Import

178 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji ithalatı ve cari açık sorunu

Ekonomik büyüme ve kalkınma konusunda önemli hedefleri olan Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık %75'ini ithalatla karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık, dış ticaret dengesini bozmakta, dolayısıyla da cari açık düzeyini yukarı çekmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak dünyadaki ve Türkiye'deki enerji kaynakları, enerji arz-talep oranları ve elektrik üretim-tüketim değerleri incelenmiştir. Daha sonra Türkiye'deki sanayi üretiminin enerji ithalatına etkisi analiz edilerek, petrol ve doğal gaz ithalatının cari açığa olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, petrol ve doğal gaz ithalatındaki artışların cari açıkta artış meydana getirdiği görülmüştür. Çalışmanın sonuç kısmında, enerji ithalatına ve cari açığa çözüm getirecek alternatif ve kalıcı hedeflerden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Doğal Gaz İthalatı, Enerji İthalatı, Petrol İthalatı, Yenilenebilir Enerji.

Cari açıkDoğal gazEnerji+6
Reyhan Demir
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Ekonomik büyüme kavramı, iktisatçıların her zaman ilgilendiği bir konu olmuştur. Küreselleşen dünya ile birlikte ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki daha çok ilgi çekmeye başlamış ve bu konuda çok sayıda ampirik çalışmalar yapılmıştır. İthalat ve ihracatın toplamı şeklinde tanımlanan dış ticaret özellikle gelişen ekonomilerde sürdürülebilir büyümeyi sağlamada oldukça büyük bir öneme sahiptir ve dış ticaret, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini etkilemektedir. Günümüzde, dış ticaret; kalkınmanın ve globalleşmenin anahtar kavramı olarak görülmektedir. Bu çalışmada ayrıntılarıyla incelenecek olan dış ticaret ve ekonomik büyümenin tarihi, uygulanan sanayileşme politikaları bakımından iki farklı döneme ayrılabilir. İlk dönem, 1980 yılı öncesi ithal ikameci sanayileşme politikalarının uygulandığı dönem olarak tanımlanır. İkinci dönem ise ihracata dayalı sanayileşme politikalarını uyguladığı 1980 yılı sonrası dönemdir. Bu çalışmanın amacı dış ticaret ve büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisi için 1991 ve 2018 yılları arasındaki aylık veriler ile araştırmak, ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi incelemektir. Ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki iki hipoteze göre, ihracata dayalı büyüme ve büyümeye dayalı ticaret hipotezleri araştırılacak ve toplam dış ticaret ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü tespit edilecektir. Nedensellik testi sonuçları ihracat ile ekonomik büyüme arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin varlığına işaret etmektedir. Etki-tepki analizi sonuçlarına göre ise; ithalatın sanayi üretimini kısa dönemde, ihracatın ise uzun dönemde etkilediği belirlenmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiTürk ekonomisi+3
Mahsum Bağırtan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir süreç olarak yetkilendirilmiş yükümlü statüsü: Örnek bir uygulama

Günümüzde Türkiye'de ve dünyada hızla gelişen dış ticaret beraberinde sistemsel yenilikler getirmektedir. Ülkemizde dış ticaret verileri yetkili makamlarca düzenli olarak değerlendirilmekte ve sonuçlara göre gerekli yaptırımlar ortaya konmaktadır. İhracatı arttırıcı çalışmalar her zaman ön planda olduğu gibi ithalatı azaltıcı ve iç piyasaya yerli ticarete yöneltme eğilimi de ön plana çıkmaktadır. İthalatı azaltıcı uygulamalar arasında; yüksek oranlı gümrük vergileri, kotalar, ürün beraberi hazırlanması istenen belgelerin temini, gümrük işlemlerinin işleyişi ve bu süreci zorlaştırıcı durumlar mevcuttur. Bu durumlara rağmen iç piyasada ikamesi bulunmayan ya da yurt dışı firmalarının cezbedici fiyat uygulamaları, işçilik değerleri gibi değişken faktörler nedeniyle ithalat son sürat devam etmektedir. Dış ticaret yapan firmalar ithalatı kolaylaştırmak için gümrük idarelerince sunulan ayrıcalıkları kullanmaktadır. Bu ayrıcalıklardan en bilineni gümrük işlemlerinin süresini ve işlemlerin toplam maliyetini etkileyen hat kullanımlarıdır. Mavi hat diye bilinen Onaylanmış Kişi Statü Belgeleri 01 Ocak 2017 itibari ile geçerliliğini kaybetmiştir. Gümrük işlemlerinde Mavi hattı ile işlem yapan firmalar için mavi hat gibi gümrük işlemleri süresi anlamında kolaylık sağlayacak olan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statü Belgesi yani Yeşil Hat alınması gerekli olmuştur. YYS (Yeşil Hat) gümrük işlemleri açısından Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (Mavi Hat) 'nden çok daha fazla özelliğe sahiptir. YYS sahibi firmalara yerinde gümrükleme yani firmanın gümrük işlemlerini kendi işletme sınırları içinde yapma olanağı vermektedir. Gümrük işleyişi bakımından beklemeye neden olan ve bu nedenle maliyeti arttıran işlemler bu belge ile asgari düzeye indirilmiştir. YYS sahibi olan firmalara statü sağlamaktadır. Çünkü YYS alımında ve belgenin sürekliliğinde çok fazla emek, bilgi ve çalışma istemektedir.

DenetimGümrüklerUluslararası ticaret+4
Nagehan Aslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İthalat ve ihracatın ekonomik büyüme üzerine etkisi: 1989-2019 dönemi Türkiye örneği

Bu çalışmanın amacı 1989 – 2019 yılları arasında Türkiye Ekonomisinde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme ilişkisini incelemektir. Çalışmada üçer aylık frekanslar ile ölçülmüş veriler kullanılmıştır. (1989.Q1,Q2,Q3,Q4 ve 2019.Q1,Q2,Q3,Q4) Serilerin durağanlıkları ADF ve PP Testleri ile sınanmıştır. Birim Kök Testi sonuçlarına göre, serilerin düzey değerlerinde durağan olmadıkları görülmüş bu nedenle serilere fark alma işlemi uygulanmıştır. Seriler birinci farkta durağan hale gelmişlerdir. Johansen-Juselius Eşbütünleşme Analizi ile serilerin uzun dönemde aralarında bir ilişkinin olup olmadığı sınanmıştır. Bu test sonuçları, Türkiye' de uzun dönemde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme arasında bir ilişkinin mevcudiyetini göstermiştir. Nedensellik Analizi için ise Engle-Granger Nedensellik Analizi kullanılmıştır. Bu test sonuçları bize ithalat ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Ayrıca ekonomik büyümeden ihracata tek yönlü bir ilişki ve ithalattan da ihracata tek yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Ceren Çağla Damat
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri: Türkiye örneği 1987-2019

Bu çalışmanın amacı Türkiye için 1987-2019 dönemi yıllık verileri ile büyüme ve dış ticaret ilişkisini Johansen Eşbütünleşme ve Toda-Yamamoto nedensellik analizleri çerçevesinde incelemektir. Bu kapsamda, ekonomik büyüme için sabit fiyatlarla 2010 baz yılı yıllık GSMH göstergesi, dış ticaret için aynı şekilde sabit fiyatlarla 2010 baz yılı yıllık ithalat-ihracat göstergeleri kullanılmıştır. Değişkenlere öncelikle ADF ve PP birim kök testleri uygulanmış ve tüm değişkenler birinci farkta durağan hale getirilmiştir. Tüm değişkenler I(1) düzeyinde durağanlaştırıldıktan sonra eşbütünleşme derecesine bakılmış ve değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak değişkenlere Toda-Yamamoto testi uygulanmış ve ithalatın GSMH üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı etkisinin olduğu saptanmıştır.

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Selda Özgenel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gıda enflasyonunu etkileyen faktörler

Ülkemizde son dönemlerde gıda fiyat hareketleri tartışılan önemli konulardan biridir. Çünkü gıda ürünleri insan ihtiyaç hiyerarşisinde ilk sırada olması ve TÜFE içinde en fazla ağırlığa sahip alt gruptur. Bundan dolayı artan gıda fiyatları hane halklarının gelir ve refah düzeyini etkilemektedir. Ek olarak gıda fiyatları enflasyonun nedeni olarak görülmesi sonucunda enflasyonla mücadelede önem arz etmektedir. Sonuç olarak hem sosyal hem de ekonomik problem olan gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi önemlidir. Bu noktadan hareketle, bu tez çalışmasında Türkiye ekonomisi bağlamında gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Çalışmada ürün ve dış piyasa dengesi olmak üzere iki model kullanılmıştır. Analiz çalışmasında zaman aralığı olarak 2010:1-2019-12 kullanılmıştır. Nedensellik ilişkisinin araştırılmasında ürün piyasa dengesi için Toda Yamamoto testi kullanılırken, dış piyasa modeli için Granger testi kullanılmıştır. Uygulanan nedensellik testleri sonucunda gıda enflasyonu ile döviz kuru arasında çift yönlü ilişki bulunmuştur. Motorin fiyatlarından gıda enflasyonu doğru istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Ek olarak gıda enflasyonundan gıda ithalatına doğru bir nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Kurulan modellerdeki eşbütünleşme ilişkisi Johansen ve ARDL Sınır testi yaklaşımlarıyla araştırılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi sonucunda dış piyasa dengesi değişkenleri ile gıda enflasyonu arasında uzun dönemli bir denge ilişkisine ulaşılmıştır. Normalize edilmiş eş bütünleşme vektörü tahmin sonuçlarına göre uzun dönemde gıda ithalatı ve döviz kuru ile gıda enflasyonu arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, girdi maliyetlerinin azaltılması, tarımsal üretimin desteklenmesi ve gelişmesine yönelik çalışmalar, ithalat bağımlılığının azaltılması, kooperatifleşme ve aracıların azaltılması gibi politikalar geliştirilmelidir.

Döviz kuruEnflasyonFiyat+6
Emine Oral
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaret işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama

Küreselleşmenin hızla artması ülkeler arasında dış ticareti zorunlu hale getirmiştir. Tüm dünyada dış ticaret yapan işletme sayısı gün geçtikçe hızla artmaktadır. Çünkü insanlar ihtiyaçlarını karşılarken sadece kendi bulundukları şehir ya da ülkede değil farklı ülkelerden de alışveriş yapabilmektedir. Bu durum, ihracat ve ithalatta artışa neden olmaktadır. Bu artışın kayıt altına alınabilmesi için bilgi sistemlerinden yararlanılması gerekmektedir. Bu bilgi sistemleri arasında işletmelerin mali nitelikli işlemlerinin kayıt altına alınabilmesi ve gerçeğe uygun bilgi üretilebilmesi için muhasebe bilgi sisteminden yararlanılmalıdır. Çalışmanın amacı; dış ticaret yapan işletmelerin mali nitelikteki işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirme işlemlerinin nasıl yapılması gerektiğini açıklamak olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışma üç bölüm olarak tasarlanmıştır. Birinci bölümde dış ticaret kavramı, dış ticarette kullanılan belgeler, dış ticarette ödeme şekilleri ve dış ticarette teslim şekilleri konuları genel hatlarıyla açıklanmıştır. İkinci bölümde muhasebe standartlarının tanımı, dış ticarette önem arz eden standartlar, finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağı ve bu taslakta yer alarak dış ticaret işlemlerinde kullanılan hesaplar incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise uygulama örneği olarak dikkate alınan A İşletmesi'nin ithalat ve ihracat işlemleri Türkiye Muhasebe Standartları dikkate alınarak Kamu Gözetimi Kurumu tarafından oluşturulan finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağındaki hesaplar aracılığıyla muhasebeleştirilmiştir.

MuhasebeMuhasebe standartlarıTicaret+5
Tuğba Çamur
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of import from Turkey to Iraq and Northern Iraq region

Iraq's and Northern Iraq Regions (NIR) local needs of goods and services depend on imports from international markets, and between all neighbors, Turkey is the biggest trade partner for both Iraq and NIR. However, the ratio of imports from Turkey is different in the NIR region. The purpose of this thesis study is to analyze the factors affecting import from Turkey to Iraq and NIR during the period 2004 to 2017. For this purpose, appropriate econometric models are used for time series analysis. The use of time series requires stationarity and when the structural breaks are considered, the time series are found to be stationary around the trend. The theoretical variables Gross Domestic Product (GDP), exchange rate and population that can affect imports are used in the models, and only GDP was found to be statistically significant. In addition, Johansen cointegration results could not obtained. All of these unexpected results are due to the small number of observations.

CointegrationGross domestic productIraq+5
Seban Azeez Hadoo Sherwanı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dış ticaret politika ve uygulamaları

Türkiye'de 1960 ve 1970'li yıllarda ekonomide sanayileşme politikalarının temelini, korumacı ve ithal ikameci sanayileşme politikaları oluşturmuştur. Buna karşılık, 1980'li yıllardan itibaren ise, dışa açık sanayileşme politikaları uygulanmaya başlandığı görülmektedir. 1980 sonrası dönemde, Türkiye ekonomisi, ihracata yönelik sanayileşme stratejisi ile birlikte dış ticareti de serbestleştirme yoluna gitmiştir. Keza; bu dönemde ekonomi politikasında bazı önemli yapısal dönüşümler de gerçekleştirmiştir. Ancak; ekonomide yaşanan, kronik yüksek enflasyon, imalat sanayindeki yatırım eksikliği, rekabet ortamını geliştirecek değişikliklerin gerçekleştirilmesine rağmen, yeterli verimlilik artışının bir türlü sağlanamaması, kamu finansman dengesindeki olumsuzluklar nedeniyle mali piyasaların stabil hale gelememesi ve reel faizlerin yükselmesi gibi yapısal sorunlar nedeniyle değişim sürecinin gecikmeye uğradığı görülmektedir. Artan iç ve dış borçlar, ihracatın ithalata bağımlılığının yüksek oranlara ulaşması, aşırı değerlenen Türk lirası, ithal girdi bağımlılığı, bütçe ve dış ticaret açıkları ve cari açık, yüksek faiz oranları, imalat sanayindeki yatırım eksikliği son yıllarda karşılaşılan başlıca yapısal sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde, son yıllarda ithalattaki artış, ihracattaki artışın üzerinde gerçekleştirilmektedir. Buna bağlı olarak da, cari işlemler açığı sürekli olarak büyümektedir. Son yıllarda, Türk Lirasının aşırı değerlenmesine bağlı olarak, ihracata dönük sanayi, ihracatı sürdürebilmek amacıyla, ithal girdi kullanma yolunu seçmektedir. Türkiye'nin ihracatı içerisinde en önemli paya sahip olan sanayi malı ihracatı, ithalatta önemli paya sahip olan ara malı ithalatının yapılabilirliğine bağlı bulunmaktadır. Buna bağlı olarak, Türkiye ekonomisinde, ihracat için yapılan üretimde ithal girdi payı % 66,5 oranına ulaşmıştır. Dolayısıyla, günümüzde % 70 düzeyine yaklaşan ihracatın ithalata bağımlılığı, önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. İhracata dayalı sanayileşme stratejisinin başarısı, sermaye ve ara malı üreten endüstrilerin geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişim sağlanamazsa, Türkiye'de dış ticaret açığına ilişkin sorun büyüyerek devam edecektir. Bunu önlemek ve yapısal süreci tersine çevirmek için, ara malı ve sermaye malı üretebilecek endüstrilerin gelişimine yönelik politikaların uygulanması gereklidir.

Deniz ticaretiDış ticaret politikalarıEkonomi politikaları+4
Zeki Tüyen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda sektöründe ithalat süreçlerinin incelenmesi ve Duru Trade örneği

Günümüzde dünyanın hızla büyüyen sektörlerinden biri olan gıda sektörü küreselleşmenin etkisi ile birlikte büyük bir gelişme kaydetmiştir. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sektöre katkısı dünya genelinde büyük bir pazarın oluşmasına yardım etmiştir. Bu bağlamda gıda sektörünün ithalat ve ihracat faaliyetlerinin gelişimi konusunda da önemli bir katkısı olduğu görülmektedir. Fakat sektörün gıda sağlığı konusunda karşılaştığı sorunlar sektörün geleceği için çeşitli tehditler yaratmaktadır. Bu konu, sektörün önemli sorunlarından biridir ve sürekli olarak sektörün aktörleri bir çözüm arayışı içerisindedirler. Benzer sorunlar bürokratik süreçler için de geçerlidir. Özellikle ithalat konusunda yaşanan engellemeler sektörün gelişmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle de sektör, dünya genelinde ithalat konusunda bir değişiklik talep etmektedir. Türkiye gıda sektöründe önemli role sahip ülkelerden biridir. Aynı zamanda Türkiye gıda ürünleri ithalatı konusunda aktif bir pazara da sahiptir. Böylelikle Türkiye'nin de kendi pazarında uygulamaları ve özellikle de ithalat süreçlerinde bürokratik bir süreci bulunmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak gıda sektörü ve gıda sektöründeki ithalat süreçleri daha sonra dünya ve Türkiye pazarlarının durumu açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gıda sektöründeki Duru Trade şirketinin altı yetkilisi ile ithalat sürecinde şirketlerinin karşılaştığı sorunlar tespit edilmeye çalışılmış ve sağlıklı operasyon süreci ve etkinlik kriterleri hakkında bilgi alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Gıda, İthalat, Küreselleşme, Sektör, Ürün

Bedelsiz ithalatBitkisel ürünlerDondurulmuş gıdalar+6
Sevgi Alacalı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

CE işaretinin önemi ve ithalatçı firmalar nezdinde bilinirliğinin incelenmesi

Bu çalışma ile ürünlerin Avrupa Birliği sağlık, güvenlik ve çevreyi koruma yönergeleri ile uyumlu olduğunu gösteren "CE İşaretleme" olgusunun önemi ve CE işaretleme sisteminin Türkiye'deki uygulanış şekli ve düzeyi incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada CE işaretlemesi konusunda ülkemizdeki bilgi ve duyarlılık düzeyinin tespit edilmesi hedeflenmektedir. Yapılan literatür taraması sonucunda araştırmanın tam olarak amacını karşılayan bir ölçeğine rastlanmamıştır. Uzman görüşleri alındıktan sonra gerekli kapsam geçerlik analizleri yapılarak 20 madde tek form halinde birleştirilmiş ve İstanbul ilinde faaliyet gösteren 13 ithalatçı firmanın 83 çalışanına uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan temel bileşenler ve faktör analizleri sonucunda toplam varyansın %63,621'ini açıklayan 4 faktörlü (1-CE İşareti Çözümleri, 2-Uygulanış Şekli, 3-Duyarlılık Düzeyi, 4-Toplum Bilinci ve Çalışmanın Gerekliliği) 20 maddeden oluşan beşli likert tipi modeline uygun "CE İşareti Duyarlılık ve Bilgi Düzeyi Ölçümlenmesi" şeklinde adlandırılmış tutum ölçeği elde edilmiştir. Güvenirlik analizlerinde ölçeğin tümü için Cronbach α= ,876 olarak hesaplanmıştır. Madde toplam ve madde kalan analizleri sonucunda madde korelâsyonlarının anlamlı ve maddelerin ayırt edici oldukları saptanmıştır. Geçerlik ve güvenirlik çalışmalarından sonra ölçeğin uygulanması, İstanbul ilindeki 55 ithalatçı firmanın 385 çalışan ının katılımıyla, Mart 2017- Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubundan elde edilen puanlar ile demografik değişkenler karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgularla ithalatçı firma çalışanlarının CE işareti duyarlılıkları ile bilgi düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: CE İşaretleme, İthalat, Ürün Güvenliği, Denetim, Faktör, CE İşareti Ölçeği, Ölçek Uyarlama, Keşifsel Araştırma

BilinirlikCE işaretiGüvenlik+3
Ferdi Güner
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye tarım makinaları sektörünün ulusal ve uluslararası konumu bağlamında marka algısının araştırılması

21. yy küreselleşmenin en hızlı ilerlediği ve teknolojinin neredeyse tüm hayatımıza girdiği bir dönem olarak adlandırılmaktadır. Bilişimden tutun da kültürel, sosyal ve ekonomik olarak her alanda teknolojinin artık zorunlu olduğu her sektörde modernleşmenin kaçınılmaz olduğu bir dönemdeyiz. Her ne kadar uzay çağına geçişimizi artık kabullenilse de bir nokta hiçbir canlı için vazgeçilmez bir kritik eşiktir: yiyecek. Tüm canlılar ne kadar teknolojinin esiri olursa olsun , beslenme kavramını hayatımızdan asla uzak tutamayız. Bu bağlamda ihtiyacımız olan yiyecek ve mahsulleri topraktan karşıladığımız için gerekli olan tarım işleme süreci yine günümüz dünyasına paralel mekanizasyonlarla yapılmaktadır. Yine teknolojinin gelişmesi ile birlikte daha modern yapılan tarım uygulamalarında kullanılan makine ve traktörler hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Buna istinaden tarımda önde gelen ülkemiz tarım uygulamaları ile birlikte pek çok üreticiyi barındırmakta ve tüm tarım uygulamaları için ihtiyaç olan makinaları sağlamaktadır. Sahip olduğu hammadde, ucuz işgücü, ucuz üretim gibi maliyet faktörlü ekonomik üstünlükler, coğrafi konum avantajı gibi nedenler uluslararası ticaretimize önemli oranda yön vermektedir. Bu noktada oluşan rekabetçilik, marka algısı, pazarlama stratejileri ticaret başarılarımızı doğrudan etkilemektedir. Bu da en nihayetinde ülke algısını ortaya çıkaracak ve uluslararası ticaret piyasasını bu çemberde şekillendirecektir.

KüreselleşmeMarkaTarım makineleri+4
Merve Bozan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Altın fiyatı ile altın ithalat miktarı, işlem miktarı, Brent petrol ve dış ticaretin etkileşimi

Bu tezde Türkiye'nin 2000 ile 2017 yılları arasında üçer aylık külçe/gr altın fiyatı, altın ithalat miktarı, altın piyasası endeksi, altın işlem miktarı, brent petrol fiyatı, dış ticaret endeksi, USD kuru ve EURO kuru arasında olan ekonomik ilişki istatistiksel olarak modellendirilip; açıklanmaya çalışılmıştır. Temel amacımız altın ithalat miktarı, altın piyasası endeksi, altın işlem miktarı, dış ticaret endeksi, USD kuru ve EURO kurundaki çeyrek dönemlik değişimlerin bir bütün olarak külçe/gr altın fiyatı üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Aynı zamanda altın fiyatıyla bu değişkenler arasında karşılıklı ilişkilerin olup olmadığını varsa bu ilişkilerin derecelerin araştırmaktır. Yapılan regresyon analizi sonucu; cumhuriyet altını fiyatı, brent petrol fiyatı ve dış ticaret endeksinde oluşan değişiklikler altın fiyatını aynı (pozitif) yönlü etkilerken, altın piyasası endeksi, altın işlem miktarı ve altın ithalat miktarında oluşan değişiklikler ters (negatif) yönde etkilemektedir.

AltınAltın piyasasıEtkileşim+6
Ayşe Büşra Boyacı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji ithalat bağımlılığında yenilenebilir enerjinin rolü: ARDL sınır testi yaklaşımı

Enerji ithalat bağımlılığı ülke ekonomilerinde ciddi sorunlar teşkil etmektedir. EUROSTAT'ın yayımladığı 2018 yılı verilerine göre Türkiye yüzde 73,79 enerji ithalat bağımlılık oranı ile enerjide dışa bağımlı durumdadır. Bu durum Türkiye'de enerji arz güvenliği riskini gündeme getirmiştir. Avrupa Birliği'nde bu oran yüzde 60 seviyesinde seyretmektedir. Bu çalışmanın Türkiye özelinde yapılmasında hem Türkiye'nin yüksek enerji ithalat bağımlılık oranı hem de fosil enerji kaynakları ve nükleer enerjideki yetersizlikler etkili olmuştur. Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları bakımından yüksek potansiyele sahiptir. Diğer yandan Türkiye özelinde yapılan bu çalışmanın analiz sonucunda yenilenebilir enerjinin enerji ithalat bağımlılığını yüzde bir birimlik artışta yüzde 0.26 azalttığı belirlenmiştir. Buna istinaden Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığın yenilenebilir enerji kaynaklarına yüksek düzeyde yatırım yapılması ile düşürüleceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, 1990-2018 döneminde Türkiye'de yenilenebilir enerjinin enerji ithalat bağımlılığı üzerindeki etkisi zaman serisi eş bütünleşme testi olan ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılarak analiz edilmiştir. ARDL sınır testi yaklaşımı hem l(0) hem de l(1) verilerle çalışma olanağı ve küçük örneklerde daha güvenilir sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu çalışmada ARDL sınır testi yaklaşımı tercih edilmiştir. Analiz bulguları incelendiğinde, Türkiye'de yenilenebilir elektrik üretiminin enerji ithalat bağımlılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etki yaptığı belirlenmiştir. Kişi başına GSYH'nin enerji ithalat bağımlılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etki yaptığı belirlenmiştir. Kentsel nüfus artışının enerji ithalat bağımlılığını istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etki yaptığı belirlenmiştir. Doğal gaz fiyatları enerji ithalat bağımlılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etki yaparken, ham petrol fiyatları ise istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Türkiye'de yenilenebilir elektrik üretiminin enerji ithalat bağımlılığını azalttığı, diğer yandan Türkiye'de enerji ithalat bağımlılığının en önemli belirleyicisinin kişi başına GSYH olduğu belirlenmiştir.

ARDL Sınır TestiEnerjiEnerji bağımlılığı+4
İbrahim Ürkmez
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni korumacılığın gelişimi ve ithalat ile etkileşiminin yapay sinir ağları yöntemi ile incelenmesi: Türkiye örneği

Bu çalışmada amaç; yeni korumacılığın serbest ticaret içerisindeki kullanım alanlarını incelemek ve yapay sinir ağları modeli kullanılarak ithalatın tahmin edebilecek en iyi mimarinin belirlenmesi ve yeni korumacılığın ithalat üzerindeki etkileşiminin ölçülmesidir. Bu kapsamda yeni korumacılığın tarihsel süreç içerisindeki gelişimi incelenmiş, yeni korumacılığın ithalat üzerindeki etkileşiminin diğer makro ekonomik değişkenler ile karşılaştırılması yapılmıştır. Analiz kısmında Türkiye'nin 1998-2020 yıllarına ait üç aylık veriler ile Harcama Yöntemi ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH), TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru, ihracatın ithalatı karşılama oranı ve yeni korumacılık değişkenleri belirleyici değişken olarak kullanılmıştır. Yapay sinir ağları modeli kullanılarak farklı mimariler oluşturulmuş ve değişkenlerin ağırlıkları tespit edilmiştir. Değişkenlerin ağırlıklarının tespiti sonrası ortaya çıkan tahmini veriler ile gerçekte oluşan veriler karşılaştırılarak en uygun yapay sinir ağı mimarisi oluşturulmuştur. Oluşturulan yapay sinir ağı mimarisinin 0.95 oranı ile açıklayıcılığının yüksek olduğu belirlenmiştir. Gerçekleşen veriler ile tahmini verileri R2, RMSE ve VAF değerleri hesaplanarak karşılaştırılmıştır. Model içerisindeki 5 nöron hücresi ile yapılan denemelerde R2=0,95, RMSE=0,07 ve VAF= 95,09 olarak tespit edilmiştir. Öğrenme sürecinde çıktının tahmin edilebilmesi için girdilerin katsayı ağırlıkları hesaplanmıştır. Yeni korumacılık araçlarının model içerisindeki katsayısı 0,672724, GSYİH katsayısı -0,08987, reel döviz kurunun katsayısı -0,70297, ihracatın ithalatı karşılama oranının katsayısı ise 0,373448 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, ithalat tahmininde kullanılan değişkenler arasında yeni korumacılık araçlarının açıklayıcılığının yüksek, oluşturulan yapay sinir ağı modelinin tahmin edilebilirliğinin tutarlı ve güvenilirliğinin yüksek olduğunu göstermiştir.

KorumacılıkKorumacılık politikalarıSerbest ticaret+4
Ümit Engin Tekin
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the impact of international trade on economic growth: A case study of Nigeria

The disparity of opinions and empirical evidence on the impact of international trade on economic growth has become a nuisance, especially for developing countries like Nigeria, and calls for further research. This is the gap that this study seeks to fill. This study will investigate the impact of international trade on Nigeria economic growth. The objectives for this study are to assess the most recent effect of exchange rates on economic expansion in Nigeria, examine the impact of export on Nigeria's economic expansion, determine the link between foreign trade and Nigeria's economic expansion in to comprehend the causal connection, provide a procedure to follow when using international trade as a means to increase economic growth, Vector autoregression (VAR) analysis technique was used to estimate the various components of foreign trade. Multivariate Time series secondary data was used for this study and it was obtained from Central Bank of Nigeria Statistical Bulletin 2020, World Bank datasets etc. which covers the period 1981 to 2020. The hypothesis revealed that there is currently significant causality among exchange rate, export and economic development but there are no present of significant causality between import, foreign direct investment and economic growth of Nigeria. Therefore the null hypothesis of exchange rate and export can be accepted that supported increase in economic growth.

Exchange rateEconomic growthEconomic effect+5
Balıkıs Ajoke Alı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of food import on Somali economic growth

This study investigates the relationship between food import and economic growth in Somalia over the period 2010Q1-2021Q1. The research employs data from the World Bank, which covers key macroeconomic indicators and food import statistics. The analysis is conducted using SPSS version 24, employing appropriate statistical techniques to assess the significance of the relationship. The study reveals a positive and significant impact of food import on Somali economic growth. By examining the time series data, this research identifies the crucial role played by food import in driving economic growth in Somalia. The findings emphasize the importance of assessing the impact of external factors, such as food import, on a nation's economic development. The study contributes to the existing literature by providing empirical evidence on the relationship between food import and economic growth in Somalia. The positive significance of food import implies that strategic policies aimed at enhancing the efficiency and sustainability of food imports can have a substantial impact on the country's economic growth trajectory. These results have significant policy implications for Somalia, as they highlight the need for effective strategies and measures to enhance the food import sector. Policymakers and stakeholders can utilize these findings to develop and implement policies that foster a conducive environment for food import, ensuring a sustainable and positive impact on economic growth. Overall, this research underscores the importance of analysing the impact of food import on economic growth in the specific context of Somalia. It provides insights into the potential benefits of prioritizing and strengthening the food import sector as a catalyst for economic development, thereby informing policymakers, researchers, and other stakeholders in their decision-making processes.

External deficitEconomic growthEconomic effect+7
Abdınur Jıbrıl Alı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of foreign trade on the economic growth of Iraq (1980-2020)

The issue of economic growth and its connection to foreign trade is one of the issues that has become of great importance to all countries, especially developing countries such as Iraq, as trade openness is of great importance in supporting the economy. In general, there are many studies that focused on the advantages of foreign trade and its positive impact on economy, as well as there are studies that conclude that foreign trade may also have a negative impact on GDP growth. Iraq is considered one of the developing countries that seeks to increase its domestic product and achieve growth that is reflected in the standard of living of the Iraqi citizen through the development of its oil and non-oil exports and its good trade relations with other countries of the world, in addition to making better use of capital and work. This study seeks to explore the relationship between foreign trade and the growth of Iraq's GDP from 1980 to 2020 by taking the variables of trade openness, capital, and work as independent variables, and the GDP variable as a dependent variable. In this thesis, the researcher relied on the testing approach associated with the ARDL model, which was developed by Pesaran, Shin, and Smith (2001) to test the relationship between GDP and foreign trade. It was found from the results that the openness, Capital and labor force have positive but not statistically significant effects on economic growth in Iraq in the long run. The results also indicate that trade openness, has positive and significant effects on economic growth represented by the gross domestic product in the short term, i.e. the labor force and capital has a positive but not a significant effects on economic growth in the short term in Iraq between 1980 and 2020 .

EconomyEconomic growthEconomic effect+7
Yousif Salam Farhan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İhracata yönelik teşvik politikalarının bölgesel gelişmeye etkileri: ekonomik etkili gümrük rejimleri ve dahilde işleme rejimi: Panel data analizi

Bu çalışmada öncelikle Türkiye'de dış ticaretin seyri ile ilgili bir takım bilgiler verilmiş ve işletmelerin uluslararası piyasalarda artan rekabete ayak uydurmaları için gerekli olan ihracat teşvik araçlarından bahsedilmiştir. Dışa dönük ihracata dayalı büyüme politikaları kapsamında ihracatın iyileştirilmesine yönelik teşvik araçlarından kritik öneme sahip DİR üzerinde durulmuş, kavramsal açıklamanın ardından Rejimin işleyişinden bahsedilmiştir. Akabinde ihracatla ve ithalatla olan ilişkisine dair istatistiki bilgiler ortaya koyulmuştur. Son olarak, DİR uygulamalarının İzmir'in bölgesel gelişmesini ne kadar etkilediği, İzmir İlinin ihracata yönelik DYY miktarlarının bölgesel olarak dış ticaretini olumlu-olumsuz etkileyip etkilemediği, İzmir'in dış ticaretine konu hangi eşyalarda karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu ve karşılaştırmalı üstünlüğün bulunduğu sektörlerdeki DİR uygulamalarının bölgesel dış ticareti ve dolayısıyla bölgesel gelişmeyi olumlu mu olumsuz mu etkilediği soruları için iki ayrı denklem oluşturularak, EKK tahminleme yönteminden ve İzmir İli için 2002-2014 dönemi verileri kullanılarak hem kesit hem de zaman olmak üzere iki ayrı boyutu dikkate alan panel veri analizi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular hem zaman serisi tahminlerinin hem de panel verisi tahmin sonuçlarının birlikte paralellik gösterdiği, İzmir İlinin bölgesel dış ticaretinde, plastikler ve mamulleri ile kauçuk ve kauçuktan cinsi eşyaların üretiminde karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunmadığı halde üretimin yapıldığı, kaynakların etkinsiz kullanıldığı; bu aşamada kaynakların daha etkin kullanıldığı bölgesel gelişmeye katkısı açısından karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunan tabii veya kültür inciler, kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, kıymetli metallerle kaplama metaller ve bunlardan mamul eşya; taklit mücevherci eşyası; metal paralar cinsi eşyaların üretimine kaynakların aktarılması durumunda bu cins eşyaların DİR uygulamalarının, bölgesel ihracatı dolayısıyla bölgesel gelişmeyi daha da arttıracağını göstermiştir.

Bölgesel kalkınmaDahilde işleme rejimiEkonomik etki+5
Işıl Kocatürk
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

XIII. yüzyılda Türkiye Selçuklu Devleti'nin ticarî hedeflere yönelik politikaları ve fetihleri

Anadolu, sahip olduğu jeopolitik konumu sayesinde, taşıdığı potansiyeli ve fırsatları yüzyıllar boyunca değerlendirmesini bilmiştir. Önemli ölçüde doğal yol ağının varlığı, ulaşımda elverişli koşullar sunduğu gibi beşerî ve iktisadî etkinlikler de tarihi süreçte iç içe bir yön takip etmiştir. Bizans Devleti'nin siyasî ve iktisadî sisteminin XI. yüzyıldan itibaren zayıflaması, Türkiye Selçukluları adına bu nizamı tekrar inşa etmesi için uygun ortamı hazırlamıştır. Selçuklu sultanları, ülke içinde huzur ve güvenliği sağladıktan sonra fetih hareketlerini, iktisadî amaçlar gözeterek, ticarî yolları güvenli hale getirmek üzerine planlamışlardır. Karadeniz'de Sinop ve Suğdak; Akdeniz'de Alâiye ve Antalya gibi liman şehirlerini ele geçirerek, doğu-batı ve kuzey-güney istikametinde yürütülen ticareti denetim altına almışlar, bu da Anadolu'ya dinamizm katmıştır. Selçuklu sultanları, iktisadî ve ticarî hareketliliğe ivme kazandırmak için koruyucu ve teşvik edici önlemlere de yönelmişlerdir. Bazı hukukî tanzimler yapılarak, tüccar devletlerle antlaşmalar imzalanmıştır. Gümrük vergi oranları düşürülürken, tacirlerin zararları devlet sigortası kapsamında garanti altına alınmıştır. Böylece ticarî akım Selçuklu sahasına çevrilmiş ve ihracat ön plana çıkmıştır. Ticaretin milletlerarası boyuta taşınmasında, ticarî yol ağının varlığı ve sunduğu elverişli koşulların da önemli ölçüde katkısı olmuştur. Seyahat sırasında umulan güvenlik ve ulaşım rahatlığı, Selçuklu yöneticilerinin gözünden kaçmamış, mevcut olanı geliştirmek ve himaye etmek maksadıyla ribât, kervansaray, han ve köprü gibi yapılar meydana getirmişler ve bunlara büyük önem atfetmişlerdir. Bu araştırmada, Türkiye Selçuklu Devleti'nin Anadolu'yu milletlerarası ticaret ağına entegre edebilmek için ne tür politikalar izlediği, ekonomik amaçlara binaen gerçekleşen fetih faaliyetleri ve yatırımların, bu coğrafyayı nasıl refaha kavuşturduğu incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Selçuklular, Anadolu, Ticaret, İhracat, İthalat

AnadoluSelçuklularTicaret+2
Taha Yasin Aydın
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon il ekonomisinin türkiye'nin dış ticaretindeki yeri

Türkiye'nin 1980 yılına kadar uygulamış olduğu ekonomi politikasına bağlı olarak çok fazla gelişemeyen dış ticareti 1980 yılından itibaren ihracata bağlı dışa yönelik sanayileşme politikasıyla birlikte gerek ekonominin ve gerekse dış ticaretin gelişiminde önemli adımlar atılarak büyütülmüştür. İhracatı ve üretimi artırmak için yapılan sanayileşme politikasındaki değişimlerle birlikte Türkiye ekonomisinde başlayan büyüme Trabzon'un ekonomisi üzerinde de etkili olarak dış ticaretini artırmıştır.Bu araştırma Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan Trabzon ilinin sosyo-ekonomik yapısının belirlenmesi ile il ekonomisi ve dış ticaretin Türkiye ekonomisinin gelişmesindeki ve dış ticaretine olan katkılarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın içeriğinde Türkiye ekonomisi ile Trabzon ilinin sosyo-ekonomik yapısı, dış ticareti ve elde edilen verilere bağlı olarak il ekonomisinin, Türkiye ekonomisi ile dış ticaretine olan katkıları incelenmiştir. Araştırma literatür taraması yapılarak ikinci verilerden faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Türkiye ekonomisinde 1980 yılından sonra yaşanan ekonomik gelişmeler Trabzon ilinin ekonomik gelişimi üzerinde etkili olarak yıllar kapsamında ilin dış ticaretini artırmıştır. İlin ekonomik yapısı içerisinde belirleyici olan sektör, hizmetler sektörü olurken 2004 yılından itibaren Trabzon' sanayi sektörü, tarım sektöründen daha belirleyici olarak gerçekleşmiştir. İlin dış ticaretinde ise ihracat ithalattan çok daha fazla gerçekleşmiştir. İhracatın ithalattan yüksek olmasını etkiyen en önemli faktör iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlı olarak tarım sektörü içerisinde yer alan çay ve fındık üretiminin kalite ve miktarı ile sanayi sektöründeki gelişimin devam etmesidir.

Ekonomik büyümeEkonomik yapıTrabzon+4
Nurdan Mazlum
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticarette antrepo süreçleri, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği sisteminin antrepo işleyişine ve ekonomiye etkileri

Bu çalışmada, dış ticaretin bir parçası olan ithalat sürecinde depolama işlemlerinin yapıldığı antrepo alanları, bu alanların resmi olarak idaresini gerçekleştiren ve antrepo işleticisi ile devlete karşı müteselsil sorumlu olan Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği uygulaması incelenmiş ve irdelenmiştir. Bu çalışmanın amacı; antrepoların dış ticaret işlemleri üzerindeki etkilerinin hız ve maliyet ekseninde değerlendirilmesi, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği olgusunun bu sürece dâhil edilmesi ile katkıları ve eksiklikleri çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Öncelikle; dış ticarette bakanlıkça verilen yetki çerçevesinde iş takibi yapan gümrük müşavirliği sistemi meri mevzuata göre tanıtılmış ve yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği mesleğinin görev tanımı yapılarak gümrük müşavirliğinden farkları ve işlevi ortaya konulmuştur. Bu meslek kolunun ortaya çıkışı, antrepo süreçleri üzerindeki rolü ve işlevselliği konusunda değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur. Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği mesleğinin güvenli ve sistemli bir hale getirilmesi, bakanlıkça belirtildiği şekilde bağımsız ve tarafsız çalışması, antrepo ve antrepo rejiminin uygulandığı gümrük işlemlerinin doğru, güvenli ve hızlı gerçekleştirilmesi, daha etkin ve daha güçlü bir gümrük kamu hizmetinin tesis edilmesi, antrepolarda gerçekleşecek gümrük kaçakçılığının önüne geçilmesi ve tüm işlemlerinin resmi olarak sistemsel kayıt alınması gibi faydalar gözlenmekte ve beklenmektedir. Son zamanlarda mevzuatta yapılan bazı köklü değişiklikler ve bu konuda literatürde yer alması gereken yeni bir akademik çalışma ihtiyacı karşısında; bu yeni yapının veya mesleğin incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekliliği bulunmaktadır.

AntrepoDepolamaEkonomik etki+4
Kasım Didinç
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye–Afrika dış ticaret ilişkileri ve büyüme etkisi: Burundi örneği

Bu çalışma Türkiye-Afrika arasındaki ticari ilişkileri Afrika ülkeleri bağlamında incelemeyi hedeflemektedir. Geçtiğimiz dönemlerde pek çok Afrika ülkesi dışa dönük ekonomi anlayışı çerçevesinde hızlı bir büyüme sürecine girmiş ve bu süreçte Türkiye-Afrika ticari ilişkileri sürekli gelişmiştir. Ampirik çalışmada, Türkiye - Burundi için 1994-2018 dönemindeki verilerle ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi araştırıldı. Birim kök testi sonuçlarına göre sonuçları ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme arasında uzun dönem denge ilişkisinin olduğunu gösterdi. Seriler eş bütünleşik olduklarından, nedensellik testinin yapılması için vektör hata düzeltme modeli kullanılmıştır. Hata Düzeltme Modeline göre, Ekonomik büyümeden ihracata ve ithalattan ihracata doğru bir nedensellik ilişkisi olmasına rağmen ihracattan ve ithalattan büyümeye doğru bir nedensellik ilişkisi söz konusu değildir.

AfrikaBurundiEkonomik büyüme+7
Francoıs Ndayıshımıye
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

8-9 Ağustos 1989 kararları ve Türk imalat sanayii üzerine etkisi

Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan dönem de Türkiye'nin sanayileşme politikası ana hatları ile incelenmiştir. İkinci bölümde, 1980' de alınan kararların devamı niteliğinde, 8-9 Ağustos 1989 kararları ile ithalat rejimi ve kambiyo rejiminde yapılan değişikliklere değinilmiştir. İthalat rejiminde yapılan değişikliklerle çok sayıda malın gümrük vergisi ve fon oranları indirilmiştir. Kambiyo reji mine de büyük ölçüde serbestlik getirilmiştir. Ayrıca kararlar ile ulaşılmak istenen amaçlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmamızın esas konusunu teşkil eden ithalat rejiminin serbestleştirilmesinin, Türk imalat sanayii üzerindeki etkilerinin, kararlardan öncesi ve sonrası dönemdeki, üretim, satışlar, fiyat, ihracat, ithalat ve diğer faktörlerdeki gelişmeler incelenerek etkiler belirlenmiştir. Son bölümde, 8-9 Ağustos kararlarının rekabet ve AT yükümlülükleri açısından değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, sonuç ve öneriler, belirtilmiştir.

Endüstrileşme politikalarıGümrük vergisiTürkiye+2
Aykut Ekinci
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1991
00

Related subjects