DoktoraAçık Erişim

Mekansal belleğin ortaöğretim binaları bağlamında irdelenmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

İnsan ve çevresi arasındaki ilişki mimarlık, coğrafya, psikoloji, sosyoloji gibi disiplinlerin yanı sıra bu disiplinlerin kesiştiği çevresel psikoloji, ekolojik psikoloji, kent sosyolojisi gibi ara disiplinlerde de öne çıkan bir çalışma konusudur. Bu çalışmalar kapsamında çevre kimi disiplinlerde yer, kimi disiplinlerde ise mekan olarak adlandırılmaktadır. Fenomenolojik yaklaşımda mekan yer kavramının başlangıç noktasıdır ve her tür mekanın insan tarafından deneyimlenmeye başladığı andan itibaren yer olma sürecine girdiği kabul edilmekte, diğer bir deyişle mekanlar insanın algılama düzeyinden belleğe aktarıldığı andan itibaren yer olarak adlandırılmaktadır. Bir mekanın belleğe aktarılması ise temelde bireyin deneyimlediği mekana çeşitli anlamlar atfetmesi ile gerçekleşmektedir. İnsan ve yer ilişkileri çerçevesinde yer ve mekan kavramları üç temel yaklaşım kapsamında irdelenmektedir: psikometri, fenomenoloji ve sosyal yapısalcılık. Bu teorik alanlar çerçevesinde birbirleri ile tutarlı, benzer ya da paralel önermeler sunulduğu görülmektedir. Bu kapsamda çevresel psikoloji teorileri yer kavramını, iç içe geçmiş bireysel ve sosyal yaşam alanları çerçevesinde, duyuşsal, bilişsel, sosyal ve davranışsal boyutları üzerinden ele almaktadır. Algı ve bilişim teorilerinde ise mekansal bilgilerin nasıl algılandığı, kodlandığı, depolandığı, anımsandığı ve beynin hangi bölümlerinin bu süreçlerde görev aldığı araştırılmaktadır. Bireysel gelişim dönemleri, kısa süreli bellek, uzun süreli bellek, epizodik bellek, otobiyografik bellek ve mekansal bellek bu çalışmaların dahil olduğu temel araştırma alanlarıdır. Diğer yandan fenomenoloji teorilerinde yerin insan ile bütünleşik, karşılıklı olarak bağımlı ve yansıtmalı bir ilişkisi olduğu kabul edilmekte ve yer kavramı yerleşme, empatik içsellik, varoluşsal içsellik, immersiyon gibi kavramlar aracılığıyla değerlendirilmektedir. Son olarak bu çalışmanın da dahil olduğu mimarlık teorilerinde yer mimari ölçekte ele alınmakta ve bir mimarlık ürününün mimar ve/veya katılımcılar tarafından nasıl anlamlandırıldığı yapısalcı, sembolik, sentaktik ve bütüncül yaklaşımlar kapsamında irdelenmektedir. Bu tez çalışmasının başlangıç noktası yer ve mekan kavramlarıdır. Teorik zemin çerçevesinde insan ve mekan arasındaki ilişkinin bütüncül olarak değerlendirilebilmesi için çevresel psikoloji, mimarlık ve bilişsel psikoloji teorileri mekansal bellek kavramı etrafında bir araya getirilmiştir. Alan çalışması bağlamında en basit haliyle "Ben bu yeri neden anımsıyorum/anımsamıyorum?" sorusunun olası cevaplarının araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda mimari mekan ölçeği ile mimari mekanı deneyimleyen katılımcının belleğine odaklanılmış ve insan-yer ilişkilerinin farklı boyutlarını, mekansal faktörleri ve insan faktörlerini bir arada ele alan çok yönlü bir metodoloji kurgulanmıştır. Sonuç olarak bu alan çalışmasında bir eğitim binasında eğitim görmüş ve mezun olmuş bireylerin o binaya dair mekansal belleğinin insan-yer ilişkilerinin sosyal ve duyuşsal boyutlarına; mekanın işlevsel, imgesel, sentaktik niteliklerine; bireylerin ise yaş, cinsiyet ve eğitim görme biçimi özelliklerine bağlı olarak gösterdiği değişimler araştırılmıştır. Alan çalışması İstanbul (Erkek) Lisesi'nin 1933 yılından itibaren hizmet verdiği Düyun-u Umumiye binasında gerçekleştirilmiş ve çalışmaya orta öğrenimini bu binada görmüş olan 25 kadın ve 52 erkek katılmıştır. Çalışmanın mekansal verileri mekansal analizler ile, çalışmanın mekansal bellek verileri ise bireysel görüşme ve bilişsel harita yöntemleri ile toplanmıştır. Mekansal analizler kapsamında eğitim binasının mekansal bileşenleri imgesel kategoriler, işlevsel kategoriler ve sentaktik erişilebilirlik ve eş görüş ölçütleri üzerinden tanımlanmıştır. İmgesel kategoriler Lynch'in imgelenebilirlik kategorileri, işlevsel kategoriler ise 21. yüzyıldan itibaren yaygın olarak kullanılan eğitim binası programları dikkate alınarak belirlenmiştir. Son olarak Syntax 2D yazılımı kullanılarak her bir mekanın görülebilirlik ve erişilebilirlik düzeylerini ifade eden bütünleşme, bağlantısallık, eş görüş alanı, eş görüş çevresi ve kompaktlık değerleri hesaplanmıştır. Bireysel görüşmelerde katılımcıların öncelikli olarak anımsadıkları mekanlar, yere bağlılık hissi üzerinden anımsadıkları mekanlar ve sosyal bağlılık hissi üzerinden anımsadıkları mekanlar dört ayrı soru ile sorgulanmış; zemin ve birinci kat plan şemalarını temsil eden bilişsel haritalar çizmeleri istenmiştir. Mekansal bellek analizleri kapsamında birinci adımda her bir mekansal bileşenin, işlevsel kategorinin ve imgesel kategorinin bireysel görüşmeler bağlamında birinci sırada anımsama, toplam anımsama, öznel anımsama (yere bağlılık) ve sosyal anımsama (sosyal bağlılık) bağlamlarındaki anımsanma sayıları hesaplanmıştır. Mekansal bellek analizlerinin ikinci adımında ise katılımcıların çizdiği her bir bilişsel haritanın doğrulanmış derinlik grafiği (justified graph) oluşturulmuş ve bu grafik üzerinden en büyük derinlik, toplam derinlik, ortalama derinlik değerleri ile haritada anımsanan mekan sayıları hesaplanmıştır. Mekansal bellek ile mekansal nitelikler arasındaki ilişkiler işlevsel ve imgesel kategorilerin birinci sırada anımsama, toplam anımsama, öznel anımsama ve sosyal anımsama sayılarının dağılımları ve mekansal bileşenlerin anımsanma sayıları ile sentaktik değerleri arasında kurulan korelasyon bağıntıları üzerinden araştırılmıştır. Mekansal bellek ile mekansal nitelikler arasındaki ilişkiye yönelik bir diğer analizde ise mekanın morfolojik özelliklerine odaklanılmış ve mekanların bilişsel haritada gösterim sayıları ile sentaktik değerleri arasında korelasyon bağıntıları kurulmuştur. Mekansal bellek ile insan faktörleri arasındaki ilişkilere yönelik olarak ise zaman, mekansal deneyim ve bireysel özelliklerin mekansal bellek üzerindeki etkileri katılımcıların bilişsel haritalarından elde edilen anımsanan mekan sayısı, en büyük derinlik, toplam derinlik ve ortalama derinlik değerleri ile yaş, cinsiyet ve eğitim biçimi bağımsız değişkenleri arasında kurulan tek yönlü varyans analizi bağıntıları ile araştırılmıştır. Alan çalışmasının anlamlı sonuçları bağlamında bir mekanın imgesel niteliklerinin o mekanın öncelikli olarak anımsanmasında ve o mekana karşı bağlılık hissedilmesindeki en güçlü etken olduğu görülmüştür. Bir mimari mekanın diğer mekanlardan farklılaşmasını sağlayan biçimsel ve görsel özellikleri o mekanın ilk akla gelen özellikleri olmakta, mekanlar bu nitelikleri ile birer odak veya nirengi noktasına dönüşerek ilk sırada anımsanmaktadır. Bu kapsamda göreli olarak daha fazla deneyimlenen ana giriş holünün anımsanma sayısı en yüksek değeri almıştır. Diğer yandan imgesel nitelikler deneyim sürecinde belirgin olumlu duyguların ortaya çıkmasına neden olarak bir mekana karşı duyulan bağlılık hislerini beslemektedir. Bu çalışma özelinde ana giriş holü mermer merdivenleri, yüksek tavanlı bütüncül hacmi, camlı kubbesi ve duvar saatleri ile katılımcıları en çok etkileyen ve en fazla sayıda anımsanan mekan olmuştur. Buna ek olarak yine hem birinci sırada anımsama hem de öznel anımsama bağlamlarındaki ikinci önemli etkenin o mekanın sosyal niteliği olduğu görülmüştür. Katılımcılar ana giriş holünden sonra yatakhane, kantin, spor salonu gibi sosyal odak noktalarını ve derslik, bahçe gibi toplu olarak kullandıkları diğer mekanları burada gerçekleştirdikleri sosyal etkinlikler üzerinden anımsamışlardır. Çalışma kapsamında irdelenen bir diğer mekansal nitelik olan sentaktik özelliklerin ise mekanların sosyal bağlılık bağlamında anımsanmaları ve bilişsel haritalarda depolanmaları üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Sosyal bağlılığın ön koşulu sosyal deneyim ve bu deneyimlerin gerçekleşebileceği alanı sunan bir mekandır ve bu çalışma çerçevesinde bir mekanın sosyal ilişkileri desteklemesinde bütünleşme, bağlantısallık, eş görüş alanı ve eş görüş çevresi gibi sentaktik niteliklerinin etkili olduğu anlaşılmıştır. Görülebilirlik ve erişilebilirlik düzeyleri en yüksek olan açık ve kapalı mekanlar basketbol, futbol, sohbet, birlikte yürüme gibi çeşitli etkinlikler için tercih edilmiş ve sosyal olarak deneyimlenme oranları diğer mekanlardan daha yüksek olmuştur. Sosyal deneyimlerle özdeşleşen bu mekanlar sosyal bağlılık hisleri üzerinden en çok sayıda anımsanan mekanlardır. Diğer yandan mekanların bütünleşme, bağlantısallık ve eş görüş alanı değerleri ile bilişsel haritada gösterim sayıları arasında da güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç bilişsel haritaların mekanların göreli ilişki, büyüklük ve konum bilgileri üzerinden inşa edildiğini, mekanların sınır hatlarının ve biçimlerinin ise bilişsel haritalarda depolanmayan mekansal bilgiler olduğunu ortaya koymaktadır. Anlamlı sonuçlardan yola çıkarak yapılan bu tespitlerin bütünü mekan dizimi teorilerinin mekansal bellek araştırmaları için uygun bir araç olduğunu göstermesi ve mekanların sentaktik nitelikleri ile sosyal nitelikleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu mekansal bellek bağlamında doğrulaması nedenleri ile önemlidir. Yine mekansal nitelikler çerçevesinde, işlevsel niteliklerin de mekansal bellek üzerinde etkili oldukları görülmüştür. Her gün deneyimlenen ana giriş holü en fazla sayıda anımsanan ve yere bağlılık duyulan dolaşım mekanı olurken, sosyal etkinlikler için ayrılan destek mekanları ve açık mekanlar ise sosyal bağlılık üzerinden en çok anımsanan mekanlar olmuşlardır. İşlevler mekana içkin mekansal niteliklerdir ve mekanların deneyimlenme biçimi, donatıları, malzemeleri, plan şeması, büyüklüğü, konumu gibi bir çok özelliğini henüz tasarım aşamasından itibaren tanımlamaktadır. Bu nedenle işlevlerin diğer mekansal nitelikler üzerinden de belleği etkileyen öncül faktörler olduğu kabul edilmiş, ancak mekansal niteliklerin kendi aralarındaki ilişkilerini ifade eden bu kabul alan çalışması kapsamında irdelenmemiştir. Mekanların yere bağlılık ve sosyal bağlılık hisleri üzerinden anımsanmasını irdeleyen analizlerde ise her iki kavramın farklı boyutlarını ortaya koyan sonuçlar ortaya çıkmıştır. Öncelikle yere bağlılık hislerinin inşasındaki temel faktör olan olumlu duyguların ortaya çıkmasında büyük oranda bir mekanın fiziksel bileşenlerinin görsel/biçimsel olarak algılanmasının etkili olduğu, mekanın sunduğu/desteklediği/çevrelediği sosyal ortamın ise bunun ardından gelen ikinci belirgin etken olduğu görülmüştür. Sosyal bağlılık hisleri bağlamında ise yalnızca o mekanda yaşanmış olan sosyal deneyimlerin etkili olmadığı, mekanların erişilebilirlik ve görülebilirlik değerlerinin de bir mekanın sosyal olarak kullanılması ve o mekana karşı sosyal bağlılık duyulması ile güçlü ilişkileri olduğu anlaşılmıştır. İnsan faktörlerinin mekansal bellek üzerindeki etkilerine yönelik bağıntılarda ise mekansal belleğin yaş faktörüne bağlı değişiminin anlamlı ve negatif yönlü olduğu, cinsiyet ve eğitim biçimi faktörlerine bağlı değişimlerin ise anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Alan çalışmasının anlamlı sonuçları çerçevesinde bilişsel haritada anımsanan mekan sayılarının katılımcı yaşı arttıkça ve/veya mekansal deneyimin üzerinden geçen süre arttıkça azaldığı görülmüştür. Buna ek olarak bilişsel haritaların sentaktik nitelikleri bağlamında en büyük derinlik, toplam derinlik ve ortalama derinlik değerlerinin yaş arttıkça azaldığı ve katılımcıların daha sığ bir mekansal düzen anımsadıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu çalışma bağlamında katılımcıların deneyimledikleri mekanların çoğunlukla derin noktalarda konumlanan bazı bileşenlerini unuttukları, bu unutma sonucunda da mevcut mekansal düzenin yapısının daha basit bir sisteme dönüştüğü anlaşılmıştır. Diğer yandan mekansal belleğin yaşa bağlı performansındaki bu değişim doğrusal olmamış, genç yetişkin grup ile orta yaşlı grup arasındaki fark orta yaşlı grup ile yaşlı grup arasındaki farktan daha büyük olmuş ve bu durum 40 yaş civarının bellek performansının değişimi açısından bir eşik görevi gördüğü şeklinde yorumlanmıştır. Bu sonuç 40 yaş civarının yalnızca yaşlılık yıllarında daha az anımsanan bir dönem değil, belleğin anımsama performansının da belirgin biçimde değiştiği bir dönem olduğunu göstermesi nedeniyle otobiyografik bellek araştırmaları bağlamında önemli bir bulgudur. Mekansal bellek ve cinsiyet arasındaki ilişkiler bağlamında kadınların ve erkeklerin bilişsel haritalarının sentaktik yapısı ve içeriklerinin belirgin bir farklılık göstermediği ve mekansal bellek performanslarının birbirine çok yakın düzeylerde olduğu görülmüştür. Bu sonuç, eğitim düzeyi gibi tüm katılımcılar için benzer olan diğer bireysel faktörlerin mekansal bellek üzerinde daha etkili olduğu ve cinsiyetin potansiyel etkisini zayıflattıkları ya da ortadan kaldırdıkları şeklinde yorumlanmıştır. Mekansal bellek ile yatılı/gündüzlü eğitim görülmesi, dolayısıyla da binanın deneyimlenme süresi arasındaki ilişkiyi irdeleyen analizlerde de yine gruplar arasında bir farklılık tespit edilememiştir. Bu sonuç her ne kadar bir mekanda ikamet etmenin ve ikamet süresinin bir yere bağlılık duyulması üzerinde etkili olmadığını işaret etse de bu çalışma grubu özelinde katılımcıların tamamı için geçerli olan dört yıllık mekansal deneyim süresinin hem güçlü bir yere bağlılığın inşa edilmesi hem de katılımcıların bilişsel kapasiteleri oranınca mümkün olan en iyi bilişsel haritanın oluşması için yeterli olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Alan çalışmasının anlamlı sonuçları eğitim binaları bağlamında değerlendirildiğinde ise eğitim binalarının bireyin duyuşsal bağ kurduğu birincil mekanlardan biri olduğu görülmektedir. İstanbul Erkek Lisesi'nin yere bağlılık hissedilen mekanları (1) imgesel nitelikleri ile farklılaşarak birer odak noktasına dönüşen dolaşım mekanları ile (2) birer sosyal odak noktası olan destek mekanları ve derslikler olmuştur. Eğitim binasının bütünleşme değeri yüksek olan dolaşım alanları ve onların merkezinde yer alan mekanlar ise bilişsel haritalarda en çok anımsanan mekanlar olmuşlardır. Elde edilen bu bulgular eğitim binalarının imgesel, sosyal, işlevsel ve sentaktik niteliklerinin bu mekanlarla olumlu bağlar inşa edilmesi, plan şemalarının kolay kavranabilmesi ve bilişsel haritalara aktarılması üzerinde etkili olduklarını göstermektedir. Diğer bir deyişle bu nitelikler öğrencilerin mekansal algılarını, deneyimlerini ve mekansal belleklerini biçimlendiren öncül faktörler olmaktadır. Bu tespitler ışığında eğitim binası tasarımında (1) mekansal düzenin kavranabilirliğinin, (2) sosyal etkileşimin desteklenmesinin ve (3) bina içerisinde imgesel niteliği ile farklılaşan mimari mekan veya bileşenlerin yer almasının önemli faktörler olduğu anlaşılmıştır. Alan çalışması sonuçlarının bütünü mekansal belleğin farklı mekansal nitelikler ve bireysel özelliklere bağlı olarak değişebildiğini açıkça ortaya koymuştur. Mekansal bellek pasif bir kayıt cihazı olarak çalışmamakta, bir yere/mekana ait bilgileri depolarken imgesel karakteri tanımlayan görsel özellikler, orada yaşanmış olan sosyal deneyimler ve deneyim sürecinde ortaya çıkan duygular gibi belirli verilere odaklanmakta; dolayısıyla bir mekanın anımsanmasında o mekanın belirli nitelikleri daha güçlü etkilere sahip olmaktadır. Anımsama süreçlerinde duyuşsal anılara odaklanılması halinde mekanın imgesel, işlevsel ve sosyal nitelikleri, sosyal anılara odaklanılması halinde ise işlevsel, sosyal ve sentaktik nitelikleri öne çıkmakta; dolayısıyla geri çağırmayı tetikleyen etkenin insan-yer ilişkilerinin hangi boyutuna odaklandığı anımsanan mekansal bilgileri etkilemektedir. Yere bağlılığın mekanın imgesel nitelikleri, sosyal bağlılığın ise mekanın morfolojik nitelikleri ile ilişkili olduğunu gösteren sonuçların mevcut araştırmalara katkı sağlayan bulgular olması nedeniyle yeni çalışmalarla ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Diğer yandan insan faktörleri çerçevesinde ise bireyin yaşının anımsanan mekansal bilgileri belirgin biçimde değiştirdiği ve yaşam dönemleri bağlamında orta yaş döneminin başlangıcının daha kritik bir dönem olduğu görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyeti ve binada yatılı ya da gündüzlü eğitim görmüş olmalarının ise mekansal bellekleri üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu çalışmanın en önemli çıktısı ise bu sonuçların her birinin bilimsel birer tespit olmanın ötesine geçerek varoluş algımıza da katkı sağlayacak veriler sunmuş olmasıdır.

Yazar

Zeynep Tarçın Turgay

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Zeynep Tarçın Turgay (Doktora Tezi). Mekansal belleğin ortaöğretim binaları bağlamında irdelenmesi, 2018, İstanbul Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası