Theses supervised by Doç. Dr. Yusuf Tansel İç
11 theses · Başkent University
Fikri ve sınai mülkiyet hakları mevzuatında yapay zekâ teknolojisi ile ilgili eksikliklerin belirlenmesi ve mevzuatın iyileştirilmesi önerileri
Bu çalışmada yapay zekâ ve robotlarla ilgili olarak, fikri ve sınai mülkiyet hakları mevzuatının eksikliklerinin belirlenmesi ve mevzuatın bu kapsamda güncellenmesine ilişkin öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir. Yapay zekâ kavramını her geçen gün daha fazla duymaktayız ve gelişen yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması ile yapay zekâ hayatımızda daha fazla yer almaktadır. Bununla beraber yapay zekâ ürünlerinin doğuracağı hukuki süreçlere ilişkin mevzuatın geliştirilmesine duyulan gereksinim de artmaktadır. Bu çalışmada, yapay zekânın ve robotların, şiir yazması, resim yapabilmesi, müzik eseri oluşturması gibi doğacak hak sahipliği konusunda mevzuat açısından ortaya çıkabilecek potansiyel durumlar göz önünde bulundurularak, robotların cezai sorumlulukların neler olabileceğine dair saha araştırması yapılmıştır.
Petrol doğalgaz jeotermal sondaj sektöründe ıso 9001:2008 kalite yönetim sisteminin kurulması
Sondaj Sektöründe kalite yönetim sistemi kurulmasının amacı temelde kaliteli hizmet sağlayarak müşteri memnuniyeti sağlamaktır. Türkiye'de bu kapsamda faaliyet gösteren firmalardan söz konusu sisteme göre sadece tek bir firma belgelendirme çalışmasını tamamlamış olup, henüz diğer firmalarda bu kapsamda belgelendirme yapılmamıştır. Bu çalışma içerisinde söz konusu firmada "ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi" standardına göre oluşturulmuş olan kalite yönetim sistemi çalışmaları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ayrıca tez çalışmasında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi (KYS)'ne geçiş sonrası firmada elde edilen olumlu gelişmeler TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution ) yöntemi kullanılarak ortaya konmuştur. TOPSIS yöntemi sonuçlarına göre ISO 9001 KYS'ne geçiş öncesi 2012 yılı firma performansı ile ISO 9001 KYS'ne geçiş sonrasında 2014 yılı firma performansında önemli bir gelişme gözlenmiştir. Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de Petrol, Doğalgaz, Jeotermal Sondaj sektöründe faaliyet gösteren firmalara sistemin baştan sona nasıl kurulduğunu anlatarak onlara rehber niteliğinde faydalanabilecekleri bir doküman sağlamaktır.
Prefabrik modüler yapı üreten firmaların teklif hazırlamasında kullanılacak bir maliyet hesaplama sisteminin geliştirilmesi
Şantiye kurulumları öncesinde sahada çalışacak olan beyaz ve mavi yaka personele ait geçici yatakhane, yemekhane ve ofis ihtiyacı söz konusudur. Müteahhit firmalar, mobilizasyon kampı ihtiyaçlarını, prefabrik modüler yapı sistemlerini kullanarak ekonomik ve hızlı bir şekilde çözümleme yoluna gitmektedirler. Müteahhit firma, projenin büyüklüğü ölçeğinde çalıştıracağı beyaz ve mavi yaka personel sayısıyla orantılı prefabrik çözüm talebinde bulunur. Hazırlanan mimari çözümlerde ise yapıların şantiye sahasına göre konumlandırılmasından dolayı mimari değişkenlik söz konusudur. Müşterinin talep ettiği mimari doğrultusunda, yapıda kullanılacak malzemeler teknik şartnameye göre eğer yoksa da firmanın standart üretimine göre maliyetlendirmektedir. Bu işlem gerçekleştirilirken stoktan kullanılması gereken hammaddeler kontrol edilmektedir. Stok miktarı yetersizse iki durum söz konusudur: İlki, yetersiz hammaddelerin tedarik süreci başlar ve yapı maliyeti elde edilirken tedarik süresi, teslim zamanına eklenir. İkinci alternatif ise mevcut hammadde ile yapıyı oluşturacak bina sistemleri ve teknik özellikleri karar vericinin bilgisine sunulmaktadır. Müşteriye sunulacak alternatif senaryolarla, pazarlığa esas teşkil edecek gerçekçi fiyat ve gerçekçi teslim tarihlerini kapsayan, gerekiyorsa alternatif çözümün de bulunduğu teklif dosyası (teklif şartları, teklif fiyatı ve teknik özellikler ile birlikte) geliştirilen maliyet sistemi ile elde edilmiştir. Bu sayede; teklif süreci ve stok yönetimi konularında firmadaki verimlilik arttığı gibi karar vericiye de büyük kolaylık sağlamaktadır. Bunun yanı sıra taleplerin hızlı ve alternatifli cevaplanması müşteri ile olan ilişkileri güçlenirken firmanın da pazar payını arttırmaktadır.
Küçük ve orta ölçekli firmalar için dış ticaret performans faktörlerinin değerlendirilmesi: Ankara İvedik OSB için bir durum analizi
Ülkemizde son on yılda gerçekleşen ekonomik gelişmelere paralel olarak dış ticaret hacmi ve bağlantılı olarak cari işlemler dengesindeki açık günümüzde ülkemizin en önemli ekonomik unsurlarından biri haline gelmiştir. Özellikle ülkemizin ihracat potansiyelinin teknoloji yoğun ürünlere odaklandırılmasıyla dış ticaret açığının ve dolayısıyla cari işlemler açığının kapatılması en öncelikli hedeflerden bir tanesidir. Bu doğrultuda tez kapsamında Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmalara uygulanmış olan anketlerden elde edilen veriler kullanılarak özellikle Küçük ve Orta Ölçekli firmaların ihracat yeteneklerini geliştirmeleri konusunda hangi faktörlerin önemli olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda firmaların gelecekteki ihracat potansiyellerini artırmada öncelik vermeleri gereken unsurların ortaya konması hedeflenmiştir.
Bir sistem tasarım ve üretim firmasında eş zamanlı mühendislik uygulaması
Bu tez çalışmasında orta ölçekli savunma sanayi firması olan Akana Mühendislik A.Ş' de bir tasarım projesinde eş zamanlı mühendislik uygulaması gerçekleştirilmiştir. Firmada kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) uygulanarak hangi teknik isterlerin üzerinde durulması gerektiği, tasarım, üretim satın alma, kalite güvence gibi farklı fonksiyonlara yönelik çalışmaların eş zamanlı başlatılma faaliyeti ve bu çalışmanın sonunda kazanılan katma değer açısından incelenmiştir. Firmanın sürekli yeni tasarım projeleri alması, mevcut faaliyetlerle ilgili hazır veri paketinin bulunmaması, ürün veri yönetimine yönelik olarak projelerin teklif aşamasından başlayıp lojistik destek alanına kadarki bilgiyi kapsayacak şekilde bir veri tabanının bulunmaması, süreçlerin kontrolünde önemli güçlükler yaratmaktadır. Bu güçlüklerin üstesinden gelmek üzere örnek bir proje üzerinde eşzamanlı mühendislik uygulaması gerçekleştirilmiş ve çalışma sonunda kalite maliyetlerinde düşüş, yeniden yapılandırılmış organizasyon, müşteri memnuniyetinde artış, mühendislik değişiklik önerilerinde azalma, tasarım ve geliştirme dönemindeki kritik noktaların tespiti, ve erken teslimat performansında iyileşmeler elde edilebilmiştir.
Plastik boru sektöründe bir firmaya ISO 9001:2015 kalite yönetim sisteminin kurulması
Plastik boru üretimi yapan firmada mevcut kalite yönetim sistemi olan ISO 9001:2008 standardının revize olması ile yeni standart ISO 9001:2015'e uygun kalite yönetim sisteminin kurulması gerekmektedir. Bu çalışmada XYZ Ltd. Şti. olarak adlandırılan firmada ISO 9001:2015 standardına göre kurulumu gerçekleştirilen kalite yönetim sistemi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ayrıca kalite yönetim sisteminin gerekliliklerinden detaylarıyla bahsedilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda firmada 2015 standardına geçiş sonrasında kalite yönetiminde iyileşme düzeyi, ÇÖKV (Çok Ölçütlü Karar Verme) tekniklerinden olan TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi ile değerlendirilmiş ve uygulamanın firmaya önceki yıllara göre katkı sağladığı görülmüştür. Bu tez, imalat sektöründeki firmalara, ISO 9001:2008 standardının yerine geçen ISO 9001:2015 standardının kurulumuna ve yeni versiyonun getirdiği yenilik ve değişikliklerin anlaşılması konusunda yardımcı olması amacıyla hazırlanmıştır.
Türkiye ekonomisinin büyüme tahminine yönelik bir çalışma
Bir ülkenin bir dönem içinde ürettiği mal ve hizmet miktarında gerçekleşen artışlar olarak tanımlanan ekonomik büyüme, ülkelerin en önemli makroekonomik göstergelerinden biridir. Ekonomik büyüme genellikle reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'daki artış şeklinde ifade edilmektedir. Ekonomik büyüme tahmini, ülkeler veya uluslararası kuruluşlar tarafından, gelecekte yaşanabilecek gelişmeleri önceden görebilmek için yapılmaktadır. Böylece karar vericiler gelecekte yaşanabilecek durumlara karşı erken politikalar geliştirebileceklerdir. Ekonomik büyümeyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve büyüme tahmini çalışmalarında sıklıkla zaman serisi analizleri ve ekonometrik yöntemlerin kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada ekonomik büyüme tahmini için deney tasarımı yöntemlerinden birisi olan Faktöriyel Tasarımlardan yaralanılmıştır. Analiz için öncelikle büyüme üzerinde etkili olduğu düşünülen bazı faktörlerden aralarında ilişki bulunanlar korelasyon analizi yardımıyla elenmiş ve enflasyon oranı, işsizlik oranı, sanayi üretim endeksi, dış ticaret hacminin GSYiH'ya oranı, ve brüt dış borç stokunun GSYiH'ya oranı analizde bağımsız faktörler olarak ele alınmıştır. Çıktı olarak ise GSYiH'daki değişim oranı dikkate alınmıştır. 2005-2017 yılları arası için veri seti oluşturulmuş ve analiz edilmiştir. Analiz sonucunda regresyon modeli belirlenmiştir. Bu regresyon modeli kullanılarak MS Excel Solver yardımıyla belirlenen bir büyüme oranı için faktörlerin alması gereken değerler örnek olarak hesaplanmıştır.
Finansal oranları kullanarak bankaların performansının değerlendirilmesi
2001 yılında yaşanan ekonomik kriz Türk Bankacılık Sektöründe önemli yapısal değişikliklerin yaşanmasını beraberinde getirmiştir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuş ve bankaların yapısal olarak güçlenmelerine ilişkin bir takım düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Gerçekleştirilen yapısal düzenlemeler bankaların öz sermaye yapısını güçlendirmekle birlikte aynı zamanda bankacılık sisteminin Türkiye Ekonomisindeki yerini de sağlamlaştırmıştır. Doğal olarak bu süreç içerisinde bankaların karlılıkları ve performansları da artırmıştır. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların en önemli performans göstergeleri olan finansal oranlar kullanılarak 2001-2017 yılları arasında performans gelişimleri incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP)'yle bir çok ölçütlü karar verme modeli oluşturulmuş ve bankaların finansal oranları doğrultusunda sıralanmalarının gerçekleşebileceği bir performans değerlendirme modeli ortaya konmuştur. Modelde en kritik nokta hem finansal oranların ağırlıklandırılması, hem de finansal oranlara göre bankaların gösterdikleri performansın puanlanmasıdır. Kriter ağırlıklandırma işlemi için bankacılık sektöründeki uzmanların görüşlerinden faydalanılmıştır. Ticari bankaların her bir finansal oranının puanlandırılmasında ise kartiller dikkate alınarak ve doğrusal normalizasyon işlemi uygulanarak iki farklı yöntem kullanılmıştır. Her iki yöntemle elde edilen bulgular AHP modeline girdi olarak verilerek banka sıralamaları yıllara göre değerlendirilmiş, bankaların performanslarındaki değişimler nedenleri ile analiz edilmeye çalışılmıştır.
Hibrit otomobillerin seçimine yönelik bir modelin geliştirilmesi
Sürekli artan dünya nüfusu, şehirleşme ve sanayileşmenin çok büyük etkisiyle enerji ihtiyacımız her geçen gün artmakta fakat buna paralel olarak aynı kolaylıkta bu ihtiyaç karşılanamamaktadır. Talep edilen enerjinin arzı için ülkeler farklı kaynak araştırmaları yapıp bunlara başvurmaktadır. Bu nedenle teknoloji de süratle gelişmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle araç yoğunluğu artmakta buna bağlı olarak karbon gibi zararlı gazlar atmosfere salınmaktadır. Kıtlaşan enerji kaynaklarından dolayı petrol fiyatları artmakta, enerji pahalılaşmakta, kullanılan zararlı maddelerle doğaya zarar verilmekte ve küresel ısınmaya neden olunmaktadır. Ülkelerin bu durumlara karşı önlem almak amacıyla yaptığı çalışmalar bu zararlı etkenleri azaltmaya yöneliktir. Bu kapsamda bazı hukuksal düzenlemeler getiriyor ve buna yönelik araç üretimlerine izin veriyor hatta bu araçlara vergi indirimi sağlıyorlar. Bu doğrultuda hibrit otomobillerin seçimine yönelik çok ölçütlü karar verme yöntemiyle bir modelin geliştirilmesine yönelik bir tez çalışması sunulmaktadır. Bu çalışmayla en uygun şartlarda en verimli aracı seçmek hedeflenmiştir. Bu çalışmada geleneksel TOPSIS modeli ve çalışma penceresi yaklaşımı uygulanmaktadır. Çalışmanın sonucunda klasik TOPSIS yöntemi yerine, ÇP'nin kullanımı daha doğru sıralama sonuçları verebilmektedir.
Böbrek nakil başarısının izlenmesi için bir karar destek aracı
Organ nakli son yıllarda oldukça gelişen bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. En yaygın olarak gerçekleştirilen organ nakilleri ise böbrek ve karaciğer naklidir. Böbrek nakli kadavradan ya da canlı vericiden sağlanabilmektedir. Türkiye'de kadavra vericinin azlığından kaynaklı olarak daha çok canlı vericiden nakil sağlanmaktadır. Nakil işleminin başarılı olarak gerçekleşmesinden sonra hastanın ameliyat sonrası rutin kontrolleri büyük önem taşır. Aksi halde nakil sonrası organ kayıpları görülebilmektedir. Bu noktada hastanın bilinçli davranıp rutin testleri, ölçümleri yaptırması ve doktoru ile temasta kalması gerekmektedir. Bu çalışmada, canlı vericiden böbrek nakli gerçekleştirmiş hastaların nakil sonrası böbrek başarısı incelenmiştir. Bu amaçla Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ve Tercihlerin İdeal Çözüme Yakınlık Derecelerine Göre Sıralanması Tekniği (TOPSIS) ile çok ölçütlü karar verme modeli oluşturulmuştur. Hastaların test sonuçlarında zaman içerisinde meydana gelen iyileşmeler ve kötüleşmeler doğrultusunda hastaların bireysel bazda durumlarının izlenebileceği bir model ortaya konmuştur. Modelde en kritik nokta nakil sonrası rutin testlerinin ağırlıklandırılmasıdır. Bu sebeple kriter ağırlıklandırma işlemi için nefroloji alanında uzman doktorların görüşlerinden faydalanılmıştır. Bu ağırlıklandırmalar AHP ve TOPSIS modellerine girdi olarak verilerek hasta durumlarının nakil sonrası belirli periyotlarla değerlendirilebileceği bir model önerilmiştir.
Bölgesel hava savunma için çok amaçlı konuşlanma modeli
Bu çalışma, katmanlı hava savunma sistemi ile bir bölgenin olası hedeflerden korunması için füzelerin optimal tahsisi ve konuşlanma sorununu ele almaktadır. Bu kapsamda, etkisiz hale getirme olasılığı ve toplam maliyet unsurlarının optimize edildiği çok amaçlı model geliştirilmiştir. Konuşlanma problemi için seçilen bölgedeki çevresel unsurlar nedeni ile yerleşim yapılabilecek alan sınırlandırılmış, yerleşimin bu alan içerisinde yapılması kısıt olarak eklenmiştir. Model, Math Works'ün MATLAB R2016b programı ile kodlanarak çözülmüştür.