Physical fitness
152 theses under this subject heading
12-14 yaş fazla kilolu ve obez bireylerde uygulanan tabata egzersiz protokolünün fiziksel ve fizyolojik bazı özelliklere etkisi
Bu çalışma, fazla kilolu ve obez çocuklarda Tabata protokolüne göre uygulanan egzersizlerin fiziksel ve fizyolojik etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya gönüllü katılım sağlayan 12-14 yaş aralığındaki toplam 24 (Erkek=12, Kadın=12) katılımcı deney grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12) olarak gruplarda erkek ve kadın sayıları eşit olacak şekilde yansız atama yöntemi kullanılarak iki gruba ayrılmıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara 8 hafta süre ile haftada 3 gün Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersiz programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ile herhangi bir antrenman yapılmamıştır. Deney ve kontrol gurubunda yer alan katılımcıların boy, vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı, istirahat kalp atım sayısı ve VO2Max ölçümlerinin ön test ve son test uygulama verileri alınmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Denek sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Grup içi farklılıkların tespit edilebilmesi için Wilcoxon İşaretlenmiş Mertebeler Testi, gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmıştır. İstatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Tabata protokolüne göre uygulanan 8 haftalık egzersizin deney grubunda vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşürdüğü, VO2Max skorlarını istatistiksel olarak anlamlı derecede yükselttiği tespit edilmiştir (p<0,05). 8 haftalık sürede kontrol grubunun vücut ağırlığı ve vücut yağ oranlarında anlamlı derecede yükseliş tespit edilmiştir (p<0,05). Deney grubu ve kontrol grubu ön test – son test verileri arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak fazla kilolu ve obez çocuklarda 8 hafta süre ile uygulanan Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersizlerin vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını düşürerek bireylerin sağlık durumlarını olumlu olarak etkileyebileceği ve VO2Max skorlarını arttırarak aerobik dayanıklılığı da olumlu olarak etkileyebileceği söylenebilir.
İlkokul öğrencilerinde sosyo ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi (Bir özel okul örneği)
Bu araştırma ilkokul öğrencilerinde sosyo-ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Özel bir ilkokulda öğrenim gören 44 kız öğrenci ve 39 erkek öğrenci olmak üzere toplam 83 öğrenci araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini değerlendirmek için Eurofit Test Bataryası kullanılmıştır. Eurofit test bataryası kapsamında; öğrencilerin vücut ağırlığı ve boy uzunluğu değerleri ölçülmüştür. Motorik performansların belirlenmesinde ise, flamingo denge, diske dokunma, otur-uzan, durarak uzun atlama, mekik, bükülü kol asılma ve 5x10 metre mekik testleri kullanılmıştır. Demografik özelliklerin belirlenmesinde araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığı basıklık ve çarpıklık değerleri ile kontrol edilmiştir. İstatistiksel analiz boyutunda; betimsel analiz (ortalama, standart sapma, medyan, min-maks değer, oran, frekans), bağımsız örneklemler t testi (Independent Samples t test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca, Scheffe ve LSD post hoc analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen bulgularda; anne eğitim düzeyinin öğrencinin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği tespit edilmiştir (p>0,05). Baba eğitim düzeyinin sadece flamingo denge testi puanlarında anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir (p<0,05). Anne mesleğine göre öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve mekik testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Baba mesleğine göre ise öğrencilerin sadece durarak uzun atlama testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Ailede bulunan kişi sayısı ve ailede lisanslı olarak spor yapan olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır (p>0,05). Ailelerinin aylık ortalama gelirleri ile otur-uzan testi puanları arasında negatif yönlü zayıf bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (r=0.30; p<0,05). Öğrencilerin sporcu lisansına sahip olması açısından, boy uzunluğu, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılma açısından boy uzunluğu, vücut ağırlığı, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi bulgularında anlamlı fark tespit edilmiştir (p>0,05) Sonuç olarak, anne eğitim düzeyinin öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği, baba eğitim düzeyinin ise öğrencilerin sadece denge düzeylerinde etkili olduğu, anne mesleğinin öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kor kuvveti dayanıklılığında, baba mesleğinin ise patlayıcı gücü temsil eden durarak uzun atlama değerlerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ailede bulunan kişi sayısının ve ailede lisanlı olarak spor yapan bireyin olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği belirlenmiştir. Ailenin aylık ortalama gelirindeki artış ile beraber öğrencilerin esneklik düzeylerinin zayıf düzeyde olsa azaldığı belirlenmiştir. Öğrencinin sporcu lisansına sahip olmasının boy uzunluğu, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı, çevikliği ve yine öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılmasının boy uzunluğu, vücut ağırlığı, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı ve çevikliği olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Fiziksel uygunluk, ilkokul öğrencileri, sosyo-ekonomik düzey.
Sanko Üniversitesi öğrencilerinde algılanan stres ile postür ve fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; öğrenciler üzerinde algılanan stresin, postür ve fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişkiyi SANKO Üniversitesi'nde eğitim gören bir grup öğrenci üzerinde incelemektir. Çalışmada 18-30 yaş arasında 84 öğrencinin stres düzeyleri Algılanan Stres Ölçeği, postür değerlendirmeleri New York Postür Analizi ve fiziksel uygunluk parametreleri Vücut Kitle İndeksi, Bel/Kalça Oran ölçümü, anaerobik endurans Dikey Sıçrama Testi ile, kassal kuvvet ve endurans Sit-ups Testi ile, esneklik Gövde Lateral Fleksiyon Testi, Otur-Uzan Testi ve Gövde Hiperekstansiyon Testi ile değerlendirilmiştir. İstatiksel yöntem olarak; ölçümle belirtilen sürekli değişkenler için parametrik test koşullarının sağlanması durumunda iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi veya tek yönlü ANOVA, parametrik test koşullarının sağlanmadığı durumlarda ise Mann-Whitney U testi veya Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Nitel değişkenlerin karşılaştırmaları için ki-kare (χ2) testi kullanılmıştır. Ayrıca iki sürekli değişken arasındaki ilişki Pearson ya da Spearman Sıra korelasyon katsayıları ile değerlendirilmiştir ve p değeri p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda SANKO Üniversitesi öğrencilerinde algılanan stresin orta düzeyde (28,083±8,4343) olduğu, elde edilen bulgulara göre öğrencilerin algılanan stres düzeyleri ile postürleri arasında (p=0,025) anlamlı ve negatif yönde zayıf bir ilişki (r=-0,244) olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin algılanan stres ile fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişki incelendiğinde ise algılanan stres ile kassal kuvvet/endurans ve gövde esnekliği arasında (p=0,031, p=0,004) anlamlı ve negatif yönde zayıf bir ilişki (r=-0,235, r=-0,313) olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda üniversite öğrencilerinde algılanan stres ile postür ve fiziksel uygunluk parametrelerinin etkilenebileceği görülmüştür. Bu amaç doğrultusunda, eğitimleri boyunca öğrencilere algılanan stresleri için farkındalık oluşturulmasının önemli olduğu görülmektedir.
