Technology
502 theses under this subject heading
Endüstri 4.0 ve endüstri 4.0 teknolojilerinin işletme fonksiyonları üzerine olası etkileri
Tarih boyunca yaşanan sanayi devrimlerinin ortaya çıktığı coğrafyalarda bıraktığı ekonomik ve toplumsal etkiler zamanla tüm dünyaya ulaşmıştır. Sanayileşmenin başlamasından bu yana hız kesmeden yaşanan teknolojik ilerlemelere baktığımızda, Dördüncü Sanayi Devrimi olarak da nitelendirilen Endüstri 4.0 oluşumu karşımıza çıkmaktadır. Endüstri 4.0 oluşumu hızlı ve kapsamlı teknolojik gelişmelere ayak uydurma ve üretimde rekabet üstünlüğünü koruma ihtiyacından doğan bir stratejik dönüşüm sürecinin ürünüdür. Üretimin insandan bağımsız hale getirildiği, fiziksel alan ile dijital alanın iç içe geçtiği bu stratejik dönüşüme işletmelerin ayak uydurması gelecekteki konumları açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada Endüstri 4.0'ın ortaya çıkış süreci ve bünyesinde bulundurduğu teknolojilerin yapısı anlatılmış ve bu bilgilerden faydalanılarak Endüstri 4.0 teknolojilerinin işletme fonksiyonları üzerindeki olası etkileri ortaya konulmuştur.
İnovasyon türleri ve performans ilişkisinde teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin aracı rolü
Araştırmamızda kamu sektöründeki eğitim kurumlarında inovasyon türleri ile okul performansı arasındaki ilişkide teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin aracı rolü incelenmiştir. Okul performansını arttırdığı düşünülen ancak çoğu kez performans üzerinde anlamlı bir etkisi olmayan uygulamalar ve yatırımlar yerine hangi tür inovasyonun okul performansına daha fazla katkı sağladığı araştırılırken, teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin okul performansı üzerinde aracı bir rolünün olup olmadığı araştırılmıştır. Eğitim kurumlarının varlıklarını sürdürebilmeleri ve üst düzey bir performans sergileyebilmeleri öncelikle çevresel değişimleri algılayabilmelerine ve bir bütün olarak çevresel değişikliklere uygun yenilikler geliştirebilmelerine bağlıdır. Değişim ve gelişimin kesintisiz bir süreç olduğu gerçeğinden hareketle bu değişim ve gelişimleri içselleştirme sürecinde değişim ve yeniliklere uyum sağlanması aşamasında inovasyonun okullar açısından hayati öneme sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle okulların varlığını sürdürebilmeleri ve gelişimlerini sağlayabilmeleri için okul performansı ve inovasyonun birlikte ele alınması gerektiği söylenebilir. Ayrıca tek tip bir inovasyona yönelmek bir eğitim kurumunu bütün olarak dönüştürmek için gereken performansı sağlamayabilir. Bu nedenle hizmet inovasyonunun yanında yönetim ve süreç inovasyonlarının da performans üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Okul gibi öğrenmenin önemli olduğu örgütlerde örgütsel öğrenme ve teknoloji yeteneğinin inovasyon yaratma gücü dolayısı ile okul performansına etki etme sürecinde aracı rollerinin olup olmadığı incelenerek performansa etki eden kavramlar ortaya çıkartılmak istenmiştir. İstanbul geneli lise ve dengi eğitim kurumlarından orta ve büyük ölçekli ortaöğretim okullarında toplamda 306 idareci ve öğretmen üzerinde anket yöntemi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler olarak ele alınan ürün inovasyonu, yönetim inovasyonu, süreç inovasyonu ile teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenme kavramlarının bağımlı değişken olan okul performansı üzerindeki etkilerini incelemek üzere güvenilirlik analizi, faktör analizi, regresyon analizi SPSS.20.OO İstatistik programı kullanılarak yürütülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hizmet İnovasyonu, Yönetim İnovasyonu, Süreç İnovasyonu, Teknoloji Yeteneği, Örgütsel Öğrenme ve Performans.
Transhümanizm bağlamında insan fiilleri: Kader ve irade problemi
Bu çalışma, transhümanizm çağında insanın kaza, kader, irade ve sorumluluk anlayışının İslam kelâmı açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, klasik ve çağdaş kelâm literatürü ile transhümanizm, yapay zekâ ve insan geliştirme teknolojilerine ilişkin güncel çalışmalar karşılaştırmalı ve analitik bir yaklaşımla incelenmiştir. Bu kapsamda, kaza ve kader anlayışı ile transhümanizmin temel iddiaları ve insan tasavvuru değerlendirilmiştir. Transhümanizmin ortaya çıkardığı kelâmî problemler kaza, kader, irade ve insan sorumluluğu bağlamında analiz edilmiştir. Ayrıca teknolojik müdahalelerin insan iradesi, fiilleri ve teklif ehliyeti üzerindeki muhtemel etkileri ele alınarak, insanın teknolojik imkânlar karşısındaki tercihleri ve sorumluluğu kelâmî açıdan değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda teknolojik gelişmelerin insanın imkânlarını genişletmekle birlikte dinî ve ahlâkî sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, transhümanizmin insanın geleceğine ilişkin iddialarının İslam kelâmının kaza, kader, irade ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, insanın geleceğinin yalnızca teknolojik ilerleme üzerinden değil, insan onuru, ahlâkî değerler ve ilahî irade ekseninde ele alınmasının gerekliliği ortaya konulmuştur.
Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun yapılandırılması:Dönüşümcü sosyal ağ sentezi
Bu çalışmada, Uzaktan Eğitim yöntemi ile yürütülecek Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun yapılandırılmasına ilişkin bir model geliştirilmesi amaçlanmıştır. Öğrenme ve iletişim boyutlarının da göz önünde bulundurulduğu bu süreçte, Öğrenenin öğrenme süreci Dönüşümcü Öğrenme Kuramı ile, iletişim süreci ise Sosyal Ağ Kuramı ile ele alınmıştır. Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun ilk kez yapılandırılması konusunda, var olan Sosyal Ağ Kuramı yaklaşım ve yöntemleri yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada "Sosyal Ağ Sentezi" kavramı tanımlanmış ve uygulanmıştır. Nitel bir durum çalışması olan bu araştırmada, Delphi yöntemi kullanılarak Uzaktan Eğitim alanındaki uzmanların görüş ve deneyimlerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda, araştırmanın verilerini toplamak üzere her iki kuramın birlikte ele alındığı bir kuramsal dizey geliştirilmiş ve kuramsal dizeye bağlı olarak sorular üretilmiştir. İlk iki Delphi turunda, Dönüşümcü Öğrenmenin gerçekleşmesine ilişkin geliştirilecek Sosyal Ağda yer alması gereken Aktörlerin kimler ya da neler olması gerektiği sorgulanmıştır. Sonraki iki turda ise Öğrenen ile bu Aktörler arasındaki İlişkiler ve her bir ilişkinin özelliklerinin nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak Öğrenenin merkezde olduğu ben-merkezli Sosyal Ağ yapısı ortaya konmuştur. Bu bağlamda, Sosyal Ağın, genel olarak Uzaktan Eğitim ve Teknoloji odağındaki Akademik ve Uygulamaya dönük Aktörlerden oluşması gerektiği bulunmuştur. Sosyal Ağda Öğrenenin bu Aktörler ile kuracağı İlişkilerin ise çoğu çift yönlü simetrik olmalı, tek yönlü ilişkilerde ilişkiyi başlatan taraf Öğrenen olmalıdır. İlişkilerin çoğu güçlü ve çok güçlü düzeyde, periyodik ya da sürekli özellik taşımalıdır. Bunun yanısıra Öğrenenin zamanının büyük kısmını bu ilişkilere ayırması gerekmektedir. Bu çalışmada, son olarak araştırma sonucunda ortaya konan Sosyal Ağ yapısının gerçekleşmesine ilişkin önerilere yer verilerek Sosyal Ağ Sentezi Modeli geliştirilmiştir. Söz konusu modelin Uzaktan Eğitim alanında kurumlara, araştırmacılara ve öğrenenlere yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Uzaktan Eğitim Alanındaki Programlar, Uzaktan Eğitim Programlarının Teknoloji Boyutu, Model, Dönüşümcü Öğrenme Kuramı, Sosyal Ağ Kuramı, Sosyal Ağ Sentezi.
Teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerine etkisi: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine bir uygulama
Bir ülkede toplumsal refahın arttırılabilmesi için gelir dağılımının daha adil bir düzeye getirilmesi gerekmektedir. Ancak, son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde gelir eşitsizliğindeki artışın hızlanması oldukça dikkat çekmektedir. Gelir eşitsizliğindeki bu fark edilen artışın hızlı teknolojik gelişmelerle aynı zamana denk gelmesi, teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliğini artırdığına dair iddiaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Gelir eşitsizliğinin altında yatan faktörlerin belirlenmesi, etkin politikaların oluşturulması için önem arz etmektedir. Bu bağlamda, çalışmada teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. 1997-2010 dönemi için, Türkiye'nin de dahil olduğu 28 OECD ülkesini kapsayan bu çalışmada ekonometrik yöntem olarak hem zaman hem de yatay kesit boyutunu bir arada dikkate alan panel veri analizi kullanılmıştır. Gelir eşitsizliği, en uygun ölçüt olan Theil endeksi ile hesaplanmıştır. Teknolojik yayılma ise kişi başına düşen patent sayısı, internet kullanıcı sayısı ve yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin toplam ithalatı olmak üzere üç farklı şekilde ölçülerek modellenmiştir. Analiz sonucunda, teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliğini arttırdığı iddiası doğrulanmaktadır. Ancak, daha kaliteli eğitimin teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerindeki olumsuz etkiyi azalttığı bulgusu elde edilmiştir.
Teknolojiye hazır olma düzeyinin yeni ve geleneksel medyada reklama yönelik tutum ve hatırlamaya etkisi üzerine bir değerlendirme
Reklama yönelik bilişsel, duyuşsal ya da davranışsal tepkileri belirleyen birçok etken bulunmaktadır. Çekicilik, mesaj veya yaratıcı strateji gibi reklamın kendine ait özelliklerinin tüketici tutumları üzerinde etkisi olabileceği gibi reklamın yayınlandığı mecranın da reklama yönelik tepkiler üzerinde önemli bir etkisi söz konusudur. Farklı mecralarda yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tepkileri mecranın doğası gereği farklılık göstermektedir. Fakat yeni medya ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tutumlarının neden farklılık gösterdiğine dair literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada teknolojiye hazır olma değişkeninin tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutum ve hatırlamaları üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yeni medya teknoloji tabanlı bir sistemdir ve bu sistemlerde sunulan içeriklere yönelik kullanıcı yaklaşımlarının temelde teknolojiye hazır olma durumlarından etkilendiği vurgulanmaktadır. Çalışmada tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutumlarının ve hatırlamalarının teknolojiye hazır olma düzeyleri ile anlamlı bir ilişkisinin olduğu iddia edilmiş ve bu yönde kurulan hipotezler yarı deneysel bir desenle test edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde reklama yönelik tutumlar ile teknolojiye hazır olma düzeyinin hem yeni medyada hem geleneksel medyada anlamlı ilişkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca reklama yönelik hatırlama değişkeninde yeni medyada teknolojiye hazır olma boyutlarının açıklayıcılığı önemli oranda daha yüksek sonuç verirken "iyimserlik" boyutunun reklamı hatırlamada belirleyici boyut olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Geleneksel medyada ise bu boyutların açıklayıcılığı önemli ölçüde azalmış olup reklamdaki öğeleri hatırlamamalarında "rahatsızlık" ve "güvensizlik" boyutlarının belirleyici olduğu görülmüştür.
Bilişim alanındaki gelişmeler karşısında vergi mahremiyeti
Çağımızdaki teknolojik gelişmelerin bir sonucu olan bilişim alanı karşısında devletler, elektronik altyapıya geçerek iş ve işlemlerini gerçekleştirmektedir. Bu amaçla, Türkiye'de vergilendirmeye ilişkin elektronik altyapı için Vergi Daireleri Otomasyon Projesi yürütülmektedir. Bu proje kapsamında, hangi sistemlerin uygulamaya konduğu ve vergi mahremiyetinin nasıl korunduğunu incelemek çalışmamızın amaçlarından biridir. Vergi idaresinin iç işlemlerine ve yazışmalarına yönelik uygulamalara ve mükellef ya da muhasebe işlerini yürüten meslek mensuplarına yönelik geliştirilen ve bazılarına zorunlu kılınan uygulamalara çalışmamızda yer verilmiştir. Bu durumda vergi mahremiyetinin nasıl korunduğu da çalışmamızın bir diğer amacıdır. Vergi mahremiyetinin idare tarafından korunması, EİK kapsamında nitelikli elektronik sertifikanın temini, güvenli e-imza ve mali mühür kullanımıyla gerçekleştirilmektedir. Yargısal koruma ise, kural olarak, vergi mahremiyetinin ihlali suçuna ilişkin Vergi Usul Kanunu'nun 362. maddesinden ve 6183 sayılı Kanun'un 107. maddesinden Türk Ceza Kanunu'nun 239. Maddesine yapılan yollamalarla sağlanmaktadır. Çalışmamızda son olarak, bilişim alanında gerçekleşen vergi mahremiyetinin ihlali hem bu hükümlere göre hem de bunların uygulanamadığı haller bakımından, cezai yaptırımlarıyla birlikte ele alınmıştır.
Çevrimiçi ortamda oluşturulan dijital öyküleme etkinliklerine ilişkin öğretmen adayları ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı çevrimiçi dijital öyküleme etkinliklerinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri (BÖTE) öğretmen adayları tarafından ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerine uygulanması sürecinde öğretmen adayları ve öğrencilerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde öğrenim gören sekiz dördüncü sınıf öğretmen adayı ve Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim Okulu 47 altıncı sınıf ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında BÖTE bölümü dördüncü sınıfında öğrenim gören öğretmen adaylarına 2012-2013 güz döneminde dijital öyküleme etkinliklerine yönelik eğitim verilmiş, ikinci aşamasında ise öğretmen adayları 2012-2013 bahar döneminde öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim okulunda öğrenim gören ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri ile çevrimiçi ortamda dijital öyküleme etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. Araştırmanın verileri gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, günlükler, öğrenci ürünleri ve video kayıtları aracılığıyla elde edilmiştir. Ayrıca dijital öyküleme etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisini belirlemek amacıyla bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri dijital öyküleme etkinliklerinin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Öğrenciler ayrıca dijital öyküleme sürecinde internet bilgilerinin güvenirliğinden emin olamadıklarını, araştırdıkları konularla ilgili yeterli kaynağa erişemediklerini ve teknik sorunlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları ise dijital öyküleme etkinliklerinin hem kendilerinin hem de öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Ayrıca etkinlikler yoluyla birçok konu ile ilgili bilgi edindiklerini, öğretmenlik becerileri konusunda deneyim kazandıklarını ve etkinliklerin çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmesinin uygulama sürecinde birçok kolaylık sağladığını ifade etmişlerdir. Diğer taraftan uygulama sürecinde dijital öyküleme etkinliklerin uzun sürdüğünü, zamanın yeterli olmadığını ve öğrencilerin isteksiz olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları ayrıca dijital öykülemenin öğrencilere hem içerik bilgisi kazandırdığı hem de öğrencilerin teknolojik becerilerini geliştirdiği için bilişim teknolojileri dersine uygun olduğunu ve dijital öykülemeyi gelecekte eğitim hayatlarında kullanmayı düşündüklerini ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: Dijital öyküleme, teknoloji entegrasyonu, 21.yüzyıl becerileri
Üretim hattı sorumlularının seri uyarlamaya ilişkin görüşleri: Malatya'daki üretici firmalarda bir araştırma
Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin sonucu olarak sürekli yenilenmek zorunda olan üretim sistemleri ve yönetim teknikleri işletmeleri seri uyarlama sistemi ile karşı karşıya getirmiştir. Sistem her ne kadar bir üretim stratejisi olarak görülse de aynı zamanda bir yönetim ve pazarlama stratejisidir aslında. Çünkü işletmelere bugün içinde bulunduğumuz yoğun küresel rekabet ortamında müşterilerini tanıma ve bu sayede rekabet üstünlüğü sağlama fırsatı sunmaktadır.Seri uyarlama sistemini yönetim boyutuyla ele almayı amaçlayan bu tez çalışmasında sistem diğer üretim sistemleri ile karsılaştırılmış, genel özellikleri, üretim sürecinin işleyişi ve bilişim teknolojileri uygulamaları ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Üretim hattı sorumlularının seri uyarlamaya yönelik düşüncelerini anlamak amacıyla bir anket çalışması düzenlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir.
Mimarların teknolojik inovasyona yaklaşımında kuşaklararası farklılıkların etkisinin araştırılması
Günümüzde teknoloji, inovasyon ve teknolojik inovasyon kavramlarının önemi mimarlık alanında da giderek artmaktadır. Mimarlık pratiği açısından teknolojik inovasyonun sağlayacağı avantajlardan fayda elde edebilmek için teknolojik inovasyonun kullanım düzeyi, kabul edilmesi, benimsenmesi ve yaygınlaşması sürecinin araştırılması ve bu sürece kuşak farklılıklarının etkisinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu amaçla tez çalışmasında nicel (kantitatif) araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Tez kapsamında; katılımcıları tanıtıcı bilgiler, teknolojik inovasyonun; kullanım düzeyi, kabul edilmesi, benimsenmesi ve yaygınlaşması olmak üzere beş bölümden oluşan anket hazırlanmıştır. Araştırma soruları çerçevesinde üç adet hipotez oluşturulmuştur: Bunlar; (Hipotez 1) Y kuşağı, teknolojik inovasyonun iş süreçlerini kolaylaştırdığını düşünmekte ve bu araçları diğer kuşaklara göre daha yaygın şekilde kullanmaktadır. (Hipotez 2) BB ve X kuşağı teknolojik inovasyona olumsuz yaklaşmakta ve bu araçların maliyeti artırarak, iş sürecini zorlaştırdığını düşünmektedir. (Hipotez 3) Y kuşağının yönetici olduğu mimarlık ofislerinde teknolojik inovasyon araçlarına göreceli olarak daha çok yatırım yapılmaktadır. Araştırma sonucunda; Hipotez 1 reddedilmiş, Hipotez 2 kabul edilmiş, Hipotez 3 ise kısmen kabul edilmiştir. Yapılan araştırma göstermektedir ki; BB kuşağının teknolojik inovasyonun kullanımı, kabulü, benimsenmesi ve yaygınlaşmasındaki katkısı diğer kuşaklara oranla daha azdır. X kuşağının teknolojik inovasyonu kullanım düzeyi orta seviyelerde olmasına rağmen inovasyonu kabul etme, benimseme ve yaygınlaşması bakımından çekimser kalmayı tercih etmektedir. Z ve Y kuşağının ise teknolojik inovasyonu iyi düzeyde kullandığı, kabulü ve yaygınlaşması sürecinde etkili olduğu görülmektedir. Ancak firma sahibi/ortağı olarak X ve BB kuşaklarının mimarlık ortamında çoğunluğu oluşturması, Y Kuşağının teknolojik inovasyonun yaygınlaşması konusundaki etkisini azaltmaktadır. Yapılan araştırmanın sonuçları, teknolojik inovasyonun mimarlık ofislerindeki kullanım düzeyinin istenen seviyelere ulaşamamasını kısmen açıklamaktadır.
Maddi olmayan duran varlıkların finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul teknoloji şirketlerinde bir uygulama
Günümüzde bilgi ekonomisi ile birlikte maddi olmayan duran varlıklar önem kazanmaya başlamıştır. Maddi olmayan duran varlıklar; fiziksel bir varlık özelliği taşımayan, belirlenebilir, kontrol edilebilir ve gelecekte ekonomik yarar sağlayan iktisadi kıymetlerdir. İşletmelerin varlıkları içerisinde maddi olmayan duran varlıkların ağırlığı giderek artmakta ve işletmelerin gelişmesi açısından önemli yer tutmaktadırlar. Aynı zamanda maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme ve raporlaması ile şirketlerin finansal performansını nasıl etkilediği önemli bir konudur. Bu çalışmada; maddi olmayan duran varlıklarla ilgili genel bilgiler verilmiş, entelektüel sermaye arasındaki fark belirtilmiş, maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme, raporlamasının nasıl yapıldığı ve Borsa İstanbul'da işlem gören, Teknoloji (XUTEK) endeksinde yer alan 14 adet teknoloji ve bilişim şirketlerinin maddi olmayan duran varlıklılarının finansal performansı araştırılmıştır. Finansal performanslarının belirlenmesi için finansal oranlar belirlenmiş ve bu oranlar hesaplanarak TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği) yönteminde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, şirketlerin finansal performans sıralamasına göre şirketlerin maddi olmayan duran varlık devir hızı, karlılık ve büyüme oranları yüksek çıkanlar gerek duran varlıklar gerekse varlıklar içerisinde maddi olmayan duran varlık ağırlık oranı yüksek olan şirketler, ilgili yılın en iyi finansal performans gösteren şirketleri olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Maddi Olmayan Duran Varlık, TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) 38, TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği), Finansal Performans, Borsa İstanbul Teknoloji Şirketleri.
Yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanımı: Bursa ilinde bir araştırma
Bu çalışmada, işletmelerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojileri kullanımına yönelik bir değerlendirme yapmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, anket yöntemiyle 50 firmadan veriler elde edilmiş ve SPSS 26 programıyla analiz edilmiştir. Öncelikle, yeşil tedarik zincirinin satın alma, tasarım, üretim, paketleme, pazarlama, dağıtım ve tersine lojistik süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanım oranları ve yenilikçi teknoloji kullanımının sektör, faaliyet yılı, çalışan sayısına bazlı dağılımı sonuçları verilmiştir. Yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri ile ilişkisini test etmek amacıyla korelasyon analizi yapılmış ve her bir sürecin yenilikçi teknoloji kullanımı ile anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ardından, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri üzerine bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla basit doğrusal regresyon yapılmış ve yenilikçi teknolojilerin her bir süreç üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. Son olarak, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde kullanım farklılığını test etmek için one-way anova analizi yapılmış ve farkın nereden kaynaklandığını bulmak için Post-hoc testleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, nesnelerin interneti, robotik, 3D/4D katmanlı üretim, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, simülasyon, konum algılama sistemleri, akıllı sensörler ve sosyal medya yeşil tedarik zinciri süreçlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; kuantum bilişim, blok zincir, büyük veri, siber fiziksel sistemler, bulut ve otomatik depolama ve erişim sistemlerinin ilgili süreçlerde kullanımı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.
Üniversite öğrencilerinin yenilikçilik kapasitelerinin teknolojik yenilikçilik eğilimlerine etkisini ölçmeye yönelik bir model
Artan küresel rekabetin etkisi ile son zamanlarda Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimcilik Ülke toplumlarında önemli bir güç haline gelmiştir. Ülkeler ve toplumlarda son dönemle hızla ilerleyen ve yenilenen bilim toplumu haline gelmiştir ve bu değişime uyum sağlamak gerektiği aksi takdirde ülke ve kişisel olarak gelişimin ve ilerlemenin gerisinde kalacağımız aşikârdır. Bu çalışmanın amacı, toplumumuzda Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimciliğe ne ölçüde eğilim olduğunu saptayabilmektir. Üniversite öğrencilerine anket yapmamızın sebebi toplumda öncü rol oynadığı için üniversite öğrencileri seçilmiştir. Bu yüzden Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimcilik arasındaki ilişki arttıkça Ülke ve bireylerde ilerleme sağlanacağı ve refah düzeyi artacağı öngörülmektedir.
İlişkisel pazarlamada bilgi teknolojilerinin kullanılması ve bağlamsal pazarlama stratejisi
Değişim ve gelişimin her alanda yaşandığı günümüzde, işletmeler gelişmelere ayak uydurabilmek için, pazarlama faaliyetlerinin sürdürülmesinde geleneksel pazarlamadan müşteri odaklı bir yaklaşım olan ilişkisel pazarlamaya doğru yönelmişlerdir. İlişkisel pazarlamanın bilinen potansiyel yararlarının iyileştirilmesinde, uygulamaların artışında ve maliyetlerin azaltılmasında bilgi teknolojilerinin kullanılması önemli bir anahtar olarak görülmüş ve yeni stratejilerin gelişmesinde de etkili olmuştur. Bu stratejilerden birisi de bağlamsal pazarlama stratejisidir. Bağlamsal pazarlama stratejisi; ilişkisel pazarlamanın uygulama boyutunu oluşturan pazarlama stratejilerinden birisidir.Bu araştırmanın temel amacı; bağlamsal pazarlama stratejisinin, müşteriyle uzun dönemli ilişkileri geliştirmede ve müşterilerin elde tutulmasındaki olumlu etkisinin olup olmadığının analiz edilmesinden oluşmaktadır. Araştırmanın temel amacı bağlamında oluşturulan alt amaçları ise; müşteri ile etkileşim sağlama, iletişim kurma ve değer yaratma sürecinde bağlamsal pazarlama stratejisi temelinde oluşturulan Formdakal Web sitesinin etkisi ve bu sitenin işletmenin Form ürünlerinin satışlarını arttırmaya yönelik etkisinin olup olmadığının araştırılmasından oluşmaktadır.Araştırmada bağlamsal pazarlama stratejisi uygulayan işletmenin Formdakal Web sitesini kullanan ve üye olan müşterilerine yönelik olarak Web tabanlı anket oluşturulmuştur. Bu anket yoluyla araştırmada gerekli olan veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler gerekli istatistiksel analiz teknikleri ile analiz edilmiştir.Bu analizler sonucunda araştırma, bağlamsal pazarlama stratejisi ile müşteriyi elde tutma ve uzun dönemli ilişkileri geliştirme, müşterilere değer yaratma, etkileşim kurma ve iletişim sağlama arasında olumlu etkilerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: İlişkisel Pazarlama, Bağlamsal Pazarlama, Bilgi Teknolojileri, Internet
Pazarlama iletişiminde web sitesinin rolü ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren web sitelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı; web sitelerinin pazarlama iletişimi elemanlarına olan etkisinin hangi yönde olduğunun belirlenmesidir. Geleneksel pazarlama iletişimi uygulamalarından ziyade günümüzün getirdiği şartlarda internet ve web sitelerinin kullanımı dikkat çekmektedir. Pazarlama iletişimi elemanlarının, web sitelerindeki öneminin belirlenmesi, bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde; tez konusunun temel kavramlarını oluşturan pazarlama, iletişim ve pazarlama iletişimi konularına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde internet hakkında genel bilgi verilerek, internetin sağladığı hizmetlerden bahsedilmiştir. İnternetin sağladığı en önemli hizmetlerden olan web sitelerinde, pazarlama ve özellikle pazarlama iletişimi elemanlarının nasıl yer aldığı anlatılmıştır. Ayrıca web siteleri ve pazarlama iletişimi elemanları arasındaki ilişki incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise web siteleri üzerinden satış niteliği olan, teknoloji sektöründen iki farklı firmanın web sitesinde yapılan gözlem ve görüşme çalışması sonucunda elde edilen ifade ve yorumlar yer almaktadır. Görüşme bölümünde, web sitesinde pazarlama iletişimi ile ilgili pazarlama iletişimi elemanlarını dikkate alınarak hazırlanan sorular mail yolu ile firma yetkililerine iletilmiş ve yetkililerden gelen geribildirim ile bu konudaki görüşleri alınmıştır. Yetkililerden alınan yorumlar ışığında web sitesinde pazarlama iletişimi elemanlarına yönelik olarak yapılan gözlemlerden elde edilen sonuçlar, literatür taraması yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda yorumlanmıştır ve pazarlama iletişimi elemanlarının her birinin web sitesindeki önemi açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, İletişim, Pazarlama İletişimi, Web Sitesi
İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.
Örgütlerde amaç dışı bilgi teknolojileri kullanımının çalışanların motivasyonu ile ilişkisi
Küreselleşmenin var olduğu günümüzde tüm dünyada değişim ve gelişim kaçınılmazdır. Örgütler ayakta kalabilmenin ötesinde diğer örgütlerin önüne geçmek, çevredeki tehditleri algılayarak bunlara uygun önlemler almak, daha başarılı olmaya çalışmak zorundadırlar.Artık bilgiyi sadece kullanmak yeterli olmamakta her alanda bilgiyi üretmek, geliştirmek, paylaşmak önemli olmaktadır. Bilginin edinilmesinde ve paylaşılmasında internet günümüzde vazgeçilmez bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak internet ve yaygın kullanılan diğer bilgi teknolojileri işyerlerinde izin verildiğinde iş amacı dışında kullanılmakta, çeşitli olumsuzluklara yol açmaktadır.Bu çalışmanın amacı, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerini kişilerin olması gerektiği gibi kullanıp kullanmadıklarının sorgulanması, amaç dışı kullanımın olması durumunu çalışanların nasıl gördüğünün ortaya konması, bu durumun çalışanların motivasyonlarını nasıl ve ne kadar etkilediğinin ortaya konmasıdır. Buradan hareketle araştırmada çalışanların hangi bilgi teknolojilerini ne tür amaçlarla kullandıkları ve bunun motivasyonlarıyla ilişkisi üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Bilgi Teknolojileri, Bilgisayar, İnternet, Motivasyon.
İşletmelerde inovasyon gücünün ölçümlenmesi ve tarım & gıda sektöründe yöresel bir araştırma
Ekonomik büyüme ve rekabet edebilirlik günümüz şartlarında giderek inovasyona dayanmaktadır. Uluslararası yarışa dahil olabilmek ve rekabet gücünü elinde bulunduran bir seviyeye erişebilmek için ülkelerin hem inovatif girişimlere hem de bu konuda öncü şirketlere ihtiyacı vardır. Bu şirketler inovasyonu yönetilir kılabilmek için, doğru ölçümleri ve teşvikleri uygulamak, hem içeride hem de dışarıda doğru stratejilerle doğru davranışı üretebilmek, ve bu süreç için etkili bir metodoloji geliştirmek zorundadırlar.Sağlıklı bir inovasyon yönetim süreci için, işletmelerin ciddi bir planlama ve uygulama gerçekleştirmeleri, işletme içerisinde inovasyon farkındalığı yaratıp, inovasyonu kurum kültürü haline getirebilmeleri ve bu süreçte inovasyon güçlerini düzenli aralıklarla ölçmeleri oldukça önemlidir. ?Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz, geliştiremezsiniz? ilkesi doğrultusunda, yapılan bu ölçümler sayesinde elde edilecek veriler ve geri bildirimlerle, işletmeler bu alandaki zayıf ve güçlü yönlerini tespit edebilir, başarılı bir inovasyon sürecinin sürekliliğini sağlayabilirler.İşletmelerde inovasyon gücünün ölçümlenmesinin amaçlandığı bu çalışmanın ilk bölümünde; inovasyon kavramı, özellikleri, çeşitleri ile bağlantılı olduğu kavram ve konuları; ikinci bölümünde dünyada geliştirilmiş olan inovasyon ölçümüne yönelik yapılan çalışmalardan bazıları; üçüncü bölümde ise dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketi olan Arthur D.Little'ın İnovasyon Üstünlüğü isimli ölçüm modeli orjinalinden çeviri yapılarak oluşturulup detaylı bir şekilde incelenmiştir. En son bölümde ise, Arthur D.Little'ın bir başka modeli yine çeviri yapılarak oluşturulmuş ve Salihli ilçesinde tarım & gıda sektöründe üretim faaliyetinde bulunan işletmelere uygulanmış, elde edilen veriler analiz edilmiş, yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, İnovasyon Yönetimi, Strateji, Rekabet, Teknoloji.
