
271
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye`de 1950-1960 arasında kültür politikaları ve müzelere etkileri
ÖZET1950-1960 arası Türkiye'de uygulanan kültür politikaları ve bu politikalarınmüzelere ve müzeciliğe olan etkileri incelenmiştir. Bu dönemde uygulanan kültürpolitikalarının daha iyi anlaşılması ve analizinin yapılabilmesi için, ayrıca 1950 öncesiCumhuriyet dönemi uygulanan kültür politikaları da genel hatlarıyla incelenmiş ve birkarşılaştırma imkanı yaratılmıştır.Dönemlerin kültür politikaları, siyasi ve ekonomik arka plandan bağımsız olarakdüşünülemez. Bu nedenle kültür politikalarının hangi dinamiklerden etkilenerekoluştuğu, bu arka plan gözetilerek araştırılmıştır.Araştırma yapılırken, tez konusunun kapsadığı döneme ait birincil yazılıkaynaklar taranmış ve dönemin belli başlı olaylarını konu alan eserler incelenmiştir. Bukaynaklardan yola çıkılarak dönemin müzelerle ilgili verileri ortaya konmuştur. Buveriler, daha önceki dönem verileriyle karşılaştırılarak yorumlanmıştır.Yapılan araştırmalar sonucunda 1950-1960 yılları arasında, 1950 öncesindekidurumun aksine, devletin kültür politikaları üretimine önem vermediği ve buna bağlıolarak da müzecilik çalışmalarının hükümetler tarafından programlanmadığıbulgulanmıştır. Ancak buna rağmen, 1950 öncesinde yetişen müzeci kuşağının çabalarıve UNESCO ile ICOM'a üye olunması sayesinde, müzecilik çalışmalarının devam ettiğigözlenmiştir.Anahtar KelimelerKültür Politikaları, Müze Teşkilatı, Uluslararası Kültürel lişki, Anıtlar, ArkeolojikKazılar, Siyasi ktisadi Ortam - Kültür Yapısı lişkisi, Erken Cumhuriyet, DP ktidarı.
Bilgi toplumunda sanat müzelerinin rolü ve Türkiye'deki sanat müzeleri için öneriler
Teknolojideki son gelişmeler ve bilginin artan önemi, batı toplumlarının gelenekselekonomiden uzaklaşarak, sıklıkla ?bilgi toplumu? olarak adlandırılan bir yöne doğru kaydığısavını yaygınlaştırmıştır. Bu tezde, bu yeni toplumsal görüşün değişik yönleri ve özelliklesanat müzesinin rolü üzerindeki etkisi tartışılmaktadır. Tezin temelindeki hipotez, ?Bilgitoplumuna geçiş süreci yaşayan Türkiye'deki sanat müzelerinin, devamlı olarak bilgiyi sınırlıkullanmaları, toplumsal rollerini etkin bir biçimde gerçekleştirmelerini engeller? ifadesiylebelirlenmiştir. Çalışma konusunda temel fikirlere değinilen kısa bir girişin ardından, bilgitoplumunun değerlendirilmesi ve bu toplum yapısından bilgi sağlayıcısı olarak sanatmüzesinin nasıl etkilendiği ortaya konmuştur. Daha sonra, bu daha detaylı bir çalışma olarakTürkiye özelinde biçimlendirilerek hipotezin doğruluğu test edilmiş ve kanıtlanmıştır. Sonuçolarak, Türkiye'de sanat müzelerinde bilginin gelecekteki rolü için önerilerde bulunulmuştur.
Günümüz kent yaşamında sözlü kültürün yeni sanatsal ifade aracı olarak kullanımı
Bu tezin amacı; sözlü kültür ile günümüz çağdaş sanatının dinamikleri arasında varolandolaylı ve dolaysız ilişkileri incelemektir.nsanın toplum içerisinde bir iletişim biçimi olarak kullandığı sözlü aktarımınözellikleri tarihsel dönemlerle birlikte farklılaşmıştır. Yazı öncesi dönemde bilginindepolandığı ana kaynak olan sözlü kültürün zamanımızda önemi, resmi olmayan vekayda geçmeyen farklı bakış açılarına kaynaklık etmesidir.Bu çalışmada sözlü kültür sanatsal ve gündelik ilişkisel yönüyle ele alınıyor. Sanatsalolarak sözlü malzemenin kimlik kavramıyla ilişkisi kamusal uzamdaki birleştiriciişleviyle birlikte temellendiriliyor. Sözlü kültürün yukarda belirtilen ilişkiler bağlamındafolklorik alandan kamusal alana, direniş biçimlerinin üretildiği bir diyalog aracınadönüşümü takip ediliyor.Sonuç olarak bu çalışma, sözlü kültürdeki bellek ve zihinsel kalıp kavramlarınısanatsal üretim biçimleri içinde kimlik ve eylem pratikleri ile birlikte tartışmayıamaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: ?sözlü kültür?, ?kültürel bellek?, ?kamusal alan?, ?beden?,?bellek?, ?deneyim?.
Kontrbasistlerde kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ve önleme yöntemleri
Çalışma hayatında, mesleki açıdan oluşacak rahatsızlıklar sanayi devrimi ile farklı bir boyutkazanmıştır. Bu iki yüzyıllık süreç içinde pek çok mesleki alan için gerek tıbbi gereksepsikolojik etkiler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Buna rağmen müzisyenler, sporcularve öğrenciler ihmal edilmiştir. Günümüzde spor ve müzik sektörlerindeki gelişme, bualanlarda çalışanların performanslarını sürekli kılmanın ve verimli mesleki yaşantılarınıuzatmanın önemini arttırmıştır. Sektördeki bu hızlı gelişmenin sonucunda çoğunlukla hobiolarak değerlendirilen bu meslekler için özel tıbbi ve psikolojik birimler oluşturulmuş vearaştırmalar başlatılmıştır.Bu tezde, kontrbasistlerde meslekten kaynaklanan rahatsızlıklar ve bunları önleme yöntemlerideğerlendirilmiştir. Bu rahatsızlıkların başında, kas-iskelet sistemi problemleri gelir. Buproblemler, beden, psikoloji ve mekanla ilişkili olarak ve farklı ekoller gözetilerekincelenmiştir. Kontrbasistlerde görülen bu rahatsızlıklar, kaynak tarama yöntemi kullanılarakaraştırılmıştır. Rahatsızlıkların olası nedenleri tespit edilmiş ve önleme yöntemleri üzerindedurulmuştur. Enstrüman eğitimcileri, öğrenciler ve enstrümantistler için bu rahatsızlıklardankorunma amaçlı uygulama ve teoriye dayalı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kontrbasist, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, egzersiz programları,sağlıklı prova alışkanlıkları, müzisyenler
Sanat yapıtı ve üretim sürecinde 'öteki' ile ilişki
Felsefe, psikanaliz, antropoloji ve sinema literatürlerinde `öteki' ile ilişkinin kuramsal olaraknasıl kavramsallaştırıldığı incelenmiştir. Dünyada ?öteki? ile ilişki kuran sanat yapıtlarının vesüreçlerinin tarihsel gelişimi ile bu yapıt ve süreçleri tanımlamak için önerilen kavramlarözetlenmiştir. stanbul'dan seçilen dört örnek olarak Oda Projesi, Kutluğ Ataman'ın PerukTakan Kadınlar ve Küba adlı video enstalasyonları, Selda Asal'ın Umudun Geri Kazanılmasıprojesi Hale Tenger'in Temiz Ölüm Nöbeti: Bosna-Hersek, Dışarı Çıkamadık Çünkü HepDışardaydık çeri Giremedik Çünkü Hep çerdeydik ve Sandık Odası adlı yapıtları ve üretimsüreçleri bağlamında `öteki' ve `ötekilik' durumu ile nasıl bir ilişki kurdukları incelenmiştir.Bunu yaparken, seçilen kuramsal kavramsallaştırmalardan yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: ?Öteki?, öznellikler-arasılık, ilişkisel estetik, Oda Projesi, KutluğAtaman, Selda Asal, Hale Tenger
Kadın bedeni kurguları ve temsiliyet: 1970 sonrası batı sanatında bedenlerini kullanan kadın sanatçılar
Sanatta sıklıkla kullanılan kadın bedeni, temsiliyet kavramından ayrı düşünülemez. Bunedenle çeşitli kuramlarda beden, kadın, dişil, özne gibi kavramlar incelenir ve bu bakışaçılarına günümüz feminist kuramcıların eleştirel ve yorumlayıcı yaklaşımları değerlendirilir.lkin, Freud ve Lacan'ın psikanalitik söylemlerinde kadınlık kurguları, sonra Irigaray veKristeva'nın yorumları ele alınır. Foucault'nın beden ve iktidar, Deleuze ve Guattari'nin ise,organsız bedenler, kadın oluş, yersizyurtsuzlaşma gibi kavramları incelenir. Ayrıca cins,cinsiyet ve Judith Butler'ın performatif ve drag olarak cinsiyet anlayışı açıklanır. Kurambölümünün her kısmında söz edilen kavramlar, sanatlarında bedenlerini kullanan çeşitli kadınsanatçıları anlamak için kullanılır ve örneklendirilir.Cindy Sherman, Francesca Woodman, Ana Mendieta, Carolee Schneemann, Hannah Wilke,Tracey Emin ve Sarah Lucas gibi sanatçılar, tezde yer alan kuram ve kavramlar yardımıylaincelenir. Sonuç olarak, kadın sanatçının kendi bedenini kullanırken karşılaştığı tuzaklaradikkat çekilerek, direniş yöntemleri ve oluşan imge katmanları arasında yeni bir temsiliyetpolitikası araştırılır.Anahtar Kelimeler: Temsiliyet, kadın bedeni, toplumsal cinsiyet, iktidar, organsız beden,mimesis, iğrenç, parodi.
Cumhuriyet'in kuruluşundan 1950'ye sergiler ve müzeler ilişkisi
CUMHUR YET' N KURULUŞUNDAN 1950'YE SERG LER VE MÜZELERL ŞK STuğba ERZ NCANÖZETÜlkemizde Osmanlı'ya dek uzanan sergi etkinliklerinin belli bir sistematik çerçevesindeizleyiciyle buluşması ancak Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleşmiştir. Güzel sanatlardantarihe, el sanatlarından üretime dek pek çok farklı alanda gerçekleştirilen sergi etkinlikleri,dönemin toplum yaşamında önemli yankılar uyandırmıştır. Sergilerden elde edilenkoleksiyonların bir bölümü müzeleştirilmek suretiyle değerlendirilmek istenmiş, bu yöndeçalışmalarda bulunulmuştur. Bunlar içinde sözü edilen, proje aşamasında kalan veya hayatageçen müze projelerinden söz edilebilirse de, birçoğunun istenilen nitelikte müzeyedönüştürülememiş olduğu görülür.Bu çalışmada, Erken Cumhuriyet Dönemi'nde düzenlenen sergi etkinlikleri ile ortaya konanmüze projeleri / kurulan müzeler arasındaki bağın varlığına dikkat çekilmiş, sergi-müzeilişkisi sorgulanmıştır. Gerçekleştirilen sergilerin arzu edilen sayıda ve nitelikte olmasa da,bazı müze yapılanmalarına kaynaklık ettiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet, sergi, müze, müze projeleri.
Grafik tasarım göstergelerinin algılanmasında kişilik faktörünün enneagram modeline göre incelenmesi
İnsan psikolojisinde algıyı etkileyen faktörlerin başında kişilik özellikleri gelmektedir. Kişilik özellikleri mizaç olarak da nitelenebilir. Bu kişilik özellikleri, insan psikolojisinin inceleme ve araştırma tarihi boyunca farklı modellerle, farklı isimlerle tanımlanmıştır. Bu tezde kişilik özelliklerinin algılama kriterleri, eneagram kişilik modeline göre değerlendirilecektir. Algının eylem olarak meydana gelmesi için gerekli unsurlardan 'gösterge', görsel iletişimi sağlayan bir disiplin olan grafik tasarım açısından ele alınıp temel etken olarak kullanılacaktır. İletişim, insanın ve insanlık tarihinin bir parçasıdır. Her iletişim şeklinin belli göstergeleri bulunmaktadır. Görsel iletişimi sağlayan grafik tasarım ürünleri, bu göstergeleri kullanarak bu iletişim şekillerinden birini belki de en etkilisini oluşturmaktadır. İletişimin malzemesi olan grafik tasarım göstergelerinin oluşum ve kullanım sebebi bir 'mesaj iletmek' 'bir şey söylemek'tir. Bu iletişimin temel nedenidir. 'İleti'şimin gerçekleşmesi için en az iki ayrı noktaya, felsefi bir dille söyleyecek olursak, en az iki süjeye ihtiyaç vardır. Bir tarafta söylemi -göstergeyi- oluşturan birim birey, -grafik tasarımcı- diğer uçta ise bunun muhatabı olan, yerine göre tüketici veya algıya açık, birey yer alır. Piyasaya sürülen göstergeyi algılayan farklı mizaclar olduğundan veya kişilerin mizacları göstergeyi farklı algıladığından ortaya pek çok anlam çıkmış gibi görünür. İletilen mesajda öne çıkması istenen tek anlam olsa da anlamın yorumları mizaçlara göre değişkenlik gösterir. Bu yorumlar ve farklılıklar mesajın-göstergenin temel niteliğini etkilemediği halde mizaçlarla bağlantılı olarak farklı etkiler oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Gösterge, Algı, Kişilik.
Demokrat Parti döneminde haber filmlerinde propaganda
Propaganda bireyin ve toplumun gelişimi ve değişimi sürdükçe birçok alanda farklı biçimlerde yer almıştır. Öyle ki propagandanın tarihsel gelişimi teknolojinin gelişimiyle bağlantılıdır. Kitle iletişim araçlarının toplumsal yaşamın bir parçası olması propagandanın kullanımını etkilemiştir. Propaganda hem bir kitle iletişim aracı hem de sanatsal yaratım olan sinemanın gücünü fark etmiştir. Kitleleri etkileme ve yönlendirme sürecinde sinema propaganda için önemli bir yer teşkil etmiştir. Sinema ve propaganda ilişkisinin konu edindiği bu çalışmada propaganda kavramı ve kitle iletişim aracı olan sinemanın kullanım biçimi incelenmiştir. Propaganda bağlamında Dünya sinemasının ve Türk sinemasının propaganda ile ilişkisi incelendikten sonra DP döneminde haber filmleri propaganda kurallarına göre incelenmiştir. Çalışma kuramsal kısımda propaganda kavramı, tarihsel, biçimsel özellikleri, teknikleri, kuralları ve propaganda bağlamında DP dönemi Türk siyasetindeki gelişmelere paralel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünde yer alan haber filmleri ele alınmıştır. Propagandanın kurallarına uygun olarak incelenen haber filmlerin kitleye/kamuoyuna verdiği mesajlarda propaganda unsurlarının işlendiği tespit edilmiştir.
Sanatsal bir obje olarak düğme ve tasarımsal kullanımı
Sanat, insanın farkında olarak veya olmayarak somut olan düşünce ve duyguyu farklı malzeme veya objeyle esere dönüştürerek, özgün bakış açısını açığa çıkardığı bir alandır. Sanatın tarihi sürecine bakıldığında işlevsel birçok nesnenin sanatsala dönüştürülerek sanata konu edildiği görülmektedir. Giyimin önemli küçük parçası olan düğme de keşfedildiği ve üretilmeye başlandığı dönemden bu zamana kadar birçok sanatsal ve kavramsal çalışmalara konu edilmiş hem hammaddesi hem de kullanımındaki farklılığıyla sürdürülebilirliği olan bir araç ve süs eşyası olduğunu kanıtlamıştır. İnsanlar yaşadığı dönemler içerisinde inançlar ve yüklenilen anlamlarla düğmeyi sanatsala dönüştürmeyi başarmışlardır. Bu tezde düğmeyi konu alan sanatçıların ve tasarımcıların düğmeyi sanatsala dönüştürmeleri incelenmiştir. Bu çalışmada betimleyici yöntem tarama modeli kullanılmıştır. Konuyla en yakın kaynaklar taranarak faydalanılmıştır. Çalışmanın amacı; düğmenin çeşitliliğinin ve tasarımsal kullanımı ile zengin ve özgün bir obje olduğunun farkındalığını uyandırmaktır. Günlük yaşantımızda kullanılan nesnelerin zamanın ve algıların değişmesiyle sanat akımlarında sanatçıların nesneleri sanatsala dönüşümü ele alınmıştır. İnsanın kendi sanat ve tasarımını ifade edebileceği taşınabilir tuvali olarak taşıyabileceği düğmeye yeni bir bilinçli farkındalık kazandırılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Sanatsal Obje, Düğme, Tasarım
Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü keman öğrencilerinin Barok dönem keman tekniklerini uygulamalarına yönelik öğretmen görüşleri
Güzel Sanatlar Liseleri müzik bölümleri, keman eğitimi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bu eğitim kurumlarındaki keman öğrencileri, müziğin farklı dönemleri ile ilgili etütler ve eserler seslendirmektedirler. Bu dönemlerden bir tanesi olan Barok dönem gerek dönem müzik yapısı gerek ise çalgı teknikleri bakımından kendine has özellikler içerir. Araştırmada, Güzel Sanatlar Liselerindeki keman öğrencilerinin Barok Dönem keman tekniklerini uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Erzurum ve Mersin Güzel Sanatlar Liselerinde çalışmakta olan keman öğretmenleriyle çevrimiçi (online) görüşme yapılmıştır. Keman öğretmenlerinin hazırlanan görüşme sorularına verdiği cevaplar, araştırmanın veri kaynağını oluşturmuştur. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle açıklanarak, betimsel olarak verilmiştir. Araştırmanın sonucunda; Güzel Sanatlar Liselerindeki öğrencilerin Barok dönem müzik bilgilerinin az olduğu, Barok dönem keman tekniklerini uygularken zorlukların yaşandığı ve keman ders saatlerinin yetersiz olduğu tespit edilerek çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Barok Dönemi, Güzel Sanatlar Lisesi, Keman, Keman Eğitimi, Keman Teknikleri
Çankırı el dokumaları: Merkeze bağlı camilerdeki kilim örnekleri
Çankırı El Dokumaları: Merkeze Bağlı Camilerdeki Kilim Örnekleri olarak hazırlamış olduğumuz bu çalışmada, merkeze bağlı yirmi dört camide bulunan havsız kirkitli dokumalar araştırma kapsamı içerisinde incelenmiştir. Havsız kirkitli dokuma olarak ifade edilen kilim, cicim, zili ve sumak teknikli dokumalar yerinde incelenerek tespit edilmiş ve fotoğraflarla belgelenerek bir katalog düzeninde ele alınarak ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde, konunun tanımı, önemi, amaçları, kapsamı, yöntem ve havsız kirkitli dokuma yaygılar hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, Orta Asya'dan Cumhuriyet'e Türk el dokumacılığının tarihi gelişimi üzerinde durulmuş; üçüncü bölümde ise, Anadolu el dokumalarında kullanılan teknikler, dördüncü bölümde ise tezgâh, malzeme ve boyalar hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde Çankırı ili hakkında bilgilerin yer aldığı bölümde Anadolu ve Çankırı kilimlerinin genel özellikleri ve motifler konusunda yazılı kaynaklardan ve alan çalışmaları sırasında elde edilen bilgilerden faydalanılarak havsız kirkitli dokuma yaygıları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Altıncı bölümde ise merkeze bağlı camilerde tespit edilen havsız kirkitli dokuma yaygıları (kilim, cicim, zili, sumak) tek tek ele alınarak genel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Araştırma sonucunda, ulaşılan veriler uygun tablo yöntemleriyle analiz edilmiştir. Havsız kirkitli dokumalarda görülen motiflere anlamları ve görselleriyle beşinci bölüm içerisinde yer verilmiştir. Yapılan bu değerlendirmelerle kilimlere ait tablo bilgileri oluşturulmuştur. Bu çalışma ile dokumaların günümüzdeki durumu da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bilgilere göre camilerde dokumaların var olduğu görülmüş ve bu araştırmayla dokumaların kayıt altına alınması sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çankırı, Camii, Havsız Kirkitli Dokuma, Kilim, Motif
1970-1980 Yılları Arası Türk Sineması'nda "Aile" Kavramı
1970-1980 yılları arasında Türk sinemasında aile kavramının incelendiği çalışmada Umut, Anneler ve Kızları, Dönüş, Gelin, Kızım Ayşe, Bizim Aile, Aile Şerefi, Çöpçüler Kralı, Sultan, Almanya Acı Vatan ve Banker Bilo filmleri aile yapısı açısından incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde aile ve aileye ilişkin kavramsal bilgilerin yer aldığı bölüm yer almaktadır. Bu bölümde aile kavramı, ailenin işlevleri, aileye ilişkin teoriler, ailenin türleri, ailenin dönüşümü ve modellerine değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Türk ailesinin tarihsel gelişimine eski Türklerde aile yapısı, İslamiyetin Kabulünde aile yapısı ve Cumhuriyet dönemi aile yapısına değinilmiş ardından Türk sinemasına genel bir bakış incelenmiş, 1970-1980 yılları arası Türk Sineması ve Türk Sinemasında Aile temsiline yer verilmiştir. Dördüncü bölümde 1950-1980 yılları arasında Türkiye'nin sosyo-ekonomik durumu incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise kuramsal çerçeve dikkate alınarak belirtilen filmlerin künyeleri, özet ve analizleri, ailenin geçirdiği değişim ve dönüşümler, aile bireylerinin aile yapısı içerisinde sahip olduğu kodlar ve bunun aile üyelerine yansımaları incelenmiştir.
Kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatında karakter yapı incelenmesi
Japon çizim sanatı, 1970'lerde Japonya'da ortaya çıkan Japon popüler kültürünün en önemli eserlerinden biridir. Japon çizgi romanı olan mangaların tanınması daha sonra ortaya çıkan animelerin dünyaya yayılması ile olmuştur. Anime, Japonya'da geliştirilen bir animasyon türünün adıdır. Animeler, Manga adlı Japon çizgi romanlarına dayanmaktadır. Bu bağlamda manga ve animeler ortak özellikler ve benzer çizim teknikleri gerçekleştirilmektedir. Anime türünün en belirgin özelliği büyük gözler ve dikkat çekici vücut hatlarının normalden abartılı bir şekilde çizilmesidir. Japon toplumunun gelenekleri, tarihi gibi konuların manga ve anime örneklerine, karakter tasarımlarına ne şekilde yansıtıldığı, manga ve anime sanatına etkisi çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın kapsamı, kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatının karakter yapı incelemesi ile oluşturulmaktadır, buradan hareketle manga ve anime sanatı kültürel birer form olarak ele alınarak irdelenmiştir. Japon çizgi sanatının tarihi, gelişim süreçleri, kültürel anlatıların manga ve anime üzerindeki etkisi, manga ve anime temalarının etkileşimi bağlamında incelenmiştir. Çalışmanın amacı Japon manga ve anime sanatının köklerini inceleyerek zamanla manga ve animede karakter olgusunun evrilme aşamalarını saptamaktır. Araştırmanın sonunda manga çizgi roman uygulama çalışması gerçekleştirilerek Japon çizim sanatının karakteristik özellikleri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılarak yazılı ve görsel kaynaklardan veri elde edilerek, nitel araştırma ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır.
Seramik sanatında alternatif malzeme kullanımı ve kişisel uygulamalar
Seramik formlar, ortaya çıktığı antik çağlardan günümüze kadar olan yolculuğunda, sanat anlayışının ortaya çıkması ve zaman içinde değişen sanat algılarına göre değişim göstermiştir. 20. yy. resim sanatının önemli sanatçıları seramik malzemeyi işlevselliğin ötesinde ele almışlar ve çağdaş bir anlatım aracına dönüştürmüşlerdir. Çağdaş sanat olgusu içinde farklı disiplinlerin birbiri ile daha çok etkileşim içine girmesi, farklı malzemelerin de sanat yapıtlarında daha fazla kullanılmasına vesile olmuştur. Günümüz seramik sanatçıları da seramik bünye ile alternatif malzemeleri bir arada kullanarak yeni ifade arayışlarına yönelmişlerdir. Bu bağlamdan yola çıkarak birinci bölümde konuya giriş yapılmış ve tezin amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde seramik sanatı ve seramik malzeme ile ilgili açıklamalara yer verilmiş, seramik sanatının gelişim süreci ve önemi, sanatta hazır nesnenin ve alternatif malzeme kullanımı, üçüncü bölümde ise seramik sanatında alternatif malzeme kullanımı ve alternatif malzemeyi seramik formlarında kullanan sanatçıların çalışmaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise tez kapsamında üretilmiş olan kişisel uygulamalara yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat, Seramik, Alternatif Malzeme, Çağdaş Sanat, Figür
Üç boyutlu yazıcı ile üretilen yüzeyler ve bu yüzeylerin giysi üretimi açısından değerlendirilmesi
Üç boyutlu baskı, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan katmanlı üretim yöntemi ve üç boyutlu obje imalatı yapabilen yenilikçi bir teknolojidir. Çağın ilerlemesi ve gelişmesi ile üretim yöntemlerinde yeni teknolojiler keşfedilmiş ve üç boyutlu baskı teknolojisi de bu üretim sistemlerinden biri olmuştur. Zaman ilerledikçe üç boyutlu yazıcılar üretilmeye ve yaygınlaşmaya başlayarak çeşitli sektörlerde kullanılır hâle gelmiştir. 3D yazıcılar iş gücünün ve zaman kayıplarının önemli derecede giderilmesinde rol oynamış, üretimde farklı cihazlara olan ihtiyacı en aza indirgemiştir. Birçok sektörde kullanıldığı gibi tekstil ve moda tasarımı alanında da kendine yer edinen bu teknoloji özgün, geleceğe dönük, sanatsal açıdan güçlü tasarımların oluşmasında, birçok tasarımcının çağın ötesinde bir düşünce tarzı benimsemesinde rol oynamıştır. Tasarım alanında gelişme sağlayan bu teknoloji giysilerin yanı sıra tamamlayıcı aksesuarların da üretiminde yer almış, yeni tasarımcıların fikirlerini hayata geçirmelerine imkân sağlamıştır. Üç boyutlu yazıcı teknolojisi bünyesinde çok çeşitli üretim yöntemi barındırdığı gibi farklı ve çeşitli hammadde seçeneklerine sahip olması ve zaman veya mekân farketmeksizin çalışabilme imkânı sunması ile üretimde yüksek performans sağlamaktadır. Bu çalışmada üç boyutlu baskı teknolojisi kullanılarak işlevsel özelliği olan giysi üretimi yapılmış, elde edilen bilgiler görseller yardımıyla sunulmuştur. Üç boyutlu yazıcı ile yazdırılmış yüzeylerden 4 adet işlevsel özellik (karanlıkta parlama, parça eklenebilme, hareket mekanizması) kazandırılmış giysi elde edilmiştir. Çalışmada, Creality Ender 3 V2 3B yazıcı, Esun marka PLA+ filament çeşitleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: 3D Teknolojisi, 3D Yüzey Üretimi, Giysi
Teogonik mitlerin çağdaş moda tasarımında yorumlanma biçimleri
Yunan dilinde "söz", "öykü" anlamında kullanılan "mit" güçlü bir dinsel hikâye olarak anılır. Tanrıların, kahramanların yaşadıkları olağanüstü maceraları, yaratılışı, evrenin izah edilemeyen düzenini anlamlandırmak için var olmuştur. Mitoloji ise bunların hepsini kapsayarak inceleyen bir disiplindir. Mitoloji sanat aracılığıyla fazlaca disiplin alanında esin kaynağı olmuştur. Moda olgusu içinde de sıklıkla başvurulan mitoloji, pek çok tasarımında kendine yer bularak bilinçli bir tavırla yeniden canlanmış ve kimi zaman örtük göndermelere karşılık bulan görünümlerle tasarımların görsel karakterini oluşturmuş, mitolojinin moda tasarımındaki esin alanları ve mitoloji çerçevesinde anlatım biçimi olarak ortaya çıkan biçimsel ifadeler, geçmiş ve günümüz moda tasarımcılarının koleksiyon örneklemiyle ortaya konulmuştur. Bu bağlamda çalışma yedi bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümü giriş bölümüdür. Çalışmanın ikinci bölümde mit ve mitoloji kavramları ele alınmıştır. Mitlerin kökenleri, sınıflandırılması ve işlevlerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde mitolojinin farklı sanat disiplinleriyle ilişkileri irdelenmiştir. Bu bilgilerin sonucunda dördüncü bölümde çalışmanın ana konusu mitoloji ve moda tasarımı ilişkisi farklı moda tasarımcılarından örnekler verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde çalışmanın yöntemi açıklanmış, altıncı bölümde Antik Yunan ve Roma mitolojisinde yer alan kadın tanrıçalarından esinlenerek oluşturulan giysi tasarımlarının betimlemeleri yapılmıştır. Çalışmanın son bölümündeyse sonuç ve öneriler bulunmaktadır.
Destanların illüstrasyonla görselleştirilmesi: Dede Korkut hikâyeleri karakter ve mekân tasarımı
Türk kültürünün destan, hikaye, masal gibi sözlü ve yazılı miraslarının önemine değinerek, özellikle Dede Korkut Hikayelerinin sanat ve tasarım alanında yeterince önem verilmediğine değinilmiştir. Bu nedenle, Dede Korkut Hikayelerinden bir destanın dijital tasarımda renklendirme tekniği ile karakter ve mekan tasarımı yorumlanarak, yeni tasarımlar ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çalışma ayrıca, Türk destanlarının içerisinde yer alan toplumsal değerlere ve kültürel alanlara dikkat çekerek, görsel birikimin yeterli olmadığına vurgu yapmaktadır. Bu nedenle, yazılı kaynakların tasvirine uygun özgün çizimlerle dijital tasarım programları kullanılarak karakterler ve hikayeyi anlatan sahneler renkli çizimler yapılarak görselleştirilmeye çalışılmıştır.
Çağdaş sanatta sanat faaliyet alanlarının dönüşümü
Bu çalışmanın amacı Çağdaş Sanatta sanat faaliyet alanında meydana gelen dönüşümü literatür tarama yöntemiyle belirlemektir. 1960'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan Çağdaş Sanat modern sanatın ardından gelen ve günümüz sanatını ifade eden bir terimdir. Sanatçılar, geleneksel sanat kurallarını sorgulayarak değişik ifade biçimleri denemiş, küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemelerle birlikte sanat daha erişilebilir ve uluslararası bir boyut kazanmıştır. Ayrıca, toplumsal ve politik konuların vurgulanması da yaygın bir eğilim haline gelmiştir. Çağdaş Sanatta en önemli değişimlerden biri mekan algısının galeri ve müzelerden dışarı çıkarak izleyenlerin günlük hayatına dahil olmasıdır. Bu değişimle birlikte, arazi sanatı, kamusal alan sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, video ve Dijital Sanat gibi yeni sanat disiplinleri ortaya çıkmıştır. Arazi Sanatı, doğal çevreyi sanatın bir parçası haline getirirken, kamusal alan sanatı halka açık mekanlarda sanat eserlerinin sergilenmesini ve kentleşmeye katkı sunma amacı gütmektedir. Yerleştirme Sanatı, mekanın özelliklerini kullanarak izleyiciyi etkilemeyi ve eserin bir parçası haline getirmeyi hedeflediği gibi Performans Sanatı da canlı bedenini sanatın bir aracı olarak kullanmayı ve izleyiciyle doğrudan etkileşime girmeyi teşvik etmektedir. Video ve Dijital Sanat ise teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan çağa ayak uydurarak dijitalleşen neslin dikkatini çeken bir sanat alanı olmuştur. Bu değişimler, sanatın evrimini gösterirken aynı zamanda izleyicilere farklı deneyimler sunmayı hedeflemektedir. Çağdaş Sanat, yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte yenilikçi yaklaşımlar geliştirmiş ve sanatın sergilenme sınırlarını genişletmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Sanat, Arazi Sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, Video-Dijital Sanat
Nuri Bilge Ceylan sinemasında ses ögesinin incelenmesi
Dünya sinema tarihinin ilk yılları sesli ve sessiz dönem olarak ikiye ayrılmaktadır. Görsel ve işitsel bir sanat olan sinema, ortaya çıktığı ilk andan itibaren görselliğiyle ön planda olmuştur. Diğer yandan sesin görüntüye eşlik etmesi yönünde birçok teknolojik deneme de yapılmıştır. Bu denemeler sonunda görüntü gibi ses de sinemanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Türk Sinemasında ise ilk dönemdeki teknik gelişmeler dünyaya göre daha geriden gelmiştir. Özellikle 2000'li yıllarda teknolojinin gelişmesi ve ucuzlamasıyla sesli filmlerde kullanılan teknik araç gereç imkânı artmıştır. Bu açından bu dönem içinde ortaya çıkan bağımsız- auteur yönetmenler hem görüntü hem de sessel teknik gelişmelerden fazlasıyla faydalanmaktadır. Nuri Bilge Ceylan son dönem Türk Sineması'nda anlatı ve sinematografi unsurları ile birlikte ses tasarımı yönünden de en önemli yönetmenlerden biridir. Bu doğrulta, çalışmada Nuri Bilge Ceylan filmlerinde ses ögesi anlam temelinde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Örneklem olarak Kasaba, Üç Maymun, Bir Zamanlar Anadolu'da ve Kış Uykusu filmleri amaca yönelik örneklem olarak çalışmaya dâhil edilmiştir. İncelenen filmler çeşitli festival ve yarışmalardan ödül alan yapımlardır. Çalışmada sesin sahnelerde kullanım yöntemleri ve amaçları betimsel yöntemle irdelenmiştir. Bu bağlamda Mustafa Sözen'in, "Estetik Bir Öğe Olarak Sinemada Ses Tasarımı ve Örnek Bir Film Çözümlemesi" adlı çalışmasındaki metodoloji kullanılarak, Nuri Bilge Ceylan Sinemasındaki, diyaloglar, müzik ve efekt unsurları çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinde görüntü estetiği ve anlatı kadar ses tasarımına da önem verdiği anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Nuri Bilge Ceylan, Türk Sineması, Ses, Diyalog, Ses Efekti
Çankırı kültüründe müzik uygulamaları
Geçmişten sürekli birikim oluşturarak günümüze ulaşan, toplumsal hayatın içinde varlığını sürdüren Türk örf, adet ve gelenekleri de zamanla değişmektedir. Bu tez çalışmasında, Çankırı'da sosyal hayatın merkezinde bulunan müzik pratikleri ve kültür içerisindeki müzik uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın amacı Çankırı kültüründe geçmişten günümüze uzanan süreç içerisinde yer alan müzik unsurlarını, yaşanan değişimi, eksilmeleri tespit etmektir. Müziğin yaşatıldığı en belirgin sahalar olan düğünler, yâran sohbetleri, Çankırı gezmeleri, panayırlar ve ayrıca şehir yaşantısı içerisindeki diğer müzik unsurları bu çalışmanın temel konuları olmuştur. Yaşanan değişimi anlayabilmek için, bu uygulamaların tarihi kökenleri ve Çankırı'daki icra alanları tespit edilmiştir. Literatür incelemesi, gözlemler, alan araştırmaları, icracı olarak katılımlar ve kişisel görüşmeler ile elde edilen bilgiler, ilgili görseller ile desteklenerek teze aktarılmıştır. Ayrıca, Çankırı müzik kültürüne ait olan, notaya alınmış ya da kaynaklarda sadece sözleri bulunan türkülerin güncel durumu ve icra alanları tespit edilerek tablo haline dönüştürülmüştür. Çankırı'da geçmişten günümüze çok zengin bir müzik belleğinin var olduğu, ayrıca kültür içerisinde pek çok gelişme ve değişikliğin gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Çağdaş seramik sanatında kült sembol kavramı: Elma
İnsan, tarihin hemen her döneminde sembollerden yararlanmıştır. Doğrudan veya açık bir şekilde ifade edemediği şeyler için kainattaki ya da tabiattaki unsurları sembolleştirerek kullanmakta çözümü bulmuş ve zaman içinde bu simgeler kültleşmiştir. En eski kült semboller arasında yer alan elma figürü de mitoslardan inanç sistemlerine, kültürden sanata hayatın bütün alanlarında sözlü, yazılı ve görsel biçimlerinde kullanılmış ve kullanılmaktadır. Zamanla ortaya çıkan sanat olgusu da sıklıkla bu sembollerden yararlanmıştır. Elma figürü de sembolize ettiği anlamlar ile sanat pratiklerinin en önemli öğelerinden birini oluşturmaktadır. Bu bağlamdan yola çıkılarak tez kapsamında birinci ve ikinci bölümlerde sembol kavramı, işlevi, sembolün kültürle olan ilişkisi, kült sembol kavramı ve kült bir sembol olan elma figürünün mitolojik ve dini öykülerde nasıl ele alındığı araştırılmıştır. Tezin üçüncü bölümünde geçmişten günümüze plastik sanatlarda ve spesifik olarak çağdaş seramik sanatında elma figürüne çalışmalarında yer vermiş sanatçılar ve eserleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise kişisel uygulamalara yer verilmiştir. Anahtar Kelime: Sembol, Kült, Elma, Seramik, Figür
Employing smart technology in theatrical costume design
This thesis is about smart technologies and innovative fabrics represented in theatrical costume design in the modern era. After giving information on costume design and smart textiles as a theoretical framework, the applied part of the study is presented as the author's own models for costume design using smart technology. Thus, in the thesis, certain questions were tried to be answered by considering these issues. Throughout the study, the author realized the difficulty of obtaining smart textiles, both because of the very high prices and trying to find the places where they are sold. So, the author designed and produced the textiles and costumes on her own by way of the necessary electronic equipment, namely the microcontroller, a set of LEDs and inflatable clothes, which are used in two different performances. It is understood, as a result, that smart theatrical costumes could help to form an entertaining show with a captivating and almost magical atmosphere, where, for example, the colors are used to express the psychological state of the theatrical performer, and the inflatable costumes enable the actors to reach impossible shapes and sizes. Costume design using modern technologies opens the doors for new theatrical performances that could not be held in the past. Keywords: theatrical costume design, smart technology, theater, fashion design
Kırgız Şırdak geleneğinde kullanılan desenlerin ebru sanatında uygulanabilirliği
Bu araştırmada Kırgızistan'ın el sanatlarından biri olan şırdak keçe sanatının tanıtılması, kullanılan motifler ve anlamlarının kayıt altına alınması, farklı bir sanatla ilişkilendirilerek dikkat çekilmesi planlanmıştır. İki farklı sanat arasında köprünün oluşturulması, gelecek kuşaklara aktarılması, disiplinler arası sanatlar ile dikkat çekebileceği hedeflenmiştir. Kırgızistan'ın Narin, Koçkor, Celal-Abad, Issık şehirlerinde bulunan geleneksel el dokuması şırdak halı motiflerinin Türk ebru sanatına uygulanmasıdır. Ebru sanatında akkâse tekniği, bir motifin veya yazı örneğinin kâğıt veya deriden oyulması ile meydana getirilen eserlere denilmektedir. Ebru sanatında akkâse tekniğinin farklı materyal kullanılarak uygulanabilirliğini göstermek ve ebru sanatına şırdak halı motifleri ile farklı bir boyut kazandırmak amacıyla kâğıt üzerine orijinal birebir şırdak halı-kilim motifleri tasarımları yapılarak uygulanmıştır. Kırgız motiflerini tanıtmaya çalışırken, yapmış olduğumuz alan araştırması sonucu elde edilen bulgulardan hareket edilerek ebru sanatı akkâse tekniğine uygulanması gerçekleştirilmiştir. Kırgızistan ile ilgili eserleri okumak, Kırgız halkı hakkında bilgi edinmek, geleneksel el sanatları ve uygulanan motifler ve anlamlarının içerdiği kaynaklar takip edilmiştir. Motiflerin anlamlarını bilen bilirkişiler ile mail ve sosyal medya üzerinden temas kurularak yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Makale, kitap, sergi, festival, sanatsal ve bilimsel çalıştay ve sempozyumların yapılması ile tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan şırdak halıların literatüre kazandırılması, gelecek kuşaklara taşınması gerekmektedir. Türk el sanatı olan ebru sanatı teknikleri ile birleştirerek ortak noktaları üzerinden motif uygulamalarını gerçekleştirmek ve kayıt altına alarak, farklı ortak alanlar ile de birleşebileceğini göstermek, dikkat çekmek, bu sanatın yaşatılmasını sağlamasına yardımcı olacaktır.
The aesthetics of cigarette design and its impact on attracting Iraqi youth in the twenty-first century
Aesthetic, marketing, and design styles of cigarette pack covers spread in Iraq were studied, and the extent to which Iraqi smokers were affected by them was investigated. This was also done by studying the most prevalent cigarette package covers in Iraq and conducting an electronic questionnaire to analyze the choices and preferences of Iraqi smokers by conducting a field survey of the city of Baghdad, the most densely populated city in Iraq, after dividing it into three classes: high, middle, and popular according to the living situation. The most common types of cigarettes in Iraq were identified, which are Marlboro, Kent, Nano Kent, Esse, Oscar, and other cigarettes. The covers of these cigarettes were also analyzed in terms of the colors and dimensions used in the cover design, as well as the colors and font size used in writing on the cover, in addition to the marketing and misleading phrases used in the cover. A comparison was also made between the health warning, the name of the cigarette company, and other marketing phrases in terms of location on the cover, font size, and color used to write it. An electronic and field questionnaire was also prepared on several smokers, through which their preferences and choices were analyzed, and the extent to which they were affected by designs, marketing phrases, and flavors on the packaging. The results of analyzing the packaging of selected cigarette packs showed that cigarette companies use many methods, methods, and design phrases to attract smokers and mislead them about the danger of smoking. The attractive design of cigarette packaging is an important and powerful factor in attracting young smokers, and it has an impact on young smokers, both direct and indirect. These and other details will be discussed in detail in the coming chapters. Keywords: Cigarettes, Design, Iraqi, Packaging, Colors.
Müzik öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik görüşlerin incelenmesi
Günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen teknolojik araçlar, eğitim alanında da önemli bir rol oynamaktadır. Eğitimde teknoloji kullanımı, internet üzerinde gerçekleştirilen çevrim içi eğitimler, taşınabilir programlar, Web 2.0 araçları, akıllı tahta uygulamaları ve müzik yazılımları ile geniş bir yelpazede yer bulmaktadır. Eğitimin her alanında farklı örneklerle hayat bulan teknolojik araç gereçlerin müzik öğretmenleri tarafından müzik derslerinde de doğru ve etkin bir şekilde kullanılması faydalı olacaktır. Bu araştırma, müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknolojik araç gereçleri kullanma durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanması için dokuz maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve müzik öğretmenlerine uygulanmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknoloji kullanımına yönelik bilgi birikimlerinin yeterli olmadığı, müzik dersi araç gereçlerine ulaşmada sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada müzik derslerinin günümüz koşulları içinde etkin ve verimli yürütülmesi için ilgili Kurumlardan teknolojik araç gereç desteğinin sunulması ve bu bağlamda öğretmenler için hizmet içi eğitimlerin oluşturulması önerilmektedir. Bu eğitimlerin müzik öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimler: Eğitim teknolojisi, müzik eğitimi, müzik öğretmeni, müzik teknolojisi, müzik yazılımı.
Anadolu coğrafyasından etkilenen Yunan müziğinin müzikal kimlik arayışındaki yolculuğu
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu toprakları, üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen hala geleneklere, kültürlere, müziklere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Uzun yıllar boyunca aynı bölgede yaşayan kültürlerin kendilerinden iz bırakmaları ve diğer toplumların bu izleri takip ederek benimsemeleri kaçınılmaz bir sonuçtur. Etkileşimlerin ortak noktalarda nasıl benimsendiği konusu ve kökenine inildiğinde karşılaşılan sonuçların netliği tam olarak doğrulanamamıştır. Kültürler arası etkileşimin, temel noktalarda nasıl birleştiğinin, yaşamlarında ayrılmaz bir parça haline nasıl geldiğinin, geleneklere ve müziklere nasıl etkisinin olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından tarihteki önemli noktaların mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Bu araştırmada, Anadolu coğrafyasından etkilenen Yunan müziğinin müzikal kimlik arayışındaki yolculuğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma çalışması olup, araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma tür olarak betimsel tarihi bir araştırmadır. Kaynak taraması ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın konusu belirlenen amaç doğrultusunda; aynı topraklar üzerinde uzun yıllar beraber yaşamış olan Yunan topluluklarının müzikal kimliklerinin oluşumunda etkili olan dönemler; Anadolu coğrafyasında yaşamış olan Yunan ve Rum kimliklerinin Yunan müziğine etkisi; bağımsızlık ve mübadele dönemlerinin Yunanistan'ın müzikal kimliğinin farklılaşmasındaki etkisi alt problem başlıklarıyla incelenmiştir. 20. Yüzyıla gelindiğinde popüler müziklerden keyif alan iki toplumun ortak müzikleri hakkında bilgi verilmiş, yurt içinde ve yurt dışında konu ile ilgili elde edilen yazılı ve görsel kaynaklar objektif olarak geniş bir perspektifle ele alınarak betimsel olarak verilmiştir.
Belly-c: Göbek dansı için arayüz tasarımı ve uygulaması
This research proposes an interface that can be used in belly dance performance and aims to test the applicability and possible results of the interface design. The proposed interface will be called Belly-C. Belly-C is an interface that gives the control of some or all elements of the music to the dancer and allows her to generate music through formal belly dance movements. A literature review on the research and application in the fields of physical interaction tools, dance and new music interfaces has been conducted for this research in order to determine the most appropriate method and approach for the proposed interface. Accordingly, the structure of belly dance movements was taken as the basis and the method of inertial movement tracking was selected. Belly-C consists of hardware and a software that has three main modules. The hardware, which consists of sensors placed on the body of the dancer and a wireless sensor interface that transfers sensor data, transmits the movements of the dancer onto the computer environment. The software, which consists of movement recognition module, a mapping module and a voice synthesis module, processes the sensor data and recognizes the movements. It then produces the sounds that match the movements according to a predefined map. Belly-C presents an approach reverses the basic perception of the belly dance as the dancer accompanying the music by allowing the dancer to generate the music entirely or to contribute to it by using her own body. Belly-C applies the mapping relationship between movement and music onto belly dance movement patterns. For this purpose, belly dance movements have been examined and a Basic Belly Dance Movements vocabulary have been drawn up as the basis of the mapping operation. However, Belly-C has been designed as a general-purpose performance tool and can be used for a variety of genres and objectives through variations in its movement and sound libraries. The research application concludes that the method selected for movement tracking is appropriate and that the signatures of the movements can be isolated and detected. However, it was also observed that more developed software than the one used in this research will be needed to perfect the movement tracking operation. By showing that the basic movements are also legible in the continuity of the dance, this research suggests that HMM or other similar methods can be used for movement tracking. The research work with the belly dancer suggests that even though Belly-C stems from the classical belly dance form and stays within its confines, it was a new approach and experience for the dancer. In this vein, it was observed that technology altered the dancer's perception of her body and that it necessitated a new approach to dance on her part. From the viewpoint and experience of the dancer, it was observed that the resulting performance was less classical belly dance than a new interpretation that builds itself on belly dance. Keywords: Interface, interactivite, performance, belly dance
Emotional influences of color in the design of interior spaces
Design researches and its association with emotions are new research in the world. There is an apparent lack in Iraq of research dealing with the emotional aspect of design. Selections of colors for interior spaces were usually accomplished either by the designer or by the investor based on imported formulas, especially in fast food restaurants. This was the main problem addressed in this research. One of the most important objectives of the research was to determine the emotional values of the primary and secondary colors based on the choices of samples from Iraqi society. The researcher examined color and its relationship with emotions in a theoretical framework. In addition, previous studies are reviewed and discussed. A survey study was conducted to reach the research data. The most important of these is the design of two questionnaires to determine the emotional vocabulary for each color based on the culture of Iraqi society. One of the questionnaires was created for abstract colors and the other for the interiors of fast-food restaurants. Participants in the questionnaire were students of the Department of Design, University of Baghdad. The research reached a number of results, the most important results were: a) each color has an emotional value that varies based on time, place, and society's culture. b) It is preferable to use yellow, separately or as a dominant color, in fast food interiors in Iraq, as it has achieved the highest emotional vocabulary, Acceptable and Attractive, followed by violet color.
The impact of the graphic design of Iraqi stamps on identity and heritage from the second half of the 20th century
The study examines the importance of reviving the identity and heritage of Iraq through the graphic design of Iraqi stamps and the vital role of these stamps in recording, documenting, and introducing the world to cultural and civilizational heritage. The research was divided into a group of chapters and topics. The first chapter dealt with the research problem, its importance, objectives, questions, and hypotheses, and the approach followed in the research. The second chapter was devoted to the theoretical framework, which is based on references and scientific sources, with a set of indicators that are in the interest of the results and conclusions of the research. The descriptive analytical approach was relied upon to ensure accuracy and objectivity, consistent with the objectives of the study. The third chapter examines the research procedures by selecting the research community and its samples and the tools used in the analytical study, ensuring its validity and reliability, and analyzing the selected research samples according to the analysis form. The fourth chapter reviewed the results of the research and its conclusions, the most important of which was: that there was a development in the selection of topics and design ideas, which was certainly reflected in the design of the Iraqi character in form and content. The Iraqi postal stamp could give an accurate picture of Iraq's history, heritage, and identity through its design.
2000'li yıllarda Türkiye'de ney sazı, tavırları ve bu tavırların belli başlı icracıları
Bu tez çalışmasının temel amacı, Ney olarak bilinen enstrümanın günümüzdeki durumunu ve konumunu belirlemektir. Tarihi çok eski zamanlara dayanan bu saz, Hz. Mevlana'dan sonra, enstrüman kimliğinin ötesine geçip, kutsal bir değer haline gelmiştir. O zamandan bu günlere, kutsiyet arz eden bu saz hakkında pek fazla yazılı kaynak ve bilgi kalmamıştır. Günümüzde de ney hakkında sosyolojik ve antropolojik veriler taşıyan makale, kitap ve tez çalışmaları, yeterince araştırma bulunmamaktadır. Oysa, bu enstrüman günümüzde hangi konumda yer almaktadır; çalınışı ve yapımı hakkında neler bilmekteyiz; kimler, hangi düşünce ve müzikal görüşe sahip insanlar kullanmaktadır gibi sorular dikkate değer verileri içermektedir. 2000'li yıllarda küreselleşen dünya kültürüne bir malzeme olan bu saz, geçmişten geleceğe geleneksellik, modernlik ve hatta postmodernlik çizgisinde yol almaktadır. Tezde bu çizgi, her kesimden üslup, stil, tarz ve tavra sahip müzisyen ve yapımcılar ile yapılan röportajlar ile belirlenmeye çalışılmıştır. Özünde röportaj tekniği kullanılmasına rağmen, tez içinde geçmesi gereken bazı kişilerin yurtdışında ve şehir dışında olmaları ya da zaman bulamamaları yüzünden, e-mail yolu ile de bilgiler kendilerinden toplanmıştır. Görüntü kaydı istemeyen kişilerin verdikleri cevaplar, not alma tekniği ile kayda geçirilmiştir. Bazı soruları gereksiz ve uzun bulan kişilerin, bu soruları cevaplamamaları bile bize bu konuda bir veri vermiştir. Geleneksel ekolden gelen insanların muhafazakarlığı; geleneksel ekol ve hocalar, ustalar yolu ile yetişmemiş insanların deneysel ve enstrümanın sınırlarını zorlayan kişisel çalışmaları dikkat çekmektedir. Her iki durumun arasında bulunan insanlar da bu veri akışında yer almışlardır. Kendi müzikal ve akademik görüşümüz gereği, kendi konumlarında en üst noktalarda bulunan insanlar örneklemi oluşturmuştur. Zaman yüzünden görüşme yapamayan, yapılamayan kişilerin eksiklikleri, kendilerinin daha önceki bilgileri ve röportajları değerlendirilerek tezin geneline yayılmıştır. Bu tezin sosyolojik ve müzikolojik olarak akademik bilgi akışı içerisinde belli eksiklikleri tamamlayacağı düşünülmektedir.
İnteraktif videonun eğitimde kullanılmasını sağlayan bir DVD uygulaması
Eğitim teknolojilerinde kullanılan interaktif video, interaktif televizyon ve interaktif bilgisayar uygulamalarının kazandırdığı yeteneklerin DVD ortamına uyarlanabilmesi, bu çoklu-ortamların benzer etkinlikte daha ucuz ve daha yaygın kullanılabilmesini sağlayacaktır. Bu çalışma interaktif çoklu-ortam eğitim malzemesinin DVD ortamında kullanılmasının teknolojik olarak geliştirilmesini ve tasarımcılar için bir çerçeve oluşturan ilkelerin saptanmasını araştırmaktadır. Çalışmanın kapsamı, eğitsel amaçlı bir interaktif DVD uygulaması ve içerik geliştirilmesi, geliştirilen uygulamanın uzmanlar tarafından değerlendirilmesi şeklinde yapılandırılmıştır. Çalışmada belirtilen amaç ve kapsam doğrultusunda izlenen yöntem; bu alandaki yayınların, standartların ve farklı ortamlardaki eğitim yazılımlarının incelenmesi, incelen örnekler doğrultusunda DVD uygulamasının tasarıma karar verilmesi, DVD uygulamasının DVD yazarlık aracı ve VM komut kümesi ile gerçeklenmesi, uzman değerlendirme formunun hazırlanması, uzman değerlendirmesinin gerçekleştirilmesi ve sonuçların analiz edilmesidir. Çalışma için seçilen DVD yazarlık aracı DVD-lab PRO, Mediachance firması tarafından geliştirmiş, düşük fiyatlı, birçok üst seviye özellikleri sunan ticari bir yazılımdır. Gerçeklenen DVD içeriği, ilgili disiplinlerde uzman, çoklu-ortam çalışmalarında deneyimine sahip, akademik kariyere devam eden kişiler tarafından uzman değerlendirmesi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Uzman değerlendirmesi esnasında araştırmacı tarafından ISO 14915-1,2,3 ve ?İnteraktif Tasarımda 13 Altın Kural? dikkate alınarak geliştirilen değerlendirme formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde niceliksel ve niteliksel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Uzman değerlendirme formundan elde edilen sonuçlar incelendiğinde geliştirilen uygulamanın uzmanlar tarafından incelenen kriterler açısından genel olarak olumlu bulunduğunu görülmüştür. Ancak, değerlendirme formu ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde; DVD uygulaması dolaşım yapısında, hızlı arama ve sözlük butonları ikonunda, bilgi ekranlarında kullanılan metinin okunabilirliğinde, kapat butonu işlevinde, video ekranı ayarları menü yapısında ve kullanıcıya sağlanan yardımda sorunlar bulunduğu tespit edilmiştir. DVD uygulaması uzman değerlendirmesi sonucunda genel olarak başarılı bulunsa da belirtilen sorunlu maddeler düzeltilerek uygulamanın tekrar geliştirilmesi gerekmektedir.
Günümüz sanatında kolektif üretim biçimleri
Bu tez çalışması ile, sanatta modernizm sonrası kolektif üretim ele alınmış, günümüz sanatında sanatsal bir yöntem olarak kolektivizmin yeri sorgulanmıştır.Çalışmada öncelikle değişen sanatçı tanımı ile birlikte kolektif üretimdeki değişimler tarihsel çerçeveden bakılarak incelenmiştir. Barthes'in `Müellifin Ölümü' ve Foucault'un `Müellif Nedir?' makaleleri sanatçının yeni kolektif tanımı için temel kaynak olmuştur. Öznellik arası sınırların netliğini kaybetmesi ve kolektif üretimin kendine yeni alanlar açması ele alınmıştır.Ardından, Modernizmle birlikte gelişen sanat piyasası; sanatçı ve izleyici arasındaki mesafelerin yeniden konumlanması sorgulanmıştır. Küreselleşen dünyada sosyal, siyasal ve sanatsal aktivitelerin birbirlerine olan sınırları ele alınarak, günümüz sanatında kolektif üretimin ortaya koyduğu farklı sanat paradigmaları ele alınmıştır. Belirledikleri farklı direnç noktaları ile bir araya gelen kolektif gruplardan özellikle, Sitüasyonist Enternasyonel, Irwin, Guerilla Girls, Art and Language ve Tucuman Arde gibi grupların çalışmalarıyla örneklendirilmiştir. Devamında Türkiye'de modernleşme süreciyle birlikte plastik sanatlar alanında değişen kolektif üretimlere yer verilmiştir.Sonuç bölümünde ise, kolektif sanat üretiminin günümüz sanatında nasıl bir model olarak ele alınması gerektiği sorgulanarak küreselleşen dünyada nasıl bir kolektivitenin mümkün olduğu tartışılmaktadır.
Analyzing abstract paintings in contemporary Iraqi art
Abstract art is considered one of the most important movements in contemporary art. This thesis primarily investigates the recent developments in Iraqi abstract painting, and comprises four chapters. Chapter one mentions the research problem, research aim and method. Chapter two provides a theoretical background to the topic, by addressing the definitions of abstraction, and also the philosophical and historical perspectives, most important features as well as the most famous artists of the abstract movement. Iraqi abstract art in terms of history and its pioneers is introduced in this chapter as well. The last section is dedicated to the review of previous studies. Chapter three is the core of the thesis, and deals with a detailed description and analysis of 20 Iraqi abstract paintings as a selected sample for the research, using a systematic analytical tool. At the end of it, the results of the analysis are discussed. Chapter four presents the conclusion based on the analysis. The main conclusions could be summarized as follows: the Iraqi artists became acquainted with the style of the abstract art movement through the influence of Western artists; despite the international style, the Iraqi artists were able to establish an Iraqi identity in most of the paintings; expressions of wars, tragedies and sadness were represented in most of the works of Iraqi artists; these Iraqi paintings are characterized by deconstruction, dispersal and reconstruction using a clear abstraction.
The representation of women in contemporaryiraqi painting
This thesis aims to explore the nuanced portrayal of women within the realm of contemporary Iraqi painting, which bears the indelible imprints of Western artistic influences. Focusing on the creations of eminent Iraqi artists, including Jawad Salim, Muayad Muhsin, Mahmoud Fahmi Abboud, Mahood Ahmed, and Afifa Laibi the study employs a methodology encompassing visual, iconographic, and semiotic analyses. Through the examination of academic literature, exhibition catalogues, digital platforms, and artists' social media accounts, the investigation unravels the intricate interplay between style, form, and content in the depiction of women. These artists traverse a diverse socio-cultural terrain, reflecting the broader shifts in gender roles and societal values. Rooted in qualitative research, this exploration serves as a conduit bridging traditional art historical methods with contemporary digital platforms, thereby weaving an insightful narrative that sheds light on the dynamic representation of women in modern Iraqi painting. In its depictions of women, modern Iraqi art resonates with both the historical and cultural heritage of Iraq and the influences drawn from the Western artistic canon, often synthesizing these diverse strands. The artworks reveal a delicate intermingling of artistic evolution and cultural identity, with a focus on women's autonomy being conveyed in both explicit and implicit ways. Occasionally, the exploration of the portrayal of women also delves into the nuanced realm of their erotic dimensions. Through the juxtaposition of Western inspirations within indigenous contexts, this inquiry aspires to offer not only a deeper comprehension of Iraqi art but also a broader perspective that can potentially reframe the global discourse surrounding art, gender, and culture
Using computers in blended-learning methods in contemporary Iraqi art education
The research examines the advantages and disadvantages of using blended learning in contemporary Iraqi art education. The main aim is to question the effectiveness of this type of learning method. The research was conducted on a sample group of students from the Faculty of Fine Arts at Diyala University in Iraq to identify the main characteristics of the artworks produced by the students. The research attempts to show the significant effects of the use of computers in blended learning methods used by art students to produce contemporary artworks. The study also attempts to document that blended learning has an impact on the development of students' skills, improving their abilities and raising their awareness to produce works of art characterised by their contemporary style by students of fine arts faculties in Iraqi universities. Through the descriptive analysis of samples and models of selected artworks produced by students through blended learning, it was found that there is a development in the way the works are executed using the computer. This is obviously reflected in the production of the artwork in terms of its form and content.
The influence of the Ottoman architectural style on the designs of modern mosques in Baghdad
In this study, the influence of the Ottoman style on the construction of mosques in Baghdad was studied, and the extent to which this influence continued in the contemporary mosque architecture in Baghdad was investigated. This research consists of two main sections, through which mosque and architectural elements were selected for Al-Muradiyya Mosque, as it was built during the Ottoman rule of Baghdad (1570). These elements were analyzed, which are the planning style and include the shape of the inner sanctuary, the presence of the open courtyard, and the shape of the front porch. The basic symbolic architectural elements were also analyzed, including the minaret in terms of the shape of the base, the shape of the body, the shape and number of the balcony, the decorations and the materials used in its construction. The symbolic architectural elements were also examined, including the columns in terms of the shape and location of the cross-section of the column, the capitals used at the top of the column, the presence of the central dome and the secondary domes and their location. Then it was compared with the same elements present in the mosques that preceded the Ottoman rule on the one hand, and with the same elements present in the Ottoman mosques in Turkey on the other hand. Mosque and architectural elements were selected each of Umm Al-Tabul Mosque (1968) located on the Karkh side of Baghdad and Al-Nida Mosque (1997) located on the Rusafa side of Baghdad, as they are among the contemporary mosques in Baghdad. The elements of the mosque were analyzed according this method used in Al-Mouradia Mosque. The results proved that the selected mosques were influenced by the Ottoman style, as the comparative analysis of both the planning pattern and the structural elements showed that the use of the roofing system with one central dome and the presence of the front porch in these mosques is unparalleled in the mosques built in Baghdad before that period. It was concluded that the Ottoman style had an impact on the construction of mosques in Baghdad since the fifteenth and fifteenth centuries, and this influence is still continuous and continuous and has become an integral part of the contemporary Iraqi mosque architecture, because of the functional and aesthetic purposes characterized by the design characteristics of the Ottoman style.
Türkiye'de mizah dergiciliği ve çizgi roman ilişkisi: Gırgır dergisi örneği
Bu çalışmada, 1972 ile 1982 yılları arasında Oğuz Aral'ın idaresindeki Gırgır Dergisi'nde yayınlanan çizgi romanlar temel tasarım unsurları açısından incelemiştir. Amerika ve Avrupa'da 19. yüzyılın sonlarında doğmuş ve zamanla popüler kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelen çizgi roman sanatı, Türkiye'deki serüveni ise 20. yüzyılın ikinci yarısında belirginleşmiş ve ithal edilen çizgi romanlar genç Türk okuyucular arasında büyük ilgi uyandırmıştır. 1950'lerin sonlarına doğru yerli yetenekler, özgün çizgi romanlar üreterek Türkiye'de çizgi roman kültürünün gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Çizgi romanların yayınlandıkları mecralardan biri olan mizah dergileri Türkiye'de toplumsal eleştiri ve mizahın yer aldığı önemli bir medya türü haline gelmiştir. Mizah dergilerinde yayınlanan çizgi romanlar, mizahi hikayelerin etkili bir şekilde sunulmasını sağlamış ve dergilerin sadık bir okuyucu kitlesi oluşturmasına katkıda bulunmuştur. 1970'lerde Türk mizah dergiciliği altın çağını yaşarken, çizgi romanlar da bu dergilerle iç içe geçerek birlerinin yükselişine katkıda bulunmuşlardır. Gırgır dergisinin çıkışı, çizgi roman sanatı ve mizah dergiciliğini daha da yakınlaştırmış ve okurlarından da oluşan birçok yetenekli sanatçının yetişmesine de imkan sunmuştur. Dergideki çizgi romanların tasarım üslubu yönünden Gırgır'ın başarısı, diğer mizah dergilerini cesaretlendirmiş ve bu alanda öncü olmuştur. Derginin tasarım üslubu açısından dikkat çeken özellikleri, aynı zamanda derginin marka imajını oluşturan temel unsurlardır.
Enstalasyon sanatında ölüm kavramı
Ölüm, insanlık tarihinin en temel ve evrensel konularından biridir. Sanat, zaman içinde bu derin ve karmaşık konuyu ele almış ve çeşitli şekillerde yansıtmıştır. Ölüm kavramı, yaratıcı ifade biçimlerinden biri olan enstalasyon sanatıyla mekân ve nesne bağlamında sanatçı tarafından başka anlam ve görünümlerde yorumlanarak sunulmaktadır. Bu çalışma, çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin kimi sanatçı eserleri ile desteklenerek kişisel deneyimlerle ölüm ve yaşam sorgulamalarının sanat uygulamaları bağlamında ortaya koyma çabalarını içermektedir. Somut olarak varoluşun geçici doğası karşısında "ölüm" ün ardında bıraktıkları üzerine yapılandırılmış enstalasyon çalışmaları, malzeme ve mekân birlikteliğinde bir anlam bütünlüğü oluşturma pratiği sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda kişisel bir anlatıyla ifade edilen enstalasyonlar, konuya öznel açıdan nasıl yaklaşıldığını ortaya koymakla birlikte, çalışmalar üstüne yeniden düşünme ve anlamlandırma örneği açısından önemli görülmektedir. Sanatçıların enstalasyon sanatında her türden nesne ve mekânı bireysel bir anlatımın parçası olarak kullanabildikleri, deneyimsel pratiklerin öznel olduğu kadar içselleştirilmiş her türden sosyal ve kültürel değerlerden ayrı düşünülemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Sanatsal bir eylem olarak kanaviçe tekniğinin kullanılmasına ilişkin bir araştırma
Kanaviçe, eski çağlardan beri yapılan zarif ve çekici bir geleneksel nakış türüdür. Toplumların zamanla egemen oldukları bölgelerde kendilerine ait el sanatlarını ve bu sanata ilişkin kültürlerini de beraberinde götürmüş olduklarından olsa gerek bugüne kadar kanaviçenin tam olarak ne zaman oluşturulduğunu gösteren hiçbir tarihi veya arkeolojik bulguya rastlanmamıştır. Bu anlamda el sanatları içinde yadsınamayacak ölçüde yer alan kanaviçeli ürünler, her toplumun yaşam tarzını yansıtan ve toplumda farklı işlevlere sahip önemli ürünler olarak değerlendirilmektedir. Kanaviçe, nesilden nesile aktarılan ve yeni yetişmeye başlayan genç kızların iğneyi doğru tutmaya başlamasıyla birlikte çabucak öğrenebileceği bir eylem olarak görülmektedir. Anadolu'da dün olduğu gibi bugünde çeyiz sandıklarının demirbaş malzemesi olan kanaviçe işlemelerinde gözlenen motifler ile bizlere verdiği kültürel mesajlarla da kültür tarihi açısından önem arz etmektedir. Kanaviçeli işlerin desenlerinde değişkenlikler olsa da teknolojinin ve iletişim araçlarının da yaygınlaşması ve dolayısı ile küreselleşmenin etkisiyle kültürlerarası bir etkileşim kendini göstermektedir. Kanaviçe işi kültürler arası ilişkilerde tarih boyunca; gelinlerin çeyizlerinde, ev eşyalarında ve kıyafetlerde kullanılmıştır. Günümüzde ise bunların yanı sıra çeşitli sanatsal faaliyetlerde bir araç olarak kullanılmaktadır. Ekonomik işlevleri yanı sıra başka işlevlere de sahip olan kanaviçenin bir kültür zenginliği olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çalışmanın temel amacı, küreselleşme sonucunda oluşan kültürel değişimin kanaviçe kültürü üzerindeki etkileridir. Bu çalışmada; sanatsal değişimin ve arayışın kanaviçe kültürü üzerindeki etkileri incelenmiş ve farklı kültürlerde uygulanmış kanaviçeli örneklere ilişkin bilgiler verilmiştir. Sanatsal bir eylem olarak kanaviçe tekniğinin kullanılmasına ilişkin bulgular ise tasarımcılar açısından ele alınarak incelenmiş ve kanaviçenin disiplinler arası kullanımındaki yeri ve önemi ifade edilmiştir.
Ebru sanatının seramik yüzeylere çağdaş uygulamaları: Deneysel bir çalışma
ÖZET Tezin Başlığı : Ebru Sanatının Seramik Yüzeylere Çağdaş Uygulamaları: Deneysel Bir Çalışma Tezin Yazarı : Süheyla KÖYBAŞI Danışman : Dr. Öğr. Üyesi Emine KETENCİOĞLU Tezin Türü : Yüksek Lisans Anahtar Kelimeler : Geleneksel Sanatlar, Çağdaş Sanat Uygulamaları, Seramik, Ebru, Dekoratif Sanatlar Bu çalışma, geleneksel Türk ebru sanatının seramik bisküvi yüzeylere uygulanmasını incelemekte ve bu alandaki çağdaş yorumlamaları değerlendirmektedir. Araştırma kapsamında, ebru sanatının tarihçesi, teknikleri ve malzemeleri hakkında kapsamlı bir literatür taraması yapılmış, seramik yüzeylere ebru uygulayan sanatçıların çalışmaları incelenmiş ve araştırmacı tarafından 32 adet deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalar, geleneksel ebru tekniklerinden modern yaklaşımlara kadar geniş bir yelpazede, çeşitli seramik formlar üzerinde denenmiştir. Çalışmada, geleneksel ve modern malzemeler kullanılarak geleneksel ve çağdaş tekniklerin sentezi sağlanmıştır. Araştırma sonuçları, ebru sanatının seramik bisküvi yüzeylerde başarıyla uygulanabildiğini göstermiştir. Bulgular, battal ebru tekniğinin geniş yüzeylerde etkili sonuçlar verdiğini, taraklı ebrunun silindirik formlarda ilginç optik etkiler yarattığını ve çiçekli ebrunun üç boyutlu objelerde yeni yorumlara açık olduğunu ortaya koymuştur. Modern tekniklerden barut ebrusu ve Suminagashi'nin seramik yüzeylerde özgün etkiler yarattığı gözlemlenmiştir. Çalışma, kitre ve CMC gibi farklı kıvam vericilerin, sentetik ve toprak boyaların seramik yüzeylerdeki etkilerini karşılaştırmış ve optimal uygulama yöntemlerini belirlemiştir. Ayrıca, üç boyutlu seramik formların ebru desenlerinin algılanmasını nasıl etkilediği incelenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma ebru ve seramik sanatlarının birleşiminin, geleneksel Türk sanatlarının çağdaş yorumlarla nasıl zenginleştirilebileceğini göstermiş ve bu alanda gelecekte yapılabilecek çalışmalar için teknik zorluklar ve çözüm önerileri sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Sanatlar, Çağdaş Sanat Uygulamaları, Seramik, Ebru, Dekoratif Sanatlar
Günümüz sanat pratiklerinde kent ve doğa ilişkisi
Çevre veya ekoloji sanatı, 1960'lı yıllarda ABD'de geniş arazilerde yerleştirilme temelinde ortaya çıkan bir akımdır. Kentlerin ortaya çıkışı ile Dünya birçok sorun ile karşı karşıya kalmıştır. Çevre veya ekoloji sanatı, dünyaya yönelik endüstriyel gelişmenin ve teknoloji hızının yarattığı tehlikeleri fark ettirmeyi hedefleyen bir akımdır. Bazı ülkelerde, ekonominin temelini oluşturan betonlaşma, şehirlerin sürekli olarak inşa edilip yıkılmasına sebep olur. Bu yapılardan dolayı insanlar doğadan uzaklaşır ve doğal alanlar yerine beton bloklara yönelir. Yöneticilerin, ekonomik çıkarları doğrultusunda betonlaşmayı kullanarak yaşadığımız çevreyi sürekli değiştirmesine karşı sanatçılar farkındalık yaratmak için çaba harcanmaktadır. Hızlı çarpık kentleşmeni yarattığı olumsuz sonuçlardan doğa tahrip olmaktadır. Doğa güzelliği, hayvan türlerinin yok oluşu, su kaynakları, küresel ısınma çevreyi neleri olumsuz etkilediği üzerine yer verilmiştir. Endüstriyel teknolojik ilerlemelerle birlikte, sanayi toplumlarında insanların doğayı kontrol etme ve sömürme yetisi de artmıştır Bu çalışmalar aynı zamanda çevresel sorunları da dile getirme amacını taşımaktadır. Bu bağlamda doğanın tahribatı ile ilgili çalışmalar yapan sanatçılar ve toplulukların eserleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre Sanatı, Kentleşme, Doğa Algısı, Ekolojik Sanat
Çağdaş seramik formlarda insan kaynaklı doğa tahribatı
Sanat, sanatçının yaşadığı dönemin kültürü, inancını, felsefi ve siyasi düşünce yapısını, toplumsal ve çevresel koşullarını yansıtan bir aynadır. Sanatçılar ise duygu ve düşüncelerini duygusal ve estetik deneyimlerle eleştirel ya da destekleyici bir şekilde ifade eden özel yeteneklere sahip bireylerdir. Bu kapsamda sanat, birçok olayda olduğu gibi doğa-insan ilişkisinin ifade edilmesinde önemli bir araçtır. Özellikle son yıllarda çevre ve ekoloji temalarına odaklanan çağdaş sanatçılar doğa-insan ilişkisinde doğal kaynakların sürdürülebilirliği, çevre kirliliği, doğa tahribatı gibi konuları gündeme getirerek toplumsal farkındalığı artırmayı istemişlerdir. Bu tez çalışmasında da tarihsel açıdan insan ve doğa ilişkisinin sanatsal yansımalarına değinildikten sonra çağdaş sanatta ve seramik sanatında doğa ilişkisi literatüre göre açıklanmıştır. Eski çağlarda doğayı anlamaya çalışan insanlar, bir yandan ondan yararlanmışlar diğer yandan üstesinden gelemedikleri olağanüstü güçlere karşı da ona saygı duymayı öğrenmişlerdir. Tarım ve endüstriyel gelişmelerle birlikte doğadan daha fazla faydalanma arzusu, doğanın yağmalanmasına neden olmuştur. 20, yüzyıldan itibaren çevre sorunlarıyla mücadele edilmesi gereken bir döneme girilmiş olması tüm insanlar gibi sanatçıların da doğaya bakış açılarını değiştirmiştir. Kimi zaman sanatında doğayı içselleştiren sanatçılar kimi zaman tüketim kültürünün esiri olmuşlardır. Son yıllarda ise çevre felaketlerinin üst üste gelişmesi sanatçılara da eserlerinde doğa ve çevre bilincinin oluşturulmasında bir sorumluluk yüklemiştir. Sonuç olarak, üretilen sanat eserleriyle insan ve doğa ilişkisinde insanın çevreye karşı duyarsızlığının gelecekte tamiri mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atık, Doğa, Ekoloji, Sanat, İnsan
Türkiye'de Devlet Halk Dansları Topluluğu'nun sahnelediği dansların standartlaşma süreci ve güncel pratiklerdeki melezleşme sorunları
Bu çalışmada ilk olarak geleneksel Türk kültür ve sanatını doğru bir şekilde tanıtma amacıyla kurulan Devlet Halk Dansları Topluluğunun (DHDT) kuruluşundan itibaren somut olmayan kültürel mirasın taşıyıcısı olma ve standardizasyon sağlama misyonuna değinilmiştir. Nitekim Devlet Halk Dansları Topluluğunun kurulmasının ardından Anadolu hareket geleneği, ulusun temsili olarak birtakım pratiklerle sahneye uyarlanmaya çalışılmıştır. Kendiliğinden ve kuşaktan kuşağa aktarılarak öğrenilen -somut olmayan kültürel mirasın bir ögesi- bu danslar katılımcı dans formundan gösteri dansı formuna dönüşmüş; dönüşürken de çeşitli düzenlemelere maruz kalmıştır. DHDT'nin tarihsel süreçteki değişim ve gelişim aşamalarını ele alan bu tezin ana odağını ise topluluğun 2010 yılından sonra sergilediği kimi zaman popülist olarak nitelendirilebilecek prodüksiyonlardaki melezleşme sorunu oluşturmuştur. Bu bağlamda çalışmada 2010-2020 yılları arasında sahnelenen "1915 Bir Hilal Uğruna" ve "1919 Bitmeyen Yolculuk" temsilleri ele alınmış ve melezleşme meselesi bu örnekler üzerinden temellendirilmeye çalışılmıştır. Ele alınan temsiller video analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Süreç içerisinde farklı yönetmeliklere tabi olan DHDT'nin kuruluş amaçlarından uzaklaştığının altının çizilmeye çalışıldığı bu araştırmada ele alınan iki prodüksiyondaki müzik, kostüm ve hareket cümlelerinin ve hatta metinlerin popüler kültüre hitap eden içeriklerle örüntülendiği görülmüştür. Bu örneklerden hareketle değerlendirildiğinde, topluluğun sahne uyarlama pratiklerinde dansın yanı sıra performansı oluşturan tüm sanatsal ögelerde popülist bir yaklaşım benimsediği ve melez formlarda eserler ortaya çıkardığı sonucuna varılmıştır.
Tekstil ve moda tasarımında biyomimikri kavramı ve tasarım örnekleri
Biyomimikri, doğayı model alarak farklı birçok disiplinde yenilikçi ve yaratıcı tasarımlar üreten bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın amacı, doğadan esinlenme ve/ya doğanın analizi üzerinden bir problem çözme stratejisi oluşturmaya dayanmaktadır. Bu kapsamda araştırmada biyomimikri yaklaşımının farklı disiplinlerdeki tasarım uygulamaları ortaya konulmuş ve özellikle tekstil ve moda tasarımı alanlarında giysi tasarımlarına yönelik bu yaklaşımın nasıl uygulandığı görsel örnekler üzerinden açıklanmıştır. Ardından araştırmacı tarafından Çankırı yöresine özgü doğal bir oluşum olan Çankırı Tuz Mağarası ve kaya tuzu temel esin kaynağı olarak seçilmiş biyomimikri tasarım unsurlarının esas alındığı beş adet giysi tasarımı oluşturulmuştur. Araştırma, Çankırı Tuz Mağarası ve kaya tuzunun yapılan tasarımlarda olduğu gibi kültürel ve doğal bir varlık olarak başka tasarımlara da kaynak oluşturması ve bu değerin tasarım aracılığıyla farklı platformlarda biyomimikri çerçevesinde yeniden yorumlanması temennisi toplumsal hafıza içerisinde yerel bir değer ve doğa kaynaklı bilimsel bir alan olarak konumlandırılması açısından önem taşımaktadır. Nitel araştırma kapsamında yer alan araştırmada veriler belgesel tarama yöntemiyle elde edilmiştir. Moda tasarımı alanında biyomimikri uygulamalarıyla doğada var olan kaynakların diğer disiplinlerle ve teknolojiyle de birlikte giysi tasarımlarına kültürel, sanatsal, yenilikçi, yaratıcı ve işlevsel bir nitelik kazandırılabildiği sonucuna ulaşılmıştır.
15-16. yüzyıl Osmanlı dönemi tekstillerinin sinematografik anlatılarda temsili
Tekstil, tarihin farklı dönemlerinde toplumların kültürel ve sosyal yapısını yansıtan önemli bir unsurdur. Bu bağlamda, Osmanlı döneminin tekstil sanatı, zengin bir kültürel miras sunmaktadır. Osmanlı dönemine ait tekstiller hem estetik değerleri hem de sosyal ve iktidar simgeleri olarak önem taşımaktadır. Günümüzde Osmanlı Dönemini konu alan filmler ve diziler bu zengin tekstil mirasını görsel bir dil aracılığıyla yeniden canlandırmakta ve geniş kitlelere ulaştırmaktadır. Son yıllarda malzeme, üslup ve yaratıcı bir yaklaşımın birleşimi olan tekstiller, mekâna yükledikleri anlam ile tarihi film ve dizilerde birincil unsur haline gelmiş ve o mekânda görünür olmuşlardır. Mekân olgusu, senaryo aktarılırken karakterlerin gerçekçi bir biçimde temsil edilmesinde ve bu gerçekliğin izleyiciye etkili bir şekilde iletilmesinde tamamlayıcı faktör olarak işlev görmektedir. Özellikle dönem filmleri ve dizilerinin yapım sürecinde kullanılan tekstiller, anlatı üzerindeki etkiyi artırma ve tarihsel gerçekçiliği sağlama amacı taşımaktadır. Bu bağlamda araştırmada, Osmanlı Dönemi tekstillerinin sinematografik temsilleri, tarihsel ve biçimsel özellikleri açısından analiz edilmiş, bu yapımların atmosfer ve anlam yaratım süreçlerinde tekstil ürünlerinin işlevselliği ve etkisi değerlendirilmiştir.
Modada kürk ve Schıaparellı markası örneği
Bu araştırma, tarihsel süreç içerisinde kürkün, başta giysiler olmak üzere hangi amaçlarla kullanıldığını, bu amaçlar doğrultusunda kimi giysilerde işlevselliğin ötesinde bireyi varsıllaştıran bir temsiliyet değerini nasıl kazandığını, zamanla gelişen düşünce ve eylemlere paralel olarak hangi yönlere evrildiğini ortaya koymak suretiyle, modada öncü markalardan biri olan Schiaparelli'nin bazı koleksiyonlarındaki kürk kullanımlarını, malzeme ve model özelliği kapsamında sorgulamayı amaçlamaktadır. Araştırmada koleksiyonlara dair tasarımların incelenmesi, özellikle suni kürklerle giysilere gerçekçi bir görünüm ve ifade biçimi kazandırılmasını ortaya koymak ve yaratıcı fikir, yenilikçi ürün ve yeni tasarım önerilerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak açısından oldukça önemlidir. Araştırmada nitel yöntemlerinden tarama modeli kullanılmış, veri toplama yöntemi olarak ise belgesel tarama yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Schiaparelli markasının koleksiyonları, örneklem grubunu Schiaparelli markasının 2021 ile 2024/25 yılı İlkbahar-Yaz/Sonbahar-Kış sezonlarını içeren Haute Couture ve Hazır Giyim koleksiyonları oluşturmuştur. Bu kapsamda Schiaparelli markasının giysi tasarımlarının hayvansal kaynaklardan tamamen arındırılmadığını, markanın koleksiyonlarında tasarıma dahil edilen kürklerin işlevsel amaçlarla giyilebilir ürünlere dönüştürülerek klasik tarzda ve sofistike bir görünümde sunulduğunu, suni kürkleri de tasarımlara dahil ederek koleksiyonun bütününe dair bir anlatısallık yaratma gayretiyle giysilerde avangart ve sanatsal bir ifade biçimini destekleyen görünümler yaratıldığını söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Doğal Kürk, Suni Kürk, Moda, Giysi
Çağdaş sanatta "acı" imgesinin seramik formlara yansıması
Sanat yapıtlarının oluşumunda farklı etkenler rol almaktadır. Bu etkenlerden bir tanesi sanatçının beslenmiş olduğu psikolojik unsurlardır. Psikolojik unsurlardan birisi de acı ögesidir. Acı kavramı gündelik yaşamda ötelenmek istense de Antik Çağdan itibaren tarih boyunca farklı sanat alanlarında açığa çıktığı görülmektedir ve yaşamın bir parçası olan bu olgu çağdaş sanatta anlatım ifadesi olmaya devam etmektedir. Bu tez kapsamında çeşitli duygu ve motivasyonların çağdaş sanatta ki etkileri spesifik olarak da acı imgesinin sanatsal formlara nasıl yansıdığı incelenmiştir. Çalışmada farklı disiplinlerde sanat aracılığıyla duygu aktarımı yapılmasında içselleştirilen acı kavramının önemini vurgulamak amaçlanmıştır. Bu araştırmalar ışığında acı ögesinin, çağdaş sanatta ne şekilde ele alındığı, seramik formlara ne şekilde yansıtıldığı ve sanatçıların resim, seramik ve heykel gibi alanlarda yapmış oldukları eserler incelenerek, 11 farklı kişisel uygulama ile desteklenmiştir.
The aesthetics of scenography in designing heritage places in Iraq
The study delves into the crucial role of scenography in shaping the cultural narratives and visitor experiences within significant heritage sites. Through a meticulous examination of case studies, including Tawfiq Al Suwaidi's house, Abdul Razzaq Al-Qadi's house, and Saadoun Abdel Majeed Al Shawi's house, the research identifies key findings that contribute to our understanding of how scenography can enhance the aesthetic qualities of these sites. The study emphasizes that scenography is not merely decorative but serves as a dynamic and essential tool for conveying historical narratives, fostering cultural understanding, and creating immersive environments. The implications derived from the research underscore the importance of a culturally sensitive and authentic approach in scenographic designs, with an emphasis on interactive elements, multisensory experiences, and a careful balance between tradition and modernization. Addressing challenges and opportunities associated with scenography, the research points towards innovative technologies, community involvement, and sustainable design practices. Positive visitor perceptions highlight scenography's potential to deeply engage diverse audiences, fostering a sense of connection to the historical and cultural significance of the sites. Looking ahead, suggestions for future research encourage exploration into emerging technologies, community collaboration, and the long-term impact of scenography. The study contributes to the broader discourse on heritage preservation and design, emphasizing scenography's pivotal role in cultural enrichment, visitor engagement, and the sustainable safeguarding of Iraq's cultural heritage.
Marka kentlerde mobil uygulama tasarım incelemesi ve Giresun ili için mobil uygulama arayüz tasarım önerisi
Kent markalaşmasında, şehrin görünürlüğü arttırılarak, tarihi ve turistik noktaların tanıtılması, yerel değer ve hizmetlerin hedef kitleye ulaştırılması sağlanmaktadır. Marka şehir çalışmaları yapılmış kentlerde yatırımlar artmakta bu bağlamda kentin refahı iyi yönde değişmektedir. Şehrin imajı orada yaşayan insanları da olumlu yönde etkilemektedir. Marka kent Dünya'da ve Türkiye'de popüler olan şehirlerin, tanınır hale gelmesi ve ilgi çekiciliğinin yükseltmesi açısından şehir pazarlamasında önemli bir yere sahiptir. Ekonomik, kültürel ve sosyal açılardan öne çıkarılarak oluşturulan tasarımda, şehrin değer yapılarını kent tanınırlığında oldukça etkili olmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, marka kent tasarımlarının araştırılması, marka kent tasarımları dahilinde kentler için var olan mobil uygulamaların (aplikasyon) arayüz tasarımlarının incelenerek Giresun ili için bir mobil uygulama arayüz tasarımı oluşturulmasıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda konuya dair literatür araştırması yapılmış olup, grafik tasarım temel ilke ve elemanları ele alınarak Dünya'daki ve Türkiye'deki var olan marka şehirlerin görsel kimlik çalışmaları ve kentler için tasarlanmış olan mobil uygulamalar incelenmiştir. Yapılan araştırmalara göre mobil uygulama tasarımlarının sınırlı sayıda olduğu gözlemlenmiştir ayrıca Giresun ili için yapılan bir marka şehir çalışması da bulunmamaktır. Bu çalışma ile dünya üzerindeki kentler için oluşturulan mobil uygulamalar araştırılarak, şehre yeni bir marka kent tasarımı kazandırılması ve literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Marka kent tasarımları ve oluşturulan aplikasyonlar sayesinde şehre ziyaret için gelen yerli- yabancı ziyaretçilerin kent içinde istedikleri konuma ulaşmalarında kolaylık sağlamasını ve ziyaretçilerin yönlendirmesinde yardımcı olmaktadır. Araştırma sonucunda Giresun şehri sosyal ve kültürel açıdan incelenmiş̧ ve bununla ilgili kent ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek olan doğal ve kültürel değerleri ön planda tutularak, ziyaretçi ve kullanıcılar için katkı sağlayacağı düşünülen bir mobil uygulama arayüz tasarımı oluşturulmuştur.