Teknoloji

Bu konu başlığı altında 589 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

Information and communication technologies in English language teaching (ELT)

Rapid introduction of information processes into various spheres of life require the development of a new model of the education system based on modern information technologies. It is about creating the conditions for revealing the creative potential of a person, developing abilities and educating the need for self-improvement and responsibility. Thus, the introduction of information and communication technology (ICT) contributes to the main goals of modernizing education: improving the quality of education, increasing the accessibility of education and ensuring a harmonious development of the individual who is attached to the information and communication capabilities of modern technologies and possessing an information culture. These circumstances determine the relevance of the topic of this thesis research, which consists in the introduction of ICT in order to improve the effectiveness of the educational process and the effectiveness of the quality management system of foreign language (especially: English) teaching. The solution of these aspects determines the theme of research. The scientific innovation of the research is that it reveals didactic properties and methodological functions of the Twitter and Podcast services as one of the modern methods of teaching language, which must be taken into account when developing the methodology for teaching a foreign language on its basis. Keywords: Information-Communication Technology (ICT), WEB 2.0, Twitter, Podcast, English Language Teaching (ELT).

Information technologyStudy of languagesTechnology+7
Zhuldyz Toktassyn
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgisayar teknolojisi etkisinde plastik sanatlar

19.yüzyıl ve sonrasında ortaya çıkan bilgisayar sistemleri öncülüğündeki teknolojik sistemler, sanat alanı içerisinde yenilikler oluşturmuşlardır. Fotoğrafın icadıyla meydana gelen sistemler, sanatçıların dikkatlerini üzerine çekerek sanat alanı içerisinde güncellemeler meydana getirmiştir. Bilgisayar sistemlerinin çok kısa süreçler içerisindeki yayılımı ve kişiselleşmesi, sanatçılar bağlantısıyla plastik sanatları dönüşümüne neden olmuştur. Günümüzde sanatçılar hangi ifade biçimini kullanırsa kullansın, üretimlerinin herhangi bir basamağında teknolojik sistemlerden faydalanmaktadır. Bu durum teknolojik sistemlerin önceki dönemlerde olmadığı kadar ön plana çıkmasına neden olmaktadır. Günümüzde teknolojik sistemlerin beraberinde getirdiği hız, tüm hayat ile beraber sanat yapısının da sahip olduğu niteliklerini akıl almaz bir devinimle güncelleyip dönüştürmektedir. Bununla beraber sanatçıları kendi yapısı içerisine yönlendirmekte ve güncel prosedürlerin, düşüncelerin, beğenilerin, ifade biçimlerinin meydana getirilmesine neden olmaktadır. Tüm bunların sonucunda güncel sanat ortamı, Siber Sanat dönemini deneyimlemektedir. Tez çalışmasının birinci bölümünde, bilgisayar sistemlerinin ortaya çıkışı incelenmiştir. İnceleme sonucunda teknolojik sistemlerin hayatın her katmanıyla beraber sanatçıların bağlantılarını kullanarak sanat alanı içerisinde görülen etkilerine ulaşılmıştır. Tez çalışmasının ikinci bölümünde, teknolojik sistemlerin gelişimi, sanat alanına sağladığı güncel prosedürler ile sanatçıların ifade biçimlerinde gerçekleşen değişimlere değinilmiştir. Bunun sonucunda teknolojinin sanat yapısını dönüşüme zorladığı ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde, meydana gelen teknolojik sistemler sonucunda ortaya çıkan Sanal Sanat yaklaşımları incelenmiştir. İncelenen bu yaklaşımlar arasında Yeni Medya Sanatı, Net Art, Yazılım Sanatı, Glitch, Dijital Baskıresim, Hacktivizm, Biyo Sanat bulunmaktadır. İnceleme sonucunda teknolojik sistemlere ait olan niteliklerin sanatçılar tarafından farklı biçimlerde yorumlanarak yeni ve farklı yaklaşımların, prosedürlerin ortaya çıkmasına neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dördüncü bölümde, Sanal Sanat adı altında üretim gerçekleştiren öncü sanatçıların yaşamları, eserleri incelenmiştir. Bu bölümde bahsedilen sanatçılar arasında Shawn Brixey, Miha Strukelj, Hiroshi Kawano, Dan Hays, Adrian Cain, Kenneth Snelson, Nick Gentry, Jean Pierre Yvaral, Maurizio Bolognini, Konstantin Khudyakov bulunmaktadır. İnceleme sonucunda teknolojik sistemlerin sanat yapısını ve sanatçıları etkisi altına alarak tanımlamaları, ifadeleri ve prosedürleri geri dönüşü olmayan bir biçimde dönüştürdüğü ortaya konulmuştur. "Bilgisayar Teknolojisi Etkisinde Plastik Sanatlar" adlı tez çalışması neticesinde, bilgisayar teknoloji sistemlerinin meydana getirildiği ilk dönemden günümüze değin toplumsal yapıların her katmanına adapte olduğu, sanat yapısını etkileyerek güncel yönelimleri meydana getirdiği, sanatçıları dönüştürerek yeni ifade ile estetik olgusunu ortaya çıkardığı ve günümüze kadar bilinen sergileme şekli ile ortamını geri döndürülemez biçimde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar, İnternet, Sanat, Sistem, Teknoloji

Bilgisayar teknolojisiBilgisayarlarPlastik sanatlar+3
Ahmet Emre Sözen
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hareketli görüntülerdeki insanların yüz tanıma metoduyla sınıflandırılması

Günümüzde insan odaklı işler yavaş yavaş teknolojinin gelişmesiyle birlikte yerini otomatik sistemlere bırakmaya başlamıştır. Bundan dolayı bilgisayarlara ve makinelere verilen görevlerin yerine getirilebilmesi için insanların yapılacak işten ziyade bilgisayarlara yaptıracağı iş gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bir sistemin otomatik çalışması için bir öğrenme mekanizmasının ve karar verme mekanizmasının ardı ardına yerine getirilmesi gerekmektedir. Özellikle siber güvenlik tarafında gelişen sistemler ile birlikte yüz tanımanın önemi de her geçen gün artmaktadır. Özellikle güvenlik güçleri tarafından kullanılan yüz tanıma sisteminin faaliyetleri dünya üzerinde her geçen gün artmaktadır. Bu noktada yüz tanıma sistemlerinin bazı gereksinimler ortaya çıkmaktadır. Bu gereksinimleri karşılamak yüz tanıma tekniklerinin gerçekleştirilebildiği yazılımlar kullanılır. Bu yazılımların temel amacı, yardımcı araçlar ile dijitale dönüştürülen görüntülere anlam kazandırmaktır. Bu çalışma hareketli görüntülerdeki yüzlerin tespiti yapıldıktan sonra, tespit edilen yüzü sınıflandırabilmek için yüz adlandırılarak yüze verilen isim ile yüzün görüntüsü bir klasöre kaydedilerek, insan yüzlerinin isim ile saklandığı bir klasör oluşturur. Bu işlem sonucunda insan yüzlerinden oluşan veri tabanlarına daha kolay veri toplanabilir veya yüz tanıma teknolojisi kullanan uygulamalar için kolay öğrenme yöntemi olabilir.

Siber güvenlikSınıflandırmaTeknoloji+2
Svetoslav Martınov Ilıyanov
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji yoğun malların sektörel ihracatı: Türkiye örneği

Günümüzde ülkelerin dış ticaretlerindeki teknoloji yoğun mallar, geçmişe göre daha fazladır. Bir ülkenin teknoloji yoğun mal ihracat kapasitesini artırması, ekonomisinin daha fazla rekabetçi olmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle ülkelerin teknoloji yoğun malların ihracatına önem vermesi gerekmektedir. Teknoloji, ekonomide girdi olarak kabul edilmekte ve ekonominin genişlemesinde teknolojik gelişime olumlu etki etmektedir. Teknolojinin gelişiminde de bilgi ön plandadır. Bilgi ekonomisi çerçevesinde teknoloji yoğun malların ihracatının artması bilgi ekonomisinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine bağlıdır. Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat performansı sergilemesi ve dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için teknoloji yoğun malların ihracatının sektörel bazda araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, Türkiye'nin sektörel bazda teknoloji yoğun mal ihracatına milli gelirin, döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin etkisi incelenmiştir. Dış ticaret teorileri genel bir çerçeve ile ele alınmış, teknoloji yoğun malların bilgi ekonomisi içerisindeki yeri ve rolü üzerinde durulmuştur. Literatür taramasının ardından teknoloji yoğun malların ticaretini ele alan çalışmalar öne çıkarılmıştır. Çalışmanın analizinde, AB'nin milli geliri ve Türkiye'nin reel döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin teknoloji yoğun mal ihracatına etkisi araştırılmıştır. Yapılan ekonometrik analizde, 2003:I - 2017:IV dönemlerini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmış, geleneksel ve yapısal kırılmalı birim kök testleri ile yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi yapılmıştır. Teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılan 26 sektörün ihracatı Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi ile tahmin edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre reel döviz kurunun ve GSYİH'nın ihracat üzerindeki etkisi her sektör için farklı sonuçlar vermektedir. Dolayısıyla analize dâhil edilen sektörler için genelleme yapılması mümkün değildir.

Bilgi ekonomisiTeknolojiTeknoloji sektörü+4
Enes Bolkan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamuoyu oluşturma aracı olarak sosyal medya: Twıtter etiketleri (Hashtagleri) bağlamında bir değerlendirme

Kamuoyunun genel kanaatinin oluşum sürecinde günümüzde sosyal medya büyük bir önem taşımaktadır. Kamuoyu bir konu hakkında sosyal medya vasıtasıyla çok kısa bir süre içerisinde aynı fikir etrafında toplanabilmekte ve bu sayede bir kamuoyu oluşturabilmektedir. Sosyal medya günümüzde toplumsal, siyasal ve ekonomik alanın şekillenmesinde birey ve devlet ilişkilerinde önemli bir alan olarak varlığını göstermektedir. Teknolojik gelişmelere paralel olarak kitle iletişim araçlarında meydana gelen gelişmeler sosyal bilimlerin bu alana ilişkin çalışmalarında önemli bir yer edinmiştir. Tezin temel konusu, sosyal medyanın kamuoyu oluşturma gücünün günümüzde ve bilhassa ülkemizde ne kadar etkin olduğuna, siyasetle ilişkisine, kamuoyunu nasıl etkisi aldığına dair bir araştırma üzerinedir. Çalışmanın temel amacı, sosyal medyanın kamuoyu oluşturma gücü bağlamında Twitter üzerinden gerçekleştirilen, gündemi ve kamuoyunu fazlasıyla ilgilendiren olaylardaki etiket kampanyalarının araştırılması ve ulaşılan verilerin analiz edilerek kamuoyu tepkilerinin karar vericiler üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada Türkiye örneklemi içinde siyasal, ekonomik ve toplumsal açıdan önemli görülen örnekler seçilmiştir. İlgili örnek olaylar dahilinde yürütülen etiket kampanyaları araştırmaya belirli sınırlar içinde dahil edilerek kampanya süreçleri ve sonuçları irdelenmiştir. Araştırmada sosyal medyanın kamuoyu oluşturma sürecinde örnek olaylar özelinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Kamuoyu oluşturma sürecinde dijital toplumun yeni otoritelerinin de bu süreçte etkili olduğu, kitlelerin desteğini alarak karar vericiler üzerinde baskı uygulayarak karar alma süreçlerine dahil oldukları, kamuoyu-siyaset bağlamında ortaya çıkan bir sonuçtur.

HashtagKamuoyuKamuoyu oluşturma+5
Orçun Kardaş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretim kurumlarında kurgusal evrene geçiş uygulamaları: Türkiye'deki üniversiteler üzerine bir araştırma

Eğitim, insanlık tarihinin en eski ve en önemli konularından biri olarak insanların hayatlarında birçok ihtiyacını karşılamaktadır. Yaşanan her türlü yenilikte değişerek ve gelişerek insan yaşamının en önemli parçası haline gelen eğitimin en önemli aşaması, yükseköğretim alanında olan yeniliklerdir. Son zamanlarda kurgusal evren ve beraberinde gelişen teknolojiler, her sektörü etkilediği gibi bilim üreten yükseköğretim kurumlarını da etkilemiştir. Kurgusal evren, sınırsız insan ihtiyaçlarının kısıtlı imkânlarının yanı sıra, isteklerin ihtiyaca dönüştüğü, gerçek olmayan fakat gerçekliğe çok yakın, hayallerin gerçekleştiği, yeni bir gelecek, yeni bir dil ve yeni kurulacak bir evren olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir ülkenin geleceğinin başarılı bir eğitim sistemi ile; kurgusal evrenin ise yeni bir gelecek ile ilişkilendirilmesi sebebiyle birbirini tamamlayan eğitim ve kurgusal evrenin yükseköğretim kurumlarındaki güncel durumu detaylı olarak incelenmiştir. Bu bilgilerden hareketle bu tez çalışmasında, Türkiye'deki yükseköğretim kurumları incelenerek, kurgusal evrene geçiş yapan üniversitelerin kendi internet sitesinde paylaştığı belgeler ve ilgili kanıtlar incelendikten sonra, ders veren üniversitelerdeki öğrencilerin kurgusal evren araçlarıyla gerçekleştirilen derslere ilişkin algılarını saptamak ve yeni teknolojilere hazır oluşluk düzeyini belirlemek için Türkiye'deki 24 üniversiteden 295 öğrenciye anket uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, "SPSS 29.0" programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ise, öğrencilerin metaverse algısı, cinsiyete göre anlamlı bulunurken; teknoloji, dijitalleşme, sosyal ve yaşam biçimi algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin metaverse, teknoloji, dijitalleşme ve yaşam biçimi algısı yaşa göre anlamlı bir farklılık gösterirken, sosyal algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunlara ilaveten öğrencilerin metaverse, teknoloji, dijitalleşme, sosyal ve yaşam biçimi algılarının tamamında eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ek olarak öğrencilerin metaverse, teknoloji ve dijitalleşme algısı öğrenim görmekte olduğu üniversiteye göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, sosyal ve yaşam biçimi algısının ise anlamlı bir farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim kurumları, kurgusal evren, teknoloji, öğrenci algıları, Türkiye'deki üniversiteler

