Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Koroner arter hastalığı risk faktörlerinin koroner arter kalsifikasyonu ile korelasyonu

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Giriş ve amaç: Kardiyovasküler hastalıklar, gelişmiş ülkelerde mortalite ve morbiditenin en sık nedenidir ve 1999 Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2020 yılında tüm dünyada mortalite ve morbiditenin birinci sebebi olacağı tahmin edilmektedir. Kardiyovasküler hastalıklardan ölümlerin %50'si koroner arter aterosklerozundan kaynaklanmaktadır. Aterosklerozun patogenezinde vasküler kalsifikasyon yer almaktadır. Aterosklerotik arterlerde kemik oluşum ve yıkım mekanizmasına benzer bir sekilde kalsiyumfosfat mikrokristalleri biriktiği düşünülmektedir. Koroner arter kalsifikasyonu aterosklerotik damarda varken normal damarda yoktur. Kalsiyum, yüksek radyoopasitesi ile kolaylıkla fark ve lokalize edilebilen bir hedeftir ve ilk olarak 1958'de koroner arter kalsifikasyonu floroskopi ile görüntülenmiştir. 1983'te Elektron Beam Bilgisayarlı Tomografi (EBBT) ile koroner arterlerde kalsiyum birikimi ilk kez kantitatif olarak gösterilmiştir. Koroner arter kalsiyum skorunun (KAKS) sıfırdan büyük olması yaklaşık % 100 spesifite ile aterömatöz koroner plağa işaret eder. Bilgisayarlı tomografi ile tespit edilen koroner arterlerde kalsiyum birikim miktarı ile ileride koroner arter hastalığı gelişme riski arasında ilişki olduğunu gösteren bir çok çalışma yapılmıştır. BT koroner arterlerdeki kalsiyum miktarının belirlenmesinde altın standart olarak kabul edilmektedir. Çok kesitli bilgisayarlı tomografi (ÇKBT), koroner arterlerin anatomisini göstermede, teknolojideki son gelişmeler sayesinde, temporal çözünürlüğü tek kesitli bilgisayarlı tomografilere göre çok daha iyi olduğundan ön plana çıkmıştır.Bu çalışmanın amacı, koroner arterlerde kalsiyum birikiminin konvansiyonel risk faktörleri ile korelasyonunu ÇKBT ile göstermektir.Gereç ve yöntem: Yaş, cinsiyet, sigara, hiperkolesterolemi, DM, obezite, HT, aile anamnezi ve HDL düşüklüğü konvansiyonel risk faktörleri olarak belirlendi.Koroner arter kalsifikasyonu ile koroner arter hastalığı risk faktörleri arasındaki korelasyonu araştıran farklı çalışmalarda farklı KAKS eşik değerlerine göre istatistiksel analiz yapılmıştır. Biz çalışmamızda diğer çalışmalarda kullanılan farklı KAKS eşik değerlerini kullanarak ve birbirleri ile karşılaştırarak beş farklı korelasyon analizi tasarladık.Birinci analizde KAKS değerlerine göre 0, 0 ile 100 arası, 100 ile 400 arası ve 400'den büyük olarak 4 grup belirlendi.İkinci analizde yaşa ve cinsiyete göre belirlenen ortalama KAKS ile karşılaştırılarak 10, 25, 50, 75, 90 persentil olarak 5 grup belirlendi.Üçüncü analizde yaşa ve cinsiyete göre belirlenen ortalama KAKS ile karşılaştırılarak koroner arter hastalığı olma ya da Mİ geçirme risklerine göre düşük, orta, yüksek riskli olarak 3 grup belirlendi.Dördüncü analizde KAKS değerlerine göre 130'dan küçük ve 130'dan büyük olarak 2 grup belirlendi.Beşinci analizde KAKS değerlerine göre 0 ve 0'dan büyük olarak 2 grup belirlendi.Belirlenen konvansiyonel risk faktörleri ile KAKS grupları arasında ayrı ayrı korelasyon analizi yapıldı.İstatistiksel analiz SPSS 17.0 programı kullanılarak yapıldı. Verilerin tanımlayıcı istatistiklerinde ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde ölçümlerinden faydalanıldı. Kategorik verilerin analizinde Ki-kare testi, kikare koşulları sağlanmadığında Fischer Exact testten faydalanıldı. Değişkenler arasında korelasyon analizinde Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Testler %95 güven aralığında yapıldı.Çalışma, 22 ile 88 yaş arası (ortalama 53.3 ± 23,4 yıl) 410 hastanın 16 kesit ÇKBT ile kalsiyum skorlaması retrospektif taranarak yapıldı. Hastaların 264'ü (% 64.4) erkek, 146'sı (% 35.6) kadındı. En düşük KAKS değeri 0, en yüksek KAKS değeri 1517 (ortalama 118±486,7 HU) saptandı.Bulgular: Yaptığımız beş analizde de yaş, cinsiyet, sigara, hiperkolesterolemi, DM, obezite ve HT ile KAKS arasında pozitif korelasyon saptadık. Aile anamanezi ile KAKS arasında sadece persentil ve risk sınıflamasına göre yapılan ikinci ve üçüncü analizlerde zayıf pozitif korelasyon saptandı. HDL düşüklüğü, KAKS sıfır eşik değerine göre yapılan beşinci analiz dışındaki diğer dört analizde de istatistiksel anlamlı bir risk faktörü olarak saptandı.Sonuç: Çalışmamızda elde ettiğimiz verilere dayanarak, koroner arterlerdeki kalsiyum birikimi daha önce yapılmış pek çok çalışmayla benzer olarak konvansiyonel risk faktörleri ile ilişkili bulundu. Hipertansiyon, yaş, diyabetes mellitus, hiperkolesterolemi ve erkek cinsiyet ile KAKS arasındaki korelasyon, diğer risk faktörlerine kıyasla daha kuvvetli pozitif saptandı. HDL düşüklüğü ve aile anamnezi ile KAKS arasında daha zayıf korelasyon saptandı.

Yazar

Fatih Rıfat Ulusoy

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Fatih Rıfat Ulusoy (Tıpta Uzmanlık Tezi). Koroner arter hastalığı risk faktörlerinin koroner arter kalsifikasyonu ile korelasyonu, 2011, Demiroğlu Bilim University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Demiroğlu Bilim University tezlerinden daha fazlası