Sağlıklı kadınlarda uygulanan yüz yüze ve çevrimiçi klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, sağlıklı kadınlarda uygulanan yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkilerinin araştırılması ve bu sonuçların gruplar arasında karşılaştırılması amacıyla yapıldı. Çalışmaya 18-45 yaş arasında 78 sağlıklı kadın dahil edildi. Katılımcılar yüz yüze klinik pilates grubu (n=26), çevrim içi klinik pilates grubu (n=26) ve kontrol grubu (n=26) olmak üzere rastgele üç gruba ayrıldı. Fiziksel uygunluğun değerlendirmesinde modifiye push up, anterior köprü, lateral köprü, biering sorensen, mekik, gövde fleksörleri endurans, otur uzan, otur kalk, zamanlı kalk yürü ve 6 dk yürüme testleri ile vücut kütle indeksi (VKİ) ve bel-kalça oranı ölçümleri kullanıldı. Psikososyal durumun değerlendirilmesinde sosyal görünüş kaygı ölçeği (SGKÖ) ve beden imajı ölçeği, egzersiz inanışının değerlendirilmesinde ise egzersiz inanışları anketi kullanıldı. Değerlendirmeler çalışma öncesinde ve 12 hafta sonunda olmak üzere tüm gruplarda yüz yüze olacak şekilde tekrarlandı. Çalışma gruplarındaki bireylere sözel bilgilendirmeye ek olarak 12 hafta boyunca haftada 2 kez olmak üzere aynı klinik pilates egzersiz programı uygulanırken, kontrol grubuna ise çalışma başlangıcında yalnızca sözel bilgilendirme verildi. Çalışma sonucunda yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates gruplarında fiziksel uygunluğun, psikososyal durumun ve egzersiz inanışının iyileştiği, kontrol grubunda ise fiziksel uygunlukta bir azalma ve egzersizin dezavantajlarına olan inanışta bir artış olduğu gözlemlendi (p<0,05). Gruplar arası kıyaslamalarda ise yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates grupları fiziksel uygunluğu, psikososyal durumu ve egzersiz inanışlarını kontrol grubuna kıyasla benzer şekilde geliştirmekteydi (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda fizyoterapist denetiminde yapılan çevrim içi klinik pilates egzersizlerinin sağladığı fizyolojik ve psikolojik faydalar açısından yüz yüze klinik pilates egzersizlerine alternatif olarak egzersiz programlarına dahil edilebileceğini düşünüyoruz. Bu durum yüz yüze egzersiz erişimlerinin uygun olmadığı durumlarda yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: pilates, çevrim içi egzersizler, fiziksel uygunluk, psikososyal durum, egzersiz inanışı. Yazar yüksek lisans eğitimi süresince TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından desteklenmiştir.
Bağımsız anaokullarının fiziki alanlarının yönetimi
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim mekânlarının fiziki yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Küçükçekmece İlçesinde bulunan 18 bağımsız anaokulunda çalışan 204 anaokulu öğretmen ve idarecisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan bağımsız anaokullarında çalışan 117'si kadın 4'ü erkek 121 anaokulu öğretmen ve idarecisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında evrenin %59'una ulaşılmıştır. Küçükçekmece ilçesi İstanbul ilinde bağımsız anaokullarının en çok olduğu ilçe olması dolayısıyla seçilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin; cinsiyet, yaş, görev alanları, mesleki kıdem, eğitim durumu, görev süresi ve mezun olduğu bölüm değişkenleri hakkında bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Öğretmenlerin anaokullarının fiziki yeterliliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek için Sanoff (2001) tarafından geliştirilen ve bu çalışma kapsamında araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan Anaokulları Fiziki Yeterlilik Ölçeği (AOFYÖ) kullanılmıştır. Veriler; Tek Yönlü Varyans Analizi, t-testi, Welch testi, Scheffe testi ve Leveneistatiği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin bağımsız anaokullarının fiziki yeterliliklerine ilişkin görüşlerinin yaş, mesleki kıdem, eğitim durumu, görev yapılan okuldaki görev süresi değişkenlerine göre farklılaştığı; cinsiyet, görev alanı ve mezun olunan bölüm değişkenlerine göre ise farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, araştırma sonuçları tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Anaokulu, Fiziki Yeterlilik
COVID 19 geçiren ve geçirmeyen bireylerde fiziksel uygunluk, egzersiz kapasitesi ve kardiyorespiratuar yanıtların karşılaştırılması
SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu COVID-19 salgını, hızla tüm dünyaya yayılmış ve koronavirüs ailesinin neden olduğu ilk pandemi olarak tespit edilmiştir. COVID-19 çoklu tutulum gösterebildiği gibi genellikle solunum sistemini etkileyen, hafif semptomlardan ağır klinik tablolara varabilen bir hastalıktır. Bu çalışmada COVID-19 hastalığını geçiren ve geçirmeyen bireylerin egzersiz kapasitelerini, kardiyorespiratuar durumlarını ve çeşitli fiziksel uygunluk skorlarını karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamız 30 COVID-19 geçmişi olan ve 30 COVID-19 geçirmeyen katılımcı gönüllülük esasına göre dahil edilerek yürütülmüştür. Katılımcılar Kütahya ilinde ikamet eden kişilerden rastgele seçilmiştir. Katılımcılara 6 dakika yürüme testi ve fiziksel uygunluk testleri uygulanmış, 6 dakika yürüme testi öncesinde ve sonrasında kardiyorespiratuar veriler kayıt edilmiştir. Katılımcılarımızın yaş ortalaması 29,22 olup vücut kitle indeksi ortalaması 23,76'dır. Değerlendirme sonunda 6 dakika yürüme testi skor ortalaması hastalık geçirenlerde 554,33 olup geçirmeyenlerde 581.27 olarak bulunmuştur. COVID-19 geçirmiş olma durumu ile 6 dakika yürüme testi skorları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Test sonrası nabız değeri ve nabızda ortaya çıkan fark değeri ile hastalığı geçirmiş olma durumu arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,001). Hastalık geçirmiş olma durumu ve test sonrası diyastolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı fark değeri, test öncesi solunum frekansı ve solunum frekansı fark değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır (p<0,05). Fiziksel uygunluk testleri ve hastalık geçmişi arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Çalışmamız sonucunda COVID-19 geçirmiş olma durumunun kardiyorespiratuar yanıtları etkilediği fakat fiziksel uygunluk parametrelerine aynı ölçüde etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Irak'ta eğitim gören 10-12 yaş grubu spor yapan ve yapmayan öğrencilerin fiziksel uygunluk ve özgüven durumları
Bu çalışma; Irak'ta öğrenim gören 10-12 yaş grubu İlköğretim öğrencilerinin fiziksel uygunluklarının EUROFİT test bataryası ile ölçülmesi sonrası spor yapan ve yapmayanlar arasındaki farkları incelemek ve bu durumun özgüven düzeylerine olan etkisini saptamak üzere yapılmıştır. Çalışmanın evrenini ve materyalini Süleymaniye Peshmerge Spor kulübünde spor yapan ve Süleymaniye Şehit Abdulrezzak İlköğretim okulunda öğrenimlerini sürdüren 105'i kız 105'i erkek olmak üzere toplam 210 öğrenci oluşturmaktadır. Bunlar içerisinde 120 kişi spor yapmayan, 90 kişi spor yapan öğrencilerden oluşur. Verilerin toplanması aşamasında Piers Harris tarafından geliştirilen Özgüven Düzeyi Ölçeği uygulandıktan sonra EUROFİT TEST bataryası ölçüm aşamasına geçilmesi hedeflenmiştir. Flamingo denge testi, esneklik testi, durarak çift bacak öne sıçrama testi, mekik testi, bükük kol tutunma testi, pençe kuvveti testi, 20 metre dayanıklılık mekik koşusu, 10x5 metre koşu testi, antropometrik ölçümler uygulanmıştır ve verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS paket programı kullanılarak yapıldı. Verilerin parametrik dağılım gösteren değişkenlere ait kız ve erkekler için spor yapan ve spor yapmayan öğrencilerin fiziksel özellikleri ve eurofit testi verilerinin bağımsız t testi sonuçlarına göre; kızlarda kilo, vücut yağı, bükülü kolla asılma haricinde diğer eurofit test sonuçları arasında anlamlı farkın olduğu bulunmuştur. Erkeklerde boy, kilo, Vücut kütle endeksi, denge, otur eriş, pençe kuvveti, 10x5 koşu haricinde diğer testler arasında anlamlı fark bulunmuştur. Kızlar ve erkekler için Normallik Sınaması sonuçlarına göre; yaş, 20 m koşu ve özgüven değişkenlerine ait normal dağılım özelliği taşımadığı görülmüştür (p<0.05). Bu değişkenlere Parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Spor yapan ve spor yapmayan arasındaki yaş ve 20 m koşu ve özgüven değişkenlerinin kız ve erkekler için Parametrik olmayan test sonuçlarına göre; kız ve erkeklerde spor yapma ve yapmama durumuna bakıldığında yaşa göre bir farklılık olmadığı görülürken 20 m koşu ve özgüven arasında kız ve erkeklerde spor yapma ve yapmama durumuna göre spor yapanların lehine anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak baktığımızda spor yapmanın10-12 yaş grubu Irak'lı öğrencilerde fiziksel uygunluk ve özgüven durumları üzerinde olumlu etki oluşturduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler Fiziksel Uygunluk, Beden Kütle Endeksi, Obezite, Eurofit Test Bataryası, Özgüven Ölçeği.
Covid 19 pandemisi sonrası lise öğrencilerinin fiziksel aktiviteye katılım motivasyonunun araştırılması
Bu çalışma, Covid-19 pandemisinin lise öğrencilerinin fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Pandeminin getirdiği kısıtlamalar ve uzaktan eğitim süreci, gençlerin fiziksel etkinliklere katılımını olumsuz yönde etkilemiş olabilir. Bu nedenle, araştırma, lise öğrencilerinin pandemi sonrası fiziksel aktivitelere katılım motivasyonlarını anlamak için kapsamlı bir inceleme sunmayı hedeflemektedir. Çalışmada, öğrencilerin pandemi dönemindeki fiziksel aktivite alışkanlıkları, motivasyon seviyeleri, aktivite tercihleri ve motivasyonlarını artırmak için önerdikleri stratejiler kapsamlı anketler ve odak grup görüşmeleri aracılığıyla belirlenecektir. Elde edilen veriler, pandemi öncesine göre motivasyon düzeylerindeki değişiklikleri, motivasyonu etkileyen faktörleri ve öğrencilerin fiziksel aktiviteye katılımını teşvik etmek için önerilen çözümleri içerecektir. Sonuçlar, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonunu ölçen bir ölçeğin sonuçlarını gösteriyor. Ölçeğin farklı maddelerine verilen yanıtlar incelendiğinde, katılımcıların çoğunlukla "kesinlikle katılıyorum" ifadesini kullandıkları görülüyor. Ölçek alt boyutlarına bakıldığında, bireysel nedenlerin ortalaması çevresel nedenlerden ve nedensizlikten daha yüksek. Bu bulgular, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonunu değerlendiren ölçeğin genel olarak yüksek bir güvenilirliğe sahip olduğunu gösteriyor (Cronbach'ın Alpha değeri 0,808). Katılımcıların genellikle fiziksel aktiviteye katılımı olumlu bir şekilde değerlendirdiği ve çoğunlukla motivasyonlarının yüksek olduğu sonucuna varılabilir. Bu veriler, fiziksel aktivite teşvik programları veya motivasyon artırma stratejileri geliştirirken hangi faktörlerin öne çıkabileceğini anlamak için değerli bir kaynak olabilir. Özellikle bireysel nedenlerin diğer alt boyutlardan daha yüksek olması, bireylerin kişisel motivasyonlarının fiziksel aktiviteye katılımı belirlemede önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Fitness ve doğa yürüyüşü ile birlikte uygulanan diyetin hafif kilolu bireylerin fiziksel uygunluklarına etkisi
Kalori kısıtlaması veya egzersizin sağlık riski üzerinde olumlu etkileri olduğu artık kabul edilmektedir. Fakat kalori kısıtlaması ile birlikte farklı egzersiz tiplerinin hangisinin vücut parametreleri üzerinde daha etkili olabileceği ve sağlık risklerini ne kadar etkilediği açık değildir. Yapmış olduğumuz çalışmanın amacı da 12 haftalık kalori kısıtlaması ile birlikte farklı egzersiz programlarının (Fitness & doğa yürüyüşü) hafif kilolu genç erkek yetişkinlerde vücut parametreleri üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışma öncesi 60 fazla kilolu sağlıklı genç yetişkin erkek (22-29 yaş arası) 3 gruba ayrıldı: Grup 1: Diyet+Fitness Egzersiz Grubu; Grup 2: Diyet+Doğa Yürüyüş Grubu; Grup 3: Sadece Diyet Grubu. Egzersiz gruplarına 12 hafta boyunca haftada 3 gün ve 60 dakika olacak şekilde (60dk\3gün\12Hafta) egzersiz yaptırıldı. Sadece diyet uygulayan gruba herhangi egzersiz uygulaması yaptırılmadı. 12 haftalık çalışma sonunda, farklı egzersiz türlerinin vücuda yönelik antropometrik etkileri, kas kuvveti ve 6 dk yürüyüş performansındaki değişiklikler incelendi. Bulgular incelendiğinde 12 hafta sonunda vücut ağırlığı değişimi, beden kütle indeksi farklılığı, vücut yağ ağırlığı kaybı ve vücut yağ oranında tüm grupların öntest ve sontest parametreleri arasında farklılıklar tespit edilmiştir (p>0.05). İskelet kas ağırlığında Grup 1'in değerleri artarken grup 2 ve 3'te düşme görülmüştür. Bazal Metabolizma Grup 1'de korunurken, en fazla düşüş Grup 3'teydi. Sonuç olarak; kalori kısıtlaması fazla kilolu erkek bireylerde kilo kaybına yol açmakla birlikte, yürüyüş ve direnç egzersizleyle bu kayıplar arttılabilmektedir. En fazla kayıp direnç egzersiz grubunda olurken, bu grupta kas kuvvetinin korunurken aynı zamanda bazal metabolizma hızıda kas kuvvetiyle birlikte korunmakta, kilo kaybının artışına yol açmaktadır.
Sedanter kadınlarda reformer pilates ve kalistenik egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi
Bu çalışmada sedanter kadınların 6 hafta boyunca uygulayacağı; kalistenik ve reformar pilates egzersiz programlarının fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde ki değişimi incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 20 ile 50 yaş aralığında 16 sedanter kadın katılmıştır. Katılımcılar kalistenik (n:8) ve reformar pilates (n:8) olarak iki eşit gruba ayrılmıştır. Kalistenik ve reformar pilates grubunda ki katılımcılara 6 hafta boyunca eşit olarak haftada 3 gün, (50-60) dakikalık egzersiz eğitimi verilmiştir. Katılımcıların çalışma öncesinde ve çalışma sonrasında yaş, vücut ağarlığı, boy uzunluğu, beden kitle indeksi, bel kalça oranı, deri altı yağ kalınlığı ve esneklik ölçümleri ile sağ ve sol el kavrama kuvveti, şınav, mekik, plank, statik squat testleri yapılmıştır. Araştırmada veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin ortalamaları için tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics), kalistenik ve reformar pilates gruplarının verilerinin karşılaştırılması için İndependentSample T Test, grupların ön ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired T Testi, kullanılmıştır. Verilerin analizi için Spss 25 Paket programı kullanılmıştır ve önem seviyesi p<0.01 ve p<0.05olarak kabul edilmiştir. Kalistenik ve reformar pilates grubunun ön test-son test ölçüm değerleri incelenmiştir. Ön test verilerinde; esneklik ölçümü (p<0,05) parametresinde anlamlı farklılığa rastlanırken diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). İki grubun son test verileri karşılaştırılmıştır. Buna göre kalistenik ve reformar pilates egzersizleri yapan katılımcıların parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Kalistenik egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında; kilo, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), yağ oranı, bel kalça oranı, sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Reformar pilates egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında ise; bel kalça oranı parametresinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05), vücut ağarlığı, yağ oranı, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir.
9-13 yaş gruplarındaki yüzme faaliyetlerinde bulunan öğrencilerin fiziki gelişim ve fiziki uygunluk özelliklerinin incelenmesi (Mardin ili uygulaması)
Bu çalışmada yüzme faaliyetlerinde bulunan 9-13 yaş grubundaki kişilerin fiziksel gelişim ve fiziksel uygunluk özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya 9-13 yaş grubunda olup yüzme sporuyla ilgilenen 50 çocuk dâhil edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Mardin ili sınırlarında olan, Mardin Spor Kulübü, TOKİ İlk ve Ortaokul öğrencilerinden oluşturmaktadır. Araştırmaya tabi tutulan aday sporculara haftada 2 gün antrenman ve her antrenman 60 dakika olmak üzere toplamda 16 hafta antrenman uygulanmıştır. 16 haftalık antrenman program öncesi ilk fiziksel ölçümler yapılmıştır. Yapılan antropometrik ölçümler ( boy uzunluğu, kilo ağırlığı, göğüs çapı, kulaç boyu uzunluğu, ayak uzunluğu, omuz genişliği, kalça genişliğidir.) Motor beceriler (Birim kuvvet, durarak uzun atlama, esneklik, omuz esnekliği, 100 metre serbest mesafe).16 haftalık çalışma ardından aynı ölçümler tekrar alınıp ilk ve son ölçümler elde edildi. İlk ve son ölçüm sonucunda elde edilen verilen matematik istatistik analizine tabi tutulmuştur. Bu analizler tanımlayıcı istatistikler ve varyans analizleridir. Bu çalışmadan elde edilen veriler il düzeyinde faaliyet gösteren antrenörlere çalışmalarında yardımcı olmakla beraber elde edilen sonuçların yüzme sporunda faaliyet gösteren tüm eğitimcilere antrenman eğitim sürecinin yönetiminde faydalı olacağına inanıyorum.
7-10 yaş arasındaki çocukların bazı fiziksel motorik ve antropometrik özelliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 7-10 yaş arasındaki çocukların bazı fiziksel, motorik ve antropometrik özelliklerini incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda Aksaray ilinde spor okullarında eğitim alan yaş ortalamaları 7,60 ±1,10 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 125,39±8,74 cm, vücut ağırlık ortalamaları 28,00 ±7,74 kg olan 112 kadın ve yaş ortalamaları 7,28±1,04 yıl, boy uzunluk ortalamaları 124,70±8,93 cm, vücut ağırlık ortalamaları 27,95±8,34 kg olan 127 erkek çocuk katılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama modeli nedensel karşılaştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma grubuna araştırmanın amacı doğrultusunda vücut ağırlığı ve boy, flamingo denge testi, el kavrama kuvveti, otur-eriş esneklik testi, Nelson el reaksiyon testi, sağlık topu atma testi, çevre ölçümü testi ve deri altı kıvrım ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile istatistiksel analiz edilmiştir. Kadın ve erkek grupların karşılaştırılması için bağımsız gruplarda t testi analizinden faydalanılmıştır. Katılımcıların bulguları karşılaştırıldığında deri altı kıvrım ölçümü, sağlık topu atma, reaksiyon testi, el kavrama kuvveti testi ve 10m sürat testi sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmazken (p>0,05), dikey sıçrama ve denge ve esneklik test bulgularında lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, kadın ve erkek çocukların antropometrik ve motorik özelliklerinin genel olarak benzerlik gösterdiği, denge ve dikey sıçrama parametrelerde erkeklerin esneklik parametresinde ise kadınların lehine bir durum oluştuğu görülmüştür.
Fiziksel uygunluğu oluşturan faktörlerin incelenmesi, bu faktörleri geliştiren uygun antrenman protokolünün geliştirilip test edilmesi
Yapılan 8 hafta boyunca fiziksel uygunluğu oluşturan faktörler incelenmiş ve fiziksel uygunluğun sağlık bileşenlerini geliştiren vücut kompozisyonu, kardirespiratuar, dayanıklılık, kassal dayanıklılık, kassal kuvvet, esneklik ve beceri ile ilgili bileşenlerden denge olmak üzere ilk ölçüm ve son ölçümler yapılmıştır. Çalışma için planlanan antrenman protokollerine deney grubu 60 erkek 40 kadın ve kontrol grubu olarak kendi çalışma protokollerini uygulayan 60 erkek 40 kadın olmak üzere toplam 200 kişi katılmıştır. Deney grubu için tasarlanan antrenman protokolünde; vücut kompozisyonu, kardiyorespiratuar, dayanıklılık, kassal dayanıklılık, kassal kuvvet ve esneklik (sağlık bileşenleri) ve dengeyi (beceri bileşenleri) iyileştiren ve geliştiren entegre ihtiyaçları karşılayan egzersizlere yer verilmiştir. Kontrol grubunda ise tasarlanan antrenman protokolünde sağlığa ve beceriye ilişkin bileşenler entegere ihtiyaçlara göre planlanmamış olup göz ardı edilmiştir. Antrenman protokollerine katılan erkeklerin yaş ortalaması 20,33, kendi kişisel programını uygulayan erkeklerin yaş ortalaması ise 21,33'tür. Kadınların yaş ortalaması ise planlanan antrenman protokollerinde 21,18, kendi programını uygulayan kadınlarda ise 21,32'dir. Verilerin analizinde SPSS 22 statıstics programı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin elde edilmesinde descritptivestatistics yöntemi kullanılmıştır. deney ve kontrol gruplarından elde edilen verilerin farklılıklarını elde etmek için 2X2 tekrarlı ölçüm varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda vücut kompozisyonu, kardirespiratuar, dayanıklılık, kassal uygunluk (kassal dayanıklılık, kassal kuvvet) ve esneklik (sağlık bileşenleri) ve denge (beceri bileşenleri) anlamlı bulundu. Ölçümlerin sonunda fitness sektöründe çalışan ya da bu sektörün içinde bulunan bireylere rehber olabilecek veriler elde edilmiştir. Genel olarak bakıldığında fitness branşında sağlık bileşenleri ile antrenman protokollerinin aktarımı sonucunda optimal sonuca ulaşılmıştır.
Makine ve serbest ağırlık egzersizlerinin seçili fiziksel uygunluk parametreleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, en az 1 yıl ağırlık antrenmanı tecrübesine sahip ve herhangi bir medikal problemi olmayan genç erkeklerde makine ve serbest ağırlık egzersizlerinin seçili fiziksel uygunluk parametreleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu İstanbul ilinin farklı bölgelerinde spor salonlarına kayıtları bulunan 10 genç erkek katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılar rastgele yöntemle 5 kişi makine grubu, 5 kişi serbest ağırlık grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada, serbest ağırlık grubu 8 hafta boyunca haftada 3 gün çeşitli serbest ağırlık egzersizleri ile alt vücut antrenman programı uygularken, makine grubu 8 hafta boyunca haftada 3 gün çeşitli makine bazlı egzersizlerden oluşan bir alt vücut antrenman programı uygulamıştır. Çalışmada toplanan verilerin istatistiksel analizi SPSS 26. 0 paket programı kullanılarak yapılmış ve normallik dağılımı için Spahiro-Wilk testi ile çarpıklık basıklık testlerine bakılmıştır. Grup içi değişim karşılaştırmaları için Paired Samples T Test, gruplar arası değişim karşılaştırmaları için Independent Samples T Test kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi, p <0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, makine ve serbest ağırlık gruplarında grup içi ön test, son test sonuçlarında tüm parametrelerde anlamlı farklılık tespit edilirken, gruplar arası ön test, son test sonuçlarında seçili parametrelerin hiçbirinde anlamlı fark tespit edilememiştir.
Obez ve sağlıklı adölesanlarda günlük yaşam aktiviteleri, fiziksel uygunluk ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması
Çocukluk çağı obezitesi 21. yüzyıldaki en ciddi halk sağlığı sorunlarından biri olarak ortaya çıkmıştır. Amacımız; obez adölesanlarda günlük yaşam aktiviteleri, fiziksel uygunluk, egzersiz kapasitesi ve yaşam kalitesinin sağlıklı olgulara göre etkilenim düzeyini belirlemekti. Çalışmaya, 12-18 yaş arası 8 kız ve 8 erkek obez adölesan ve yaş ve cinsiyetleriyle uyumlu 8 kız ve 8 erkek sağlıklı adölesan alındı. Periferik kas kuvveti el dinamometresiyle, periferik kas enduransı modifiye şınav, mekik ve çömelme testleriyle değerlendirildi. Günlük yaşam aktiviteleri (GYA) Glittre GYA testi ile, maksimal egzersiz kapasitesi Modifiye Mekik Yürüme testi ile (MMYT), fiziksel uygunluk Münih Fiziksel Uygunluk Testi (MFT) ile, yaşam kalitesi ise Pediatrik Veri Toplama Ölçeği (PODCI) ile değerlendirildi. El kavrama kuvveti, cinsiyetler arası fark olmaksızın obez ve sağlıklı adölesanlarda benzer bulundu (p>0,05). Obez adölesanların modifiye şınav ve mekik tekrar sayıları sağlıklı yaşıtlarına göre anlamlı olarak düşükken (p<0,05), çömelme tekrar sayıları benzerdi ve cinsiyetin sonuçlara etkisi bulunmadı (p>0,05). Obez adölesanlar Glittre GYA testini daha uzun sürede tamamladılar ve test bitimi dispne ve bacak yorgunluğu algılamaları daha fazlaydı (p<0,05). Cinsiyetten bağımsız olarak obez adölesanlarda MMYT yürüme mesafesi, zirve oksijen tüketimi ve MFT toplam skoru anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Cinsiyetler arası fark olmaksızın obez adölesanların PODCI-temel mobilite, fiziksel fonksiyon ve spor, rahatlık/ağrı, mutluluk/memnuniyet ile global fonksiyon puanları anlamlı derecede daha düşüktü (p<0,05). Sonuç olarak; obez adölesanlarda periferik kas enduransı, GYA, maksimal egzersiz kapasitesi, fiziksel uygunluk düzeyleri ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenmektedir. Yapılacak kardiyak rehabilitasyon müdahalelerinin bu parametrelere olan etkileri araştırılmalıdır.
Okul öncesi dönemdeki çocukların nörolojik durumları, gelişimsel parametreleri ve fiziksel uygunlukları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; okul öncesi dönemdeki çocukların nörolojik durumları, gelişim parametreleri ve fiziksel uygunlukları arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Çalışma Muş İl Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okulların ana sınıflarında bulunan, 4-6 yaş aralığındaki 212 sağlıklı çocuklar üzerinde yapıldı. Çocukların nörolojik durumları Touwen Muayenesi, gelişim parametreleri Denver Gelişimsel Tarama Testi (DGTT) II, fiziksel uygunlukları PREFİT test bataryası, kognitif seviyeleri ise ailelere sorulan anket şeklindeki bir form ile değerlendirildi. Çocukların nörolojik durumları ile gelişimsel parametreleri (r=-0,398, p<0,001), nörolojik durumları ile fiziksel uygunlukları (r=-0,221, p<0,01), gelişimsel parametreleriyle fiziksel uygunlukları (r=-0,231, p<0,01), arasında ilişkiler bulundu. Bu bulgulara ek olarak çocuklar gestasyonel yaşa, Minör Nörolojik Disfonksiyon (MND) varlığına, kognitif seviye ve vücut kütle indeksine göre fiziksel uygunlukları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulundu (p<0,05). Sonuç olarak okul öncesi dönemdeki çocukların gelişim parametreleri, fiziksel uygunlukları ve nörolojik durumları birbiriyle ilişki içindedir. Böylece fizyoterapi ve rehabilitasyon programları planlanırken, kötü prognozun engellemesi ve daha iyi tedavi sonuçları sağlaması açısından bu çocuklar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Ayrıca okul öncesi dönemdeki çocuklarda gestasyonel yaş, MND varlığı, kognitif seviye ve vücut kütle indeksi fiziksel uygunluğu etkilediği için bu yaş aralığına uygulanan aktivite, egzersiz ya da fiziksel uygunluk programları esnasında bu durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Bedensel engelli yüzücülerin fiziksel uygunluk düzeyleri ile spora özgü performansları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu çalışma, bedensel engelli yüzücülerin fiziksel uygunluk düzeyleri ile spora özgü performansları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya yaş ortalaması 18,2±3,69 yıl olan, spor sınıfları S6-S9 arasında değişen 20 bedensel engelli sporcu katıldı. Antropometrik değerlendirmede 7 bölge skinfold ölçümü, göğüs çevre ölçümü yapıldı. Aerobik endurans 12 dakika yüzme testi ile, kassal kuvvet ve endurans Biering-sorensen, McGill, mekik ve şınav testleri ile, anaerobik güç dikey sıçrama testi ile, esneklik otur ve uzan, gövde fleksiyon, gövde rotasyon, lateral fleksiyon, kolun horizontal açısı testleri ile, performans ise bireylerin 15, 50 ve 100 m yüzme süreleri ile ölçüldü. İstatistiksel analiz sonucunda, sporcuların ile 15 m yüzme performansı ile vücut yağ yüzdesi, otur uzan testi ve dikey sıçrama testi arasında negatif yönde orta düzeyde (p˂0,05), 12 dakika yüzme testi arasında negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulundu (p<0,001). 15 metre yüzme süresini kestirmede 12 dk. yüzme, kolların horizontal açısı (sağ) ve Biering-sorensen testi parametrelerinin R2= 0,690 açıklama gücü bulundu (p<0,001). 50 ve 100 m yüzme performansı ile 12 dakika yüzme testi arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulunurken (p<0,01), dikey sıçrama testi ve mekik testi arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). 50 metre yüzme süresini tahmin etmede 12 dakika yüzme, kolların horizontal açısı (sol) ve şınav testi parametrelerinin R2= 0,731 açıklama gücü olduğu bulundu (p<0,001). 100 metre yüzme süresini tahmin etmede ise mekik testi ve dikey sıçrama testi parametrelerinin R2= 0,647 açıklama gücü bulundu (p<0,001). Bu çalışmada, aerobik ve anaerobik kapasitenin sporcunun performansı ile ilişkili olduğu, yüzme mesafesi arttıkça abdominal kas kuvvetinin performansı belirlemede etken rol oynadığı sonucuna varıldı.
Tip 2 diyabetli, prediyabetik ve sağlıklı bireylerde kardiyorespiratuar uygunluk parametrelerinin karşılaştırılması
Tip 2 diyabet, kardiyorespiratuar uygunlukta azalmaya neden olmaktadır. Bozulmuş glukoz toleransı olan bireylerin tip 2 diyabet ve koroner arter hastalığı riski artmıştır. Tip 2 diyabetik, prediyabetik ve sağlıklı bireylerin kardiyorespiratuar uygunluklarının değerlendirildiği bir çalışmaya rastlanmamıştır. Çalışmamızın amacı tip 2 diyabetik, prediyabetik ve sağlıklı bireylerin kardiyorespiratuar uygunluk parametrelerini karşılaştırmaktadır. Çalışmamıza 13 tip 2 diyabetik, 13 prediyabetik, 13 sağlıklı yetişkin birey dahil edildi. Fiziksel ve demografik verileri ve laboratuvar bulguları kaydedildi. Vücut kompozisyonları (Biyoelektriksel impedans analizi/ BİA), akciğer fonksiyonları (solunum fonksiyon testi/SFT), solunum kas kuvvetleri (maksimal inspiratuar ve ekspiratuar basınç: MİP/MEP), fonksiyonel kapasiteleri (6 dakika yürüme testi/ 6 DYT), maksimal egzersiz kapasiteleri (Artan hızda mekik yürüme testi/AHMYT), kardiyorespiratuar uygunlukları (Kardiyopulmoner egzersiz testi/KPET), fiziksel aktivite düzeyleri (Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi/İPAQ; akselerometre/SenseWear Armband SWA), yaşam kaliteleri (Kısa Form 36/ SF-36) ve günlük yaşam aktiviteleri (Kanada Aktivite Performans Ölçümü/KAPÖ) değerlendirildi. Bireylerin akciğer fonksiyonları, inflamatuar düzeyleri, kardiyorespiratuar uygunluk düzeyleri, haftalık fiziksel aktivite düzeyleri, yaşam kaliteleri, günlük yaşam aktiviteleri, maksimal egzersiz kapasiteleri, vücut kompozisyonları ve fonksiyonel kapasiteleri birbirinden farklıydı (p<0,05). Tip 2 diyabetik ve prediyabetik bireylerin oksijen tüketimleri sağlıklı bireylere göre düşüktü ve tip 2 diyabetik ve sağlıklı bireylerin kardiyorespiratuar uygunlukları istatiksel olarak birbirinden farklıydı. Grupların solunum kas kuvveti ve IPAQ skorları arasında ise fark yoktu (p>0,05). Bozulmuş glukoz metabolizmasına sahip bireylerde kardiyorespiratuar uygunluğun değerlendirilmesinin önemli olacağını düşünmekteyiz. KPET bulgularına göre kardiyorespiratuar uygunluğun geliştirilmesi ile diyabetik komplikasyonlar geciktirebilir veya önlenebilir. Anahtar kelimeler: prediyabet,diyabet,egzersiz kapasitesi,kardiyorespiratuar uygunluk Destekleyen Kurumlar: H.Ü, B.A.P.K.B, Kapsamlı Araştırma Projesi (16286)
Profesyonel basketbol oyuncularının solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerinin sedanter kontrollerle karşılaştırılması
Düzenli yapılan egzersizler sonucu vücutta doku seviyesinde, dolaşım-solunum sistemlerinde ve vücut kompozisyonunda birçok adaptasyon meydana gelir. Aerobik ve anaerobik enerji sistemlerini etkili kullanma kapasitesi artar. Bu nedenle düzenli spor yapan bireyler sağlıkla ve sporla ilişkili birçok parametrede sedanterlerin önüne geçer. Profesyonel düzeyde spor yapan sporcularda solunum kas yorgunluğu merkezi sinir sistemi (MSS)'ne duyu girdisi artışına sebep olur. Bu artış metaborefleks mekanizmayı aktifleştirerek lokomotor kaslara giden kan akışının azaltır ve egzersiz performansını düşürür. Solunum kas kuvveti ve dayanıklılığındaki artışla metaborefleks mekanizmanın aktifleşmesi ertelenebilmekte ve daha az yorgunlukla daha uzun süre egzersiz yapılabilmektedir. Bir basketbol oyununda oyuncuların performansı müsabaka boyunca yüksek şiddetli aktiviteleri en az yorgunlukla aynı kalitede tekrar edebilmesine bağlıdır. Çalışmanın amacı profesyonel basketbolcular ile sedanter kontrolleri solunum kas kuvveti, solunum kas enduransı ve fiziksel uygunluk parametreleri yönünden karşılaştırmak ve basketbolcularda solunum fonksiyonları ile fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemekti. Çalışmaya profesyonel basketbol oynayan 21 kadın basketbolcu ile yaş ve cinsiyet açısından benzer 21 sedanter birey dahil edildi. Bireylerin yaş, spor yaşı gibi özellikleri kaydedildi. Bireylerin değerlendirilmesinde ağız içi basınç ölçümü (maksimal inspiratuar basınç-MIP ve maksimal ekspiratuar basınç-MEP), solunum kas enduransı testi, 20 m mekik koşu testi, T-Drill testi, 20 m sürat testi ve el reaksiyon sürat testi kullanıldı. Çalışmanın sonucunda, basketbolcuların MIP, MEP, solunum kas enduransı, mekik koşu mesafesi, maksimal oksijen tüketimi (VO2max) sedanter bireylerden anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). T-Drill testi, 20 m sürat testi, el reaksiyon sürat testi sonuçları ise sedanterlerden anlamlı şekilde daha düşük bulundu (p<0,05). Basketbolcuların vücut yağ oranı ölçümleri ile 20 m sürat testi ve T-Drill testi değerleri istatiksel olarak anlamlı negatif yönde orta düzeyde ( r= -0,648 p= 0,002 ve r= -0,480 p= 0,028) korelasyon gösterdi. Yağsız vücut kütlesi (FFM) değerleri ile MIP ve MEP değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde korelasyon ( r=0,450 p=0,041) vardı. Basketbolcuların solunum kas enduransı ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişki bulundu (r= 0,811 p<0,001 ve r= 0,644 p=0,002). MIP değerleri ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde ( r= 0,518 p=0,016 ve r=0,560 p=0,008) ve MIP değerleri ile el reaksiyon sürat testi ve T-Drill testi arasında ise istatiksel olarak anlamlı negatif yönde ( r= -0,489 p=0,024 ve r= -0,465 p=0,034) ilişki vardı. Sonuç olarak, basketbol oynamak gibi düzenli sportif aktivitelerin solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerini pozitif yönde geliştirdiği görüldü. Ayrıca solunum kas kuvveti ve enduransı daha iyi olan basketbolcuların bazı fiziksel uygunluk parametrelerinde daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu nedenle sporcuların antreman programlarına solunum kas eğitimi eklenmesi önerilebilir.
Ortaokul öğrencilerinde geleneksel oyun eğitiminin fiziksel uygunluk, sağlık ve mutluluk düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinde geleneksel oyun eğitiminin, fiziksel uygunluk sağlık ve mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç kapsamında öğrencilere ön test yapıldı daha sonra 10 hafta boyunca geleneksel oyunlar oynatıldı, 10 hafta sonunda son test yapıldı. Öğrencilere ön test ve son testte; vücut kitle indeksi, otur eriş esneklik testi, durarak çift ayak öne sıçrama, T Testi, 30 metre sürat testi ve 20 metre mekik koşusu testleri ile sağlık ve mutluluk algılarına yönelik sorulardan oluşan form uygulanmıştır. Öğrencilere geleneksel oyunlardan; kaleli yakan top, istop, sıçratan top ve elim sende oyunları oynatılmıştır. Araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenen Konya ilinin Ereğli ilçesinde bulunan Barbaros Ortaokulu'ndaki 5. ve 6. Sınıf öğrencilerinden gönüllü olanlar oluşturmuştur. Araştırmanın modeli ön-test son-test desenli deneysel araştırma modelidir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar T Testi, Bağımlı Gruplar T Testi ve Cohen's d kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgularda, tüm katılımcılarda deney ve kontrol grubu karşılaştırmasında erkeklerde, çeviklik ve sürat becerilerinde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kızlarda ise; deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan etki büyüklüğü analizlerinde, deney grubunda tüm katılımcılarda geleneksel oyun eğitiminin sürat ve çeviklik becerisini geliştirmede büyük etkiye, dayanıklılık becerisinde orta etkiye, güç, sağlık ve mutluluk becerisinde küçük etkiye sahip olduğu söylenebilir. Kontrol grubunda ise tüm katılımcılarda; sürat becerisini orta düzeyde, güç, dayanıklılık ve çeviklik becerisini küçük düzeyde etkilediği söylenebilir. Sonuç olarak; her iki gruba uygulanan programın da öğrencilerin fiziksel uygunluk gelişimi ile sağlık ve mutluluk algılarını geliştirdiği görülmektedir. Ancak deney grubuna uygulanan geleneksel oyun eğitiminin özellikle sürat ve çeviklik becerisi ile mutluluk algılarının gelişmesinde daha etkili olduğu görülmektedir. Dolayısıyla beden eğitimi ve spor derslerinde hareket ve heyecan içeren geleneksel oyunlara daha çok yer verilmesi öğrencilerin fiziksel gelişimine daha fazla katkı yapacağı söylenebilir.
Çocuklarda eğitsel oyun egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisi
Çalışmamız, çocuklarda eğitsel oyun egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerindeki etkinliğini araştırmak üzere yapılmıştır. Çalışmamızın evrenini Yalova il merkezinde yaşayan 9-10 yaş gurubu 50 erkek çocuk oluşturmuştur. Düzenli egzersiz yapmayan kontrol grubu (n=25) ve planlanmış eğitsel oyun egzersiz grubu (n=25) olarak ayrılmış ve nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Bu model, tesadüfi yöntemle oluşturulan kontrol ve deney grubu olmak üzere iki farklı gruptan oluşmaktadır. Her iki grupta yer alan çocuklara esneklik, denge, anaerobik güç, çeviklik, kuvvet, sürat ve maksimum oksijen kapasitesi özelliklerini ölçen testler yapılmıştır. Sonrasında eğitsel oyun grubuna haftada 3 gün olmak üzere 8 hafta boyunca planlanmış eğitsel oyun egzersizleri yaptırılmış, 8 hafta sonunda her iki grup için ölçüm testleri tekrarlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for Social Science ) for Windows 22.0 istatistik paket programı kullanılarak %95 güven aralığı ile çalışılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini sınamak için Shapiro-Wilk Testi uygulanmıştır ve buna bağlı olarak parametrik testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. İki ortalama arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığını test etmek için, bağımlı (ilişkili) guruplarda Paired T Test, bağımsız (ilişkisiz) gruplarda ise Indepented Samples T test kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; kontrol ve deney grubu katılımcılarının boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi ve sürat testi değişkenlerinde anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. El kavrama kuvveti, esneklik, squad jump, flamingo denge, sağlık topu fırlatma, çeviklik, mekik koşusu test sonuçlarında deney grubu lehine pozitif yönde anlamlı farklılık tespit edilmiştir.
Fasyal mobilizasyonun elit ve elit olmayan taekwondocularda bazı fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, 8 hafta uygulanan fasyal mobilizasyon programının elit ve elit olmayan taekwondocularda esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sürat ve anaerobik güç parametreleri üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya fasyal mobilizasyon grubu (n=16), yaş ortalaması (x̄yaş=18,06), vücut kütlesi ortalaması (x̄kg=60,6), boy uzunluğu ortalaması (x̄boy=172,06), kontrol grubu (n=16), yaş ortalaması (x̄yaş=18), vücut kütlesi ortalaması (x̄kg=61,5), boy uzunluğu ortalaması (x̄boy=170,68) olmak üzere lisanlı aktif olarak taekwondo antrenmanına devam eden 32 taekwondocu gönüllü olarak katılmıştır. Gruplar randomizasyonla belirlendikten sonra, fasyal mobilizasyon grubuna sekiz hafta boyunca, haftada en fazla iki defa ve 40 dakika süreyle fasyal gevşetme tekniği uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi için uygulanmış olan 8 haftalık fasyal mobilizasyon sonucunda bazı fiziksel uygunluk parametrelerindeki değişimler incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmamızda fasyal mobilizasyon ve kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarını grupların kendi aralarında karşılaştırmak için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılırken, gruplar arasında karşılaştırma yapabilmek içinse Mann-Withney U testi kullanılmıştır. Çalışmamızın istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, fasyal mobilizasyon grubunda ölçülen esneklik, sürat, dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve anaerobik güç özellikleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Denge incelendiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0,05). Taekwondo antrenmanlarına devam eden ve hiçbir müdahale almayan kontrol grubundaki ölçülen parametreler incelendiğinde ise hiçbir parametrede istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Fazla kilolu ve obez kadınlarda farklı pilates egzersiz reçetelerinin fiziksel uygunluk, yaşam kalitesi ve kas iskelet sistemi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz hacmi, yoğunluğu, süresi ve türü değiştirilmeden uygulanan pilates egzersiz programında egzersiz sıklığının fiziksel uygunluk, yaşam kalitesi ve kas iskelet sistemi üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 31 fazla kilolu ve obez kadın katıldı. Katılımcılar rastgele 12 haftalık denetimli pilates egzersiz grubu (Grup 1, n=16) (haftada 3 gün) ve 18 haftalık denetimli pilates egzersiz grubu (Grup 2, n=15) (haftada 2 gün) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruba 36 seans boyunca aynı pilates egzersiz programı uygulandı. Eğitim üç döneme ayrıldı. İlk 12 seanslık program pilatese hazırlık ve kolay aşamalı egzersizlerden oluştu. İkinci 12 seanslık program orta seviye, son 12 seanslık program zor seviye pilates egzersizlerinden oluştu. Katılımcılar başlangıçta ve çalışma bitiminde Vücut Kitle İndeksi (VKİ), bel çevresi ölçümü, kalça çevresi ölçümü, Süreli Kalk Yürü Testi, Tek Ayak Üstünde Durma Testi, 30 saniye Sandalyede Otur Kalk Testi, 6 dakika Yürüme Testi, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA), Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlığı Anketi ve Obezlere Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (OÖYKÖ) ile değerlendirildi. Ayrıca grupların egzersize uyumu sorgulandı. Pilates eğitimi sonrası her iki grupta bel çevresi, kalça çevresinde azalma, süreli kalk yürü testi, 30 saniye sandalyede otur-kalk testi, yürüme mesafesi, UFAA Orta şiddetli fiziksel aktivite ve UFAA toplam skorunda gelişme görüldü (p<0,05). Bunlara ek olarak Grup 1'de VKİ, tek ayak üstünde durma testi (sağ), Grup 2'de OÖYKÖ skorunda gelişme görüldü (p<0,05). Ancak gruplar karşılaştırıldığında aralarında fark bulunmadı (p>0,05). Grup 1 ve Grup 2'in egzersize uyumu benzerdi. Anahtar Kelimeler: Egzersiz Reçetesi; Fazla Kilo ve Obezite; Fiziksel Aktivite; Fiziksel Uygunluk; Pilates; Yaşam Kalitesi
Futbol ve voleybolculara uygulanan kor antrenman programının fiziksel uygunluk paremetrelerine etkileri
Bu çalışma futbol ve voleybolculara kor antrenman programının fiziksel uygunluk ve performans parametrelerine etkilerini araştırma amacı ile planlandı. Çalışmaya Pursaklar Belediyespor Kulübü'nde futbol oynamakta olan 20 erkek futbolcu (yaş ortalamaları 15,40±0,82 yıl, boy ortalamaları 1,70±0,06 m, vücut ağırlığı ortalamaları 59,85±5,00 kg) ile Halk Bankası Kulübü'nde voleybol oynayan 14 erkek voleybolcu (yaş ortalamaları 15±00 yıl, boy ortalamaları 1,86±0,06 m, vücut ağırlığı ortalmaları 73,57±7,24 kg) gönülülük esasına göre dahil edildi. Antrenmanlar öncesi futbolcu ve voleybolcuların ön testleri (sürat 10-20 m, 30 saniye mekik, 20 metre mekik koşusu, dikey sıçrama, kor stabilzasyon ) alındı. Her iki gruba normal antrenmanlarına ek olarak ilk 6 hafta (3 gün/ hafta) ve son 2 hafta ( 2 gün/hafta) olmak üzere 8 hafta boyunca kor antrenman programı uygulandı. Antrenmanlar sonunda grupların son test ölçümleri protokole uygun bir şekilde alınmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre antrenman programı sonunda futbol ve voleybolcuların performans paremetrelerinde anlamlı artışlar tespit edildi (p<0.05). Anaerobik güçte ise sadece futbolcularda anlamlı fark gözlemlendi (p<0.05). Her iki grubun prone bridge, gövde fleksiyon ve gövde ekstansiyon son ölçüm değerlerinde anlamlı artış gözlemlenirken, voleybolcularda lateral fleksiyon testinde anlamlı fark bulunmamıştır. Futbol ve voleybolcuların performans ve kor stabilizasyon testleri karşılaştırıldığında performans değerleri anlamlı bir fark gösterirken ,gövde fleksiyon testinde bu fark görülmemiştir (p<0.05). Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre futbol ve voleybol antrenmanlarına ilave olarak uygulanacak kor antrenman programlarının genç futbol ve voleybolcuların kuvvet, sürat, dayanıklılık gibi performans paremetrelerinin gelişimine katkı sağlayacağı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Futbol, kor antrenmanı, performans, voleybol,