MetaverseTeknolojiYükseköğretim kurumları+3
Esra Aydıntaş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRB1 bölgesindeki üniversitelerin teknoloji ve inovasyon sistemleri ile bölgesel kalkınma odaklı vizyonu

Bilim, teknoloji ve inovasyon sistemi, Türkiye'de bilimsel araştırma sahasına olumlu yönde katkı sağlayan kuruluşlardan oluşmaktadır. Bu sistem, vizyon (hedefe uygun görünüm) odaklı bilim ve teknoloji politikalarının ortaya çıkmasında devlete önemli katkılar sağlamaktadır. Vizyon odaklı politikaların verimli bir şekilde sürdürülebilmesi için akademisyenlerin, kamunun ve özel sektörün iş birliği yapması önem arz etmektedir. Bu iş birliğini, TRB1 bölgesinde yer alan üniversitelerin teknoloji ve inovasyon sistemi içinde bölgesel kalkınma alanında uygulanan çalışmalarının etkisini yerel ve bölgesel olarak incelemek, bir ilk olarak bu tezin amacıdır. Uygulanan anket çalışması, TRB1 bölgesindeki üniversitelerde görev yapan akademik personellere uygulanmıştır. Bölgedeki üniversitelerde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde görev yapan akademik personele 17 sorudan oluşan anket formu uygulanmış ve toplam 250 kişiye ulaşılmıştır. Anket çalışması sonucu teknoloji, ekonomi, girişimcilik, üniversite ve sanayi iş birliği ile ilgili değişkenler ve akademisyenlerin özellikleri/görüşleri arasındaki ilişkiyi inceleyen hipotezler test edilmiştir. Üniversitelerde akademik personel ve öğrenciler için girişimcilik, marka ve patent faaliyetleri, bilime ve uygulamaya dönük projeler, teknoloji ve yenilikçi ürünlerini kendi bünyesinde değerlendirme işlemlerinin küreselleşme sürecinde önemli gelişme sağlayacaktır.

BingölBölgesel kalkınmaEkonomik kalkınma+7
Sefa Sezer
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerde ar-ge faaliyetleri ve bilimsel araştırma projeleri (BAP) etkinliğinin değerlendirilmesi: Siirt Üniversitesi örneği

Üniversiteler toplumda saygın bir yere sahip olan ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayan eğitim kurumlarıdır. Günümüzde toplumların gelişmesinde üniversitelerin rolü büyüktür. Üniversiteler bilginin kaynağı olan beşeri sermayeyi yetiştiren ve işgücü piyasasına hazırlayan eğitim kurumlarıdır. Üniversiteler sadece bilginin üretildiği yer olmakla kalmamakta, bilginin ticarileştiği yer haline de gelmektedir. Üniversitelerde eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma işlevi birbirine entegre bir şekilde yürütülmektedir. Bilimsel araştırma üniversitelerin en temel işlevlerindendir. Bilim ve teknoloji üretmek bilimsel araştırmalar sonucunda gerçekleşen faaliyetlerdir. Günümüzde toplumların refah seviyeleri ürettikleri bilgi ve teknoloji ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Günümüz bilgi çağında teknolojiye ve Ar-Ge'ye önem veren ve Ar-Ge faaliyetlerine büyük kaynak ayıran ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin üst seviyede olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Gelişmiş ülkelerin başarılarının en büyük sebebi ise bilim ve teknoloji politikalarını erken dönemden başlayarak belirlemeleri ve bunu istikrarla uygulamalarıdır. Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri 1963 yılında TÜBİTAK'ın kurulmasıyla devlet politikası olarak belirlenmiş ve desteklenmeye başlamıştır. Ar-Ge'ye verilen önem neticesinde teknolojide dışa bağımlılık azalacak, bilim ve teknoloji ülkelerin kalkınmasındaki en önemli unsur olarak öne çıkacaktır.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıBeşeri sermaye+5
Betül Yıldız
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı ile ilgili ebeveyn tutum ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı konusunda ebeveynlerin deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma ile çocukların teknoloji kullanımlarından kaynaklı karşılaşabilecekleri olumsuz durumlara dönük ebeveynlerin kaygıları, çocukların teknoloji kullanım durumlarının niteliği ile ebeveynlerle birlikte geçirdikleri süreleri arasındaki ilişki, ebeveynlerin teknoloji kullanımı ile ilgili eğitimcilerden beklentilerinin neler olduğu ortaya konulmaya çalışmıştır. Ebeveynlerin görüşlerini ve tutumlarını belirlemek amacıyla yürütülen bu çalışma karma yöntem yaklaşımı, açımlayıcı sıralı yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları tabakalı amaçsal örnekleme yöntemiyle seçilen 326 ilkokul öğrencilerinin ebeveynlerinden oluşmaktadır. Nicel verilerin toplanılmasının ardından katılımcı grubundan gönüllülük esasına dayalı seçilen 24 ebeveynle görüşme yapılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Çocukların Teknoloji Kullanımıyla İlgili Ebeveyn Görüşleri" ölçeği, nitel veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan nitel veriler içerik analizi, nicel veriler ise betimsel ve çıkarsamalı istatistik yöntemleriyle çözümlenmiştir. Araştırmada ebeveynlerin, çocuklarının internet kullanımlarında kaygılı olduğu, internetin ahlaki açıdan riskler barındırdığı, güvenli internet ya da teknoloji kullanımında çocuklarını yönlendirme konusunda yeterli olmadıklarını düşündükleri, çocuklarının internet ya da teknoloji kullanımını denetlemede en çok başvurdukları yöntemin sınır koyma olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna ilave olarak ebeveynlerin okullarda çocuklara internet ya da teknolojik araç kullanımına ilişkin eğitimler verilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda okullara ve ebeveynlere yönelik öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBilgi ve iletişim teknolojileriSiber zorbalık+7
Özlem Uçar
Hacettepe University
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Teknoloji bağımlısı olan çocukların sosyal hizmet gereksinimleri (Ankara - 22 Behmen İran Okulu örneği)

