Doç. Dr. Hasan Said Tortop danışmanlığındaki tezler

14 tez · İstanbul Aydın University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün / özel yetenekli öğrencilere yönelik destek eğitim odası uygulaması: Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için destek eğitim odaları uygulamasına dahil olan İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ilkokul sınıf öğretmenlerinin; Okullardaki destek eğitim odası uygulamaları hakkında görüş ve önerilerini ve destek eğitim odalarında çalışan sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeylerini belirlemektir. Çalışma, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesindeki ilkokullarda görev yapan ve destek eğitim odası eğitimi almış 23 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma (Mixed) model araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, veriler 13 açık uçlu sorudan oluşan "Özel Yetenekliler İçin Destek Eğitim Odaları Görüşler Formu" ve "Üstün Yeteneklilerin Eğitimine İlişkin Öz yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile nicel veriler ise SPSS programı ile analiz edilmiş olup güvenirlik ve geçerlik araştırmacı ve uzmanlar tarafından sağlanmıştır. Araştırma sonucunda destek eğitim odası eğitimi almış ve bu odalarda çalışan sınıf öğretmenlerinin büyük çoğunluğu verilen hizmet içi eğitimin yetersiz olduğunu belirtmiş, bu eğitimlerin öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerine yönelik farklılaştırılmış öğretim tasarımı hazırlayabilme yeterliliklerini yetiştirecek şekilde olmasını beklediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca yine fiziki ortamın iyileştirilmesi gerektiği, öğrencilerin potansiyellerini artırabilmeleri ve becerilerinin ortaya koyabilmeleri için gerekli donanım ve eğitim materyallerinin teknolojik gelişmelere uygun karşılandığı bir destek eğitimi odası beklentisi içerisinde oldukları belirlenmiştir.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıSınıf öğretmenliği+6
Batuhan Nar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda tablet bilgisayar yoluyla sunulan etkinlik çizelgesi ile dosyadan sunulan etkinlik çizelgesinin etkililiğinin karşılaştırılması

Özel eğitimin bir grubu olan otizm spektrum bozukluğu gösteren bireylerin eğitimleri gelişimsel açısından oldukça önemlidir. Bu çocukların eğitiminde kullanılan önemli eğitimsel araçlardan bir de etkinlik çizelgeleridir. Gelişen teknoloji özel eğitim gereksinimi olan bireylerin eğitimlerinde de önemli katkılar sunmaktadır. Geleneksel etkinlik çizelgeleri yerine tablet tabanlı etkinlik çizelgesi ile yapılan uygulamanın etkililiği araştırmanın amacıdır. Bunun için İstanbul ilinde bir özel eğitim kurumunda eğitim gören iki öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni olarak 3 hedef davranış (tişört giyme, el yıkama ve uçak yapma ve boyama) belirlenmiştir. Araştırma modeli tek denekli deneysel desenlerden ABC desenine göre tasarlanmıştır. Uygulama sonucunda tablet ile yapılan etkinlik çizelgelerinin dosya ile yapılan etkinlik çizelgelerine göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. İlerideki çalışmalarda tablet ile yapılan etkinlik çizelgelerinin kullanımında etkili olabilecek farklı değişkenlerin etkisi araştırılabilir.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimEtkinlik+6
Yurtsever Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerinde dikkat ve konsantrasyon geliştirmeye yönelik öz yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi

Dikkat ve konsantrasyon becerileri bireyin hayatında kullanacağı önemli beceriler arasındadır. Bu becerilerin kazandırılmasında okulöncesi dönem oldukça önemlidir. Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerinde dikkat ve konsantrasyon geliştirmeye yönelik öz yeterlilik düzeyleri incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreninin İstanbul İlinde görev yapan okulöncesi öğretmenler oluştururken, örneklemini İstanbul İli Bahçelievler ilçesinde çalışan şans örnekleme metoduna göre seçilen 200 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde alınmıştır. Veri toplama araçları olarak demografik bilgi formu, Dikkat ve Konsantrasyon Becerilerini Geliştirme Öz Yeterlilik Ölçeği (DKBGÖ) kullanılmıştır. DKBGÖ, 24 maddeden ve 7 boyuttan oluşan 5'li likert tipte bir ölçektir. DKBGÖ'nün Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı 0,95 bulunmuştur. Araştırma sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin dikkat ve konsantrasyon geliştirmeye yönelik öz yeterlilik düzeyleri (X ̅= 4.00) ortalamanın üzerinde olduğu bulunmuştur. Alt problemler için yapılan analizler için yaş, kıdem, görev yapılan okul türü ve eğitim düzeyine göre öğretmenlerin dikkat ve konsantrasyon geliştirmeye yönelik öz yeterlilik düzeyleri anlamlı farklılık görülmemiştir (p<0,05). Ölçeğin diğer alt boyutlarının da sadece dikkat ile ilgili bilimsel bilgileri takip edebilme alt boyutunda yaşa göre anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (F(7,192))=1,069; p<0,05). Program geliştirmeci ve uygulayıcılara okulöncesi dönemde dikkat ve konsantrasyon becerilerini geliştirmeye yönelik okulöncesi öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Dikkat, Konsantrasyon,Öz Yeterlilik

DikkatKonsantrasyonOkul öncesi eğitim+4
Tansu Kübra Kestanlıoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerde matematiksel yaratıcılığı teşvik etme öz yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi

Çocukların önemli becerileri kazandığı kritik bir dönem olan okul öncesi dönemde, becerilerin kazanılmasında okul öncesi öğretmeni önemli bir role sahiptir. Bu dönemde çocuğun psikomotor, bilişsel, sosyal-duygusal ve dil gelişiminin yanı sıra yaratıcılık gelişiminin desteklenmesi onun, ileriki yıllarda yaşamını kolaylaştırması açısından önem taşımaktadır. Burdan yola çıkarak okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerde matematiksel yaratıcılığı teşvik etme öz yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma karma modelde olup, nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul ili, örneklemi ise Bahçelievler ve Küçükçekmece ilçeleri olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği ve Yarı-yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen öz değerlendirme ölçeği toplam puan ortalaması ise (X = 3.89) şeklinde olduğu bulunmuştur. Alt boyutlara bakıldığında ise en düşük ortalamanın Matematiksel Yaratıcılığı Geliştirici Öğretimsel Yöntemler konusunda olduğu görülmektedir. Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği öz-yeterlilik puanlarının kıdeme göre Öğretim Tasarımı Hazırlayabilme boyutunda farklılaştığı görülmektedir (p<0,05). Bu farklılaşmaya göre 25-30 yıllık öğretmenlerin lehine yöneliktir. Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği öz-yeterlilik puanlarının görev yapılan okul türüne göre de farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Bu farklılaşmaya göre devlet okulunda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanları, özel okulda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin diğer alt boyutlarından biri olan "Matematiksel Yaratıcılığı Geliştirici Öğretimsel Yöntemler" boyutunda ise özel okulda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarının, devlet okulunda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanından daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Nitel araştırma bulgularına göre okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel yaratıcılığı teşvik etmeye yönelik olarak benzer yöntemleri ve etkinlik temalarını tercih ettikleri ayrıca yaratıcılığı engelleyen tutum ve davranışların bilincinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Yaratıcılık, Matematiksel Yaratıcılık, Öz Yeterlilik

Matematik eğitimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+3
Bahar Sağlar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeyleri ile üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Okul öncesi dönemi yetenek gelişiminde için kritik bir dönemdir. Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeyleri ile üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma modeli nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de Kayseri ili merkezinde yer alan resmi ilkokullar ve bağımsız anaokullarında görev yapan 261 okul öncesi öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları; Üstün Yetenekliler Eğitimine İlişkin Öz yeterlilik Ölçeği, Üstün Yetenekliler Eğitimi Bilgi Testi ve Üstün Yetenekliler Eğitimi Algı Testi kullanılmıştır. Bu ölçekler 5'li likert tipte ölçeklerdir. Veri analizinde yüzde, frekans ve pearson momentler çarpıı kullanılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda okul öncesi öğretmenlerin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlilik öz yeterlik ve algı düzeyleri yüksek çıkmıştır. Ancak okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara yönelik bilgi düzeyleri düşük çıkmıştır. Okulöncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlilik, algı ve bilgi düzeyi ölçüm verileri eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<0.05). Okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitime ilişkin öz yeterlik düzeyleri, üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgi düzeyleri arasında anlamlı ilişkiye bakıldığında; okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlilik düzeyleri ile üstün yetenekli çocuklara yönelik algı düzeyleri arasında pozitif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=.813) bir ilişkini olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlilik düzeyleri ile üstün yetenekliler eğitimi bilgi testi düzeyleri arasında negatif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=-.790) bir ilişkini olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklara yönelik algı düzeyleri ile üstün yetenekliler eğitimi bilgi testi düzeyleri arasında negatif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=-.776) bir ilişkini olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli, Öz yeterlilik, Algı, Üstün Yetenekliler Eğitimi Bilgisi

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÖz yeterlilik+4
Merve Sarar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterliliklerinin ve öz-düzenlemeli öğretimi kullanımları hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Okulöncesi ve ilkokul dönemi öğrencilerin önemli becerilerinin kazanıldığı kritik bir dönemdir. Bu becerilerin kazandırılmasında okulöncesi ve sınıf öğretmeni kilit roldedir. Bu dönemde öğrencinin kendi öğrenmelerini kontrol edebilen birey haline gelmesini sağlayan öz düzenleme becerilerinin kazandırılmasına yönelik okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterliklerinin belirlenmesi bu tezin amacıdır. Araştırma karma modelde olup, nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenin İstanbul İli oluştururken, araştırmanın örneklemi Bayrampaşa, Bahçelievler, Zeytinburnu ve Bakırköy ilçeleri belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Öz-Düzenlemeli Öğretime Yönelik Öz yeterlik Ölçeği ve Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği toplam puan ortalaması ise (X ̅=4,29) şeklinde olduğu bulunmuştur. Alt boyutlara bakıldığında ise en düşük ortalamanın Üstbilişsel Beceri Öğretimi konusunda olduğu görülmektedir. Öz düzenlemeli Öğretime İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği öz yeterlik puanlarının cinsiyete göre sadece Bilişsel Beceri Öğretimi boyutunda farklılaştığı görülmektedir (p<.05). Bu farklılaşma kadın öğretmenlerin lehine yöneliktir. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği ve alt boyutlarından ise Yönetimsel Beceri Öğretimi, Bilişsel Beceri Öğretimi puan ortalamaları eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermektedir (p<.05).Nitel araştırma bulgularında da öğretmenlerin öz düzenleme becerilerinin öğretimine yönelik hizmet içi eğitim alma konusunda istekli olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin yapılması düşünülen hizmet içi eğitimin modüller şeklinde, uygulamalı, etkinlik örneklerinin verilmesi şeklinde olması gerektiği belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öz Düzenleme Becerileri, Okul Öncesi Dönem, İlkokul Dönemi, Sınıf Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni

Okul öncesi öğretmenlerSınıf öğretmenliğiÖz düzenleme becerisi+3
Büşra Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görme engelli bireylerin erişilebilir teknolojik araç kullanım düzeylerinin yaşam doyumlarına katkısı hakkında görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, erişilebilir teknolojik araç kullanım düzeylerinin görme engelli bireylerin yaşam doyumlarına katkısının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilindeki kartopu örnekleme çeşitlerinden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiş 7'si erkek, 6'sı kız olmak üzere 13 yetişkin dönemindeki görme engelli birey oluşturmaktadır. Bu araştırmada katılımcıların konuya ilişkin görüşlerinin tespit edilmesi için yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme yöntemi ve yaşam doyum ölçeği uygulanmıştır. Çalışmamızda uyguladığımız; araştırma yöntemi, karma model yöntemine göre tasarlanmış durum çalışmasıdır. Bu modelde nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılır. Nitel araştırma yönteminde, görüşme, gözlem ve döküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemleri kullanılarak olaylar doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir şekilde ortaya konulmaktadır. Yapılan görüşmelerin sonucu elde edilen görüşme metinlerinin analizinde içerik analizi kullanılarak, içerik analizi çeşitlerinden de "kategorisel analiz" gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel veri analizinde kategorizasyondan yararlanılarak iki verinin bulguları birbiri ile karşılaştırılmıştır. Engel durumlarından dolayı bireyler, özel ve kamusal alanda; eğitim eksikliği, destek ve ekipman eksikliği, önyargılar gibi fiziksel, çevresel ve toplumsal birçok sorunla karşılaşmaktadır. Bu durumların görme engelli bireylerde yetersizlik, korku ve bunalıma sebep olmaması, içe kapanık bir kişiliğe dönüşmemesi için eğitim ve destek büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bir insana bağlı yaşamak, ayrımcılık ve toplumsal önyargılar görme engelli bireylerin yaşam doyumu düzeylerini olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuzlukları azaltmak ve görme engelli bireylerin hayata kolay uyum sağlayabilmesi ve bir insana bağlı olarak yaşama durumunun onlara verdiği psikolojik yükten kurtulması adına, teknoloji ve onun insana sağladığı kolaylaştırıcı aletler devreye girmektedir. Bu sıkıntılar erişilebilir teknolojik araçlar sayesinde bir bakıma aşılmıştır. Araştırmanın sonucunda; görme engelli bireylerin yaşam doyum düzeyleri ve yaşam doyum düzeylerine katkı sağlayan erişilebilir teknolojik araçlar ve bu araçlara duyulan ihtiyaçlar, yeterlilikleri, ulaşılabilirlikleri ve yaşanan sorunların belirlendiği söylenebilir. Toplum, özel kurumlar ve devlet olarak yapılabilecekler hakkında önerilerde bulunulmuş ve bu alanda literatüre katkı sunması açısından önemli bir çalışma olması umulmuştur. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Görme Engelli, Erişilebilirlik, Teknolojik araçlar, Yaşam Doyumu

ErişilebilirlikGörme engellilerTeknoloji kullanımı+1
Serap Çifcibaşı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beklenmedik başarısızlık gösteren üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile akademik öz- yeterlik inançları, algıladıkları aile otorite stilleri ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek olan üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile akademik öz-yeterlik inançları, algıladıkları aile otorite stilleri ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, İstanbul ilinde öğrenim gören beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek olan 122 üstün yetenekli öğrenciye Okul Başarı Tutum Ölçeği-Revize Formu (OBTÖ-R), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Aile Otorite Stil Ölçeği ve Akademik Öz-yeterlik Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilen istatistiksel analizinde yüzde, frekans, t-Testi, ANOVA, pearson momentler çarpımı gibi istatistiksel hesaplamalar kullanılmıştır. Sonuç olarak beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek öğrencilerin okul başarı tutumlarında ve bu ölçeğin öğretmene yönelik tutum ve hedef değeri boyularında cinsiyete göre anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür (p<.05). Akademik öz-yeterlik ölçeği puanında cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir (p>.05). Okul değişkenine (Devlet ve Özel) göre akademik özyeterliği algısı özyeterlik ölçeği puanlarında ve ölçeğin öğretmene ve okula yönelik tutum ve hedef değeri alt boyutlarında devlet okulu lehine anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir (p<.05). Üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile benlik algısı (r=308), akademik öz-yeterlik (r=.531), ihmalkâr aile stili (r=.271), özerk aile stili (r=.342) anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. İlerideki araştırmalar üstün yetenekli öğrencilerin beklenmedik düşük başarısızlık olgusuna etki eden faktörlerin nitel olarak araştırılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekliler, Beklenmedik Başarısızlık, Benlik Saygısı, Okul Başarı Tutumu, Aile Otorite Stilleri, Akademik Öz-yeterlik

Aile otorite stilleriAkademik başarıBeklenmedik başarısızlık+7
Saadet Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite okuyan genç yetişkinlerin mobil telefon yoksunluğu korkusu (nomofobi) ile kişilik tipleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Günümüzde gelişen teknoloji, bazı bağımlılıkların hayatımıza girmesini sağlamıştır. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin nomofobi düzeyleri ile kişilik tipleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırma modeli, ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın örneklemi İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırma 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde yapılmış olup, 3. ve 4. sınıf okuyan 300 üniversite öğrencisine ölçekler uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, Yıldırım vd. (2015) tarafından uyarlanmış Mobil Telefon Bağımlılığı Ölçeği ve Tomrukçu (2008) tarafında uyarlanmış olan Beş Faktörlü Kişi Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-test, varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; Üniversite öğrencilerin nomofobik durumları ile dışa dönük kişilik puanları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (r=.232, p<.001). Üniversite öğrencilerin nomofobik durumları ile uyumluluk kişilik puanları arasında pozitif orta bir ilişki bulunmuştur (r=.461, p<.001). Üniversite öğrencilerin nomofobik durumları ile sorumluluk kişilik puanları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (r=.230, p<.001). Üniversite öğrencilerin nomofobik durumları ile duygusal denge kişilik puanları arasında negatif zayıf bir ilişki bulunmuştur (r=-.2184, p<.001). Üniversite öğrencilerin nomofobik durumları ile gelişime açıklı kişilik puanları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (r=.255, p<.001). İlerideki araştırmalarda, nomofobinin ortaya çıkmasında kişilik özelliklerinin nasıl etkilediğine yönelik nitel araştırma yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Nomofobi, Akıllı Telefon Bağımlılığı, Kişilik, Bağımlılık

Cep telefonuKişilikKişilik tiplemeleri+2
Hatice Öz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin öz-yeterliklerinin ve yaparken yaşadıkları zorluklar hakkında görüşlerinin incelenmesi

Bilimsel alan gezisi; drama, oyun, proje tabanlı öğrenme, gösterip yaptırma gibi önemli eğitimsel stratejilerden bir tanesidir. Hızla gelişen bilgi dünyasında öğrencinin bilgiyi birincil elden deneyimleyerek öğrenmesi kalıcı öğrenmenin gerçekleşebilmesi için önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmada okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin alan gezisi yapmaya ilişkin öz-yeterlikleri ve yaparken yaşadıkları zorluklar hakkında görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma metodları kullanılarak bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Araştırma örneklemi olarak İstanbul İlinde görev yapan okul öncesi ve ilkokul öğretmenleri seçilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin yaş, kıdem, mezun olunan okul gibi çeşitli parametrelere bağlı olarak öz-yeterlik düzeyleri belirlenmiştir. Öz yeterlilik düzeyler hesaplanırken t-testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Yapılan t- testi analizlerinde cinsiyet, branş bazlı ve okul türü kıyaslamaları gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet ve branş bazlı olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Buna karşın, okul türü bazlı kıyaslamalarda anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. ANOVA metodu kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde yaş, kıdem ve okul tipine göre öz yeterlilik düzeyleri değerlendirilmiştir. ANOVA sonuçlarına göre öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenler tarafından bilimsel alan gezisinin, etkili öğrenme, deneyimleyerek öğrenme, yerinde öğrenme ve yaratıcılık geliştirme konularında olan faydaları ön plana çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin motivasyonlarını ise öğrenciye deneyimleme fırsatı sunma, yerinde öğrenme fırsatı sunma, sosyal çevreye uyum sağlama fırsatı, pozitif yönlendirme ve etkili öğrenme ana başlıkları ile ifade etmişlerdir. Son olarak bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin yaşadıkları zorluklar ile ilgili olarak, öğrenci kontrolü, ulaşım zorluğu gezi planlama ve dikkat süresi gibi konular üzerinde durmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Bilimsel alan gezisi, nitel araştırma, nicel araştırma, öz-yeterlik düzeyi.

Bilimsel alan gezileriOkul öncesi öğretmenlerSınıf öğretmenleri+4
Gözde Uzbilir Özçelik
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin ego kimlik statüleri ile ebeveyn otorite stilleri ve sosyal değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin kimlik statüleri ile ebeveyn otorite stilleri ve sosyal değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemi yaş ortalamaları X ̅= 20.33 olan, yaşları 18-25 yaş aralığında değişen ileri ergenlikteki üniversite 1. ve 2. sınıflarda öğrenim gören 211 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı amaçlı örnekleme yöntemine göre seçilip, veri toplama araçlarını dolduracak bireyler random olarak seçilen üniversite öğrencilerine doldurulmuştur. Verilerin elde edilmesinde Ego Kimlik Süreci Ölçeği, Ebeveyn Otorite Ölçeği ve Sosyal Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizi ile parametrik bir test olan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve anlamlılık ilişkisi ile ilgili veriler ve ilişkinin yönünü belirlemek içinde Post Hoc testlerinden Tukey testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ego kimlik oluşum süreçleri ile yetkeci ebeveyn otorite stili arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ego kimlik oluşum süreçleri ile sosyal değerler arasında düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Ego kimlik oluşum süreçleri ile yaşa ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılaşma olmadığı bulunmuştur. Kimlik statülerinden başarılı kimlik ile yetkeci ebeveyn otorite stili arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Kimlik statüleri ile sosyal değerler asında anlamlı ilişki bulunmuştur. Fakülte ve bölümler ile sosyal değerler arasında sadece aile değerleri için Özel Eğitim Bölümü ve Hukuk Fakültesi arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Araştırma bulguları literatür taraması ve çalışma bulguları çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ergenlik dönemi, Ego kimliği, Ebeveyn otorite stilleri, Anne-baba tutumları, Sosyal değerler

Aile otorite stilleriBenlikErgenlik+3
Bayram Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerin "Mutluluk" kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı özel yetenekli öğrencilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemi, Özel Yetenekli olarak tanılanmış 6, 7 ve 8. Sınıfa devam eden 157 öğrencilerden oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesinde, Metaforik Algı Formu ve Kelime İlişkilendirme kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde Kesme Noktası tekniği ile birlikte nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Özel Yeteneklilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının sınıf seviyesi ve aile gelir düzeyi arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özel yetenekli öğrencilerin Kelime İlişkilendirme Testinde sayıca en fazla yazdıkları kelime sırasıyla; aile (27), tatil (21), yemek (21), ders (19), çikolata (18) olarak belirlenmiştir. En fazla kelime yazdıkları anahtar kavram ise "eğlence/hobi" olarak tespit edilmiştir. Özel Yeteneklilerin en fazla metafor ürettikleri kategoriler sırasıyla; fayda sağlayan olarak mutluluk (21), durağan olmayan bir duygu olarak mutluluk (10), bir macera olarak mutluluk (10), çok erken tüketilen olarak mutluluk (8)… belirlenmiş olup araştırmanın bulguları literatür taraması çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Özel Yetenekli Öğrenci, Mutluluk, Metafor, Mutluluk metaforları,

MetaforMetaforik algıMutluluk+3
Mesut Tohum
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

7-11 yaş arası özel gereksinimli öğrencilerin aile içi ilişkilerinin resim analizi yoluyla betimsel olarak incelenmesi: Sultangazi örneği

Bu çalışmada, (7-11 yaş) özel gereksinimli çocukların resimleri ve onların iç dünyalarını anlatmada resimlerin önemi ve rolü araştırılmıştır. Araştırmanın önemi; Çocukları yaşadıkları ruhsal durumlar hakkında konuşturmak oldukça zordur. Üstelik konuşturulması gereken özel gereksinimli bir çocuk olduğunda bunun daha zor olacağı kesindir. Duygularını sözel olarak ifade etmede zorlanan özel gereksinimli öğrenciler için oyun ve sanatsal çalışmaların iyi bir ifade aracı olacağı düşüncesinden yola çıkılarak bu çalışma hazırlanmıştır. Yapılan araştırma 7-11 yaş arasında özel gereksinimli olan 121 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Çalışma için İstanbul ili Sultangazi ilçesinde yer alan Atatürk Çiftliği İlkokulu, İstiklal İlkokulu ve Mehmetçik İlkokulu'nda yer alan kaynaştırma öğrencileri seçilmiştir. Öğrenci ailelerine "Aile Bilgi Formu", öğrencilere "Çocuk Bilgi Formu" ve "Bir Aile Resmi Çiz yönergesi" verilerek aile resmi yapmaları istenmiştir. Çalışma sonucunda yapılan aile resimlerindeki; bacadan duman çıkması, kâğıdın yoğunlukla kullanılan bölümü, çocuğun aile figürlerinde kendisini yerleştirdiği konum, aile içerisinde çizilmeyen kişi, yoğunlukla kullanılan renk veya renkler, güneş figürünün varlığı unsurları incelenmiş ve çocuk bilgi formunda elde edilen veriler ışığında değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde özel gereksinimli çocuklarında tıpkı normal gelişim gösteren çocuklar gibi ruhsal süreçler yaşadığı ve bunları ifade etmede zorluklar çektiği belirlenmiştir. Bu nedenle kendini ifade etmede zorluklar çeken ya da iletişime kapalı özel gereksinimli öğrencilere istenilen konuda resimler çizdirilerek veriler elde etmek mümkün olacaktır. Ancak unutulmaması gereken resim analizinden elde edilen verilerin kesinlik taşımadığı ve mutlaka başka veri elde etme araçlarının da kullanılması gerektiğidir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Resimleri, Özel Gereksinimli Bireyler, Sanatsal Eğitim, Aile, Aile İçi Sorunlar

Aile sorunlarıResimlerÇocuk resimleri+2
Ozan Çetin
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik STEM eğitimi öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi: İstanbul Aydın Üniversitesi örneği

STEM eğitimi öğrencilerin kurgulayarak ve yaşayarak 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasını hedefleyen, öğrencinin kendini sorgulama, hata bulma ve de bulunan hataya karşı alternatif yeni çözüm yolları bulmasını amaçlayan bir eğitim modelidir. Üstün yetenekli öğrencilerin gelişimlerinin desteklenmesi ile sosyal duygusal ihtiyaçlarına yönelik etkili bir müfredatın olması oldukça önemlidir. STEM eğitimi ile ilgili literatürde yerli ve yabancı kaynaklarda yeterli sayıda araştırma ve yayının olmaması bu konu hakkında çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışma ile okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik düzeylerinin ölçek yardımı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının STEM eğitimi ile fen, teknoloji, mühendislik ve matematik etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümünde öğretim gören 250 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi sahibi olma, akademik yayınları takip etme, STEM etkinliklerini uygulayabilmelerine ve öz yeterlilik düzeylerine yönelik sorular ile ölçek hazırlanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin demografik bilgileri ve taslak tutum ölçeğinden elde edilen veriler ile birlikte SPSS 19.0 programına girilmiştir. Bu çerçevede, madde havuzu 37 maddelik taslak ölçek haline getirilmiştir. Bu taslak ölçekle, okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel gelişimlerini teşvik etmeye yönelik öz yeterliliklerini ölçmekte yeterli olup olmadığı konusunda, iki eğitim bilimleri uzmanı, bir ölçme değerlendirme uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adaylarının sınıf öğretmenliği bölümü ile okul öncesi bölümü arasında STEM eğitimine yönelik ilişkisine bakıldığı ve sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek çıktığı görülmektedir. Diğer taraftan 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan öğretmen adaylarına yönelik öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. STEM eğitimini alan öğretmen adayları ile STEM eğitimi almayan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin karşılaştırıldığımız zaman, STEM eğitimi alan öğretmen adaylarının kendisine daha çok güvendiği, mentörlük yapabileceği, tasarımlarda bulunabileceklerine yönelik anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yüksek çıkması öğrencilerin bu becerilerini geliştirmesi adına önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, öğretmen eğitimi, öz-yeterlik düzeyi.

Aday öğretmenlerOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+7
Vildan Durmuş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Diğer danışmanlar