Theses supervised by Doç. Dr. Mustafa Mete

13 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Kargo firmalarına yönelik müşteri şikâyetlerinin tekrar satın alma davranışı üzerine etkisi

Son yıllarda lojistik sektöründe yaşanan gelişmeler ve internetin hayatımıza yerleşmesi ticari sınırları kaldırmış ve dünya genelinde ticaret hacmi inanılmaz bir düzeyde artış göstermiştir. Tüm bu gelişmeler kargo sektöründe bulunan firmaların iş yükünü her geçen gün artırmıştır. Kargo firmalarının iş yükünün artmasıyla beraber tüketicilere sunulan hizmetin niteliği düşmüş ve tüketici şikâyetleri artış göstermiştir. Bu çalışmanın amacı kargo firmalarına yönelik müşteri şikâyetlerini ortaya koymak ve bu şikâyetlerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu kapsamda 2021 yılı içinde kargo hizmeti satın almış 410 tüketiciye nicel veri toplama tekniklerinden anket tekniği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik analiz programında çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Bu kapsamda elde edilen verilere Açımlayıcı Faktör Analizi, Yüzde – Frekans Analizi, Independent Sample T Test, One Way ANOVA Testi, Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi yapılmıştır. Ayrıca bir şikâyet sitesi içerik analizine tabi tutularak yapılan şikâyetlere yönelik bir kelime bulutu oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda tüketici şikâyetleri çalışanların tutumuna yönelik şikâyetler, hizmet kalitesine yönelik şikâyetler, lojistik hizmetlerine yönelik şikâyetler, ulaştırma ve iletişime yönelik şikâyetler ve önleme ve telafi hizmetlerine yönelik şikâyetler olmak üzere beş boyut altında toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda tüketicilerin genel olarak kargo firmalarının hizmetlerinin niteliksiz olmasından şikâyetçi oldukları fakat sınırlı sayıda kargo firması olmasından dolayı tekrar hizmet satın almak durumunda kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışmanın bir başka sonucu olarak; hizmet kalitesine yönelik şikâyetlerin ve ulaşılabilirlik ve iletişim hizmetlilerine yönelik şikâyetlerin tüketicilerin kargo hizmetlerini tekrar satın alma niyetleri üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

KargoKargo hizmetleriKargo sektörü+7
Parvin İsayev
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tedarikçi yakınlığının lojistik performans üzerine etkisi

Küreselleşmeyle birlikte kaliteli ve ucuz kaynaklara erişim ile ürünlerin yeni pazarlara sunulma arayışı bir taraftan coğrafi olarak tedarik zincirlerini genişletirken diğer yandan pazara hızlı yanıt vermenin artan önemi, teslimat problemleri ve lojistik maliyetler bu genişlemeyi engelleyici yönde baskı oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırmamızın temel sorusunu "firma lojistik performansı bakımından artan coğrafi genişlemenin getirdiği sorunları aşmada ilişkisel yakınlığın rolünün ne olduğu" oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı, coğrafi ve ilişkisel yakınlığın firma lojistik performansı üzerindeki etkisi ile coğrafi yakınlığın lojistik performans üzerindeki etkisinde, ilişkisel yakınlığın aracılık rolünü analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda; öncelikle tedarik zinciri yapısı, tedarik zinciri ilişkileri, yakınlık kavramı ve yakınlık boyutları ile ilgili yerli ve yabancı literatür incelemesi yapılmıştır. Yapılan çalışmalar özet olarak sunulmuştur. Araştırma verilerini toplamak için Narasimhan ve Nair tarafından geliştirilen "Coğrafi Yakınlık Ölçeği", Golicic ve Mentzer tarafından geliştirilen "İlişkisel Yakınlık Ölçeği" ve Fugate vd. tarafından geliştirilen "Lojistik Performans Ölçeği" kullanılarak bir anket oluşturulmuştur. Bu anket formu Samsun Sanayi ve Ticaret Odası'na üye 639 imalat işletmesine uygulanmıştır. 218 işletmeden toplanan veriler SPSS 25 ve IBM SPSS Amos v.24 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Toplanan verilerin sırasıyla normallik analizi, frekans analizi, güvenirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, gruplar arasında fark olup olmadığı t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiş, gruplar arasındaki farklılıklar Posthoc testlerinden Tukey testi ile belirlenmiştir. Ayrıca doğrudan etkileri test etmek için çoklu regresyon analizi ve aracılık ilişkisini test etmek için ise yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda; coğrafi yakınlığa verilen önem ile lojistik performans arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunurken, ilişkisel yakınlığa verilen önem ile lojistik performans arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Coğrafi yakınlığın firma lojistik performansı üzerindeki etkisinde ilişkisel yakınlığın tam bir aracılık etkisine sahip olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Coğrafi yakınlık, İlişkisel yakınlık, Lojistik Farklılaşma, Lojistik Verimlilik, Lojistik Etkinlik

Bölgesel yakınlıkLojistikPerformans+3
Dursun Kırmemiş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde terör korkusu ve güvenlik algısının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Terörizm insanlarda korku atmosferi yaratmak için planlanan şiddet veya şiddet tehdidi olarak belirtilmiştir. Terör eylemlerinin amacı hasar, yaralanma ve can kaybı gibi kısa dönemde kendini gösteren etkilerinden ziyade toplumda yaşayan bireyler üzerinde oluşan uzun dönemli psikolojik etkilerdir. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin terör korkusuna ilişkin algıladığı boyutları belirlemek ve bu boyutların algılanma düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada üniversite öğrencilerinde terör korkusu ve güvenlik algısının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Gaziantep'te eğitim gören 328 üniversite öğrencisine anket uygulanmıştır. Araştırma kapsamında üniversite öğrencilerinin terör eylemlerine ilişkin ''güvenlik algısı' ve '' terör korkusu'' olmak üzere iki farklı algıya sahip oldukları görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre üniversite öğrencilerinin terör korkusu ve güvenlik algılarının kısmen yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara göre tüm boyutlarda cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ortalamalara bakıldığında erkeklerin güvenlik algısı düzeyinin kadınlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Kadınların da terör korkusu düzeyinin erkeklere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Lisansüstü öğrencilerinin, lisans öğrencilerine göre terör korkusunu daha yüksek düzeyde algıladıkları görülmüştür. Ayrıca orta düzey geliri olan katılımcıların diğer katılımcılara göre daha düşük düzeyde terör korkusu algıladıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra anne ve babayla yaşayan katılımcıların, eş ve çocuklarla yaşayan katılımcılara göre daha yüksek düzeyde güvenlik algısına sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Daha önce bir terör eylemine şahit olmuş kişilerin böyle bir duruma şahit olmamış kişilere göre daha yüksek düzeyde terör korkusu ve daha düşük düzeyde güvenlik algısı yaşadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca herhangi bir yakını terör eylemlerinde akrabası veya yakını mağdur olmuş kişilerin terör korkusunu nispeten daha yüksek düzeyde, güvenlik algısını da nispeten daha düşük düzeyde algıladıkları görülmüştür. Sonuç olarak terör olgusunun üniversite öğrencilerinin olumsuz bir şekilde etkileyerek tedirginlik oluşturduğu görülmüştür. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kolluk kuvvetlerinin koruyucu ve önleyici operasyonları sayesinde bu öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri de anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle üniversite öğrencilerinin terör ve güvenlik algıları incelendiği bu çalışmada öğrencilerin terör korkusu orta düzeyde ve yüksek eğilimli olduğu görülmüştür. Ancak terörle mücadele kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin aldığı önlemler ve güvenlik tedbirlerinin de öğrencilerin güvenlik algısını bir o kadar artırdığı sonucu elde edilmiştir.

GüvenlikKorkuTerör+3
Ebru Apaydın Erdem
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası ticarette risklerin yönetimi ve firma performansı

Dünya genelinde ekonomik, politik, teknolojik, kültürel ve sosyal birtakım dönüşümler ticari kuralları tamamen değiştirmiştir. Yaşanan bu gelişmeler ticaret, lojistik ve ödeme sistemleri gibi birçok ticari unsurun da hızlı bir şekilde değişmesine yol açmıştır. Ancak her değişim içerisinde kolaylıklarla beraber bir takım yeni riskleri de barındırmaktadır. Dolayısıyla yaşanan değişimlerle birlikte firmaların faaliyette bulunduğu koşullar çok daha karmaşık bir hal almıştır. Bu koşullar firmaları içerisinde bulundukları belirsizlik ortamında daha ihtiyatlı davranmaya zorlamaktadır. Bu noktada stratejik risk yönetimi konusu ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada öncelikle uluslararası ticaretteki risk yönetiminin ve yöneticilerin uluslararası iş bilgisinin, firma performansı üzerindeki etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Ayrıca yöneticilerin uluslararası iş bilgisinin, firma performansı üzerindeki etkisinde uluslararası ticaretteki risk yönetiminin aracılık etkisinin ölçülmesi araştırmanın bir diğer amacıdır. Ancak yapılan literatür taramasında uluslararası ticarette risklerin yönetimine ilişkin bir ölçme aracına tarafımızca rastlanmadığı için literatürde bu boşluğu doldurmak amacıyla bir ölçeğin geliştirilmesi planlanmıştır. Bu kapsamda öncelikli olarak, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde uluslararası ticaret yapan firma yöneticileriyle görüşme yapılmıştır. Görüşmede bu firmaların uluslararası ticarette en çok hangi risklere maruz kaldıkları ve bu riskleri nasıl yönettikleri ile ilgili veriler toplanmıştır. Daha sonra derinlemesine bir literatür taraması yapılarak ölçek için madde havuzu oluşturulmuştur. Ölçek için belirlenen maddeler alanında uzman akademisyenlerle istişare edilerek anket formu hazırlanmıştır. Hazırlanan anket formu Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 85 dış ticaret firmasına uygulanarak pilot çalışma yapılmıştır. Pilot çalışma neticesinde ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik açısından uygun olduğu tespit edilmiş ve esas çalışmaya geçilmiştir. Esas çalışmanın evrenini İstanbul Sanayi Odası tarafından belirlenen Türkiye'nin 1000 büyük sanayi kuruluşu içerisinde yer alan firmalar oluşturmaktadır. Çalışmanın analizine ilişkin elde edilen sonuçlara göre uluslararası ticarette risklerin yönetimi ve yöneticilerin uluslararası iş bilgisi, firma performansını anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Ayrıca yöneticilerin uluslararası iş bilgisinin firma performansı üzerinde etkisinde uluslararası ticaretteki risklerin yönetiminin aracılık rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçların önemli ve özgün olduğu ve literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Firma performansıPerformansPerformans değerlendirme+4
Funda Mermertaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Terör örgütlerinin algı yönetimi faaliyetleri, PKK örneği

Türkiye'de terörizm uzun yıllar ülke gündemini meşgul etmiş ve halen de etmektedir. Ülke enerjisini terörizme harcayarak siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik alanda hedeflerinin gerisinde kalmıştır. Türkiye'nin terörle mücadelesi güvenlik boyutunda etkili düzeydedir ancak terörle mücadelede çok boyutlu ve etkin mücadeleyi sürekli kılamaması nedeniyle terör, Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Terörizmin değişen dünya şartlarına göre nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiği, iletişim ve teknolojiden yararlanma kabiliyetleri, propaganda ve algı yönetimi faaliyetlerini kullanma biçimleri ele alınmıştır. PKK/KCK Terör örgütü özelinde terörizmin psikolojik boyutu ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmada PKK/KCK Terör örgütü hakkında temel bilgilere yer verilmiş, ayrıntılara girilmemiştir. PKK/KCK Terör örgütünün propaganda ve algı yönetimi faaliyetlerindeki amacı, stratejileri, araç ve yöntemleri ele alınmıştır. Nitel ve Nicel araştırma yöntemleri ile ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. PKK/KCK Terör örgütü ile ilgili olarak alan çalışmalarından örnek olay/durum/tutumlarla, algı yönetimi faaliyetlerinin toplumsal hayata yansımaları ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Pkk, Terör, Propaganda, Algı Yönetimi

Algı yönetimiPKKPropaganda+5
Hilmi Telci
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Iraklı tüketicilerin Türk mallarına karşı olan etnosentrik eğilimlerinin belirlenmesi

Tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde pek çok faktör etkili olup bunlardan birisi de etnosentrizmdir. Kendi ülkesinin ürünlerini satın alma eğilimi yüksek olan tüketicilerin etnosentrizm eğilimleri de yüksektir. Küreselleşmenin etkisiyle günümüz dünyasında herhangi bir yerde üretilmekte olan ürünün üretildiği ve tüketildiği coğrafi bölgenin kültürel özellikleri ile bu özelliklerin pazara giriş ve pazarda tutunma süreçlerine etkisi önemlidir. Kültürel farklılıklar pek çok güçlüğü de beraberinde getirmekte olup bunlar içerisinde en önemlilerden birisi tüketici etnosentrizmidir. Rekabetin en üst boyutlarda yaşandığı günümüz iş dünyasında firmalar pazarlama stratejilerini belirlerken hedef tüketicilerin etnosentrizm eğilimlerini de göz önünde bulundurmak zorundadırlar. Bu çalışmada Irak'taki tüketicilerin etnosentrik eğilimleri üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi ve ayrıca etnosentrik eğilimlerin tüketim davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 250'si (%61) kadın, 160'ı (%39) erkek olmak üzere toplam 410 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Yapılan çalışma neticesinde etnosentrik eğilim ile Türkiye yapımı ürünlere ilişkin genel tutum arasında pozitif yönlü, çok zayıf ve anlamlı bir ilişki, Türkiye yapımı ürünleri satın alma eğilimi ile arasında pozitif yönlü, zayıf ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Tüketici Etnosentrizmi, Satın Alma, Irak

EtnosentrizmIrakIraklılar+6
Qahtan Wahbı Hasan Alı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürün Türkiye ve İngiltere'de yaşayan y kuşağı tüketici davranışları üzerindeki etkisi

Küresel açıdan gençler ve genç yetişkinler hem satın alma gücü hem de tüketim ile ilgili trendlere yön verme açısından, dünya ekonomisi üzerinde önemli güç ve etkiye sahiptir. Tüketici davranışları ile ilgili çalışmalar her ne kadar literatürde yoğunluk gösterse de gençlerin tüketim tercihlerine yön veren sosyal motivasyonları ve ülkeler arası farklılıkların etkisinin yeterince çalışılmamış konular arasında yer aldığı görülmektedir. Kültür ve tüketici davranışları arasındaki ilişkiler söz konusu olduğunda Hofstede'nin yapmış olduğu tanımlamalar ön plana çıkmaktadır. Bu çerçevede, çalışmada düşük bireycilik, yüksek güç aralığı ve yüksek belirsizlikten kaçınma puanına sahip Türkiye ile yüksek bireycilik, düşük güç aralığı ve düşük belirsizlikten kaçınma puanına sahip İngiltere'de yaşamakta olan Y kuşağı bireylerinin alışveriş motivasyonları (sosyal aidiyet ihtiyacı, eşsiz olma ihtiyacı, akran etkisine duyarlılık, moda/marka bağımlılığı, hedonik alışveriş, plansız satın alma) arasındaki farklılıkların tespiti amaçlanmaktadır. Bireylerin, tüketime yönelik sosyal motivasyonlarının belirlenmesi özellikle yöneticiler ve pazarlamacıların hedef pazar ile ilgili strateji geliştirmeleri açısından önem arz etmektedir. Araştırmada kapsamlı bir literatür taraması sonucunda, benzer araştırmalarda kullanılmış olan ölçekler, nicel araştırma yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma evrenini, Türkiye ve İngiltere'de yaşamını sürdüren toplam 314 Y Kuşağı bireyi oluşturmaktadır. Veriler, online ve yüzyüze anket tekniği vasıtasıyla toplanmıştır. Araştırma hipotezleri "Korelasyon" ve "Yapısal Eşitlik Modeli" analizleri kullanılarak test edilmiştir ve yapılan analizler sonrasında, daha önceden yapılan çalışmalara benzer neticelere ulaşılmıştır.

KuşaklarSatınalmaSatınalma davranışı+5
Aslıhan Kul
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında kalite yönetimi ve hizmet kalitesinin ekonomik performans üzerine etkisi

Çalışmamızda, sağlık çalışanlarının çalıştıkları hastanedeki kalite yönetimi, hizmet kalitesi ve hastanenin ekonomik performansı hakkındaki görüşlerini öğrenmeyi hedefledik. Çalışmanın verileri Dicle Üniversitesi Hastaneleri'nin personel veri tabanına kayıtlı akademik personel, asistan doktor, hemşire, idari personel ve temizlik personeli arasından rastgele belirlenen 200 personelden zarf ile ulaştırılan anketi doldurmaları ile elde edildi. Anket katılımcıların demografik verileri, hizmet kalitesi, kalite verimliliği ve ekonomik performansı ölçmeyi araştıran sorulardan oluşuyordu. Çalışmamıza katılan 200 kişinin 103'ü kadın 97'si erkekti. Katılımcıların yaş ortalaması 38.3±9,4 idi. Unvanları açısından incelendiğinde %31'i idari personel, %29'u akademik personel, %20.5'i hemşire, %14.5'i de asistan doktorlardı. Çalışmaya katılan bireylerin %29'u 6-10 yıl, %26.5'i 11-20 yıl ve yine %26.5'i 21 yıl ve üzeri memuriyette görevde bulunmuş kişilerden oluşmaktadır. Katılımcıların %86'i kalite yönetim süreçlerinin hizmet kalitesini arttırdığını düşünmektedir. Katılımcıların %88.5'i kalite yönetiminin hastanedeki sistemlerin yeniden gözden geçirip eksiklikleri tespit ettiğini düşünmektedir. Hizmet kalitesindeki iyileşmenin personelin motivasyonunu arttırdığını düşünenlerin oranının %89.5 olduğu tespit edilmiştir. Hastane çalışanlarının önemli bir kısmı kalite yönetimin hizmet kalitesini artırdığı, çalışanların gelirlerini arttırdığı, hasta ve personel memnuniyetini olumlu yönde etkilediği kanısındadır. Kalite yönetiminde başarıya ulaşmak için personelin sürekli ve düzenli bir eğitim görmeleri ve yeterli donanıma sahip olmaları önemlidir.

Ekonomik performansHizmet kalitesiKalite+3
Zahide Azboy
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel sektörde kayıtlı elektronik posta kullanımının kurum performansına etkisi

Kayıtlı elektronik posta(KEP), e-imza ve zaman damgası kullanılarak, bir elektronik postanın iletimini güvence altına almayı, ileti gönderen ve ileti alan kişilerin kim olduklarının bilinmesini, gönderilen iletinin ne olduğunun, içeriğinin başkalarınca değiştirilmediğinin ve gönderim zamanının kesin olarak tespit edilmesini sağlamaktadır. KEP, elektronik posta yoluyla yasal geçerli ve teknik olarak güvenli bir şekilde e-belge paylaşımını sağlayabilen ve bu işlemlerle alakalı kesin delil sağlayabilen tek araçtır. Bu çalışmada, KEP sisteminin hangi ihtiyaçlara ne şekilde çözüm getirdiğine ilişkin bir fikir oluşturması, KEP sistemini kullananların iş yaşamına etkisinin neler olduğunun belirlenmesi amacını taşır. Bu kapsamda kamu sektörü ve özel sektörde KEP kullanan 325 kişiye anket yapılıp veriler toplanmıştır. Tesadüfî olmayan yöntemlerden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Keşifsel bir çalışma olup, elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiş; birbirinden bağımsız kategorik değişkenler arasında Ki-Kare (x2) analizi uygulanmış ve çapraz tablolar oluşturulmuştur. Analiz sonuçlarına göre KEP kullanımının hızlı hizmette bulunma, iş yükünü azaltma, iş verimliliğini arttırma, bürokrasi ve kırtasiyeciliği azaltma, maliyetleri azaltma gibi faaliyetlere katkısı olduğunu sonucuna varılmıştır. Ayrıca KEP tam, doğru ve geçerli bilgi sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Kayıtlı Elektronik Posta, Kayıtlı Elektronik Posta Mevzuatı, Elektronik imza

Belge erişimiBelge işlemeBelge sağlama+5
Muhammet Darğın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de taşımacılık altyapılarının ekonomik büyüme üzerine etkileri

Lojistiğin faaliyet alanlarından biri olan taşımacılık, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasını oluşturan, ekonomik ve sosyal yönden var olabilmeyi mümkün kılan bir sistemdir. Gelişmekte olan ülkelerde taşımacılık olmadan kentleşme, sanayileşme, ihracat gibi kalkınma hedeflerine ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle, altyapı geliştirme, gelişmekte olan ülkelerdeki kamu politikalarının olmazsa olmaz parçalarından biridir. Türkiye'de de ulaştırma sistemleri içinde 2017 yılında yapılan altyapı yatırımlarında, en yüksek pay önce karayolu, daha sonra demiryoluna aittir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin 1988-2017 dönemi verileri kullanılarak, karayolu uzunlukları ve demiryolu hat uzunluklarından faydalanılmış, taşımacılık altyapısı ile ekonomik büyümeye arasındaki ilişki Cobb-Douglas üretim fonksiyonu yardımı ile incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda taşımacılık altyapıları ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Alt yapıAlt yapı hizmetleriAlt yapı politikaları+7
Maide Betül Aksoy
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etiyopya'daki doğrudan yabancı yatırımının belirliyicileri: Bir zaman serisi analizi

Bu araştırmanın amacı, 1988-2018 arası dönemde Etiyopya'da Doğrudan Yabancı Yatırım (DYY) ile ilgili uzun vadeli (UV) ve kısa vadeli (KV) belirleyici etkenleri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, doğrudan yabancı yatırıma ait belirleyici etkenlere dair teorik açıklamaları eleştirmekte ve gelişmekte olan ülkeler bağlamında doğrudan yabancı yatırımların belirleyici etkenlerine odaklanan ilgili ampirik literatürü gözden geçirilmektedir. Etiyopya'da 1992 sonrası dönemde ticareti serbestleştirecek bazı tedbirler alınmış, Etiyopya'nın piyasa güdümlü ekonomiye geçişi, DYY'nin gelişmesini sağlamıştır. Bu çalışmanın yapılması noktasında Reel GSYH, enflasyon ticaret serbestliği, hükümet harcamaları, altyapı geliştirme ve beşeri sermaye değişken olarak dâhil edilmiştir. Bu çalışmada, ARDL (Autoregressive Distributed Lag) Modeli kullanılmıştır ve model üzerinden ekonometrik analiz tekniği benimsemiştir. Hem uzun hem de kısa vadeli tahminlerde altyapı geliştirme ve beşeri sermaye, Etiyopya'da DYY üzerinde pozitif bir etkiye yol açmış ve istatistiksel açıdan anlamlı bir değere sahiptir. Enflasyon oranı ise, Etiyopya'da DYY üzerinde negatif bir etkide bulunmuş ve istatistiksel açıdan anlamlı bir değere sahip olmuştur. Uzun vadeli tahminlerde Reel GSYH ve DYY arasında ters yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Politikal önerisinde de dile getirildiği biçimiyle hükümetin altyapıyı ve beşeri sermayeyi geliştirmesi, böylelikle yabancı yatırımcıları ülkeye çekmesi gerekmektedir. Enflasyonun yol açtığı etkiye dair sorunları çözmek için hükümet ülkenin makroekonomik düzeyde istikrara kavuşabilmesi için bazı tedbirler almak zorundadır. Ayrıca yabancı yatırımcıların yatırımları ile ilgili olarak kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ortamın oluşturulabilmesi için ülkenin politik istikrarına öncelik verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Belirleyici, Etiyopya, DYY, Reel GSYH, ARDL modeli

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEtiyopyaYabancı sermaye yatırımları+3
Abdulazız Abdulkadır Jama
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji transfer ofislerinin Dünya'da ve Türkiye'deki gelişimi & Gaziantep Teknopark örneği

Günümüz ekonomik koşulları göz önünde bulundurulduğunda dünya ekonomisinde eşitsizliğin olmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Bazı ülkelerin aşırı derecede gelmiş, bazılarının gelişmekte olan, bazılarının da geri kalmış olduğu görülmektedir. Ekonomik kalkınma için pek çok ön koşul gerekmekle beraber sanayileşme ve teknoloji üretme, teknoloji transferi ekonomik kalkınma açısından zorunlu hale gelmiştir. Ülkelerin teknoloji transferine yönelik geçmişten günümüze uyguladıkları politikalar ve bunların başarıya ulaşıp ulaşmadığını tespiti geleceğe dair planlamalar açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada teknoloji transfer ofislerinin dünyada ve ülkemizdeki gelişimi incelenmiş olup bu bağlamda da Gaziantep ilinde Gaziantep Üniversitesi Teknopark ile işbirliği içerisindeki firmalar üzerinde çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma süresince 50 firma yetkilisi ile görüşülmüştür. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler olarak ortalama, standart sapma ve yüzde dağılımlar verilmiştir. Parametrik olan ikili değişkenlere ilişkin karşılaştırmalarda bağımsız değişkenler t testi, çoklu değişkenlere ilişkin karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Parametrik olmayan ikili değişkenlere ilişkin karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi, çoklu değişkenlere ilişkin karşılaştırmalarda ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar %95 (p<0.05) anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.

GaziantepGaziantepGelişme+6
Murat Özdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri yönetimi ve dış kaynak kullanımının işletme performansına etkileri: Gaziantep imalat sanayi örneği

Günümüz dünyasında artan küreselleşme ile birlikte yeni bir dünya düzenine girilmiş, tüketici bilinci artmış, talep ve ihtiyaçlarda da değişiklikler meydana gelmiştir. İşletmeler son yıllarda hükümet, işletme ortakları ve tüketicilerin baskıları ile birlikte ekonomik, sosyal ve çevresel alanlarda daha duyarlı davranmaya, sürdürülebilirliği tedarik zinciri yönetim süreçlerine entegre etmeye başlamışlardır. İşletmelerin sürdürülebilir bir tedarik zinciri yapısına sahip olması tedarikçileri, ortakları ve müşterileri ile arasında bir değer yaratarak uzun süreli iş birliklerinin oluşmasına yardımcı olmaktadır. Küresel rekabet ortamında ayakta kalmak isteyen işletmeler için bir diğer önemli konu ise dış kaynak kullanımıdır. İşletmeler asıl yetenekleri dışında kalan faaliyet ve hizmetlerde, bu konuda uzmanlaşmış diğer işletmelerle iş birliği yaparak kalite ve hizmet standartları ile uyumlu malzeme ve hizmet sağlayabilmek için dış kaynak kullanımını tercih etmektedir. Yapmış olduğumuz bu çalışmanın amacı sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve dış kaynak kullanımının işletmelerin performanslarına olan etkilerinin belirlenmesidir. Bu amacın yanı sıra işletme ve katılımcıların demografik özelliklerine göre anket sorularımıza vermiş oldukları cevaplarda farklılıkların bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Bu çalışmada sürdürülebilir tedarik zinciri ve dış kaynak kullanımının işletme performansına pozitif yönde etki ettiği tespit edilmiştir.

Dış kaynaklardan yararlanmaGaziantepMal ve hizmet tedariki+6
Burak Karakuş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Other supervisors