Yeditepe University
Discipline

Bilgisayar Mühendisliği Anabilim Dalı

Yeditepe University

4,445

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Doğal dil işleme alanındaki derin öğrenme modellerinin karşılaştırılması

Yapay zekanın günümüzde hayatın işleyişine verimlilik ve üretkenlik kavramlarını katarak yön verdiğini söylemek yanlış olmaz. Bununla birlikte yapay zekanın bir alt dalı olan makine öğrenimi özellikle son yirmi yılda oldukça ön plana çıkmış ve teknolojik olarak en çok talep gören alan olmuştur. Yapay zeka ve özellikle makine öğrenimi, bu alanda çalışan şirket ve organizasyonların rekabet ve başarılarında da kendini göstermiştir. Makine öğrenimi, bilgisayarların belirli görevleri yerine getirmek için veriler üzerinden eğitim yoluyla edindikleri modellerin kullanılmasıdır. Bu görevleri kullanan alanlardan bir tanesi doğal dil işlemedir. Doğal dil işleme alanı, insan dillerinin hesaplamalı işlenmesini ve anlaşılmasını içeren çeşitli konuları kapsar. Son birkaç yılda, doğal dil işleme alanı, derin öğrenme modellerinin kullanımı ile daha da artmıştır. Bu tez çalışması, doğal dil işleme alanının metin üretme (text generation) alt alanında derin öğrenme mimarileri ve yöntemlerinin performans açısından karşılaştırılmasını ele almaktadır. Bu kapsamda huggingface sitesinden indirilen 7 dönüştürücü modelin metin üretme işlevleri kullanılarak bu alanda kullanılan ölçme metrikleri ile benzerlik oranları hesaplanmıştır. Amaç, referans metinler ile modeller tarafından üretilen metinlerin birbirleri ile benzerliği ve anlam bütünlüğünün ölçülmesidir. Yapılan deneyler, model büyüklüğünün performansa etkisine çok önemli bir şekilde etki ettiğini gösterdi. 5 ölçüm metriği arasında dönüştürücü tabanlı olan BertScore' un n-gram tabanlı metriklere göre daha başarılı ölçüm yaptığı görüldü.

Tuna Topaç
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hafif sıklet involutif yer değiştirme kutularının kriptografik özelliklerinin incelenmesi

Hafif sıklet şifreleme yöntemleri, IoT cihazlarının çeşitlenmesi ve yayınlaşması ile daha geniş kullanım alanına ulaşmıştır. Hafif sıklet şifrelemede kullanılan, tek doğrusal olmayan katman olan yer değiştirme kutularının kriptoanaliz yöntemlerine karşı dayanıklılığı aynı zamanda şifrelemenin de saldırılara karşı dayanıklılığı anlamına gelmektedir. Bu sebeple, tez çalışması kapsamında; hafif sıklet şifrelemede kullanılan S-kutuları, çeşitli kriptografik özelliklere göre incelenerek, doğrusal/diferansiyel kriptoanaliz yöntemlerine en dayanıklı S-kutularının sunulması amaçlanmıştır. 4-bit girişten 4-bit çıkışa ve 3-bit girişten 3-bit çıkışa haritalanan, bijektif, involutif tüm S-kutusu permütasyonları 10 kriptografik özelliğe göre incelenerek, kriptoanaliz yöntemlerine en dayanıklı S-kutuları tespit edilmiştir. Tez çalışmasında 3 × 3 boyutunda involutif 'Optimal' S-kutuları, doğrusal yaklaşım tablosunda en büyük mutlak değer 2, fark dağılım tablosunda en büyük değer 2 ve cebirsel derece 2 olacak şekilde tanımlanmıştır. 4 × 4 boyutunda involutif 'Optimal' S-kutuları, doğrusal yaklaşım tablosunda en büyük mutlak değer 4, fark dağılım tablosunda en büyük değer 4 ve cebirsel derece 3 olacak şekilde tanımlanmıştır. Optimal olan S-kutuları, geri kalan 7 kriptografik özellik olan; BIBO Örüntüsü, Doğrusal Dal Sayısı, Diferansiyel Dal Sayısı, Doğrusallık Frekansı, Diferansiyel Tekdüzelik Frekansı, Boomerang Bağlantı Tablosu Tekdüzeliği ve Diferansiyel Doğrusal Bağlantı Tablosu Tekdüzeliği açısından incelenerek sonuçlar ortaya konulmuştur. 5 × 5 boyutunda; doğrusal yaklaşım tablosunda en büyük mutlak değer, fark dağılım tablosu en büyük değer ve cebirsel derecede iyi özelliklere sahip S-kutuları genetik algoritma ile bulunarak, kriptografik özellikleri analiz edilmiştir. İncelenen kriptografik özelliklere göre en iyi değerlere sahip olan S-kutularının vektörel çıkış Boole fonksiyonlarından oluşan cebirsel ifadeleri optimizasyon işleminden geçirilmeden, bitslice kapı karmaşıklıkları analiz edilmiştir. Tez çalışmasında, hafif sıklet şifrelemede kullanılacak olan S-kutuları seçilirken 10 kriptografik özellik dikkate alınmış ve bu özelliklere göre en iyi değerlere sahip olan S-kutuları sunulmuştur.

Pınar Savaştürk
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka ile yemek tanıma ve özellik çıkarımı

İnsanların yaşamaları için beslenmeye ihtiyaç duymalarından kaynaklı olarak yiyecek- içecek endüstrisinin asla bitmeyeceği ve eskimeyeceği açıktır. Bu sebeple yiyecek endüstrisi gün geçtikçe büyüyen bir sektör haline gelmiştir. Teknoloji kullanımının yaygınlaşmasıyla dünyanın farklı yerlerinde bulunan gıdalar bile insanlar için artık tanınır duruma gelmiştir. Yiyecek türleri kalori miktarlarına, içinde bulunan besin öğelerine, işlem görme türlerine kadar pek çok farklı özelliğe göre sınıflandırılabilir. Yiyecek menüleri belirli hastalık durumlarında, sporcu beslenmelerinde, sağlıklı yaşam önerilerinde veya farklı dünya mutfaklarında değişkenlik gösterebilir. Bu çalışmanın seçilmesinde ki ana etken farklı durumlarda bulunan, farklı menü seçimleri yapması gereken kişilere yapay zeka uygulamaları ile yardımcı olmaktır. Son yıllarda, görüntü tanıma ve sınıflandırma alanında büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Görüntü tanıma, görüntü bölütleme, video bölütleme gibi pek çok alanda derin öğrenme çalışmaları yapılmıştır. Yapay zekaya dayalı birçok görüntü tanıma ve sınıflandırma yöntemi önerilmiş, bu yöntemler görüntü tespitinde doğruluğu ve verimliliği arttırmıştır. Görüntü tanıma uygulamaları, gıda tanımaya da uygulanmaktadır. Ancak gıda tanıma alanın da bulunan gıdaların çeşitliliği sebebiyle karmaşıklık derecesi yüksektir, tanımanın doğruluğu ve hızı daha düşüktür.Bu çalışma bu problemi çözmeye çalışmayı ve sinir ağına dayalı bir gıda görüntü tanıma yöntemi tasarlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, yiyecek görüntülerinin doğru tanımlanmasını otomatik gerçekleştiren ve yiyecek sınıfını tahmin eden, yiyeceklerin içerisinde bulunan besin değerlerini kullanıcıya sunan yapay zeka yaklaşımlarına dayalı yeni bir sistem tasarımı hedeflenmiştir. Sistemin eğitimi bölümünde yiyecekleri belirli kategorilere sınıflandırmak için evrişimsel bir sinir ağından oluşan derin öğrenme modeli oluşturulacaktır. Evrişimsel sinir ağ modeli derin öğrenmenin son yıllardaki güçlü bir tekniği olarak gösterilmektedir. Yiyeceklerin fotoğraf üzerinden tanınması ile bundan sonraki süreçte geliştirilebilecek pek çok uygulama için dayanak olması amaçlanmıştır.

Emine Gül Özkan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme engelli bireylerle iletişimde IMU ve sEMG sensör verilerini kullanacak bir sistem geliştirilmesi

Bilişim teknolojileri, işitme engelli bireylerin toplumun diğer bireyleri ile iletişimini sağlamada etkin bir şekilde kullanılabileceğini düşünerek bu çalışma planlanmıştır. Bu amaçla, kişinin yaşam kalitesini düşürmeden kullanabileceği İşaret Dili'ndeki (İD) kelimelerin iki kol ile tanınması sağlayan özgün bir yazılım gerçekleştirilmiştir. Literatürde farklı teknolojiler (kamera, kol bandı ve eldiven gibi) kullanan işaret dili tanıma sistemleri geliştirilmiştir. Fakat yapılan çalışmaların çoğu, işitme engelli bireylerin günlük hayatta kullanabileceği pratik bir çözüm olmak yerine daha çok teoride kalmaktadır. Geliştirilen sistem, tipik görme tabanlı sistemler yerine iki kolun yüzey elektromiyografisini (sEMG) ve atalet ölçüm birimi (IMU) verilerini kullanmaktadır. Çalışmaya özgü dijital sinyal işleme ve makine öğrenmesi yöntemlerini kullanan, farklı işletim sistemlerinde (Android,Windows) çalışabilen bir yazılım geliştirilmiştir. Yazılım Myo Armband SDK'sını kullanmak yerine kendi Bluetooth servislerini kullanarak hem daha performanslı çalışmakta ve hem de cihaza özel dongle gereksinim duymamaktadır. Her işaret için sabit bir süre yerine, hareketi tespit ederek daha akıcı ve gerçek zamanlı bir iletişime olanak sağlar. Test için günlük hayatta kullanılma sıklığı dikkate alınarak belirlenen 80 kelimeden oluşan veri seti oluşturulmuştur. Önerilen sistem için kapsamlı bir öznitelik çıkarma işlemi gerçekleştirilmiştir. Tanıma performansı farklı sınıflandırıcılar ve parametreler ile test edilmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Önerilen sistemin geçerliliğini ve elde edilen sonuçların doğruluğunu test etmek için 10 kat çapraz doğrulama yöntemi kullanılmıştır. Farklı sınıflandırma yöntemleri ile yapılan eğitimlerin testleri sonucunda en yüksek başarıyı %99.88 doğrulukla RandomForest ve Ibk algoritmaları, en düşük başarıyı %89,75 doğrulukla J48 algoritması sağlamıştır. Odak gruba sunulan çalışma katılımcıların tamamı tarafından rahat, estetik ve kullanılabilir bulunmuştur. Bu çalışma ile geliştirilen sistemin engelli bireylerin hayatında büyük bir kolaylık sağlayacağı düşünülmektedir.

Bilgisayar programlarıBilgisayar yazılım dilleriBilgisayar yazılımları+5
Ümit Can Kumdereli
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ayçiçeği bitkisinin gelişim evrelerinin görsel dönüştürücüler ile tespiti ve diğer derin öğrenme modelleri ile karşılaştırılması

İnsanlık tarihi boyunca pek çok önemli devrim gerçekleşmiştir, bunların başında "Tarım Devrimi", "Sanayi Devrimi" ve 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişim gösteren bilgisayarların, internetin ve dijital teknolojilerin bilgiye erişim ve iletişim biçimlerini köklü bir şekilde değiştiren "Bilişim ve Dijital Devrim" gelmektedir. Tarihsel olarak bu devrimler, toplumların yapısını, çalışma alanlarını, ekonomilerini, teknolojilerini ve kültürlerini köklü bir şekilde değiştirmiştir. Günümüzde tarım sektörü, dünya nüfusunun artması, iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların sınırlı olması nedeniyle küresel meydan okumalar karşısında daha verimli ve sürdürülebilir üretim yöntemleri geliştirme zorunluluğuyla karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple, hassas tarım uygulamaları ve yapay zekâ teknolojilerinin entegrasyonu, tarımsal verimliliği artırmada ve çevresel etkileri azaltmada kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle, bitkilerin gelişim süreçlerinin doğru bir şekilde izlenmesi ve analiz edilmesi, kaynak kullanımını optimize etmek ve ürün kalitesini iyileştirmek için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ayçiçeği bitkisinin gelişim evrelerinin takibi ve analizi üzerine odaklanılmıştır. Hassas tarım uygulamaları kapsamında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nün ekim alanlarında 4'er dekarlık 13 bloktan oluşan yaklaşık 50 dönümlük arazide Canon EOS 700D cihazıyla ekim ve hasat dönemlerine uygun olarak toplanan 10502 adet veri, gelişim evreleri dikkate alınarak 7 sınıfa ayrılmış ve yapay zekâ yöntemleriyle işlenerek anlamlı sonuçlar elde edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, derin öğrenme ve konvolüsyonel sinir ağları gibi modern yapay zekâ tekniklerinden VGG16, VGG19, İnceptionResNetV2 ve ViT modelleri ve Sgd, AdaGrad ve Adam optimizatörleri kullanılarak, ayçiçeği gelişim sürecinin farklı aşamalarını tanımlamak ve bu süreçleri yüksek doğrulukla modellemek amaçlanmıştır. Ayrıca, transformer modelleri gibi ileri düzey algoritmaların tarımsal veri analizi üzerindeki potansiyel etkileri de incelenmiştir. Araştırmamızın ilk bölümünde, hassas tarım ve yapay zekâ entegrasyonunun teorik temelleri detaylandırılmış, ilgili literatür taraması yapılarak konuya dair mevcut bilgiler özetlenmiştir. Devam eden bölümlerde, ayçiçeği bitkisinin gelişim evreleri hakkında bilgi verilmiş ve veri toplama süreçleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Daha sonra, derin öğrenme modellerinin eğitilmesi ve test edilmesi aşamaları ele alınmış, elde edilen sonuçların tarımsal uygulamalar açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu çalışma, hem akademik hem de pratik düzeyde tarım teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Tarım sektöründe verimliliği artırmak ve sürdürülebilir üretim yöntemlerini desteklemek adına, yapay zekâ ve derin öğrenme tekniklerinin kullanımının önemini vurgulayan bu araştırmanın, tarımsal üretimde dijital dönüşüme katkı sunması ve gelecekteki araştırmalara kaynak sağlaması hedeflenmektedir.

Sabriye Bayır
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji firmalarında test otomasyonunun önemi ve bir test otomasyonu örneği

Teknoloji firmalarının geliştirdiği ve dünya genelindeki insanlar tarafından yaygın olarak kullanılan uygulamalar, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüz teknolojilerinin odak noktası düşünüldüğünde, bu uygulamaların, son kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırmayı ve onlara zaman kazandırmayı hedeflediği görülmektedir. Özellikle büyük ölçekli sektörlerde, yazılım teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde, uygulamalar genellikle binlerce eş zamanlı kullanıcı oturumunu desteklemek için çok katmanlı ve işlevsel bir yapıya sahiptir. Bu büyük ölçekli sistemler; ticari ve resmi kuruluşlar, kart işlemleri ile ilgili web servisler ve çevrim içi bağlantıları içermektedir. Uygulamalar, karmaşık iş akışları ve detaylı iş kurallarını barındırırken, sıklıkla gerçek zamanlı ve yoğun işlem süreçlerini yürütmektedir. Özellikle saniyede gerçekleştirilen işlem sayısının yüksek olduğu bu sistemlerde, güvenlik kritik bir öneme sahiptir, çünkü doğrudan maddi değerlerle ilişkilidir. Tüm bu dinamikler göz önünde bulundurulduğunda, teknoloji firmalarının ürün kalitesini, müşteri memnuniyetini ve yazılım performansını en üst düzeyde tutması bir zorunluluk haline gelmektedir. Bu doğrultuda, firmalar uygulama geliştirme süreçlerinde yazılımın test edilmesine büyük önem vermektedir. Yazılım testi, uygulamanın planlama aşamasından canlı ortama geçişine ve sonrasında kullanım sürekliliğini sağlamaya kadar her aşamada kritik bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasında, teknoloji firmalarının yazılım test süreçlerine nasıl yaklaştığı incelenmiştir. Özellikle yazılım kalitesini artırmak, geliştiricilerin yazılım sırasında yaptığı hataları tespit etmek, kullanıcı gereksinimlerini karşılamak ve nihai olarak müşteri memnuniyetini sağlamak için gerçekleştirilen testler ve test otomasyonu projeleri ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, bir test otomasyonu örneği oluşturularak firmaların yazılım testi için nasıl bir yapı kurduğu ve bu süreci nasıl yönettiği uygulamalı olarak gösterilmiştir. Bu örnek, test otomasyonunun iş süreçlerine olan katkılarını somut bir şekilde ortaya koymayı amaçlamaktadır.

İbrahim Berkay Suçsuz
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Destek talep sistemlerinde ChatGPT'nin interaktifçözüm üretimi için incelenmesi ve hassas ayar uygulaması

Bu tez çalışması, IT birimleri tarafından sıklıkla kullanılan Destek Talep Sistemlerinin, ChatGPT gibi büyük dil modelleri ile nasıl daha interaktif ve etkili hale getirilebileceğini incelemektedir. Çalışma kapsamında, bir Destek Talep Sistemini simüle etmek amacıyla ChatGPT modeli hassas ayar uygulanarak test edilmiş ve modelin performansı analiz edilmiştir. Hassas ayar uygulanmış modelin, destek taleplerini anlamada, sınıflandırmada ve doğru çözümler sunmada başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular, büyük dil modellerinin dil anlama ve kullanıcı taleplerine uygun yanıt üretme konularında yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, modelin doğal dil işleme yetenekleri sayesinde operasyonel süreçleri hızlandırabileceği ve kullanıcı deneyimini iyileştirebileceği görülmüştür. Çalışma, ChatGPT'nin yalnızca IT birimlerinde değil, müşteri destek sistemleri ve diğer iş süreçlerinde de etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, dil modellerinin esnekliği ve çeşitli alanlara uygulanabilirliği, gelecekteki uygulamalar için umut verici bir yaklaşım sunmaktadır. Sonuç olarak, bu tez, büyük dil modellerinin destek sistemleri üzerindeki etkisini değerlendirerek, ChatGPT'nin interaktif çözüm üretme becerileri ile geleneksel yöntemlere kıyasla önemli avantajlar sağladığını kanıtlamaktadır.

Bilal Örücü
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe metinlerde duruş tespitinin büyük dil modelleri ile incelenmesi

Günümüzde sosyal medya platformları, çeşitli konular hakkında kişilerin bir konu hakkındaki görüşlerini an be an belirtebildiği önemli bir veri kaynağı haline bürünmüştür. Bu platformlar üzerinden paylaşılmış olan verilerden bilgi çıkarım işleminin elle yapılması, veri çokluğu sebebiyle imkansız hale gelmiştir. Böylece bilgi çıkarım işleminin otomatikleştirilmesi işlevinin önemi her geçen gün artmaktadır. Doğal Dil İşleme (DDİ) alanında "duruş tespiti" (stance detection), bir metin veya konuşmada yazarın ya da konuşmacının belirli bir konu, olay veya tartışma hakkındaki duruşunu (tutumunu) belirlemeye yönelik bir görevdir. Duruş tespiti, bir sınıflandırma problemi olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmada, bir metin için kişinin olumlu, olumsuz veya tarafsız bir duruş sergileyip sergilemediğini analiz etme amacıyla Türkçe etiketli bir veri kümesi oluşturulmuş ve oluşturulmuş olan veri kümesi makine öğrenimi yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Veri kümesi için X platformundan 8779 adet veri toplanmıştır. Veri kümesi Hedef A ve Hedef B olarak iki ayrı hedef ve her hedefe göre "Destekliyor", "Desteklemiyor" ve "Hiçbiri" etiketleriyle etkilenmiştir. Duruş tespiti görevi için hazırlanan veri kümesi, LSTM, GRU ve BERT modelleri ile işlenmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Veri kümesinin hedefler arasındaki dengesizliği mevcut olduğu için, bu modeller ile birlikte örnek azaltma ve örnek artırma yöntemleri de kullanılmıştır. Gözlemlenen sonuçlarda, BERT modelinin, diğer modellere göre daha iyi performans gösterdiği saptanmıştır. Bu çalışma sosyal medya analizlerinde, kullanıcı eğilimlerini anlama açısından önemli katkılar sunmayı gaye edinmiştir.

İbrahim Okan Akveç
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Geleceğin dönüşümü: Bilgi işlem daire başkanlıklarında microservis mimarisi uygulamaları

Günümüz dijital dönüşüm çağında, özellikle COVID-19 pandemisiyle birlikte hız kazanan teknolojik gelişmeler, kurumsal bilgi sistemlerinde yeni ihtiyaçları ve zorlukları da beraberinde getirmiştir. Ani trafik dalgalanmaları, çeşitlenen veri kaynakları, sürekli değişen teknoloji gereksinimleri ve artan mobil/IoT cihaz entegrasyonları, geleneksel sistemlerin yetersizliğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında öğrenci bilgi sistemleri, elektronik belge yönetim sistemleri, e-posta altyapıları, mobil uygulama entegrasyonu ve iş akış yönetimi gibi kurumsal sistemlerin mikroservis mimarisi temelinde yeniden yapılandırılması ele alınmıştır. Geçiş sürecinde konteyner tabanlı sanallaştırma teknolojileri, API geçidi (API Gateway) yönetimi ve sürekli entegrasyon/sürekli teslimat (CI/CD) gibi modern yazılım geliştirme yaklaşımları etkin biçimde uygulanmıştır. Teknik dönüşümün ötesinde, yazılım geliştirme ve operasyon ekipleri arasındaki iş birliğini artırmayı amaçlayan DevOps kültürü organizasyonel düzeyde benimsenmiş ve buna bağlı kültürel değişim süreçleri yönetilmiştir. Ayrıca, dağıtık sistem mimarilerinin ayrılmaz bir parçası olan dağıtık veri yönetimi stratejileri ile veri tutarlılığı, erişilebilirlik ve sistem ölçeklenebilirliği gibi kritik unsurlar göz önünde bulundurularak veri altyapısı yeniden tasarlanmıştır. Sonuç olarak, gerçekleştirilen bu bütüncül dönüşüm yalnızca altyapı modernizasyonunu değil, aynı zamanda kurumsal süreçlerin dijital dönüşüm perspektifiyle yeniden yapılandırılmasını da içermektedir. Elde edilen deneyimler, benzer teknolojik geçiş süreçlerini planlayan kurumlar için stratejik ve teknik açıdan önemli bir referans kaynağı sunmaktadır.

İlhan Kırmızı
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sondaj köpükleri özniteliklerinin görüntü işleme teknikleri ile çıkarımı ve yapay sinir ağları kullanarak veri analizi

ÖZETSONDAJ KÖPÜKLER ÖZN TEL KLER N N GÖRÜNTÜ LEMETEKN KLER LE ÇIKARIMI VE YAPAY S N R A LARIKULLANARAK VER ANAL ZVeli Mert ALTAKimyasal köpükler, bulundukları sıvıya göre dü ük yo unluk ve yüksekakmazlık gibi özelliklerinden dolayı, sıvı yoluyla ta ımanın önemli oldu uflotasyon, sondaj gibi endüstriyel i lemlerde ön plana çıkmaktadır. Ta ıyıcısıvıya yardımcı olan köpüklerin boyut, biçim gibi özniteliklerinin ta ımakapasitesini do rudan etkiledi i bugüne kadar yapılan ara tırmalarda ortayakonulmu tur. Yapılan çalı mada köpüklerin görsel özniteliklerini görüntüi leme metotlarıyla algılayacak ve YSA kullanılarak veri analizi yapabilecekbir model geli tirilmesi amaçlanmı tır. Bu amaca göre bölgesel e ikleme,Fourier Dönü üm üzerinden filtreleme gibi metotlar uygulanmı ve eldeedilen sonuçlar aktarılmı tır. Modele göre görüntü üzerindeki noktalarınpotansiyel bir kabarcık merkezi olup olmadı ı geli tirilen bir algoritma ilekontrol edilmi tir. Elde edilen potansiyel köpüklere açısal minimum takip,a ırlık merkezi bulma ve sınır takibi gibi metotlar uygulanmı tır. Sınırlarıbelirlenen köpüklerin yarıçap, alan, çevre gibi boyut ve biçim özellikleriçıkarılmı , kimyasal veriler ile birle tirilerek YSA kullanılarak veri analiziyapılmı tır. Yöntemde kullanılan tekniklerin algoritma açısından faydalarızamana dayalı olarak gösterilmi tir. Geli tirilen görüntü i leme modelinin,özellikle gürültülü köpük görüntülerinde literatürde yaygın olarak kullanılanyöntemlere göre daha ba arılı oldu u gözlemlenmi tir. YSA kullanılarakyapılan veri analizinin sonuçları incelenmi tir. Yapılan inceleme sonucugörüntü i leme metodu ile elde edilen köpük verilerinin YSA ile analizininmümkün oldu u gösterilmi tir.Anahtar Kelimeler: Görüntü i leme, Köpük Görüntülerinin Analizi,Kabarcık Görüntülerinin Analizi, Yapay Sinir A ları, Örüntü Tanıma.

Veli Mert Altaş
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Servis kalitesi destekli otomatik web servisleri yürütücüsü

Üniversitesi : TOBB Ekonomi ve Teknoloji ÜniversitesiEnstitüsü : Fen BilimleriAnabilim Dalı : Bilgisayar MühendisliğiTez Danışmanı : Doç. Dr. Erdoğan DoğduTez Türü ve Tarihi : Yüksek Lisans-Haziran 2007Ömer MESC G LServis Kalitesi Destekli Otomatik Web Servisleri YürütücüsüÖZETBPEL birleşik web servislerde kullanılan bir endüstri standardıdır. BPEL ileweb servislerinden kurulu bir iş akışı oluşturulabilir ve bir BPEL yürütücüsüüzerinde işletilebilir. Standart BPEL ile web servislerinin dinamikçalıştırılması gerçekleştirilebilir; ancak otomatik servis seçim desteğisağlanamamaktadır. Bu tez kapsamında servislerin gerçek zamanlı seçiminisağlamak üzere BPEL diline servis kalitesi eklentisi yapılmıştır. Ayrıcakullanıcının tanımladığı servis kalitesi parametrelerini kullanan bazı basitservis seçim algoritmaları önerilmiştir. Böylelikle yürütücünün iş çıkarmayeteneği arttırılmıştır. Önerilen çözüm servis kalitesini destekleyecek şekildeaçık kaynaklı bir BPEL yürütücüsü, ActiveBPEL, üzerindegerçekleştirilmiştir. Ayrıca servis seçim algoritmalarının başarımını ölçmeküzere kapsamlı bir test ortamı geliştirilmiştir. Yapılan testler ile Servis KalitesiDestekli BPEL Yürütücüsü'nün BPEL süreçlerine ilişkin ortalama cevaplamasürelerini düşürerek sistemin genel başarımını arttırdığını gösteren sonuçlarsunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Web servisleri, dinamik servis seçimi, QoS, BPEL, XML.1

Ömer Mescigil
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz sensör ağlarda servis kalitesi ve enerji tüketimi denetiminde enformasyon teorisi kullanımı

KABLOSUZ SENSÖR A LARDA SERV S KAL TES VE ENERJTÜKET M DENET M NDE ENFORMASYON TEOR SKULLANIMIRuken Z LANÖZETKablosuz sensör a larda kar ıla ılan problemlerden birisi de sensörlerde bulunankısıtlı enerji kaynaklarıdır. Genelde sensörlerin uzak ya da yerle im yerlerinindı ında çalı maları beklendi inden, pillerinin de i tirilmeleri ya da tekrar arjedilmeleri mümkün olamamaktadır. Bu da enerjinin en verimli ekildekullanılarak, sensör a ın ömrünün uzatılması gereklili ini ortaya çıkarmaktadır.Bu amaçla kullanılacak yöntemlerden en do alı, her bilgi gönderme a amasındasadece gerekli sayıda algılayıcıyı aktif durumda tutarak, di erlerinin enerjitüketimini engellemektir. Bunu yaparken seçilecek olan sensörlerin, istenilenalanı verimli bir ekilde kapsaması da sa lanmalıdır. Bu çalı mada, kapsamaalanına yayılmı en az sayıda algılayıcı aktif durumda tutularak a ömrününuzatılması, aynı zamanda da kapsama alanından yeterli bilginin alınmasıhedeflenmi tir. Böylece a ömrü ile servis kalitesi arasında bir optimizasyonyapılmaya çalı ılmı tır. Kapsama alanı ızgaralara bölünmü ve her ızgarada birsensörün aktif olmasını sa lamak amacıyla, algılayıcıların belirlenmesindeentropi kullanılmı tır. Önerilen yakla ım ile sensör a ın ömrünün, entropikullanılmaması durumuna göre uzadı ı saptanmı tır.Anahtar Kelimeler: Kablosuz Sensör A lar, Servis Kalitesi, Sensör Ömrü,Kapsama Alanı, Shannon Enformasyon Teorisi, Entropi, Izgara Tabanlı.

Ruken Zilan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Mikroişlemcilerde etiket karşılaştırıcılarının kullanılmasıyla geçici hataların tespiti

Yüksek enerjili parçacıkların çarpması sonucunda olusan geçici hatalar, mikroislemci tasarımında, gün geçtikçe önemi artan bir sorun haline gelmektedir. Transistör sıgasının artmasına da baglı olarak, geçici hataların yakın gelecekte daha da çok önem kazanması beklenmektedir. Eger geçici hata tespit edilebilirse, programın bir kısmındaki kodların yeniden çalıstırılmasıyla, bu beklenmedik hatanın kurtarılması mümkün olabilir. Aksi takdirde tespit edilemeyen geçici hata, mikroislemcinin sebebi anlasılamadan çökmesine neden olabilmektedir. Bu sebeple, geçici hataların tespit edilmesi için yeni tekniklerin gelistirilmesi son derece önemlidir. Çagdas mikroislemciler, komutların sırasız olarak isletilmesi ve dinamik olarak zamanlanması ilkelerine dayanmaktadır. Karsılastırıcı devreler, sırasız isletim içerisinde, komutlar arasındaki veri bagımlılıklarını kontrol etmek için kullanılmaktadır. Bu karsılastırıcı devreler büyük oranda issiz durumdadırlar ve bos durdukları zamanda yayın kuyrugunda yer alan komutların yazmaç etiket bilgilerinde olusabilecek geçici hataların tespiti için kullanmaları mümkündür. Bu çalısmada yonga üzerinde yer alan karsılastırıcı devrelerin geçici hataların tespit edilmesi için kullanılmasına olanak saglayan çesitli yöntemler gelistirilmistir. Anahtar Kelimeler: Karsılastırıcılar, bilgisayar mimarisi, hata tespit kodu, hata toleransı, mikroislemciler.

Gülay Yalçın
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

PIC mikrodenetleyiciler için gerçek zamanlı işletim sistemi

Günümüzde otomobillerde, görüntü sistemlerinde, cep telefonlarında, iletişim cihazlarında, biyomedikal uygulamalarda, endüstriyel otomasyon sistemlerinde gömülü sistemlerin uygulama alanları giderek yaygınlaşmaktadır. Gömülü sistemler üzerinde çalışmak üzere hazırlanan yazılımlar, donanım kısıtlarına rağmen genelde gerçek-zamanlı çalışırlar. Geleneksel yazılım sistemleri; gömülü sistemlerin gerek kısıtlı sistem kaynakları, gerek çok değişken uygulama gereksinimleri gerekse gerçek zaman kısıtları nedeniyle gömülü sistem ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Genel amaçlı işletim sistemlerinin de gömülü sistemlerde kullanım kısıtları, gömülü sistemler için özel tasarlanmış gerçek zamanlı işletim sistemi geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. 1980'den sonra birçok devre elemanının aynı yonga içerisinde yer almaya başlaması ile mikrodenetleyici kavramı oluşmaya başlamıştır. Mikrodenetleyiciler sayesinde gömülü sistemlerin hem maliyetleri düşmüş hem de boyutlarında ciddi bir küçülme yaşanmıştır. Bu çalışmada; kolay bulunabilir ve ekonomik olmaları, geliştirme ortamının internet üzerinden veya üreticiden istendiğinde ücretsiz olarak elde edilebilmesi, çok geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olmaları, oldukça basit sıfırlama, saat sinyali ve güç devreleri gerektirmeleri PIC mikrodenetleyicilerin seçilmesini sağlamıştır. Proje Microchip MPLAB tümleşik geliştirme ortamında, ANSI C uyumlu MPLAB C18 derleyicisiyle geliştirilmiştir. Gömülü sistemlerde kullanılmak amacıyla tasarlanan PICOS, 8-bit PIC ailesinin en gelişmiş serisi olan PIC18Fxxx serisi ile 16-bitlik PIC24xxx ve 32-bitlik PIC32xxx serileri için geliştirilmiş gerçek zamanlı bir işletim sistemidir. PICOS, geliştirilmesi esnasında istenirse çağrı üstünlüğü prensibi istenirse işbirlikçi prensip ile çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. Oldukça küçük, basit ve kullanımı son derece kolaydır. Tüm fonksiyonlar ve değişkenler Türkçe olarak tanımlanmıştır. Çok düşük RAM, ROM bellek kullanımı ve işlemci yükü getirmektedir. Oldukça basit bir çekirdek yapısına sahiptir.

Hüseyin Çotuk
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Oracle için veri tabanı yönetim aracı ve performans analizi

Bu tez çalışmasında, Oracle performans sorunları ve etkin çözümlerin nasıl olabileceğine değinilmiştir.Bu tez kapsamında geliştirilen DBAExplorer programı Oracle VTYS için hazırlanmış bir veri tabanı yönetim aracıdır. Yazılan program, veri tabanına hızlı erişim sağlayan Borland Delphi 7.0 programlama dili ile geliştirilmiştir. Programın hazırlanmasında veri tabanı erişim yöntemleri incelenmiş, en hızlı ve etkin bağlanma şekilleri araştırılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda en etkin performans yöntemleri ve SQL cümleleri bulunmuş ve hazırlanmıştır.

DelphiOracle veri tabanıPerformans analizi+1
Alpaslan Kılıçkaya
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz algılayıcı ağlarında sıcak nokta probleminin çözümü için yöntemler

Kablosuz Algılayıcı Ağlar, yapısal olarak kablosuz bir ortam aracılığı ile birbirine bağlanmış çok sayıda algılayıcı düğümden oluşur. Bu düğümler kendi ağlarını organize edebilme yeteneğine sahiptirler. Bu sebeple düğümler arasında daha önceden programlanmış bir ağ topolojisine gerek yoktur. Bu ağlarda, pil performansı yaşam ömrünü belirlediği için pil performansına bağlı olarak bazı kısıtlamalar ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple algılayıcı düğümler, zamanlarının büyük bir kısmını düşük güç tüketimi ilkesine bağlı olarak ?uyku? durumunda geçirirler. Diğer zamanlarda ise gelen düğüm verilerini işlerler.Algılayıcı düğümler kendi komşu düğümlerini bilirler. Böylelikle, düğümler güç ve görev dağılımını dengeleyerek bir performans artışı gösterebilirler. Belirli bir bölgedeki çok sayıda algılayıcı düğüm için tamamının aynı anda algılama görevini yerine getirmesine gerek yoktur. Kaynakların düğümler arasında uygun paylaşımı ve düğümler arası etkin yönlendirme yapılması bu ağlarda önemlidir.Temel olarak eniyileme durumu için kısıtlamalar eşitlik veya eşitsizliklerden oluşur. Bu durum oluşturulurken sürekli değişkenler kullanılır ve bu değişkenler tek bir doğrusal amaç işlevine sahip değişkenlerdir. Bu durum doğrusal program olarak adlandırılır. Doğrusal programlamada temel amaç, birçok uygun seçenek arasından belirlenmiş hedef için en uygun çözümün seçilebilmesidir.

Doğrusal programlamaKablosuz ağlarYaşam süresi
Nurettin Erginöz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz algılayıcı ağlarında yaşam süresi eniyilemesi için veri işleme ve iletişim yöntemleri

Elektronikteki gelişmeler sayesinde üretilen ucuz kablosuz sensörler kablosuz sensör ağların kullanıldığı uygulamaların artmasına neden olmuştur. Sensörlerin altyapısız, erişimden uzak ve farklı koşullar altında çalışması beklenmektedir, bu yüzden sensörlerin enerji kısıtlamaları kablosuz sensör ağların planlama ve kullanımında önemli bir yer tutmaktadır. Sensörlerin en iyi şekilde enerjisini kullanması ve ağ ömrünün optimize edilmesi için çeşitli protokoller ve yönlendirme algoritmaları geliştirilmiştir. Ağ içindeki trafiğin dengeli bir şekilde yönlendirilmesi sensörlerin enerjilerini uzun süre kullanabilmesi için önemli bir etkendir. Bu problem bir optimizasyon problemi olup optimizasyon problemlerinin çözümünde doğrusal programlama kullanımı yaygındır. Bu tez çalışmasında da kablosuz sensör ağının yaşam süresini optimize etmek için doğrusal programlama modelleri kurulmuş, ayrıca veri işleme teknikleri ile doğrusal programlama beraber kullanılmıştır. Yapılan testler sonucunda kullanılan modelin sadece akış optimizasyonu yapılan sistemlerden daha uzun bir ağ ömrü sağladığı görülmüştür.

