Tourism business
73 theses under this subject heading
Yerel bağcılık işletmelerinin küreselleşme eğilimleri: Trakya bölgesi örneği
20. yüzyılın sonlarına doğru hızla gelişmeye başlayan haberleşme ve bilgi teknolojileri, toplumlar arasında birçok etkileşimi beraberinde getirerek dünya üzerindeki mesafe kurallarını yok saymaktadır. Bu gelişmenin beraberinde doğduğu düşünülen küreselleşme kavramı, yerelleşme ve küyerelleşme kavramları ile doğrudan veya dolaylı olarak etkileşim sağlamaktadır. Ortaya çıkan bu homojenleşme ve hetorojenleşme döngüsünün tarım, haberleşme, ekonomi, sanat, siyaset ve insanoğlunun bulunduğu her alanda yer aldığı düşünülmektedir. Bağcılık ise insan hayatında tarih öncesi dönemlerden itibaren yer edinmiş köklü bir tarım dalıdır. Bu araştırma ise, küreselleşme kavramının bağcılık işletmeleri üzerinde dolaylı veya direkt olarak bıraktığı izlenimleri Trakya Bölgesi kapsamında ele almaktadır. Araştırma yöntemi olarak, literatür taraması, TÜİK, OIV, FAO, UNESCO ve işletmelerin sahip olduğu resmi web sitelerinden alınan ikincil verilerin kullanılması ve sektörde yer alan öncü isimler ile yüz yüze veya online görüşmeler sayesinde röportaj yapılması tercih edilmiştir. Sonuç olarak, Trakya Bölgesi'nin bin yılları aşan tarihi bağcılık mirası olduğu, sektördeki uzman kişi ve işletmelerin bölgeye yatırım yaptığı, bölgede bulunan işletmelerin sunduğu ürün ve hizmetler ile bölgenin sahip olduğu tarihi mirası dünya üzerinde duyurduğu, işletmelerin gerek yerel istihdam ve üretime katkı sağlayarak gerekse ihracat ve küresel organizasyonlarda adını duyurarak makro ve mikro ölçekte katma değer üretimi gerçekleştirdiği söylenebilmektedir.
Makroekonomik faktörler ile BİST turizm endeksi hisse senedi getirileri arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Küreselleşmeninde etkisiyle gelişen ve etkileşim içerisine giren ülke ekonomileri ve sermaye piyasaları aynı zamanda makroekonomik faktörlere karşıda son derece duyarlı hale gelmiştir. Hal böyle iken makroekonomik faktörlerin ülkeler bünyesinde yaratmış olduğu etkilerin nedeninin ve boyutunun belirlenmesi önemli bir konu olmuştur. Yapılan bu tez çalışmasının amacı, makroekonomik faktörler ile Borsa İstanbul Turizm Endeksi hisse senedi getirileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda verilerine eksiksiz olarak ulaşılabilen 2006M1 ve 2018M12 dönemleri arası, aylık veriler yardımıyla ampirik olarak ele alınmıştır. Çalışmada BİST Turizm Endeksi hisse senedi getirileri baz alınarak, literatürde hisse senedi getirileriyle ilişkisi olduğu ortaya konulmuş olan altı makroekonomik faktör belirlenmiştir. Analizlerin yapılabilmesi için ilk olarak aylık zaman serileri arasında durağanlık ve bütünleşme derecelerinin saptanması amacıyla Birim Kök Testleri uygulanarak durağanlık ve bütünleşme dereceleri saptanmıştır. Birim kök testlerinden sonra her bir değişkende ortaya çıkan bir şokun hem kendisinin hem de sistemde yer alan diğer değişkenler üzerindeki sonunuçlarını görmek amacıyla etki-tepki fonksiyonları uygulanarak değişkenlerin arasındaki karşılıklı etkileşimler tespit edilmiştir. Etki-Tepki Analizi sonucunda değişkenlerin kendilerinde ve diğer değişkenlerde meydana gelen değişimlerin kaynağını tespit etmek amacıyla Varyans Ayrıştırma Analizleri yapılarak değişim kaynakları oransal olarak tespit edilmiştir. Çalışmada son olarak makroekonomik faktörler ile BİST Turizm Endeksi hisse senedi getirileri arasındaki nedensellik ilişkinin ortaya koyulması amacıyla turizm endeksi hisse senedi getirileri baz alınarak belirlenen makroekonomik faktörlerinde içinde dahil edildiği VAR (k+dmax) prosedürlü ikili modeller oluşturulmuştur. Oluşturulan modeller Toda-Yamamoto Nedensellik Analizi yöntemi ile analize tabi tutularak değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir. Literatürde hisse senedi getirileri ile makroekonomik faktörler arasındaki ilişki üzerine pek çok çalışma vardır ancak bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak turizm hisse senedi getirilerini ele alan sınırlı sayıda çalışmalardan birisi olarak literatüre önemli katkılarda bulunacağı düşülmektedir.
Batı Akdenizde ekoturizm, ekoturizm uygulamaları ve kadının rolü
Turizm insanların talep ve beklentilerinden etkilenen bir sektördür. Aynı zamanda doğal ve kültürel çevreyi etkileyen ve ondan etkilenen bir sistemdir. Bu nedenle değişen turist beklentilerine yönelik alternatif turizm çeşitlerinin günden güne artması turizmin güncelliğini koruyor olmasının göstergesidir. Ekoturizm turist talep ve beklentilerinin sonucunda, klasik turizm olarak adlandırılan deniz, kum, güneş turizmine alternatif olarak ortaya ortaya çıkmıştır. Ekoturizm doğal çevrenin ve kültürün korunmasını amaçlayan, aynı zamanda yerel kültürün değerlerine saygılı ve onları korumaya çaba sarf eden alternatif bir turizm çeşididir. Kültürün öneminden ötürü, yerel ürünlerin ekoturizmde önemli bir yeri vardır. Yerel ürünlerin yapılması ve pazarlanması konusunda da kadınların yeri yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle çalışmada Batı Akdeniz Bölgesinde Doğuda Çıralı, Batıda Dalyan sınırları içerisinde yer alan destinasyonlarda ki ekoturizm, yerel ürünler ve kadınların bunlarda ki rolü araştırmaya konu edilmiştir. Çalışmada nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanılmış, anket uygulanmış ve görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde. Ekoturizm, yerel ürünler ve kadınlar arasında doğrudan ilişki olduğu ve bu sürecin doğru yönetilmesi halinde bölgede sürdürülebilir bir turizm hareketinin gerçekleştirilebileceği sonucu ortaya çıkmıştır.
Turizm sektörü çalışanlarının örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Otel işletmelerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasının amacı, turizm sektöründe çalışan işgörenlerin örgütsel adalet algılarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisinin olup olmadığını incelemek ve aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu çerçevede otel çalışanlarının adalet algıları, bağlılık ve davranımlarının cinsiyet, yaş, çalışma süresi, unvan gibi demografik değişkenlerden etkilenip etkilenmediği ve etkilenme nedenleri bu araştırmanın kapsamı içerisinde ele alınmıştır. Çalışma genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel adaletle ilgili temel kavramlar kapsamında adalet kavramının alt boyutları, farklı kavramlar ile olan ilişkisi, aşamaları, sebep ve sonuçlarını gösteren kuram bilgilerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümde örgütsel bağlılıkla ilgili teorik temel kavramlar, bağlılık türlerinin sınıflandırılması ve bağlılığı etkileyen faktörler üzerinde durulmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise yapılan alan çalışmasından elde edilen birincil kaynak verileri analiz edilmiş ve ilgili ölçekler ışığında değerlendirilerek yorumlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini TRB2 bölgesinde yer alan Van ilinde bulunan 3, 4 ve 5 yıldızı bulunan 19 adet otel işletmesinde görevli çalışanlar oluşturmaktadır. Çalışmada 221 kişiye anket uygulanmıştır. Anketler birebir veya google formun uzantılarıyla uygulanmıştır. Üç ayrı bölümde sunulan anket formlarında demografik özelliklerle birlikte adalet algısı boyutları ve bağlılık düzeyi ifadeleri yer almaktadır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 23 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak otel çalışanlarının yüksek adalet algısına sahip oldukları ve adalet algısı ile bağlılık düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Turizmin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusuna etkisi: Nevşehir örneği
Bu çalışma, turizmin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusu üzerindeki etkilerini Nevşehir örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma alanı olarak Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Nevşehir seçilmiştir. Turizmin yalnızca ekonomik etkileri değil, aynı zamanda sosyo-kültürel ve çevresel etkilerinin de yerel halkın yaşam taminini ve yerel kimlik duygularını nasıl şekillendirdiğini araştırmak çalışmanın temel odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, turizmin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel boyutta olumlu ve olumsuz etkilerinin yaşam tatmini ve yerel kimliğin işbirliği ve iletişim ile aidiyet boyutları üzerindeki yordayıcı etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, veri toplama aşamasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler istatistik yazılım programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi sürecinde betimleyici istatistiklerin yanında, değişkenler arasındaki ilişkileri analiz etmek adına korelasyon analizi de yapılmıştır. Bu analiz aracılığıyla turizmin farklı boyutlardaki algılanan etkileri ile yaşam tatmini ve yerel kimlik arasındaki ilişki düzeyleri ortaya koyulmuştur. Ayrıca, değişkenlerin birbirleri üzerindeki yordayıcı gücünü test edebilmek adına çoklu regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, turizmin olumlu ekonomik ve sosyo-kültürel etkilerinin yerel halkın yaşam tatmini üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Turizmin olumsuz ekonomik etkilerinin ise yerel halkın yaşam tatmini üzerinde olumsuz yönde bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Turizmin olumlu ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerinin yerel kimliğin hem işbirliği hem de aidiyet boyutları üzerinde olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Diğer yandan, olumsuz ekonomik etkilerin yerel kimlik üzerinde olumsuz yönde etkileri saptanmıştır. Çevresel etkilerin ise yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı sonucu elde edilmiştir. Son olarak; yerel kimliğin ileişim ve işbirliği boyutunun yaşam tatmini üzerinde olumlu yönde anlamlı bir etkisi olduğu fakat aidiyet boyutunun ise yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, turizm faaliyetlerinin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusu üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koyarak, sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi açısından önemli katkılar sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Turizm, Turizmin Etkileri, Yaşam Tatmini, Yerel Kimlik Duygusu, Nevşehir
Turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma çerçevesinde nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu çerçevede, 5 Kasım 2021 ve 25 Temmuz 2022 tarihleri arasında, kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılarak, 252 çalışan ile online anket yapılmıştır. Ankette demografik bilgilerle ilgili 7 soru, Roberts ve O'Reilly (1974) tarafından geliştirilip Yıldırım (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 34 maddelik Örgütsel İletişim Ölçeği, Kirkman ve Rosen (1999) tarafından geliştirilip Çöl (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 4 maddelik İş Performansı Ölçeği, Brayfield ve Rothe (1951) tarafından geliştirilip Yoon ve Thye (2002) tarafından kısaltılan ve Kuşluvan ve Kuşluvan (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 5 maddelik İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Örneklem grubundan elde edilen verilerin analizinde SPSS-23 bilgisayar programı kullanılmıştır. SPSS-23 bilgisayar programında yapılan analizlerin sonucunda, turizm işletmeleri çalışanlarında örgütsel iletişim düzeyinin iş performansı üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu, örgütsel iletişim düzeyinin iş doyumu üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, İş Performansı, İş Doyumu, Turizm
Zincir otel işletmelerinde yenilikçi liderlik davranışı algıları ve akıllı turizm uygulamaları: Antalya örneği
Sanayi devrimi ile birlikte insan ve makine ilişkisinin temelleri atılmıştır. İşletmelerde gerçekleşen bu devrim, bugün de devam etmektedir. Bu gelişmenin ardından daha iyi bir yaşam için kırsal alandan şehirlere göçler başlamıştır ve şehirlerin nüfusu artmıştır. Bu artışlar nedeniyle şehir içinde günlük yaşamın kalitesi düşmüştür ve bu duruma çözümler aranmıştır. Günümüz çözüm önerilerinden bir tanesi ise akıllı şehir kavramıdır. Bilgi teknolojisi, bilgi ve iletişim teknolojisi, internet, bulut sistemi ve nesnelerin interneti gibi teknolojik altyapıya sahip akıllı şehirlerin amacı, yerel halkın ve ziyaretçilerin günlük yaşam kalitesini arttırmaktır. Turizme de katkı sunan bu yapı, turistlerin farklı deneyimler ile destinasyonu keşfetmelerini sağlamaktadır ve akıllı turizm olarak adlandırılmaktadır. Akıllı turizm ve turizm işletmelerinin kullandıkları teknolojiler, ziyaretçilere sunulan deneyimin kalitesinin artırılmasını amaçlamaktadır. Değişime uyumlu, sürekli iyileşmeyi benimseyen, fikirlere açık yenilikçi liderler ise akıllı turizmde önemli değerlerdendir. Zincir otel işletmeleri yöneticilerinin yaratıcı ve yenilikçi liderlik davranışlarını çalışanların bakış açısıyla tespit etmek, bu araştırmanın amacıdır. Araştırmanın diğer amaçları ise otel işletmeleri yöneticilerinin bakış açısıyla akıllı turizm teknolojileri uygulamalarının faydalarını belirlemek ve zincir otel işletmelerinde kullanılan akıllı turizm teknolojilerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini Antalya'da faaliyette bulunan zincir otel işletmeleri oluşturmaktadır. 12 adet zincir otel işletmesinin üst yönetimi, araştırmaya katılmayı kabul etmiştir. Araştırma soruları, anket formu ile çalışanlara iletilmiştir. 12 adet üst düzey yönetici ve 291 adet çalışandan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların yöneticilerinin davranışlarını yaratıcı ve yenilikçi olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Bu algı, çalışanların yaşları, çalışmakta oldukları departmanları, işletmede ve turizm sektöründe çalışma süreleri açısından farklılık göstermektedir. Üst düzey yöneticilere göre, akıllı turizm teknolojileri işletmeler için faydalıdır. Akıllı turizm teknolojilerini kullanmak, rekabet avantajı sağlar, satışları ve çalışanların verimliliğini artırır ve işletme imajını güçlendirir. Yüksek hızlı internet erişimi, elektronik anahtar kartı, akıllı televizyonlar, oda-içi elektronik kasa, nakitsiz ve mobil ödeme sistemleri, rezervasyon sistemleri, check-in/check-out işlemleri ve kiosklar, müşteri sadakat sistemleri, karekod menüler, parmak izi ve yüz tanıma sistemleri, personel bilgilendirme sistemi, satın alma, muhasebe ve finansal modüllerin ise işletmelerin çoğunun kullandığı akıllı turizm teknolojileri uygulamaları olduğu tespit edilmiştir.
Müşteri yorumlarının duygu analizi: Konaklama işletmeleri
Birbirine sıkı rakip olan Kemer ve Hanya bölgesindeki konaklama işletmeleri, sunmuş oldukları mal ve hizmetlerle müşterilerini memnun ederek pazarda daha büyük pay alma gayretindedirler. Konaklama işletmeleri bu amaçla rakip analizleri yaparak stratejik planlar hazırlamaktadır. Sunulan mal ve hizmetlerin müşteri tarafından nasıl algılandığı ve onlarda oluşan duygu durumu, hedeflerin ne kadar gerçekleştirildiğini gösterir. TripAdvisor web sitesindeki müşteri yorumlarının konaklama işletmelerinin değerlendirilmesi bakımından önemli bir veri kaynağı olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, iki bölgedeki konaklama işletmelerinin 2015-2022 yılları arasındaki müşteri yorumları kazılmış, toplamda 197 binin üzerinde müşteri yorumu elde edilmiştir. Çeşitli normalizasyon işlemleri ve elemeler sonucunda 173 binden fazla yorum, 7 kategori (personel, oda konforu, ücretler, temizlik, rekreasyon, yiyecek içecek, otel genel) ve 26 alt boyutta parçalara ayrılmıştır. Veriler, makine öğrenmesi, nicel ve nitel veri analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Makine öğrenmesinde birçok metot denenmiş ve en yüksek başarıyı KNN metodu (%75) sağlamıştır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizlerinde kategori ve boyutlardan elde edilen duygu puanlarının, müşterinin vermiş olduğu puanı açıklama oranı, kategori bazında %37,6, boyut bazında %37,9 olarak bulunmuştur. Veriler ayrıca bölge, sezon ve yıl değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Rekreasyon kategorisi ve tüm alt boyutlarında ayrıca yiyecek içecek kategorisinin sadece tatlı, meyve ve snack büfe alt boyutlarında Kemer bölgesindeki konaklayan müşterilerin duygu puanının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Diğer tüm kategori ve alt boyutlarda Hanya bölgesindeki konaklayan müşterilerin duygu puanlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sezon değişkenine göre yapılan analizlerde genel olarak düşük sezonda müşterilerin duygu puanlarının anlamlı derecede daha yüksek çıktığı tespit edilmiştir. Yıl değişkenine göre yapılan analizlerde, çoğu kategori ve alt boyutta geçmişten günümüze müşteri duygu puan ortalamalarının arttığı tespit edilmiştir. Ancak yiyecek içecek, personel, oda konforu kategori ve alt boyutlarında pandemi döneminde duygu puan ortalamalarının düştüğü, 2022 yılında yükselerek 2019 yılı seviyelerine çıktığı tespit edilmiştir. Tüm alt boyutlarda değişkenlere göre müşterilerin dilsel ifadeleri NVivo ve MAXQDA programları ile derinlemesine analiz ederek, sonuçlar olgusal olarak ortaya konulmuştur.
Termal turizmin geliştirilmesinde konaklama işletmelerinin rolü ve önemi: Afyon örneği
Amaç: Sağlık turizminde termal tesislerde sunulabilecek hizmetler araştırılacak ve termal tesisler için en uygun örnekler belirlenecektir. Termal tesislerin yapısal durumu, hizmetleri incelenecektir. Türkiye turizm sektöründen yeterince payını büyütememektedir. Bunun için alternatif turizm türlerine ihtiyaç vardır. Sağlık turizmi bu türlerden en önemlisidir. Sağlık turizminden, pastadan daha fazla pay alabilmek için özellikle konaklama işletmelerinin rolü çok önemli olmaktadır. Buradan çıkışla özellikle termal turizmde konaklama işletmelerinin doluluk oranlarının yükseltilmesi, misafirlerin tesislerde kalış sürelerinin uzaması, yurtiçinde daha uzun konaklamaların sağlanması, hizmet standartlarının yükseltilmesi ve hizmet kalitesinin artmasına bağlıdır. Bu çalışmada Afyon genelindeki termal turizm yapan konaklama işletmelerinin durumunun tespit edilmesi standartlara uygunluğunun incelenmesi ve eksiklerinin giderilmesi için önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada keşfedici araştırma deseni kullanılarak, nitel bir yaklaşımla yürütülmüştür. Keşfedici araştırma deseni kullanılarak, bir durum ya da olgunun iki yönü arasında neden ya da nasıl bir ilişki olduğu netleştirmeye çalışılmıştır. Öngörülen zaman içerisinde veriler toplanılmış, swot analizi ile veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmada konaklama işletmelerinin sağlık turizmine nasıl hazırlandığı, sağlık turizminin katkılarının konaklama işletmeleri için neler olabileceği, sağlık turizmi açısından konaklama tesislerinin rolünün neler olabileceği, Türkiye'de konaklama işletmelerinin sağlık turizmi hizmeti vermesine tehdit olabilecek veya sağlık turizmine fırsat olarak görülen olgu ve gelişmeler neler olabileceği ve bunlardan ne ölçüde kaçınılabileceği veya fayda sağlanabileceği konuları hakkında bulgular incelenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada araştırma sonuçlarının sağlık turizminde termal turizm yapılabilmesi için konaklama işletmelerinin rolü ve önemini ortaya çıkaracağı beklenmektedir. Türkiye'de otelcilik alanında sağlık turizmi içinde termal turizm potansiyeli vurgulanmıştır. Bulgularla hangi yönlerin güçlü görülerek tanıtım faaliyetlerinde vurgulanması gerektiği, otelcilikte ne gibi termal hizmetlerin sunulması gerektiği, tesislerde hangi zayıf yönlerin geliştirilmesi gerektiği, hangi fırsatların değerlendirilmeyi beklediği ve hangi tehditlerden kaçınmak için ne şekillerde önlemler alınması gerektiğinin ortaya konulması öngörülmektedir. Sağlık turizmi faaliyetlerin artışında ise gelir artışı başta olmak üzere bölgesel kalkınmanın desteklenmesi, turizmin tüm yıla yayılması, yaz sezonu dışında atıl kalan potansiyelin değere dönüştürülmesi gibi faydaların oluşacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık turizmi hizmetleri, Sağlık turizmi, Termal konaklama tesislerinde uygulanan hizmet çeşitleri, Termal turizm işletmeciliği, Termal turizm işletmeleri, Termal turizm.
Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma
Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.
Sakin şehir (Cittaslow) yöneticilerinin sakin şehir hareketine ve sürdürülebilirliğe yönelik değerlendirmeleri
Dünyada hızla gelişen sakin şehir hareketi, son yıllarda Türkiye'de de gelişim göstermeye başlamıştır. Bu hareket, şehirlerimizin sürdürülebilir destinasyonlar haline gelmesinde önemli bir araç haline dönüşmektedir. Bu bağlamda, sakin şehir hareketinin yayılmasında hareketin paydaşı ve yürütücüsü olan sakin şehir yöneticileri büyük önem arz etmektedir. Buradan yola çıkarak çalışma, sakin şehir yöneticilerinin; profillerini ve sakin şehirlerin amaçlarına, kriterlerine, katılım sürecine ve sürdürülebilirlik açısından destinasyona ve sakin şehirlere yönelik değerlendirmelerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında alanyazın taraması ve uzman görüşleri alınarak soru formu geliştirilmiştir. Çalışma evrenini sakin şehir yöneticileri oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan soru formu evrenin tamamına (167 yönetici) ulaştırılmış, 70 yöneticiden geri dönüş alınmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda sakin şehir yöneticilerinin profilleri tespit edilmiş, sakin şehirlerin amaçları önem derecesine göre, kriterleri ise zorluk derecesine göre yöneticiler tarafından sınıflandırılmış, sakin şehir hareketine katılım süreci, sakin şehirlerin sürdürülebilirliğe ve destinasyonun sürdürülebilirliğine olan katkısı yöneticiler tarafından değerlendirilmiştir. Çalışma, alanyazına katkı sağlamanın yanında sakin şehir olmaya aday yöneticilere de öneriler getirmeyi amaçlamıştır. Anahtar Kelimeler: Yavaş Hareketi, Sakin Şehirler, Sürdürülebilirlik, Sakin Şehir Yöneticileri.
Destinasyonlara yönelik tüketici temelli marka denkliği algılarının ölçümü: Eskişehir örneği
Bu araştırmanın amacı, Eskişehir'e gelen yerli ziyaretçilerin marka denkliğine ilişkin algılarının demografik ve davranışsal özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamında, 2014 yılının Eylül ayında Eskişehir'i ziyaret eden 397 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada, Eskişehir'in tüketici temelli marka denkliği algısının ölçümü, Aaker (1991) ve Keller'ın (1993) geliştirmiş oldukları marka denkliği boyutları temel alınarak; marka farkındalığı, algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati boyutlarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan faktörler; alanyazından yararlanılarak ''farkındalık'', ''sadakat'', ''algılanan kalite'', ''çekiciliklere dair imaj'', ''etkinlik ve destek hizmetleri'', ''temel yeterlilikler'' ve ''benzersiz çekicilikler imajı'' faktörü olarak isimlendirilmiş ve farklılık analizleri bu faktörler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının cinsiyete, Eskişehir'i ziyaret etme sıklığına, yaş grubuna ve gelir düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Eskişehir'e yönelik hangi pazarlama stratejilerinin uygulanabileceği konusunda öneriler sunulmaktadır.
Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık
Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi
Turizm sektöründeki sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranışı, iş ve yaşam tatmini: Tatuta projesi Narköy örneği
Toplumun giderek artan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma talepleri sivil toplum gereksinimlerinin yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Bu sebeple sosyal fayda yaratmayı temel amaç haline getiren sosyal girişimcilik gittikçe önem kazanmakta ve daha gözde bir yapıya bürünmektedir. Bununla birlikte turizm sektörü emek-yoğun bir sektördür ve turizm işgörenlerinin yaşamlarının önemli bir bölümü iş yerinde geçmektedir. Çalışma saatlerinin artması ve çalışma koşullarının zorlaşmasıyla birlikte turizm çalışanlarının iş tatminleri, buna bağlı olarak da yaşam tatminleri düşmektedir. Sosyal girişimler, sosyal fayda yaratmayı kendilerine temel hedef edinmekle beraber, kar elde etmeyi ikinci planda düşünmektedirler. Turizm sektöründe ise sosyal girişimlere oldukça az rastlanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın esas amacını turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranış öncüllerini, iş tatminlerini ve yaşam tatminlerini belirlemek oluşturmaktadır. Bu doğrultuda turizm alanında faaliyet gösteren bir sosyal girişim örnek olarak seçilmiş ve beş kişiyle yüz yüze, derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmaya katılan turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının, sosyal girişimcilik davranış öncüllerinin büyük bir çoğunluğunu sergilediği, bununla birlikte işlerinden ve yaşamlarından tatmin oldukları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Turizm, Sosyal Girişimcilik, İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Betimsel Analiz
Otel işletmelerinde mentorluk uygulamaları üzerine bir araştırma
Bu çalışma, son yıllarda ülkemizde de sıkça tartışılmaya başlanan yönetimbiçimlerinden biri olan mentorluk sistemleri hakkında bilgi vermek ve etkili bir mentorluksisteminin oluşturulmasının turizm işletmelerinde çalışan yönetici ve işgörenler üzerinde kiperformans, motivasyon ve verimliliğin artırılması, işgören devir hızının azaltılması ayrıcaişletmelerin en önemli sıkıntılarından biri olan geleceğin yönetici ve işgören kadrolarınınoluşturulmasında kendi öz kaynaklarını kullanmada mentorluk sisteminden nasılyararlanabileceğini saptamak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada mentorluk sisteminin otel işletmelerinde çalışan işgören ve yöneticiadayları tarafından nasıl yorumlandığı, bu sistemden beklentilerinin neler olduğu, mentorluksistemini nasıl algıladıklarını ve bu algılama düzeyinin kişisel, mesleki ve kariyer gelişimiyleolan ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın temel problemi, turizmsektöründe ki işgören devir hızını mentorluk uygulamalarıyla azaltılıp azaltılamayacağınısaptamak, bu sistemi turizm sektöründeki işletmelerde kurumsallaştırmaktır.Bu araştırmanın örneklemini, Antalya İl'inde ki 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin tümdepartmanlarındaki işgörenler oluşturmaktadır. Araştırma bölgesinin Antalya ilininseçilmesinin nedeni, Antalya'nın Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olması veyoğun olarak 3, 4 ve 5 yıldızlı otellerin bu bölgede toplanmasıdır. Bu bölgede gerçekleştirilenaraştırmada anket tekniği uygulanmıştır.Elde edilen bulgulara göre mentorluk sisteminin uygulanması durumunda otelişletmelerinde çalışan işgörenlerin, yönetici adaylarının mesleki, kişisel ve kariyer gelişimineolumlu yönde katkısı olacağı, ayrıca işgören devir hızını azaltacağı saptanmıştır. Ancak busistemin önündeki en büyük engel mentorluk uygulamalarının otel işletmelerindekurumsallaştırılamamış olmasıdır.Anahtar Kelimeler: Mentorluk, Koçluk, Turizm, Otel İşletmeleri
Vizyoner liderliğin örgütsel çevikliğe etkisi: Konaklama işletmesi örneği
Turizm sektöründe modern liderlik yaklaşımlarından biri olan vizyoner liderliğin, sektörde karşı karşıya kalınan zorluklara yenilikçi çözüm önerileri getirebileceği ve bu sayede, rekabet avantajı elde ederek sürdürülebilir büyümeyi sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, çalışanların yöneticilerini ne düzeyde vizyoner lider olarak değerlendirdiklerinin ve bu doğrultuda vizyoner liderliğin örgütsel çevikliği nasıl etkilediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bununla birlikte, vizyoner liderliğin örgütsel çevikliğin alt boyutları üzerindeki etkisinin de ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda bu çalışmada öncelikle vizyoner liderlik ve örgütsel çeviklik kavramlarına ilişkin ayrıntılı literatür yer almakta, ardından araştırmanın yöntemine dair bilgiler verilmekte, daha sonra ise araştırma bulguları çerçevesinde elde edilen sonuçlar sunulmaktadır. Araştırma evrenini Antalya/Side'de faaliyet gösteren "Kamelya Collection Exclusive Hotels" işletmesinde aktif olarak görev yapan toplam 978 çalışan oluşturmakta, örneklemini ise bu evren içerisinden yüz yüze anket yöntemiyle ulaşılan 414 çalışan oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre, vizyoner liderliğin örgütsel çevikliğe istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönde etki ettiği, aynı zamanda vizyoner liderliğin örgütsel çeviklik alt boyutlarına da istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönde etki ettiği belirlenmiştir.
Örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi: Kuşadası örneği
Bu çalışmada örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi turizm sektöründe yer alan otel işletmeleri bağlamında incelenmek istenmiştir. Araştırmanın evreni Kuşadası'nda yer alan 4 ve 5 yıldızlı oteller olarak belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi yaklaşımı kullanılmıştır. Demografik değişkenler, örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik olmak üzere 3 bölümden oluşan bir anket formu oluşturulmuştur. Anket formu otel çalışanlarına elektronik ortamda ve elden dağıtılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra elde edilen bulgulara ilişkin gerekli istatistiksel analizler uygulanmıştır. Demografik verilere ilişkin frekans analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler hali hazırda bilimsel araştırmalarda kullanılan ölçekler olup geçerlilik testi uygulanmamıştır. Uzman görüşü eşliğinde ölçeklerin çalışma için kullanımında bir engel olmadığı görülmüştür. Ölçeklerde yer alan ifadelerin güvenirliliğini ölçmek için Cronbach Alpha testi uygulanmış ve her iki ölçeğin de eşik değerden yüksek değere sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmanın amacına ilişkin olarak örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisinin yönünü belirlemek için korelasyon testi yapılmıştır.
Türkiye'de turizm fakültesi Turizm İşletmeciliği bölümü programının değerlendirilmesi
2023 Türkiye Turizm Stratejisi raporu eylem planında eğitim ile ilgili olarak "Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü" öğretim programlarının güncellenmesi vurgusu öne çıkmaktadır. Fakat konuyla ilgili doğrudan alakalı bir tez çalışması bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada araştırmacı tarafından ilk kez ortaya konulup denenerek literatüre kazandırılan yeni bir eklektik program değerlendirme modeli ile Turizm İşletmeciliği Lisans Programları ve Konaklama İşletmeciliği Lisans Programları bütüncül olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya ihtiyaç analizi ile başlanmıştır. Manavgat bölgesinde bulunan 9 farklı 5 yıldızlı otelin insan kaynakları müdürleri ile görüşmeler yapılmıştır. Bu sayede tezde geliştirilip kullanılacak olan değerlendirme modeli ve ölçme araçlarına kaynaklık edecek verilere ulaşılmıştır. Geliştirilen program değerlendirme modeli nicel ve nitel yöntemleri barındıran karma bir yöntemdir. Nicel kısmındaki ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Turizm İşletmeciliği Bölümü Lisans Öğrencilerinin Mesleki Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. 4 boyut 26 maddeden oluşan ölçeğe ait Cronbach-α güvenirlik katsayısı 0.94 olarak hesaplanmıştır. Nicel kısmın örneklemini ölçüt örneklem ile belirlenen Antalya Akdeniz, Alanya Alaaddin Keykubat, Muğla Sıtkı Koçman, Aydın Adnan Menderes ve Ankara Hacı Bayram Üniversiteleri Turizm Fakülteleri Turizm İşletmeciliği ve Konaklama İşletmeciliği bölümlerinde okuyan 321 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplanan veriler SPSS 23, JASP 0.11.1 tam sürüm ve AMOS 22 demo sürüm paket programlarıyla analiz edilmiştir. Bu bağlamda sırasıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, yüzde, frekans, çoklu uyum analizi, bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ile çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel kısımda ise öğretim elemanları görüşme formları, öğrenci görüşme formları ile doküman analizi kapsamında fotoğraflar analiz edilmiştir. Nitel kısmın çalışma grubunu ise yukarıda adı geçen üniversitelerin ilgili fakültelerinde görevli öğretim elemanları ile öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel analizlerde NVivo 10 ile MAXQDA 2020 demo paket programları kullanılmıştır. Veriler sözcük sıklığı analizine ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak ihtiyaç analizinde staj eksikliği ile programın sektörden kopukluğu öne çıkmaktadır. Sektör akademi ile iş birliği beklemektedir. Sektörün akademiden beklentisi ise yabancı dil bilen kalifiye elemandır. Nicel bulgularda otellerin ön büro ve servis bar departmanlarında çalışan öğrencilerin üniversite eğitimlerinde aldıkları İngilizce eğitimlerinin yüzde ağırlıkları arttıkça öğrencilerin öz yeterlik inancının arttığı da saptanmıştır. Hatta %100 İngilizce eğitime sahip olan bölümlerde okuyan öğrencilerin ön büro departmanına ilişkin özyeterlik inançlarının en yüksek olması da bunu doğrulayan diğer bir bulgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine benzer şekilde servis bar departmanına yönelik özyeterlik inançları ve aldıkları İngilizce eğitim seviyeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Fakat kat hizmetleri departmanında bu değişkenler ve özyeterlik arasında ilişki saptanmamıştır. Farklı olarak eğitimdeki İngilizce ağırlık oranı ile bu departmana dair özyeterlik arasında ters orantı bulunmaktadır. Yiyecek içecek departmanında ise öğrencilerin cinsiyet, sektörel deneyim ve İngilizce eğitimlerinin bu departmana yönelik bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle fakültelerin 4 yıllık eğitimlerinin ilk 2 yılının ön lisans programı şeklinde ortak derslerden oluşturulması önerilmektedir. Öğrencilerin ihtiyaç analizi kapsamında tespit edilen ve mezun olarak istihdam edildikleri otellerin bu departmanlarına yönelik derslerin öğretim programında 3. ve 4. sınıflarda verilerek branşlaşmanın faydalı olacağı düşünülmektedir. Ön büro ve servis bar departmanlarında çalışacak öğrencilere staj, İngilizce ağırlıklı eğitim ise öğretim programının 3 ve 4. sınıflarda verilebilir. Öğrenciler bu bölümlere kabul edilirken TM puanı yanında dil puanı istenebilir. Mevcut çalışmada turizm lisesi mezunu olmanın bazı departmanlar için anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir. Bu departmanlara yönelik uzmanlaşma gerektiren bölümler için turizm lisesi mezuniyeti şartı aranabilir. Diğer iki departmana yönelik ise daha çok iş başında eğitim ve daha az teorik ders konunabilir. Nitel kısımda yapılan SWOT analizi bulgularına ve öğretim elemanlarının görüşlerine göre; programın güçlü yönü "İş İmkanlarının Fazlalığı", zayıf yönü "Sektör İhtiyaçlarına Cevap Verememesi", "İstihdama yönelik olması" fırsat, "Gelecekteki Potansiyel İstihdam Daralması" ise tehdit olarak öne çıkmaktadır. Öğrenci tarafında ise SWOT analizi neticesinde "öğrenci değişim programları" programın güçlü yönü, "uygulamalı dersler" zayıf yönü, "iyi iş imkanları" fırsat, (bu noktada öğretim elemanları ile de örtüşmektedir) fakülte sayısının artışı ise tehdit olarak görülmektedir. Bu nedenle YÖK'ün buna bir kapasite sınırı getirmesi, sadece turizm şehirlerinde bu fakültelerin açılması, halihazırda az öğrenci alan fakültelerin ise kapatılması önerilebilir. Programda teorik derslerin fazlalığı ve uygulamalı derslerin azlığı hem ihtiyaç analizinde hem de nitel bulgularda öğretim elemanları ve öğrenciler tarafından çokça dile getirilmiştir.
Liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasındaki ilişki: İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Liderlik ve strateji işletmeler için önemi her geçen gün artan iki önemli kavramdır. Otel işletmelerinin emek yoğun bir yapıya sahip olması, çevresel değişmelere karşı esnek olması, müşteri isteklerinin sürekli değişmesi gibi sebeplerle ile liderlik ve stratejinin önemi artmaktadır. Değişimin sürekli olduğu ve rekabetin arttığı turizm sektöründe otel işletmelerinin geleceklerini yönetebilmeleri için işletmelerin sahip olduğu yöneticilerin liderlik vasıflarına sahip olmaları ve ayrıca stratejik düşünmeleri gerekir. Bu araştırmanın amacı otel işletmelerinde liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasındaki ilişkiyi orta koymaktır. Araştırmanın içeriği dikkate alınarak nicel araştırma yapılması uygun görülmüştür. Verilerin elde edilmesinde anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma İstanbul'daki Turizm İşletme Belgeli 4-5 yıldızlı otel işletmelerini kapsamaktadır (Evren Sayısı: 109). Araştırmada örneklem seçimine gidilmiş ve kolayda örneklem yöntemi seçilerek 87 otel işletmesinden veri alınmıştır. Araştırma sonuçlarında İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde genel olarak dönüşümcü liderlik, babacan liderlik, otokratik liderlik ve karizmatik liderlik tarzlarına sahip yöneticilerin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu liderlik tarzlarına sahip liderlerin yenilikçilik ve değişime yönelik, temel iş stratejilerine yönelik, çatışmaya müdahale etmeye yönelik, risk almaya yönelik stratejik karar aldıkları gürülmektedir. Liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasında anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır.
Turizm lisans eğitimi alan öğrencilerin girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi: Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu örneği
Girişimcilik, özellikle son 20 yıldır üzerinde ağırlıkla durulan, ekonomik gelişmenin ve toplumsal refahın itici gücü olarak dikkat çekilen bir konudur. Kişilerin girişimci faaliyetlere yönelimini etkileyen birçok unsur vardır. Kişilerin yaşadıkları çevre, aile ortamı, kültür, inanç, rol modelleri, eğitim ve iş deneyimi bunlardan birkaçıdır. Özellikle eğitim kişileri girişimciliğe yönlendirme noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Girişimciliğin gerektirdiği niteliklere sahip ve işini başarma noktasında önüne çıkan fırsatları görebilen önüne çıkan riskleri yönetebilen kişilerin ortaya koydukları girişimci faaliyetler toplumsal refahın ve ekonomik gelişmenin sağlanmasında önemli bir unsur olacaktır. Bundan dolayı artık dünyanın her yerinde girişimcilik faaliyetleri desteklenmekte ve üniversitelerde de girişimcilik dersleri verilmektedir.Bu çalışmanın temel amacı, literatürde sıkça vurgu yapılan girişimci kişilik özelliklerinin (başarma ihtiyacı duyma, kendine güven, yenilikçi olma, kontrol odağı, risk alma, belirsizlik toleransı) girişimcilik eğilimine etki edip etmediğini ve bu etkinin derecesini belirlemeye çalışmaktır. Bu amaç ile girişimcilik eğiliminin şekillenmesinde kişiliğin(girişimci) etkisini ortaya çıkarmak ve kişileri girişimciliğe yönlendirmenin önemine vurgu yapılmak istenmiştir. Araştırmada evrenin ulaşılabilirliği göz önüne alınarak tam sayım yöntemi kullanılmıştır. Veriler nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 18 programı aracılığı ile analiz edilerek araştırma sorularına cevap aranmıştır. Araştırmanın sonucunda girişimci kişilik özelliklerinden kendine güven faktörü hariç diğer girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, girişimci kişilik özellikleri ile girişimcilik eğilimi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu da saptanmıştır. Buradan da anlaşılıyor ki, girişimciliği etkileyen diğer unsurlar (aile, çevre, inanç, kültür vs) içerisinde girişimci kişilik özellikleri girişimcilik eğilimi açısından önemli bir paya sahiptir.Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kişilik, Girişimci Kişilik Özellikleri, Girişimcilik Eğilimi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Otel işletmelerinde davranışsal strateji: Kriz dönemlerine yönelik bir araştırma
İşletmeler, beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan, performanslarını ve amaçlarını tehdit eden çeşitli krizlerle karşılaşabilmektedir. Bu nedenle krizlerin yol açacağı olumsuz unsurlara engel olmak veya oluşabilecek zararların etkilerini azaltabilmek amacıyla belirli stratejiler oluşturmaktadırlar. Krize yönelik stratejiler noktasında devreye giren kavramlardan biri de, literatüre henüz girmiş olan davranışsal strateji kavramıdır. Davranışsal strateji kavramı, işletmelerin sürdürülebilirlik ve kar açısından ihtiyaç duyduğu kararları almalarını sağlayacak bir süreç ve yöntemleri içeren bir mekanizma olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, otel işletmesi yöneticilerinin yaşanmış ya da yaşanması muhtemel krizler karşısında davranışsal stratejileri kullanma düzeylerini belirlemektir. Otel işletmelerinde krizlere yönelik uygulanan davranışsal stratejiler; Greve' in (2013), Microfoundatıons of Management: Behavioral Strategies and Levels of Rationality in Organizational Action çalışmasında yer alan davranışsal stratejilerin dört boyutu altında incelenmiştir. Bu kapsamda araştırmanın evreni, Ankara ili olarak belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler otel işletmesi yöneticileriyle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler, nitel veri analizi yöntemlerinden biri olan betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda otel işletmelerinde, krizlere karşı müdahalelerde, davranışsal stratejilerin aynı anda bir veya birkaçı ya da tamamı kullanılarak kararların alındığı ve krizlere karşı davranışsal stratejilerin uygulandığı görülmüştür. Ayrıca otel işletmelerinde uygulanan davranışsal stratejilerin krizleri aşma noktasında önemli bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Kriz, Davranış, Davranışsal Strateji
Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu çalışanlar üzerine bir araştırma
Bir ülkede turizmin gelişmesi seyahat sektöründe sunulan hizmetin kalitesi ile doğru orantılıdır. Turistlerin evinden ayrılıp geri dönünceye kadar geçen sürede yanlarında bulunan acente personelinin sunacakları hizmetin turistlerin aynı ülkeye tekrar gelip gelmeyecekleri konusundaki kararlarında etkisi yadsınamaz. Ancak çalışanların turisti memnun edebilmesi için öncelikle kendilerinin işlerinden memnun olmaları bunun için ise sorunlarının çözümlenmiş olması gerekmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu personel profilini ortaya çıkarmanın yanında sorunlarını, beklentilerini ve düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada anket tekniği kullanılmış ve veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre; Türkiye'ye çalışmak üzere gelen yabancılar arasında ilk sırayı % 35,2'lik bir oranla Rus vatandaşlarının ikinci sırayı ise Türk Cumhuriyetlerinden gelenlerin aldığı, Türkiye'yi tercih edenlerin % 40,3'ünün 26-30 yaş grubu arasında oldukları, % 75,2'inin lisans ve lisansüstü eğitim aldıkları katılımcıların % 80'nin turizm konusunda eğitimli oldukları, % 60'dan fazlasının en az 3 yıllık rehberlik tecrübelerinin olduğu, % 73,6'sının kendi ülkelerinde herhangi bir işlerinin olmadığı, % 60'ının Türkiye'ye 3 defadan fazla geldikleri, % 96'sının aylık 300 dolardan fazla kazandıkları, % 49,1'nin Türkiye'deki işlerini İnsan Kaynakları şirketleri aracılığıyla buldukları, % 98,4'ünün Türkçe bildikleri, % 35,7'sinin ise Türkçe ve anadilleri dışında ikinci bir dil olarak İngilizce konuşabildikleri, meslek seçiminde ve çalışmak için Türkiye'yi tercih etmelerinde etkili olan unsurlar arasında ilk sırada 'ailem' ikinci sırada 'yakın arkadaşlarım' seçeneklerinin yeraldığı, katılımcıların % 39'nun 'çalışma izni' olduğu, % 31,8'inin acenta ile sorun yaşadıkları, yaşanılan en önemli sorunun 'iş yoğunluğu' ve 'sosyal hakların gözetilmemesi' olduğu, en olumlu değerlendirmeler arasında iyi para kazandıklarına inandıkları, % 99'unun Türkiye'de bulunuyor olmaktan memnun oldukları, % 84,5'nin Türkiye'ye çalışmak için tekrar gelmeyi düşündükleri, Rus ve Kazak asıllı personelin eğitim düzeyi olarak diğerlerinden yüksek olduğu ve Türkiye'de bulunmaktan en fazla Kazakların memnun olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Seyahat Sektörü, Tur Acentesi, Sektör Çalışanları, Yabancı Uyruklu Personel
İçsel pazarlama faaliyetlerinin işgören tatminine etkisi: Otel işletmelerine yönelik bir uygulama
Turizm sektörü işgörenlerin de ürünün bir parçası olduğu eşsiz sektörlerden biridir. Bu sektörde işgörenlerin tatmin edilmesinin bir yolu da içsel pazarlama faaliyetlerini uygulamaktır. Modern pazarlama anlayışının temel parçalarından biri olan içsel pazarlama, işletmelerin kendilerini çalışanlarına nasıl pazarladıklarıyla ilgilenir. İşgören tatmini ise işgörenlerin işlerinden duydukları memnuniyet olarak tanımlanabilir. Başarılı içsel pazarlama faaliyetleri işgören tatmininde önemli bir etkendir. Hizmeti sunan personel hizmetin pazarlamasında önemli bir role sahiptir. Dış müşterilerin tatmini kadar iç müşterilerin yani işgörenlerin tatmini de önemlidir. İnsan gücüne en fazla ihtiyaç duyulan sektörlerden biri olan turizm sektöründe, içsel pazarlama faaliyetlerin önemi daha da belirginleşmektedir. Konaklama işletmelerinde başarılı bir şekilde yürütülecek olan içsel pazarlama faaliyetleri ile işgören tatmini ve dolayısıyla dış müşteri tatmini sağlanabilecektir. Bu araştırmada ana amaç, otel işletmelerinde içsel pazarlama faaliyetlerinin ne derece yürütüldüğünü belirlemek ve bunun işgören tatminini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada ayrıca içsel pazarlama, iç müşteri ve işgören tatmini kavramlarına yönelik literatür taraması yapılarak çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında Antalya il sınırları içerisinde 5 yıldızlı otellerde 405 kişiye anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü içsel pazarlama faaliyetlerini ölçmeye yönelik ifadelerden oluşmaktadır. İkinci bölümde ise Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi ile işgören tatminini ölçmeye yönelik ifadeler kullanılmıştır. Son bölümde elde edilen bulgulara göre içsel pazarlama faaliyetleri Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki beş basamağı da olumlu etkilediği görülmüştür. Bu nedenle otel işletmeleri içsel pazarlama faaliyetlerini uygulayarak işgörenlerinin tatmin olmasını sağlayabilirler. Anahtar Kelimeler: İçsel Pazarlama, İşgören Tatmini, Konaklama İşletmeleri
Etkili karar vermede hayal gücü ve sezginin rolü: Otel yöneticilerine yönelik bir araştırma
Karar vermek, tarih boyunca sonuçlara ulaşmada titizlikle yaklaşılan bir konu olup yönetim faaliyetlerinin kalbinde yer almaktadır. Bunun için, karar verici kişilerin ileriyi görmek adına sezgilerini ve hayal güçlerini karar alırken kullanmaları kararın kalitesi ve devamlılığı açısından önem arz eden fonksiyonlardır. Bundan dolayı bu tez çalışmasının amacı otel işletmelerindeki orta ve üst düzey yöneticilerin karar verirken hayal gücü ve sezgi güçlerinin etkilerini bulmak ve incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma teorik ve uygulama olarak iki bölüme ayrılmış olup, teorik bölümde tezin değişkenleri ele alınarak literatür kısmı yazılmıştır. Uygulama kısmında ise önceden hazırlanan görüşme formu ile Balıkesir ilindeki on dokuz adet 4 ve 5 yıldızlı otel yöneticilerine yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak sorular yöneltilmiş ve veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler nitel veriler olup bu verilerin analizi için bulgular kısmında temalandırılmış betimsel analiz ve içerik analizi uygulanarak sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sonuçlar dahilinde otel yöneticilerinin karar vermede sezgileri hayal gücüne oranla daha çok kullanıldığı tespit edilmiş ve çeşitli öneriler sunulmuştur.