Mimarın iktidarına eleştirel bakmak
2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ayşe Şentürer
Özet (TR)
Tez çalışması mimarlık ve sosyolojinin arakesitinde dolaşmak çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Güncel mimarlık ortamı ve sosyoloji okumaları çaprazlandığında heyecan verici bir manzarayla karşılaşılması bu çalışmanın ana kaynağını oluşturur. Mimarlık bilgi alanının verileriyle değerlendirilen durumların başka bir kavramsal çerçeve içerisinde ele alındığında sunabileceği düşünülen potansiyeller tezin amacı olarak ortaya konmak istenmiştir. İlk bölüm, girizgah mahiyetinde çalışmanın ardındaki motivasyonları ortaya koymayı amaçlar. Bundan sonra, mimarlık alanı içerisindeki unsurlar, unsurlar arası ilişkiler ve mevcut durumu mimarlık kavramsal çerçevesi içerisinde ortaya koymak gerekliliği ön görülmüştür. İkinci bölüm, mimarlık alanı içerisinde, alanın üç ana aktörü olan mimar – mimarlık ürünü – kullanıcı arasındaki ilişkileri araştırır. Mimarlık algısının zaman içerisindeki değişimi alan içerisinde mimarın pozisyonunun değişimiyle ilintilidir. İnsanların mimarlığı deneyimleme biçimlerinin değişimi ise alan içerisinde kullanıcının pozisyonunun değiştiğini gözler önüne serer. Bu değişimler mimarlık alanı içerisindeki ilişkilerin yeniden düzenlendiğine işaret eder. Kentleşme ve kapital arasında zaman içerisinde kurulan kuvvetli bağlar, çok aktörlü mimarlık alanında etkisini artıran bir diğer unsur olarak belirir. Kent ve kapitalin ilişkisi de bu sebeple çalışma için önem kazanır. Günümüz kentlerinde artık kullanıcılar dönüşen kentin müşterisi konumuna gelmişlerdir. Tüm bu değişmeler bize bir zamanlar adı anılmayan mimarın günümüz mimarlık ortamında önemli bir figür haline geldiğini, bir zamanlar kullanıcısına referansla inşa edilen mimarlık pratiğinin ise artık kullanıcısını kaybettiğini gösterir. Mimarın daha güçlü bir pozisyona gelip kullanıcının denklemden silinmesi, mimarın mimarlık ürünüyle baş başa kaldığı bir portre çizer. Öte taraftan, kapital ve kent arasındaki ilişkinin gittikçe önem kazanması mimarlık alanını domine etmeye başlamasına yol açar. Böylelikle kapital, alan içerisindeki bir diğer kuvvetli figür olarak belirir. Bir yandan, mimarın rolünün ağırlığının artmasıyla beraber mimar ve mimarlık ürünü arasındaki ilişki kuvvetlenirken, öte yandan kapitalin mimarlık alanına sürekli müdahalesi aynı ilişkiyi zayıflatır. Dolayısıyla mimarın mimarlık alanı içerisindeki durumu muğlaklaşır. Mimarın ürünüyle baş başa kalıp kalamadığı ikilemi bizi mimarlık alanına başka kavramlarla bakmaya zorlar. Üçüncü bölüm mimarlık alanının mevcut durumunu alternatif anlama biçimlerini araştırır. Burada Bachelard, Kuhn ve Wittgestein'ın düşünceleri zihin açıcı bir rol üstlenmişlerdir. Bachelard'a göre mevcut kuramlar zorunlu hakikat konumunu üstlendikçe hata sürekli kendini olumlar. O halde hakikat haline gelmiş mevcut kabullerle yeni olarak tanımladığımız durumu anlamaya çalışmanın çıktısı, sürekli kendisini olumlayan hatalı bir çıktı olacaktır. Öyleyse yeni durumu yeni bir yöntemle anlamaya çalışmak gerekliliği doğar. Thomas Kuhn'a göre her tür sınama, bir hipotez üzerine yapılan her doğrulama ya da çürütme çabası, daha başlangıçtan bir sistem içinde yer alır. Yine Thomas Kuhn'un ve Ludwig Wittgenstein'ın benimsediği yaklaşıma göre, bizim kavramsal sistemimizde yeri olmayan bir yenilik hakkında sorulacak sorulara yine bizim sistemimizde yanıt bulmak olanaksızdır. Bu sorulara yanıt vermeye başladığımız anda, kavramsal sistemimizi değiştirmişiz demektir. Bu düşünceler temel alınarak yeni sorulara ve sorunlara yanıt verebilmek üzere kavramsal sistemde değişikliğe gitmek bu bölümde önerilmiştir. Bourdieu sosyolojisini bu amaçla araçsallaştırmanın iki önemli nedeni vardır: ilişkisellik ve düşünümsellik. Bourdieu sosyolojisinin önemli kavramlarından olan ilişkisellik, unsurların içkin özelliklerinden ziyade birbirleriyle olan ilişkilerine odaklanmanın sistemi anlamada oldukça önemli bir yeri olduğunu söyler. Düşünümsellik ise sistemi anlamaya çalışan bireyin kendisinin de sistemin bir parçası olduğu farkındalığıyla hareket etmesini amaçlar. Böylesi bir düşünümsel teyakkuz hali içerisinde kapital, iktidar ve çıkar kavramlarını ilişkisel olarak düşünmenin katkı sağlayabileceği düşüncesiyle "mimarlık sosyolojisi" alternatif bir yöntem olarak üçüncü bölümde önerilmiştir. Yapılandırılmış olduğunu farketmenin yapıyı doğru okuyabilmenin ön şartı olduğu bilgisiyle mimarın durduğu yeri daha iyi analiz etmesinin mimarlık alanı içerisinde daha iyi pozisyon almasına olanak sağlayıp sağlayamacağı sorusu dördüncü bölümü ortaya çıkarmıştır. Kültürün tahakküm aracı olarak kullanılmaya müsait yapısı kültür üreticisi olan mimarı ve kültürel bir pratik olan mimarlığı ister istemez iktidarla ilişki içerisine sokar. Bu sebepten dördüncü bölüm iktidar kavramını ele alarak başlar. Devamında, yine Bourdieu sosyolojisinin kavramlarının yol göstericiliğinde, bir çıkar üretme mekanizması olarak kapital ve biçimlerinin nasıl işlediği aktarılmaya çalışılmıştır. Bunların sonucunda çıkar üreten mekanizmaları okumanın kolaylaşması ve mimarın durduğu yerin daha iyi analiz edilebilmesi beklenmektedir. Bu beklenti çerçevesinde son olarak Bourdieu'nün entelektüeller hakkındaki eleştirileri ışığında mimarlığa entelektüel bir pratik olarak bakılmaya çalışılmıştır. Simgesel iktidar ve simgesel şiddet kavramlarının yardımıyla entelektüel olarak mimarın konumunu açığa çıkarmanın mimarlık alanı içerisinde mimarın konumunu netleştirmeye yardımcı olabileceği görülmüştür. Sonuç olarak tez kapsamında, mimarın ürünüyle baş başa kalıp kalamadığı, mimarlık bilgisine (kültürel kapital) sahip mimarın alan içerisinde sermaye sahipleriyle (ekonomik kapital) karşı karşıya kaldığında nasıl bir pozisyon aldığı, ya da alabileceği sorularını cevaplamak için yeni kapılar aralayabileceği düşünülen sosyolojik bir kavramsal çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Bu aslında tüm alanlar için geçerli teori pratik karşılaşmasının da başka bir okuması olarak ele alınabilir. Tüm bu okuma çerçevesinde mimarın sosyolojik çerçevenin sağladığı araçlarla durduğu yeri daha iyi analiz edebileceği, bunun sonucunda da daha iyi pozisyon alabileceği iddiası tez çalışmasında ortaya konmaya çalışılmıştır. Bourdieu'ye göre tahakküme direnmenin hatta tahakkümü ortadan kaldırmanın yolu da ancak böylesi bir açık etme çabasıyla mümkün kılınabilir.
Yazar
Dr. Zeynep Hüseyin
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Zeynep Hüseyin (Yüksek Lisans Tezi). Mimarın iktidarına eleştirel bakmak, 2015, Istanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Istanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
- Kil çekirdekli toprak dolgu atık barajlarında sızmanın nümerik metotlarla araştırılması(2015)