Doğrusal programlamaKablosuz ağlar
Onur Ceylan
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bayes teoremi ve yapay sibir ağları modelleriyle borsa gelecek değer tahmini uygulaması

Borsa, sadece serbest piyasa içinde yer alan bir yatırım amacı değil, aynı zamanda ekonominin nabzını ölçen bir göstergedir. Borsa ve dolayısıyla hisse senetleri ile fonlar, uzun zamandır yatırımcılar, araştırmacılar ve bilim dünyası için çok önemli ve gizemini koruyan bir konu olmuştur. Borsa sayesinde, yatırımlarını doğru değerlendirebilenler büyük kazançlar sağlayabilmişken, çok büyük kayıplar yaşayanlar da olmuştur. Böyle büyük kazanç ve kayıplar söz konusu iken, yatırımcıların doğru tahmin yapabilmeleri için yardımcı bir destek sistemi kullanma ihtiyacı doğmuştur. Bu çalışmada, bir yatırım aracı olan borsa içinde yer alan ve ETF adı verilen fonlar için, teknik analiz ve karar destek sistemleri tasarlanmış ve bu sistemlerin başarımları kıyaslanmıştır. Bu amaçla, sistemde kullanılan her ETF'in kapanış değerleri kullanılarak teknik analiz yöntemleri kullanılmış ve bu yöntemlerle bir uzman sistem tasarlanarak ETF'lerin ertesi günkü değerleri tahmin edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, başarım karşılaştırması için, teknik analiz sonuçları bir yapay sinir ağına (YSA) girdi olarak verilmiş ve yine ertesi günü tahmin etmeye çalışan bir karar destek sistemi oluşturulmuştur.

İsmet Bahadır
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

802.11 standartlarını kullanarak pozisyon tespiti

Kablosuz ağlar, özellikle IEEE 802.11 a, b ve g standartları, son zamanlarda çok popüler hale gelmiştir. Kablosuz ağlar büyük miktarda düğümün (kullanıcının) bir alana yerleştirilmesi gerektiği ve/veya hassas durumlarda çok büyük önem taşımaktadır. Var olan kablosuz ağ altyapıları kullanılarak uygulanan ve kapalı alanlar için olan konumlandırma sistemleri sunulmuştur. Bugüne kadar, RSSI' ın birçok özelliği ayrıntılı şekilde incelenmemiştir. Birçok araştırmacı, RSSI' ın karakteristik özellikleri göz ardı ederek RSSI' ı nesnelerin yerlerini belirlemek için sinyal bilgisi olarak kullanmışlardır. Bu çalışmada, RSSI kullanarak, bir iç mekânda bulunması gereken mobil bir cihazın yerinin belirlenmesi üzerine çalışılmıştır. Bu problem, bir iç mekândaki RF sinyallerinin gürültüden, parazitten, çok-yolluluk ve rasgele hareketten etkilenmelerinden dolayı çok karmaşık bir problemdir. Bu tez çalışmasında, bu tür konumlandırma sistemleri için bir metot geliştirilmeye çalışılmıştır. Rasgeleliliğe rağmen, sinyal bilgisinin küçük bir hata sınırı ile mobil bir cihazı tespit edebildiği bulunmuştur.

Yıldırım Umut Doğancı
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mikroişlemcilerde yazmaç öbeğinin enerji tasarrufu için bölümlenmesi

Bu tezde günümüz işlemcilerinde önemli bir yere sahip olan elemanlardan yazmaç öbeğinde enerji tasarrufu sağlayacak iyileştirmeler üzerinde durulmuştur. Yazmaç öbeği işlemci içindeki en yakın ve erişilmesi en kolay bellek görevini görür. Bu nedenle hızlı erişimi sağlanacak şekilde normal belleklere göre çok daha fazla enerji tüketimine sebep olacak şekilde üretilmiştir. Bu çalışmada da yazmaç öbeğinin harcadığı enerjinin dar değerler kullanılarak azaltılması sağlanmıştır. Dar değerler veriyolu genişliğinden daha az sayıda bitle gösterilebilen değerlerdir. Daha az sayıda bit ile gösterilen değerler hem durağan hem de devingen olarak enerjiyi daha verimli kullanırlar. Çalışma sonunda tasarlanan yazmaç öbeğinde, veriler kendi genişliklerine göre farklı yazmaç öbeği bloklarına yazılırlar. Bu farklı yazmaç öbeği bloklarının boyutları da işlemcinin başarımının düşmemesi için devingen olarak değiştirilebilir şekilde tasarlanmıştır. Çalıştırılan programın ihtiyaçlarına göre darlık gruplarının büyüklüğünü devingen olarak artırıp azaltan bu yöntem ile enerjiden yaklaşık %65 verim elde edilirken başarımdan neredeyse hiç kayıp olmamıştır.

Meltem Özsoy
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Güvenilir bilişim ile elektronik oylama

İletişim ve bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle, insan hayatının pek çok alanı yeniden düzenlenmektedir. İnsanlar pek çok işini artık daha çabuk, kolay, ucuz ve etkileşimli olarak yapabilmektedir. Pek çok topluluğun demokrasiyle yönetildiği günümüzde hayatın pek çok yönü gelişmelere uygun şekilde yeniden tasarlanmışken, insanların kendilerini yöneten insanları seçmede de yeni teknolojileri kullanmaya başlamaları gerekmektedir. Fakat söz konusu olan seçimler olduğu için konunun sosyolojik yönü de göz önünde bulundurulmalı ve çok üst düzey teknolojiler yerine açık kodlu, anlaşılabilir ve güven veren bir sistem tasarlanmalıdır. Bu tez çalışmasında, hem yeterli güvenlik düzeyinde hem de güvenilir açıklık seviyesinde bir sistem önerilmiştir(Bölüm 4). Bu sistem bağımsız bir oylama makinesi içermekle beraber, sadece oylama makinesi değil tüm seçim süreci ele alınmıştır. Oylama makinelerinde güvenlik ve güvenilirlik Güvenli Platform Modülü'ne(TPM) dayandırıldığı için Güvenilir Bilişim hakkında da detaylı bir inceleme sunulmuştur(Bölüm 2). Son olarak, Güvenli Platform Modülü kullanılarak geliştirilen bir demo uygulama ve TPM'nin pratikte nasıl kullanılacağı detaylı olarak anlatılmıştır(Bölüm 3).

Güvenlik hizmetleriGüvenlik sistemleri
Bahadır İsmail Aydın
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bina içi konumlandırma sistemi

Konumlandırma sistemleri, anlık yer tespiti işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanılan teknolojilerdir. Bu sistemlerin en bilineni Küresel Yer Belirleme Sistemi olarak bilinen GPS'tir. Küresel Yer Belirleme Sistemi, çok geniş bir alanda pozisyon belirleme işlemini gerçekleştirir. Fakat Küresel Yer Belirleme Sisteminin bina içi pozisyon tespit işlemlerinde kullanımı mümkün değildir. Bina içi konumlandırma sistemleri için farklı yöntemler ve araçlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada bina içi ortamlara uygun gerçek zamanlı bir konum belirleme sistemi oluşturulması amaçlanmıştır. Anlık pozisyon bilgilerinin çalışılan ortamın haritasının üzerinde takip edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla TOBB ETU yerleşkesinin Mühendislik Fakültesinin yer aldığı 1. katın sınırlı bir alanında bina içi konumlandırma sistemi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kablosuz bağlantı özeliği bulunan hareket halindeki bir dizüstü bilgisayarın anlık pozisyonu tespit edilmeye çalışılmıştır. Hazırlanan yazılımda çalışılan ortamda bulunan erişim noktalarından elde edilen sinyal gücü değerlerinden faydalanılmıştır. Bu amaçla pozisyon tahmin işlemlerinden önce ortamda bulunan erişim noktalarının sinyal gücü değerleri belli noktalardan gözlenmiştir. Bu değerler saklanarak pozisyon tahmin işlemi esnasında anlık sinyal gücü değerleri ile karşılaştırılmış ve hareketli cihazın anlık pozisyon bilgisi tahmin edilmeye çalışılmıştır. Pozisyon tespit işlemleri için farklı yöntemler denenmiş ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada pozisyon tahmin işlemlerinde kullanılan yöntemler Öklit mesafesi hesabına dayanmaktadır. Bu yöntemlere ek olarak yapay sinir ağlarının kullanımının sisteme olan etkileri de gözlenmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonunda ortalama yaklaşık 3 m.lik hata oranı ile pozisyon tahmin işlemleri gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan bu çalışmanın herhangi bir donanıma ihtiyaç duymaması ve var olan kablosuz iletişim yapısıyla bu hata oranın elde edilebilmesi böyle bir sistemin, bina içi pozisyon tespit işlemleri için kullanılabilirliğini göstermiştir.

İstemihan Şakir Kök
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yüz ifadelerinin duygusal olarak değişikliğe uğratılıp üç boyutlu yüz canlandırması üretilmesi ve sistemin imge eşleme ile geliştirilmesi

Bu tez çalışmasında, üç boyutlu bir sanal yüz ifadesi canlandırma sistemi tanıtılmıştır. Önerilen sistem, işaretçi tabanlı olarak elde mevcut bulunan performans bilgisinden faydalanarak, sisteme sağlanan üç boyutlu sanal kafa modeli üzerinde yüz ifadelerinin canlandırmasını oluşturmaktadır. Oluşturulan canlandırma yüz ifadeleri, göz ve göz kapağı hareketleri, kafanın konum değiştirme ve dönme hareketlerinden oluşmaktadır. Geliştirilen sistemde, canlandırmanın oluşturulması sırasında kullanılan yüz ifadelerinin duygusal olarak değiştirilmesine olanak sağlanmaktadır. Oluşturulan canlandırmaya sinirli olma, şaşırma, üzgün olma, uykulu olma ya da mutlu olma halleri eklenerek, bir performans verisinden farklı yüz canlandırmaları elde edilebilmektedir. Çalışma sırasında bir de nesne eşleme yöntemi geliştirilmiştir. Nesne eşleme, görüntü işleme alanındaki temel problemlerdendir. Geliştirilen yöntem ile nesne eşleme problemi çizge eşleme problemine dönüştürülerek çözülmektedir. Önerilen yöntemde, aralarında eşleme bulunacak olan çizgelerin l1 normuna gömülmesi ile oluşan iki dağılım arasında Toprak Taşıyıcı Mesafesi algoritması kullanılarak benzerlik değeri bulunmaktadır. Geliştirilen sistemin ve nesne eşleme yönteminin başarım sonuçları tezde sunulmuştur. Bu tez çalışmasında ayrıca, geliştirilen yüz ifadesi canlandırma sistemi ve nesne eşleme yönteminin birlikte kullanılmasıyla oluşturulacak bir sistemin tasarımı önerilmiştir.

Bilgisayarlı canlandırma sistemiCanlandırma
Yusuf Osmanlıoğlu
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş mikroişlemcilerde veri saklayan birimlerin sızdırmaya bağlı güç tüketiminin azaltılması

Sınırlı pil ömrüne bağlı olarak çalışan taşınabilen aygıtlar düşük güç tüketimi ve uzun bekleme sürelerine ihtiyaç duymaktadırlar. CMOS devreler ise küçülen üretim teknolojileriyle birlikte her geçen gün daha çok sızdırmaya bağlı olarak durağan güç tüketmektedirler. Bu tez çalışmasında mikroişlemcilerin veri saklayan bileşenleri incelenmiştir. SRAM tabloları başarım, güç tüketimi ve alan açısından ele alınmıştır.Tezde önerilen teknik, mikroişlemcinin mimari durumunu ve dar değerleri kullanarak, veri saklayan bileşenlere güç ayrıştırılması uygulanmasıdır. Bu fikri uygulamak için yazmaç öbeği seçilmiştir. Yazmaç öbeği satırları mecazı anlamda uyutularak durağan gücün azaltılması sağlanmıştır. Uyutma işlemi mikroişlemcinin mimari durumuna ve dar değerlere bağlıdır. Dar değerler, mikroişlemcinin veri yolu genişliğinden daha az sayıda bit kullanarak gösterilebilen değerlerdir. Yazmaç öbeği satırının üst bitleri darlığa göre uyutulabilirken, mimari duruma bağlı olarak bir satır tamamen kapatılabilir. Bu işlemler yapılırken SRAM tablosunun fiziksel olarak devre serimi, yöntemin uygulanmasının kolaylığını azaltmaktadır.Durağan enerji tüketimi %42 oranında azaltılırken, bu yöntemin bir yan ürünü olarak devingen enerji tüketimi de %32 azaltılmıştır. Mikroişlemcinin silikonda kapladığı alanı ve başarımı, yöntemin uygulanmadığı bir sistemle aynıdır. Böylece yöntemin getirdiği ek bir yük bulunmamaktadır.

Mikroişlemciler
Yusuf Onur Koçberber
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Genetik programlama ile akışkan kontrolü tahmini

Akışkanlar mekaniği, adından da anlaşılabileceği gibi, akışkan maddelerin dengesini(durgun akışkanlar) ve hareketteki akışkanların özelliklerini inceleyen bir bilim alanıdır. Akışkanlar mekaniğindeki temel problemlerden biri boru içinde akan sıvının basınç düşümünü hesaplamaktır. Bunun için Navier-Strokes denklemlerinden yararlanılır. Basınç düşümü hesabına göre seçilen doğru parametreler, imalat süresini ve doğrudan maliyeti etkilemektedir.Genetik programlama, Darvin'in evrim teorisi temel alınarak bilgisayarların sonucu otomatik olarak keşfetmesini sağlayan bir tekniktir. Genetik programlama, ele alınan problemin yapı taşlarından oluşturulan muhtemel ilkel çözüm tarzlarının belli bir uyum kriterine göre evrilerek mükemmelleşmesini amaçlayan bir evrimsel algoritma olarak da tanımlanabilir.İlgili malzeme ve ortam koşullarına göre elde edilen gerçek basınç düşümü verilerinden öğrenme ve doğrulama veri setleri düzenlenmiştir. Basınç düşümü tahmini problemi için farklı genetik işlemci değerleri ile farklı deneyler yapılmış ve geliştirilen modeller ışığından %70 başarım değerinde bir basınç düşümü tahmini modeli elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, GP yaklaşımının başarılı modeller ürettiği göstermiştir. Modellerin başarısını onaylamak için Matlab CFD simülasyonu hazırlanmış ve GP modelinden çıkan sonuçlar simülasyon değerleriyle ve gerçek veri değerleriyle karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda GP'nin gerçeğe yakın sonuçlar ürettiği ve geliştirmeye açık bir modelleme olduğu için iyileştirmelerle daha büyük başarım oranlarına sahip sonuçlar vereceği ispatlanmıştır.GP kullanılarak farklı malzeme ve ortam koşullarına göre modellerin geliştirilmesi basınç düşümü problemine ve maliyetine önemli katkı sağlayacaktır. Modelleme için hazırlanan GP yazılımı mühendislik alanında cevabın bilindiği fakat sorunun bilinmediği ters problemlere kolaylıkla uygulama şansına sahiptir.

Zeynep Aydıner
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu robot sistemlerinde robotlar arası haberleşme ve işbirliği kullanılarak arama verimliliğinin artırılması

Bu tez çalışmasında çoklu robot sistemleri ile gerçek zamanlı olarak yapılan bir arama görevinde robotlar arası haberleşmenin sistem başarısına olan etkisi benzetimler ve robot uygulamaları yapılarak incelenmiştir. Yapılan ilk çalışmada engellerin bulunmadığı doğrusal bir alan üzerinde robotların iletişim kurabildiği ve kuramadığı iki farklı arama davranışı üzerinde durulmuş ve iletişimin arama başarısına olan etkisi ölçülmüştür. Devam eden çalışmalarda ise daha fazla sayıda robot kullanılarak üzerinde duvarlar ve engeller bulunan daha gerçekçi bir alan içerisinde arama davranışı gerçekleştirilmiş ve arama sırasında her bir robotun yaptığı arama ile ilgili harita bilgisini hafızasında tutması ve gerektiğinde bu bilgiyi iletişim mesafesinde bulunan diğer robotlarla paylaşması sağlanmıştır. Yapılan benzetim ve deneylerde çok robotlu işbirlikli bir arama senaryosunda robotlar arasındaki iletişim mesafesinin robotlar arasındaki işbirliğine ve dolaysıyla da arama başarımlarına olan etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Yapılan diğer bir çalışmada ise robotların sadece yaymış oldukları RF işaret şiddetleri kullanılarak ve başka herhangi bir konumlandırma yöntemi olmaksızın arama yapılacak ortama dağılmaları amaçlanmıştır. Burada dağılma davranışı doğada bakteriler gibi tek hücreli canlıların besin arama davranışlarından esinlenilerek geliştirilmiş bir yöntem olan bakteri beslenme eniyileme yöntemi kullanılarak robotların kendilerini istenilen şekilde konumlandırmaları ile sağlanmıştır.

Robot yönlendirmeRobotikRobotlar+1
Ömer Çayırpunar
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Restful web servisleri ile e-sağlık sistemleri gerçekleştirimi

Günümüzde çoğu hastane bilgi sistemi, hastanelerin kendilerine özgü işleyişi ve talepleri doğrultusunda geliştirilen, hiçbir standarta dayanmayan bilgi sistemleri olarak çalışmaktadır. Şu sıralar yazılım firmaları bu sağlık bilgi sistemlerini Sağlık Seviye 7 (Health Level 7 ? HL7) gibi standartlara uyumlu hale getirmeye çalışmaktadır. Fakat hastane otomasyonlarının baştan hastanelere özelleştirilmiş şekilde geliştirilmesi sonucu bu çevirme işlemi çok maliyetli olabilmektedir. Sağlık bilgi sistemlerinin hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak kişiler hem de bu sektörde çalışanlar için daha kaliteli hizmet sağlaması ve bununla beraber sağlık masraflarının azaltılmasını başarmak için Elektronik Sağlık Kayıtları'nın (Electronic Health Records - EHR) farklı uygulamalar üzerinde paylaşımı ve transferi kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu sayede er ya da geç elektronik sağlık kayıtlarının belirli bir standart kapsamında oluşturulması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı standartlara uygun biçimde elektronik sağlık kaydı tutan web-tabanlı bir Hastane Bilgi Sistemi (HBS) geliştirmektir. Bu web-tabanlı bilgi sistemi sadece sağlık kuruluşunun kendi iş süreçlerine özel yapılandırılmış değil, aynı zamanda dinamik bir yapı ile hem yeniliklere anında adapte olabilmeli hem de ulusal ve uluslararası sağlık bilgi sistemleri ve diğer uygulamalarla da beraber çalışabilen bir yapıya sahip olmalıdır.Bu çalışma kapsamında HL7 mesajlaşma ve içerik standardı kullanılacaktır. Sistem Web 2.0 standartları ve Service Tabanlı Mimari (Service Oriented Architecture - SOA) yaklaşımı kullanılarak geliştirilecek, metotlara ve verilere web servisleri ile erişilecektir. Kullanılacak web servisleri Temsili Durum Transferi (Representational State Transfer ? REST, RESTful Web Services) yaklaşımı ile elektronik sağlık kayıtlarının sadece basit HTTP komutları ile erişimini sağlayacaktır. Çalışmanın sonunda basit bir hasta takip sistemi prototip olarak sunulacaktır.Anahtar Kelimeler: HL7, ESK, RESTful, HBS

Ali Nihat Çiçek
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim uygulamalarında ters ajax ile çoklu ortam aktarımı

Bu araştırma, dünyada uzun süredir yaygın bir şekilde kullanılan uzaktan eğitim teknolojilerini inceleyerek, kullanılan en güncel yöntemlerle, tamamen yeni, bilgisayar destekli bir uzaktan eğitim aracı geliştirmeyi amaçlar. Araştırma genel ve internet tabanlı uzaktan eğitim hakkında genel bilgi, uzaktan eğitimin tarihini, geliştirilen tasarımları, uzaktan eğitimin avantajları ve dezavantajlarını, kullanılan programları, uygulamanın detaylarını ve araştırma sonunda varılan sonuçları kapsar.Tez için geliştirilen bilgisayar programında, belirli bir sunucudan yapılan ders sunumunun, internet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayara sesli ve görüntülü iletilmesi amaçlanmıştır. Hazırlanan bilgisayar programı eşzaman ve asenkron olmak üzere iki metot desteklemektedir. Bunlardan ilki olan eşzaman uzaktan eğitim, sunulan dersin anlık olarak kullanıcılara iletilmesini amaçlamaktadır. Bu yöntemle kullanıcılar canlı sunumu takip ederken, sunucuya yazılı mesaj olarak soru sorma seçeneğine de sahiptirler. Anlık mesaj olarak iletilen sorular sunucu tarafından sunum sırasında cevaplanır ve böylece sınıf ortamındaki interaktif paylaşım ortamı internet ortamında da sağlanmış olur. Asenkron uzaktan eğitim modelinde ise sunucu, sunum yaparken sunumunu kaydedip bunu hazırlanan bilgisayar programı ile yayınlayabilir. Bu metodta kullanıcılar eski tarihli dersleri herhangi bir zamanda istedikleri sayıda tekrar izleyebilirler.Tez çalışmasının bitimi itibariyle, uygulama dâhilinde kullanılan teknolojiler ile mevcut uzaktan eğitim sistemlerine oranla, yüksek kapasiteli verilerin aktarımındaki verimin arttığı sonucuna varılmıştır. Bilgisayar destekli bir aracın hazırlanmasındaki zorluklar tecrübe edilip, kullanılan teknolojilerin uygulanması hakkında bilgi ve birikim sahibi olunmuştur.

Uzaktan öğrenme
Emre Dinçel
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılımların servis olarak sunulması: Servis-yönelimli mimari ile geliştirilen bir sesli iletişim uygulaması

Son 25 yılda yazılım geliştirme yaklaşımları ve süreçlerinde meydana gelen gelişmeler incelendiğinde, her yeniliğin bir öncekinin tamamlayanı ve geliştirilmiş şekli olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Servis-Yönelimli Mimari (Service-Oriented Architecture, SOA) son yıllarda yazılım geliştirmede tercih edilen ve yaygınlık kazanan bir yazılım mimarisi yaklaşımıdır ve hızla gelişen web teknolojilerini barındırmaktadır. SOA'nın standart yazılım mimarilerinden farkı, yazılım sisteminin iç ve dış sistemlerle ve yazılım parçalarıyla etkileşiminin servis-temelli olması, yazılımın ihtiyaç duyduğu işlevleri servis (hizmet) olarak diğer parçalardan alıyor olmasıdır. SOA'nın devamı olarak ortaya çıkan, yazılımların uzaktan kullanımını öngören daha yeni bir yaklaşım ise Servis Yazılımları (Software as a Service, SaaS), yada yazılımların servis olarak sunulmasıdır. SaaS'da sadece yazılımın işlevleri değil, fakat yazılımın tamamı lisanslama yöntemiyle kullanılabilmektedir. SaaS ekonomik ve işlevsel olarak faydalı bir model olarak kabul görmeye başlamıştır. Bu tez kapsamında yazılımların servis olarak sunulması (SaaS) konusu incelenmiş, kullanılabilecek teknikler, yöntemler ve bu yaklaşımın getireceği kazançlar sunulmuştur. Ayrıca, iletişim ve ses hizmetlerinin SaaS olarak sunumu incelenmiş, örnek bir ses hizmetleri SaaS uygulaması geliştirilmiş ve sunulmuştur.

Geliştirilebilir işaretleme diliSIPWeb servisleri
Gökhan Öztopuz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Algılayıcı ağlarda gözlemlenememe olgusunun doğrusal programlama ile incelenmesi

Geniş uygulama alanlarına sahip olan algılayıcı ağlar, çok işlevsel ve kullanışlı olmalarına rağmen gözlemlenememe (İng. unobservability) açısından yeterli bir yapıya sahip olmadıkları görülmektedir. Bu yapılarından dolayı gözlemlenememe çok hassas bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Algılayıcıların enerjilerini iyi bir şekilde kullanmaları yaşamsal öneme sahiptir. Bu tez çalışması kapsamında bir algılayıcı ağın yaşam süresinin verilen gözlemlenememe kısıtları altında doğrusal programlama ile eniyilenmesi incelenmiştir.

Doğrusal programlamaGizlilikGüvenlik+1
Mustafa Mikail Özçiloğlu
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Anlık görüntüden nesne çıkarımı ve otomatik nesne takibi uygulaması

Gerçek zamanlı video görüntülerinin analiz edilerek işlenmesi kamu güvenliği, önleyici hizmetler, olay tespit ve takip, trafik gözetleme ve sınır güvenliği gibi yüksek doğruluk ve güvenilirlik oranına ihtiyaç duyan sistemler için güvenilir teknikler olarak kabul edilmiştir. Yapılan bu çalışmada gerçek zamanlı video çerçeveleri üzerinde arka plan çıkarımı ( Background Subtraction ) yöntemi ile hareketli nesneler tespit edilerek genel dış hatları belirlenmektedir. Hareketli nesneler üzerinde detaylı dış hatlar belirlenmesi için, arka plan çıkarımında elde edilen görüntü üzerinde belirlenen eşik değeri (Image Threshold) altında değerlere sahip bölgeler ihmal edilerek daha etkili bir yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada kullanılan video çerçeveleri üzerinde hareket eden nesnelerin tespit edilmesinde kullanılan arka plan çıkarım metodunun nesne genel hatları hakkında güvenilir bilgi verdiği belirlenmiştir.Hareket eden nesnelerin yerlerinin belirlenmesinden sonra her bir video çerçevesi için aynı teknikler kullanılarak hareketli nesnelerin bütün görüntü boyunca izlenmesi sağlanmıştır. Çalışma boyunca nesne hareketlerinin bütün video çerçeveleri boyunca analiz edilerek genel bir hareket şablonu belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu sayede nesnenin görüntülenememesi durumunda daha önceden oluşturulan hareket şablonu yardımı ile nesnenin bulunması gereken pozisyon tahmin edilmektedir Çalışma süresince en önemli amaçlardan birisi olan nesne görüntüsünün engellenmesi durumunda (Occlusion) takip işleminin devam edebilmesi için özel olarak geliştirilmiş hareket analiz algoritmaları kullanılmıştır. Kullanılan yapıda nesne ile kamera arasına giren engelin nesne görüntüsünü kısmen veya tamamen engellemesi durumları dâhil nesne takibi yapılabilmektedir. Çalışma sonucunda elde edilen istatistiksel değerlerin incelenmesi sonucunda video çerçeveleri boyunca nesne takibinin başarı ile yapılabildiği gözlemlenmiştir.

Gökay Gökser Gül
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mekansal veritabanlarında hızlı sorgulama

Mekânsal verilerin kullanımı gün geçtikçe artmakta, kullanıldığı alanlar da çeşitlilik kazanmaktadır. Bu verilere hızlı ulaşabilmenin yolları incelenmeye devam etmekte, veritabanları üzerinde kullanılan mekansal fonksiyonlar ve indekslerin kullanımı da önem kazanmaktadır.Bu çalışmanın amacı, seçilen bir veritabanı üzerinde kullanılan geometri tipleri, hızlı erişim için desteklenen fonksiyonlar, indeksler ve operatörleri incelemek, Spatial(mekânsal) indeks kullanımı, fonksiyon ve operatörlerin analizlerdeki önemi, veriye daha hızlı erişim için sorguların tasarımında dikkat edilmesi gereken noktalar belirlenmeye çalışıltırılmıştır. Tez kapsamında ASP.NET teknolojisi kullanılarak geliştirilen uygulama kullanılarak Akım Gözlem İstasyonu, Akarsu, Nehir, Göl ve Baraj gibi mekansal veriler için, yaygın olarak kullanılan sorgular tasarlanmıştır. Geliştirilen uygulamada Google Maps ve Geoserver gibi web servisleri üzerinden sunulan haritalar da altlık olarak kullanılmıştır.Mekânsal veriler üzerinde kullanımına izin verilen indekslerin performansı, çalıştırıldıklarında kullandıkları işlemci zamanı, üretilen sorgu planları kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan testler sonucunda operatör seçimi ve mekansal indeks parametreleri kullanımının veriye hızlı erişim için hayati öne taşıdığı görülmüştür.

Arzu Kütükcü
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal bir değişiklik yönetim sistemi tasarımı ve gerçekleştirimi

Üretim, imalat ve tasarım süreçleri içerisindeki karmaşık işlemlerde ortaya çıkabilecek çok ufak değişiklikler süreçte büyük etkilere yol açar. Kurumsal Değişiklik Yönetim Sistemi bu değişikliklere bilimsel bir yaklaşımla, modern anlamda bir mühendislik yaklaşımı ile ele alarak yapılan işin kalitesini, güvencesini, hızını, organizasyonunu, yönetilmesini, mevcut yapıya uyumluluğunu, gelişmeye açık olması ve uygun değer maliyetle işlemin yapılmasını amaçlar. Bu tez süreçlerin hızını, çalışanlarının performansını ve karar mekanizmalarının güvenilirliğini artırarak zaman ve kaynak israfını azaltarak kağıtsız bilgi sistemine geçmeyi hedefler.

Değişim yönetimiÜretim
Sertel Asım Ünsal
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Öbek bilgisayarlarda paralel FP-growth gerçekleştirimi

Teknolojinin gelişmesiyle verilerin miktarında ve çeşitliliğinde bir artış gözlemlenmiştir. Bu artış, veri işleme yöntemlerinde yeni ihtiyaçları gündeme getirmiştir. Veri madenciliği bu ihtiyaçlara cevap verebilmek amacıyla geliştirilen büyük veri ambarlarından yararlı bilgi elde etme sürecidir. Veri madenciliği kapsamında, çoklukla gereksinim duyulan ve araştırılan konulardan biri sık öge küme madenciliğidir. Sık öge küme madenciliği için farklı algoritmalar üretilmekte ve incelenmektedir. Ancak, fiziksel kapasitelerin sınırlı olmasından dolayı seri algoritmalar artan veri miktarını karşılamaya yetmemektedir. Bu durum paralel hesaplamayı gündeme getirir. Paralel algoritmalarla, zamandan ve kaynaktan (depolama, hafıza gibi) tasarruf edebilmek amaçlanır. FP-Growth, sık öge kümelerini bulmak için geliştirilen bir veri madenciliği algoritmasıdır. Literatürde FP-Growth, işlenecek veritabanını sadece iki kez tarama ve sık ögeleri bulurken kullandığı sık örüntü ağacı özelliği ile bilinir. Kullandığı bu ağaç yapısı ile daha verimli bir algoritma sunar. Bu çalışma içerisinde FP-Growth algoritmasına, paralel programlar yazmak için geliştirilen bir kütüphane olan MPI ile kodlanan üç farklı paralel yaklaşım önerilmektedir. Bu yaklaşımlarda temel alınan şey, paralel uygulama sırasında düğümlerin tümünde veritabanının mevcut olup olmadığıdır. Ek olarak, paralellik için görev dağılımı esas alındığından görev dağılımının statik ya da dinamik olması da diğer bir parametredir. Bu yaklaşımların iki farklı öbek bilgisayar üzerinde performans analizi gerçekleştirilmiştir. Çıkan sonuçlara göre, veritabanının mevcut olduğu iki yaklaşımın ağaç gönderimi esasına dayanan diğer yaklaşıma göre daha iyi sonuç verdiği gözlemlenmektedir. Her ikisi için de, paralel algoritma iki işlemciyle çalıştığı durumda bile çalışma zamanını dörtte bir oranında azaltmaktadır. Buna ek olarak, daha iyi sonuç veren iki algoritma içerisinde görev dağılımının dinamik olarak gerçekleştiği durum statik görev dağılımlı yaklaşımdan daha iyi sonuç vermektedir.

Paralel algoritmalarVeri madenciliği
Gülistan Özdemir Özdoğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Halkasal eksantrik borularda akış özelliklerinin dijital görüntü işleme ve yapay zeka teknikleri kullanarak tespiti

Sondaj işleminde akış örüntüsü, sıvı hacimsel oranı, basınç farkı ve kesinti yoğunluğu gibi akış özelliklerinin önceden tespit edilmesi açılacak sondaj kuyusu için maliyet, zaman ve kaynakların verimli kullanımı açısından büyük yarar sağlayacaktır. Literatürde, halkasal borularda iki fazlı akışkanların gerek hidrolik davranışları gerekse kesinti taşıma mekanizması ile ilgili araştırma eksikliği bulunmaktadır. Bu çalışmanın amaçlarından biri, halkasal eksantrik borularda iki fazlı ve çok fazlı akışlarda basınç kayıplarını ve akış örüntülerini deneysel olarak gözlemlemektir. İkinci amaç ise dijital görüntü işleme teknikleri ile bu akışlardaki sıvı hacimsel oranını ve kesinti yoğunluğunu tespit etmektir. Çalışmanın son amacı da yatay halkasal ortamda iki fazlı (su ve hava) akış için geleneksel mekanistik modeller yerine yapay zeka teknikleri kullanarak akış örüntüsü, sıvı hacimsel oranı ve basınç kaybı için tahmin modelleri geliştirmektir. Bu çalışmada yapay zeka tekniklerinden en yakın komşu algoritması, yapay sinir ağları ve karar ağaçları kullanılmıştır. Yapay zeka modellerinde akışın genelleştirilmesi için sıvı ve gaz fazları için yüzeysel Reynolds sayıları kullanılmıştır. Sonuçlar, geri yayılımlı sinir ağının akış özellikleri modellerinde en iyi sonucu verdiğini göstermektedir. Su ve hava akışında, 7 adet akış örüntüsü 10% hassasiyetle, sıvı hacimsel oranı ve basınç kaybı ise sırasıyla 14.4% ve 3.8% (0.0274 psi) ortalama hata payı ile tespit edilmiştir.

Hüsnü Ertan Yüksel
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Şekil tanıma problemi için çoklu eşlemenin sonsuz norm uzaklığı altında gerçekleştirilmesi

Çizge eşleme birçok şekil tanıma algoritmasının merkezinde yer alır. Çizge eşleme algoritmalarının büyük bir bölümü çizge düğümleri arasında bire bir bağlantı aramaktadır. Ancak bir çizgenin düğümlerinden oluşan bir alt kümeyi başka bir çizgenin düğümlerinden oluşan bir alt kümeyle çoklu bağlantı ile karşılaştırmak daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Bu tezde çizge düğümleri arasında çoklu eşleme yoluyla bir benzerlik ilişkisi aranmıştır. Çoklu eşlemeyi çizgeler üzerinde gerçekleştirebilmek için çizgeler norm uzayda nokta kümeleri biçiminde ifade edilmiştir. Norm uzaydaki nokta kümelerini karşılaştırmak için polinom zamanda çalışan ve doğal yoldan çoklu eşleme yapan kullanışlı algoritmalar vardır. Bu nedenle çizge eşleme problemi nokta eşleştirme problemine indirgenmiştir. Çizge düğümleri arasındaki uzaklıkların izometrik şekilde korunarak norm uzayda noktalar biçiminde ifade edilmesi öncelikli amaçlardan biri olmuştur. Yapılan deneylerin sonuçlarına göre bu yaklaşımın çizge eşleme probleminin çözümündeki etkinliğini arttırmak için referans noktalarıyla eşleme yöntemi geliştirilmiştir. Bu doğrultuda yapılan çalışmaların sonuçları paylaşılmış ve deneysel olarak yöntemin şekil tanımadaki başarımı gösterilmiştir.

Caner Erdem
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz algılayıcı ağlarında veri benzerliğinin yaşam süresine etkilerinin doğrusal programlama ile incelenmesi

Elektronikteki gelişmeler, ucuz kablosuz algılayıcıların üretilmesine izin verirken bu da kablosuz algılayıcı ağların kullanıldığı uygulamaların artmasını beraberinde getirmiştir. Algılayıcıların yaygın kullanılmasına etken olan en önemli özellikleri altyapısız, erişimden uzak ve farklı koşullar altında çalışabilmeleridir. Ancak bu özellikler sebebiyle algılayıcıların enerji kısıtlamaları kablosuz algılayıcı ağların planlama ve kullanımında önemli bir yer tutmaktadır. Algılayıcıların enerjisini en iyi şekilde kullanmak ve ağ ömrünü eniyileyebilmek için çeşitli protokoller ve yönlendirme algoritmaları geliştirilmiştir. Algılayıcıların enerjilerini uzun süre kullanabilmeleri için ağ içindeki trafiği dengeli bir şekilde yönlendirmek önemlidir. Kablosuz algılayıcı ağlarda yaşam süresini uzatma problemi bir eniyileme problemi olup eniyileme problemlerinin çözümünde doğrusal programlama kullanımı yaygındır. Bu tez çalışmasında da kablosuz algılayıcı ağının yaşam süresini eniyilemek için doğrusal programlama modelleri kurulmuş, ayrıca algılayıcıların topladıkları veriler arasında olabilecek korelasyon durumu da doğrusal programlama içerisine katılmıştır. Yapılan testler sonucunda kullanılan modelin sadece akış eniyilemesi yapılan sistemlerden daha uzun bir ağ ömrü sağladığı görülmüştür.

Doğrusal programlamaKablosuz ağlarKorelasyon+1
Hakan Ezgi Kızılöz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yazmaç öbeğini geçici hatalara karşı korumak için yerleşik karşılaştırıcılı sram bit hücrelerinin kullanılması

Uzaydan dünyaya gelen yüklü ışınların veya alfa parçacıklarının neden oldukları geçici hatalar güvenilir mikroişlemcilerin tasarımında giderek önemli bir sorun haline gelmektedir. Transistör yoğunluğu ve işlemci alanı artışındaki eğilim önümüzdeki yıllarda geçici hataların daha da önem kazanacağını göstermektedir. Geçici hataların önlenmesinde yaygın olarak kullanılan artıklık yöntemleri, yüksek maliyetleri nedeniyle, başarım açısından hassas bir bileşen olan yazmaç öbeğinde kullanılmaya pek elverişli değildir. Pek çok çağdaş işlemcide üretilen sonuçları saklamak için büyük boyutlu bir yazmaç öbeği kullanılır ve saklanan değerler uzun süreler boyunca yazmaç öbeğinde kalabilirler. Yazmaç öbeğinin geçici hatalara karşı korunması büyük önem taşımaktadır. Bu tezde yazmaç öbeğinin gerçekleştiriminde kullanılan SRAM bit hücrelerinde devre düzeyinde değişiklik yapılarak verinin bir kopyasının daha tutulması ve yerleşik karşılaştırıcılar kullanılarak bu iki kopyanın birbiri ile karşılaştırılması ve bu sayede oluşabilecek bit hatalarının saptanabilmesi önerilmektedir. Yapılan deneysel çalışmalar ile önerilen tasarım kullanılarak düşük alan, güç ve gecikme maliyetleri ile yazmaç öbeğinin geçici hatalara karşı korunabildiği gösterilmiştir.

Bilgisayar mimarisi
Mehmet Kayaalp
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Genetik algoritmalar ile portföy performans eniyilemesi için teknik analiz göstergesi seçimi

Teknik analiz göstergesi kullanımı, finans tahmini yaparken en çok başvurulan teknik analiz yöntemlerinden biridir. Genellikle bu göstergeler, teknik analiz esnasında alım ve satım kuralları oluşturmak için kullanılırlar. Bazı istatistiksel analizler sonucu, teknik göstergeler için belirli anahtar parametre değerleri bulunmuştur. Bu değerler genellikle yuvarlanmış ve sade sayılardan oluşmaktadır. Böylece oluşturulan kurallar daha kolay hatırlanabilir olmaktadır. Ancak, bu kurallar yatırımcıya değişen piyasa koşullarında nasıl davranması gerektiği konusunda bir bilgi vermez. Hangi teknik gösterge kuralının, hangi durumda ve hangi değerler ile kullanılması gerektiğini bilmeyen bir yatırımcı, yanlış bir kural seçimi sonucu çok büyük kayıplar yaşayabilir. Bu tez çalışmasında birkaç farklı ETF performansı farklı teknik göstergeler kullanılarak analiz edilmiştir. Teknik gösterge parametreleri genetik algoritmalar yardımı ile eniyilenmiş, böylece analiz edilen her teknik gösterge için ETF'ler üzerinde en iyi performansı veren parametreler elde edilerek kurallar oluşturulmuştur. Tez çalışması süresince kullanılan her teknik gösterge için, farklı piyasa şartları (yükselen piyasa trendi ve alçalan piyasa trendi) göz önünde bulundurulmuş ve bir ETF veya birden fazla ETF aynı anda kullanılarak en iyi performansı veren kurallar üretilmiştir. Üretilen kurallar test verileri üzerinde uygulanarak, kuralların başarımları hesaplanmıştır. Ayrıca, daha iyi performans elde edebilmek için tek bir teknik gösterge için kural oluşturmak yerine farklı teknik göstergelerin birleştirilmesiyle yeni kurallar üretilmeye çalışılmıştır.

Umur Erkut
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Morecon: Mobil yazılım uygulamaları için bağlam-duyarlı ve servis tabanlı bir arakatman yazılımı

Mobil cihazların hızla yaygınlaşması ile birlikte bu cihazlar için geliştirilen uygulamalar da çeşitlilik kazanmaktadır. Bu cihazlarla ilgili en önemli kavramlardan birisi "bağlam-duyarlılık" (context-awareness) dir. Bu kavram, mobil cihazların taşıyan kişinin özelliklerine ve cihazın bulunduğu ortama ve çevreye göre tepki vermesi, üzerindeki uygulamaları duruma göre uyarlamasını ifade eder. En bilinen ve yaygın kullanılan bağlam-duyarlılık bilgilerinden birisi "yer" (location) bilgisidir. Örneğin, mobil cihaz bulunduğu yere göre (GPS bilgisi) kişiye yapılacak işlerini bildirebilir, ya da yerel reklam bilgileri sunabilir. Bu tez çalışmasında bağlam-duyarlılık konusunda daha önce yapılan çalışmalar ve mobile cihazlarda bağlam-duyarlı uygulama geliştirebilmek için geliştirdiğimiz MoReCon adlı arakatman yazılımı (middleware) sunulmuştur. MoReCon, uygulamalardan bağımsız olarak bağlam-duyarlılık konusunda gerekebilecek her türlü bilgiyi sağlayan ve saklayan kapsamlı bir arakatman yazılımdır. Bu yazılım RESTful web servisleri ile esnek bir şekilde erişilebilir, bağlam bilgilerini esnek bir şekilde saklama, erişme ve güncellemeyi sağlayan basit bir protokole sahiptir. MoReCon, mobil cihazlar üzerinde çalışmak üzere küçük olacak (compact) şekilde tasarlanmıştır.

Onur Soyer
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Müzikle şifreleme-veri gizleme sistemi tasarımı ve gerçeklenmesi

Gizli kalması gereken verilerin hızlı bir şekilde verinin kaynağından hedefe ulaşması için günümüzde internet gibi herkese açık ve güvensiz kanallar kullanılmaktadır. Bu verilerin güvenliğini sağlamak kimi zaman hayati önem taşıdığından farklı şifreleme yöntemleri dünyanın dört bir yanında geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Bu duruma bir başka yaklaşım ise; veri güvenliğini veriyi gizleyerek sağlayan steganografik yöntemlerdir. Bu çalışmada, güvenlik seviyesini arttırmak için şifreleme ve veri gizleme bir arada kullanılmaktadır. Şifreleme için öncelikle AES-256 algoritması kullanılmakta ve algoritmanın çıktısı olan veriler, gizlenirken kullanılacak taşıyıcı ses dosyasındaki müzik eserinin notalarının kullanılan özelliklerinden elde edilen değerlerle sonlu alanda çarpma yapmak suretiyle şifrelenmektedir. Daha sonra, yine bu nota değerlerinden oluşturulan kurala göre, şifrelenmiş veriler, taşıyıcı ses dosyası içerisine gizlenerek ortaya şüphe çekmeyen ve şifrelenmiş veri taşıyan ses dosyaları çıkarılmaktadır. Taşıyıcı ses dosyasındaki müzik eserinden elde edilen değerler, hem şifreleme aşamasında hem de veri gizleme aşamasında anahtar niteliğinde kullanıldığından, kaynaktan hedefe yapılacak dosya aktarımından önce herhangi bir veri aktarımına ve anahtar paylaşımına ihtiyaç duyulmamakta ve güvensiz kanaldan anahtar paylaşımı yapılması sorununu ortadan kaldırmaktadır. Tasarlanan sistem, girdiler ne olursa olsun oluşacak çıktıdan aynı nota değerlerinin elde edilebileceğini ve yapılan işlemlerin matematiksel olarak tersinin yapıldığı veri ayıklama ve çözme aşamalarının ardından doğru veriye kesin olarak ulaşılacağını garantilemektedir. Tasarlanan sistemin gerçeklenmesi birbirleriyle haberleşen yazılım ve donanım birimleri tasarlanarak yapılmıştır. Hız kısıtları göz önünde bulundurularak sistemin yazılım ve donanımda çalışacak alt sistemleri belirlenmiş ve donanımda 2524 Mbps gibi bir şifreleme hızına ulaşılmıştır.

FPGAKriptografiMüzik+8
Muhammet Hamdi Yavuz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Güvenli ve kullanışlı resim-şifre yöntemlerinin tasarlanması ve gerçekleştirilmesi

Kullanıcı adı ve şifre kullanarak kimlik kanıtlama güvenli erişim gerektiren uygulamalar için çok yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Kullanıcıların çok kolay tahmin edilebilen şifreler seçmesi bir sistemin veri transferinde ve altyapısında aldığı diğer güvenlik önlemlerini etkisiz ve anlamsız kılmaktadır. Kullanıcılar için hem güvenli hem kullanışlı kimlik kanıtlama sistemleri gerekmektedir.Bu tezde metin tabanlı şifrelere alternatif olarak sunulan grafik şifre yöntemlerini inceliyoruz. İnsanların grafiksel bilgileri sözel veya metinsel bilgilerden daha kolay hatırlamaları gerçeğinden yola çıkarak, grafik şifre sistemlerinin başarılı olabileceğini düşünüyoruz. Fakat geliştirilen sistemin kullanışlı olması kadar güvenli olması da değişmez bir gereksinimdir. Güvenlik ve kullanışlılığı bir arada temin etmek zordur ve kullanıcıyı yakından ilgilendiren birçok sistem gibi grafik şifre yöntemlerinin de temel problemlerinden bir tanesidir. Grafik şifre çalışmaları farklı bakış açıları ve yeni sistemlerle desteklenerek devam etmektedir ve göreceli olarak başarılı yöntemler geliştirilmiştir. Fakat bu yöntemlerin gerçek hayatta kullanıma geçmesi insanların alışkanlıklarından vazgeçmeleri ile mümkün olabilmektedir. Bu tezde başarılı grafik şifre yöntemlerinin pratikte kullanımına yönelik bir çalışma yaptık ve açık kaynak kodlu bir ağ tarayıcı eklentisi geliştirdik. Bu eklenti ile uygulamaların metin tabanlı şifre yöntemlerini değiştirmelerine gerek duymadan grafik şifrelerin kullanılabilmesini sağladık. Sunulmuş olan grafik şifre tasarılarından başarılı bir yöntem olan PassPoints yöntemini seçtik ve geliştirme ortamına uygunluğunu inceleyerek gerekli uyarlamaları yaptık. GPI, GPIS isimlerinde yeni tasarılar sunduk, güvenlik ve kullanışlılık deneylerini gerekli karşılaştırmaları yaparak gerçekleştirdik. Tüm bu çalışmaların amacı, kullanışlı, hatırlaması kolay şifreler oluşturulabilen güvenli grafik şifre tasarımları sunmak ve bu tasarımları pratik kullanıma elverişli bir uygulama olarak gerçekleştirmektir.Anahtar Kelimeler: grafik şifre, kimlik kanıtlama, güvenlik, kullanışlı güvenlik

Mustafa Yüceel
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ağaç ve çizge veritabanlarında hassas bilgi gizleme

Veritabanı yayınlama kuruluşların bazen ihtiyaç duyduğu yararlı bir işlemdir. Fakat bu her ne kadar iyi bir işlem olsa da, hassas bilgileri açığa çıkarmak suretiyle tehdit edici olabilmektedir. Bugünlerde, birçok ileri seviye veri madenciliği uygulaması geliştirildiğinden, bu veri madenciliği uygulamalarının yayınlanan veritabanı üzerinde uygulanmasıyla, veritabanında saklı olan hassas bilgiler açığa çıkabilir. Dolayısıyla olduğu gibi veritabanı yayınlamak güvenli bir veritabanı yayınlama değildir. Bu yüzden veritabanındaki hassas bilgiler ilk önce tanımlanmalı ve sonra da elenmelidir. Bu işlem sterilize etme işlemi olarak adlandırılır. Hassas bilgi gizleme daha çok hareket tipi veritabanları bağlamında oldukça çalışılmıştır. Fakat aynı zamanda hassas bilgi gizlemenin ağaç ve çizge tipi yapısal veritabanları için de çalışılması gerekmektedir. Bu tezde, hassas bilgi gizleme ağaç ve çizge tipindeki veritabanlarını da içerek şekilde genişletilmiştir. Bu çalışma her iki veritabanında hassas bilgi gizleme problemini tanımlamakta ve çözümler geliştirmektedir. Bunun yanı sıra FISHER adında, işlemler, dizgiler ve zaman-mekân izleri gibi diğer veritabanlarında da hassas bilgi gizleme yapabilecek bütüncül bir uygulama geliştirilmiştir.

Harun Gökçe
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Restful web servisleri ile ontoloji sorgulama

Semantik veya Anlamsal Web, günümüzde web alanında yaşanan en önemli gelişmelerden birisidir. Web'de anlamsız denen türde bilgiler arama motorlarınca kelime bazlı arama ve web belgeleri arasındaki anlamsız bağlantılar takip edilerek bulunabilmektedir. Bunun yetersizliği başta fark edilmiş ve geliştirilen semantik web teknolojileri bu boşluğu dolduracak görünmektedir.Semantik web yalnızca web tabanlı sistemler için değil diğer bilgi sistemleri için de önemli bir veri modeli ve bilgi işleme alternatifi oluşturmaktadır. Semantik Web'de kapsamlı veri modelleri ontolojilerde oluşturulmaktadır. Ontoloji belli bir alanda kullanılan veri türleri ve bunlar arasında ilişkileri tanımlayan bir yapıdır. Ontoloji tanımlama dilleri RDF, RDFS, OWL bu konuda geliştirilmiş web standartları olarak akademi ve endüstride kabul görmektedir.Ontoloji, semantik web tabanlı sistemler için bir tür şema işlevi görmektedir. Ontolojiler bu iş için geliştirilmiş özel araçlar kullanılarak oluşturulabilmektedir ve sorgulanabilmektedirler. Bu tezde ontoloji tanım ve verilerinin sorgulanması ve oluşturulması için geliştirdiğimiz RESTful web servisleri tabanlı bir protokol ve web-tabanlı gerçekleştirimi sunulacaktır.

Anlam bilimOntolojiWeb servisleri
Abdulhamit Maboçoğlu
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kablosuz algılayıcı ağlarda inkâr-edememe mekanizmalarının ve baz istasyonu gözlemlenemezliğinin sağlanmasının ağ ömrüne olan etkilerinin incelenmesi

Enerji kısıtlı kablosuz algılayıcı ağlarda gizlilik, bütünlük, doğrulama ve inkâr-edememe güvenlik servislerinin ilk üçü genellikle ya simetrik şifreleme ile ya da açık anahtar ve gizli anahtar algoritmalarının birlikte kullanılması ile gerçekleştirilmiştir. İnkâr-edememe, sadece açık anahtar algoritmaları ile gerçekleştirilen dijital imzalar ile yerine getirildiği için ayrı bir karaktere sahiptir. Bu yüzden bu servisin uygulanabilirliğinin kablosuz algılayıcı ağlar için genellikle mümkün olmadığı düşünülmüştür. Bu tez çalışmasının ilk kısmında inkâr-edememe servisinin gerçekleştirilmesinin kablosuz algılayıcı ağların ağ ömrüne olan etkilerini incelemek için doğrusal programlama modeli geliştirildi. RSA, ECDSA ve tek-zamanlı imzalama (OTS) algoritmaları kullanıldı ve bu algoritmalar çeşitli topolojilerde ve çalıştırma koşullarında karşılaştırıldı. Çalışmalar, uygun algoritma seçildiğinde dijital imzaların kullanılmasıyla meydana gelen ağ ömründeki azalmanın 80-bit ve 112-bit güvenlik seviyeleri için sırasıyla %10 ve %20'den daha az olabileceğini gösterdi.Kablosuz algılayıcı ağlarda baz istasyonuna yapılan bir saldırı bütün ağı kullanışsız hale getirilebilir. Bu yüzden belirli durumlarda baz istasyonunun fiziksel konumunu gizlemek gerekebilir. Bundan önce bu problem üzerinde çalışanlar, tüm ağda global bilgiye sahip olan bir saldırganın varlığını göz önüne almamışlardır. Bu tez çalışmasının ikinci kısmında basit bir çözüm olarak, sahte baz istasyonları oluşturarak bir düğümün verilerinin sadece baz istasyonuna değil, aynı zamanda diğer düğümlere de gönderilmesi düşünüldü. Daha az masraflı alternatif bir çözüm bütün düğümlerin gelen ve giden verilerinin miktarının eşitlenmesi ile sağlandı. Bu sayede tüm ağdaki iletişimin gözlemlenmesine rağmen baz istasyonunun konumu hakkında bir bilginin elde edilememesi mümkün oldu. Bu tez çalışmasının ikinci kısmında doğrusal programlama modelleri sayesinde bahsedilen bu iki çözümün ağ ömrüne olan etkileri incelendi. Yaptığımız analiz ile baz istasyonu gözlemlenemezliğini sağlamanın ağ ömrüne olan etkisinin dikkate değer olduğu ve en iyi ihtimalle ağ ömründe yarı yarıya düşüş gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.

İbrahim Ethem Bağcı
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan hesaplama ve bilgisayar oyunları ile resim etiketleme

Kullanılan yazılım, donanım ve ilgili teknikler her ne kadar çok gelişmiş olsa da bilgisayar ile otomatik resim tanımlama problemine kesin bir çözüm bulunamamıştır. Bu konuda yaşanılan sorun ve zorlukları azaltmaya yardımcı olabilmek için insanın beyin gücünü ve yüksek algı kapasitesini kullanan yarı otomatik yeni yaklaşımlar geliştirilmekte ve denenmektedir. Bu yaklaşımlardan biri insan hesaplama yaklaşımıdır, ve otomatik olarak çözülemeyecek bir problemi bir oyun içine yedirerek problemin insan zekası ile çözülmesi prensibine dayanır. Böylelikle, insanların boş zamanlarını hem eğlenerek geçirmeleri, hem de zor bir problemin çözümüne katkı yapmaları eş zamanlı sağlanmış olmaktadır. Bu yaklaşımla geliştirilmiş bazı resim etiketleme oyunları şunlardır: görüntülerde nesnelerin yerini belirlemeye yardımcı Peekaboom, internet sitelerinin erişilebilirliğine yardım etmek için resimlerin bilgilerini toplayan Phetch, Verbosity ve ESP game. Bu tez kapsamında resim etiketleme problemini insan hesaplama yöntemi ile çözen benzer bir sistem tasarlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Hesaplamada insan unsuru devrede olduğu için resim etiketleme kültürden kültüre farklılık arzeder. Geliştirilen sistem bu nedenle yerel kültüre ait resim kütüphanelerini etiketlemek için kullanılmış ve sistemin performans değerlendirmesi yapılmıştır.

Engin Şahin
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ üzerinden yavaşlama tabanlı anomali tespiti

Bu çalışmamızda, bilgisayarlarda meydana gelen bazı anomalilerin neden olduğu yavaşlamayı, bilgisayar dışından ve edilgen olarak tespit etmeyi amaçlayan bir yaklaşımı test ediyoruz. Bu yaklaşımın farklı olduğu nokta ve önemli özelliği, bilgisayar üzerinden yapılan ölçümlerle değil, tamamen dışarıdan, ağ etkileşimlerinin esas alınmasıyla çalışıyor olmasıdır. Burada önerilen yaklaşım, bilgisayarın bazı ağ etkileşimlerinde sunucuya yanıt verme sürelerinin dışarıdaki bir gözlemci bilgisayar üzerinden ölçülmesi ve bu verinin çözümlenmesiyle yavaşlamanın tespit edilmesidir. Bu amaçla bazı istatistiksel testler ve bunlara dayalı algoritmalar denenmiş ve ne düzeyde başarılı oldukları incelenmiştir.Bilgisayarın yavaşlamasına sebep olan anomaliler, donanımsal ve yazılımsal değişiklikler, hatalar ve sorunlar, kötü amaçlı yazılımların bulaşması olarak tanımlanmıştır. Bu etkenlerin sebep olduğu etkilerin tespit edilebilmesi için bu etmenleri içeren farklı sistem yapılandırmaları üzerinde testler yapılmış ve bunlardan alınan verilerle yöntem incelenmiştir.Verilerin toplanabilmesi için bir test ortamı oluşturulmuş ve belirli etkinlikleri içeren uygulamalar istemci makine üzerinde çalıştırılarak, istemcinin ağ trafiği gözlemci bir makine üzerinden toplanmıştır. Bu veri içerisinden bazı protokoller için yanıt süreleri hesaplanmış ve yapılan istatistiksel testler sonucunda yavaşlama miktarının dışarıdan ölçülebilir ve temel durumdan ayırt edilebilir boyutta olduğu görülmüştür. Sonuçlar, önerilen yaklaşımın kullanılmaya uygun olduğunu göstermektedir.

Ağ performansıAğ sistemleriBilgisayar ağ protokolleri+4
Seçkin Anıl Ünlü
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Genişletilebilir yazmaç yeniden adlandırma yöntemi tasarımı

Yazmaç yeniden adlandırma güncel çok yollu işlemcilerde gerçek olmayan veri bağımlılıklarını ortadan kaldırmak için sıklıkla kullanılan bir tekniktir. Bu teknik mimari tasarımda belirtilen yazmaçların işlemciye gelen buyrukların çözülmesi sırasında fiziksel yazmaçlara atanması ile gerçekleştirilir. Bu atamalar bir eşleştirme tablosunda tutulur.Çok yollu işlemciler dallanma tahmini gibi teknikler kullandığında işlemci hatalı bir tahmin sonucunda olmaması gereken bir duruma düşer. Yanlışlıkla işlenilmeye başlanan buyrukların yazmaçlarının yeniden adlandırmaları bir şekilde geri alınmalı ve doğru duruma dönülmelidir.Güncel işlemcilerde bu geri dönüşümü yapan teknikler ya geri dönüşüm hızından, ya da donanım karmaşıklığı yönünden taviz vermektedir. Bu çalışma donanım karmaşıklığı yönünden daha basit olan, bunun yanında en yavaş halinda iki saat vuruşunda yeniden adlandırma tablosunu eski haline getirebilen ve rahat genişletilebilen bir yeniden adlandırma sistemi önermektedir.Önerilen yapı her mimari yazmaç için farklı boylarda İGİÇ kuyrukları kullanarak her mimari yazmaç için farklı miktarda kopya tutmayı hedefliyor. Bu çalışmanın sonuçları bazı özel durumlar dışında önerilen sistemin donanımla sınırlı yapılardan başarımının daha iyi olduğunu gösteriyor.Bu çalışmanın yanında, işlemcide kullanılan alanı en aza indirmek için İGİÇ kuyruklarının boylarının başarımı çok etkilemeden en aza indirilmesi üzerine bir çalışma daha yapıldı. Bu çalışmada bir genetik algoritma kullanarak alan kullanımı ve başarımı en uygun şekilde birleştirmeyi başardık.

Bilgisayar mimarisiGenetik algoritmalar
Görkem Aşılıoğlu
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Esnek kısıtlar tabanlı öbekleme

Öbekleme önemli bir insan aktivitesidir. Aynı özellikleri paylaşan nesne grupları insanların dünyayı algılamasında ve tanımlamasında önemli rol oynar. Öbekleme birçok uygulama alanına sahiptir. Gerçek dünya uygulamaları çeşitli kısıtları sağlayacak şekilde bir öbekleme analizini gerektirir. Fakat, özellikle çok boyutlu ve/veya hacimli veri kümeleri söz konusu olduğunda, yalnızca öbekleme parametrelerine dayanarak anlamlı öbekler yaratmak zor olabilmektedir. Bundan dolayı, birçok uygulamada kullanıcının seçimleri ve koyduğu kısıtların göz önüne alınması istenir. Bizim çalışmamızda esnek kısıtlar kullanılarak, kesişmeyen kısmi öbeklemelerin elde edilmesi hedeflenmiştir. Öbeklemelerin yerine getirilmesi ve verilen kısıtları sağlamada ne kadar başarılı olduğunu ölçmek için bulanık, olasılıksal ve ağırlıklı yarı halka modelleri kullanılmıştır. Optimizasyon için ise genetik algoritmalardan faydalanılmıştır. Bahsi geçen işlemlerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere Java programlama dili kullanılarak bir araç geliştirilmiştir. Geliştirilen araç esnek kısıtların tanımlanması, öbekleme algoritmalarının çalıştırılması, veri kümeleri ve öbeklemelerin görsel olarak gösterilmesi, sonuçların hesaplanması ve öbek doğrulama yöntemlerinin kullanılmasını sağlamaktadır. Bu araçtan faydalanılarak seçilen veri kümeleri üzerinde kullanıcı tanımlı esnek kısıtlarına göre anlamlı öbekler oluşturmaya çalışan deneysel çalışmalar da yapılmıştır. Deney sonuçları kapsamlı olarak sunulmuş ve sonuçlar analiz edilmiştir.

Veri madenciliğiVeri tabanı
Elif Tuğçe Örs
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Karınca kolonisi optimizasyonu ile araç rotalama probleminin maliyetlerinin kümeleme tekniği ile iyileştirilmesi

Çok depolu araç rotalama problemlerinde müşteri taleplerinin en kısa sürede, en kısa yoldan karşılanması ve taleplerin karşılanması için kullanılacak olan araç sayısının en uygun sayıda seçilmesi oldukça önemlidir.NP zor bir problem olan araç rotalama probleminin çözümü için pratik yaklaşımlar ve birçok algoritmalar oluşturulmuştur, Bu algoritmalar kesin ve yaklaşımsal olmak üzere genel olarak iki gruba ayrılabilirler. Kesin algoritmaların kötü tarafı düşük performans göstermesidir fakat birçok yaklaşımsal algoritma kombinasyonel problemlerde kesin algoritmaların aksine kısa zaman dilimlerinde yüksek kalitede çözümler ortaya koyarlar. Bilinen bu tekniklerden biriside karınca kolonisi optimizasyonudur. Bu tez çalışmasında araç rotalama problemine karınca kolonisi optimizasyonu k ortalama kümeleme tekniği ile birlikte uygulanarak taleplerin toplam gerçekleşme süresi, toplam mesafe ve kullanılan toplam araç sayısının değişimleri izlenmiştir.

Kamil Çalışkan
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00