Düzce University
Discipline

Turkish Education

Düzce University

556

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerı̇nı̇n örgütsel kı̇mlı̇k ve okul ı̇klı̇mı̇ algıları ı̇le takım çalışması tutumları arasındakı̇ ı̇lı̇şkı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇

Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik ve okul iklimi algıları ile takım çalışmasına ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma nicel tarama ve ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında görev yapan 227 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş olup evren tam sayımı yapılarak Türkçe öğretmenlerinin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak gerekli izinler alınarak örgütsel kimlik algısı, revize edilmiş okul iklimi ve takım çalışmaları ölçekleri ölçme araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma genelinde Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algısı, okul iklimi ve takım çalışması algı düzeyleri arasında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki bir ilişkinin olduğu, örgütsel kimliğin, okul iklimi üzerindeki etkisinde takım çalışmasının aracılık ve düzenleyicilik etkisine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin okul iklimi algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin takım çalışması algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik, okul iklimi, takım çalışması algı düzeyleri arısında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Okul iklimiTakım çalışmasıTürkçe+4
Erdinç Ülker
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dinleme/izleme startejileri kullanım sıklığının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin dinleme/izleme stratejileri kullanım sıklığının cinsiyet, kayıtlı olunan sınıf, yaşanılan yer, yılda okunan kitap sayısı, gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi, Türkçe dersi başarı notu değişkenleri bakımından incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kırşehir ili ve ilçeleri resmî ortaokullarında kayıtlı ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri; araştırmanın örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kırşehir ili ve ilçeleri resmî ortaokullarında kayıtlı ve "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"ni yanıtlayan 811 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada uygun örneklem tercih edilmiştir. Araştırmalarda yaygın olarak kullanılan bu yöntemde araştırmacı, yakın ve erişilmesi kolay olan bir durumu seçer. Veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği" kullanılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin dinleme/izleme stratejileri kullanım sıklığı ve cinsiyet, kayıtlı olunan sınıf, yaşanılan yer, yılda okunan kitap sayısı, gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi, Türkçe dersi başarı notu değişkenleri arasındaki ilişki SPSS 20.0 istatistik programı ile saptanmış, bunun için de toplanan verilerin analizinde parametrik istatistik tekniklerinden 'ilişkisiz örneklemler t-testi', 'tek faktörlü varyans analizi (ANOVA)' ve 'pearson momentler çarpımı korelasyon kat sayısı'ndan yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında cinsiyet değişkeni yönünden anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında kayıtlı olunan sınıf düzeyi değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında yerleşim yeri değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olmadığı; sadece "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutu bakımından anlamlı bir ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları tutum puanları arasında yılda okunan kitap sayısı değişkeni yönünden negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları tutum puanları arasında gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi değişkeni yönünden negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında Türkçe dersi başarı notu değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olduğu; yalnızca "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Anlamlı Dinleme/İzleme" alt boyutu bakımından anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür.

Zülal Ünal
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları ile akademik başarıları arasındaki ilişki

Bu araştırma, özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını çeşitli demografik ve akademik değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel problemi, öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin tutumlarının cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, ebeveyn eğitim durumu, aile gelir düzeyi, kitap okuma sıklığı ve BİLSEM'e giriş alanı gibi faktörlerle olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerine uygun olarak betimsel ve ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Yozgat Fatma Temel Turhan BİLSEM'de öğrenim gören 100 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Ünal ve Köse (2014) tarafından geliştirilen 27 maddelik Türkçe Dersi Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi gibi parametrik test teknikleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanları (X̄=4.12, SS=.68) genel olarak olumlu düzeydedir. Cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin tutum puanlarının erkeklere göre anlamlı derecede yüksek olduğu (t(98)=2.45, p<.05) belirlenmiştir. Anne eğitim düzeyi lisans ve üzeri olan öğrencilerin tutum puanlarının daha yüksek olduğu (F(3,96)=3.12, p<.05), buna karşın yaş, sınıf düzeyi, baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve BİLSEM'e giriş alanının tutum üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, kitap okuma sıklığı ile Türkçe dersine yönelik olumlu tutum arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu (r=.56, p<.01) görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarının bazı demografik ve akademik faktörlerden etkilendiği söylenebilir. Özellikle erkek öğrencilerin ve düşük kitap okuma sıklığına sahip öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmeye yönelik özel eğitim programlarının tasarlanması önerilmektedir. Çalışmanın bulguları, özel yetenekli öğrencilerin eğitiminde Türkçe dersine yönelik tutum geliştirme stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlayacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Akademik Tutum, BİLSEM, Özel Yetenekli Öğrenciler, Türkçe Eğitimi.

Öğrenci tutumu
Nagihan Güzel
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Dil bilgisi öğretiminde yapılandırmacı yaklaşım yöntem ve tekniklerinin uygulanmasına ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri: Kırşehir örneği

Bu araştırma ile Kırşehir ilinde ortaokullar düzeyinde Türkçe derslerinde dil bilgisi öğretimine ilişkin olarak yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığını ve bu yöntem ve tekniklerin ne düzeyde uygulandığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir durum çalışması olarak hazırlanmıştır. Çalışma grubu, Kırşehir ili Merkez ilçesinde 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı orta okullarda görev alan 40 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formları ve 5. sınıf Türkçe ders kitabı kullanılmıştır. Görüşme formu, katılımcılara yöneltilen 6 açık uçlu soru içermektedir. Çalışma kapsamında kullanılan görüşme formunun uygulanabilmesi için ilgili kişi ve kurumlardan gerekli olan izinler alınmıştır. Görüşme formları aracılığıyla elde edilen verilerin analizi betimsel analiz tekniğiyle gerçekleştirilmiş, ders kitabının incelenmesi sürecinde doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Görüşme formlarının analizi sonrasında katılımcıların dil bilgisi öğretiminde ders işleme sürecinde yapılandırmacı yaklaşımla örtüşen farklı yöntem ve teknikleri dersin içeriğine uygun olarak uyguladığı, ders işleme sürecinde geleneksel yaklaşım öğretim yaklaşımlarından düz anlatım, soru-cevap gibi yöntem ve tekniklerin uygulanmasına sıklıkla yer verdiği, ders işleme sürecinde kullanılan materyallerden akıllı tahta, dijital kaynaklar gibi araçların kullanımının önemli ölçüde arttığı, öğrencilerin genellikle derse etkin katılımına özen gösterdiği, dil bilgisi değerlendirme sürecinde ise daha çok geleneksel yöntemleri uygulandığı ve yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde süreç odaklı değerlendirmelere istenilen ölçüde yer vermedikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışma grubunda yer alan öğretmenlerin ortaokullar düzeyinde dil bilgisi öğretiminde ders işleme süreçlerinde yapılandırmacı yaklaşım, yöntem ve tekniklerine yer verseler de değerlendirme sürecinde geleneksel yaklaşım yöntem ve tekniklerini tercih ettikleri saptanmıştır. 5. sınıf Türkçe ders kitabı ise Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan 2024 Türkçe Dersi Öğretim Programı bağlamında genel yaklaşım ve hedefler, dil yapıları içerisinde sunulan dil bilgisi konuları, beceri temelli ve bütüncül yaklaşım, konuların sunuluş biçimi, konu-kazanım uyumu, değerler eğitimi ve kültürel bütünlük ve ölçme-değerlendirme etkinliklerinin uygunluğu açısından incelenmiştir. Doküman analizi yoluyla elde edilen veriler ışığında MEB. 5. sınıf Türkçe ders kitabının 2024 TYMM Türkçe öğretim Programıyla uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Selçuk Çetin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetten günümüze anayasa dilinin Türkçe kullanımı açısından karşılaştırılması

Bu araştırma Anayasa metinlerinde kullanılan dilin, Türkçe kullanımı açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada doküman analizi uygulanmıştır. Araştırmada, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yürürlüğe girmiş olan ve bir tanesi hala kullanılmakta olan Anayasalar üzerinde çalışılmıştır. 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında yürürlüğe girmiş olan bu Anayasa metinleri, kullanmış oldukları dil açısından Türkçe dili ile ne denli örtüşmekte belirlenmesi amaçlanmıştır. Hayatın ve toplumun kaçınılmaz bir parçası olan yasaların, günlük kullanım içerisinde süregelen değişim durumunun saptanması hedeflenerek ileride oluşturulabilecek yeni bir Anayasa çalışmasına kaynaklık etmesi umulmaktadır. Ayrıca Anayasa, devlet kurumlarının her türlü ihlale karşı denetlenmesini sağlayan, dolayısıyla bireysel hak ve özgürlükleri tesis eden ve dokunulmazlığı sağlayan bir belge olarak tanımlanmaktadır. Anayasa metinlerinde yer alan hukuk dili, kimi dönemlerde yabancı sözcüklere daha fazla yer verirken kimi dönemlerde de bu oran düşmüştür. Aynı zamanda hukuk dilinin, halkın anlayabileceği bir düzeyde olması gerekli mi değil mi sorularına cevap aranmıştır. Araştırma sonucunda Anayasa metinlerinde kullanılan hukuk dilinin günden güne sözcük türü bakımından değişimi sergilenmiştir. Sonuç olarak Anayasa metinlerinde yabancı kelimelerin yerini almak için dilin sadeleştirilmesi ve halkın anlayabileceği Türkçe karşılıkların bulunması önemlidir. Ancak, bazı terimler evrensel anlam taşıdığı için bu terimlerin yerinde kullanılması da gerektiği unutulmamalıdır. Bu dengeyi sağlamak için dil uzmanları ve hukukçularla iş birliği yapılarak anayasa dilinin hem hukuki anlamını koruyan hem de halkın anlayabileceği bir dilde olması sağlanabilir.

Cihan Soylu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki dinleme metinlerinin eleştirel dinleme ölçütleri bağlamında incelenmesi

Dinleme, dört temel becerinin temelinde yer almakla birlikte günümüzde teknolojik imkânların da tanıdığı olanaklar dâhilinde ortaokul öğrencilerinin günlük hayatta en fazla kullandığı becerilerden biridir. Dinlemenin hem fiziksel hem de bilişsel bir tarafının olması bu beceriyi öğrencilere kazandırabilmek adına öğretmenlere daha hassas bir misyon yüklemektedir. Bu sebeplerden dolayı söz konusu beceriye dair kazanımların edinimi öğrencilere gerek günlük hayatta gerekse okul hayatında başarıya ulaşmada yardımcı olacaktır. Ortaokul seviyesinden itibaren bireylerin dinlediği uyarıcıları sorgulayıcı, yorumlayıcı bir tutum içerisinde olmaları eleştirel dinlemeyi dinleme becerisinin önemli bir parçası haline getirmektedir. Bu konuda Türkçe dersinin ve Türkçe ders kitabındaki dinleme metinlerinin öğrencileri eleştirel dinlemeye yönlendirici bir özellik taşıması gerektiği aşikârdır. Öğrencilerin bu metinlerden yola çıkarak edinebilecekleri eleştirel dinleme kazanımları, onlara karşı karşıya kaldıkları dinleme uyarıcılarını analiz etme, bunlara yönelik eleştirel düşünebilme yetisi kazandırabilecektir. Bu sebeple metinlerin eleştirel dinleme ölçütlerine uygun olup olmaması durumu önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, ders esnasında başat kaynak olarak kullanılan ortaokul Türkçe ders kitabındaki dinleme metinlerinin eleştirel dinleme ölçütlerine ne derecede sahip olduğu, bu metinlerin öğrencilere dinledikleri materyallere eleştirel bir tutumla yaklaşma becerisini kazandırmaya ne ölçüde yardımcı olabileceği ortaya konmaya çalışılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımının benimsendiği çalışmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden her bir seviyeden 8 adet olmak üzere toplamda 32 dinleme metni incelenmiştir. İncelenen dinleme metinlerinin 18'inin eleştirel dinleme ölçütlerini karşılayıp 14'ünün karşılamadığı görülmüştür. Bu sonuç, dinleme metinlerinin çoğunluğunun eleştirel dinleme ölçütlerini karşılasa da ölçütlere uymayan görmezden gelinemeyecek sayıda metin olduğunu göstermiştir.

Murat Tatar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı bağlamında öğrencilerin cinsiyetlerine göre okumayı tercih ettikleri kitap türlerinin saptanması üzerine bir inceleme

Okurun kitap seçiminde kitabın konusu, okurun cinsiyeti, yaşı, kitabın sayfa sayısı veya kapağında bulunan görsellerin ilgi çekiciliği gibi faktörlerin etkisi olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı bu faktörlerden okurun cinsiyetinin okurun kitap konusu tercihine etkisinin incelenmesidir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana'da, iki ortaokulda 7. ve 8. sınıfta okuyan kız ve erkek öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın sonucu, öğretmenlerin ya da ebeveynlerin çocuklara kitap tercih ederken başvuracakları bir kaynak olması bakımından önemlidir. Ayrıca çocuk edebiyatı çalışmalarında cinsiyetin konu seçimine etkisi hakkındaki genel yargıların doğruluğun test edilmesine yardımcı olmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi, öğrencilerin düşüncelerini derinlemesine görebilmek için tercih edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış olup görüşmeler, öğrencilerle yüz yüze yapılmıştır. 60'ı kız, 58'i erkek olmak üzere toplamda 118 öğrenci ile görüşme sağlanmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkan verilerin bundan sonra yapılacak çocuk edebiyatı araştırmaları için örnek bir çalışma olması beklenmektedir.

Cemre Özbulut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evrensel tasarım ilkeleri odağında türkçe derslerindeki uygulamaların ve türkçe ders kitaplarının değerlendirilmesi

Eğitim, bireylerin bilgi, beceri ve değerler sayesinde topluma etkin bir şekilde katılım göstermesini sağlayan en önemli temeldir. Toplumsal eşitlik ve adalet için eğitim en temel gerekliliktir. Ancak eğitim ortamlarının her bireyin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmemesi, özellikle dezavantaja sahip olan öğrencilerin öğrenme süreçlerinde dezavantaj yaşamalarına neden olmaktadır. Bu noktada Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri (ÖETİ), tüm öğrencilerin öğrenme sürecine aktif biçimde katılımını sağlamak amacıyla geliştirilen bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada, Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri odağında Türkçe ders kitaplarının incelenmesi ve bu ilkeleri Türkçe öğretmenlerinin uygulama durumlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan durum çalışması deseniyle tasarlanmıştır. Bu araştırmanın dokümanları, ortaokul kademesinde okutulan Türkçe ders kitaplarından oluşmaktadır. Çalışma grubu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Adana ilinin farklı ilçelerinde (Çukurova, Sarıçam, Seyhan, Yüreğir) görev yapan 19 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Dolayısıyla çalışmada, bu veriler kullanılarak Türkçe ders kitapları ve öğretmen uygulamaları arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir biçimde ortaya koyulmuştur. Ders kitabındaki etkinliklerin dinleme/izleme, okuma ve yazma becerilerinde ÖETİ'nin tamamını karşılamadığı, konuşma becerisinde ise büyük çoğunluğunu karşıladığı tespit edilmiştir. Türkçe öğretmenlerinin ÖETİ açısından Türkçe ders kitaplarını uygun görmedikleri, ders sürecinde yaptıkları uygulamaları ise ÖETİ'ye uygun gördükleri saptanmıştır. Elde edilen bulgular tartışılmış ve uygulayıcılara ile araştırmacılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri, Türkçe Öğretiminde Evrensel Tasarım İlkeleri, Türkçe ders kitabı, Türkçe öğretmeni.

Belgin Destegüloğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

12 Eylül Darbesi üzerine bir söylem çözümlemesi

Söylem, bireyin ya da ortak hedefleri olan grupların toplumsal bir olay karşısında takındığı tutum, bakış açısı, benlik dili ve ideolojisinin genel adıdır. Bir metin ya da diyalog, yazarın ya da konuşanların söylemlerini ifade etmek için araçsallaştırdıkları mekanizmalardır. Fakat bazen yazar ya da konuşmacı olaylarla ilgili gerçek niyetini sözcüklerin altına gizlemektedir. Açıkça ifade edilen ve gizlenen niyetler söylem çözümlemesi yöntemleriyle incelenir. Söylem çözümlemesi, ülkelerde meydana gelen savaş, darbe, açlık, ırk ayrımları, dinsel çatışmalar vb. toplumsal olaylarla ilgilenir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan günümüze çeşitli yıpratıcı süreçler atlatmıştır. Özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi, bahsedilen süreçlere örnek teşkil etmektedir. 12 Eylül 1980 Darbesi ile milleti temsil eden sivil yöneticilerin ülkeyi idare edemeyecek duruma geldiği, ülkede anarşi ve terörün arttığı gerekçesiyle Orgeneral Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları emir komuta zinciri içerisinde yönetime el koymuşlardır. Bu araştırmada Milliyet, Hürriyet, Milli Gazete, Cumhuriyet ve Ortadoğu adlı gazetelerin darbeye ilişkin ifade ve söylemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu dönemde yayımlanan gazetelerin "darbe" kavramı etrafında şekillenen söylemleri dilbilimsel çözümlemelerden biri olan "Teun Van Dijk'in Söylem Çözümlemesi" yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda gazetelerin söylemlerinde anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir.

12 Eylül müdahalesiAskeri müdahaleDilbilim+7
Zübeyde Erkmen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine dil ihtiyaç analizi

Yabancılara Türkçe öğretimi üzerine yapılan bu çalışma, üniversitelerin bünyesinde bulunan Türkçe dil eğitim uygulama ve araştırma merkezlerinde (TÖMER) öğrenim gören farklı ulus ve kültürlere mensup öğrencilerin Türkçe öğrenme ihtiyaçlarını belirlemeyi ve tespit edilen bu ihtiyaçlara yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır. İstanbul, Sakarya ve Düzce illerinde yer alan dört farklı üniversiteden TÖMER'de eğitim gören toplam 505 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada, ihtiyaç analizi için karma yöntem uygulanmış; Türkçe Dil İhtiyaçları Ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veri toplanmıştır. Verilerin analizleri Türkçe dil öğreniminde dil öğrenme amaçları Ticaret Yapma, Eğitim ve İş Olanakları, Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar ve Sınıf İçi İletişim boyutlarında incelenmiş; demografik yapıya göre boyutların değişkenliği araştırılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir; ancak devam edilen Türkçe kur ve Türkçe öğrenme süresi değişkenlerine göre özellikle A1-A2 düzeyindeki öğrencilerin daha yüksek ihtiyaçlara sahip olduğu saptanmıştır. Görüşme formundan elde edilen analizler sonucunda öğrencilerin Türkçe öğrenme amaçlarının; eğitim, mesleki hedefler, günlük yaşam, kalıcı yaşam planları ve bireysel ilgi gibi temalar etrafında şekillendiği belirlenmiştir. Ayrıca derste kullanılan etkinliklerin yeterliliğine ilişkin görüşler, olumlu, olumsuz ve koşullu olumlu biçiminde sınıflandırılmış; öğretmen desteği, materyal çeşitliliği ve seviye uyumu gibi unsurlar ön plana çıkmıştır. Sözlü etkinliklere yönelik değerlendirmelerde ise sözlü iletişim becerilerini geliştirme, anlamayı kolaylaştırma ve pratik yapma fırsatı gibi kazanımlar öne çıkarken; akademik dil yetersizliği, içerik uyumsuzluğu ve kaygı gibi sınırlayıcı faktörler de tespit edilmiştir Bununla birlikte öğrencilerin derste teknolojik, görsel-işitsel ve etkileşimli materyallere önem verdikleri görülmüştür. Öğretmen tutumlarının değerlendirilmesinde iletişime açık, motive edici ve öğrenci merkezli bir yaklaşım beklentisinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, Türkçe öğretiminde kullanılan mevcut materyal ve yöntemlerin öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduğunu göstermiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar TÖMER'lerde eğitim alan öğrencilerin dil ihtiyaçlarını ortaya koymuştur. Dil öğretiminde öğrenci merkezli yaklaşımların benimsenmesi, materyallerin çeşitlendirilmesi, teknoloji entegrasyonunun güçlendirilmesi ve öğretmenlerin pedagojik olarak desteklenmesi önerilmiştir.

Dil ihtiyaç analiziTürkçe öğretimiYabancı dil öğretimi+1
Feyza Prayuga
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatında distopya: Dünyanın Son İnsanları serisinin distopik unsurlar açısından incelenmesi

Distopya, karanlık temaları ve eleştirel bakış açısıyla çağdaş edebiyatta giderek daha fazla görünürlük kazanmaktadır. Ekolojik sorunlar, küresel siyasal krizler ve teknolojik gelişmelerin toplumsal yaşama etkileri, bu tür anlatıların yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Son yıllarda çocuk edebiyatında da yer bulan distopik anlatılar, çocuklara yaşadıkları dünyayı ve olası gelecekleri sorgulama fırsatı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında çocuklara yönelik kaleme alınmış iki çağdaş distopik eser olan Dünyanın Son İnsanları 1: Duvarın Ardı ve Dünyanın Son İnsanları 2: Palanka içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Metinlerden elde edilen veriler özgün biçimde geliştirilen on altı maddelik çözümleme ölçütleri doğrultusunda analiz edilmiş; bu ölçütler Toplumsal ve Siyasal Yapının Bozulması, Bireyin Yozlaştırılması ve Yabancılaşması, Distopyada Mekânsal ve Teknolojik Kurgular ile Distopik Kurmacanın Eleştirel ve Uyarıcı İşlevi olmak üzere dört ana başlık altında yapılandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiş, yazılı materyaller sistematik biçimde incelenerek temalar, kavramlar ve anlam örüntüleri ortaya çıkarılmıştır. Romanlardaki temalar, karakter yapıları, zaman, olay örgüsü ve mekân kurgusu distopya kuramı çerçevesinde yorumlanmış ve doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Elde edilen bulgular çizelgelerle desteklenerek sunulmuştur.

Gamze Tuna Poyraz
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, yarı deneysel desenlerden tek gruplu ön test son test deneme modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 60 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama düzeylerini belirlemek amacıyla uzman görüşü alınarak hazırlanan Kelime Vurgusu Algılama Testi, Cümle Vurgusu Algılama Testi, Ton ve Duygu Algılama Testi ile toplanmış; vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerine ait veriler ise öğrencilerden alınan ses kayıtları ile elde edilmiştir.Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra, veri toplama araçları kullanılarak ön test ve son teste tabi tutulmuşlardır. 10 hafta süren uygulama basamağındaöğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmış; Praat 3.8.47 ses analiz programı ile araştırmacı tarafından hazırlanan bilgisayar destekli prozodi eğitimi uygulanmıştır.Öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerini belirlemek için alınan ses kayıtları, Praat 3.8.47 programında temel frekans bakımından incelenerek değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar, algılama testlerine ait sonuçlar ile birlikte SPSS 15.0 istatistik paket programında bağımlı gruplar t testi uygulanarak analiz edilmiş; öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında vurgu, ton ve duyguyu algılama ve ivyansıtma becerilerine ilişkin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı belirlenmiştir.Araştırma sonunda, prozodi eğitimi kapsamında on hafta süreyle uygulanan çalışmalara katılan öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma başarı düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmede etkili olduğu şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Prozodi Eğitimi, Prozodik Beceriler, Vurgu, Ton, Duygu

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimDuygu+5
Didem Çetin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe kelime gruplarının yabancılara Türkçe öğretimindeki yeri hakkında bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, kelime gruplarının Türkçe öğretimindeki yerini incelemek ve yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarında kelime gruplarının öğretimini değerlendirmektir. Bu araştırmada betimsel çalışma olan tarama modeli kullanılmıştır.Bu yöntemle yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerle dil bilgisi öğretiminin nasıl yapıldığı açıklanmış ve Türkçe öğretiminde kelime gruplarının önemine değinilmiştir. Daha sonra, yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan kitaplardan seçtiğimiz Gazi Üniversitesi TÖMER?de kullanılan ?Yabancılar İçin Türkçe Dil Bilgisi? ve Ankara Üniversitesi TÖMER?de kullanılan Yeni HİTİT 1-2-3 kitapları kelime grupları yönünden incelenip değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonunda her iki kitapta bazı yaklaşım sorunları bulunmasına rağmen, bu iki eserin Türkçeyi yabancılara öğretmek açısından başarılı olduklarıkanaatine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, kelime grubu, yabancılara Türkçe öğretimi, yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan kitapla

Dil öğretimiDilbilgisiKelime grupları+5
Handan Arslantürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygılarının kaynakları

Bu çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan kişilerde konuşma becerisinin kazanılması ve kullanılması sırasında ortaya çıkan kaygının nedenlerinin neler olduğu, geliştirilen yabancı dil konuşma kaygısı ölçeği ve kişisel bilgi formu yardımıyla araştırılmaya ve ortaya konmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara ilinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler oluşturmaktadır. Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemiyle amaçlı örnekleme yapılarak Gazi Üniversitesi Türkçe Öğrenim Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) örneklem olarak alınmıştır.Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerde konuşma kaygısının kaynaklarını tespit edebilmek amacıyla mevcut ölçekler araştırılıp incelenerek ve kaynaklar taranarak araştırmacı tarafından bir ölçek hazırlanmış, bu ölçek, geçerlik güvenirliği test edildikten sonra kullanılmıştır.Hazırlanan ölçeğin geçerlik güvenirlik çalışması doğrultusunda önce araştırılacak konuya uygun olarak kişiyi, kaygı durumuna sevk edebilecek beş basamaklı cevaplar içeren cümleler hazırlanmıştır. Bu cümlelerden uzman görüşü doğrultusunda uygun olanları seçilerek deneme ölçeğine konulmuştur. Seçilen yargı sayısının (31) en az üç katı kadar olacak şekilde 93 kadar öğrenciye uygulanan deneme ölçeğinin SPSS15 programıyla analiz edilmesinin sonucunda, ölçekten 14 madde atılmış ve 17 maddelik bir ölçek elde edilmiştir.Veri toplama aracı olarak, öğrencilerin ana dillerini, varsa bildikleri diğer yabancı dilleri, bildikleri diğer yabancı dillerin Türkçe öğrenme ve özelde Türkçe konuşma becerisini edinmede bir etkiye sahip olup olmadığı bunların yanı sıra eğitim durumları, yaş ve cinsiyetlerine ait bilgilerin yer aldığı bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kişisel Bilgi Formu ile edinilen bilgiler, öğrencilerin konuşma kaygılarını etkilemesi açısından incelenmiştir.Ölçek ve Kişisel Bilgi Formundan elde edilen veriler analiz edilirken sosyal araştırmaların analizinde ağırlıklı olarak kullanılan SPSS15 paket programı kullanılmıştır.Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma becerisini edinme sırasında yaşadıkları kaygı durumunun sebeplerinin araştırıldığı bu çalışmanın sonuçları şu şekildedir: Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma kaygılarının kaynakları, bireysel özellikler, peşin hükümler, çaresizlik inancı ve bakış açısı olmak üzere dört boyutta toplanmıştır. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin, sadece eğitim durumlarında, bakış açısı boyutunda, anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Doktoraya devam eden öğrencilerin konuşma kaygı düzeyi, lisans mezunu ya da lisans öğrenimine devam eden öğrencilere kıyasla daha yüksek çıkmıştır. Bu durum ise, yabancı dil öğreniminin ileri yaşlarda daha zor ve kaygı verici olabileceği ile ilgili, kişilerin taşıdığı bakış açısıyla bağdaştırılabilir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin ana dillerinin, konuşma kaygılarını etkileme durumuna bakıldığında, hiçbir boyutta anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kaygıları, bildikleri diğer dillerin Türkçeyi öğrenmeyi etkileme durumuna göre incelendiğinde, hiçbir boyutta anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygıları, bildikleri diğer yabancı dillerin Türkçe konuşmalarını etkileme durumuna göre bakıldığında, anlamlı bir farklılığın mevcut olmadığı görülmüştür. Yabancı dil olarak Türkçe konuşma kaygısı, katılımcıların cinsiyet durumlarına göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Buradan hareketle, cinsiyet, ana dili ve bilinen diğer yabancı dillerin, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerde konuşma kaygısına sebep olan değişkenler olmadıkları söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, Konuşma Becerisi, Konuşma Kaygısı.

Dil öğrenimiKonuşmaKonuşma becerisi+6
Esra Özdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin Türkçe ders kitaplarındaki anlamını bilmedikleri kelimelerden hareketle söz varlığını geliştirmelerine yönelik bir araştırma

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin söz varlıklarını geliştirmeye yönelik yapılan bu araştırma şu basamaklardan oluşmaktadır: öncelikle 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma ve dinleme metinlerindeki anlamını bilmedikleri kelimeler tespit edilmiştir. Bu kelimeler 7. sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı'ndaki kelime çalışmalarında yer alan kelimelerle karşılaştırılmış, ardından söz konusu kelimelerin kitaptaki diğer metinlerde ve kelime çalışmalarında tekrar edilip edilmediğine bakılmıştır. Türkçe ders kitabı yazarlarıyla görüşülmüş, yazarların ders kitabı yazma sürecinde, kelime çalışmalarında ele aldıkları kelimeleri tespit etme politikaları belirlenmeye çalışılmıştır. Son olarak da derslerde kelime çalışmalarının nasıl işlendiğini ortaya koymak amacıyla Türkçe öğretmenleriyle görüşülmüştür.Araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları ile Koza Yayınevi'nin 7. sınıf Türkçe ders kitapları kullanılmıştır. Bu kitapların okutulduğu iller olan Ankara ve İzmir'den rastgele seçilen iki ilköğretim okulunda toplam 405 öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur.Öğrencilere Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma ve dinleme metinleri okutulmuş ve öğrencilerin bu metinlerdeki anlamını bilmedikleri kelimeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bu kelimeler metnin kelime çalışmalarında yer verilen kelimelerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca kelime çalışmalarında verilen kelimelerin diğer kelime çalışmalarında tekrar edilip edilmediği belirlenmiştir. Öğrencilerin anlamını bilmediği kelimelerin ders kitabındaki diğer metinlerdeki anlamını bilmediği kelimeler arasında geçip geçmediğine bakılmıştır. Kelime çalışmalarında yer alan kelimelerin planlı bir şekilde tekrar edilmediği tespit edilmiştir.Elde edilen kelime listelerinden hareketle Türkçe öğretmenlerinin sınıfta kelime çalışmalarını nasıl işledikleri konusunda görüşleri alınmıştır. Öğretmenlerimizin sınıf içerisinde kelime çalışmalarını işlerken çoğunlukla Türkçe ders kitabına bağlı kaldıkları, bunun dışında başka çalışmalara genellikle derslerde yer vermedikleri tespit edilmiştir.Ayrıca Türkçe ders kitabı yazarlarıyla yapılan görüşmelerde yazarların kelime çalışmalarına seçtikleri kelimeleri nasıl, nelere dikkat ederek seçtikleri konusunda bilgi edinilmiştir.Sonuç olarak ders kitaplarındaki kelime çalışmalarında ele alınan kelimelerin işleniş şekli ders kitabı yazarlarının kelime çalışmalarına kelime seçme biçimleri ve öğretmenlerin kelime öğretimine yönelik uygulamaları, planlı bir kelime öğretimi politikasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

Ders kitaplarıEğitimKelime öğretimi+4
Tuba Aslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatımları üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatım başarılarını belirlemek, bu başarılarını çeşitli değişkenlere göre incelemek ve yaptıkları yanlışları değerlendirmektir. Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatımlarını değerlendirmeyi amaçlayan bu araştırma, betimsel niteliktedir. Alan araştırması yönteminin seçildiği çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Bununla birlikte verilerin değerlendirilmesi bakımından nicel ve nitel özelliklere sahip karma bir araştırma olduğu söylenebilir. Araştırmanın çalışma evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Tahran Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki 71 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ölçme aracı olarak kompozisyon kâğıtları, kişisel bilgi formu, Büyükikiz (2011) tarafından geliştirilen dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Öğrencilerin yazdığı kompozisyonlar önce nicel olarak SPSS 15.0 ile betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, t testi, Kruskal Wallis, Mann Whitney U kullanılarak analiz edilmiş daha sonra kompozisyonlar nitel olarak kategorik analize tekniği ile değerlendirilmiştir. Araştırma nicel sonuçları olarak; yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların Türkçe yazılı anlatımda orta düzeyde bir başarı gösterdikleri ve bu başarılarının istatiksel olarak cinsiyet ve ana dili değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmanın nitel sonuçları olarak da yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların Türkçe yazılı anlatımlarında yazım, noktalama ve ses bilimsel, sözcük-anlamsal, biçim-söz dizimsel ve süreç temelli yanlışlar yaptığı belirlenmiştir.

Kayhan İnan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı dramanın anlayarak anlatma becerilerinin geliştirilmesine etkisi

Anlayarak anlatma becerilerinin geliştirilmesinde yaratıcı drama yönteminin etkisini araştırmak üzere yapılan bu çalışmada deneysel desen kullanılmış ve elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Araştırma Sinop ili Türkeli ilçesi Atatürk Ortaokulunda öğrenim görmekte olan iki ayrı 6. sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol gruplu ön test-son test deneysel deseninin kullanıldığı araştırmada, yansız olarak seçilen sınıflardan birinde anlama ve anlatma becerilerini temel alan yaratıcı drama etkinlikleri uygulanmıştır. Anlayarak anlatmada yaratıcı dramanın etkileri kavramsal olarak ele alındığında, anlama süreçlerini etkileyen faktörlerin başında, algı ve algıya bağlı süreçlerin önemli bir rol oynadığı ortaya konulmuş, çeşitli kuramların yanında, dil becerilerinin geliştirilmesinde yaratıcı dramanın etkileri üzerine elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırmanın dayandığı bilimsel veriler ve bu veriler ışığında yapılan deneysel araştırma sonuçları da yaratıcı dramanın etkin kullanımı ile anlayarak anlatma becerilerini geliştirmede diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu anlaşılmıştır. Araştırma ile ilgili deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasının sonuçları araştırmanın teorisini kanıtlar nitelikte olmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Yaratıcı Drama, Temel Dil Becerileri.

Anlatı becerileriDil becerileriDil öğretimi+7
Şeyda Özcan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa diller öğretimi ortak çerçeve programı kapsamında işlevsel kavramsal yaklaşım temelli ihtiyaç analizi örneği

Bu araştırmada işlevsel kavramsal yaklaşım temel alınarak planlı ve sistemli bir dil öğrenme amacına hizmet eden, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni?nde belirtilen dil düzey ve yetilerinin esas alındığı bir ihtiyaç analizi örneği oluşturma amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde ?Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenler İçin İhtiyaç Analizi? adını taşıyan bir anket formu oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini G.Ü TÖMER?de ve Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi?nde öğrenim gören, ana dili Türk lehçelerinden olmayan ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler ve yurt dışındaki belli bir kurumda Türkçe eğitimi görmekte olan ve erişilebilir örnekleme yöntemiyle belirlenen 103 kişi oluşturmaktadır. Çalışma evreninden elde edilen bulgulara göre; Türkçeyi yabancı dil öğrenenlerin büyük çoğunluğu öğrencidir. Bu durum, Türkçenin daha çok eğitim-öğretim görme amacıyla öğrenildiğine işaret etmektedir. Bunun yanı sıra dil öğretim sürecinde olabildiğince çok kaynak ve araç- gereçten faydalanmak, kalabalık gruplar halinde veya sınıf ortamında ders görmek, günlük hayatta karşılaşabilecekleri durumlara yönelik işlevsel bir dil eğitimi almak istemektedirler. Geliştirilmesine en çok ihtiyaç duyulan beceri, konuşma becerisidir. Dil öğrenenlerin öğretim sürecinin başında bazı özelliklerinin (yaş, meslek, dili öğrenme amacı vb.) hedef dile yönelik eksikliklerinin, ilgi, istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi dili öğrenenlere, öğretenlere ve öğretim programı hazırlayanlara yardımcı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni, İşlevsel Kavramsal Yaklaşım, İhtiyaç Analizi

Avrupa Diller İçin Ortak Başvuru ÇerçevesiDil öğretimiKavramsal öğrenme+6
Hamide Merve Altıparmak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde dil ihtiyaç analizi: Bosna-Hersek örneği

Bu araştırmada, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen Bosna-Hersekli kursiyerlerin Türkçe kurslarına ilişkin dil öğrenme ihtiyaçları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde öğrenir ihtiyaçlarının belirlenmesi; bu ihtiyaçların yaş, cinsiyet, eğitim gibi değişkenler karşısında farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesidir. Araştırma, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi bünyesinde düzenlenen Türkçe kurslarında yapılmıştır. Çalışmada veri toplamak için Iwai ve diğerlerinin (1998) "Japanese language needs analysis" isimli çalışmalarında kullandıkları anketten Türkçeye uyarlanan ve iki bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Ankete son şekli verilmeden önce Foynitsa Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen 17 kursiyer ile pilot uygulama yapılmış, tez danışmanı ve uzmanların görüşleri alınarak anket yeniden düzenlenmiştir.Araştırmanın evreni; Bosna-Hersek'teki 2 merkez ve 286 kursiyer olarak belirlenmiş, örneklem olarak 2 merkezden Saraybosna'ya ve 286 kursiyerden 168'ine ulaşılmıştır. Uygulama sonunda anket verileri Türkçeye çevrilmiş, daha sonra bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 21 (Statistic Package For Social Science) programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve varyans analizi için f testi kullanılmıştır.İhtiyaç analizi ölçeğine göre Saraybosna YETKM?de Türkçe öğrenen kursiyerlerin dil öğrenme ihtiyaçları "ticaret yapma, eğitim ve iş imkânı, bireysel ilgi ve ihtiyaçlar ile sınıf içi iletişim kurma" olmak üzere dört alt boyutta kendini göstermiştir. Özellikle Ticaret yapma ihtiyacı kursiyerlerde ön plana çıkmaktadır. Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar boyutunda Bosna-Hersek'teki erkeklerin Türkçe Öğrenme İhtiyacının kadınlara göre daha fazla olduğu, kursiyerlerin yaşları arttıkça Eğitim ve İş İmkânı için Türkçe öğrenme ihtiyaçlarının önem kazandığı; buna karşılık kursiyerlerin Türkçe öğrenme ihtiyaçları ile eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Dil ?htiyaç Analizi, BosnaHersek, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi.

Bosna-HersekDil öğretimiKültür merkezleri+5
Önder Çangal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'da ilköğretim ikinci kademedeki Türk öğrencilerin yazılı anlatım becerileri

Bu çalışmanın amacı, Kosova?da devlet okullarının ilköğretim ikinci kademesinde Türkçe eğitim gören öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesidir. Bu tez 2012 yılı Mayıs ayında yapılan bir ön çalışma ve 2013 yılı Şubat ve Nisan ayları arasında 2 aylık bir ana uygulama ile oluşturulmuştur. Teze ilişkin çalışmalar; Priştine, Prizren ve Mamuşa'da toplam 5 ilköğretim okulunda yapılmıştır. Kosovalı Türk öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini ölçmek amacıyla Kosova?da ilköğretim ikinci kademede verilen Türkçe dersi kazanımlarından yola çıkılarak bir Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı oluşturulmuştur. 19 maddeden oluşan analitik rubrik şeklinde hazırlanan bu ölçme aracı ile 228 öğrencinin yazılı anlatım örnekleri incelenmiştir. Bunun sonucunda Kosovalı Türk öğrencilerin başarı düzeylerinin düşük olduğu konuların yazıya uygun ve etkili bir başlık yazılması, konuya uygun, etkileyici bir giriş bölümü oluşturulması, sayfa düzenindeki boşlukların standart ölçülere göre düzenlenmesi, çeşitli anlatım yöntemlerinin kullanılarak anlatımın başarıyla zenginleştirilmesi konuları olduğu belirlenmiştir. Buna karşın, Kosovalı Türk öğrencilerin başarı düzeylerinin daha yüksek olduğu konular ise standart bir Türkçe ile yazma, düzenli ve okunalı el yazısı ile yazma, metinde konunun bütünlük ve mantıksal tutarlılık içinde işlenmesi, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı gibi konuları olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar çerçevesinde Kosova?daki Türkçe dersinin daha etkili hale getirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Bu tez çalışmasında ayrıca Kosova?da Türk dilinde verilen eğitim, Colinn Baker?ın İki Dilli Eğitim Modelleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmede Kosova?daki Türkçe Eğitim iki dilli eğitim modellerinden hiçbirine uymamasına karşın verilen eğitimin bu modellerden zayıf formlu ?Tek Yabancı Dil ile Öğretim? modeline yakın olduğu tespit edilmiştir. İlaveten, Kosova?daki Türkçe eğitiminin mevcut durumu da ele alınarak bu konudaki sorunlara yönelik çözüm önerileri de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kosova, Türkçe Eğitimi, Yurtdışındaki Türkler, İki Dillilik, İki Dilli Eğitim Modelleri, Ana Dili, Yazılı Anlatım

Osman Özdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımdaki aktif kelime hazinesinin belirlenmesi: Kırşehir/Akçakent örneği

Bu araştırma, çalışma evrenindeki ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarındaki aktif kelime hazinesini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Öğrencilerin kelime hazinelerini tespit edebilmek için Kırşehir ili Akçakent ilçesinde bulunan ortaokullardan 57 adet 5. sınıf öğrencisine üç farklı türde (fabl, anı, serbest konu) toplam 171 adet metin yazdırılmıştır. Elde edilen verilerde geçen kelimeler öğrencilerin cinsiyetine ve üç farklı anlatım türüne göre incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda toplam 12595 kelime tespit edilmiş olup bu kelimelerden 1653'ünün farklı kelime, 10942' sinin ise bu kelimelerin tekrarı olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet açısından bakıldığında toplam kelime kullanımında kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu; tür açısından ise öğrencilerin sırasıyla fabl, anı, serbest türde daha çok kelime kullandıkları görülmüştür. Çalışmanın sonunda türlere göre kelime listeleri oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kelime, Kelime Hazinesi, Yazılı Anlatım, Türkçe Öğretimi

Türkçe eğitimiTürkçe öğretimiYazma öğretimi+1
Mehmet Türkyılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde e-öğrenme yoluyla kelime öğretimi

Bu araştırmanın amacı, e-öğrenme yoluyla yapılan İngilizce ve Türkçe dil öğretim çalışmalarında ele alınan kelime öğretiminin özelliklerini ortaya koyarak Türkçe kelime öğretimi çalışmalarının ve kültürel öğelerinin sunumunun nasıl olması gerektiğini belirlemektir. E-öğrenme yoluyla kelime öğretimi çalışmalarının yurt içi ve yurt dışı örneklerinin inceleneceği bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli, iki veya daha çok değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlamaktadır. Buna göre İngiltere'de İngilizce dil öğretimi yapan siteler, İngiltere'de Türkçe öğretimi yapan siteler ve Türkiye'de Türkçe öğretimi yapan sitelerin kelime öğretim bölümleri incelenerek bu bölümlerin özellikleri sonuç bölümünde bir araya getirilmiştir. Araştırma, İngiltere'de e-öğrenme yoluyla İngilizce ve Türkçe dil öğretim sitelerinde yapılan kelime öğretim çalışmaları ve Türkiye'de e-öğrenme yoluyla yapılan Türkçe dil öğretim sitelerindeki kelime çalışmalarının karşılaştırılmasını esas alacak şekilde iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın kavramsal çerçeve bölümünde dil öğretim yöntem ve tekniklerinin ele alınmasından sonra sınıflarda ve kitaplarda yer alan kelime öğretim çalışmalarına ve bu alanda yapılan etkinliklere yer verilmiştir. İlk aşamada İngiltere'de İngilizce ve Türkçe dil öğretimi yapan dil öğretim sitelerinin kelime öğretim bölümleri incelenmiştir. Siteler incelenirken içerikleri ve görsellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci aşamada Türkiye'de e-öğrenme yoluyla dil öğretim çalışmaları yapan internet siteleri incelenmiştir. İncelenen sitelerin içerik ve görselliklerinin yanında içerdiği kültürel öğelerin sunumları da değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerde İngilizce dil öğretim sitelerinde kelime öğretim etkinliklerinin çeşitliliği ve kültürel öğelerin kullanımında sıklık görülmektedir. İngilizce kelime öğretim çalışmaları öğretim ve alıştırma başlıkları altında toplanarak kullanıcı sürekli olarak öğretilmek istenen kelimelerle karşı karşıya getirilmiştir. Bununla birlikte bu kelimeler alıştırma aşamasında da yoğun şekilde kullanılarak kullanıcının zihnine oyunlar yoluyla işlenmektedir. İngilizce öğretim sitelerinde İngiltere ve İngiliz kültürüne ait öğelerin her fırsatta kullanıldığı görülmektedir. Yeni yıl bölümünde

Mustafa Ilgar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin yazma becerisinin geliştirilmesinde çağrışım tekniğinin kullanımı

Türkçe eğitimi içerisinde yazılı anlatım becerisinin geliştirilmesi çağımızda önemini daha da arttırmıştır. İfade etme yeteneği kuvvetli bireyler en kalıcı hâliyle düşüncelerini ve bilgilerini yazıya aktardıkları müddetçe kalıcı eserler bırakmış olurlar. Yazılı anlatım sadece bilgiyi sunma aracı olarak değil günümüzde aynı zamanda yaratıcılığı geliştirme aracı olarak da kullanılmaktadır. Yaratıcı düşünmenin, farklı fikirler üretmenin gerek iş yaşamında gerek ülke geleceğinde gerek uluslar arası alanda bir bireye neler kazandıracağı aşikârdır. Yaratıcı yazma da tüm bu gerekliliklerden doğmuştur. Yaratıcı yazma teknikleri içerisinde beynin adeta tüm nöronlarını harekete geçiren snapslar arası inanılmaz bağlantılar kurduran çağrışım tekniği ise okullarımızda çoğu zaman uygulanmamakta, uygulansa dahi hangi etkinlikleri kapsadığı ve sonuçlarının ne olduğu tam olarak ortaya konamamaktadır. Çalışmamızda bu eksikliği gidermek için deneysel yöntemle farklı ve aynı sosyo-kültürel özellikler gösteren üç okulda çağrışım tekniğini bazı şubelere öğretip bazılarına öğretmeden yazılar yazdırdık, bu okullar arasında üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren Bilim ve Sanat Merkezleri de vardı. Bu yazıları hem çağrışım tekniğinin etkililiği açısından hem de sosyo-ekonomik durumun yazı başarısını etkilemesi açısından değerlendirdik, deney ve kontrol gruplarımız aynı öğretmenin derse girmesi, aile yapıları vb. bakımlardan denk tutulmaya çalışıldı. Her okul farklı sosyo-ekonomik durum gösterdiğinden her okulun deney ve kontrol grubu da farklıydı. Çalışmamız sonucunda çağrışım tekniğini öğretmek adına bir etkinlikler listesi, yazılı anlatımları değerlendirmek adına bir ölçek ve çağrışım tekniğinin öğrencilerin yazılı anlatım becerisini arttırdığına dair bulgular ve sosyo-ekonomik durumla bu bulguların karşılaştırması ortaya konuldu. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli Çocuklar, Yazma Eğitimi, Türkçe Eğitimi, Çağrışım

Bilge Bağcı Ayrancı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişimsel yeterlilik bağlamında yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültürlerarası iletişimsel yeterlilik yaklaşımı açısından değerlendirmektir. Bu kapsamda örneklem olarak Gazi Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanan "Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı" ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi tarafından hazırlanan "İstanbul Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı" seçilmiştir. Çalışmanın geneli betimsel niteliktedir. Değerlendirme için gerekli verilerin toplanmasında tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerin değerlendirilmesi bakımından nicel ve nitel özelliklere sahiptir. Çalışmada örneklem olarak seçilen ders kitaplarını değerlendirmek amacıyla, kitapları derslerinde kullanan Türkçe okutmanlarından görüş alınmıştır. Bu kapsamda kültürlerarası yeterlilik ölçeği uygulanmıştır. Belirtilen ölçek, Gönül'ün (2007) çalışmasında kullanılmış ve Skopinskaja (2003) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin niceliksel olarak değerlendirilmesi, tanımlayıcı istatistik teknikler ve SPSS programı ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, örneklem olarak seçilen ders kitaplarının birtakım eksikliklerine rağmen kültürlerarası iletişimsel yeterlilik yaklaşımı açısından yeterli oldukları belirtilmiş, bundan sonra hazırlanacak yeni öğretim materyalleri için veri imkanları sunulmaya çalışılmıştır.

Hatice Vargelen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ortaokul Türkçe dersi öğretim programındaki değerler açısından Türkçe öğretmenlerinin önerdiği çocuk edebiyatı kitapları

Bu çalışma, Türkçe öğretmenlerinin ortaokul düzeyindeki öğrenciler için önerdiği çocuk edebiyatı kitaplarını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe Öğretim Programı'nda (MEB, 2024) yer alan değerlerden hareketle incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ilk ayağında Zonguldak ilinde görev yapan 42 Türkçe öğretmeninden araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılarak veri toplanmıştır. Öğretmenlerin önerdiği eserler arasında öne çıkanlar şunlardır: 5. sınıf öğrencileri için "Dedemin Bakkalı", "Bunun Adı Findel" ile "Sadako ve Kâğıttan Bin Turna Kuşu"; 6. sınıf öğrencileri için "Göğü Yere İndirelim", "Abartma Tozu" ve "Charlie'nin Çikolata Fabrikası"; 7. sınıf öğrencileri için "Çocuk Kalbi", "Gökyüzündeki Mor Bulutlar" ve "İçimdeki Müzik"; 8. sınıf öğrencileri için "Momo", "Beyaz Diş" ve "Sol Ayağım". Araştırmanın ikinci ayağında sıralanan kitaplar öğretim programında yer alan değerler tema olarak kullanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede içerik analizinden faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmenlerin öğrencilere önerdikleri kitaplarda dostluk, sorumluluk, sevgi ve dürüstlük değerlerinin öne çıktığı görülmüştür. Ek olarak çocuk edebiyatı eserlerinin değerler eğitiminde kullanılabilecek nitelikli içeriklere sahip olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarından hareketle TYMM-2024'te yer alan değerleri kapsayan bütüncül bir okuma listesi oluşturulabilmesi için öğretmen rehberliğinden faydalanılabileceği önerisi getirilebilir.

Şevnan Aydoğan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan kitapların incelenmesi: Aslı Hikâye Seti örneği

ÖZET Kurum : ZBEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı Tez Başlığı : Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kullanılan Kitapların İncelenmesi: Aslı Hikâye Seti Örneği Tez Yazarı : Damla FIRAT Tez Danışmanı : Doç. Dr. Ayşe Özgül İNCE SAMUR Türü, Yılı : Yüksek Lisans, 2025 Sayfa Adedi : 186 Bu araştırma, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan öykülerin niteliğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, yabancılara Türkçe öğretimi alanında sıklıkla başvurulan kaynaklardan biri olan "Aslı Hikâye Seti", nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla incelenmiştir. Çalışmada hikâye setinde yer alan her bir kitabın pedagojik, dilsel, görsel ve yapısal yönleri sekiz temel başlık altında ele alınmıştır. Söz konusu başlıklar; konu, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti, kurgu, görseller, dilsel-görsel şiddet ve eğitsel özellikler olarak belirlenmiştir. Bu temalar çerçevesinde geliştirilen açık uçlu sorular, verilerin sistematik biçimde toplanmasına olanak tanımıştır. Araştırmanın evrenini Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan tüm hikâye setleri oluşturmuş ancak araştırmanın amaçlı örnekleme stratejisine uygun olarak örneklem birimi "Aslı Hikâye Seti" ile sınırlandırılmıştır. Toplam 10 kitaptan oluşan bu set, içerdiği farklı hikâyeler, özgün anlatım biçimleri ve görsel öğeler bakımından değerlendirilmiştir. Verilerin toplanmasında doküman inceleme formu; verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Bununla beraber hikâye setlerinde kullanılan görsel materyallerin hedef dilin kültürel ögeleriyle daha güçlü bağ kuracak şekilde çeşitlendirilmesi önerilmektedir. Çalışma sonucunda Aslı Hikâye Seti'nin yabancılara Türkçe öğretimi sürecinde kullanılabilirliğine dair kapsamlı ve çok boyutlu bulgulara ulaşılmıştır. Hikâye setinin özellikle dil düzeyine uygunluğu, anlatım sadeliği, eğitsel iletiler içermesi ve görsel ögelerin etkili biçimde kullanılması yönünden dikkat çekici nitelikler taşıdığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular hem öğretmenler hem de materyal geliştiriciler açısından yol gösterici öneriler sunmakta, ayrıca benzer çalışmalar için örnek bir model niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Eğitimi, Yabancı Dil, Öğretim, Hikâye Seti

Damla Fırat
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeniden yazılmış çocuk kitapları üzerine bir inceleme

Yeniden yazma, bir klasik metnin yeni bir yazarın gözünden aktarımı ve diğer bir deyişle mevcut metni öz anlamını koruyarak yeniden ifade etmeyi içerir. Yeniden yazma yöntemi son yıllarda değişen bakış açıları, pedagojik eğilimler, çocuğun aile içindeki yeri, toplumsal eşitlik anlayışı gibi birçok yaklaşımdan yola çıkılarak klasik eserlerin yeniden ele alınmasını sağlamıştır. Yeniden yazılmış çocuk kitapları modern çağın bir ihtiyacı olarak eğitim sisteminin yelpazesi içinde de yerini almış, önemli bir inceleme konusuna dönüşmüştür. Tez çalışmasında; çocuk edebiyatında yerli yazarlar tarafından yeniden yazılan dünya ve Türk klasikleri incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile hazırlanan çalışmada yapılan alan taraması sonucunda 140 kitap listelenmiş ve orantısız tabakalı örnekleme yöntemi ile çalışma grubu olarak belirlenen 20 kitap incelenmiştir. Veriler doküman incelemesi ile elde edilmiş ve betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Yeniden yazılan çocuk kitaplarında bulunması gereken ölçütler; biçim ve tür değişimi, içerik değişimi, eğitsel açıdan çocuğa uygunluk başlıkları şeklinde hazırlanmıştır. İçerik değişimi başlığı altında; istenmeyen ögelerin çıkartılması, anlatıcı-dil ve üslup özelliklerinin değiştirilmesi, kahramanların karakter özelliklerinin değiştirilmesi ve yeni kahramanların eklenmesi, iletilerin değiştirilmesi şeklinde dört ayrı başlık yer almıştır. Sonuç olarak; çocuk edebiyatında yerli yazarlar tarafından yeniden yazılan eserlerden incelenen 20 eser bağlamında dünya klasiklerinde en çok yer verilen kitapların Troya, Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel ve Bremen Mızıkacıları olurken Türk klasiklerinde ise Dede Korkut, Keloğlan, Şahmeran, Karagöz ve Hacivat olduğu görülmüştür. Dünya ve Türk klasiklerinde biçim ve tür değişimi bakımından daha çok öykü, şiir ve öykü-şiir formunun tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır. İçerik değişimi bakımından istenmeyen ögelerin çıkartılmasına (11 eser), anlatıcı-dil ve üslup özelliklerinin değiştirilmesine (14 eser), kahramanların karakter özelliklerinin değişimine yer verildiği (8 eser) ve kurguya yeni karakterler eklendiği (10 eser), iletilerin değiştirildiği (11 eser) sonuçlarına ulaşılmıştır. İçerik değişimi başlığı altında dünya klasiklerinde Türk klasiklerine nazaran daha fazla değişime gidildiği belirlenmiştir. Eğitsel açıdan ise eserlerin tamamına yakını (19 eser) uygun bulunmuştur.

MetinlerarasılıkYeniden yazmakÇocuk kitapları
Aslı Açıkgöz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersinde kullanılan eğitsel dijital oyunların ders başarısı ve motivasyona etkisi

Çalışmada Türkçe dersi için oluşturulmuş eğitsel dijital oyunlar, öğrencilerin akademik başarı ve derse yönelik motivasyona olan etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı, İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde bulunan ve MEB'e bağlı bir ortaokulda eğitimine devam eden 68 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Akademik başarı yönünden birbirine denk olan iki sınıftan biri deney diğeri kontrol grubu olarak random belirlenmiştir. Deney grubu öğrencileri 34, kontrol grubu 34 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada ön-test ve son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 6 hafta boyunca kontrol grubunda bulunan öğrencilere karma yöntemlerle Türkçe dersi öğretimi yapılırken, deney grubuna ise Türkçe dersi için tasarlanmış eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş, oyun temelli öğrenme programına göre Türkçe dersi öğretimi yapılmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında, öğrencilerin Türkçe dersi akademik başarılarını ve Türkçe dersine yönelik motivasyonunu (duyuşsal özellik) belirlemek amacıyla farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; araştırmacı tarafından oluşturulan başarı testi ve Erdem ve Gözüküçük (2012), tarafından geliştirilen 15 maddelik Türkçe dersi motivasyon ölçeğidir. 36 sorudan oluşan Türkçe Dersi Akademik Başarı Testi, deney ve kontrol gruplarına ön-test ve son-test olarak uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 18 (The Statistical Packet for the Social Sciences) istatistik programı kullanılmıştır. Gruplar arası analizlerde ilişkisiz örneklem t-testi (Independent t-test) kullanılırken grup içi analizlerde ise ilişkili örneklemler için t-testi (Paired Samples t-test) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda akademik başarı yönünden deney ve kontrol grubu ön-test sonuçları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık görülmemekte ve grupların birbirine denk olduğu söylenebilir. Deney ve kontrol grubu son-test sonuçları arasında istatistikî olarak anlamlı farklılık vardır. Bu farklılığın deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bulguları; Türkçe dersinde kullanılan eğitsel dijital oyunlar, öğrenci ders başarısını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik motivasyon ölçeği ön-test ve son-test puanları kıyaslandığında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik motivasyon ölçeği ön-test ve son-test puanları kıyaslandığında istatistikî olarak olumlu ya da olumsuz yönde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırma bulgularına göre Türkçe dersinde kullanılan eğitsel dijital oyunlar; öğrencilerin akademik başarı ve motivasyonlarını etkilemiş ve öğrencilerin derse ilgileri çekilerek somut öğrenme ortamları oluşmasına katkı sağlamıştır.

BaşarıDers başarısıEğitsel oyunlar+5
Hasan Yüksel
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tahir Nejat Gencan'ın "Türkçe Öğreniyorum" adlı kitabının yabancılara Türkçe öğretimi açısından incelenmesi

Ders kitapları, öğretim sürecinde en fazla kullanılan materyallerindendir. Yabancılara Türkçe öğretimi alanında birçok kitap yazılmıştır. Bu kitaplarda, kitapların yazıldığı döneme göre birçok farklılık bulunmaktadır. Bu farklılığın temel sebebi zaman içerisinde öğretim ihtiyaçlarının değişmesidir. Bu çalışmada Tahir Nejat Gencan'ın, 1960'lı yıllarda ders kitabı olarak kullanılan Türkçe Öğreniyorum adlı eserinin yabancılara Türkçe öğretimi alanındaki yeri incelenmiştir. Çalışma, betimsel niteliktedir ve çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, dokuz alt problem doğrultusunda şekillenmiştir. Buna göre 13 metin türü, 26 tema, 12 soru tipi, 14 görsel öge tespit edilmiştir. Temel becerilerden dinleme becerisine yer verilmediği görülmüştür. Kitapta ölçme değerlendirme için ayrıca bir bölüm verilmemiştir. Kitabın hedef kitlesi yabancı uyruklu öğrencilerdir.

Ders kitaplarıGencan, Tahir NejatKitaplar+6
Hande Ayten
Zonguldak Bülent Ecevit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İrfan Gürkan Çelebi'nin biyografik içerikli öykülerinin eğitsel değerler yönünden incelenmesi

Son yıllarda "Değerler Eğitimi" ülkemizde eğitim programlarında değer verilen bir konudur. Söz gelimi yenilenen 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda "Değerler Eğitimi" adı altında yeni düzenlemeye gidilmiştir. Türkçe dersinin ana malzemesi olan edebi metinlerin çocuğa temel değerleri benimsetecek düzeyde olmasına dikkat edilmiştir. Çünkü çocuğa, millî ve evrensel değerlerin kazandırılması edebi metinler aracılığıyla gerçekleşir. İlgili literatür taraması yapıldığında, çocuk edebiyatı sahasında "Değerler Eğitimi" adı altında yapılan çalışmalarda incelenen kitap türlerinin biyografi olduğuna çok az rastlanmıştır. Bu sebeple bu çalışmada hitap ettiği kitle 10-14 yaş grubu olan İrfan Gürkan Çelebi'nin biyografik içerikli öyküleri, eğitsel değerler açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı öykülerdeki değerleri tespit etmek ve bu değerlerin 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki değerler ile uyumunu karşılaştırmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımlarından tarama modeli esas alınarak yapılan çalışmanın kapsamını, İrfan Gürkan Çelebi'nin 10-14 yaş grubu için yazdığı "Kahramanım Fatih, Kahramanım Mimar Sinan, Kahramanım Yunus Emre, Kahramanım Mevlana, Kahramanım Nasrettin Hoca, Kahramanım Ertuğrul ve Kahramanım Osman Gazi" kitapları oluşturmuştur. Kitaplardaki değerler araştırmacı tarafından analiz edilerek çıkarılmış ve 2018 MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki kök değerler ile karşılaştırılmıştır.

BiyografiDeğerlerEğitim programları+6
Gülcan Taşdan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Devrek yöresinden derlenmiş atasözleri ve deyimlerin tematik açıdan değerlendirilmesi

Atasözleri ve deyimler, önceki kuşakların yaşadıkları olaylar sonucunda edinmiş oldukları bilgi ve tecrübeyi gelecek kuşaklara aktaran kalıplaşmış ifadelerdir. Bir sözün atasözü veya deyim olarak nitelendirilebilmesi için anonim olması, toplum tarafından genel kabul görmesi, kalıplaşmış ifadeler olması gibi bazı özellikleri taşıması gerekmektedir. Bunun yanında yine bir sözün atasözü ya da deyim olabilmesi için yaygınlaşması da önemli bir husustur. Lakin bazı atasözleri ve deyimler bulundukları yöreyle özdeşleşmiştir. Bulunduğu yörenin kültürüyle bütünleşen ve yıllar içinde değişikliğe uğrayıp, yöre halkı tarafından değiştiği şekliyle kabul gören atasözleri ve deyimler o yöreye mal edilebilir. Bu çalışmada Zonguldak ilinin Devrek ilçesinde kullanılan atasözleri ve deyimler incelenmiştir. Çalışmada Devrek ilçe sınırları içinde yer alan şehir merkezi, belde ve köylerde kullanılan halk dilindeki atasözleri ve deyimler incelenmiş, bu atasözleri ve deyimler tematik açıdan değerlendirilerek gruplandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atasözü, Deyim, Devrek, Tematik Sınıflandırma, Halk Kültürü.

AtasözleriDeyimlerDil bilgisi+6
Eda Elif Ballı
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1958 – 1964 yılları arasında yayımlanan Çocuk Haftası dergisinin çocuk edebiyatı açısından incelenmesi

Osmanlı Devleti'nde 1839 yılı Tanzimat Dönemi'nden itibaren çocuklar için çeşitli eserler yayınlanmıştır. Daha ileriki yıllarda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla çocuk eğitimine daha da önem verilmeye başlanmış ve bu alanda gelişmeler yaşanmıştır. 1 Kasım 1928 yılında yapılan harf inkılâbı ile okuryazar oranı ve eğitim seviyesi hızla artış göstermiştir. Yeni kitaplar, dergiler yayınlanmaya başlanmıştır. Çocuk eğitiminde kullanılan kaynakların nitelik ve nicelik açısından çocuğa kattığı değerler önemlidir. Hitap ettiği kesime, çocukluk dönemine kazandırılması gereken amaçları kapsaması gerekmektedir. Bunun için çocuk edebiyatında kullanılan eserlerin incelenmesi ve kattığı değerlerin ortaya çıkarılması büyük önem arz eder. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra yayımlanmaya başlayan çocuk dergilerinden Çocuk Haftası dergisinin 1943-1950 ve 1958-1964 yılları arasında yayınlandığı görülmektedir. Bu derginin 1943-1950 yılları arasında çıkan sayıları yüksek lisans tezi olarak (Asar, 2017) incelenmiş olup 1958-1964 yılları arasında çıkan sayıların incelenmediği tespit edilmiştir. Bu sebeple 1958-1964 yılları arasında çıkan Çocuk Haftası dergisi incelenmiş, yayımlandığı döneme ilişkin çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Çocuk Haftası dergisi 1943-1950 yılları arasında 374 sayı, 1958-1964 yılları arasında ise 318 sayı yayınlanmıştır. Derginin ikinci bölüm niteliğinde olan 1958-1964 yılları arası 318 sayı çıkmıştır. Bu sayılardan 1963 yılının ilk 26 sayısı (1 cilt) kaynak olarak temin edilemediği için bu sayılar incelenememiştir. Toplam 292 sayılık dergi incelenmiştir. İncelemede, doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Derginin ilk sayısından itibaren fihristi oluşturulmuş ve daha sonra edebî türlere göre sınıflandırma yapılmıştır. Çocuk edebiyatında bulunması gereken özellikler temel alınarak dergideki eserler incelenmiştir. Değerlendirmeler sonucunda Çocuk Haftası dergisindeki eserlerin çoğunun, 2019 MEB Türkçe Öğretimi Programını destekler nitelikte olduğu, ancak bazı eserlerin bu öğretim programına ve çocuk edebiyatına uygun olmadığı görülmüştür. Tezde kullanılan Görseler Resim 4.1: Kapak Sayfası Resim 4.2: 30 Ağustos Resim 4.3: 19 Mayıs Resim 4.4: Şeref Köşesi 1 Resim 4.5: Şeref Köşesi 2 Resim 4.6: Resim Yarışması Resim 4.7: Parker Quink Reklamı Resim 4.8: Beraber Gülelim Köşesi Resim 4.9: Eğlence Bulmaca 1 Resim 4.10: Eğlence Bulmaca 2 Resim 4.11: Mıstık Resim 4.12: Atalar Sözü Resim 4.13: Bilgi Köşesi Resim 4.14: Bu Haftaki Ünitemiz Resim 4.15: Çocuk Haftası Ansiklopedisi Resim 4.16: Dünyanın 4 Köşesinden Resim 4.17: Hayvanlar Âlemi Resim 4.18: Musiki Bilgiler Resim 4.19: Öğretmeniniz Diyor Ki Resim 4.20: Tarih Yaprakları Resim 4.21: Meşhur Müzisyenler 1 Resim 4.22: Meşhur Müzisyenler 2 Resim 4.23: Türk Futbol Yıldızları 1 Resim 4.24: Türk Futbol Yıldızları 2 Resim 4.25: Her Hafta Bir İlimiz Resim 4.26: Yurdumuzu Geziyoruz Resim 4.27: Aslan Avı Resim 4.28: Korkunç Dakikalar Resim 4.29: 3 Arkadaş Romanı 1 Resim 4.30: 3 Arkadaş Romanı 2 Resim 4.31: Karındaşın Oğuz Han 1 Resim 4.32: Karındaşım Oğuz Han 2 Resim 4.33: Hızır 1 Resim 4.34: Hızır 2 Resim 4.35: Yaman İzci ile Kabasakal Amca Resim 4.36: Yıldırım Kaptan Resim 4.37: Atatürk Şiiri Resim 4.38: Görünmeyen Yolcu

DergilerTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+4
Utku Çamurcu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk kitaplarında çevreci eleştiri üzerine bir inceleme

İnsan, varoluşundan itibaren kendini doğanın bir parçası olarak değil sahibi olarak görmüştür. Hâlbuki doğanın imkânlarından yararlanmış, hayatının devamını doğa sayesinde sağlamıştır. Son yüzyılda bu düşünce daha da yaygınlaşmış, kalabalıklaşan insan nüfusu ile hem betonlaşma hem de kirlilik oldukça artmıştır. Bu durumda da ortaya çevre sorunları çıkmış ve bu sorunlar giderek önlenemez bir hal almaya başlamıştır. Günümüzde çevre sorunları artık sadece çevre bilimcilerin sorunu olmaktan çıkmıştır ve toplumun geniş bir kitlesini ilgilendirmektedir. Toplumların geniş bir kitlesine hitap eden en büyük araçlardan biri de edebiyattır. Edebi metinler ile bireylerde çevre bilinci konusunda farkındalık yaratılabilmektedir. İnsanın kendisini doğanın sahibi olarak görme düşüncesini redderek insan ve doğayı bir bütün kabul eden çevreci eleştiri kuramı, bu anlamda kullanılabilecek bir yaklaşımdır. Bu çalışmada, çocuk kitaplarında çevreci eleştirinin nasıl yer bulduğunu ortaya koymak amacıyla çevreci eleştiri ve çocuk edebiyatı ile ilgili literatür taranarak çocuk kitaplarında bulunması gereken temel ölçütler belirlenmiş ve bu bağlamda kitaplar incelenip değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın verileri doküman incelemesi ile toplanmıştır. Çalışma grubunu ise doğa ve evren temasında yazılmış ve 5,6,7,8. sınıf düzeyindeki çocuk kitapları arasından araştırmacı tarafından seçilen sekiz kitap (Almarpa'nın Gizemi, Altınçayır Vadisi'nin Çocukları, Dış Dünya Gezisi, Kuytu Orman'da Neler Oluyor?, Nice Nine'nin Zeytini, Okyunus'a Özgürlük, Ortak Ruh, Son Çiçek) oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki sekiz çocuk kitabı araştırmacı tarafından belirlenen çevreci eleştiri kuramı bağlamında çocuk kitaplarında bulunması gereken özelliklere göre detaylıca incelenmiştir. Bu özellikler incelemeye dönük ölçütler oluşturabilmek amacıyla özdeşim kurma, doğa sevgisi, doğa bilinci, doğanın yansıtılış şekli, modellenen benlik, dil kullanımı, estetik duyarlılık ve hayal gücü kazandırma olmak üzere yedi başlık altında toplanmıştır. Her bir başlık alt bir kategori olarak düşünülmüş ve bu başlıklara göre incelenen kitaplardan elde edilen bilgiler içerik analizi ile sunulmuştur. Sonuç olarak; bir kitap (Okyunus'a Özgürlük) dışında incelenen tüm kitaplarda okuyucunun özdeşim kurmasına uygun çocuk karakterlere yer verildiği görülmüştür. İncelenen tüm kitaplarda doğa sevgisine yer verilmiş ve çocuklara doğa bilinci kazandırmak amaçlanmıştır. Modellenen benlik bakımından tüm kitaplarda doğaya verilen zararlar karşısında susmayan, bilinçsiz ve kötü ruhlu insanlar ile mücadele eden çevreci karakterlerin öne çıkarıldığı görülmüştür. Dil kullanımı bakımından tüm kitaplarda çocukların yaş seviyesine uygun, açık ve anlaşılır bir dil tercih edildiği; estetik duyarlılık ve hayal gücü kazandırma bakımından ise üç kitap (Almarpa'nın Gizemi, Altınçayır Vadisi'nin Çocukları, Ortak Ruh) dışındaki tüm kitaplarda çocukların sanat duyarlılığı kazanabileceği görsellere yer verildiği görülmüştür.

DoğaEkoeleştiriÇevre+3
Hatice Güçlü Sarıdede
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretimi hedefiyle yazılan Türkçe Yaşamak B2 ders kitabı ve çalışma kitabı okuma metinlerinin kültür aktarımı açısından incelenmesi

Belirli sebeplerle kendini daha da geliştirmek isteyen bireyler yeni bir yabancı dil öğrenme ihtiyacı duymaktadır. Her yabancı dil öğretiminde olduğu gibi Türkçe öğretiminde de en sık yararlanılan ve en sık kullanılan araç ders kitaplarıdır. Çalışmanın genel amacı, Türkçe öğretimi hedefiyle yazılan Türkçe Yaşamak B2 ders kitabı ve çalışma kitabı okuma metinlerinin kültür aktarımı açısından incelenmesidir. Yabancılara Türkçe öğretimi alanında kültür aktarımının önemi ve alan için yeri anlatılmıştır. Bu çalışmada Karabük Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi okutmanları tarafından hazırlanan ve Karabük Üniversitesi TÖMER'de okutulan Türkçe Yaşamak isimli B2 orta seviyesi ders kitabı ve çalışma kitabı okuma metinlerinin Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanı açısından önemi incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Türkçe Yaşamak, Türkçe öğretim seti Avrupa Ortak Çerçeve Metni kazanımlarına uygun belirlenmiş dil öğrenim seviyelerine uygun biçimde hazırlanmıştır. A1-A2 temel seviye, B1- B2 orta seviye ve C1 ileri seviye ders kitapları ve çalışma kitaplarından oluşmaktadır. Türkçe Yaşamak Dil Seti'nin hedef kitlesi Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerdir. Bu çalışmada amaç Türkçe Yaşamak B2 orta seviye ders kitabı ve çalışma kitabında bulunan okuma metinlerinin kültür ögelerini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmış ayrıca çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Türkçe Yaşamak ders kitabı okuma metinlerinde toplamda 22 asıl kültür ögesi incelenmiştir ve 107 adet asıl kültür ögesine ulaşılmıştır. Ders kitapları okuma metinleri incelendiğinde en fazla dile ait kültür ögesine rastlanırken yiyecek, içecek, tatlılar ve eve ait 1 kültür ögesine yer verilmiştir modaya ait hiç kültür ögesine yer verilmemiştir. Çalışma kitabı aynı 22 asıl kültür ögesi ile incelenmiş ve 17 asıl kültür ögesine ulaşılmıştır. Çalışma kitabında bulunan okuma metinleri incelendiğinde en fazla kültür ögesi ders kitaplarındaki gibi dil ögesine aitken devlet, din, halk kültürü, moda, müzik, özel günler, sağlık ve spor, tarih, temizlik, yiyecek, içecek ve tatlılar, eğitim, oyun ve çocuk oyunları ve göç asıl kültür ögelerine ait veriye ulaşılamamıştır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Kültür Aktarımı, İkinci Dil Olarak Türkçe Öğretimi, ders kitapları, Türkçe Yaşamak.

Ders kitaplarıDil eğitimiKitaplar+7
Türkan Karadayı Ayten
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul türkçe ders kitaplarındaki öykülerin dilsel ve görsel metin olarak incelenmesi

Eğitim öğretim basamaklarında öğretmenlerin yardımcı araç gereç olarak kullandığı materyallerin başında ders kitapları gelmektedir. Ders kitapları eğitim öğretimde evrensel paydada sıklıkla kullanılan, günümüz teknolojik gelişmelere karşın önemini yitirmeyen bir yere sahiptir. Bu nedenle ders kitapları bilginin işlenmesi ve öğretilmesinde önemli bir kaynak olarak ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada, 5, 6, 7 ve 8.sınıf ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki öykülerin dilsel ve görsel olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, tarama modelindedir. Çalışmanın kapsamını 2023-2024 eğitim öğretim yılındaki Millî Eğitim Bakanlığınca okutulan Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği ile toplanmıştır. Veriler, betimsel analiz ile yorumlanmıştır. 5.Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan 8; 6.Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan 11; 7.Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan 9 ve 8.Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan 8 olmak üzere toplamda 36 öykü metni incelenmiştir. Ortaokul Türkçe ders kitabındaki öyküler dilsel olarak değerlendirildiğinde belirlenen sorular çerçevesinde 5.sınıfın %87,5, 6.sınıfın %77,2, 7.sınıfın %88,8, 8.sınıfın %78,1 oranında; görsel olarak değerlendirildiğinde 5.sınıfın %45,8, 6.sınıfın %30,2, 7.sınıfın %37, 8.sınıfın %41,6 oranında çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu belirlenmiştir. 5.sınıf kitabında çok fazla noktalama yanlışı olduğu; özellikle 6 ve 8.sınıf kitaplarında "aşırı duygusallık" ögesinin ön plana çıkarıldığı bunun çocuğa görelik ilkesine uygun olmadığı belirlenmiştir. Görsel bağlamda resimlerin içeriği yansıttığı ama çocukta estetik bakış açısını geliştirmediği, çocuğun eleştirel ve yaratıcı düşünmesine olanak sağlamadığı saptanmıştır. Sonuç olarak ders kitaplarındaki öykülerin öğrencilerde ilgiyi ve merakı uyandıracak biçimde dilsel ve görsel olarak çocuğa görelik ilkesi çerçevesinde yapılandırılması, metinlerde atasözlerine yer verilmesi, yazım ve noktalama kurallarına dikkat edilmesi, görsellerin daha nitelikli olması gerektiği gibi çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Tuğba Doğan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma

Bu çalışmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde şiir metinlerinin kullanılmasının ne ölçüde yararlı olabileceğini saptamak; Türkçenin yabancılara ve iki dillilere öğretilmesinde etkili bir yöntem geliştirmektir.Çalışmanın hedef kitlesi Türk diline yabancı olan ve Türkçe öğrenmeye ihtiyaç duyan kişilerdir. Aynı zamanda dil öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma yönteminin soydaş Türk topluluklarına Türkiye Türkçesi öğretirken de kullanılabileceği göz önünde bulundurulmuştur. Bu yeni yöntemin uygulamasında kullanılacak şiirler, hedef kitlenin kültürüne ve seviyesine en uygun metinlerden seçilmiştir. Ayrıca, çalışmanın sonunda amaca en çok hizmet edebilecek şiirlerden bir antoloji oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılması düşünülen şiirler dönem veya tarih sırasına konulmadan seçilmiştir.Yabancılara Türkçe öğretimi edebiyat alanında çok yenidir. Dolayısıyla bu hususta yazılan tezler ve makaleler de çok sayıda değildir. Bizim, çalışmamızda sunduğumuz yabancılara Türkçe öğretiminde şiir metinlerinden yararlanmanın ise bir yöntem olarak alana yeni bir ses getireceği düşünülmektedir.Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma konulu bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini şiirler ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine yapılan çalışmalar oluşturmaktadır. Örneklem seçimi ?oransız eleman örnekleme? yoluyla yapılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen metinler dil bilgisi öğretimi, konuşma ve yazma becerisi kazandırma, kelime öğretme gibi alanlarda hedef kitlenin kültürel özellikleri göz önünde bulundurularak seçilmiş; metinlerin analizleri ve değerlendirmeleri yapılmıştır.Veri toplama araçları belgesel tarama yoluyla elde edilmiştir. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine yapılan yayınlarla birlikte yabancı dil öğretimi üzerine yapılan yayınlar veri araçları olarak kullanılmıştır.Amacımıza hizmet edeceğini düşündüğümüz metinleri; dil bilgisi öğretiminde, kavram dünyasını zenginleştirme ve kelime öğretiminde kullanılmak üzere iki başlık altında sunduk. Dil bilgisi öğretiminde, kavram dünyasını zenginleştirme ve kelime öğretiminde kullanılmak üzere iki başlık altında sunduğumuz elli sekiz şiirin amacımıza hizmet etme yönlerinin de analizini yaptık. Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde şiir metinlerinden yararlanma başlığı altında sunduğumuz yeni yöntem için seçtiğimiz elli sekiz şiirden oluşan antolojiyi de çalışmamızın sonuna ekledik.Şiir türünde metinler, şüphesiz, belirli bir bağlam içerisinde sunulan söz kalıpları ve sadece dil bilgisine sahip olmakla kurulamayacak ifadelerden oluşmaktadır. Çalışmamızda bu metinleri yeri geldikçe resimlerle zenginleştirmeyi hatta gerektiğinde farklı metinlerle desteklenmesini önermeyi bu nedenle yararlı bulduk.Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde şiir metinlerinden yararlanma başlığı altında geliştirdiğimiz yeni yöntemin, yabancılara Türkçe öğretimi alanına katkı sağlamasını ve bu alanda çalışmalar yapan kişilere yol gösterici olmasını diliyoruz.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, yabancı dil, şiir türündeki metinler, dil öğretim yöntemleri.

Metinden öğrenmeTürkçeTürkçe öğretimi+2
Seda Artuç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İş birlikli öğrenme yönteminin ilköğretim 8. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına ve temel dil becerilerine etkisi

Bu araştırma, ilköğretim 8. sınıf Türkçe dersinde iş birlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına ve temel dil becerilerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, Ankara ili Pursaklar ilçesi Ayyıldız İlköğretim Okulunda öğrenim görmekte olan iki ayrı 8. sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol gruplu ön test-son test deneysel desenin kullanıldığı araştırmada, yansız olarak seçilen sınıflardan birinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı iş birlikli öğrenme yöntemi uygulanırken, diğer sınıfta geleneksel (anlatım, soru-cevap) öğretim yöntemi uygulanmıştır.Verilerin elde edilebilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe Dersi Başarı Testi ve Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS For Windows 15.0 adlı veri analiz programından yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı iş birlikli öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubunda, geleneksel yöntemle derslerin işlendiği kontrol grubuna göre akademik başarı açısından önemli bir ilerleme görülmüştür. Deney grubunun Türkçe dersine ilişkin tutumlarının, kontrol grubuna kıyasla daha olumlu bir gelişme gösterdiği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İş birlikli öğrenme, Türkçe öğretimi, temel dil becerileri, tutum.

Dil becerileriTutumlarTürkçe dersi+4
Hale Yönez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde eğitici oyunlarla dil becerilerinin geliştirilmesi

Yabancı dil öğreniminde amaç, bireyin tercih ettiği dilin kurallarını öğrenerek o dili doğru bir şekilde kullanmasıdır. Dili kullanmak da temel dil becerilerini kazanmakla mümkündür. Dil öğreniminde sözcük dağarcığının genişliği, belli cümle kalıplarının bilinmesi çok önemli olsa da birey kendini yazılı ve sözlü ifade edemiyorsa, iletişim becerilerini geliştirememişse bunları bilmek çok da değer taşımaz. Dile hâkim olabilmek için dil becerilerinin eşit şekilde geliştirilmiş olması gerekmektedir.Yabancı dil öğretiminin etkili ve kalıcı olabilmesi için öğretmenin çağdaş öğretim yöntem ve tekniklerini kullanması gerekir. Çünkü her öğrencinin farklı öğrenme stratejisi olabilir. Bu nedenle öğretmen tüm öğrencilere hitap edebilecek yöntemler, teknikler kullanmalıdır. Eğitici oyunlarla öğretimde tüm öğrenciler etkindir. Eğitici oyunlar, öğrenilen dilin yaparak ve yaşayarak öğrenilmesini sağlar. Amaçlara uygun olarak düzenlenen ve seçilen eğitici oyunları derslerde kullanmak, öğrenilen yabancı dilde pratik yapmak demektir. Böylece öğrenilen yabancı dil, pekiştirilerek kalıcı hâle gelir. Yabancılara Türkçe öğretim programları ve ders kitapları hazırlanırken içerikte yer verilecek eğitici oyunlar ile hedeflenen başarıya daha çabuk ulaşılacak, dersler daha etkili ve verimli hâle gelecektir.Betimsel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada, Türkçe öğrenen yabancıların temel seviyede (A1-A2) dil becerilerini kolay, kalıcı ve eğlenceli olarak geliştirmede kullanılabilecek eğitici oyun örnekleri sunulmuştur. Bu oyunlar, Avrupa Dil Gelişim Dosyası çerçevesinde dinleme, konuşma (sözlü anlatım, karşılıklı konuşma), yazma ve okuma becerilerine yönelik ayrı ayrı düzenlenmiştir. Çalışmamızda önce eğitici oyun ve eğitici oyunun dil öğretiminde kullanılmasına yer verilmiş, daha sonra Avrupa Dil Politikası incelenmiş, ardından da dil becerileri tek tek ele alınarak dil becerilerine yönelik temel seviyede (A1-A2) eğitici oyun örnekleri sunulmuştur.Çalışmada yöntem olarak literatür taraması seçilmiş, dil öğretiminde eğitici oyunların kullanımıyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklar incelenmiş ve uzman görüşleri alınarak Avrupa Dil Gelişim Dosyası'ndaki yeterliklere ve dil becerilerine uygun bir şekilde bazı eğitici oyunlar yabancılara Türkçe öğretimine uyarlanmış, bazıları da özgün olarak hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Oyun, eğitici oyun, Avrupa Dil Gelişim Politikası, dil becerileri.

Dil becerileriDil öğretimiOyunla öğretim+4
Seher Esra Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Metni doğrultusunda Orta Asya'daki Türk soylulara A1 seviyesinde Türkiye Türkçesi öğretim programı örneği

Hızla gelişen iletişim teknolojisi, toplumları birbirine yakınlaştırmaktadır. Giderek küçülen dünyada bilgi ve kültürler arası etkileşim sonucunda iletişim olgusu ortaya çıkmaktadır. Bu olgu, dili öğrenip anlamlı kullanmakla gerçekleşir. Türkiye Türkçesi Öğretim Programı bu olgunun gerçekleşmesini hızlandırır ve gerçekleşmesinin temelini oluşturur.Türkiye'de TÖMER'lerde Türkiye Türkçesi öğrenenler, Afrika'dan, Balkanlar'dan, Orta Doğu'dan, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden gelmektedirler. Fakat bu değişik ülkelerden gelen öğrenciler aynı sınıfta ders görmekte, aynı kitapları kullanmakta ve onlara aynı yöntem, teknik ve programlar uygulanmaktadır. En temel problem de bu farklı ülkelerden gelenlere aynı Türkçe öğretim programının uygulanmasıdır. Oysa yabancı öğrencilerle ana dilleri bir Türk lehçesi olan öğrenciler, aynı sınıfta öğrenim görürken birtakım olumsuzluklarla karşılaşmaktadırlar. Bu durum, Türk soylu öğrencilerin Türkiye Türkçesi öğrenmelerini yavaşlatmaktadır. Dili, kültürü tamamen yabancı olan öğrenciler ise Türkiye Türkçesini öğrenirken farklı sorunlarla karşılaşmaktadırlar.Orta Asya'da yaşayan soydaşlara Türkiye Türkçesi öğretiminde daha kolay ve hızlı başarı elde etmek için soydaşların yaşam şartlarını, kültürünü, geleneklerini, dillerindeki önemli benzerlik ve farklılıklarını göz önüne alarak Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Metni Doğrultusunda Orta Asya'daki Türk Soylulara A1 seviyesinde Türkiye Türkçesi Öğretim Programı Örneğini hazırlamaya çalıştık.Anahtar Sözcükler: Türkiye Türkçesi Öğretimi, Türk soylular, ADÖOÇM, A1 Seviyesinde Türkiye Türkçesi Programı.

Avrupa Diller İçin Ortak Başvuru ÇerçevesiDil öğretimiOrta Asya+9
Yasmına Muradova
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Arapça ile Türkçe arasındaki sözdizimsel farklılıkların Araplara Türkçe öğretiminde etkisi

Bu çalışma, Türkçe?nin sözdizimi kuralları temel alınarak Arapça ve Türkçede cümle türler, cümle öğeleri ve tamlama terkipleri karıştırılarak arasındaki sözdizimsel benzerlik ve farklılıkların belirlenmesini hedeflemiştir. Aynı zamanda Türkçe öğrenen Arap öğrencilere uygulanan test sınavından yola çıkarak tespit edilmiş sözdizimsel farklılıkların ne kadar olumsuz aktarımlara sebep olmasının saptanması amaçlamıştır.Olumsuz aktarımların olup olmamasını tespit edebilmek amacıyla, Arap öğrencilerin yaptıkları hatalar incelenmiştir. Sözdizimi ile ilgili hataların analizi yapılarak hangisi sıklıkla ve hangisi az olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte bu yanlışların hangi nedenlerden dolayı ortaya çıktığını açıklamaya çalışılmıştır.Hata çözülememesi yöntemi kullanarak araştırmadan elde edilen sonuçlarda, sözdizimsel hatalar, olumsuz aktarımdan kaynaklanan hatalardan %34?i oluşturmaktadır. Bu hatalar genellikle Arapça ve Türkçenin arasındaki temel fark olan cümle yapısındaki terslikten kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Arapçada mef?ûlün bihi gösteren kelimenin sonuna konan harekelerden başka bir edat bulunmamaktadır. Ayrıca yanlış bulunma eklerinin kullanılması ve fazla bağlaçların kullanılması görülür.Anahtar Kelimeler: Sözdizimsel Farklılıklar, Türkçe Öğretimi, Karşıtsal Dilbilimi

ArapçaDil bilgisiDil bilim+7
Muhammed Albiladi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçeyi yabancıdil olarak öğreten öğretmenlerin özel alan yeterlikleri üzerine bir araştırma

Yabancı dil öğretimi ve öğrenimi olmazsa olmazlar arasında görülmeye başlanmış, ülkeler, yabancı dil olarak kendi dillerini dünyaya öğretme yarışına katılmıştır. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğretmenlerin mesleğini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmeleri için yeterlik alanları, yeterlik ve performans göstergelerinin belirlenmesine çalışılmıştır.Çalışmaya öncelikle dil, dil öğretimi, ana dili ve yabancı dil öğretimi konularına giriş yapılarak başlanmış daha sonra çalışmanın temel alanını oluşturan yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Yurt dışında ve Türkiye'de yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile ilgili alan taramalarının ardından Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenlerin yeterlik alanları, yeterlikleri ve performans göstergeleri neler olmalıdır sorularına cevap bulabilmek için yurt dışındaki ve Türkiye'deki öğretmen yeterlikleri ile ilgili çalışmalar incelenmiştir.Alan taramaları sonrasında yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenlerle veri toplama amaçlı görüşmeler yapılarak değerlendirmeye alınmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda uygun olanlar, yeterlik ve performans göstergesine dönüştürülmüştür. Daha sonra alan taramaları ve görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda oluşturulan taslak yeterlik ve performans göstergeleri 5'li likert tipi anket formuna dönüştürülmüştür. Düzenlenen anket, yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenler ve bu konuda çalışmaları olan öğretim üyelerine uygulanmıştır.Çalışmada, ankete ait bulgular ve bu bulgulara ilişkin yorumlar verildikten sonra belirlenen özelliklere göre karşılaştırmalar yapılmış ve anket sonucunda ortaya çıkan önem derecesine göre performans göstergelerinin sıralanışı gösterilmiştir. Çalışmaya, görüşme ve anket verileri değerlendirilerek elde edilen sonuçlara dair önerilerin oluşturulmasıyla son verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Yabancı Dil Olarak Türkçe, Öğretmen Yeterlikleri, Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretmeni Yeterlikleri

Dil öğretimiMesleki yeterlilikTürkçe+5
Filiz Mete
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersinde çağrışımın kullanımı ile ilgili gereklilikler ve öneriler

TÜRKÇE DERSİNDE ÇAĞRIŞIMIN KULLANIMI İLE İLGİLİ GEREKLİLİKLER VE ÖNERİLERERDEN, Nazife BurcuYüksek Lisans, Türkçe Eğitimi Ana Bilim DalıTez Danışmanı: Doç. Dr. Gıyasettin AYTAŞOcak,2011Bu çalışmada çağrışım kavramının eğitim, psikoloji ve felsefe alanlarında kullanımı ve özellikleri ile ilgili verilerden yola çıkılarak sınırlılıkları ve etki alanları belirlenmiştir. Bu belirleme sürecinde, çağrışımın ünlü filozof ve psikologlarca dönemlere göre algılanış biçimlerine yer verilmiş, buradan hareketle de zihnin temel çalışma prensibi olan çağrışımın benzerlik, zıtlık, sıklık, zaman, mekân ve neden-sonuç ilişkilerine bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu ilişkiler, öğrenme kuramları içerisinde ele alınarak çağrışım ile öğrenme arasındaki ilişki belirlenmiştir. Bu belirlemede, çağrışım ve öğrenme ilişkisi kapsamında davranışçı çağrışım kuramları, bilişsel ağırlıklı davranışçı yaklaşım, bilişsel öğrenme yaklaşımı ve nörofizyolojik yaklaşım incelenmiş ve her yaklaşım içerisinde öğrenmenin gerçekleşmesi ister zihinsel, ister davranışsal bir süreç olsun, mutlaka çağrışıma dayandırılmıştır. Çağrışım, hem öğrenmenin ilk adımında hem de öğrenilenlerin ortaya çıkışında etkin rol oynamaktadır. Öğrenme için temel teşkil eden böylesine önemli bir unsurun, bu özelliği göz önüne alınarak eğitim öğretim ortamlarında kullanılmasının gerekliliği ortaya konmuştur.Eğitim öğretim süreci içerisinde çağrışımın disiplinli ve bilinçli bir sistem dahilinde incelenmediği görülmüştür. Türkçe öğretim programında çağrışımın doğru bir tanımlaması yapılmamıştır. Bu da çağrışımın tanımlanmamış eğitim öğretim sürecinde kullanımıyla ilgili büyük eksiklikler görülmesine sebep olmuştur. Kelimelerin oluşum, değişim süreçlerinden onları edinime kadar sürece etki eden çağrışımın, dilin anlam çerçevesini de genişlettiği göz önüne alındığında Türkçe dersinde bilinçli kullanımı üzerinde önemle durulması gereği ortaya çıkmaktadır.Çağrışımın dilbilim içerisindeki yerinin incelenmesiyle, dilin ortaya çıkışının doğada bulunan canlıların ve nesnelerin belli çağrışımlar oluşturmasına bağlı olduğu ve dilin gelişim süreçlerinde çağrışımların temel alındığı belirlenmiştir. Çağrışımın diğer alt disiplinlerle ilişkisi ele alınarak anlambilim, edimbilim, ruhdilbilim, kavram ve kelime oluşumu, yaratıcı drama ve tiyatro, psikiyatri, medya ve pazarlama gibi alanlardaki önemi tespit edilmiştir.Çalışmada yöntem olarak doküman analizi seçilmiş, bu hususla ilgili olarak yerli ve yabancı kaynaklar; eğitim, felsefe ve psikoloji disiplinleri içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Karakter ve dünya görüşünü belirlemede, dil ediniminde, öğrenme psikolojisinde temel alınan çağrışımın; eğitim öğretim programlarına yön veren bir yaklaşım olarak ele alınması ile ilgili tespitler ortaya konarak Türkçe dersinde, çağrışımın daha verimli nasıl kullanılabileceğiyle ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, çağrışım, çağrışım ilkeleri, dil eğitimi, öğrenme kuramları, yaklaşım.

Türkçe dersiTürkçe öğretimiÇağrışım
Nazife Burcu Erden
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ali Ekrem Bolayır'ın Şiir Demeti adlı eseri ve bu eserin Türkçe öğretiminde yer alan temalar bağlamında değerlendirilmesi

Çocuk edebiyatı, ülkemizde önemi yeni anlaşılmaya başlanan bir alan olmakla beraber çocuklar için önemi yadsınamaz bir gerçektir. Çocuk edebiyatı ürünleri, çocukların temel dil becerilerinin gelişmesine hizmet eder. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri bireyin ömür boyu ihtiyaç duyacağı yetilerindendir. Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma parçaları, bir yandan çocuklara dil edinimi ve okuma alışkanlığı kazandırmayı amaçlarken bir yandan da onları gerçek hayata hazırlar. Ali Ekrem Bolayır, Servet-i Fünûn edebiyatının önde gelen sanatçılarından biri ve aynı zamanda çocuklara yönelik eserler veren ilk isimlerdendir. Bu çalışma, Ali Ekrem Bolayır'ın çocuklara yönelik şiirlerinin yer aldığı "Şiir Demeti" adlı eserinin Osmanlı Türkçesi'nden yeni yazıya çevrilmesi ve eserde yer alan şiirlerin 5,6,7 ve 8. sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan temalar bakımından incelenmesinden oluşmaktadır. Çalışma yapılırken tarama ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Ali Ekrem Bolayır, Şiir Demeti, Tema, Türkçe Öğretimi, İnceleme.

Bolayır, Ali EkremEdebiyatTürkçe+4
Yelda Kökçü
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe dersinde öğretmen ve öğrencilerin Türkçe sözlük kullanma tutumları

Dili doğru ve güzel kullanmanın başarının anahtarlarından biri olduğu günümüzde kabul edilen bir gerçektir. Dili etkili kullanmanın anahtarı ise geniş bir kelime hazinesine sahip olmaktır. Bu yüzden öğrencilerin geniş bir kelime hazinesine sahip olması için Türkçe derslerinde ve diğer derslerde yapılması gereken bir takım etkinlikler bulunmaktadır. Bu tür etkinliklerde kullanılabilecek en önemli materyallerden biri de okul sözlükleridir. Öğrencilerin, bilmedikleri bir kelime ile karşılaştıklarında, bu kelimenin anlamını öğrenmek için başvurabilecekleri nitelikli sözlüklerin bulunması son derece önemlidir. Bu çalışmada; sözlük ve sözlük bilimi, Türk sözlükçülük tarihi, sözlük kullanma alışkanlığının ana dili becerilerine olan etkisi, öğrencilerin kelime hazinesini geliştirmeye yönelik yapılabilecek uygulamalar üzerinde durulmuştur. Ayrıca yapılan nicel çalışmalarla, ortaokul öğrencilerinin sözlük kullanma tutumları ve Türkçe öğretmenlerinin sözlük kullanma tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan hareketle yapılabilecekler hakkında önerilerde de bulunulmuştur.

EğitimEğitim araçlarıSözlük kullanımı+4
Murat Süt
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin 9. sınıf Türk edebiyatı ve dil ve anlatım ders kitaplarındaki kelimeleri öğrenme düzeyleri

Dil, düşüncelerin aynasıdır. Düşünceler ise kelimeler yoluyla başkalarına aktarılır. Anlatımımız ister yazılı, ister sözlü olsun kelimelerle hayat bulur. Sağlıklı bir iletişim için kelime hazinesinin yeterli seviyede olması gerekir.Eğitim sistemimizde görülen sorunların başında öğrencilerin kelime hazinesinin beklenen düzeyde olmayışı gelmektedir. Eğitim programlarımızda öğrencilerin bulunduğu kademeye göre bilmesi ve bilip kullanması gereken kelime / kavram sayısının sınırları belirlenmemiştir.Bu araştırma, Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin 9. sınıf Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarındaki kelimeleri öğrenme düzeylerini ortaya koymaya yönelik bir alan çalışmasıdır.Araştırmanın evrenini 2009- 2010 öğretim yılı ortaöğretim 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulamaya toplam 460 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler, tesadüfî örneklem yoluyla seçilmiştir.Araştırma kapsamında verilerin toplanmasına yönelik, öğrencilere iki bölümden meydana gelen bir test uygulamıştır. Testin ilk bölümünde 27 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise 9. Sınıf Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım kitapları sonunda yer alan sözlük kısmındaki kelimelerin anlamı klasik soru yöntemiyle öğrencilere soruldu.Öğrencilere kelimelerin anlamı iki şekilde sorulabilirdi. Bunlardan birincisi klasik yöntem, ikincisi çoktan seçmeli soru tekniği. Çalışmamızda kelimelerin anlamının klasik yöntemle sorulma nedeni, öğrencinin tahminle ya da rastgele bir cevabı işaretleyerek sonucun güvenilirliğini etkilemesine engel olmak içindir.Bu test, ortaöğretim 10. Sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonucu10.sınıf öğrencilerinin 9. Sınıf Türk Edebiyatı ve 9.sınıf Dil ve Anlatım kitapları sonunda yer alan sözlükteki kelimelerin ne kadarını öğrenebildikleriyle ilgili bir değerlendirme yapılmıştır. Değerlendirmede Milli Eğitimin puanlama sistemi ölçüt alınmıştır. Buna göre sorulan kelimelerin % 45' ini bilen öğrenciler başarılı sayılmıştır. Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarının sözlük kısmı soruları ayrı ayrı değerlendirilmiştir.Sonuç ve toplu değerlendirme bölümünde; ortaya çıkan veriler değerlendirildi. Kelime hazinesinin yaş, cinsiyet, kültür, çevre ve coğrafi bölgelere göre değişiklikler arz ettiği belirtildi. Kaynakça bölümünde; konuyla ilgili olan kaynaklara yer verildi. Araştırma sonuçları gösteriyor ki öğrenciler Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarının sözlük kısmındaki kelimeleri beklenen düzeyde öğrenememektedir. Bu sonuç öğrencilerin içinde bulunduğu çevresel koşullarla birlikte değerlendirilip, çalışma sonunda kelime hazinesini geliştirmeye yönelik tavsiyelerde bulunulacaktır.Anahtar Kelimeler: Kelime, kelime hazinesi, kelime öğretimi, kelime hazinesini geliştirme yolları

Ders kitaplarıKelime öğrenmeLise öğrencileri+5
Serap Konur Ergene
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yapılandırılmış grid test tekniğinin Türkçe eğitiminde kavram öğretimine katkısı

Bu çalışma, ilköğretim ikinci kademe 7. sınıf öğrencilerinde yapılandırılmış grid test tekniği ile hazırlanmış Türkçe testinin, öğrencilerin kavram öğrenmeleri üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır.Deneysel model uygulanan araştırmanın örneklemini, Ankara ili Mamak ilçesinde bulunan Metehan İlköğretim Okulundaki 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında konuyla ilgili kaynaklar incelendikten sonra, çeşitli kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan ön test, son test ve kalıcılık testi deney ve kontrol grubuna uygulanmıştır. Bunların yanında deney grubuna yapılandırılmış grid test tekniğiyle hazırlanmış ara sınavlar konu sonlarında uygulanmıştır.Birbirinin aynı sorulardan oluşan son test ve kalıcılık testlerinin, ilk bölümünde yazılı sınav soruları, ikinci bölümünde çoktan seçmeli sorular yer almıştır. Ön testte yazılı sınav sorularının ve çoktan seçmeli soruların dışında kısa cevaplı, boşluk doldurmalı, eşleştirmeli, doğru-yanlış tipi sorular da yer almıştır. SPSS 13.0 for Windows programıyla yapılan ilişkisiz örneklemler için T-testi yapılarak deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı düzeylerinin birbirine denk olduğu görülmüştür.Çalışma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 13.0 for Windows paket programı kullanılarak ANCOVA'yla değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen istatistiksel sonuçlar, alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemlerinden yapılandırılmış grid test tekniğinin ara sınav olarak uygulandığı deney grubu öğrencileri ile herhangi bir yöntemle ara sınavla değerlendirilmeyen kontrol grubu öğrencilerine göre deneysel işlem sonrası, akademik başarıları arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu ortaya koymuştur.

Kavram öğretimiTest yöntemleriTestler+4
Rabia Türktan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersi kapsamında 6. sınıf öğrencilerinin yazma becerilerini geliştirmeye yönelik etkinliklerin geliştirilmesi ve uygulanması

Yazma, Türkçe eğitimindeki dört dil becerisinden biridir. Bu beceri, diğer dil becerilerine kıyasla daha karmaşık ve zor bir eğitim sonucunda elde edilir. Okul öncesi eğitimde bazı el becerisi çalışmalarıyla bu eğitimin temeli oluşturulmaya çalışılırken ilköğretim birinci sınıfta da bu beceri, yazı yazma adı altında öğrenciye kazandırılmaya çalışılır. Sınıf kademesi arttıkça yazma becerisinin öğrenci tarafından geliştirilmesi ve öğrencinin daha az hatayla metinler ortaya koyması beklenir. Fakat bu beklenti, her defasında istenilen düzeyde karşılık bulmayabilir. Bu durum da yazma becerisinin aşamalı bir şekilde incelenerek yazı hatalarının yorumlanmasına ve yorumlanan hataların giderilebilmesi için bazı önerilerin yapılmasına sebep olur. Bu çalışmada, yazmadaki dört düzeye (kelime, cümle, paragraf, metin) yönelik geliştirilen etkinlik uygulamalarının, öğrencinin yazma becerisine olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma, Elazığ ilinin Yurtbaşı beldesinde bulunan İbn-i Sina Ortaokulu'ndaki iki 6. sınıf şubesiyle yürütülmüştür. Bu iki şubenin biri kontrol, diğeri ise deney grubu olarak tayin edilmiştir. Deney (18) ve kontrol (20) grubunda toplam 38 kişi bulunmaktadır. Ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desene göre tasarlanan araştırma süresince öğrencilere etkinlik uygulaması yaptırılmıştır. Bu süreç, beş hafta boyunca haftada bir ders saatidir. Ön test-son test çalışmasıyla elde edilen metinler, içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu inceleme, araştırmacılar tarafından hazırlanan "Yazma Hatalarını Değerlendirme Envanteri"ne göre değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda hata puanı olarak ortaya çıkan sayısal değerlerin, hem grafiklerle betimsel analizi yapılırken hem de Çifte Çok Değişkenli Varyans Analizi, yani Çifte MANOVA (Doubly Multivariate Analysis of Variance – Doubly MANOVA) kullanılarak vordamsal analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, yazma eğitimdeki dört aşamaya ilişkin öğrencilere uygulanan etkinliklerin, öğrencilerin yazmadaki başarısını olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca yapılan bu çalışma, yazma eğitimindeki dört aşamaya yönelik geliştirilen etkinlik uygulamasının, yazma becerisini tam anlamıyla elde edememiş öğrenciler için yazma becerilerini geliştirici bir yöntem olduğunu göstermek açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Yazma becerisi, etkinlikler, yazma düzeyleri.

BeceriBeceri kazandırmaEtkinlik+5
Rabia Sena Akbaba
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılın ilk döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesindeki bir özel ilköğretim okulunun iki sınıfında öğrenim gören 44 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Bir deney, bir kontrol grubunun yer aldığı çalışmada deney grubuna ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinliklerin yanı sıra hızlı okuma teknikleriyle, kontrol gruplarında ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinlikler işlenmiştir. Deney gruplarına 21 ders saatlik uygulama yapılmıştır. Araştırma verileri okuma hızı ölçümleri, okuduğunu anlama testi ve okuma tutum ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemler öncesi öntest olarak, deneysel işlemler sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümlemeleri SPSS 22 paket programlarından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Grupların okuma hızı puanları ve okuduğunu anlama puanları ve okuma tutumları arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek ve farklılaşmanın yönünü belirlemek için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p= .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma hızlarına ve okuduğunu anlama düzeylerine olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Fakat yine hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma tutumlarına olumlu bir etkisi görülmemiştir.

EğitimHızlı okuma teknikleriOkuma+5
Kadir Kaçar
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda edatların öğretimi ve öğrencilerin edatları kullanma yeterlikleri

Dil bilgisi, dilin kurallarını derleyip sunarak dildeki düzeni gözler önüne seren disiplinin adıdır. Dil bilgisi, bu düzeni ortaya çıkarmak için sistemli bir işleyiş içindedir. Bu bakımdan dili oluşturan tüm sözcükler "kelime türleri" adı altında sınıflandırılmış ve bunların cümledeki görevleri açıkça ortaya koyulmuştur. Edat, bağlaç ve ünlemler genellikle dil bilgisinin "kelime bilgisi" bölümünde "kelime türleri" başlığı altında ele alınan konulardır. Diğer kelime türleri gibi dilin iletişimi sağlama işlevini yerine getirmesinde rol alan görevli birimlerdir. Dil bir bütündür. En küçük birim olan sesten cümleye kadar dili oluşturan tüm unsurların dil bilgisi kuralları çerçevesindeki birlik ve uyumu bu bütünlüğü sağlar. Bu bakımdan kelime türleri dilin daha iyi, daha güçlü bir anlatım için gereksinim duyduğu birimler olup bunlardan hiçbiri ötekilerden az veya çok öneme sahip değildir. Ancak Türkçe dil bilgisi öğretimi açısından ele alındığında edat, bağlaç ve ünlemlerin öğretiminde bazı sorunlar görülmektedir. Ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretimi üzerine bir durum tespiti yapmayı amaçlayan bu çalışmada genelden özele doğru bir sıra izlenmek suretiyle dil> dil bilgisi> kelime türleri> edat, bağlaç ve ünlemler hakkında kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Yapılan nitel ve nicel araştırmalarla edat, bağlaç ve ünlemlerin ortaokul Türkçe dersindeki öğretimi ele alınmış; bu süreçte yaşanan sorunlar irdelenmiş ve öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemlere ait başarı ortalamaları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma verilerine göre ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretiminde birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemleri kavrama ve kullanma başarıları orta düzeydedir. Araştırmalardan elde edilen sonuçlardan hareketle yapılabilecekler hakkında önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağlaç, Dil bilgisi, Edat, Ünlem.

Dil bilgisi-edatlarDilbilgisiTürkçe+2
Mehmet Cengiz Çakmak
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Aktif öğrenme yönteminin ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin konuşma becerilerine etkisi

Bu çalışmada, aktif öğrenme yönteminin ilköğretim öğrencilerinin konuşma becerilerini geliştirmeye etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli (deseni), gerçek deneme modellerinden ?ön test son test?e dayalı ?deney ve kontrol gruplu deneysel bir çalışma?dır.Araştırma, Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan Dumlupınar İlköğretim Okulu ve Orhan Gazi İlköğretim Okulunda yürütülmüştür. Bu okullarda okuyan 6. sınıf öğrencilerine araştırmanın içeriğine uygun olarak hazırlıksız konuşma uygulamaları yaptırılmıştır. Elde edilen verilere t-testi uygulanarak konuşma becerisi bakımından aralarında anlamlı farklılık bulunup bulunmadığına bakılmıştır. Sonuçta, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Yansız (random) atama yoluyla Dumlupınar İlköğretim Okulu öğrencileri deney, Orhan Gazi İlköğretim Okulu öğrencileri kontrol grubu olarak atanmıştır. Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra bağımlı değişkenlerle ilgili olarak ölçüme tabi tutulmuşlardır. Deney grubunda aktif öğrenme yöntem ve tekniklerine göre ders işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmıştır. Deneysel işlem 12 haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir.Çalışma sürecinde, araştırmada kullanılan konuşma konularını belirlemek için uzman görüşüne başvurulmuştur. Araştırmacı tarafından öğrencilerin konuşma becerilerini değerlendirmek için dereceli puanlama anahtarı (rubric) geliştirilmiştir. Ayrıca çeşitli değişkenlerin deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanlarına etki edip etmediğini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formuyla öğrencilerden bilgiler alınmıştır.Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamına taşınarak SPSS 16.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında ?Konuşma Becerisi Değerlendirme Ölçeği?nden aldıkları puanların anlamlı bir şekilde değişip değişmediğini tespit edebilmek amacıyla karışık ölçümler için iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bilgi formlarından alınan bilgilerden elde edilen değerlerin iki değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için t testi kullanılmıştır. Elde edilen değerlerin ikiden fazla değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, aktif öğrenme yönteminin kullanıldığı sınıftaki öğrencilerin, mevcut Türkçe öğretim programına göre düzenlenen etkinliklerin kullanıldığı sınıftaki öğrencilere göre, konuşma puanlarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yapılan deneysel işlem sonuncunda çeşitli değişkenlerin öğrencilerin konuşma puanları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, aktif öğrenme yönteminin ilköğretim öğrencilerinin konuşma becerisini geliştirdiği şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Konuşma, Konuşma Becerisi, Konuşma Eğitimi, Aktif Öğrenme.

Aktif öğrenmeKonuşmaKonuşma becerisi+5
Muhammed Eyyüp Sallabaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00