Bu çalışmanın amacı teknolojiye (internet, sosyal ağlar vs.) bağımlı çocukların sosyal hizmet gereksinimlerinin belirlenmesi, sosyal destek ve çocukların teknoloji bağımlılığını önleme, baş etme ve kurtulma sürecinde karşılanmamış ihtiyaçlarının giderilmesi için bir model geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, teknoloji (internet, sosyal ağlar vs.) bağımlılığı olan öğrencilerden 3 çocuk bağımlı, 6 çocuk risk grubu içerisinde ve eşik grubunda da 5 çocuk olmak üzere toplam 14 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Teknoloji (internet, sosyal ağlar vs.) bağımlılığı olan öğrencilerin sosyal hizmet gereksinimlerinin tespiti için ve o gereksinimleri karşılamak için model geliştirmeye çalışılmıştır ve onların ihtiyaç duydukları (veya kendileri farkında bile olmadıkları gereksinimler) konuları ayrıntılı bir şekilde sosyal hizmet perspektifinden ve disiplinine uygun irdeleyebilme açısından araştırma nitel bir yapıda tasarlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler; Teknoloji Bağımlısı Çocukların Bireysel Danışmanlık ve Bilgilendirme Gereksinimleri, Aileleri, Arkadaşları, Okul, STK'lar ve Devlet Tarafından Karşılaşabilecek Gereksinimleri, Teknoloji Bağımlısı Çocuklara Yönelik Sosyal Politikalar ve Sosyal Hizmet, Teknoloji Bağımlısı Çocuklar ve Yabancılık ve Teknoloji Bağımlısı Çocuklar ve Covid-19 Pandemisi olmak üzere dokuz ana tema üzerinden analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, teknoloji bağımlılığı olan çocukların ihtiyaçlarının giderilmesinde aile, okul, arkadaş, STK'lar ve devlet tarafından sunulan hizmetlerin yetersiz kalması ile birlikte kamu tarafından sunulan sosyal hizmet uygulamaları konusunda eksiklikler bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca teknoloji bağımlısı çocuklar yurtdışında bulunma ve eğitime devam etme durumunda (yabancılık) ve covid-19 gibi kriz döneminde farklı zor durumlar ile karşı karşıya kalabilir ve bu gereksinimleri kendisi, sosyal hizmet uzmlanları ve diğerleri (aile, okul, arkadaş, STK'lar ve devlet) tarafından karşılanması gerekmektedir. Teknoloji bağımlılığı olan çocuklar, ihtiyaçları (sosyal hizmet gereksinimleri) olduğunu ve ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin planlanması yönündeki taleplerini dile getirmiştir. Araştırma, bu talep ve öneriler doğrultusunda sosyal hizmetin teknoloji bağımlılığı olan çocuklarda bağımlılık öncesi, bağımlılık süreci ve bağımlılık sonrası süreçlerinde önerileri ile sonlandırılmıştır. Anahtar Sözcükler Sosyal Hizmet, Teknoloji Bağımlılığı, İnternet Bağımlılığı, Çocuklarda Bağımlılık, Çocuklarla Sosyal Hizmet, Yabancı Öğrenci Çocuklar, Covid-19 Pandemisi.

BağımlılıkCOVID 19Sosyal hizmetler+5
Mohammadreza Pourakbarıannıaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kullanımlarını etkileyen faktörler: Bir yol analizi çalışması

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi teknoloji kullanımlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli (TKKBM) kapsamında yapılan bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi teknoloji kullanımları; algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı, davranışsal niyet, kaygı, kullanıma yönelik tutum, kolaylaştırıcı durumlar, algılanan eğlence, mesleki uygunluk, öz yeterlik, zorlaştırıcı durumlar ve yaş, öğrenim durumu, hizmet öncesi/içi eğitim alma durumu ve mesleki deneyim değişkenleri ile incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında devlet okulları ve özel okullarda görev yapmakta olan 442 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak ¨Erken Çocukluk Eğitiminde Teknoloji Kullanımı¨ anketi ve ¨Öğretmenler İçin Teknoloji Kabul Ölçeği¨ kullanılmıştır. Araştırmanın analizleri LISREL sürüm 8.8 ve SPSS sürüm 24 paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilişkiye yönelik hipotezlerinin test edilmesinde Yol Analizi tekniği kullanılmıştır. Yol Analizi sonuçları test edilen kuramsal modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğuna işaret etmektedir. Araştırmanın bulgularına göre önerilen modelde; okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kullanıma yönelik tutumlarının %75 oranında algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan eğlence ve mesleki uygunluk değişkenleriyle açıklandığı belirlenmiştir. Teknoloji kullanımına yönelik davranışsal niyetleri ise %72 oranında kullanıma yönelik tutum, algılanan eğlence, mesleki uygunluk ve kaygı değişkenleriyle açıklanmaktadır. Kolaylaştırıcı durumlar, zorlaştırıcı durumlar, davranışsal niyet ve kullanıma yönelik tutum değişkenlerinden araştırmanın bağımlı değişkenleri olan teknoloji kullanım sıklığı ve teknoloji kullanım süresine olan yol katsayılarının ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: okul öncesi, okul öncesi öğretmenler, teknoloji, teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli, yol analizi

Eğitim teknolojisiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+5
Işıl Ömrüuzun
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hastane yöneticilerinin hastane tabanlı sağlık teknolojisi değerlendirme yöntemine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (STD) yöntemi, sağlık teknolojilerinin edinimi ile ilgili kararlarda sıklıkla başvurulan araçlardan biridir. STD'nin hastanelere uyarlanmış hali ise Hastane Tabanlı Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (HT-STD) yöntemidir. Türkiye'de de 2012 yılından itibaren STD ile ilgili faaliyetler yürütülmektedir. Hastanelerde ise HT-STD'nin kullanımı ile ilgili yeterince bilgi mevcut değildir. Ancak hastanelerde adı her ne kadar HT-STD olarak tanımlanmasa da bir tıbbi cihaz ve ekipman edinilirken karar sürecine destek olan değerlendirme modellerinin kullanıldığı bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel hastanelerin tıbbi cihaz ekipman edinme aşamasında, HT-STD yönteminden ne düzeyde yararlandıkları, HT-STD kullanımını etkileyen kişisel ve kurumsal özelliklerin neler olduğunu ve nasıl etkilediklerini araştırmaktır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak geliştirilen soru kâğıdının geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılarak, 24'ü Sağlık Bakanlığı ve 9'u özel hastane olmak üzere toplam 33 hastaneden 186 yöneticiyle görüşülmüştür. Analizler sonucunda, hastanelerde bir tıbbi cihaz/ekipman edinme aşamasında HT-STD yönteminden yararlanıldığı ve HT-STD'nin boyutlarının dikkate alındığı görülmüştür. Yöntemin önemli özelliklerinden biri olan multidisipliner yapı, değerlendirmelerde kullanılmakta, yöneticiler tarafından da tercih edilmektedir. Özel hastanelerin HT-STD'nin tüm boyutlarına, branş hastanelerinin güvenlik boyutuna, eğitim hastanelerinin ise klinik etkililik boyutuna daha fazla önem verdikleri görülmüştür. Tüm yöneticilerin klinik etkililik boyutuna, idari ve mali hizmetler müdür ve yardımcılarının ise maliyetler ve ekonomik değerlendirme boyutu ile stratejik bakış açısı ve politik yönler boyutlarına daha fazla önem verdikleri ve yöneticilerin yaşı arttıkça HT-STD yöntemine karar verme sürecinde çok daha fazla yer verdikleri bulunmuştur. Bununla birlikte, HT-STD'nin kullanımı ve yaygınlaştırılması ile ilgili ulusal düzeyde tasarlanmış sistematik bir yapının olmadığı da görülmüştür. Bu çalışma, hastanelerde HT-STD yöntem ve uygulamalarının varlığını ortaya koymanın yanında, ülke genelinde HT-STD yönteminin gelişiminin sağlık sisteminin her düzeyinde desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

HastanelerSağlık ekonomisiSağlık teknolojisi değerlendirme+6
Elife Dilmaç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Sanatta bedensel ve zihinsel sınırlar: Uzuv-uzantı olarak sanat pratikleri

"Sanatta Bedensel ve Zihinsel Sınırlar: Uzuv-Uzantı Olarak Sanat Pratikleri" başlığı altında ele alınan bu rapor, beden ile sanat nesnesi ve üretim sürecinde beden ile üretim araçları arasındaki ilişkinin bedensel uzamlılığına odaklanırken, aynı zamanda imgenin, düşüncenin taşıyıcısı olarak sanat nesnesini de bedenin uzantısı olarak ele alan bir önermeden yola çıkmıştır. Bu önermeden hareketle, sanat izleyicisinin ya da alımlayıcısının nesneyle girdiği bedensel ve duyusal ilişkiler ve duyusal uzamların bu ilişki içerisindeki değişim ve dönüşümleri ele alınmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde teknoloji kavramı ve kapsamı ele alınmış ve insanlık tarihinde teknoloji-insan birlikteliğinin karşılıklı gelişim ilişkisinin izleri sürülmeye çalışılmıştır. Bu tarihsel ilişki içerisinde teknoloji olarak adlandırılan üretimlerin insan doğası üzerindeki dönüştürücü etkileri, biyolojik ve kültürel temeller üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde teknoloji, beden ve sanat etkileşimi incelenmiş, bu çerçevede öncelikle beden algısının düşünce tarihindeki yeri karşıt düşünceler üzerinden genel hatlarıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Beden algısının insan ve çevresi arasındaki ilişkileri ne yönde etkilediği, sanat, teknoloji ve beden ilişkisi üzerinden irdelenmiştir. Bu noktada raporun ana fikrini oluşturan uzuv-uzantı olarak teknoloji ve beden ilişkisinin kavramsal çerçevesi belirlenmiştir. Aynı zamanda bu ilişki çerçevesinde, sanat, teknoloji ve beden ilişkisinin 20. ve 21. yüzyıl sanat pratiklerine yansımaları ele alınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, raporda ele alınmış olan kavramlar çerçevesinde oluşturulan uygulamalar, beden ve nesne ilişkisinin fiziksel ve duyusal ilişkiler üzerinden irdelendiği, bireysel ve çoğul alanlar başlığı altında iki bölümde ele alınmıştır. İnsan ve araçları arasındaki bedensel uzantı ilişkisi, sanat üretim pratikleri üzerinden kendine yer bulmaya çalışırken, duyusal uzama dahil olan medyaların yer aldığı çalışmalar, duyusal uzantıların sanat alımlayıcısının algısal süreçleri üzerindeki etkisinin deneyimlendiği bir etkileşim ve duyumsa zemini kurgulamayı amaçlamıştır.

BedenHeykel sanatıOrgan kültürü+7
Umut Reyhanlı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The perceptions of students and teachers about the benefits of and bariers to techonology aided EFL

In this study the viewpoints and feelings of EFL students and EFL teachers on the benefits of and barriers to technology aided English as a foreign language (TAEFL) were examined. This study was conducted at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language in Erbil, in the North of Iraq. The purpose of the study was to understand the attitudes of EFL students and teachers who use technology for educational purposes towards the use of technology in the process of English language learning and teaching. In addition, the study aimed to find out the participants EFL students and teachers frequency of technology use. Finally, the study examined the barriers that the EFL students and teachers encounter while using technology. The questionnaires and interviews were administered in order to collect the data. The first questionnaire was administered to 130 EFL students at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were first, second, third and fourth year students. The second questionnaire was administered to 50 EFL teachers at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were PhD, MA students. Furthermore, in order to get more information, ten EFL students and ten EFL teachers were interviewed in this study. The findings of this study indicated that in spite of having positive attitudes towards integration of technology in EFL, the participants of EFL students and teachers did not use technology in their English language too much. In addition, the use of technology is not too much due to several barriers. Deficiencies and constraints of technological instruments, financial supports, lack of time, lack of information about how to use various types of technological equipment and programs, and lack of effective training courses are the challenges that discourage and prevent the participants EFL students and teachers from utilizing and integrating technology into their English language learning and teaching process. Finally, this study presented several pedagogical suggestions such as providing sufficient funds for technological instruments and training courses in order to increase technology integration in EFL. KEY WORDS: Technology Aided English As A Foreign Language (TAEFL). Attitudes towards TAEFL. Benefits of and Barriers to TAEFL. Frequency of Using Technology.

Computer assisted instructionTechnologyTechnology based instruction+7
Mahmood İmad Mohammed
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik hizmeti veren firmalarda teknoloji kullanımı ve bir uygulama

Türkiye hem jeopolitik hem de coğrafi konumu bakımından ticaret anlamında dünyanın üssü olabilecek bir konuma sahiptir. Türkiye, lojistik sektörü açısından baktığımızda hem jeopolitik konum hem gelişmekte olan bir ekonomi oluşu, genç nüfus ve hem kamu hem özel sektör alanında yapılan yatırımlar ile lojistik sektörü için önemli bir pazar özelliğini taşımaktadır. İlgili tez çalışmasının kavramsal bölümlerinde lojistik tanımı ve kavramları, Türkiye'de lojistiğin tarihsel süreç içerinde göstermiş olduğu gelişmeler üzerinde durulmuştur. Yine kavramsal olarak araştırma konusunun da temelini oluşturan lojistik sektöründe teknoloji fonksiyonlarının kullanımına ilişkin olarak bilgiler bulunmaktadır. İlgili tez çalışmasının uygulama ölçeği toplamda 2 bölüm ve 34 sorudan oluşmaktadır. İlgili ölçek (Ek-1) daha önce 2015 yılında Nairobi'de "Bilgi Teknolojileri Kullanımının Lojistik Firmalarının Performanslarına Etkisi" ismiyle uygulanan ölçekten uyarlanmıştır. Araştırma ölçeğinin Kişisel Bilgiler isimli ilk bölümünde demografik bilgilere ilişkin sorular yer alırken, Teknolojinin Lojistik Performans Üzerine Etkisi isimli ikinci bölümde teknolojinin lojistik performans üzerindeki etkisine ilişkin olarak sorular yer almaktadır. İlgili araştırma ölçeği Türkiye genelindeki lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmalara yüzyüze görüşme ve elektronik posta yolu ile uygulanmıştır. Beyaz yaka, mavi yaka ve şirket ortakları olmak üzere toplam 350 kişiye ilgili ölçek ulaştırılmış bilgilerin eksiksiz olduğu ve değerlendirilmeye alınabilecek olan 145 cevaplanmış ölçek değerlendirilmeye tabii tutulmuştur. İlgili tez çalışması ile sektörde faaliyet gösteren firmaların teknoloji kullanımına ilişkin olarak ilgi ve eğilimleri ortaya konulmaya çalışılmış, bu eğilimlerin firmaların mülkiyet yapıları ya da çalışanların ünvanlarına ilişkin olarak nasıl değişiklik gösterdiği ve bununla birlikte sektörde faaliyet gösteren firmaların hangi alanlarda teknoloji kullanımına yönelmesi durumunda iş akışlarının kolaylaşacağına ilişkin olarak bilgilere yer verilmektedir. İlgili araştırma kapsamında işletmenin mülkiyet yapısının manuel sistemlerin daha verimli olduğu düşüncesine etkisi, işletmenin mülkiyet yapısının yönetimin teknoloji kullanımına destek vermesi üzerine etkisi, şirketteki unvanların teknoloji kullanımının müşteri hizmetleri çalışan maliyetlerini azalttığına dair düşünceye etkisi ve şirketteki unvanların teknoloji entegrasyonunun faturalama işlemlerini kolaylaştırdığına dair düşünceye etkisi araştırılmıştır. İlgili araştırma kapsamında cevapları aranılan sorulara ilişkin olarak SPSS 20 paket programı dahilinde Frekans Analizi, Sıklık Analizi, Homojenlik Testi, Varyans Analizi, Anova Testi ve Post-Hoc analizi (Tukey testi) uygulanarak anlamlı sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır.

Bilgi teknolojisiLojistikLojistik hizmetler+3
Fırat Demirkol
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The use of social network websites for retaining customers in Turkish companies

This study identifies Turkish companies perceptions towards retaining customers by using Social network websites. This exploratory research utilized qualitative research method semi-structured in-depth interview in order to achieve more detailed information in terms of Turkish companies. In the beginning of the study theories related to Social network websites, customer trust, customer loyalty, brand awareness and previous researches related to topic is described. Major findings in four Turkish companies show that usage of Social network websites in a proper way could lead the company to increase customer trust, to develop brand awareness and make the current customers loyal to the company. The websites Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn and recently applications Whatsapp and Telegram help companies a lot for this purpose. Photos, videos and promotional advertisements are creating most user engagement in Turkish companies and they are doing different activities through Social network websites, like finding potential customers, using news channel in their own Social network websites, marketing promotions, customer feedback by messages and comments, doing brand management, increasing customer satisfaction. All these activities and including usage of Social network websites for addressing customer problems, usage of hashtag marketing and competing with their opponents by using Social network websites leads companies to gain customer trust, to do brand awareness, to make them loyal to companies which at the end results with customer retention.

Customer loyaltySocial networksTechnology+7
Ilgar Asgarli
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin okulda internet ve teknoloji kullanımına ilişkin sanal kaytarma davranışlarının incelenmesi

Günümüzde giderek yaygınlaşan teknoloji ve internet kullanımı çeşitli projelerle eğitim alanında da yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Eğitimi daha verimli hale getirmek için akıllı tahta, tablet gibi teknolojik aletler kullanılarak teknoloji eğitime entegre edilmiş ve öğretmenlerin kullanımı yaygınlaşmıştır. Yapılan çalışmalar mesai saatleri içerisinde internet ve teknoloji kullanımının iş gücü kaybına yol açabileceğini göstermektedir. Bu konuda öğretmenlerle ilgili bir çalışma yapılmamış olması yeni bir araştırma konusu yaratmaktadır. Bu çalışmada ilk ve ortaokul türündeki kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin internet ve teknoloji kullanımına bağlı sanal kaytarma davranışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında İstanbul ili Başakşehir ilçesindeki ilk ve ortaokul türü kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin sanal kaytarma davranışları ve nedenleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda edinilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin mesai saatleri içerisinde ve dışarısında yapmış oldukları sanal kaytarma davranışları cinsiyete ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat yaşa, mesleki kıdeme, internet kullanım süresine, internet kullanım beceri düzeyine, internet kullanım sıklığına ve internette kesintisiz bağlı kalınan süreye göre bazı farklılıklar gözlenmiştir. Mesai saatleri içerisinde iş dışı internet kullanımda ise cinsiyete, eğitim düzeyine ve internet kullanım süresine göre anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen, yaşa, mesleki kıdeme, internet kullanım beceri düzeyine, internet kullanım sıklığına ve internette kesintisiz bağlı kalınan süreye göre farklılıklar gözlenmiştir.

Bilgisayar kullanımıOkul hayatıSanal kaytarma+5
Gülenay Nagihan Kılıç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The acceptance of mobile travel applications: A research with the integration of technology acceptance model

This study named (The Acceptance of Mobile Travel Applications: A research with the integration of Technology Acceptance Model) deals with the evolution of commerce with behaviors of mobile consumers in tourism. The lifestyle of consumers leads to changes not only in terms of the consumption but also in terms of behavior and habit. It optimizes timetable by combining physical displacements and the use of different technologies, but also seeks moments of immobilize both physical and virtual. These examples illustrate the value of mobility to address the evolutions of consumer behavior to which researchers and marketing practitioners are now confronted. The applications offered by Smartphone's are representative of the ubiquitous paradigm. They allow to interact virtually (almost) everywhere and all the time and can influence the physical behavior of the consumer. The use of the Smartphone during the tourist's stay can be on those influences in the physical spatial behavior of the tourist. Considering that fact, there are relationships between physical and virtual behavior of the consumer. After identifying different uses of e-commerce in tourism and the impact of the mobile application, this study will examine the causes and consequences of mobile uses. Current work on the use of mobile services is still rare and has several limitations. This research is mainly based on the technology acceptance model and its derivatives. The researcher adapted a descriptive analytical approach which depends on data collection, analysis using SPSS, Stata and interpretation of the results to determine the hypothesized relationships, to show the influences of each variables to another, starting with the perceiving of ease of use the mobile services to perceiving trustworthiness, by the analysis the result of the relations, and how can affect the costumer behavior.

Electronic ticketElectronic processMobile+7
Mohammed Iraqı Houssaını
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknokentte girişimcilere sağlanan yararlar ve vergisel boyutta incelenmesi ve bir uygulama

Teknolojinin ve dijital dünyanın hâkim olduğu günümüz dünyasında yeni bir sanayi devrimi olarak kabul edilen endüstri 4.0 ile artık küreselleşen teknoloji ve bilginin önemini göstererek, küresel boyutta bu gelişmelere ayak uydurulması gerektiği gözler önüne sermektedir. Yaşadığımız 21. yüzyılda bilgi yoğun teknolojilerin yerine inovasyona dayalı ileri teknolojiler yer verilmiştir. Teknoloji ve inovasyonun ekonomik büyüme ve kalkınmada stratejik bir öneme sahip olduğu yaşadığımız dönemde açıkça görülmektedir. Günümüz çağında bu teknolojik gelişmişliğe ve entelektüel sermaye birikimine sahip olmak ve değişen dünyada uluslararası alanda rekabet edebilen, katma değer katarak ülke ekonomilerini ve gelişmişlik düzeylerini ilerletebilen bir ülke olmak için bu sürece hızlı şekilde adapte olmak gerekmektedir. Bu teknolojik ilerlemeye yetişebilmek ve sahip olabilmek için teknoloji üretimi yada teknoloji transferi yoluyla mümkün olduğu göz önüne alındığında teknoloji transferinin getirdiği yüksek maliyetlerin sürdürülebilir bir teknolojik gelişmişliği zorlamaktadır. Bu durumda ülkelerin teknoloji elde etme gayreti içinde teknolojik üretime yönelmesi amacıyla bilgi üretiminin ve bilginin ticarileştirilmesi amacıyla uygun ortamların yaratılması oldukça önemlidir. Bu bilgi birikimlerinin teknoloji üretiminde ve teknolojiye aktarılmasında gerekli ortamların olması gerekmektedir. Bu açıdan üniversite, sanayi ve devletin bir arada olduğu Teknokentlerde bu ortamların en uygun olduğu yapılardır. Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara çok çeşitli avantajlar sağlanmaktadır. Bunların bir kısmı vergisel olamayan avantajlar olabileceği gibi diğer kısmıda vergisel olan avantajdır. Vergisel olmayan avantajlar; teknogirişim sermayesi, risk sermayesi, hibe ve krediler şeklinde olabileceği gibi vergisel olan avantajlarla da kanun ve yönetmeliklerce belirlenen çeşitli muafiyetler bulunmaktadır. Mevcut kanunlar çerçevesinde Teknokentlerde faaliyet gösteren girişimcilere, faaliyette bulundukları Ar-Ge, yazılım, tasarım faaliyetlerinden elde etmiş oldukları kazançlardan gelir ve kurumlar vergisinden 2023 tarihine kadar muaftırlar. Aynı şekilde mükelleflerin gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulması süresi dâhilinde Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri ile ilgili olmak üzere yapılacak olan ithal eşya üzerinden gümrük vergisinden her türlü harç ve fonlardan da muaftırlar. Yine bu girişimler için personel çalıştıran işverenlere SGK işveren desteği primi ile de destek verilmektedir. Çalışmada da ülkemizde teknolojik gelişimine katma değer sağlayan Teknokentler hakkında genel bir bilgilendirme ile Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara sağlanan avantajlar ve bu avantajlar neticesinde mükellefiyetlikleri belirtilmiştir. Çalışmanın uygulaması ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içinde faaliyet gösterilmesi halinde sağlanan avantajların ve bölge dışında faaliyet gösterilmesi halinde faaliyetlerin karşılaştırmalı olarak açıklanmasına yer verilmiştir.

Endüstri 4.0GirişimcilerGirişimcilik+7
Nazan Akan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ve teknolojik liderliği

Bu çalışma ilk ve ortaokul okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ile teknolojik liderlik yeterliliklerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmeyip evren üzerinde çalışılmıştır. Çalışma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilk ve ortaokullarda görev yapmakta olan 203 okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış olup elde edilen veriler; "Eğitim Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Yeterlikleri Ölçeği" ve "İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Değişimi Yönetme Yeterlikleri Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüş olup analizlerde aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Anlamlı fark çıkan durumlarda ise LSD testi uygulanmıştır. Okul yöneticilerinin "teknolojik liderlik" ve "değişim yönetimi" yeterlikleri arasındaki ilişki için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterliklerinin "büyük oranda" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; dijital çağ öğrenme kültürünün diğer boyutlara göre en fazla yeterli oldukları boyut olduğu, sistematik gelişimin ise en az yeterli oldukları boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterliklerinin "pek çok" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; okulda değişimi değerlendirme yeterliliklerinin diğer boyutlara göre en fazla yeterli olduğu, okulda değişim ihtiyacını belirleme yeterlilikleri ise en az yeterli boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik ve değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarının görev yaptıkları okul türü değişkenine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlik alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemlerine göre anlamlı ölçüde bir farklılaşma görülmemiştir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarından "okulda değişim sürecine hazırlama", okulda değişimi uygulama" ve "okulda değişimi değerlendirme" alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemleri bakımından anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Fakat "okulda değişim ihtiyacını belirleme" alt boyutuna göre anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Yöneticilik kıdemi 1-5 yıl olan okul yöneticilerinin kıdemi 11 yıl ve üzeri olana göre değişimi yönetme yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlikleri ve teknolojik liderlik yeterlikleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

DeğişimDeğişim yönetimiLiderlik+5
Nurbanu Sayracı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000'li yıllarda Türk grafik tasarımının gelişimi

Tarihsel süreç boyunca, siyasi gelişmelerin doğrudan ekonomik gelişmeleri etkilediği gözlemlenmiştir. Teknoloji ise gelişimini ekonomi ile paralel sürdürmüştür. Tüm bu etkenler dolaylı olarak önemli bir kitle iletişim aracı olan grafik tasarımın gelişim sürecine yön vermiştir. Böylece 2000'li yıllarda Türk grafik tasarımının gelişimini araştıran tez çalışması kapsamında, tüm bu faktörlerin etkileri araştırılmaya çalışılmış ve kaynak taramalarına ek olarak tasarımcı ve eğitimcilerin görüşlerinden yararlanılmıştır. Tez çalışmasının ilk bölümünde; Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarına, 1950-1960 yılları arası çok partili, 1960-1980 yılları arası planlı ekonomi ve 1980- 2000 yılları arası yabancı sermaye olmak üzere dört ayrı dönemin siyasi, ekonomik ve teknolojik süreçleri ele alınarak 2000 yılına kadar Türk grafik tasarımında yaşanan gelişmeler incelenmiştir. 2000'li yıllardaki gelişime ise, yine dönemin ekonomik ve teknolojik gelişmeleri ışığında ikinci bölümde değinilmiştir. İkinci bölüm üç alt başlıkta toplanarak birinci başlıkta ekonomik, teknolojik ve tasarım alanındaki gelişmelere, ikinci alt başlıkta grafik tasarım eğitimine, üçüncü başlıkta ise 2000'li yıllarda grafik tasarım alanında çalışmalarına devam eden tasarımcı ve eğitimcilerin görüşlerine yer verilmiştir. Grafik Tasarım sektörünün ve eğitiminin günümüzdeki durumunun detaylı olarak incelendiği bu bölümde, grafik tasarımın geleceği konusunda sorun tespiti ve yeni öneriler oluşturulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Grafik tasarım tarihi, Türk grafik tasarım tarihi, tasarım ve siyaset, tasarım ve ekonomi, tasarım ve teknoloji.

EkonomiGrafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimi+5
Begüm Beşir Doğan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geçmişten günümüze ve geleceğe yönelik baskı teknolojilerinin grafik tasarıma olan etkileri

Baskı teknolojileri, insanlığın düşüncelerini kağıda dökmeye başladığı günden beri hızla gelişmektedir. Görsel iletişim sanatlarından biri olan grafik tasarım da, bu gelişimden etkilenmektedir. Çünkü grafik tasarımın işlevi, bir konuyu ya da mesajı iletmektir. Bu çalışmanın amacı, baskı teknolojilerinin gelişimini tarihsel olarak ele almak ve bu gelişimin grafik tasarım üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaç kapsamında çalışma, dört bölümde tamamlanmıştır. İlk bölüm, giriştir. İkinci bölümde ise matbaanın kavramsal çerçevesi ele alınarak matbaa kavramı ve matbaanın gelişimi, baskı teknikleri, baskı sonrası işlemler açıklanmıştır. Üçüncü bölümde grafik tasarım ele alınarak tanım, gelişim ve uygulama alanları değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde, baskı teknolojilerinin gelişimi dört döneme ayrılarak; bu gelişimin grafik tasarım üzerindeki etkileri analiz edilmiştir.

Baskı teknikleriGrafik tasarımıGörsel iletişim+3
Cevdet Onur Bozkurt
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş teknolojiler ve grafik tasarım ilişkileri

Çağdaş teknolojileri kullanarak grafik tasarımları yapmak, bize çok fazla zaman kazandırır. Mesleğimiz gereği yeni tasarımlar üretip, aynı şeyleri tekrarlamak yerine, yenilerini üretip yaratıcılığımızı sürekli taze fikirler ile aktif tutmalıyız. Aynı kalıpların ve çözümlerin dışında farklı çalışmalar için kullanım araçları ve teknikler kullanmalıyız. Böylece yenilikler bizi daha ileriye götürecektir. Tasarımlarımızı üretirken kullandığımız programlar da bizim için en önemli unsurlardandır. Bu nedenle tasarım süreci başlamadan önce yapılması gereken işlerin başında hangi programda ne tür bir çalışma yapılacaksa ona göre tasarım için gerekli programın seçilmesi önemlidir. Dijital devrimin başlangıcından beri farklı alan ve sektörler için sürekli ve eskiye oranla daha işlevsel yazılım programları üretilmiş ve değişen yaşam koşullarına hizmet veren yeni ve daha pratiklerinin de gelecekte üretileceği aşikârdır. Tezimin konusu yaşamın dinamiği içinde dijital teknolojinin evrim sürecini incelemektir. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Çağdaş Teknolojiler, Bakı Teknikleri, Bilgisayar Tasarım Programları, Tipografi, Fotoğraf, 3D Dijital Teknoloji, Gerilla Reklamcılık.

Baskı teknikleriBilgisayar programlarıFotoğraf+7
Nurdan Gümüşsoy
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapay zekanın sanata etkileri

21. yüzyıl dünyasında, tarih boyunca uğradığı dönüşümlerden çok daha hızlı bir şekilde gelişen ve değişen teknoloji, doğal olarak insan zekasının da sınırlarını zorlamaktadır. İnsanlığın kültürel, sosyal ve teknolojik her alandaki gelişimi dünyamızı olumlu ve olumsuz değişimlere de sürüklemektedir. Teknolojik ve bilimsel araştırmalar bir taraftan insanın yaşamını kolaylaştırırken diğer taraftan da binlerce insanın yaşamının yine insan eli ve aklı ile sonlandırılmasında kullanılabilmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji, çağın araç-gereçlerini çeşitlendirirken sanatçılara da yeni araçlar sağlayarak aslında sanatı etkilemektedir. Günümüz en ileri teknolojilerinden Yapay Zeka grafik tasarım, resim, müzik, edebiyat, heykel, mimari gibi sanatın pek çok alanında eserler üretmektedir. İnsanlığın yüzyıllar boyunca gerek acı çekerek, gerek keyif alarak ama birden çok duyguyu yaşayarak sanat üretmeye, sanatçılar yetiştirmeye çalıştığını düşündüğümüzde yapay zeka programlarının dakikalar içerisinde onbinlerce alternatif eserler oluşturabilmesi farklı kesimlerde farklı yorum ve beklentilere yol açabilmektedir. Bu araştırma bir yandan yapay zekanın günümüzde geldiği noktayı ele alırken, diğer yandan yakın gelecekte ihtimaller doğrultusunda karşılaşacağımız gelişmeler ve değişimlerin tahminlerini, sanat adına bizleri nelerin beklediğini ve sanatçılara verilen değer değişimlerini eldeki verilerin ışığında tespit etmeye çalışmaktadır. Çalışmada sanat algısı, çeşitli alanlarda yapay zeka ile gerçekleştirilmiş sanat örnekleri üzerinden yorumların değerlendirilmesi, teknoloji ve yapay zekanın sanatta kullanılması ve beklentilerin incelenmesi üzerine kurgulanmış konu ve sorular üzerinden mülakat tekniği kullanılarak 16 kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, konu başlıkları altında gruplanarak çözümlenmiştir. Bu bağlamda varılmak istenen sonuç yapay zeka algoritmalarına sorgusuz bir şekilde teslim olmadan, insanın ürettiği sanatın değersizleşmemesi adına, teknolojinin kölesi değil daima akıllı yöneticisi olmak ve 21. y.y. sanatının nasıl bir alanı ve görüngüsü olabileceği ihtimalleridir. Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Dijital Sanat, Teknoloji ve Sanat.

Grafik sanatlarGrafik tasarımıSanat+4
Ayşe Tuba Ergün
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular