Yüksek LisansAçık Erişim

Tarihi kentsel çevrelerde mekansal kalitenin algısal değerlendirilmesi: Zeyrek Camii ve çevresi dünya miras alanı örneği

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Günümüzde teknolojik ve bilimsel gelişmeler ışığında yaşanan değişimler, dünya kentsel nüfusundaki hızlı artış ve küreselleşme, sosyal, kültürel ve ekonomik unsurlar başta olmak üzere şehirleri ve şehir yaşamını birçok boyutu ile etkilemektedir. Yaşanan gelişmelere bağlı olarak gerçekleşen nüfus hareketliliği, gerek yaşam biçiminde gerekse kentsel alan kullanımında meydana gelen değişiklikler, kentlere kimliğini veren en etkin unsurlardan biri olan tarihi kentsel çevrelerde çeşitli problemlerin oluşmasına yol açmaktadır. Kent kültürünü ve hafızasını oluşturan bu alanların ihmal edilmesi, giderek daha bakımsız bir görünüme bürünmeleri ile sonuçlanmaktadır. Yaşanan bu gelişmelere bağlı olarak son yıllarda, tarihi kentsel çevrelerde kentsel mekân kalitesine yönelik önemli araştırmalar yapılmaktadır. Ülkemizde 1996 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen Habitat Zirvesi çerçevesinde, konut, çevre ve toplumsal ilişkilerin kalitesinin arttırılması ile beraber bu konulardaki duyarlılığın geliştirilerek belirli bir kalite düzeyinin sağlanması konuları ele alınmıştır. Esas problemin, ülkemizin kentlileşme süreçlerine uyum sağlayamaması ve bu durumdan en çok zarar gören bölgelerin zengin tarihi, kültürel ve mimari değerlere sahip eski kent dokuları olduğundan söz edilmiştir. Bu çalışmada, dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak mekânsal kalite bileşen ve ölçütlerinin belirlenmesine ve tarihi kentsel çevrede bu bileşen ve ölçütler vasıtasıyla mekânsal kalitenin algısal olarak değerlendirilmesine çalışılmıştır. Bu kapsamda güçlü bir tarihi niteliği, kendine özgü mekânsal karakteristik ve kimliği ile günümüzde halen mahalle kültürü ve yaşantısının devam ettiği ender kentsel alanlardan biri olan Zeyrek Camii ve Çevresi Dünya Miras Alanı çalışma alanı olarak seçilmiştir. 1950'li yıllar sonrası değişmeye başlayan kullanıcı yapısı, tescilli yapıların korunmasındaki başarısızlık, yeni imar ve iskân politikaları gibi nedenlerden dolayı bir ihmal ve yıkım süreci içerisine girmiş olsa da geleneksel dokusunu ve atmosferini koruyup muhafaza edebilmiş olan bölge, kentin son 100-150 yılını yansıtan önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Planlama açısından kullanıcıların mekânsal kaliteyi ne şekilde algılayıp değerlendirdikleri önemli bir konudur. Mevcut durumun iyileştirilmesinde beklenti, ihtiyaç ve gereksinimlerin karşılanması esastır. Buna göre, yapılacak olan kalite değerlendirmesi kapsamında toplum içerisindeki farklı sosyal grupların tercih ve isteklerinin sorgulanması gerekmektedir. Göreceli bir kavram olması sebebiyle bir mekânı kaliteli yapan unsurlar sorusuna verilecek cevaplar birbirinden farklı olmaktadır. Mekânların kullanıcılar tarafından öznel bir biçimde ele alınarak yorumlanması ve kent içerisindeki mekânların etkin bir biçimde kullanımı, mekânsal kalitenin göstergeleri olarak değerlendirilmektedir. Kullanıcılara yaşadıkları mekân ile ilgili duygu ve düşüncelerin sorulması ile beraber mekânın fiziksel, çevresel, sosyal ve kültürel nitelikleri incelenerek o mekân ile ilgili kalite değerlendirmesi yapılabilmektedir. Mekânsal kalite açısından yapılacak değerlendirmelerde mekâna özgü özelliklerin mutlaka dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Literatür araştırmaları sonucu, "canlılık ve yaşanabilirlik", "kimlik ve okunabilirlik", "uyum ve bütünlük" ve "ulaşım ve erişilebilirlik" olmak üzere belirlenen dört temel başlık, mekânsal kalitenin değerlendirilmesi açısından temel bileşenler olarak kullanılmış olup her bileşeni ifade eden alt ölçütler oluşturulmuştur. Değerlendirme yapılan ölçütlerde bir takım şikâyetler olduğu görülmüş olmakla birlikte Zeyrek Camii ve Çevresi Dünya Miras Alanı'nda kullanıcıların kalite ölçütlerinin büyük bölümü açısından, sosyo-ekonomik ve kültürel yapıya bağlı olarak memnuniyet durumlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber çalışma alanının niteliğinin ve kullanımının arttırılması kapsamında birtakım anahtar ölçütler ortaya konulmuş olup kullanıcıların tercih, istek ve beklentilerine dayalı olarak iyileştirilmesi gereken mekânsal kalite ölçütlerine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anket uygulaması sonucu kullanıcılar, katılım konusunda istekli olduklarını buna rağmen fikirlerinin alınmadığını belirtmişlerdir. Mekânın bir bütün olarak değerlendirilmesi ve yapılacak olan çalışmalarda katılımcı süreçlerin kullanılması, üzerinde çalışılan projelerin devamlılığı konusundaki olumlu etkileri bakımından önemlidir. Mekânsal kalitenin kullanıcıların fiziksel ve sosyal beklentilerinin sağlanmasına bağlı olduğu ve kaliteli kentsel mekânların kullanıcı ihtiyaç ve gereksinimlerinin karşılanması ile elde edilebileceği tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılacak olan çalışmalarda, süreçten etkilenenlerin doğrudan sürecin içerisinde yer almaları temel amaç olarak belirlenmelidir. Bu doğrultuda kentsel mekânlar, kullanıcı beklentilerini karşılayacak şekilde düzenlenmeli ve yapılacak olan kalite değerlendirmeleri, yalnızca uzman bakış açıları ile değil, kullanıcıların perspektifi üzerinden de ele alınmalıdır. Konu ile ilgili çalışma alanında en çok şikâyet edilen konunun emniyet ve güven olduğu, buna bağlı olarak ekonomik açıdan belirli bir düzeye erişen kullanıcıların bölgeyi terk etmeye başladığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla emniyet ve güven ölçütü kapsamında yapılacak iyileştirmelerin mekânsal kalite açısından önemli ölçüde artış sağlayacağı öngörülmektedir. Kullanıcıların büyük oranda ilk ve ortaokul mezunu olduğu ve eğitim düzeyine bağlı olarak bu durumun bölgeye yeterince sahip çıkılamaması ile sonuçlandığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda kullanıcıların özellikle koruma konusunda bilinç düzeylerinin arttırılması esastır. Tez çalışması sonucunda, bir mekânın kalitesinin yükselmesinin ancak kullanıcıları tarafından daha yüksek bir kalite düzeyinin talep edilmesi ile mümkün olabileceği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla bugün gelinen noktada, kullanıcıların yaşadıkları mekânlara karşı aidiyet ve sorumluluk hissetmelerine, kentli olma bilincine sahip olarak mekân ile sürekli iletişim halinde olmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışma alanında yapılan anket sonucunda da kullanıcıların aidiyet ve sorumluluk duygularının gelişmiş olduğu tespit edilmiş, buna bağlı olarak kullanıcı yapısının korunmasının, bölgenin geleneksel karakterinin sürdürülebilirliği açısından önemine vurgu yapılmıştır.

Yazar

Hüseyin Ataç

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hüseyin Ataç (Yüksek Lisans Tezi). Tarihi kentsel çevrelerde mekansal kalitenin algısal değerlendirilmesi: Zeyrek Camii ve çevresi dünya miras alanı örneği, 2018, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası