Dokuz Eylül University
Discipline

Toplam Kalite Yönetimi Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Dokuz Eylül University

27

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

27 Theses
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemisinin İzmir ilindeki tüketicilerin online alışveriş üzerine etkisinin değerlendirilmesi

2019 yılında Çin'in Vuhan kentindeki bir hayvan pazarında ortaya çıkan bu yeni hastalık, 2019 yılında çıkmasıyla adı COVID-19 olarak adlandırıldı. Bu yeni pandemi, kişilerin temel alışkanlıklarıyla beraber sadece sosyalleşme faaliyetlerinde değil, tüketim alışkanlıklarının da değişmesine sebep oldu. Hastalığın kalabalık ortamlarda solunum yolu ile bulaştığı açıklamasından sonra sosyal teması en aza indirebilmek için kısıtlamalar kondu. Bu kısıtlamalar da dijital – yeni nesil- platformlara ivme kazandırmıştır. Dijital alışveriş platformları, fiziksel mağazanın akıllı mobil, bilgisayar gibi internetten alışveriş imkânı sağlamaktadır. Bu çalışmada bu platformların, İzmir ilindeki tüketicilere pandemi öncesi ve sonrasında alışkanlıkları üzerindeki etkisini incelemekteyiz. Sonuçlarda, tüketiciler üzerindeki alışkanlık değişiminin tespiti, kullanılan platformun demografik oranının nasıl değiştiğini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, tüketicilerin alışveriş platformunda harcadıkları süre, alışveriş yapma sıklığı gibi motivasyon faktörlerinin arasındaki farkı analiz etmektedir.

Selin Can
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi cihaz mevzuatı değişikliği ve yeni yasal yükümlülükler

AB Komisyonu tarafından tıbbi cihazlara ilişkin hazırlanan 2017/745 (MDR) sayılı Tıbbi Cihaz Regülasyonu Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak 25.05.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 26.05.2021 tarihinden beri geçerlidir. Bu bağlamda ilgili tıbbi cihaz tüzüklerinde imalatçı, ithalatçı ve dağıtıcılara yönelik birçok yeni yükümlülükler tanımlanarak sınıflandırma, uygunluk değerlendirme rotaları, klinik değerlendirme, tekil cihaz takibi gibi konularda yeni düzenlemeler ve güncellemeler yapılmıştır. Yeni düzenleme doğrultusunda tıbbi cihazların sınıflandırılma kurallarında değişiklik olup olmadığı, cihaz tanımı ve spesifikasyonları, imalatçı tarafından temin edilecek bilgiler, tasarım ve imalat bilgileri, genel güvenlilik ve performans gereklilikleri, fayda-risk analizi ve risk yönetimi, klinik değerlendirme, ürün doğrulama ve validasyon bilgilerini içeren teknik dokümantasyonun tekrar hazırlanması gerekmektedir. Bu tez çalışması ile yeni tıbbi cihaz regülasyonundaki önemli değişiklikler hakkında bilgi verilerek tıbbi cihaz üreticileri için faydalı olabileceği düşünülen kontrol listeleri hazırlanmıştır. Böylelikle üreticiler için mevzuat değişikliği sürecinde aydınlatıcı bir kaynak oluşturulması hedeflenmiştir.

Emine Kaya
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerde ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının değerlendirilmesi

Kuruluşlar rekabet ortamında hayatta kalabilmek için sürekli olarak gelişime açık olmak zorundadır. Bu gelişimi sağlayabilmek için pek çok kuruluş Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Yalın Üretim gibi kalite yönetimi yaklaşımlarını kullanmaktadır. Bunlardan TKY yaklaşımını hayata geçirmenin en yaygın yolu ise ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi şartlarını uygulamaktır. İlk kez yayınlandığı 1987 yılından sonra ISO 9001 standardı, 2015 yılında yapılan güncellemeler ile en son haline getirilmiştir. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, ölçeğinden ve çalışma şeklinden bağımsız olarak tüm işletmelere uygulanabilecek bir yapıda hazırlanmıştır. Büyük ölçekli işletmelerin yanı sıra, sağladığı faydalar nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) de bu sisteme olan ilgisi artmaya devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, özellikle en son sürümüyle gelen yenilikler (örneğin, risk temelli düşünme) çerçevesinde, ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sisteminin KOBİ'lerde ne derece etkin uygulandığını araştırmak ve sistemin uygulanmasına yönelik zayıf alanlar ve başarı faktörlerini ortaya koymaktır. Çalışmada KOBİ'lerin kalite yönetim sistemine neden ihtiyaç duyduklarının açıklanması ve uygulama başarısını artırmak için yapılabilecek iyileştirmelere yönelik önerilerin geliştirilmesi de hedeflenmiştir. Çalışmada, Kayseri ilinde ticari alanda faaliyet gösteren 22 KOBİ'de ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi uygulamaları incelenerek, standarttaki yeni kavram ve konulara uyum sağlama durumları, karşılaştıkları uygunsuzluklar ve uygulamada yaşadıkları zorluklar özelinde değerlendirilmeler yapılmıştır. Bu kapsamda yapılan görüşmelerde yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış soru formu aracılığı ile elde edilen farklı türde veriler, tanımlayıcı istatistikler ve içerik analizi yöntemi ile bulgulara dönüştürülmüştür. Çalışmada ISO 9001:2015 sürümü ile gelen yeni kavram ve konular temelinde, özellikle "kurumsal planlama ve stratejik yönelim", "süreç riskleri", "ürün ve hizmetlerle ilgili riskler", "dışarıdan tedarik edilen süreç, ürün ve hizmetin kontrolü ile ilgili riskler" gibi yeni konuların KOBİ'lerde ne derece uygulandığı PUKÖ döngüsü temelinde ve kanıtlarıyla sorgulayacak şekilde detaylı olarak ele alınmıştır. KOBİlerin bu değişikliklere uyumu açısından firma ölçeğine göre farklılaşan uygulamalar görülmüştür. KOBİlerin büyüklüğü arttıkça ISO9001 standardında yapılan değişikliklere verilen tepkiler olumlu karşılanmış ve uygulamaların etkinliğinin artmıştır. Bu uygulamalar orta ölçekli firmalarda ağırlıklı olarak fayda algısı oluştururken, küçük firmalarda reklam amaçlı yapılan iş yükü ve zaman kaybı olarak algılanmıştır. Daha çok kalite yönetim sisteminde süreç yaklaşımının uygulanması, 'liderlik ve taahhüt, yet-kinlik, farkındalık, iç denetim ve risk ve fırsatları belirleme ile ilgili uygunsuzlukların yaşandığı gözlenmiştir. KOBİ'lerin uygulamalarda yaşadıkları zorluklar açısından ise, ISO 9001 standardındaki kavramların kişilerce farklı yorumlanabilmesi, çok fazla dokümantasyon gerektirmesi, çalışanların standardın önemini bilmemesi, motivasyon eksikliği, standart ile ilgili eğitimlerin yetersizliği ilk sıralarda yer almıştır. Çalışmanın, diğer araştırmacılar ve uygulayıcılar için ISO 9001 Kalite Yönetim Sisteminin KOBİ'lere yönelik çalışmaların anlaşılması ve yorumlanması açısından ümit vadeden bir kaynak olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: KOBİ, Kalite Yönetim Sistemi, ISO 9001:2015 Standardı, Risk Temelli Düşünme, İçerik Analizi.

ISO 9001:2015KOBİKalite standartları+3
Fırat Dönen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hoshin Kanri stratejik yaklaşımı ile tedarikçi kaynaklı şikayetlerin azaltılması

Giderek artan rekabet ortamı sonucu, değişen çevreyi kontrol etme ve bu değişime uyum sağlamanın önemi artmaktadır. Şirketler müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılama amacıyla sürekli iyileştirme çalışmalarına ağırlık vermektedirler. Günümüzde müşterilerin en önem verdiği konular ürün kalitesi ve hizmet kalitesidir. Müşterilerin şirketlerden beklentisi yüksek kalite, hızlı teslimat ve yeterli esnekliktir. Tüm bu beklentiler, şirketleri mallarını ve hizmetlerini rekabetçi hale getirme konusunda zorlamaktadır. Rekabet gücü kazanmanın bir yolu, üretim operasyonlarının verimliliğini arttırmak ve müşteri isteklerine göre esnekliği sağlamaktır. Bu zorluklar çeşitli iyileştirme stratejileri aracılığıyla ele alınabilir. Teslimat, yenilik ve kalite boyutları açısından müşteri memnuniyeti, toplam kalite yönetimi ve tedarik zinciri yönetimi gibi stratejilerin uygulanmasıyla sağlanabilir. Hoshin Kanri stratejik yaklaşımı yapısal bir iyileştirme çalışmasıdır. Başarılı bir kuruluşun stratejisi, içinde bulunduğu çevrenin değerlendirilmesi, tutarlı bir vizyon belirlemesi ve bunlar arasında bağlantı kurulmasıyla başlamaktadır. Aynı şekilde Hoshin Kanri, şirketin vizyonunun ve ana hedeflerinin belirlenmesi ile başlar. Şirketin pazar konumunu elde etmek ya da korumak için ihtiyaç duyduğu değişimin gerçekleştirilmesine odaklanır. Hoshin Kanri stratejik yaklaşımı, toplam kalite yönetimini bir dizi kalite kontrol teknikleri uygulamasından bütün bir metodolojiye dönüşmektedir. Yaklaşım bunu gerçekleştirdiği stratejik planlama ve politika yayılımıyla sağlamaktadır. Yapılan çalışma kapsamında Hoshin Kanri stratejik yaklaşımı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan incelemenin ardından, yaklaşım sağlık sektörü için üretim yapan bir firmanın tedarikçi kaynaklı şikayetlerinin azaltılmasında kullanılmıştır.

Hoshin KanriTedarik zinciriTedarik zinciri yönetimi+3
Cansın Hacısüleyman
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Değer akış haritalama ve bir üretim işletmesinde uygulaması

Günümüz rekabet koşulları, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri için müşteri odaklı çalışmaya zorlamaktadır. Rekabet koşulları, yenilik ve değişikliklere açık olmakla birlikte dinamik olmayı gerektirmektedir. Müşteri odaklılık ise müşteri gereksinimlerinin karşılanması ve hatta onların beklentilerinin ötesine geçebilmeyi hedefler. Bu doğrultuda, işletmeler üretim sistemlerini geleneksel üretim yerine günümüz rekabet koşullarına ayak uyduracak üretim sistemlerine göre şekillendirmeye çalışmaktadır. Bu koşullar işletmeleri, kendilerinin rekabet gücünü artıran ve müşteri odaklı çalışmalarına olanak sağlayan yalın üretim sistemi ile tanıştırmıştır. Yalın üretim, üretim süreci boyunca ürüne değer katmayan faaliyetleri israf olarak görerek ortadan kaldırmaya çalışır ve müşteri beklentisi olan değere odaklanır. İşte yalın üretim kapsamında yer alan değer akış haritalama, ürüne değer katan ve değer katmayan faaliyetlerin görülmesinde kullanılan bir tekniktir. Bu çalışmanın amacı, yalın üretim kapsamında yer alan değer akış haritalama kavramını araştırmak ve değer akış haritalama uygulamasını bir üretim işletmesinde yaparak sonuçları değerlendirmektir. Bu doğrultuda, tezin birinci bölümünde "Yalın Üretim", ikinci bölümde "Değer Akış Haritalama" konuları hakkında literatür araştırması yapılmış ve bu konuların incelemesi ilgili bölümlere yansıtılmıştır. Üçüncü bölümde yalın üretimi uygulamayan bir üretim işletmesinde, araştırma konusunun uygulaması olan değer akış haritalama, toplanan veriler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu veriler ışığında işletmenin mevcut durumu gözler önüne serilmiş ardından planlanan iyileştirme çalışmalarının sonucuna göre gelecek durum haritası çizilmiştir. İki harita arasındaki fark analiz edilmiş ve kazanımlar değerlendirilmiştir. Uygulama bölümünde yer alan mevcut durum değer haritasını incelediğinizde, geleneksel yöntemle üretim yapan bir işletmenin durumunu görebileceksiniz. İsraf ve arıza kaynaklı duruşlardan dolayı üretim akış süresinin ne kadar çok uzadığı açık bir şekilde görülebilmektedir. Uygulanan yalın üretim teknikleri ve yapılan iyileştirmeler sonrasında, israfların ortadan kalktığı, süreçlerin birbiri ile uyumlu çalıştığı ve müşteri talebi doğrultusunda değerin aktığı, gelecek durum haritası çizilebilmiştir. İşletmenin kazanımları, üretim akış süresinde % 61 ve işlem süresinde % 42 oranında iyileşmedir. Diğer iyileştirmeler tezin ilgili bölümlerinde yer almaktadır. Yapılan bu araştırma kapsamında, benzer sorunlar yaşayan işletmelere, değer akış haritalama tekniğini kullanarak sorunlarını çözmelerine, katkı sağlayacak bir örnek sunulmuştur. İşletmeler bu örneği inceleyerek, kendilerinin mevcut ve gelecek durumlarını görmelerinde, yardımcı olarak kullanabilirler.

Değer akışı haritalamaHaritalamaTam zamanında üretim+2
Mahmut Kiriş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite fonksiyon göçeriminin onlıne eğitim süreçlerine uyarlanması

Günümüzde teknoloji ve bilimin hızla gelişim göstermesi, küreselleşen dünya ve artan rekabet koşulları tüm alanlarda büyük değişimlere sebebiyet vermektedir. Bu değişimler müşteri istek ve beklentilerini etkileyerek kalite çalışmalarına yön vermektedir. Hizmet sektörü tüm sektörler gibi günümüz koşullarında hızlı bir değişime uğramaktadır. Hizmet faaliyetlerinden biri olan uzaktan eğitim faaliyetleri öğrencilere zaman, etkinlik ve verimlilik yönünden avantajlar sağlaması sebebiyle öğrenciler tarafından tercih edilmektedir. Tüm süreçler gibi uzaktan eğitim faaliyetlerinin önemli amaçlarından birisi müşteri tatminini sağlamaktır. Bu bağlamda uzaktan eğitim faaliyetlerinde kalite çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kalite Fonksiyon Göçerimi, müşteri istek ve beklentilerini karşılamak amacıyla bu talepleri tasarım hedeflerine dönüştürmeye yarayan müşteri odaklı esnek bir kalite tekniğidir. Bu doğrultuda KFG'nin uzaktan eğitim süreçlerine uyarlanması ile öğrenci memnuniyetinin sağlanması hedeflenmektedir. Tez kapsamında yapılan bu çalışmada öğrenci geri dönüşleri ve Servqual hizmet kalitesinin 5 boyut altındaki 22 değişkeni birleştirilerek 25 ifadelik öğrencilerin ihtiyaçları oluşturulmuştur. 152 öğrenciden toplanılan performans ve hedef kalite değerleri verileri bulanıklaştırılarak kalite evinin performans ve hedef skorlarının temelini oluşturmuştur. Öğretim elemanlarının görüşleri doğrultusunda ihtiyaçların öğrenci memnuniyetini arttırma derecesi irdelenerek KFG'deki öğrenci memnuniyetini arttırma derecesi kısmına dahil edilmiştir. Yapılan teknik hesaplamalar ile teknik gereksinimlerin önem puanları hesaplanmıştır. Bulanık değerler durulaştırılmış ve teknik gereksinimler önceliklendirilerek çalışma tamamlanmıştır. Çalışma, bulanık tabanlı KFG yaklaşımının uzaktan veya online eğitim süreçlerine uyarlanması ile elde edilen sonuçlara bakıldığında, uzaktan eğitim sisteminde ders sonlarında mevcut dersin değerlendirme bölümünün konulması, öğretim elemanlarına uzaktan eğitim sisteminde sunum ve anlatım teknikleri üzerine dersler verilmesi ve uzaktan eğitim sisteminde canlı yardımın verilmesi teknik gereksinimleri seçilmiş ve sistemin iyileştirilmesi konusunda yapılacak çalışmaların bu teknik gereksinimler üzerinden başlaması tavsiye edilmiştir.

Bulanık mantıkEğitim hizmetleriKalite evi+3
Recep Karagöz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamı kalitesi ve iş-yaşam dengesi ilişkisinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, çalışma yaşamı kalitesi ile iş-yaşam dengesi arasındaki ilişki Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesine kayıtlı Makina, Endüstri ve Mekatronik mühendisleri örneklemi açısından ele alınmıştır. Çalışmada ayrıca, söz konusu mühendislerin çalışma yaşamı kaliteleri ve iş-yaşam dengesi algılarının, demografik özelliklerine göre (yaş, cinsiyet, medeni, durum, deneyim, pozisyon) farklılaşıp farklılaşmadığı araştırmıştır. Çalışmada biri çalışma yaşamı kalitesi ölçeği, ikisi iş-yaşam dengesi ölçeği olmak üzere üç ölçeğin esas alındığı, 37 maddelik bir anket formu kullanılmıştır. Ankette kullanılan ölçeklerin birincisi Sirgy, vd. (2001) tarafından geliştirilen ve Taşdemir-Afşar (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan 16 maddelik Çalışma Yaşam Kalitesi ölçeğidir. Ölçeklerin ikincisi Netemeyer vd. (1996) tarafından geliştirilen, Efeoğlu (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 10 maddelik İş-Yaşam Dengesi ölçeği ve üçüncüsü Apaydın (2011) tarafından geliştirilen 11 maddelik İş-Yaşam Dengesi ölçeğidir. Çalışmada çalışma yaşamı kalitesi ile iş-yaşam dengesi arasında bir ilişki olup olmadığına bakılmış; yapılan analizler sonucunda iş-yaşam dengesi algısının, çalışma yaşamı dengesi algısı ile ilişkili olduğu ve iş-yaşam dengesi algısının çalışma yaşamı kalitesini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ele alınan demografik özelliklere göre ise çalışma yaşamı kalitesi ve iş-yaşam dengesi algıları üzerinde farklılık olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimler: Çalışma Yaşamı Kalitesi, İş-Yaşam Dengesi.

Ölçeklerİş hayatıİş hayatı kalitesi+1
Serim Elif Özarı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kamu yayıncılığında hizmet kalitesinin iyileştirilmesinde müşteri (Vatandaş) odaklılık; Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) uygulaması

Türkiye'de kamu yayıncılığında tek kurum olan TRT, hizmete girdiği ilk dönemde standart bir yayın politikası izliyordu. Özel sektörün yayıncılık alanına dahil olmasıyla kamu yayıncılığı da rekabetin bir parçası haline gelmiştir. Bu dönem itibariyle standart yayın politikası bırakılmış, özel sektör yayıncılığında olduğu gibi hizmet kalitesine yönelik müşteri odaklı bir yayın politikası uygulanmaya başlamıştır. Özel ve kamu yayıncılığına sosyal medyanın gelişmesiyle beraber internet üzerinden küresel yayıncılık yapan dizi-film sektörü de rekabete dahil olmuştur. Kamu yayıncılığında hizmet kalitesinin iyileştirilmesi müşterinin beklentilerine yönelik bir yayın politikası ile sağlanmıştır. Bu çalışmada TRT'nin müşteri (vatandaş) odaklı hizmet kalitesi iyileştirmeleri incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı TRT'nin müşteri odaklı hizmet kalite iyileştirmelerinde nasıl bir yayın süreci izlediğini ortaya koymaktır. Çalışmanın birinci bölümünde; kalite kavramı, hizmet kalitesi kavramı, hizmet kalitesi özellikleri ve boyutları açıklanmıştır. İkinci bölümünde ise; Türkiye'de kamu yayıncılığı, kamu örgütlerinin kuruluşu, yönetimi, kamu yayıncılığında kalite yaklaşımı ve kamu yayıncılığında uygulanan metotlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntem ve analizine yer verilmiştir. v Nitel araştırma yöntemi ile elde edilen verilerin analizinde doküman analiz ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. RTÜK ve TRT'ye ait doküman, belge, rapor ve bülten gibi kaynaklar doküman analiz tekniği ile incelenmiştir. TRT'nin idari birimlerde görev yapan 5 farklı ilden 10 katılımcı ile görüşme sağlanmıştır. Araştırma verileri mülakat formu aracılığıyla toplanmış, elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; TRT'nin hizmet kalitesi uygulamalarının müşteri odaklı olduğu, hizmet kalite uygulamalarının geliştirmeye açık yönlü, sürekli iyileştirme ve toplam kalite yönetim çalışmalarının ise iyileştirmeye açık yönlü olduğu bulgulanmıştır. Müşteri odaklı hizmet kalite anlayışında TRT'nin diğer yayın kuruluşları ile rekabete uyumlu olduğu ve müşteri kalite beklentilerini karşılayan bir hizmet kalitesi sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: TRT, Televizyon, Radyo, Kamu Yayıncılığı, Hizmet Kalitesi.

Hizmet kalitesiKamu yayıncılığıMüşteri odaklılık+7
Fuat Karakoyun
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Veri kalitesinde eksik veri sorunlarının derin öğrenme yöntemi ile çözülmesi: Üretici çekişmeli ağlar ile bir uygulama

Büyük veri analizi ve makine öğrenimi algoritmaları alanında yapılan devrim niteliğindeki gelişmeler, bankacılık, finansal hizmetler, varlık yönetimi, yiyecek-içecek ve e-ticaret gibi endüstrilerin iş stratejilerini değiştirmiştir. Bu işletmelerin veriye dayalı karar alma stratejileri rekabet edebilirliklerini artırırken bazı yeni problemlerle karşılaşmalarına neden olmuştur. İşletmelerin verileri kullanırken karşılaştığı en yaygın problemlerden biri veri setlerinde eksik verilerin bulunmasıdır. Eksik veri problemi veri kalitesini etkileyen önemli unsurlardan birisidir. Araştırmanın amacı, veri kalitesini etkileyen eksik veri problemlerini çözmek için uygun yönteminin seçilmesi ve şarap üreten işletmeler için eksik veri problemleri karşısında başvurabilecekleri bir rehber oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda uygulama, şarap kalitesi isimli veri setinde eksik değerler oluşturularak elde edilen yeni veri seti üzerine yapılmıştır. Bu bağlamda türevlenebilir üretici model deneysel olarak eksik veri tamamlamada kullanılmıştır. Üretici çekişmeli atama ağları (GAIN- Generative Adversial Imputation Networks) türevlenebilir üretici modeller sınıfını temsil etmektedir. GAIN modelinin performansı geleneksel yöntemlerden karar ağaçları, çoklu atama, beklenti maksimizasyonu ile kıyaslanmıştır. Ayrıca GAIN modelinin wasserstein ayarıyla geliştirilmiş versiyonu wasserstein üretici çekişmeli atama ağları (WGAIN-Wasserstein Generative Adversial Imputation Networks) algoritması tanıtılmıştır. Algoritmanın değerlendirilmesi orijinal veri seti ile tamamlanmış veri seti değerleri arasındaki farklar hesaplanarak yapılmıştır. RMSE değerlendirme kriteri bunun için kullanılmıştır. Ampirik bulgular, GAIN algoritmasının özellikle WGAIN algoritmasının her eksiklik mekanizmasında ve %10' dan % 50 ye varan eksiklik oranlarında en başarılı performansı gösterdiği tespit edilmiştir. Şarap üreten işletme ölçeğinde eksik veri probleminin çözüm aşamaları anlatılmış en uygun yöntem olan WGAIN algoritmasının tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Analiz, eksik veri çözümleme yöntemleri arasında kullanımı Türkçe kaynaklarda nadir bulunan, GAIN yer verilmiş olmasından ötürü önemlidir.

Derin öğrenmeEksik veriKayıp veri teknikleri+3
Şevhat Doger
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde sosyal sorumluluk olgusu: SA 8000 standardı kapsamında bir inceleme

Sosyal sorumluluk kavramı, tüketicilerin ve işletmelerin daha iyi bir dünya için eğitime, sağlığa, yoksulluğa, çevreye ve benzeri sosyal konulara yönelik ortak bir noktada buluşmasını sağlamaktadır. Bu kavramın önemi ve uygulama alanı günden güne artmaktadır. Sosyal sorumluluk, kurumun kendi çıkarları doğrultusunda amaç ve hedeflerine ulaşmağa yönelik faaliyetler zamanı, etik değerleri hesaba katması ve aynı zamanda örgütün tüm varlıklarını bir parçası olduğu toplumun refahını artırması yönünde kullanması diye tanımlanmaktadır. Bu gün sosyal sorumluluk, işletmelerin arasında gelecek için umut veren ve daima kazananın toplum olacağı bir yarış haline gelmiştir. Burada önemli olan ise işletmelerin kıt kaynakları doğru bir şekilde değerlendirerek, hedefledikleri sosyal faydaya ulaşabilmektir. Önemli olan bu kaynaklarla düzenlenen sosyal kampanyaların başta tüketiciler olmak üzere tüm paydaşlara yararlı olacak biçimde kullanılmasıdır. Bu doğrultuda işletmler içinde bulunduğu çevrenin beklenti ve ihtiyaçlarını gidermek için sosyal sorumluluk temelli stratejik adımlar atmalıdırlar. İşletmelerin, sosyal sorumluluğa yönelik faaliyetlerine önem vermesi kendileriyle beraber toplumu da olumlu bir şekilde etkilemektedir. Sosyal sorumluluk toplumun refahını yükselten yükümlülüklerin kabullenilmesi olarak tanımlanmaktadır. İşletmeler, toplumun sorunlarını belirleme ve bu sorunlara yönelik çözüm bulup, çalıştıkları zaman toplumun yaşam seviyesini yükseltmektedirler. Küreselleşme sonucu çok uluslu işletmelerin faaliyetlerinden sorumlu tutulmasına yönelik bir takım çabalar gerçekleşmiş ve bunun sonucu olarak ta çeşitli uluslararası kuruluşlar bu konuya odaklanmışlardır. Bu kuruluşların, sosyal sorumlulukla ilgili olası sorunların çözümünde devletlerin tek başına yetersiz kalmaları ve küresel düzeyde düzenlemeler yapan , kararlar veren bir sistemin olmaması devletler, tüketici örgütleri, sendikalar, kurumlar, uluslararası dayanışma örgütleri gibi türlü kuruluşların iş dünyasındaki faaliyetlerini belirli kurallara dayanarak gerçekleştirmesini amaçlayan çalışmalar yapmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çalışmalar uluslararası insiyatifleri, KSS ile ilgili standartları ve KSS endekslerini kapsamaktadır. Bu çalışmalar içinde en çok kabul göreni ve uygulananı SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı'dır. SA 8000 standardı stratejik bir bakış açısı geliştirebilme becerisi ve ölçülebilir bir değer sistemi oluşturabilmesi açısından kurumsal sosyal sorumluluk için çok önemlidir. Bu çalışmada işletmelerde sosyal sorumluluk konusu ele alınmış, sosyal sorumluluğun toplam kalite yönetimi ile ilşkisi açıklanmış ve sosyal sorumluluğun uygulanması SA 8000 standardı kapsamında incelenmiştir.

Kurumsal sosyal sorumlulukSA 8000Sosyal sorumluluk+3
Tabrız Khalılov
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane çalışanlarının yemek kalitesi algısını etkileyen faktörler

Hastanelerde sunulan yemek hizmetleri yatan hastaların tedavilerinin önemli bir parçasıdır. Yemek hizmetleri diğer taraftan hastane çalışanlarının motivasyonunu da etkilemektedir. Bu nedenle hastane çalışanlarına sunulan yemek hizmetlerinin kalitesi ve çalışanların algısı büyük önem taşımaktadır. Hastanelerin çalışanların iş yaşamı kalitesini artıracak ve onların motivasyonuna olumlu etkide bulunacak yemek hizmetleri alabilmesi bu hizmetin kalitesine ilişkin bir tanımlama yapmasını gerektirmektedir. Bu tanımlama ulusal ve uluslararası gıda standart ve düzenlemeleri yanında çalışanların kalite algısını da dikkate alan bir tanım özelliği taşımalıdır. Hastanelerde yemek hizmet kalitesinin ifade edilen türde bir tanımının yapılması için çalışanların yemek kalitesi algısını etkileyen faktörlerin belirlenmesi kritik değer taşımaktadır. Bu nedenle hastane çalışanlarına sunulan yemek hizmetlerinin kalitesinin belirlenmesinde iki önemli paydaş olan hastane yöneticileri ve yemek hizmetlerini sağlayan işletme yöneticilerinin de yaklaşımları dikkatle ele alınmalıdır. Hastane çalışanlarına sunulan yemek hizmetleri kalitesinin böylesi bütüncül bir perspektifle belirlenmesi çalışanların algıları açısından olumlu olacak biçimde ciddi bir katma değer yaratılmasına rehberlik edecektir. Çalışmanın amacı hastanelerde çalışanlara sunulan yemek hizmetleri kalitesinin çalışanlar tarafından algılanmasını etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu amaçla nitel araştırma yöntemi kapsamında durum çalışması yapılmıştır. Bütüncül tekli durum deseninin kullanıldığı çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Çalışmanın örneklemini İzmir ilinde dış kaynak yemek hizmeti alımı yapan kamuya bağlı bir eğitim araştırma hastanesinin kolayda örneklem yöntemi ile belirlenen 47 çalışanı oluşturmaktadır. Ayrıca yemek hizmetleri kalitesi konusundaki görüş ve yaklaşımları belirlemek için hastanenin 4 ve yemek firmasının 3 yöneticisi ile de yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma bulguları, yemek kalitesine etki eden faktörlerin; yemeklerin hazırlanmasında kullanılan gıda malzemelerinin kalitesi, hijyeni ve tazeliği, nasıl pişirildiği, sunulan yemeklerin lezzeti, görünümü, porsiyon büyüklükleri, besin/kalori değerleri, yemeklerin sunumunda kullanılan araç gereç gibi fiziksel malzemenin temizliği, yemek hizmet sektöründe ki personelin mesleki özellikleri ve deneyimi gibi faktörler olduğunu göstermiştir. Bu faktörlerin hastane çalışanlarının yemek kalitesi algısını etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalite Algısı, Hastane İşletmeleri, Yemek Hizmetleri Kalitesi, İç Müşteri Tatmini.

Gıda kalitesiHastanelerKalite+5
Elif Akbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamında kurulan etkili iletişimin çalışanların iş ve yaşam kaliteleri üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma

Bu çalışma, örgütsel iletişimin iş yaşam kalitesine etkisini Azeri çalışanlar özelinde ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Toplam 183 Azeri katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmada İş Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Örgütsel İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, erkeklerin iş yaşam kalitesinin alt boyutlarından İnisiyatif ve İletişim Kopukluğu algılarının kadınlara göre daha olumlu olduğunu, 25 yaş altındakilerin genel iş yaşam kalitesi düzeyi ile Yönetici Desteği ve İlham Verici Çalışma Ortamı algılamalarının 25 yaş üzerindekilere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca daha düşük gelire sahip olanların İnisiyatif ve İletişim Kopukluğu algılamaları daha yüksek gelire sahip olanlara göre daha olumsuzdur. 5 yıldan fazla kıdeme sahip olanların Yönetici Desteği algılamaları ise 1 yıldan faz kıdeme sahip olanlara göre daha olumludur. Örgütsel iletişime yönelik bulgularda ise erkeklerin ve 25 yaş üstündekilerin İletişim İklimi algılamalarının kadınlara ve 25 yaş altındakilere göre daha olumlu olduğu görülmüştür. Araştırmanın temel sorusunu oluşturan örgütsel iletişim ile iş yaşam kalitesi ilişkisi de incelenmiş ve örgütsel iletişim ile iş yaşam kalitesi arasında pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel iletişimin alt boyutlarından İletişim Yeterliliği ve İletişim İklimi'nin iş yaşam kalitesini pozitif, Bölümler Arası İletişim'in ise negatif etkilediği görülmüştür. İletişim Araçları ise iş yaşam kalitesini etkilememektedir. Anahtar Kelimeler: Örgüt, iletişim, örgütsel iletişim, iş yaşam kalitesi

KaliteYaşam kalitesiÖrgütsel iletişim+3
Gülnur Sultanlı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin algılamalarına dayalı ISO 9001 kalite güvence sistemindeki 2015 revizyonu üzerine keşifsel bir inceleme

Küresel bir özellik kazanan yoğun rekabet ortamında işletmeler varlıklarını sürdürebilmek ve aynı zamanda gelişimlerini sürdürebilmek için dünya pazarlarına sundukları ürün ve hizmetlerin kalitelerini korumakta ve küresel anlamda kabul görecek bir kalitede tutmakta da sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlarla baş etmek için, sahip olduğu belirli kalıplar, ortaya koyduğu sınırlamalar ve şartlar ile ISO 9001 standardı oldukça başarılı bir araç olma özelliğini korumaktadır. Ancak ISO 9001 standardının bu özelliğini korumasının başlıca nedenlerinden biride, yıllar içinde işletme içinde ve özellikle işletme dışındaki radikal gelişmelere bağlı olarak düzenli olarak revize edilmesidir. Bu çalışmada birinci bölümde kalite güvence sistemi kavramı kavramsal ve tarihsel olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde genel olarak ISO 9001 standartlarının yıllar içinde uğradığı değişimler ve özellikle ISO 9001:2015 revizyonu ayrıntılı olarak incelenmiştir. Son bölümde ise üretim yöneticilerinin algılamalarına dayalı olarak ISO 9001 Kalite Güvence Sistemindeki 2015 revizyonun incelenmesinde keşifsel bir inceleme yöntemi olarak odak grup çalışması yapılmıştır. Yöneticilerin revizyonlara ilişkin olarak organizasyonda uygulama zorlukları konusunda negatif bakış açıları ortaya çıkarken, işletme performansına dönük pozitif değerlendirmelerin güçlü bir şekilde ortaya çıktığı görülmüştür.

ISO 9001ISOKalite güvence sistemi+4
Aybüke Avkar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 9126 kapsamında yazılım hizmet kalitesinin servqual ve AHP tabanlı analizi: Belediye yönetim bilgi sistemleri üzerine bir araştırma

Dünyada, yazılım sayesinde gelişen teknolojinin önemi giderek artmaktadır. Geliştirilen yazılımlar hem insanlar hem de kurumlar tarafından merakla takip edilmektedir. Geliştirilen yazılımlar sayesinde insanların hayatları kolaylaşmakta, kurumlar ve firmalar da yapmış oldukları işleri daha az bir zaman harcayarak yapabilmektedirler. Bu noktada yazılımların kalitesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada yerel yönetim olarak kamusal hizmet sağlayan belediyelerde kullanılan yönetim bilgi sistemleri yazılımının kalitesinin, yazılım kalitesinin değerlendirilmesi için en yaygın olarak kullanılan ISO 9126 yazılım kalite modeli faktörlerinin SERVQUAL ölçeğine uyarlanarak analiz edilmesi ve AHP yöntemi ile yazılım kalite kriterlerinin ağırlıklandırılarak yorumlanması ve en iyi yazılımın seçilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya ilk olarak kalite, yazılım kalitesi, yazılım kalite modelleri, hizmet kalitesi ve analitik hiyerarşi prosesinin anlatımı ile başlanmıştır, daha sonra ISO 9126 yazılım kalite modeli faktörleri baz alınarak bir form hazırlanmıştır. 14 farklı belediyede kullanılan yönetim bilgi sistemi yazılım hizmet kalitesi Servqual yöntemi kullanılarak ölçülmüştür. Beklenen ve algılanan hizmet kalitelerine ait değerlendirmeler yapılarak Servqual skorları hesaplanmıştır. Çalışmada kullanılan belediyeler içinden en fazla kullanılmakta olan dört yazılım belirlenmiştir. Bunlar için tekrar Servqual skorları hesaplanmıştır. Ayrıcı Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden biri olan AHP ile ISO 9126 yazılım kalitesi faktörleri uzman kişiler tarafından kriterler ve alt kriterler olarak ağırlıklandırılmış ve analiz edilmiştir. Bileşik göreli önem değerleri hesaplanmıştır. En yüksek göreli önem değerine sahip olan yazılımın seçimine karar verilmiştir. Oluşturulan formda Servqual Hizmet kalitesinin boyutları yerine ISO 9126 yazılım kalitesinin faktörleri Servqual boyutu olarak ele alınmıştır. Bu boyutlar; Fonksiyonellik, Güvenirlilik, Kullanılabilirlik, Verimililik, Bakım Kolaylığı ve Taşınabilirlik olarak listelenmektedir. Bu boyutların 21 adet alt kriterleri mevcuttur. Yapılan analiz sonuçlarına göre, belediyelerin aldıkları YBS yazılım hizmet kalitesinden en fazla memnuniyetsiz oldukları faktörler belirlenmiştir. Bunlar; Fonksiyonellik, Kullanılabilirlik ve Güvenilirlik faktörleridir. AHP için uzman kişiler tarafından yapılan ikili karşılaştırmalar matrisinde de en büyük önem derecesine sahip olan faktörlerin aynı faktörler olduğu sonucu çıkmıştır. Analiz sonuçlarına göre belediyelere YBS alanında hizmet veren firmalar için bu faktörleri dikkate alarak yazılım iyileştirmeleri yapmaları için bir yol gösterici olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalite, Yazılım Kalitesi, Hizmet Kalitesi, SERVQUAL, AHP

Analitik hiyerarşi süreciBelediyelerHizmet kalitesi+7
Merve Mavi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe yalın konaklama hizmeti: Bir otel işletmesinde yalın yönetim sisteminin uygulanarak verimliliğin arttırılması

Son yıllarda sürekli büyüme gösteren turizm ve konaklama sektöründe işgücü maliyetlerinin azaltılması önemli bir konudur ancak sunulan hizmetin maliyetlerinin azaltılması hizmetin ön planda olduğu bu sektörde riskli bir harekettir çünkü kaliteli hizmet artık müşteri tarafından her zamankinden daha fazla incelenmektedir. Ekonomik şartlara rağmen, turizm işletmelerinin maliyetlerini azaltabilmesi ve kaliteli hizmet sunabilmesi için iş süreçlerini daha verimli hale getirip israfları yok etmesi gerekmektedir. Üretim sektörü yıllardır ürünlerinin kalitesini arttırmak, süreçlerini verimli hale getirmek ve verimliliği optimize etmek için birçok modern metotları ve araçları başarılı bir şekilde uygulamaktadır. Üretim sektöründeki verimliliği arttırmak için yıllardır kullanılan yöntemlerden biri Yalın Yönetim Sistemidir. Yalın Yönetim, birçok farklı alan için özelleştirilebilir araçlar ile çok esnek ve evrensel olarak uygulanabilir bir yönetim tekniğidir. Yalın Yönetim'in, hizmet sektörü içerisinde yer alan turizm ve konaklama endüstrisi gibi alanlarda da uygulanması gerekmektedir fakat ne yazık ki Yalın uygulamalar bu alanlarda yaygın değildir. Tezde turizm sektörü avantajları – dezavantajları, Yalın Yönetim Yönteminin genel hatları ve turizm sektöründe uygulanılabilirliği, uygulama aşamasında nasıl bir yöntem izleneceği ve karşılaşılan zorluklardan bahsedilmiştir. Tezin uygulama bölümünde 1997 yılından beri hizmet veren 2015 yılında tamamen strateji değişikliği ile Yalın Yönetime geçme kararı alarak yeniden yapılanma yolunda ilerleyecek olan büyük ölçekli bir otelin birimlerindeki Yalın uygulamalara yer verilmiştir. Yalın uygulamalar otelin tüm birimlerinde yapılmasına rağmen uygulama alanı için en çok israfın meydana geldiği alanlardan biri olan "Yiyecek ve İçecek Servisi Birimi" seçilmiştir. Uygulamada otelin Yiyecek ve İçecek Servisi Birimi' nin verimliliği arttırmak için konaklama sektörlerine uygun olarak seçilen Yalın Yönteminin araçlarının nasıl başarıyla uygulandığının sistematik bir yaklaşımla anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yalın Yönetim, Yalın Konaklama, Yalın Hizmet, Verimlilik, Turizm sektörü

KonaklamaKonaklama işletmeleriOteller+4
Esra Yeşilbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi açısından bölgesel inovasyon faktörlerinin incelenmesi ve etkileşimlerinin DEMATEL yöntemi ile analizi: İzmir ve yakın çevresi için bir araştırma

