
151
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Anadolu'nun dört manevi direği Evtad-ı Erbaa'nın farkındalık düzeyinin inanç turizmi açısından değerlendirilmesi
Dünya turizminde yaşanan gelişmeler, turist profilinin değişimine sebep olmuş; farklı ve daha fazla beklenti içine giren bu profil nedeniyle turistik ürünlerde çeşitliliği artırmak gerekmiş; bu kapsamda şehirlerin marka hâline getirilmesi, sahip olduğu potansiyelin ortaya çıkarılması, iyileştirilmesi, tanıtılıp çekiciliğinin artırılması önem arz etmiş ve girişimler sonucunda alternatif turizm tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Alternatif turizm türleri içinde inanç turizmi, ülkelerin turizm sektöründe kalıcı rekabet gücünü yakalayabilmesi, yerel ve bölgesel ekonomilere katkı verebilmesi; doğal, tarihî ve kültürel mirası sürdürebilir kılabilmesi için önemli bir araçtır. Dolayısıyla bu çalışmada, inanç turizmi ve Evtad-ı Erbaa hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla Evtad-ı Erbaa şehirleri Konya, Nevşehir, Ankara ve Kastamonu'da Mevlana, Hacı Bektaş, Hacı Bayram ve Şeyh Şaban-ı Veli'nin külliyelerinin bilinirlik ve ziyaret edilme ile anma törenlerine katılma durumları çeşitli değişkenlerle incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, söz konusu dört ilde yaşayan 20 yaş ve üzeri farklı yaş grubundaki ve sosyo-ekonomik durumdaki 486 katılımcı oluşturmaktadır. Elde edilen nicel verilerin analizi, SPSS 26 Windows Paket İstatistik Programı kullanılarak yapılmış; verilerin analizinde, betimleyici istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare analizi ve veriler normal dağılım gösterdiğinden t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Varyans analizi sonucunda farkın hangi ortalamalar arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Post Hoc testlerinden Tukey HSD testi yapılmıştır. İki değişken arasında ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda konu edilen inanç turizmi merkezlerini ziyaret etme ve Evtad-ı Erbaa'nın anma törenlerine katılım oranlarının özellikle gençlerde düşünülen düzeyde olmadığı görülmüştür. Bu durum, bu inanç turizmi merkezleri hakkında yeterince farkındalığa sahip olunmadığını göstermektedir. Ayrıca bu sonuç, Türkiye ve dünyada diğer inanç merkezlerinin de bilinirliğinin, farkındalığının artırılması ve inanç turizmi merkezleri ile ilgili turizm açısından cazibe merkezi hâline getirilmeleri için çeşitli çalışmaların yapılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır.
Otel işletmelerinde müşteri odaklı marka denkliğinin müşteri sadakatine etkisi: Müşteri memnuniyeti ve güvenin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı; işletmelerin sahip olduğu ?Müşteri Odaklı Marka Denkliğinin (MOMD)? müşteri sadakatine etkisini ve müşteri memnuniyeti ile güven unsurlarının aracı rolünü belirlemektir. Araştırma amacını gerçekleştirmek üzere veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket formu 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde otel müşterilerinin bazı demografik özelliklerine ilişkin sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümde, otel işletmelerinin MOMD düzeylerini, üçüncü bölümde müşteri memnuniyetini, dördüncü bölümde markaya olan güveni, beşinci bölümde ise marka sadakatini belirlemeye yönelik ifadelere yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye?deki 5 yıldızlı otel işletmelerinin müşterileri oluşturmaktadır. Türkiye?yi en çok ziyaret eden turist milliyetleri göz önünde bulundurularak anket formu Türkçe, İngilizce, Almanca ve Farsçaya çevrilmiştir. Geçerliliği ve güvenirliliği sınanan anket formu basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 10 ilde 39 otel işletmesinin 918 müşterisine uygulanmıştır. Elde edilen veriler araştırma modelini sınamak üzere Yapısal Eşitlik Modellemesine (YEM) tabi tutulmuştur. Bulgular otel işletmelerinde MOMD?nin; marka farkındalığı, fiziksel kalite, personel davranışları ve marka imajından oluştuğunu desteklemiştir. Araştırma bulguları müşteri sadakatinin oluşmasında MOMD?nin direk etkisinin düşük olduğunu göstermiştir. Buna karşın MOMD?nin müşteri memnuniyeti ve güveni arttırdığı tespit edilmiştir. Bulgular müşteri sadakatini arttırmak üzere MOMD, müşteri memnuniyeti ve güven unsurlarının bir arada bulunması gerektiğine dikkati çekmektedir. Bu sonuçlar müşteri sadakati kazanmak isteyen otel işletmelerinin MOMD?nin (marka farkındalığı oluşturma, algılanan fiziksel kalite ve personel davranışlarını iyileştirme, marka imajını geliştirme) yanında müşteri memnuniyeti oluşturma ve güven kazanma konularına da yatırım yapması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Müşteri Odaklı Marka Denkliği, Müşteri Memnuniyeti, Güven, Müşteri Sadakati, Otel İşletmeleri, Yapısal Eşitlik Modellemesi.
Otellerde uygulanan insan kaynakları yönetimi politikalarının işgören verimliliğine etkisi: Ankara'daki beş yıldızlı oteller örneği
Küreselleşme ile zorlaşan rekabet ortamında işletmeler bir adım öne geçebilmek için insan kaynaklarını kullanmaktadırlar. İnsan kaynakları yönetimi bölümünün yapmış olduğu çalışmalar ile personelin otele olan bağlılığının artırılması sağlanarak alınabilecek en üst düzeyde verim elde etmek amaçlanır. Özellikle hizmet sektörü olan konaklama işletmelerinde insan faktörünün vazgeçilmez yerinden dolayı insan kaynaklarına olan önem daha da artmaktadır. Bu önemin büyüklüğünden dolayı otellerde uygulanan insan kaynakları faaliyetlerinin personel verimliliğine etkisini ölçmek amacıyla Ankara? daki 5 yıldızlı oteller örneklem seçilerek anket yöntemi ile bilgi toplanmıştır. Bu faaliyetlerin verimlilik üzerine etkisi personel görüşleri doğrultusunda değerlendirilmeye alınmıştır. Uygulanan anketler SPSS programı yardımıyla parametrik test yöntemleri kullanılarak yorumlanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar ile konuya ilişkin öneriler getirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, nitelikli personel seçme, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, performansa dayalı ücretlendirme ve takım çalışması arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Bu insan kaynakları faaliyetlerinin, personelde oluşturulmak istenen verimlilik, duygusal ve normatif bağlılık üzerinde de pozitif yönlü bir etkisi olduğu söylenebilir. Bir başka sonuca göre personelin verimli olmasında en önemli etken motivasyondur. Personelden alınabilecek en fazla verim için personelin motivasyonunu artırmak gerekmektedir. Araştırmaya ilişkin oluşturulan hipotezlerin sonuçları korelasyon ve regresyon analizleri ile ortaya konulmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin öneriler getirilmiştir.
Kişilik tiplerinin çatışmayı yönetme yöntemlerine etkisi: Turizm sektöründe bir uygulama
Örgütlerde meydana gelen çatışmalar üzerinde bireylerin sahip olduğu kişilik özelliklerinin etkili olduğu ve çatışmaların çözümlenmesinde yöneticilere önemli görevler düştüğü bilinmektedir. Bu kapsamda, turizm işletmelerinde yönetici konumundaki bireylerin kişilik özellikleri ve kişilik özelliklerine göre çatışmaları yönetmede hangi yöntemleri kullandıklarını belirlemek bu araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Kişilik tiplerinin çatışmaları yönetmede olan etkilerini veya kişilik tipleri ile çatışmaları çözümlemede kullanılan yöntemler arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışma sayısının çok sınırlı olması, konuyla ilgili turizm sektöründe faaliyet gösteren hem otel işletmeleri hem de seyahat acenteleri yöneticilerini konu alan bir araştırmaya rastlanmaması araştırmanın yapılmasında belirleyici olmuştur. Bu sebeple, araştırmada turizm sektöründe faaliyet gösteren A grubu seyahat acentesi ve üç, dört, beş yıldızlı otel işletmesi yöneticilerinin kişilik özellikleri ve çatışmaları yönetmede kullandıkları yöntemlerin belirlenebilmesi amaçlanmıştır. Belirlenen amaca yönelik olarak Türkiye?nin yedi bölgesi esas alınarak çeşitli illerde bulunan A grubu seyahat acentesi ve üç, dört, beş yıldızlı otel işletmesinde farklı yönetim kademesindeki toplam 1098 yöneticiye anket uygulanmıştır. Yöneticilerin kişilik tiplerinin belirlenebilmesi ile çatışmaları yönetmede kullandıkları yöntemleri tespit etmek amacıyla kullanılan anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, yöneticilerin bireysel özellikleri ve çalıştıkları işletmelerin özelliklerine yönelik olarak çeşitli sorular sorulmuştur. İkinci bölümde, yöneticilerin kişilik tiplerini belirleyebilmek için 64 adet, üçüncü bölümde de yöneticilerin çatışmaları yönetmede uyguladıkları yöntemleri tespit edebilmek için 28 adet ifadeye yer verilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin genel geçerlik ve güvenirliğine ilişkin gerekli analizler yapılmış olup, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?ilişkili ölçümler için varyans analizi?, ?tek faktörlü varyans (Anova) analizi?, ?Bonferroni testi?, ?Tukey (HSD) testi? ve ?korelasyon?, ?regresyon? analizleri de kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, anket uygulanan turizm işletmesi yöneticilerinin demografik özellikleri ve çalıştıkları işletmelerin özellikleri ile kişilik tipleri ve çatışmaları yönetme yöntemleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiş ve ayrıca, kişilik tiplerinin çatışmaları yönetme yöntemleri üzerinde etkili olduğu da analizler sonucunda tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik, kişilik tipleri, çatışma, çatışma yönetimi, turizm işletmeleri.
Turizmde destinasyon imajı ve Giresun ili üzerine bir araştırma
Bu çalışmada Giresun iline seyahat eden turistlerin sahip oldukları destinasyon imajına etki eden faktörlerin ve sahip oldukları imaj ile ziyaret sonrası oluşan imaj arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve aynı zamanda ortaya çıkan ilişkinin turistlerin bireysel özelliklerine, seyahat tutumlarına ve destinasyon özelliklerini algılamalarına göre farklılık gösterip göstermediğinin de ortaya konulması amaçlanmıştır.
Yerel çekiciliklerin turizme kazandırılmasına yönelik yöre halkının tutumları: Çankırı Tuz mağarası örneği
Dünyanın birçok ülkesinde, kitlesel özellik gösteren tatil turizminin yaygın olması ve buna bağlı olarak turizm sezonunun en fazla yedi ay sürmesi nedeniyle, deniz, güneş ve kum dışındaki diğer doğal, kültürel ve arkeolojik değerler yeterince değerlendirilememektedir. İhtiyaçların ve beklentilerin hızla değiştiği uluslararası turizm piyasasında, sahip olduğu rekabet gücü nedeniyle daha büyük pay alma çabası içinde bulunan Türkiye?nin, bu dinamizmini koruması için, turizm faaliyetlerini çeşitlendirmesi ve turistik gelişme göstermesi gerekmektedir.Günümüzde turizm sektörü ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerin bir arada yaşandığı karmaşık bir yapı niteliğindedir. Turistik faaliyetler sonucunda meydana gelen bu etkiler turistler, turizm işletmeleri ve yöre halkı dâhil olmak üzere tüm turizm paydaşlarını etkilemektedir. Ancak turistik faaliyetlerden en çok etkilenen ve sürdürülebilir bir turizm için desteği olmazsa olmaz olarak kabul edilen aktör, yöre halkıdır. Bu bağlamda çalışma Tuz mağarasının turizme kazandırılmasında yöre halkının tutumlarını belirlemek amacıyla Çankırı il merkezinde gerçekleştirilmiştir. Yöre halkına dağıtılan anketlerde ilk olarak kişilerin demografik özellikleri sorulmuştur. Daha sonra turizmin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel fayda ve zararlarını, yöre halkının nasıl algıladığı öğrenilmeye çalışılmış, son olarak ise turizmin gelişmesine verdikleri desteği ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur.Çalışma sonucunda elde edilen veriler çeşitli analizlere tabi tutulmuş ve yöre halkının tuz mağarasının turizme açılmasına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda Tuz mağarasının turizme açılmasının ekonomik, sosyal ve çevresel anlamda nasıl bir tutum oluşturduğu da ayrı olarak incelenmiştir. Ayrıca turizmin gelişmesine verilen destekle, turizm faydalarının algılanışı ve yerel yönetimlerin planlamalarına karşı halkın tutumu arasında olumlu bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turistik Ürün, Yerel Çekicilik, Çankırı, Tuz Mağarası
İçsel pazarlama faaliyetlerinin işgören tatminine etkisi: Otel işletmelerine yönelik bir uygulama
Turizm sektörü işgörenlerin de ürünün bir parçası olduğu eşsiz sektörlerden biridir. Bu sektörde işgörenlerin tatmin edilmesinin bir yolu da içsel pazarlama faaliyetlerini uygulamaktır. Modern pazarlama anlayışının temel parçalarından biri olan içsel pazarlama, işletmelerin kendilerini çalışanlarına nasıl pazarladıklarıyla ilgilenir. İşgören tatmini ise işgörenlerin işlerinden duydukları memnuniyet olarak tanımlanabilir. Başarılı içsel pazarlama faaliyetleri işgören tatmininde önemli bir etkendir. Hizmeti sunan personel hizmetin pazarlamasında önemli bir role sahiptir. Dış müşterilerin tatmini kadar iç müşterilerin yani işgörenlerin tatmini de önemlidir. İnsan gücüne en fazla ihtiyaç duyulan sektörlerden biri olan turizm sektöründe, içsel pazarlama faaliyetlerin önemi daha da belirginleşmektedir. Konaklama işletmelerinde başarılı bir şekilde yürütülecek olan içsel pazarlama faaliyetleri ile işgören tatmini ve dolayısıyla dış müşteri tatmini sağlanabilecektir. Bu araştırmada ana amaç, otel işletmelerinde içsel pazarlama faaliyetlerinin ne derece yürütüldüğünü belirlemek ve bunun işgören tatminini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada ayrıca içsel pazarlama, iç müşteri ve işgören tatmini kavramlarına yönelik literatür taraması yapılarak çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında Antalya il sınırları içerisinde 5 yıldızlı otellerde 405 kişiye anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü içsel pazarlama faaliyetlerini ölçmeye yönelik ifadelerden oluşmaktadır. İkinci bölümde ise Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi ile işgören tatminini ölçmeye yönelik ifadeler kullanılmıştır. Son bölümde elde edilen bulgulara göre içsel pazarlama faaliyetleri Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki beş basamağı da olumlu etkilediği görülmüştür. Bu nedenle otel işletmeleri içsel pazarlama faaliyetlerini uygulayarak işgörenlerinin tatmin olmasını sağlayabilirler. Anahtar Kelimeler: İçsel Pazarlama, İşgören Tatmini, Konaklama İşletmeleri
Otelcilik ve turizm meslek liseleri ile kız meslek liselerinin yiyecek içecek hizmetleri alanı meslek dersleri okutulurken karşılaşılan sorunlar
Bu araştırmanın amacı; turizm sektörünün yiyecek içecek alanına eleman yetiştirilen otelcilik ve turizm meslek liseleri ile kız meslek liselerinde yiyecek içecek hizmetleri alanında meslek dersleri eğitiminde karşılaşılan sorunların hem öğrenci hem de öğretmen boyutları ile belirlenmesidir.Konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve 2011- 2012 eğitim öğretim yılında Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri ile Kız Meslek Liselerinde görev yapan 132 öğretmene, bu okullarda eğitim-öğretimine devam eden 523 öğrenciye araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenirliliğine ilişkin gerekli analizler yapılmış ve öğretmenlere uygulanan ölçeğin Chronbach?s Alpha değeri 0,77, öğrencilere uygulanan ölçeğin Chronbach?s Alpha değeri ise 0,70 bulunmuştur. Verilerin analizinde ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklem için t testi? , ? tek yönlü varyans (Anova) analizi? ve ?Tukey HSD testi analizleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre; staj eğitiminde çalışma saatlerinin uzunluğu ve izinler konusunda öğrencilerin problem yaşadığına ilişkin ifade, araştırmaya katılan öğrenciler tarafından özellikle vurgulanmıştır (2,36 puan ortalaması). Ayrıca öğrencilerin uygulama için malzeme teminini kendi imkanları ile sağlamaları, araştırmaya katılan hem öğretmen (2,46 puan ortalaması) ve hem de öğrenciler tarafından bir sorun olarak ifade edilmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin meslek derslerine ilişkin sorunların başında, uygulama derslerinin bireysel olarak yapılamaması gelmektedir (2,74 puan ortalaması). Öğretmenler kendilerini geliştirmeleri için hizmet içi eğitim kurslarının arttırılması gerektiğini (2,42 puan ortalaması) ifade etmektedirler. Anahtar Kelimeler: Turizm Eğitimi, Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı, Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı Meslek Dersleri Sorunları
Örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Ankara ilinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otellerde istihdam edilen 427 işgörene anket uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçlarını değerlendirmek amacıyla, değişik gruplar arasında istatistiksel anlamda herhangi bir farklılığın olup olmadığını araştırmak için, tek değişkenli analiz teknikleri olan t testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Analizler sonucu elde edilen bulgular ortaya konulan hipotezleri destekler niteliktedir. Araştırmada işgörenlerin demografik özelliklerine göre örgütsel sessizlik davranış düzeyleri analizine göre cinsiyet ve medeni anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Fakat yaş, gelir durumu, eğitim ve turizm eğitimi durumu, işletmedeki bulunduğu pozisyonu ve çalıştığı bölüm, turizm sektöründe ve işletmede çalıştığı çalışma süresi ile anlamlı bir sonucuna ulaşılmıştır. İşgörenlerin demografik özelliklerine göre örgütsel vatandaşlık davranış düzeyleri analizine göre medeni durum, yaş, gelir durumu, eğitim ve turizm eğitimi durumu, işletmedeki bulunduğu pozisyonu ve çalıştığı bölüm, turizm sektöründe ve işletmede çalıştığı çalışma süresi ile anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel sessizlik ile ÖVD arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre örgütsel sessizlik ile örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutları arasında karşılıklı negatif yönde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüketicilerin satın alma davranışını etkileyen sosyal faktörlerin seyahat acentaları açısından analizi
Tüketici davranışı, bireylerin, grupların ve organizasyonların, ihtiyaçlarını gidermek için ürün ve hizmetlerden ne şekilde yararlandıklarını, satın alma kararlarını nasıl verdiklerini ve satın alma sonrası ne tür davranışlar sergilediklerini incelemektedir. Tüketici davranışlarının incelenmesi, pazarda faaliyet gösteren veya gösterecek olan kurum ve kuruluşlar için etkili pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi ve uygulanabilmesi açısından önem taşımakta, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Tüketici davranışını ölçmek oldukça kapsamlı ve bireyden bireye farklılık gösteren bir süreçtir. Bu farklılıkların belirlenebilmesi için tüketicilerin satın alma davranışlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. Tüketicilerin satın alma davranışını etkileyen faktörlerden birisi de sosyo-kültürel (sosyal) faktörlerdir. Bu çalışmada, sosyal faktörlerin seyahat acentası müşterileri üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Araştırma Türsab Konya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanlığı işbirliği ile Konya ilinde faaliyet gösteren 50 adet A grubu seyahat acentasının 1009 müşterisine anket yoluyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programı ile analiz edilerek frekans dağılımları hesaplanmış, değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Ki-Kare testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, sosyal faktörler (aile, referans grubu, sosyal sınıf, kültür ve alt kültür) ile tüketicilerin seyahat acentalarından satın aldıkları ürün/hizmet türleri, yılda satın aldıkları ürün/hizmet sayısı, seyahat acentalarını tercih etme nedenleri ve seyahat acentaları seçiminde etkili olan bilgi kaynakları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Meslek etiği: Turist rehberleri üzerine araştırma
Turist rehberleri, ülkeye belli önyargılarla gelen turistin önyargılarının kırılması, ülkenin olumlu veya olumsuz propagandasını yaparak ülke imajı oluşturulması bakımından önemli bir turizm çalışanıdır. Böylesine önemli bir görevi üstlenen meslek erbaplarının faaliyetlerini yürütürken tavır ve davranışlarına azami derecede dikkat etmesi, meslek etiğine uygun davranması beklenmektedir. Bundan dolayı bu araştırma ile turist rehberlerinin çalışma hayatında meslek etiğine uygun davranıp davranmadığı, hangi konularda etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu etik dışı davranışları tespit edip çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli olarak betimsel ve bağıntısal model seçilmiştir. Araştırmanın evrenini bir paket tur kapsamında tura katılan, milliyetlerine göre Türkiye'ye en fazla turistin geldiği Alman, Rus, İngiliz turistler ile yerli turist grupları oluşturmaktadır. Bu kapsamda Türkiye'de en çok turistin geldiği il olan Antalya ilini ziyaret eden Alman, Rus, İngiliz ile yerli turist grupları araştırmanın örneklemi olarak seçilmiştir. Verilerin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket, turistlerin demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik sorular ile rehberlerin meslek etiğine uygun davranıp davranmadıklarını ölçmeye yönelik 5'li Likert Ölçeğinde sorular olmak üzere iki bölümden, toplam 60 sorudan oluşmuştur. Uygulama 2013 yılı nisan, mayıs ve haziran ayları içerisinde Antalya'da 114 Alman, 105 Rus, 95 İngiliz ve 90 Türk olmak üzere toplam 404 turistin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada, rehberlere yönelik etik algısının turistlerin yaş, cinsiyet, milliyet, eğitim durumu, medeni durum gibi sosyo-demoğrafik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmış, elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler, Cronbach's Alpha Güvenilirlik Analizi, Frekans Dağılımı Testi, Faktör Analizi, ANOVA, t testi, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) Örneklem Yeterliği Ölçüsü Testi, Bartlett's Küresellik (sphericity) Testi ve Tukey Testine tabi tutulmuştur. Turistlerin rehberlere yönelik etik algısı, genel etik ilkeler (boyut 1), bilgi güvenliği (boyut 2) ve maddi çıkar sağlama (boyut 3) olmak üzere toplam 3 boyutta ele alınmıştır. Araştırmada, rehberlerin genel etik ilkeler, bilgi güvenliği ve maddi çıkar sağlama bağlamında turistlerin cinsiyeti, medeni durumu, eğitim durumuna göre anlamlı farklılık bulunmadığı; ancak milliyet ve yaş değişkeni bağlamında ise turistler arasında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Milliyet değişkeni, bilgi güvenliği (boyut 2) bağlamında farklılığın Türk ? İngiliz turist, Alman ? İngiliz turist ve Rus turistler ile diğer tüm milliyetten turistler arasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Maddi çıkar sağlama (boyut 3) bağlamında ise farklılığın Türk ? Rus turist ile İngiliz ? Rus turist arasında olduğu görülmüştür. Yaş değişkeni, genel etik ilkeler (boyut 1) bağlamında farklılığın 16-29 yaş grubu turistler ile 60 ve üstü yaş grubundaki turistler arasında olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan turistlerin büyük çoğunluğu rehberleri genel etik ilkeler, bilgi güvenliği ve maddi çıkar sağlama boyutunda etik bulmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Etik, Meslek Etiği, Turizm, Turist Rehberi.
Avrupa Birliği turizm destek politikaları ve Türkiye turizm politikalarına yön verenlerin algıları üzerine bir uygulama
Avrupa Birliği turizm destek politikalarının genelde Türk turizm sektörüne ve özelde ise konaklama işletmelerine ilişkin etkilerinin, turizm sektöründe yer alan kamu ve özel sektör temsilcileri tarafından nasıl algılandığının belirlenmesi ve söz konusu tarafların algıları arasında varsa farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığının ortaya konulması bu tezin amacını oluşturmuştur. Tez, Avrupa Birliği turizm destek politika uygulamalarını Türkiye'deki politika uygulamaları ve düzenlemelerle ya da diğer ülkelerle karşılaştırmaktan öte, sektördeki mevcut politika ve düzenlemeleri ortaya koyarak ve ilgili tarafların algısını ölçmeye odaklanmıştır. Bu amaçla, Türkiye'de turizm politikalarına yön veren Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışanları ile turizm sektörünün doğrudan içinde olan turizm konaklama işletmecilerini temsilen turizm meslek örgütü üyelerine yönelik anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması, Bakanlık çalışanlarından 308, turizm meslek örgütü üyelerinden 85 kişinin katılımıyla toplam 393 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Anketlerden elde edilen veriler, istatistik paket programı yardımıyla çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarından elde edilen bilgiler açıklamalı tablolarla verilmiş, araştırmaya katılanların demografik özellikleri, sıklık ve oransal olarak ortaya konulmuştur. Ayrıca, yapılan analiz sonuçlarına göre normal dağılım göstermeyen parametrik olmayan bağımsız değişkenlere Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Araştırmada farkın istatistiksel olarak anlamlılığı için p < 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda, Bakanlık çalışanlarının ve meslek örgütü üyelerinin Avrupa Birliği turizm destek politikalarının genel olarak, turizm sektörüne ve konaklama işletmelerine olumlu etkide bulunacağını düşündüklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan, meslek örgütü üyelerinin bu konuda daha olumlu bir algıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Ancak,
Otelcilik ve turizm meslek liselerinde çalışan öğretmenlerin toplam kalite yönetimi anlayışı
Bu çalışmada; Milli Eğitim Bakanlığı(MEB)'nın merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı okul ve kurumlarda yürütülen faaliyetlerin 'Toplam Kalite Yönetimi' anlayışıyla gerçekleştirilmesine ilişkin esas ve usullere uyumlu bir biçimde uygulanabilirliği, otelcilik ve turizm meslek liselerindeki uygulamalar kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel amacı otelcilik ve turizm meslek liselerinde uygulanan toplam kalite yönetimi (TKY) uygulamalarının etkinliğinin öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. TKY uygulamalarının, otelcilik ve turizm meslek liselerinde uygulanabilirliğinin değerlendirilmesine yönelik olan bu çalışmada, betimsel bir özaktarım modeli kullanılmıştır. Çalışma, öğretmenler üzerinde anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini otelcilik ve turizm meslek liselerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni, 2010-2011 eğitim-öğretim döneminde Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğünden alınan istatistiklere göre 2,658'dir. Veri toplamak için hazırlanan anket uygun örneklem yöntemine göre belirlenen okullarda bulunan birer koordinatör öğretmene e-posta ile gönderilerek çoğaltılmış ve kargo ile geri dönüşü sağlanan 397 anketten elde edilen veriler ilgili paket program ile analize tabi tutulmuştur. Veri ve bilgilerin analizinde güvenirlilik analizi, t-testi, Anova ve varyans analizi kullanılmıştır. Uygulama sonucunda çıkan sorunlar açıklanmış ve bunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmadan elde edilen bulgular, MEB tarafından yapılması istenen TKY uygulamalarının gerçekleşmesine ilişkin bazı problemlerin olduğunu göstermektedir. Öğretmenler TKY uygulamalarına ilişkin bazı eksiklik ve aksaklıkların olduğunu belirtmişlerdir. Özellikle MEB tarafından uygulanması istenen TKY çalışmalarından okul gelişim planlarının uygulanması, gözden geçirme ve değerlendirmelerin yapılması, düzeltilmiş okul gelişim planının uygulanması ve son değerlendirmenin yapılarak raporların hazırlanmasıyla ilgili önem arz eden son çalışmaların daha az gerçekleştiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak; toplam kalite yönetiminin otelcilik ve turizm meslek liselerinde uygulanmasının incelemesi gerçekleştirilmiştir. Karşılaşılan sorunlar, bunların çözüm yolları ile birlikte TKY'nin eğitim alanında uygulanabilirliği üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: TKY, Turizm, OTML, Kalite, Eğitim
Kıyı otellerinde hizmet kalitesi algısının farklı değişkenler açısıdan analizi: Marmaris yöresinde bir uygulama
Araştırmanın amacı, kıyı otellerinde hizmet kalitesi algı düzeyinin; cinsiyet, yaş, milliyet, medeni durum, eğitim durumu, meslek, paket tur veya münferit olarak seyahat etme durumu ve kalınan otelin 4 ya da 5 yıldızlı olması durumu gibi farklı değişkenler açısından analiz edilerek tespit edilmesidir. Müşterilerin memnuniyeti, ekonomik aktivitelerin yönünü belirler, çünkü nihai amaç ne kadar ürettiğimiz veya tükettiğimiz değil, ekonominin müşteriyi ne kadar çok tatmin ettiğidir. Müşteri memnuniyetini artırmadan, ekonomik büyümeyi sağlamak, rekabetçi piyasada mümkün değildir. Memnun olmuş müşterilere sahip olan bir işletmenin rakipleri ile rekabet edebilmesi şansı daha yüksektir. Araştırma; kıyı otellerinde konaklayan misafirlerin algı düzeylerinin tespitini yaparak, müşteri memnuniyeti ve beklentilerinin karşılanması konusunda geliştirilmesi gereken yaklaşımlara ışık tutmayı hedeflemiştir. Araştırma, Türkiye turizminin önemli destinasyonlardan birisi olan ve çok sayıda farklı ülkeden misafirlerin ağırlandığı, Muğla ili Marmaris ilçesi ile sınırlandırılmıştır. Araştırma, bölgeye yoğun olarak turist ziyareti olan Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında anket yöntemiyle, toplamda 456 kişinin katılımıyla yapılmıştır. Araştırmada, Marmaris'e gelen Türk, İngiliz, Hollandalı ve Rus turistlere yer verilmiştir. Anahtar sözcükler; hizmet, hizmet kalitesi, algı düzeyi, kıyı otelleri
Turizmde tanıtım faaliyetleri ve Ankara'da bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, tanıtım ile ilgili kavramları açıklamak, tanıtım faaliyetlerinin elemanlarını açıklamak, turizm tanıtım karması ortaya koymak ve Ankara ili içersinde turizmde faaliyet gösteren konaklama tesislerinin tanıtım faaliyetlerini araştırmak ve çıkan sonuçları değerlendirerek Ankara ili içersinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerine tanıtımda bir bakış acısı yaratmaktır. Bu araştırmada veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Anket Ankara ili içersinde faaliyet gösteren beş yıldızlı JW Hotel Marriot misafirlerinden 199 tanesine uygulanmıştır. Anketin uygulanma süresi yaklaşık 7 aydır. Araştırmanın veri toplamasının bu kadar uzun sürmesi JW Hotel Marriot'un otel içinde kendisi dışında bir anket uygulanmasına çok da sıcak bakmamasından kaynaklamaktadır. Ortaya çıkan bulgular değerlendirmiş ve bunlardan bir kısmı karşılıklı olarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Gerek bulgular gerek ise karşılıklı olarak değerlendiren bulgular çalışmanın içinde sizlerin bilgisine sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tanıtım, Pazarlama, Pazarlama karması, Turizm
Herzberg'in içsel ve dışsal motivasyon etmenleri ile işgörenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Belek'teki beş yıldızlı otel işletmelerinde bir uygulama
Modern zamanlarda işletmelerin, amaçlarını gerçekleştirme sürecinde en kilit unsurlardan birisi işgörenlerinin performans seviyeleridir. Performans, bireyin işe yönelik motivasyon düzeyiyle ilgili bir kavram olup; motivasyon araçları, işgören beklentilerini sağlama düzeyiyle paralel olarak, onların örgüte yönelik olumlu tutum ve davranışlar göstermesine zemin hazırlayan işle ilgili bir hazırbulunmuşluk düzeyidir. Örgüte yönelik olumlu bu tutum ve davranışlardan birisi örgütsel bağlılık kavramıdır. Bu çalışmada da bu düşünceden hareketle, Frederich Herzberg'in ?İçsel ve Dışsal Motivasyon Teorisi? temelinde, Belek bölgesindeki beş yıldızlı otel işletmesi işgörenlerinin, motivasyon ve örgütsel bağlılık düzeyleri belirlenerek, işgörenlerin motivasyon düzeyleri ile örgütsel bağlılık durumları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmanın alan araştırması; Temmuz ve Ağustos ayları süresince, 419 işgören üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi için, SPSS 16 istatistik paket programı aracılığıyla; yüzde, frekans, bağımsız örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek faktörlü ANOVA analizi, Duncan testi ve korelasyon analizleri kullanılmıştır.Elde edilen sonuçlara göre; dışsal motivasyon araçlarından olan; lojman imkanları, sigorta ve emeklilik olanakları, iş için gerekli ekipman yeterliliği, servis-ulaşım gereksinimlerinin karşılanması gibi etkenlerden işgörenlerin oldukça memnun oldukları, ancak, ücret ve bahşiş-komisyon gibi ekonomik dışsal motivasyon araçlarından yeterince memnun olmadıkları saptanmıştır. Özellikle; ücret seviyesinden çalışanların üçte birinin memnun olmadıkları belirlenmiştir. İçsel motivasyon anlamında ise; işgörenlerin kendilerini deneyimli gördükleri, işlerini benimsedikleri, turizmi değer yargılarına uygun buldukları, iş anlamında işletme tarafından yeterli desteğin sağlandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. İşletme içinde uygulanan ödül ve takdir uygulamaları ise, içsel motivasyon araçları bağlamında, işgörenlerin nispeten düşük düzeyde memnuniyet ifadesinde bulundukları unsurlar olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak; işgörenlerin dışsal motivasyon düzeylerinin ortalama değerinin, içsel motivasyon düzeylerine oranla daha yüksek olduğu belirlenmiş olup; genel iş motivasyonu düzeylerinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir.İşgörenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri incelendiğinde; duygusal bağlılık boyutunun en yüksek değere sahip bağlılık bileşeni olduğu saptanmıştır. Normatif bağlılık ve devamlılık bağlılığı ise nispeten daha düşük olarak tespit edilmiştir. Bu sonuç da Belek'teki beş yıldızlı otel çalışanlarının örgütsel bağlılık düzeylerinin orta düzeyde ve beklenen yönde, diğer bir deyişle duygusal, normatif ve devamlılık şeklinde olduğunu gösterir niteliktedir. Çalışanların genel örgütsel bağlılık düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla yapılan korelasyon testi sonuçlarına göre de; işgörenlerin genel iş motivasyon düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Dışsal ve İçsel Motivasyon, Genel İş Motivasyonu, Örgütsel Bağlılık.
Turizmde destinasyon markalaşması üzerine bir araştırma: Beypazarı örneği
Rekabet ortamında markalaşmanın önemini kavrayan turistik destinasyonlar, yeni stratejiler geliştirerek turizm talebini de istedikleri yönde artırabilmektedirler. Bu farklılığı oluşturabilen destinasyonlar olumlu ve uygun stratejileri ile güçlü bir destinasyon markası oluşturma yönünde ilerlemektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; destinasyon markasının önemini ortaya koymak, destinasyon markalaşmasının turistik satın alma sürecindeki rolünü belirlemek, aynı zamanda Beypazarı'nın markalaşma çalışmalarının nasıl algılandığını ve bu algılamaların şehrin markalaşmasına katkılarını değerlendirmektir. Araştırmada Beypazarı'nı ziyaret eden yerli ziyaretçiler evren olarak belirlenmiş, evrendeki tüm bireylere ulaşma zorluğu sebebiyle 2011 yılında Beypazarı'nı ziyaret eden yerli ziyaretçilerden örneklem seçilmiştir. Anket yöntemi ile veriler toplanmış, çeşitli istatistiksel teknikler ile analiz yapılarak yorumlanmış ve öneriler geliştirilmiştir. Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, Beypazarı'nı ziyaret eden yerli ziyaretçilerin destinasyon markalaşması algıları ile cinsiyet durumları, yaş grupları, eğitim durumları ve gelir durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklarınolduğu sonucu elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Turistik destinasyon, destinasyon marka oluşumu, marka,Beypazarı.
Otel işletmelerinde işgörenlerin iş doyumları ile müşterilerin hizmet kalitesi algılarının analizi: Tokat ilindeki 4 yıldızlı otellerde bir uygulama
Yönetim bilimi çerçevesinde ilk olarak Hawthorne araştırmalarının kazandırdığı ve bilimsel nitelikte gelişen işgörenlerin örgütsel kimliği, özellikle hizmet işletmelerinde ilişkisel pazarlama bağlamında ?iç müşteri? olarak yeni bir boyut kazanmıştır. Diğer yandan 21. yy'ın işletmeciliğinde ?müşteri odaklılık? ve müşterilerinden gelen geri bildirimler işletmelerin başarı göstergesi ve vazgeçilmezi olmuştur. Bu araştırmada işletmeler için büyük önem arz eden iki büyük değişken işgörenlerin iş doyumları ve müşterilerin hizmet kalitesi algıları analiz edilmiştir. Araştırma zaman ve ulaşım sıkıntısı nedeniyle Tokat ilinde bulunan iki adet dört yıldızlı otele uygulanmıştır. Veri toplamak için anket tekniği tercih edilmiş ve iki otelin hem işgörenlerine hem de müşterilerine anket uygulanmıştır. İşgörenlere iş doyumlarını ölçmek için ?Minnesota İş Doyum Ölçeği?, müşterilerin hizmet kalitesi algılarını ölçmek için ?Servqual? ölçeğinden faydalanılmıştır. Birinci otelin 51 işgörenine ve 193 müşterisine, ikinci otelin de 32 işgörenine ve 188 müşterisine anket uygulanmıştır. İşgörenlerin iş doyum düzeylerini, müşterilerin de hizmet kalitesi algılarını ölçmek için tanımlayıcı istatistiksel analizlerden yararlanılmış, frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Ayrıca işgörenlerin iş doyum düzeylerinin ve müşterilerin hizmet kalitesi algılarının yaş, cinsiyet vb. demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi için T-Test ve varyans analizi (Anova) yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre işgörenlerin iş doyum ortalamaları birinci otelde 3.45/5.00, ikinci otelde 3.42/5.00 bulunmuştur. Müşterilerin hizmet kalitesi algısı da birinci otelde 3.49/5.00, ikinci otelde de 2.90/5.00 bulunmuştur. İşgörenlerin iş doyumları çalıştıkları bölüm değişkeni açısından farklılık göstermiş (p<0,05), hamam/sauna bölümü çalışanlarının iş doyumlarının daha düşük olduğu görülmüştür. Müşterilerin hizmet kalitesi algısının da otel ve meslek değişkeni açısından (p<0,05) farklılık gösterdiği, birinci otel müşterilerinin ve özel sektörde çalışanların hizmet kalitesi algısının yüksek olduğu anlaşılmıştır.
Turistik bir ürün olarak kentlerin marka denkliğinin ölçülmesi: Ankara ilinde bir uygulama
Marka denkliği unsurlarının kentlere uyarlanarak incelenmesi sonucunda, kentlerin turistler tarafından nasıl algılandığı ve kentlerden neler beklendiği konusunda bilgiler elde edilmesi, turizm sektörünün devamlılığı ile ülke ve kentlerin tanıtımı açısından oldukça önemli bir konuyu oluşturmaktadır. Kent markası oluşturabilmek için marka denkliği unsurlarının, kenti ziyaret eden turistler tarafından nasıl algılandığının belirlenmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda, Ankara ilini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin marka denkliğine ilişkin tutumlarının belirlenmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Bu çalışmada, David Aaker (1991)'nin geliştirmiş olduğu marka denkliği modeli temel alınarak kentlerin marka denkliği için uyarlanmıştır. Bu bağlamda Ankara Kenti'nin marka denkliği algılaması ölçümü; kent markası bağlılığı, kent markası farkındalığı, kentlerde algılanan kalite ve kent markası çağrışımı unsurlarına dayanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara ilini ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler üzerinde, Ekim-Ocak ayları arasında uygulanmıştır. Çalışmanın literatür bölümünde marka ve marka ile ilgili kavramların yanı sıra marka denkliği ve unsurlarına yer verilerek turizmle bağdaştırılmıştır. Araştırma sonuçları yorumlanarak, yerli ve yabancı turistlerin, Ankara Kenti'nin marka denkliği algısı ortaya koyulmaya çalışılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; bağlılık, yerli turistlerde oldukça güçlüyken, yabancı turistlerde bağlılığın güçlü olduğunu söylemek mümkün değildir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu Ankara'nın kişiliğinin sert ve cinsiyetinin ise erkek olabileceğini ifade etmişlerdir. Aynı zamanda Ankara'nın gri rengi çağrıştırdığını belirtmişlerdir. Gri rengin yüklendiği anlam ise düzenli ve diplomatik bir şehir olduğu yönündedir. Farkındalık yaratan en önemli unsurun, iş ve ekonomi şehri olduğu söylenebilmektedir. Araştırmaya katılan yabancı turistler Ankara kentini kültür ve tarih şehri olarak görürken yerli turistler eğitim şehri olarak gördüklerini belirtmişlerdir.
Türkiye'de inanç turizmi kapsamında Selçuk Aziz Yuhanna Bazilikası'nın turistik ürün potansiyeli ve tanınmışlık düzeyi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Aziz Yuhanna Bazilikasının tanıtma faaliyetlerini yürüten özel-kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönelimin tanıtımında kullandığı faaliyetlerin etkinliğine ilişkin yabancı ziyaretçilerin görüşlerini belirtmektir.Bu amaçla Hıristiyanlarca hac merkezi olarak ziyaret edilen Selçuk'taki Aziz Yuhanna Bazilikası'nda 650 turiste anket uygulanmış, bu anketlerden çalışmada veri olarak kullanılabilecek biçimde doldurulmuş olanların 487 adet olduğu tespit edilmiştir.Söz konusu amaca yönelik olarak uygulanan anket üç bölümden oluşmaktadır. Anketin ilk bölümünde; katılımcıların demografik özelikleri ile ilgili sorular yer almakta olup, ikinci bölümde ziyaretçilerin turistik etkinliklerine ve seyahatlerinin amaçlarına ilişkin sorulara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tanıtım faaliyetlerinin etkinliğini belirlemeye yönelik sekiz ifadeyi içeren iki soru bulunmaktadır.Bu araştırmada, Hıristiyan turistlerin mezhepleri ile Selçuk'u ziyaret amaçları arasında ilişki, Turistlerin dini inançları ile Selçuk'ta kalış süreleri arasında ilişki, Aziz Yuhanna Bazilikasının tanıtılma yeterliliklerini algılama düzeyinin turistlerin yaşlarına, cinsiyetlerine ve dini inançlarına göre farklılık gösterip göstermediği çeşitli istatistiksel analizler (Ki-Kare Bağımsızlık Testi, Bağımsız İki Örnek t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)) ile test edilmiştir.Elde edilen istatistiki sonuçlarda Katolik mezhebine bağlı bireylerin yönelimi daha çok ziyaret ettikleri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte Hıristiyanların yönelimi 1ile 3 gün arası ziyaret ettikleri, bu doğrultuda yönelimin direkt inanç turizmi merkezi konumunda olmadığı, daha çok uygulanan paket tur programlarında ziyaret edilen bir merkez konumunda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca turistlerin yaşlarına ve dini inançlarına göre Aziz Yuhanna Bazilikası'nın tanıtılma yeterliliklerine ilişkin düşüncelerinin farklılık gösterdiği, fakat turistlerin cinsiyetlerine göre farklılık göstermediği; turistlerin daha çok yönelimin tanıtımında kullanılan halkla ilişkiler faaliyetlerini daha başarılı buldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Tanıtım faaliyetlerinin destinasyon seçimine olan etkisi: Kapadokya bölgesini ziyaret eden Japon turistlere yönelik bir araştırma
Bu araştırmanın amacı tanıtım faaliyetlerinin destinasyon seçimine olan etkisinin ne düzeyde olduğunu tespit etmek ve Kapadokya Bölgesini ziyaret eden Japon turistlerin gerçekleştirilen tanıtım faaliyetlerinden hangi düzeyde etkilendiklerini saptamaktır.Araştırmanın evreni Nevşehir sınırları içerisine turistik ziyaret amacıyla gelen Japon turistlerdir. Örneklem ise Nevşehir il merkezi ve bazı ilçelerinde konaklama yapan Japon turistlerdir.Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket tekniği kullanılmıştır. Kullanılan ankette yedi adet kişisel bilgi içeren soru, dört adet seyahat ile ilgili bilgi içeren ifade, on üç adette tanıtım ile ilgili ifade kullanılmıştır. Anket uygulaması izin alınarak, Kapadokya Bölgesinde yer alan bazı otel işletmelerinde konaklama yapan Japon turistlere yönelik olarak gerçekleştirilmiştir.Verilerin analizinde SPSS bilgisayar paket programı kullanılmıştır.Yapılan çalışma sonucunda elde edilen verilere göre; Kapadokya Bölgesine gelen Japon turistlerin yapılan tanıtım faaliyetlerin belirli düzeyde etkilendiği ortaya çıkmıştır.Sonuç olarak tanıtım faaliyetlerinin destinasyon üzerinde önemli etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Tanıtım faaliyetlerine verilen önem arttıkça destinasyonların bilinirliğinin artırılabileceği ve destinasyonların daha fazla turist tarafından ziyaret edilerek turizmin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlanabileceği belirlenmiştir. Ayrıca bölgeyi ziyaret eden Japon turistlerin Kapadokya bölgesini tercih etmelerinde etkili olan tanıtımunsurlarının neler olduğu, tatil kararını nasıl verdikleri, Kapadokya'ya kiminle geldikleri ve ne kadar süre ile konaklama yaptıkları belirlenmiştir.
Turizm eğitimi almakta olan üniversite öğrencilerinin kariyer planlamalarına ilişkin görüşlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Turizm eğitimi almakta olan ön lisans ve lisans öğrencilerinin mezun olduktan sonra çalışma hayatlarında kariyer planlarken çalışmak istedikleri bölümleri, alanları, kurumları, pozisyonları ve beklentilerini belirlemektir.Veriler turizm eğitimi almakta olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden, gönüllü 533 öğrenciye hazırlanan anket formu uygulanarak toplanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeğin güvenilirliği Chronbach ?:0,8563 bulunmuştur. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?t-testi? ve ?tek faktörlü varyans (Anova) analizi? analizleri yapılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre katılımcıların %48,2'si mezuniyet sonrası özel sektörde çalışmak istemekte ve %55,5'i ise üst düzey yönetici olmayı planlamaktadır. Öğrencilerin mezuniyet sonrası çalışmak istedikleri kurumdan en önemli beklentileri yaptıkları işi seviyor olmaları ve işyerinde terfi edebilme imkanlarının olmasıdır. Kız öğrenciler çalışmayı planladıkları işyerinin fiziksel şartlarını ve işyerindeki takdir ve ödüllendirme adaletinin olmasını erkek öğrencilerden daha fazla önemsemektedirler (p<0.001). İki yıllık meslek yüksek okulunda eğitim gören öğrencilerin iş yerimdeki ücrete ilişkin puan ortalaması 4,32±ss iken, dört yıllık fakültede eğitim gören öğrencilerin puan ortalaması 4,51±ss'dir ve aradaki fark istatistiksel açıdan önemlidir (p<0.01). Birinci sınıf öğrencilerin, çalıştığım kurumun çalışanlar için hekim ve sağlık hizmeti sunuyor olmasına ilişkin puan ortalaması 4,28±ss, ikinci sınıf öğrencilerin puan ortalaması 3,99±ss ve üçüncü sınıf öğrencilerin puan ortalaması ise 4,05±ss'dir ve aradaki fark istatistiksel açıdan önemlidir (p<0,01). Ayrıca araştırmada, öğrencilerin çalışmak istedikleri işyerinden beklentileri ile cinsiyet, öğrenim süresi, okudukları okulu seçme istekleri, öğrenim gördükleri sınıf ve mezuniyet sonrası çalışmak istedikleri kurum değişkenleri açısından istatistiksel açıdan farklılıklar önemli bulunmuştur (p<0.05).Anahtar Kelimeler: Turizm Öğrencileri, Kariyer Planlama, Kariyer Tercihi
Filmlerin ve televizyon dizilerinin destinasyon seçimine etkileri
Araştırmada, Tv Dizileri ve filmlerin destinasyon seçim sürecindeki önemi turistlerin görüşleri göz önünde bulundurularak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ele alındığında tüketicinin hangi faktörlerin etkisinde kalarak bir destinasyonu tercih ettiğinin bilinmesinin, uygun stratejinin belirlenmesi ve uygun araçların kullanılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada alternatif turizm türlerinden kültür turizmi şemsiyesi altında yer alan dizi ve film turizmi ve bu alternatif turizm türünün turistlerin destinasyon seçim kararlarına etkisi incelenmektedir.Araştırmaya katılan turistlere araştırmanın amaçları doğrultusunda veri toplamak amacıyla anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde, turistlerin demografik özelliklerine yönelik sorular bulunurken ikinci bölümünde ise turistlerin destinasyon hakkındaki görüşleri, Tv dizileri ve filmlere yerleştirilmiş destinasyonların turist tercihlerine etkilerini saptamak amacıyla oluşturulmuş sorular bulunmaktadır.Araştırmanın evrenini 2011 yılı Haziran-Eylül tarihleri arasında İstanbul Sultanahmet, Topkapı ve Kapalıçarşı'yı ziyaret eden turistler oluşturmaktadır. Evrenden tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilen 601 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır.Araştırmanın bulgularına göre dizi ve filmlerin turistlerin destinasyon seçme davranışlarına etkisi bulunmaktadır.
Doğu Karadeniz bölgesindeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan ilişkileri yönetimi
Bu araştırmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde Çalışan İlişkileri Yönetimi (ÇİY) uygulamasının katılımcıların özellikleri, otel işletmesi özellikleri ve sınıfları açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmada, ÇİY' e öncülük eden İlişki Yönetimi ve Müşteri İlişkileri Yönetimi kavramları hakkında bilgi verilerek, ÇİY kavramı ve otellerde ÇİY uygulamalarının önemi açıklanmıştır.Araştırmanın evrenini, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otellerdeki tüm çalışanlar, örneklemi ise otellerin tümünden rastgele seçilen 281 çalışan oluşturmuştur. Bölgede faaliyet gösteren otellerde ÇİY uygulamasının mevcut durumunu ortaya koymak amacıyla hazırlanan anket formunun pilot uygulaması, Ordu ilinde bulunan 3 oteldeki 41 çalışana yüz-yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Asıl uygulama ise Artvin, Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon illerindeki dört ve beş yıldızlı 14 otelde gerçekleştirilmiştir. Anket formları, çalışanlara ön bilgi verilip, araştırmanın amacı belirtildikten sonra yüz-yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır.Araştırmanın amacına yönelik olarak uygulanan anket formundan elde edilen veriler, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ve Ki-Kare testi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre ÇİY uygulamalarının değişkenlere göre belirgin farklılık göstermediği görülmüştür. Ancak, beş yıldızlı otellerde çalışanların dört yıldızlı otellerde çalışanlara göre ÇİY uygulamasıyla ilgili daha olumlu düşüncelere sahip oldukları, otellerde etkin ÇİY uygulaması için gerekli yazılım programlarının geliştirilmesi gerekliliği de belirlenmiştir.
Side yöresine yönelik turistik talep üzerinde kültürel varlıkların etkisi
Kültür turizmi, dünyada giderek önemli hale gelmeye başlamıştır. Sadece kültürel varlıkların bulunduğu destinasyonlara turistlerin geliş amaçları bellidir. Birçok doğal ve kültürel varlığı bir arada bulunduran farklı turizm türlerinin aynı anda talep edilebildiği bölgelerde ise turizm talebini hangi unsurların etkilediği, o bölgenin tanıtım, sürdürülebilirlik, pazarlama ve yönetim politikalarının belirlenmesinde katkıda bulunabilir.Araştırmada literatür taranarak öncelikle ?Kültür, Kültür Varlıkları, Kültür Turizmi, Turizm Talebi? kavramları açıklanmış, daha sonra Side Beldesi'nin turizm potansiyeli hakkında bilgi verilmiştir. Side, deniz-kum-güneş odaklı turizm yapılan bir yer olmakla birlikte kültürel varlıklarında yoğun şekilde bulunduğu bir destinasyondur.Çalışmanın devamında Side'ye gelen turistlerin geliş amaçlarını etkileyen ölçütlerin neler olduğunu ve bu unsurların içinde Side'nin kültürel varlıklarının öneminin anlaşılabilmesi için yerli ve yabancı turistlere anket uygulanmıştır. Elde edilen verilere göre Side Beldesi'ni ziyaret eden turistlerin demografik özelliklerine ait bulgular yorumlanmış ve Side'deki arkeolojik ve kültürel varlıkların Side'nin turizm talebini etkilediği tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda; turistlerin Side'yi büyük ölçüde kültürel varlıkları için ziyaret ettikleri görülmüştür. Side'nin turizm tanıtımı, sürdürülebilirliği, turizm pazarlaması ve yönetim stratejileri belirlenirken, beldenin turistik kalkınması için kültürel varlıkların önemli etkisinin göz önünde bulundurulması, kamu ve yerel yönetimlerin durum değerlendirmesi yaparak, Side için uygun politikalar geliştirmeleri gerekmektedir.Anahtar kelimeler: Kültür, Kültür varlıkları, Kültür turizmi, Turizm talebi, Side.
Otel işletmelerinde yeşil pazarlama uygulamalarına ilişkin yönetici ve işgören tutumlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı; yeşil pazarlama kavramını turizm sektöründe inceleyerek bu kavramın sektördeki yansımalarının görülmesi ve etkili olup olmadığının araştırılmasıdır.Araştırmada uygulanan yöntem betimsel araştırma yöntemidir. Betimsel araştırmada amaç, eldeki problemi, bu problemle ilgili durumları, değişkenleri ve değişkenler arasındaki ilişkileri tanımlayarak bir konudaki mevcut durumu araştırmak ve ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini Ankara ilindeki otel işletmelerinde çalışan 503 adet işgören oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket formu 2 bölümden oluşmaktadır, birinci bölüm demografik değişkenlerdir, ikinci bölüm yeşil pazarlamaya olan tutum ölçeğidir.Araştırma sonucu elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Bu analizler frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, t-testi ve ANOVA testleridir. t-testi ve ANOVA testleri sonucunda yöneticilerin ve işgörenlerin, yaş, eğitim seviyesi, gelir, hizmet süresi gibi değişkenler arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Pazarlama veri tabanının güncel bir unsuru olan sosyal medyanın otel pazarlamasındaki yeri
İnternet teknolojilerinin iş hayatında kullanılmaya başlanması ve insanların sosyal medyada yer alan haberlere ilgi göstermesi ile firmalar pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmek amacı ile sosyal medyayı kullanmaya başlamıştır. Turizm sektöründe ise son yıllarda, özellikle otel işletmeleri etkili tanıtım yapma, daha fazla tüketiciye ulaşma, marka bağlılığı oluşturma ve müşterilerine geri bildirim sağlama gibi amaçlarla sosyal medyada yerlerini almaya başlamıştır. Son dönemde yapılan ve sosyal medyanın turizm sektörü üzerindeki etkisinin her geçen gün arttığını gösteren araştırmalardan da yola çıkarak, araştırmanın amacı, otel işletmelerinin sosyal medya araçlarını pazarlama aracı olarak kullanıp kullanmadıklarını ve sosyal medya pazarlamasına yönelik tutumlarını, ortaya koymak olarak belirlenmiştir.Araştırmanın literatür kısmında sosyal medya, sosyal medya araçları ve ilgili tanımlarla birlikte turizm işletmelerinin sosyal medyadan nasıl yararlandığını gösteren örnekler ele alınmıştır. Araştırma uygulama alanı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletme belgeli butik oteller ele alınmıştır. Bu çalışmada otel işletmeleri yöneticilerine yönelik olarak hazırlanan ve birinci bölümünde otel işletmesi hakkında genel bilgilerin bulunduğu, ikinci bölümünde ise otel işletmesi politikaları dâhilinde, otel işletmelerinin pazarlama aracı olarak sosyal medya araçlarına yönelik tutumlarını ölçen 5'li Likert Ölçeği ile hazırlanmış ifadelerin yer aldığı bir anket uygulaması yapılmıştır. Anketler, yüz yüze veya yüz yüze yapılma imkânı bulunamayan butik otellerde e-posta ile yapılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programı ile analiz edilerek frekans dağılımları, ortalama ve standart sapmaları hesaplanmış, değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Ki-Kare ve Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, butik otel işletmelerinin büyük çoğunluğunun sosyal medya araçlarını kullandıkları ve bir pazarlama aracı olarak sosyal medya kullanımına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca bir pazarlama aracı olarak sosyal medya kullanımına yönelik tutumun belirli değişkenlere göre farklılık gösterdiği de belirlenmiştir.
Organizasyonlarda psikolojik şiddet (mobbing) ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi tespit etmeye yönelik konaklama işletmelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın temel amacı, işgörenlerin konaklama işletmelerinde ne düzeyde psikolojik şiddeti algıladıklarını belirlemek ve algıladıkları psikolojik şiddet ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın diğer bir amacı ise, demografik özelliklere göre psikolojik şiddet algısı ve işten ayrılma niyeti düzeyleri arasında farklılık olup olmadığını belirlemektir. Araştırma kapsamında daha önce geliştirilen ölçekler kullanılarak bir anket formu hazırlanmış ve araştırma, Konya ili merkez ilçelerinde (Selçuklu, Meram ve Karatay) bulunan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletme belgesi verilen konaklama işletmelerindeki (n=17) işgörenler (n=308) üzerinde uygulanmıştır. Anket yoluyla elde edilen verileri test etmek için merkezi eğilim ölçüleri (frekans ve yüzdelik dağılımları) ile istatistiksel analiz yöntemleri (korelasyon, regresyon, t-testleri ve ANOVA) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, işgörenlerin algıladıkları psikolojik şiddet ve işten ayrılma niyeti düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, algılanan psikolojik şiddet ile işten ayrılma niyeti arasında olumlu ve önemli ilişki olduğu; algılanan psikolojik şiddetin işten ayrılma niyeti üzerinde olumlu ve önemli etkisi olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca, işletmede çalışma durumu, işgörenlerin gelir düzeyi ve işletmedeki pozisyonuna göre psikolojik şiddet düzeyleri arasında; cinsiyet, gelir düzeyi ve yaşa göre ise işten ayrılma niyeti düzeyleri arasında farklılık olduğu ortaya koyulmuştur. Sonuçlar, stajyer, düşük düzeyde gelire sahip ve düşük statülü olarak çalışanların diğerlerine göre algıladıkları psikolojik şiddet düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Son olarak, bayan işgörenlerin, düşük düzeyde gelire sahip ve genç işgörenlerin işten ayrılma niyeti düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Psikolojik şiddet, işten ayrılma niyeti, işgörenler, konaklama işletmeleri
Politik istikrarsızlıkların turistlerin destinasyon seçimine etkisi üzerine bir araştırma
Dünya ekonomisinde bugün, turizm oldukça önemli bir yer işgal etmektedir. Dünyadaki pek çok sektörde duraklama olmasına karşın turizm, dinamik yapısı ile diğer sektörler için de itici bir güç işlevi görmektedir. Buna karşın turizm endüstrisi savaş, terör, hırsızlık, sosyal ve politik krizlere karşı son derece hassas ve kırılgan bir yapıya sahiptir. Turist çeken destinasyonlarda yaşanan politik istikrarsızlıklar, turizm sektörünü önemli şekilde etkilemektedir. Dünyanın her hangi bir yerine ya da bir destinasyona ziyaret sırasında algılanan veya var olan seyahat riskleri turistlerin temel ihtiyaçlarından birisi olan kişisel güvenlik algısına etki edeceği için turistlerin vereceği kararlar da bu durumdan etkilenebilir. Bu etkilerin sonucunda turistler alternatif destinasyonlara yönelmekten, seyahatin iptaline varana kadar değişik şekilde tepkiler gösterebilirler.Politik istikrarsızlıkların destinasyon seçimine etkisini belirlemeye yönelik uluslararası çalışma sayısının sınırlı olması ve özellikle Türkiye'de turistlerin destinasyon seçimlerine politik istikrarsızlıkların etkilerine ilişkin bir çalışmaya rastlanmaması, bu araştırmanın gerçekleştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Araştırmanın amacını ortaya koyabilmek ve anket formunu oluşturabilmek için, öncelikle ayrıntılı literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Güvenilirlik sınamasından yeterli puanı alan anket formunun oluşturulmasını takiben 23 Ocak 2012 ? 5 Şubat 2012 tarihleri arasında belirlenen evrende, rastlantısal olarak seçilen 770 katılımcıya demografik sorular ve 20 adet değişkenden oluşan anket formu kullanılarak bilgi toplanmıştır. Elde edilen işbu verilere; yüzde, frekans, t-testi, ANOVA ve Tukey HSD analizleri uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre, yerli ve yabancı turistler arasında politik istikrarsızlıkların destinasyon seçimine etkisi incelendiğinde, yerli turistlerin daha fazla önem verdiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca kadın turistler erkeklere oranla politik istikrarsızlıklara daha fazla önem vermektedirler. 18-35 yaş arasındaki katılımcılar diğer katılımcılara oranla istikrarsızlıkları daha az önemli olarak görmektedir. Eğitim seviyesindeki artışla birlikte politik istikrarsızlıklara verilen önem derecesinde de artış olduğu bulgusuna araştırma sonucunda ulaşılmıştır. Yapılan analizler neticesinde milliyetin destinasyon seçimi sırasında politik istikrarsızlıklar durumlarında etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Son olarak gelir seviyesindeki artış ile politik istikrarsızlıklara verilen önem derecesinde de doğru orantılı bir artış olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Politik, istikrasızlık, turizm, destinasyon, karar verme
Müşteri sadakatinin oluşum sürecine müşteri tatmini ve ataletin etkisi: Yiyecek-içecek işletmelerine yönelik bir uygulama
Müşteri tatmini ve müşteri sadakati turizm işletmelerinin faaliyetlerini sürdüre-bilmelerinde etkili olan unsurlardır. Müşteri tatmini, müşterilerin beklentilerinin karşı-lanmasını ifade etmektedir. Müşteri sadakati, bir işletmeye yönelik olarak tutumsal bağ-lılığa ek olarak aynı işletmeden diğerlerine göre daha sık mal veya hizmet satın alma durumunu açıklamaktadır. Müşteri sadakatinin gelişmesinde, müşteri tatmini ve atalet etkili olmaktadır. Atalet, müşterilerin aynı işletemeye yönelik tembel ve pasif davranış-larıdır. Bu araştırma kapsamında sadakat modeli olarak Oliver(1997)'ın dört aşamalı sadakat modeli esas alınmıştır. Bu modelde sadakat bilişsel, duygusal, niyetsel ve ey-lemsel unsurlardan meydana gelmektedirBu araştırmada temel amaç yiyecek-içecek işletmelerinde müşteri tatmininin ve ataletin müşteri sadakati sürecine olan etkisinin tespit edilmesidir. Bu amaca ek olarak alt amaçlar; müşterilerin çeşitli demografik özelliklerine ve atalet seviyelerine göre müşteri tatmini ve müşteri sadakati açısından ne gibi farklılıklar gösterdiklerinin de be-lirlenmesidir.Oliver(1997)'ın bu modeline ek olarak müşteri tatmini ve ataletin bu sürece olan etkililerinin tespit edilmesi için bir araştırma modeli geliştirilmiştir. Bu sayede sadakat oluşum sürecinde etkili olan değişkenlerin anlaşılması yoluyla, yiyecek içecek işletme-lerinin rekabet ortamında uzun süreli olarak varlıklarını sürdürmelerine yönelik olarak uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.İzmir'in Çeşme ilçesindeki restoran müşterileri çalışmanın evreni olarak seçil-miştir. Evreni temsil etmesi amacıyla 377 müşteriden anket formu yoluyla veri toplan-mıştır. Veriler t-testi, tek yönlü ANOVA, kümeleme analizi ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda müşteri tatmininin ve ataletin müşteri sadakati sü-recine olumlu yönde etki ettiği görülmüştür. Ayrıca müşterilerin cinsiyetlerine göre atalet boyutunda ve eğitim düzeylerine göre müşteri tatmini, bilişsel sadakat, duygusal sadakat ve niyetsel, sadakat boyutlarında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Müşteriler atalet düzeylerine göre iki adet gruba ayrıldığında (düşük ve yüksek atalet düzeyi), bu gruplara göre müşteri tatmini ve müşteri sadakati boyutlarda anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Atalet düzeyi yüksek olan grubun tatmin ve sadakat düzeylerinin diğer gruba göre yüksek olduğu görülmüştür.Araştırmanın son kısmında; müşteri tatmini, müşteri sadakati ve atalet arasındaki ilişkiler dikkate alınarak bu konuda restoranlar kapsamında müşteri tatmininin ve müş-terilerin sadakat düzeylerinin arttırılması için gerekli önerilerde bulunulmuştur.
Cittaslow markasına sahip şehirlerde yerel halkın turizme yaklaşımı üzerine bir analiz: Seferihisar örneği
Bu araştırmanın amacı, Cittaslow markasına sahip şehirlerde yerel halkın turizme yaklaşımını ortaya çıkarmaktır. Araştırmada, tarama modeli ile mevcut durumun oraya çıkarılmasına çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu geliştirilmiştir. Anketin geçerliği ve güvenilirliği sınandıktan sonra Seferihisar ilçesinde Nisan ? Mayıs 2012 tarihleri arasında, 446 kişilik örneklem üzerinde uygulanmıştır. Seferihisar'ın araştırma alanı seçilmesinin nedeni, Türkiye'nin ilk Cittaslow üyesi olmasıdır.Anket uygulamalı bu araştırmanın birinci bölümünde, katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin 6 soru ve yöredeki turizm faaliyetine yönelik görüşlerini belirleyen iki soru yer almıştır. Anketin ikinci bölümünde katılımcıların Cittaslow markasına ilişkin ?memnuniyet düzeyi?, ?turist sayısının artışındaki etkisi? ?yerel halkın yaşam kalitesine yönelik etki düzeyi? ve ?yörenin kalkınmasındaki etki düzeyini? ölçen 4 kapalı uçlu ifade, üçüncü bölümde Cittaslow markasına sahip şehirlerde yerel halkın turizmin etkilerine ilişkin yaklaşım düzeyini ölçen 30 kapalı uçlu ifadeye yer verilmiştir.Anket sonuçları; bilgisayar ortamında SPSS 15.0 istatistiksel programında analiz edilmiştir. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirliği test etmek için faktör analizi gerçekleştirilmiştir ve ölçeğin alt boyutları ile deneklerin özellikleri arasında ilişkilerin belirlenmesinde Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanılarak hipotezler test edilmiştir. Araştırma sonucunda ölçekten alınan toplam ortalama puan, Cittaslow'da yaşayan yerel halkın turizmin etkilerine ilişkin bireysel özelliklerine göre bazı farklılıklar göstermiştir ancak turizme yaklaşımları genellikle yüksek düzeyde olumlu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Cittaslow, Seferihisar halkı , turizmin etkileri.
Ankara kongre turizmi potansiyeli
Bu araştırmanın amacı Ankara' daki kongre turizminin mevcut ve potansiyel durumunun değerlendirilmesi ve kamu kurumlarının belirledikleri hedeflere ne kadar ulaşıldığının ortaya konmasıdır.Tarama yönteminin kullanıldığı araştırmanın materyalini Ankara'daki 5 yıldızlı 14 otel ile 200 kişinin üzerinde toplantı olanağı sunabilen 4 adet 4 yıldızlı otelin toplantı organizasyon yöneticileri, uluslararası kongre ve toplantı birliğine üye 6 adet seyahat acenta yetkilisi, 1 adet kongre ve toplantı merkezi yöneticisi ,kongre ve toplantı talebinde bulunan sivil toplum örgütü organizatörleri, özel kamu kurumları çalışanları, banka çalışanları ve akademisyenler arasından kongre turiziminde hizmet sunan ve bu hizmetlerden yararlananların eşit olarak oluşturulduğu ankete katılmayı kabul eden 51 katılımcı oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket görüşme formu kullanılmıştır. 1999 yılında Nevada Üniversitesi, William F. Harrah Hotel Administration yüksek lisans programında yapılan ?THE PERCEPTION OF KOREA AS A CONVENTION DESTINATION? isimli tez çalışmasında ?Sung-Ae Jung? tarafından geliştirilen anket formu Türkçe'ye çevrilerek kullanılmıştır. Cronbach's Alpha güvenilirlik testi uygulanmıştır. 0,709 ile 0,805 arası değerler elde edilmiştir. Önem-performans analizi ile soruların önemlilikleri ve Ankara' nın mevcut performansı ortaya konulmuştur.Ankara'da alışveriş olanakları ve bölgenin uygun fiyatlılığı konusu önemli olmakla beraber Ankara bu konuda yeterli değildir.Ankara için önemli olan ve Ankara' nın performansının iyi olduğu alanlar; otellerdeki servis standartları, yemek kalitesi, kişisel güvenliğin derecesi, bölgeye ulaşım imkanları, insanların konukseverliği, uluslararası standart kongre araçlarına sahip olmak ve bölgenin imajıdır.Özgün kültürel kalıntılar, doğal güzellikler ve alternatif boş zaman seçenekleri bulgulara göre önemli olmayan ve Ankara'nın performansının da düşük olduğu alanlardır.Bu bulgulara dayanarak mevcut durumları koruma ve geliştirmeye yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar kelimeler: Önem-Performans Testi, Ankara, Kongre Turizmi
Yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma; konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlerden duyulan memnuniyetin yerli ve yabancı turistler arasında farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma, 2011 yılında Bodrum'da 200 yerli, 200 yabancı olmak üzere toplam 400 turist üzerinde yapılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, demografik özellikleri belirlemeye yönelik sorular; ikinci bölümde ise yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyetlerini belirlemeye yönelik 26 ifade bulunmaktadır.Elde edilen veriler SPSS 16.0paket programında değerlendirilmiş olup, frekans ve yüzde dağılımlarının yanı sıra aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Demografik değişkenler ile yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek için t-testi ve ANOVA testi yapılmış olup, sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir.Araştırmada, turist tipi (p=0,000); yerli turistlerin konaklama işletmesiyle ilgili edindikleri bilgi kaynakları (p=0,002), yerli turistlerin daha önce işletmeye gelip gelmeme durumu (p=0,031); yabancı turistlerin yaşları (p=0,004) ve yabancı turistlerin medeni durumları (p=0,016) gibi demografik değişkenleri ile konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlerle memnuniyet düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır (p<0,05).
Örgütsel özdeşleşmenin oluşmasında belirleyiciler olarak etik liderlik ve etik iklim: Otel işletmelerine yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, bireylerin örgütleriyle özdeşleşmelerinde etik liderliğin ve örgütün genel etik ikliminin etkili olup olmadığını araştırmaktır. Araştırma değişkenler arasındaki ilişkileri açıklayan ve araştırma alanının durumunu ortaya koyan ilişkisel bir araştırma niteliğindedir. Çalışma Türkiye'de faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerini kapsamaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler yapılmış hipotezlerin testi için çok değişkenli istatistikî yöntemlerden Yapısal Eşitlik Modeli tercih edilmiştir.Çalışmanın anket kısmı üç bölümden ve demografik değişkenlerden oluşmaktadır. İlk kısımda demografik değişkenleri içeren sorular yer almaktadır. İkinci kısımda 36 sorudan oluşan etik iklim ölçeği bulunmaktadır. Üçüncü kısımda etik liderlik ölçeğine yönelik on soru yer almaktadır Dördüncü bölümde ise örgütsel özdeşleşmeyi ölçmek amacıyla altı maddelik özdeşleşme ölçeği bulunmaktadır.Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, etik liderliğin etik iklim ve örgütsel özdeşleşme üzerinde ayrıca etik iklimin de örgütsel özdeşleşme üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Etik liderlikle örgütsel özdeşleşme düzeyi arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu araştırmada elde edilen bulgular arasında yer almaktadır (r=0,537; p<0,001). Buna ilaveten etik iklim boyutları ile etik liderlik arasında da pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki vardır. Araştırmada etik iklim boyutlarıyla örgütsel özdeşleşme arasında da pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışmada literatürde yer alan sınırlı sayıda çalışmadan farklı olarak etik liderlik ve örgütsel özdeşleşme ile araçsallık etik iklimi arasında pozitif yönlü ve olumlu bir sonuç olduğu görülmektedir.Araştırma sonuçlarında; etik liderlikle örgütsel özdeşleşme arasında etik iklimin aracılık etkisinin olduğu görülmektedir. Çalışmada ilk olarak etik liderliğin örgütsel özdeşleşme üzerindeki etkisinin g= 0.60 olduğu aracı değişkenin modele dahil edilmesiyle bu etkinin g= 0.26'ya düştüğü belirlenmiştir. Buna ilaveten etik liderlik ve örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide etik iklimin alt boyutlarının da bir aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Yerli ve yabancı turistlerin otel işletmelerinde sunulan hizmet kalitesi algılamalarının müşteri sadakati üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; otel işletmelerinde sunulan hizmet kalitesinin müşteri sadakati üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, otel işletmelerinde konaklayan yerli ve yabancı turistlerin hizmet kalitesi ile ilgili beklentileri ve algılamaları incelenmiştir.Konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve 2012 yılında İzmir'de 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan yerli ve yabancı 405 turiste anket formları uygulanarak veriler toplanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğine ilişkin gerekli analizler yapılmış ve ölçeklerin güvenilirlik katsayıları Servqual ölçeği için chronbach ?:0,92 ve müşteri sadakati ölçeği için chronbach ?:0,89 bulunmuştur. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t testi?, ?tek yönlü varyans (Anova) analizi?, ?Tukey HSD testi? ve ?regresyon? analizleri yapılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre yerli turistlerin hizmet kalitesi algılama puan ortalamaları (3,88) yabancı turistlere (3,68) oranla daha yüksek olup, araştırmaya katılan bireylerin eğitim seviyesi (% 55,3 lisans ve üstü) oldukça yüksektir. Hizmet kalitesi algılamalarının müşteri sadakati üzerinde olumlu bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hizmet kalitesi algılamaları, demografik özelliklere göre farklılık göstermektedir.
Marka kent oluşturmada sembol yapıların değerlendirilmesi ve bir uygulama
Bu araştırmada, marka, marka imajı, marka kimliği, destinasyon markalaması, sembol, sembol yapılar, kent markalama, Türkiye ve dünyadaki sembol yapılar ve marka kentler konularına değinilmiştir. Marka olarak kentlerin olumlu bir imaja sahip olması gerekliliği ve marka kimliğini oluşturan elemenlerden biri olan kent sembollerinin kentin markalaşmasına etkisi araştırılmıştır.Dünyada marka kentler ve bu kentlerin tanınmış sembolleri bulunmaktadır. Türkiye 2023 Turizm Stratejik Planında dört il (İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya) "marka kent" kapsamına alınmış ve geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Çalışmanın temel veri kaynağını bu dört il oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 2023 Turizm Stratejik Planında ?marka kentler oluşturulması? kapsamında yer alan İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya illeri sembol yapılarının tespit edilmesi ve bu yapıların kentin markalaşmasına etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaca ulaşmakta yerel halk ve yerel turistlerin görüşleri dikkate alınmıştır.Araştırmada her bir il alt evren olarak kabul edilmiş ve her bir ilde yaşayan halk ilçe, mahalle ve sosyo-ekonomik durumlarına göre belirli ölçüde ayrılarak (tabakalanarak) tabakalı örnekleme yöntemiyle örneklem seçilme yoluna gidilmiştir. Diğer taraftan araştırma kapsamındaki illeri ziyaret eden yerli turistler kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm demografik özellikleri belirlemeye yönelik beş sorudan oluşmaktadır. İkinci bölümde beşli likert ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara sembol yapıların önemi ve marka kent oluşturma sürecine katkılarını belirlemeye yönelik sorular yöneltilmiştir. Üçüncü bölümde belirtilen dört ilde bulunan en önemli sembol yapıların belirlenmesine yönelik seçenekler sunulmuştur. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve diğer kentlerde yerel halk üzerinde toplamda 1937 anket formu uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde araştırmann amacına uygun olarak frekans ve yüzde dağılım, aritmetik ortalama, standart sapma, t- testi, one - way anova, kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, sembol yapılar kentlerin marka oluşturma sürecinde olumlu etkisi bulunduğu ve katılımcıların sembol yapıları ziyaret etme eğiliminde oldukları tespit edilmiştir. Kentlerin tanıtımında sembol yapıların kullanılması gerekliliği, ancak tek başına yeterli olmadığı görülmuştur. Araştırma kapsamına alınan Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir illerinin sembol yapıları tespit edilmiştir. İstanbul'un en önemli sembol yapısı Ayasofya Müzesi olduğu tespit edilmiş, ancak az farkla Topkapı Sarayı da ikinci önemli sembol yapı olarak görülmüştür. Ankara kentinin diğer sembol yapılara göre çok güçlü bir sembol yapısı bulunduğu tespit edilmiştir. Anıtkabir Ankara'nın en önemli sembol değeri taşıyan yapı kabul edilmiştir. İzmir Kenti'nin sembol yapısı Saat kulesi olarak tespit edilmiştir. Meryem Ana Evi onu takip eden ikinci önemli yapı olmuştur. Antalya kenti'nin en önemli sembol yapısı Aspendos Tiyatrosu olarak tespit edilmiştir.
Kırsal turizm ve paydaşları: Belediye başkanlarının tutumlarına yönelik bir araştırma
Doğal yaşam, çiftlik hayatı, tarım endüstrisi ve açık hava etkinlikleri ile doğrudan ilişkili olan kırsal turizm, küçük ölçekli alt yapısı nedeniyle yerel düzeyde kontrol gerektirir. Kırsal turizmde doğal, tarihsel ve kültürel çekiciliklerin korunması, yerel kültürel özelliklerle turizmin uyumlaştırılması, ulaşım, konaklama ve yiyecek-içecek hizmetleri standartlarının sağlanmasında mutlaka yerel yetkililerin çabası ve desteği gereklidir.Bu araştırmada, turizme yönelik kamu hizmetlerinin yerelleşmesi sürecine destek sağlamak, yerelleşmesi öngörülen hizmetlere yönelik bilimsel temelli bakış açıları geliştirmek ve Türkiye turizmini çeşitlendirme ve tüm yıla yaymaya yönelik çabalara, belediye başkanları düzeyinde katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de turizm gelişiminde öncelikli gelişim bölgesi olarak gösterilen 28 il içerisinde yer alan 460 belediye başkanına anket uygulanmıştır. Literatür taraması ve uzman görüşü ile oluşturulan ?Kırsal Bölge Belediye Başkanlarına Yönelik Turizm Tutum Anketi? kapsamında; turizme yönelik olumlu bilişsel tutumlar ile ilgili 11, duygusal tutumlarla ilgili 8, kırsal turizmde toplumsal farkındalık oluşturma ile ilgili 6, organizasyonel yapı geliştirme ile ilgili 10, organizasyonel paydaş tercihi ile ilgili 7, ürün geliştirme ile ilgili 9, ürün pazarlama ile ilgili 7 ve kırsal belediyelerin turizme katılım engellerinin belirlemesi amacıyla 6 soruya yer verilmiştir. Anket, Ocak ve Ağustos 2012 ayları arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?tek faktörlü varyans analizi?, ?Tukey (HSD) testi?, ?korelasyon?, ?basit doğrusal regresyon analizi? ve ?çoklu doğrusal regresyon analizi? kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının, demografik özelliklerine (eğitim durumu, temsil ettiği parti, turizm alanında eğitim durumu, turizm amaçlı seminer ve konferansa katılım durumu, turizm amaçlı geziye katılım durumu, turizm sektöründe çalışma durumu) ve belediyelerin genel karakteristik özelliklerine (belediyenin türü, bulunduğu bölge, kent konseyine sahiplik durumu, turizm çalışma grubuna sahiplik durumu, sürdürülebilir turizm eylem planına sahiplik durumu ve turizme yönelik çalışmaların yürütüldüğü bölüme) göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda belediye başkanlarının turizme yönelik tutumları (bilişsel, duygusal) ile kırsal turizmin alt boyutları (toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme, ürün geliştirme, ürün pazarlama) arasında orta düzeyde (r=0,61) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda, belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının (bilişsel tutumlar ile ürün geliştirme hariç); toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme ve ürün pazarlama bakımından kırsal turizmin alt boyutlarını pozitif olarak etkilediği belirlenmiştir. Araştırma bulguları sonucunda, kırsal bölge belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının düzeyini artırabilecek bir model ile konuya ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kırsal bölge, kırsal gelişim, kırsal turizm, paydaş analizi, belediye başkanları, tutum.
Ortaöğretim düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilerin beceri eğitimine bakış açılarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada, turizm eğitiminin önemli bir ayağını oluşturan ortaöğretim düzeyinde mesleki turizm eğitimi alan öğrencilerin, beceri eğitimi öncesi ve beceri eğitimi sonrası turizm sektörüne bakış açılarında bir faklılık olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Öğrencilerin turizm sektörüne bakış açılarının ortaya konulması, eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesini kolaylaştıracak ve daha nitelikli işgörenler yetiştirilmesine katkı sağlayacaktır.Araştırma kapsamına uygun olarak literatür taraması yapılmış ve öğrencilerin turizm sektörüne bakış açılarının tespitine yönelik olarak, gerekli olan veriler anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Anketler, önce pilot uygulama ile test edilmiş, SPSS 13.0 programı yardımıyla yapılan hesaplamada anketin güvenilirlik katsayısı (Coranbach Alfa) % 86 olarak hesaplanmıştır. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik testleri kabul edildikten sonra İstanbul'da bulunan altı otelcilik ve turizm meslek lisesinde öğrenim gören 626 öğrenciye uygulanmıştır. Anketlerin öğrencilere uygulanması 2012 yılı Nisan ayında gerçekleşmiştir. Verilerin analizinde ?Yüzde?, ?Frekans?, ?Aritmetik Ortalama?, ?Standart Sapma? ve farklılaşma testleri için ?T-Testi? ve ?ANOVA Testi? uygulanmıştır. Diğer yandan farklılaşmanın yönünü belirleyebilmek içinde post hoc testlerinden ?Tukey Testi? kullanılmıştır.Bulgular, beceri eğitimini yapmamış öğrencilerin beceri eğitimini tamamlamış öğrencilere oranla turizm sektörüne bakış açılarının daha olumlu olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin beceri eğitimini algılamalarına ilişkin değerlendirmelerinde okul, bölüm, yaş, cinsiyet ve öğrenim gördükleri okul seçiminde etkilenme durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu saptanmıştır. Beceri eğitimi yapılan işletmeyi bulma ve öğrencilerin beceri eğitimi yapılan işletme tercihlerine göre yapılan beceri eğitimi değerlendirmelerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı ve görüşler arasında bir nitelik farkı bulunmadığı saptanmıştır. Bu bulgular ışığında ortaöğretim düzeyinde mesleki turizm eğitiminde beceri eğitimine yönelik sonuç ve öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Mesleki Turizm Eğitimi, Beceri Eğitimi, Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi
Çalışma yaşam kalitesinin çalışanların işlerinden ayrılma niyetlerine etkisi: Otel işletmelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, otel işletmelerinde çalışma yaşam kalitesinin işgörenlerce ne düzeyde algılandığını, beklentilerinin karşılanıp karşılanamadığını ve hangi çalışma yaşam kalitesi unsurlarının işgörenlerin işten ayrılma ve kalma niyetine ne düzeyde etki ettiğini tespit etmektir. Bu amaçla, sayfiye ve şehir otelleri arasındaki çalışma yaşam kalitesi algı farklılıklarının tespit edilmesi amacıyla Antalya ve Ankara bölgesinde 5 yıldızlı otel çalışanlarına hem anket uygulaması yapılmış hem de nitel araştırma yöntemlerinden görüşme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmında araştırmanın amacına uygun olarak frekans yüzde, aritmetik ortalama, eşli guruplar t testi, bağımsız guruplar t testi, tek faktörlü varyans analizi ve regresyon analizi testlerinden yararlanılmıştır. Nitel bölümünde ise hazırlanan görüşme formu iki tema halinde gruplandırılıp işgörenlerin çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılmaya ilişkin görüşleri derlenip yorumlanmıştır. Bu yorumlamada nicel araştırmada elde edilen sonuçlara ait değerlerden de yararlanılmıştır. Araştırma Sonunda genel olarak şehir otellerinde çalışanların çalışma yaşam kalitesi koşullarının kıyı kesiminde çalışanlara göre daha olumlu olduğu anlaşılmıştır. İşten ayrılma ve kalma kararında da genel olarak işgörenlere sunulan adil ve uygun ücret fırsatları ile becerilerini geliştirebilecekleri ortamın varlığı yada eksikliğinin işten ayrılma ve kalma niyetlerini etkilediği anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Turizm, Çalışma Yaşam Kalitesi, Otel İşletmeleri, İşten Ayrılma Niyeti,
Turizm sektöründe hizmet kalitesi: Türkiye ve Kazakistan'daki termal otel işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma
Turizm hareketlerine katılımın en önemli motiflerinden birisini sağlık ya da tedavi oluşturmaktadır. İlk çağlardan bu yana doğanın sağlık verici özelliklerinden yararlanmak isteyen insanlar, termal kaynakların bulunduğu yerleri ziyaret ederek, kaybettikleri sağlıklarına yeniden kavuşmayı amaçlamışlardır. Günümüzde termal turizm hareketlerine katılan kişi sayısı özellikle gelişmiş ülkelerde hızla artmakta, yaşlanan nüfüs, üçüncü yaş ve sağlık amaçlı turizm kapsamında termal turizme katılmaktadır.Termal turizm işletmelerinde müşterilerin istek, ihtiyaç ve beklentilerinin belirlenmesi, bunların karşılanması sonucu oluşacak memnuniyet ve sadakat gerek işletmelerin karlılıklarını artıracak, gerekse ülke ekonomisine katkı sağlayacak, ayrıca iç ve dış turizmin yıl boyu canlı kalmasına fırsat vererek istihdama olumlu etki sağlayacaktır. Bu çalışmada da bu düşüncelerden hareketle, Kazakistan ve Türkiye?de faaliyet göstermekte olan termal otel işletmelerinin sunduğu hizmet kalitesini ölçerek, işletmelerdeki aksaklıkları saptayıp, müşteri memnuniyeti çerçevesinde sunulan hizmetin kalitesini arttırmaya ve iki ülke işletmeleri arasında farkın olup olmadığını ortaya koyarak işletmelerin daha etkin bir pazarlama faaliyetini ortaya koyabilmesi için çeşitli önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; Araştırmaya katılan müşterilerin tatile çıkma nedenleri sorulduğunda hem Kazak müşterilerin hem de Türk müşterilerin ?tedavi? ve ?dinlenme? seçeneklerini daha fazla işaretledikleri görülmüştür. Çünkü insanlar sanayileşme ve kentleşme sonucu ortaya çıkan çevre sorunları, hava kirliliği, stres, mevsim değişiklikleri gibi olumsuz faktörlerden kurtulmak, sağlıklarını tekrar kazanacakları ya da zindelik sağlayacakları turistik alanlara ziyaret etmektedirler. Bu da termal turizm faaliyetlerinin ilk tedavi ve dinlenme amaçlı düşünülmesini ortaya koymaktadır. Termal turizme yönelik daha önceki ziyaretlerde alınan hizmet ivincelendiğinde hem Türk?lerin hem de Kazak?ların kaplıca hizmetlerinden yararlandıkları ayrıca Kazak?ların Türk?lerin hiç tercih etmiş olmadıkları peloidterapi hizmetinden de yoğun olarak faydalandığı tespit edilmiştir. Bu da Kazakistan?daki termal turizme katılan müşterilerin peloidterapi uygulamasına daha talepleri yüksek olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla araştırma problemi çerçevesinde tasarlanan, Anova ve t-testi analizleri ile test edilen araştırma hipotezleri ile ilgili sonuçlar değerlendirildiğinde; müşterilerin milliyetleri ile hizmet kalitesine ilişkin genel memnuniyet düzeylerinde de pozitif yönlü bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Kazakistan?daki termal turizme katılan müşterilerin Türkiye?deki müşterilere göre seyahatlerinden daha memnun oldukları görülmektedir. Bunun nedeni olarak termal tesislerin Türkiye?de uzun yıllardan beri var olması ve bu konuda hizmet alan tüketicilerin beklentilerinin daha yüksek olması, Kazakistan?da ise termal turizmin yeni yeni gelişmesi ve müşteri beklentilerinin daha düşük olması gösterilebilmektedir.Türkiye?deki termal turizme katılan müşterilerin memnuniyet düzeyleri ile eğitim durumları, aylık gelirleri arasında da yine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu sonuç çerçevesinde; insanların eğitimleri ile memnuniyetleri arasında doğru orantıda bir ilşiki vardır. Çünkü eğitim seviyeleri arttıkça insanlar daha bilinçli hale gelmektedir. Dolayısıyla, özellikle aylık gelirleri orta seviyede olan insanlar, aylık gelirleri yüksek olan insanlara göre işletmeden daha memnun kalıyorlar. Çünkü insanların gelirleri arttıkça yaşam kalitesi, standartları ve gittikleri işletmeden beklentileri artmaktadır.Bu sonuçlardan yola çıkarak Kazakistan?daki termal turizmi müşterilerin aylık gelirin ve öğrenim durumlarının etkilemediği görülmektedir. Bunun sebebi ise daha önceden açıklandığı gibi hizmetlerdeki standartların aynı nitelikte olmasıdır. Bu yüzden Kazakistan termal turizm konusunda farklı hizmetler sunmak için Türkiye?yi örnek almalıdır.Anahtar Kelimeler: Termal Turizm, Hizmet, Hizmet Kalitesi, Kazakistan, Türkiye
Yaylacılık kültürünün yayla turizmi içindeki önemi: Rize yaylaları örneği
Bu araştırmanın amacı, yaylacılık kültürünün yayla turizmi içindeki önemini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından `Yayla Turizm Merkezi' olarak ilan edilen Çamlıhemşin /Ayder Yaylası ve İkizdere/Anzer Yaylasında tatillerini geçiren 390 yerli turiste anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS PASW 18 paket programı kullanılarak bilgisayarda yapılmıştır. Anket soruları SPSS'de (PASW Statistik 18) çoklu uyum analizi kullanarak incelenmiştir. Ayrıca Çamlıhemşin-Ayder ve İkizdere -Anzer Yaylasında yapılan anketlerden elde edilen verilerin cevaplama yeri Frekans ve aritmetik ortalamaları Tablolar halinde verilmiştir.Analiz sonuçlarına göre Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarında tatillerini geçiren yerli yayla turistleri çoğunlukla 18 -39 yaşları arasında, lise eğitimi alan ve lisans mezunu bekâr erkek turistlerden oluşmaktadır. Bu kişiler çoğunlukla Marmara bölgesinde ya da Rize'de doğmuş, halen Marmara ya da Karadeniz bölgesinde ikamet etmektedirler. Bu kişiler yaylalara eğlenme- dinlenme, doğal güzellikler ve macera spor amaçlı gelmektedirler. Geliş şekillerinin ise bireysel, rehberli tur, aile ve arkadaş grupları olarak değiştiği tespit edilmiştir.Bu turistler daha çok günü birlik gezileri tercih etmektedir. Konaklama yapanlar ise çadır, karavan, kendi yayla evlerini ya da 3 yıldızlı otelleri kullanmaktadırlar. Öte yandan Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarına gelen turistler yaylalarda çoğunlukla ya birkaç gün ya da bir haftadan fazla kalmaktadır. Bu yaylalara gelen turistler tarihi yerleri ziyaret etme yanında yöresel hediyelik eşyalar satın almaktadır. Bu yaylalarda tatillerini geçiren yerli turistlerin çoğunluğunun, daha önce yayla turizmi faaliyetlerine katılmadıkları gözlenmekle birlikte, bazılarının Rize yaylarına daha önce geldikleri ve turistik faaliyetlerde bulundukları tespit edilmiştir.Çamlıhemşin/Ayder ve İkizdere/Anzer yaylalarına gelen turistler yayla evlerinin ve konaklama tesislerinin mimarisini, iç ve dış tasarımını, yiyecek ve içeceklerin içeriğini ve sunumunu kısmen otantik bulmaktadırlar. Benzer şekilde yerel halkın kıyafetleri, kullandıkları alet ve araçlar da geleneksel kültüre kısmen uygun görülmektedir. Ayrıca, turistler yayladaki camilerin mimarisi, iç ve dış tasarımı; tesis, yer ve dükkân isimlerinin, festival ve organizasyonların, danslar, oyunlar; dinlenilen müzikler; yiyecek ve içeceklerin çeşitliliği, el sanatları ve hediyelik eşyaların ise yerel halkın gündelik yaşamını tam olarak yansıttığı düşüncesindedirler.
