Web tabanlı eğitim
Bu konu başlığı altında 176 tez
Information and communication technologies in English language teaching (ELT)
Rapid introduction of information processes into various spheres of life require the development of a new model of the education system based on modern information technologies. It is about creating the conditions for revealing the creative potential of a person, developing abilities and educating the need for self-improvement and responsibility. Thus, the introduction of information and communication technology (ICT) contributes to the main goals of modernizing education: improving the quality of education, increasing the accessibility of education and ensuring a harmonious development of the individual who is attached to the information and communication capabilities of modern technologies and possessing an information culture. These circumstances determine the relevance of the topic of this thesis research, which consists in the introduction of ICT in order to improve the effectiveness of the educational process and the effectiveness of the quality management system of foreign language (especially: English) teaching. The solution of these aspects determines the theme of research. The scientific innovation of the research is that it reveals didactic properties and methodological functions of the Twitter and Podcast services as one of the modern methods of teaching language, which must be taken into account when developing the methodology for teaching a foreign language on its basis. Keywords: Information-Communication Technology (ICT), WEB 2.0, Twitter, Podcast, English Language Teaching (ELT).
Üniversite öğrencilerine yönelik geliştirilen kadına karşı her türlü düşmanca tutuma (Mizojini) karşı eğitim programının etkinliğinin değerlendirilmesi
Araştırma üniversite öğrencileri için geliştirilen, web tabanlı ve simülasyon temelli uygulamaların kullanıldığı mizojiniye yönelik eğitim programının öğrencilerin mizojiniye ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerine ve mizojinistik tutumlar karşısında gösterdikleri duygusal tepkilerine etkisini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen randomize kontrollü, ön test-son test kontrol gruplu nicel ve tanımlayıcı fenomenolojik yaklaşımla nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma tipte bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde birinci sınıf ve birinci yarıyılda öğrenim gören 68 öğrenci oluşturmuştur. Müdahale grubunda yer alan 34 öğrenciye 14 hafta süresince web tabanlı eğitim, ekran temelli simülasyon ve standart katılımcıların kullanıldığı senaryo temelli simülasyon uygulamasını içeren mizojini eğitim programı verilmiş, kontrol grubundaki 34 öğrenciye ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın nicel verileri Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri Veri Toplama Formu, Mizojiniye İlişkin Bilgi ve Farkındalık Soruları ile Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği (PANAS) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise müdahaleden bir hafta sonra müdahale grubunda yer alan 21 öğrenciyle yapılan odak grup görüşmelerinden Yarı Yapılandırılmış Odak Grup Görüşme Formu kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız ve bağımlı gruplarda t testi, tekrarlı ölçümler için varyans analizi; nitel verilerinin analizindeyse tüme varım yaklaşımıyla içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada eğitim progamı sonrasında müdahale grubunda yer alan öğrencilerin mizojiniye ilişkin bilgi ve farkındalık puanları ve PANAS puanlarının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde (p<0,05) yüksek olduğu saptanmıştır. Odak grup görüşmelerinde öğrenciler mizojiniye yönelik eğitim programından çok memnun kaldıklarını, programın kavram hakkında bilgi ve farkındalık oluşturarak kalıcı öğrenmeyi ve mizojinistik tutumlar karşısında tepki verebilme cesareti kazanmalarını sağladığını ifade etmişler, eğitim programının daha fazla kişiye ulaşabilmesiyle ilgili görüş belirtmişlerdir. Araştırmanın sonucunda farklı öğretim yöntemlerinin kullanıldığı mizojini eğitim programının öğrencilerin bilgi ve farkındalıklarını ve pozitif-negatif duygularını artırmada etkili olduğu belirlenmiştir. Kadına karşı her türlü mizojinistik tutumun önlenmesi ve azaltılması için eğitim programının üniversite eğitim programı müfredatına eklenmesi önerilmektedir.
Ortaokul öğrencilerinin sosyal medya sitelerini eğitsel kullanım amaçlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaokul öğrencilerinin sosyal medya sitelerini eğitsel kullanım amaçlarının değerlendirilmesini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modeli olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı İstanbul ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı biri özel biri devlet okulunda öğrenim gören 300 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 184'ü kız öğrenci ve 116'sı erkek öğrencidir. Öğrencilerin demografik bilgilerini elde etmek için kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerini belirlemek için 11 maddelik sorudan oluşan bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Bu soruların içerisinde araştırmaya katılan kişilerin, okul türü, cinsiyeti ve sosyal medyayı kullanma sıklıkları gibi değişkenler yer almaktadır. Araştırmada kullanılan "Sosyal medya eğitsel kullanım ölçeği" Mazman (2009) tarafından geliştirilmiştir. 11 maddeden oluşan ölçek 5'li likert türünde olup Cronbach Alpha katsayısı ,793 olarak hesaplanmıştır. "Sosyal medya sitelerini kullanım amacı ölçeği" ise Karal ve Kokoç (2010) tarafından geliştirilmiştir. 12 maddeden oluşan ve 5'li likert türünde olan ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı ,830 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, sosyal medya sitelerini kullanım amacına yönelik kız öğrencilerin puanının erkek öğrenci puanına göre daha yüksek olduğu ancak iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir. Sosyal medya sitelerini kullanım amacına yönelik okul türüne göre özel okul puanının devlet okulu puanına göre daha yüksek olduğu, sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet, sosyal medya, web, teknoloji.
E-değerlendirme ortamında kullanılan oyunlaştırma bileşenlerinin öğrencilerin katılımları üzerine etkisi
Bu çalışmada oyunlaştırılmış e-değerlendirme sisteminin öğrenci katılımına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, çevrimiçi ortamında 5. Sınıf matematik dersine yönelik oyunlaştırma bileşenlerinden lider tablosu, rozetler ve seviye açma öğelerini içeren oyunlaştırılmış bir e-değerlendirme sistemi tasarlanmıştır. Ardından oyunlaştırılmış e-değerlendirme sistemi ile oyunlaştırılmamış kopyası öğrenci katılım düzeyleri karşılaştırılmıştır. Ara ştırmanın çalışma grubunu Ankara ili Keçiören ilçesinde 4 farklı ortaokulda eğitim gören 5. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırmaya; 141 kontrol grubu öğrencisi, 129 deney grubu öğrencisi olmak üzere, toplam 270 öğrenci katılmıştır. Araştırmada öğrencilerin oyunlaştırmaya dayalı e-değerlendirme sistemi katılımlarıyla oyunlaştırma öğeleri içermeyen e-değerlendirme sistemine katılım düzeyleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca öğrencilerin motivasyon stratejileri ve başarı yönelimlerine göre farklılıkları da araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada, nicel ve nitel veriler içeren karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler seçkisiz olmayan elverişli örnekleme gruplanmış ve e-değerlendirme sistemini kullanım log kayıtları tutulmuştur. Araştırma sürecinde öğrencilerin matematik dersine ilişkin motivasyon stratejileri ve başarı yönelim düzeyleri ölçeklerle ölçülmüştür. Ayrıca öğrencilere açık uçlu sorular sorularak elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Pandemi döneminin etkisiyle, öğrencilerle uzaktan yürütülen bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda oyunlaştırmanın e-değerlendirme sistemlerine eklenmesiyle katılımın artırılabileceğine dair kanıtlar bulunmuştur. Öğrenciler süreci eğlenceli bulduklarını, oyunlaştırma öğelerini genel olarak beğendiklerini ifade etmişlerdir. Çalışmada oyunlaştırılmış e-değerlendirme ortamında öğrencilerin katılımına etki eden en önemli değişken performans yaklaşımıdır. Oyunlaştırma bileşenlerinin olmadığı e-değerlendirme ortamına katılımda en önemli değişken olarak öğrenme yaklaşımı göze çarpmaktadır. Yine bulgulara göre matematik dersine yönelik özyeterlik ve görev değeri her iki e-değerlendirme ortamında öğrenci katılımını etkileyen ortak değişkenlerdir. Sonuçlar oyunlaştırılmış e-değerlendirilme sisteminde, performansını göstermek isteyen öğrenci katılımlarının ön plana çıktığını da göstermektedir.
Web tabanlı hemşirelik süreci öğretiminin hemşirelik son sınıf öğrencilerinin bakım planı hazırlama becerisine etkisi
Bu araştırma, web tabanlı olarak gerçekleştirilen hemşirelik süreci öğretiminin, son sınıf hemşirelik öğrencilerinin bakım planı hazırlama becerisi üzerine etkisini incelemek amacıyla yarı deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında, hemşirelik sürecinin öğretilmesi ile ilgili hazırlanan ders içeriği 5 hafta süre ile web tabanlı olarak sunulmuş ve bu uygulamanın etkinliği değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi'nde 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında öğrenim gören 131 son sınıf öğrenci (nmüdahale=64, nkontrol=67) oluşturmuştur. Veri toplamada Tanıtıcı Özellikler Formu, Hemşirelik Bakım Planı (ön test-son test) ve Öz Yeterlilik Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda müdahale ve kontrol grubundaki öğrencilerin yaş ortalamasının benzer olduğu ve çoğunluğunun hemşirelik süreci yaklaşımı ile bakım planı hazırlarken tüm aşamalarda sorun yaşadığı belirlenmiştir. Müdahale grubundaki öğrencilerin web tabanlı öğretimden sonra daha fazla sayıda hemşirelik girişimi planladığı ve hemşirelik bakım planını genel olarak daha iyi hazırlayabildiği saptanmıştır. Müdahale grubundaki öğrencilerin bakım planı hazırlama, hemşirelik sürecini her türlü vakaya uygulama, veri toplama, tanıları ayırt etme, girişimleri önceliklendirme ve bu girişimleri hastaya göre bireyselleştirme, bakımı hasta gereksinimlerine göre yönlendirme, hemşirelik çıktılarını değerlendirme ve bakım planını uygun şekilde yazıya dökme bakımından kendilerini yeterli hissettikleri saptanmıştır. Sonuç olarak, hemşirelik sürecinin web tabanlı olarak aktarılmasının öğrencilerin bakım planı hazırlama becerisini kolaylaştırdığı söylenebilir. Hemşirelik süreci konusunun öğretiminde web tabanlı öğretimin destekleyici bir yöntem olarak kullanılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: hemşirelik süreci, bakım planı, web tabanlı öğretim, öz yeterlilik
Web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin tasarımı, geliştirilmesi ve etkililiğinin sınanması
Bu çalışmada ortaokul düzeyindeki öğrencilerin matematik öğrenmelerine yönelik olarak web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin nasıl tasarlanacağının ve geliştirilen sistemin etkililiğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin; matematik dersi konularını öğrenmeye yönelik internet teknolojileri aracılığıyla zaman ve mekândan bağımsız kendilerini test edebilecekleri bir öğretim ortamı hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen dinamik değerlendirme algoritması ile birlikte, dinamik değerlendirme ve oyunlaştırma ilkelerini birleştiren web tabanlı bir ortam geliştirilmiştir. Ayrıca ortamın etkililiği deneysel bir çalışma ile sınanmıştır. Bu araştırmada benimsenen web tabanlı dinamik değerlendirme sistemi, bir kek türü müdahaleci (interventionist) dinamik değerlendirme olarak tasarlanmıştır. Deneysel çalışma 558 ortaokul 5.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sistemi kullanan 12 öğrenci ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ortaokul öğrencilerinin sistemle etkileşim durumları, sistemin etkililiği, öğretimsel yönlendirme durumları ile lag ardışık analizleri neticesinde web tabanlı statik değerlendirme sistemine kıyasla web tabanlı dinamik değerlendirme sistemini kullanan öğrencilerin tutarlı öğrenmeler gerçekleştirdiği, belli bir noktadan itibaren yardım almadan öğrenme performansı ortaya koyduğu, başarılarını artırdığı ve daha etkili öğrenme ve değerlendirme yaşantıları geçirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrenciler bilemediği sorularda soruları çözerken sistem tarafından doğru çözüme yönlendirildiklerini, çözüm için öğretimsel yönlendirmelerin çok yardımcı olduğunu, sistemde bulunan görsel öğelerin (maymun, robot ve muz) ilgi çekici, eğlenceli ve güzel olduğunu ve diğer dersler içinde bu sistemi kullanmak istedikleri belirtilmiştir. Bu çalışmada sunulan öğretimsel yönlendirmeler sadece 5. sınıf matematik dersi ile sınırlı kalmayıp diğer sınıflara yönelik tüm dersleri kapsayacak şekilde daha bütüncül bir yapıda ve videolar, animasyonlar, konu anlatımları, vb. içerik tasarımları da geliştirilerek öğrencilere sunulabilir.
Web 2.0 uygulamalarının Türkçe dersinde motivasyona ve başarıya etkisi: Kahoot örneği
Yapılan araştırmada Web 2.0 araçlarından biri olan Kahoot'un Türkçe dersinde motivasyona ve başarıya etkisini incelemek amaçlanmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Mamak Vehbi Dinçerler Ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubunda (n=27) Kahoot destekli etkinliklerle ders işlenmiş olup kontrol grubunda (n=25) ders kitabındaki etkinliklere bağlı kalınarak öğretim yapılmıştır. Araştırma süreci dört haftadan (20 ders saati) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Özerbaş tarafından geliştirilmiş olan Motivasyon Testi ve araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe Başarı Testi kullanılmıştır. Motivasyon Testi'nin ölçüm güvenirliği için bulunan α katsayısı ,88, Türkçe Başarı Testi'nin α katsayısı ise ,81 olarak hesaplanmıştır. Veriler toplandıktan sonra verilerin normallik dağılımları incelenmiş olup grup içi ve gruplar arası puanların karşılaştırılmasında Bağımlı Örneklemler t Testi ve Bağımsız Örneklemler t Testi kullanılmasına karar verilmiştir. Test sonuçlarına göre Kahoot destekli etkinliklerle işlenen Türkçe dersinde motivasyon yüksek oranda (η2= ,56) artmıştır. Başarı puanında ise anlamlı bir artış saptanamamıştır. Kahoot destekli etkinliklerle işlenen Türkçe dersinde motivasyon ve başarı puanlarına dair cinsiyetler arası herhangi bir farklılık görülmemiştir.
Technology utilization in teaching vocabulary at tertiary level
The aim of this study is to investigate the influence of a web-based corpus (WBC) teaching on learner autonomy, e-learning readiness level, use of vocabulary learning strategies, and vocabulary size development. This study was carried out at two state universities in the province of Ankara, Turkey during the spring term of the academic year 2017-2018. The study group consisted of one control and one experimental group, all of whom were ELT Department freshman students. Having a mixed method research design, both quantitative and qualitative data collection was carried out in the current research. As for the quantitative data, at the beginning and at the end of the study surveys of learner autonomy, e-learning readiness level, the use of vocabulary learning strategies and vocabulary size tests were administered to both groups. As for the qualitative data collection, semi-structured interviews were carried out with 9 control group students (5 males and 4 females) and 8 experimental group students (4 males and 4 females) from each group. The quantitative analysis of the dataset was conducted through the use of Multivariate Analysis of Variance/Covariance (MANOVA & MANCOVA) and Mixed Between-Within Subjects Analysis of Variance, while for the qualitative data, content analysis technique was run. The quantitative analysis yielded that there was no statistically significant difference between the groups' scores. Lack of motivation, classroom teaching practices, time management issues were some of the points the interviewees highlighted in regard to their achievement. Keywords: web-based corpus, learner autonomy, e-learning readiness, vocabulary learning strategies, vocabulary size, language learning
Web tabanlı video model yöntemine dayalı eğitim yönteminin kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği beceri uygulamalarına etkisi
Bu araştırma, web tabanlı video model yöntemine dayalı eğitim yönteminin Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği beceri uygulamalarına, öğrencilerin memnuniyet düzeylerine ve öğrencilerin beceri uygulaması öncesinde ve sonrasında anksiyete düzeylerine etkisini incelemek amacıyla planlanmış yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 öğretim yılında Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ikinci sınıfta öğrenim gören, Sağlıklı Yaşam ve Hemşirelik II Dersi "Hasta ve Hastane Ortamı-I" modülü dersini alan öğrencilerden çalışmaya katılmayı kabul eden basit rastgele örneklem tekniği ile belirlenen toplam 80 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmaya alınacak örneklem büyüklüğünü belirlemek amacıyla Power analiz yapılmıştır. İki grup arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla d=0.3 (etki büyüklüğü orta) ɑ=0.05, 1-β=0.80 olarak alınmıştır. Örneklem hesaplamada 32 öğrenci alınmasının yeterli olacağı belirlenmiş ve olası örneklem kayıpları düşünülerek girişim ve kontrol gruplarına 40'ar öğrenci alınmasına karar verilmiştir. Araştırma, web tabanlı video model yöntemine dayalı eğitim grubu (girişim) ve demonstrasyon grubu (kontrol) olmak üzere iki grup üzerinden tasarlanmıştır. Öğrenciler, cinsiyet, yaş ve başarı düzeyi eşleştirmesi yapılarak gruplara ayrılmıştır. Her iki gruptaki öğrencilerin e-posta adresleri alınmış ve öğrencilere konuya ilişkin ders notları, gebe ve lohusa muayenesi klinik becerileri değerlendirme rehberleri e-posta ile gönderilmiş demonstrasyona çalışarak gelmeleri istenmiştir. Girişim grubundaki öğrencilerin hazırlanan web sitesindeki videoları izleyebilmeleri için her öğrenciye kullanıcı adı ve şifre verilmiştir. Böylelikle öğrencinin sınıf dışında, internet ve bilgisayarını kullanarak, gebe ve lohusa muayenesi klinik becerilerine yönelik web sitesindeki eğitim videolarını izlemesi sağlanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere beceri laboratuarında araştırmacı tarafından demonstrasyon yöntemi kullanılarak eğitim verilmiştir. Öğrencilerin psikomotor beceri düzeyi, gebe ve lohusa muayenesi klinik becerileri değerlendirme rehberlerine uygun olarak yapılan puanlamadan aldığı puanla belirlenmiştir. Girişim ve kontrol grubundaki öğrencilerin ödem muayenesi uygulama beceri puanı ve emzirme tekniği eğitimi uygulama beceri puanı dışında diğer uygulama beceri puanı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0.05). Web tabanlı video model yöntemine dayalı eğitim yöntemi ile eğitim alan girişim grubundaki öğrencilerin uygulama beceri puanlarının anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. Girişim ve kontrol grubundaki öğrencilerin eğitim yöntemlerinden memnuniyet anketi puan ortalaması açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Girişim ve kontrol grubundaki öğrencilerin beceri öncesi ve sonrası durumluk-sürekli kaygı puanı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Girişim grubundaki öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası Durumluk Kaygı Envanteri puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası Durumluk Kaygı Envanteri puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak, web tabanlı video model yöntemine dayalı eğitim yöntemi hemşirelik öğrencilerinin gebe ve lohusa muayenesi klinik becerileri öğrenme ve uygulamalarını olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar kelimeler; Web tabanlı eğitim; video model yöntemi; gebe muayenesi; postpartum muayene; anksiyete
Role of personalization talks supported with Web 2.0 tools on vocabulary retention and students' attitudes towards using Web 2.0 tools
This thesisstudy explored the effects of using Web 2.0 tools to conduct personalization talks on students' vocabulary retention and the learners' attitudes towards practicing vocabulary via Web 2.0 tools. Forty-four 3rd -grade private school students, equally divided into experimental and control groups, participated by taking pre-and postvocabulary achievement tests (VAT) before and after the treatment. While the experimental group used Web 2.0 tools to conduct personalization talk sessions, none of any Web-based tools was used in the control group. Two weeks following the last treatment, both groups took a delayed post-VAT to analyze the vocabulary retention. Also, before and after the treatment, the attitude questionnaire towards CAL/CALL was given to the experimental group to see the students' perspectives towards using Web 2.0 tools while learning. The results of pre-, post-, and delayed VATs of both groups indicated that utilizing personalization talks with Web 2.0 tools had a significant effect on vocabulary learning and retention. On the other hand, the attitude questionnaire results showed that although a significant difference was observed in terms of teacher influence on students to use CALL, and the students' openness and willingness to use CAL; no statistically significant difference was shown in their attitudes towards the integration of CALL into the language learning process. Keywords: Vocabulary Learning, Retention, Personalization Talks, CAVL, Web 2.0 Tools.
The effect of EFL teachers' attitude and self-efficacy in using Web 2.0 tools on their professional development during the COVID-19 pandemic
This study provides an insightful look into the types of Web 2.0 tools used by EFL teachers, their purposes and methods of use, the barriers faced by them and also the demographic features of EFL teachers in İzmir/Turkey during covid-19 pandemic. More importantly, it demonstrates how EFL teachers' attitude and self-efficacy has been towards the integration of web 2.0 tools in their teaching practices and also shows how their professional development perception has been in relation to that. Additionally, it brings more ligth to the relationship between EFL teachers' attitude, self-efficacy and their professional development by providing a wider perspective of the correlation regarding EFL teachers' demographic characteristics such as age, gender and educational status. It is designed as descriptive research in the survey model, which is one of the quantitative research designs. The population and sample of the study consisted of English teachers working in secondary and high schools in İzmir, who voluntarily completed the data collection tool which was designed as an online of google form. Statistical software package SPSS 24 (Statistical Package for the Social Sciences – IBM®) was used in the analysis of the data. The normal distribution curve of continuous variables was evaluated with the Skewness and Kurtosis test. Chi-square test was used for categorical variables, independent t-test and One Way Anova test were used for quantitative variables in pairwise and multiple comparisons. Multivariate analysis of variance (MANOVA) was conducted to assess independent categorical demographic variables' possible effects on the dependent variables. Finally, Pearson correlation was carried out to determine the strength of a relationship between teachers' Integration of Web 2.0 Tools in EFL Teaching, their Web 2.0 Self-Efficacy and Professional development. The findings of the study showed that EFL teachers had a positive attitude towards the integration of web 2.0 tools in EFL teaching and the majority of teachers felt that using web 2.0 tools was a normal part of their teaching. It was also concluded that teachers' attitude and self-efficacy in using web 2.0 tools affected their professional development significantly. Being aware of the benefits of professional development activities, with respect to that 58% of EFL teachers in this very study actually stated to have attended seminars and courses on the integration of web 2.0 tools their teaching, which relatively paved the way to improving their self-efficacy in using these tools.
Öğretmenlerin meraklılık düzeylerinin ve Web 2.0 araçları kullanım yetkinliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Teknoloji, eğitim alanında yer almaya başladıktan sonra öğretmenler teknolojik araçları kullanarak dersin işleyişini sürdürme ve yeni materyaller hazırlama konusunda deneyim kazanmıştır. Her türlü içeriğin yüklenebildiği, kullanıcıların aktif bir şekilde bu içeriklerle ve birbirleriyle etkileşime geçebildiği internet tabanlı uygulamalar Web 2.0. araçları olarak adlandırılmaktadır. Bu araçların eğitim sürecinde etkili bir şekilde kullanılabilmesi her şeyden önce öğretmenlerin bu araçları kullanma konusunda yetkinleşmesiyle mümkündür. Bu doğrultuda, öğretmenleri Web 2.0. araçlarını kullanma konusunda teşvik eden değişkenlerden birinin meraklılık, özellikle de bilgiyi öğrenme arzusu olarak tanımlanan epistemik merak, olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin meraklılık düzeyleriyle Web 2.0. araçlarını kullanma yetkinlikleri arasında bir ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla İstanbul'da farklı ortaokullarda görev yapan 366 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Web 2.0 Araçları Kullanımı Yetkinliği Ölçeği (WAKYÖ; Çelik, 2020) Erwin (1998) tarafından geliştirilen Meraklılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, haftalık ders saati, kıdem yılı ve katıldıkları eğitim sayısı gibi özelliklerle birlikte ele alındığında öğretmenlerin meraklılık düzeylerinin yüksek olmasının Web 2.0. araçlarını kullanım yetkinliklerini arttırdığını göstermiştir. Bununla birlikte, öğretmenlerin yalnızca derinlik veya genişlik türündeki merak düzeylerinin yüksek olmasının Web 2.0. araçlarında yetkinleşme düzeyini negatif bir şekilde yordadığı görülmüştür.
5. sınıf madde ve değişim ünitesinin öğretilmesini destekleyici Web 2.0 araçları kullanarak kaynak materyallerin geliştirilmesi
Bireysel farklılıkların ön planda olduğu günümüz çağında, eğitimde de farklı anlayışlara geçilmiş ve "Çoklu Zeka Kuramı" ortaya atılmıştır. Bununla birlikte, ders içeriklerinin zenginleşmesi adına derslere teknoloji entegre edilerek web 2.0 araçları kullanılmaya başlanılmıştır. Eğitim öğretim sürecinde ders kitaplarında bulunan etkinlikler önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzden bu etkinlikler, gözden geçirilmeli, değerlendirilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bu amaçla, bu çalışmada 5. sınıf ders kitaplarında bulunan "Madde ve Değişim" ünitesinde ele alınan etkinliklerin çoklu zeka alanlarına göre dağılımı incelenmiştir. Bununla birlikte, "Madde ve Değişim" ünitesinin kazanımları çerçevesinde, çoklu zeka kuramı baz alınarak web 2.0 araçlarıyla alternatif etkinlikler oluşturulmuştur. Bu çalışma nitel bir çalışma olup, etkinlikler oluşturulurken Tasarım ve Geliştirme Araştırmasının Tip -1 türü kullanılmıştır. Kitaplardaki etkinliklerin çoklu zeka alanlarına göre dağılımı incelenirken veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, 5. sınıf ders kitaplarında bulunan etkinlikler çoklu zeka alanlarına göre incelendiğinde, 5. sınıf SDR Dikey Yayıncılık Fen Bilimleri ders kitabında matematiksel zeka ve sosyal zeka % 50 oranında; 5. sınıf MEB Yayınları Fen Bilimleri ders kitabı incelendiğinde, matematiksel zeka %83,3 oranında, sosyal zeka ise %16,7 oranında bulunmuştur. Her iki kitapta da diğer zeka alanlarıyla ilgili etkinlik bulunmadığı belirlenmiştir. Araştırmada çoklu zeka kuramı baz alınarak web 2.0 araçlarıyla etkinliklerin nasıl hazırlanabileceği adım adım açıklanmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin Web 2.0 araçlarını kullanımı yetkinliklerinin öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin Web 2.0 araçları kullanımı yetkinlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması ve eğitimde Web 2.0 araçları kullanımı hakkındaki öğretmen görüşlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada nitel ve nicel verilen birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden Açımlayıcı Sıralı Desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini Çelik (2020) tarafında geliştirilen "Web 2.0 Araçları Kullanım Yetkinliği" ölçeğinden elde edilen veriler, nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel basamağının çalışma grubunu 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında İzmir İli Narlıdere ve Menderes ilçelerinde görev yapan 117 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme yapılan 10 sınıf öğretmeni ise nitel bölümdeki araştırma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistikler, t-Testi, varyans analizi ile nitel verileri ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri sonucunda; sınıf öğretmenlerinin Web 2.0 araçları kullanım yetkinlik düzeyleri; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, sınıf mevcudu, okuttukları sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılık göstermezken hizmet içi eğitim alma durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin çözümlenmesi sonucunda ise öğretmenler Web 2.0 araçlarının eğitimde kullanımının öğretmen ve öğrenci açısından çeşitli yönlerden faydalı buldukları, Web 2.0 araçlarını dersin her aşamasında kullandıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca Web 2.0 araçları ile ilgili verilen hizmet içi eğitimlerin yüz yüze, uygulamalı olarak nitelikli eğitmenlerle verilerek, araçların kullanım alanlarına göre düzenlenmesinin hizmet içi eğitimlerin kalitesini arttıracağını belirtmişlerdir. Öğretmenler, Web 2.0 araçlarını kullanırken en çok donanım eksikliği, internet bağlantı sorunları, sınırlı erişim ve güncellemeden kaynaklanan sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0 Araçları, Sınıf Öğretmenleri, Öğretmen Yetkinliği
Lise öğrencileri için sanal ortamla desteklenen görsel sanatlar eğitimi
Araştırmanın problemi sanat eğitimi alanını destekleyen konulara erişilebilecek eğitim amaçlı bir web sayfasının olmamasıdır. Araştırmanın genel amacı ise ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi öğretim programına destek sağlayacak bir web sayfası içeriğinin oluşturulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda www.gorselsanatlaregitimi.com web sayfası hazırlanmıştır. Araştırmanın modeli, tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmada üç farklı çalışma grubu yer almıştır. Ankara'da yer alan Anadolu Lisesi, Meslek Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi ve Özel Liseler olarak belirlenen okullar içerisinden her bir okulu temsilen bir okul belirlenmiştir. Bu okullarda görev yapan Görsel Sanatlar öğretmenleri, bu dersi alan öğrenciler ve Görsel Sanatlar alanında uzmanlar çalışma gruplarını oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan anket yoluyla hazırlanan web sayfasının çalışma grubu tarafından değerlendirilmesi istenmiştir. Öğrencilerden elde edilen nicel veriler genel olarak değerlendirildiğinde; ortaöğretim öğrencileri tasarlanan web sayfasını birçok özelliği açısından yeterli, iyi ve mükemmel bulma oranlarının %90'ın üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Web sayfasını kötü bulma oranları genel olarak %2 ile %4 arasında değişmektedir. Nitel veri analizleri sonucunda ise öğretmenler ve uzmanlarla yapılan görüşmeler sonucunda, yeni çağın, pandemi sürecinin ve teknolojinin getirmiş olduğu yenilikler çerçevesinde görsel sanatlar eğitiminin sanal ortamlarla desteklenebileceği ve ayrıca bu dersin hibrit bir şekilde işlenebileceği sonucuna varılmıştır. Araştırmacı tarafından yapılan web sayfası uzmanlar tarafından da uygun bulunarak hem ortaöğretim programlarındaki görsel sanatlar dersinde hem de bu alanda öğretmenlik mesleğini icra edecek olan öğrencilerin yetiştirildiği lisans programlarının derslerinde de aktif olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Araştırma ile ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi öğretim programına destek sağlayacak bir web sayfası içeriğinin öğrencilerin bu dersteki başarılarını arttıracağına, bu derse ilgi ve tutumlarını geliştireceğine dair sonuçlarda elde edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Görsel Sanatlar, Görsel Sanatlar Eğitimi, Ortaöğretim, Sanal Ortam.
Yabancı dil öğretmenlerinin Web2.0 araçlarını kullanma deneyimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yabancı dil öğretmenlerinin derslerinde Web2.0 araçlarını deneyimlemeye yönelik görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde MEB'e bağlı ilkokul, ortaokul ve lisede çalışan 20 yabancı dil öğretmeni katılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış, daha sonra içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre web2.0 araçlarıyla tanışma ve kullanma süreci, katılımcıların web2.0 araçlarını kullanmaya hazırlık süreci, Web2.0 araçlarının deneyimlenmesi, Web2.0 araçlarının öğretim programına uygunluğu, karşılaşılan sorunlar, katılımcıların önerileri temalarına ulaşılmıştır. Bulgular, yabancı dil öğretmenlerinin genel olarak Web araçlarıyla E-twning projeleri sayesinde tanıştıklarını ve daha sonrasında derslerinde kullanmaya başladıklarını, kendilerini bu anlamda geliştirmek için hizmetiçi eğitimler aldıklarını, derslerinde Web2.0 araçlarını kullanmanın öğretmenlere kendilerini mutlu hissettirdiğini, öğretmenlerin bu araçları kullanarak çağı yakaladıklarını ve Z kuşağı diye adlandırılan öğrencilerine hitap edebildiklerini düşündüklerini ortaya çıkarmıştır. Araştırma sonuçları, ilgili çalışmalar doğrultusunda yorumlanarak tartışılmış; öğretmenlere yönelik daha fazla hizmetiçi eğitim düzenlenmesi, yabancı dil öğretmenlerinin mutlaka bir projeye dahil olması, öğretmenlerin henüz üniversite eğitimleri esnasında Web2.0 araçlarıyla ilgili bilgilendirilmesi, ders kitapları ve öğretim programının Web2.0 araçlarıyla uyumlu hale getirilmesi gibi birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Web2.0 Araçları, Yabancı Dil Eğitimi, Fenomenoloji
Web 2.0 destekli işbirlikli İngilizce okuma ve yazma öğretim tasarımının öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal özelliklerine etkisi
Bu araştırmadaki amaç; Web 2.0 teknolojileri ile geliştirilmiş işbirlikli öğrenme ortamına dayalı İngilizce okuma ve yazma öğretiminin öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal özelliklerine etkisini incelemektir. Araştırma konusunun belirlenmesinde ve kullanılan model ve yöntemin seçiminde yapılan alan yazın taraması doğrultusunda ihtiyaç analizi ve Ege Üniversitesi'nde çalışan araştırmacının kurumundan gelen talep etkili olmuştur. Araştırma yöntemi olarak karma yöntem kullanılmış; nitel boyutu açısından durum çalışması, nicel boyutu açısından deneysel modelde desenlenmiştir. Araştırmada kullanılan deneme modeli, Solomon 4 grup modelidir ve iki deney iki kontrol grubu olmak üzere dört grup yansız atama ile atanmıştır. Nicel veriler, deneme modelinde kullanılan ölçme araçlarıyla; nitel veriler ise kayıt defterleri ve görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda İngilizce hazırlık eğitimi gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmacı, iki grupta (1 deney + 1 kontrol) öğretim programını kendisi, diğer iki grupta ise (1 deney + 1 kontrol) okulda uzun zamandır görev yapmakta olan ve araştırmacıyla benzer mesleki deneyime ve eğitim düzeyine sahip meslektaşı yürütmüştür. Gruplarda öğretimin yürütülmesi sekiz hafta sürmüştür. Deney gruplarına Web 2.0 teknolojileriyle geliştirilmiş işbirlikli öğretim programı, kontrol gruplarında okulun kullandığı standart öğretim programı ile öğretim devam etmiştir. Programların uygulanması öncesinde ön-test, program uygulanmasından sonra son-test gruplara uygulanmıştır. Program uygulanırken öğrenciler kayıt defterlerine düşünce ve değerlendirmelerini yazmışlardır. Ayrıca programın uygulanmasından sonra öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Verilerin toplanmasında kullanılan araçlar: araştırmacının geliştirmiş olduğu; İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyon ölçeği, İngilizce okumaya yönelik tutum ölçeği, İngilizce yazmaya yönelik tutum ölçeği, ayrıca, bilişsel stiller anketi, akademik özyeterlik ölçeği, okuma ve yazma becerilerine yönelik başarı testleri, yarı-yapılandırılmış görüşme formu ve kayıt defterleridir. Nicel verilerde, hem bağımlı hem de bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Nitel veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş işbirlikli çalışma ortamına dayalı İngilizce okuma ve yazma becerileri öğretiminin öğrencilerin motivasyonlarını, tutumlarını ve akademik özyeterliklerini artırdığı, öğrencilerin başarılarının düzenli artış gösterdiği, eğitim süreçleri ilerledikçe daha anlaşılabilir ve üst düzeyde yazılar yazabildikleri ve bu çalışmaları verimli, eğlenceli ve faydalı buldukları ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin hem başarı puanları yükselmiş hem de yazılarının okunabilirlik düzeyleri artmıştır. Benzer çalışmaların farklı yaş gruplarında ve farklı derslerde de yürütülmesinin İngilizce öğretimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
"Planlı ameliyatlarda çocuklara verilen web tabanlı eğitim ve terapötik oyun yönteminin ameliyat öncesi anksiyete ve korkuya ameliyat sonrası ağrı ve uykuya etkisi"
Amaç: Araştırma, planlı ameliyatlarda 7-12 yaş gurubu çocuklara evde verilen web tabanlı eğitim ve hastanede uygulanan terapötik oyun yönteminin, ameliyat öncesi anksiyete ve korkuya, ameliyat sonrası ağrı ve uykuya etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırma, 15 Mayıs 2021- 20 Temmuz 2023 tarihleri arasında Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi çocuk cerrahisi kliniğinde planlı ameliyat olan 7-12 yaş arası çocuklar ile yapıldı. Örneklem, çalışma grubu n=37 ve kontrol grubu n=41 olmak üzere n=78 çocuktan oluştu. Çalışma grubundaki çocuklara; evde ameliyat süreci hakkında web tabanlı eğitim ve hastanede terapötik oyun yöntemi ile eğitim verildi. Kontrol grubundaki çocuklara serviste ameliyat öncesi hazırlıkla ilgili uygulanan rutin bakım ve bilgilendirme yapıldı. Verilerin toplanmasında, Çocuk ve Aileyi Tanıtıcı Veri Formu, Yale Modifiye Preoperatif Anksiyete Ölçeği Çocuk Formu (YMPAÖÇF), Çocuk Korku Skalası (ÇKS), Çocukların Duygusal Dışa Vurumunu Değerlendirme Ölçeği (ÇDDVDÖ), Wong-Baker Yüzler Ağrı Skalası (WBYAS) ve Çocuklar İçin Uyku Bozukluğu Ölçeği (ÇUBÖ) kullanıldı. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, Ki-kare testi, Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Friedman testi ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubundaki çocukların ameliyattan 30 dakika önce ve anestezi maskesi gösterildiğindeki anksiyete puanları, kontrol grubundakilere göre daha düşüktü (p<0,001). Çalışma grubunun ameliyattan bir saat önce ve ameliyattan 30 dakika önceki korku puanları, kontrol grubundakilere göre daha düşüktü (p<0,001). Çalışma grubundaki çocukların ameliyattan bir saat önce, ameliyathanede ve ameliyattan iki saat sonraki duygusal dışa vurum puanları, kontrol grubundaki çocukların puanlarından daha düşüktü (p<0,001). Çalışma grubundaki çocukların ameliyattan iki saat sonra ve taburcu olmadan önceki ağrı puanları, kontrol grubundakilerden daha düşüktü (p<0,001). Çalışma ve kontrol grubundaki çocukların, taburculuktan 10 gün sonraki uyku bozukluğu toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0,05). Her iki grupta taburculuktan 10 gün sonra değerlendirilen uyku bozukluğu toplam puanları, eğitim öncesine göre daha yüksekti (p<0,001). Sonuç: Çocuk cerrahi servisinde planlı ameliyat olan 7-12 yaş grubu çocuklara web tabanlı eğitim ve terapötik oyun yöntemi ile ameliyata hazırlık eğitimi verilmesi, çocukların ameliyat öncesi anksiyete ve korkunun, ameliyat sonrası ağrının azalmasına olumlu etki gösterdi, fakat uyku bozukluğunun azalmasına etkisi yoktu. Planlı ameliyat olacak çocuklara ameliyat öncesi anksiyete ve korkunun, ameliyat sonrası ağrının azaltılmasında web tabanlı eğitim ve terapötik oyun yönteminin kullanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Anksiyete, Oyun terapisi, Uyku, Web tabanlı eğitim.
Türkçe öğretimi ile ilgili web siteleri ve uygulamaların incelenmesi
Bu çalışmada, Türkçe öğretimi için hazırlanan web sitesi ve uygulamaları çeşitli boyutlar çerçevesinde incelemek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden betimleyici araştırma ile doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerini Türkçe öğretimi alanında oluşturulan kurumsal ve kişisel web siteleri ile App Store ve Google Play'de bulunan uygulamalar oluşturmuştur. Web siteleri ve uygulamalar için ayrı ayrı veri toplama araçları geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda Türkiye'de faaliyet gösteren 207 üniversiteden 131'inde Türkçe öğretim merkezi bulunduğu ve en fazla TÖMER'in İstanbul'da yer aldığı (f=28), Batman, Hakkâri ve Şırnak'ta ise faaliyet gösteren TÖMER bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu merkezlerin web siteleri incelendiğinde en fazla içeriğe sahip başlık İletişim (f=128) olurken, en az içeriğe sahip başlığın Diğer Diller (f=10) olduğu saptanmıştır. Üniversiteler; kısaltma isim olarak en fazla TÖMER'i kullanırken (f=94), 8 üniversite ise herhangi bir kısaltma isim kullanmamıştır. Çalışmada Türkçe öğretimi alanında hazırlanan uygulamalarda App Store ve Google Play'deki uygulamalar aldığı beğeni, indirilme sayısı ve hitap ettiği yaş seviyesine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda en fazla veriye sahip olan anahtar kelimenin Söz Varlığı, en az veriye sahip anahtar kelimenin Karikatür olduğu, App Store'deki uygulamaların genel olarak 4 yaş ve üzeri seviyeye, Google Play'deki uygulamaların genel olarak tüm yaş seviyelerine hitap ettiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Web tabanlı uzaktan eğitim ile verilen bağlama dersinin konservatuvar lisans düzeyi bağlama dersi kazanımlarına etkisi
Literatürde web tabanlı eğitim alanında, müzik, piyano, gitar ve şan eğitimi gibi çalışmalara rastlanırken, geleneksel Türk Müziği çalgılarından biri olan bağlama ve bağlama eğitimine yönelik materyallerin olmadığı görülmektedir. Bu araştırmada, web tabanlı uzaktan eğitime yönelik oluşturulan ders programı ve ders materyalleri ile verilen bağlama dersinin konservatuvar 3. ve 4. sınıf bağlama dersi kazanımlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Geleneksel Türk Müziği Bölümü ders tanıtım formlarından elde edilen ders öğrenim çıktılarına göre 3. ve 4. sınıfa yönelik 14 haftalık uzaktan bağlama eğitimi ders programları planlanmıştır. Bu programlara uygun ders materyalleri hazırlanmış olup programlar 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde uygulamaya konmuştur. Çalışmada karma yöntem benimsenerek; nicel olan deneysel boyutunda lisans 3. ve lisans 4. sınıflarda öğrenim görmekte olan 21 bağlama öğrencisine Deneme Modellerinden "Tek Grup Ön Test- Son Test Modeli" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 25 programı ile analiz edilip örneklem sayısı 30'un altında olduğundan parametrik olan yöntemlerden Bağımlı t- Testi (Paired Samples t-Test) ile sınanmıştır. Elde edilen nicel bulgular kapsamında, tüm öğrencilerin ön test ve son test ortalama düzeylerine bakıldığında, 1. ölçütte zayıf düzeyden iyi düzeye 2 basamak, 2. ölçütte Çok zayıf düzeyden iyi düzeye 3 basamak, 3., 4., 5 ve 6. ölçütlerde çok zayıf düzeyden orta düzeye 2 basamak ilerleme sağladıkları söylenebilir. Ortalama puana göre ölçüt seviyelerinde en az 2 ve en fazla 3 basamak ilerleme olduğu görülmektedir. Araştırmanın nitel boyutunda ise Örnek Olay (Özel Durum) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem doğrultusunda öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen cevaplar içerik analizine tabi tutularak yorumlanmıştır.
Oluşturmacılığa dayalı öğretimde etkileşimin blog aracılığı ile geliştirilmesi
Bu çalışma oluşturmacı öğrenme yaklaşımı temelinde gerçekleştirilen Eğitimde Bilişim Teknolojileri II dersinde etkileşimin blog destekli bir biçimde nasıl geliştirilebileceğinin belirlenmesi amacıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 18 öğrenci ile 2006?2007 bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yoluna gidilmiştir. Blog adı verilen etkileşimli bir Web 2.0 teknolojisi ile Web destekli bir biçimde yürütülen araştırmanın uygulama aşaması 19.02.2007 ve 01.06.2007 tarihleri arasında 10 hafta süre ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma, çalışılan durumun özelliği ve amaç doğrultusunda bir eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Uygulama süreci bir araştırmacı ve bir uygulayıcı olmak üzere iki öğretim elemanı tarafından yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama aşaması süresince kuram ve yöntem temelinde karşılaşılan sorunlar konusunda görüşlerinden yararlanılan uzman öğretim elemanlarından oluşan bir geçerlik komitesi oluşturulmuştur.Araştırma verileri gözlem, görüşme gibi farklı veri toplama araçları ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde verinin kapsamı ve niteliğine göre betimsel çözümleme ve içerik çözümlemesi yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Verilerin doğruluğu, tutarlılığı ve inandırıcılığı için derinlik odaklı veri toplama, veri çeşitlemesi gibi çeşitli stratejilerden yararlanılmış ve bulgular ayrıntılı bir biçimde betimlenmiştir. Araştırmacının uygulama sürecindeki rolü açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Elde edilen veriler ve bu verilerin çözümlemesi sonucunda ortaya çıkan bulgular bağlamsal niteliktedir ve çalışılan duruma özgüdür.Araştırma sonunda belirlenen sonuçlar oluşturmacı öğrenme yaklaşımı ilkeleri temel alınarak planlanan ve blog destekli bir biçimde yürütülen Eğitimde Bilişim Teknolojileri II dersinde gerek öğretim amaçlı, gerekse sosyal etkileşimin blog aracılığı ile geliştirilebilir olduğunu göstermiştir. Sonuçlar öğrencilerin birbirleriyle ve öğretim elemanı ile etkileşime girmelerinde bilgi paylaşımı, öğrenmeye destek ve iletişim gibi konulardaki gereksinimlerinin rol oynadığını göstermiştir. Ayrıca ders dışı konularda blogun öğrenciler arasında tanışma ve kaynaşma, ayrıca ortak ilgi alanlarının paylaşımında etkileşimi geliştirebilecek bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye etkisi
Günümüz genç nesillerini dijital yerliler, Net nesli ya da milenyum nesli olarak tanımlayan popüler kavramlarla alanyazında sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür kavramların ortak çıkış noktası, yeni nesillerin dijital teknolojiler ile geçmiştekilere göre daha yüksek düzeyde etkileşimde bulunmalarıdır. Bazı araştırmacılar bu yüksek düzeyli etkileşiminin bilgiyi edinme ve işleme gibi temel öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini öne sürmektedir. Genç neslin öğrenme alışkanlıklarına ilişkin dikkat çeken iddialardan biri bu bireylerin birden çok bilgi ve iletişim kaynağına dikkatlerini aynı anda vererek farklı kaynaklardan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işleyebildikleri varsayımıdır. Alanyazında çoklu görev olarak adlandırılan bu durum dijital yerliliğin en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan son zamanlarda gerek dijital yerlilik kavramına gerekse çoklu görev gerçekleştirme becerisi gibi bir takım dijital yerlilik özelliklerine ciddi eleştirilerin yöneltildiği görülmektedir. Bu eleştirilerde insan bilişsel mimarisinin çoklu görev yapmaya uygun olmadığı ve çoklu görev yapan bireylerin gerek öğrenme gerekse üretim performanslarının bu durumdan olumsuz etkileneceği vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde öğrencilerin bir yandan öğrenirken diğer taraftan da çoklu görev gerçekleştirmelerine olanak tanıyan web-temelli bir ortam tasarlanmıştır. Web ortamı sıralı ve engelleyici, sıralı ve üretici, eş zamanlı ve engelleyici olmak üzere üç farklı çoklu görev türünü içermektedir. Sıralı ve engelleyici çoklu görev ortamı, öğrenme görevi ile öğrenme ile ilgisiz başka bir görevin yer aldığı iki ortam arasındaki geçiş etkinliklerinden oluşmaktadır. Sıralı ve üretici çoklu görev ortamı, iki öğrenme görevi arasında geçişler içerecek şekilde tasarlanmıştır. Sıralı çoklu görev ortamlarında görevler arası geçiş yapan öğrenciler, öğrenmeye ilişkin görevlerine geri döndüklerinde öğrenmelerine kaldıkları yerden devam edebilmektedirler. Eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev ortamında ise katılımcıların çoklu görev gerçekleştirirken öğrenme görevlerini duraklatmalarına izin verilmemiştir. Bu ortamdaki öğrenciler eş zamanlı çoklu görev olarak öğrenme etkinliği sırasında çevrimiçi sohbet etmişlerdir. Araştırmada öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin iki farklı öğretim videosu kullanılmıştır. Tam deneysel faktöriyel bir desenle tasarlanan araştırmada iki kontrol ve beş deney olmak üzere toplam yedi araştırma grubu bulunmaktadır. Deney grupları belirtilen üç farklı çoklu görev etkinliğinden birini gerçekleştirirken, kontrol grupları öğrenme etkinliğini çoklu görev gerçekleştirmeksizin tamamlamışlardır. Tüm katılımcılar araştırma gruplarına seçkisiz olarak atanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 572 lisans öğrencisidir. Araştırmada katılımcıların söz konusu çoklu görev ortamlarındaki öğrenme başarıları, içeriği hatırlama düzeyi ve konu ilgisi olmak üzere iki değişken bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırma bulguları, sıralı çoklu görev yapmanın sunulan içeriği hatırlamayı olumsuz etkilemediğini, eş zamanlı çoklu görev yapmanın ise hatırlamayı olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Farklı çoklu görev durumlarındaki katılımcıların konu ilgileri karşılaştırıldığında sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynakları videolarını izleyen gruplarda farklı sonuçlarla karşılaşılmıştır. Öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü videosunu izleyen gruplarda sıralı çoklu görev gerçekleştirmenin konu ilgisini olumsuz etkilemediği, eş zamanlı çoklu görevin ise olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları videosunu izleyen çoklu görev gruplarında ise yalnızca sıralı ve üretici çoklu görev grubunun konu ilgisinde anlamlı bir artış gözlenmiştir. Araştırmada öğrenme başarısının yanı sıra bireylerin birtakım özellikleri ile çoklu görev becerileri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Bu özellikler katılımcıların teknoloji kullanım düzeyleri, farklı çoklu ortamlarda günlük geçirdikleri süre, ders çalışırken çoklu görev yapma sıklıkları ve çalışan bellek kapasiteleridir. Bulgular, teknoloji kullanım düzeyi ile çoklu görev yaparak öğrenme becerisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Benzer biçimde farklı çoklu ortamlarda günlük geçirilen süre ile sıralı ve engelleyici ve eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev durumlarındaki öğrenci başarısı arasında da herhangi bir ilişki gözlenmemiştir. Öte yandan çoklu ortamlarda geçirilen günlük süre arttıkça sıralı ve üretici çoklu görev durumlarında öğrencilerin başarılarının düştüğü görülmüştür. Sıralı ve üretici çoklu görev etkinliklerinin diğer çoklu görev türlerine göre daha uzun sürdüğü dikkate alınarak çoklu ortamlarda günlük geçirilen sürenin artmasının uzun süreli gerçekleşen öğrenme etkinliklerinde bireylerin öğrenmelerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada çoklu görev becerisinin geliştirilebilen bir özellik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim günlük yaşamdaki ders etkinlikleri sırasında çoklu görev gerçekleştirme sıklığı ile tasarlanan çoklu görev ortamında öğrenme başarısı arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Son olarak araştırmada farklı çoklu görev türlerinin farklı çalışan bellek bileşenleri ile ilişkili olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen araştırma sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırma sınırlılıkları vurgulanmış ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır. Bu araştırmanın dijital yerlilik ve çoklu göreve ilişkin alanyazına önemli kuramsal katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmada bu katkıların tartışılmasının yanı sıra öğretim ortam ve etkinliklerinin tasarımı gibi uygulamaya yönelik çıktılara da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerliler, çoklu görev, web-temelli öğrenme.
Yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerinin belirlenmesi: Bir durum çalışması
Bu araştırmanın temel amacı, dijital yerlilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerini bağlantıcılık ve bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramları doğrultusunda incelemektir. Elde edilen bulguların yüz yüze ve uzaktan eğitim veren kurumlara ve öğretenlere dijital yerlileri ve onların öğrenme stratejilerini daha yakından tanıma imkânı verebileceği düşünülmektedir. Enformasyon çağında bilgiye erişimin her an her yerde mümkün olması dijital öğrenen neslin öğrenme yöntemlerini de hızla değiştirmiştir. Bu bağlamda, bütün bu kolaylıklar ve gelişmeler iletişimi, iletişim için ise ortak bir dil (linguafranca) öğrenme zorunluluğu doğurmuştur. Bu çağda hemen hemen her anlamda hayatımızı kolaylaştıran Web 2.0 araçları hem öğrenme hem de öğretme ortamlarında da insanların hayatını kolaylaştırmaktadır. Dijital yerliler, Web 2.0 araçlarına ve dijital medya araçlarına bağımlı bir şekilde yaşamaktadırlar. Web 2.0 araçlarına oldukça hâkim olan dijital nesil, bu yetileri sayesinde sınırsız bilgiye ve açık kaynaklara ulaşabilmektedir. Web 2.0 araçlarının yabancı dil öğretiminde yaygınlaşarak kullanılması, öğreten ve öğrenenler için bilgiye kısa sürede ulaşma olanakları, sınıf içi ve dışı etkileşimlerde bulunma imkânları sağlamıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiş bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem ve belge analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar, alanyazın ile paralellik göstermekte ve yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin bu süreçte Web 2.0 araçlarını sıklıkla kullandıklarını, içerik oluşturma ve bu içerikleri ağ bağlantıları ile paylaşma konusunda istekli ve pratik olduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0 araçları, dijital yerliler, yabancı dil öğrenme, bağlantıcılık,bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramı
Öğretim elemanlarının web 2.0 teknolojileri kullanımlarına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması
Değişim hızının erişim hızıyla sürekli artma potansiyelini de beraberinde getirdiği günümüz koşullarında, eğitimciler derslerinde teknolojik araç ve süreçleri kullanım konusunda sürekli desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Mesleki gelişim altında geleneksel yöntem olan eğitim modeliyle (kurs, seminer ve konferans) verilmeye çalışılan destekler ise çoğu zaman istenen hedeflere ulaşamamaktadır. Bu programların uygulanması sırasında ve sonrasında eğitime katılımda isteksizlik, uygun zaman bulunamaması, hedeflere ulaşılamama ya da kısmen ulaşılma sıklıkla karşılaşılan sorunlardandır. Mesleki gelişim programlarının tasarlanmasında ve geliştirilmesinde hitap edilen kesimin özellikleri dolayısıyla yetişkin öğrenimi ilkelerinin göz önünde bulundurulması bu programların başarısını etkileyecektir. Bunun yanında teknoloji ile zenginleştirilmiş eğitim ortamları da öğrenme süreçlerinde sağladığı yeni imkânlarla mesleki gelişim programlarında karşılaşılan sorunların çözülmesinde kullanılabilecek öneriler sunmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın konusunu yetişkin öğrenme varsayımları kullanılarak öğretim elemanlarının Web 2.0 kullanımına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması oluşturmaktadır. Tersine öğrenmenin mesleki gelişimde kullanımı yeni olduğundan araştırma tasarım tabanlı araştırma ile yürütülmüştür. İki aşamadan oluşan çalışmanın ilk basamağında tersine mesleki gelişim programı tasarlanmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Elde edilen bulgularla iyileştirmeler yapılarak ikinci basamakta ana uygulamaya gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda öğretim elemanlarının programa ilişkin görüşleri bilgilendirme toplantısı, ayrıntılı içerik/pratik bilgi, esnek etkinlikler ve etkileşim temalarında toplanmış, katılımcıların araçlara ilişkin hedeflenen bilgi/beceri düzeylerine ulaştığı belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve deneyimle, tersine mesleki gelişim programı tasarımında kullanılabilecek bir çerçeve önerisi bilgilendirme toplantısı, mesleki gelişim yaklaşımı, yürütücü özellikleri, geribildirim ve esnek içerik ve örnek üretim süreci başlıklarında sunulmuştur.