
43
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Müzelerde artırılmış gerçeklik: NFT uygulamaları bağlamında artırılmış gerçeklik destekli müze uygulaması (Bolu Müzesi örneği)
Artırılmış Gerçeklik (AG), gerçek ortam nesnelerini referans alarak, nesnelerin dijital bir katman ile zenginleştirilmesi ve bu zenginleştirme işleminin akıllı cihazlar ile deneyimlenmesidir. 1957 yılında Morton Heilig tarafından icat edilen ve ilk artırılmış gerçeklik tabanlı düzenek denilebilecek Sensorama'dan bugüne, artırılmış gerçeklik teknolojisi birçok alanda kullanılmaktadır. Bu alanlardan biri olan müzeler, artırılmış gerçeklik destekli sergilemeleriyle, insanların müzelere farklı bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlamıştır. Kültürel ve sanatsal alanlarda yaygın olarak kullanılan bu teknolojinin dünya genelinde pek çok müzede örneğini görmek mümkündür. Ancak ülkemizde bu teknoloji kullanımının yaygın olmadığı ve geliştirmeye açık olduğu bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde; artırılmış gerçekliğe Kritik Teknolojiler başlığı altında yer verilmiş ve 355. Maddede irdelenerek önemi belirtilmiştir. Aynı kalkınma planında müzeler için çağdaş müzecilik anlayışı içerisinde müzelerin nitelik ve niceliğinin artırılması, kültür ve sanatın bir yaşam alışkanlığı olarak gelişmesi için erken yaşlardan itibaren kültür ve sanat eğitimlerine önem verilmesi hususlarına da değinildiği görülmektedir. Bu nedenle, gelişen teknolojilere hızlı biçimde uyum gösterebilen çocukların ve her yaştan müze ziyaretçilerinin müze bilinci, kültür ve teknoloji farkındalığını pekiştirmek adına bu çalışmada; Bolu Müzesinde yer alan eserler için artırılmış gerçeklik tasarımları hayata geçirilmiş ve ziyaretçiler için bilgilendirme tasarımları oluşturulmuştur. Artırılmış gerçeklik tasarımları NFT olarak listelenmiş, kuramsal bağlamda artırılmış gerçeklik, NFT ve Metaverse kavramlarının müzeler ve kültür varlıklarının tanıtımı için nasıl bir fayda sağlayabileceği konularına detaylı bir şekilde değinilmiştir. Ayrıca ziyaretçilerin müzeyi ziyaret etmelerine gerek duymadan artırılmış gerçeklik deneyimini bazı eserler üzerinden deneyimleyebilecekleri bir internet sitesi tasarlanmış ve yayınlanmıştır. Bu çalışmanın, on birinci kalkınma planındaki kritik teknolojilerden biri olan artırılmış gerçeklik teknolojisini derinlemesine incelenmesi, artırılmış gerçeklik tasarımlarının hayata geçirilmesi, güncel teknolojik gelişmeler ışığında, artırılmış gerçekliği NFT ve Metaverse boyutları ile birlikte ele almasıyla literatüre özgün katkılar sunacağı düşünülmektedir.
Sanatta protest tavrın gelişimi ve bir grafik tasarım uygulaması
Sanat alanında her zaman var olan iktidar ve tahakküm yapıları, sanatın özgür yapısıyla çeliştiği için bu durum sanatçıları protest bir tavır takınmaya sürüklemiştir. Hem sanatı özgürleştirme hem de bireysellikten öte toplumla birleşme idealiyle sanatçıların bu tavrı 20. yüzyılla birlikte görünür hale gelmiştir. Kendi öncülerinin önyargılarını onaylamayan sanatçılar kendi alanlarında belli özgürlükleri elde ettikten sonra modern dünya toplumunun tepkisizliğini aşacak çalışmalar üretmiştir. Bu tezde, 21. yüzyılın muhalif sanatçılarının güncel pratiklerinde bu başkaldırının izini küresel toplum problemleri bağlamında sürmek amaç edinilmiştir. Belirlenen toplumsal problemler göç, savaş, tüketim kültürü ve çevresel yıkımdır. Aktüel dünyaya egemen sınıfın düşüncelerinin ve eylemlerinin sebep olduğu bu yanlışları aşma olanağını arzulayan sanatçılar günümüzde birer aktiviste dönüşmüştür. Tezin üçüncü bölümünde; ele alınan problemleri görünür kılmak için, sanat politika ve toplum çerçevesinde çalışmalar yapan günümüz sanatçılarının didaktik üsluptan uzak protest işleri incelenmiştir. Diğer bir taraftan tasarım alanının kamusal alandaki gücü tartışılamaz derecede büyüktür. Peki, iktidarın elindeki tüketim kültürüne hizmet eden bu alanda, toplumla iletişime geçecek, toplumsal problemlere duyarlı protest tasarımlar olanaklı mıdır? Tezin son bölümünde bu soru ışığında, tarihsel altyapıdan elde edilen verilerle uygulama çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Grafik tasarımcılar meslek kuruluşu sergilerinde tipografi kategorisinde ödül alan afişlerin incelenmesi
Yaratıcı bir alan olarak grafik sanatı son yıllarda büyük ilgi ve beğeni kazanmaktadır. Bir mesajı veya fikri görsel olarak iletmek için çeşitli araçların, tekniklerin ve ortamların kullanılmasını içerir. Grafik tasarım, işletmeler ve kuruluşlar için markalaşma, pazarlama ve reklamcılıkta çok önemli bir rol oynamaktadır. Grafik ürünü ve bir iletişim aracı olan afişler, tasarımcısının sanat ve iletişim üslubuna göre gerek imge yoğunluklu gerekse tipografik yoğunluklu olarak sonuçlandırılabilmektedir. Grafikerler Meslek Kuruluşu (GMK) tarafından her yıl düzenlenen sergi etkinliklerinde, Grafik Tasarım ürünleri çeşitli kategorilerde ödüllendirilmektedir. Bu araştırmanın konusu afiş kategorisinde ödül alan tasarımların tipografik açıdan incelenmesi olup, afiş tasarımında tipografik ağırlıklı tasarımlar için yol gösterici bir kaynak olacaktır. Her türlü platformda iletişim aracı olarak kullanılan afişler, bu çalışmada afiş değerlendirme kriterleri ve tipografik temeller göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Sonuç olarak grafik sanatı, modern iletişimin hayati ve vazgeçilmez bir yönüdür. Akademik anlamda grafik alanı, öğrencilere başarılı grafik sanatçıları olmaları için gereken bilgi ve becerileri sağlamayı amaçlar. Etkili grafik tasarım, tasarım ilkelerini ve hedef kitleyi anlamayı ve aynı zamanda izleyiciyle duygusal bir bağ kurabilme becerisini gerektirir. Anahtar kelimeler: Grafik Tasarım, Tipografi, Afiş, GMK.
Çocuk sessiz kitaplarında karakter tasarımlarının tasarım ilkelerine göre incelenmesi
Sessiz kitaplar; hikâyenin yazılı metin ile değil, sadece resimleme ile anlatıldığı ve hikâyenin okuyucunun yorumuna göre şekillendiği kitaplardır. Bu kitapların temel özelliği, görsel oluşudur. Resimlerin görsel dilinin, hiçbir şekilde yazı diline göre ikincil olmadığı, evrensel bir güç ve potansiyele sahip olduğu düşünüldüğünde, hangi dili konuştuklarına bakılmaksızın, her kültürden insana ulaşabilmektedir. Sessiz kitaplarda basit, doğrusal hikâyeler ve karmaşık hikayeler anlatılarak, sanatsal ve yaratıcı ifadenin sınırları zorlanabilmektedir. Kitap içerisindeki hikâye; karakterleri ve onların etkileşime girdiği mekânların, görsel olarak anlatılmasıyla oluşur. Bu anlatının oluşması için temel tasarımı oluşturan çizgi, renk, doku, biçim, ölçü ve yön gibi ilkeler kullanılır. Böylece hikâye görsel iletişime dahil edilmiş olur. Bu kitap türünde okuyucu, kendi deneyimleriyle resmin anlattığı hikâyeyi yorumlayabilir veya resimlerden esinlenerek kendi kurgusal hikayesini oluşturabilir. Sessiz kitap hikayeleri okuyucunun hayal gücüne bırakıldığı için, yaratıcı düşüncenin gelişimini sağlayan önü açık bir süreç başlatır. Çocuğun gördüğü dünyayı anlamlandırması, bu süreçte edindiği görsel ifadedeki anlamları bulmasıyla başlar. Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar, resimleri kelimelerden daha önce okumayı öğrendiği için resimli kitaplarla olan etkileşimden çeşitli yetiler kazanabilir. Çocuk, gelişen yetenekleriyle günlük yaşamında karşılaştığı problemlere karşı farklı çözümler üretebilir. Sessiz kitabın anlattığı hikâyenin mesajı, çoğunlukla karakterler üzerinden verilmektedir. Bu noktada karakter tasarımlarının, ayrıntılı şekilde planlanması gereken birden çok aşamayı barındıran bir sürece dönüşmektedir. Çocuğa yönelik eserler oluşturan sanatçıların, birtakım ilke ve hedefleri dikkate alması gibi yükümlülükleri vardır. Bu ilkelerin çocuğun ihtiyaçlarına ve görmeyi istediklerine göre şekillenmesi gerekmektedir. Görsel olarak hedef kitleye uygun şekilde, tasarım ilkeleri dahilinde hazırlanan karakter tasarımı, okuyucuyu hikâyenin içerisine dahil eder ve onun dikkatini canlı tutarak hikâye ile olan etkileşimini arttırır. Hedef kitlesinin çocuklar olduğu kitaplarda, hikâyenin özü ve karakterin tasarımı, sanatçılar tarafından özellikle dikkat edilmesi gereken hassas bir sürece dönüşmektedir. Bu tez çalışması; çocukların gelişim dönemine yönelik olan kitap türlerinin literatüre dayalı olarak araştırılması ve seçilen 7 adet sessiz çocuk kitabındaki, karakter tasarımlarının, tasarım ilkelerine göre incelenmesini içermektedir.
Açık dünya bilgisayar oyunlarında illüstrasyon kullanımı
İllüstrasyon, bir konuyu görsel olarak ifade etmek için kullanılan sanatsal bir tekniktir. Bu teknik, çizim, resim veya diğer görsel unsurların kullanılmasıyla gerçekleştirilir. İllüstrasyon, hikaye kitapları, dergiler, reklamlar, çizgi romanlar, oyunlar ve diğer görsel medya alanlarında sıkça kullanılan bir yöntemdir. İllüstrasyonlar, metnin veya anlatının anlaşılmasını kolaylaştırır, duygusal etki yaratır veya bir mesajı iletmek için kullanılır. Bu görsel öğeler, özgün tarzlar, renkler ve kompozisyonlarla oluşturulabilir. Böylece bir eserin atmosferini ve karakterini daha iyi ifade edebilir. Açık dünya oyunları, oyunculara geniş bir oyun dünyasında serbestçe dolaşma ve keşfetme imkânı sunan oyunlardır. Bu tür oyunlar, oyunculara genellikle büyük bir harita veya oyun alanı sunar ve bu alanda serbestçe hareket edebilme özgürlüğü verir. Oyuncular, kendi tercihlerine göre görevleri tamamlayabilir, yan görevlere katılabilir, keşif yapabilir ve oyun dünyasının içindeki etkileşimli unsurlarla etkileşime girebilirler. Açık dünya oyunları genellikle detaylı çevre tasarımları, zengin karakter ve geniş özelleştirme seçenekleri ile oyunculara derin ve özgün bir oyun deneyimi sunmayı hedefler. Bu çalışma, açık dünya oyunlarında kullanılan illüstrasyonlar incelemiştir. İllüstrasyonlar, oyun dünyasının görsel öğelerini oluşturan grafikler, çevre tasarımları ve karakter modelleri gibi unsurlardır. Bu özellikler, oyun deneyimini zenginleştirmek ve oyuncuların oyun dünyasına daha fazla bağlanmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Tez, farklı açık dünya oyunlarının illüstrasyon tarzlarını analiz ederek, bu illüstrasyonların oyun atmosferine, karakterizasyona ve hikâye anlatımına nasıl katkı sağladığını araştırmaktadır. Ayrıca, oyun geliştiricilerine illüstrasyonların oyun deneyimini nasıl etkileyebileceği konusunda fikirler sunmayı hedeflemektedir.
Üniversitelerin sosyal medya platformlarının grafik tasarım açısından incelenmesi
Günümüz dünyasında teknolojinin her geçen gün yaşadığı büyük değişimle mobil cihazlar aracılığıyla anlık iletişim ve haberleşme herkes için mümkün hale gelmiştir. Geleneksel medya olarak adlandırılan televizyon, radyo ve gazete gibi medya araçları, insanların anlık haber alma beklentilerini karşılama noktasında yetersiz kalmaktadır. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi mobil cihazların sadece iletişim ve haberleşme için değil sosyal medya adı verilen yeni medya iletişim aracıyla birlikte paylaşım için de kullanılması yaygınlaşmıştır. Bu sayede insanlar dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir gelişmeyi anlık olarak haber alabilecek teknolojiye ulaşmıştır. Sosyal medyanın bu kadar önem arz ettiği bir dönemde milyonlarca insana ulaşabilecek etkideki sosyal medya paylaşımlarındaki görsel tasarımların, grafik tasarımın kurallarına uygun şekilde hazırlanması, bu paylaşımları daha etkili hale getirmektedir. Sosyal medya aracılığıyla kendi hedef kitlesine ulaşmaya dönük paylaşımlar yapan kurumların da grafik tasarım ilkelerini göz önünde bulundurması büyük önem arz etmektedir. Hazırlamış olduğum bu tez çalışmasında yaptığım araştırmalar ışığında Instagram platformunda araştırma tarihi itibariyle en çok takipçi sayısına sahip olan on özel üniversitenin özellikle üniversite kayıt dönemlerinde yapmış oldukları paylaşımları; biçimsel özellikleri, grafik tasarım ilkelerine uyum ve fotoğraf kullanım stratejileri açılarından incelenmiştir. Bu incelemeler neticesinde elde edilen bulgularla bahse konu kurumların hedef kitlelerine yönelik daha etkili paylaşımlar yapabilmeleri adına yön verebilmek amaçlanmıştır. Bu amaçla uyumlu olarak çalışmamız; Türkiye'de sosyal medya konusunda birçok araştırma bulunmasına rağmen akademik anlamda grafik tasarım açısından sosyal medya paylaşımlarının incelendiği sınırlı sayıda çalışma bulunması, ana sayfasında anlık olarak yüzlerce paylaşımın yapıldığı sosyal medya platformlarında, takipçilerinin ilgisini çekebileceği paylaşımlar yapabilmeleri için üniversitelerin yararlanabileceği bir kaynak olması açısından önemlidir.
Kırmızı ödüllü araç reklamlarının göstergebilim bağlamında incelenmesi
Günümüzde reklam, üzerinde çok konuşulan kendisinden çok şey beklenen bir iletişim biçimidir. Reklam, artık hem üretici firmalar için hem de bir anlamda tüketici için vazgeçilmez bir olgu durumuna gelmiştir. Üretici işletmeler açısından hızla artan bir rekabet baskısı, tüketici ile doğrudan iletişim kurmanın olanaksızlaşması, üretilen mal ya da hizmeti tercih etmesini sağlamak için tüketicinin ikna edilmesi gibi pek çok sorunun çözümü büyük ölçüde reklamdan beklenmektedir. Kültürel bir metin olarak reklam; metafor, karikatür, mizah ve müziği kullanır ki bunlar popüler kültürün de kullandığı ögelerdir. Çağımızda fotoğrafik görüntüler, insanları adeta bir ağ gibi sarmıştır. Bulunduğumuz her yerde bu görüntülerden biri veya birkaçı ile karşı karşıya kalırız. Gördüğümüz herhangi bir resimli tasarımın ortalama %60'ı fotoğrafik yöntemlerle çözümlenmiş görsellere ayrılarak milyonlarca kişinin tarafından izlenmektedir. Bu çalışmada fotoğraf, reklam fotoğrafçılığı ve manipülasyon kavramları detaylı bir şekilde ele alınmış; Manipülasyon teknikleri kullanılarak üretilen reklam tasarımlarının göstergebilim analizleri yapılmıştır.
Açık hava reklamcılığında yaşanan teknolojik gelişmeler
Günümüzde şirketler tüketicilere aynı üründen birden fazla marka seçeneği sunmakta, ancak bir adım önde olmak için promosyon araçlarını kullanmaktadırlar. Tüketici için üretim ve birden fazla seçeneğin olması pazarda rekabeti arttırmaktadır. Şirketler, yüksek kâr oranını, düşük reklam maliyetlerini korumayı, hedef kitleye ulaşmayı ve ardından da ürünü satın almayı veya hizmeti kullanmayı amaçlamıştır. Açıkhava reklamcılığı, hedef kitleye ulaşmakta ve istenilen mesajı iletmekte zorlanmadan reklam yapmaktadır. Bu ürünler mobil, sabit veya teknik olsun, tüketicinin dikkatini başarıyla çekmekte, satın almayı yapan, ürünü tanıtan ve marka bilinirliği yaratan bir reklam aracı olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; reklam başlığı altında reklam gelişimi ve stratejileri, reklamın gelişim süreci, reklam sınıflandırması, reklama ait özellikleri, reklam stratejileri ve reklam değerine, ikinci bölümde; açık hava reklamcılığı kavramı, açık hava reklamcılığının tarihsel gelişimi, avantaj ve dezavantajları, özellikleri, üretim teknikleri ve tüketiciye ulaşma şekillerine ve üçüncü bölümde ise; açık hava reklamcılığının uygulama alanları başlığında durağan reklam alanlarına ve hareketli reklam alanlarına değinilmiştir. Bu çalışmada, açık hava reklamcılığında yaşanan teknolojik gelişmeler bağlamında görülen değişim ve dönüşüm süreçlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu yaklaşım sayesinde açık hava reklamları ile teknoloji etkileşiminin bulunduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Reklam, Reklamcılık, Açık Hava Reklamcılığı, Teknoloji
Metaverse ekosisteminde arayüz tasarımı
Türk Dil Kurumunca Türkçe anlam karşılığı literatüre henüz eklenmemiş Metaverse kelimesi "meta" (öte) ve "universe" (evren) sözcüklerinin birleşimi ile evren ötesi anlamında kullanılabilecek bir kavram olarak kurgusal bir evreni ifade etmektedir. 3B sanal dünyalara giriş akıllı gözlükler, VR ya da AR başlıkları üzerinden sağlanmakta, kişiler burada özelleştirilebilir bir dijital avatar haline getirilerek diğer avatarlarla etkileşime girebilmekte, sanal olarak yaratılan farklı ortamlara gezmeye gidebilmekte, oyun oynayabilmekte, konser izleyebilmekte, sanal olarak sosyalleşebilmekte ya da ortak çalışmalar yapabilmektedir. Metaverse kavramı, bilim kurgu dünyası tarafından popüler hale getirilmiş ve sanal gerçeklik oyun dünyalarından sosyal medya platformlarına kadar çok çeşitli sanal ortamları tanımlamak için kullanılmıştır. Potansiyel olarak daha büyük bir öte evrenin parçası haline gelebilecek sanal ortamlar yaratmaya ve geliştirmeye çalışan şirketlerle birlikte, teknoloji endüstrisinde de bir ilgi konusu olmuştur. Halen geliştirmenin ilk aşamalarındadır. Bu bağlamda grafik tasarımcılara düşen görev metaverse uygulamalarının arayüzlerini iyi bir kullanıcı deneyimi sağlayacak şekilde tasarlamaktan geçmektedir. Metaverse uygulamalarının grafikleri, grafik işleme teknolojisindeki gelişmeler sayesinde son yıllarda önemli ölçüde iyileşmiştir. Büyük miktarda hesaplama gücü ve gerçek dünyadaki nesnelerin ve ortamların ayrıntılı modellemesini gerektirdiğinden, fiziksel dünyadan ayırt edilemeyen tamamen gerçekçi grafikler oluşturmak hala zordur. Bununla birlikte, bir metaverse uygulamasındaki grafiklerin gerçekçiliği birçok kullanıcı için mutlaka en önemli faktör değildir. Grafik tasarımcıların başlıca işi mesajı iletmek için istediği görseli bazen stilize etmek bazense gerçekçi kılmaktır. Pek çok insan, grafiklerin gerçekçilik düzeyi ne olursa olsun, genel sürükleyici deneyimi ve sanal dünyayla anlamlı şekillerde etkileşim kurma becerisiyle daha çok ilgilenecektir.
Kalıp içi etiketleme (IML) teknolojisi ve gıda ambalajlarında kullanımı
Ambalaj her yönüyle geçmişten günümüze insanın yaşamı ile bağını bizlere sunmaktadır. İnsanlar avcılık ve toprağı verimli kullanma gelişimi içerisinde elde ettiği fazla ürünleri depolama ya da saklama gereksiniminde bulunmuştur. Bu durum beraberinde ambalaj kavramını gündeme getirmiştir. Etrafımızda gördüğümüz her ürün bizlere sahip olduğu ambalaj içerisinde sunulmaktadır. Ambalaj; ürünlerin üretimden tüketiciye ulaşma aşamasında içinde bulunan malzemeyi dış etkenlere karşı koruyan, zarar görmesini engelleyen ve muhafaza eden malzemelere verilen genel bir isimdir. Teknolojinin hızla ilerlemesi, her alanda olduğu gibi ambalaj sektöründe de yeni gelişmeler meydana getirmektedir. Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; araştırmanın amacı ve önemi, problem durumu, sayıltılar ve sınırlılıklar, yöntem, evren ve örneklem, veri toplama araçları ve verilerin toplanması, ikinci bölümde; ambalaj başlığı altında ambalaj gelişimi ve ambalajın tarihsel süreci, ambalaj tipleri, ambalajın fonksiyonları ve ambalaj malzemeleri, ambalaj baskı teknikleri ve ambalajda etiket kullanımı, üçüncü bölümde; kalıp içi etiketleme, kalıp içi etiketleme yöntemleri, IML etiket tasarımı, etiketleme üretim aşamaları, IML uygulamaları ve IML avantajları, dördüncü bölümde ise; ambalaj tasarım değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu çalışmada varılan nokta kalıp içi etiketleme teknolojisi tasarım ve uygulama, üretim çalışmalarının nasıl gerçekleştiği, süreçlerinin nasıl ilerlediği ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ambalaj, etiket, kalıp içi etiketleme, baskı, ürün, in-mold.
Tolkien fantastiğinin kadın kahramanlarının çağdaş illüstrasyon sanatında karakter tasarımlarına yansıması
İnsanlık tarihi boyunca iletişim kurma biçimlerini keşfetmiştir. İllüstrasyonlar iletişimimizi görsel olarak sağladığımız en önemli araçlardan birisidir. Tarihin ve teknolojinin ilerlemesi ile illüstrasyonlar kendine her zaman bir yer bulmuştur. İnsanların tarih boyunca anlattığı hikayeler illüstrasyonların eşlik etmesi ile daha kalıcı bir hale gelmiştir. Hikayelerdeki karakter tasarımlarının akılda kalıcı olması, hayal gücünün görsel olarak desteklenmesi illüstrasyonlar sayesinde gerçekleşmiştir. Fantastik kurgu ve karakter tasarımları illüstrasyonlarla beraber büyüyen alanlardır. Metne bağlı görsel hikayesi olan karakterlerin tasarımları bağlı bulunduğu çevre ile bütünsel olarak görselleştirilmesi bu alanların birbiriyle bağlı bir şekilde kullanıldığını gösterir. Bu tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; araştırmanın amacı ve önemi, problem durumu, sayıltılar, sınırlılıklar ve yöntem, ikinci bölümde; illüstrasyon ve illüstrasyon teknikleri, illüstrasyonda karakter tasarımı ve tasarımda fantastik kavramı ile fantastiğin türleri, üçüncü bölümde; bulgular ve yorumlamalarda Tolkien'in evreninde kadın kahramanların illüstrasyonlarının sanatçılar kapsamında değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu çalışmada varılan nokta çağdaş illüstrasyon tekniklerinden faydalanarak fantastik karakterlerin metne bağlı olarak görselleştirilmelerin uyumluluklarının değerlendirilmeleri amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İllüstrasyon, Tolkien, fantastik, karakter tasarımı, kahraman
Grafik tasarım bağlamında gerilla tasarımın analizi
Yapılan araştırmada, 1980'li yılların başında, gündeme gelen Gerilla pazarlama tekniklerinin grafik sanatlarına ve görsel tasarım problemlerine olan etkisi incelenerek tespite çalışılmıştır.Bu bağlamda, gerilla pazarlama, grafik tasarımı ve gerilla tasarım ile ilgili kaynaklar araştırılmış, üretilmiş tasarımlar analiz edilerek örneklendirilmiştir.Ürün satma amacıyla mesajların eşikaltı etkisini hedefleyen gerilla pazarlamanın kullandığı nöro?psikoloji teknikleri ve bu tekniklerin görsel algılama açısından grafik tasarıma olan etkisi analiz edilmiştir.Gerilla tasarım, pazarlama tekniğinin güncelliği ve kendini sürekli yenilemesi, görsel sanatların çok çeşitli olan ve sürekli gelişen yeni medyumlarla farklı ifade imkânlarına sahip olması, nöro?psikoloji biliminin yeni buluntuları ve popüler yaşam pratiklerinin devingenliğiyle ilişkili olarak kendini sürekli dönüştürmektedir. Süreci hala devam eden, tamamlanmamış güncel bir olgu olan gerilla pazarlama ve gerilla tasarım, kesin sınırlı tespitlerden çok, mevcut durumun analizi olarak bu araştırmada ortaya konmuştur.Gerilla tasarımın, gerilla pazarlamanın kar etme amaçlı üretim gerekçesinden farklı olarak, söz?merkezci, aksiyonist sanat ya da muhalif tasarımlarla da biçimsellik bakımından ilişkili olduğu ortaya konmuştur.
Sosyal sorumluluk projesi olarak grafik tasarım ve belgeleme
Grafik tasarımcılar, dünyanın kültürel görsel dokusunu oluşturmada, toplumu etkilemede ve istediği doğrultuda yönlendirmede önemli bir rol oynamaktadır. 21.yy'da gözle görünür bir biçimde kaynakların azalması, çevresel olumsuz faktörlerle ekolojik dengenin bozulması, hastalıklar v.b. gibi toplumu derinden etkileyen sorunlar, grafik tasarımcıları sosyal sorumluluk alanında tasarım çalışmalarına yönlendirmiştir. Sosyal sorumluluk kavramı, sosyal ve çevresel konularda duyulan kaygıları, sıkıntıları ortadan kaldırmak için yapılan çalışmalar bütünü olarak değerlendirilebilir. Bu kavrama göre bireylerin yaşadığı topluma, ülkesine ve hatta dünyaya yönelik sorumlulukları bulunmaktadır. Araştırmanın amacı, görsel bir iletişim aracı olan grafik tasarımın, sosyal sorumluluk kavramı kapsamında toplumu bilinçlendirme ve değişimi gerçekleştirebilme gücünü ortaya koyabilmektir. Bu amaç doğrultusunda karma araştırma yöntemi ile desenlenen araştırmada, ülkemizdeki sokak hayvanlarının sorunlarına ve çözüm önerilerine ilişkin belgesel film, kamu spotu, billboard ve afiş tasarımları hazırlanmıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan kız ve erkek toplam 311 ortaokul öğrencisine, belgesel film izlettirilmiş ve sokak hayvanları konusunda farkındalıklarını ölçmek amacı ile belgesel izlemeden önce ve sonra anket uygulanmıştır. Anket verilerinden elde edilen bulgular yorumlanmış; sosyal sorumluluk kapsamındaki grafik tasarım uygulamalarının öğrencilerde sokak hayvanları konusundaki farkındalık düzeyini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Tasarım, Sosyal Sorumluluk, Sosyal SorumlulukTasarımı, Grafik Tasarım, Yeşil Tasarım.
Kütahya il tanıtımında hareketli kitap illüstrasyonları ve bir uygulama örneği
Birçok amaç için kullanılan kitap, insanlar için önemli materyallerden biridir. Kitap, zaman içerisinde çağın ve gelişen teknolojinin olanaklarıyla farklı tekniklerde ve karakterlerde üretilmiştir. Bu özelliğinden dolayı kitaplar, canlı bir varlık gibi günlük yaşamın bir parçası olmuştur. Bu olgu bazen eğitim öğretim sürecinde bazen de özel ilgi ile gerçekleşmiştir. Günümüzde en çok eğitim-öğretim, eğlence ve tanıtım amaçlı olarak kullanılan kitaplar, genellikle aynı tür ve biçimde üretilmesine rağmen hem yayınevleri hem de tasarımcılar özgün tasarımlar üretmek için yeni arayışlara girmişlerdir. Bu bağlamda çocukların kitaba yönelik ilgisini daha da arttırmak, estetik ve daha dinamik kitap üretmek için yeni tür kitaplar tasarlamışlardır. Bunlardan bir tanesi de pop-up kitaplardır. Diğer kitaplardan farklı yapısal özellikleri olan pop-up kitaplar, ses efektleri, doku hissi, üç boyutlu yapısal mekanizma ve parlak renkli kâğıt gibi özellikleri barındırmaktadır. Bu özellikleri sayesinde diğer kitaplara göre daha ilgi çekici, merak uyandırıcı, görsellik açısından zengin ve daha yaratıcı bir anlatım sergilemektedir. Özellikle görsel, işitsel ve uygulamalı olarak tasarlanabilen pop-up kitaplar günümüzde birçok alanda dikkat çekmek ve fark yaratmak için kullanılmaktadır. Fakat Türkiye'de bu tarz kitap tasarımlarının yeterli düzeyde olmadığı söylenebilir. Var olan kitapların çoğunun da yurt dışında hazırlandığı veya ithal edildiği bilinmektedir. Yurtdışından getirtilen kitapların Türkçe'ye çevrilememiş olması kitaplardan elde edilecek kazanımları azaltmaktadır. Dolayısıyla bu araştırmada pop-up kitaplar üzerinde durulmuş, hedef kitlesi ilkokul çocukları olan, Kütahya il tanıtımına yönelik Kütahya'nın tarihi ve yerel kültür ürünlerini kapsayan pop-up kitap tasarlamak amaç edinilmiştir. Bu amaca ulaşmak için öncelikle ilgili literatür taranmış, konu ile ilgili uzman ve araştırmacılarla görüşülmüştür. Pop-up kitaplarını inceleyen bu araştırma, hedef kitlesi ilkokul çocukları olan Kütahya il tanıtımına yönelik, Kütahya'nın tarihi ve yerel kültür ürünlerini kapsayan pop-up kitap tasarlanması ile sonuçlanmıştır. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu kitap özgün çizimleri, konusu, resimlemesi ve hareket kabiliyeti ile benzerlerinden farklıdır. Alan tasarımcılarına ve araştırmacılarına örnek olabilecek bu kitap tasarımı, hedef kitlesi olan ilkokul öğrencilerinin yaşadıkları kenti tanımalarına, yerel kültür unsurlarını gelecek kuşaklara taşıyabilmelerine, okuma alışkanlığı kazanabilmelerine katkı sağlayacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Pop-up Kitap, Kitap Tasarımı, Eğitim, Görsel İletişim, Hareketli Kitap
Görsel iletişim tasarım odaklı e-dergilerin incelenmesi ve gorseliletisimtasarimidergisi.com uygulama örneği
Son yıllarda teknolojik gelişmeler sonucunda, bilginin sunulması, depolanması ve dağıtımında elektronik ortamın tercih edilmesinden dolayı, elektronik yayımcılık basılı yayının önüne geçmektedir. Elektronik dergiler, elektronik yayımcılığın en sık tercih edilen türlerinden biri olup, okurla görsel etkileşim içeren bir yayın biçimidir. E-dergiler genellikle basılı dergilerin elektronik ortama aktarılması gibi görülse de çoklu ortam özellikleri ile (internet, video, hareketli görüntü) farklı tasarım türlerine sahiptir. Tasarım açısından etkili bir e-dergi çoklu ortam özelliklerinin amacına uygun kullanılmalıdır. Yapılan bu araştırma ile elektronik dergilerin tasarım anlamında taşıdığı önemi ve web sitelerindeki erişilebilirliği vurgulanarak alternatif bir çalışma ile gösterilmiştir. Bu araştırmanın amacı, Görsel İletişim Tasarımı odaklı elektronik dergilerin görsel kimlik açısından incelenmesidir. Bu amaca uygun olarak genel tarama modellerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde dergi tasarımı ve elektronik dergi yayımcılığı, dergi türleri ve dergi tasarımında görsel kimlik kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Dünya'da ve Türkiye'deki görsel iletişim dergilerinin örneklerine yer verilerek, görsel kimlik tasarımı prensiplerine göre incelenmiştir. Araştırmanın son bölümü ise; kurumsal kimlik tasarımına göre incelenen Görsel İletişim Tasarım Dergilerine alternatif olarak özgün gorseliletisimtasarimidergisi .com bir örneği tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Yayıncılık, Grafik Tasarım, Etkileşimli-E-Kitap, Görsel İletişim
Görsel sanatlar dersi öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğretimine yönelik örnek uygulamalar
Bu araştırmanın amacı, güncellenen görsel sanatlar dersi öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğretimine yönelik örnek uygulamalar yapmaktır. Bu amaca bağlı olarak öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğrencilere uygulatılması sürecinde ders öğretmenlerinin karşılaştıkları problemleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak da hedeflenmiştir. Araştırmada nitel yöntemlerden biri olan görüşme tekniğinden yararlanılmış ve elde edilen verilere göre görsel sanatlar dersinde grafik tasarım ile ilişkili kazanımlara yönelik farklı sınıf düzeyine karşılık gelecek biçimde örnek uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın nitel boyutundaki görüşme tekniği, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda görev yapan Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinden yansız atama usulü ile belirlenen 28 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine göre incelenmiş ve yorumlanmıştır. Görüşme formlarından elde edilen veriler doğrultusunda, Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programının öğretmenler tarafından iyi anlaşılamadığı, birçoğunun program okuryazarı olmadığı buna bağlı olarak programın içeriğinden farklı olarak program hakkında görüş belirttikleri anlaşılmıştır. Ayrıca ders saatinin azlığı, velilerin derse bakış açılarının olumsuz olması, okulun fiziki şartları gibi gerekçelerin dersin uygulama sürecini olumsuz etkilediği çıkan sonuçlar arasında olmuştur. Bu sonuçlara göre Görsel Sanatlar Dersi öğretmenlerine yönelik, ders öğretim programının tanıtılması ve buna yönelik çalıştaylar yapılması önerilmiştir. Ayrıca bu eğitim iller bazında zümre öğretmenleri arasında da her eğitim öğretim sonunda ve başlangıcında yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Grafik tasarım, Grafik, Eğitim
Hareketli görüntüde en boy oranı kavramı: Güncel bir problem örneği ve çözüm önerileri
Hareketli görüntüde en boy oranı, görüntünün kaydedildiği cihazlarda, kaydedilen görüntüde, bu görüntülerden üretilen içeriklerde, bu içeriklerin yayınlandığı platformlarda ve bu platformların yayınlarından görüntüleme yapan ekran ve projeksiyon cihazlarında amaca göre farklılık göstermektedir ve tarih boyunca da değişim göstermiştir. Kimi zaman farklı kulvarlar arasındaki rekabet sırasında müşteri sayısını artırma amaçlı kimi zaman da eserin sanatsal yapısında bir tasarım unsuru olarak, kimi zaman da bir eserin kendi platformu dışında başka bir platformda yayınlanması için farklı bir kopyası üretilirken değişime uğramıştır. Bu araştırmada bir hareketli görüntü kaynağının en boy oranı olarak farklı bir platformdan yayınlanırken ortaya çıkan uyumsuzluk problemi ele alınmıştır. Hareketli görüntü tarihi, geçmişten günümüze kadar en boy oranı perspektifinden incelenmiş geçmişte benzer uyumsuzluklar için geliştirilen çözümler araştırılmış ve problem örneğindeki kaynağa gerekli incelemeler yapılarak entegre edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hareketli Görüntü, En Boy Oranı, Kullanıcı Kaynaklı İçerik, Çevrimiçi Dijital Oyun
Görsel sanat eğitimi veren orta öğretim kurumlarının üniversiteye giriş tercih ve başarılarının belirlenmesi üzerine Kütahya ilinde bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Resim, Anadolu Meslek Liseleri Grafik ve Seramik Alanları'ndan mezun olan öğrencilerin sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarına giriş tercihleri ile başarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını ve varsa bu farklılıkların sebeplerini incelemektir.Araştırma tarama modelinden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ile Anadolu Meslek ve Meslek Liseleri mezunu 182 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada evrene ulaşma güçlüğü olmadığından örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Anketlerin dağıtılması sonucunda araştırma evreninin %52.74'den kullanılabilir veriler elde edilmiştir.Araştırmanın birinci bölümünde ilk olarak sanat eğitimi kavramı ele alınmış, daha sonra gerekliliği, işlevleri ve türleri incelendikten sonra Avrupa'da sanat eğitimi ve Cumhuriyet dönemi öncesi ve Cumhuriyet'ten günümüze Türkiye'de sanat eğitimi, tarihi süreç içerisinde incelenmiştir. Sanat eğitiminin tarihçesi incelenirken, eğitim sistemlerinde bıraktıkları olumlu etkiler nedeniyle Avrupa'da Bauhaus, Türkiye'de ise Köy Enstitüleri'ne ayrıntılı olarak yer verilmiştir.İkinci bölümde, Türkiye'de genel olarak ortaöğretim düzeyindeki sanat eğitimi incelenerek sanat eğitimi veren orta öğretim kurumlarından Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ile Anadolu Meslek ve Meslek Liseleri, kuruluş amaçları, ders programları ve ilgili alanlar açısından değerlendirilerek bu bölümlerden mezun olan öğrencilerin yükseköğretime giriş şartları incelenmiştir.Uygulamadan oluşan üçüncü bölümde ise Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğrenim gören ve Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ile Anadolu Meslek ve Meslek Liseleri'nden mezun olan öğrencilere yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket uygulanmıştır. Mezun oldukları ortaöğretim kurumunun yükseköğretimdeki etkisini ölçme amaçlı hazırlanan anket çalışması SPSS 13.0 for Windows paket programına girilerek, sonucunda elde edilen veriler istatistiksel analizlerle değerlendirmeye alınmış ve ortaya çıkan sonuçlar Ki-Kare ve faktör analizleri ile literatür taramaları doğrultusunda değerlendirme ve öneri kısımları oluşturulmuştur. Araştırmaya yönelik tüm istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Sonuç olarak, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri öğrencilerinin Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi öğrencilerine göre ortaöğretim düzeyinde aldıkları eğitimi yükseköğretime hazırlama konusunda daha yeterli buldukları tespit edilmiştir. Anadolu Meslek ve Meslek Liseleri'nin yükseköğretimdeki başarı oranlarının artmasında rol oynayan atölye ortamlarının verimli kullanılması, öğrencilere öğrenim gördükleri alanların bir meslek kadar sanat alanı da olduğunun bilincinin verilmesi, Anadolu Meslek ve Meslek Liseleri'nin giriş kabulünde özel yetenek sınavı uygulanması önerilmiştir.
Osmanlı Dönemi kuş saraylarının belgesel fotoğrafçılık yöntemi ile tanıtılması
Günümüzde fotoğraf hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş, gelişen teknoloji sayesinde ulaşılabilirliği ve kullanımı artmıştır. İnsanoğlunun dikkatini çeken görselleri en ince ayrıntısına kadar kaydedebilen fotoğraf, dikkat çekiciliği, akılda kalıcılığı ve sosyal medya sayesinde birçok insana ulaşılabilirliği ile önemli bir iletişim aracı haline gelmiştir. Belgesel fotoğrafçılık ise tarihe not düşmek amacıyla fotoğraf teknikleri kullanarak çeşitli olayları, değerleri, kültürü, sanatı ve doğayı gelecek kuşaklara aktarmada bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Osmanlı dönemi kuş sarayları geleneksel Osmanlı mimarisinin önemli unsurlarından biri olmasına rağmen günümüzde gerek mimari, gerek sanatsal ve işlevsel yönü yeterince bilinmemektedir. Bu nedenle kaybolmaya yüz tutmuş Osmanlı dönemi kuş saraylarının gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla görsel olarak kayıt altına alınması ve bu yapıtlara ilişkin bir bilgilendirme ve tanıtma kataloğu hazırlanması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Osmanlı dönemi kuş saraylarının önemli örnekleri belgesel fotoğrafçılık yöntemi ile kayıt altına alınması hedeflenmiştir. Kayıt altına alınan fotoğraflar bu araştırma ürünü olarak hazırlanan "Osmanlı İmparatorluğu Dönemi İstanbul'un Kuş Sarayları" kataloğuna temel oluşturmuştur. Bu araştırma kapsamında; Amcazade H. Paşa Sıbyan Mektebi, Arap Hanı, Ayazma Camii, Bali Paşa Camii, Bereketzade Medresesi, Büyük Selimiye Camii, Büyük Yeni Han, Darhane-i Amire, Eyüp Sultan Camii, Feyzullah Efendi Medresesi, Halep Pasajı, Laleli Türbesi, Necati Bey Caddesi 136 No'lu Dükkân, Seyyit Hasan Paşa Medresesi, Süleyman Halife Sıbyan Mektebi, Şah Sultan Mektebi, Şeyh Davud Hanı, Taksim Meksemi ve Yeni Valide Camii' nin bulunduğu mekânlara gidilerek, kuş evlerinin konumu ve durumu gözlemlenmiştir. Kuş evleri fotoğraflanırken yapı mimari açıdan incelenmiş ve saha notları alınmıştır. Bu nadide eserlerin nerelerde oldukları, kuş evlerinin yapısıyla ilgili yorumlar, üzerinde bulundukları yapılarla ilgili bilgiler elde edilmiş ve kuş evlerinin fotoğraflarıyla görsel bir anlatım şekliyle gelecek kuşaklara hem yazılı hem de görsel bir bilimsel veri bırakılmıştır. Ayrıca Osmanlı kuş evlerinin, harita üzerinde konumlarının gösterildiği illüstrasyon ve bu kuş evlerinin fotoğraflarının bulunduğu katalog uygulama olarak gerçekleştirilmiştir. Katalogda kuş evlerini üzerinde barındıran yapıların fotoğrafları ile bilgileri ve kuş evlerinin inceleme notlarına da yer verilmiştir.
Türk minyatür tekniği ile çizgi roman tasarımı
Minyatür; zengin tarihe ve kültüre, kendine has teknik ve özelliklere sahiptir. Geçmişten günümüze gelişen, kalıcı ve sağlam temeli olan bir değerdir. Yüzyıllar boyunca resim sanatının önemli bir parçası olmuştur. Minyatür günümüze kadar gelmiş ve Türk kültürünü yansıtmaktadır. Günümüzde, geleneksel yöntemlerden sıyrılmadan nitelikli eser üreten minyatür sanatçısı oldukça azdır. Minyatür sanatçıları minyatürde farklı tarz ve alanlarda yeni uygulamalar denemişlerdir. Bu denemeler Türk minyatürünün, özünü kaybetmeden, yenilenerek dünyaya açılmasını sağlamıştır. Çizgi roman art arda gelen çok resimli kareler, gerçekçi, fantastik, destansı, ironik öyküleri anlatan metinler, olayı destekleyen konuşma balonları ile akıcı ve güçlü bir anlatım şeklidir. Çizgi romanın gelişmesi baskı tekniklerinin ilerlemesiyle doğru orantılı olduğundan günümüzde ulaşması ve bu sanattan faydalanması daha kolaydır. Bu araştırmanın konusu: "Türk Minyatür Tekniği İle Çizgi Roman Tasarımı"dır. Bu konu kapsamında, Türk minyatür sanatı incelenmiş ve bu sanat tarzı kullanılarak, yeni bir çizgi roman tekniği yapılması hedeflenmiştir. Bu araştırmanın ürünü olarak hazırlanan çizgi romanda, bir Osmanlı efsanesi "Osmanlı Robotu Alamet" in öyküsü yer almaktadır. Araştırmacı bu öyküdeki metni, kompozisyonu ve kurguyu kendi hayal gücüne dayanarak detaylandırmış ve tasarlamıştır. Araştırmacı "Osmanlı Robotu Alamet" adlı çizgi romanında Osmanlı tarihine ait bir efsaneyi yeniden canlandırmış ve araştırma konusu doğrultusunda Türk minyatür sanatını güncel sanat anlayışına uyarlayarak gelecek kuşaklara hem yazılı hem görsel bir bilimsel kaynak bırakmıştır. Anahtar Kelimeler: Minyatür sanatı, Çizgi roman, Öykü, İllüstrasyon.
