Theses supervised by Doç. Dr. Hüseyin Çiçek
12 theses · Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Sağlık hizmetleri sunumunda kurumsal karne ve iş mükemmeliyeti ölçeklerinin sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesi
Sağlık bakım hizmetlerinde sağlık örgütlerinin performanslarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi ekonomik ve sosyal açılardan önemli bir konu halini almıştır. Sağlık hizmetlerinde geçerli ve güvenilir performans ölçümlerin ve değerlendirmelerin yapılabilmesi, sağlık hizmetleri sunumunda kalite göstergelerinin standardize edilebilmesine bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, uzun araştırmalar ve deneyimler neticesinde sağlık bakım hizmeti sunan örgütlerde, sağlık bakım hizmetlerinin uluslararası kalite standartlarına uyum sağlayabilmesi amacıyla, Sağlıkta Kalite Standartları'nı (SKS) geliştirmiştir. SKS'nin nihai hedefi Türkiye genelinde, uluslararası kalite standartları ve göstergeleri uygulayarak, sağlık örgütlerinin kalite seviyelerini iyileştirmektir. Anekdot niteliğindeki kanıtlar ve sayısız referanslar, sağlık örgütlerinde kalite standartlarının iyileştirilmesi gereğini savunmaktadır. Bu araştırma, bir kamu hastanesi kalite standartlarının, sağlık hizmetlerinden faydalanan hasta, hasta yakınları ve sağlık hizmeti sunan personelin sosyo-demografik göstergelerinin üzerinden değerlendirilmesini amaç edinmektedir. Araştırmada Kanji'nin İş Mükemmeliyet Modeli ve Kanji'nin Kurumsal Karne Modeli kullanılmıştır. Her iki modele ait iki adet ölçüm aracından faydalanılmıştır. Sağlık hizmeti sunanların kalite performansına dair algılarını ölçmek için İş Mükemmeliyet Ölçüm aracından yararlanılmıştır. Kurumsal Karne Ölçeği ise hasta ve hasta yakınlarının algılarının ölçülmesinde kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerde 10'lu Likert tipi ölçeklendirmeye yer verilmiştir. İş Mükemmeliyeti Ölçeğinde, mesleki statülerine göre hastanenin kalite standartlarına dair sağlık hizmeti sunanların tutum ortalamaları anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Kurumsal Karne Ölçeğinin cinsiyet değişkenine dair hasta ve hasta yakınlarının tutum ortalamalarında anlamlı bir ilişkiden söz edilememektedir. Bununla birlikte gelir düzeyleri, eğitim düzeyleri ve yaş değişkenlerine dair katılımcıların tutum ortalamalarında anlamlı bir ilişki söz konusudur. Bu araştırma, uluslararası standartlar gözetilerek sağlık hizmetlerinin kalitesini iyileştirmeye yönelik potansiyel bir çözüm olarak hazırlanan Sağlıkta Kalite Standartları'nın güvenilirliği yönünde, ampirik kanıtlar sunmaktadır.
Üniversitelerde iç kontrol sisteminin uygulanabilirlik düzeyine yönelik bir çalışma: Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi örneği
Teknolojik ve iktisadi gelişmeler, zaman içerisinde kuruluşları çok sayıda faaliyetin çok sayıda kişi ve karmaşık süreçlerle yürütüldüğü bir yapıya büründürmüştür. Bu durum kamu yönetimini, değişen çevre koşullarına uyum sağlamak ve değişimi yönetmek için yeni yönetsel araçlar geliştirmeye itmektedir. Yani günümüz çağdaş devlet anlayışı, kamu kaynaklarının daha iyi yönetimini ön plana çıkararak kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını esas alır. Bu temeli esas alan kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları son dönemde hız kazanmıştır. Özel sektör uygulamalarının kamuya uyarlanması olarak da tanımlanan Yeni Kamu Yönetimi yaklaşımının yaygınlaşması ile iç kontrol sistemi uygulamaları daha da önem kazanmıştır. Bu yaklaşım ile birlikte iç kontrol sistemi, yöneticilerin yönetim işlevini gerçekleştirmesinde önemli bir araç haline gelmiştir. Anahtar Kelimeler: İç Kontrol, İç Kontrol Bileşenleri, İç Kontrol Modelleri, Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Ülkemizde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uluslararası standartlara uygun bir iç kontrol sistemi çerçevesi oluşturulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu sistemin kamu kurumlarında oluşturulması ve yerleştirilmesi hususunda yetkili kılınmıştır. Bu tez çalışmasında, kurumlarda oluşturulan iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin, yönetici özellikleri ile ilişkili olduğu düşüncesinden hareket edilmiştir. Bu nedenle araştırma, kuruluşundan günümüze hızla gelişen ve gerek akademik ve idari yapısı gerekse eğitim-öğretim hizmeti sunan birimlerinin çeşitliliği ile oldukça büyük ve karmaşık bir yapıya bürünen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi birimlerinin yöneticilerini kapsamaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı, bu alanda yapılan diğer çalışmalarda kullanılan ölçeklerin incelenmesiyle elde edilmiştir. Bu ölçme aracı, evreni oluşturan yöneticilere doğrudan uygulanmış ve bulgular analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, kurumda oluşturulan iç kontrol sistemi boyutlarının birbirleri ile ilişkili olduğu, iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin genel olarak iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca iç kontrol sistemi boyutlarının uygulanma düzeylerinin Üniversitenin birimleri arasında ve bu birimlerin yönetici özelliklerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.
İş yaşamında yalnızlık algısının kariyer gelişimi üzerindeki etkisi: İstanbul'daki mağaza çalışanları üzerinde bir alan araştırması
Günümüz koşullarında insanlar kariyer gelişimlerini planlayarak elde ettikleri bilgi, beceri ve tecrübelerinin yardımıyla iş yaşamlarında gelmeyi amaçladıkları noktaya ulaşmaya çalışmaktadır. Bu süreç içerisinde çalışanların kişisel değerleri, tutumları ve iş yaşamındaki yalnızlık algıları kariyer gelişimlerini etkilemektedir. Burada bireylerin kişisel değerlerinin oluşumunda içinde bulunduğu iş çevresinin etkili oluğunu söyleyebiliriz. İş yaşamı, sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla bir araya gelerek belirli bir amaç doğrultusunda performanslarını sergiledikleri ortamlardır. Bu doğrultuda, örgüter kendi amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, çalışanının bireysel gereksinimlerinden etkilenmektedir. Günümüzde en başta gelen bu tür gereksinimler hiç şüphesiz çalışanın hem psikolojik ihtiyacı hem de diğer insanlarla olan sosyal ilişkiler ihtiyacıdır. Çalıştığı örgütte bu ihtiyaçlarını karşılayamayan bireyler kendilerini iş yaşamlarında yalnız hissedebilmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı mağaza çalışanlarının iş yaşamındaki yalnızlık algılarının kariyer gelişimine etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, bu araştırmanın örneklemini İstanbul'da bulunan Hiltown AVM'nin 344 mağaza çalışanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Ankette, birinci bölümde iş hayatında yalnızlık ölçeği, ikinci bölümde kariyer geliştirme ölçeği ve üçüncü bölümde demografik veriler yer almaktadır. Elde edilen veriler SPSS İstatistik Paket Programı kullanılarak analiz edildi. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma, faktör ve güvenilirlik analizi, korelasyon ve çoklu regresyon analizi yöntemleri kullanılmış ve toplanan veriler araştırmanın amacına uygun olarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda iş yaşamında yalnızlık algısının duygusal yoksunluk boyutu ile kariyer gelişimi arasında bir etkiye sahip olmadığı, ancak sosyal arkadaşlık boyutu arasında anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bu bulgu, sosyal arkadaşlık boyutuna sahip mağaza çalışanlarının kariyer gelişimine önem verdiğini gösterirken, duygusal yoksunluk boyutuna sahip mağaza çalışanlarının kariyer gelişimine önem vermediğini göstermektedir.
Aile ve akademisyen desteği ile iş bulma kaygısı ilişkisinde psikolojik sermayenin aracı rolü: Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği Programı öğrencileri üzerine bir araştırma
Kişilerin dünyaya geldikleri andan itibaren içinde bulundukları aile, zorlu süreçlerde bireylerin yanlarında olarak onlara gerekli bakımı ve desteği sunmaktadır. Akademisyen desteği de bilhassa üniversite çağındaki gençlerin hayatında etkili olan destek kaynaklarındandır. Öğrenciler, akademisyenlerinin desteğiyle kariyerlerine yön vererek kaygılarını azaltabilmektedirler. Bireylerin olumlu gelişim durumu olan psikolojik sermaye kavramı da öğrencilerin aile ve akademisyen desteğini arttıran bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde üniversite çağındaki gençlerin iş bulmaya dair kaygılarının yoğunlukta olduğu düşünüldüğünde hem aile desteği hem akademisyen desteği hem de psikolojik sermaye, öğrencilere yardımcı olabilecek konumdadır. Üniversite öğrencilerinin, iş bulma kaygılarını azaltmak uğruna yapılacaklar, bu noktada aile ve akademisyen desteğinin önemi, psikolojik sermayenin bu ilişkideki yeri ve önemi çalışmada üzerinde durulan hususlardandır. Araştırmanın uygulama alanı, Burdur ilinde sivil hava ulaştırma işletmeciliği programında öğrenim görmekte olan 238 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada aile desteğini ölçmek amacıyla Şeker ve Kaya tarafından 2018 yılında geliştirilmiş olan aile desteği ölçeği ve akademisyen desteğini ölçmek için de Gök ve Aydın tarafından 2017 yılında geliştirilmiş olan yükseköğretim öğrenci mentörlük ölçeği kullanılmıştır. İş bulma kaygısını ölçmek amacıyla Demir ve Kartal tarafından 2016 yılında geliştirilmiş olan ölçek kullanılmıştır. Öğrencilerin psikolojik sermayelerini ölçmek amacıyla Çetin ve Basım tarafından, 2012 yılında Türkçe' ye uyarlanmış olan psikolojik sermaye ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, aile desteği ile iş bulma kaygısı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, akademisyen desteği ile iş bulma kaygısı arasında ise anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik sermaye ile iş bulma kaygısı arasında da anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada son olarak aile ve akademisyen desteği ile iş bulma kaygısı arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin bir aracı rolünün olup olmadığına bakılmıştır. Aile desteği ile iş bulma kaygısı ilişkisinde psikolojik sermayenin aracılık rolüne gerekli şartlar sağlanmadığı için bakılamamıştır. Akademisyen desteği ile iş bulma kaygısı arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracılık rolüne bakıldığında ise aracılık rolünün anlamlı çıkmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, İş Bulma Kaygısı, Aile Desteği, Akademisyen Desteği, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği
Engelli çalışanların iş yaşam kalitelerinin örgütsel sosyalleşme üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma: Burdur ili örneği
İş yaşam kalitesi çalışan hayatı için önemli bir unsur haline gelmiştir. İş yaşamlarında rahat eden iş gücünün pozitif etkileri işletmeye olumlu bir şekilde yansımaktadır. İş yaşam kalitesinin yüksek olması örgüt içerisindeki sosyalleşmeyi artıracağı düşünülmektedir. Değişen dünya düzeninde işletmelerin rekabet edip hayatta kalmaları sürdürülebilirlikleri ile bağlantılıdır. İş gücü işletme açısından önemli bir unsurdur. İş görenlerin düzenli bir şekilde işletmeye gelmelerini sağlayan iş ortamının bulunması, işletme açısından önemli bir konudur. Bu araştırmanın temel amacı çalışan engelli bireylerin iş yaşamlarındaki kalitelerinin belirlenmesi ve iş yaşam kalitesinin engelli bireylerin örgüt içerisindeki sosyalleşmeleri üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu araştırma Burdur ilinde çalışan engelli bireyler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde demografik yer almaktadır. İkinci bölümde iş yaşam kalitesi ölçeği yer almaktadır. Anketin son bölümünde örgütsel sosyalleşme ölçeği yer almaktadır. İş yaşam kalitesinin örgütsel sosyalleşme üzerinde etkisini tespit etmek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre iş yaşam kalitesinin örgütsel sosyalleşme üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Yaşam Kalitesi, Yaşam Kalitesi, Örgütsel Sosyalleşme, Engellilik Kavramı, Engelli Bireyler
Belirsizliğe tahammülsüzlük algısı ve kariyer uyum yetenekleri kıskacında iş bulma kaygısı
Zihinsel ve duygusal özelliklerden oluşan kariyer uyumu, bireyin iş dünyasına atılmasında ve başarısını sürdürmesinde önemli bir role sahiptir. Bu açıdan değerlendirildiğinde bireyin kariyer uyumunun, iş bulma kaygısı ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi üzerindeki etkisi kaçınılmaz bir durumdur. Diğer yandan bireyin alması gereken kararlarda önemli bir rolü bulunan belirsizliğe tahammülsüzlük, iş bulma konusunda yaşanan kaygıdan ayrı olarak düşünülmesi mümkün değildir. Bu amaçla, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde öğrenim gören 1241 öğrenci üzerinde anket yöntemi kullanılarak araştırma yapılmıştır. Ankette Buhr ve Dugas (2002) tarafından geliştirilen Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Savickas ve Profeli'nin (2012) geliştirdiği Kariyer Uyum Yeteneği Ölçeği ve Demir (2016) tarafından geliştirilen İş Bulma Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, bireyin kariyer uyum yeteneklerinin hem belirsizliğe tahammülsüzlük hem de iş bulma kaygısı üzerinde anlamlı bir etkinin ve aralarında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca belirsizliğe tahammülsüzlüğün iş bulma kaygısı üzerinde doğrudan etkisinin bulunduğu ve aralarında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu da belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre, kariyer uyum yetenekleri boyutlarından kaygı ve kontrol boyutunun belisizliğe tahammülsüzlük üzerinde en fazla etkiye sahip olan değerler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda, kaygı ve güven boyutunun iş bulma kaygısını en fazla etkileyen değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. İş bulma kaygısı üzerinde en fazla etkiye sahip olan belirsizliğe tahammülsüzlük boyutunun ise belirsizlik stres verici ve üzücüdür olduğu saptanmıştır. Demografik değişkenler bağlamında yapılan fark analizi sonuçları değerlendirildiğinde, öğrencilerin cinsiyetleri bağlamında; belirsizliğe tahammülsüzlük ve iş bulma kaygısında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrenim görülen bölüm ve bölüme isteyerek gelme açısından; tüm ölçeklerde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğrencilerin ailelerinin ekonomik gelirleri bağlamında; kariyer uyum yeteneği ve iş bulma kaygısında anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaş faktörü değerlendirildiğinde ise belirsizliğe tahammülsüzlükte anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin mezun olduktan sonra çalışmayı düşündükleri sektör bağlamında; iş bulma kaygısında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.
İş becerikliliğinin iş yerinde mutluluğa etkisi: Algılanan örgüt ve çalışma arkadaşı desteğinin rolü
Her geçen gün yeni kuşakların iş sektörlerine katılımıyla değişen işin anlamı hiç kuşkusuz işletmeler açısından da hissedilmektedir. Yeni gelişen iş sektörleri, bu sektör için gerekli yeterlilikler, bu yeterliliklere özgü alınan eğitimler daha kalifiyeli çalışan istihdamı oluşmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda yaşamının büyük çoğunluğunu iş yerinde geçiren insanlar için çalışma ortamları da bir o kadar önem arz etmektedir. İş sektörlerinde zamanla değişen işin anlamı gerek istihdam gerekse sürdürülebilirlik açısından işletmeler için hayatı önem arz etmektedir. Bu çalışma, çalışanların işlerinde kendi disiplinlerine göre düzen almalarını belirten iş becerikliliği davranışı onları iş yerinde mutlu edip etmediklerini incelemekte, algılanan örgüt ve çalışma arkadaşı desteğinin mutluluğa etkisinin ne şekilde ve ne derecede olduğunun belirlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında Aydın/Çine ilçesindeki maden işletmelerinde yer alan çalışanlar belirlenmiştir. Anket ve kolayda örneklem yöntemiyle veri toplanmış olup 258 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma bulgularında iş becerikliliği davranışı iş yerinde mutluluğu etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu etki de algılanan örgüt desteği ve algılanan çalışma arkadaşı desteği düzenleyici rol oynamaktadır.
Z kuşağı bireylerin A ve B tipi kişilik özelliklerinin bireysel kariyer planlama üzerine etkisi: Isparta ili örneği
Bu araştırmanın amacı günümüz yenilenen ve gelişen teknolojinin bir parçası olan Z kuşağındaki bireyleri temsil eden lise öğrencilerinin A ve B tipi kişilik özelliklerinin bireysel kariyer planlamaları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, bu araştırmanın örneklemini Isparta İl ve İlçesinde eğitim ve öğrenim gören lise öğrencilerinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin, birinci bölümde kariyer planlama ölçeği, ikinci bölümde A ve B tipi kişilik ölçeği ve üçüncü bölümde demografik veriler yer almaktadır. Elde edilen veriler SPSS 20 ve AMOS Programları kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma, doğrulayıcı faktör ve güvenilirlik analizi, korelasyon, çoklu regresyon analizi, bağımsız örneklem T-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yöntemleri kullanılmış, toplanan veriler araştırmanın amacına uygun olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda A tipi kişilik özelliklerinin işe verilen önem, hıza verilen önem boyutlarının, bireysel kariyer planlamanın kariyer uyumluluğu ve kariyer iyimserliği boyutları üzerinde anlamlı ilişki ve etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Lider-üye etkileşiminin yenilikçi iş davranışına etkisi: Kariyer tatmininin aracı sektör deneyiminin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma
Düzenleyici-aracı modelin test edildiği bu araştırmada, lider-üye etkileşiminin (LÜE) kariyer tatmini aracılığıyla yenilikçi iş davranışı (YİD) üzerindeki dolaylı etkisinin çalışanların sektör deneyimine bağlı olacağını varsayan modelin test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Denizli ilinin organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren tekstil işletmelerinde çalışan 302 kişi üzerinde alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Alan araştırması sırasında kolayda ve kartopu örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Ayrıca, sosyal izolasyon ve sosyal mesafe kuralları gereği üçüncü kişilerle yakın temastan kaçınılmış, soru cevap şeklinde yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Uygulanan anketlerde, bu araştırma kapsamında geliştirilen iki soruya yanıt aramıştır. Bunlar; (1) Tekstil çalışanlarının sahip olduğu LÜE'nin YİD üzerindeki etkisinde kariyer tatmininin aracı rolü var mıdır? (2) Tekstil çalışanlarının sahip olduğu sektör deneyimleri, LÜE'nin kariyer tatmini aracılığıyla YİD üzerindeki etkisini nasıl düzenlemektedir? Araştırma sonucunda ilk olarak, LÜE'nin kariyer tatmini aracılığıyla YİD üzerindeki dolaylı etkisinin anlamlı olduğu bulgulanmıştır. Diğer bir deyişle, çalışanların liderleri ile olan etkileşiminin kariyer tatmini aracılığıyla YİD'nı artırdığı tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuç, çalışanın lideri ile olan olumlu etkileşimi arttıkça, kariyer tatmininin de artacağını ve dolaylı olarak YİD sergileyeceğini ifade etmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen bir diğer önemli sonuç ise, LÜE'nin kariyer tatmini aracılığıyla YİD üzerindeki etkisinde sektör deneyiminin düzenleyici rol oynamasıdır. Bu sonuç, yüksek sektör deneyimine sahip çalışanların düşük olanlara kıyasla kariyerlerinden daha az tatmin olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu sonuç LÜE'nin kariyer tatmini aracılığıyla YİD üzerindeki olumlu etkisinin yüksek sektör deneyimine sahip çalışanlarda daha düşük olduğuna işaret etmektedir. Elde edilen söz konusu bulgular doğrutusuda araştırmanın amacına ulaştığı düşünülmektedir.
İş motivasyonunun, bireysel mutluluğa ve iş performansına etkisi: Burdur ili örneği
Motivasyon kavramı organizasyonlarda iş gören bireylerin çalışma performanslarını ve mutluluk düzeylerini üst seviyede tutmasını sağlayan önemli bir unsurdur. Bu açıdan değerlendirildiğinde motivasyon kavramının bireysel mutluluk ve iş performansı üzerindeki etkisi kaçınılmaz bir durumdur. Diğer bir yandan motivasyon kavramının organizasyonlar açısından pozitif etkilerinin olması durumunun bundan ayrı olarak düşünülmesi mümkün değildir. Bu amaçla Burdur ilinde faaliyet gösteren 400 zincir market çalışanı üzerinde anket yöntemi kullanılarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Ankette Doğan ve Çötok, (2011) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu, Dündar ve arkadaşları (2007) tarafından Türkçe' ye uyarlanan Motivasyon Ölçeği, Çöl (2008) tarafından Türkçe' ye uyarlanan İş Performansı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre motivasyonun iş performansı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin ve aralarında anlamlı ve pozitif ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca motivasyonun mutluluk üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin ve aralarında anlamlı ve pozitif ilişkinin olduğu saptanırken, iş performansının, mutluluk üzerinde anlamlı ve negatif bir etkisinin ve aralarında anlamlı ve negatif ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenler bağlamında yapılan fark analizi sonuçları değerlendirildiğinde zincir market çalışanlarının medeni durumları bağlamında bekar bireyler ile evli bireyler arasında motivasyon düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Yaş faktörü değerlendirildiğinde ise içsel motivasyon ve iş performansı bağlamında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir değişken olan eğitim anlamında ise iş performansı bağlamında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
İş stresinin işe yabancılaşma üzerindeki etkisinde A tipi kişilik özelliklerinin aracı rolü: Organize sanayi bölgesi örneği
Aracılık rolü modelinin test edildiği bu çalışmada, iş stresinin işe yabancılaşma üzerindeki etkisinde A tipi kişilik özelliklerinin aracı rolü irdelenmiştir. Bu amaçla iş stresi, kişilik özellikleri ve işe yabancılaşma konuları incelenmiştir. Akabinde A tipi kişilik özellikleri ve boyutlarının işe yabancılaşma üzerinde aracılık rolü üstlenip üstlenmediğini belirlemek amacıyla birtakım test ve analizler yapılmıştır. Sırasıyla, iş stresinin işe yabancılaşma üzerine doğrudan etkisi, iş stresinin A tipi kişilik özelliklerine eskisi ve A tipi kişilik özelliklerinin işe yabancılaşma üzerine etkisi test edilmiştir. En son aşamada ise A tipi kişilik özelliklerinin iş stresinde işe yabancılaşmaya aracılık edip etmediği araştırılmıştır. Araştırma kapsamında Isparta Süleyman Demirel Organize Sanayi Bölgesindeki çalışanlara kolayda örnekleme yöntemiyle anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulaması ile 443 çalışandan veri toplanmıştır. Bu toplanan veriler yardımıyla kişilik tipleri ve boyutları ile iş stresinin ve işe yabancılaşmanın derecesi belirlenmeye çalışılmıştır. Bulgular, iş stresindeki artışla birlikte işe yabancılaşma oranında bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulguları, iş stresi ile işe yabancılaşma arasındaki ilişkide A tipi kişilik özelliklerinin kısmi aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, işletmelerin, çalışanların verimliliğini olumsuz yönde etkileyen iş stresini ve işe yabancılaşmayı en aza indirmek için çeşitli girişimlerde bulunabileceğini göstermektedir. Bu amaçla çalışanların kişilik yapılarının analiz edilmesi, işe alımlarda personel seçim kriterlerinin yeniden belirlenmesi, yeni bir çalışan eğitim modelinin geliştirilmesi gibi girişimler işletmenin verimliliğinin artmasını sağlayacaktır.
İş güvenliği farkındalığının iş performansı algısına etkisinde iş becerikliliğinin aracı rolü
Bu çalışmanın amacı, iş güvenliği farkındalığının iş performansı algısına etkisinde iş becerikliliğinin aracılık rolünün olup olmadığını araştırmaktır. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde iş sağlığı ve güvenliği kavramının tanımı, ilkeleri, amacı, önemi, tarihsel gelişimi açıklanmış ve iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışan önemli kuruluşlar ele alınmıştır. İkinci bölümünde ise iş becerikliliği kavramının tanımı, boyutları ile iş becerikliliği davranışı, iş becerikliliği motivasyonu, iş becerikliliğinin öncülleri ve sonuçları, iş becerikliliğinin etkileri detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş performansı kavramının tanımı, boyutları, kuramları, iş performansını etkileyen faktörler, performans yönetimi, performans yönetimi süreci, performans değerlendirme süreçleri, performans değerlendirme yöntemleri ve performans değerlendirmede yapılan hatalar hakkında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde araştırmanın metodoloji kısmı, tartışma, sonuç ve öneriler yer almaktadır. Çalışmada, Burdur Belediyesi çalışanlarına anket yöntemi uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler SPPS 25 Paket Programa veri girişleri yapılarak betimleyici analizler ile güvenilirlik testleri gerçekleştirilmiş, ardından bağımsız örneklem T-Testi ve One-Way Anova Testleri yapılmıştır. SPSS AMOS programında Doğrulayıcı Faktör Analizi ile Yapısal Eşitlik Modeliyle yol analizi uygulanmış, analiz neticesinde SPSS Process Modeli ile aracılık analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanı sonucuna göre iş güvenliği farkındalığının, iş performansı algısına etkisinde iş becerikliliğinin kısmi aracılık rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda, iş güvenliği farkındalığının, iş performansı algısı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin; iş becerikliliğinin, iş performansı algısı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin; iş güvenliği farkındalığının, iş becerikliliği üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Becerikliliği, İş Güvenliği, İş Performansı, Belediye Çalışanları