiatı hem dıştan içe hem de içten dışa doğru yönelen bir bakış açısıyla insanı anlamada bir vasıta olarak kullanır. Tasavvuf! anlayışı ve eserlerinin temelini oluşturan aşk duygusu, onun tabiatı algılayışını da etkiler. Safîye Erol'un kahramanları genelde bilim, sanat ve edebiyatla uğraşan, doğunun ve batının olumlu yönlerini kendi bünyesinde bir terkibe kavuşturabilmiş aydm kişilerdir. Uzun ve zorlu bir iç mücadele döneminden sonra aşklarında fenâfillaha ulaşabilen kahramanlar, buradan yeni bir dirime kavuşabilmek için gerekli olan gücü yine kendi köklerinden ve tarihten alırlar. Yazar bu şekilde, aşkın maddi seviyeden alınıp ruhileştirme ve toplumsallaştırma yolları ile yükseltilerek mükemmelliğe ulaştırılabileceğine inanmaktadır.
Changing time concept and time-man relationship in modernist works: Yeat's short fiction
This thesis aims at studying the parallelism between William Butler Yeat?s fictional stories, ?Rosa Alchemica? and ?Red Hanrahan? and the dislocations lived in the flow of time. In this context, along with the fictional stories, how modernist works relate to gaps lived in time has been the basis of this thesis. The thesis consists of five basic chapters with the introduction and conclusion part.
Matrakcı Nasuh minyatürlerinde mekân ve zaman anlayışı
Minyatür, kendine özgü bir biçimi olan Türk sanatıdır. İlk örneklerini Uygurlarda gördüğümüz minyatür sanatının, en verimli dönemi 16. yüzyıla denk gelmektedir. Bu dönemde yaşamış isimlerden biri ise Nasuh b. Abdullah (Karagöz) el-Silahi el-Matraki el-Bosnavi'dir. Günümüzde bilinen diğer adı ile Matrakçı Nasuh'un hayatı hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamasa da II.Beyâzıd döneminde küçük yaşta saraya alınıp Enderun'da eğitim gördüğü bilinmektedir. Ressam ve tarih yazarı olan Nasuh, Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte katıldığı seferlerde gördüğü yerleri kendine özgü bir üslupla resmetmiştir. Bu nedenle minyatür sanatında yeni bir üslubu oluşturması bakımından önemli bir yere sahiptir. Sanat tarihi sürecinde Batı sanatını ve minyatür sanatını mekân ve zaman açısından değerlendirdiğimizde iki farklı mekân anlayışıyla karşılaştığımızı görmekteyiz. Fakat zamanla mekân-zaman Batı sanatında değişime uğrarken, minyatür sanatında mekân-zaman iki boyutlu yüzeyde ve mutlak zaman anlayışıyla ifade edilmesi fikri değişmemektedir. Bu bağlamda minyatür sanatında mekân ve zaman kavramları ele alınarak, Matrakçı Nasuh eserlerindeki mekân ve zaman anlayışı açıklanmaya çalışılmıştır.