Theses supervised by Doç. Dr. Gökhan Gökgöz

19 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Arabesk rap müziği ve kültürel kimlik inşası: Gaziantep ortaokul gençliği örneği

Bu çalışma, arabesk rap müziğinin farklı kodları bir araya getirdiği yapısıyla dinleyici kitlesi üzerinde nasıl anlamsal bir evren oluşturduğunu, bu popüler müzik türünü dinleyen gençlerin kendilerini ortaya koyma ve kimlik inşa etme süreçlerindeki bağlantıları anlamayı amaçlamıştır. Hip-hop kültürünün temel parçalarından biri olan rap müzik Amerika'da doğmuş ve sonrasında dünyanın farklı bölgelerinde yankı bulmuştur. Türkiye'deki popüler müziklerden biri olan arabesk müzik, özellikle 2000'li yıllardan itibaren rap müzikle kesişmiş ve böylelikle bazı grupların kendilerini ifade etme alanı bulduğu arabesk rap müziği öne çıkmıştır. Özellikle bazı genç grupların kendilerini ortaya koymasında bu müziğin işlev gördüğü anlaşılmıştır. Popüler müziklerin gençler üzerindeki etkinlikleri düşünüldüğünde arabesk-rap müziği de bu grupların kendilerini ifade edebileceği, çevresiyle etkileşime ve iletişime geçebileceği, kimliklerini inşa edebileceği bir alan oluşturmuştur. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada derinlemesine görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmış; arabesk rap dinleyicisi olan görüşmecilerin sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda oldukları, sanatçılar ve dinleyiciler arasında benzer yaşam deneyimlerinin olduğu, görüşmecilerin çeşitli duygularını ortaya koymada arabesk rapin önemli bir işlevi olduğu görülmüştür. Özellikle sosyal medya üzerinden varlık gösteren bu müziğin gençlerin kimliklerini inşa edebilecekleri, otoritelere karşı mikro direnişler gösterebilecekleri, akranlarıyla etkileşimlere girebilecekleri bir saha yarattığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her popüler müzik gibi arabesk rap de kendi katılımcılarının dünyasına hitap etmekte; onların karşı çıkışlarını, arkadaşlık ilişkilerini, duygularını deneyimledikleri bir mübadele ortamı sağlamaktadır. Genellikle olumsuz eleştirilere maruz kaldığı görülen bu müziğin ve bileşenlerinin arka planının anlaşılması ve yeni çalışmalar için fikir vermesi bu çalışmayı önemli kılan noktalar arasındadır. Anahtar sözcükler: Popüler Müzik, Arabesk Rap, Kimlik İnşası

Arabesk müzikGaziantepKimlik inşası+4
Engin Keleş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir hegemonik erkeklik alanı olarak futbolda kadın taraftarlığın üretimi: Gaziantep Futbol Kulübü kadın taraftarlar örneği

Futbol hegemonik erkekliğin timsali stadyum ise erkekliğin icra edildiği bir mekândır. Birçok alanı içinde barındıran (medya, endüstri, inşaat, ekonomi...) futbolu, sosyolojinin bir alt konusu olan "toplumsal cinsiyet" bağlamında incelediğimizde cinsiyeti olmayan futbolun cinsiyetlendiğini görmekteyiz. Erkeklerin hegemonyası altında olan futbol alanının her köşesinde kadınlar ikincileştirilmekte, alana giren kadınlar ciddiye alınmamaktadır. Bir taşra kent olan Gaziantep'i bu savın dışında tutmak mümkün değildir. Gaziantep'teki futbol kültürünü incelediğimizde eril bir düzenin hâkim olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Elinizdeki bu çalışmada Gaziantep'te taraftarlık kültürünün bir Anadolu takımı olan Gaziantep Futbol Kulübü'nün kadın taraftarları tarafından nasıl üretildiği ele alınmıştır. Geçmiş dönemlerde bir elin beş parmağını geçmeyen kadın taraftar sayısına sahip olan kent, günümüzde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ilk kadın taraftar derneğine sahiptir. Dernekleşme ile birlikte kadınlar, futbol ve futbolun mekânı olan stadyuma daha fazla dâhil olmuş ve stadyumdaki var oluşlarını daimi hale getirmeye çalışmaktadır. Kadınlar, kendilerine ait olmayan bir alana daha sonra girerek hem alanın doxa'larını benimsemiş hem de alanın doxa'larını değiştirmiştir. Etnografik bir yöntem ile hazırlanan bu çalışmada Gaziantep FK'lı kadınların, erkek merkezli bir alan olan stadyuma dair deneyimleri Bourdieu'nün "alan" ve "doxa" kavramı ışığında incelenmiştir.

Bourdieu, PierreFutbolFutbol kulüpleri+7
Bermal Baran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Evsizlik ve deneyim: Almanya ve Türkiye'deki evsizlerin kültürel pratikleri

Evsizlik, her ne kadar son dönemde daha da görünür olan bir durum olsa da modern bir olgudur. Modernitenin başlangıcından bu yana toplumsal öznelerin yaşadığı ekonomik sorunlar yanında varoluşsal gerilimler bir vakıa olarak evsizlik kavramını beraberinde getirmiştir. Nitekim ilk planda yalnızca ekonomik unsurların bir sonucu gibi görülse de buna ek olarak kültürel bazı değişkenlerin evsizlik deneyimi üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Kapitalizmle eklemlenme düzeyi ve/veya biçimi yanında toplumsal dayanışma ağları, ev mekanına yüklenen sembolik anlam, devlet tasavvurunun toplumla kurduğu kadim ilişki gibi unsurlar, evsizlik deneyiminin içinde mevcut ve dışarıdan atılan ilk bakışta görülemeyecek dinamiklerin olduğunu akla getirmektedir. Nitekim bu çalışma kapsamında İstanbul ve Bonn kent mekânını deneyimleyen evsizlerle yapılacak derinlemesine görüşmeler ile konunun hem ekonomi-politik ve kültürel içerimleri ortaya koyulabilecek hem de Türkiye ve Almanya örneğinde karşılaştırmalı bir okuma yapılmıştır. İstanbul ve Bonn kent mekânında yaşayan "evsiz" bireylerin kültürel deneyimleri ve simgesel anlam haritalarını keşfedici bir araştırma yöntemi ile betimlemeyi amaçlayan bu araştırma bir çıkış noktası olarak, bireylerin gündelik hayatlarında yaşadıkları psikolojik boşluk halinin ve/veya travmatik gerilimlerin, diğer tüm değer hiyerarşisi ve anlam kütüphanesi ile birlikte evsizliği beslediğini düşünmektedir.

AlmanyaDeneyimEvsizlik+6
Helin Hazal Çakmak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim ve mekan: Bir gündelik deneyim alanı olarak sürsürü mahallesi

Bu tez, gündelik hayat ve mekan arasındaki ilişkiyi kültürlerarası kültürlerarası iletişim bağlamında ele almaktadır. Çalışmanın temel sorusu, kültürün nasıl inşa edildiği ve aralarındaki ilişkilerin nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Bu soruya yanıt verebilmek için, görgül bir kültürlerarası iletişim neticesinde, gündelik kültür söyleminde kimliğe dair simgesel sınırların nasıl belirlendiği ve bu belirlenen sınırlar ile kültürel anlamlar üzerinde bulunan söylemsel durumlar araştırılmıştır. Bunun sonucunda, farklı etnisitelerin bir arada yaşam sürdüğü çokkültürlü bir mahalle olan Sürsürü mahallesinde etnografik bir alan araştırması yapılmış, kültürel topluluklarla ilgili iletişim etnografileri ve kültür söylemleri hakkında niteliksel bir veri oluşturulmaya çalışılmıştır. Alan araştırmasında 30 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Ayrıca gözleme dayalı çalışmalar da gerçekleştirilmiştir. Tezin bulgu ve sonuçlarına göre oluşan kültürel ayrımlar, hem kültürlerarası sınırı belirlemekte hem de kültürel kimliği, benimsenen ve dışarıda bırakılan kültürel özellikler vasıtasıyla oluşturmaktadır. Kültürlerarası ilişkiler, kimlik bilincinin oluşmasıyla ilgili önemli bir rol üstlenmektedir. Kültürel kimliğin sabit bir özü yoktur, kültürlerarası ilişkiye bağlı olarak gelişen bir unsurdur. Kimlik, hem kültürel farklılıkların yoğun bir şekilde oluşmasından diğer yandan bu farklılıkların kurduğu ayrımlar bakımından yumuşatılmasından ve kaldırılmasından kaynaklanmaktadır.

Elazığ-SürsürüEtnisiteGünlük yaşam+5
Ömer Tolga Güçlü
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TRT yerli çocuk programlarında çocukluğun inşası

Her dönemde var olan çocuğun, toplumsal bir nitelik kazanması ile çocukluk düşüncesi meydana gelmiştir. Bu düşünce Modernizm'in bir ürünü olup, çocukluk bu toplum kuramı üzerinden Batı'da şekillenmeye başlamıştır. Teknolojinin gelişmesiyle elektronik çağın yükselmesi Postmodern bir çağa işaret ederken; çocukluk da yeni bir döneme girmiştir. Toplumu yapılandıran ve yeniden üreten medya, yalnızca yetişkinleri değil; geleceğin toplumunu da oluşturmaktadır. Bu amaçla özellikle televizyon programlarında toplumsal dönüşüm ivme kazanmaktadır. Bu çalışmamızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi yayın kurumu olan TRT'nin (Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu) çocukluğu inşa etme sürecini inceledik. Bu çalışmanın verileri programlardaki söylemlerden oluşmaktadır. Bu söylemler izleme ve dinleme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmamızda 1970 ve 2000 yılları arasında çocuk izleyiciye sunulan yerli TRT çocuk programları esas alınmıştır. Bu programlar tolumsallaşma, eğitim, politika, şiddet-korku, tüketim, diğer canlılar ve çocuk hakları-ötekileştirme temalarında değerlendirilerek seçilmiştir. Evren 581, örneklem ise 74 programdan oluşmaktadır. TRT yerli çocuk programlarından hareketle çocukluğun toplum, politik, tüketim, ötekileştirme, şiddet ve diğer canlılar temalarında dönüşümü analiz edilmiş ve çocukluğun geleneksel, modern ve postmodern toplum kuramları çerçevesinde inşası kurulmuştur. Sonuç olarak TRT çocuk programlarında çocuğun inşası konulu tez çalışmasının temalarında oluşan kırılma ve kopmalar Türkiye'nin de yaşadığı toplumsal dönüşümü desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Modern ve Postmodern Çocukluk, TRT Çocuk Programları

GeçmodernizmKitle iletişim araçlarıKültürel inşa+6
Esra Karaduman
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl batı sinemasında Türkiye ve Türk karşıtı propagandalar

Bu çalışmada, 20. Yüzyıl Batı sinemasında özellikle sinemanın başlangıç, gelişim süreci ile ikinci dünya savaşı sonrası oluşan dünyada, propaganda unsurunun Türkiye ve Türk perspektifinden olumlu olumsuz yansımaları incelenmiştir. Kaynak tarama yöntemi ile incelenen filmlerde propaganda unsuru olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Çalışmada propaganda kavramı tarihsel süreç içerisinde ele alınmış, kullandığı araçlar ve özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Propaganda kavramının sinemayı ne yönde kullandığı anlatılmıştır. Araştırmalar neticesinde tespit edilen 190'dan fazla film içinden on sekiz film gişe başarıları, aldıkları ödüller, toplumlar üzerindeki etkileri, konu çeşitlilikleri ve siyasi olaylara yoğun değinmeleri gibi sınırlılıklar gözetilerek seçilmiş ve bu filmlerdeki propaganda kuralları, türleri ve imgeleri tespit edilmiştir. İncelenen bu filmlerde kurgulanan görsel propaganda materyalleri, içerik çerçevesinde değerlendirilerek filmden karelerle desteklenmiştir.

20. yüzyılPropagandaSinema+2
Ayvaz Aydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında kadın kimliği inşası: Gaziantep örneği

Modernliğe getirdiği eleştiri ile modern sonrası olanın bilgisini veren, ama belli bir sistem önerisinde bulunmayan postmodern düşünceye değinilecektir. Çoğulcu ve farklılık temelinde çeşitli özne ve özne grupları arasında diyalogu öneren postmodernizm, bu önerisi ile gündeme gelen, farklı kimlikler arasında kurulan diyalogun, sabitlikten uzak ve oldukça salaş bir iletişim biçimi olduğu tartışılacaktır. Derinliği olmayan postmodern bir dilin dolaşıma girdiği alanda, toplumsal ve kültürel hayatın ise oldukça yüzeysel ve gerçeğin belli dil oyunlarıyla simülasyona uğradığı ifade edilecektir. Ayrıca modern düşüncenin dışarıda bıraktığı dinin postmodernizm tarafından gündelik mikro sosyolojiye bölük pörcük davetinin,"hakikat" olarak dini özüne çağırmaktan öte, bir yanılsama olduğu iddia edilecektir. Ayrıca modern bir ideoloji olarak muhafazakarlığın toplumsal değerleri muhafaza eden retoriğinin modern bir talep olarak belirdiği alanda, kültürel ve dini değerlerin yeni bir yaşam biçimini işaret eden şekliyle yeniden üretildiği ileri sürülecektir. Postmodernizmin "her şey olur" mantığında her şeyin merkezinden sökülerek yüzeyselleştiği dünyada muhafazakarlığın nasıl bir işleve sahip olacağı irdelenirken her iki kavramın modern düşünceyi besleyen büyük anlatılara getirdikleri eleştirinin yanında kapitalist sisteme yönelik herhangi bir eleştirilerinin olmadığı ileri sürülürken toplumsal ve kültürel ögelerin, kadın kimliğine bürünen yüzü değerlendirilecektir. Bu amaçla postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında, yerelde kadın kimliği inşa biçimlerinin analiz edilmesi için araştırma evreni olarak Gaziantep kent örneği incelenmeye değer görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Postmodernlik,muhafazakarlık,din,kadın kimliği, Gaziantep.

GaziantepKadınlarKimlik+5
Hülya Taş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık dergilerinde sağlığın kadın bedeni üzerinden yeniden inşası: Sağlık ve Yaşam dergisi örneği

Birey, toplum içerisinde modern dönemde ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak, postmodern dönemde ise tüketim kültürünün etkisiyle göstergesel bir özne olarak değerlendirilmiştir. Tüketim kültüründeki özne ise her daim tüketmeye hazır, sağlıklı bir bireydir. Kapitalist üretici, ürettiği ürünü satabilmek için her geçen gün yeni stratejiler oluşturmakta ve hâlihazırdaki pazarını yeni söylemler ve gösterilerle daha çok tüketime yönlendirmektedir. Bu gösterinin temel nesnesi, aynı zamanda bazen de öznesi olabilen kadın bedenidir. Kadınlar güzellik, sağlıklı olma, genç görünme ve genç kalma söylemlerinin etkisiyle tüketim kültürünün bedenlerine kolayca müdahale edebileceği bir nesne haline getirilmiştir. Kadın bedeni, gerek tüketimi daha da arttırabilmek adına, gerekse tüketimin öznesi olabilmesi adına basılı medyada magazin nesnesi veya cinsel obje olarak kullanılarak temsil edilmiş ve dolayısıyla kültür endüstrisinin kadınlar için öngördüğü eğlence nesnesi kavramının pekiştirilmesine neden olmuştur. Bu çalışmada, kadın bedeninin, toplumda kadın erkek herkese hitap eden sağlık dergilerinden biri olan "Sağlık ve Yaşam" isimli dergi üzerinden çeşitli söylem ve göstergelerle nasıl cinsel bir obje olarak metalaştırılıp kullanıldığı kültür endüstrisi ve postmodern feminizm bağlamında açıklanmaya çalışılmıştır. Derginin 2016 yılında aylık olarak yayınlanan, 12 sayısındaki resimler göstergebilimsel bir analiz ile eleştirilmiştir.

DergilerGüzellikKadın bedeni+6
Nuray Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel / kamusal bir deneyim mekânı, gündelik hayat ve boş zaman etkinliği olarak park: Gaziantep kenti örneği

Parklar, sanayileşmenin ve kentleşmenin sonucunda ortaya çıkmış mekânlardır. Bu anlamda park deyince ilk olarak, insanların çeşitli rekreasyonel ihtiyaçlarını karşıladığı, dinlendiği, yeşilliğin ve doğanın ön planda olduğu bir alan akla gelmektedir. Ancak park, yalnızca fiziksel niteliklerle tarif edilebilecek bir unsur değildir. Özellikle Gaziantep kenti açısından toplumsal perspektiften bakıldığında, insanların anlam yüklediği mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Ramazan ayı içerisinde çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği parklar; geçmişten beri sahre, kaymak yemeye gitme, Hıdırellez kutlamaları gibi geleneklere ev sahipliği yapmaktadır. Bu gelenekler parklara bir kimlik atfederken, aynı zamanda onları kent kültürünün ve gündelik hayatın bir parçası; sıradan bir yer değil, anlam yüklenmiş bir mekân haline getirmektedir. Böylece insanların boş zamanlarını değerlendirmede kültürel bir role sahip olan parklar, Gaziantep insanının evle olan ilişkisinin bir devamı olarak görülmektedir. Neticede park diye gördüğümüz yeşillik, insanların anlam dünyalarında bambaşka kıvrımlara ve güzergâhlara sahiptir. Dolayısıyla çalışmada Gaziantep insanının parkla kurduğu temas ve bu mekânda büyüttükleri hikâyeler açıklanmaya çalışılacaktır. Öte yandan parkın kökenlerine baktığımızda biçimsel, toplumsal ve kültürel açıdan çeşitli uğraklar karşımıza çıkmaktadır. Nitekim kökeni "Cennet Bahçesi" mitine kadar yaslanan park kavramının modern dünyadan önce daha çok kraliyet ve sarayların sınırları içerisinde yer alan ya da zengin insanların evlerinin etrafına inşa ettikleri bahçelere işaret ettiği görülmektedir. Ayrıca tarihsel süreç içerisinde günümüz parklarıyla toplumsal ve kültürel olarak benzer işlevlere sahip kamusal mekânlar kendini göstermektedir. Bu noktada Antik dönemden Rönesans'a kadar uzanan; Antik Yunan'da agoralar, Roma'da forumlar, Ortaçağ meydanları ve Rönesans meydanları gibi farklı tarihsel uğraklara baktığımızda, içerisinde bulundukları dönemin toplumsal hayatının vazgeçilmez mekânlarından biri olduğu görülmekte ve günümüz kamusal mekânlarının, dolayısıyla parkların toplumsal ve işlevsel anlamda ilk örneklerini oluşturduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Mekân, Kent Kültürü, Park ve Gelenek, Sahre, Sınıf, Kimlik.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeGaziantep+4
Hakan Kılınç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Neoliberal kent politikaları ışığında mekânın ekonomik dönüşümü ve simgesel yeniden üretimi: Gaziantep Bey mahallesi örneği

Neoliberal ekonomi atmosferi, sermaye birikimi ve bu birikimin istikrarını sağlamakla mükellef bir atmosfer olduğu varsayımıyla kendisine kâr maksimizasyonu sağlamak amaçlı kategoriler belirlemektedir. Mekânsal bir alan olan kentler de bu sermaye birikimine olanak sağlayan kategorilerden birisi, belki de en önemlisidir. Neoliberal kent politikaları, kenti en açık tabiriyle metalaştırmaya yönelik dinamikleri barındıran reflekslerle donanmıştır. Çoğunlukla ekonomik zeminde olsa da kültürel ve toplumsal dönüşümü, değişimi ve yeniden üretimi de tetikleyen bir mekanizma konumundadır. Gaziantep Bey Mahallesi de bu atmosfere dahil bir mekândır. Dolayısıyla bu atmosferin etkisi altında olan alanlardandır. Örneklem olarak ele alınmakta olan Bey Mahallesi'nin, mutenalaştırma kavramı yordamıyla bahsi edilmekte olan atmosferdeki konumunu belirleyebilmek metnin temel gayesi konumunda bulunmaktadır. Kent denilen olgu, bulunduğu coğrafyayla direkt bir bağ ve üzerinde yaşayan kültürle doğrudan kontak halindedir. İnsan faktörünün olması biraz da bu noktaya hitap etmektedir ki taştan harçtan bir moloz yığınından ziyade nefes alan, dönemsel kültürel farklılıklardan etkilenen bir organizma konumundadır. Bu sebeptendir ki Gaziantep Bey Mahallesi örneğinin neoliberal kent politikalarına olan refleksi başka coğrafyalardaki mekânsal alanlardan farklı olmaktadır. Sebep olarak ise yine kültürel ve toplumsal farklılıklar gösterilebilmektedir. Ezcümle; metnin, alanındaki tartışmalara katkısı, alanı oluşturan diğer kendine özgü muhtevalarıyla külliyatı zenginleştiren çalışmalara katılımı olacaktır. Anahtar kelimeler: Neoliberal Kent Politikaları, Mutenalaştırma

GaziantepGaziantep-Şahinbey-Bey MahallesiKentsel politika+5
Berkay Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şiddet ve göç sarmalında Ezidi kadınlar: Bir mülteci kampında geçmişin izini sürmek

Bu çalışma, Şengalli Ezidi kadınların maruz kaldıkları IŞİD şiddetini ve bunun bir sonucu olarak meydana gelen göç tecrübelerini ele almaktadır. Ağustos 2014 itibariyle başlayan IŞİD şiddeti devam etmektedir; nitekim IŞİD'in elinde sayısı tam olarak bilinemese de halen Ezidi kadınlar var. Çalışmanın amaçlarından biri de ataerkinin savaş zamanlarında ve çatışmalı ortamlarda kadına yönelik şiddetin daha korkunç boyutlara ulaştığı gerçeğini ortaya koymaktır. Birçok Ezidi kadın, IŞİD tarafından ya öldürüldü ya da zorla alıkonulup tecavüze uğradı. Köylerinden göç edebilen kadınlar ise mülteciliğin getirdiği sorunlarla baş etmeye çalışmakta. Şengal'den Batman'ın Beşiri ilçesine bağlı Uğurca köyüne göç eden Ezidi kadınların şiddet ve göç deneyimlerine odaklanan bu çalışma, etnografik yöntemle yapılmıştır. Karşılaştırmalı bir biçimde Ezidiliğin ne olduğuna dair bilgilerin tartışıldığı ilk bölümün ardından şiddet ve göç olgularına dair kuramsal bir çerçeve çizilerek devam edilmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise Uğurca kampındaki Ezidi kadınlar, sözü devralmaktadır. Çalışmanın öznesi olan Ezidi kadınlar IŞİD şiddetini, göç yolunu, mülteciliği ve duygularını aktarmışlardır. Bu çalışma, IŞİD şiddetine maruz kalan ve göç eden Ezidi kadınların yaşadıklarını ve hissettiklerini anlama gayretinin bir parçasıdır. Anahtar Kelimeler: Ezidiler, Ezidi Kadınlar, Şiddet, Göç, Ataerki, Kadına Yönelik Şiddet.

AtaerkilGöçlerGöçmenler+5
Adile Şahin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antep kadınının kamusal alan deneyimi ve gündelik hayatını inşa etme biçimleri

Elinizdeki çalışma Antep kadınının gündelik hayatını kurgusal düzlemde nasıl gerçekleştirdiğini ve bu kurgusal sürecin hangi aşamalardan geçtiğini ortaya çıkarmak amacı taşımaktadır. Yapılan literatür taramasında etnografik bir biçimde ele alınan kadın çalışmalarının azlığı dikkat çekicidir. "Kadın adına" konuşmanın kadın çalışmalarında gözle görülür fazlalığı, kadının meramını anlatmasını neredeyse olanaksız kıldığını, dolayısıyla da okuyucuya bu alanda yapılan çalışmaların elitist bir çerçeveye yerleştirildiğini düşündürtmektedir. Bu durum ise sözü edilen kadın sorununun çözümüne sağlayacağı katkının sınırlı olmasına sebep olmaktadır. Elinizdeki çalışma kadının gündelik hayatını kendi zihin dünyasına göre kurguladığını, bir anlamda kendine kurgusal gerçeklikler oluşturduğunu ve bu kurguya sıkı sıkıya sarıldığını, yine kadının kendi anlatımlarıyla aktarmaya çalışmaktadır. Bu çalışmada kadının gündelik hayat deneyimleri gözlenmiş, kadınla aynı deneyimler paylaşılmaya çalışılmış ve kadının konuşması sağlanmıştır. Elde edilen bulgularda ise kadının pasif değil aksine aktif bir direniş sergilediği, gerçekliklerini kurgulamasıyla kendine özgü bir direnç pratiği geliştirdiği görülmektedir. Kadınlar ataerkil ve geleneksel bir yapı içerisinde kendi tasavvurları ile farklı bir dünya kurmuş ve bu dünyada kendi kuralları, kendi yaşayış tarzları, kendilerine özgü dilleri ve kendi kimlikleri ile bir yaşam sürmektedir. Toplumun kadına atfettiği roller, toplumsal yapının kadın için oluşturduğu kimlik kadını sanıldığı kadar pasifize etmemiş aksine kadını mücadeleci hale getirerek daha güçlü kılmıştır. Gündelik hayatın gerçeklerine kurgusal anlamlar yükleyen kadın bir anlamda akıp giden zamana ve kuralların tümüne karşı inanılmaz bir direniş örneği sergilemektedir. Çalışma içerisinde her şeye boyun eğen pasif kadın simgesine değil güçlü kadın olgusuna ve onun direnç pratiklerine rastlayacaksınız.

GaziantepGünlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleri+4
Kader Taşkesen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyetin inşasında oyuncakların rolü: Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi

Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, gerek içerdiği oyuncak biçimleri, gerekse de farklı tarihsellikleri içinde bulundurması nedeniyle kültürel bir birikime sahiptir. Bu müzede sergilenen oyuncaklar toplumsal cinsiyet açısından önemli bir konumda yer almaktadır. Bu düşünceden hareketle ilk bölümde feminizm kavramı ve çeşitleri ele alınacaktır. İlk olarak Batı'da kendini hissettiren daha sonra tüm dünyayı etkileyen feminizm, genel olarak kadın-erkek arasında var olan ayrımcılığı ortadan kaldırmak, ataerkil sistemin toplumsal yapıda cinsler arasında sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda yaratmış olduğu hak eşitsizliği durumunu ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Geçmişi uzun yıllara dayanan ve kadının var olan konumunun değiştirilmesi için mücadele eden feminist düşüncenin, kadın hak ve özgürlük hareketine sunduğu katkılar detaylı bir biçimde ele alınacaktır. İkinci bölümde ise, gündelik bir pratik olmanın yanı sıra bilim felsefesi ve gündelik hayat sosyolojisinin önemli kavramlarından biri olan oyun üzerinden yükselen bir tartışma yapılacaktır. Bu doğrultuda, Wittgeinstein, Foucault, Baumann ve Bourdieu'nun oyuna dair sosyolojik yaklaşımları toplumsal cinsiyetle ilişkilendirilerek irdelenecektir. Hemen ardından çalışmanın sahasını oluşturan son bölümde ise geçmişten günümüze birçok milletin oyuncaklarının sergilendiği ve bu yönüyle kültürel bir köprü nitelendiğinde olan, farklı toplumların oyuncaklarını bünyesinde barındıran Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi'nde, oyuncakların tekabül ettiği toplumsal cinsiyet rolleri, kadınlık ve erkeklik imgeleri dilsel bir analize tabi tutulacaktır. Bu imgeler ve dikkat çektiği anlamlar, oyuncağın kendi dönemindeki toplumsal koşullardan beslendiği gibi, aynı oyuncağın konuştuğu kültürel çerçeve ve o çerçeve içerisindeki durumlardan da etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Oyun, Oyuncak, Feminizm, Toplumsal Cinsiyet, Oyuncak Müzesi.

GaziantepGaziantep Oyun ve Oyuncak MüzesiMüzeler+4
Pınar Şanlı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medyada tarihin temsili: "Muhteşem Yüzyıl" ve "Payitaht Abdülhamid" dizileri örneği

Televizyonda yayınlanan tarihi dizileri konu alan bu tezin amacı medya araçlarının tarihi gerçekleri kurgulayarak oluşturdukları yeni temsilleri ortaya koymaktır. Medya, kültür, gerçeklik, ideoloji ve temsil kavramları üzerinden kuramsal çalışma yapılmış, medya ve tarih arasındaki ilişki irdelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemini oluşturan "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin 4 sezonunu oluşturan 139 bölümü, "Payitaht Abdülhamid" dizisinin 17 bölümden oluşan 1. Sezonu izlenmiştir. Tarihsel gerçeklerin yer verildiği bu çalışmada, ele alınan dizilerde gösterilen tarihi temsilleri, dönemin padişahları, kadın karakterleri, harem ve giyim kuşam temaları üzerinden karşılaştırmalar yapılmıştır. Niteliksel içerik analizi yöntemi kullanılarak metin çözümlemesinin yapıldığı tez çalışmasında, medyanın tarihsel gerçekleri ekonomik ve ideolojik çıkarlarına göre yeniden inşa ederek yeni temsiller oluşturduğu tespit edilmiştir. Dizilerdeki tarihi şahıs, olgu ve olayların televizyon dünyasının ihtiyaçlarına göre kurgulandığı, gerçekliklerinden uzaklaştığı görülmüştür.

DizilerMedyaMedya endüstrileri+6
Fatma Murat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eşleri cezaevinde bulunan kadınların toplumsal cinsiyet çıkmazında yoksullukla başa çıkma süreçlerinin incelenmesi: Gaziantep-Şehitkâmil örneği

Yoksulluk tarihin her döneminde toplumsal yapı içerisinde bireyin yaşam koşullarını etkileyen en önemli etkenlerden biri olmuştur. Kadınlar, toplumsal yapı içerisinde toplumsal cinsiyet normlarının kadına yüklediği roller ve beklentiler nedeniyle yoksulluktan erkeklere oranla daha fazla etkilenmişlerdir. Bu çalışmada eşleri çeşitli nedenlerle cezaevinde olan kadınlar tarafından deneyimlenen yoksulluğun olumsuz etkilerini azaltmak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın "sosyal yardım" kapsamında yaptığı sosyal ve ekonomik desteğin kadın yoksulluğunu önlemedeki etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu kadınların yoksullukla başa çıkma süreçleri, yoksulluğun gündelik hayat üzerindeki yanılsamaları ve toplumsal cinsiyet normlarının yoksulluk üzerindeki etkileri, kadınların aktardığı deneyimler ve sosyal yardım kavramı üzerinden feminist bir bakış açısıyla eleştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Kadın Yoksulluğu, Sosyal Yardımlar, Sosyal ve Ekonomik Destek, Feminizm, Toplumsal Cinsiyet

Başa çıkmaCeza infaz kurumlarıGaziantep+7
Esma Özdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yetim annelerin kesişimsellik bağlamında mitlere bakışı

Kesişimsellik kavramı, adı son dönemlerde konmuş olsa da, insanlık tarihinden bu yana insanlarda ve toplumlarda bir ötekileştirme ya da sınıflandırma şekli olarak yerini almaktadır. Birinin, diğerinden farklı olan yanları, onu toplumsal düzlemde öteki yaparken; ötekilerin ortak bir sınıfta buluşması, hayata dönük mücadeleleri ve hisleri benzerlik göstermektedir. Bu tezde, toplumun, tüm dinlerin ve insanlık tarihinin ortak mesajlarından biri olan, "yetim" olarak anılan, "bir başına kalmış" annelere, kesişimsel bağlamda bakarak, onların hayat serüvenlerindeki motifleri incelenmiştir. Kesişimsellik yani çok katlı ayrıcalığa uğrayan bir yetim annenin, kimliği ve mücadelesi üzerinden mitlere bakışı, onları farklı kılan yanları derinlemesine görüşmelerle incelenmiştir. Eş kaybı yaşamış, çocukları yetim kalmış bir annenin; hem anne hem baba olmak zorundayken karşılaşmış olduğu ve maruz kaldığı durumlar; standart bir ailenin, yapısına göre farklılık göstermektedir. Eş kaybından sonra hikâyesindeki değişimin, mitlerin, toplumdaki yerinin ve eklenen kimliklerinin bir araştırması niteliğinde olan bu tez de, nelere tutundukları, umutlarını nasıl yaşattıkları ve kendilerine nasıl bir klavuz seçtikleri anlatılmak istenmiştir. Kendi haklarını koruyabilen, kendi temsiliyetini kendi gerçekleştirebilen kadınların yanı sıra, yok sayılan ya da bir çok sınıfın ötekileştirileni olarak yer alan yetim annelerin, hayat hikâyelerindeki evlilik, çocuk, kader, umut, hayal, çevre konusundaki mitlerin farklı olduğu gözlemlenmektedir. Hikâyemizde seçimlerimizin yarattığı kimlikler ve sorumluluklar haricinde, seçmediğimiz halde maruz kaldığımız, yaşamak zorunda olduğumuz acıların, hayatımızdaki yeri ve bize yaşattığı değişim; psikolojik olmakla birlikte, güçlendiren, farklı kimlikler ve etkiler yaratan bir duruma dönüşmektedir. Bu değişimi, bu konumla birlikte düşündüğümüzde, hayata bakışı mücadelesi ve yaşadığı haksızlıkları avantaja dönüştürebileceği, ruhunu öldürmeden ve kendinden vazgeçmeden yaşayacağı bir hayatı farkettirmek için bir ışık olabilecek konular araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yetim anne, kesişimsellik, öteki, mitler, çocuk, evlilik, aile, kimlik.

AileAnnelerEvlilik+4
Şehadet Gerçek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medyada anlam inşası: Bitcoin örneği

Blockchain teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, gündelik hayatın her alanında konuşulur hale gelen kripto para birimi Bitcoin, hala belirsizliğini korumaktadır. Oldukça muğlak bir gündem olan Bitcoin, yönelimlerinin çok öngörülebilir olmadığı bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak medya bu durumu, öngörülebilir bir hale getirmek yönünde bir anlam dünyası inşa etmektedir. Dolayısıyla medya eliyle inşa edilen bu anlam dünyasının terimlerini ortaya koymak önemlidir. Çalışmada, Bitcoin gerçekliğinin medya vasıtasıyla inşa edilerek gündelik hayatın bir parçası haline getirdiği ve topluma nasıl aktardığını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmada medyanın Bitcoin'i nasıl tasavvur ettiği, Bitcoin'e nasıl anlamlar yüklediği ve bu anlamların oluşturulmasında hangi faktörlerin etkili olduğu bilimsel veriler ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Buradaki temel sorunsal Bitcoin'in ne olduğu değildir. Çalışma medyanın Bitcoin ile ilgili nasıl bir anlam dünyası inşa ettiğini, literatür analizi ve Teun A.Van Dıjk'ın eleştirel söylem analizi yöntemini kullanarak ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Medya, Anlam, Gerçeklik, Bitcoin

AnlamBitcoinBlockchain+3
Mansur Yalvaç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlişkisel sosyoloji bağlamında Suriyeli göçmen gençlerin özneleşme süreçlerinde mekan: Gaziantep örneği

Göç olgusunun son yıllarda hem dünyada, hem de Türkiye'de bir çok akademik disiplin açısından bir çalışma alanı olarak dikkat çektiği söylenebilir. En önemli toplumsal hareket biçimlerinden biri olarak göçün nedenleri, sonuçları, göç edenlerin gittikleri yeni mekâna uyumları, yeni toplumsal yapı ile ilişkileri, cevabı aranan sorulardan başında gelmektedir. 2012 yılında Suriye iç savaşı ile birlikte, kitlesel bir göç hareketi başlamış ve uzun sınır komşusu olan Türkiye dört milyona yakın göçmen gelmiştir. Bu nedenle Türkiye Suriye savaşı sonrası en çok göç alan ülke olarak konumlanmıştır. Suriye ile sınır olan illerden biri olan Gaziantep'te bulunan göçmen sayısı 13 Aralık 2019 resmi rakamlarına göre 453.379'dur. Gaziantep'e gelen göçmen gençlerin, göç etmeden önce içinde bulundukları ekonomik, sosyal ve kültürel düzeylere uygun bir biçimde yerleştikleri; kimlik oluşturma ve bir özne olarak var olma süreçlerinin de bu unsurlarla ilişkisel olarak gerçekleşmekte olduğu söylenebilir. Bununla birlikte göçmenlik durumundan kaynaklanan özel bir yoksunluk durumu da göz önünde bulundurulmalıdır. Ekonomik, sosyal ve kültürel olarak yoksunluk içinde olan gençlerin, bir kimlik var edebilme ya da özneleşme süreçlerinden bahsetmek pek mümkün görünmemektedir. Genel olarak kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortamda bulunma imkanı bulmuş olan göçmenlerin, bu süreçleri daha az hasarla atlatabildikleri, coğrafi olarak bulunduğu yeri ve kendisini çevreleyen toplumsal mekanı deneyimlemeleri mümkün olmuşsa, mekanla ilişkili bir özneleşme sürecinden bahsedilebilmektedir. Gaziantep her ne kadar göçmenlere kucak açan bir şehir olsa da kaçınılmaz bir şekilde yabancı olduklarını sürekli hatırlatabilecek, bir çok argümanı da içinde barındırabilecek kültürel koda sahip bir şehir olarak değerlendirilebilir.

GençlerGöçmenlerKimlik+7
Fatma Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Neoliberal kapitalizmde zanaatkâr kimliği: Gaziantep'te usta kimliği ile postmodern dünya arasındaki ilişki

Gaziantepli zanaat ustası için üretmek, hayatın kendisidir. Kendisini üretmeye adayan Usta için çalışma, yaşamı sürdürmenin temelini emek üzerine inşa etmektir. Neoliberalizmin piyasaya kendini yayması ile birlikte, çalışmanın amacı, para kazanmak olmuştur. Usta, buna direnmeye çalışır. Benliğini bu ideolojiden korumaya çalışır. Zanaatın doğası, işi kendisi için iyi yapmaktır. Neoliberal ideoloji ise var olan her şeyi sermayenin dönmesini sağlayan çarka eklemlemeye çalışır. Neoliberal ideolojinin dünyası ile zanaat ustasının dünyası, çatışır. Doğan gerilim, Usta benliğini ne kadar dirense de dönüştürür. Benliği parçalanır.

GaziantepMesleki kimlikNeo-liberalizm+3
Berna Akdeniz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors