
1,502
Archived Theses
6
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine etkisi
Bu araştırma, ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Karma araştırma yönteminin tercih edildiği araştırmada gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, yarı deneysel desende ön test-son test kontrol gruplu model tercih edilmiştir. Nicel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Görsel Okuma Başarı Testi ve başka bir araştırmacının geliştirdiği Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep ilindeki bir ortaokulda yapılmıştır. Bu okulda 6. sınıf seviyesinde öğrenim gören 38 öğrenci, deney ve kontrol grubu olacak biçimde rastgele örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Çoklu ortama dayalı uygulamalar ve etkinlikler, alan yazınındaki verilerden ve uzman görüşlerinden yararlanılarak geliştirilmiştir. Uygulama sürecinin başında deney ve kontrol grubuna Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği Öntesti ve Görsel Okuma Başarı Öntesti uygulanmıştır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin sonunda aynı gruplara Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği Sontesti ve Görsel Okuma Başarı Sontesti uygulanmıştır. Uygulama sürecinin sonunda, deney grubunun süreç hakkındaki görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerine ilişkin betimsel istatistikler, korelasyon ve bağımlı/bağımsız örneklemler t-testi uygulanarak elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 22 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutuna ilişkin veriler, içerik analiziyle işlenmiştir. Elde edilen kanıtlar; ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğunu, öğrencilerin çoklu ortam etkinliklerine ilişkin olumlu görüşler geliştirdiklerini ortaya koymuştur.
Yansıtıcı düşünmeye dayalı yazma etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri, yazma tutumları ve yazma kaygıları üzerindeki etkisi
Bu araştırma, yansıtıcı düşünmeye dayalı yazma etkinliklerinin 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri, yazma tutum ve kaygıları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test son test deney-kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan 25 Aralık Ortaokulunun 8-E ve 8-F sınıfına devam eden 60 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubunu 8-F sınıfından 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci; kontrol grubunu ise 8-E sınıfından 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde deney grubuna sekiz hafta boyunca, haftada ikişer saat olmak üzere, yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma etkinlikleri; kontrol grubuna ise Türkçe dersi kazanımları kapsamında 8. Sınıf çalışma kitabındaki yazma etkinlikleri yaptırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yazılı anlatım kağıtları kullanılmış, bu kağıtlar kompozisyon değerlendirme ölçeğine göre değerlendirilmiştir. Öğrencilerin yazma yönelik tutumları Akaydın ve Kurnaz (2015) 'ın yazma tutum ölçeğiyle, yazmaya yönelik kaygılarıysa Özbay ve Uyar (2011)'nin Daly- Miller'den uyarladığı yazma kaygı ölçeğiyle ölçülmüştür. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 16.0 paket programı kullanılmış ve elde edilen veriler üzerinde t-testi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan biri; yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma etkinliklerinin, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini geliştirmede etkili ve verimli bir sınıf etkinliği olduğu yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu; bireyselliğin ön planda olduğu geleneksel genel yazma etkinliklerinin, öğrencilerin yazılı anlatım buluş becerileri dışında yazılı anlatımın diğer alt becerileri üzerinde olumlu bir katkısının olmadığıdır. Yazma tutumunu olumlu anlamda geliştirme, yazma kaygısını azaltma açısından; geleneksel yazma etkinliklerinin yapıldığı kontrol grubuyla yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma eğitiminin yapıldığı deney grubu arasında anlamlı derecede bir fark görülmemiştir. Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık, Yansıtıcı Düşünme, Yazma Etkinlikleri, Yazılı Anlatım Becerileri, Yazma Tutumu, Yazma Kaygısı.
Nur İçözü'nün yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkelerine göre incelenmesi
Bu araştırmada, Nur İçözü'nün yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkelerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi (belge inceleme) ilkeleri uyarınca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi; Nur İçözü'nün ilköğretim çağındaki çocuklar için yazdığı 17 yapıttan oluşmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Nur İçözü'nün yapıtları çocuk yazınının temel ilkelerine göre ele alınmıştır. Buna göre çocuk yazınının temel ilkelerinin nasıl ele alınması gerektiği üzerinde durulmuş ve değerlendirme yapılmıştır. Bu çerçevede Nur İçözü'nün ilköğretim çağındaki 9-14 yaş grubundaki çocuklar için yazdığı 17 yapıtı konu ve kurgu, iletiler, kahramanlar ve karakterler, çevre, dil ve anlatım gibi çocuk yazınının temel ilkeleri açısından incelenmiştir. Nur İçözü'nün çocuk edebiyatı alanındaki yapıtları çocuk yazınının temel ilkeleri çerçevesinde incelendiğinde bu yapıtlardaki konu, kurgu ve iletilerin çocuk okurun yaş seviyesine ve anlama evrenine uygun olduğu, çocuk okurun olumlu yönde özdeşim kurabileceği karakterlerin yer aldığı, zengin çevre unsurunun bulunduğu ve başarılı bir dil ve anlatımla çocuk yazınının temel ilkelerine uygun nitelikte örüntülendiği belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Nur İçözü, çocuk edebiyatı, çocuk edebiyatının temel ilkeleri.
Aytül Akal'ın çocuk romanlarının değerler aktarımı açısından incelenmesi
Bu çalışmada Aytül Akal'ın çocuk romanlarındaki değerler tespit edilerek eserlerdeki değerlerin güncellenen Türkçe Dersi (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf) Öğretim Programı'nda yer alan değerlerle örtüşüp örtüşmediği ve hedeflenen değerlerin nasıl aktarıldığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde problem durumu ve alt problemler belirlenip araştırmanın amacı ve önemi dile getirilmiştir. Ayrıca çalışmaya konu olan eserlerin yazarı Aytül Akal hakkında da bilgi verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde değer, değerler eğitimi, değer aktarımı yaklaşımları, değerlerin aktarılmasında etkin rol üstlenen aile, okul ve edebi eserlerin önemi üzerinde durulmuştur. Güncellenen Türkçe Öğretim Programı'nda kazandırılmak istenen değerlerden söz edilmiş, edebi eserlerle değer aktarımında bulunurken dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgiler sunulmuştur. Çalışma, tarama modelinde betimsel olarak desenlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini ise Aytül Akal'ın 8 çocuk romanı oluşturmuştur. Çalışma için bu romanlar teker teker incelenmiş, romanların değerler içeren bölümleri tespit edilmiş, bunların hangi değer kategorisine girdiği belirlenmiş ve değerler tablo şeklinde sunulmuştur. Belirlenen değerler yorumlanmış, değerlerin romanlarda nasıl işlendiği açıklanmıştır. Ayrıca romanlarda yer alan değerlerin doğrudan aktarımından ziyade –sezdirme, karşıtlıklardan yararlanma, kahramanla özdeşim kurma ve mutlu sona ulaşma- gibi yöntemler ile okuyucuya aktarıldığı tespit edilmiştir.
Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin incelenmesi
Bu çalışmada Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin geliştirme biçimleri, nitelikleri, çeşitleri (açık, kapalı, durağan, devingen), karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer incelenmiştir. Çalışmanın evreni, Muzaffer İzgü'nün çocuk romanları olarak belirlenmiş, örneklem olarak da söz konusu kitaplardan Ökkeş Kapıcı, Can Dayım, Kabakçı Amca, Uçtu Uçtu Ali Uçtu, Ekmek Parası ve Kuşadalı Metin Kaptan romanları seçilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi çizilirken çocuk edebiyatı, çocuk romanı, karakter, çocuk edebiyatında karakter ve karakter eğitimi hakkında literatürdeki bilgiler ve değerlendirmeler sunulmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman (belge) inceleme yöntemi kullanılarak romanlardaki karakterlerin nitelikleri ortaya konmuş, karakterlerin geliştirme biçimleri, çeşitleri, karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer tespit edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle birtakım sonuçlara ulaşılmıştır: Karakterler genellikle her iki geliştirme yolu kullanılarak (dinamik, açıklama) geliştirilmiştir. Baş kişilerin çoğunun açık, yan kişilerin çoğunun ise kapalı karakter özelliği gösterdiği görülmüştür. Karakterlerin genelinin durağan yapıda olduğu, az sayıda devingen karakter bulunduğu tespit edilmiştir. Olumlu özellikler barındıran, çocukların kendine yakın görülebileceği ve okurları hayatın gerçekleriyle karşılaştıran karakterlerin fazla olduğu tespit edilmiştir. Karakterlerin birbirine benzer niteliklere sahip oldukları; hayvan severlik, çevrecilik, elindekiyle yetinme, çalışkanlık, yardımseverlik gibi niteliklerin kişilerin çoğunda ortak olduğu belirlenmiştir. Bazı karakterlerin, karakter eğitiminde kullanılabilecek yapıda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sözcük öğretimi ile kültür aktarımı: Avrupa Ortak Çerçeve Metni'nden hareketle Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti'nin değerlendirilmesi
İletişimin temel ögesi olan dil aynı zamanda kültürün de taşıyıcısıdır. Kültürün dille olan etkileşimi özellikle bir yabancı dili öğrenirken ya da öğretirken daha da önem kazanmaktadır. Öğreniciler, öğrenilen yabancı dille eş zamanlı olarak söz konusu kültürün dile olan yansımalarını da doğrudan öğrenmektedir. Bu yansımalar, dil eğitimi ve öğretiminde yararlanılan ilk kaynak olan ders kitaplarında rahatlıkla görülebilmektedir. Yunus Emre Enstitüsü dünyanın çeşitli yerlerinde kendilerine ait Türkçe öğretim setiyle hizmet veren bir kurumdur. Bu çalışma Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarındaki kültür aktarımına yönelik ögelerin tespiti üzerine şekillenmiştir. Söz konusu kültürel ögeler Avrupa Ortak Çerçeve Metni'ne göre sınıflandırılmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yöntemine göre yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarının Avrupa Ortak Çerçeve Metni'yle büyük oranda örtüştüğü ancak A1-A2 dil seviyesi için bazı kültürel ögelerin ağır olduğu ve bu ögelerin aktarılmasında sadeleştirmeye gidilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Avrupa Ortak Çerçeve Metni, Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti, Kültür Aktarımı
Aytül Akal'ın çocuk kitaplarının eğitsel iletiler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Aytül Akal'ın çocuk kitaplarını eğitsel iletiler açısından incelemektir. Araştırmanın yöntemi nitel araştırma yöntemlerinden doküman(belge) incelemesidir. Araştırmada örneklem seçiminde rastgele örneklem türü kullanılmıştır. Bundan hareketle Aytül Akal'ın 8 masal, 8 öykü ve 8 roman kitabı rastgele örneklem metoduyla seçilmiştir. Sonraki süreçte doküman incelemesi ilkeleri temel alınarak öncelikle incelenen kitaplarda eğitsel iletiler tespit edilmiş ve bu eğitsel iletiler sunuluş biçimlerine göre ve amaçlarına göre tasnif edilmiştir. İncelenen kitaplarda tespit edilen eğitsel iletiler sunuluş biçimlerine göre "Doğrudan Aktarılan İletiler (Açık İletiler)"ve "Dolaylı Yoldan Aktarılan İletiler (Örtük İletiler)" şeklinde sınıflandırılmıştır. Sunuluş biçimlerine göre dolaylı/doğrudan aktarılan iletiler şeklinde tasnif edilen iletiler amaçlarına göre ise 1.Kişisel Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler, 2.Toplumsal Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler, 3.Ulusal Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler, 4.Çevre Bilinci Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler, 5. Evrensel Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler biçiminde gruplandırılmıştır. Aytül Akal'ın incelenen 24 kitabının cümle ve paragraflarında toplam 230 eğitsel ileti tespit edilmiştir. Bu iletilerden 181 tanesi örtük ileti olup dolaylı aktarım yoluyla okuyucuya aktarılmıştır. Tespit edilen iletilerden 49 tanesi ise açık ileti olup doğrudan aktarım yoluyla okuyucuya aktarılmıştır. Yazarın kitaplarında en çok tespit edilen eğitsel ileti grubu "Kişisel Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler"dir. Söz konusu kitaplarda en az tespit edilen eğitsel ileti grubu ise "Ulusal Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler"dir. Aytül Akal, kaleme aldığı eserlerinde yarattığı karakterler, işlediği konu, seçtiği anlatım biçimi ve yapıtlarında cümle ve paragrafların içinde sindirdiği iletilerle çocuk okurların ve eğitimcilerin dikkatini çekebilmiş bir yazardır. Yazarın yapıtlarında işlediği konular günlük hayatta yaşadığımız herhangi bir olay veya durum olabilmektedir. Akal, ailemizden birini veya çevremizdeki herhangi bir kişiyi anımsatan karakterlerini, mizahi bir anlatımla okuruna sunar. Yazar, yapıtlarının olay örgüsünde sosyal hayatımızda yaşadığımız herhangi bir çatışma durumundan hareketle okuruna çeşitli yaşam alanlarına yönelik eğitici iletiler sunmaktadır. Bundan hareketle yazarın çocuk kitaplarının içerdikleri zengin eğitsel iletiler dolayısıyla çocuk okurların karakter gelişiminde ve değerler eğitiminde ebeveynler ve eğitimciler tarafından kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aytül Akal, Eğitsel ileti, Çocuk edebiyatı, Çocuk kitabı.
Ortaöğretim 5. sınıf sosyal bilgiler dersi ülkem, kültürüm ve tarihim ünitesinin öğretiminde sanal müze kullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisi: Anadolu Medeniyetleri Müzesi örneği
Sosyal bilgiler öğretiminde müze kullanımı, soyut konuların somutlaştırılması açısından önemli bir role sahiptir. Yapılandırmacı anlayışa göre şekillenen yeni eğitim anlayışında; öğrencilerin bilgileri ezberlemesi değil zihninde kurdukları ilişkiyle anlamlandırması amaçlanmaktadır. Müzelerin eğitimde kullanımı bu amaca hizmet etmektedir. Müzeler aracılığıyla öğrencilere, işlenen dönemle alakalı eserler gösterilerek konu somutlaştırılır. Ayrıca öğrencilere, olayların geçtiği dönemin atmosferi yansıtılmaya çalışılır. Böylece öğrenci tarihsel empati yeteneği kazanır ve var olan kalıp bilgilerinin yanına farklı yorumlar eklemeye başlar. Yenilenen eğitim anlayışında yapılandırmacılık ve yaparak yaşayarak öğrenme kavramları ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu kapsamda eğitimde müze kullanımı artmıştır. Fakat gelişen teknolojinin yanında küresel salgının da etkisiyle, eğitimde sanal müze gezileri otantik müze gezilerine nazaran daha çok tercih edilmeye başlamıştır. Sanal müzeler aracılığıyla öğrencilere, sınıftan ayrılmadan müzeleri gezme imkânı sunulmaktadır. Böylece hem otantik müze gezisinde ortaya çıkan tehlikeler ortadan kalkmakta hem de maddi engeller en aza indirilmektedir. Bu da eğitimde fırsat eşitliğini doğurmaktadır. Yapılan araştırmada sanal müzelerin, Ortaöğretim 5.sınıf sosyal bilgiler dersi Ülkem, Kültürüm ve Tarihim ünitesinin öğretiminde kullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın amacı; eğitimde sanal müze kullanımının başarıya olan etkisini ortaya koymak ve sanal müzelerin olumlu yönlerine vurgu yapmaktır. Araştırmada ''Öntest-Sontest Kontrol Gruplu Desen '' kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılı Manisa ili Merkez Efendi Ortaokulu'nda öğrenim gören 5-A ve 5-C sınıfındaki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya deney (20) ve kontrol (20) grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci katılmıştır. Deney grubuna sanal gezi yaptırılırken kontrol grubuna düz konu anlatımı uygulanmıştır. Uygulama yapılmadan önce 5. Sınıf Ülkem, Kültürüm ve Tarihim ünitesi incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda sanal müze gezisinin Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne yapılmasına karar verilmiştir. Böylece tez konusunun uygulama alanı Anadolu Medeniyetleri Müzesi olmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı ve sınıf öğretmeni tarafından müfredata uygun olacak şekilde başarı testi geliştirilmiştir. Başarı testinin uygulanması sınıf öğretmeni ve araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Her iki gruba da aynı başarı testi uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, bağımlı – bağımsız gruplar için kullanılan t-testi analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son-test başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu fark, sanal müze gezisi kullanılarak yapılan öğretimin başarı artışında daha etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Müze, Sanal Müze, Sosyal Bilgiler Dersi, Ülkem Kültürüm ve Tarihim
Geri bildirim olarak çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, Türkçeyi yabancı bir dil olarak öğrenenlerin tümü oluşturmaktadır. Örneklemi ise, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinden (TÖMER) kontrol ve deney grubu olarak seçilen C1 düzeyi yirmi yedi öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak kompozisyon konuları, kişisel bilgi formu ve yazılı anlatım dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ölçme süreci sonunda elde edilen verilerin analizinde kullanmak üzere belirlenen istatistiksel yöntem olarak t-testi, ANCOVA ve KOVARYANS analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda iki grup arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Tüm çalışma genel olarak değerlendirildiğinde çoklu değerlendirme yaklaşımı çerçevesinde yapılan uygulamaların Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisi üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersi programındaki enerji içerikli sosyo-bilimsel konulara ilişkin öğrenci bilgi düzeyleri
Bu araştırmada İlköğretim (4.-8. sınıf) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programındaki enerji başlığı altında öğretilen enerji kaynaklarından güneş enerjisi, hidroelektrik enerjisi, termik enerji, rüzgâr enerjisi, nükleer enerji ve jeotermal enerji konuları hakkında öğrenci bilgi düzeylerini ortaya çıkarmak amacıyla veriler, toplanmıştır. Bu veriler, 2015-2016 eğitim öğretim yılında toplanmıştır. Araştırmada örneklem olarak Kırşehir il merkezi ve ilçelerindeki 28 devlet okulunda öğrenim görmekte olan 1350 sekizinci sınıf öğrencisi, seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Öğrenci bilgi düzeylerini ortaya çıkarmak için araştırmacı tarafından geliştirilen "Enerji Konulu Başarı Testi" ve "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. Başarı testi ve kişisel bilgi formundan toplanan veriler, SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırmada başarı testinden elde edilen puanlarda kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha başarılı olduğu görülmüştür. Bu başarı testinden öğrencilerin en az 2, en çok 31 puan aldığı görülmektedir. Öğrencilerin ailelerindeki birey sayısı arttıkça başarı testinden elde ettikleri puanların düştüğü ortaya çıkarılmıştır. Anne eğitim durumu değişkeninde annesi lisans ve lise mezunu olan öğrenciler diğer öğrencilere göre daha yüksek başarı puanları elde etmiştir. En düşük başarı puanları ise annesi doktora eğitimli ve okuryazar olmayan öğrenci gruplarında tespit edilmiştir. Baba eğitim durumu kontrol edildiğinde ise babası lisans, lise ve önlisans mezunu olan öğrenciler diğer öğrencilere göre daha yüksek başarı puanları elde etmiştir. En düşük başarı puanları ise sırasıyla okuryazar olmayan babalar ile doktora eğitimli babaya sahip öğrencilerin aldığı tespit edilmiştir. Aile gelir durumuna göre geliri yüksek olan öğrenciler, düşük olanlara göre testte daha başarılı olmuşlardır. Öğrencilerin enerji kaynaklarına yönelik fikirlerinin oluşmasını etkileyen etmenler arasında en fazla medya tercih edilmiş ve fikirlerinin oluşmasını etkileyen etmen tercihi medya olan öğrenciler testten daha başarılı olmuştur. Çevre sorunlarına karşı duyarlılık durumlarına göre çevreye duyarsız olanlar, başarı testinden olumsuz sonuçlar elde etmiştir. Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerjisi ve hidroelektrik santraline ilişkin risk algısı konusunda risk yok diyenler ile kararsızım ve risk var diyenler arasında risk yok diyenler lehine anlamlılık tespit edilirken; nükleer enerjisi de risk var diyenler lehine anlamlılık tespit edilmiştir. Termik santrale ilişkin risk algıları arasında istatistikî olarak anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır. Enerji santrallerinin kurulumuna ilişkin öğrenci görüşleri ele alındığında en fazla kurulmaması gerektiği görüşü nükleer enerji santraliyken bunu sırayla termik enerji santrali, hidroelektrik santrali, jeotermal enerji santrali, rüzgâr enerji santrali ve güneş enerji santrali öğrenciler tarafından ifade edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşleri
Bu araştırma, Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin "Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşlerinin" belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Kadınlar, toplumun vazgeçilmez bireyleridir. Çünkü kadın, annelik vasfının tek sahibidir. Bu özelliğe sahip olan kadın toplumun tüm alanlarında da aynı şekilde değer görmelidir. Geçmişten günümüze bir değerlendirme yaptığımızda, toplumda yaşanan; sosyal, siyasi, dini ve kültürel değişimler kadının durumunda da değişikliklere yol açmıştır. Bu değişim, Cumhuriyetin ilanı ile tüm alanlarda olumlu yönde adım adım ilerler. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yapılan inkılâplar, kadınlar yararına ciddi gelişmeleri beraberinde getirmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin "Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşlerinin" belirlenmesini hedefleyen bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Açık uçlu sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğretmen görüşleri alınmış olup, elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu; 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Adana ili, Çukurova ilçesinde görev yapan toplam 48 Sosyal Bilgiler Öğretmeni oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları incelendiğinde; Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin cinsiyet ve mesleki kıdemleri farklı olsa da; cumhuriyet kadını kavramının kadına çağdaş modern özgür ve eşitlik kazandırdığını belirtmişlerdir. Cumhuriyetin ilanı ile kadınların toplumda birçok alanda haklara sahip olduğunu medeni bir kadın imajının yansıtıldığını belirtmişledir. Ayrıca öğretmenler, Sosyal Bilgiler ders ve kılavuz kitaplarının konu ve kazanımlarında, kadınlara yeterli ölçüde yer verildiği görüşündedirler. Cumhuriyet kadınının toplumdaki yerini yorumlarken eşitliğin ve hak kavramlarının önem kazandığını vurgulamışlardır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Cumhuriyet kadınının toplumdaki yeri hakkındaki görüşlerine bakıldığı zaman, kadının erkekle eşit olması ve hak sahibi olması gerektiği görüşleri öne çıkmaktadır. Böylece cumhuriyetin ilanı ile beraber oluşan cumhuriyet kadını profilinin tanımı, sahip olduğu hakları ve bu haklarla beraber kadının toplumdaki yerinin neler olduğunu saptamak için kadın ve erkek Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin bu konuyla ilgili görüşleri değerlendirilmiştir.
Öğretmen adaylarının Kırşehir çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalıkları
Yerel tarihi, belirli bir bölgede bir coğrafi sınır içerisinde geçmişten günümüze kadar yaşayan insanların oluşturdukları ortak kültür olarak tanımlamamız mümkündür. Her topluluğun kendine has bir kültürü vardır ama birbirlerinden de etkilenebilirler. Belirli yerlerde yaşamış ve onlardan sonra da yaşamaya devam eden topluluklar o bölgeye has bir kültür oluşturur. Yaşam şekilleri, savaşları, barışları, cenaze törenleri, sanat eserleri ve tarihi yapıları gibi o kültürün somut ve soyut kalıntılarını meydana getirir. Bu şekilde de o bölgenin yerel tarihini oluşturur. Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının Kırşehir ve yakın çevrelerindeki tarihi yerlere ilişkin sahip oldukları ilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları, örneklemini ise aynı dönem ve fakültedeki Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı 1-4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada karma (mixed) yöntemler kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilme sürecinde tarama yöntemi, nitel verilerin elde edilmesinde ise olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında nicel verilerin analizinde yüzde (%) tabloları, korelasyon analizi (pearson), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşme formu için içerik analizi ve frekans hesabı yapılmıştır. Sonuç olarak; öğretmen adaylarının yakın çevrelerinde olduğunu bildikleri tarihi yerlerin başında şehrin merkezinde en işlek caddenin ortasında olan Cacabey Medresesi olup bunu sırasıyla Ahi Evran-ı Veli Külliyesi izlemektedir. Sonrasında yine ana yol üzerinde olan ve yolcu otobüs durağı olarak ta anılan ve kullanılan Âşık Paşa Türbesi gelmektedir. Bunların yanında Kaman Kalehöyük , Kırşehir Kalehöyük, Mucur Yeraltı Şehri ve Kesikköprü de en çok bildikleri yerler arasında yer almaktadır. Cemele Kalesi, Lale Camii, Kepez Yeraltı Şehri, Hacıbey Konağı ve Çarşı Camii gibi tarihi yerleri ise az bildiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları bulundukları yerlerdeki tarihi eserler hakkında bilgi edinirken özellikle o yerler hakkında araştırma yapma, broşür/tabela inceleme, ders öğretmenlerinden faydalanma gibi yollara başvurmaktadırlar. Kırşehir ve çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalık düzeyleri öğretmen adaylarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermezken diğer değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.
Ortaokul 6-8. sınıf Türkçe dersi basılı öğretim materyallerinin dinleme/izleme yöntem ve teknikleri bakımından incelenmesi
Yapılandırmacı yaklaşımla hazırlanan Türkçe Dersi 6-8. Sınıflar Öğretim Programı'nda dinleme becerisi, ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve Türkçe ders kitaplarındaki her temada en az bir dinleme metnine yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Dinleme metinlerinin işlenişinde kullanılabilecek yöntem/tekniklere de programda değinilmiştir. 6-8. SınıflarTürkçe Öğretim Programı'nın dinleme yöntem/teknikleri bölümünde yedi tür dinleme yöntem/tekniğinden bahsedilmiştir. Bu yöntem/teknikler katılımlı dinleme, katılımsız dinleme, not alarak dinleme, kendini konuşanın yerine koyarak (empati kurarak) dinleme, yaratıcı dinleme, seçici dinleme ve eleştirel dinlemedir. Bu çalışmada, 6-8. sınıflar Türkçe dersi öğretmen kılavuz kitaplarında yer alan dinleme metinlerinde hangi yöntemlere ve tekniklere yer verildiği tespit edilmiş, bu yöntem ve tekniklerin hangi metinlerle birlikte uygulandığı, hangi tür metinlerin yer aldığı ve sözcük sayıları üzerinden de metinlerin uzunluğu, kısalığı üzerinde durulmuştur. Çalışmada her sınıf seviyesi için biri Bakanlık ikisi özel yayınevi kitabı olmak üzere üçer öğretmen kılavuz kitabında yer alan dinleme metinleri incelenmiştir. Nitel tarama araştırması olan bu çalışmanın verileri, doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir.Çalışma neticesinde,6-8. Sınıflar Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan dinleme yöntem ve tekniklerinin her birine başvurulduğu ve bu yöntem ve tekniklerin öğretim programındaki uygulama yönergelerine uygun şekilde kullanıldığı saptanmıştır.Çalışmada incelenen 55 dinleme metninde 11 farklı metin türü kullanıldığı tespit edilmiştir. Dinleme / izleme metinlerinde en kısa metnin 77, en uzun metnin de 2245 sözcük olduğu anlaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin argüman kurma becerileri ile eleştirel düşünme problem çözme ve yaratıcı düşünme becerileri arasındaki ilişki
Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin argüman kurma becerileri ile eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Karma yöntem araştırması nitel ve nicel verilerin aynı çalışma bünyesinde birleştirilen araştırma olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamaya uygun olarak nitel ve nicel veriler ayrı olarak toplanmış, analiz edilmiş ve ulaşılan veriler neticede bir araya getirilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak toplanan veriler SPSS-21 paket programına işlenmiştir. Araştırma kapsamında 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kayseri İli Develi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı merkez ortaokullar bünyesinde 7 ve 8. sınıf düzeyinde öğrenim gören 301 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazılanan "Kişisel Bilgi Formu", "Eleştirel Düşünme Becerilerine Yönelik Tutum Ölçeği", "Yaratıcılık Ölçeği", "Problem Çözme Becerilerine Yönelik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin argüman kurma becerilerinin belirlenebilmesi amacıyla öğrencilere bir yazılı anlatım yaptırılmış ve bu yazılı anlatımlar Toulmin'ın argüman modeline göre değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerileri ile argüman kurma becerileri arasında cinsiyet, sınıf düzeyi ve yılda okuduğu kitap sayısı değişkenleri açısından anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak argüman kurma becerilerinin, öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerileri üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir.Elde edilen bulgulardan yola çıkarak araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.
Jean Jacques Rousseau'nun "Emile" adlı eserinde çocuk, çocuk eğitimi ve ideal vatandaş
Bu araştırmanın temel amacı, aydınlanma dönemi düşünürlerinden Jean Jacques Rousseau'nun, çocuk imgesine bakışı, çocuk eğitimi ve hedeflediği ideal vatandaşı ortaya çıkarmaktır. J.J. Rousseau'nun görüşlerinin tespitinde 1762 yılında kaleme aldığı "Emile ya da Eğitim Üzerine" eseri kaynak alınmıştır. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi, amacı ve önemine değinilmiştir. Görüşleri günümüz toplumsal yapının oluşmasında etkili olan düşünürün eğitim ile ilgili görüşleri üzerinden çocuk ve vatandaşlık eğitimi hakkındaki düşünceleri hem çocuk eğitimi hem de vatandaşlık eğitimi açısından önem arz etmektedir. İkinci bölümde araştırmanın kavramsal açıklamalarına ve literatür hakkında bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde J.J. Rousseau'nun hayatı ve eserleri, eğitim kavramı, eğitim felsefesi, aydınlanma dönemi eğitim, sosyal bilgiler programı ve vatandaşlık eğitimi üzerinde durulmuştur. Verilen bilgiler ile araştırma konusunun kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Literatürde J.J. Rousseau'nun eğitim düşüncesi ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölüm ise araştırmanın yöntem bölümünü oluşturmaktadır. Emile ya da Eğitim Üzerine eseri Yaşar AVUNÇ'un, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan çevirisi üzerinden incelenmiştir. Beş bölümden oluşan eser incelenirken ilk üç bölüm ile sınırlandırılmıştır. Eser nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi ile incelenmiştir. Verilerin analizi yapılırken içerik analizi tekniği kullanılmıştır. İçerik analizi sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Dördüncü bölümde araştırmanın bulgularına yer verilmiştir. Araştırmanın bulgularında çocuk imgesiyle ilgili; gelişim, sağlık-beslenme, tutum, özgürlük, aile, mutluluk kavramlarıyla ilgili bulgular ortaya çıkmıştır. Çocuğun eğitimi ile ilgili; yöntem, amaç, ahlak eğitimi, öğretmen, düzeye uygunluk, meslek, eğitim tanımı ve ceza kavramlarıyla ilgili bulgular ortaya çıkmıştır. İdeal vatandaş ile ilgili; özgürlük, eşitlik gibi demokratik vatandaş özellikleri yanında bilimsel ve eleştirel düşünebilen, problem çözen, kendi özelliklerini bilen hak ve sorumluluklarının farkında olan, duyarlı ve ahlaki erdem sahibi ideal vatandaş bulguları ortaya çıkmıştır. Beşinci bölüm olan son bölümde ise araştırmanın sonuç ve tartışmasına yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, J.J Rousseau'ya göre çocuğun özgürlüğünün korunması gerektiği, çocuğun gelişiminde doğal düzenin takip edilmesi gerektiği, çocuğun eğitiminde öğretmeni yönlendirici olması gerektiği, çocuğun yaparak yaşayarak öğrenme, problem çözme ve buluş yoluyla öğrenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışmada ulaşılan diğer sonuç J.J. Rousseau'nun uyguladığı eğitim yapılandırmacı eğitim yaklaşımı ile uygunluk göstermektedir. J.J. Rousseau'nun hedeflediği ideal vatandaşlık profilinde özgürlükçü, eşitlikçi, kendi kendine yetebilen, çevresini ve kendini tanıyan vatandaş ön plana çıkmaktadır. Günümüzde yetiştirilmek istenilen ideal vatandaş özelikleri düşünüldüğünde J.J. Rousseau'nun hedeflediği ideal vatandaş özellikleriyle büyük oranda benzerlikler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yaratıcı drama yönteminin etkilerine ilişkin Türkçe öğretmenlerinin tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yaratıcı drama yönteminin etkilerine ilişkin Türkçe öğretmenlerinin tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Çalışma, nicel bir tarama araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kırşehir il genelinde görev yapan 207 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem alma yoluna gidilmemiş, evrenin tamamına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak bu araştırma için geliştirilen "Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmış, veriler SPSS 21 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin "Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği" nin alt faktörlerinden "öğretme/öğrenme sürecine etkisine ilişkin tutum" düzeyinin "yüksek" olduğu, "öğrencilere etkisine ilişkin tutum" düzeyinin "çok yüksek" olduğu ve ölçeğin geneline ilişkin tutum düzeyinin "çok yüksek" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, görev yaptıkları yerleşim yeri değişkenlerine göre yaratıcı drama yönteminin etkisine ilişkin tutumları arasında anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeğinin geneline ilişkin ve "öğrencilere etkisine ilişkin tutum" düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, mesleki kıdemi düşük olan öğretmenlerin tutum düzeylerinin mesleki kıdemi fazla olan öğretmenlerin tutum düzeylerinden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin drama eğitimi alıp almama durumlarına göre Yaratıcı Drama Yöntemin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeğinin geneline ve alt faktörlerine ilişkin tutum düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, drama eğitimi alan öğretmenlerin tutum düzeylerinin drama eğitimi almayan öğretmenlerin tutum düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin geleneklere bağlılık / yeniliklere açıklık algılarına göre Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği' nin geneli ve alt faktörlerine ilişkin tutum düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, yeniliklere açık olduğu şeklinde algıya sahip öğretmenlerin tutum düzeylerinin geleneklere bağlı olduğu algısına sahip öğretmenlerin tutum düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda, bu sonuçlara uygun önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı drama yöntemi, öğretim yöntemleri, Türkçe öğretimi, öğretmen tutumları.
7.sınıf sosyal bilgiler ders kitabının genel öğretim ilkelerine göre içerik açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 7.sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabının genel öğretim ilkelerine göre içerik açısından incelenmesidir. Çalışmanın yaklaşımı nitel araştırma olarak belirlenmiştir. 2022 yılı MEB yayınlı Ortaokul 7. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabının örneklemini oluşturduğu araştırmada veri toplama aracı olarak doküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin yorumlanmasında betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ders kitabının içeriği genel öğretim ilkelerine göre incelendiğinde, bazı ilkelerin her öğrenme alanında mutlaka görüldüğü, bazılarının ise öğrenme alanının içeriğine göre değişkenlik gösterdiği ve bazı ilkelere ilişkin bulgulara rastlanmadığı görülüyor. Öğretim ilkeleri planlanan öğretim etkinliklerinin ve kaynaklarının daha verimli olmasına katkı sağlar. Bu nedenle paydaşların öğretimin niteliğini ve öğrenci özelliklerini göz önünde bulundurarak bu ilkelere bağlı kalmaları önerilir.
Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özelliklerine ilişkin algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı da Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özelliklerine ilişkin algılarının demografik özelliklere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırma, bu özellikleriyle ilişkisel tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir il genelinde görev yapan toplam 215 Türkçe öğretmeni, örneklemini ise anılan evren içinden kolaylıkla bulunabilen örnekleme yöntemiyle seçilen 190 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarını ölçmek için "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği" ve kişilik özelliklerine ilişkin algılarını belirlemek için de "Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT)" kullanılmıştır. Araştırmada, "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği"nin "fiziksel düzeni sağlama" alt faktörü ile "Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi"nin sadece "duygusal dengesizlik" alt faktörüne ilişkin puanlar arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, "dışa dönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık, sorumluluk" alt faktörleri ile arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu anlaşılmıştır. Araştırmada ayrıca, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin genelde ve "fiziksel düzeni sağlama, öğretim yönetimi, zaman yönetimi, sınıf içi ilişkileri düzenleme, davranış geliştirme ve düzenleme" alt boyutlarının tamamında "çok yüksek düzeyde olduğu" ve Türkçe öğretmenlerin kişilik özelliklerinden "duygusal dengesizlik" özelliği bakımından içe duygusal dengesizliğe biraz uygun oldukları, "dışa dönüklük" özelliği bakımından dışa dönüklüğe oldukça uygun oldukları, "deneyime açıklık" özelliği bakımından deneyime açıklığa oldukça uygun oldukları, "yumuşak başlılık" özelliği bakımından yumuşak başlılığa çok uygun oldukları ve "sorumluluk" özelliği bakımından sorumluluğa çok uygun oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sınıf yönetimi yeterlilikleri, Kişilik özellikleri, Türkçe öğretmenleri
Oyun temelli öğrenme yönteminin öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, oyun temelli öğrenme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik akademik başarı ve tutumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu doğrultuda 6. sınıf Türkçe dersi "Sözcükte Yapı" konusunun günlük ders planları oyun temelli öğrenme etkinliklerini içerecek şekilde hazırlanmıştır. Uygulama sürecinde ise eğitim materyali olarak eğitsel bilgisayar oyunları kullanılmıştır. Bu araştırma nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yönteme göre yapılmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde deneysel araştırma yöntemlerinden, ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri olarak ise gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Nicel yöntemlerle elde edilen sonuçlar nitel verilerle desteklenmiştir. 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Aksaray il merkezinde bulunan bir devlet okulunda gerçekleştirilen bu araştırmada, deney ve kontrol grupları okulda bulunan 6. sınıflardan rastgele olarak seçilmiştir. 26 öğrenci deney grubunda ve 26 öğrenci de kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır (N=53). Araştırmaya katılan öğrencilere, öğretim etkinlikleri öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi ve EARGED tarafından geliştirilen tutum ölçeği uygulanmıştır. Öğrencilerin demografik bilgilerini toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgiler formu araştırma öncesinde öğrencilere uygulanmıştır. Araştırma sonrası deney grubu öğrencileri arasından rastgele seçilen öğrencilerle araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencileriyle uygulama süresince oyun temelli öğrenme yöntemi kullanılarak Türkçe dersi öğretimi yapılırken kontrol grubu öğrencileriyle ise bu süreçte MEB tarafından belirlenen 6. sınıf Türkçe ders planına göre öğretim yapılmıştır. 6 haftalık bir zamanı kapsayan uygulama süreci sonunda ulaşılan veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. İlk olarak öğrencilerden toplanan tüm testlerin sonuçlarına Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilks testleriyle dağılım analizi yapılmıştır. Testlerin normal dağılım gösterdiği anlaşıldıktan sonra grup içi ve gruplar arası analizlerde t-testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında başarı ve kalıcılık testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Tutum testi sonuçlarında ise deney grubu öğrencileri lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca elde edilen bulgulara göre cinsiyet faktörü başta olmak üzere demografik özelliklerin de öğrencilerin derse yönelik akademik başarıları ve tutumları üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı görülmektedir.
Sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin yerel coğrafi bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Günümüzde var olan küresele yönelme durumu insanı yaşadığı çevreden uzaklaştırarak hiç bilmediği dünyaların kapılarını aralamaktadır. Bu durum bir bakıma iyi olarak karşılansa da öğrencilerde yaşadıkları çevreye yönelik ilgi eksikliğini oluşturmaktadır. Bu küreselleşme dönemiyle birlikte yaşadıkları çevreden kopan insanların tekrar yaşadıkları çevreye yönelmesi hususunda coğrafyanın ne kadar etkili olduğu bilinmektedir. Bu etkinin temeli ise ilköğretimde sosyal bilgiler dersi ile başlayıp lise düzeyinde coğrafya dersi tarafından oluşturulmaktadır. Bu bağlamda küreselleşme ve küreselleşmiş bilgiler içerisinde öğrencilerin yaşadıkları çevrede var olan coğrafi unsurların farkındalık durumlarını ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilere başarı testi oluşturularak Kırıkkale ilinde 1577 ortaokul öğrencisine ulaşılırken, öğretmenler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak Kırıkkale ilinde görev yapan 38 sosyal bilgiler öğretmenine ulaşılmıştır. Bu bağlamda araştırmada nitel ve nicel araştırmaların ilişkili ve bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrenciler sınıf düzeyine göre 6.7. ve 8. sınıf; yerleşim yeri türüne göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılırken, öğretmenlerde ise yine yerleşim yeri değişkenine göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılmıştır. Araştırmadan elde ettiğimiz veriler de SPSS 17 ve Microsoft Excel programı ile işlenerek t-Testi ve One Way Anova sonuçlarına göre yorumlanmıştır. Günümüzde var olan küresele yönelme durumu insanı yaşadığı çevreden uzaklaştırarak hiç bilmediği dünyaların kapılarını aralamaktadır. Bu durum bir bakıma iyi olarak karşılansa da öğrencilerde yaşadıkları çevreye yönelik ilgi eksikliğini oluşturmaktadır. Bu küreselleşme dönemiyle birlikte yaşadıkları çevreden kopan insanların tekrar yaşadıkları çevreye yönelmesi hususunda coğrafyanın ne kadar etkili olduğu bilinmektedir. Bu etkinin temeli ise ilköğretimde sosyal bilgiler dersi ile başlayıp lise düzeyinde coğrafya dersi tarafından oluşturulmaktadır. Bu bağlamda küreselleşme ve küreselleşmiş bilgiler içerisinde öğrencilerin yaşadıkları çevrede var olan coğrafi unsurların farkındalık durumlarını ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilere başarı testi oluşturularak Kırıkkale ilinde 1577 ortaokul öğrencisine ulaşılırken, öğretmenler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak Kırıkkale ilinde görev yapan 38 sosyal bilgiler öğretmenine ulaşılmıştır. Bu bağlamda araştırmada nitel ve nicel araştırmaların ilişkili ve bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrenciler sınıf düzeyine göre 6.7. ve 8. sınıf; yerleşim yeri türüne göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılırken, öğretmenlerde ise yine yerleşim yeri değişkenine göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılmıştır. Araştırmadan elde ettiğimiz veriler de SPSS 17 ve Microsoft Excel programı ile işlenerek t-Testi ve One Way Anova sonuçlarına göre yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ışığında öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik coğrafi bilgileri "orta" düzeydedir. Aynı zamanda araştırmada oluşturulan alt değişkenlerden cinsiyet değişkenine göre kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılırken sınıf düzeyi arttıkça öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgilerinin de arttığı gözlemlenmiştir. Fakat burada 8.sınıf-7.sınıf arasında anlamlı farklılığa ulaşılırken 7.sınıf-6.sınıf arasında anlamlı farklılığa ulaşılmamıştır. Yerleşim yeri değişkenine göre ildeki öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olduğu görülürken bunu köydeki öğrenciler ve ilçedeki öğrenciler takip etmektedir. Burada da il-ilçe değişkenine il lehine, ilçe-köy değişkeninde köy lehine manidar bir farklılığa ulaşılmıştır. Öğrencilerin sosyal bilgiler dersi not ortalamasına göre ise sosyal bilgiler dersi yıl sonu puanı yüksek olan öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olduğu, sosyal bilgiler dersi yıl sonu puanı düşük olan öğrencilerin yaşadıkları çevre bilgi düzeylerinin de düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin ilgi duyduğu sosyal bilgiler alt disiplinlerine göre tarih disiplinine ilgi duyan öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeyleri yüksek bulurken bunu diğer sosyal bilgiler disiplinine ilgi duyan öğrenciler ve coğrafya disiplinine ilgi duyan öğrenciler takip etmektedir. Aynı zamanda hazırlanan başarı testinde öğrenciler yaşadıkları çevre ile ilişkili "konum" sorularında en yüksek başarı ortalamasına sahip olurken, bunu "fiziki coğrafya" ve "beşerî coğrafya" soruları takip etmektedir. Araştırmada hem öğrenciler hem de öğretmenler derste, yaşadıkları çevreye yönelik bilgi verildiğini belirtse de iki grup arasında oransal farklılık vardır. Bununla birlikte hem öğrencilerin hem öğretmenlerin yaşadıkları çevreye yönelik yeterince gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılmadığını gözlemlenmiştir. Okullarda da bu tür etkinliklerin yeterince yapılmadığının belirlenmesinin yanı sıra yaşadıkları çevreye yönelik gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılan öğrenciler de gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinden edindikleri bilgileri başarı testine aktaramamışlardır. Bu bakımdan okullarda yapılan gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinin niteliği arttırılmalı bak-gör-geç mantığından uzaklaşılmalıdır. Yaşadığımız çevrenin öğretimi ile ilgili "şehrimiz ………………." dersinin ortaokul müfredatına yerleştirilmesi olumlu bir gelişme olarak görülse de yeterli kaynakların üretilmemesi, seçmeli ders olması da dersin etkililiğini yitirmesine sebep olabilmektedir. Araştırmada hem öğrenciler hem de öğretmenler derste, yaşadıkları çevreye yönelik bilgi verildiğini belirtse de iki grup arasında oransal farklılık vardır. Bununla birlikte hem öğrencilerin hem öğretmenlerin yaşadıkları çevreye yönelik yeterince gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılmadığını gözlemlenmiştir. Okullarda da bu tür etkinliklerin yeterince yapılmadığının belirlenmesinin yanı sıra yaşadıkları çevreye yönelik gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılan öğrenciler de gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinden edindikleri bilgileri başarı testine aktaramamışlardır. Bu bakımdan okullarda yapılan gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinin niteliği arttırılmalı bak-gör-geç mantığından uzaklaşılmalıdır. Yaşadığımız çevrenin öğretimi ile ilgili "şehrimiz ………………." dersinin ortaokul müfredatına yerleştirilmesi olumlu bir gelişme olarak görülse de yeterli kaynakların üretilmemesi, seçmeli ders olması da dersin etkililiğini yitirmesine sebep olabilmektedir.
6. sınıf sosyal bilgiler dersi demokrasinin serüveni ünitesindeki kavram yanılgılarını giderme: Bir eylem araştırması
Kavram yanılgısı bireyin bir kavrama ilişkin zihinlerinde oluşturdukları bilimsel esaslara ters düşen yargılardır. Öğrencilerde mevcut kavram yanılgılarının tespit edilmesi ve düzeltilmesi sürecin önemli unsurlarındandır. Bu araştırmada öğrencilerin ünitede geçen kavramları anlama düzeyleri belirlenip, sahip oldukları kavram yanılgıları tespit edilmiştir. Araştırmanın amacı, 6. sınıf öğrencilerinin 'Demokrasinin Serüveni' ünitesinde yer alan kavram yanılgıları üzerinde, eylem araştırmasına bağlı olarak öğrencilerin kavramsal bilgilerinin değişimi incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, Sivas ili Kangal ilçesine bağlı bulunan Havuz Ortaokulunda öğrenim gören 6/A ve 6/B sınıfı öğrencilerinden oluşturulmuştur. Bu sınıflarda bulunan öğrencilerden taşıma ve veli izin durumuna göre 24 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada yöntem olarak, nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Kavramlar belirlenirken 6. sınıf sosyal bilgiler öğretmen kılavuz kitabı (Milli Eğitim Bakanlığı [MEB], 2017) Demokrasinin Serüveni ünitesinde öğrencilere kazandırılması hedeflenen kavramların yer aldığı, öğrencilerin kavramların anlamlarını kısa yazılı cevaplar olarak verebilecekleri şekilde düzenlenmiş açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Öğrencilerin formdaki kavramlara verdikleri cevaplar değerlendirilirken ders kitabında kavramlarla ilgili yapılan açıklamalar ile Büyük Türkçe Sözlük'teki (Türk Dil Kurumu [TDK], 2018) açıklamalar göz önünde bulundurulmuştur. Öğrencilerin verdikleri cevaplar; kavramı doğru anlama, kavram yanılgısı ve cevapsız şeklinde tasnif edilmiş, yüzde ve frekans değerleri alınıp yorumlanarak sonuçlara göre en fazla kavram yanılgısı görüldüğü tespit edilen 10 kavram belirlenmiştir. Araştırmacının dâhil olduğu eylem araştırmasında öğrencilere dersin ilk ve son aşamasında kavram başarı testi yapılmıştır. Derste cumhuriyet, egemenlik, demokrasi, meşrutiyet, monarşi, oligarşi, teokrasi, yasama, yargı ve yürütme kavramlarıyla ilgili yanılgılarını gidermeye yönelik olarak araştırmacı tarafından tasarlanan etkinlikler gerçekleştirilmiş, yanılgıların giderilme düzeyine bakılmıştır. Araştırmanın sonucunda, cumhuriyet, egemenlik, demokrasi, meşrutiyet, monarşi, oligarşi, teokrasi, yasama, yargı ve yürütme kavramlarıyla ilgili öğrencilerde mevcut bulunan kavram yanılgılarının giderilmesinde ve başarılarının artmasında, eylem araştırmasındaki etkinliklerin öğrencilerdeki yanılgıları gidermede ve kavramın öğretiminde etkili olduğu görülmüştür.
Ortaokul öğrencilerinin iletişim becerileri ve Türkçe dersine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma ortaokul öğrencilerinin iletişim becerileri ve Türkçe dersine yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla betimleyici olarak yapılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Kırşehir ili merkez ve ilçelerindeki 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda öğrenim gören 822 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" ve "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, katılımcıların iletişim becerileri; aile tipi, en uzun süre yaşanılan yer, ailenin aylık ortalama geliri, cep telefonuna sahip olma ve sosyal medya kullanma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Buna karşın kızlar erkeklerden; 7 ve 8. sınıflar 5 ve 6. sınıflardan; anne-baba eğitim durumu ortaöğretim ve yükseköğretim olanlar diğerlerinden; dört temel dil becerisindeki yeterlik algısı yüksek olanlar orta ve zayıf olanlardan; Türkçe ders başarı algısı yüksek olanlar diğerlerinden daha yüksek iletişim becerisine sahiptir. Katılımcıların Türkçe dersine yönelik tutumları; aile tipi ve ailenin aylık ortalama gelirine göre farklılık göstermemektedir. Buna karşın kızlar erkeklerden; 5. sınıflar 6, 7 ve 8. sınıflardan; anne-baba eğitim durumu ilköğretim olanlar diğerlerinden; kasabada yaşayanlar köy ve şehirde yaşayanlardan; cep telefonu bulunmayanlar bulunanlardan; sosyal medya kullanmayanlar kullananlardan; dört temel dil becerisindeki yeterlik algısı yüksek olanlar orta ve zayıf olanlardan; Türkçe ders başarı algısı yüksek olanlar diğerlerinden daha olumlu tutuma sahiptirler. Türkçe dersine yönelik olumlu tutumlar arttıkça iletişim becerilerinin de arttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tutum, İletişim Becerisi, Türkçe Dersine Yönelik Tutum, Ortaokul Öğrencileri
100 temel eser listesinde yer alan masal kitaplarında korku ve şiddet ögeleri
Bu araştırma, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim okulları için tavsiye ettiği "100 Temel Eser" listesinde yer alan masallardaki korku ve şiddet unsurlarını tespit edip değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Eserlerin incelenmesinde nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Eserlerin korku ve şiddet yönünden incelenmesinde hareket noktası olarak "cümle" kabul edilmiştir. Eserler cümleler düzeyinde tek tek incelenmiş, korku ve şiddet içeren kelimeler, sayısal olarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde Türkçe eğitimi uzmanlarının görüşlerinden de yararlanılmış ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim okulları için tavsiye ettiği "100 Temel Eser" listesinde yer alan ikisi dünya edebiyatından, dördü Türk edebiyatından toplam altı masal kitabı ve bu masal kitaplarında yer alan 480 masal oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda 100 Temel Eser listesinde yer alan masal kitaplarında korku ve şiddet unsurları tespit edilmiştir. Kitaplarda yer alan şiddet türleri sınıflandırılmış yapılan değerlendirmede; yerli ve yabancı masal kitaplarında en fazla karşılaşılan şiddet türlerinin sözel şiddet ve fiziksel şiddet olduğu bulunmuştur. Bu sıralamayı duygusal şiddet ve cinsel şiddet türlerinin takip ettiği görülmüştür. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre Türk edebiyatında yer alan masallardaki şiddet unsurlarının, dünya edebiyatında yer alan masallardan daha fazla olduğu belirlenmiştir. Masal kitaplarında yer alan şiddet ve korku unsurlarının kullanım sıklığı karşılaştırıldığında; korku içeren unsurların, şiddet içeren unsurlardan az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İçeriğinde en fazla korku unsuru bulunan masalın Andersen Masalları olduğu, en az korku unsuru bulunan masalın ise, Aisopos Masalları olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar, ilgili literatürle karşılaştırılmış ve birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Türkçe öğretmenlerinin öğretmen liderliğine ilişkin algılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretmenlerinin öğretmen liderliği algılarını "cinsiyet, medeni durum, yönetimle ilgili eğitim durumu, yöneticilik tecrübesi, mesleki kıdem" değişkenleri açısından incelemektir. Liderlik, günümüzde öğretmenlerden beklenen en önemli rollerdendir. Öğretmen liderliğinin öğretimin kalitesini yükseltebilecek önemli bir etken olduğu, dolayısıyla öğretmen liderliği ile ilgili yapılacak ampirik araştırmalarda öğretmen liderlerin üstlenecekleri formel ve informel rollerin sınıf ve okul gelişimine etkisine odaklanılması gerektiği düşünülmektedir. Öğretmenlerin liderliği; okulların gelişimi, topluma yön verebilmeleri, niteliklerini yükseltebilmeleri, etkili bir şekilde yönetilebilmeleri açısından oldukça önemli bir faktördür. Bu bakımdan öğretmenlerin bu önemli role ilişkin algılarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkçe öğretmenlerinin öğretmen liderliği algılarının incelenmek istenmesinin nedeni ise bir beceri, bir eyleme ilişkin yeterlik algısıyla o becerinin, eylemin başarı düzeyi arasında ilişki olmasıdır. Nicel olan bu çalışma, tarama modellidir. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda, Kırşehir'in bütün ilçelerinde görev yapmakta olan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem alma yoluna başvurulmamış, evrenin tamamına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Öğretmen Liderliği Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan, Türkçe öğretmenlerinin "Öğretmen Liderliği Algı Ölçeği"nin geneline ilişkin algılarının düzeyinin "sık sık" olduğu sonucu elde edilmiştir. "Medeni durum, yöneticilik tecrübesi, mesleki kıdem" değişkenlerinin Türkçe öğretmenlerin öğretmen liderliği algıları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık yaratan değişkenler oldukları saptanmıştır. "Cinsiyet" ve "yönetimle ilgili eğitim durumu" değişkenlerinin Türkçe öğretmenlerin öğretmen liderliği algıları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık yaratmayan değişkenler olduğu araştırmada ulaşılan diğer önemli sonuç olmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen liderliği, öğretmen algıları, Türkçe öğretmenleri.
Türkçe öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterliklerine ilişkin algıları ile zaman yönetimi becerilerine ilişkin algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Öğretimde hedeflere ulaşmak için öğretimi planlama ve öğretim zamanını etkili kullanmanın iki önemli eylem olduğu söylenebilir. Bu araştırmadaki temel amaç, Türkçe öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterliklerine ilişkin algı ile zamanı etkin kullanma yeterliklerine ilişkin algı arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Dolayısıyla çalışma, nicel ilişkisel bir araştırma hüviyetindedir. Alan yazında böyle bir araştırmanın bulunmaması, çalışmayı araştırmacılar ve uygulayıcılar açısından önemli hâle getirmektedir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı'nda İstanbul ili Eyüp, Gaziosmanpaşa, Sultangazi ilçelerinin genelinde görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın yürütülmesi sürecinde, tüm öğretmenlere ulaşmanın çok zor olması nedeniyle çalışma evreni içerisinden bir örneklem seçilmiştir. Örneklem, basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Örneklem 350 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracının ilk bölümü, kişisel bilgi formundan oluşmaktadır. İkinci bölümde, "Öğretimi Planlama Yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise "Zaman Yönetimi Envanteri" kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için istatistik paket programı SPSS (Statistical Package for Social Sciences, Version 21.0) kullanılmıştır. Veriler programa aktarılmış ve araştırma analizleri bu programla yapılmıştır. Araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algılarının düzeyinin "yüksek" olduğu, zaman yönetimi beceri düzeylerinin "sık sık" olduğu, Türkçe öğretmenlerinin zaman yönetimi becerilerine ilişkin algılarının "cinsiyet" ve "medeni durum" değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık arz ettiği, Türkçe öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile zaman planlaması becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, öğretimi planlama yeterlik algıları ile zaman tutumları becerileri arasında pozitif yönde düşük düzeyin üzerinde anlamlı bir ilişki olduğu, öğretimi planlama yeterlik algıları ile zaman harcattırıcı becerileri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ve öğretimi planlama yeterlik algıları ile zaman yönetimi becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Metinlerarası okumalarda infografik kullanımının okuduğunu anlamaya etkisi
Bu araştırmada Ortaokul 8. Sınıf Türkçe dersinde "Duygular" temasının öğretiminde metinlerarası okumalarda infografik kullanımının okuduğunu anlamaya etkisi incelemektir. Çalışma gerçek deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen niteliğinde tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında metinlerarası okuma kapsamında geliştirilen infografik ögelerin çocukların bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme boyutlarında çocukların okuduğunu anlamalarına etkisine bakılmıştır. Araştırmanın veri toplama kısmında 2017-2018 öğretim yılında Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabında kullanılan metinlere ilişkin bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeyinde anlamları ölçen yazılı yoklama soruları kullanılmıştır. Çalışma grubu olarak 30 deney 30 kontrol öğrencisi belirlenmiştir. Araştırma bulgularında; gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U test kullanılmış olup deney ve kontrol grubunun son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiş; bu da metinlerarası okumalara göre hazırlanan infografiklerin okuduğunu anlama becerileri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Okuduğunu anlama alt boyutlarına bakıldığında bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerinde de deney grubu öğrencileri kontrol grubu öğrencilerine göre okuduğunu anlamada daha başarılı bulunmuşlardır. Bu sonuçlar metinlerarası okumalarda infografik öğelerin kullanılmasının okuduğunu anlama başarısını olumlu etkilediğini göstermektedir.
Öğretmen adaylarının dinlediklerini özetleme becerileri
Bu araştırmada, öğretmen adaylarının dinledikleri metinleri özetleme stratejilerini kullanma durumları araştırılmıştır. Çalışma örneklemini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören 152 son sınıf öğrencisi meydana getirmektedir. Araştırmada, bilgilendirici ve olaya dayalı metin olmak üzere iki metin türü kullanılmıştır. Öğretmen adayları tarafından oluşturulan özetler "Özetleme Stratejileri Puanlama Ölçeği" kullanılarak değerlendirilmiştir. Dinleme metinlerinden yola çıkılarak öğretmen adayları tarafından oluşturulan özetler; başlık yazma, bakış açısını doğru kullanma, anlatım kipini doğru kullanma, önemli bilgiyi seçme, önemsiz bilgiyi silme, metin dışı bilgiye yer vermeme, tutarlı yazma ve kısaltma stratejileri göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Araştırmada, bilgilendirici metin özetlerinde; metin dışı bilgiye yer vermeme ve kısaltma stratejilerinin kullanabilmesinde diğer stratejilere oranla anlamlı farklılıklar görülmüş, öğretmen adayları orta düzeyde başarı göstermiştir. Başlık yazma, bakış açısını doğru kullanma, anlatım kipini doğru kullanma, önemli bilgiyi seçme, önemsiz bilgiyi silme stratejilerini kullanabilme becerisi bakımından anlamlı farklılıklara rastlanmış; öğretmen adaylarının bu stratejileri uygulayabilmede sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilgilendirici metni özetlerken başlık kullanmadıkları, 1. çoğul şahıs bakış açısıyla metni özetledikleri, özetlemeyi şimdiki zaman kipi kullanarak özetledikleri belirlenmiştir. Olaya dayalı metin özetlerinde ise öğretmen adaylarının; önemli bilgiyi seçme, metin dışı bilgiye yer vermeme, bakış açısını doğru kullanma stratejilerini uygulayabilme becerilerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Kız öğrenciler bakış açısını doğru kullanma ve kısaltma; erkek öğrenciler ise önemli bilgiyi seçme, metin dışı bilgiye yer verme, bakış açısını doğru kullanma becerileri bakımından başarılı kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularına dayanılarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Özetleme stratejileri, dinleme metinleri, öğretmen adayları, dinleme, bilgilendirici metin, olaya dayalı metin.
Karikatürle yazma çalışmalarının ortaokul öğrencilerinin yaratıcı yazma becerisine etkisi
Bu araştırmanın amacı ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerisinin gelişiminde karikatür destekli yazma çalışmalarının etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öğrencilerin gelişim düzeyleri dikkate alınarak belirlenen karikatürler kullanılmıştır. Her karikatür için farklı etkinlikler hazırlanmış ve bu etkinliklerde basitten karmaşığa giden bir yol izlenmiştir. Tüm etkinlikler sonucunda da karikatürün yaratıcı yazma becerisine olan etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılında Ankara ili Yenimahalle Atatürk Ortaokulu'nda bulunan, iki farklı 7. sınıf şubesinde öğrenim gören toplam 46 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma haftada iki ders saati olmak üzere toplam 7 hafta sürmüştür. Araştırmanın verileri Öztürk (2007) tarafından geliştirilen "Yaratıcı Yazma Ölçeği" ile değerlendirilmiştir. İstatiksel olarak değerlendirilen veriler karikatür destekli yazma çalışmalarının öğrencilerin ürettikleri metinlerde; fikirlerin orijinalliği, düşüncelerin akıcılığı, düşüncelerin esnekliği, kelime zenginliği, cümle yapısı, organizasyon, dilbilgisi kurallarına uygunluğu ve yazı tarzı düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı yazma, karikatür, yazma eğitimi
Öğretmen adaylarının duygusal ve ruhsal zekâ düzeyleri ile okuduğunu anlama ve akademik başarıları arasındaki ilişki
Zekâ, geçmişten bugüne toplumlarda her daim önem gören bir kavramdır. Bu çalışmada, öğretmen adaylarının duygusal ve ruhsal zekâ özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı da öğretmen adaylarının duygusal ve ruhsal zekâ özellikleri ile okuduğunu anlama ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmaya Türkçe öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 197 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında toplanmıştır. Öğretmen adaylarının duygusal zekâ özelliklerini belirlemek için "Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği", ruhsal zekâ özelliklerini belirlemek için "Ruhsal Zekâ Özellikleri Ölçeği" ve okuduğunu anlama düzeylerini belirlemek için "Okuduğunu Anlama Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS 20 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel olarak analizi için Bağımsız t-testi, Tek faktörlü ANOVA, Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının duygusal ve ruhsal zekâ özelliklerinin cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne-babanın eğitim durumuna göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının duygusal ve ruhsal zekâ özellikleri ile kitap okuma alışkanlığı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Duygusal ve ruhsal zekâ özellikleri ile akademik başarı ve okuduğunu anlama arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar, literatürdeki ilgili çalışmalar ile mukayese edilerek bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Duygusal Zekâ, Okuduğunu Anlama, Ruhsal Zekâ
Sosyal bilgiler dersinde haritada konumlandırma becerileri
Geçmişte kurulmuş ya da şu an var olan her toplum; bireylerini en iyi şekilde eğiterek topluma uyum sağlamasını ve o topluma katkıda bulunabilecek vatandaşlar olmalarını istemektedir. Bunu gerçekleştirmenin en önemli yolu ise şüphesiz eğitimdir. Eğitim; mirasın korunup gelecek kuşaklara aktarılmasında, yaşanılan ülkenin kalkınıp gelişmesinde ayrıca bireylerin toplum içinde ortaya çıkan sorunlar karşısında ortak hareket ederek sorunlara çözümler bulmasını sağlar. Bu amaçlara ulaştırabilecek olan sosyal bilgiler dersi; kültürel mirasın aktarılmasında, çevresine ve vatanına karşı sorumlu ve sorunlara karşı fikir üretip sorgulayan bireyler yetiştirmede önemli payı olan derslerden biridir. Sosyal bilgiler dersinde konular işlenirken ihtiyaç duyulan önemli ders araçlarından birisi haritalardır. Sosyal bilgiler dersinde haritalar soyut konuları somutlaştırmakta, öğrenmeyi kolaylaştırarak kalıcılığını artırmakta ve ders anlatımı sırasında öğretmene kolaylık sağlamaktadır. Bu bağlamda eğitimde kullanılan haritalarda öğrencilerin sosyal bilgiler dersinde öğrendikleri bilgileri haritada konumlandırma durumlarını ortaya çıkarmak araştırmanın amacıdır. Bu amaçla araştırmada dört yıl boyunca sosyal bilgiler dersi kazanımlarını edinmiş kabul edilen 8. sınıf öğrencilerinin yaşadığı yeri haritada konumlandırma düzeylerini tespit etmek için "Haritada Konumlandırma Başarı Testi" ve "Görsel Okuma Testi" oluşturularak 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde Nevşehir ilinde 504 ortaokul öğrencisine uygulanmıştır. Bu bağlamda araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilere uygulanan başarı testinde ise seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme (stratified sampling) kullanılmıştır. Araştırmada 8. sınıf öğrencilerinin haritada konumlandırma durum puanlarının; cinsiyete, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, görsel sanatlar dersine yönelik ilgi, bilgisayarı kullanma amaçları, seçmeli zeka oyunları alıp almama durumları, okulunun bulunduğu yer ve görsel okuma testi başarı durumuna göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğine bakılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 23 ve Microsoft Excel programı ile işlenerek t-Testi, Korelasyon, Betimsel Analiz ve tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ışığında öğrencilerin sosyal bilgiler dersinde öğrendikleri bilgileri haritada konumlandırma durumları "orta" düzeydedir. Aynı zamanda araştırmada oluşturulan alt değişkenlerden; cinsiyet değişkenine göre kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılığa ulaşılmamıştır. Ancak verilerde anlamlı olan; anne eğitim durumuna bakıldığında okuryazar olmayan annelere göre ortaokul ve lise mezunu annelerin lehine anlamlı olduğu görülmektedir. Baba eğitim durumuna bakıldığında ise ilkokul mezunu babalara göre lise mezunu babalar lehine anlamlı olduğu bulunmuştur. Seçmeli zeka oyunları dersi alıp almama durumuna göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiş ve bu farkın ders alanlar lehine olduğu görülmektedir. Seçmeli zeka oyunları dersi alan öğrencilerin haritada konumlandırma puan ortalaması, almayan öğrencilere göre yüksek gerçekleşmiştir. Görsel sanatlar dersine yönelik ilgi durumu, bilgisayar kullanma durumu ve yerleşim yeri değişkeninde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğrenciler "Haritada Konumlandırma Başarı Testi" nde "yaşadığı bölge"yi göstermelerinin istenildiği 7. soruda en yüksek başarı ortalamasına sahip iken "atlas okyanus"u konumunu gösterdikleri 32. soru ise en az başarı ortalamasına sahip soru olmuştur. Küreselleşen dünyada dört yıl boyunca sosyal bilgiler eğitimi alan öğrencilerin haritaları daha fazla kullanmalarını sağlayarak yaşadığı ilin, bölgenin, ülkenin konumunun farkına varması sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Harita, konum, konumlandırma, sosyal bilgiler.
Sosyal bilgiler ve Türkçe öğretmen adaylarının iletişim becerilerinin incelenmesi
İletişim kişinin kendisini dışa aktarması, duygu, düşünce, bilgi paylaşımı kısacası insanların birbirleri ile paylaştıkları bilgi aktarma sürecidir. İletişim insanoğlunun var olduğu andan itibaren hayatımızda olmuştur. İletişim öncelikle insan için, toplum için eğitim için öncelikli bir süreçtir. İletişim toplumların dönüşmesinde, gelişmesinde, bilgileri sonraki nesillere aktarmada rolü büyüktür. İletişim becerisi insanın hayatı boyunca sahip olup yaşamında kullandığı bir beceridir. Eğitim hayatımızda da iletişim önemli bir yere sahiptir. Eğitim öğretimin temel hedeflerinden birisi nitelikli insan gücü yetiştirmektir ve bu amaç doğrultusunda program planlamıştır. İletişim hem eğitim hayatımızda hem de günlük yaşamamızda önemliyken akademik araştırmalara da konu olmuştur. Literatür incelendiğinde (2009), Baykara Pehlivan (2005) ve Tepeköylü (2007) gibi çalışmaların olmasına karşın Bu çalışmayı önemli kılan husus Türkçe öğretimi ve sosyal bilgiler öğretimi için önemli olan iletişim becerisinin incelenmesine dair bir araştırma bulunmamasıdır. İletişim becerisi ile ilgili yeterli çalışmanın olmadığı görülmüştür. Yapılan bu çalışma ile sosyal bilgiler ve Türkçe öğretmen adaylarının iletişim becerisinin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu araştırmanın amacı; Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmen adaylarının iletişim becerisi düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini; 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları, örneklemini ise aynı yıl ve üniversitede Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verilerin elde edilme sürecinde tarama yöntemi (survey) kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle toplanan verilerin çözümlenmesinde betimleyici veri analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında nicel verilerin analizinde yüzde (%) tabloları, korelasyon analizi (pearson), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t testi kullanılmıştır. Sonuç olarak; öğretmen adaylarının iletişim becerisi 7 alt boyutta (sözlü, sözsüz, dinleme, empati, güvengenlik, çatışma çözme, duygusal zekâ) ele alınmış olup bağımsız değişkenlerde ise genel iletişim becerileri puanları üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Türkçe ve sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iletişim becerisi düzeyleri cinsiyete, bölüme, sınıf düzeyi, kardeş sayısına, anne ve baba eğitim durumu, baba meslek durumuna, kitle iletişim aracı kullanımına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Sosyal medya araçlarından ise öğrenciler tarafından Whatsapp ve Instagram kullanma oranları daha yüksek çıkmıştır. Öğretmen adaylarının toplamı ile sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal medyada geçirdikleri vakit ile iletişim becerileri arasında sosyal bilgiler öğretmen adayları lehine anlamlı bir farklılık varken benzer durum Türkçe öğretmen adayları için söylenemez. Sosyal medya kullanan öğretmen adaylarının, kullanmayan öğretmen adaylarına göre iletişim becerileri yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İletişim Becerisi, Sosyal Bilgiler, Türkçe, Öğretmen Adayı.
Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin dinleme becerileri farkındalıklarının incelenmesi
Dinleme, çocuklara kazandırılması gereken en önemli dil becerisidir denebilir. İlkokul birinci sınıftan itibaren sistemli bir şekilde verilecek dinleme becerisi öğrencilerin sosyal ilişkilerde ve öğretim hayatlarında daha başarılı olmalarını sağlayacaktır. Öğrencilerin belli bağımsız değişkenlere göre dinleme farkındalıklarının değişmesi bu araştırmanın birincil hedefi olmuştur. Bu çalışma, nicel bir betimsel tarama araştırmasıdır. Çalışma 2017/2018 eğitim öğretim bahar döneminde amaçlı örnekleme yönetmelerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemine göre belirlenen Bursa ili merkez Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerindeki ortaokullardan random olarak seçilmiş 576 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için "Dinleme Becerisi Farkındalık Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Verilerin betimsel istatistik yöntemlerinden frekans, yüzde ve aritmetik ortalama analizleri ile bağımsız değişkenler arasındaki farklılıkların tespiti için t-testi, ANOVA ve Welch testlerinden yararlanılarak çözümlemesi yapılmıştır. Araştırmada sonuç olarak katılımcıların dinleme becerileri farkındalıklarına yönelik toplam puanları anne eğitim, kardeş sayısı, evde çekirdek aile dışında birilerinin yaşama durumu, müzik dinleme sıklığı, izlenen TV programı türü değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmazken, katılımcıların dinleme becerileri farkındalıklarına yönelik toplam puanları cinsiyet, baba eğitim durumu, kendisine ait odası bulunma durumu, kitap okuma sıklığı, abone olunan, takip edilen süreli yayın türü, kendisine ait kitaplık raf bulunma durumu, annenin ve babanın kitap dergi gazete okuma sıklığı, tablet, telefon ve bilgisayar kullanma sıklığı ve arkadaş ve yakınlarına ait sorunları dinlemeyi sevme durumu değişkenine göre ise anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir. Araştırmanın sonuçlarına dayanılarak bir takım önerilerde bulunulmuştur.
Miyase Sertbarut'un romanlarının değerler aktarımı bakımından incelenmesi
Bu çalışma Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı‟nda (2018) yer alan yirmi bir değerin, Miyase Sertbarut‟un belirlenen on bir romanında ne sıklıkla işlendiğini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada problem durumu çerçevesinde alt problemlere, araştırmanın amacı ve önemine, sınırlılıklarına, varsayımına ve konuyla ilgili araştırmalara yer verilmiş; böylece tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Çalışma nitel bir araştırma olup doküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Eserlerde işlenen değerler tespit edilerek fişlenmiştir. Araştırmacı, güvenirliğin sağlanabilmesi açısından her romanı üç kez okumuştur. Ayrıca belirlenen üç roman, araştırmacı dışında beş Türkçe eğitimi uzmanı tarafından da okunmuştur. Tespit edilen değerler karşılaştırıldıktan sonra kullanım sıklığı açısından analiz edilmiştir. Her kitap için ayrı olmak üzere incelenen veriler yer aldığı cümleler ve sayfa numaraları ile birlikte tablolaştırılmıştır. Son olarak veriler anlamlı ve mantıklı bir şekilde kitapta işleniş biçimine göre "olumlu ve olumsuz" betimlemeleriyle derlendikten sonra grafikleştirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre Sertbarut‟un on bir romanında Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı‟nda (2018), yer alan değerlerden en çok 132 işlenme sıklığıyla sevgi değerinin olumlu betimlemesine; 128 işlenme sıklığıyla da dürüstlük değerinin olumsuz betimlemesine rastlanmıştır. Bağımsızlık değerinin olumlu veya olumsuz betimlemesiyle romanlarda karşılaşılmamıştır. Diğer tespit edilen değerler ise şu şekildedir; adalet, aile birliğine önem verme, barış, bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, duyarlılık, estetik, eşitlik, özgürlük, saygı, sorumluluk, tasarruf, vatanseverlik, yardımseverlik, dostluk, öz denetim ve sabırdır. Bu bulgulardan hareketle Miyase Sertbarut'un incelenen on bir eserinin, çocuklara değer aktarımı konusunda zengin örnekler içerdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle değerlerin çocuklara aktarımında bu romanlardan yararlanılabileceğinin isabetli olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Miyase Sertbarut, Çocuk Edebiyatı, Roman
Ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algıları
Nicel bir nitelik taşıyan bu çalışma; Giriş, Kavramsal/Kuramsal Açıklamalar, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Tartışma olmak üzere altı ana bölümden oluşmuştur. Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algıları cinsiyet, yaşanılan yerleşim yeri, okunulan kitap sayısı, Türkçe dersi başarı notu ve sınıf düzeyi değişkenleri bakımından araştırılmış; sonuçta şu bulgulara ulaşılmıştır: Birinci alt problem ile ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediği araştırılmıştır. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları arasında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Farklılaşmanın kızlar lehine olduğu anlaşılmıştır.İkinci alt problem ile ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları arasında yaşanılan yerleşim yeri değişkeni bakımından anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algıları arasında yaşanılan yerleşim yeri değişkenine göre anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Üçüncü alt problem ile ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları ile okudukları kitap sayısı arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algıları ile okudukları kitap sayısı arasında anlamlı bir ilişkinin varlığı belirlenmiştir. Dördüncü alt problem ile ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları arasında Türkçe dersi başarı notları bakımından anlamlı bir farklılığın olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algıları arasında Türkçe dersi başarı notları bakımından anlamlı bir farklılığın varlığı saptanmıştır. Beşinci alt problem ile ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları arasında sınıf düzeyi bakımından anlamlı bir farklılığın olup olmadığı incelenmiştir. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersi öz yeterlik algısı puanları arasında sınıf düzeyi değişkeni açısından anlamlı bir farklılığın varlığı saptanmıştır.
Yazma alışkanlığı kazanmış lise öğrencilerinin yazma nedenlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yazma becerilerine sahip yazma alışkanlığı kazanmış ortaöğretim öğrencilerinin yazma alışkanlıklarını nasıl kazandıkları ve yazmalarına neden olan etkenlerin incelenmesidir. Araştırmamın çalışma evrenini Kırşehir il merkezindeki 2017-2018 eğitim öğretim yılında liselerde( Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü Fen Lisesi – Kırşehir Ahi Evran Anadolu Lisesi – Kırşehir Sosyal Bilimler Lisesi) öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu toplam 49 öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada yazmayı alışkanlık haline getiren ortaöğretim öğrencilerinin yazma nedenlerine yönelik görüşleri içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin yazma alışkanlığı kazanmasında öğretmen etkisinin ilk sırada olduğu görülmüştür. Öğretmen teşvikinin ardından psikolojik nedenler, aile teşviki, okuma alışkanlığı, boş vakitlerini değerlendirme ihtiyacı, yarışmalar ve kişisel merakın olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında öğrencilerin yazma alışkanlığı kazanmaları ve bu alışkanlığın sürdürülmesi için tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Dil, Yazma Becerisi, Yazma Alışkanlığı
Ortaokul düzeyinde kazandırılması hedeflenen beşeri coğrafya kavramlarının belirlenmesi ve kavramların öğretilme düzeyi: Kırşehir örneği
Coğrafi bilgiler, yaşanılan yörenin beşeri ve fiziki özellikleri hakkında bilgi vermektedir. Dolayısıyla bireyin, yaşadığı bölge ile diğer bölgeler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar hakkında çıkarım yapabilmesi coğrafi bilgiler aracılığıyla olmaktadır. Coğrafi bilgiler eğitim programlarında yer almakta olup ortaokul düzeyindeki bireylerin coğrafi bilgileri (beşeri ve fiziki coğrafya bilgisi) kazanması, ağırlıklı olarak Sosyal Bilgiler dersinin kazanımları aracılığıyla olmaktadır. Bu araştırmada ise Sosyal Bilgiler dersi içerisinde yer alan coğrafi bilgilerin beşeri kısmı (beşeri coğrafya) ele alınmıştır. Zira beşeri coğrafya, coğrafyanın ana disiplinlerinden bir tanesidir. Ancak bu güne kadar, beşeri coğrafya eğitimine yönelik çalışmalar sınırlı ölçüde kalmıştır. Bu durum dikkate alındığında bu tez çalışmasının beşeri coğrafya alanına katkı sağlayacağı ümit edilmektedir. Bu düşünceden hareketle tezin konusu "Ortaokul düzeyinde kazandırılması hedeflenen beşeri coğrafya kavramları nelerdir?" sorusu çevresinde şekillenmiştir. Bu doğrultuda ortaokul düzeyinde kazandırılması hedeflenen beşeri coğrafya kavramlarının belirlenmesi için 2015 ve 2018 yıllarına ait Sosyal Bilgiler dersi öğretim programları incelenmeye alınmıştır. Ayrıca kavramların teyit edilmesi amacıyla bu programlar doğrultusunda hazırlanan ilgili ders kitapları da bu çalışmada incelenmektedir. Belirlenen kavramların öğrenilme düzeyi bu tez çalışmasında değerlendirilirken aynı zamanda belirlenen kazanımların da kendi içerisinde analizi yapılmıştır. Araştırmada, "Karma Araştırma Modeli" uygulanmış olup araştırmanın nitel boyutunda doküman analizi, nicel boyutunda ise tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda, araştırmacı tarafından, bir başarı testi hazırlanmış ve uygulanmıştır. Hazırlanan başarı testi için sosyo-ekonomik düzeyleri (SED) düşük, orta ve yüksek kategoride yer alan 185 katılımcı belirlenmiştir. Söz konusu test, farklı okullardaki bu 185 katılımcıya uygulanmıştır. 2015 ve 2018 yıllarına ait Sosyal Bilgiler dersi öğretim programları ayrı ayrı incelenmiştir. Bu programlarda yer alan beşeri coğrafya kazanımları sınıflandırılarak, kavramların ayrıntılı bir şekilde analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, her iki programda (2015 ve 2018) da, 5., 6., ve 7. sınıf düzeyinde, beşeri coğrafya kazanımlarına yer verildiği görülmüştür. Bölgesel Coğrafya kazanımları sadece 2015 öğretim programında yer almaktadır. Nüfus Coğrafyasına ilişkin kazanımlar ise sadece 2018 öğretim programında görülmektedir. Her iki öğretim programında ortak olan ise Ekonomik Coğrafya, Kültür Coğrafyası, Siyasi Coğrafya, Yerleşme Coğrafyası ve Tarihi Coğrafyaya ilişkin kazanımlardır. İncelenen Sosyal Bilgiler ders kitapları ve programları içerisinde bölge, göç, ithalat ve kültür gibi 55 adet temel beşeri coğrafya kavramının yer aldığı görülmektedir. İncelenen ders kitapları ve programlara göre belirlenen kavramların öğrenilme düzeyi genel olarak değerlendirildiğinde, sosyo-ekonomik düzeyi (SED) orta seviyede olan okullardaki katılımcıların, beşeri coğrafya konularındaki başarı düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okullar arasındaki başarı durumları açısından nüfus coğrafyası kategorisine göre dikkat çekici bir değişikliğin olduğu görülürken siyasi coğrafya ve yerleşme coğrafyası kategorisine göre ise bir değişikliğin olmadığı görülmektedir. Bütün katılımcıların sadece yerleşme coğrafyasına ilişkin konularda başarısız olması da dikkat çekmektedir.
Yaratıcı okuma etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisi üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı yaratıcı okuma etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisine etkisini tespit etmektir. Araştırmada problem durumu çerçevesinde alt problemlere, araştırmanın amacı ve önemine, sınırlılıklarına, varsayımına ve konuyla ilgili araştırmalara yer verilmiş; böylece tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Araştırmada, 2017-2018 eğitim- öğretim yılı güz döneminde, 29 kişilik 1 deney grubu ve 30 kişilik 1 kontrol grubu seçkisiz atama yöntemi ile oluşturulmuştur. Deney grubundaki yaratıcı okuma etkinlikleri araştırmacı tarafından tasarlanmış ve icra edilmiştir. Yaratıcı okuma etkinlikleri haftada 3 ders saati olarak belirlenmiştir. Deneysel araştırma süreci 10 haftalık bir zaman dilimine yayılmıştır. Bu süreçte deney grubu öğrencilerine yaratıcı okuma etkinlikleri uygulanmış, kontrol grubunda ise Türkçe Öğretim Programı ile belirlenen yıllık planın dışına çıkılmamıştır. Çalışmada araştırma verileri, nicel yöntemle elde edilmiştir. Çalışmada seçilen örneklem üzerinde "ön test-son test" kontrol gruplu deneysel desen uygulanmıştır. Nicel verilerin elde edilmesi için "Eleştirel Düşünme Ölçekleri (EDÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe Başarı Testleri (I, II)" kullanılmıştır. Veriler, SPSS 23 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda deney grubunun eleştirel düşünme becerisinde anlamlı bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Öte yandan başarı testlerinden elde edilen puanlar dikkate alındığında deney ve kontrol grubunun okuduğunu anlama düzeylerinde bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Bulgulardan hareketle yaratıcı okuma etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin yazma alışkanlıkları ile eleştirel okuma özyeterlilik algıları arasındaki ilişki
Eğitim fakültesi öğrencilerinin eleştirel okuma özyeterlilik algıları ve yazma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bu araştırma nicel verilere dayalı genel tarama modelinde ve ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın kuramsal modeli çerçevesinde tek ana hipotez ve ana hipotez çerçevesinde altı alt hipotez oluşturulmuştur. Araştırma çalışma evreni Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Sınıf ve Türkçe Öğretmenliği 3. Sınıf öğrencileri (α=269) olarak tespit edilmiştir. Bu öğrenciler çalışma evreninde tabakalı örnekleme alma ve basit tesadüfi örnekleme alma yöntemi ile α=0.05 tablosu dikkate alınarak örneklem büyüklüğü ± 0.05 örneklem hatası p=0,5 ve q=0,5 güven aralığı dikkate alınarak yapılan hesaplamalarla seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Eleştirel Okuma Özyeterlilik Algısı Ölçeği" ve "Yazma Alışkanlığı Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçeklere ilişkin doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapıldıktan sonra uygulamaya geçilmiştir. Uygulama verileri üzerinde normallik testleri yapılmış ve normal dağılım gerektiren istatistikî hesaplamalar uygulanmıştır. Ana hipotez ve altı alt hipoteze cevap bulabilmek için betimsel ve çıkarımsal istatistikler yapılmıştır. Eleştirel okuma ile yazma alışkanlığı arasında yüksek düzeyde ve istatistikî olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Eleştirel okumanın yazma üzerinde ve yazma alışkanlığı alt boyutlarının eleştirel okuma üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ardından demografik değişkenlere göre fark testleri yapılarak bulgular ayrıntılı olarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Okuma, Yazma Alışkanlığı, Eğitim Fakültesi
Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algıları ile duygusal zekâ algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algıları ile duygusal zekâ algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı da Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile duygusal zekâ algılarının demografik özelliklere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırma, bu özellikleriyle ilişkisel tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir il genelinde görev yapan toplam 215 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem belirlemeye başvurulmamış, araştırma evreninin tamamına ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarını ölçmek için "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği" ve duygusal zeka özelliklerine ilişkin algılarını belirlemek için de "Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ''Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği''nin alt boyutlarına ilişkin ortalama puanları 'sık sık' ile 'her zaman' arasında değişmektedir. Öğretmenler 'iletişim' alt boyutundan en yüksek ortalama puanı alırken 'sınıfın fiziksel düzeni' alt boyutundan en düşük ortalama puanı almışlardır. Öğretmenlerin "Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği" ortalama puanları ise 'her zaman' düzeyindedir. Duygusal Zekâ Ölçeği alt boyutlarına ilişkin ortalama puanları 'fikrim yok' ile 'katılıyorum' arasında değişmektedir. Öğretmenler iyimserlik/ruh hâlinin düzenlenmesi alt boyutundan en yüksek ortalama puanı alırken duyguların değerlendirilmesi alt boyutundan en düşük ortalama puanı almışlardır. Öğretmenlerin "Duygusal Zekâ Ölçeği" ortalama puanları ise 'katılıyorum' düzeyindedir. Yapılan analiz sonunda öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ve duygusal zekâ özellikleri arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Gümüşhane Ve Bayburt Masalları adlı eserdeki masalların Türkçe dersi 1-8. sınıflar öğretim programı değerler eğitimi açısından incelenmesi
Günümüzün eğitim anlayışına göre masallar, çocuk eğitiminde önemli bir araçtır. Çocuk edebiyatının en ilginç ve renkli ürünleri arasında yer alan masallar, geçmişten günümüze kadar çocukların ilgisini çeken metinler arasında yer alır. Masallar, çocuğun duygu ve düşünce dünyasını zenginleştirmenin yanında, ana dilin öğretilmesi ve kullanılmasını sağlamada da etkili bir araçtır. Masallar, öğrencinin dil hazinesinin gelişmesinde de önemli bir rol oynar. Kahramanı çocuk ve hayvan olan masallarla, hoş vakit geçiren ve hayal dünyasının gıdasını alan çocuğun anlama ve anlatma becerileri gelişir. Bu araştırmanın amacı, "Gümüşhane ve Bayburt Masalları" adlı eserde yer alan 70 masalın Türkçe Dersi 1-8. Sınıflar Öğretim Programı'nda yer alan on kök değer bakımından değerler eğitiminde kullanılabilirliğini araştırarak değer öğretiminin kültürün önemli bir unsuru olan masallar üzerinden gerçekleştirilmesinin önemini vurgulamaktır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi ve doküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Masallarda işlenen değerler fişlenerek tespit edilmiştir. Çalışmada güvenirliğin sağlanabilmesi için bir başka araştırmacıdan, masalları okuması ve saptamaların doğru olup olmadığını değerlendirmesi istenmiştir. Tespit edilen değerler ile yer aldığı bölümlere, sayfa numaraları ve masal isimleriyle birlikte bulgular bölümünde yer verilmiştir. Araştırmada, Gümüşhane ve Bayburt Masalları'nda yer alan 24 masalın Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan değerlerle herhangi bir ilişkisinin olmadığı, "öz denetim" ve "sabır" değerinin hiçbir masalda işlenmediği bulgularına ulaşılmıştır. Ulaşılan diğer bulgular ise şunlardır: Geriye kalan 46 masalda 55 değer işlenmiştir. Masallarda en sık işlenen değer yardımseverlik, en az işlenen değer ise vatanseverliktir. Bu bulgular sonucunda Gümüşhane ve Bayburt Masalları'nın Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan değerleri aktarma ve kazandırma bakımından yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Sosyal bilgiler ders kitaplarındaki coğrafî haritaların değerlendirilmesi
Günümüzde, eğitim-öğretim hayatını zenginleştirmek ve bilgilerin öğrencilere gerektiği gibi aktarılmasını sağlamak amacıyla çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Ortaokul seviyesinde özellikle görsel materyallerin kullanımına önem verilmektedir. Bu materyallerden birisi de haritalardır. Haritalar, birçok ders için kullanımı elzem olan materyallerdendir. Ancak harita deyince ilk akla gelen ders genellikle Sosyal Bilgiler olmaktadır. Harita, Sosyal Bilgiler dersi içerisinde yer alan coğrafya alanına ait konuların kavratılmasında ilk başvurulan materyaldir. Dolayısıyla öğrencilerin bu materyalleri en iyi şekilde öğrenmesi ve bunları yorumlamayı bilmesi gerekmektedir. Ancak bunun için Sosyal Bilgiler ders kitaplarında yer verilen haritaların da eksiksiz bir biçimde hazırlanmış olması, bu materyalin kullanımını öğrenmede destekleyici bir unsur olacaktır. Bu nedenle araştırma, 5,6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki coğrafî haritaların yeterlilik düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Belirlenen amaca uygun olarak nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup teknik olarak doküman analizinden yararlanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzmanlarca güvenirliği test edilen, toplamda 3 bölüm ve 24 sorudan oluşan Harita Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, amaçsal örnekleme doğrultusunda seçilen 13 Sosyal Bilgiler ders kitabı oluşturmaktadır. Ders kitaplarında yer alan 134 coğrafî harita, Harita Değerlendirme Formu aracılığıyla tek tek incelemeye tabi tutulmuştur. Çalışmadaki verilerin analizinde doküman incelemesi kullanılmıştır. Öncelikle dokümanlar; 5, 6 ve 7. sınıf olmak üzere gruplandırılıp her biri kendi içerisinde analiz edilmiştir. En sonunda ise bu sınıf düzeylerinde yer alan coğrafî haritalara dair genel bir değerlendirme yapılmış, bu değerlendirme sonuçları grafik ve yüzdelerle ifade edilip yorumlanmıştır. Araştırma sonunda, ders kitaplarında yer alan coğrafî haritaların %98,5'inin genel, %1,5'inin ise özel haritalardan oluştuğu, haritaların kazanım ile bulundukları yer ve biçim bakımından iyi düzeyde olduğu ancak öğrenci gelişim düzeyi açısından iyi düzeyde olmadıkları, kullanılma amacı bakımından bakıldığında haritaların daha çok ölçme-değerlendirme amaçlı kullanıldığı, harita unsurları açısından bakıldığında haritaların; başlık, ölçek, lejant ve veri kaynağı gibi unsurlar bakımından orta düzeyde oldukları ancak yön oku, koordinat ve tarih unsurları bakımından oldukça eksik oldukları, haritalarda olması gereken özellikler bakımından bakıldığında ise haritaların; noksansızlık (eksiksizlik), açıklık, estetik, doğruluk, amaca uygunluk ve kolay okunabilirlik açısından oldukça eksik bulundukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, ders kitapları, harita, Sosyal bilgiler.
Aytül Akal'ın çocuk romanlarının söz varlığı açısından incelenmesi
Dil, toplumların geçmiş ile geleceklerini birbirine bağlayan bir köprü, yazılı ve sözlü kültürün taşıyıcısı ve aynası, insanoğlunun duygu ve düşüncelerini ifade etme ihtiyacını gideren önemli bir vasıtadır. Bireylerin kendini doğru ifade etmesinde, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurmasında en önemli faktör ana dilidir. Ana dilini iyi kullanabilen bireyler toplumla da sağlıklı iletişim kurarlar. Ana dilini iyi kullanmak, dilin gramerini, telaffuzunu doğru bilmek ve uygulamakla birlikte bireyin kişisel sözcük dağarcığının zengin olması ile de mümkündür. Dil felsefesine önemli katkıları bulunan Ludwing Wittgenstein'ın da dediği gibi, "Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır." Kişisel sözcük dağarcığını geliştirmek için başta "okuma" eylemi olmak üzere eğitimciler tarafından pek çok teklif sıralanmaktadır. Ancak sıralanan bütün tekliflerin hayata geçirileceği iki yer okul ve ailedir. Okul ve aile öğrencinin sözcük dağarcığının gelişmesi için kitap okuma alışkanlığını ona kazandırmakla birlikte aynı zamanda hangi kitapları okuyacağı konusunda da bilinçli olmalıdır. Seçilen kitaplarda geçen deyimler, atasözleri vb. dil kullanımlarının öğrencinin sözcük dağarcığını geliştirmesine katkıda bulunup bulunmayacağına dikkat etmeli, buna göre kitaplar seçmelidir. Özellikle de okul yaşantısında bireylerin kelime hazineleri/söz varlıklarını geliştirmesinde Türkçe dersine büyük görev düşmektedir. Gerek Türkçe ders kitapları gerekse öğrencilere önerilen okuma kaynaklarının söz varlığı açısından zengin olmaları gerekmektedir. Yapılan araştırmalar da Türkiye'de ortaokulu bitiren çocukların sözcük dağarcığının diğer ülkelerde anaokulunu bitiren çocukların söz dağarcığıyla sayısal eşitliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu durum onlara okutulan ders kitaplarının da sınırlı bir söz varlığıyla yazıldığı anlamına gelmektedir. Bütün bu sebeplerden dolayı söz varlığı ile ilgili güncel durum tespiti yapan daha çok araştırma yapılmalı; öğrencilerin ders kitapları, bu kitapların içindeki okuma parçaları, evde ve okulda okutulan hikâye, roman vb. edebiyat ürünlerinin seçimi onların gelişim düzeylerine göre sözcük dağarcıklarını geliştirebilecekleri yönde yapılmalıdır. Bu çalışmada bir çocuk edebiyatı yazarı olan Aytül Akal'ın Süper Gazeteciler Serisi'nden seçilen Süper Gazeteciler 1 ve Süper Gazeteciler 2 Parktaki Esrar adlı çocuk romanlarının söz varlığı argo ve kaba sözler, atasözleri, deyimler, doldurma sözler, ikilemeler, kalıp sözler, lakaplar, terimler, yabancı sözcükler başlıkları altında doküman analizi yoluyla incelendi. Serinin Türkçe öğretiminde söz varlığını geliştirici materyal olarak kullanılabilir olup olmadığı konusu sayısal veriler ve içerik analiziyle yorumlandı. Çalışmada bir çocuk edebiyatı yazarının çocuk romanı serisinin söz varlığı ortaya konularak söz konusu yazarın eserlerinin öğrencilerin söz varlığına katkıda bulunup bulunmayacağının tespit edilmesi hedeflendi. Anahtar Kelimeler: Aytül Akal, çocuk edebiyatı, sözcük dağarcığı, Süper Gazeteciler
Teacher's views on teaching and explaining geographical discoveries in social studies textbooks from 1968 to present
This study is a qualitative+qualitative two satage partially mixed study in the first stage of the research, it was aimed to determine how the subject of geographical discoveries took place in the social studies textbooks prepared according to the 1968, 1971-1972, 1985, 1998, 2005 and 2017-2018 programs. In the research, social studies 7the grade textbooks of 1968, 1973, 1983, 1987, 1989, 1999, 2002, 2013, 2015, 2018 ve 2020 were used. The most common visuals about geographical discoveries in textbooks are photographs of persons. The most mentioned Explorer is christopher columbus and the most related concepts are exploration and continental concepts. The subjectnis given in the textbooks by associating it with the renaissance subject. It cocluded that the measurement tools in the texbooks mostly consisted of low lewel questions, and in recent years, high lewel questions were encountered. In the second stage of the studyi the views of teachers on teaching were discussed. In the 2019-2020 academic year, a semi-structured interview form was appliedto 20 teachers working in the 7th grade social studies course in Kırşehir and analyzed according to the content analysis. It has been concluded that the teachers find it important to teach the subject of geographical discoveries, they mostly use plain lectures and quesition answers in classroom prectices, they have problems in explaining the subject due to the student, and they find the course hours given to the subject insufficient. Keywords: Geographical Discoveries, Social Studies Currıculum, Social Studies Textbooks, Teacher Opinion
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmeye yönelik görüşleri
Türkiye' de 2005 yılından itibaren eğitimde esas alınan yapılandırmacı yaklaşım gereği öğrenci merkezli, çok perspektifli ve çevre ile etkileşimin ön plana çıktığı bir eğitim öğretim sistemi esas alınmıştır. Sosyal bilgiler öğretim programı da bu esaslar dikkate alınarak öğrenmenin kalıcılığını sağlayacak ve üst düzey düşünme becerilerini geliştirecek şekilde tasarlanmış ve programın odağında öğrenciler yer almıştır. Öğrencilerin eğitim öğretim faaliyetlerine aktif bir şekilde katıldığı ve merkezde yer aldığı okul dışı öğrenme etkinlikleri de bu konu da önemli bir yere sahiptir. Okul dışı öğrenme etkinlikleri ile öğrenciler sınıf duvarlarının veya okul binasının dışına çıkarak; yaparak ve yaşayarak, araştırıp inceleyerek ve var olan bilgiyi sentezleyerek bir sonuca varmakta ve birçok beceriyi de kazanmış olmaktadırlar. Öğrencilere birçok katkısı olan okul dışı öğrenme etkinliklerinin rehberi konumunda yer alan öğretmenlerinde bu konuda bilgi, beceri ve farkındalığa sahip olmaları gerekmektedir. Bu kapsamda araştırma da sosyal bilgiler öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmeye yönelik farkındalık durumlarını, bilişsel yapılarını ve uygulama durumlarını belirlemek olarak hedeflenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılarak yapılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış ve içerik analizine tabii tutulmuştur. Araştırmanın çalışma gurubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kırşehir ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan 20 Sosyal Bilgiler öğretmeni ve 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan son sınıf öğrencisi 20 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre genel olarak öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmenin ne anlam ifade ettiği, dersin işlenişine ve öğrencilere sağladığı katkı konusunda farkındalık sahibi oldukları aynı zamanda sosyal bilgiler dersinde kullanılabilecek okul dışı öğrenme ortamları ile bulundukları şehirde yer alan okul dışı öğrenme ortamlarına örnekler verebildiği ve programda okul dışı öğrenme etkinliklerinin önerildiğine dair bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenlerin geneli derslerinde okul dışı öğrenme etkinliklerine yer verdiklerini ve öğrencilere sağlamış olduğu katkıyı dile getirirken, bir kısım öğretmen ise uygulama sürecinde yasal işlemler, zaman sıkıntısı gibi birçok sorunla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarının bir kısmı lisans öğrenim süreçlerinde okul dışı öğrenme etkinliklerine katılmadığını ifade ederken katılanlar ise kendilerine birçok katkı sağladığını ifade etmişlerdir. Adaylar meslek hayatlarına başladıkları zaman gerekli koşullar sağlandığında okul dışı öğrenme etkinliklerine yer vereceklerini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Öğrenme, Öğretmen ve Öğretmen Adayı, Sosyal Bilgiler
Vatandaşlık aktarımı açısından geçmişten günümüze sosyal bilgiler ders kitaplarının incelenmesi
Ülkemizde milli eğitimin genel amaçları; Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek, şeklinde belirlenmiştir. Bu doğrultuda sosyal bilgiler dersi bu amacı gerçekleştirme konusunda merkezi bir önem taşımaktadır. Bireylere değerler ve beceriler aktarılırken kullanılan en önemli materyal ise ders kitaplarıdır. Bu araştırmada sosyal bilgiler ders kitaplarının vatandaşlık aktarımı açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi ve bu yönteme bağlı olan durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 1970 4. ve 5. sınıf, 1979 4. sınıf,1982 5. sınıf, 1993 5. sınıf,1997 4.sınıf,1999 4. sınıf, 2004 5. sınıf, 2015 4. sınıf, 2017 5. sınıf, 2019 4 ve 5. sınıf sosyal bilgiler ders kitabı olmak üzere 12 sosyal bilgiler ders kitabı yer almaktadır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. İçerik analizi verilerin ayrıntılı ve derinlemesine incelenmesi sürecini kapsar. Araştırmacı tarafından ders kitapları ayrıntılı olarak okunduktan sonra kodlar oluşturulmuş, ardından geçici temalar ve ana temalara ulaşarak analiz sürecine son verilmiştir. İçerik analizi ile elde edilen veriler milli öğeler, vatan ve vatandaşlık temaları altında sunulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda, milli öğeler temasının tüm ders kitaplarında yaygın bir şekilde yer aldığı tespit edilmiştir. Alt temalar olan dil ve ırk anlatısının ise özellikle 1970 ve 1979 ders kitaplarında yer aldığı görülmektedir. Vatan temasının ders kitaplarında bir süreklilik arz ettiği görülmektedir. Fakat vatan temasının alt teması olan vatanın maddi unsurları temasının 2015,2017 ve 2019 tarihli ders kitaplarında yer almadığı görülmektedir. Vatandaş profiline bakıldığında ise geçmiş dönem ders kitaplarında ödev temelli vatandaş profili hâkimken güncel ders kitaplarında hak temelli vatandaş profilinin yer aldığı tespit edilmiştir.
İlkokul ve ortaokulda güncel öğretim programlarının çevre eğitimi açısından incelenmesi
Büyük bir hızla artan dünya nüfusu, sanayileşme ve tüketim alışkanlıklarımızın çevre üzerinde yapmış olduğu baskı doğal ve beşerî felaketleri de beraberinde getirmektedir. Günümüz dünyasının öncelikli sorunlarının başında artık çevre sorunları gelmektedir. Çevre; canlıların içinde yaşadığı, karşılıklı etkileşim içerisinde bulunduğu ortamın genel adıdır. Ortamdaki fiziksel, kimyasal ve biyotik faktörler arasında hassas bir denge vardır. Hükümetler arası görüşmelerde çevrenin korunmasına yönelik sözleşmeler imzalanmakta, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda küresel ısınmaya karşı bir dizi düzenlemeler yapılmakta, yasalar ve yönetmelikler çıkarılmaktadır. Bunların yanında insanların eğitilmesi de bir o kadar önem kazanmaktadır. Yaşadığımız yerkürenin, içinde bulunduğumuz doğal ve beşerî ortamın korunmasında bireylerin tutum ve davranışlarının iyileştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Eğitimin her kademesinde artık çevre duyarlılığına yer verilmesi gerekmektedir. Doğadaki her bir canlının, ekosistemi oluşturan zincirin birer halkası olduğu, bu canlıların üzerinde yaşadığı fizikî ortamın doğal yapısının korunmasıyla ancak varlıklarını sürdürebilmelerinin mümkün olduğu kanıtlanmış bir gerçekliktir. Eğitim ile bireyler küçük yaştan itibaren bilinçlendirilmeli, onlara doğru davranış kazandırılmalıdır. Ekosistemin canlı ve cansız unsurlarının önemini kavrayan bireyler çevre koruma konusunda da hassasiyete sahip olacaktır. Bireyleri eğitmeden toplumların sağlıklı gelişim göstermesi beklenemez. Günümüzde artan çevre sorunları çevre eğitiminin gerekliliğini zorunlu hale getirmiştir. Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda ders olarak yer alan Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Çevre Eğitimi ile Şehrimiz derslerinin öğretim programlarının çevre eğitimi açısından incelenmesidir. Bu incelemeyi desteklemek için adı geçen derslerin okutulmakta olan ders kitaplarındaki sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerin neler olduğu da tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın veri seti Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler (2018), Çevre Eğitimi (2015) ve Şehrimiz dersleri (2017) Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı öğretim programları ile ilgili derslerin ders kitaplarından ibarettir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgulara erişmek için zorunlu Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler dersleri ile seçmeli Çevre Eğitimi ve Şehrimiz dersleri MEB tarafından hazırlanan son öğretim programları analiz edilmiştir. Son öğretim programları, ilgili derslerin hedef/ kazanımları ve içerikleri açısından değerlendirilerek bulgular tablolaştırılmıştır. Derslere ait hâlihazırda okutulmakta olan ders kitaplarındaki etkinlikler de tespit edilerek tablo halinde verilmiştir. Araştırma sonucunda, belirtilen derslerde çevre ve çevre eğitimi ile ilgili kazanımların yeterli olduğu ancak bu kazanımların daha çok geleneksel yöntemle aktarıldığı, uygulama aşamasında yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Anlama boyutunda kalan ve teorik bilgi olarak verilen çevre eğitimi, bu sebeple öğrencilerde tam anlamıyla davranışa dönüşememektedir. Çevre eğitimi, başka dersler içerisinde verilmek yerine başlı başına bir ders olarak tüm sınıf düzeylerinde zorunlu ve uygulamalı bir ders olarak verilebilir.
Öğrencilerin okuma alışkanlıklarını etkileyen faktörler üzerine bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, meta analiz yöntemini kullanarak öğrencilerin okuma alışkanlıklarını etkileyen faktörler hakkında genel bir fikir elde etmektir. Bu amaç doğrultusunda 2005-2021 yılları arasında ulusal düzeyde yapılan yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayımlanan araştırmalar taranarak okuma alışkanlığını etkileyen faktörler hakkında bilgi veren çalışmalar araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Tarama sürecinde "okuma, okuma alışkanlığı, okumayı etkileyen faktörler" kelimeleri anahtar sözcük olarak kullanılmıştır. Araştırmaya dâhil edilecek bilimsel makaleleri bulmak için TUBİTAK ULAKBİM, Google Akademik arama motoru, Dergipark ve Ebsco veri tabanları kullanılırken, lisansüstü tezlere ulaşmak için Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde yer alan tezlerden yararlanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin; cinsiyetinin, sınıfının, yaşadığı yerleşim yerlerinin, içinde bulunduğu ekonomik koşulların, anne-babasının eğitim seviyesinin okuma alışkanlıklarına ne derecede etki ettiğini belirlemeye yardımcı olacak çalışmalar incelenmiştir. Hangi araştırmaların meta-analize dâhil edileceğine yönelik seçimlerin yapılmasında belirli ölçütler kullanılmıştır. Bunlar; 2005 ile 2020 yılları arasında yapılmış araştırmalar olması, çalışmaların Türkçe hazırlanmış olması, ortalama ve standart sapma değerlerine sahip olması, çalışmanın normal dağılım göstermesidir. Dâhil edilme ölçütlerine uygun olan 46 makale, 14 yüksek lisans tezi olmak üzere toplam 60 çalışmanın etki büyüklükleri ve bu çalışmaların genel etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Araştırmada meta-analitik etki analizlerinin hesaplanması için araştırmaların örneklem sayıları, aritmetik ortalamaları, standart sapma, p ve t değerleri kullanılmıştır. Çalışmaların istatistiksel anlamlılık düzeyi p=0,05 olarak kabul edilmiştir. Etki büyüklükleri dağılımı heterojen bir özelliğe sahip olduğu için rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırmalar sonucunda cinsiyet faktörüne göre kız öğrencilerin, kitaplığa sahip olma faktörüne göre sahip olanların, anne babanın eğitim durumu faktörüne göre anne babası lisans mezunu olanların ve ailenin gelir durumu faktörüne göre aile geliri yüksek olan öğrencilerin okuma alışkanlığına sahip olma oranının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutumlarının incelenmesi
Nicel bir nitelik taşıyan, betimsel desenin kullanıldığı bu çalışma; Giriş, Kavramsal/Kuramsal Açıklamalar, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Tartışma olmak üzere altı ana bölümden oluşmuştur. Bu araştırmada, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin cinsiyet, yaşanılan yerleşim yeri, Türkçe dersi başarı notu, okunulan kitap sayısı ve gün içinde sosyal medya kullanma değişkenleri bakımından dil bilgisine yönelik tutumlarının düzeyi incelenmiş; sonuçta şu bulgulara ulaşılmıştır: Birinci alt problem ile ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma sonucunda, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanları arasında cinsiyet değişkeni bakımından anlamlı farklılaşmalar olduğu saptanmıştır. Ayrıca, farklılaşmanın kız öğrenciler lehine olduğu görülmüştür. İkinci alt problem ile ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanlarının yaşanılan yerleşim yeri değişkeni yönünden anlamlı farklılıklar gösterip göstermediği araştırılmıştır. Sonuçta, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutumları arasında yaşanılan yerleşim yeri değişkeni açısından anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Üçüncü alt problem ile ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanları arasında Türkçe dersi başarı notu bakımından anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma sonucunda, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanları arasında Türkçe dersi başarı notu bakımından anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Dördüncü alt problem ile ortaokul öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanları ile kitap okuma alışkanlıkları arasında anlamlı bir ilişki (korelasyon) olup olmadığı sınanmıştır. Sonuçta, ortaokul öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutumları ile okuma alışkanlığı arasında düşük düzeyli anlamlı bir olduğu anlaşılmıştır. Beşinci alt problem ile ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutum puanları ile gün içinde sosyal medya kullanma oranı arasında anlamlı bir ilişki (korelasyon) olup olmadığı incelenmiştir. Sonuçta, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin dil bilgisine yönelik tutumları ile gün içinde sosyal medya kullanma oranı arasında düşük düzeyli anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin paragraf yazma becerileri
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen C1 düzeyindeki 100 öğrenciden kendilerine verilen 8 konudan birini seçerek bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin yazdıkları kompozisyonların değerlendirilmesinde Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Formu, Düşünceyi Geliştirme Teknikleri Değerlendirme Formu, Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Formu adlı formlar kullanılmıştır. Bu çalışma, nitel ve nicel yöntemlerinin güçlü yanlarının kullanılması, bütünleştirilmesi ile karma yöntem şeklinde modellenmiştir. Elde edilen veriler ise tarama modeline uygun olarak betimsel istatistiksel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışmada doküman analizi yönteminden de yararlanılmıştır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin alıcı dil olarak adlandırılan anlamaya dayalı dinleme becerisi ve okuma becerisi; verici dil olarak adlandırılan anlatmaya dayalı konuşma becerisi ve yazma becerisi kazanmasına yönelik karşılaştıkları sorunlar çoğunlukla yazma becerisindedir ve özellikle paragraf yazma becerilerindeki sorunlar göze çarpmaktadır. Çalışma neticesinde ulaşılan sonuçlar, paragraf düzeyinde bağdaşıklık araçlarının kullanımı, paragrafta tutarlılığı sağlama, paragrafta düşünceyi geliştirme tekniklerinin kullanımı ile ilgili sonuçlar şeklinde üç alt başlık altında sunulmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonlarının çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi: Kırşehir ili örneği
Bu çalışma ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonlarını çeşitli değişkenler açısından değerlendirmek üzere betimsel ve ilişkisel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Kırşehir'deki ortaokullarda öğrenim gören 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden durum örneklemesi ile belirlenen 997 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamada araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", "Okuma Motivasyonu Ölçeği", "Okuma Tutumu Ölçeği" ve daha önceki yıllarda uygulanan bursluluk sınav sorularından seçilerek hazırlanan "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre Kırşehir'deki ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonunun, iç ve dış motivasyon düzeylerinin bunun sonucu olarak da okuma tutumu ile okuma başarısının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların iç motivasyon ortalamalarının dış motivasyon ortalamalarına göre daha yüksek olduğu bulgusuna erişilmiştir. Bununla birlikte kız öğrenciler, erkek öğrencilerden; alt sınıfta öğrenim görenler üst sınıfta öğrenim görenlerden; evde kitaplık ve odası bulunanlar bulunmayanlardan; günlük kitap okuma süresi ve geçen yıl okunan kitap sayısı fazla olanlar az olanlardan; evin ısınma durumu kaloriferli olanlar sobalı olanlardan okuma motivasyonu, tutumu ve başarısı anlamında ortalama puanlarının daha üst düzeyde oldukları bulgusuna erişilmiştir. Ayrıca sahip olunan cep telefonu, aktif kullanılan sosyal medya hesabı sayısı, günlük internette geçirilen süre arttıkça negatif yönlü olarak okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okuma başarısı ortalamalarını etkilediği saptanmıştır. Katılımcıların anne ve baba eğitim düzeyleri değişkeni ile okuma motivasyonları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bununla birlikte okuma motivasyonu, tutumu ve başarısı arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde ilişki görülmüştür. Çalışmanın neticesinde okuma motivasyonu, tutumu ve başarısı ile pozitif yönlü değişkenler ile negatif yönlü değişkenler belirlenerek bununla ilgili araştırmacılara, yöneticilere, ailelere ve eğitimcilere birtakım önerilerde bulunulmuştur.