Türkiye düzey 2 bölgelerinin rekabet edebilirliğinin değerlendirilmesi
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ebru Kerimoğlu
Abstract (TR)
Küreselleşme ile birlikte değişen ve yenilenen ekonomik sistemin günümüzdeki en önemli kavramlarından biri "Rekabet Edebilirlik" tir. Rekabet edebilirlik, firmalardan ülkelere kadar her tür ölçekte kendine yer bulabilmektedir. Son yıllarda ise rekabet edebilirliğin gerçekleştiği en önemli mekânlar, bölgeler olarak tanımlanmaktadır. Bölgeler, içinde bulundukları ülkeler ile bünyelerinde barındırdıkları firmaların rekabet edebilirliklerini belirleyen faktörlerin yer aldığı coğrafi alanlar olarak büyük bir öneme sahiptir. Bölgeler, ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği ve bu ekonomik faaliyetleri gerçekleştiren aktörlerin (firmaların) yer aldığı mekânlar olarak tanımlanmaktadır. Firmaların rekabet edebilmeleri için gerekli olan ortam özelliklerini bünyesinde barındırmak durumunda olan bölgeler aynı zamanda rekabet edebilirlik potansiyelleri ile ülkelerin gelecek politikalarını da şekillendirmektedir. Bu çalışma, bölgesel düzeyde rekabet edebilirliğin oldukça önem kazandığı günümüzde, Türkiye'deki düzey 2 bölgelerinin rekabet edebilirliğini etkileyen ana bileşen ve değişkenleri belirleyerek, bölgelerin rekabet edebilirlik kapasitelerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda öncelikle çalışmanın teorik çerçevesi oluşturulmuş ve bölgesel rekabet edebilirlik kavramı tanımlanmıştır. Bölgesel rekabet edebilirlik kavramının tanımı dünya literatüründe kavram ile ilgili yapılmış olan çalışmalardan yararlanılarak yapılmıştır. Kavramın tanımının yanı sıra, bölgesel rekabet edebilirliğin, rekabet edebilirlik içindeki konumu ve bölgesel rekabet edebilirliğe etkiyen en önemli faktörler, teorik çerçeve kapsamında açıklanmıştır. Bölgesel rekabet edebilirlik kavramının teorik çerçevesi kapsamlı bir şekilde açıklandıktan sonra ise Türkiye'de bölgesel rekabet edebilirliğin değerlendirilmesi bölümüne geçilmiştir. Türkiye'deki bölgelerin rekabet edebilirliğini değerlendirmek amacı ile öncellikle, ülkedeki bölgelerin rekabet edebilirliğine en çok etkiyen değişkenler, dünya literatüründe yaygın olarak kullanılan bölgesel rekabet edebilirlik faktörleri çerçevesinde belirlenmiştir. Türkiye düzey 2 bölgelerinin rekabet edebilirlik değişkenleri, konu ile ilgili yapılmış çeşitli ampirik çalışmalardan faydalanılarak, ekonomik, fiziksel ve sosyal çevre ve insan sermayesi başlıkları altında belirlenmiştir. Çalışmada belirlenen bu değişkenler toplam 36 tanedir. Bunlardan 11 tanesi ekonomik çevre, 16 tanesi fiziksel çevre, 4 tanesi sosyal çevre ve 5 tanesi de insan sermayesi ile ilişkili değişkenlerden oluşmaktadır. Türkiye'deki bölgesel rekabet edebilirliği daha iyi değerlendirebilmek ve ülke bölgelerindeki bölgesel rekabet edebilirlik durumlarını daha kolay yorumlayabilmek adına belirlenen değişkenler üzerinde temel bileşenler analizi uygulanmıştır. Birbiri ile ilişkili çok sayıda değişken, temel bileşenler analiz tekniği uygulanarak az sayıda ve daha anlamlı bileşenlere indirgenmiştir. Analiz sonuçları ile birlikte Türkiye'de bölgesel rekabet edebilirliği etkileyen 2 önemli bileşen elde edilmiştir. "Güçlü Ekonomik Yapı" ve "İnsan Sermayesi" olarak adlandırılan bu bileşenler altında bulunan değişken verileri, Türkiye düzey 2 bölgeleri özelinde değerlendirilmiştir. Ülkedeki bölgesel rekabet edebilirliğe önemli bir etkisi bulunmayan bileşenler ise ayrı bir başlık altında incelenmiştir. Türkiye'de bölgelerin rekabet edebilirliğine etki eden en önemli faktörler ekonomi ile alakalı çıkmıştır. Temel bileşenler analizi ile birlikte ortaya çıkan ve ülkede bölgelerin rekabet edebilirlik seviyelerini önemli ölçüde etkileyen bileşen "Güçlü Ekonomik Yapı" olmuştur. "Güçlü Ekonomik Yapı" bileşeni Türkiye'deki bölgesel rekabet edebilirliğinin neredeyse yarısını açıklamaktadır. Bu nedenle, analiz sonucunda genel nedensel bileşen olarak da tanımlanan güçlü ekonomik yapı, bölgelerin rekabet edebilirliğinde oldukça önemli bir paya sahiptir. Çalışmada güçlü ekonomik yapı bileşeni, içinde barındırdığı değişken özelliklerine göre 3 temel gruba ayrılmıştır. Buna göre, bölgesel rekabet edebilirliği etkileyen en önemli grup, özel sermaye ile ilgili değişkenlerin bulunduğu grup olmuştur. Bu grubu yenilikçi yapıyı oluşturan değişkenlerin bulunduğu grup ile daha çok işgücü ile alakalı olan değişkenlerin bulunduğu grup takip etmiştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'deki bölgelerin rekabet edebilirlikleri, özel sermaye, yenilikçi yapı ve işgücü ile yakından alakalı çıkmıştır. Bölgesel rekabet edebilirliğin Türkiye'deki en önemli ikinci bileşeni insan sermayesi olmuştur. İnsan sermayesi bileşeni ülkedeki bölgelerin rekabet edebilirliğini açıklamada yaklaşık %17'lik bir paya sahiptir. Güçlü ekonomik yapıdan sonra bölgesel rekabeti açıklamada en önemli ikinci bileşen olan insan sermayesini tanımlayan değişkenler ise toplam ve çalışan sayısı içerisinde yer alan yükseköğretim mezun sayısı olmuştur. Çalışmada bölgesel rekabet edebilirliği açıklayan temel iki bileşen alınmıştır. Temel bileşen analiz sonuçlarına göre ise bu iki bileşenin dışında 6 tane daha bileşenin bölgesel rekabet edebilirliği açıklamada katkı sağladığı görülmüştür. Ancak bahsedilen bu 6 bileşenin her birinin bölgelerin rekabet edebilirliğini açıklamaya yapmış oldukları katkının payı ile iki ana temel bileşenin açıklama payları arasında önemli bir fark olduğu görülmüştür. Bu nedenle bu 6 bileşenin Türkiye'deki bölgelerin rekabet edebilirliklerini açıklamada yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'de bölgelerin rekabet edebilirliğine önemli bir katkı yapmayan bu bileşenler genel olarak yaşam kalitesi, deniz ulaşımı, internet erişilebilirliği ve kültürel yapı ile alakalıdır. Sonuç bölümünde, Türkiye'de düzey 2 bölgelerinin rekabet edebilirliği, kavramsal çerçeve, elde edilen bulgular ve ülke politikaları kapsamında değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre Türkiye'de bölgelerin rekabet edebilirlik potansiyelleri, güçlü bir ekonomik yapıyı oluşturmak için gerekli olan özel sermaye, yenilikçi yapı ve işgücü ile insan sermayesi faktörlerine bağlı çıkmıştır. Bu faktörler çerçevesinde rekabet edebilirlikleri incelenen düzey 2 bölgeleri arasında ülke genelinde önemli farklar bulunmaktadır. Genellikle batı bölgelerinde yüksek çıkan rekabet edebilirlik potansiyelleri, doğu bölgelerine doğru gidildikçe önemli bir düşüş yaşamaktadır. Ülke genelinde TR10-İstanbul bölgesi güçlü ekonomik yapı bileşenlerine ilişkin özel sermaye, yenilikçi yapı ve işgücü faktörlerinde rekabet edebilirliği en güçlü bölge olarak çıkmıştır. İnsan sermayesi bileşeninde ise bölgenin rekabet edebilirlik seviyesi düşüktür. Güçlü ekonomik yapı alanında İstanbul'u TR51-Ankara bölgesi takip etmektedir. Ankara insan sermayesinde İstanbul'a göre çok daha iyi bir performans sergilemiştir. TR41-Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgesi ise insan sermayesinde ve TR61-Antalya, Isparta, Burdur işgücünde güçlü bölgeler olarak ön plana çıkmıştır. Ülkede bölgesel rekabet edebilirliği en çok etkileyen bileşenler olan güçlü ekonomik yapı ve insan sermayesi bakımından diğer bölgeler incelendiğinde, rekabet edebilirlikte potansiyele sahip olan bölgeler tespit edilmiştir. Bu bölgeler genellikle ülkenin batısında konumlanmıştır. TR31-İzmir yenilikçi yapıda ve özel sermayede, TR41-Bursa, Eskişehir, Bilecik özel sermayede ve TR42-Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova ise işgücünde önemli rekabet edebilirlik potansiyeline sahip bölgeler olarak dikkat çekmektedir. Genel olarak Türkiye'nin batısındaki bölgelerin rekabet edebilirlikte ön plana çıktığı görülmektedir. Ancak ülkenin doğusunda yer alan TRA1-Erzincan, Erzurum, Bayburt bölgesi de sahip olduğu insan sermayesi potansiyeli ile bölgeler arasındaki rekabette söz sahibi olabileceğini göstermiştir. Türkiye'de rekabet edebilirliği güçlü ve potansiyeli olan bölgeler olduğu gibi, rekabet edebilirlikte zayıf kalan bölgeler de mevcuttur. Çalışma sonucunda ortaya çıkan değerlendirmeye göre, Türkiye'de bölgesel rekabet edebilirliğin zayıf olduğu alanlar genellikle ülkenin doğu ve güneydoğu coğrafyasını kapsamaktadır. Bu coğrafyada yer alan TRC2-Şanlıurfa, Diyarbakır, TRA2-Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve TRB2-Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgeleri zayıf olan ekonomik yapıları sebebi ile ülke genelinde bu alandaki bölgesel rekabet edebilirlik sıralamasında son üç sırada yer almışlardır. Ekonomik alandaki genel sıralama bu şekilde olurken, ekonomik yapıya ilişkin özel sermaye, yenilikçi yapı ve işgücü başlıklarında da sonuç önemli bir değişiklik göstermemiştir. Özel sermaye ve işgücünde TRA2-Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan bölgesi, yenilikçi yapıda ise TRC2-Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesi ülke genelindeki bölgesel rekabet edebilirlik sıralamasında son sırada yer almıştır. Bu çalışma ile birlikte Türkiye'deki bölgelerin rekabet edebilirliği, bölgesel rekabet edebilirliğe etkiyen ve dünya literatüründe de benimsenmiş olan faktörler kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeye göre ülkenin batısındaki bölgelerin güçlü rekabetçi yapıları olduğu, ülkenin doğusundaki bölgelerin ise bölgesel rekabet edebilirlikte zayıf kaldığı görülmüştür. Türkiye'de bölgelerin gelişimi için oldukça önemli olan rekabet edebilirlikte, batı bölgelerinin potansiyeli ve doğu coğrafyasında farklı özellikleri ile ön plana çıkabilecek bölgelerin bulunması önemlidir. Ülke politikalarında da son yıllarda önemli bir yere sahip olan rekabet edebilirlik, Türkiye düzey 2 bölgelerine göre önemli farklılıklar göstermektedir. Türkiye'nin rekabet edebilirliği arttırmak için geliştirmiş olduğu politikaları tam anlamı ile uygulayamamış olması bölgesel rekabet edebilirlik farklılıklarının ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle, rekabet edebilirliği arttırmak için, bölgelere işgücünü ve özel sermayeyi çekebilecek yenilikçi ortamlar yaratmayı hedefleyen gerçekçi stratejiler, ülkedeki tüm bölgelere yayılarak uygulanmalıdır.
Author
Dr. Semih Sözer
Institution
How to Cite
Semih Sözer (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye düzey 2 bölgelerinin rekabet edebilirliğinin değerlendirilmesi, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