Ulusal aşçılık meslek standardı çerçevesinde mutfak eğitimi yeterliği: Anadolu otelcilik ve turizm meslek liselerinde bir araştırma
Bireysel ve toplumsal kalkınmanın temel unsurları; eğitim ve üretimdir. Üretimin temel unsuru ise, mesleki eğitim almış, mesleğin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip işgörenlerdir. İşgörenlerin yapılacak işle ilgili sahip olmaları gereken teorik ve pratik yeterliklerin çerçevesi ise ulusal meslek standardı yeterlikleri ile belirlenmektedir. Mesleki eğitim veren kurumlar, mesleki bilgi ve beceri yeterliklerini kazandıracak nitelikte eğitim vermek durumundadır. Bu bağlamda, gerçekleştirilen çalışmanın amacı, ulusal aşçılık meslek standardı aşçı yeterlik kriterleri kapsamında, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde mutfak eğitimi alan öğrencilerin, teorik ve pratik yeterliklerinin belirlenmesi ve mutfak eğitimi yeterliğine etki eden faktörlerin analiz edilmesidir. Araştırma kapsamına uygun olarak literatür taraması yapılmış ve öğrencilerin yeterlik düzeylerinin tespitine yönelik olarak, Türkiye'nin yedi bölgesinde eğitim veren Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde mutfak derslerini veren 393 öğretmen, ilgili okullarda öğrenim gören 1014 mutfak dalı son sınıf öğrencisi ile Ankara ve Antalya illerinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 405 mutfak yöneticisi üzerinde, anket yöntemi kullanılarak bilgi toplanmıştır. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik testler uygulandıktan sonra 15 Mart ? 30 Haziran 2010 tarihleri arasında örneklem gruplara uygulanmıştır. Verilerin analizinde ?yüzde?, ?frekans?, ?Bağımsız Örneklem Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)?, ?İlişkili Örneklem Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)?, ?Bonferroni Testi? ve ?Tukey Testi? kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, öğretmen, öğrenci ve sektör temsilcisi değerlendirmeleri doğrultusunda öğrencilerin; ?kişisel bakım, işe hazırlık, makarna çeşitleri pişirme, pilav çeşitleri pişirme, salata çeşitleri hazırlama, sebze garnitürleri hazırlama, sütlü tatlılar hazırlama ve hazır ürünlerden basit tatlılar yapma? konularında, diğer konulara göre daha yeterli oldukları görülmüştür. Diğer yandan, öğrencilerin; ?besin gruplarının günlük porsiyon miktarlarının belirlenmesi, besin öğelerinin kaynaklarını seçme, kritik kontrol noktalarını (HACCP) belirleme, uluslararası özel çorba çeşitleri hazırlama, Türk mutfağına özgü sakatat yemekleri pişirme, Türk mutfağına özgü hoşaflar hazırlama, su ürünleri hazırlama ? pişirme ve etleri hazırlama? konularında, diğer konulara göre daha az yeterli oldukları görülmüştür. Öğrencilerin mesleki bilgi ve beceri yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen değerlendirmelerinin, öğrenci ve mutfak yöneticisi değerlendirmelerine göre daha yüksek düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmen ve mutfak yöneticisi değerlendirmeleri anlamlı bir farklılık (p<0,01) göstermiştir. Öğretmen ve sektör temsilcisi değerlendirmelerine göre mutfak eğitimi yeterliğini etkileyen faktörler de anlamlı farklılık (p<0,01) göstermiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda öneriler geliştirilmiş ve yeni bir mutfak eğitimi modeli sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Meslek standardı, ulusal aşçılık meslek standardı, aşçı yeterliği.
Türkiye'de inanç turizmi kapsamında Aziz Pavlus'un yeri önemi ve turistik ürün potansiyelinin değerlendirilmesinde tanıtım faaliyetlerinin rolü
Bu çalışmanın amacı, Aziz Pavlus Evininin tanıtma faaliyetlerini yürüten özel-kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönelimin tanıtımında kullandığı faaliyetlerin etkinliğine ilişkin yabancı ziyaretçilerin görüşlerini belirtmektir.Bu amaçla 2008 yılından bu yana Hıristiyanlarca hac merkezi olarak ziyaret edilen Tarsus'taki Aziz Pavlus Evinde 396 turiste anket uygulanmış, bu anketlerden çalışmada veri olarak kullanılabilecek biçimde doldurulmuş olanların 385 adet olduğu tespit edilmiştir.Söz konusu amaca yönelik olarak uygulanan bu anket üç bölümden oluşmaktadır. Anketin ilk bölümünde; katılımcıların demografik özelikleri ile ilgili sorular yer almakta olup, ikinci bölümde ziyaretçilerin turistik etkinliklerine ve seyahatlerinin amaçlarına ilişkin sorulara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tanıtım faaliyetlerinin etkinliğini belirlemeye yönelik dokuz ifadeyi içeren üç soru bulunmaktadır.Bu araştırmada, Hıristiyan turistlerin mezhepleri ile Tarsus'u ziyaret amaçları arasında ilişki, Turistlerin dini inançları ile Tarsus'ta kalış süreleri arasında ilişki, Aziz Pavlus Evinin tanıtılma yeterliliklerini algılama düzeyinin turistlerin yaşlarına, cinsiyetlerine ve dini inançlarına göre farklılık gösterip göstermediği çeşitli istatistiksel analizler (Ki-Kare Bağımsızlık Testi, Bağımsız İki Örnek t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi) ile test edilmiştir.Elde edilen istatistiki sonuçlarda Katolik mezhebine bağlı bireylerin yönelimi daha çok ziyaret ettikleri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte Hıristiyanların yönelimi günübirlik ziyaret ettikleri, bu doğrultuda yönelimin direkt bir inanç turizmi merkezi konumunda olmadığı daha çok uygulanan turlarda ziyaret edilen bir merkez konumunda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca turistlerin, yaşlarına, cinsiyetlerine ve dini inançlarına göre Aziz Pavlus Evinin tanıtılma yeterliliklerine ilişkin düşüncelerinin farklılık göstermediği; turistlerin daha çok yönelimin tanıtımında kullanılan Halkla ilişkiler faaliyetlerini daha başarılı buldukları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Turizm, Tanıtma, Turistik Tanıtma, İnanç Turizmi, Aziz Pavlus.
Türkiye'de turizm sektöründe uygulanan herşey dâhil sistemin orta öğretim seviyesinde turizm eğitimine etkileri
Müsteri memnuniyetini ön plana çıkararak rekabetin hızla arttıgı hizmet sektöründe kalite en önemli unsur haline gelmeye baslamıstır. Turistik isletmelerde uygulanan sistemler klasik hizmet anlayısı ile uygulanmakta olan oda-kahvaltı yâda yarım pansiyon ve tam pansiyon konaklama türlerinin yerine, kahvaltı, ögle ve aksam yemekleri, tüm ara ögünlerde verilen yemekler, yerli-yabancı / sıcak soguk içkiler/içecekler, animasyonlar, spor aktiviteleri ve müsterilerin ihtiyaç duyabilecekleri diger tüm aktivite ve hizmetlerin fiyata dâhil oldugu bir sistem haline gelmistir. Birçok ülkede oldugu gibi Türkiye'de de hızla olarak isletmeler tarafından benimsenmistir. Turizm sektörünün etkilendigi ve etkiledigi birçok sektör mevcuttur. Ancak bunlardan sektörün çift yönlü etkilesim içerisinde oldugu unsur egitim olgusudur. Dolayısı ile sektörde uygulanan Her sey dâhil tatil sisteminin ülkemiz turizmi ve turizm egitimi üzerinde çesitli etkileri bulunmaktadır. Türkiye'de turizm sektöründe uygulananher sey dâhil sistemin orta ögretim düzeyinde turizm egitimi veren Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri'nin egitimi üzerine etkilerini olumlu veya olumsuz yönlerinin ortaya konulmustur.Türkiye arastırmanın yapıldıgı tarih itibarı ile 110 Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi oldugu tespit edilmis ve bu okulların tamamında 29 523 ögrenci egitim aldıgı görülmüstür. Bu ögrencilerden 5895 ögrenci 11. sınıfa 6116 ögrenci ise 12. sınıfadevam etmektedir. Arastırmamızdaki ögrencilere yönelik yapılacak çalısmanın evreni toplamda 12 011 ögrencidir. Yine bu okullarda görev yapan ögretmen sayısı 2206 dır. Ancak bu sayının 750 ögretmen meslek dersi ögretmeni veya meslek dersi ögretmen kökenli idarecidir. dareci ve ögretmenlere yönelik yapılacak çalısmanın evreni ise 750 olarak belirlenmistir. Bu durumda evrenler göre örneklem sayıları ise ögrenci çalısması için 500 ögrenciye anket uygulanmasına; idareci ve ögretmen çalısması için ise 150 idareci/ögretmene anket uygulamasının uygun olacagı hesaplanmıstır. Arastırma 133 meslek dersi ögretmeni/idareci ve 760 ögrenciye anket uygulanması ile gerçeklestirilmistir.Arastırmaya katılan Meslek Dersi/darecinin anketi doldurma tarihi itibarı ile görev yaptıkları egitim kurumlarına göre dagılımları; %95,5 Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinde görev yapmakta iken %4,5 Ticaret Meslek Lisesi veya Çok ProgramlıLiselerin Turizm alanında görev yapmakta oldugunu belirtmistir. Bu egitimcilerin; %63,2'lik oran ile bayan, %36,8'lik oranla erkektir. Yas olarak dagılımda ise % 4,5'i 20? 29 yas aralıgında oldugunu; % 36,8'i 30?39 yas aralıgında oldugunu; % 52,6'sının 40? 49 yas aralıgında oldugunu; % 6'sı ise 50 ve üstünde oldugunu belirtmistir.Katılımcıların Müdür veya Müdür Bas Yardımcısı %21,8; Müdür Yardımcısı %9,8; Bölüm veya Atölye sefi %20,3; Meslek Dersi Ögretmeni ise % 48,1 seklindedir. Görevlerinin yanı sıra anket dolduran katılımcıların mesleki alanda branslara göredagılımı ise; Konaklama seyahat Hizmetleri olan %69,2; Yiyecek çecek Hizmetleri olan 19,5 dir. Arastırmaya katılan egitimcilerin sitem ile egitimin etkilenmesi karsılastırmasında anlasılır bir önem düzeyinde (p> 0,05) bir farklılasma tespit edilmemistir.Arastırmada yer alan 760 ögrencinin % 68,2'si erkek, %31,8'i kız ögrencidir. Bu ögrencilerden; %1'i 14 yasının altında olup, % 19,6'sı 14?16 yas aralıgında; % 79,6'sı 17-19 yas aralıgında; % 0,7'sinin ise 20 yas ve üstünde oldugunu belirtmistir.Ögrencilerin sınıflara göre dagılımı %58,8 11. sınıf ögrencisi, %41,2 12. sınıf ögrencisidir. Arastırmaya katılan ögrencilerin aldıkları egitim ile sistem degiskenleri açısından her sey dâhil sistemin egitime etkisi duyarlılık algısındaki farklılasmanın olupolmadıgına bakılmıs olup, önem düzeyinde bir farklılasma tespit edilmistir. (p > 0,05) Yapılan arastırmada egitimciler tarafından hersey dâhil sistem egitim-sektör iliskisi açısından ele alındıgında sistemin tüm yönleri ve uygulamaları iledegerlendirmesinin olumsuz oldugu yönündedir. Ancak ögrenciler arasında sistemin degerlendirmesi yapıldıgında sistemin kendi egitimlerine olumlu etkisi olmasının yanı sıra ögretmen ve okul idarecilerinin sistemin etkisi hakkında olumsuz düsüncelerinin de farkındadırlar. Egitimcilerin kalite konusunda yeterlige dayalı personel yetistireme deki tereddütleri her sey dâhil sistem hakkında olumsuz öngörülerinin olusmasına neden olusmustur. Ancak bu olumsuz düsünceye sistemin içerisinde birebir bulunan ögrenciler aynı oranda katılmamaktadırlar. Bu sonuçlar ısıgında her yönü ile farklı özellikleri olan turizm sektörünün turizmegitimi iliskisini farklı boyutta ele alınıp, degerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalısmanın sektör ile egitimin yakınlasmasına katkı saglarken, yetistirilen ögrenciler ile egitmenler arasındaki görüs farklılıklarını da ortadan kaldırılmasına katkı saglaması amacıyla öneriler gelistirilmistir.
Müşteri ilişkileri yönetiminin müşteri sadakatine etkisi: Otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Araştırmanın amacı, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Müşteri Sadakati uygulamalarının hizmet sektöründeki işletmeler ve tüketiciler açısından önemini kuramsal ve kavramsal olarak ortaya koyarak, konaklama işletmelerinde Müşteri İlişkileri Yönetimi uygulamalarının Müşteri Sadakati üzerine etki düzeyini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, İstanbul Avrupa yakası sınırlarında faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan müşteriler oluşturmaktadır. Belirlenen evreni temsilen 20 adet otel işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerine bağlı kalınarak hazırlanan anket sorularıyla, örneklemi oluşturan müşterilere toplam 350 adet anket uygulanmıştır ve böylelikle veriler sistemli bir şekilde toplanmıştır.Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, İstatistiksel analizler için SPSS 16.0 (Statistical Package for the Social Sciences) Software programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodların (Ortalama, Standart sapma, frekans) yanısıra parametik varsayımların sağlanıp sağlanmadığını test etmek için Kolmogorov- Smirnov testi yapılmıştır. Ölçüm tipi niceliksel verilerin, üç veya daha fazla bağımsız grupların parametrik test varsayımların sağlanmaması halinde Kruskal Wallis Varyans Analizi, niceliksel verilerin, iki bağımsız grubun parametrik test varsayımların sağlanmaması halinde karşılaştırmasında Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Ayrıca anketimizin ikinci bölümünü oluşturan Otelin Müşteri İlişkileri Yönetimi ve anketin üçüncü bölümünü oluşturan Otele ilişkin tutum ve davranışlar değişkenleri arasındaki ilişki düzeyini belirlemek için Korelasyon Analizi kullanılmıştır.Araştırmaya dahil otel işletmelerinin Müşteri İlişkileri Yönetim yaklaşımları ile Müşteri Tutum ve Davranışlarını( Müşteri Sadakatini) ölçmeye yönelik oluşturulan sorular arasındaki ilişki düzeyini ve yönünü belirlemeye amacıyla Korelasyon Analizi yapılmıştır ve analiz sonuçlarına göre Müşteri İlişkileri Yönetimi yaklaşımları ile Müşteri Sadakati arasında pozitif yönlü ileri düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Bu sonuç araştırmanın ana hipotezini destekler niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Müşteri İlişkileri Yönetimi, Müşteri Sadakati
Turistlerin her şey dahil sistemini tercih etme nedenleri üzerine bir araştırma: Antalya örneği
Bu araştırmanın amacı, turistlerin tatil planı yaparken ve tatili satın alırken her şey dahil sistemini tercih etme nedenlerini ortaya koymaktır. Araştırma probleminden yola çıkılarak turistlerin bu sistemi tercih etme nedenlerinin belirlenmesinin, ülke turizminin gelişmesi ve sistemi uygulayan turizm işletmeleri açısından yararlı olacağı düşünülmektedir.Bu çalışmada Wong ve Kwong (2004) tarafından Hong Kong'lu turistlerin her şey dahil sistemini tercih etmelerine yönelik yapılan araştırmada kullanılan anket esas alınmıştır. Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde hazırlanan anket yöntemi ile veriler toplanmıştır. Ankette demografik değişkenleri belirlemeye yönelik 13 adet soru ve turistlerin her şey dahil sistemini tercih etmelerine etki eden faktörleri belirlemeye yönelik 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmış 30 adet kapalı uçlu önerme yer almaktadır.Araştırma, iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, Antalya ilinde 3 sektör temsilcisi, 5 işletme yöneticisi ve 20 turistin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama sonucunda ankette yer alan sorularda çelişkili ya da anlaşılmaz ifadeler bulunmadığı tespit edilmiş ve çalışmanın görünüş geçerliliği sağlandığı için belirlenen örneklem üzerinde veri toplanmaya başlanmıştır. Asıl uygulama 387 turistin katılımıyla yürütülmüştür.Araştırmanın evrenini Antalya ilinde 2009 yılı Eylül ayından 2010 yılı Temmuz ayına kadar olan sürede 5 yıldızlı otellerde ve birinci sınıf tatil köylerinde paket tur kapsamında her şey dahil sistemi ile konaklayan turistler oluşturmaktadır. Bu kapsamda verilerin geçerliliğini artırmak ve tüm evrene genelleyebilmek amacıyla evrenden seçilmiş otel ve tatil köylerine aylar itibariyle, içinde bulunulan ayın belli günlerinde giriş yapan ilk 10 turist seçilerek 387 katılımcı ile araştırma verileri toplanmıştır.Araştırma bulgularına göre turistlerin her şey dahil sistemini tercih etme nedenleri arasında ilk üç sırada turun iptal edilmeme garantisi, fiyat ve fiyata dahil olanlar ifadeleri gelmektedir. Ayrıca yapılan faktör analizi sonucunda ?yenilikler?, ?fiyat? ve ?seyahatin özellikleri? faktörlerinin her şey dahil sistemini tercih etme nedenleri arasında ilk üç sırada yer aldıkları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Satın Alma Davranışı, Turist Tercihleri, Her Şey Dahil Sistemi.
Otel işletmeleri mutfak personelinin gıda güvenliği algılamaları ve Ankara'da bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, otel işletmelerinde mutfakta çalışan personelin gıda güvenliği hakkındaki bilgi düzeylerini ve uygulamalarını saptamaktır. Ayrıca bu ana amaca ilaveten otel işletmelerinde çalışan mutfak personelinin demografik özelliklerine göre mutfakta kullanılan araç-gereç hijyeni, kişisel hijyen, gıda hijyeni ve genel hijyen bilgi düzeyleri belirlenerek alt amaçlara cevap aranmıştır. Araştırma sonucunda otel işletmelerinde mutfak personelinin gıda güvenliği konusunda ne kadar bilgi sahibi oldukları ve yaptıkları uygulamalar tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen verilerle değişik görevlerde (aşçı, servis elemanı, bulaşıkçı vb.) çalışanların bilgi düzeyleri ve uygulamaları arasındaki farklılıklar da belirlenmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara'da bulunan dört ve beş yıldızlı oteller oluşturmaktadır. Ankara il merkezinde bulunan toplam 17 oteldeki 301 mutfak çalışanına anket uygulanmıştır. Tanımlayıcı özelliklere göre hijyen puanlarının karşılaştırılmasında ikiden fazla grubun karşılaştırıldığı durumda ?tek yönlü Varyans analizi (one way ANOVA)? , iki grubun karşılaştırıldığı durumlarda ise ?bağımsız gruplarda t-testi?kullanılmıştır. Tek yönlü Varyans analizlerinde, fark saptanan durumlarda grubun/grupların belirlenmesinde post-hoc Tukey analizi kullanılmıştır. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi olarak belirlenmiştir.Araştırmaya katılan otel çalışanları yaş grubuna, cinsiyete, eğitim düzeyine, mevcut işyerinde çalışma süresine, eğitim alma durumuna göre değerlendirildiğinde, gıda hijyeni, personel hijyeni, ekipman, araç-gereç hijyeni ve genel hijyen algı puanı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır . Otel çalışanları görevlerine, çalışma süresine ve eğitim aldıkları yere göre gıda hijyeni, personel hijyeni, ekipman araç gereç hijyeni ve toplam hijyen (gıda hijyeni, personel hijyeni, ekipman araç gereç hijyeni) puanları değerlendirildiğinde ise, gruplar arasında anlamlı fark saptanmıştır .Anahtar Kelimeler: Gıda güvenliği, hijyen, otel işletmeleri
İşe alıştırma eğitimlerinin örgütsel bağlılığa etkisi: Havalimanı yer hizmetleri çalışanları üzerine bir araştırma
İşe alıştırma eğitimlerine tabi tutulan işgörenlerin işten ayrılama niyeti ve örgütsel bağlılık düzeylerinin işe alıştırma eğitimine alınmayan işgörenlere göre daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı havaalanlarındaki yer hizmet şirketlerinde çalışan personelin aldığı eğitiminin örgütsel bağlılıklarına etkisini araştırmaktır. İşletmelerinin faaliyetlerine devam edebilmelerinde örgütsel bağlılığın irdelenmesi oldukça önemlidir. Özellikle, gelişmekte olan ülkelerde kriz ortamlarının fazla olması, çalışanların işten ayrılmalarına neden olabilmektedir. Böyle olumsuz durumlar da yöneticilerin, örgütsel bağlılığı sağlayacak faaliyetlerde bulunmaları gerekmektedir.Araştırma alan araştırması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak iki ölçekli anket kullanılmıştır, bu ölçekler eğitimleri programlarına karşı tutumları belirleyen ve örgütsel bağlılık algılarını belirleyen ölçeklerdir. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirlikleri uygulamaya elverişli bulunmuştur. Araştırma evreni Ankara Esenboğa, İstanbul Sabiha Gökçen, Dalaman, Milas-Bodrum, Antalya Havalimanlarında çalışanlardır, ankete ise toplam 209 kişi katılmıştır. Veri analizi yapılırken, demografik özellikler frekans tabloları şeklinde, eğitimi bileşenleri(bağımsız değişken) ile örgütsel bağlılık(bağımlı değişken) bileşenleri arasındaki ilişkiyi bulmak için regresyon analizi, işe alıştırma eğitiminin örgütsel bağlılığa etkisinin demografik değişkenlere göre farklılığını test etmek için Manova ve Anova testleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; işe alıştırma eğitiminin örgütsel bağlılığı açıklamadaki oranı %15,3 (regresyon katsayısı) olduğu tespit edilmiştir. Bu da işletmelerin, çalışanlarına işe alıştırma eğitimleri vermelerinin önemini göstermektedir
Turizm sektöründe reklam ve satış geliştirme faaliyetlerinin tüketici tercihlerine etkisi
Bu çalışma; turizm sektöründe, reklam ve satış geliştirme faaliyetlerin tüketici tercihlerine etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. İşletmeler açısından satışların arttırılması, tüketiciler açısından da ürün hakkında bilgi sahibi olma ve uygun fiyatta, kalitede ürün satın alma olanağı sağlayan reklam ve satış geliştirme konusunun güncelliğini koruması ve 2010 yılında yaklaşık olarak bir milyar kişinin seyahat ettiği turizm sektörünün büyük önem kazanması bu çalışmanın gerekçelerindendir.Çalışma; Antalya'dan sonra ikinci en önemli turizm merkezimiz olan İstanbul'da yapılmıştır. Bu çalışmanın evrenini, 2010 yılında İstanbul'a gelen yabancı turistler oluşturmaktadır.Alan araştırmasına dayalı bu çalışmada, birincil veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır ve anket üç bölümden oluşmaktadır. Anketin birinci bölümünde; katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin değişkenleri tespit etmeye yönelik sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümde; katılımcıların tatillerine ilişkin değişkenleri tespit etmeye yönelik sorulara yer verilmiştir. Anketin son bölümünde ise; katılımcıların reklam ve satış geliştirme faaliyetlerine ilişkin görüşlerinin tespiti için, satış geliştirme alt boyutu ile reklam alt boyutuna ait ifadelere yer verilmiştir. 2010 yılında toplam 289 yabancı turistin ankete ilişkin görüşlerinden elde edilen veriler SPSS 16,0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Satış geliştirme ve reklam alt boyutları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı ?ilişkili ölçümler için t testi? ile test edilmiştir. Diğer taraftan, ankete katılanların reklam ve satış geliştirme faaliyetlerine ilişkin görüşlerinin, demografik ve tatilleri ile ilgili özelliklerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği; iki grup içeren değişkenler için t-testi ve ikiden fazla grup içeren değişkenler için tek-faktörlü varyans analizi (Anova testi) ile test edilmiştir. Tüm istatistikî sonuçlar, 0,05 anlamlılık düzeyi esas alınarak analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarında, turistlerin reklam faaliyetlerinden çok satış geliştirme faaliyetlerinden etkilendikleri tespit edilmiştir. Ayrıca t ve anova testleri sonuçlarına göre; eğitim durumları, gelir durumları, ülkeleri, ziyaret sayıları, konakladıkları gün sayıları, geliş amaçları ve yararlandıkları bilgi kaynakları gibi değişkenlerin turistlerin reklam ve satış geliştirmeye ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılığa neden olduğu tespit edilirken, diğer değişkenlerle reklam ve satış geliştirmeye ilişkin görüşler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Otel seçimine etki eden faktörlerden biri olarak dini hayat tarzlarının etkisi üzerine bir alan araştırması
Bu araştırmanın amacı, yerli turistlerin satın alma süreçlerinde dini hayat tarzlarının otel seçimi üzerinde etkisi olup olmadığını tespit etmek ve otel seçiminde etkili olan dini faktörler hakkındaki değerlendirmelerini karşılaştırarak, yerli turistlerin otel tercihlerini etkileme sıralamasının yapılması ve satın alma davranışları üzerindeki farklılıkların ortaya çıkarılmasıdır.Araştırmada uygulanan yöntem örnek olay çalışmasıdır. Örnek olay, tek bir olayı veya birkaç olayı derinlemesine incelemek demektir. Bu tür araştırmalarda her çeşit bilgi toplama yöntemine başvurulabilir. Araştırmaya özgü sonuçların ortaya koyulabilmesi ve araştırmanın amaçlarına ulaşması açısından, kolayca gözlemlenemeyen, yazıya dökülmesi zor, bilgisayar ortamına aktarılamayan bilgileri elde etmek amacıyla araştırmada anket tekniği kullanılmıştır. Yüz yüze anket uygulaması araştırmanın güvenilirliğini arttırmak ve anketlerin geri dönüşünü sağlamak amacıyla seçilmiştir. 2010 yılında ?X? islami otel işletmesi ile ?Y? klasik otel işletmesinde konaklayan 600 yerli tüketiciye anket uygulanmıştır. Söz konusu anket formu üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, otel seçiminde yerli turistlerin davranışlarını belirlemeye ilişkin 41 faktör bulunmaktadır. İkinci bölümde yerli turistlere dini vecibeleri hakkında sorular yöneltilmiştir. Bunlar; namaz kılma durumu, oruç tutma durumu, hacca gitme durumu, hacca gitme eğilimi ve zekât verme durumlarıdır. Üçüncü bölümü ise cevaplayıcıların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik sorular ve konu ile ilgili ankette değinilmemiş ve konuyla ilgili olabilecek belirtmek istedikleri yorumları oluşturmuştur.Bu araştırmada, öncelikle örneklemde yer alan yerli turistlerin dini hayat tarzları ile ilgili bulgulara yer verilmiş bununla birlikte otel seçimlerinde etkili olabilecek faktörlerin frekans ve yüzde dağılımlarının yanı sıra aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak betimlenmiştir. Ankette yer alan bazı değişkenler yerli turistlerin konakladıkları otelin türü ile dini hayat tarzları ve otel seçiminde etkili olabilecek faktörler arasındaki ilişkiler t-testi ve ki kare testleri ile 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir.Araştırmada, yerli turistlerin dini emirler hakkındaki tutumları ile otel seçimleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırma bulguları, dini emirlerin yerli turistlerin, turistik ürünü seçme ve satın alma davranışları üzerinde etkisi olduğunu ve bu etkinin, insanların dini emirlere uyma çabalarına bağlı olarak şiddetinin değiştiğini göstermektedir.