Sporcularda ekg bulgularının seattle kriterlerine ve 2017 uluslararası kriterlere göre değerlendirilmesi; bu bulguların spor tipi, egzersiz yoğunluğu, antrenman seviyesi ve fiziksel uygunluk düzeyi parametreleri ile ilişkisi
2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Yüksel
Özet (TR)
Giriş: Ani kardiyak ölüm (AKÖ), sporcularda spor yaparken gerçekleşen ölümün önde gelen nedenlerindendir. Spora katılım öncesi değerlendirme (SKÖD) ile AKÖ engellenmeye çalışılmaktadır. Kardiyak patolojisi olan sporcuların çoğunda patolojik EKG (Elektrokardiyogram) bulgularının tespit edilmesi nedeniyle EKG, sporcuların kardiyovasküler hastalık taraması sürecinde kullanılmaktadır. Sporcularda kardiyak patolojilerin tanınmasını kolaylaştırmak ve yanlış pozitif sonuçları sınırlamak amacı ile son 10 yılda EKG yorumlama kriterleri ortaya konmuş ve zaman içerisinde geliştirilmiştir. İlk olarak 2005 ve 2010 yıllarında ESC Kriterleri yayınlanmıştır. Daha sonra 2013 yılında Seattle Kriterleri yayınlanarak ESC 2010 kriterlerinde yer alan patolojik EKG bulgularının referans değerleri ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. En son 2017 yılında Uluslararası Kriterler yayınlanarak; normal, borderline ve patolojik EKG bulgularını içeren açık ve pratik bir bulgular listesi oluşturulmuştur. Son yıllarda klinikte hekimlere yardımcı olmak için, EKG'den elde edilen verileri işleyerek sporcularda anormal olan EKG bulgularını saptamaya yönelik bilgisayar yazılımları geliştirilmektedir. Sporcularda EKG değişikliklerinin sıklığı, şekli ve derecesi; yaş, cinsiyet, spor tipi, egzersiz yoğunluğu ve fiziksel uygunluk düzeyi gibi faktörlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Egzersiz ile ilişkili benign EKG bulguları; yüksek yoğunlukta egzersizde, dayanıklılık spor tipinde, erkek cinsiyette ve basketbol gibi bazı spor branşlarında daha sık görülmektedir. Ancak patolojik EKG bulguları ile farklı spor tipine, egzersiz yoğunluğuna, fiziksel uygunluk düzeyine ve antrenman seviyesine sahip sporcular arasındaki ilişki iyi belirlenememiştir. Sporculardaki EKG değişiklikleri ile ilgili mevcut çalışmaların çoğu EKG yorumlama kriterlerinin ortaya çıkışından önce yapılmıştır. Çalışmalarda spor branşlarının dinamik ve statik bileşenlerine dikkat edilmeden spor disiplinleri birbiri ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca önceki çalışmalarda sporcuların antrenman süresi, fiziksel uygunluk düzeyi parametreleri çoğunlukla dikkate alınmamıştır. Literatürde sporcularda görülen EKG değişikliklerini Uluslararası Kriterler'e göre yorumlayarak; EKG bulguları ile spor tipi, egzersiz yoğunluğu, fiziksel uygunluk düzeyi ve antrenman seviyesi parametreleri ile ilişkisini inceleyen çalışma bulunmamaktadır. Amaç: Birincil amacımız, sporcuların EKG bulgularını Seattle Kriterleri'ne ve 2017 Uluslararası Kriterler'e göre değerlendirmek; bu bulguların spor tipi, egzersiz yoğunluğu, antrenman seviyesi, fiziksel uygunluk düzeyi parametreleri ile ilişkisini incelemektir. İkincil amaçlar ise; 1) SKÖD'de EKG cihazına entegre bir bilgisayar yazılımının EKG bulgularını Seattle Kriterleri ve Uluslararası Kriterler'e göre değerlendirmede tecrübeli bir hekim kadar tutarlı olup olmadığını tespit etmek ve dolayısıyla böyle bir teknolojinin klinikte kullanımı hakkında fikir sahibi olmak. 2) Sporcunun spor yapabileceğine dair rapor aldığı sağlık birimlerinde karşılaştığı SKÖD tutumlarını incelemek ve sağlık birimlerinde SKÖD'ün ne oranda doğru gerçekleştiği hakkında bilgi edinmek. Dolayısı ile patolojik EKG bulgusu bulunmasına rağmen SKÖD'de ileri incelemeye yönlendirilmeyen olguların varlığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: EKG bulgularının analizinde EKG cihazına entegre Cardiopoint Yazılımı SDS (Sudden Death Screening) Modülü (BTL, İngiltere) kullanıldı. EKG bulguları birbirinden bağımsız iki uzman kardiyolog hekim tarafından Seattle Kriterleri ve Uluslararası Kriterler'e göre değerlendirildi. EKG bulgularının değerlendirilmesinde kardiyolog hekimler ile yazılım tutarlılığı karşılaştırıldı. Sporcuların fiziksel uygunluk düzeyini belirlemek için 3 dakika basamak testi yapıldı. Sportif öykü ile sporcuların antrenman seviyesini saptandı. Modifiye Mitchell sınıflamasına göre sporcuların bulunduğu spor branşının egzersiz yoğunluğu ve spor tipi belirlendi. Her iki koldan arteriyel kan basıncı (KB) ölçümü yapıldı. Tüm bu parametreler ile tespit edilen normal, borderline ve anormal EKG bulgularının ilişkisi incelendi. İstatistiksel Yöntem: İstatistiksel değerlendirme SPSS 22.0 yazılım paket programı (SPSS® Inc, Chicago, IL, USA) kullanılarak yapıldı. Sürekli veriler için tanımlayıcı minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma (SS) değerleri, oransal veriler için sıklık değerleri hesaplandı. EKG bulguları ile demografik ve sportif özelliklerin karşılaştırılmasında Fisher'in kesin testi kullanıldı. Cardiopoint yazılımı SDS modülü ile kardiyologların EKG değerlendirmesinin karşılaştırılmasında kappa tutarlılık testi yapıldı. Patolojik, borderline ve normal EKG bulgusu olanlar ve olmayanların sürekli ölçümlerinin karşılaştırılmasında Mann Whitney-U testi kullanıldı. Sürekli ölçümlerin korelasyonunda normal dağılım varsayımı kabul edilerek Pearson korelasyon testi kullanıldı. Alfa yanılma düzeyi 0.05'in altında olduğunda istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Bu çalışmada son bir sene içerisinde SKÖD'e alınmış 13-36 yaş arasındaki 34 farklı branştan 113 kadın (%37,3), 190 erkek (%62,7) toplam 303 sporcuya EKG çekildi ve Cardiopoint yazılımı SDS modülü ile EKG bulguları değerlendirildi. Borderline EKG bulgusu olan sağ atrial genişleme ile normal EKG bulguları olan inkomplet sağ dal bloğu (RBBB), erken repolarizasyon ve sinüs bradikardisi dayanıklılık sporu yapanlarda güç/kuvvet sporu yapanlara göre daha sık saptandı (p<0,05). Normal EKG bulguları olan sol ventrikül hipertrofisi (LVH) için izole QRS voltaj kriterleri, erken repolarizasyon, sinüs bradikardisi, solunuma bağli sinüs aritmisi yüksek yoğunlukta egzersiz yapanlarda düşük-orta yoğunlukta egzersiz yapanlara göre daha sık saptandı (p<0,05). Normal EKG bulguları olan LVH için izole QRS voltaj kriterleri ve erken repolarizasyon erkek cinsiyette, Jüvenil T dalga paterni kadın cinsiyette daha sıktı (p<0,05). Yüksek dinamik-yüksek statik komponent