Kurumsal kaynak planlaması (ERP) sisteminde kritik başarı faktörlerinin ve kullanıcı memnuniyetinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Hızlı gelişen teknoloji, artan rekabet koşulları ve küreselleşen ekonomik şartlar ile birlikte şirketler varlıklarını sürdürebilmek için maliyetlerini düşürmeye, kaliteli ürün ve hizmet üretmeye, ürün çeşitlerini geliştirerek pazar paylarını artırmaya çalışmaktadırlar. Teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan yönetim bilgi sistemi ürünlerinden birisi olan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemi firmalara bu koşulları gerçekleştirebilmek için önemli avantajlar sağlamaktadır. ERP firmaların geleceğine yönelik çalışmalarını yönlendirebilmek adına geliştirilen bir yönetim bilgi sistemi olarak değerlendirilirken, diğer taraftan tüm iş süreçlerini entegre eden bir yazılım sistemi olarak da tanımlanabilmektedirBaşarılı ERP uygulamaları firmalara düşük maliyet, daha iyi müşteri hizmetleri ve üretim takvimi gibi birçok yarar sağlamaktadır. Ancak firmaların bütün iş süreçlerinin yapılandırmasına olanak sağlayan bu sistemin firma maliyetlerinde azalışa neden olduğu gibi entegrasyonunda yaşanan sorunlar firmalar için önemli maliyet ve zaman kaybına neden olabilmektedir. ERP uygulamalarındaki başarısızlıklar ERP sistemlerine ayrılan maddi kaynakların kaybına ve işlerin büyük bir kısmının aksamasına sebep olmaktadır. Uygulamanın başarılı olabilmesi için güvenilir, gerçekçi ve mantıklı bir ERP projesi yürütülmelidir. ERP sistemlerinin seçiminden, son kullanıcı eğitimine kadarki tüm süreçlerde titizlikle hareket edilmelidir.Bu çalışmada Türkiye'de ERP sistemi kullanan iki otomotiv firmasında, ERP sisteminin uygulanması sırasında etkili olan kritik başarı faktörlerinin ve çalışanların ERP sistemi kullanım memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı kurulum memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı destek memnuniyetleri, çalışanların çalıştıkları firma yaklaşımına ait memnuniyetleri, ERP sisteminin kontrol edilebilirlik özellikleri ve ERP maliyet memnuniyetlerine yönelik görüşlerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: ERP, Memnuniyet, Yönetim Bilgi Sistemi, Kritik Başarı Faktörleri, Faktör Analizi, Temel Bileşenler.
Bilgi teknolojileri kullanımının örgütsel başarı üzerine etkisinin analizi ve bir uygulama
Bilgi teknolojileri, örgütler açısından da çok büyük öneme sahiptir. Günümüzde, örgütlerin bilgi teknolojileri yapılanmaları incelendiğinde teknoloji yatırımlarına her geçen gün daha fazla önem verildiği ve buna bağlı olarak örgütlerde gün geçtikçe bilgi teknolojileri kullanımının arttığı gözlenmektedir. Bilgi teknolojileri desteğinden uzak örgütlerin, endüstriyel pazarlarda faaliyet göstermeleri, özellikle rekabet açısından yetersiz kalmalarıyla sonuçlanmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Öncelikle örgüt ve örgütsel etkinlik kavramları incelenmiş olup, örgütsel etkinlik kriterleri belirtilerek, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerinin etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın son bölümünde ETİ Gıda Merkezi'nin bilgi teknolojileri kullanımı üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum örnek olay (case study) çalışması yöntemi uygulanmıştır. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulardan ETİ Gıda Merkezi; bilgi teknolojileri teminini kavramış ve sürekli gelişim için örgüt odaklı gereksinimler doğrultusunda bölümünü kurmuş ve ileri teknolojiler kapsamında öncü olduğu ortaya konulmuştur. Bu sonuç doğrultusunda şirketlerin etkinlik kriterlerini arttırma bağlamında dikkate alabilecekleri öneriler verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Etkinlik, Bilgi Teknolojileri, Prodüktivite, Nitel Araştırma.
Karar destek teknolojilerinin farkındalığı üzerine Kahramanmaraş ili KOBİ'lerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında, KOBİ niteliğindeki işletmelerin karar destek teknolojileri farkındalığı ölçülmüştür. Bu amaçla birincil veri toplamak için KOBİ niteliğindeki işletmelerde bir anket çalışması yapılmıştır. Ankete katılan işletmelerin çoğunluğu, 12 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren, yıllık cirosu 1 milyon TL'den az olan ticaret işletmeleridir. Anketi cevaplayanlar 40 yaşın altında, ilk ve orta öğretim mezunu 7 yıldan daha uzun süredir çalışan işletme sahipleridir. Anketlerin değerlendirilmesinde değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde frekans değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca katılımcıların cevaplarının ortalamaları ile onların sektör ve yönetim yapıları arasında önemli farklılıklar olup olmadığının analizleri tekyönlü ANOVA Testleri ile yapılmıştır. Böylece KOBİ'lerde karar destek teknolojilerinin varlığından ve faydalanma düzeylerinden farkındalıklarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçları göre KOBİ'lerin, donanım teknolojilerine yatırım yaptıkları ancak bu donanımlarda kullanılacak uygulama yazılımlarına sahip olmadıkları görülmektedir. Diğer taraftan karar destek teknolojileri yönetim faaliyetleri aile dışındaki kişiler tarafından yürütülen işletmelerde ve üretim işletmelerinde daha çok kullanılmaktadır. Böylece bu teknolojilerin farkındalığının bu işletmelerde daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Teknoloji, Karar Destek
Gelibolu Yarımadası'nda iki prehistorik höyüğün yontmataş teknolojisi ve tipolojisi: Hacı Hüseyin ve Kaynarca
Trakya Bölgesi, Avrupa ve Asya arasında bir geçit yeri konumundaki önemli bir bölgedir. Trakya'nın Bulgaristan ve Yunanistan tarafındaki kesimlerinde çok sayıda arkeolojik kazı ve araştırma yapılmıştır. Yapılan bu araştırmalarda ortaya çıkartılan tüm Neolitik kültürler, gelişmiş bir aşamadadır. Bu sonuç ile bu Neolitik kültürlerin nereden ve nasıl geldikleri ya da etkileştikleri ve hangi kültür öğelerini kendi dinamikleri ile geliştirdikleri gibi çok önemli sorular ortaya çıkmıştır.Bugüne kadar Trakya'nın Türkiye kesiminde prehistorya ile ilgili yalnızca birkaç geniş kapsamlı kazı, birkaç kurtarma kazısı ve birkaç yüzey araştırması yapılmıştır. Ancak bu çok az sayıdaki araştırma bile yukarıda bahsedilen önemli soruların cevaplarının Trakya'nın Türkiye kesiminde yapılacak araştırmalar ile bulunabileceğini göstermiştir.Bu tez çalışması ile Türkiye Trakyası'nın batı kesimini oluşturan Gelibolu yarımadasının güney kesiminde yer alan Hacı Hüseyin ve Kaynarca Prehistorik Dönem yerleşimlerinden yüzey araştırmaları ile elde edilen yontmataş buluntuların teknolojik ve tipolojik analizlerinin yapılarak, bölgede yapılabilecek geniş kapsamlı araştırmalar için bir veri kaynağı oluşturmak amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Neolitik Türkiye Trakyası, prehistorik yontma taş aletler, Neolitik taş alet endüstrisi, tekno-tipolojik çalışma
Teknolojik değişimin işgörenler üzerinde yarattığı durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin incelenmesi
Örgütler çevreleriyle sürekli bir ilişki içinde bulunan açık sistemlerdir. Bu nedenle kendilerini sürekli olarak değişen koşullara uydurmak zorundadırlar. Bu değişimin yoğun olarak yaşandığı alanlardan biri teknolojidir. Teknolojik değişimin olumlu veya olumsuz etkileri uygulamadan uygulamaya değişmektedir. Yeni teknolojiler işgörenlerin yeteneklerini çabucak eskitmektedir. Ek olarak yeni ekipmanı ve sistemleri sürekli olarak iyi bilme gereksinimi, işgörende tehdit durumu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum yeterli destek alınamazsa potansiyel kaygı kaynağı olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, teknolojik değişimin işgörenler üzerinde yarattığı durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasındaki korelasyonu incelemektir. Araştırmaya Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı?nda görev yapan 141 işgören katılmıştır. İşgörenlerin teknolojik algı düzeylerini belirlemek amacıyla işgörenlere, ``Teknolojik Değişim Algı Ölçeği??, işgörenlerin durumluk ve sürekli kaygı düzeylerini değerlendirmek amacıyla işgörenlere ``Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri?? uygulanmıştır. İşgörenlerle ilgili bazı bilgileri elde etmek için araştırmacı tarafından oluşturulan ``Demografik Özellikler Anketi?? kullanılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sırasında aritmetik ortalama, standart sapma, ikili değişkenler için t-testi ve çoklu değişkenler için varyans analizi kullanılmıştır. Gruplar arası farkın kaynağını bulabilmek için Tukey veya Tamhane testi yapılmıştır. Ölçeklerin birbiri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknolojik Değişim, Durumluk ?Sürekli Kaygı
İlköğretim öğrencilerinde teknoloji kullanımı eksenli yabancılaşma: Düzce Merkez ilçe örneği
Günümüz modern toplumlarında teknolojik gelişimin vardığı düzeye bağlı olarak oluşan pek çok sorundan söz edilebilir. Temelde bağımlılıklar, yabancılaşma ve değer ölçülerinin değişimi gibi kimi sorunlar özellikle ilköğretim düzeyi öğrenciler üzerinde geniş etki alanlarına sahip olmaktadır. Öğrencilerin güvenli teknoloji kullanma bilincinden yoksun olma durumuna bağlı olarak gözlemlenen problemler internet bağımlılığı, cinsel içerikli videolara erişim, kişisel bilgileri ele geçirme, korsan yazılım gibi etik olmayan davranışlar ile zihinsel ve fiziksel gelişimlerine uygun olmayan bilgilere erişim sağlamaları sayılmaktadır. Teknoloji eksenli yabancılaşma olarak kavramsallaştırılan bu olguda anne baba tutumlarının rolü analiz edilmektedir. Söz konusu problemleri incelemek için nicel bir çalışma olan tarama deseninde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Düzce merkez ilçede eğitim öğretime devam eden ortaokul yedinci sınıf öğrencileri arasından seçilen örneklem üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tezin varsayımları doğrultusunda frekans dağılımları, yüzdeler, çapraz tablolar, ortalama, t testi ve ANOVA testlerinden yararlanılarak betimsel olarak çözümlenmektedir.