Bir çocuk hastanesi yoğun bakımında 2012 –2019'da ventilatör ilişkili pnömoniye dair risk faktörleri: Bir olgu-kontrol araştırması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Giriş: Ventilatör ilişkili pnömoniler, en sık görülen ikinci sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyon olup, yoğun bakım ünitelerindeki ölümlerin en önemli sebeplerindendir. Amaç: Bu çalışmada, çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan ve mekanik ventilatör altında takip edilen hastalarda ventilatör ilişkili pnömoni gelişiminde etkili risk faktörlerini belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Araştırma bir olgu-kontrol bir araştırmadır. Araştırmanın olgu ve kontrol grubunu, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde 1 Ocak 2012 - 1 Aralık 2018 tarihi arasında yatan ve 48 saatten uzun süre mekanik ventilatör tedavisi altında takip edilen toplam 170 hasta oluşturmuştur. Olgu grubuna ventilatör ilişkili pnömoni tanısı konulan hastalar dahil edildi. Kontrol grubunu olgu ile aynı yaşta ve cinsiyette olan ve mekanik ventilatör altında izlenirken ventilator ilişkili pnömoni geliştirmemiş olan hastalar oluşturdu. Hastalara ait, yaş, tanı, cinsiyet, hastanın göçmen olup olmadığı, altta yatan hastalık varlığı, çocuk yoğun bakıma yatış endikasyonu, mekanik ventilatör günü, ventilatör ilişkili pnömoni gelişme süresi, PRİSM skoru, immünyetmezlik varlığı, hastada nasogastrik sonda takılması, total parenteral nutrisyon uygulanması, acil entübasyon, göğüs tüpü takılması, kan transfüzyonu yapılması, santral venöz kateter varlığı, enteral beslenme, eş zamanlı antibiyotik kullanımı, H2 reseptör antagonist ilaç uygulaması, kardiyopulmoner resustasyon yapılmasını içeren değişkenler ele alındı. Bulgular: Çalışmada olgu grubunda H2 antagonist kullanan hasta sıklığı, hiperglisemi görülme sıklığı, nazogastrik sonda kullanma sıklığı, kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı yüksekti (p<0.001, p=0,005, p=0,026). Kontrol grubunda VİP gelişmeden önceki dönemde hastalara kardiyopulmoner resustasyon yapılma hikayesi olan hasta sıklığı istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0.002). Çoklu analiz sonuçlarına göre nazogastrik sonda takılması 6.5 kat (GA:1.49-28.84), H2 reseptör antagonisti kullanımı 4.17 kat (GA:2.023-8.626), hiperglisemi varlığı 2.18 kat (GA: 1.073- 4.432), mekanik ventilasyon süresinin 1 yıldan uzun sürmesi 4.29 kat (GA: 1.081-10.232), mekanik ventilasyon süresinin 3 ay ila 1 yıl arası olması 2.69 kat (GA: 1.011-7.133), PRİSM skorundaki 1 birim artış ventilator ilişkili pnömoni gelişme riskini % 8 artırmaktadır (GA:1.007-1.163). Sonuç: Çocuklarda ventilatör ilişkili pnömoni gelişmesinde çok çeşitli risk faktörleri rol oynar. Özellikle H2 reseptör antagonist kullanımı ve nazogastrik kullanımı ventilatör ilişkili pnömoni riskini artıran değiştirebilen faktörler olup, ventilatör ilişkili pnömoni önlem paketleri hazırlanırken bu iki durum gözönünde tutulmalıdır. Ayrıca hiperglisemi ventilatör ilişkili pnömoni gelişmesinin erken habercisi olabilir.
Yazar
İlker Devrim
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
İlker Devrim (Yüksek Lisans Tezi). Bir çocuk hastanesi yoğun bakımında 2012 –2019'da ventilatör ilişkili pnömoniye dair risk faktörleri: Bir olgu-kontrol araştırması, 2019, Ege University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ege University tezlerinden daha fazlası
- Increasing the fertilization yield of trout eggs(2013)
- Nazogastrik tüpün doğru yerleştirilmesinde kolorimetrik kapnometrinin etkinliğinin incelenmesi(2015)
- Astımlı çocuk ve adölesanların öz-etkililiklerinin yaşam kalitesine etkisi(2015)
- Kent ortamında iki âşık: Maksut Koca ve Nevruz Ali Çiçek(2015)
- Konjenital kalp cerrahisinde risk skorlarına göre kan kullanımı standardizasyonu(2015)
- Değişik mikroliflerin çimento harçlarının bazı mekanik ve durabilite özeliklerine etkisi(2015)