Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

2007-2010 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Yenidoğan Kliniğinde takip edilen asfiktik yenidoğanların retrospektif olarak değerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Perinatal asfiksi, tanı ve tedavi yöntemlerindeki tüm gelişmelere rağmen gelişmiş ülkelerde bile yenidoğan mortalite ve morbiditesinin en başta gelen sebeplerindendir. Biz bu tez çalışmamızda hastanemiz yenidoğan servisinde 2007-2010 yılları arasında perinatal asfiksi tanısı ile yatırılan hastaların antenatal, natal ve postnatal risk faktörlerini belirlemeyi, hastaların Sarnat&Sarnat HİE evrelemesine göre sınıflandırılmasını, klinik bulgularını, mortalite oranını ve asfiksinin derecesi ile hastaların prognozları arasındaki ilişkiyi göstermeyi ve yıllar içerisinde olgularda birçok parametre açısından değişim olup olmadığını göstermeyi amaçladık.Çalışmada Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Servisine Ocak 2007-Aralık 2010 tarihleri arasındaki dört yıllık süre içerisinde perinatal asfiksi tanısı ile yatırılan 210 yenidoğanın dosya kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Bu süre içinde perinatal asfiksi sıklığı %9.7 olarak bulundu. Perinatal asfiksi tanısı alan 210 olgunun 102'si (%48.6) erkek ve 108'i(%51.4) kız bebeklerden oluşmaktaydı. Sarnat&Sarnat evrelemesine göre olgularımızın 90'ı (%42.9) evre I, 63'ü (% 30) evre II ve 57'si (% 27.1) evre III olarak değerlendirildi. Perinatal asfiksili olguların 91'i (%43.3) yenidoğan döneminde eksitus oldu. Tüm olgular arasında 47 (%22.3) olgu konvulziyon geçirmişti, Konvülziyon geçiren hastalar evrelere göre karşılaştırıldığında; evre I olguların 9'u (%10), evre II olguların 22'si (%34.9), evre III olguların 16'sını (%28.1) oluşturmaktaydı. Evre II ve III te; evre I'e göre konvülziyon oranı daha yüksekti. Bu dağılım istatistiksel olarak çok ileri düzeyde anlamlıydı (p<0.001). Tüm olguların APGAR skor ortalaması ise evre I'de 1.dk 2.98 ± 0.152 ve 5.dk 5.3 ± 0.162, evre II'de 1. dk. 2.65 ± 0.118 ve 5.dk. 4.82 ± 0.122 , evre III'de ise 1.dk. 2.57 ± 0.165 ve 5.dk 4.69 ± 0.220 olarak tespit edildi.Asfiksili hastaların yıllara göre dağılımı incelendiğinde hastaların 59 (%28.1 )'u 2007 yılında, 56 (%26.7)'sı 2008 yılında, 51 (%24.3)'i 2009 yılında ve 44(% 21)'ü 2010 yılında tanı almıştı. Yıllara göre dağılım incelendiğinde 2009 ve 2010 yıllarında asfiksi oranının düştüğü görüldü(p<0.05). Bu durumu hastanemizdeki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ile ilişkilendirdik.Çalışmamızda 4 yıllık süre içerisinde evre III olguların oranı 2010 yılında en düşük düzeyde saptandı (%12.3). 2009 yılından sonra bu düşüş daha belirgindi. Evrelerin yıllar içerisinde dağılımı istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05).Son yıllarda artan perinatal bakım, personel eğitiminin artırılması ve özellikle neonatalresusitasyonun ve yenidoğan ünitelerinin teknik özelliklerin iyileştirilmesine bağlı olarakperinatal asfiksi görülme oranında düşüş sağlanmışsa da ileri evrelerde mortalite hala yüksekseyretmektedir. Perinatal asfiksinin asıl tedavisi asfiksi oluşumunu önlemektir. Bu nedenle riskli gebeliklerin tanınması ve doğumların uygun şartlarda yapılması, optimal resüsitasyon girişimlerinin uygulanmasının sağlanması ve bebeklere doğum sonrası asfiksiye yönelik uygun tedavi verilmesinin sağlanması konusunda gerekli tedbirlerin alınması asfiksiye bağlı mortalite ve morbiditeyi azaltmaya katkıda bulunacaktır.Anahtar kelimeler: Perinatal asfiksi, insidans, mortalite

Yazar

Veysiye Hülya Üzel

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Veysiye Hülya Üzel (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2007-2010 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Yenidoğan Kliniğinde takip edilen asfiktik yenidoğanların retrospektif olarak değerlendirilmesi, 2011, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası