Anadolu University
Discipline

Primary Education

Anadolu University

16

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

16 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının insan hakları ve demokratik vatandaşlık eğitimi konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi ve giderilmesine yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışma, sınıf öğretmeni adaylarının İnsan Hakları ve Demokratik Vatandaşlık Eğitimi (İHDVE) konusundaki öğrenme süreçlerinde ortaya çıkabilecek kavram yanılgılarını belirlemek, bu yanılgıları gidermeye yönelik etkinlikler geliştirmek ve bu etkinlikleri uygulayarak kavram yanılgılarını gidermek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf öğretmenliği bölümünde 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında İHDVE dersini almakta olan 40 öğretmen adayından gönüllü katılım formunu doldurup araştırmaya katılmaya gönüllü olan 31 sınıf öğretmen adayı oluşturmaktadır. Katılımcı grubun belirlenmesinde amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Katılımcıların sınıf öğretmenliği lisans öğrencisi olması, 2022 - 2023 güz döneminde İHDVE dersini alacak olması ve Anadolu Üniversitesi öğrencisi olması belirlenen ölçütlerdir. Veriler, kavram tanımlama formu, öğrenci günlükleri, odak grup görüşmeleri ve etkinlik yaprakları aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Kavram tanımlama formundan üretilen sayısal veriler ise SPSS programında ilişkili örneklemler t testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre katılımcıların çoğunun uygulamada konu edinen 30 temel kavramla ilgili kavram yanılgıları olduğu, uygulanan etkinliklerin büyük çoğunluğunda kavram yanılgılarını giderdiği, öğrenme ve öğretme sürecini iyileştirdiği ve öğrencilerin uygulamayı verimli bulduklarına ilişkin olumlu görüşler ifade ettikleri belirlenmiştir.

Burcu Savaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul Türkçe ders kitaplarının söz varlığı bakımından incelenmesi

Öğrencilerin sözcük öğrenimini destekleyen en önemli unsurlardan birisi Türkçe ders kitaplarıdır. Bu bakımdan Türkçe ders kitapları hazırlanırken sözcük öğretimini en verimli hale getirecek metinler seçilmelidir. Bu araştırmada ilkokulda okutulan farklı yayınlara ait Türkçe ders kitaplarının söz varlığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nitel araştırmada doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. İlk olarak MEB onaylı 12 Türkçe ders kitabına erişilerek öncelikle toplam sözcük sayıları ve farklı sözcük sayıları belirlenmiştir. Türkçe ders kitaplarının karakter sayısı, cümle sayısı, ortalama sözcük uzunluğu, ortalama cümle uzunlukları da incelenerek aynı sınıf seviyesi için hazırlanan kitaplar karşılaştırılmıştır. Aynı yayına ait Türkçe ders kitapları ise farklı sınıf seviyeleri bakımından değerlendirilmiştir. Çıkan sonuçlara göre farklı yayınlara ait aynı sınıf düzeyindeki Türkçe ders kitaplarının arasında sözcük sayısı, farklı sözcük sayısı, cümle sayısı, karakter sayısı, ortalama sözcük ve cümle uzunluğu bakımından tutarlılık bulunamamıştır. Bununla birlikte aynı yayına ait farklı sınıf seviyeleri için hazırlanmış Türkçe ders kitaplarında sınıf seviyesi arttıkça sözcük sayısının, farklı sözcük sayısının, karakter sayısının, cümle sayısının ve ortalama cümle uzunluğunun arttığı tespit edilmiştir. Bu tutarsızlıkların çözülmesi adına yayınevlerinin ortak ölçütler belirleyip koordineli çalışmaları önerilmiştir.

Ders kitaplarıKelime öğretimiSöz varlığı+4
Kübra Arslan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk, aile ve ev ortamı açısından okuma motivasyonunun incelenmesi

İlkokul öğrencilerinin gelişimlerinde, öğrenmelerinde ve okumalarında ailenin ve çevrenin ne kadar etkili olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı da ilkokul öğrencilerinin belirlenen bazı değişkenler açısından kitap okuma motivasyonları ile ev okuryazarlık ortamları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bağımsız değişkenler arasında anne ve babanın yaşları, eğitim düzeyleri, meslekleri, ortalama aylık gelirleri vardır. Bunun dışında evde kitaplık olup olmadığı, kitaplık varsa kaç kitap olduğu, çocuğun televizyonda ya da bilgisayarda ne kadar vakit geçirdiği, ebeveynlerin ne kadar süre kitap okuduğu gibi değişkenler de yer almaktadır. Araştırmada ilişkisel araştırma deseni kullanılmış olup örneklem olarak 2024-2025 eğitim öğretim yılında Yozgat ilinde ilkokul 4.sınıfa devam eden 349 öğrenci ve bu 349 öğrencinin ebeveynleri alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ise Çocuklar İçin Resimli Öykü Kitabı Okumaya Yönelik Algılanan Motivasyon Ölçeği (ÇOYAM), Garfield Görselli Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği, Ev Okuryazarlık Ortamı Ölçeği (EOO) ve demografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ev okuryazarlık ortamının çocukların okuma motivasyonunu anlamlı şekilde yordamaktadır. Ayrıca kız öğrencilerin motivasyon puanlarının erkeklerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Televizyon ve telefon kullanım süresi ise motivasyonu olumsuz yordamaktadır.

Ergül Kuyucu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

STEM etkinliklerinin iki dilli öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine etkisi

Bilgi işleme yöntemlerinin hızla değiştiği günümüz dünyasında öğrenme olgusu da farklılaşmaktadır. Bu değişime ayak uydurma doğrultusunda eğitim modelleri de çeşitlenmektedir. Günümüz insanın çok kültürlü, çok dilli ve hızlı gelişen yapısına cevap üretilebilecek disiplinler arası, yenilikçi ve yaratıcı eğitim modellerine eğitimde ihtiyaç artmaktadır. Bunlardan biri olan STEM eğitim yaklaşımında; fen, matematik, teknoloji ve mühendislik disiplinleri birlikte kullanılmaktadır. Disiplinlerarası bu yaklaşımın iki dilli öğrencilerin eleştirel becerilerine etkisinin araştırılması bu çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak kurgulanan araştırmada verileri Eleştirel Düşünme Ölçekleri aracılığıyla toplanmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile anadili Türkçe olmayan ilkokul 4. sınıfa devam öğrencilerin dahil edildiği örneklem grubunda deney grubu 10, kontrol grubu ise 9 kişiden oluşmaktadır. Süreç boyunca deney grubunda STEM eğitim yaklaşımının uygulandığı dersler işlenirken kontrol grubunda MEB müfredatı uygulanmaya devam edilmiştir. İşlem öncesi ve sonrası ölçümler yapılmıştır. Uygulama dönemi haftada 3 saatlik dersler ile 5 hafta boyunca sürdürülmüştür. Deney grubunda STEM Kule Etkinliği, STEM Uzay Aracı Etkinliği, STEM Köprü Etkinliği, STEM Mantolama Etkinliği ve STEM Mancınık Etkinliği olmak üzere 5 etkinlik uygulandıktan sonra son test uygulanmıştır. Araştırmada, iki dilli öğrenciler ile yapılan STEM etkinlikleri uygulamalarının, öğrencilerin eleştirel düşünme beceri alanlarından analiz, değerlendirme, çıkarım, yorum ve öz düzenleme alanlarına ortalama puanlar üzerinden deney grubu lehine fark gözlense de istatistiki olarak anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bir diğer sonuç ise; müdahale edilen deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanları karşılaştırıldığında son test puanlarının anlamlı olarak farklılaştığının tespit edilmesidir.

Eleştirel düşünceEğitim yöntemleriTemel eğitim+1
Damla Nazlıcan Tiryaki
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık becerileri ile yapay zekâ kaygıları ve yapay zeka farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri ile yapay zekâ farkındalıkları ve yapay zekâ kaygıları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modeli çerçevesinde, nicel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında devlet okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Veriler, kişisel bilgi formu ile birlikte Dijital Okuryazarlık Ölçeği, Yapay Zekâ Farkındalık Ölçeği ve Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri ile yapay zekâ farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Diğer yandan, dijital okuryazarlık ile yapay zekâ kaygısı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Regresyon analizleri, dijital okuryazarlığın yapay zekâ kaygısının anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Ek olarak, cinsiyet, mesleki kıdem ve günlük internet kullanım süresi gibi değişkenlerin bazı alt boyutlarda anlamlı farklılıklara neden olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, sınıf öğretmenlerinin dijital yeterliliklerinin artırılmasının, yapay zekâya yönelik olumlu tutum ve farkındalık geliştirmelerine katkı sağlarken, kaygı düzeylerini azaltmada da etkili olabileceğini göstermektedir. Çalışma, eğitimde dijital dönüşümün sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için öğretmenlerin teknolojik okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan önemli sonuçlar sunmaktadır.

Fatma Uğuz
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Investigation of individual and environmental factors affecting the level of primary school fourth grade students 'learning

The aim of this study is to examine the individual and environmental factors affecting primary school fourth grade students' reading comprehension level and the relationship between these factors. In order to test the research questions, the relational screening model was used, one of the quantitative research methods. The research was carried out in Ankara in the academic years of 2018-2019, 2019-2020 and 2020-2021. The research group consists of 365 students attending the fourth grade, 365 parents and 11 classroom teachers teaching these students. Reading comprehension scale, prosodic reading scale, reading attitude scale, reading motivation scale, vocabulary knowledge scale, pre-knowledge test, family effectiveness scale in creating reading culture and teacher effectiveness scale for reading were used in data collection. AMOS program was used to create the structural equation model in the analysis of the data. ANOVA, t-test, frequency and percentage analysis were used for other data obtained quantitatively. According to the findings obtained from the structural equation model, all variables in the model are significantly predictors of students' reading comprehension scores. Individual factors have higher predictive power than environmental factors. Among the individual factors, the variable with the highest predictive power was "prior knowledge" and then "vocabulary." The variable with the highest predictive power among environmental factors was "family's participation in reading". When it is considered from the relational perspective that family income significantly predicts reading comprehension, it is seen that the reading comprehension levels of the students included in the upper income group differ significantly from those in the middle and lower groups. Among the environmental factors, the variable with the lowest predictive power is "parental education level". However, from a relational perspective, it was determined that there were significant differences between the groups and the average comprehension of the students whose parents had undergraduate and higher education was higher. It has been found to be higher than students. It was determined that the type of school the students attended was significantly correlated with reading comprehension, and the average scores of the students attending private school were higher than their peers attending public school. Another finding of the study is that the activities teachers perform in and out of the classroom for reading comprehension do not make a significant difference on students' reading comprehension averages. As a result, a model has been obtained in which the factors affecting reading comprehension can be classified according to a certain structure and effect level, and that will help educators in the applications to be made. Key Words : Reading comprehension, structural equation model, family's participation in reading, teacher effect, socio-economic level, vocabulary, prior knowledge

Family participationReading-comprehensionSocio-economic level+4
Seval Çiğdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yer kabuğunun gizemi ünitesinde gems yaklaşımına dayalı öğrenme ortamlarının etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, GEMS yaklaşımına dayalı etkinliklerle hazırlanmış bir programın ülkemizdeki bir ilkokulda uygulanmasının etkililiğini incelemektir. Bu bağlamda; Yenilenen Fen Bilimleri Öğretim Programındaki 'Yer Kabuğunun Gizemi ' adlı ünite kazanımları esas alınarak GEMS Yaklaşımına dayalı bir dizi etkinlik geliştirilmiştir. Kırsal bölgede yer alan bir okulda gerçekleştirilen uygulanmaların öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine, kavramsal gelişimine etkisi incelenmiş, GEMS yaklaşımına dayalı etkinliklerle hazırlanmış bir programa yönelik öğrenci görüşlerini öğrenilmeye çalışılmıştır. Çalışma 2013-2014 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında Rize ili Çayeli ilçesindeki bir ilkokulda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini bu ilkokuldaki 4. sınıf öğrencileri oluşturmuş, bir aylık zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen çalışmaya 7 kız 6 erkek olmak üzere toplam 13 öğrenci katılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Çalışmada nicel veri toplama aracı olarak bilimsel süreç becerileri testi; nitel veri toplama aracı olarak kavramsal anlama testi ve görüşmeler kullanılmıştır. Nicel veri kaynağı olarak kullanılan Bilimsel Süreç Beceri Testi IBM SPSS Statistics 20 Programı kullanılarak Wilcoxon testi ile analiz edilmiştir. Nitel veri kaynaklarından biri olan Kavramsal Anlama Testinin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılırken, mülakatların analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara bakıldığında, GEMS yaklaşımına dayalı bir programın; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerinde ve bilimsel süreç becerilerinde artış sağladığı gözlenmiştir. Yapılan görüşmelerde öğrenciler, etkinliklerin ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu, kolay ve anlaşılır olduğunu, kendilerinde araştırma isteği uyandırdığını ve yeni bilgiler öğrenmelerine yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Bu durumlar bağlamında GEMS yaklaşımına dayalı bir programın ülkemizde kırsal bölgede yer alan bir ilkokulda uygulanmasının etkili sonuçlar verdiği görülmüştür.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Mustafa Çelik
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde problem çözmeye dayalı öğrenme: Meta - analiz çalışması

Bu tez çalışmasında, matematik eğitiminde problem çözmeye dayalı öğrenmenin başarıya ve tutuma olan etkilerinin ele alındığı tam deneysel çalışmalar üzerinde meta-analiz gerçekleştirilmiştir. Meta-analiz, belirli bir konuda yapılmış, birbirinden bağımsız, birden çok çalışmanın sonuçlarını birleştirme ve elde edilen araştırma bulgularının istatistiksel analizini yapma yöntemidir. Bu amaçla Türkiye'de ve yurtdışında 2001-2015 yılları arasında gerçekleştirilmiş deneysel çalışmaların bulgularını sayısal olarak bir araya getirmek suretiyle değişkenler arasındaki etki büyüklüğü ortaya konulmuştur. Problem çözmeye dayalı öğrenmenin akademik başarı ve/veya tutum üzerindeki etkisini tespit etmek amacıyla konu ile ilgili olarak yurtiçinde 54, yurtdışında ise 97 adet yüksek lisans ve doktora tezi; yurtiçi 117, yurtdışı ise 146 adet makale ve bildiri tespit edilmiş; bu çalışmalardan sadece öntest-sontest kontrol gruplu deneysel modelli ve etki büyüklüğünün hesaplanmasında gerekli tüm verileri ortaya koyan çalışmalar meta-analiz sürecine dahil edilmiştir. Bu bağlamda toplanan çalışmalardan dâhil edilme kriterlerini taşıyan 62 adet çalışma meta-analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. Meta-analiz bulguları ele alındığında, problem çözmeye dayalı öğrenme ile ilgili olarak Türkiye'de hem akademik başarı hem de tutum üzerine yapılmış çalışmaların 2006 yılında, sadece başarı için ise en fazla 2010 yılında gerçekleştirildiği bulunmuştur. Konu alanları açısından ele alındığında Türkiye'de problem çözmeye dayalı öğrenmenin matematik dersindeki etkililiğini akademik başarı açısından inceleyen ve bu meta-analize dâhil edilen çalışmalarda, en fazla "Denklem ve Eşitsizlikler" konu alanında olduğu bulunmuştur. Bu konunun ardından geometri konusunda yapılan çalışmalar çoğunluktadır. Tutum açısından bakıldığında da, baskın bir konu alanı bulunmamıştır. Buna karşın yurtdışı çalışmalar ele alındığında akademik başarı ve tutum açısından en fazla "sayılar" ve "geometri" konu alanlarında tam deneysel modelde ampirik araştırmalar yürütüldüğü tespit edilmiştir. Çalışmaların gerçekleştirildikleri öğretim düzeylerine göre elde edilen bulgular değerlendirildiğinde Türkiye'de ortaokul düzeyinde probleme dayalı öğrenmenin matematik dersindeki akademik başarı ve tutumlara etkililiği üzerine yapılan çalışmalar, meta-analize dâhil edilen çalışmaların % 50'lik bölümünü oluşturmuştur. Bu bakımdan ortaokul kademesinde yapılan çalışmaların daha çoğunlukta olduğu bulunmuştur. Bununla beraber yurtdışı çalışmalarda ise hem akademik başarı hem de tutumlarla ilgili olarak lisans düzeyinde yapılan çalışmalar daha çoğunluktadır. Türkiye'de deneysel uygulamaların gerçekleştirildiği şehirler açısından meta-analize dâhil edilen çalışmalar incelendiğinde, Ankara ili akademik başarı ve tutum açısından en fazla çalışma yapılan yer olarak görülmektedir. Meta-analize dâhil edilen çalışmalar gerçekleştirildikleri ülkelere göre incelendiğinde ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) akademik başarı açısından; Pakistan da tutum açısından en fazla çalışma yapılan ülkeler olarak belirlenmiştir. Meta-analize dâhil edilen deneysel çalışmalar uygulama süreleri açısından incelendiğinde, Türkiye'de çalışmaların genellikle 1-4 hafta arası uygulandığı; buna karşın yurtdışı çalışmalarda ise deneysel uygulamaların 5-6 haftalık sürece yayıldığı belirlenmiştir. Araştırmada, Cohen (1988) tarafından geliştirilen sınıflandırma esas alınmıştır ve bu sınıflandırmaya göre bulunan bu etki büyüklükleri, akademik başarı bakımından Türkiye için geniş; yurtdışı çalışmalar için ise orta düzeyde bir etki büyüklüğünü ifade etmektedir. Meta-analize dâhil edilen yurtiçi ve yurtdışı çalışmaların % 96,55'inin pozitif etki büyüklüğüne sahip olduğu belirlenmiştir. Tutum açısından bakıldığında ise, meta-analize dâhil edilen çalışmaların genel etki büyüklüğü Türkiye için E.B.=0,512; yurtdışı için ise E.B.=0,775 olarak bulunmuştur. Bu değerlerin ikisi de Cohen'in (1988) sınıflandırmasına göre orta büyüklükte bir etki değeridir. Bu sonuç, probleme dayalı öğrenme anlayışının öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarını klasik müfredat uygulamalarına kıyasla Türkiye için % 40; yurtdışı için ise % 58 oranında artırdığı anlamına gelmektedir. Araştırma sonucunda meta-analiz çalışması gerçekleştirmeyi düşünen araştırmacıların, araştırmaya daha başlamadan çok iyi planlama yapmaları, işyükünü göz önünde bulundurmaları ve güçlüklerin üstesinden gelebilmek için başka yollara sahip olmaları gerektiği önerilmiş ve meta-analize yönelik çalışmaların artırılarak devam etmesi yönünde ifadeler ileri sürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Problem Çözmeye Dayalı Öğrenme, Matematik, Akademik Başarı, Tutum, Meta-Analiz

Akademik başarıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Didar Rübeyda Kaya
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beyin temelli öğrenme kuramına yönelik tasarlanan eğitim ortamında 7. sınıf öğrencilerinin uzamsal becerilerinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, Beyin Temelli Öğrenme (BTÖ) kuramına yönelik tasarlanan eğitim ortamında öğrencilerin uzamsal becerilerindeki gelişiminin incelenmesidir. Ayrıca araştırmanın kapsamında BTÖ kuramına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerine ulaşılması amaçlanmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinden oluşan karma yöntem kullanılmıştır. Nicel bölümde ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemi ortaokul 7. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Deney grubuna BTÖ kuramına yönelik tasarlanan eğitim ortamında uygulama yapılırken; kontrol grubuyla mevcut matematik öğretim programına uyumlu ders işlenmiştir. Deney ve kontrol grubuna MGMP Uzamsal Yetenek Testi ön test-son test olarak uygulanmış, veriler SPSS 23 programında analiz edilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinden mülakat grubu belirlenmiş, uygulama süreci öncesinde ve sonrasında uzamsal becerilere ilişkin dört açık uçlu soruyla görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen verilerle öğrencilerin SOLO Taksonomisine göre gelişimi ayrıntılı olarak incelenmiştir. BTÖ kuramına ilişkin görüşlere ulaşabilmek amacıyla deney grubuna günlük tutturulmuş, uygulama sonunda mülakat grubu ve öğretmeniyle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular içerik analizi ve betimsel analiz yapılarak incelenmiştir. Çalışmanın sonunda deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin uzamsal becerileri kıyaslandığında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca mülakat grubu öğrencilerinin uzamsal görselleştirme becerileri 'İlişkilendirilmiş Yapı' SOLO düzeyine kadar yükselirken; zihinsel döndürme becerilerindeki gelişimin aynı düzeyde gerçekleşmediği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin ve uygulama öğretmeninin BTÖ kuramına yönelik olumlu görüşlerine ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Beyin Temelli Öğrenme, Uzamsal Beceri, SOLO Taksonomisi

Beyin odaklı öğretimOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+2
Kübra Ada
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ölçünlü Türkiye Türkçesini okulda öğrenen çocukların okuma yanlışlarını düzeltemede ve onları akıcı okumaya ulaştırmada tekrarlı okuma yaklaşımının etkisi

Teknolojinin hızla ilerlemesi sonucunda bilginin bireyler tarafından algılanması, içselleştirilmesi ve başka bireylere aktarılması her geçen gün önemini artırmaktadır. Fakat toplumlar ne kadar gelişirlerse gelişsinler bilginin bireylere sunumu ve sunulan bu bilgilerin bireyler tarafından alınmasında değişmeyen bir unsur vardır: Okuma. Okumanın önemi yıllar geçtikçe artmaktadır. Eskiden resmi evraklara adını yazıp parmak basmak veya gelen mektupları okuyabilmek okuma olarak kabul edilirken günümüzde basit bir insanın bile yaşamını sürdürebilmesi için bunlardan çok daha karışık olan faaliyetleri yerine getirmesi gerekmektedir. Okuma yazma eğitiminde benzer süreçlerden geçmelerine rağmen bireylerin bir kısmı akıcı okumaya geçerken bir kısmı geçememektedir. Bu durumda da okuma güçlüğü problemi ortaya çıkmaktadır. Okuma güçlüğü yaşayan bireylerin okuma sırasında yaptığı bir takım sesli okuma hataları vardır. Sesli okuma sırasında yapılan hatalar 7 grupta toplamıştır. Bunlar: atlama, ekleme, tekrar, ters çevirme, telaffuz, duraklama, yanlış okuma şeklinde sıralanabilir. Okuma güçlüğüne neden olan faktörler genel olarak, Fiziksel Faktörler (görsel faktörler, işitsel faktörler, konuşma bozuklukları, zekâ geriliği, nörolojik sorunlar), Duygusal, Çevresel ve Eğitimsel Faktörler ve Bilişsel Faktörler olmak üzere 3 ana başlık altında toplanmıştır. Bunların dışında evde iki dil konuşulması ya da vatandaşı olunan ülkenin "ana dil"inin konuşulmaması da okuma öğrenimini geciktiren nedenlerdendir. Evde iki dil konuşmak, çocuğun ifade gücünü zayıflattığı gibi, kelime dağarcığının zenginleşmesini de engellemektedir. Evde ana dilden farklı bir dil konuşmak da çocuğun ana dilde ifade gücünü olumsuz etkileyecektir. Bu çalışma günlük yaşamda başka bir dil ile iletişim kurup, Ölçünlü Türkiye Türkçesini okulda öğrenen çocukların okuma sırasında yaptıkları hatalarını azaltmayı ve okuduklarını anlama düzeylerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel araştırma modelini kullanmıştır. Çalışma Van'ın Çatak ilçesi Işınlı Köyü Elmacı mezrasında bulunan bir köy okulunda 4. sınıfa devam etmekte olan 5 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmaya dâhil olan öğrencilerle üç değerlendirme yapılmış ve çalışmanın verileri buradan elde edilmiştir. Bu değerlendirmeler; ön değerlendirme, süreç değerlendirmesi ve süreç sonu değerlendirmesidir. Değerlendirmeler sırasında öğrencilerin okumaları ses kayıt cihazı ile kaydedilmiş, daha sonra bunların dökümleri yapılmıştır. Ayrıca değerlendirme metinleri dışındaki metinlerle tekrarlı okuma çalışmaları yapılmıştır. Dökümleri yapılan veriler hata analiz envanterine göre incelenmiş ve öğrenci gelişimleri grafikler halinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda Ölçünlü Türkiye Türkçesini okulda öğrenen ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sesli okuma hatalarını düzeltmede ve okuduklarını anlamalarını sağlamada tekrarlı okuma yaklaşımının faydalı olduğu görülmüştür. Çalışmanın başında endişe düzeyinde olan iki öğrencinin okuma seviyeleri öğretim seviyesine çıkmıştır. Bir öğrencinin öğretim düzeyinde olan okuma seviyesi, serbest düzeye yükselmiştir. İki öğrenci de öğretim düzeyinde başladıkları okuma uygulamalarını yine öğretim düzeyinde tamamlamışlardır. Fakat okuma seviyelerinde değişim olmayan bu iki öğrencinin hata analiz envanterinden aldıkları toplam puanlar önemli ölçüde artış göstermiştir. Yine Ölçünlü Türkiye Türkçesini okulda öğrenen çocukların uygulamalar sonucunda gösterdikleri gelişim, bu çocukların Türkçeye olan yatkınlıklarını önemli ölçüde ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Sözcükler: Tekrarlı Okuma, Ana Dili Okulda Öğrenme, Okuma Stratejileri, İki Dillilik

OkumaOkuma akıcılığıOkuma-anlama+5
Alper Pircioğlu
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersinde senaryo tabanlı öğrenme yöntemi ile kavram öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve öğrenme kalıcılığına etkisi

Birey, toplum ve doğa üçgeninde oluşturulan Hayat Bilgisi dersinin önemli bileşenlerinden biri kavramlardır. Kavramları doğru bir şekilde öğrenmenin gerekliliği ile senaryo tabanlı öğrenmenin hayatın içinden gelen öğrenme ortamları birleştirildiğinde çalışmanın temel paradigması kendini göstermektedir. Araştırmanın amacı, ilkokul 3.sınıf öğrencilerinde Senaryo Tabanlı Öğrenme yönteminin Hayat Bilgisi dersi kavram öğrenme başarısına, öğrenilen kavramların kalıcılığına ve öğrencilerin derse yönelik tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırma yarı-deneysel desende gerçekleştirilmiş, çalışma grubunun belirlenmesinde tipik durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı Trabzon ili Yıldızlı Toki ilkokulu 3.sınıfında öğrenim gören deney (21) ve kontrol (22) grubu toplam 43 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla, Kavram Yanılgıları Belirleme Formu (KYBF), Kavram Başarı Testi (KBT), Hayat Bilgisi Tutum Ölçeği (HBTÖ) ve Kavram Kalıcılık Testi (KKT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgular .05 anlamlılık düzeyinde sınanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgular, senaryo tabanlı öğrenmenin meteoroloji, tahmin, grafik ve cumhuriyet kavramları özelinde kavram öğrenme başarısı ve kavram kalıcılığına manidar düzeyde etki yaptığını göstermiştir. Ayrıca yöntemin Hayat Bilgisi dersine yönelik tutuma anlamlı ölçüde etkisi olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Senaryo Tabanlı Öğrenme, Kavram Öğretimi, Hayat Bilgisi

Akademik başarıHayat bilgisiKalıcılık+6
Tamer Ceylan
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kutadgu Bilig'de değerler öğretimi

Değerler, bireyin topluma uyumunu sağlar ve kuşaktan kuşağa aktarılarak toplumları ayakta tutar. Bu çalışmada, eğitimcilerin en önemli görevlerinden olan değerleri aktarmaya yardımcı olması amacıyla, değerler öğretimi üzerinde durulmuştur. Türk-İslam tarihi ve edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan ve Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig adlı eserde, devlet yöneticisinin ve yönetilenlerin kazanmaları gereken değerlerin neler olduğu, bu değerlerin nasıl öğretildiğinin araştırıldığı bu çalışmada yöntem olarak nitel yöntem, araştırma deseni olarak da doküman analizi ve betimsel analiz desenleri benimsenmiştir. Analizlere ilişkin bulgular şu şekilde özetlenebilir: 1-Adaletli olmak, doğruluk, bilgili olmak, bilgi ile yönetmek, cömert olmak, çalışkan olmak, anlayışlı olmak, sözünü bilerek konuşmak, faydalı olmak, ileri görüşlü olmak, mütevazı olmak, göreve liyakat sahibi kişileri getirmek, ataya saygılı olmak ve atasözü dinlemek öne çıkan değerlerdir. 2-Yusuf Has Hacib çocukların anne-babaları tarafından, kız-erkek ayrımı yapılmadan erken yaşlarda eğitilmesi gerektiğini anlatmıştır. 3-Yusuf Has Hacib değerleri ayrı ayrı öğretmek yerine birbirleriyle ilişkilendirerek öğretmiş, açık ve anlaşılır dil kullanımı tavsiye etmiştir. 4-Öğretim esnasında sembollerden, edebi sanatlardan, değerlere uygun atasözlerinden ve Türk devlet adamları ve hükümdarlarının sözlerinden, dini motiflerden faydalanmıştır. 5-Yusuf Has Hacib değerleri öğretirken değer telkini, değer belirginleştirme, değer analizi yaklaşımlarını benimsemiş; düz anlatım, örnek olay, tartışma yöntemlerini kullanmış ve soru-cevap, doğaçlama tekniklerini işe koşmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Öğretimi, Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacib.

DeğerlerDeğerler eğitimiKutadgu Bilig+3
Gülsen Zelal Birkan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının mesleki değerlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Değişen yaşam şartları, gelişen teknoloji, yenilenen toplumlar beraberinde birçok etkileşim meydana getirmektedir. Bilgi hızla çoğalırken toplumun mesleki değer sistemi de bu değişim ve süreklilikten etkilenmektedir. Hemen her meslek grubunda olduğu gibi öğretmenlerin de iş ve çalışma ortamlarında mesleki değerler oldukça önemlidir. Her yönüyle değişen ve gelişen yaşam ve çalışma ortamlarında mesleki değer konusu daha da bir önem arz etmektedir. Bilginin, değerin aktarılmasında en önemli paya sahip olan öğretmenlerin de kuşkusuz mesleki değerleri oldukça önemlidir. Öğretmen adaylarının yetiştirilmesinde, en güçlü mesleki değer kazanımlarına sahip öğretmenler olarak mesleğe başlamaları hedeflenmelidir. Bu minvalde çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının mesleki değerlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, aynı olguya ilişkin nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma desen benimsenmiştir. Araştırmada nicel veriler, Giresun Üniversitesi sınıf öğretmenliği programına devam eden 4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Nitel veriler ise, Giresun merkez ilçesindeki 2016-2017 eğitim-öğretim yılında ilkokullarda görev yapan ve staj öğrencisi bulunan 29 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Araştırmada nicel verileri toplamak amacıyla Tunca (2012) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleki Değerler Ölçeği"(ÖMDÖ) kullanılmıştır. Nitel verileri ise, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanılmıştır. ÖMDÖ'nün yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla açımlayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde frekans, yüzde, bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi; nitel verilerin analizinde ise içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Sınıf öğretmeni adayları, ÖMDÖ'nün sonuçlarına göre mesleki değerlere sahip olma konusunda kendilerini yüksek düzeyde mesleki değerlere sahip olarak algıladıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının, cinsiyet, yaş, üniversite tercih sırası, üye olunan öğrenci topluluğu, öğretmen olmayı isteme, mesleki değerlerle ilgili yayın takip etme ve okuduğu kitap türüne ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır. Araştırmanın nitel sonuçlarına ilişkin veriler incelendiğinde öğretmenlerin mesleki değerleri; Öğretmen olma özellikleri, sevgi, donanım, tarafsızlık, dış görünüş olarak algıladığı belirlenmiştir. Öğretmenler mesleki değerlere etki eden unsurların öğretmen, çevre, aile, öğrenci, yönetim, maliyet olduğunu bildirmişlerdir. Öğrencilere mesleki değerleri kazandırmada üzerlerine düşen görevleri "örnek olmalı(rol model olmalı)", "yönlendirmeli(rehber olmalı)", "öğretici olmalı", "motive etmeli", "sorumluluk vermeli", "uygun ortamı hazırlamalı", paylaşımda bulunmalıdır. Öğretmen adaylarının mesleki değerlere sahip olma ve uyma durumu ise, araştırmaya katılanlarca yetersiz bulunmuştur. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak mesleki değerlerin kazandırılmasına ilişkin hizmet içi eğitimlerin verilmesi, mesleki değerlere etki eden unsurlara iyileştirilme yapılması, hizmet öncesi eğitimde mesleki değerlere ilişkin çalışmalar yapılması önerilmiştir.

Aday öğretmenlerDeğerlerMesleki değer+4
İsmet Eryılmaz
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin dijital oyunlara yönelik algılarının incelenmesi

Bu çalışma ilkokul öğrencilerinin dijital oyunlara yönelik algılarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunu, Erzurum ili merkezinden 4 ilkokuldan, 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile 389 çocuk oluşturmaktadır. Çalışma, nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmada ilkokul öğrencilerinin dijital oyun oynama durumları ve algılarını incelemek üzere 21 maddelik anket oluşturulmuştur. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, öğrencilerdeki bağımlılık durumu ile dijital oyunlardan etkilenme arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Dijital oyundan öğrenciyi vazgeçirme ile öğrencilerdeki bağımlılık arasında önemli ölçüde etkisinin olduğu bulunmuştur. Yine öğrenciyi oyunlardan vazgeçirme de dikkatlerinin başka aktivitelere yönlendirilmesi ve ebeveyn denetiminin önemli ölçüde etkili olduğu belirlenmiştir. Annelerin eğitim düzeyi arttıkça, öğrencilerin dikkatlerinin yönlendirilmesi ve ebeveyn olarak çocuklarını kontrol edebilmede daha etkili oldukları saptanmıştır. Ayrıca öğrencileri dijital oyunlardan vazgeçirmeye göre cinsiyet, okul statüsü, anne ve baba eğitim düzeyleri arasında herhangi bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.

Bilgisayar oyunlarıErzurumOyunlar+3
Merve Kaya
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıfta uygulanan ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarı, dijital okuryazarlık ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Günümüzde eğitim ortamlarında teknolojinin kullanımı hızla artmakta ve bu durum, öğrenci merkezli, bireyselleştirilmiş öğretim yaklaşımlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu bağlamda, Ters Yüz Öğrenme Modeli gibi çağdaş öğretim modellerinin sınıf içi uygulamaları giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf fen bilimleri dersinde Ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarıları, dijital okuryazarlık düzeyleri ve problem çözme becerileri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ile yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Ağrı il merkezinde bulunan bir devlet ilkokulunun iki farklı 4. sınıf şubesinde öğrenim gören toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 25'i deney grubunu, 25'i ise kontrol grubunu teşkil etmektedir. Araştırmada deney grubuna dört haftalık süre ve 12 ders saati boyunca ters yüz edilmiş öğrenme modeli uygulanmış, kontrol grubuna ise aynı kazanımlar mevcut öğretim yöntemiyle işlenmiştir. Çalışmanın verileri; "Kuvvetin Etkileri Ünitesi Akademik Başarı Testi", "İlkokul Öğrencilerine Yönelik Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 25 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, ters yüz edilmiş öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını, dijital okuryazarlık becerilerini ve problem çözme becerilerini anlamlı düzeyde geliştirdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle ters yüz edilmiş öğrenme modelinin de içinde olduğu teknoloji destekli öğretim modellerinin ilkokul düzeyinde uygulanması çalışmanın öneriler arasındadır.

Ersin Yerlikaya
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde uygulanan altı şapkalı düşünme tekniğinin öğrencilerin akademik başarısına ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, altı şapkalı düşünme tekniği kullanımının öğrencilerin akademik başarısı ve problem çözme becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırmada 4. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Bilim, Teknoloji ve Toplum" ünitesine yönelik olarak altı şapkalı düşünme tekniğinin kullanıldığı etkinlikler hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Muş ili şehir merkezinde bulunan bir devlet okulunda 65 kişi 4. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada deneysel desenlerden ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma deney ve kontrol grubu olmak üzere iki şubede yapılmıştır. Deney grubu 33, kontrol grubu 32 kişiden oluşmaktadır. Uygulama öncesinde altı şapkalı düşünme tekniğine yönelik olarak hazırlanan etkinlikler haftada 3 ders saati kullanılarak 5 hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırma verileri Şenyurt (2022) tarafından geliştirilen "Bilim, Teknoloji ve Toplum ünitesi başarı testi" ile Serin, Bulut Serin ve Saygılı (2010) tarafından geliştirilen "İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" ile elde edilmiştir. Araştırmada ulaşılan veriler bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; altı şapkalı düşünme tekniği kullanılan deney grubu öğrencilerin başarı düzeylerinin olumlu etkilendiği, mevcut programdaki yöntem ve tekniklerin kullanıldığı kontrol grubu başarısında ise anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra altı şapkalı düşünme tekniğinin mevcut programdaki yöntem ve tekniklere göre başarıyı artırmada daha etkili olduğu görülmüştür. Altı şapkalı düşünme tekniği problem çözme becerilerine olan etkisinde anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Deney grubuna uygulanan kalıcılık testi ve son test puanları karşılaştırıldığında ise altı şapkalı düşünme tekniğinin problem çözme becerilerine zamanla olumlu yönde etki ettiği yorumu yapılabilir. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğrenci başarısını artırmak için sosyal bilgiler ve diğer derslerde altı şapkalı düşünme tekniğine daha sık yer verilmesi ve farklı kademelerde kullanılması önerilmektedir.

Hüseyin Tanrıver
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00