içeren (IIIC) spor yapan sporcularda; diğer sporculara göre göğüs ağrısı öyküsü 3.3 kat, senkop/pre-senkop öyküsü 5 kat daha sıktı (p<0,05). Dayanıklılık sporu yapan sporcuların fiziksel uygunluk düzeyi, kuvvet/güç sporu yapan sporculara göre daha iyiydi (p<0,05). Beden kütle indeksi (BKİ) ile sistolik KB (p<0,05, r=0,351) ve diastolik KB (p<0,005, r=0,257) pozitif korelasyon göstermekteydi. KB yüksekliği erkek cinsiyette, yüksek yoğunlukta egzersiz yapanlarda ve kuvvet/güç sporu yapan sporcularda daha sıktı (p<0,05). Cardiopoint yazılımı SDS modülü ile kardiyolog hekim tutarlılığı Seattle kriterlerinde orta düzeyde (0,41-0,59), uluslararası kriterlerde güçlü (0,42-0,63) düzeyde idi. Sağlık birimlerinde SKÖD'de tüm sporcuların %45,2'sinden ayrıntılı anamnez alınmış, %40,3'üne EKG çekilmişti. Sağlık birimlerinde SKÖD sonucu patolojik EKG bulgusu saptanamayan olgu sayısı 6 (%1,8) idi. Bu olgular, anamnez alma ve EKG isteme oranlarının düşük tespit edildiği aile hekimliği (%57,1) ve devlet hastanesi (%42,9) sağlık birimlerinde değerlendirilmişti. Sonuç: Bu çalışma, Türk sporcu populasyonunda EKG bulgularını Uluslararası Krtiterler'e göre değerlendiren ve bu bulguların antrenman ve spor disiplini özellikleri ile ilişkisini inceleyen ilk çalışmadır. Cinsiyet, spor tipi, egzersiz yoğunluğu, antrenman seviyesi, fiziksel uygunluk düzeyi parametreleri ile patolojik EKG bulgusu varlığı ilişkisi anlamlı değildir. Benign EKG bulguları dayanıklılık sporu yapanlarda, yüksek yoğunlukta egzersiz yapanlarda ve fiziksel uygunluğu iyi düzeyde olanlarda daha sık görülmektedir. Egzersiz şiddeti arttıkça sporcularda semptom görülme sıklığı artmaktadır. KB yüksekliği erkek sporcularda, yüksek yoğunlukta egzersiz ve güç/kuvvet sporu yapanlarda daha sıktır. Sporcunun EKG bulguları değerlendirilirken yaptığı spor branşının özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Sporcuyu spora katılım öncesi değerlendiren tüm hekimler SKÖD uygulamaları hakkında bilinçlendirilmelidir. Cardiopoint yazılımı SDS modülü değerlendirmesi ile hekim değerlendirmesi benzer tutarlılıkta olup, Cardiopoint yazılımı SDS modülünün Uluslararası Kriterler'e göre yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Klinikte bu teknolojinin kullanılması zaman tasarrufuna, sağlık birimlerinde EKG yorumlama standardizasyonunun sağlanmasına ve dolayısı ile AKÖ riski altındaki olguların gözden kaçırılmamasına yardımcı olabilir.
Yazar
Dr. Ayşe Birsu Topcugil Kırık
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ayşe Birsu Topcugil Kırık (Tıpta Uzmanlık Tezi). Sporcularda ekg bulgularının seattle kriterlerine ve 2017 uluslararası kriterlere göre değerlendirilmesi; bu bulguların spor tipi, egzersiz yoğunluğu, antrenman seviyesi ve fiziksel uygunluk düzeyi parametreleri ile ilişkisi, 2018, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri(2021)
- Ekonomik kriz ve Türkiye'de organize suçlar(2020)
- CPAP tedavisi altında olan orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi tanılı hastalarda, orofaringeal egzersizin etkinliği: Randomize kontrollü klinik çalışma(2020)
- Vergi yükü açısından seçilmiş eski SSCB ülkeleri ve Azerbaycan(2020)