Yapılan çalışmanın amacı öncelikli olarak inovasyon kavramını, sistemlerini, kalite ile arasındaki ilişkiyi incelemek; bölgesel inovasyon faktörlerini araştırmak, listelemek; kalitenin bölgesel inovasyon içindeki önemini yorumlamak; bölgesel inovasyonu ölçmede kullanılabilecek DEMATEL tabanlı bütünleşik bir model ortaya koymaktır. Yapılan uygulamanın amacı ise ortaya koyulan model ile İzmir ve yakın çevresine ilişkin bölgesel inovasyon ölçümü ve değerlendirmesi yapmaktır. Uygulama da uzman değerlendiriciler aracılığıyla bölgesel inovasyon DEMATEL yaklaşımı ile ölçülüp faktörler önem derecesine göre sıralanmış, bölgesel inovasyon puanlaması yapılmıştır. Ortaya koyulan modele göre, DEMATEL sonuçları ve bölgesel inovasyon puanlarından bir skor elde edilip, yorumlanmıştır. İzmir ve yakın çevresindeki inovasyon faktörlerinin etkileşimini ölçmek için on dokuz faktör belirlenmiştir. DEMATEL yöntemi kullanılarak normalize karar matrisi ve toplam matrisi elde edilmiştir. Elde edilen toplam matrisine göre gerekli hesaplamalar yapılarak faktörlerin önem değerleri (D+R) ve etkileme seviyeleri (D-R) elde edilmiştir. Çalışmanın devamında İzmir ve yakın çevresi için bölgesel inovasyon ölçüm skorları hesaplanmıştır. Çalışmada İzmir için "bölgede rakip firmaların yarattığı inovasyon baskısı"nın önemli etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak "bölgede ekonomik olarak güçlü firmaların etkinliği" ise, ikinci önemli faktördür ve önemli ölçüde etkisi vardır. İzmir ve yakın çevresi için ağırlıklandırılmış bölgesel inovasyon ölçüm skorlarına baktığımızda; "rakip firmaların yarattıkları inovasyon baskısının" normalize edilmiş DEMATEL ile ağırlıklandırılmış puanı ile en yüksek değere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İzmir ve yakın çevresi için normalize edilmiş DEMATEL İle ağırlıklandırılmış puan grafiği ile faktör ölçüm puan karşılaştırmasına bakarak "bölgede ekonomik olarak güçlü firmaların etkinliği" ile "bölgedeki firmaların AR-GE yatırımlarına verdikleri önem" faktörlerinin normalize edilmiş DEMATEL İle ağırlıklandırılmış puanlarında artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. IBM SPSS proğramı ile hesapladığımız "bölgedeki firmaların kaliteye verdikleri önem" faktörünün korelasyon değerlerine göre; "bölgenin eğitilmiş insan kaynağı gücü" faktörü ile ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: İnovasyon, yenilik, bölgesel inovasyon, ulusal inovasyon, sektörel inovasyon, kalite ve inovasyon, inovasyon faktörleri, DEMATEL.

Bulanık DEMATELBölgesel yenilik sistemleriToplam kalite+3
Ezgi Su Akşık
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının kalibrasyon hizmetleri algılarının değerlendirilmesi

Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte bilgisayar destekli ve mekatronik tıbbi cihaz kullanımı hastanelerde artmış ve bu cihazların doğru değerde çalışması daha karmaşık ve önemli hale gelmiştir. Önemsenmeyen fakat ölümcül sonuçlara yol açan cihaz hatalarına yakalanmamanın yolu, zamanında ve şüphe duyulduğunda yapılan kalibrasyon işlemiyle anlaşılır. Yanlış ölçüm, yanlış tanı ve tedavi demektir. Ölçüm cihazları hassas cihazlar olduğundan, kullanım koşullarına bağlı olarak belirli dönemlerde kalibre ettirilmelidir. Kullanım koşulları; cihaz kullanıcıları ile bakım uygulayıcılarına göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle hastane yönetimi, sağlık çalışanlarını kalibrasyonun içeriği ve önemi hakkında bilgilendirmelidir. Güvenlik kültürünü etkileyen kalibrasyon algısı, kaliteye önem veren ekip çalışmasıyla başarılı sonuçlar doğurur .

KalibrasyonSağlık hizmetleriSağlık personeli+3
Eylem Kıraç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite algılarının metaforlar ile değerlendirilmesi

Günümüz rekabet dünyası, değiĢim ve teknoloji çağı, yepyeni bakıĢ açıları ve yaklaĢımları talep etmektedir. Dünyada meydana gelen bu değiĢimin etkilerini ülkemizde de görmek mümkündür. Özel sektörün öncülüğünde baĢlayan kalite kavramı artık kamu sektöründe de kendini göstermektedir. ÇalıĢanların iĢ tatminleri ve psikolojik iyi oluĢları iĢletmenin kalite performansına ve baĢarısına katkı sağlamaktadır. Bu çalıĢmada Sağlık alanının en önemli parçası sağlık çalıĢanlarının kalite sistemini değerlendirmeleri yapılmıĢtır. Bu araĢtırmanın temel amacı, 112 acil sağlık hizmetlerinde çalıĢan bireylerin "kalite sistemi" kavramına dair yer alan algılarını, metaforlar yolu ile ortaya çıkarılmasıdır. AraĢtırmanın çalıĢma grubu, Ġzmir ilinde 112 Komuta Kontrol Merkezinde ve Ġzmir Ġl Ambulans Servisinde görev yapan personellerden oluĢmaktadır. Bu araĢtırma Haziran-Temmuz aylarında 2019 yılında, Ġzmir ilinde Narlıdere 112 Komuta Kontrol Merkezinde ve Ġzmir Ġl Ambulans Servisinde görev yapan personellerden rastgele seçilen çeĢitli yaĢ aralıklarında (kadın, erkek) toplam 121 kiĢi ile yapılmıĢtır. Verileri toplayabilmek için, her çalıĢana "kalite sistemi... rengi gibidir; çünkü... " cümlesi yöneltilmiĢ ve boĢlukların doldurulması istenmiĢtir. AraĢtırmada aĢağıdaki sorulara cevap aranmıĢtır: "112 acil sağlık hizmeti verenlerden "kalite sistemi" kavramına iliĢkin sahip oldukları metaforlar nelerdir?", "Bu metaforlar ortak özellikleri bakımından hangi kavramsal kategoriler altında birleĢtirilebilir? „‟ Bu kavramsal kategoriler çalıĢanların cinsiyet, yaĢ, eğitim ve v çalıĢma süresi arasında iliĢki olup olmadığı incelenmiĢtir. AraĢtırmanın bulgularına göre katılımcılar 14 adet renk metaforu üretmiĢlerdir. Bu metaforlar ortak özellikleri bakımından „‟umut, risk, belirsiz, acil, huzur, karamsar‟‟ olmak üzere 6 farklı kavramsal kategori altında toplanmıĢtır. Anahtar Kelimeler: Metafor, Kalite, Kalite Sistemine ĠliĢkin Metafor

KaliteMetaforMetaforik algı+4
Fatma Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe (Yalın düşüncenin) uygulanması

Dar bütçe, talebin artması, ölümcül tıbbi hatalarla zayıf performansın kanıtı gibi sorunlar nedeniyle sağlık kuruluşunda yalın düşünce benimsemeye başlamıştır. Bu sorunlar sağlık hizmeti sunumunda değeri, kaliteyi ve güvenliği riske sokmuştur. Önceden yapılan araştırmalar, yalın düşüncenin hastanelerde uygulanması zor bir konu olarak ele alındığını çünkü imalat sektöründen kaynaklandığını göstermiştir. Ve sonra, sağlık kuruluşunun çoğunluğu, yöntem daha fazla dikkat çekse bile, yalın sağlık hizmetlerinin kullanımı konusunda hala muhafazakârdır. Bu nedenle, bu çalışma, yalın düşüncenin sağlık hizmeti yapısına dâhil edilmesini, değer katan süreçlerin tanımlanmasını ve sistemden israfların kaldırılmasını amaçlamaktadır. İzmir Medikal Park Hastanesi'nin İç Hastalıkları Kliniği araştırmanın yapıldığı yerdir. Ayrıca, kliniğin süreci, hasta hastaneye girdiği andan taburcu oluncaya ya da hastaneye yatışına kadar analiz edilmiştir. Literatürün yalın düşünce ilkeleri ve hastanelerde yalın hastane uygulamaları konusundaki gözden geçirmelerine dayanarak, uygulamaya yönelik yalın bir süreç modeli oluşturmak için yol haritası kullanılmıştır. Hastanın akışının ve ölçüm aşamalarının gözlemlenmesiyle, sürecin mevcut durumunu anlamak ve geleceği hazırlamak amacıyla, belirli süreç sahipleri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Dâhiliye sürecinin şu andaki ve gelecekteki durumlarının analizi, bekleme israfında neredeyse% 90'lık bir azalmanın gözlendiğini göstermiştir. Bekleme, tüm süreç boyunca katma değer yaratmayan ana faaliyettir. Bazı hastaların yürüme mesafelerinin kısalmasıyla, hastanın dâhiliyede geçirdiği zaman da azalmıştır. Bu sonuçlar, yalın düşüncenin süreci iyileştirme konusundaki etkinliğini vurguladığını ve önemli süreç iyileştirme araçlarının yardımıyla açık bir yol takip ederek sağlık hizmeti ortamı ile uyumlu olduğunu göstermektedir. Bu temelde, sağlık kuruluşunun yalın uygulamayı gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan problem çözme becerilerini kurumlar içerisinde teşvik etmesi avantajlıdır, çünkü sürekli iyileştirme ilkesine bağlıdır. Aslında bu araştırma, uzun vadeli bir vizyon ve yolculuk olması gerektiği için bu son ilke bir bütün olarak kapsamamıştır. Bu nedenle, yolculuğa başlamış işyerlerinde yalın düşüncenin hayatta kalmasına yardımcı olabilecek faktörlere odaklanmak için daha fazla araştırma yapılması yararlı olacaktır.

HastanelerSağlık işletmeleriSağlık sektörü+1
Tsiory Hyacinthe Rahelison
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda sektöründe müşteriye özel ürün tasarımına yönelik kalite fonksiyon göçerimi ile bir uygulama

İlk uygulamalarının M.Ö. 2150 yılına kadar uzandığı kaliteli ürün üretimi, yakın tarihe kadar kalite kavramı olarak evrilmiştir. Bu kavram; işletmelerin standart ürün üretiminin haricinde, müşteri isteklerinin eksiksiz karşılanması gerektiğini açıklamaktadır. Kalite Fonksiyon Göçerimi müşteri isteklerini, hedeflenen ürün veya hizmetin oluşturulması için üretimin her adımına yayılmasını amaçlamaktadır. Böylece müşterinin sesi üretimin her adımını etkileyerek nihai üründe hedeflenen değerin sağlanmasına olanak sağlayacaktır. Bu çalışmada; birinci bölümde kalite kavramına ilişkin kavramsal açıklamalar yapılmış, gıda sektöründe kişiye özel tasarım ürünlerde kalite ile ilgili açıklamalar ve literatür taraması yapılmıştır. İkinci bölümde Kalite Fonksiyon Göçerimi'ne ilişkin açıklamalar yapılmış, kavramlar tanımlanmıştır. Üçüncü bölümde işletmenin mevcut durumunu analiz etmek amacıyla sayısallaştırılmış SWOT analizi yapılmıştır. Ayrıca Kalite Fonksiyon Göçerimi tanımları izlenerek Kalite Evi oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalite Fonksiyon Göçerimi, Kişiye Yönelik Tasarım Ürün, Sayısallaştırılmış SWOT analizi

Gıda sektörüKalite fonksiyon yayılımıMüşteri beklentisi+4
Fatma Gökselen Gönülşen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir ilinde mesleki ve teknik eğitim alan lise öğrencilerinin işsizlik ve kariyer kaygılarının Yapısal Eşitlik Modeliyle incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı; mesleki ve teknik eğitim alan lise öğrencilerinin işsizlik ve kariyer kaygılarını etkileyen demografik, sosyo-ekonomik ve ailesel faktörlerin yapısal eşitlik modeli kullanılarak incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi İzmir ilinde 2018-2019 öğretim yılında mesleki ve teknik eğitim alan öğrencilerden kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. İzmir ilinin bütün ilçelerinin temsil edilebilmesi için çalışmaya farklı ilçelerden 10 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi dahil edilmiştir. Veri toplama işlemi anket yoluyla yapılmıştır. Araştırmada uygulanan anket literatür bilgilerinden faydalanılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Optik form şeklinde hazırlanan anketler toplam 2300 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizi kullanılarak değerlendirilmiş ve işsizlik ve kariyer kaygısına yönelik bağımsız değişkenlerle oluşturulan model sınanmıştır. Elde edilen araştırma bulgularına göre; oluşturulan modelin kabul edilebilir uyum değerleri ürettiği görülmüştür. Elde ettiğimiz bulgular mesleki ve teknik eğitim öğrencilerinde işsizlik ve kariyer kaygısını arttıran başlıca faktörlerin okul memnuniyeti ve eğitim kalitesi olduğunu göstermiştir. İşsizlik kaygısını etkileyen diğer faktörler öğrencinin okulu, yaşı, sınıfı, eğitim aldığı alan ve babasının hayatta olup olmaması durumudur. Kariyer kaygısını ise öğrencinin yaşı, ailenin ortalama aylık geliri, babasının eğitim ve iş durumu etkilemektedir. Mesleki ve teknik eğitim öğrencilerinde ortaya konan bu bulguların eğitim politikalarının geliştirilmesi ve gençlerin kaygılarını azaltacak iyileştirmelerin yapılmasında kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Mesleki ve Teknik Eğitim, İşsizlik kaygısı, Kariyer Kaygısı, Yapısal Eşitlik Modeli

KariyerKariyer kaygısıLise öğrencileri+4
Gülden Bozok
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mevcut üretim sürecinin yalın üretim teknikleri ile yeniden yapılandırılması ve bir uygulama

Küreselleşen dünya ekonomisinde, verimlilik kuruluşların ekonomik kalkınmalarını sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Üretimden personel yönetimine, finanstan satış pazarlamaya kadar her türlü sürecin daha verimli hale getirilerek karlılığın, kalitenin ve organizasyonun büyümesinin artırılması ana odak noktası haline gelmektedir. Bu amaç, üretim işletmelerinde geleneksel üretim yöntemlerinin yerini yalın üretim tekniklerinin almasına sebep olmaktadır. Yalın üretim metodolojisinde, müşterinin ürünü için katma değer yaratan süreçler/operasyonlar sürekli akış yaratacak şekilde düzenlenir ve maliyet ve israflar azaltılır. Sürekli iyileştirme kurum kültürü haline getirilerek her zaman daha iyiye ulaşmanın yolu aranır. Yalın üretim felsefesine sahip işletmeler, üretim sisteminde ortaya çıkacak israfı belirler ve onları ortadan kaldıracak yeni bir sistem tasarlayıp uygularlar. Bu çalışmada, Yalın Üretim Sistemi'nin felsefesi, amaçları ve kullanılan teknikler açıklanmıştır. Dayanıklı tüketim malları ve otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren bir işletmede yalın üretim teknikleri ile iyileştirmeler yapılmıştır. Uygulamalar sonucunda, kalıp değişim süresi, çevrim süresi, toplam ekipman verimliliği ve kalite iyileştirmeleri konularında olumlu sonuçlar alınmıştır.

Dayanıklı tüketim mallarıOtomotiv endüstrisiYalın üretim+5
Kenan Fatih Nefes
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şehirlerde sabotajlara karşı koruma planlaması sürecini iyileştirmek için süreç haritalama ve hata türleri ve etkileri analizinin kullanılması üzerine bir araştırma

Süreç Yönetimi ve Hata Türleri ve Etkileri Analizi (FMEA), ürün tasarımı ve / veya üretim süreci tasarımı çalışmalarında yaygın olarak kullanılan önemli araçlardır. Kamu kurumlarında FMEA aracının kullanımı, kamu kuruluşlarında hizmet kalitesini ölçmedeki zorluklar nedeniyle nadirdir. Çalışmanın ilk bölümünde, Süreç Yönetimi hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, değişik şirketlerde bir önleyici kalite iyileştirme aracı olarak kullanılan Hata Türleri ve Etkileri Analizi (FMEA) tekniği gözden geçirilmiştir. Tezin son bölümünde, farklı bir uygulama olarak, Emniyet Müdürlüklerinde Sabotajlara Karşı Koruma Planlaması sürecine bir Hata Türleri ve Etkileri Analizi uygulaması yapılmıştır.

Emniyet tedbirleriHata türleri ve etkileri analiziHizmet kalitesi+6
İdris Yavuz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstatistiksel deney tasarımı yöntemi ile plastik kompozit üretiminde reçete ve proses tasarımına dair bir uygulama

Plastik, alternatiflerine göre daha hafif olmasının yanında daha kolay işlenebilir bir malzemedir. Bu sebeple günümüzde en çok kullanılan malzemeler arasındadır. Türkiye 2019 yılı itibari ile plastik ürün imalatında avrupa ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Ancak bu konumunu sürdürebilmek için rekabetçi fiyatlar sunabilmeli ve devamlılığını sağlamalıdır. Hammaddesinin petrol olması sebebi ile sektörde rakabetçi fiyatlar sağlamak oldukça zordur. Bu anlamda ürün kalitesini etkileyebilecek proses parametreleri ile ürün reçetelerinin optimize edilmesi oldukça önem kazanmaktadır. Ürün prosesinin optimizasyonu ve reçetelerinin belirlenmesi çalışmalarında; klasik yöntemlerle oluşturulan deney tasarımı uygulamalarının parametre ve alt seviye değişken sayılarının fazla olması sebebi ile uzun bir süre ve maliyet gerektirdiği bilinmektedir. Ancak Taguchi uzun yıllar çalışarak geliştirdiği yöntem ile maliyet ve zaman gerekliliklerini minimize etmiştir. Daha az deneme gerektiren ve dolayısıyla daha az maliyetli ve daha az zaman gerektiren bu yöntem aynı zamanda klasik yöntemler kadar da doğru sonuç vermektedir. Taguchi deney tasarımı yönteminde tüm değişkenlerin eş zamanlı olarak değiştirildiği ortogonal dizilimler kullanılır. Yapılan çalışmada sektörde çok kullanılan bir kompozit olan cam elyaf takviyeli poliamid 6 ürününün ekstrüzyon prosesinde; tork, devir hızı, eriyik sıcaklık parametrelerinin ve reçete içeriğindeki geri dönüşüm poliamid 6 oranının ürün mekanik değerleri olan maksimum çekme dayanımı ve izod çentikli darbe dayanımı değerleri üzerinde yarattığı etkileşim irdelenmiştir. Çalışmada Taguchi deney tasarımı L9 ortogonal dizilim kullanılmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kalite ve istatistiksel kontrol yöntemlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde deney tasarımı kavramı, yöntemleri, adımları ve ilkeleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde malzeme ve metod hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra gerçekleştirilen deneyin adımları ile sonuç ve yorumu yer almaktadır.

Kompozit yapılarKompozitlerPlastik ürünler+6
Esra Yıldız Hündür
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite fonksiyon göçerimi ve kumanya üretiminde bir uygulama

Sanayi devriminden bugüne kadar geçen iki yüz yıllık süreçte üretim şekilleri çok değişmiştir. Bilgisayar tabanlı üretim ve tasarım gibi uygulamalarla insan gücüne olan ihtiyaç azalmıştır. Yakın çağın son dönemi, arzın merkezde durduğu değil talebin merkezde durduğu ve üretimi belirlediği bir dönemdir. Kalite fonksiyon göçerimi, tüketici taleplerini merkeze alan ve bu taleplerin karşılanması ile sonuçlanan bir çalışmadır. KFG çalışmasında tüketici talepleri nelerdir ve bu talepler nasıl karşılanır sorularına cevap aranmaktadır. Tüketici talepleri KFG çalışmasıyla birlikte gruplandırılmakta ve teknik gereksinimlerle birlikte oluşturulan korelasyonlarla başarılı bir sonuca gitmektedir. Bu çalışmada birinci bölümde iş, işin bileşenleri, süreç, süreç yönetimi,süreç iyileştirme gibi kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde ise kalite fonksiyon göçerimi ve kalite fonksiyon göçeriminin tarihi hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise kumanya üretiminde kalite evi oluşturularak yapılan KFG çalışması anlatılmıştır.

KaliteKalite fonksiyon yayılımıSüreç+3
Şifa Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretim teknikleri ile bir toz boya üretim işletmesinde üretim iyileştirme çalışmaları

1950'li yıllarda öncülüğünü Japonya'da Toyota şirketinin yaptığı ve yalın üretim olarak telaffuz edilmiş olan, daha az maliyet ile müşterilerin gereksinimlerinin karşılanacağı üretim teknikleri kullanılmaya başlanmıştır. Yalın üretim sisteminin temelini daha az enerji, daha az zaman, daha az kaynak ve daha az hata ile üretimin gerçekleştirilmesi ile müşteriye daha az maliyet ile ürünün sunulabilmesi oluşturmaktadır. Bu üretim metodu 1970 yılına kadar fazla dikkat çekmemiştir. Fakat 1970 ekonomik bunalımı ve petrol krizi ile beraber yalın üretim felsefesi hızla hak ettiği değeri görmeye başlamış ve işletmeler tarafından uygulanmaya başlamıştır. Zamanla yalın üretim felsefesi ortaya çıkmış ve bu felsefe ile üretim yapan firmalar rakipleri karşısında maliyet avantajı yakalayarak piyasada avantajlı konuma gelmişlerdir. Günümüzde hayvancılıktan otomotiv endüstrisine kadar her alanda uygulanmaya başlanmış ve hızla kullanımı yayılmaktadır. Bu çalışmada; yalın üretim sistemi, yalı üretimin uygulanmasında en önemli konulardan biri olan kalite geliştirme metotları ile bu tekniklerin toz boya endüstrisinde Özel Efekt tesisinde uygulanması incelenmiştir. Uygulama bir proje olduğu için proje yaklaşımı ile ele alınmış ve proje yaklaşımının aşamaları uygulanmaya çalışılmıştır.

Maliyet iyileştirmeProje yaklaşımıProje yönetimi+5
Hüseyin Mutluer
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis personelinin mükemmellik algılarının değerlendirilmesi

Sağlık hizmeti veren kurumlar hastalığı önleme, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunarken çıktılarının insan sağlığı, yaşam kalitesi ve toplumun kalkınmasıyla ilgili olması sebebiyle kaliteli hizmet vermek ve bu hizmeti sürekli iyileştirme çabasında olmak durumundadır. Bu nedenle hastanelerde Toplam Kalite Yönetimi'nin önemi artmaktadır. Acil servis ise hastanelerin en hızlı müdahale gerektiren hastalara kesintisiz hizmet sunulan bölümüdür. Acil servislerin iş sonuçlarında mükemmelliği hedeflemesiyle birlikte güvenli, hasta odaklı, etkin, verimli bir hizmet sunması kolaylaşabilecek ve hatalar önlenebilecektir. Bununla birlikte, acil servis birimleri öz değerlendirme ile zayıf ve güçlü yanlarını değerlendirirken hedefledikleri yolda nerede olduklarını da görebileceklerdir. Böylece, hedefleriyle aralarındaki mesafeyi kapatabilmek için motivasyon kazanıp yeni adımlarla ilgili karar verebileceklerdir. Kısaca, öz değerlendirme ile gelişme fırsatlarını yakalayabileceklerdir. Çalışmanın amacı, acil servis çalışanlarının mükemmellik algılarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme, 3. basamak hastanelerin acil servis çalışanları ile yapılmıştır. Mükemmellik algılarının ölçülebilmesi için öz değerlendirme aracı olarak Malcolm Baldrige Mükemmellik Modeli'nden geliştirilmiş bir anket kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, çalışmanın güvenilir ve geçerli olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra verilere frekans, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Acil servis çalışanları tarafından kurum mükemmelliğini etkileyen faktörün "Çalışan Odaklılık" olduğu saptanmıştır. Yapılan çalışmaya göre, acil servislerin kurum mükemmelliğini sağlayabilmek için çalışan odaklı bir yönetim anlayışını benimsemeleri gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Acil servisMükemmellikSağlık hizmetleri+3
Ayşe Elvan Erol
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00