Written press

129 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yazılı basının kalkınma üzerindeki etkileri: 1990-2015 dönemi

Bu tezin amacı, Türkiye'de Kalkınmanın Planları kapsamında makro ekonomik hedeflerin ulusal yazılı basında sunumunu araştırmaktır. Bu araştırma yapılırken yazılı basının kalkınmaya yapmış olduğu katkıyı daha iyi anlayabilmek için öncelikle yazılı basın unsuru gazeteler, iletişim, kamusal alan, kalkınma, bölgesel kalkınma ve bu alanların kavramsal analizi ile özelliklerinin neler olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Kalkınmanın tarihsel gelişimi ve günümüzdeki uygulamaları hakkındaki bilgiler ile ulusal yazılı basının kalkınma planları makro ekonomik hedeflerinin ulusal yazılı basında nasıl yer aldığıdır. Ulusal yazılı basın bünyesinde yer alan üç adet ulusal gazetemiz (Cumhuriyet, Hürriyet, Türkiye) 1990-2015 yılları aralık alınarak; ana sayfalarında yer alan ekonomi haber ve göstergeleri ve Kalkınma Planları hedeflerinin karşılaştırmalı analizi ve içerik analizi yapılarak; kalkınma ve yazılı basın arasındaki ilişki ortaya konmuş olup; kalkınmanın geri dönütleri noktasında ekonomi bilimine katkı sağlamak hedeflenmiştir. Bu araştırma sonucunda ekonomik göstergeler konusunda kalkınma planları ile yazılı basında yer alan göstergelerin haber kaynakları ve makro ekonomik değerlerinin tutarlılık göstermediği tespit edilmiştir. Enflasyon, büyüme ve işsizlik rakamları yazılı basın unsuru gazetelerin haber kaynakları olan ulusal ve uluslararası haber ajans ve derecelendirme kuruluşlarınca farklı değerlerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Kalkınma için yazılı basın ve raporların önemli oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kalkınma, Kalkınma Planları, Yazılı Basın, Gazeteler

Avrupa Bölgesel Kalkınma FonuBölge ekonomisiEkonomik kalkınma+7
Fatih Kekeç
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın yazılı basında gündem oluşturmadaki rolü (Örnek çalışma twitter)

Günlük yaşantımızda her an birçok olay meydana gelmektedir. Bu olaylardan hangisi ve ya hangilerinin kamuoyunun bilgisine sunulacağına ve gündemde tutulacağına medyada eşik bekçileri olarak adlandırılan medya profesyonelleri karar vermektedir. Sosyal medya diğer medya profesyonellerinin varlığını fark etmesi ile günümüzde tüm haber ağlarını etkileyen bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman sosyal medyanın gündeme almadığı olaylar, halkın da gündemine girmeyip, üzerinde tartışılmayan değerlendirilmeyen, eleştirilmeyen konular olmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı sosyal medyadaki en önemli ağlardan biri olan Twitter?in yazılı basına kaynak olmadaki rolünün belirlenmesidir. Çalışmayı kapsayan 3 aylık süre içerisinde tiraj bazında ilk beş sırada yer alan gazeteler incelenmiş ve Twitter kaynaklı haberler araştırma kapsamına alınmıştır. Böylelikle Twitter?in yazılı basında gündem oluşturmadaki rolü ortaya konulmaktadır. Anahtar kelimeler: 1. Sosyal medya 2. Mikroblog 3. Twitter 4. Gündem belirleme

BasınGazetelerGündem belirleme+2
Gülcan Tosun
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek köşe yazarlarının kadına yönelik şiddet anlatımı

Şiddet bir iletişimdir. Bu çalışma kadına yönelik şiddettin bir erkek sorunu olduğu üzerinedir. Kadınların mağduriyetleriyle gündem olabilmeleri sorunun bir kadın sorunu olarak algılanmasına neden olmuştur. Oysa, erkeğe yönelik şiddet vardır. Medya şiddeti reyting malzemesi olarak değerlendirir. Yapılan son çalışmalar çözüm için erkeklerin katılımı gereğini söyler. Çalışma erkek köşe yazarlarının 1 Ocak 2011 - 1 Ocak 2013 tarihleri arasındaki yazılarını içerik ve söylem analizi ile inceleyerek fikir verir. 40 yazının konusu kadına yönelik şiddettir. Erkek yazarların tarifine göre sorunu bir erkek sorunu olarak görülmektedir. Fakat erkek egemen değerler yazılarla yeniden üretilmektedir. Anahtar Sözcükler : Şiddet, Toplumsal Cinsiyet, Türkiye yazılı basını, söylem analizi,

Cinsel kimlikErkeklerGazeteciler+7
Hakan Ada
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler bağlamında yazılı basında değişen işçi kimliği

Bu araştırmada "Yazılı Basında Değişen İşçi Kimliği" "Yeni Toplumsal Hareketler" bağlamında ele alınmıştır. Eski ve Yeni Toplumsal Hareket kavramları açıklanarak belirlenen gazeteler incelenmiş ve işçi kimliğinin haberleştirilmesinde değişim yaşanmış mıdır? Sorusuna cevap aranmıştır. Çalışmada Van Dijk'in eleştirel söylem analizi yöntem olarak kullanılmıştır. 2002 – 2012 yılları arasında Cumhuriyet ve Yeni Şafak gazetelerinin 30 Nisan, 1 Mayıs ve 2 Mayıs tarihli sayıları belirlenen kriterlere göre incelenmiştir.Yazılı basında işçi kimliğinin sunumunun, yeni toplumsal hareketlerin ortaya çıkışıyla birlikte değiştiği dile getirilmiştir. Bu değişimin üretilen haberlerde görüldüğü iddia edilmiştir. Çalışma sonunda incelen gazetelerde işçi kimliği haberleştirilirken işçi kimliğindeki ve işçi taleplerindeki değişimin tam olarak okunamadığı sonucuna varılmıştır. Dünya genelinde etkisi her geçen gün artan "Yeni Toplumsal Hareketlerin" işçi kimliğini eksenli muhalefeti de değiştirdiği gerçeğinin tam olarak anlaşılmadığı sonucuna varılmıştır. İncelenen gazetelerin "İşçi Kimliği" ni kendi yayın politikaları içinde araçsallaştırdıkları sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Sınıf, Toplumsal Hareket, Kimlik, Söylem

BasınKimlikKimlik algısı+6
Sinan Akca
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki rahip cinayetlerinin yazılı basında nefret söylemi açısından incelenmesi

Bu çalışmada yazılı basında yer alan haber metinleri ve köşe yazıları nefret söylemi bağlamında incelenerek nefret söyleminin ideolojik bir aygıt olan medya aracılığıyla toplum içerisinde meşru bir zemin kazanarak normalleşmesi süreci üzerinde durulmuştur. Türkiye'de işlenen dini temelli iki nefret suçunun yazılı basında yansıtılışı nefret söylemi açısından irdelenerek söylem ve ideoloji arasındaki ilişkinin somutlaştırılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda 2006 yılında işlenen Trabzon'da işlenen Rahip Santoro cinayeti ve 2010 yılında İskenderun'da işlenen Rahip Padovese cinayetine ait haber ve köşe yazılarının farklı ideolojilere sahip gazeteler baz alınarak nefret söylemi açısından incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında ele alınan rahip cinayetlerinin ardından iki haftalık süre içerisinde cinayetlerle ilgili gazetelerde yer alan haber metinleri ve köşe yazıları Hürriyet, Anadolu'da Vakit, BirGün ve Agos gazeteleri baz alınarak nefret söylemi açısından içerik ve söylem analizi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlarda ideolojik duruşlarına göre seçilen dört gazetenin içerisinde yer alan haber metinleri ve köşe yazılarında kullanılan söylemin gazetenin bağlı olduğu ideoloji ve benimsediği değerler doğrultusunda olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nefret Suçu, Rahip Cinayetleri, Medya ve Nefret Söylemi, Söylem ve İdeoloji

CinayetDin adamlarıGazeteler+7
Süheyla Başak Görgün
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında yoksulluk ve kadın olgusunun ulusal yazılı basında temsili: Hürriyet, Yeni Şafak ve Cumhuriyet gazeteleri örneği

Neredeyse insanlık tarihinin her döneminde var olan yoksulluk, küreselleşmeyle birlikte gitgide derinleşirken aynı zamanda dünya çapında yaygınlaşan bir insanlık sorunu olmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla insanları tüketim üzerinden tanımlayan neoliberal süreç, küreselleşmeyle birlikte yeryüzünde oluşabilecek bütün yoksullukları arttırmaktadır. Bu çerçevede, hayatı sürdürebilmek için gereken temel ihtiyaçlara ulaşılamayan bir mahrumiyet durumu olan yoksulluk, birtakım gereksinimlerin karşılanamaması anlamına da gelen geniş kapsamlı ve çok boyutlu bir kavramdır. Bu noktada yoksulluğu tam olarak açıklayabilmek için çeşitli kavramlar türetilmiştir. Bunlardan biri de yoksullar arasında kadınların oranının fazla olması ve yoksulluğu daha yoğun yaşamalarıyla ortaya çıkan 'yoksulluğun kadınlaşması' olgusudur. Yoksulluğun toplumsal cinsiyet boyutuyla ilgili olan kadın yoksulluğu, yoksulluğun kadınlar tarafından erkeklere göre daha şiddetli yaşandığını ve bu yüzden kadınların daha kırılgan olduğunu gösteren bir kavramdır. Bu tez çalışması da ulusal yazılı basında kadın ve yoksulluğun nasıl dile getirildiğini, nasıl algılandığını ve nasıl sunulduğunu farklı ideolojilere sahip gazeteler (Hürriyet, Yeni Şafak ve Cumhuriyet) üzerinden nitel veri analiziyle ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Cumhuriyet gazetesiGazetelerHürriyet gazetesi+5
Ömer İpci
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yazılı basın özellikleri ve sorunları: Uşak ve ilçeleri üzerine bir çalışma

Yerel yazılı basınlar birçok ilde birbirinden farklılıklar gösterebilmektedir.Bu açıdan her yerel basının kendi içerisinde geçmişten bu güne inceleyerek değerlendirmek gerekmektedir.Gerçekleştirilen araştırmanın asıl amacı Uşak ili ve ilçelerinde ki yerel yazılı basının sorunlarını belirlenmesi ve yerel yazılı basında çalışan kişilerin görüşleri doğrultusunda uşak iline özel önerilerde bulunmaktır.

BasınSosyoekonomik sorunlarSosyokültürel sorunlar+3
Murat Çil
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basın tarihinde Tarsus gazetesi (23 Haziran 1925-22 Mart 1926)

Basının temel görevi, insanların çevresinde olup bitenleri gözlemleyerek, toplumu ilgilendiren gelişmeleri okuyucuya anlaşılır çerçevede sunmaktır. Bu durum aslında insanların kendisini etkileme potansiyeli olan olayları bilme arzu ve ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Temelde il ve ilçeler olmak üzere, bölgesel konuları ele alan yerel basın, bilgilendirme görevini öncelikli olarak yerine getiren kitle iletişim aracıdır. Yerel basın, aynı zamanda yayımlandığı bölge ve ülke gelişimine katkı sağlayan önemli bir iletişim aracıdır. Dolayısıyla yerel basın, demokratik toplumlarda vazgeçilmez konumda bulunmaktadır. Haber verme başta olmak üzere iktidarın denetimi ve kamuoyu oluşturma işlevlerine sahip olması nedeniyle basın, demokratik toplumlarda önemli bir yapı olarak görülmektedir. Yaygın basında olduğu gibi yerel basının da yerel yönetimlerin denetleyicisi olma özelliği vardır. Kentte meydana gelen gelişmeler, belediyelerin çalışmaları, etkinliklerin halka ulaştırılması gibi konularda halkı bilgilendiren yerel basın, diğer taraftan yapılan çalışmaların halk tabanındaki yansımalarını değerlendirir ve gündeme taşır. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yayın hayatına başlayan Tarsus Gazetesi, Tarsus ve civarında meydana gelen haberleri ele alan ve kendisine göre bir bakış açısı ortaya koyan yerel bir gazete olarak göze çarpmaktadır. Dönemin basım ve yayım tekniklerindeki imkansızlıklardan olduğunu düşündüğümüz dizgi ve yazım hataları gazetenin okunmasını belirli oranda zorlaştırmıştır; fakat bu zorluklara rağmen gazetenin 23 Haziran 1925 ve 22 Mart 1926 tarihleri arasındaki 55 sayılık ve 110 sayfalık kesiti okunmuştur. Çalışma; siyasi, idari ve adli, sosyal, eğitim ve ekonomi alanında çıkan haberler olmak üzere 5 bölüme ayrılmış ve bu bölümlerden yola çıkılarak bir sonuç ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarsus Gazetesi, Cumhuriyet, Sosyal Hayat, Eğitim, Ekonomi, Siyaset

BasınBasın tarihiGazeteler+3
İbrahim Çetin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılı basında linç saldırılarının temsili (2009-2019)

Linç, toplumda yerleşik olan milli, dini ve ahlaki değerlerin ihlal edildiği veya ihlal edildiği sanıldığı durumlarda halktan bir grubun suçlu bulduğu kişi veya grubu cezalandırdığı bir şiddet biçimidir. Hukuk devletiyle örtüşmeyen bu saldırıların paradoksal biçimde kanunda suç olarak işaretlenmemesi dolayısıyla cezasız kalması linç saldırılarının önünü açarak olağanlaşmasına sebep olmaktadır. Linci besleyen ve toplum nezdinde olağanlaşmasına sebep olan bir diğer unsur da saldırı sonrasında siyasi ve idari yetkililerin medyada yer alan söylemleridir. Yetkililerin söylemleri çoğunlukla, lincin önemsiz, 'basit bir adi' vaka ya da 'provokasyon' olduğu yönündedir. Yazılı basın ise, resmi yetkililerin açıklamalarını destekleyen bir söylem kullanmasının yanı sıra lincin üstünü kapatan ya da bir dizi gerekçeyle haklı kılan dolayısıyla meşrulaştıran bir tutum sergilemektedir. Egemen ideolojinin bir aracı olan medya, hâkim değerlerin ve normların yeniden üretilmesindeki işleviyle bu değerlerin dışında kalan düşünceleri veya kimlikleri toplum için tehdit oluşturan bir unsur olarak temsil ederek kimi zaman hedef göstermekte kimi zaman bu gruplara yönelik şiddeti meşrulaştırmaktadır. Bu çalışmada, lincin hedefi, nedenleri ve meşrulaştırılması gibi aşamaları içeren linç sürecinin işletilmesinde medyanın rolünü sorgulamak amacıyla Türkiye'de 2009-2019 yılları arasında yazılı basında yer alan linç saldırılarının haberde temsil edilme biçimleri incelenmiştir. Bu bağlamda Kemalist-laik basını temsilen Cumhuriyet, ana akım-popüler basını temsilen Hürriyet, İslami-muhafazakâr basını temsilen Yeni Şafak gazeteleri seçilmiştir. Seçilen gazetelerde yer alan haberler önce nicel içerik çözümlemesiyle analiz edilmiş ardından örnek olay olarak belirlenen dört linç vakasının yer aldığı haberler eleştirel söylem analizine tabi tutulmuştur. Eleştirel söylem analizinde Ruth Wodak'ın 'pozitif biz' ve 'negatif onlar' inşasını oluşturan söylem stratejilerinin yer aldığı söylem-tarihsel yaklaşımı kullanılmıştır. Bu yaklaşım aynı zamanda olayın arka plan ve bağlam bilgisini analize dahil ederek, linç haberlerinin söylem analizi yapılırken lincin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tarihsel arka planı açığa çıkarmaktadır. Anahtar Sözcükler Linç, meşru şiddet, kolektif şiddet, cezasızlık, medya, temsil.

BasınBasın ahlakıLinç+5
Berfu Deniz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tercüman Gazetesinde Japon algısı

İsmail Bey Gaspıralı'nın uzun süre yayınladığı Tercüman gazetesinde uzak doğudaki Asya kıtasının yeni gücü olan Japonya'nın geçirdiği hemen hemen bütün süreçlerinden bahsedilmiştir. Bu sayede Tercüman gazetesi Meiji öncesi, Meiji döneminin kültürel, sosyal, siyasi birçok yönleri inceleme olanağı sağladı. Gaspıralı bilhassa Rus Japon Muharebesindeki ahvali hem Rusya topraklarındaki hem de Japonya topraklarındaki yankılarını olayın sıcaklığı ile okuyucularına aktarmıştır. Artık bu muharebeden sonra Tercüman gazetesinde Japonya ile ilgi haberlerde artış görülüyor. Japonya hakkında bize zengin bir bilgi kaynağı sunmuştur. Anahtar Sözcükler Japonya, İsmail Gaspıralı, Tercüman, Rusya

BasınGaspıralı İsmailGazeteler+3
Fatmana Ceran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanma ve kaldırılma sürecinin yazılı basında temsili

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanmıştır. Bu yüzden İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaktadır. Kadına yönelik şiddeti önleme hususunda atılan bu önemli adım, gazetelerin haberlerine de olumlu olarak yansımıştır. Ancak sözleşme imzalandıktan bir süre sonra tartışmalara konu olmuştur. Nitekim sözleşme 20 Mayıs 2021 tarihinde aile yapısını bozduğu ve eşcinselliği arttırdığı gerekçeleriyle kaldırılmıştır. Çalışma, İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması ve kaldırılmasının ana akım medya gazetelerinden muhafazakâr sağ ideolojiye sahip Sabah, Türkiye ve merkezden sağ ideolojiye kayan Hürriyet Gazetesi ile muhalif sol ideolojiye sahip Cumhuriyet, Sözcü ve Birgün gazetelerinde nasıl sunulduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemine seçilen gazeteler, Teun A. Van Dijk'ın eleştirel söylem analizi yönteminden yararlanılarak çözümlenmiştir.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiGazeteler+6
İpek Taşkın Çürükoğlu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeni meselesinin İngiliz basınına yansımaları (1914-1918)

Ermeni Meselesi XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında, Osmanlı Devleti için hem idari hem siyasi hem de diplomatik açıdan önemli bir sorun olmuştur. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girmesi ile bu mesele çok farklı bir boyuta taşınmıştır. Savaş sürecinde yaşanan Tehcir hadisesi, günümüzde de güncelliğini koruyan birçok tartışmanın başlangıç noktasıdır. Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sırasında, Türk ve Ermeni ilişkilerinin savaş koşullarında aldığı halin, İngiliz basınındaki yansımaları sistematik olarak incelenmiştir. Bu inceleme Ermeni Meselesi ve Tehcir konusunda yapılmakta olan bilimsel çalışmalara, basın tarihi bağlamında katkı sunmayı amaçlamaktadır. Gazete ve benzeri yazılı basın malzemeleri, tarihi olay ve olguların analizinde toplum psikolojisini anlamak bakımından değerli bir kaynaktır. Bu sebeple, araştırmanın temel unsuru olarak 1914 ve 1918 yılları arasında yayımlanmış olan İngiliz gazeteleri birincil kaynak olarak ele alınmıştır.

BasınDünya Savaşı IErmeni sorunu+7
Adnan Korgan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürlülük politikaları ve medya: TRT Kürdi örneğinde farklı dilde yayıncılığın yazılı medyadaki yansımaları

Ana dil özgün kültürün kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi için olmazsa olmazlardandır. Bu fonksiyonundan dolayı etnik çeşitlilik ve canlanışın öneminin arttığı yirminci yüzyıl ve devamında ulus-devlet şemsiyesi altında varlıklarını sürdüren farklı etnik ve kültürel gruplar için daha da önemli hale gelmiştir. Dilin bekasının özel ve kamusal alanda iletişim aracı olarak kullanılmasına bağlı olması, ana dillerini korumak isteyen farklı etnik grupların medyada da kendi dillerini kullanma motivasyonunu arttırmıştır. Bu çalışmada, Osmanlı döneminden 2000'li yıllara kadar kendi imkânlarıyla basın yayın faaliyeti yürüten Türkiye Kürtlerinin erken Cumhuriyet döneminden günümüze basın yayın faaliyetleri incelenmiştir. Kürtçe medya serüveninin ulus-devlet, milliyetçilik, bunlarla ilişkili olarak izlenen kültür politikaları ve çokkültürlülük ekseninde TRT Kürdiye bağlanma süreci bu tez çalışmasının konusunu oluşturmaktadır. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde milliyetçilik, dil ve kültüre dair tanım ve tespitlerden hareketle, ulus-devlet anlayışının çok kültürlülük ve çokkültürcü politikaların önünde ne gibi engeller teşkil ettiği, bunun medya alanındaki tezahürü ve alternatif arayışlar ele alınıp tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, çokkültürlülük politikası olarak farklı dilde yayıncılığın Türkiye bağlamındaki seyri ve pratikleri Cumhuriyet dönemi egemen siyasaları çerçevesinde tartışılmış ve TRT Kürdiye bağlanan süreç izlenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde TRT Kürdi örneğinde farklı dil ve lehçelerde yayıncılığın yazılı basındaki yansımaları, örneklemi oluşturan gazetelerin ilgili haberlerinin Eleştirel Söylem Analizi yapılarak incelenmiştir. Çalışmada Gazetelerin, devlet eliyle başlatılan farklı dilde yayıncılığa ilişkin okurlara ne söylediğinin deşifresi amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler Ulus, kültür, söylem analizi, TRT Kurdi, medya

Etnik demokrasiKürtçeMedya+7
Cüneyt Ayaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessDE

Zur Rolle von Emotionen bei der Gestaltung von Nachrichten anhand von Zeitungsberichten aus der Türkei

Undoubtedly, the most importent feature that distinguishes human being from other livings things in the universe is having emotions. Emotions are the essential building stones which exist in every phase of life and contribute to human being in terms of understanding and interpreting life. In this exhibited work, cognition and emotion are examined as the items that complete each other in the process of detection and it is claimed that they have a strong connection between them. Then , the information is given about the concept of "Infotainment" which can be translated into Turkish as "Eğitlence" and it has been shown up recently. Finally , the findings obtained fron the analysis of the news examined in terms of form and content are probed by asking questions at the starting point of the research.

Yeliz Değmen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafta gerçeklik ve manipülasyon: Türk basınından karşılaştırmalı bir analiz

Fotoğraf, tarih sahnesine ilk çıktığından beri gerçek ve gerçeği yansıtma kapasitesi açısından ele alınmıştır. Gerçek kavramı modernizm ve postmodernizm paradigması açısından farklı şekillerde açıklanmıştır. Modernizmin evrensel, nesnel, ölçülebilir ve tanımlanabilir olarak öngörülen gerçek anlayışı; gerçeği, kültürel, bireysel, toplumsal bağlamlara göre değişebilen bir fenomen olarak ele alan postmodernist paradigma kapsamında eleştirilmektedir. Bu iki farklı anlayışın fotoğrafa yaklaşım açısından da belirgin farklılıkları bulunmaktadır. Sanayi Devriminin getirdiği ilk teknolojik gelişmeler içinde genellikle sayılmasa da onlardan biri olan fotoğrafın gelişimi, toplumsal ve kültürel yaşamda geri dönülemez değişiklikleri tetiklemiştir. Günümüzde kitle iletişim araçlarının büyük bir çoğunluğunda fotoğraf kullanılmaktadır. Gazete ve dergi gibi basılı yayın organlarında haberin değeri büyük oranda kullanılan fotoğrafa bağlıdır. Fotoğraf gerçeği göstermek kadar yeniden üretmek ya da değiştirmek amacıyla da kullanılmaktadır. Fotoğrafın gerçekliği ve manipülasyon olgusu, sanatsal fotoğraflardan daha çok, belgesel fotoğraf veya basın fotoğrafçılığı alanlarında tartışılmaktadır. Fotoğraf, gazete veya dergiye basılana kadar birden çok aşamada manipüle edilmektedir. Toplumun basın aracılığı ile doğru bilgi alma hakkı açısından basın fotoğraflarında manipülasyon önüne geçilmesi gereken bir olgudur ve bu konuda etik kurallar bulunmaktadır. Hal böyleyken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de basın fotoğrafları, okuyucuları belli bir tutum veya duygu durumuna yönlendirmek amacıyla manipüle edilebilmektedir. Bu tez kapsamında, yapılan basın fotoğrafları analizi göstermiştir ki, basın fotoğraflarının manipülasyonu ağırlıkla gazetede fotoğrafa eşlik eden yazılı unsurlarla konuyu çerçeveleyerek veya fotoğrafın kadrajını değiştirerek yapılmaktadır.

BasınFotoğrafFotoğraf sanatı+6
Demet Altuntaş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel ekonomi politik kuramı ışığında dijital medya ile değişen gazetecilik pratikleri: Dijital ve basılı gazeteler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Eleştirel ekonomi politik; medyayı ekonomik, tarihsel, toplumsal ve teknolojik bağlamda bütüncül olarak değerlendirme imkânı veren önemli bir yaklaşımdır. İletişim ve medya çalışmalarında eleştirel ekonomi politik yaklaşım, bağlı bulunduğu dönemin toplumsal ve maddi koşullarını göz önünde tutarak medyanın sahiplik ve mülkiyet ilişkileri çerçevesinde medya iletilerinin ideolojik etkisine odaklanmaktadır. Dijital iletişim ortamları, gazetecilik pratiklerine ve haber üretim sürecine önemli değişiklikler getirdiği gibi aynı zamanda kapitalist oluşumların çeşitli uygulamalar ve hizmetler üzerinden yeniden yapılandığı bir alanı işaret etmektedir. Dijital medya haberciliği de reklamlar, sponsorlu içerikler, abonelikler ve çeşitli iş modelleri üzerinden kapitalist sistemin önemli bir ideolojik aracı haline gelmektedir. Bu çalışma, dijital medya ile değişen habercilik pratiklerini çeşitli yönlerden ele almayı ve aynı zamanda dijital medya gazeteciliğine yönelik eleştirel ekonomi politik bağlamda bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, basılı gazetelere ve haber portallarına içerik analizi yöntemi uygulanmakta ve ortaya çıkan nicel bulgular üzerinden eleştirel ekonomi politik kuramı ışığında dijital medya gazeteciliğine yönelik bir çıkarımda bulunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel ekonomi politik, Geleneksel medya, Dijital medya, Değişen gazetecilik pratikleri, Dijital gazetelerin eleştirel ekonomi politiği

EkonomiEkonomi politikalarıEleştiri+6
Simge Deniz Demirel
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadına yönelik şiddet olgusu ve yazılı basında temsili üzerine bir araştırma

Kadın cinayetlerinin her geçen gün daha da yaygınlaşması ve yazılı basında bu konunun otosansüre dikkat etmeksizin, daha fazla tiraja ulaşmak kaygısıyla çarpıcı şekilde ve manşetlerden verilmesi, bu konuda basında çıkan haberler mi şiddeti körüklüyor şeklinde soruları da akla getirmektedir. Bu soruya cevap oluşturacak şekilde, yazılı basından beş gazetenin seçilmesiyle, bu gazetelerin kadın şiddetine yönelik haberleri ele alış biçimi incelenmek istenmektedir. "Kadına Yönelik Şiddet Olgusu ve Yazılı Basında Temsili Üzerine Bir Araştırma" başlıklı çalışmada, ulusal ve bölgesel basında kadına yönelik şiddet haberlerinin ele alınış biçimi, haberin büyüklüğü, sayfada ve gazetenin tamamında kapladığı yer, kullanılan başlığın büyüklüğü, fotoğraf kullanımı, hangi sayfalarda ağırlıklı olarak yer aldığı gibi konularda inceleme yapılmıştır. Ulusal basından fikir gazetesi olarak Cumhuriyet Gazetesi ile yaygın medyayı temsil etmek üzere en yüksek tiraja sahip üç ulusal gazete Hürriyet, Sabah ve Habertürk ele alınmıştır. Bölgesel gazete olarak da Ege Bölgesi'nde yayınlanan Yeni Asır Gazetesi seçilmiştir. Araştırmanın başlangıcı olarak ise 07.10.2011 tarihli Habertürk Gazetesi'nde "Kadına şiddette son nokta" başlıklı haberin yayınlandığı tarih alınmıştır. Araştırmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Ekim, Kasım ve Aralık 2011, Ocak Şubat ve Mart 2012 tarihlerinde her aydan 5'er gün olmak üzere, 5 gazetede yer alan haberler arasında kadına şiddet haberleri ele alınarak, hangi gazetede bu konuya daha fazla yer verildiği, hangisinin fotoğrafı daha fazla kullandığı, hangi sayfalarda yer verildiği gibi incelemeler ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Tablolar ve grafiklerle gazeteler arasında mukayese yoluna gidilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Şiddet, Yazılı Basın, Kadına Şiddet

GazetelerKadınlarYazılı basın+1
Şirin Yörük
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

"Haberdeki şiddet: Türk yazılı basınında nefret söylemi üzerine bir inceleme"

"Haberdeki Şiddet: Türk Yazılı Basınında Nefret Söylemi Üzerine Bir İnceleme" adlı doktora tezi, Hürriyet Gazetesi üzerinden Gezi Parkı Olayları örneğinde nefret söyleminin analiz edildiği bir çalışmadır. Günümüz toplumlarında birarada yaşama kültürünün önündeki en büyük engellerden biri, toplumsal alanda sürekli dolaşımda olan nefret söylemi olgusudur. Bugün nefret söylemi ırk, etnik köken, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi kavramların da ötesine geçmekte, egemen çoğunluk tarafından kabul edilen bir söylemsel düzenin dışında kalan tüm kimlikler ötekileştirilmekte ve nefret söylemine maruz kalmaktadır. Türkiye'de ayrımcı bir dil kullanan medya da, bazen açık ve bariz söylemsel pratikler yerine örtük kodlar üzerinden ortak duyunun şekillenmesine etki etmekte, belirli kimlikler ve göstergelerden bağımsız olarak egemen kodları yeniden üretmektedir. Çoğu zaman fark edilmeyecek şekilde metne ve sayfaya kodlanan nefret söylemi göstergeleri olağanlaşması, sorgulanmadan kabul edilir hale gelmesi ve müzakereci okumanın yollarını kapatması nedeniyle sorunsaldır. Bu örtük kodlar özellikle anaakım medya aracılığıyla yayıldığında geniş kitleleri etkileme potansiyeli nedeniyle daha da tehlikeli hale gelebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada ana akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Hürriyet Gazetesi seçilmiş, haber metinleri içine kodlanan, sayfa tasarımı ile ortaya çıkan ya da yananlam düzeyinde okunabilen nefret söylemi göstergelerinin analizi amaçlanmıştır. Araştırmada Gezi Olayları'nın hangi ideolojik kodlar ve nefret söylemi pratikleri üzerinden haberleştirildiği, hangi grupların hangi argümanlarla nefret söylemine maruz kaldığının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmada 29 Mayıs 2013-15 Temmuz 2013 tarihleri arasındaki süreçte Hürriyet'te yer alan Gezi Parkı Olayları'yla ilgili 217 haber, Van Dijk'in eleştirel söylem çözümlemesi esas alınarak 6 nefret söylemi göstergesi üzerinden incelenmiştir. Analizde nefret söylemi göstergelerinin ilişkiselliği ve söylemdeki düzenlilikler ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Söylem, Nefret Söylemi, Yazılı Basın, Gezi Parkı Olayları, Eleştirel Söylem Çözümlemesi.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiEleştirel söylem çözümlemesi+7
Deniz Çaba
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal pazarlama bağlamında sağlık haberlerinin yazılı basın işletmelerinde temsili

Sosyal pazarlama; bireylerin, bir hedef kitlenin veya tüm toplumun yararı için sosyal bir problemin çözümünde ticari pazarlama tekniklerini kullanarak davranış değişikliliği oluşturma yaklaşımıdır. Sosyal pazarlama anlayışında kar amacı yerine, sosyal fayda ve uzun vadeli toplum çıkarları öncelikli olmaktadır. Sosyal pazarlama yaklaşımı, kamuoyunda tartışılan veya ilgi çeken eğitim, çevre, kültür, sağlık gibi birçok alanda kullanılmaktadır.. Toplum sağlığını tehdit eden bir soruna çözüm üretmek için planlanan sosyal pazarlama kampanyasının halka tanıtılması ve konuyla ilgili farkındalık oluşturulması için belirlenen hedef kitleye duyurulması önem taşımaktadır. Bu aşamada medya araçlarından biri olan yazılı basın işletmeleri, tespit edilen sosyal problemin çözümüne yönelik üretilen bir fikri ya da önerilen bir davranışı hedef kitleye tanıtmada anahtar konumda yer almaktadır. Bu çalışmayı ele almadaki en temel gerekçe toplum sağlığını korumak ve geliştirmek amacıyla planlanan sosyal pazarlama kampanyalarının tanıtılmasında sağlık haberlerinin ne derece önemli olduğunun altını çizmektir. Sunulan haberlerin okura nasıl yansıtıldığı, nasıl bir dil tercih edildiği, haberleri inşa ederken seçilen imgeleri ve kamuoyunda oluşturulmak istenen etki gibi faktörlerleri Teun A. Van Dijk'ın "Söylem Analizi" yöntemiyle ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenen Cumhuriyet, Hürriyet ve Zaman gazetelerinde 01 Ocak 2015 - 31 Aralık 2015 tarihleri arasında yayınlanan sosyal pazarlama bağlamındaki sağlık haberleri incelenmiştir.

Basın işletmeleriHaberlerPazarlama+7
Özgür Karataş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal hareketler bağlamında medyada HES projelerinin sunumu

İdeolojik olarak farklı görüşlerdeki gazetelerde HES projeleri haberlerinin nasıl sunulduğunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, medyanın ekonomi politiğinin ve güç/iktidar ilişkilerinin haber üretim sürecinde belirleyici olduğu görüşünden hareket etmektedir. Gazeteleri incelediğimizde aynı haberin her bir gazetede farklı içerikte yer alması gazetelerin benimsediği yayın politikasıyla ve ekonomi politik ilişkileriyle açıklanabilmektedir. Bu doğrultuda gazetelerde HES projeleri haberlerinin nasıl yer aldığını ortaya koymak, haber üretim sürecine etki eden faktörleri açıklamak ve haber içeriklerinin güç/iktidar ilişkilerine göre nasıl belirlendiğini belirtmek çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Tezin araştırma kısmında ideolojik olarak farklı oldukları düşünülen Cumhuriyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde, 2012-2016 yılları arasındaki toplam 5 yıllık sürede HES projeleri haberlerinin nasıl sunulduğu incelenmiştir. İçerik analizi yönteminin uygulandığı araştırmada farklı okur kitlelerine sahip gazetelerde HES projeleri haberlerinin hangi konu içerikleri ve haber kategorileriyle sunulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca gazetelerin protesto haberlerine bakış açısı ve hangi temalara vurgu yaptıkları incelenmiştir.

GazetelerHaberlerHidroelektrik santralleri+5
Açelya Atalay
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

"Cut the kids in half": new urban childhoods in Turkey through the lens of the mainstream media, 1977-1997

This thesis questions how the concept of childhood was redefined by the mainstream media in the aftermath of the fiscal crisis of the late 1970s. The research was based on popular daily newspapers representing the centre, social democratic left, and conservative right. Some important characteristics of this new era were the erosion of the traditional structures of modernity, persistent inequalities which were especially visible in cities, and social responses to increasing social insecurity in the forms of anxiety and fear aggression. This study uses the term "new childhood" with a concern similar to the scholars who have concocted new concepts such as neo-liberalism, new globalisation, advanced capitalism, and liquid modernity to comprehend the profound social, political, economic, and cultural transformations that took place in this period. The introductory chapters where I briefly outline the theoretical framework, describe children's living conditions in the period, explain my methodology, and introduce my sources are followed by three main chapters. First, I discuss the economic and political pressures that shaped news media, and explain how new trends in journalism changed the social meanings of news. Second, I question how the media reassessed conventional meanings childhood, and claim that traditional social responsibilities over children's well-being were allocated to families and children themselves. Third, I turn to the media's responses to persistent and increasingly visible inequalities, and demonstrate the different standards and distinct sets of values journalists employed when making news about unequal childhoods. I conclude that the traditional definition of childhood as a shared life stage was shattered, and "new childhood" was constructed as an exclusive privilege.

After 1980NewspapersNews+7
Deniz Arzuk Kocadere
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazılı basında Aleviliğin biz ve öteki(leştirme) pratiği: Cumhuriyet ve Türkiye Gazetelerinde 2 Temmuz 1993 Madımak Olayı'nın sunumu

1998 yılından itibaren Avrupa Birliği ilerleme raporlarında azınlık bir grup olarak ifade edilen Aleviler, Cumhuriyet tarihi boyunca bu toplumda barış ve huzur içinde yaşamalarını güçleştiren birçok linç ve saldırı girişimlerine maruz kalmışlardır. Özellikle bu çalışmaya konu olan Madımak Olayı, Alevi grubu özelinde ortaya çıkışı, sonuçları ve failleri açısından geniş bir tartışma sahası sunmakla birlikte, literatürdeki çalışmaların yaşanılanları aydınlatmada yeterli olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle çalışma Madımak Olayı'nı daha iyi aydınlatabilmek için Türk basınını söylem açısından incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, Madımak olayı ile ilgili olarak Alevilere yönelik bu şiddet eylemlerinin medyada nasıl anlamlandırıldığı, gazetelerin bu olayla ilgili sundukları haberlerin hangi karşıtlıklar üzerinden ötekileştirme yaptıkları, gazetelerin haber sunumlarının dönemin siyasilerinin söylemleriyle olayın yeni bir inşasına girişip girişmedikleri irdelenmiştir. Cumhuriyet ve Türkiye gazetelerinin 1993-1994-1995 Temmuz ayları içerisindeki haber metinleri, Van Dijk'in eleştirel söylem analizine uygun çözümlenerek haber metinlerinin altında yatan ideolojik kurgular ortaya konulmaya çalışılmıştır. Her iki gazetenin biz ve ötekisinin kimlerden oluştuğuna ve bize/ötekine yüklenilen değerlerin neler olduğuna, incelenen haberlerden ortaya çıkan temalar üzerinden bakılmıştır. Buna göre, çalışmada her iki gazetenin de kendi ideolojik tutumlarına göre biz ve ötekisini oluşturduğu ve haber içeriklerini bu sınırlar çerçevesinde geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Türkiye Gazetesi biz olarak belirlediği 'öfkeli kalabalık'ın yanında yer alıp Aziz Nesin özelinde Alevileri ötekileştirmekte ve haberlerini, dönemin sağ siyasi liderlerinin söylemlerinden oluşturmaktadır. Buna karşıt bir şekilde Cumhuriyet Gazetesi ise biz olarak Nesin'in yanında yer almakta ve şeriatçıları, gericileri haberlerinde ötekileştirmekte ve haberlerini saldırıya uğrayan Aleviler ve Nesin'in söylemlerinden oluşturmaktadır.

AlevilerAlevilikCumhuriyet gazetesi+7
Ayşegül Bekar
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türlerin dili: Yazılı basındaki haber metinleri üzerine sözcük özellikleri ve çok sözcüklü birimler bakımından bir inceleme

Bu çalışmada, yazılı basındaki haber dili sözcük özellikleri ve çok sözcüklü birimler bakımından derlem temelinde ve çok boyutlu yaklaşım yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma için Akşam, Habertürk, Hürriyet, Milliyet, Sabah ve Zaman gazetelerinin İnternet ortamındaki haber metinlerinden politika, magazin, güncel olay, 3. sayfa ve spor konularından oluşan 250.000 sözcüklük bir Haber Metinleri Derlemi (HMD) oluşturulmuştur. Çalışmada derlem işleme programı olarak Antconc 3.2.4 kullanılmıştır. Dört bölümden oluşan bu araştırmanın birinci bölümünde teksözcük/ sözcükbirim oranı (TSO), ikinci bölümünde en sık kullanılan 20 sözcükten hareketle sözcük sıklıkları, 3. bölümünde yeni sözler (neolojizm) ve dördüncü bölümünde çok sözcüklü birimler ele alınmıştır. Derlemden elde edilen sözcük listeleri gerekli durumlarda bağlamdan hareketle değerlendirilmiştir. Çalışma sırasında haber metinlerinin politika, magazin gibi alt türleri karşılaştırılarak benzerlik ve farklılıkları, kendine özgü sözcüksel özellikleri ortaya konmaya çalışılmıştır.

BasınDerlemDil bilgisi-sözcük türleri+5
Nurbanu Şahin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Sheltered bodies: Investigating the representations of Syrian refugees in Turkish media

This study investigates the representations of refugees from the Syrian Civil War in Turkish print media. It does so by quantitatively and qualitatively analyzing all of the refugee related news ran by five newspapers (BirGün, Hürriyet, Sabah, Star, and Yeniçağ) between April of 2014 and March of 2015. Through an in-depth analysis of the legal framework of asylum in Turkey and its political oppositions, these representational strategies are contextualized within the existing refugee regime and its critiques in order to distinguish the practical aims towards which these strategies were mobilized. While the refugees are often conceptualized as a coherent social category both by policy makers and researchers, newspapers consistently rely on already existing ethnoreligious identities in order to represent the refugees and differentiate between them. This thesis aims to uncover the implications of this reliance in both discursive and political contexts.

NewspapersEmigrantsMedia+4
Onur Mamak
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects