Theses supervised by Doç. Dr. Çetin Tan
11 theses · Fırat University
Beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Mardin ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerilerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Mardin İlinde görev yapan 489 beden eğitimi öğretmeni oluştururken, araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçilen 400 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak sınıf yönetimi davranışları ile ilgili verilerin toplandığı Ünlü, ve ark., tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmenleri Sınıf Yönetimi Davranışları Ölçeği"; İletişim becerileri için ise Bugay ve Owen tarafından geliştirilen "İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF)" kullanılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Çalışmada, frekans, yüzde ve anlamlılık tabloları oluşturulmuştur. Anlamlılık p<0,005 olarak kabul edilmiştir. İkili karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla karşılaştırmalar için ise Anova testi kullanılmıştır. İki ölçeğin birbirine olan ilişkisini belirlemek için korelasyon analizi, boyutların etkisini belirlemek için ise regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sınıf yönetimi davranışlarının puan ortalamalarının yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin yaşlarına ve hizmet yıllarına göre 41 yaş ve 16-20 hizmet yılına sahip öğretmenlerin sonuçlarının yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyet değişkeni iletişim kurmaya isteklilik davranışları alt boyutunda kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre daha yüksek ortalama puana sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yaşlarına göre 41 yaş ve üstü öğretmenlerin iletişim becerileri ortalama puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin eğitim düzeyine göre doktora eğitim düzeyine sahip öğretmenlerin iletişim becerilerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Beden eğitimi öğretmenlerinin Sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki vardır. İletişim becerileri ile sınıf yönetimi davranışları arasında yaklaşık %71 oranında pozitif yönlü güçlü bir etki söz konusudur. Ayrıca, sınıf yönetimi davranışlarının iletişim becerilerini %51 oranında arttırdığı görülmektedir. Anahtar Kelimler: Beden Eğitimi Öğretmenleri, Sınıf Yönetimi Davranışları, İletişim Becerileri
Ortaokullarda görev yapan yöneticilerin pozitif yönetim yaklaşımlarının öğrenci başarısına etkisi
1. ÖZET Pozitif psikoloji, insan yaşamını güzelleştirmeyi ve ona anlam kazandırmayı, yeteneklerini geliştirmeyi, insanların güçlü ve olumlu özelliklerini vurgulamayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Kişisel olarak, insanların olumlu özellikleri incelenir. Bunlar; beğenme, cesaret, toplumsal ilişkiler, estetik duyarlılık, sebat, affetme, özgünlük, ileri görüşlü, maneviyat ve doğal yetenek gibi konulardır. Pozitif yönetim dikkatimizi olumsuzluktan olumluya, olumludan daha olumluya ve yapıcılığa yönlendirmektir. Olumlu yönetim yaklaşımını benimseyen bir yönetici, gereksiz gelgitlerle uğraşmak yerine sorunun çözümüyle ilgilenir. Pozitif Yönetim, bir insanın her durumunda olayların olumlu tarafına bakmalıdır. Sorunları değil nedenleri çözebileceğimizi anlamalıdır. Bu araştırmada, öğretmenlerin algı ve kanaatlerinden yola çıkarak, ortaokullarındaki pozitif yönetim anlayışının okul başarısı üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla yapılan ilişki arayıcı betimsel tarama modelidir. Bu araştırmanın evrenini, 2017 – 2018 eğitim – öğretim yılında Diyarbakır, Elazığ, Siirt, Adıyaman, Van ili sınırları içerisinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise aynı bölge ve eğitim döneminde görev yapan toplam 327 öğretmen oluşturmaktadır. Anketin uygulanması neticesinde elde edilen veriler SPSS 22.0 for Windows paket programında analiz edilmiştir. Pozitif yönetim yaklaşımı anlayışı ile okul başarısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, basit regresyon Analizi uygulanmıştır. Deneklerin ifadelere verdikleri yanıtlar 0.05 anlamlılık düzeylerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma grubunun, kişisel ve mesleki değişkenlerine göre dağılımını ortaya koymak amacıyla frekans ve yüzdelik hesaplamalar yapılmıştır. Pozitif yönetim puanı ile başarı puanları arasına regresyon ve boyutlar arası istatistikler korelasyon analizi yapılmıştır ve p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin; yeteneklilik, pozitif düşünmelerin, sabırlı olmaları, özgüvenli olmaları, problem çözme. Öğrencilerin bireysel özelliklerinin bilinmesi, öğrencileri güvenmesi, Okuldaki adil yönetim anlayışı öğrencilere karşı affedici ve hoşgörülü, öğrencilerin başarılarını takdir etmeleri, gelecekten umutlu, üretken, gelişime açık, sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları okulun başarısı artırmada anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgulara göre, pozitif yönetim anlayışını benimseyerek okulu yöneten okul yöneticilerinin bulunduğu okullardaki okul kazandırma oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimler: Pozitif Düşünce, Pozitif Yönetim, Pozitif İklim, Okul Başarısı, Yönetici
Beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım yaygınlığı v bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutumlarının incelenmesi (Mardin il örneği)
Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım yaygınlığını, bağımlılık yapıcı maddelere ve bağımlılık yapıcı maddeleri kullanan bireylere yönelik tutumlarını, cinsiyet, yaş, ekonomik durumları, anne-baba eğitim durumu, bağımlılık yapıcı maddeleri bilme ve deneme gibi değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 yılı eğitim/öğretim döneminde Mardin ilinde aktif olarak görev yapan 412 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçim yapılarak survey (tarama) modelinden betimsel araştırma yöntemi kullanılarak belirlenen 218 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için 'Kişisel Bilgi Formu', bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutumlarını belirlemek için ise Tansel (2006) tarafından geçerliliği ve güvenirliliği sağlanan likert tipi 'Bağımlılık Yapıcı Maddelere Yönelik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 paket programı kullanılarak bilgisayara aktarılmıştır. Sonuçlara aritmetik ortalama, sıra ortalaması frekans ve yüzde olarak bulunmuş ve parametrik verilerin analizde student t, Anova, farklılık kaynağı analizinde (HSD-Tukey), parametrik olmayan Kruskal Wallis testi kullanılarak sonuçlara gidilmiştir. Örneklem gurubunun öğretmen oluşundan dolayı birçok bağımlı değişkenden anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin bağımlılık yapıcı madde kullanan bireylere yönelik tutumlarında, bağımlılık yapıcı maddelerin kullanıldığı ortamlarında bulunma, ailede bağımlılık yapıcı madde kullanan bireyin olması durumu ve anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklara rastlanılmıştır. Yaş, cinsiyet, gelir durumu, çalışma yılı değişkenleri anlamlı bir farklığa rastlanılmamıştır. Yapılan bu araştırma eğitim ve öğretimin en önemli unsurlarından biri olan beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı madde kullanımının tespiti, bu maddelere ve bu maddeleri kullanan bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi önemli bir kazanım oluşturacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Madde Bağımlılık, Tutum.
Spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin sosyal ve kültürel sermayeleri ile girişimciliğe yönelik algılarının incelenmesi
Büyük bir endüstri olan spor, girişimci ruhuna sahip bireyler için önemli bir sektör olarak görülmektedir. İnsanların sportif faaliyetlere olan ilgisinin artması özellikle sağlıklı yaşama, fiziksel görünümünü iyileştirmek, psikolojik rahatlama, iyi bir ruh halinde olmak istemesi spor sektörünün girişimciliğe yeni fırsatlar sunmasını sağlamıştır. Özellikle spor beslenmesi, spor turizmi, spor teknolojisi, spor malzeme satışı, kulüplerin renk ve marka reklamları, sponsorluk, hediyelik eşya gibi birçok alanla doğrudan veya dolaylı olarak etkileşim içerisinde olması sporun girişimcilik içerisinde önemli bir hale gelmesini sağlamıştır. Araştırmanın amacı, spor bilimleri alanında eğitim gören spor yöneticiliği lisans öğrencilerinin bireysel girişimcilik algı düzeyleri ile sosyal ve kültürel sermaye özellikleri arasındaki ilişki, benzerlik ve farklılıkların çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Doğu Anadolu Bölgesinde Spor Yöneticiliği Bölümü'nde öğrenim gören toplam 2288 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemini ise, tabakalama yöntemi ile bu evrenden seçilen, toplam 1622 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin taranmasında üç form kullanılmıştır. Bunlar: Tanıtıcı Bilgi Formu, Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği, Sosyal ve Kültürel Sermaye Özellikleri Ölçeği'dir. Verilerin analizi yapılırken SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular, katılımcıların bireysel girişimcilik algılarında; cinsiyet, branş, üniversite, baba meslek durumu, ailenin toplam aylık geliri, yaşadığı coğrafi bölge, ikamet edilen yere göre ve aile de kendi işini kuran durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yaş, anne ve baba eğitim durumu, anne meslek, girişimcilik eğitimi alma durumu, iş deneyimi ve kendini girişimci görme durumuna göre ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Sosyal sermaye özelliklerinin demografik değişkenlere göre üniversite ile yaşadığı coğrafi bölge değişkeni dışında tamamında istatistiksel olarak farklılık bulunmuştur. Kültürel sermayede ise üniversite, yaş, anne meslek ve yaşadığı coğrafi bölge değişkeni dışında diğer değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların bireysel girişimcilik algıları üzerinde sosyal ve kültürel sermaye özelliklerinin etkileri birlikte değerlendirildiğinde, katılımcıların sosyal sermaye özellikleri tek başına olmasa da, kültürel sermaye özellikleri ile birlikte bireysel girişimcilik algıları üzerinde pozitif yönde etkilidir. Bu sonuçlar doğrultusunda katılımcıların bireysel girişimciliğini pozitif yönde arttırmak için sosyal ve kültürel sermayelerini arttırıcı faaliyetlerin yapılması önerilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Sosyal Sermaye, Kültürel Sermaye, Girişimcilik
Sosyoekonomik faktörlerin 9-10 yaş grubu çocuklarının spor performansları üzerindeki etkisi: Bingöl ili örneği
Spor, çocukların fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimi için hayati öneme sahiptir. Bu çalışma, sosyoekonomik durumun çocukların spor performansı üzerindeki etkisini irdelerken, bu bağlamın Bingöl ilindeki 9-10 yaş arası çocuklar üzerinde nasıl bir rol oynadığını ele almaktadır. Sosyoekonomik durum, aile geliri, ebeveynlerin eğitim seviyesi ve mesleki statü gibi faktörleri içerir ve çocukların yaşam kalitesi, eğitim başarısı ve genel sağlık durumu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu tez, bu faktörlerin çocukların spor performansı ve fiziksel aktiviteye katılımı üzerindeki özgül etkilerini incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma, nicel bir metodoloji kullanarak ve çapraz kesitsel bir tasarım çerçevesinde, yerel ilkokullardan seçilen 105 çocuk üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama araçları olarak, çocukların fiziksel uygunluğunu değerlendiren Eurofit (FitnessGram) Testi ve fiziksel aktivite düzeylerini, sporla olan ilişkilerini ölçen bir Fiziksel Aktivite Anketi kullanılmıştır. Ayrıca, ailelerin sosyoekonomik durumunu belirlemek için ayrıntılı bir demografik bilgi formu dağıtılmıştır. Bulgular, sosyoekonomik durumun çocukların spor aktivitelerine katılımı, kullanılabilir spor malzemeleri, uygun antrenman ve etkinliklere erişim, ve dolayısıyla genel spor performansı üzerinde belirgin bir etkisi olduğunu göstermektedir. Özellikle, yüksek sosyoekonomik duruma sahip ailelerin çocukları, düşük sosyoekonomik duruma sahip ailelerin çocuklarına göre sporla daha fazla meşgul olma eğilimindedir. Bu durum, erişilebilirlik, fırsatlar ve kaynakların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, çocukların fiziksel aktiviteye katılımını ve spor performansını teşvik etmek için sosyoekonomik eşitsizliklerin ele alınmasının önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, tüm çocukların spor ve fiziksel aktivitelere erişebilmesi adına öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: 9-10 yaş çocuklar, spor performansı, sosyoekonomik durum, fiziksel aktivite, eğitim eşitliği, spor eğitimi, fiziksel uygunluk, toplumsal eşitsizlikler, erişim ve fırsat eşitliği
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin kullandıkları liderlik stillerinin sınıf yönetimi davranışlarına olan etkilerinin incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)
Bu çalışmanın amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik stilleri ile sınıf yönetimi davranışlarının arasındaki ilişkinin ortaya konulması için yapılmıştır. Bir lider olarak öğretmen, öğrencilerin kendilerine güvenmelerini sağlarken belirsizlikleri ortadan kaldırarak sınıf ortamında kuvvetli duygular canlandıran kişi konumundadır. Bu araştırma beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik stillerinin ve sınıf yönetimi davranışlarının iki bağımlı değişken arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik yapılmış olan bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 Eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinde görev yapan 921 beden eğitimi ve spor öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçilen 300 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında iki ayrı veri toplama aracı kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik stillerini belirlemek amacıyla Öğretmen Liderlik Stilleri Ölçeği, sınıf yönetimi davranışlarını belirlemek için de Beden Eğitimi Öğretmenleri Sınıf Yönetimi Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen liderlik ölçeği 17 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte bazı maddelerde tersine döndürülmüş ifadeler olduğundan maddeler tersine kodlanmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi davranışlarını belirlemek için kullanılan ölçekte 38 madde bulunmaktadır. Ölçekte tersine döndürülmüş ifadeler bulunmadığından ters puanlama yapılmayacaktır. Ölçek verilerinin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 294 katılımcıdan analiz edilebilecek veri elde edilmiştir. Araştırma sorularının yanıtlanabilmesi maksadıyla yararlanılacak istatistiksel testlerin seçimini gerçekleştirebilmek maksadıyla gerek tek değişkenli gerekse çok değişkenli normallik sayıltısının kontrolüne gidilmiştir. Böylelikle elde edilen sonuçlar ışığında parametrik veya parametrik olmayan testlerin seçimi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçeklerin geçerliğini sınayabilmek maksadıyla keşfedici faktör analizi (KFA) ve güvenirliğini kontrol edebilmek için Cronbach'ın alfa katsayısı güvenirlik analizi işe koşulmuştur. Araştırma bulgularına göre demokratik/katılımcı liderlik stiline sahip öğretmenler, yarı demokratik ve otokratik/baskıcı liderlik stiline sahip öğretmenlere kıyasla daha olumlu sınıf yönetimi davranışına sahiptir. Öte yandan, yarı demokratik liderlik stiline sahip öğretmenler otokratik/baskıcı liderlik stiline sahip öğretmenlerle mukayese edildiğinde daha olumlu sınıf yönetimi davranışı gerçekleştirmektedir. Erkek öğretmenler, kadın öğretmenlere kıyasla nispeten daha olumsuz sınıf yönetimi davranışına sahiptir. 26-30 yaş arasındaki öğretmenler, 41 yaş ve üzerinde olan öğretmenlere göre daha otokratik/baskıcı liderlik tipine sahiptir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenleri, Liderlik Stilleri, Sınıf Yönetimi
Spor bilimleri öğrencilerinin madde bağımlılığı farkındalık ve bilgi düzeylerinin incelenmesi (Fırat Üniversitesi örneği)
Bu araştırmanın amacı; Spor bilimleri öğrencilerinin madde bağımlılığı farkındalık ve bilgi düzeylerini araştırmak ve aralarındaki ilişkinin ne düzeyde olduğunu belirleyip madde bağımlılığı ile mücadeleyi bilimsel ve net veriler temelinde güçlendirmektir. Araştırmada; nicel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim-öğretim yılı itibari ile Fırat üniversitesi spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören 1450 öğrenci oluştururken, araştırmanın örneklemi ise evrenden rastgele seçilmiş 335 spor bilimleri öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için 'Kişisel Bilgi Formu' ile beraber Spor bilimleri öğrencilerinin madde bağımlılığı farkındalık düzeylerini ölçmek için farkındalık ölçeği, Madde bağımlılığı bilgi düzeylerini belirlemek için madde bağımlılığı bilgi testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 21.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Ölçek ve bilgi testine ait puanlar ortalama, standart sapma, çarpıklık ve basıklık değerleri, çarpıklık katsayısı (skewness) ve basıklık (kurtosis) katsayıları ANOVA, LSD post hoc, Pearson korelasyon testi kullanılarak sonuçlara gidilmiştir. Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin madde bağımlılığı farkındalığının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Madde bağımlılığı farkındalığı puanlarının cinsiyete, yaşa ve sınıf düzeyine göre göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bağımlılığa neden olan faktörler puanlarının sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Madde bağımlılığı bilgi düzeyi yüksek düzeyde olan üniversite öğrencilerinin madde bağımlılığı farkındalığı da yüksek düzeyde olduğu sonucu göz önüne alındığında, eğitim ve farkındalık programlarının etkinliği için bu bulguların önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı Farkındanlığı, Spor Bilimleri ,Madde Bağımlılığı Bilgi Düzeyi
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde uyku düzeni, beslenme ve teknoloji bağımlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi (Elazığ il örneği)
Bu araştırmada amaç; Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde sosyal medya kullanımının uyku düzeni ve beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisinin cinsiyet, yaş, ekonomik durumlar, sosyal medya kullanma süresi, sosyal medya kullanma araçları, öğün atlama, uyku süreleri vb etkenlere göre araştırılmasıdır. Bu araştırma evreni 2022- 2023 eğitim/ öğretim dönemi Elazığ Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden medana gelmektedir. Araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçilen 460 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde; bireylerin öz bildirimini sağlayan anket uygulaması yapıldı. Araştırmada veri toplamak için; ORTO-11 Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ve Sosyal Medya Kullanımı Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın istatistiği ve analizi SPSS 20 paket programı kullanılarak yapıldı. Araştırmada çeşitli değişkenlere göre ikili olan kıyaslamalar bağımsız örneklem t-testi kullanılarak, üç veya üçten fazla değişkene sahip kıyaslamalar ise tek yönlü varyans analizi testi kullanılarak incelendi. Örneklemdeki bireylerin öğrenci olmasından ötürü birçok bağımlı değişkenden anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Yaş, çalışma yılı, gelir durumu, cinsiyet değişkenleri anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir. Yapılan araştırmada Üniversitede öğrenim gören spor bilimleri öğrencilerinin kullandığı sosyal medya araçları ve bunun etkilediği Sirkadiyen ritim, beslenme düzenleri tespit edilecek. Öğrenci üzerine etkileri değerlendirilip gerekli değerlendirmeler yapıldı. Bununla birlikte spor bilimleri öğrencileri açısından verimliliği istenilen seviyelere ulaşma yolunda doğru adımlar atılmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Üniversite Öğrencileri, Sirkadiyen Ritim, Beslenme, Teknoloji Bağımlılığı.
Fırat Üniversitesi Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılığı ve yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkisinin incelenmesi
Tüm bireylerin sıklıkla kullandığı günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olan akıllı telefonların aşırı kullanımı sonucunda birey üzerinde bıraktıkları etki ve bireylerin bu etki sonucunda yabancılaşma ilişkilerine bakılmaktadır. Araştırma, Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin, "Akıllı Telefon Bağımlılığı" ile "Yabancılaşma" arasındaki bağlantının ilişkisel tarama yöntemi ile açıklanmasını amaçlamaktadır. Akıllı Telefon Bağımlılığı; bireyin içinde bulunduğu her ortamda telefonundan uzaklaşamaması sürekli cep telefonuyla vakit geçirmesi ve içinde yaşadığı anın tadına varamayıp sürekli en güzel anları kaçırması kısaca gerçek hayattan kopmak olarak da nitelendirilebilir. Yabancılaşma ise; birçok bilimsel araştırmacı tarafından farklı şekillerde yorumlansa da temelde kişinin çevre şartlarına aykırı düşmesi ve kendini tanımlayamayıp bir başkasının gözünden kendini ifade etmesidir. Araştırma, Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 311 öğrenciyi kapsamaktadır. Araştırmada Akıllı Telefon Bağımlılığı yanı sıra, " Yabancılaşma" ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA testi ve Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre kadınların yabancılaşma oranının ve akıllı telefon bağımlılığının daha yüksek olduğu görülmektedir. Yabancılaşma oranının kadınlarda fazla olması akıllı telefon bağımlılığından kaynaklandığı söylenebilmektedir. Aynı zamanda yaş değişkeninin akıllı telefon bağımlılığının yaşla ilgili olduğu, yaş arttıkça akıllı telefon bağımlılığın nispeten azaldığı da söylenebilir. Aynı zamanda yabancılaşma seviyesinin yabancılaşma seviyesine etki ettiği, gelir düzeyinin düşmesi yabancılaşmayı artırırken, gelir düzeyinin yükselmesi de akıllı telefon bağımlılığı ile ilişkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Akıllı Telefon, Bağımlılık, Yabancılaşma
Lise öğrencilerinin spora yönelik tutumları ile iyimserlik ve kötümserlik kişilik düzeyleri arasındaki ilişki: (İstanbul ili örneği)
Araştırmanın amacı, lise dönemindeki öğrencilerin spora yönelik tutumları ile iyimserlik ve kötümserlik kişilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Bu araştırmanın evrenini İstanbul'da öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. MEB'in en güncel istatistiklerine göre İstanbul'da 667.729 erkek, 597.541 kadın olmak üzere toplamda 1.265.270 lise öğrencisi öğrenim görmektedir. İstanbul ili Arnavutköy ilçesinde toplamda 21 lise bulunmaktadır. Bu liseler arasından rastgele olarak altı tane lise seçilmiş ve araştırma bu liselerde öğrenim gören öğrenciler ile yürütülmüştür. Basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 593 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Veriler IBM SPSS (23.0) veri analiz programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Lise öğrencilerinin spora yönelik tutumları (spora ilgi duyma, sporla yaşama ve aktif spor yapma) ve iyimserlik-kötümserlik düzeyleri cinsiyet, yaş ve sınıf değişkenlerine göre incelenmiştir. Cinsiyet değişkeni için ilişkisiz örneklemler T-testi, sınıf ve sosyoekonomik durum değişkeni için Çok Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), değişkenler arasındaki ilişkiler için Pearson Moment Korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre lise öğrencilerinin spora yönelik tutum alt boyutları ile iyimserlik ve kötümserlik düzeyleri ilişkili çıkmıştır. İyimserlik ile aktif spor yapma, sporla yaşama ve spora ilgi duyma arasında da ilişki bulunmuştur. Ayrıca kötümserlik ile aktif spor yapma, sporla yaşama ve spora ilgi duyma arasında da ters yönlü ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla, İyimserlik düzeyi yüksek olan öğrencilerin spora daha fazla ilgi duydukları, aktif olarak spor yapma eğilimlerinin arttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Spora Yönelik Tutum, İyimserlik, Kötümserlik, Lise, Öğrenci
Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılım düzeylerinin madde bağımlılığından korunma öz yeterliklerine etkisi
Tüm dünyada ciddi boyutlara ulaşan ve her geçen gün kullanım yaşı düşen madde kullanım problemi toplumlar açısından büyük risk taşımaktadır. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılım düzeylerinin madde bağımlılığından korunma öz yeterlik algılarını nasıl etkilediğini ve bu etkinin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ikincil amacı ise hedef kitlenin tanınması ve ortaya konacak çalışmanın sonuçlarının madde bağımlılığıyla mücadele programlarının geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada, genel tarama modellerinden biri olan ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin Artuklu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemin boyutu G*Power analizinde 176 katılımcının evreni temsil edeceği belirlenmiştir. Bu bağlamda evreni oluşturan Mardin Artuklu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda 2023-2024 eğitim öğretim döneminde okuyan 658 öğrenci olup, çalışmamız 248 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde, SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normallik analizi sonucu verilerin normal dağılım sergilemiştir. Verileri gösteriminde frekans ve yüzde olarak betimlenmiş kategorik değişkenler arası farklılığı belirlemek için ikili grupların analizinde t-testi, çoklu değişkenli grupların analizinde anova testi, farklılıkların kaynağını belirlemede post hoc testleri kullanılarak çıkan değerler tablo halinde verilmiştir. Ayrıca ölçekler arasında ilişkiyi belirlemeye yönelik pearson korelasyon analizi, tüm testler için anlamlılık düzeyi (p<.05) olarak alınmıştır. Araştırmaya katılan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyinin ortalama puanı (4715±2168 MET-dk./hafta) ile yeterli fiziksel aktivite düzeyine sahip oldukları, madde bağımlılığından koruma öz yeterlik algısını ortalama puanı (4.39±0.683) ile oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Erkeklerin, 18-20 yaş grubunun, spor lisesi mezunu olanların, düzenli spor yapan, lisanslı sporcu olan, antrenörlük ve spor yöneticileri bölümünde okuyan öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Meslek lisesi ve spor lisesinden mezun olan öğrencilerin madde bağımlılığından korunma öz-yeterliklerinin, spor yapma süresi arttıkça yükseldiği saptanmıştır. Ayrıca, düşük gelir grubuna sahip olan öğrenciler ile düzenli spor yapan ve lisanslı sporcu olan öğrencilerin madde bağımlılığından korunma öz-yeterliklerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile madde bağımlılığından korunma öz yeterliği arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca fiziksel aktivite ölçeği madde bağımlığı korunma özeyterliğini %3,4 oranında pozitif yönlü etki ettiği saptanmıştır. Öğrencilerin spora kanalize olmaları, sporla uzun süreli ilgilenmeleri madde bağımlığından korunma özyterliklerini artırdığı düşünülmektedir.