Film yapımlarında yapım sonrası (Post production) aşamaları ve uygulama örneği
Bu çalışmada; film yapımlarının yapım sonrası (postproduction) aşamalarının incelenmesi amaç edinilmiştir. Bu amaca bağlı olarak film yapımı sonrası, bir filmin yapımına katkısı olan kişileri ve rollerinin ortaya konulması ile yapımcıların yapım sonrası ekiple uyumlu bir işbirliği içinde olmalarının gerekliliği üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda örnek bir kısa film hazırlanmıştır. Araştırma sürecinde sinema filmlerinin yapım aşamaları genel olarak tanıtılmış, "film yapım" kavramı üzerinde durularak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Film yapımlarında digital teknolojinin kullanılmasının, masaüstü çalışmalarıyla seyirciyi etkileme ve izlenebilirlik derecesi kazandırılmasında yapımcılara sağladığı kolaylıklara değinilmiştir. Filmin senaryosuna uygun mekân, zaman ve süreç açısından etkin çözümler sağlanabildiğine işaret edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, filmin izlenebilirlik kalitesi yapım sonrası ekibinin kendi aralarındaki ve yönetmenle olan iş birliktelikleriyle ilgili olmaktadır. Masaüstü ekibinin yazılımları kullanmadaki becerilerinin önemine değinilerek, buna uyulmadığı takdirde tuhaf görüntülere ve emek israfına yol açacak sorunların yaşanabileceği belirtilmiştir. Elde edilen verilere göre örnek bir kısa film hazırlanmış ve film yapımcıları ile tasarımcılara bu yönde önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'deki mobilya sektöründe kullanılan baskı teknikleri ve grafik tasarımcıların mobilya tasarımı üzerine etkileri
Mobilya sektöründe baskı tekniklerinin kullanımıyla ilgili günümüzde hızlı bir gelişme söz konusudur. Gelişen teknolojiyle beraber eskiden kullanılan süslemeler yerine daha kolay ve maliyeti ucuz olan teknolojik gelişmeler mobilya üretiminde hızla yerini almaya başlamıştır.Son yıllarda mobilya sektöründe Ar-Ge'nin önemi ortaya çıkmıştır. Eskiden süsleme konusunda mobilyaların süslemesinde fazla maliyet gerektirdiğinden dolayı mobilya üreticileri sadece renkli suntalam kullanırlarken günümüzde çoğu mobilya firmaları Ar-Ge bölümlerine süslemeyi daha güçlü tutmak için gelişen teknolojiye bağlı olarak grafik tasarımcılardan destek almaya başlamışlardır. Bu anlamda grafik tasarımcıların bu sektörde görev almalarına ilişkin uzman görüşlerini değerlendirmek ve çıkan sonuçlara yönelik öneriler geliştirmek bir ihtiyaç olarak görülmüştür.Araştırmada nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda nitel veriler sektör uzmanları ve eğitim uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma Türkiye'deki Çanakkale Doğtaş Mobilya, Eskişehir Cardin Mobilya ve eğitimci uzman görüşleri ile sınırlıdır. Araştırma evrenini, Mobilya firmaları örneklemini ise Çanakkale Doğtaş Mobilya, Eskişehir Cardin Mobilya oluşturmuştur.Araştırma mobilya tasarımında baskı tekniklerinin irdelenmiş ve grafik tasarımcıların tasarım süreçleri içerisindeki yeri ile ilgili uzmanlarla görüşme yapılmıştır. Görüşme çözümlemelerinden çıkan sonuca göre: mobilya sektöründe grafik tasarımcılara ihtiyaç olduğu ve onların uyguladığı süslemelerin mobilya satışını arttırdığını göstermiştir.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre bazı önerilerde bulunulmuştur: Buna göre,Mobilya sektöründe (Ar-Ge bölümlerinde) baskı alanında teknik donanıma sahip grafik tasarımcılar istihdam edilmelidir.Anahtar Kelimeler Mobilya, Mobilya Tarihi, Tasarım, Baskı, Grafik Tasarımcı
Asker kökenli ressamların Türk resim ve grafik sanatına etkisi
Batılı anlamda Türk Resmi, manzara resmi ile başlar. Doğa görünümleri, özellikle orman resimleri en çok rastlanan konulardır. Kent görünümleri arasında da İstanbul manzaraları sıklıkla yer almıştır. Ve Türk Resim Sanatının başlangıcını araştırdığımızda bulduğumuz bilgiler bizi asker ressamlar konusunu da araştırmaya yöneltir. Bunun sebebi, Türk Resminin ilk örneklerini veren sanatçıların asker ressamlar olmasıdır.Osmanlı Devleti'nin batılılaşma hareketleri, ordudaki yeni düzenlemelerin bir sonucu olarak gündeme gelen teknik çizim ve topografi dersleriyle başlayan bu süreç günümüze kadar artarak ve gelişerek devam etmiştir. Osmanlı Padişahı III. Selim döneminde açılan Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve Mühendishane-i Bahri-i Hümayun okullarının müfredatlarına resim derslerinin dahil edilmesi çok büyük bir adım olmuştur ve bu okullarda resim sanatımızın ilk temsilcileri yetişmiştir. Bu batılılaşma hareketlerini sivil okullar da takip ederek, bazılarının programlarına da resim dersleri konulmuştur.Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında bu araştırmada Asker Kökenli ressamların Türk Resim ve Grafik sanatların etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma genel tarama modellerinden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma iki bölümde incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, Türk Resim Sanatı nasıl başlamıştır?, Kimler öncü olmuşlardır?, Hangi evrelerden geçmiştir? Sorularına cevap aramaya çalışılmıştır. Ayrıca Türk Ordusunun kendi bünyesindeki askeri okullarındaki yenilik hareketleri ile Türk Resim sanatına etkileri araştırılmıştır.Askeri düzenin batılılaşma eğilimi ile yeniden organizasyonu askeri okulların kurulmasını sağladığı araştırmada elde edilen sonuçlardan biridir. Diğeri Bu okullarda yetiştirilen subaylara daha çok stratejik amaçlarla resim eğitiminin verilmesiyle subayların yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda sanata yönelmeleri dünyada benzerine rastlanmayan bir asker ressamlar olgusunun ortaya çıkmış olmasıdır.Araştırmanın İkinci Bölümünde ise Osmanlının son döneminden başlayarak batılılaşma hareketleri sonucunda batılı anlamda resim sanatına geçişte en önemli rol alan Askeri ressamların kimliklerinin tespiti, hayatları ve eserleri ile Türk resim sanatına olan katkıları kronolojik sırayla anlatılmıştır. Askeriyenin batılılaşma hareketleriyle başlayan ve Türk Askeri eğitim programına resim dersinin ilave edilmesi ve sarayın teşvikleri ile Avrupa'ya eğitim için gönderilen Asker ressamların öncülüğü ile Asker ressamlar olgusu oluşmuştur. Zamanla askeri okulları sivil okullar izleyerek Batılı anlamda resim sanatı yayılarak günümüze kadar gelmiştir. İstanbul'un coğrafi yapısı içinde Osmanlı kimliğinin anıtsal kuruluşları olan mimari yapılar içinde dolaşarak resimler çalışan bir asker sanatçı grubunun oluştuğu görülmektedir. Ayrıca Asker Ressamlar Kuşağı sadece resim sanatı ile ilgili değil diğer sanat dallarıyla da (heykeltıraş, bestekâr, illizyonist, karikatürist v.s. gibi) ilgilenmiştirler.Anahtar Kelimeler: Asker, Ressam, Osmanlı, Türk, Resim Sanatı, Grafik Sanatı
Sokak estetiği bakımından eski Kütahya evleri (görüntünün yeniden yorumlanması)
Bu araştırmada Kütahya'nın tarihi, coğrafyası ve tarihi kent dokusu hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Osmanlı döneminden kalma en önemli sivil mimari örneklerinden on dokuz adet ev belirlenmiştir. Bu evlerin cephelerinde kullanılan malzemelerin bulundukları sokağa kattığı estetik değer hakkında bilgiler verilmiş ve yapıların varolan durumlarının incelemeleri yapılmıştır.Araştırmada belirlenen on dokuz adet ev, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın sivil mimari örneklerinin temsilcileri oldukları için seçilmiştir. Seçilen bu yapıların on dört tanesi sanal ortamda restorasyonu yapılmış, beş adet evin (Şapçılar, İrvasa, Germiyan, Kurular, Vakıf Konağı) günümüzde restorasyonları yapıldığı için sanal ortamda restorasyonun yapılmasına gerek duyulmamıştır. Ayrıca bu on dokuz adet yapının bulunduğu sokak görünümleri, özgün baskı resim tekniklerinden biri olan gravür baskı tekniği ile yorumlanmıştır. Araştırmada bu evlerin sanal ortamda restorasyonlarının ve gravür baskılarının hem görsel hem de metinsel olarak nasıl yapıldıkları aşamalı olarak kısaca anlatılmıştır. Bununla birlikte on dokuz adet evin sanal ortamda yapılan restorasyonlarına ve gravür baskılarına konu başlıklarının bulunduğu bölümler içerisinde yer verilmiştir.Dinin, gelenek ? göreneğin ve kültürün yapılar üzerinde oluşturduğu etkiler hakkında bilgiler verilmiştir. Geçmişten bugüne, yapılarda oluşan hasarlar tespit edilmiştir. Gerek yapılara karşı toplumsal duyarsızlık, gerekse doğanın yok edici etkileri bu yapıların karakteristik özelliklerinin gün be gün yok olmasına neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Sokak Estetiği, Gravür, Eski Kütahya Evleri
Görsel sanatlar dersinde müze bilinci kazandırılması amacıyla illüstrasyon tekniğinden yararlanılması
Kültürel mirasın çocuklara aktarılması ve müze bilincinin kazandırılması adına Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacına uygun biçimde gerçekleştirilmesinin önemi büyüktür. Bu kazanımları elde etmek için, çocukların ilgisini çekebilecek etkinlikler ve illüstrasyonlar, müze bilincini kazandırabilmenin en iyi yollarından biri olarak kabul edilebilir.Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacı ile İllüstrasyon Tekniğinden yararlanılması ve İlköğretim 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinin bu amaçla hazırlanan etkinlikler hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir.Bu kapsamda araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. 2010-2011 öğretim yılı Bahar döneminde Balıkesir İlinde bulunan altı ilköğretim okulundaki 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersine giren öğretmenlerin, beş soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan açık uçlu sorulara verdikleri yanıtların analiz edilmesiyle elde edilmiştir.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, İllüstrasyon tekniği kullanılarak hazırlanan eğitim materyalinin derste başarıyı olumlu etkileyeceği ve oyun şeklinde hazırlanmasının derse severek katılım sağlayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca görüşme yapılan öğretmenlerin hepsi Görsel Sanatlar Dersinde Müze eğitimiyle ilgili olarak var olan Görsel Sanatlar Dersi kılavuz kitabının yetersiz kaldığını, Müze Eğitimi ile ilgili kaynak ve materyal sıkıntısı çektiklerini belirterek, yapılan bu çalışmanın, eğitim materyali olarak derslerde kullanılması gerektiği görüşündedirler.Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Müze Eğitimi, Eğitim, İllüstrasyon, Görsel Sanatlar Eğitimi
Korsanlar ve korsanların kullandıkları bayrakların grafik tasarım açısından yüklendiği anlamlar ve günümüz sembolleriyle karşılaştırılması
Bu araştırmada; dünya üzerinde sembollerin ne anlama geldiği ve bir sembolün yerine, zamanına ve mekânına göre farklı alanlarda zaman içinde nasıl anlam değiştirdiği incelenmiştir. Bu incelemelerin yapılmasında kaynak tarama yöntemi ile nitel ve nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştı.Araştırmamızın ikinci bölümünde, korsan bayraklarının sembol anlamları işlenmiş, korsanlar tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise korsan bayraklarındaki sembollerin günümüzdeki sembollerle karşılaştırması yapılmıştır.Yapılan karşılaştırmalar sonucunda; 17. yüz yıl şartlarında tasarlanmış korsan bayraklarındaki sembollerin, günümüzde anlam değiştirerek kurumsal ve ticari ürün markalarında kullanıldığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Semboller, Grafik Tasarım, Korsanlar, Bayraklar, Logo.
Televizyon reklamlarının marka imajı yönünden tüketici üzerindeki rolü
Her geçen gün artan rekabet ortamında, firmaların potansiyel ve mevcut müşterilerinin zihinlerinde farklılaştırılmış kimlikleriyle, diğer bir ifadeyle markalarıyla yer almaları gerekmektedir. Bu nedenle firmalar, markaları için imaj oluşturarak veya mevcut imajlarını yenileme yolu ile tüketici gözünde kalıcı ve değerli kalmayı amaçlar.Bir markanın imajını etkileyen faktörlerin en önemlilerinden birisi de yapılan reklam çalışmalarıdır. Hedeflenen kitleyi etkilemek ve marka imajı oluşturmak için yapılan reklam kampanyalarında firmalar genellikle televizyonu tercih etmektedir.Bu çalışmada, televizyon reklamlarının, marka imajı yönünden tüketici üzerindeki rolü araştırılmıştır. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde, reklam, televizyon reklamı, marka, marka imajı kavramları açıklanmış, daha sonra Kütahya Porselen çatısı atında olan Kütahya Seramik için yapılan televizyon reklamlarının etkileri, bilinirlik ve marka algısı anketleri ile elde edilen veriler çerçevesinde analiz edilerek, yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Televizyon, Televizyon Reklamları, Marka, Marka İmajı
Tasarım sürecinde, öğrencilerin yaratıcılığını etkileyen faktörler.
Bu araştırmada Türkiye'deki Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültelerindeki öğrencilerin yaratma sürecinde yaşadıkları sorunlar, öğretim görevlilerinin yöntemleri, yaratıcılığın gelişim sürecine nasıl müdahale ettikleri ve öğrencilerin yaşadığı problemlere yönelik çözüm önerilerinin ne olabileceği incelenmektedir. Araştırmada, kaynak tarama yöntemi ile nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda ilgili litaratür taranmış ve bu alanda eğitim alan öğrenciler ve eğitim veren öğretim görevlileriyle görüşme yapılmış ve yorumlanmıştır.Araştırmada yaratıcı yetenek düzeyi açısından, Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Bölümü, Marmara Üniversitesi Grafik Bölümü, Anadolu Üniversitesi Grafik, Endüstriyel Tasarım, Moda Tasarımı Bölümü, Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü ve Dumlupınar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümleri öğrencileri arasında tasarım sürecinde yaratıcılıkla ilgili sorunlara ait görüşler elde edilmeye çalışılmış ve görüşler kapsamında varolan sorunlara dönük çözüm önerileri geliştirilmiştir.Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; yaratıcılığın tanımı ve yaratıcılığın evreleri, yaratıcılığın boyutları, yaratıcı ürün, yaratıcı çevre, yaratıcı süreç, yaratıcı kişi alt başlıklarıyla, yaratıcılık ile zeka, cinsiyet, yaş, eğitim ve teknoloji kavramlarının ilişkisi, yaratıcılığı etkileyen faktörler literatür bilgisi ışığında bireysel, algısal, duygusal, örgütsel, toplumsal ve eğitsel engeller olarak sınıflandırılmıştır. Sonrasında yaratıcı düşünme teknikleri ortaya konmuş ve beyin fırtınası, yaratıcı problem çözme, örnek olay inceleme, görüş geliştirme ve kavram haritaları alt başlıklarında incelenmiştir.İkinci bölümde araştırma sonunda elde edilen bulgular, nitel verianalizi kapsamında görüş ve verilerin içerik analizi ile analiz edilerek tablolar halinde sunulup açıklanmış ve bulgular genel olarak yorumlanıp, teori ve uygulamadaki önemi ile doğruluk değeri tartışılmış, elde edilen sonuçlara göre öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Tasarım, Yaratıcılık, Sanat Eğitimi, Tasarım Eğitimi,Grafik tasarım.
Hüseyin Yüce belgeseli hayatı ve eserleri
Bu araştırmada, kendine özgü resimler yapan ressam Hüseyin Yüce?nin hayatı, sanatı ve eserleri incelenmiştir. İncelemeye yakın çevresinden başlanmış, kendisiyle görüşme yapılmış ve resimlerinden örnekler alınmıştır. Ayrıca; yazılı kaynaklardan sanatçının kendisi hakkındaki yorumlara ulaşılmış, bunlar bir metin belgesi haline getirilmiştir. Sanatçının kendisi ile yapılan görüşme ve resimlerinden oluşan görsellerle de bir belgesel film hazırlanmıştır. Yapılan bu çalışma ile ressam Hüseyin Yüce?nin, Türk naif resim sanatında önemli bir yeri olduğu, yaptığı eserlerle yerel ve evrensel bir değer kazandığı ve içindeki doğa sevgisinin ona çevreci bir özellik kazandırdığı anlaşılmıştır. Buna göre onun resimlerinde çizgilerin biçimi kavramadığı, tam tersine biçimin içinde ve çevresinde dolaştığı, çizginin hayal dünyasına hizmet edecek şekilde çoğu kez rengin içinde saklı ve renkle bütünleşik olduğu görülmüştür. Türkiye için değer üreten ve kendisi de kültürel bir değer olan sanatçıların tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılması yazılı ve görsel belgelendirmelerle mümkün olabileceği, yapılan çalışmanın bu bakımdan önemli olduğu ve başka araştırmacılar tarafından daha da geliştirilebileceği vurgulanmıştır. Bu araştırma sonunda, günümüz yaşayan naif ressamlardan Hüseyin Yüce?yi ve resimlerini, kitle iletişim araçlarının en etkililerinden biri olan belgesel film yoluyla daha geniş kitlelerine tanıtılması amacıyla da sesli görüntüler kayıt altına alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kütahya, Hüseyin Yüce, Naif Resim, Naif Ressam
Deneysel tipografi uygulamalarının seramik yüzeylere yansıması
Bu araştırmanın amacı, "Deneysel Tipografi Uygulamalarının Seramik Yüzeylere Yansıması" nı uygulamalı olarak gerçekleştirmektir. Bu kapsamda ilgili literatür incelenmiş elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Deneysel tipografi, makine-dizgisi harflerle yapılan geleneksel anlamdaki tipografinin sınırlarını genişleterek ona farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Gelişen teknolojinin etkisi sonucunda çok çeşitli grafik tasarım programları aracılığıyla da alanında uzman kimseler ve sanatçıların tasarım ilkeleri doğrultusunda ve araştırmaları sonucunda kendine has yorumları ile ortaya koydukları sayısız eserlerden, tipografi alanının deneysel bir boyut kazandığı görülmektedir. Başlangıçta deneysellik dijital ortamdaki uygulamalarla sınırlı kalırken sonraları bilgisayar çıktısı olarak kağıda aktarmanın dışına çıkarak üçüncü boyuta taşınmış ve farklı malzemelerle farklı mekanlarda kendini ifade etme olanağı bulmuştur. Bundan hareketle tezin ikinci bölümünde deneysel tipografi, oluşum malzemelerine göre çeşitlendirilmiş ve kullanım alanlarına da değinilerek örneklendirilmiştir. Bugüne kadar dünyada ve ülkemizde tipografi kullanılarak yapılmış seramik çalışmalara - grafiksel açıdan bakıldığında deneysel tipografi olduğu düşüncesiyle - yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde iki ayrı uygulama aşaması yer almaktadır. Birinci aşama, grafik tasarım programları aracılığıyla yapılan tasarımları içermektedir. Bu uygulamalar görsel ve tipografik açıdan değerlendirilerek açıklamalarıyla verilmiştir. İkinci aşama ise, dijital ortamdaki düzenlemelerin, seramik yöntem ve teknikleriyle yorumlandığı uygulama resimleri ve teknik açıklamaları kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Deneysel Tipografi, Dizayn, Seramik.
İnfografiklerin bireyleri yönlendirmedeki etkisinin incelenmesi
Gelişmekte olan tasarım anlayışı ve sunulan görsel unsurların her geçen gün artması bilgiyi kolay ve daha kısa sürede algılama ihtiyacını doğurmakla birlikte grafik tasarıma infografik kavramını kazandırmıştır. Bilginin ve grafiğin anlamlı bir şekilde birleşmesinden oluşan infografikler, bilgiyi daha kolay, akılda kalıcı ve eğlenceli bir görsel sunum şeklinde aktarması nedeniyle hızla ilerlemekte ve önem kazanmaktadır. Bu araştırmada, İnfografiklerin Bireyleri Yönlendirmedeki Etkisi İncelenmiştir. Bu amaca bağlı olarak görsel unsurların yazıya oranla insan zihninde oluşturduğu algı değerlendirilip infografiklerin bireyleri yönlendirmedeki etkisi araştırılmış ve Dumlupınar Üniversitesi Yerleşkesi içerisindeki olumsuz unsur teşkil edecek öğeler üzerinde durulmuş ve soruna çözüm aranmıştır. Çalışmada infografiğin yönlendirme üzerindeki etkisi ve uygulanabilirliği litaratür tarama tekniği ve nitel yöntemlerden görüşme tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde iletişim, görsel iletişim, görsel algı, bilgilendirme tasarımı ve infografik ile ilgili kavramlar geniş bir şekilde açıklanmıştır. İkinci bölümde tasarlanan infografik harita ile yerleşke içindeki fakülte birim ve idari bölümler sistemli bir şekilde kategorize edilip yerleşke hakkında kapsamlı bir bilgilendirme tasarımı sunulmuştur. Elde edilen bulgulara göre yerleşke içerisindeki mevcut yönlendirmelerin yetersiz olduğu, dikkat çekici, okunabilir, aydınlatıcı, bilgilendirici olmadığı saptanmıştır. Ayrıca tasarlanan infografik harita tasarımının yerleşke içerisinde kullanım alanı bulması sonucu yönlendirme sorunlarının en aza indirgeneceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak yerleşke içerisinde bilgilendirme eksikliği kaynaklı yön bulma sorunlarının tasarlanan infografik harita yardımıyla en aza indirgenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda önerilen harita ile, eğitim verilen bir yerleşkede bireylerin ulaşmak istenilen yere kısa süre içinde ve rahatlıkla ulaşabilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İletişim, Görsel İletişim, Algı, Grafik Tasarım, İnfografik, Harita
Ortaöğretim kurumlarında sanat eğitimi alan öğrenciler için interaktif cd ortamında piktogram eğitimi
?Ortaöğretim kurumlarında sanat eğitimi alan öğrenciler için interaktif CD ortamında piktogram eğitimi? konulu bu araştırma sürekli gelişmekte olan teknolojiyi izlemek uygun materyallerini eğitimin niteliğini arttırmak amacıyla kullanmak ve örnek bir eğitim materyali oluşturarak, piktogram eğitiminde interaktif ortamda, kullanmak üzere bir CD hazırlamayı amaçlamaktadır.1993 yılında toplanan Mili Eğitim Şurası' nda, bilgisayar destekli öğretimin ülke çapında yaygınlaştırılması ve tüm öğrencilerin bilgisayar kullanımlarını öğrenmeleri için gerekli olanak ve ortamın sağlanması karara bağlanmıştır. Bu karar doğrultusunda bilgisayar kullanımını verimli kılacak önemli etkenlerden biride yazılımlardır. Ancak ülkemizde eğitim amaçlı yazılımlar çok gelişmemiştir. Öğrencilerin amaçlanan davranışları görsel ve işitsel olarak kazanmalarını, aktif yöntemle, hata yapma ve düzeltme özgürlüğü içinde öğrenmelerini sağlamak ve de öğretim ortamını yalnızca dersliklerle sınırlandırmamak amacıyla böyle bir çalışma tez konusu olarak oluşmuştur. İnteraktif ortamlar, renk, hareket, ses ve benzeri unsurları özelliklerini bir arada verebilme özellikleri nedeniyle kullanıcının dikkatini sürekli olarak bilgiye yoğunlaştırmakta ve kullanıcının öğrenme süresi kısmakta ve öğrenmeyi zamana, mekâna bağlı kalmaktan kurtarmaktadır. İnteraktif eğitim yazılımlarında kullanılan görsellerin renk seçimi, hareketliliği, ekran üzerinde yerleşimi CD'nin izlenme süresini arttırmaktadır. Tipografik unsurlardan yazı karakterlerinin seçimi, ekrandaki yoğunluğu ve rengi eğitim yazılımına rahatça devam edilmesini sağlamaktadır. Ana sayfanın renk düzeni, biçim, alan, yazı gibi öğelerin doğru yerleştirilmesi ve giriş bölümünde hareketli görüntülere müzik ile yer verilmesi ilgi çekiciliği arttırmaktadır.İnteraktif eğitim yazılımında kullanıcılar için bir yönergenin olması CD' kullanımdaki sorunları ve oluşabilecek yanlış algılamaları ortadan kaldırmaktadır. Eğitim yazılımda kullanılan butonların ses efektleri, işlevleri, sayısı ve basitliği kullanıcıda dikkat dağıtmamaktadır.Bu araştırmada etkili bir interaktif hazırlamada ki aşamalar belirlenmiş ve bu aşamalar doğrultusunda Piktogram konulu bir interaktif CD hazırlanmıştır. Öncelikle belirlenen konu ile ilgili hedef ve hedef davranışlar saptanmış hedef ve davranışları kazandırmaya yönelik içerik listesi hazırlanmıştır. Belirlenen ölçütlere göre giriş etkinlikleri, ana sayfa, programı kullanma yönergesi, ekran tasarımı ve değerlendirme soruları hazırlanmıştır.Hazırlanan interaktif CD'nin değerlendirilmesi amacı ile uzman grubun denetiminde ölçek hazırlanmış, hazırlanan ölçek random yolu ile belirlenen 10 uzman, 10 grafik öğretmeni, 10 meslek lisesi grafik bölüm öğrencilerine uygulanmıştır.Eğitim yazılımı ile ilgili ölçeğe dayalı olarak yapılan anket 3 farklı gruba uygulanmıştır. Anket 6 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde güdüleme etkinlikleri ile ilgili sorular, ikinci bölümde ana sayfa ile ilgili sorular, üçüncü bölümde hedeflerin sunumu ile ilgili sorular, dördüncü bölümde cd kullanma yönergesi, sayfa geçişleri ve yönlendirme butonları ile ilgili sorular, beşinci bölümde ekran tasarımı ve içerik ile ilgili sorular ve son bölüm olan altıncı bölümde ise değerlendirme ile ilgili sorular yer almıştır.İnteraktif CD uygulanan gruplara her bölüm izletilmiş ve o bölümle ilgili anket araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Sonunda elde edilen verilere göre öğretmen ve öğrencilerin tamamına yakın bir bölümü ?çok iyi? seçeneğini, uzmanların ise büyük bir bölümü ?çok iyi? küçük bir bölümü de ?iyi? seçeneğini işaretlemiştir.Grafik alanının önemli bir konusu olan, yaşamımızda her geçen gün daha fazla giren piktogram ünitesinin öğretimi ve hazırlanan CD' nin dışında başka yayınlarla da desteklenmeli ve sanat eğitimi alan öğrenciler için piktogram konusuna yer verilmelidir. İnteraktif CD ile eğitime önem verilmelidir ve diğer alanlarda özellikle grafik alanının diğer konularında da ilgililerce CD ler hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu eğitim yazılımı çoğaltılarak Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kuruluşları ile iş birliği içinde yaygınlaştırılmalı ve bu eğitim yazılımı geliştirilmelidir. Hazırlanan bu eğitim yazılımı eğitim konularına ilgili bireyler, grafik ajansları veya ilgi duyan kişiler tarafından kullanılması ve geliştirilmesi önerilmektedir
Meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin bilgisayarda grafik programlarını kullanmadaki yeterlikleri
Bu araştırmada, Meslek Lisesi Grafik Bölümü öğrencilerinin bilgisayarda grafik programlarını kullanmadaki yeterliklerine yönelik öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşleri ve önerileri saptanmaya çalışılmıştır. Grafik alanında uzman kişilerin görüşleri alınarak hazırlanan anket formu birbirinden farklı 5 grafik programını ölçen yeterliklerin yer aldığı, 5 bölümden oluşturulmuştur. Araştırma Ankara'da MEB Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğüne bağlı 6 Meslek ve Anadolu Meslek Lisesinde çalışan 9 resim öğretmeni, 6 grafik öğretmeni ve 162 grafik bölümü öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Öğretmen ve öğrenci görüşlerinden elde edilen veriler, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre; Kız Teknik Öğretim Kurumlarına bağlı olan Meslek Lisesi Grafik bölümü öğrencilerinin anket formunda yer alan Adobe Photoshop ve Coreldraw programları dışındaki programlarda orta düzeyde yeterli oldukları, Macromedia Freehand, Macromedia Directör ve Macromedia Dreamweaver programlarında oldukça yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Öğrencilerin programlar üzerindeki yetersizliklerinin sebebi, alan öğretmenlerinin bilgisayarda grafik tasarım programlarını gereken düzeyde kullanamamaları ve bu derslerinin, çoğunlukla grafik tasarım öğretmenleri tarafından değil, resim öğretmenleri tarafından sürdürülüyor olmasından kaynaklandığı saptanmıştır.
İlköğretim kurumlarındaki eğitsel afişlere yönelik öğrenci, öğretmen ve uzman görüşleri
Bu araştırmada, okullardaki eğitsel afişlerin mesaj iletimi, davranış-tutum değişimi ve tasarımın ilgi çekiciliğine yönelik öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanı görüşleri betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, MEB İlköğretim Genel Müdürlüğüne bağlı değişik sosyokültürel çevrelerde bulunan 15 okul arasından random yoluyla seçilen 7 ilköğretimde bulunan 31 öğretmen, 90 öğrenci ve çeşitli kurumlarda çalışan 30 grafik tasarım uzmanı üzerinde gerçekleştirilmiştir.Veriler anket yolu ile toplanmıştır. Gruplardan okullarda asılı bulunan 9 eğitsel afiş için görüş bildirmeleri istenmiştir. Afişler şunlardır: ?Kuş Gribi?, ?Düğün?, ?Hayat?, ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Okuma?, ?Sigara?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleridir.Gruplardan elde edilen veriler %, f, ANOVA ve Scheffe testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; ?Su?, ?Hayat? ve ?Kuş Gribi? afişi hem öğretmen, hem öğrenci hem de grafik tasarım uzmanı tarafından mesaj iletimi açısından başarılı bulunmuştur. Bununla birlikte; ?Eğitime Destek? afişi öğretmen ve öğrenci, ?Sigara? afişi ise öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından mesaj iletimi açısından en az başarılı bulunmuştur. Mesaj iletimi açısından ?Düğün?, ?Organ Bağışı? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? öğretmen; ?Düğün? afişi için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı ve ?Organ Bağışı? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı arasında anlamlı farklılık vardır. ?Hayat?, ?Eğitime Destek?, ?Okuma?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.?Taşıt? ve ?Su? afişleri öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından davranış ve tutum değişimi açısından başarılı bulunmuştur. Bununla birlikte; ?Kuş Gribi? afişi öğretmen ve grafik tasarım uzmanına göre, ?Hayat? afişi ise öğrenci ve öğretmenlere göre davranış ve tutum değişimi açısından etkili ve başarılı bulunmuştur. Davranış ve tutum değişimi açısından ?Düğün?, ?Hayat? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı; ?Kuş Gribi? ve ?Okuma? afişleri için öğretmen ? öğrenci ve ?Düğün? afişi için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı arasında anlamlı farklılık vardır. ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.?Hayat? afişi öğrenci ve öğretmen, ?Taşıt? afişi öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından tasarımın ilgi çekiciliği açısından en fazla başarılı bulunan afişlerdir. Bununla birlikte ?Okuma? afişi öğrenci ve öğretmen, ?Düğün? afişi öğrenci ? grafik tasarım uzmanı açısından tasarımları en az ilgi çeken afişlerdir. Tasarımın ilgi çekiciliği açısından ?Düğün?, ?Hayat? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı; ?Düğün? ve ?Sigara? afişleri için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı ve ?Sigara? afişi için öğrenci ? öğretmen arasında anlamlı farklılık vardır. ?Kuş Gribi?, ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Okuma?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.Araştırmada elde edilen sonuç, okullardaki eğitim amaçlı sosyal afişlerden ?Su?, ?Hayat? ve? Kuş Gribi? afişlerini mesaj iletimi açısından, ?Taşıt? ve ?Su? afişlerini davranış ve tutum değişimi açısından ve ?Hayat? ve ?Taşıt? afişlerini tasarımın ilgi çekiciliği açısından etkili ve başarılı buldukları görülmüştür.Afişlerin öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanları tarafından; bilgilendirici, yazılı ve görsel bilgilerinin açık, anlaşılır, daha sonra hatırlanabilir olması, bununla birlikte yazılı ve görsel ögelerinin birbiriyle uyumlu olması mesaj iletimi açısından başarılı bulunmalarında etkilidir. Söz konusu afişlerin yazılı ve görsel bilgilerinin günlük hayatta dikkate alınması, davranış ve tutum değişiminde başarılı bulunmalarında; afiş konusu, rengi, yazı biçimi, görsel ve metinsel ögeleri ve okullarda sıklıkla asılmaları tasarımlarının ilgilerini çekmesi açısından başarılı bulunmalarında etkilidir.
Temel sanat eğitimi dersinin web tabanlı öğrenme yöntemi ile verilmesinin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı web tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısı, teorik bilgisi, motivasyonu ve tutumu yönünde incelemektir. Web tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hem web destekli öğrenme ortamı tasarlanmış hemde yüzyüze öğrenme ortamı düzenlenmiştir. Bu çalışmada bu gerçek denem modeli kullanılmıştır. Araştırm modeli olarak öntest, sontest ve kalıcılık testi kontrol gruplu model uygulanmıştır. Web tabanlı öğrenme yöntemiyle geleneksel yüzyüze öğrenme yöntemi arasında akademik başarı, motivasyon, ara değerlendirme ve derse ilişkin genel değerlendirme açısından anlamlı bir fark olup olmadığını anlamak amacıyla deneysel bir çalışma, öğrencilerin öğrenmeye karşı tepkilerini ölçmek için nitel çalışma yapılmıştır. Nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğtimi Bölümü Mesleki resim Anabilim Dalı ve Seramik Eğitimi Anabilimdalı birinci sınıftaki 20 deney grubu ve 20 kontrol grubu öğrencilerinden oluşan "Temel Sanat Eğitimi II" dersini alan öğrenciler ile uygulanmıştır.Araştırma sonunda, web tabanlı öğrenme yönteminin geleneksel yüzyüze öğrenme yöntemine göre, öğrencilerin akademik başarı puanları ve kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ama web tabanlı öğrenme yönteminin geleneksel yüze öğrenme yöntemine göre son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırmaya göre web tabanlı öğrenme yöntemiyle öğrencilerin bilgiye ulaşma kolaylığı ve bilgi kaynakları zenginliği alanlarında önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Her iki yöntemde de öğretim elemanı önemli bir yere sahiptir. Web tabanlı öğrenme yöntemiyle yapılan farklı çalışmalar diğer derslerin uygulanmasıyla birlikte öğrencilerin ders saatleri dışında derse katılımı sağlanabilir.
Grafik eğitimi veren ortaöğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin önemi ve karşılaşılan sorunlar
Bu araştırmanın genel amacı; grafik eğitimi veren orta öğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin öğrenci görüşlerine göre önemini ve dersin öğretiminde karşılaşılan sorunları saptamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere Ankara'da Grafik eğitimi veren 11 orta öğretim kurumu ile bu kurumlarda yazı-tipografi dersi verilen öğrenciler ve bu derse giren öğretmenler örneklem olarak belirlenmiştir.Araştırmanın amacına yönelik olarak uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan; 204 öğrenci ve 14 öğretmene uygulan anket sonucunda elde edilen bilgiler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Anketlerde yer alan her sorunun frekans ve yüzde değerleri alınıp tablolaştırılarak, grafik dağılımları ile yorumu yapılmıştır. Araştırma ile elde edilen bilgiler ışığında;?Öğrenci görüşlerine göre grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi önemlidir.?Grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi ile ilgili fiziki ortam, araç-gereç ve yazılı kaynak sıkıntısı yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersi Grafik ve Fotoğraf alanı için ortak alan derslerinden biri olmasına rağmen bazı kurumlarda öğretim programı kapsamına alınmamıştır.?Yazı-tipografi dersinin öğretiminde dersin süresinin ve modül içeriğinin yetersiz olmasından kaynaklanan sorunlar yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersinde kullanılan araç gereç ve dersin içeriği, teknoljinin ve sektörün gelişimine paralel olmadığı için dersin öğretiminde sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle bölüm ve sektör ilişkisi olumsuz etkilenmektedir.Araştırmanın son bölümünde ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir.
İlköğretim I.kademe öğrencilerinin çocuk hikâye kitaplarının tipografik özellikleri ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı; ?İlköğretim I. Kademe Öğrencilerinin Çocuk Hikâye Kitaplarının Tipografik Özelliklerine İlişkin Görüşleri'nin? belirlenmesidir.Bu temel amaca ulaşmak için; ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine göre; ?Tipografik özellikler açısından çocuklar için hazırlanan hikâye kitaplarının kağıt cinsi, kitap boyutu, harf büyüklüğü, harf biçemi (harf stilleri), harf biçimi (yazı karakteri), satır aralık (boşluk) düzeni, sayfa kenar boşluğu, yazı rengi nasıl olmalıdır?? ve ?Öğrencilerin hangi tipografik özelliklere sahip kitapları daha hızlı ve zevkle okuduklarına ilişkin görüşleri nelerdir?? sorularına cevap aranmıştır.Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket formu kullanılmıştır. Geliştirilen anket, İzmir ili Narlıdere ilçesinde İnönü İlköğretim Okulu'nda 2007?2008 eğitim öğretim yılı 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden random yöntemi ile seçilen 100 öğrenciye uygulanmıştır. İlköğretim okulu öğrencilerinden anket formlarıyla toplanan bilgiler, araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere analiz edilerek, ankette yer alan her sorunun frekans (f) ve yüzde (%)'leri bulunarak ve tablolaştırılarak yorumlanmıştır.Sonuç olarak hazırlanacak hikâye kitaplarında tipografik özellikler bir bütünlük içerisinde sunulmalı, grafik tasarım uzmanları tarafından çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak, estetik değerleri de bir arada barındırarak hazırlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerin yayımcılarının kullanıldığı metotlar takip edilmeli, hiçbir masraftan kaçınılmamalı, öğrencilerin beklentileri karşılanmalıdır.
Ambalaj tasarımında baskı teknikleri ve yaratıcı yaklaşımlar
Ambalaj tasarımında kullanılan baskı tekniklerinin ve yaratıcı yaklaşımların pazarlama stratejilerindeki kritik rolünü incelemektir. Araştırma, ambalaj tasarım sürecinde ofset, flekso, dijital baskı gibi baskı tekniklerinin estetik, fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik açısından nasıl avantajlar sunduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, yaratıcı yaklaşımlar ve bu tekniklerin ambalajın görsel kimliğine olan etkisi de araştırmanın kapsamına dahil edilmiştir. Araştırmanın kapsamı, ambalaj tasarımı ve baskı teknikleri konusunda hem teorik bilgi sunmakta hem de güncel uygulamaları analiz ederek bu alandaki trendleri ortaya koymaktadır. Ambalaj tasarımındaki yenilikçi çözümler ve interaktif teknolojilerin (örneğin artırılmış gerçeklik, QR kodlar) tüketici deneyimine etkisi de detaylı olarak ele alınmaktadır. Araştırma yöntemi olarak nitel analiz kullanılmıştır. Literatür taraması ile baskı teknikleri ve yaratıcı yaklaşımlar üzerine mevcut bilgiler derlenmiş, ambalaj tasarımındaki örnek uygulamalar incelenmiş ve bu uygulamaların pazarlama stratejilerine etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, ambalaj tasarımının fonksiyonel ve estetik boyutlarını birleştirerek markaların pazarda öne çıkmalarına nasıl yardımcı olduğunu göstermektedir.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)'nin kurumsal kimlik tasarımını gösteren logosunun sosyal çevredeki algılanışı
ÖZET Bu araştırmanın amacı TRT'nin kurumsal kimliğini gösteren logosunun nasıl algılandığım ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda kurumsal kimlik kavramından yola çıkarak, TRT'nin kuruluşundan bu yana oluşturulan kurumsal kimlik tasarımları incelenmiştir. İlk olarak üniversite öğrencilerinin kurumun genel yayını ile ilgili görüşleri, daha sonra TRT kurumunun logo tasarımları ile ilgili görüşleri ve TRT'nin son yapılan logo tasannu ile ilgili görüşleri araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2003-2004 eğitim-öğretim yılı, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi'nin öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu fakültelere devam eden 150 öğrenci oluşturmuştur. TRT'nin kurumsal kimliğini gösteren logosunun nasıl algılandığını ortaya koymak için araştırmacı tarafından anket hazırlanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilen yüzde ve frekans analizleri yapılmıştır. TRT'nin genel yayım ile ilgili görüşlerde, anket sonuçlarına göre TRT televizyon yayınlarmm tercih edilme sebepleri arasında tarafsızlığı, düzgün Türkçe'nin kullanılması, kaliteli, düzeyli, eğitici ve bilgi verici yayınlarının olması gösterilmiştir. TRT'nin logo tasarımları ile ilgili görüşlerde ise; TRT'nin 1964-1984 yıllarında kullanılan ilk logo ve amblem tasarımını; soruyu cevaplayan kişilerin % 41' i açık, net, algılanabilir bulmaktadır. 1984-1989 yıllarında kullanılan ikinci logo ve amblem tasarımını; % 33'ü açık, net ve algılanabilir, 1989-1997 yıllarında kullanılan üçüncü logo ve amblem tasarımım; % 54' ü açık, net ve algılanabilir, 1997-2001 yıllarında kullanılan dördüncü logo ve amblem tasarımım; üniversite öğrencilerinin % 62' sı açık, net, algılanabilir, TRT'nin 2001 yılında yenilenen son logo ve amblem tasarımını ise % 75' i açık, net ve algılanabilir bulmaktadırlar. TRT'nin yapılan son logo tasarımına ait görüşlerde ise; görsel kimliğini oluşturan yeni amblem ve logosunun kurumun kimliğine, yapışma ve imajına uygun olduğuna çoğunluğun katıldığım görmekteyiz. Sonuç olarak bugüne kadar yapılan logo tasarımları arasında renk-biçim- tasarım açısından son logo çalışmasının TRT kurumuna en uygun tasarım olduğu ortaya çıkmıştır.
Endüstrileşme sürecinde tasarım ve William Morris
Sanayi Devrimi 1760 ? 1860 yılları arasında ngiltere'nin zengin demir ocaklarına sahip olması nedeniyle bu ülkede baslamıstır. Buhar makinasının bulunmasıyla baslayan Sanayi Devriminin yaptıgı degisimler sanat alanında da etkili olmustur. Makinanın ön plana geçmesi sanat ve zaanatta'da degisiklikler yaratmıstır ve sanata verilen önem azalmıstır. Öyle ki Gotik üslupta villalar insa edilmis ve eskiye duyulan merak insanların kopya ürünleri almalarına sebep olmustur. Tüm bu kopyalar geleneksel tekniklerle degil fabrikasyon olarak yapılmıstır. Bu da ürünlerin ucuz ve herkesin ulasabilecegi bir halde olmasına sebep olmustur. Oysa ki sanat sadece görsel degildir aynı zamanda duygulara da hitap eder, sadece aklımızı degil sezgilerimizi de etkilemektedir. Bu da karsımızda ki biçimin geometrik olarak belirli bir uyum ve oranda olmasının yanında sanatçının duygularını da yansıtması geregini ortaya koymustur. Diger taraftan soyut sanat matematiksel degildir. Soyut sanat kurallar ve ölçülerle belirlenemez, duygusal bir biçim anlayısına dayanır ve John Ruskin ve William Morris gibi sanatçılar makinanin bu formları meydana getiremeyecegini düsünmektedir. Öte yandan makina günlük hayata girmis hayatı kolaylastırmıstır. Standart ürünlerin mükemmelligine inanan diger sanatçılar Morris gibi sanatçıları ütopik bulmaktadır. Bu sanatçılara göre makina üretiminin temelinde mükemmeliyet vardır. Morris'in amacı halk için halk sanatının olmasını saglamaktır Morris. Sanatla toplumun sosyal yapılarının arasındaki baga daha çok inanır ve Ruskin'in düsüncelerini gelistirerek bunların siyasal yasamda da gerçeklesmesi gerektigine inanmıstır.Aslında makinaya karsı gibi görünse de sonunda o da ılımlı bir hal almıstır. Makinanın insan zekasıyla denetlenebilecegini ve o zaman yarar saglanabilecegini son dönemlerinde dile getirmistir.Sanat ve sosyal hayat arasında iliskiyi modern anlamda kavrayıp teorik ve uygulamayla bir köprü olusturan bir sanatçıdır. Onun bütün bu düsünceleri kendinden sonra gelen bir çok sanatçıyı etkilerken, dünya sanatının dönümü kabul edilen modernizmin temelini olusturur. Birinci Dünya Savasının ardından bu tutum yerini makina ile daha ılımlı olmaya bırakmıstır. Tüm bu reformist hareketler daha sonra ortaya çıkacak olan Bauhaus Okuluna ortam hazırlamıstır. vi Morris ve arkadasları için makina ve onunla ilgili hersey lanetlenecek icatlarken, Walter Gropius ve arkadasları için makine ancak bir araçtır, ve ona karsı degil, onunla birlikte yeni adımlar atılmalıdır. Günümüzde oldukça hızlı gelisen teknolojiyle birlikte, tasarım sorunu güncel bir konu olmaya devam etmektedir ve bu yüzden geçmisteki problemlere bakarak günümüzdeki sorunlara daha dogru yaklasılacaktır.
İllüstrasyon sanatçısının toplumsal kimliği ve topluma etkileri
İnsanın temel arayışlarından biri olan varoluşunu anlamlandırmak; insanın kendisiyle birlikte yaşadığı çevreyi ve toplumu özümseyerek geliştirmesiyle sağlanmaktadır. Varlığını ve yaşadığı toplumu geliştirmek isteyen insanın; bu amaç doğrultusunda kullanacağı en etkili araçlardan biri, insanın dürüstlüğünü, özgürlüğünü ve yaratıcılığını ifade ettiği sanattır. Konuşmadan önce görmeyi öğrenen bireylerden oluşan toplum, şekillenip gelişirken; görsel kültürün en önemli parçalarından biri olan illüstrasyon sanatından faydalanmaktadır. Bu bağlamda illüstrasyon sanatçısına toplumu geliştirmek adına birtakım sorumluluklar yüklenmektedir. "İllüstrasyon Sanatçısının Toplumsal Kimliği ve Topluma Etkileri" başlıklı bu tez, tarih boyunca illüstrasyon sanatçısının yaşadığı çağın sosyokültürel, politik ve toplumsal durumlarına karşı sanatında edindiği tutumu ve bu tutumun yaşadığı toplumu nasıl etkilediğini araştırmaktadır.
Türkiye'de karikatür, mizah ve sosyal medya ile mizahın değişimi
Ülkemizde karikatür üretimi 1870 yılında ilk karikatürün yayınlanmasından günümüze yayınlanma alanlarını genişleterek devam etmiştir. Karikatürün bir düşünceyi anlatmadaki ve okunmasındaki kolaylığı, toplumun ilgisini çekmiş; karikatür her zaman ilgiyle izlenen bir mizah türü olmuştur. Yakın zamana kadar, mizah dergileri ve gazeteler toplumun karikatürlere ulaşması için en yakın kaynakların başında gelmiştir. Yirminci Yüzyıl'ın son on yılından itibaren internetin kullanılmaya başlanmasıyla, insanların bilgiye erişmesi kolaylaşmış; daha geniş kitlelerin karikatürü yakından tanıma fırsatı doğmuştur. Günümüzde etkisini giderek arttıran, birçok insanın dahil olduğu ve etkin rol oynayabildiği internet, sağladığı imkanlarla insanlara bireysel ifade alanları yaratmıştır. Yirmi birinci yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkan sosyal medya uygulamalarıyla birlikte kullanıcıların kendi mizah içeriklerini oluşturdukları görülmüştür. Bu çalışmada, Türkiye'de mizahın ve özelde karikatürün tarihsel gelişimine değinilmiş, sosyal medyayla birlikte mizahın değişimi incelenmiştir.
Sinema jeneriklerinin göstergebilimsel analizleri ve Türk sineması jenerikleri için uygulama önerileri
Sinemanın ilk zamanlarında geleneksel yöntemlerle üretilmeleri oldukça zor olan sinema jenerikleri zaman içinde evrim geçirerek, yeni teknolojilerin de yardımıyla daha özenli üretilmiş ve çeşitlilik kazanmışlardır. Özellikle genç tasarımcıların ilgisini çeken bu yeni çalışma alanı bazı filmlerin kendisinden daha çok hatırlanır olarak filmin önüne geçmiştir. Yeni araçlar, yöntemler ve Kyle Cooper gibi yeni nesil görsel iletişim tasarımcılarının çabaları ile sinema jenerikleri filmin kendisinden bağımsız bir tasarım ürününe dönüşmüştür. Filmden bağımsız olarak planlanıp, üretilebilen, hakkında bilimsel çalışmalar yapılan, kitaplar yazılan, websiteleri açılan, işlevinin ötesine geçmiş bir grafik tasarım-sinema melez ürünü olarak sinema jeneriğinin önemi göz ardı edilemez. 1950'lerde Saul Bass'ın, 1990'larda Kyle Cooper'ın önderliğinde bütün dünyanın dikkatini çeken sinema jenerikleri günümüzde çok sayıda tasarımcı ve sinemacı tarafından yaratılan büyük bir sektöre dönüşmüştür. Küresel ölçekte bakıldığında Türkiye'nin jenerik tasarımındaki gelişmeleri geriden takip ettiği ve yeterince üretim yapılmadığı görülmektedir. Analiz ve örnek uygulama çalışmaları içeren bu tezin, sinema jenerikleri konusunda tasarımcıların ve araştırmacıların yararlanabileceği bir kaynak niteliğinde olması hedeflenmiştir. Tezde öncelikle sinemada jeneriklerin kısa tarihine değinilerek, ortaya çıkışı ve yıllar içinde gelişiminin ardından, günümüzde hem sinemanın hem de grafik tasarımın gelişimine paralel olarak nasıl bu duruma ulaştığı anlatılmıştır. Seçilen hem yabancı hem Türk jeneriklerinin göstergebilimsel analizleri yapılarak, film dili ve grafik tasarım dili arasındaki işbirliğinin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Örnekler görsel iletişim tasarımı bağlamında, tipografi, görsel kullanımı, hikaye anlatımı, kamera ve kurgu biçemi özellikleriyle irdelenmiştir. Bu alanda yapılacak araştırmalar ve jenerik tasarımları için yol gösterici sonuçlar sunulmaya çalışılmıştır.