Theses supervised by Doç. Dr. Kubilay Çimen
12 theses · İstanbul Gelişim University
11-12 yaş grubundaki erkek yüzücülerin 8 haftalık core antrenmanlarının 50 ve 100 metre kelebek stil performansına olan etkisinin araştırılması
Yapılan araştırmada, 11-12 yaş grubunda bulunan erkek yüzücülere 8 hafta süresince uygulanacak Core antrenmanının 50 metre ve 100 metre kelebek stil yüzme performansı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan araştırmada core antrenman programının yüzme performansı üzerindeki etkisi araştırılacağı için deneysel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Tek bir grup üzerinde inceleme yapılacağı için tek grup ön test-son test deneysel desen uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul BBSK'de yer alan ve aynı grupta yüzen 11-12 yaş grubundaki 16 erkek sporcu yer almaktadır. Sporcular amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma kapsamında deney grubunda yer alacak sporculara 8 hafta süresince core antrenmanları uygulanmıştır. Ön test 8 haftalık antrenmanlara başlanmadan önce alınmıştır. Son test ise antrenman programı sonlandıktan sonra yapılmıştır. Uygulanan testler ve ölçümler içerisinde antropometrik ölçümler, fiziksel performans testleri ve yüzme performansının ölçülmesi yer almaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25,0 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde betimleyici istatistik bulguları elde edilmiştir. Grubun ön test ve son test ölçümleri arasında anlamlı fark olup olmadığının belirlenebilmesi için Wilcoxon testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda fiziksel performans testlerine bakıldığında plank testi değerlerinde ön test ve son test verileri arasında anlamlı farklılık yer almazken; mekik, şınav ve sağlık topu fırlatma testlerinde ön test ve son test ölçümleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca göre core antrenmanlarının 11-12 yaş grubu yüzücülerinin fiziksel performansları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu söylenebilmektedir. Yüzme performans testleri incelendiğinde 50 m yüzme performansı ve 100 m yüzme performansı ön test ve son test ölçümleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda, Core antrenmanlarının yüzme performansı üzerinde etkili olduğu ve sporcuların yüzme performanslarını geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Araştırma sonucunda yüzücülerin fiziksel performanslarını ve yüzme performanslarını artırması açısından, gelişim çağında yer alan sporcuların antrenman programına Core antrenmanları dahil edilmesi önerilmiştir.
Spor örgütlerinde mükemmeliyetçilik algısı ile kariyer planlama tutumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, spor örgütü çalışanlarının mükemmeliyetçilik algısı ile kariyer planlama tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Belirlenen amaç doğrultusunda, ilişkisel tarama yöntemi ve nedensel karşılaştırma yönteminden yararlanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak; anket tekniği uygulanarak, gönüllülük esasına dayalı, yüz yüze ve online veri toplanmıştır. Araştırmanın evrenini; İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Ticaret AŞ (Spor İstanbul) çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi; basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir ve 657 Spor İstanbul AŞ çalışanı, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği-H ve Kariyer Planlama Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi; IBM SPSS 25.0 programında yapılmıştır. Katılımcılara ilişkin kişisel bilgiler, envanter ortalamaları ve faktör puanları, frekans (f) ve yüzde (%) değerleri tespit edilerek verilmiştir. Ölçeklerin genelinin ve alt boyutlarının güvenirlik düzeylerinin belirlenmesi amacıyla güvenirlik analizi yapılmış ve "Chronbach Alfa Katsayısı" elde edilmiştir. İstatistiki işlem olarak araştırma amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezleri test etmek için, Mann Whitney U, Kruskal Wallis-H Testi ve Spearman Korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların mükemmeliyetçilik ve kariyer planlama düzeylerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak katılımcıların, mükemmeliyetçilik düzeyi ile kariyer planlama tutumları arasında, zayıf ve orta düzeyde olumlu yönde ilişkiler görülmektedir. Başka bir ifadeyle spor hizmet işletmesi çalışanlarının, mükemmeliyetçilik düzeyi geliştirildikçe, aynı doğrultuda kariyer planlama tutumları da gelişim gösterecektir. Ayrıca, katılımcıların kendine yönelik mükemmeliyetçilik ile kariyer planlama, kendini değerlendirme ve hedef belirleme boyutları arasındaki ilişki, diğerlerine yönelik mükemmeliyetçilik ile kariyer planlama, fırsatları tanıma boyutu arasındaki ilişki ve toplum tarafından dayatılan mükemmeliyetçilik ile kariyer planlama, hedef belirleme boyutu arasındaki ilişki dikkate değer bir büyüklüktedir. Katılımcıların cinsiyetlerine göre mükemmeliyetçilik düzeyi, diğerlerine yönelik mükemmeliyetçilik boyutunda, yaşlarına göre mükemmeliyetçilik tüm alt boyutlarında, eğitim durumlarına göre kendine yönelik mükemmeliyetçilik boyutunda, kurum içi statü, mesleki tecrübe ve hizmet içi eğitim alma durumlarına göre, kendine yönelik mükemmeliyetçilik ve diğerlerine yönelik mükemmeliyetçilik boyutlarında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların cinsiyet ve eğitim durumlarına göre kariyer planlama tutumları, kendini değerlendirme boyutunda, yaşlarına göre fırsatları tanıma, hedef belirleme ve plan oluşturma boyutlarında, statülerine göre kendini değerlendirme, fırsatları tanıma ve hedef belirleme boyutlarında, mesleki tecrübe değişkenine göre kendini değerlendirme, fırsatları tanıma ve plan oluşturma boyutlarında hizmet içi eğitim alma durumlarına göre kariyer planlama tutumları tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda, kurumların bir danışman, uzman vb. bir kişiden destek alarak çalışanlarını kariyer planlama doğrultusunda yönlendirilmeleri önerilmiştir. Böylece, çalışanların mükemmeliyetçilik düzeylerinin artırılabileceği ve beraberinde sunulan hizmetin kalitesinin artacağı öngörülmektedir.
COVID-19 salgını sürecinde pilates işletmelerinin organizasyon yapısı ve müşterilerinin algılanan hizmet kalitesinin belirlenmiş değişkenlere göre incelenmesi
Covid-19 salgını sürecinde pilates işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin belirlenmiş değişkenlere göre incelenmesi ve işletmelerin salgın öncesi ve sırasında alınan tedbirler, ekonomik etkiler, müşterilerin beklenti düzeyleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde hizmet veren 20 pilates işletmesi oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu işletmelerden hizmet alan 212 müşteri oluşturmaktadır. Görüşme formu için bu 20 işletmenin yöneticileri örneklem grubuna dâhil edilmiştir. Bu örnekleme yöntemi kolayda örnekleme yöntemi belirlenerek yapılmıştır. Çalışmadaki katılımcılar, gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca pilates işletmecileriyle organizasyon yapısı ile ilgili yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle soru-cevap şeklinde yapılan görüşmelerde pandemi sürecinin pilates işletmeleri üzerine olan etkileri incelenmiştir. İşletmelere ekonomik durumları, personel seçim kriterleri, alet ve ekipman yeterliliği, program güncelliği ve alınan tedbir uygulamaları ile ilgili organizasyon yapıları hakkında sorular yöneltilmiş olup bu sorular üç uzmanın görüşü alınarak oluşturulmuştur. Verilerin analizinde; pilates işletmeleri müşterilerinin demografik özellikleri bakımından hizmet kalitesi düzeylerinin farkını belirtmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t-test testleri uygulanmış olmaktadır. Çalışma sonucunda pilates işletmelerinde üyelerin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyleri, gelir düzeyi, tesis kullanım süresi durumlarının algılanan hizmet kalitelerine yönelik istatistiksel açıdan anlamlı bir etkinin var olduğu belirlenmiştir.
Türkiye'de COVİD-19 pandemi sürecinde alınan tedbirler ve gerçekleştirilen spor organizasyonlarının incelenmesi
2019 yılının sonların da Çin Halk Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan Covid-19 virüsü dünyayı kısa zamanda etkisi altına almış yüzbinlerce insanın ölümüne ve ülkelerin ciddi tedbirler almasına neden olmuştur. WHO ülkelere salgın ile alakalı yapması gerekenleri gün gün açıklayıp süreci yakından takip etmiştir. T.C. hükümeti ve sağlık bakanlığı önlemlerini en üst seviyede almış yurt dışından giriş çıkışlarda vakaların yüksek olduğu ülkelerden giriş çıkışları yasaklamıştır. Ülkemizde vakaların görülmesi ile birlikte T.C. hükümeti erken hareket ederek okulları tatil etmiş bütün spor organizasyonlarını iptal etmiş ya da ileri tarihe almıştır. Vakaların artması ile birlikte T.C hükümeti gerekli karantina tedbirlerini alarak sokağa çıkma yasaklarını getirmiştir. Yasaklarla birlikte insanlar evlerinde kalmış sosyal, alışılmış hayatlarında değişiklikler olmuş bu değişiklikler insanların yaşam kalitesini düşürmüş bedenen ve ruhen birtakım hastalıkların oluşmasına zemin hazırlamıştır. İnsanların Sosyal hayatlarındaki bütün alışkanlıklarda değişiklikler meydana gelmiş akraba ve aile bağları kuvvetli olan toplumumuzda ziyaretler yapılamamış düğün nişan kına gibi örf adetlerimizin iptali ya da sosyal mesafe kuralları çerçevesinde yapılması karara bağlanmıştır. Evde kalınan süreç içerisinde çevrimiçi eğitimler başlamış insanlar evde spor egzersizlerine yönelmiştir. Karantina süreci tüm dünyada ekonomiyi çok ciddi etkilemiştir. Dünya genelinde işsizlik oranlarında artışlar görülmüş bu durum en çok genç işsiz gurubunu etkilemiştir. Özellikle turizm taşımacılık ve spor sektörü pandemiden en çok etkilenen sektörler olmuştur. 2020 yılında yapılması planlanan birçok büyük organizasyonu iptal edilmiştir. Bunlardan en önemlileri 2020 Tokyo Olimpiyatları ve Avrupa futbol şampiyonası olmuştur. Bu organizasyonlar 2021 yılına ertelenmiştir. Bu ertelemelerin spor sektörüne ve ülkelere aynı zamanda geçimini bu işlerden sağlayan insanlara ekonomik olarak zararlara neden olmuştur. Alınan önlemlerin içerisinde en çok dikkat çekeni ise NBA'de olmuştur. NBA yönetimi aldığı kararla sezonun kalan maçlarını Orlando eyaletinde Walt Disney Bubble adını verdikleri komplekste dışarıdan izole edilmiş bütün sporcuların, görevlilerin dışarı çıkmadan müsabakalar bitene kadar bulaşma riskini engellemek için uyguladıkları ve sıfır vaka ile tamamlayarak aynı zamanda kar elde ederek tamamladıkları organizasyon olarak göze çarpmıştır. 2020 yılı içerisinde yavru vatan Kıbrıs'ımızın 46. Yılında şehit ve gazilerimizi anmak aynı zamanda genç nesillere farkındalık oluşturmak için "Bayrağımız Kulaçlarla Yavru Vatan Kıbrıs'a" maratonu pandemi kuralları çerçevesinde gerekli bütün sağlık ve güvenlik tedbirleri alınarak düzenlenmiş bizlere gurur kaynağı olmuştur. Pandemi sürecinin olumlu etkileri ise çevrimiçi alışveriş yani e-ticaret sektöründe artış gözlemlenmiştir. Dışarı çıkamayan insanlar sosyal medya kullanımında ve internet alışverişi yapmaya yönelmiş, bu yönelim kargo firmalarının mobil alışveriş uygulamalarının kullanımının artmasına neden olmuştur. Spor sektöründe yasaklamaların kalkması ile birlikte futbol maçları seyircisiz oynanmaya başlamış, bu durum kulüplerin bilet, kombine satışlarında ve maç günü gelirlerinde ciddi düşüş yaşanmasına ve ekonomik sıkıntılar yaşamasına sebep olmuştur. Hayatını spor yaparak idame ettiren profesyonel sporcuların evde kaldıkları süreç içerisinde her ne kadar evde antrenman yapsalar da evde yaptıkları antrenmanların yetersiz kalması sonucu performanslarında düşüşler yaşanmıştır. Dünya böyle bir virüse hazırlıksız yakalanmış ve her sektörde ciddi zararlara uğramıştır. Bu çalışma ile birlikte Covid-19 sürecinde dünyada, ekonomide, sporda, sosyal hayatta hangi kısıtlamalar getirilmiş ve bu kısıtlamaların sonucunda Ülkeler, organizasyonlar, kulüpler ve en önemlisi insanlar ekonomik olarak ve de fiziksel ruhen nasıl etkilendiğinin neden ve sonuçlarını araştırıp ileriki yıllarda yaşanacak bir pandemide ne tür önlemler alınması gerektiğine dair ülkelerin, kulüplerin ve insanların önlemlerini önceden almasını sağlayacak önerilerde bulunulmuştur.
Voleybol ve futbolcularda kendi kendine uygulanan miyofasyal gevşetme hareketlerinin akut esneklik, kuvvet ve denge üzerine etkisinin incelenmesi
İnsan vücudu birçok karmaşık yapıdan oluşmaktadır. Spor bilimciler, antrenörler ve spor camiası içerisinde yer alan kişiler esneklik motorik özelliği üzerine araştırmalara yer vermektedirler. Antrenman veya müsabaka öncesi bireylere hangi esneklik protokolü uygulaması yapılması araştırmalara sıkça konu olmuştur. Çalışmanın amacı voleybol ve futbol branşlarıyla ilgilenen bireylerin kendi kendine uyguladığı miyofasyal gevşetme uygulamalarının akut esneklik ve kuvvet, denge üzerine etkisini anlamlı veya anlamsız olup olmadığını irdelemektir. Araştırmaya, İstanbul ilinde bulunan Büyükçekmece Voleybol Akademi sporcuları 10 kız voleybolcu ve İstanbul Bafra Spor Kulübü futbol altyapı sporcuları 10 erkek sporcu katılmıştır. Kendi Kendine Miyofasyal Gevşetme(KKMG) hareketleri gruplara foam roller ile uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak öncelikle bireylerin antropometrik ölçümleri boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, beden kütle indeksleri ile çap ölçümlerinden biacromial, biiliak ve femur bikondiller alınmıştır; çevre ölçümlerinden göğüs, karın, uyluk çevreleri ölçülmüştür; uzuv uzunluklarından kol, gövde ve bacak uzunlukları tamamlandıktan sonra flamingo denge testi, stork denge testi, yüzüstü köprü(plank), baş üstü geriye sağlık topu atma testi ve gonyometre ile omuz, diz ve ayak bileği eklemleri ile kas esneklikleri testleri yapılmıştır. Veriler SPSS(Statistical Package for Social Sciences) 25. 0 paket programı kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin spss programı üzerinden tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır ve ardından verilerin normallik testi için Shapiro-Wilk analizi yapılmıştır. Grupların sonuçlarını istatistiksel olarak incelemek için Wilxocon testi uygulanmıştır. Gruplar arası farklılıkları belirlemek amacıyla Mann - Whtitney U Testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Denek gruplarından futbolcu ve voleybolcuların ön test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş, Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sağlık Topu Test(m) sonucunda ise anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0,05). Futbolcu ve voleybolcuların son test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş, Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sağlık Topu Test(m) sonucunda ise anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0,05). Futbolcu ön test- son test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş testinde anlamlı farklılık bulunmuş(p<0,05); Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) ve Sağlık Topu Test(m) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır(p<0,05). Voleybolcuların ön test- son test değerleri karşılaştırıldığında, Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş ve Sağlık Topu Test (m) testinde anlamlı farklılık bulunmuş(p<0,05); Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), ve Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır(p<0,05). Araştırmamızın sonucunda foam roller ekipmanının antrenman veya müsabakalarda kullanılmasına yönelik uygulamalarında futbolcu ve voleybolcular için ortak olarak latissimus dorsi kası esnekliğini ve omuz eklemi hareket açıklığının arttırdığı gözükmektedir. Voleybolcularda ise yapılan roller sonrası üst ekstrimite kuvvetinde artış görülerek bu özelliklere olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: kuvvet, denge, antropometrik, miyofasyal gevşetme, esneklik
Türkiye'de uçurtma sörfü (Kiteboard) branşı ve rekreasyonel turizm potansiyeli
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de uçurtma sörfü (kiteboard) tüketicilerinin profil ve beklentilerinin tespit edilerek uçurtma sörfünün rekreasyonel turizm potansiyeline etkisini incelemektir. Araştırmada, gözlem, yüz yüze görüşme ve diğer tüm olayların doğal ortamda gerçekçi bir biçimde ele alınarak analiz edildiği nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya, Türkiye'de uçurtma sörfü yapan 88 kişi katılmıştır. Araştırma konusu olan uçurtma sörfü özel bir alan olduğundan, katılımcıların belirlenmesinde gerekli tüm özen gösterilmiştir. Araştırmada, yaş önemli bir faktör olmadığı için göz önüne alınmazken katılımcıların cinsiyet, uzmanlık seviyeleri ve deneyim ve tecrübe düzeyleri dikkate alınmıştır. Bu araştırma sürecinde geçerlilik ve güvenirliğin sağlanması için katılımcılara araştırmanın yöntemi, süreci ve sonuçlarına yönelik çalışmalar açık ve ayrıntılı bir biçimde açıklanmış, görüşme dışı zamanlarda da katılımcılarla bir araya gelinmiş, uzun süreli bir etkileşim ortamında bulunulmuş, derinlemesine araştırma ve inceleme anlayışı (verilerin toplanması, analiz edilmesi ve değerlendirilmesi) benimsenmiş, verilerin toplanmasından analiz edilip sonuçlara ulaşılmasına kadar birbiriyle bağlantılı ve tutarlı bir süreç takip edilmiş, çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme tekniği tercih edilmiş, araştırma verileri ve sonuçları doğrulama amacıyla katılımcılarla paylaşılmış, ilgili diğer araştırmacılara sunularak görüşleri alınmıştır. Veri toplamak için yöntem olarak "görüşme formu yaklaşımı" kullanılmıştır. Görüşmeler, Eylül 2020 - Şubat 2021 tarihleri arasında, önceden haberleşerek görüşme tarihinde yapılmıştır. Katılımcılar soruları hiçbir şekilde baskılanmadan rahat bir biçimde cevaplandırmıştır. Her ihtimale karşın görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Görüşme formunda yer alan sorular cevaplara göre sınıflanarak yüzdelikleri değerlendirilmiştir. İki soru ise daha önceden belirlenen temalara göre özetlenip yorumlanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğu genel olarak, uçurtma sörfünün oldukça popüler bir spor dalı olduğunu, ekipman ve malzemelerinin oldukça pahalı olduğunu, uçurtma sörfü için oldukça uygun, düzenli rüzgar alan bölgeler olduğunu, bunun Türkiye için oldukça büyük turizm potansiyelinin taşıdığını, mevcut kullanılan alanların kontrol altına alınarak korunmasını, devlet ve federasyonun uçurtma sörfünün tanıtımı ve gelişimi konusunda gerekli desteği sağlaması gerektiğini bildirmişlerdir. Ekonomileri bu denli etkileyen bir hareketliliğe sahip olan turizm gelirlerinden Türkiye'nin de hak ettiği payı alması için uçurtma sörfü başta olmak üzere diğer rekreasyonel etkinlikler ve turizm türlerinin gelişimi konularında gerekli çabanın gösterilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, Türkiye Turizm Stratejisi–2023 Belgesi'nde belirlenen stratejik yaklaşımlar çerçevesinde yapılacak çalışmaların tamamlanması, geliştirilmesi öngörülen bölgelerdeki altyapı ve konaklama ihtiyaçlarının karşılanması durumunda, 2023 yılında 63 milyon turist ve 86 milyar $ dış turizm geliri elde edileceği tahmin edilmektedir. Bu anlamda, üç tarafı denizlerle çevrili uzun kıyı şeridine sahip Türkiye'nin uçurtma sörfü spor dalı için kullanılabilecek geniş imkanlara sahip olduğu, uçurtma sörfünün alternatif turizm potansiyeli bulunduğunu ve bu durumun değerlendirilmesi gerektiği söylenebilir. Uçurtma sörfünün turizm potansiyeli, bu spor dalının yaygın hale gelmesi, yapılacak yeni yatırımlar ve pazarlaması açsından önemli olduğu kadar, Türk turizminin sürekliliği bakımından da oldukça önemlidir. Elde edilen bulgular çerçevesinde rekreatif etkinlikler ve turizm açısından katkı sağlayacak önerilerde bulunulmuştur.
COVİD-19 pandemi sürecinde Dünya'da ve Türkiye'de yapılan spor organizasyonlarının (Açık ve kapalı spor organizasyonları örnekleri ile) genel değerlendirilmesi
Dünya tarihinde salgınlar, insanlığı her dönem tehdit etmiştir. Salgına maruz kalan çoğu topluluklar büyük ekonomik krizlerle boğuşmuş, salgının devam etmesi halinde toplumlar büyük yoksulluk ve sefalet içinde bir yaşam sürmüştür. İnsanlık tarihinde salgınların Milattan önce de var olduğunu yazılı kaynaklarda görmekteyiz. Bunun en güzel örneği, Kayseri'deki Kültepe kazılarında çıkarılan kil tabletlerde Hitit kralı Murşili'nin Veba duasıdır (Alparslan,2006). İnsanlık tarihinde yaşanmış salgın hastalıklar alınan tedbirleri incelemeden, günümüz Covid-19 Pandemisinin anlaşılıp yorumlanması oldukça güçtür. Covid-19 vakalarının birçok ülkede görülmesi sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü, ülkelerin korunması ve gerekli tedbirlerin hızla alınabilmesi için, dünyada Covid-19'un bir Pandemi olduğunu ilan etmiştir. Çok kısa bir süre içinde Kutuplar hariç tüm kıtalardan art arda gelen Covid-19 vaka haberleri, ülkelerin kendi içlerine kapanıp izolasyon uygulamasına neden olmuştur. Bu çalışmada, Dünyada ve Türkiye'de Covid-19 Pandemisinin spor sektörüne verdiği zararın bütün boyutlarıyla ele alınması amacıyla kronolojik bir çizelge oluşturulmuştur. Salgının spor dünyasında görülmeye başlaması ile bütün ulusal ve uluslararası organizasyonlar bir bir iptal edilmiştir. Birçok ülkenin Olimpiyat Oyunlarına sporcu göndermeyeceklerini açıklaması üzerine, IOC Başkanı ve Japon Hükümeti Yaz ve Kış Olimpiyat Oyunları tarihinde ilk kez görülen erteleme kararını kamuoyuna duyurmuştur. Bütün bu ertelenme ve iptaller nedeniyle Dünya spor ekonomisi ciddi yara almış ve tüm alt boyutları da bu durumdan etkilenmiştir. Türkiye spor ekonomisi de iptal ve ertelenmelerden kaynaklı olarak çok yönlü zarara uğramış, özellikle yayın hakları, sponsorluk, reklam ve maç günü gelirleri, sektör çalışanları da dâhil olmak üzere durumdan oldukça etkilenmiştir. Süreçlerle ilgili T.C Sağlık Bakanlığı, T.C Gençlik Spor Bakanlığı ve diğer ilgili birimlerin yaptığı açıklamaların dışında, birçok kuruluş da kendi bulunduğu durumu dikkate alarak açıklamalar yapmış ve alınması gereken önlemleri kamuoyuna duyurmuştur. Akabinde eğitim ve öğretimin süresiz askıya alınması sonucu okul sporları da yapılamamış ve çok sayıda organizasyon iptal edilmiştir. Salgın nedeniyle temaslı ve temassız spor dallarına uygulanan Covid-19 tedbirlerinin uygulanma biçimleri incelenmiştir. Bu süreçte eve kapanıp izole bir hayat süren toplum, E-spora yönelerek bu alanda ciddi bir artışa neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı Pandemiyle birlikte toplumun yaşadığı sosyal değişim, psikolojik, ekonomik sorunları derinlemesine incelemek, bacasız fabrika olarak bilinen spor endüstrisinde yaşanan olumsuzlukları sektörel bazda irdelemek ve bir anlamda Dünya'da ve Türkiye'de yaşanan krizi gözler önüne sermektir. Pandemi süreci içinde yapılan ve yapılamayan spor organizasyonlarının üzerinde durulmuş, açık ve kapalı spor organizasyonları olmak üzere iki alanda da inceleme yapılmıştır. Kapalı ve açık alan spor organizasyonlarında uygulanan güvenlik tedbirlerinin yeterli olup olmadığı, gerek resmi dokümanlar gerekse sahada yapılan gözlem ve yüz yüze çalışma ile analiz edilmiştir. Pandemi döneminde yapılan organizasyonların yerinde incelenerek yorumlanması, bundan sonra düzenlenecek organizasyonlarda standart Pandemi tedbirlerinin belirlenmesi bakımından önem teşkil etmektedir. Ayrıca bu çalışma 21. Yüzyıl içinde yaşanan Covid-19 Pandemi süreçlerinin derinlemesine analiz edilmesi ve etkilenen alanların görünür hale gelmesi açısından önem teşkil etmektedir. Bundan sonra bu tür salgınların olma ihtimaline karşı, spor endüstrisinde alınacak güvenlik ve ekonomik tedbirler için bilgi aktarımı sağlayacak ve muhtemel oluşacak başka salgınlara karşı hazırlıklı olunmasına katkı sağlayacaktır.
Pandemi sürecinde lise öğrencilerinin serbest zaman etkinliklerine katılım ve fiziksel egzersiz durumlarının incelenmesi
Yapılan araştırmada covid-19 pandemisi sebebiyle sokağa çıkma kısıtlamasına tabi tutulan lise öğrencilerinin, söz konusu süreç esnasında serbest zaman etkinliklerine katılımlarının ve fiziksel egzersiz yapma durumlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öğrencilerden demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, ailenin spor yapma durumu, herhangi bir okul sporuna yönelik lisansı olma durumu ve maddi yönden spor malzeme erişim sıkıntısı) elde edilecek olup serbest zaman egzersiz anketi (…ortalama ne kadar egzersiz yapıldığı…), serbest zaman ilgilenim ölçeği ve serbest zaman engelleri ile baş etme stratejileri ölçekleri aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Bakırköy ve Zeytinburnu ilçelerinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemde ise seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen 997'si Zeytinburnu 1088'i Bakırköy ilçesinde öğrenim gören toplam 2085 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan araştırma neticesinde elde edilen veriler SPSS 25,0 programında değerlendirilmiştir. Araştırma grubuna yönelik tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için de Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, serbest zaman engelleri ile baş etmede fiziksel aktivite ve egzersiz yapmanın etkili olduğu ve serbest zaman ilgilenimi üzerinde de olumlu etkiler bıraktığı görülmüştür. Söz konusu değerler üzerinde de cinsiyet, sınıf düzeyi, lisanslı spor yapma, ailede spor yapan üye veya üyelerin olması, maddi erişim sıkıntısı yaşamanın etkili faktörler olduğu ve bu doğrultuda lise öğrencilerinin fiziksel aktivite ve egzersiz yapma düzeylerini artırmaya yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeye göre de farklılıklar olduğu göz ardı edilmemelidir.
İstanbul ilindeki yüzme antrenörlerinin kişilik özellikleri ve iletişim becerilerinin incelenmesi
"İstanbul ilindeki yüzme antrenörlerinin kişisel özellikleri ve iletişim becerilerinin incelenmesi" isimli tez çalışmasının amacı yüzme antrenörlerinin sahip oldukları iletişim becerileri ve kişilik özelliklerinin tespit edilmesidir. Çalışmanın ilk aşamasında kavramsal çerçeveye yer verilmektedir. Yüzme sporunun çeşitli şekillerde (spor ve aktivite) ele alınmasının yanında, antrenörlük mesleğinin; kavramsal olarak ele alınması, özellikleri, Türkiye'de ve dünyada bu konuda verilen eğitime yer verilmektedir. Çalışmanın özelinde ise yüzme antrenörlüğü hakkında ayrıntılı bilgi aktarılmakta, bu noktada meslek olarak yüzme antrenörlüğü, mesleki özellik ve yeterliliklerin yanında sahip olunan görevlerin sınıflandırılması ön plana çıkmaktadır. Ayrıca demokratik ve otokratik liderlik örnekleri ışığında yüzme antrenörlerinin liderlik vasıfları, katkıları ve antrenör ile liderlik arasındaki ilişkinin irdelenmesi önem taşımaktadır. Beş faktör kişilik özellikleri temelinde dışadönüklük-içedönüklük, uyumlu kişilik, sorumlu kişilik, nevrotik kişilik ve gelişime açık kişilik yapıları analiz edilirken, çalışmanın temelini teşkil eden yüzme antrenörleri bazında ele alınmaktadır. Son olarak gerek iletişim becerileri ve gerekse kişilik özellikleri yüzme antrenörleri temelinde ele alınırken; antrenör ile sporcu ilişkisinin antrenörün sahip olduğu mesleki yeterlilikler, iletişime ilişkin becerileri, sahip oldukları kişilik özellikleri ile birlikte analiz edilmesi söz konusu olmaktadır. Çalışmamız içerisinde yüzme antrenörlerinin iletişim becerilerini ölçmeye yönelik olarak Korkut Owen ve Bugay (2014) tarafından geliştirilen "İletişim Becerileri Ölçeği", yüzme antrenörlerinin iletişim becerilerini ölçmek içinse Somer vd. (2000) tarafından geliştirilen "Beş Faktör Kişilik Ölçeği" uygulanmıştır. Anket çalışmasıyla elde edilen bulgular SPSS 25.0 isimli istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılacak olan araştırma neticesinde elde edilen veriler SPSS 25,0 programında değerlendirilecektir. Puanların normal dağılım durumlarının belirlenmesi için normallik testlerinin ardından Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmak sureti ile parametrik veya non-parametrik testler uygulanacaktır. Ölçeklerin örneklem grubu tarafından anlaşılma düzeyinin incelenmesi için Chronbach Alfa Katsayısı" elde edilecektir. Bunun akabinde ise yine SPSS programı aracılığı ile korelasyon analizleri yapılacaktır. Araştırmada kullanılan ölçeğin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı "İletişim Becerileri" ölçeği için güvenilirlik katsayısı 0,890 olarak, "Kişilik Testi" ölçeği için güvenilirlik katsayısı 0,940 olarak bulunmuş; araştırmada kullanılan ölçeklerin araştırmayı temsil etme gücünün çok yüksek derecede güvenilir olduğunu söylemek mümkündür.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği 10-14 yaş arası kız çocuklarının spor yoluyla güçlendirme projesinde özgüven ve benlik saygısı değerlerinin incelenmesi
Araştırmamızda, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği, 10-14 yaş aralığında Basketbol, Voleybol ve Badminton spor kursuna giden sosyoekonomik yönden dezavantajlı kız çocukların özgüven ile benlik saygısı düzeyleri arasında fark olup olmadığı açıklanmıştır. Düşük benlik saygısı ve özgüven eksikliği ergen yaştaki çocuklarda önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. İleriki hayatlarında daha sağlıklı bir yaşam tarzının oluşmasında sporun özgüven ile benlik saygısı arasındaki ilişki inceleyerek alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Spor yapmanın, bireylere yaşamları boyunca bedensel ve sosyal açıdan yararları vardır ve hayatın önemli bir bölümünü oluşturan ve gelişim dönemleri içinde önemli bir yere sahip olan ergenlik döneminde spor yapmanın ergenlerin bedensel ve ruhsal açıdan olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir. Ayrıca 10-14 yaş arası kız çocuklarının sosyoekonomik boyutları da ele alınmıştır.
Spor hizmet alanında çalışan kamu personelinin örgütsel iletişimlerinin iş tatmin düzeyleri üzerinde etkisi
Bu çalışmada, işletmelerde örgütsel iletişim ile iş tatmini arasındaki ilişkiyi keşfetmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda mevcut durumu belirlemeye yönelik nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada teorik altyapısı iki başlık altında incelenmiştir. İlk olarak iletişim kavramının tanımından başlayarak, örgütsel iletişim kavramları, örgütsel iletişimin önemi ve amacı, örgütsel iletişimin kanalları ve örgütsel iletişimden duyulan memnuniyet ele alınmıştır. İkinci bir konu olan iş doyumu kavramı açıklanarak iş doyumunun önemi ve amacı, iş doyumunu etkileyen faktörler ve iş doyumu sonuçları irdelenmiştir. Son olarak örgütsel iletişim ve iş tatmini kavramları temel alınarak aralarındaki ilişki "Örgütsel İletişim Ölçeği" ve "Minnesota İş Doyumu Ölçeği" kullanılarak SPSS analizi sonuçları ele alınmıştır. Araştırmanın popülasyonunu İstanbul ili Anadolu Yakası'nda bulunan belediye spor tesisi antrenör ve ofis çalışanları oluşturmaktadır. Basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılan çalışmada evren yaklaşık 500 kişiden oluşmaktadır. Bu nedenle örneklem için 217 katılımı yereli olmaktadır. Araştırmada bu hedef geçiliş ve toplam 372 kişi ile ölçek çalışması gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, "İstanbul ili belediye spor müdürlüğü spor işletmelerinde spor hizmet alanında çalışan personelin örgütsel iletişim ile iş tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır", "İş tatmini ile demografik özelliklerin arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır", "örgütsel iletişim ve demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır" sonuçlarına ulaşılmıştır.
Yerel yönetimlerde iş gören antrenörlerin örgütsel sinizm ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı yerel yönetimlerde iş gören antrenörlerin örgütsel sinizm ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul ili Başakşehir, Silivri ve Büyükçekmece ilçelerinde yerel yönetimde görev yapan antrenörler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde bu ilçelerde yerel yönetimde görev yapan 98 kadın ve 62 erkek toplam 160 antrenör yer almaktadır. Çalışmada Kalağan (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Örgütsel Sinizm Ölçeği" ve Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilen Polat (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Örgütsel Adalet Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik verileri hesaplanmıştır. Örgütsel sinizm ve örgütsel adalet arasındaki ilişkinin tespit edilmesi için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. İkili gruplar arasındaki farklılıkların analizi için Independent Samp T-test, ikiden fazla değişken içeren durumlarda One Way ANOVA testinden yararlanılmıştır. ANOVA testinde farklılık olması durumunda varyansların homojenliği varsayımı dikkate alınarak Tukey testi ile farklılıklar hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda yerel yönetimlerde iş gören antrenörlerin örgütsel sinizm ve örgütsel adalet algıları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Buna karşın cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve kurumda çalışma süresi değişkenine göre anlamlı farklılık saptanmamıştır.