Theses supervised by Doç. Dr. Mutlu Yüksel Avcılar

18 theses · Osmaniye Korkut Ata University

DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin satış geliştirme araçlarına yönelik algılarını etkileyen faktörlerin düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması

Geleneksel marketlerde tüketicilerin dikkatini çekmesi için uygulanan bir alana bir bedava, fiyat indirimleri, hediyeli ürünler ve örnek ürün dağıtımları çok sık uygulanan satış geliştirme araçlarıdır. Bu tür uygulamalar zaman ve personel ihtiyacı gibi birtakım maliyetleri beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla satış geliştirme araçlarının en verimli şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Günümüzde düzenleyici odaklar kuramı az sayıda çalışmalarla pazarlama alanında da kullanılmaya başlanmıştır. Tüketicilerin market reyonlarında uygulanan satış geliştirme araçlarına yönelik algılarının düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması ve düzenleyici odaklar, hedonik değer algısı, faydacı değer algısı, ekonomik satın alım ve kalite satın alım boyutları dikkate alındığında tüketicilerin örtük sınıfların belirlenmesi market yöneticilerine birtakım faydalar sağlayacaktır. Örtük sınıfı analiziyle tüketicilerin yönelimci ve kaçınmacı odak gruplarına göre sınıflandırılması hangi tür tüketicilerin hangi satış geliştirme araçlarına yönelebileceğini tahmin etme olanağı sağlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; düzenleyici odaklar boyutlarının, hedonik ve faydacı değer algı boyutlarının, satın alma eğilimi boyutlarını oluşturan ekonomik ve kaliteli satın alma boyutları üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı, yönelimci odak, kaçınmacı odak, faydacı değer algısı, hedonik değer algısı, ekonomik alım ve kaliteli alım boyutları dikkate alındığında örtük sınıfların mevcut olup olmadığının belirlenmesidir. Yapısal Eşitlik Modeli analiz sonuçları, düzenleyici odak boyutlarından kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu, hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığını işaret etmektedir. Yönelimci odak boyutunun hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak faydacı değer boyutu ve ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Analiz sonucunda hedonik değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Faydacı değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu aracılığıyla kaliteli satın alım ve ekonomik alım boyutunu etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca örtük sınıf analizi sonucunda, temizlik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, şarküteri ürünlerinde fiyat indirimi ve bir alana bir bedava satış geliştirme araçları, temel gıda ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, kozmetik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava, hediye ürün verme ve örnek ürün dağıtımı satış geliştirme araçları uygulanması durumunda satış geliştirme araçlarına duyarlı örtük sınıfların yer aldığını söylemek mümkündür.

Düzenleyici odakFaydacılıkHedonizm+7
Ahmet Acem
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan deneyimsel değer ve akış deneyiminin mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkileri: Çevrimiçi, fiziksel ve mobil mağaza kanallarının karşılaştırılması

21. yy. boyunca, tüketicileri, fonksiyonel özellikler ve faydalarla ilgilenen, rasyonel karar alan bireyler olarak tanımlayan ve dar kapsamlı bir rekabet üzerine odaklanan geleneksel pazarlama disiplini günümüzde yerini tüketicileri rasyonel karar alan bireylerden çok duygusal karar alan bireyler olarak tanımlayan modern pazarlama disiplinine bırakmıştır. Tüketiciler sadece ürünlerin dağıtımından ve tüketiminden fazlasını istemekte, işletmeler tarafından onlara sunulan mal ya da hizmetin sadece fonksiyonel değeriyle ilgilenmemekte, fonksiyonel değerle birlikte işletmelerin onların hafızalarında yaratacakları eğlenceli, sıra dışı ve hiçbir zaman unutulmayacak anılar gibi ilave değerlerle ve onlarda uyandırdıkları hoş duygularla da ilgilenmektedirler. Bu nedenle günümüzde tüketimin "hedonik" ve "deneyimsel" yönlerinin de olduğu anlaşılmış ve deneyim, eğlence, gösteri, duygusal bağlılık gibi birtakım kavramlar üzerinde daha fazla durulmaya başlanmıştır. Perakendecilik sektörü gibi alışveriş sırasında deneyim yaşatan hizmet sektörleri deneyim pazarlamasına öncülük etmektedirler. Tüketiciler alışveriş yapmaya ayırdıkları kısıtlı zaman içerisinde "kaliteli zaman" geçirmek istemektedirler. Bununla birlikte tüketiciler aynı zamanda perakendeciler tarafından sunulan deneyimsel perakendecilik uygulamaları ile yaşadıkları toplum ve kültür ile bütünleşen anlamlı deneyimler elde etmek istemektedirler. Perakendeciler günümüzün rekabetçi perakende pazarında etkin bir şekilde rekabet edebilmek ve farklılaşabilmek için deneyimsel perakendecilik uygulamalarına odaklanmaları gerektiğinin farkına varmışlardır. Son yıllarda hayatımıza giren internet işletmelerin iş yapış biçimlerini de değiştirmiştir, özellikle web ve mobil ile birlikte perakendeciler günümüzde yeni satış kanallarıyla ulaşamadıkları pazarlara çok daha rahat ulaşabilmekte ve böylece yeni müşteriler bulabilmektedirler. Dağıtım kanallarının çeşitlenmesiyle beraber, birden fazla dağıtım kanalını aynı anda kullanmak isteyen perakendecilerin çok kanallı perakendecilik stratejilerine yönelmesi ve deneyimsel perakendecilik uygulamalarıyla müşterilerin akış deneyimi yaşamalarını sağlaması müşteri memnuniyetinin yaratılmasında, müşterilerin satın alma niyetlerinin oluşmasında önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, üç farklı perakende satış kanalı için (fiziksel, çevrimiçi (online) ve mobil) tüketicilerin perakende mağaza ve akış deneyimlerini oluşturan boyutların geçerliliğini tespit ederek deneyimsel boyutların, kanal memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Belirlenen amaç doğrultusunda, Ankara il merkezinde ikamet eden ve ZARA'nın çevrimiçi (online) (400), mobil (404) ve Ankamall Alıveriş Merkezinde şubesi bulunan mağazasından (400) alışveriş yapan 1204 tüketiciye yüz yüze anket uygulaması yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilere, tek yönlü varyans analizi, keşifsel faktör analizi, kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli analizi ve son olarak manova analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre mağaza satış kanalları açısından değerlendirildiğinde, mağaza deneyimi boyutlarının akış deneyimi boyutları üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu perakende mağaza satış kanalının çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu, mağaza deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Akış deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise mobil mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Mağaza memnuniyetinin satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir.

Akış deneyimiDeneyimsel pazarlamaElektronik ticaret+7
Gülhan Yenilmez
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende mağazalarda müziğin, geçirilen zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Süpermarkettebir uygulama

Günümüzde artan rekabet ve zorlaşan pazar koşulları nedeniyle işletmeler tüketicilere hitap etmek ve zihinlerinde yer edinmek için farklı yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri, mağaza atmosferini kullanarak tüketicileri etkilemektir. İşletmeler mağaza atmosferini kullanarak farklılaşma ve öne çıkma çabası içindedirler. Mağaza atmosferi unsurlarından müzik ise günümüzde tüketicileri etkileyebilecek unsurlardan biridir. Dolayısıyla bu çalışma, perakende mağazalarda kullanılan arka plan müziğinin müşterilerin mağazalarda geçirdikleri zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Veriler Hatay ilinde yaşayan süpermarket zinciri müşterilerine anket uygulanarak elde edilmiştir. Ankette yer alan mağazaya yönelik tutum, mağazadan yapılan alışveriş sıklığı ve kullanılan müziğe bakış açılarını ölçmek için kullanılan sorular, Turner (2012) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin alışverişe olan etkilerini ve alışveriş sonrasındaki hisleri ölçmeye yönelik sorular Herrington (1996) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin satın alma davranışlarına olan etkisini ölçmeye yönelik sorular Ng,P.Y (2011) çalışmasından elde edilmiştir. Alışveriş sonrası tepkiler, alışveriş sırasındaki hisler, harcanan zaman ve harcama tutarını ölçmeye yönelik sorular Morrier (2005) çalışmasından elde edilmiştir. Mağaza genel memnuniyetleri ve mağaza tavsiye durumlarını ölçen sorular Akrin (2013) çalışmasından elde edilmiştir. Analiz bulgularına bakıldığında süpermarketlerde çalan müziklerin, temposunun ve beğeni durumunun müşterilerin genel alışveriş memnuniyetini etkilediği, çalan müzikleri beğenme durumunun mağazada harcanan zamanı ve müşterilerin satın alma davranışlarını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarının işletmelere tüketici memnuniyetlerini artırmaları ve mağaza atmosferi oluşturulmasında yardımcı olması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mağaza atmosferi, müzik, zaman algısı, satın alma niyeti

Gıda sektörüHizmet iklimiPerakende satış işletmeleri+7
Ömer Emre Akay
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende mağazalarda müziğin, geçirilen zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Süpermarkettebir uygulama

Günümüzde artan rekabet ve zorlaşan pazar koşulları nedeniyle işletmeler tüketicilere hitap etmek ve zihinlerinde yer edinmek için farklı yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri, mağaza atmosferini kullanarak tüketicileri etkilemektir. İşletmeler mağaza atmosferini kullanarak farklılaşma ve öne çıkma çabası içindedirler. Mağaza atmosferi unsurlarından müzik ise günümüzde tüketicileri etkileyebilecek unsurlardan biridir. Dolayısıyla bu çalışma, perakende mağazalarda kullanılan arka plan müziğinin müşterilerin mağazalarda geçirdikleri zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Veriler Hatay ilinde yaşayan süpermarket zinciri müşterilerine anket uygulanarak elde edilmiştir. Ankette yer alan mağazaya yönelik tutum, mağazadan yapılan alışveriş sıklığı ve kullanılan müziğe bakış açılarını ölçmek için kullanılan sorular, Turner (2012) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin alışverişe olan etkilerini ve alışveriş sonrasındaki hisleri ölçmeye yönelik sorular Herrington (1996) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin satın alma davranışlarına olan etkisini ölçmeye yönelik sorular Ng,P.Y (2011) çalışmasından elde edilmiştir. Alışveriş sonrası tepkiler, alışveriş sırasındaki hisler, harcanan zaman ve harcama tutarını ölçmeye yönelik sorular Morrier (2005) çalışmasından elde edilmiştir. Mağaza genel memnuniyetleri ve mağaza tavsiye durumlarını ölçen sorular Akrin (2013) çalışmasından elde edilmiştir. Analiz bulgularına bakıldığında süpermarketlerde çalan müziklerin, temposunun ve beğeni durumunun müşterilerin genel alışveriş memnuniyetini etkilediği, çalan müzikleri beğenme durumunun mağazada harcanan zamanı ve müşterilerin satın alma davranışlarını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarının işletmelere tüketici memnuniyetlerini artırmaları ve mağaza atmosferi oluşturulmasında yardımcı olması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mağaza atmosferi, müzik, zaman algısı, satın alma niyeti

Gıda sektörüHizmet iklimiPerakende satış işletmeleri+7
Ömer Emre Akay
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan deneyimsel değer ve akış deneyiminin mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkileri: Çevrimiçi, fiziksel ve mobil mağaza kanallarının karşılaştırılması

21. yy. boyunca, tüketicileri, fonksiyonel özellikler ve faydalarla ilgilenen, rasyonel karar alan bireyler olarak tanımlayan ve dar kapsamlı bir rekabet üzerine odaklanan geleneksel pazarlama disiplini günümüzde yerini tüketicileri rasyonel karar alan bireylerden çok duygusal karar alan bireyler olarak tanımlayan modern pazarlama disiplinine bırakmıştır. Tüketiciler sadece ürünlerin dağıtımından ve tüketiminden fazlasını istemekte, işletmeler tarafından onlara sunulan mal ya da hizmetin sadece fonksiyonel değeriyle ilgilenmemekte, fonksiyonel değerle birlikte işletmelerin onların hafızalarında yaratacakları eğlenceli, sıra dışı ve hiçbir zaman unutulmayacak anılar gibi ilave değerlerle ve onlarda uyandırdıkları hoş duygularla da ilgilenmektedirler. Bu nedenle günümüzde tüketimin "hedonik" ve "deneyimsel" yönlerinin de olduğu anlaşılmış ve deneyim, eğlence, gösteri, duygusal bağlılık gibi birtakım kavramlar üzerinde daha fazla durulmaya başlanmıştır. Perakendecilik sektörü gibi alışveriş sırasında deneyim yaşatan hizmet sektörleri deneyim pazarlamasına öncülük etmektedirler. Tüketiciler alışveriş yapmaya ayırdıkları kısıtlı zaman içerisinde "kaliteli zaman" geçirmek istemektedirler. Bununla birlikte tüketiciler aynı zamanda perakendeciler tarafından sunulan deneyimsel perakendecilik uygulamaları ile yaşadıkları toplum ve kültür ile bütünleşen anlamlı deneyimler elde etmek istemektedirler. Perakendeciler günümüzün rekabetçi perakende pazarında etkin bir şekilde rekabet edebilmek ve farklılaşabilmek için deneyimsel perakendecilik uygulamalarına odaklanmaları gerektiğinin farkına varmışlardır. Son yıllarda hayatımıza giren internet işletmelerin iş yapış biçimlerini de değiştirmiştir, özellikle web ve mobil ile birlikte perakendeciler günümüzde yeni satış kanallarıyla ulaşamadıkları pazarlara çok daha rahat ulaşabilmekte ve böylece yeni müşteriler bulabilmektedirler. Dağıtım kanallarının çeşitlenmesiyle beraber, birden fazla dağıtım kanalını aynı anda kullanmak isteyen perakendecilerin çok kanallı perakendecilik stratejilerine yönelmesi ve deneyimsel perakendecilik uygulamalarıyla müşterilerin akış deneyimi yaşamalarını sağlaması müşteri memnuniyetinin yaratılmasında, müşterilerin satın alma niyetlerinin oluşmasında önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, üç farklı perakende satış kanalı için (fiziksel, çevrimiçi (online) ve mobil) tüketicilerin perakende mağaza ve akış deneyimlerini oluşturan boyutların geçerliliğini tespit ederek deneyimsel boyutların, kanal memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Belirlenen amaç doğrultusunda, Ankara il merkezinde ikamet eden ve ZARA'nın çevrimiçi (online) (400), mobil (404) ve Ankamall Alıveriş Merkezinde şubesi bulunan mağazasından (400) alışveriş yapan 1204 tüketiciye yüz yüze anket uygulaması yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilere, tek yönlü varyans analizi, keşifsel faktör analizi, kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli analizi ve son olarak manova analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre mağaza satış kanalları açısından değerlendirildiğinde, mağaza deneyimi boyutlarının akış deneyimi boyutları üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu perakende mağaza satış kanalının çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu, mağaza deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Akış deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise mobil mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Mağaza memnuniyetinin satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir.

Akış deneyimiDeneyimsel pazarlamaElektronik ticaret+7
Gülhan Yenilmez
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan deneyimsel değer ve akış deneyiminin mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkileri: Çevrimiçi, fiziksel ve mobil mağaza kanallarının karşılaştırılması

21. yy. boyunca, tüketicileri, fonksiyonel özellikler ve faydalarla ilgilenen, rasyonel karar alan bireyler olarak tanımlayan ve dar kapsamlı bir rekabet üzerine odaklanan geleneksel pazarlama disiplini günümüzde yerini tüketicileri rasyonel karar alan bireylerden çok duygusal karar alan bireyler olarak tanımlayan modern pazarlama disiplinine bırakmıştır. Tüketiciler sadece ürünlerin dağıtımından ve tüketiminden fazlasını istemekte, işletmeler tarafından onlara sunulan mal ya da hizmetin sadece fonksiyonel değeriyle ilgilenmemekte, fonksiyonel değerle birlikte işletmelerin onların hafızalarında yaratacakları eğlenceli, sıra dışı ve hiçbir zaman unutulmayacak anılar gibi ilave değerlerle ve onlarda uyandırdıkları hoş duygularla da ilgilenmektedirler. Bu nedenle günümüzde tüketimin "hedonik" ve "deneyimsel" yönlerinin de olduğu anlaşılmış ve deneyim, eğlence, gösteri, duygusal bağlılık gibi birtakım kavramlar üzerinde daha fazla durulmaya başlanmıştır. Perakendecilik sektörü gibi alışveriş sırasında deneyim yaşatan hizmet sektörleri deneyim pazarlamasına öncülük etmektedirler. Tüketiciler alışveriş yapmaya ayırdıkları kısıtlı zaman içerisinde "kaliteli zaman" geçirmek istemektedirler. Bununla birlikte tüketiciler aynı zamanda perakendeciler tarafından sunulan deneyimsel perakendecilik uygulamaları ile yaşadıkları toplum ve kültür ile bütünleşen anlamlı deneyimler elde etmek istemektedirler. Perakendeciler günümüzün rekabetçi perakende pazarında etkin bir şekilde rekabet edebilmek ve farklılaşabilmek için deneyimsel perakendecilik uygulamalarına odaklanmaları gerektiğinin farkına varmışlardır. Son yıllarda hayatımıza giren internet işletmelerin iş yapış biçimlerini de değiştirmiştir, özellikle web ve mobil ile birlikte perakendeciler günümüzde yeni satış kanallarıyla ulaşamadıkları pazarlara çok daha rahat ulaşabilmekte ve böylece yeni müşteriler bulabilmektedirler. Dağıtım kanallarının çeşitlenmesiyle beraber, birden fazla dağıtım kanalını aynı anda kullanmak isteyen perakendecilerin çok kanallı perakendecilik stratejilerine yönelmesi ve deneyimsel perakendecilik uygulamalarıyla müşterilerin akış deneyimi yaşamalarını sağlaması müşteri memnuniyetinin yaratılmasında, müşterilerin satın alma niyetlerinin oluşmasında önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, üç farklı perakende satış kanalı için (fiziksel, çevrimiçi (online) ve mobil) tüketicilerin perakende mağaza ve akış deneyimlerini oluşturan boyutların geçerliliğini tespit ederek deneyimsel boyutların, kanal memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Belirlenen amaç doğrultusunda, Ankara il merkezinde ikamet eden ve ZARA'nın çevrimiçi (online) (400), mobil (404) ve Ankamall Alıveriş Merkezinde şubesi bulunan mağazasından (400) alışveriş yapan 1204 tüketiciye yüz yüze anket uygulaması yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilere, tek yönlü varyans analizi, keşifsel faktör analizi, kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli analizi ve son olarak manova analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre mağaza satış kanalları açısından değerlendirildiğinde, mağaza deneyimi boyutlarının akış deneyimi boyutları üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu perakende mağaza satış kanalının çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu, mağaza deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Akış deneyimi boyutlarının mağaza memnuniyeti ve satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise mobil mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir. Mağaza memnuniyetinin satın alma niyeti üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu kanalın ise çevrimiçi (online) mağaza satış kanalı olduğu tespit edilmiştir.

Akış deneyimiDeneyimsel pazarlamaElektronik ticaret+7
Gülhan Yenilmez
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılık düzeyinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerine etkisinin tespiti

Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim alanında birçok değişim yaşanmaktadır. İnternet dünyasında meydana gelen son gelişmeler iletişimin yönünü de değiştirmiştir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile bireyler bizzat içerik üreten ve içerik yayan etkin bir hedef kitle oluşturmuştur. Sosyal medya dünya üzerindeki sınırları ortadan kaldırmıştır. İnsanlar tüm yaşananlardan haberdar olurken aynı zamanda ürünlere ilişkinde bir takım bilgilere ulaşabilmektedir. Sosyal medyayı, bilgi elde etmek, eğlenmek, insanlarla tanışmak ve yaşam yükünden kurtulmak gibi gereksinimlerle kullanmaktadır. Böylece sosyal medya insanları durağan bir yapıda olmaktan çıkarıp yaratıcı bireylere dönüştürmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; araştırma konusu, önemi, amacı, kapsamı, araştırmanın modeli, değişkenleri ve veri toplama yöntemleri yer almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Web 2.0 teknolojisi sayesinde hayat bulan sosyal medya platformlarına yönelik kavramsal ve yapısal bilgiler, sosyal medya bağımlılığı, gösterişçi tüketim ve narsisizm kavramları yer almaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümde araştırma örneklemine ilişkin demografik bulgular, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi, faktör analizinin değerlendirilmesi ve regresyon- process analizinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, sosyal medya bağımlılığını ölçmek için Andreaessen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen Bergen Facebook Bağımlılığı Ölçeği ve Taylor ve Strutton (2016), tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Narsisizm boyutunun ölçülmesi için ise, Ames vd. (2006), çalışmalarında yer alan Narsistik Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların tartışması yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesinde halen eğitim gören öğrencilerin narsisizm düzeyinin, sosyal medya bağımlılık düzeyine ve gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Yüz yüze görüşme tekniği ile Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden 708 kişi üzerinde çalışmanın verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda narsistik kişilik boyutlarının ve sosyal medya bağımlılık faktörlerinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisiszm, Gösterişçi Tüketim

BağımlılıkGösterişçi tüketimSosyal medya+3
Sema Atalar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılık düzeyinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerine etkisinin tespiti

Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim alanında birçok değişim yaşanmaktadır. İnternet dünyasında meydana gelen son gelişmeler iletişimin yönünü de değiştirmiştir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile bireyler bizzat içerik üreten ve içerik yayan etkin bir hedef kitle oluşturmuştur. Sosyal medya dünya üzerindeki sınırları ortadan kaldırmıştır. İnsanlar tüm yaşananlardan haberdar olurken aynı zamanda ürünlere ilişkinde bir takım bilgilere ulaşabilmektedir. Sosyal medyayı, bilgi elde etmek, eğlenmek, insanlarla tanışmak ve yaşam yükünden kurtulmak gibi gereksinimlerle kullanmaktadır. Böylece sosyal medya insanları durağan bir yapıda olmaktan çıkarıp yaratıcı bireylere dönüştürmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; araştırma konusu, önemi, amacı, kapsamı, araştırmanın modeli, değişkenleri ve veri toplama yöntemleri yer almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Web 2.0 teknolojisi sayesinde hayat bulan sosyal medya platformlarına yönelik kavramsal ve yapısal bilgiler, sosyal medya bağımlılığı, gösterişçi tüketim ve narsisizm kavramları yer almaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümde araştırma örneklemine ilişkin demografik bulgular, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi, faktör analizinin değerlendirilmesi ve regresyon- process analizinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, sosyal medya bağımlılığını ölçmek için Andreaessen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen Bergen Facebook Bağımlılığı Ölçeği ve Taylor ve Strutton (2016), tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Narsisizm boyutunun ölçülmesi için ise, Ames vd. (2006), çalışmalarında yer alan Narsistik Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların tartışması yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesinde halen eğitim gören öğrencilerin narsisizm düzeyinin, sosyal medya bağımlılık düzeyine ve gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Yüz yüze görüşme tekniği ile Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden 708 kişi üzerinde çalışmanın verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda narsistik kişilik boyutlarının ve sosyal medya bağımlılık faktörlerinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisiszm, Gösterişçi Tüketim

BağımlılıkGösterişçi tüketimSosyal medya+3
Sema Atalar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılık düzeyinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerine etkisinin tespiti

Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim alanında birçok değişim yaşanmaktadır. İnternet dünyasında meydana gelen son gelişmeler iletişimin yönünü de değiştirmiştir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile bireyler bizzat içerik üreten ve içerik yayan etkin bir hedef kitle oluşturmuştur. Sosyal medya dünya üzerindeki sınırları ortadan kaldırmıştır. İnsanlar tüm yaşananlardan haberdar olurken aynı zamanda ürünlere ilişkinde bir takım bilgilere ulaşabilmektedir. Sosyal medyayı, bilgi elde etmek, eğlenmek, insanlarla tanışmak ve yaşam yükünden kurtulmak gibi gereksinimlerle kullanmaktadır. Böylece sosyal medya insanları durağan bir yapıda olmaktan çıkarıp yaratıcı bireylere dönüştürmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; araştırma konusu, önemi, amacı, kapsamı, araştırmanın modeli, değişkenleri ve veri toplama yöntemleri yer almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Web 2.0 teknolojisi sayesinde hayat bulan sosyal medya platformlarına yönelik kavramsal ve yapısal bilgiler, sosyal medya bağımlılığı, gösterişçi tüketim ve narsisizm kavramları yer almaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümde araştırma örneklemine ilişkin demografik bulgular, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi, faktör analizinin değerlendirilmesi ve regresyon- process analizinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, sosyal medya bağımlılığını ölçmek için Andreaessen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen Bergen Facebook Bağımlılığı Ölçeği ve Taylor ve Strutton (2016), tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Narsisizm boyutunun ölçülmesi için ise, Ames vd. (2006), çalışmalarında yer alan Narsistik Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların tartışması yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesinde halen eğitim gören öğrencilerin narsisizm düzeyinin, sosyal medya bağımlılık düzeyine ve gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Yüz yüze görüşme tekniği ile Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden 708 kişi üzerinde çalışmanın verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda narsistik kişilik boyutlarının ve sosyal medya bağımlılık faktörlerinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisiszm, Gösterişçi Tüketim

BağımlılıkGösterişçi tüketimSosyal medya+3
Sema Atalar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende mağazalarda müziğin, geçirilen zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Süpermarkettebir uygulama

