Tourism businesses

178 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Performans değerlendirme sistemi etkinliğinin incelenmesi: Bir turizm işletmesi örneği

Performans değerlendirme sistemi, örgütlerin stratejik hedeflerine ulaşma sürecinde önemli bir yönetim aracıdır. Çalışanların yetkinliklerinin değerlendirilmesi, gelişim alanlarının belirlenmesi ve motivasyonlarının artırılması açısından örgütlere katkı sağlamaktadır. Bu sistemlerin hizmet sektöründe adil ve doğru biçimde uygulanması, örgüt verimliliği ile hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir. Turizm sektöründe ise otel işletmeleri açısından bu durum daha özenli bir yaklaşım gerektirir. Nitekim bu sektörde insan kaynağına dayalı hizmet üretilmekte ve müşterilerle doğrudan etkileşim kurulmaktadır. Dolayısıyla çalışan performansı, müşterilere sunulan hizmet kalitesiyle birlikte örgütün vizyonunu da etkilemesi açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, bir otel işletmesinde uygulanan performans değerlendirme sistemi etkinliğinin demografik değişkenler bağlamında incelenmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel tarama desenine göre gerçekleştirilmiştir. Veriler, bir otel işletmesinde performans değerlendirme sistemine en az bir kere dahil olmuş 358 çalışandan elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre çalışmada kullanılan ölçeklerde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bu sonuç, işletmede performans değerlendirmenin eşitlik ilkesine uygun yürütüldüğünü göstermesi açısından önemlidir. Bununla birlikte değerleyiciye yönelik memnuniyetin yaş, pozisyon ve çalışma süresine göre farklılık göstermesi güvene dayalı ilişkilerin ve sürece katılımın önemini ortaya koymaktadır. Bu farklılıkların giderilmesi için değerleyici-çalışan ilişkilerini güçlendirecek iletişim ve geri bildirim uygulamalarına önem verilmelidir. Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, çalışanların pozisyonu yükseldikçe etkili uygulama ve prosedürel adalet algılarında farklılaşma gözlemlenmesidir. Bu durumun, üst düzey çalışanların artan beklentileri ve şeffaflık ihtiyacından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu algının iyileştirilmesi için pozisyona özgü kriterler geliştirilmesi, çalışan katılımının artırılması ve sistemin şeffaflaştırılması önerilmektedir. İlk bakışta olumsuz gibi görünse de bu bulgu üst düzey çalışanların sürece titizlikle yaklaştığını ve işletmenin mevcut durumunu analitik bir yaklaşımla değerlendirdiğini göstermektedir.

Beş yıldızlı otellerOtel işletmeciliğiTurizm işletmeleri+4
İrem Süreyya
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlik ve koçluk yaklaşımının yöneticiler üzerindeki etkisi: Otel işletmelerinde bir araştırma

Günümüzde küreselleşme ve teknolojik değişmeler nedeniyle yaşanan hızlı değişim ve yenileşme süreci, kurumları rekabet ortamında üstün kılacak arayışlara yöneltmektedir. Bu yönelim liderlik ve koçluk yaklaşımının önemini her geçen gün artırmaktadır.Bu çalışmada liderlik ve koçluk yaklaşımlarının yöneticiler üzerindeki etkisi konusu ele alınmıştır. Bu kapsamda yöneticilerin yaş, cinsiyet, mezun oldukları okul, toplam yöneticilik deneyimleri ve iş yerindeki unvanlara göre liderlik ve koçluk boyutlarının farklılık gösterip göstermedikleri irdelenmiştir.Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde liderlik kavramı ve liderlikle ilgili yaklaşımlar, ikinci bölümde koçluk yaklaşımı incelenirken, üçüncü kısımda turizm ve konaklama kavramlarına yer verilmiştir. Araştırmanın son kısmında, yöneticilerden anket yoluyla elde edilen verilerin analiz edildiği kısım olan, araştırmanın amacı ve bulguları bulunmaktadır. Bu çalışma İstanbul'da bulunan beş yıldızlı otellerin orta ve üst düzey yöneticileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, otel yöneticilerinin cinsiyetleri ve koçluk yaklaşımı arasında ilişki tespit edilmiştir. Yalnız, cinsiyet ile liderlik yaklaşımları arasında ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca otel yöneticilerinin yaşlarına göre koçluk ve liderlik yaklaşımları arasındaki ilişki değişebilmektedir. Otel yöneticilerinin diğer demografik özellikleri ile koçluk ve liderlik yaklaşımları arasında olumlu bir etkileşim tespit edilmiştir. Araştırmanın son kısmında otel işletmeleri için uygulanabilir bir koçluk modeli oluşturulmuştur.

Konaklama işletmeleriKoçlukLiderler+5
Erkan Kara
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlık üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Seyahat acentalarında bir uygulama

Hızla değişen dünya düzeninde örgütler, varlıklarını sürdürebilmek için çevrelerinde meydana gelen her konudaki değişimi dikkatle izlemek ve uyum sağlamak durumundadırlar. Örgütlerin değişen koşullara uyum sağlamaları çok kolay olmamakta, değişime karşı bir takım direnişler oluşmaktadır. Adalet özellikle belirsiz durumlarda (değişimin yarattığı belirsizlik gibi) pozitif tutum ve davranışların geliştirilmesinde oldukça önemlidir. Değişim sürecinde çalışanların belirsiz durumdan olumsuz yönden etkilenmeyeceklerine ve dışlanmayacaklarına olan inançları değişime yatkınlıklarını olumlu yönde etkileyecektir. Belirsizlik durumunda örgütsel adalet algısının gücü ve dışlanmanın tam tersi olan örgütle özdeşleşme önem kazanmaktadır. Bu bağlamda geliştirilen çalışmada, örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlık üzerindeki etkisi ve örgütsel özdeşleşmenin bu etkideki aracı rolü incelenmiştir. İstanbul'daki A grubu seyahat acentalarında çalışan 381 kişi ile gerçekleştirilen anket çalışması ile elde edilen veriler kurulan hipotezler çerçevesinde test edilmiştir. Modelde yer alan değişkenlerin ve aracı değişken etkisinin test edilebilmesi için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlığa pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel özdeşleşmenin örgütsel adalet ile örgütsel değişme yatkınlık ilişkisinde kısmı aracı bir rol üstlendiği görülmüştür. İşletmede çalışılan süre, sektörde çalışılan süre ve çalışılan bölüm ile modeldeki değişkenler arasındaki ilişkiler ise araştırmanın diğer sonuçları olmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Örgütsel Özdeşleşme, Örgütsel Değişime Yatkınlık, Örgütsel Değişime Direnç, Seyahat Acentası.

AdaletSeyahat acenteleriTurizm işletmeleri+3
Aslı Mert Karagöz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde gastronomiye yönelik faaliyetler ve yeni trendler: İstanbul Hilton Otelleri örneği

İnsanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için zorunlu bir ihtiyaç olan yiyecek-içecek gereksinimleri, teknolojiye bağlı olarak gelişen ve değişen dünyada değişikliğe uğramıştır. Yeme-içme kavramı bir zorunluluk olmaktan çıkıp bir zevk haline dönüşmüştür. Sağlıklı, iyi, hoş, lezzetli, yeni ve trend olan yiyecek ve içecekleri içine alan gastronomi kavramı yemek kültürüne kazandırılmıştır. Turizm sektörünün ayrılmaz bir parçası olan gastronomi ile birlikte ortaya birçok yeni trend çıkmıştır. Gastronomi, yemek kültürüyle birlikte aynı zamanda bilim ve sanatın birçok dalını içine alarak, ortaya çıkan yeni trendlerle bunu dünyaya göstermektedir. Turizm endüstrisi ve otel işletmeleri gelişen bu trendlere uyum sağlamakta, misafirlerin memnuniyeti ve beklentilerini karşılamaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmanın amacı, değişen ve gelişen otel ve turizm endüstrisinde meydana gelen değişiklikleri belirlemek, bu değişikliklerden ortaya çıkan sonuçları irdelemek ve bu bağlamda dünyada giderek önem kazanan yiyecek-içecek sektörüne yönelik otel işletmelerindeki gelişmeleri analiz etmektir. Hilton Otel işletmelerinde uygulanan gastronomi trendlerini belirlemeye yönelik yapılan bu çalışmanın, uygulama bölümü için İstanbul'da yer alan dört adet Hilton Oteli belirlenmiştir. Harbiye'de bulunan Hilton İstanbul Bosphorus, Beşiktaş'ta bulunan Conrad İstanbul Bosphorus, Bomonti/Şişli' de bulunan Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center ve Moda/Kadıköy'de bulunan DoubleTree by Hilton Moda otelleri uygulama yapılacak oteller olarak seçilmiş ve bu otellerde misafirlere sunulmakta olan gastronomi trendleri araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastronomi Trendleri, Hilton Otel Örneği

GastronomiHilton oteliMutfak+6
Hatice Kübra Güncü
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY): Turizm şirketlerinde CRM ile müşteri sadakatinin eşleştirilmesi, iyileştirilmesi

Bu tez çalışması, Club Jolly Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Microsoft Dynamics CRM projesi incelenerek "Turizm şirketlerinde müşteri sadakatinin eşleştirmesi, iyileştirmesi" sürecini kapsayacak ve ölçümlenmesi noktasında yol gösterici unsurları ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Müşteri sadakatinin sağlanması ve ölçümlenerek yönetilebilmesi turizm şirketleri için üst safhalarda önem arz etmekte, doğru bir potansiyel pazarlama olanağı yaratması beklenmektedir. Bu süreçlerde unutulmamalıdır ki her müşterinin şirketler için değeri ve beklentileri de farklılık göstermektedir. Turizm şirketlerinde CRM ile müşteri sadakatinin eşleştirilebilmesi ve iyileştirilebilmesi adına atılan adımlar şirketlere katma değer sağlamakta ve kârsız müşterilerden ziyade artık sadık müşterinin yoluna giderek onların etkileşimlerine emek verilmesi gerektiği savunulmaktadır. Araştırmanın konusunda, müşteri türleri ve kategorilendirme / segmentasyon sayesinde ölçümleme ve şirketin veri yığınında sıkışıp kalan verilerden pasif durumunda olan müşterileri nasıl aktif ve potansiyel müşteri olabileceği konusunda çalışmalar için örneklemelerde bulunacağız.

Müşteri ilişkileriMüşteri ilişkileri yönetimiMüşteri sadakati+2
Sedat Demirdoğan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

BİST turizm şirketlerinin veri zarflama analizi ile finansal performanslarının incelenmesi üzerine bir araştırma

Yapılan bu tez çalışmasının amacı, 2015-2019 arası çalışma döneminde Borsa İstanbul Turizm Endeksi'nde işlem gören 9 adet şirketin finansal performansının Veri Zarflama Analizi ile incelenmesi ve şirket performanslarının birbiriyle karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda şirketlere ait veriler Kamu Aydınlatma Platformu'ndan alınan bilanço ve gelir tablolarından derlenerek 3 model altında analize tabi tutulmuştur. Analize 9 turizm şirketi Karar Verme Birimi olarak dahil edilerek Veri Zarflama Analizi ile finansal etkinlik ölçümü yapılmıştır. Uygulama sırasında yapılan bütün analizler girdi yönelimli CCR ve BCC modelleri ile, EMS 1.3 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen süper etkinlik analizi ile etkin olan şirketlerin kendi içlerindeki performans sıralamaları belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, şirketlerin etkinliklerini ölçüp kendilerini diğer şirketlerle kıyaslama olanağı sunulmuştur. Ayrıca etkin olmayan şirketlerin etkin olabilmeleri için hangi şirketleri referans almaları gerektiği ve girdi ve çıktılarını ne oranda değiştirmeleri gerektiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde bazı önerilerde bulunulmuştur. Elde edilen sonuçların, şirket yatırımcılarına, kreditörlerine ve konuyla ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Borsa İstanbulFinansal performansTurizm işletmeleri+2
Fulin Başak Öztürk
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm üzerine algılarının incelenmesi: İzmir-Karaburun, Mordoğan örneği

Bu çalışmada, yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm üzerine algılarının İzmir-Karaburun, Mordoğan örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın ana materyalini, Mordoğan beldesinde yaşayan yerel halk ve çiftçilerle yapılan anket çalışmasından elde edilen veriler ile araştırma bölgesinde faaliyet gösteren kırsal turizm paydaşları ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler oluşturmuştur. Çalışmada oransal örnekleme yöntemi ile hesaplanan 103 yerel halk ile Tarım ve Orman Bakanlığı bilgi sistemine kayıtlı araştırma bölgesindeki tüm çiftçiler ile (65 çiftçi) anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca yörenin kırsal turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunmak amacıyla 10 kırsal turizm paydaşı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmada yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm algılarının belirlenmesi için faktör analizi uygulanmış; yörenin kırsal turizm potansiyelinin politik, ekonomik, sosyo-kültürel, teknolojik, yasal ve çevresel boyutları ile değerlendirilmesi amacıyla da PESTEL analizi yapılmıştır. Kırsal turizm algılarının incelenmesi amacıyla anket yapılan yerel halk ve çiftçilere 61 önerme sunulmuş ve her bir önermeye katılma dereceleri likert ölçeği kullanılarak saptanmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda 42 önerme analiz dışı bırakılarak 19 önerme ile ölçülebilen altı boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar, ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel, etkileşim, farkındalık ve yöresel gelişim boyutu olarak adlandırılmıştır. Bu boyutlar yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm algılarını belirleyen temel faktörler olarak saptanmıştır. Bu 19 önermenin Cronbach alpha değeri 0,840 olarak hesaplanmış, bu 19 önermenin toplam varyansın % 73,29'unu açıkladığı saptanmıştır. Kırsal turizmin ekonomik boyutunun en önemli açıklayıcı faktör olduğu belirlenmiştir. Yerel halk ve çiftçiler arasında kırsal turizm algıları bakımından bir fark olup olmadığını ortaya koymak için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Sosyo-ekonomik değişkenlerden cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi, gelir seviyesi, hane halkı sayısı, çocuk sayısı, araştırma bölgesinde ikâmet etme süresi ve ikamet edilen evin mülkiyet durumu değişkenleri ile yerel halk ve çiftçilerin kırsal turizm algıları arasında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırma bölgesinde kırsal turizm paydaşları ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilerden hareketle paydaş analizi yapılmıştır. Paydaş analizi ile bölgenin önemli bir kırsal turizm potansiyeli taşıdığı ancak hak ettiği ilgiyi görmediği, bu nedenle yörenin kırsal turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Çalışmada yapılan PESTEL analizi ile araştırma bölgesinin kırsal turizm açısından şu anda içinde bulunduğu politik, sosyo-kültürel, ekonomik, yasal, teknolojik ve çevresel faktörlerin gelecekte nasıl etkileyeceği analiz edilmiştir. PESTEL analizi sonucuna göre kırsal turizmin; politik açıdan yöredeki kamu hizmetlerini artıracağı, ekonomik açıdan turistlerin yöredeki alışverişlerinin şehir esnafını olumlu etkileyeceği, sosyo-kültürel açıdan yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm konusunda eğitimlerinin ve bilinç düzeylerinin artacağı, teknolojik açıdan Mordoğan'a yönelik kırsal turizm tanıtımlarının internet üzerinden yapılmasının daha fazla turiste ulaşma imkânını sağlayacağı, çevresel açıdan kırsal alanda trafik sorununu ortaya çıkaracağı ve yasal açıdan ise yörede tarihi ve yöresel dokunun bozulmaması için denetim ve yaptırımların artması gerektiği ortaya konmuştur.

Ekonomik etkiKırsal turizmTurizm+7
Meltem Merkez
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Additional acquisitions for Turkish watchkeeping officers to be employed onboard cruise ships

Cruise industry experienced a remarkable growth in tourism industry over the past decades. Especially in recent years, interest of consumers in tourism sector shifted to cruising around the world which offers different activities and mobility. Number of cruise passengers which is around 18 million in 2009, reached 28 million in 2018 with an increase of 55 percent in 9 years. To meet this increasing demand, cruise ship fleet has also been growing and will continue to grow in the future according to number of new ship orders. However, Turkey cannot get enough share from cruise industry. Similar to share in industry, Turkey is not successful by means of number of watchkeeping officers working on cruise ships. Training and education of seafarers is standardized by IMO with STCW Convention. Hence, countries ratified the STCW Convention must follow the regulations of STCW and maritime education and training programs must be in compliance with STCW. Also certification standards are defined in STCW for each rank of seafarer. Besides the standard training regardless the ship type a seafarer work on, IMO set a new set of standards for personnel working on passenger ships because of their different operations than cargo ships. Number of people on cruise ships other than officers are significantly greater when compared to cargo ships and this requires more knowledge and skills for those officers especially on crowd management and crisis management main titles. It is seen that maritime education and training system in Turkey is in compliance with STCW standards and Turkey is a considerable country by means of number of officers provided. Furthermore, number of active officers in Turkey is continuing to increase each year. However, in contrary with increasing number, it is apparent that Turkish watchkeeping officers have difficulty in working on cruise ships according to literature and statistics. In this thesis, after reviewing the literature, both international and national regulations and legislations are examined to investigate the compliance and differences of maritime training and education system in Turkey with global standards. A questionnaire was conducted for cruise lines to gather information about the requirements of the industry. In this study, the reasons why Turkish watchkeeping officers cannot work on cruise ships were investigated and the additional acquisitions

ExperienceMaritime educationSeafarers+7
İlterişhan Çağrı Kolçak
Piri Reis University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal emek ve yabancılaşma ilişkisi: Turizm işletmelerinde bir araştırma

Küreselleşme ve medyanın etkisiyle günümüzde hizmetin nasıl sunulduğu giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu durumdan hizmet sektörünün önemli bir parçası olan turizm işletmeleri de etkilenmektedir. İşletmeler bu bağlamda rekabet avantajı olarak müşteri memnuniyetini arttırmaya yönelmektedir. Müşteri memnuniyetinin sağlanması, sürdürülmesi ve arttırılması büyük ölçüde müşterilerle birebir iletişimde bulunan çalışanların performansına bağlıdır. Duygusal emek kavramı tam da bu noktada devreye girmektedir. Duygusal emek duyguların müşteri memnuniyetini sağlamak adına kontrol edilmesidir. İşletmeler bu amaçla insan kaynakları biriminin önderliğinde birtakım duygusal davranış kuralları belirlemektedir. Çalışanlar müşterilere hizmet sunarken bu kurallara uymak zorundadır. Emek yoğun bir yapıya sahip olan turizm sektörü çalışanlar için uzun ve yorucu çalışma saatlerinin de etkisiyle fiziksel olarak oldukça yıpratıcı olabilmektedir. Yenilenen hizmet anlayışıyla birlikte fiziksel emeklerine ek olarak duygusal emeklerini de ortaya koymak durumunda kalmaları çalışanların kendilerini daha fazla baskı altında hissetmelerini olası hale getirmektedir. Ağırlaşan çalışma şartlarına ek olarak duygularının bile kontrol edilmek istenmesi çalışanların yabancılaşma yaşamasına zemin hazırlamaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar incelendiğinde turizm alanında duygusal emek ve yabancılaşma ilişkisini açıklamaya çalışan araştırmaların az sayıda olduğu görülmüştür. Bu nedenle çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Duygusal emek ve yabancılaşma arasındaki ilişkinin incelenmesi bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla Manisa ili ve İzmir'in Seferihisar ilçesinde (Sığacık mahallesi) yer alan turizm işletmelerinde çalışanlara uygulanan anket çalışmasıyla turizm sektöründe duygusal emek ve yabancılaşma ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Duygusal emek, yabancılaşma, turizm işletmeleri

Duygusal emekTurizm işletmeleriYabancılaşma
Ekin Günay Büte
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma çerçevesinde nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu çerçevede, 5 Kasım 2021 ve 25 Temmuz 2022 tarihleri arasında, kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılarak, 252 çalışan ile online anket yapılmıştır. Ankette demografik bilgilerle ilgili 7 soru, Roberts ve O'Reilly (1974) tarafından geliştirilip Yıldırım (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 34 maddelik Örgütsel İletişim Ölçeği, Kirkman ve Rosen (1999) tarafından geliştirilip Çöl (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 4 maddelik İş Performansı Ölçeği, Brayfield ve Rothe (1951) tarafından geliştirilip Yoon ve Thye (2002) tarafından kısaltılan ve Kuşluvan ve Kuşluvan (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 5 maddelik İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Örneklem grubundan elde edilen verilerin analizinde SPSS-23 bilgisayar programı kullanılmıştır. SPSS-23 bilgisayar programında yapılan analizlerin sonucunda, turizm işletmeleri çalışanlarında örgütsel iletişim düzeyinin iş performansı üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu, örgütsel iletişim düzeyinin iş doyumu üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, İş Performansı, İş Doyumu, Turizm

PerformansTurizm işletmeciliğiTurizm işletmeleri+5
Shabnam Yusıblı
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin Mardin Artuklu ilçe merkezinde faaliyet gösteren konaklama tesislerine olan etkilerinin yöneticilerin perspektifinden değerlendirilmesi

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covıd-19 salgını küresel bir krize dönüşmüş ve turizm en çok etkilenen sektör olmuştur. Covıd-19 salgınının işletmeleri olumsuz etkilediği yadsınamaz bir gerçektir. Bu mücadeleye katılan işletmeler kendi bünyelerinde önlemler alarak kriz yönetim süreçlerini işletmelerine uyarlamışlardır. Bu nedenle pandemi işletmelerin stratejik planlarını ve planlanan hedeflerini gerçekleştirmelerini zor bir süreç haline getirmiştir. Salgın sürecini fırsata çevirebilen işletmeler ayakta kalmayı başarmıştır. Çalışmada tüm dünyada büyük bir sorun haline gelen Covid-19 salgını ve bu salgının mardin ili Artuklu ilçesi konaklama işletmeleri üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Ülkemizde önemli turizm destinasyonlarından biri olan Mardin İli Artuklu İlçesinde bulunan konaklama işletmeleri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmaya kabul eden tüm konaklama işletmelerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Araştırmaya katılmayı kabul eden yöneticilerin sayısı 61'dir. Araştırma için nicel veri toplama yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın temel amacı, otel yöneticilerinin covid-19 salgınının turizm sektörüne etkileri hakkındaki fikirlerini, tahmin ve önerilerini değerlendirmektir. Bu amaçla 29 soruluk bir anket anket formu çeşitli pozisyonlardaki konaklama yöneticilerine uygulanmıştır. Katılımcılar tarafından yanıtlanan 61 ankete, içerik analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda pandemi döneminde ortaya çıkan en olumsuz sonuçların fiyatlandırma değişikliği, düşük kapasiteyle çalışmak olduğu belirlenmiştir. Ayrıca işletmelerin aldığı önlemler konusunda yöneticilerin çoğu sağlık bakanlığı ile kültür ve turizm Bakanlığı'nın direktifleri doğrultusunda konaklama konusunda da en katı tedbirlerin uygulanması, işletmelerin çalışanlarına salgın konusunda eğitim verilmesi gerektiği düşüncesi üzerine yoğunlaşmıştır. Yine işletmelerin özellikle denetim ve kısa vadeli işgücü ödenekleri konusunda devletten destek bekledikleri tespit edilmiştir. Araştırmanın yapıldığı tarihte edinilen bilgiye göre otel yöneticileri, çoğu fonksiyonun normale döndüğünü ve işlerine devam edeceklerini belirtmektedir.

COVID 19Konaklama işletmeleriKonaklama sektörü+6
Yasemin Resso
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Algılanan örgüt yapısı, kişi iş ve kişi örgüt uyumunun iş tatmini ve işe kenetlenme üzerine olan etkisi

Turizm; ülke ekonomilerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve yüksek rekabet ortamı ile hızla değişen iş çevresinde yer alan, emek yoğun bir hizmet sektörüdür. Rekabetçi yapısından dolayı sektörün başarısı ve kârlılığı, bu alanda görev yapan çalışanların işe uyumlarına, iş tatminlerine ve işe kenetlenmelerine önemli ölçüde bağlıdır. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde, turizm çalışanlarının bu tutum ve davranışlarının yeterince irdelenmediği gözlemlenmektedir. Söz konusu sorun nedeni ile yapılan bu çalışmanın amacı, turizm sektöründeki işgörenlerin algıladıkları örgüt yapısının, kişi iş ve kişi örgüt uyumlarının, işe kenetlenme ve iş tatmini düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren 4-5 yıldızlı konaklama işletmelerinde görev alan otel personeli oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler literatürde sıklıkla yer alan, geçerlilik ve güvenirliği yüksek olan ölçeklerden oluşan bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplanan 570 adet anket değerlendirmeye alınmış ve analizler bu örnek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kavramsal modelinde yer alan hipotezlerde öne sürülen ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çoklu regresyon modelleri kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, çalışanların algıladıkları örgüt yapısının iş ve örgütle olan uyumları, iş tatmini ve işe kenetlenme düzeyleri ile ilişkili olduğu ve ayrıca kişi iş ve kişi örgüt uyumunun, algılanan örgüt yapısı ile iş tatmini ve işe kenetlenme ilişkisinde pozitif yönde aracı rolünün bulunduğu sonucuna erişilmiştir. Çalışmadan elde edilen bu bulguların otel yöneticileri için uygulamaya yönelik kritik bilgiler sunması beklenmektedir.

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+6
Alptuğ Aksoy
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir performans değerleme modeli olan 360 derece geribildirim sürecinin beş yıldızlı otel işletmelerinde uygulama denemesi

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU BİR PERFORMANS DEĞERLEMESİ MODELİ OLAN 360 DERECE GERİBİLDİRİMİN, BEŞ YILDIZLI OTELLERDE UYGULAMA DENEMESİ Hilmi Rafet YÜNCÜ Turizm ve Otel İşletmeciliği Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Aralık 2001 Danışman: Doç. Dr. Fermani MAVİŞ İşletmeler sahip oldukları kaynaklan etkin bir şekilde kullanarak hem rakipleriyle mücadele etmek, hem de pazar paylarını artırarak sektörde iyi bir yer edinme çabası içindedir. Bunu gerçekleştirebilmek için insan kaynağına daha fazla önem vermek zorundadırlar. Emek yoğun olan turizm sektöründe kaliteyi yakalayabilmek için mevcut insan gücünün performansının bilinmesi gerekir. Yakın zamana kadar performansın ölçülmesi için geleneksel yöntemler kullanılırken, günümüzde insan gücü performansını daha objektif olarak ölçebilen yeni yaklaşımlar bulunmaktadır. Bunlardan biri de 360° Geribildirimdir. Bu çalışmada insan gücünün performansım çok boyutlu ve çok geniş olarak değerleyen ve yöneticilere daha geniş bir bakış açısı sunan 360° Geribildirim ele alınmaktadır. Bununla birlikte bu modelde geribildirim sayesinde, kişi kendi performansı hakkında çok çeşitli bilgi sahip olmaktadır. Ayrıca 360° Geribildirim teorik olarak ele alındıktan sonra, otel işletmelerinde bu modelin uygulanabilirliği araştırılmıştır.

Beş yıldızlı otellerDeğerlemeGeri bildirim+6
Hilmi Rafet Yüncü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin konaklama işletmelerinde insan kaynakları yönetimi fonksiyonları üzerindeki etkisi: Kuşadası örneği

Covid 19 Pandemisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tüm sektörleri olumsuz yönde etkilemiştir. Emek yoğun özelliği nedeni ile turizm sektörü pandemi sürecinde en çok yara alan sektörlerin başında gelmektedir. İnsan kaynakları fonksiyonlarının her birinin yeniden ele alınmasını ve tasarlanmasını gerektiren pandemi sürecinde turizm sektörünün temel yapı taşını oluşturan ve emek yoğunluğu en yüksek olan konaklama işletmeleri ise insan kaynakları süreçlerini en sağlıklı yönetmek zorunda olan işletmeler olarak karşımıza çıkmıştır. Bu bağlamda tez çalışmasında Covid 19 pandemisinin konaklama işletmelerinin insan kaynakları fonksiyonlarını ne yönde ve şekilde etkilediğini araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaçtan hareketle nitel araştırma deseninde yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak 4 demografik, 5 açık uçlu ve 14 kapalı uçlu sorunun yer aldığı bir görüşme formu hazırlanmış ve 7.10.2021 - 21.11.2021 tarihleri arasında Kuşadası ilçesi sınırlarında faaliyet gösteren 17 adet 5 yıldızlı konaklama işletmesinin insan kaynakları yöneticisi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda başta iş güvenliği ve işçi sağlığı fonksiyonu olmak üzere performans, eğitim, planlama ve ücretleme fonksiyonlarının tamamının süreçten olumsuz yönde etkilendiği bulgulanmıştır. Bulgulardan hareketle konaklama işletmeleri personelinin Covid-19 pandemisi süresince ve sonrasında yaşadığı başta ekonomik ve psikolojik sorunların çözümlenmesi için İK yöneticilerinin çalışmalar yapması ve akademik yazında konaklama işletmeleri personeline yönelik sürecin etkilerine ilişikin nicel çalışmaların gerçekleştirilmesi gibi çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Aydın-KuşadasıCOVID 19Konaklama işletmeleri+4
Ferah Kafkas
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Termal turizmin geliştirilmesinde konaklama işletmelerinin rolü ve önemi: Afyon örneği

Amaç: Sağlık turizminde termal tesislerde sunulabilecek hizmetler araştırılacak ve termal tesisler için en uygun örnekler belirlenecektir. Termal tesislerin yapısal durumu, hizmetleri incelenecektir. Türkiye turizm sektöründen yeterince payını büyütememektedir. Bunun için alternatif turizm türlerine ihtiyaç vardır. Sağlık turizmi bu türlerden en önemlisidir. Sağlık turizminden, pastadan daha fazla pay alabilmek için özellikle konaklama işletmelerinin rolü çok önemli olmaktadır. Buradan çıkışla özellikle termal turizmde konaklama işletmelerinin doluluk oranlarının yükseltilmesi, misafirlerin tesislerde kalış sürelerinin uzaması, yurtiçinde daha uzun konaklamaların sağlanması, hizmet standartlarının yükseltilmesi ve hizmet kalitesinin artmasına bağlıdır. Bu çalışmada Afyon genelindeki termal turizm yapan konaklama işletmelerinin durumunun tespit edilmesi standartlara uygunluğunun incelenmesi ve eksiklerinin giderilmesi için önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada keşfedici araştırma deseni kullanılarak, nitel bir yaklaşımla yürütülmüştür. Keşfedici araştırma deseni kullanılarak, bir durum ya da olgunun iki yönü arasında neden ya da nasıl bir ilişki olduğu netleştirmeye çalışılmıştır. Öngörülen zaman içerisinde veriler toplanılmış, swot analizi ile veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmada konaklama işletmelerinin sağlık turizmine nasıl hazırlandığı, sağlık turizminin katkılarının konaklama işletmeleri için neler olabileceği, sağlık turizmi açısından konaklama tesislerinin rolünün neler olabileceği, Türkiye'de konaklama işletmelerinin sağlık turizmi hizmeti vermesine tehdit olabilecek veya sağlık turizmine fırsat olarak görülen olgu ve gelişmeler neler olabileceği ve bunlardan ne ölçüde kaçınılabileceği veya fayda sağlanabileceği konuları hakkında bulgular incelenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada araştırma sonuçlarının sağlık turizminde termal turizm yapılabilmesi için konaklama işletmelerinin rolü ve önemini ortaya çıkaracağı beklenmektedir. Türkiye'de otelcilik alanında sağlık turizmi içinde termal turizm potansiyeli vurgulanmıştır. Bulgularla hangi yönlerin güçlü görülerek tanıtım faaliyetlerinde vurgulanması gerektiği, otelcilikte ne gibi termal hizmetlerin sunulması gerektiği, tesislerde hangi zayıf yönlerin geliştirilmesi gerektiği, hangi fırsatların değerlendirilmeyi beklediği ve hangi tehditlerden kaçınmak için ne şekillerde önlemler alınması gerektiğinin ortaya konulması öngörülmektedir. Sağlık turizmi faaliyetlerin artışında ise gelir artışı başta olmak üzere bölgesel kalkınmanın desteklenmesi, turizmin tüm yıla yayılması, yaz sezonu dışında atıl kalan potansiyelin değere dönüştürülmesi gibi faydaların oluşacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık turizmi hizmetleri, Sağlık turizmi, Termal konaklama tesislerinde uygulanan hizmet çeşitleri, Termal turizm işletmeciliği, Termal turizm işletmeleri, Termal turizm.

Sağlık turizmiTermal tesislerTermal turizm+3
Ayşe Mine Postacı
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal duygusal emek ve pozitif-negatif iş tutumları ilişkisinde yüzeysel ve derin duygusal emeğin rolleri üzerine turizm işletmelerinde boylamsal bir araştırma

Günümüzün modern iş hayatında, çalışanlar aynı işletme içerisinde farklı koşullar nedeniyle farklı duygusal gereksinimlerle karşılaşılabilmektedir. Günlük çalışma ortamındaki değişen olaylar çalışanların farklı duygular yaşamasına yol açmaktadır. Duygusal emek üzerine olan literatür, ağırlıklı olarak duygusal emek biçimlerini bağımsız ve alternatif yapılar olarak görme eğilimindedir. Duygusal emek biçimlerini tek başına araştırmak yerine, tamamlayıcı stratejiler olarak ele almak, duygusal emek kavramının kişisel ve örgütsel sonuçlarını daha iyi anlamamıza katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Doğal duyguların ifade edilmesi, diğer duygusal emek biçimleriyle karşılaştırıldığında kişisel ve örgütsel sonuçlar açısından en olumlu duygusal strateji gibi görünmektedir. Bu bağlamda boylamsal olarak toplanan verilerle, doğal olarak hissedilen duygular ile yüzeysel ve derin duygusal emek biçimlerini oluşturan duygusal emek stratejilerinin farklı etkileşim kombinasyonlarının pozitif-negatif iş tutumları ile ilişkili olup olmadığı ve bu ilişkilerin nasıl olduğu araştırılmıştır. Bu tez çalışmasında, duygusal emek stratejileri ile araştırma değişkenleri arasında farklı yönlerde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Yüzeysel rol yapma davranışının, doğal duygusal emeğin örgütsel bağlılık ve iş stresi üzerindeki etkisini pozitif yönde gecikmeli olarak, işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde ise negatif yönde gecikmeli olarak düzenlediği sonucuna ulaşılmıştır. Boylamsal ters etkilere ilişkin olarak katılımcıların örgütsel bağlılık, iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve iş stresi düzeylerinin doğal duygusal emek gösterimlerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

Duygusal emekTurizm işletmeleriÖrgütsel bağlılık+3
Şakir Zengin
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma

Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansTurizm işletmeciliği+4
Onur Atak
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm işletmelerinin doğal çevreye etkisi: Akyaka Kadın Azmağı örneği

Turizm işletmelerinin ürün veya hizmet üretmek için ihtiyaç duydukları kaynakların başında doğal çevre, doğal kaynaklar gelmektedir. Üretim için kaynağın tüketimi ve yeniden üretimi meselesi turizm için ele alındığında, etki edilen doğal çevrenin sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanacağı önemlidir. Kendi işletme ömrünü etki ettiği doğal çevreye borçlu olan işletmelerin bu korumayı sağlayıp sağlamayacağını sorgulayan bu çalışma aynı zamanda turistik faaliyetin müşterisi durumundaki turistin de doğal çevrenin korunması hususundaki konumunu incelemektedir. Akyaka Kadın Azmağı ile ilgili incelemeler sonucunda bölgedeki işletmelerin doğaya olumsuz fiziki etkilerinin olduğu ancak doğa koruma yönünde ortak hareket eden bir yapının olmadığı anlaşılmıştır. Kadın Azmağı etrafında rekreasyonel etkinliklerde bulunan halkın da doğaya zarar verici hareketlerde bulundukları ve doğal alanın hassasiyetine özel davranış kültürü geliştiremedikleri anlaşılmıştır.

Doğal çevreMuğla-AkyakaTuristik tesisler+4
Turgay Toksoy
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hirose yöntemiyle marka değerinin belirlenmesi: BİST Turizm endeksinde yer alan firmalar üzerine bir uygulama

Marka olgusu ve marka değeri kavramının değeri şirketler açısından son yıllarda çok önemli bir yer tutmaktadır. Artan teknoloji ve pazar rekabeti, şirketlerin yeni stratejik yönelimlere sürüklemiştir. Bunun bir sonucu olarak markalaşma süreci ortaya çıkmıştır. Bu süreç pazarda etkin olarak var olmak isteyen şirketler açısından zorunlu bir hal almış ve rekabet üstünlüğü elde etmek için gereken temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Bu sürecin ortaya çıkmasıyla beraber marka değerini ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Birçok araştırmacı ve akademisyen tarafından marka değerini farklı yönlerden inceleyen yöntemler ortaya atılmıştır. Bu yöntemler Davranışsal, Finansal ve Karma yöntemler olarak bilinmektedir. Araştırmada marka değerini parasal olarak değerlendirmeyen yöntemlerde ana hatlarıyla yer almakta ancak asıl yöntem olarak Finansal bir model seçilerek marka değerinin finansal boyutu ile ilgilenilmiştir. Araştırmamızın son bölümünde BİST Turizm Endeksi'nde faaliyet gösteren firmaların marka değerleri ikinci ve üçüncü bölümde açıklanan ve Finansal Marka Değerleme Yöntemlerinden biri olan Hirose yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır.

Borsa İstanbulHirose yöntemiHisse senedi değeri+6
Erdem Satılmış
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

A ve B kişilik tiplerinin boş zaman davranışlarının kıyaslanması

Bireylerin boş zaman aktivite tercihlerini ve boş zaman aktivitelerine katılım amacını etkileyen unsurlardan biri, bireylerin sahip olduğu kişilik özellikleridir. Bireylerin kişilikleri göz önüne alındığında, kişisel farklılıklar, bireylerin boş zamanlarında ne tür aktivitelerde bulunduğunu etkilemektedir. Bireylerin boş zamanlarında kendini ifade etmede karşılaştığı kısıtlamalar, günün diğer zamanlarında hissettiği kısıtlamalara kıyasla daha düşüktür. Bu nedenle bireyler, kendi benliklerini boş zamanlarında daha iyi ifade edebilirler. Bu noktadan hareketle bu tez çalışması, A ve B kişilik tiplerinin boş zaman davranışlarının kıyaslanmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında söz konusu kişilik tiplerinin hangi güdülerle boş zaman aktivitelerine yöneldiği ve hangi boş zaman aktivitelerini tercih ettiği araştırılmıştır. Bireylerin kişilik tiplerinin ortaya çıkarılmasında Ayırıcı Özellik Kuramı kapsamında ele alınan A ve B tipi kişilik modelinden yararlanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, anket tekniği ile elde edilmiştir. Anketler, 11 Mayıs-15 Haziran 2015 tarihleri arasında Eskişehir ilinin Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde, boş zaman aktivitelerinin gerçekleştiği mekânlardan toplanmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde, Faktör analizi, ki kare testi, çapraz tablo ve T testinden yararlanılmıştır. Faktör analizi sonucunda, A ve B kişilik tiplerini boş zaman aktivelerine katılmaya güdüleyen faktörler belirlenmiştir. Bu faktörler; Sosyalleşme, Kişisel Gelişim ve Başarma, Rekabet, Yenilenme ve Rahatlama, Kaçış ve Keşfetme'dir. Analizler sonucunda Rekabet faktörünün kişilik tipine göre farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca, tez çalışması kapsamında A ve B kişilik tiplerinin katılmayı tercih ettiği boş zaman aktivitelerinin farklılaştığı ortaya çıkarılmıştır. Tez çalışmasının sonuçları, boş zaman hizmeti sunan işletmeler tarafından hangi kişilik tipinin hangi güdülerle hangi boş zaman aktivitesini seçtiğinin bilinmesi, bu işletmelerin potansiyel müşterileriyle doğru bir iletişim kurması bağlamında önemlidir. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan hareketle, boş zaman hizmeti sunan işletmelere kişilik tiplerinin isteklerine göre hizmet sunabilmeleri ve bu kişilik tiplerine uygun pazarlama karmaları oluşturabilmeleri için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Güdüler, Boş zaman, Boş zaman aktiviteleri, A ve B kişilik tipleri.

Boş zamanları değerlendirmeKişilik tiplemeleriKişilik özellikleri+4
Ceren Aydın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka kişiliği, benlik uyumu ve fonksiyonel uyumun marka sadakatine etkileri: Otel işletmelerine yönelik bir araştırma

Bu araştırmada, yerli turistlerin otel işletmelerine yönelik marka kişiliği, benlik uyumu ve fonksiyonel uyum algılarının marka sadakatine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle araştırmanın veri toplama aracında yer alan ölçekler Türkçeye uyarlanmış ve 110 katılımcıyla veri toplama aracının pilot uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ardından, araştırmanın veri toplama aracı Bodrum destinasyonundaki 25 adet beş yıldızlı otel işletmesinde 732 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 paket programına aktarılmış ve veri seti analize hazırlanmıştır. Ardından, Türkçeye uyarlanan ölçeklere açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda, beş yıldızlı otel işletmelerinin marka kişiliğinin "heyecan, samimiyet, yetkinlik ve androjenlik" olmak üzere dört boyutla açıklandığı tespit edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizinden sonra LISREL 8.8 paket programı aracılığıyla her ölçek için doğrulayıcı faktör analizi yapılarak ölçeklerin yapı geçerlikleri incelenmiştir. Son olarak, araştırmanın kuramsal modelini test etmek üzere yol analizi yapılmıştır. Yol analizinin sonucunda; marka kişiliği, benlik uyumu ve fonksiyonel uyumun marka sadakatini olumlu etkilediği ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, fonksiyonel uyumun marka sadakati üzerindeki etkisinin benlik uyumunun etkisinden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, marka kişiliği ile marka sadakati arasındaki ilişkide benlik uyumu ve fonksiyonel uyumun kısmi aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Her iki değişkenin de aracılık etkilerinin istatistiksel olarak anlamlılığı PROCESS analiziyle doğrulanmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda akademisyenlere ve otel yöneticilerine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Benlik uyumuMarka bağımlılığıMarka kişiliği+6
Serhat Adem Sop
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
11
Master'sOpen AccessTR

Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık

Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi

FrigyaKaravanKonaklama tesisleri+3
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleri ve küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansı

Bu çalışmada sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansıyla ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin ve KTİ'lerin ekonomik performansı yapılarının belirlenmesinde kırsal turizm başarı faktörleri, destinasyon pazarlaması başarı faktörleri, işletme başarı faktörleri, turistik bölgelerde sürdürülebilirlik göstergeleri ve küçük turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik göstergelerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Eskişehir'de bulunan 330 küçük turizm işletmelerinin sahipleriyle/yöneticileriyle yüz yüze anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde çok boyutlu nicel veri analizi yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinden ve KTİ'lerin ekonomik performansından oluşan boyutlar belirlenmiştir. YEM analizi sonucunda sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleriyle KTİ'lerin ekonomik performansı yapıları arasında anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, şehirlerde turizmin sürdürülebilirliğinde öne çıkan başarı faktörleri belirlenmiş ve KTİ'lerin ekonomik performansıyla ilişkisi ortaya koyulmuştur. Bu doğrultuda yerel yönetimlere, bölgesel pazarlama örgütlerine ve işletme yöneticilerine şehirlerde turizm gelişiminin ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi hususunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, şehir turizmi, başarı faktörleri, küçük turizm işletmeleri, ekonomik performans, Eskişehir

BaşarıEskişehirPerformans+5
Birgül Aydın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz

Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.

KapasiteKapasite analiziKırılganlık+7
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects