Yüksek LisansAçık Erişim

Kentin eşiklerinde beliren bir imkan olarak karşılaşma mekanı

2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ayşe Şentürer

Özet (TR)

Gündelik hayat farklı aralıklarla meydana gelen karşılaşmalardan oluşur. Gündelik hayatın içine karışan herkes de bu karşılaşmaların -farkında olarak ya da olmayarak- birçok kez parçası olur. Özellikle de kent yaşamı içerisindeki birey, kentlerin çoklu ve karmaşık karakteri nedeniyle devamlı olarak karşılaşmaları deneyimlemektedir. Buradaki problematik nokta bireylerin yaşadıkları karşılaşmaların farkında olmaması nedeniyle karşılaşmanın tarifleyeceği mekanların açığa çıkamayıp saklı kalmasıdır. Günümüzde bireyin serbest zamanları ve çalışma saatleri katı bir sınırla ayrılmayıp birbirinin içine geçmiş bir haldedir. Bunu bir potansiyel olarak görüp bireyin yaşama ve çalışma aralıklarında yeni bir oluşum arayışına gitmek gerekmektedir. Böylece gündelik hayatın monoton yapısını kırmak mümkün olacaktır. Zaten gündelik hayatın akışına kapılmış olan bireyler de bu yapıyı kıracak birtakım arayışların peşindedir. Karşılaşma, mekan üretiminde bir tetikleyici midir? Karşılaşmaya müdahale edilebilirse ondan doğan mekana da müdahale edilebilir mi? Karşılaşma gerçekleşmek için bir mekana ihtiyaç duyar mı yoksa o mekanı hep kendisinde mi taşıyarak gerektiğinde mekanını oluşturur mu? Yoksa var olan bir mekana mı yerleşir? Tez bu sorulara cevap bulmak arayışıyla karşılaşma kavramını bir düşünce aracı olarak ele alarak farklı mekan potansiyellerinin peşine düşmektedir. Bu amaçla tez boyunca tıpkı bir süzgeçten geçirir gibi karşılaşma kavramının açılımından başlayarak teker teker süzülen bilgilerle birlikte karşılaşma mekanı tarifine ulaşacak olan yolun kurulması hedeflenmektedir. Birinci bölümde, tezin problematiği ve yöntemi karşılaşmaların önemini daha güçlü vurgulayabilmek amacıyla karşılaşma kelimesinin kavramsal açılımları ve karşılaşma(ma) durumu üzerinden tariflenmektedir. İkinci bölümde, bir karşılaşmanın gerçekleşebilmesi için gerekli olan hallere bakılmaktadır. Bunun için olmazsa olmaz şart ne ile karşılaşma sorusunun cevabı olan karşılaşmanın katılımcılarıdır. Karşılaşma sadece insanlar arasında yaşanmaz. Karşılaşılan kitap, sanat eseri, manzara ya da bina gibi birçok örnekle de çoğaltılabilecek nesne ya da olgular olarak düşünülmelidir. Ardından nasıl karşılaşıyoruz sorusuna yanıt aranırken bir karşılaşmanın gerçekleşmesi için gerekli olan haller açığa çıkarılacaktır. Haller üzerinden tariflenen karşılaşmanın tetikleyicileri üç ana başlık ve onların alt açılımları şeklinde gruplanmıştır. Bunlar karşılaşma halleri, karşılıklı olma halleri ve eylemlilik halleridir. Karşılaşma halleri tutku, ön-kavrayış ve tesadüf kavramları ile, karşılıklı olma halleri çatışma, uzlaşma, yok sayma ve ağırlama kavramları ile, eylemlilik halleri ise hareket/yürüme, görme/bakma, konuşma/dinleme kavramları ile ilişkilenmektedir. Bu üç hal, hepsinin bir arada olduğu durumlarda bir karşılaşmanın gerçekleşmesine ortam sunmaktadır. Üçüncü bölümde, karşılaşmayı tetikleyen hallerin nerede ve ne şekilde bir mekan oluşumuna yol açtıklarını keşfetmek amacıyla mekansallık ve liminallik kavramları ile birlikte bir okuma gerçekleştirilmektedir. Bu okuma esnasında karşılaşmanın kendisinin bir liminallik ve mekansallık olduğu ortaya çıkmaktadır. Karşılaşmanın bir mekan üretme potansiyeline sahip olup olmadığını anlayabilmek amacıyla karşılaşma ve liminallik durumları ile kurulan mekansallıklar olarak boş vakit mekanı ve üçüncü mekan bir keşif aracı olarak tartışılmaktadır. Böylece karşılaşma mekanının kurulumuna dair ilişkiler vurgulanmaktadır. Dördüncü bölümde, ilk üç bölümden süzülerek gelen tüm bilgiler ile karşılaşmanın mekanının kurulumuna ve tanımlanmasına dair bir söz üretimi üzerine gidilmektedir. Tez kapsamında karşılaşmanın mekanını kent ölçeğinde gerçekleşen karşılaşmaların kurduğu mekansallıklar üzerinden tartışmak tercih edilmiştir. Bunun nedeni kentin aslında karşılaşmalar kurulan ve bu karşılaşmaların tetiklediği etkileşim ve ilişkilerle örülen bir yapıya sahip olmasıdır. Bu amaçla bu bölümde dört örnek üzerinden bir tartışma gerçekleştirilmiştir. Bu örneklerden biri olan New York Halk Kütüphanesi merdivenleri kentteki mevcut karşılaşma mekanlarının analizini yaparken bir diğeri olan Amsterdam‟da bank projesi ise kente müdahalede bulunarak karşılaşmaları tasarlamayı amaçlayan bir örnektir, üçüncü örnek bir sanat enstalasyonu ile gerçekleştirilen deneysel bir çalışma aracılığıyla kamusal alanların nasıl karşılaşmalara açılabileceğini sorgularken, dördüncü örnek ise pop-up olarak adlandırılan ve kentte aniden ve ihtiyaca göre ortaya çıkan, ihtiyaç ortadan kalktıktan sonra iz bırakmadan yok olan mekanları karşılaşma kavramı bağlamında incelemektedir. Son bölümde ise tezin başından itibaren karşılaşma kavramının açılımları ile ortaya çıkan karşılaşma mekanın kurucuları vurgulanmakta ve tezin başında sorulan soruların cevapları tartışılmaktadır. Çıkan sonuçlar tasarımcıya karşılaşma mekanının nasıl tasarlanabileceğine dair bir veriler de sunar. Tez genişlemeye açık bir örüntü olarak değerlendirilmedir. Bu tez kapsamında sadece kensel karşılaşmalara ve ürettikleri mekanlara odaklanılmıştır. Fakat tezin başından itibaren karşılaşma kavramının açılımları ile ortaya çıkan veriler üzerinden yapılacak tartışmalarla yapı ölçeğindeki karşılaşmalara ve onlardan üretilecek olan mekanlara bakmak da mümkündür.

Yazar

Dr. Zeynep Dündar

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Zeynep Dündar (Yüksek Lisans Tezi). Kentin eşiklerinde beliren bir imkan olarak karşılaşma mekanı, 2015, Istanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Istanbul Technical University tezlerinden daha fazlası