Günümüzde artan rekabet ve zorlaşan pazar koşulları nedeniyle işletmeler tüketicilere hitap etmek ve zihinlerinde yer edinmek için farklı yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri, mağaza atmosferini kullanarak tüketicileri etkilemektir. İşletmeler mağaza atmosferini kullanarak farklılaşma ve öne çıkma çabası içindedirler. Mağaza atmosferi unsurlarından müzik ise günümüzde tüketicileri etkileyebilecek unsurlardan biridir. Dolayısıyla bu çalışma, perakende mağazalarda kullanılan arka plan müziğinin müşterilerin mağazalarda geçirdikleri zaman algısı, tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Veriler Hatay ilinde yaşayan süpermarket zinciri müşterilerine anket uygulanarak elde edilmiştir. Ankette yer alan mağazaya yönelik tutum, mağazadan yapılan alışveriş sıklığı ve kullanılan müziğe bakış açılarını ölçmek için kullanılan sorular, Turner (2012) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin alışverişe olan etkilerini ve alışveriş sonrasındaki hisleri ölçmeye yönelik sorular Herrington (1996) çalışmasından elde edilmiştir. Müziğin satın alma davranışlarına olan etkisini ölçmeye yönelik sorular Ng,P.Y (2011) çalışmasından elde edilmiştir. Alışveriş sonrası tepkiler, alışveriş sırasındaki hisler, harcanan zaman ve harcama tutarını ölçmeye yönelik sorular Morrier (2005) çalışmasından elde edilmiştir. Mağaza genel memnuniyetleri ve mağaza tavsiye durumlarını ölçen sorular Akrin (2013) çalışmasından elde edilmiştir. Analiz bulgularına bakıldığında süpermarketlerde çalan müziklerin, temposunun ve beğeni durumunun müşterilerin genel alışveriş memnuniyetini etkilediği, çalan müzikleri beğenme durumunun mağazada harcanan zamanı ve müşterilerin satın alma davranışlarını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarının işletmelere tüketici memnuniyetlerini artırmaları ve mağaza atmosferi oluşturulmasında yardımcı olması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mağaza atmosferi, müzik, zaman algısı, satın alma niyeti

Gıda sektörüHizmet iklimiPerakende satış işletmeleri+7
Ömer Emre Akay
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi marka topluluğuna üye olmalarına yönelik motivasyon faktörlerinin tüketici katılımı aracılığı ile marka sadakati üzerine etkisi

Günümüzde, küresel pazardaki rekabet, işletmeleri yenilikçi yaklaşımlar bulmaya itmektedir. Özellikle internet ortamındaki olanaklar rekabet edebilmek için yeni kaynaklar yaratmaktadır. Bunlardan en kayda değeri ise marka toplulukları ve Web 2.0 teknolojilerinin bileşiminden doğan çevrimiçi marka topluluklarıdır. Bu kapsamda, çalışmanın amacı; çevrimiçi marka topluluğuna katılma motivasyon faktörlerinin, tüketici katılım aracılığıyla marka sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'nin en popüler X online alışveriş sitesinin marka topluluğu üzerine bir araştırma yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, motivasyon faktörlerinin tüketici katılım boyutları aracılığıyla marka sadakati üzerine etkisi pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlıdır. Motivasyon faktörlerinden; eğlence, güncel bilgiler ve doğrulama, marka topluluğuna bağlanma, diğer üyelerden yardım, marka tutkusu, marka etkisi, tüketici katılım aracılığıyla marka sadakati üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı ve pozitiftir.

MarkaMarka sadakatiMarka takibi+6
Özlem Cerit
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkileyen faktörler: Kuşaklararası bir çalışma

Son yıllarda tüketimin yeni bir türü olarak kabul edilen işbirlikçi tüketim; tüketicilere mal ve hizmetlere sahip olmaktan ziyade tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlere, diğer tüketiciler ve hizmet sağlayıcı firmalar aracılığıyla belirli bir süre ve belli bir bedel karşılığında erişim sağlamalarına olanak sağlayan bir tüketim şeklidir. Bu doğrultuda, tüketicilere çeşitli faydalar sunmayı amaçlayan işbirlikçi tüketimin gelecek dönemlerde daha da önemli hale gelebileceğini ifade etmek mümkündür. Tüketicilerin satın alma gücündeki değişimler, ekonomik krizler, tüketicilerin ürün sahipliğinden kaynaklı maliyetlere katlanmak istememeleri ve zaman kavramının öneminin giderek artması gibi unsurlar, bireyleri alternatif tüketim biçimlerine yönlendirmede etkili olmuştur. Ancak, son dönemlerde bireylerin tüketim kavramına dair davranış kalıpların da değişimlerin gözlemlenmesi, farklı mal ve hizmet gruplarını kullanan ve farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime katılmalarında etkili olabilecek dışsal, içsel ve diğer güdülerin araştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı (1) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğilimini etkileyen faktörleri oluşturan boyutların farklı yaş kuşağında bulunan tüketiciler için geçerli olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın diğer amaçları; (2) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan boyutların her birinin tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerindeki etkilerini tespit etmek, (3) tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerindeki etkisini tespit etmek, (4) farklı yaş kuşakları dikkate alındığında tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmek, (5) bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Analiz sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin kavramsal yapısının 10 boyuttan oluştuğunu göstermektedir. Yapısal eşitlik modeli analiz sonuçları, arkadaşlık ve ortak mallara inanç boyutunun dört farklı yaş kuşağında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını; ancak geri kalan tüm boyutların tutum boyutu üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkileri olduğunu işaret etmektedir. Risk boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerinde doğrudan ve negatif yönlü etkisi olduğu görülmektedir. Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin, tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutumunu etkilediğini ve bu tutumun da tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca, MANOVA analizi sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaların, farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketiciler arasında istatistikî olarak farklı olduğunu göstermektedir. Bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İşbirlikçi tüketim, bebek patlaması kuşağı, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı, doğrulayıcı faktör analizi, yapısal eşitlik modeli analizi, çok yönlü varyans analizi

Doğrulayıcı faktör analiziKuşaklarTüketiciler+6
Akın Alkevli
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkileyen faktörler: Kuşaklararası bir çalışma

Son yıllarda tüketimin yeni bir türü olarak kabul edilen işbirlikçi tüketim; tüketicilere mal ve hizmetlere sahip olmaktan ziyade tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlere, diğer tüketiciler ve hizmet sağlayıcı firmalar aracılığıyla belirli bir süre ve belli bir bedel karşılığında erişim sağlamalarına olanak sağlayan bir tüketim şeklidir. Bu doğrultuda, tüketicilere çeşitli faydalar sunmayı amaçlayan işbirlikçi tüketimin gelecek dönemlerde daha da önemli hale gelebileceğini ifade etmek mümkündür. Tüketicilerin satın alma gücündeki değişimler, ekonomik krizler, tüketicilerin ürün sahipliğinden kaynaklı maliyetlere katlanmak istememeleri ve zaman kavramının öneminin giderek artması gibi unsurlar, bireyleri alternatif tüketim biçimlerine yönlendirmede etkili olmuştur. Ancak, son dönemlerde bireylerin tüketim kavramına dair davranış kalıpların da değişimlerin gözlemlenmesi, farklı mal ve hizmet gruplarını kullanan ve farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime katılmalarında etkili olabilecek dışsal, içsel ve diğer güdülerin araştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı (1) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğilimini etkileyen faktörleri oluşturan boyutların farklı yaş kuşağında bulunan tüketiciler için geçerli olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın diğer amaçları; (2) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan boyutların her birinin tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerindeki etkilerini tespit etmek, (3) tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerindeki etkisini tespit etmek, (4) farklı yaş kuşakları dikkate alındığında tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmek, (5) bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Analiz sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin kavramsal yapısının 10 boyuttan oluştuğunu göstermektedir. Yapısal eşitlik modeli analiz sonuçları, arkadaşlık ve ortak mallara inanç boyutunun dört farklı yaş kuşağında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını; ancak geri kalan tüm boyutların tutum boyutu üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkileri olduğunu işaret etmektedir. Risk boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerinde doğrudan ve negatif yönlü etkisi olduğu görülmektedir. Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin, tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutumunu etkilediğini ve bu tutumun da tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca, MANOVA analizi sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaların, farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketiciler arasında istatistikî olarak farklı olduğunu göstermektedir. Bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İşbirlikçi tüketim, bebek patlaması kuşağı, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı, doğrulayıcı faktör analizi, yapısal eşitlik modeli analizi, çok yönlü varyans analizi

Doğrulayıcı faktör analiziKuşaklarTüketiciler+6
Akın Alkevli
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkileyen faktörler: Kuşaklararası bir çalışma

Son yıllarda tüketimin yeni bir türü olarak kabul edilen işbirlikçi tüketim; tüketicilere mal ve hizmetlere sahip olmaktan ziyade tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlere, diğer tüketiciler ve hizmet sağlayıcı firmalar aracılığıyla belirli bir süre ve belli bir bedel karşılığında erişim sağlamalarına olanak sağlayan bir tüketim şeklidir. Bu doğrultuda, tüketicilere çeşitli faydalar sunmayı amaçlayan işbirlikçi tüketimin gelecek dönemlerde daha da önemli hale gelebileceğini ifade etmek mümkündür. Tüketicilerin satın alma gücündeki değişimler, ekonomik krizler, tüketicilerin ürün sahipliğinden kaynaklı maliyetlere katlanmak istememeleri ve zaman kavramının öneminin giderek artması gibi unsurlar, bireyleri alternatif tüketim biçimlerine yönlendirmede etkili olmuştur. Ancak, son dönemlerde bireylerin tüketim kavramına dair davranış kalıpların da değişimlerin gözlemlenmesi, farklı mal ve hizmet gruplarını kullanan ve farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime katılmalarında etkili olabilecek dışsal, içsel ve diğer güdülerin araştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı (1) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğilimini etkileyen faktörleri oluşturan boyutların farklı yaş kuşağında bulunan tüketiciler için geçerli olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın diğer amaçları; (2) tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan boyutların her birinin tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerindeki etkilerini tespit etmek, (3) tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerindeki etkisini tespit etmek, (4) farklı yaş kuşakları dikkate alındığında tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmek, (5) bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörler arasında istatistikî olarak bir farkın bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Analiz sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin kavramsal yapısının 10 boyuttan oluştuğunu göstermektedir. Yapısal eşitlik modeli analiz sonuçları, arkadaşlık ve ortak mallara inanç boyutunun dört farklı yaş kuşağında yer alan tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını; ancak geri kalan tüm boyutların tutum boyutu üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkileri olduğunu işaret etmektedir. Risk boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutu üzerinde doğrudan ve negatif yönlü etkisi olduğu görülmektedir. Tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutum boyutunun ise tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyet üzerinde doğrudan ve pozitif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlerin, tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik tutumunu etkilediğini ve bu tutumun da tüketicilerin işbirlikçi tüketime yönelik niyetini etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca, MANOVA analizi sonuçları, tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaların, farklı yaş kuşaklarında yer alan tüketiciler arasında istatistikî olarak farklı olduğunu göstermektedir. Bu çalışma itibariyle en sık kullanılan mal/hizmet gruplarını kullanan tüketicilerin işbirlikçi tüketim eğiliminde etkili olan faktörlere ilişkin ortalamaları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İşbirlikçi tüketim, bebek patlaması kuşağı, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı, doğrulayıcı faktör analizi, yapısal eşitlik modeli analizi, çok yönlü varyans analizi

Doğrulayıcı faktör analiziKuşaklarTüketiciler+6
Akın Alkevli
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik uygulamalarının elektronik alışveriş deneyimine ve satın alma niyetine etkisinin incelenmesi

Günümüzde internet ve mobil cihaz teknolojilerinin gelişimiyle dijital kanallar önemli alışveriş kanalları haline gelmiştir. Etkileşimli teknolojilerin teknik kapasitelerinin artmasıyla, işletmeler rekabet avantajı yakalayabilmek adına, tüketiciler için etkin alışveriş deneyimleri tasarlamaktadır. Artırılmış gerçeklik, hem fiziksel hem de çevrimiçi perakendecilikte tüketici deneyimlerini zenginleştirmek için kullanılan önemli etkileşim teknolojilerinden bir tanesidir. Artırılmış gerçeklik teknolojisi aracılığıyla tüketiciler sanal ürün bilgilerini gerçek dünyayla bütünleştirerek, geleneksel dijital alışveriş kanallarına kıyasla daha zengin alışveriş deneyimi yaşamaktadır. Günümüzde artırılmış gerçeklik alışveriş uygulamalarının kullanıldığı önemli sektörlerden bir tanesi güzellik sektörüdür. Tüketiciler mobil veya çevrimiçi alışverişlerinde makyaj ürünü satın almadan önce, bu uygulamalar aracılığıyla ürünü yüzlerinde deneyebilmekte ve buna göre karar verebilmektedir. Bu noktada elektronik alışveriş bağlamında, tüketicilerin ürünü doğru bir şekilde değerlendirebilmeleri konusunda artırılmış gerçeklik uygulamasının özellikleri oldukça önemlidir. Bu bağlamda çalışmanın birinci amacı (1) tüketicilerin makyaj ürünü alışverişlerinde, mobil artırılmış gerçeklik alışveriş uygulamasından algıladıkları artırılmış gerçeklik özelliklerinin zihinsel imajlama kalitesi, algılanan bilgi vericilik, uygulamaya yönelik tutum ve satın alma niyetine etkilerinin incelenmesidir. Çalışmanın ikinci amacı (2) tüketicilerin makyaj ürünü alışverişlerinde, artırılmış gerçeklik uygulamasından algıladıkları risk boyutlarının (performans riski, finansal risk ve mahremiyet riski), artırılmış gerçeklik özellikleri ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiler üzerindeki düzenleyici etkilerinin tespit edilmesidir. Son olarak çalışmanın üçüncü amacı (3) artırılmış gerçeklik deneyimi ile fiziksel mağaza deneyimini zihinsel imajlama kalitesi ve algılanan bilgi vericilik aracılığıyla satın alma niyetine etkileri yönünden karşılaştırmaktır. Yapısal eşitlik modeli analizi sonucunda zihinsel imajlama kalitesi üzerinde etkili olan boyutların etkileşimin kontrol edilebilirliği, etkileşimden algılanan eğlence, canlılık ve yenilik olduğu; algılanan bilgi vericilik üzerinde etkili olan boyutların etkileşimin kontrol edilebilirliği, etkileşimin cevap verebilirliği, etkileşimden algılanan eğlence ve canlılık boyutları olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında uygulamaya yönelik tutum üzerinde doğrudan etkisi bulunan tek boyutun etkileşimden algılanan eğlence olduğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre zihinsel imajlama kalitesi ve algılanan bilgi vericiliğin uygulamaya yönelik tutumu, uygulamaya yönelik tutumun da satın alma niyetini etkilediği tespit edilmiştir. Uygulanan düzenleyici aracı etki analizleri sonucunda genel olarak, algılanan risk boyutlarının artırılmış gerçeklik özelliklerinin satın alma niyeti üzerindeki doğrudan etki düzeylerini azalttığı tespit edilmiştir. Analizler sonucunda performans riski ve finansal riskin artırılmış gerçeklik özelliklerinin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etki düzeylerini artırdığı belirlenmiştir. Öte yandan mahremiyet riskinin yalnızca etkileşimin kontrol edilebilirliğinin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisinde düzenleyici bir rol oynadığı ve bu etkiyi azalttığı tespit edilmiştir. Uygulanan aracı etki analizi sonucunda, artırılmış gerçeklik deneyimi ve fiziksel mağaza deneyiminin satın alma niyetini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bunun yanında artırılmış gerçeklik deneyiminin zihinsel imajlama kalitesi aracılığıyla satın alma niyetini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilediği; ancak, fiziksel mağaza deneyiminin zihinsel imajlama kalitesi aracılığıyla satın alma niyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Son olarak hem artırılmış gerçeklik deneyiminin hem de fiziksel mağaza deneyiminin algılanan bilgi vericilik aracılığıyla satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.

Artırılmış gerçeklikDeneyimDeneyimsel pazarlama+5
Mehmet Fatih Açar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik uygulamalarının elektronik alışveriş deneyimine ve satın alma niyetine etkisinin incelenmesi

Günümüzde internet ve mobil cihaz teknolojilerinin gelişimiyle dijital kanallar önemli alışveriş kanalları haline gelmiştir. Etkileşimli teknolojilerin teknik kapasitelerinin artmasıyla, işletmeler rekabet avantajı yakalayabilmek adına, tüketiciler için etkin alışveriş deneyimleri tasarlamaktadır. Artırılmış gerçeklik, hem fiziksel hem de çevrimiçi perakendecilikte tüketici deneyimlerini zenginleştirmek için kullanılan önemli etkileşim teknolojilerinden bir tanesidir. Artırılmış gerçeklik teknolojisi aracılığıyla tüketiciler sanal ürün bilgilerini gerçek dünyayla bütünleştirerek, geleneksel dijital alışveriş kanallarına kıyasla daha zengin alışveriş deneyimi yaşamaktadır. Günümüzde artırılmış gerçeklik alışveriş uygulamalarının kullanıldığı önemli sektörlerden bir tanesi güzellik sektörüdür. Tüketiciler mobil veya çevrimiçi alışverişlerinde makyaj ürünü satın almadan önce, bu uygulamalar aracılığıyla ürünü yüzlerinde deneyebilmekte ve buna göre karar verebilmektedir. Bu noktada elektronik alışveriş bağlamında, tüketicilerin ürünü doğru bir şekilde değerlendirebilmeleri konusunda artırılmış gerçeklik uygulamasının özellikleri oldukça önemlidir. Bu bağlamda çalışmanın birinci amacı (1) tüketicilerin makyaj ürünü alışverişlerinde, mobil artırılmış gerçeklik alışveriş uygulamasından algıladıkları artırılmış gerçeklik özelliklerinin zihinsel imajlama kalitesi, algılanan bilgi vericilik, uygulamaya yönelik tutum ve satın alma niyetine etkilerinin incelenmesidir. Çalışmanın ikinci amacı (2) tüketicilerin makyaj ürünü alışverişlerinde, artırılmış gerçeklik uygulamasından algıladıkları risk boyutlarının (performans riski, finansal risk ve mahremiyet riski), artırılmış gerçeklik özellikleri ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiler üzerindeki düzenleyici etkilerinin tespit edilmesidir. Son olarak çalışmanın üçüncü amacı (3) artırılmış gerçeklik deneyimi ile fiziksel mağaza deneyimini zihinsel imajlama kalitesi ve algılanan bilgi vericilik aracılığıyla satın alma niyetine etkileri yönünden karşılaştırmaktır. Yapısal eşitlik modeli analizi sonucunda zihinsel imajlama kalitesi üzerinde etkili olan boyutların etkileşimin kontrol edilebilirliği, etkileşimden algılanan eğlence, canlılık ve yenilik olduğu; algılanan bilgi vericilik üzerinde etkili olan boyutların etkileşimin kontrol edilebilirliği, etkileşimin cevap verebilirliği, etkileşimden algılanan eğlence ve canlılık boyutları olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında uygulamaya yönelik tutum üzerinde doğrudan etkisi bulunan tek boyutun etkileşimden algılanan eğlence olduğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre zihinsel imajlama kalitesi ve algılanan bilgi vericiliğin uygulamaya yönelik tutumu, uygulamaya yönelik tutumun da satın alma niyetini etkilediği tespit edilmiştir. Uygulanan düzenleyici aracı etki analizleri sonucunda genel olarak, algılanan risk boyutlarının artırılmış gerçeklik özelliklerinin satın alma niyeti üzerindeki doğrudan etki düzeylerini azalttığı tespit edilmiştir. Analizler sonucunda performans riski ve finansal riskin artırılmış gerçeklik özelliklerinin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etki düzeylerini artırdığı belirlenmiştir. Öte yandan mahremiyet riskinin yalnızca etkileşimin kontrol edilebilirliğinin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisinde düzenleyici bir rol oynadığı ve bu etkiyi azalttığı tespit edilmiştir. Uygulanan aracı etki analizi sonucunda, artırılmış gerçeklik deneyimi ve fiziksel mağaza deneyiminin satın alma niyetini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bunun yanında artırılmış gerçeklik deneyiminin zihinsel imajlama kalitesi aracılığıyla satın alma niyetini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilediği; ancak, fiziksel mağaza deneyiminin zihinsel imajlama kalitesi aracılığıyla satın alma niyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Son olarak hem artırılmış gerçeklik deneyiminin hem de fiziksel mağaza deneyiminin algılanan bilgi vericilik aracılığıyla satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.

Artırılmış gerçeklikDeneyimDeneyimsel pazarlama+5
Mehmet Fatih Açar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmet inovasyonu kapsamında havalimanı hizmet süreçlerinde insan – teknoloji etkileşiminin incelenmesi

Teknoloji temelli hizmet inovasyonlardan uzun yıllardır havayolu seyahatlerinin belli aşamalarındaki hizmet karşılaşmalarında yararlanılmaktadır. Artık teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde bu inovasyonlar, sürecin tamamında kullanılabilmektedir. Hızlı seyahat teknolojileri olarak isimlendirilen bu alana, havacılık işletmeleri ciddi yatırımlar yapmaktadır. Bu kapsamda hızlı seyahat teknolojileri yardımıyla, uçuş öncesi ve sonrası süreçlerdeki işlemlerin tamamı, herhangi bir hizmet personeline ihtiyaç duyulmadan, daha az temasla ve daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ancak bu teknolojileri seyahat sürecinin tamamında kullanan yolcu sayısının istenilen düzeye ulaşmamış olması bir problem olarak görülmektedir. Bu durum, hızlı seyahat teknolojilerinin kullanım niyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak çalışmanın temel amacı; yolcuların havayolu seyahat sürecinin tamamında hızlı seyahat teknolojilerini kullanma niyetini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda çalışmada teknolojik yatkınlık modeli, teknoloji kabul modeli, etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler, sağlık inanç modeli ve tutum boyutlarından oluşan bütünleşik bir araştırma modeli oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında yapısal eşitlik modeli analizi sonuçları değerlendirildiğinde; iyimserlik ve yenilikçilik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydayı pozitif yönlü etkilemektedir. Ayrıca algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Benzer şekilde, iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın, hızlı seyahat teknolojilerine yönelik tutum üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Hızlı seyahat teknolojileri kullanım niyeti üzerinde ise; iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda, COVID-19 hassasiyet algısı ve tutum boyutlarının pozitif; etkileşim kurma ihtiyacı düzeyinin ise negatif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca koşullu dolaylı etki analizi de yapılmıştır. Bu kapsamda yolcuların teknolojik yatkınlık düzeyinin, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda ve tutum vasıtasıyla hızlı seyahat teknolojisi kullanım niyeti üzerindeki etkisi ve bu ilişkilerde etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler ve sağlık inanç modelini oluşturan boyutlara ait düzeylerin düzenleyici rolü incelenmiştir. Analiz sonucunda düzenleyici değişkenlere ait düzeylerin, araştırma modelinde yer alan değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiler üzerinde koşullu etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi teknolojisiCOVID 19Hava alanları+7
Seda Arslan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmet inovasyonu kapsamında havalimanı hizmet süreçlerinde insan – teknoloji etkileşiminin incelenmesi

Teknoloji temelli hizmet inovasyonlardan uzun yıllardır havayolu seyahatlerinin belli aşamalarındaki hizmet karşılaşmalarında yararlanılmaktadır. Artık teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde bu inovasyonlar, sürecin tamamında kullanılabilmektedir. Hızlı seyahat teknolojileri olarak isimlendirilen bu alana, havacılık işletmeleri ciddi yatırımlar yapmaktadır. Bu kapsamda hızlı seyahat teknolojileri yardımıyla, uçuş öncesi ve sonrası süreçlerdeki işlemlerin tamamı, herhangi bir hizmet personeline ihtiyaç duyulmadan, daha az temasla ve daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ancak bu teknolojileri seyahat sürecinin tamamında kullanan yolcu sayısının istenilen düzeye ulaşmamış olması bir problem olarak görülmektedir. Bu durum, hızlı seyahat teknolojilerinin kullanım niyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak çalışmanın temel amacı; yolcuların havayolu seyahat sürecinin tamamında hızlı seyahat teknolojilerini kullanma niyetini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda çalışmada teknolojik yatkınlık modeli, teknoloji kabul modeli, etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler, sağlık inanç modeli ve tutum boyutlarından oluşan bütünleşik bir araştırma modeli oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında yapısal eşitlik modeli analizi sonuçları değerlendirildiğinde; iyimserlik ve yenilikçilik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydayı pozitif yönlü etkilemektedir. Ayrıca algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Benzer şekilde, iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın, hızlı seyahat teknolojilerine yönelik tutum üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Hızlı seyahat teknolojileri kullanım niyeti üzerinde ise; iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda, COVID-19 hassasiyet algısı ve tutum boyutlarının pozitif; etkileşim kurma ihtiyacı düzeyinin ise negatif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca koşullu dolaylı etki analizi de yapılmıştır. Bu kapsamda yolcuların teknolojik yatkınlık düzeyinin, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda ve tutum vasıtasıyla hızlı seyahat teknolojisi kullanım niyeti üzerindeki etkisi ve bu ilişkilerde etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler ve sağlık inanç modelini oluşturan boyutlara ait düzeylerin düzenleyici rolü incelenmiştir. Analiz sonucunda düzenleyici değişkenlere ait düzeylerin, araştırma modelinde yer alan değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiler üzerinde koşullu etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi teknolojisiCOVID 19Hava alanları+7
Seda Arslan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors