Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ertuğrul Ergün
10 theses · Afyon Kocatepe University
Veritabanı ve web tabanlı bir sistem ile küçükbaş hayvan gelişiminin ve sürü takibinin gerçekleştirilmesi
Literatür incelemesi ve saha görüşmeleri sonucu, araştırmacıların ve çiftçilerin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğive sürü takibinde veri kaynaklı bazı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu tezin amacı, küçükbaş hayvanların gelişimlerinin takibi için sürü takip mantığına dayalı bir web uygula-ması çözümü geliştirmektir. Bu araştırma, verilerin güvenilir bir şekilde kaydedilmesini, saklanma-sını, paylaşılmasını ve erişimini sağlayacaktır. Araştırmanın tamamlanması, küçükbaş hayvan yetiş-tiricilerinin sürülerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine ve küçükbaş hayvanların gelişimiyle ilgili bilgilerin daha iyi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.
Ortaokul öğretmenlerinin bilgisayar ve internet öz yeterlikleri ile yapay zekâ kaygıları arasındaki ilişki
Yapay zeka teknolojilerinin eğitim alanında giderek önem kazandığı günümüz eğitim sisteminde, öğretmenlerin bilgisayar öz yeterlilik seviyeleri ile yapay zeka uygulamaları kaygıları arasındaki ilişkiyi anlamak, eğitimde yapılacak uygulamaların başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada ortaokul kademelerinde görevli öğretmenlerin yapay zeka tekniklerinin kullanımına yönelik kaygıları ile bilgisayar ve internet kullanımıyla ilgili öz yeterlik algıları arasındaki ilişki ve buna paralel olarak eğitimde yapay zeka uygulamalarına ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygıları ve bilgisayar öz yeterlikleri ayrı ayrı ele alınmış olup, bağımsız değişkenlere göre farklılaşma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma genel tarama modellerinden nicel veri toplama aracı olan anket uygulaması şeklinde gerçekleştirilmiş olup, veri toplama aracı olarak "Yapay Zeka Kaygı (YZK) Ölçeği" ve "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Öz Yeterlik (BİKÖY)" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmaya, 2023 – 2024 öğretim yılı bahar döneminde Manisa Salihli ilçesinde görev yapmakta olan 204 ortaokul öğretmeni katılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerle yapay zeka uygulamaları üzerine yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilerek verilerin analizi ve yorumlanması sağlanmıştır. Ortaokul öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşlerinin analizinde; temaların ve alt temaların bulunması, verilerin kodlanması ve bulguların yorumlanması adımları izlenmiştir. Araştırma uygun durum örneklemesi yöntemi kullanılarak 23 öğretmen ile yürütülmüştür.Araştırma sonucunda, ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygılarının orta düzeyde ve bilgisayar ve internet kullanımı öz yeterliklerinin yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygıları ile bilgisayar öz yeterlikleri arasında ise anlamlı, negatif yönlü ve çok düşük düzeyde bir korelasyon bulunmuştur. Bu sonuçlara göre öğretmenlerin yapay zeka konusundaki kaygılarını azaltmak ve bilgisayar özyeterliklerini geliştirmek amacıyla kapsamlı hizmetiçi eğitimler düzenlenmeli, farkındalık oluşturan programlar sunulmalı, teknik destek sağlanarak teknoloji entegrasyonunu destekleyen stratejiler geliştirilmeli ve öğretmenlerin bu alandaki yetkinlikleri arttırılmalıdır. Ayrıca, uygulamalı deneyimlerle bilgi paylaşımı teşvik edilmeli ve uzun vadeli stratejiler oluşturmalıdır. Bu önlemler, öğretmenlerin yapay zeka teknolojisini eğitimde etkin bir şekilde kullanmalarını ve yapay zeka uygulamalarına daha olumlu bakmalarını sağlamak amacıyla kritik bir role sahiptir.
Yerel yönetimlerde bulut bilişim teknolojisi: Bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin araştırılması
Bulut bilişim, internet üzerinden bilgisayar sistemlerine, veriye erişim ve bu kaynakların paylaşımını sağlayan bir teknoloji ve hizmet modelidir. Bulut bilişimde geleneksel bilgi işlem altyapılarının aksine donanım ve yazılım kaynakları, bir sunucu üzerinde sanal olarak sağlanır ve internet aracılığıyla kullanıcılara sunulur. Bu model, kullanıcılara esneklik, ölçeklenebilirlik, maliyet etkinliği ve erişim kolaylığı gibi avantajlar sağlar. Kamu hizmeti sunan belediyeler ve diğer yerel idarelerde bulut bilişim, hizmet sunumunda maliyet tasarrufu, ölçeklenebilirlik, erişim kolaylığı, veri yedekleme, güvenlik, yenilikçilik ve verimlilik gibi avantajlar sunabilmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmada yerel yönetimlerde bulut bilişimin altyapısının uygulanmasına ilişkin kavramsal çerçeve belirlenmiş ve konu ile ilgili yerel yönetim çalışanlarının bu çerçeveye ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında yerel yönetimlerde bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin nasıl anlaşıldığının ve uygulandığının, katılımcıların bulut bilişim hizmetlerine dair tecrübeleri, bu teknolojiye yönelik görüşleri incelenmiştir. Bu amaca yönelik olarak; araştırma kapsamında iletişime geçilen yerel yönetimlere çevrimiçi olarak anket formu gönderilmiş, toplam 31 farklı belediyeden katılım sağlanmıştır. Gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülen çalışmaya; 1'i Belediye Başkanı, 4'ü Belediye Başkan Yardımcısı olmak üzere toplam 95 yerel yönetim çalışanı katılım sağlamıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımları kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda; bulut bilişimin kullanıcılar tarafından yüksek derecede anlaşıldığı ve benimsendiği, belediyelerin bulut bilişim sistemlerini kullanmaya yönelik güçlü bir eğilim gösterdiği görülmüştür. Ancak bu teknolojinin getirdiği zorlukların da farkında oldukları, belediyelerde karar vericilerin teknolojinin sunduğu faydaları değerlendirirken aynı zamanda güvenlik, maliyet ve organizasyonel değişim gibi faktörleri dikkate almaları gerektiği anlaşılmıştır. Yerel yönetimlerin dijital dönüşüm sürecinde güvenliği merkeze alan bir yaklaşım benimsemelerinin son derece önemli olduğu, önerilen bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin katılımcılar tarafından büyük oranda olumlu karşılandığı sonucuna ulaşılmıştır. 2024, xi + 106 sayfa Anahtar Kelimeler: Bulut bilişim, yerel yönetim, bütünleşik belediye bulut sistemi.
Algoritma ve programlama eğitiminin, ortaokul öğrencilerinin Bilgi İşlemsel Düşünme ve Yaratıcı Düşünme becerisine etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasındaki amaç, ortaokul öğrencilerinin, belirli bir süre algoritma ve programlama eğitimi alarak; bilgi işlemsel düşünme ve yaratıcı düşünme becerisinin ölçülmesidir. Bilgi işlemsel düşünme becerisi, günü-müzün ve geleceğimizin en önemli becerileri arasında yer almaktadır. Bu becerinin kazandırılmasında da al-goritma eğitimi başta olmak üzere, programlama eğitiminin önemi büyüktür. Bilgi işlemsel düşünme; prob-lem çözme, sistem tasarlama, insan davranışlarını anlamlandırma ve bilgisayar biliminin temel kavramlarını kullanarak gerçekleştirmeyi içerir . Bilgi işlemsel düşünme; büyük ve zor problemlerin kolay çözülebilmesini, tekrarlı düşünme, soyutlama ve çözümleme yaparak odak noktalarının ayrıştırılması, değişmezler kullanarak sistemin davranışlarını tarif etme , bilgisayar bilimci gibi düşünme ve çoklu seviyedeki soyutlamaları düşüne-bilme becerilerini içine alan bir bütündür. Algoritma ve temel programlamada öğrencilerin bu konuları an-lamlandırmasında zorlandığı görülmektedir. Çünkü programlama yeteneğiyle, matematik paralellik göster-mektedir. Matematik dersinde başarılı olan öğrenci, programla becerisi de yüksek gözükmektedir. Bu tez çalışmasında aynı zamanda , bilgi işlemsel düşünme becerisinin içinde problem çözme becerisinin de ölçül-mesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu tez çalışmasındaki diğer amaç; belirli bir süre verilen programlama ve algo-ritma eğitiminin, bilgi işlemsel düşünme ve yaratıcı düşünme ölçeğinden aldıkları puanlar, ön testlere kıyasla son testlerde anlaşılabilir bir farklılık göstermiş midir ?
Girişimlerde bilişim teknolojileri kullanımının veri madenciliği teknikleri ile analizi
Veri madenciliği, istatistik bilimi dalı kökenli olup bilgi teknolojileri olanaklarını sonuna kadar değerlendiren, büyük veri kalabalıklarından keşfedilmeyi bekleyen yapı ve ilişkileri bulup çıkaran ve buralardan bilgiye ulaşımı amaç edinmiş bir bilim dalıdır. Veri madenciliği sayesinde verinin derlenip işlenip yığın halindeki veri topluluğundan faydalı ve düzenli bir bilgi topluluğuna dönüştürebilen somut araçlar sağlanabilmiştir. Bu çalışma ile bilgi odaklı sonuçların elde edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmanın başlangıç bölümünde veri madenciliği ile alakalı tanımlamalar, bilgiler, kavramlar ve bunları oluşturan fonksiyonlar incelenmiş, özellikle resmi istatistiklerin ışığında, konu daha net bir şekilde açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yıllık olarak 2012 ile başlayan süreden bu zamana kadar yayınladığı Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Araştırması'nın 2022 mikro verisi üzerinde veri madenciliği analizi uygulamasına yer verilmiştir. WEKA açık kaynak kodlu veri madenciliği yazılımı ile analizler gerçekleştirilmiş, Girişimler büyüklüklerine göre ayrılarak temel ve ileri teknolojiler seviyesinde dijital olgunluk ve Endüstri 4.0 bileşenlerine uyum sonuçları değerlendirilmiştir. Bu sonuçlardan BB sınıfı girişimlerin KB sınıfı girişimler ile birlikte ciro büyüklüklerine göre uyumlarının yüksek, OB sınıfı girişimlerin uyum ve olgunluk seviyelerinin düşük olduğu anlaşılmıştır. Genel olarak resmi istatistiklerden elde edilen veri setlerinin kullanılması ve kıymetli bilgi ve istatistiksel örüntülerin ortaya çıkarılması çalışması olarak veri işleme ve analiz süreçlerine ve genel literatüre olan katkısı ve etkisinin yüksek olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmadaki yorum ve görüşler, hazırlayanın kendisine ait olup Türkiye İstatistik Kurumu'nu bağlamaz. Bu tez esas alınarak yapılan tüm çalışmalar için de aynı kural geçerlidir.
Halk eğitim merkezleri bilişim ağına ilişkin kullanıcı görüşlerinin belirlenmesi - Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan HEM örneği
Bu araştırma, Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan Halk Eğitimi Merkezi örneği üzerinden HEMBA platformunun etkinliğini ve kullanıcı deneyimlerini ele almaktadır. Araştırmanın temel amacı, HEMBA sisteminin etkinliği ve kullanımına dair yöneticiler, öğretmenler ve öğrencilerin görüşlerini sistematik bir biçimde incelemektir. Çalışmanın ana hedefi, kullanıcı deneyimi çerçevesinde HEMBA'nın güçlü ve zayıf yönlerini tespit ederek, sistemin daha etkili ve işlevsel hale getirilmesine yönelik öneriler geliştirmektir. Bu bağlamda, HEMBA platformunun eğitim süreçlerine katkı sağlama potansiyeli değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi durum çalışması kullanılarak görüşme formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Çalışma, Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinden HEMBA platformu üzerinden eğitim alan 20 kursiyer, kurumda çalışan 4 idareci ve 5 öğretmen olmak üzere 29 kişiyle yapılan görüşmeler ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgularda, katılımcılar açısından HEMBA platformunun etkili kullanımında dijital okuryazarlık seviyesinin kritik bir rol oynadığı belirtilmiştir. Kullanım kolaylığı genel olarak olumlu değerlendirilse de, bireysel dijital yeterlilik ve rehberlik desteği gibi faktörlerin deneyimi etkilediği ifade edilmiştir. Ayrıca, platformun sosyalleşme boyutunun katılımcıların beklentilerini tam olarak karşılamadığı ve geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Teknik altyapının zaman zaman yetersiz kaldığı ve bu durumun kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir. Katılımcılar HEMBA'nın ücretsiz eğitim olanaklarını memnuniyetle karşılamaktadır. Öğretmenler, platformun etkileşim olanaklarının geliştirilmesinin öğretim yöntemlerinin etkinliğini artıracağını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Pandemi, Halk eğitimi, Dijitalleşme, HEMBA
Dijital pazarlamada blokzincir ve NFT teknolojileri
Bu tez, dijital pazarlama alanında blokzincir ve NFT (Non-Fungible Token) teknolojilerinin rolünü ve etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Blokzincir, dijital varlıkların güvenli ve şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayan dağıtık bir defter teknolojisi olarak önemli bir potansiyel sunmaktadır. NFT'ler ise dijital varlıkların mülkiyetinin tokenleştirildiği ve koleksiyonculuk trendlerini desteklediği yeni bir konsepti temsil etmektedir. Bu tez, blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama stratejilerine olan etkilerini araştırmak için literatür taraması ve uzman görüşleri analizi gibi yöntemleri kullanmaktadır. Literatür taraması, mevcut bilgi boşluklarını belirlememize yardımcı olmuş ve bu teknolojilerin dijital pazarlamada nasıl kullanılabileceği hakkında temel bir anlayış sağlamıştır. Uzman görüşleri analizi ise bu teknolojilerin potansiyel avantajlarını ve zorluklarını daha derinlemesine incelememizi sağlamıştır. Sonuç olarak, bu tez, blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama stratejilerine katkı sağlayabileceğini ve dijital pazarlamacılara yeni fırsatlar sunabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, bu teknolojilerin işletmeler için nasıl entegre edilebileceği ve mevcut pazarlama pratiği ile nasıl uyumlu hale getirilebileceği konularına odaklanarak, geleceğin dijital pazarlama alanına ışık tutmaktadır. Bu çalışma, dijital pazarlama profesyonelleri, akademisyenler ve işletme sahipleri için bu yenilikçi teknolojilerin anlaşılmasına ve uygulanmasına yardımcı olabilecek önemli içgörüler sunmaktadır. Blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama alanında nasıl bir değişim yaratabileceği ve işletmelere nasıl avantajlar sunabileceği üzerine daha fazla araştırmanın gerekliliği de bu tez çalışmasının bir sonucu olarak vurgulanmaktadır.
Türkiye'de siber güvenlik bilgisi ve algısı üzerine yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi
Siber güvenlik hem bireysel hem de ulusal ölçekte hayati önem taşıyan çok boyutlu bir disiplin haline gelmiştir. Bu durum, bireylerin siber güvenlik konusundaki bilgi düzeyi ve algısının araştırılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de siber güvenlik bilgisi ve algısı üzerine birey temelli ölçümler gerçekleştiren yüksek lisans ve doktora tezlerini sistematik biçimde analiz etmektir. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüz dünyasında bireylerin, kurumların ve devletlerin karşı karşıya kaldığı siber tehditler çeşitlenmiş; siber güvenlik yalnızca teknik bir mesele olmaktan çıkıp toplumsal bir farkındalık ve davranış alanına dönüşmüştür. Bu çalışma, bireysel bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık ve bilinçli farkındalık temelli tezlerin yöntemsel ve tematik bir bütünlükle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel bir yaklaşım olan doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan, erişilebilir durumda olan ve belirlenen ölçütleri sağlayan toplam 40 yüksek lisans ve doktora tezi incelemeye alınmıştır. Tezlerin bibliyometrik özellikleri (yıl, üniversite türü, enstitü, danışman unvanı vb.) ve içeriksel yönleri (araştırma yöntemi, desen, veri toplama aracı, örneklem türü, anahtar kelimeler ve tematik yapı) sistematik biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, Türkiye'de birey odaklı siber güvenlik araştırmalarının son yıllarda artış eğiliminde olduğunu göstermektedir. İncelenen tezlerin büyük bir kısmının devlet üniversitelerinde ve Eğitim Bilimleri ile Mühendislik alanlarında yürütüldüğü; çoğunlukla nicel araştırma yöntemlerinin, anket tekniği ve Likert tipi ölçeklerin tercih edildiği tespit edilmiştir. Katılımcı profilleri arasında çalışanlar, üniversite öğrencileri ve bireysel kullanıcılar öne çıkarken; araştırmalarda demografik değişkenler ile siber güvenlik farkındalığı arasındaki ilişkiler detaylı biçimde incelenmiştir. Bu çalışma, mevcut literatürdeki genel siber güvenlik eğilimlerinin ötesine geçerek, insan davranışlarını odağa alan tezleri kapsamlı şekilde ele alması yönüyle özgün bir katkı sunmaktadır. Ayrıca, araştırmanın sunduğu tematik sınıflamalar ve yöntemsel analizler, siber güvenlik farkındalığı alanında ileride yapılacak çalışmalara yön verici bir kaynak niteliğindedir.
Uyarlanabilir öğrenme yaklaşımı ile desteklenmiş metaverse eğitim ortamının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi
Dijital teknolojilerin gelişiminde yaşanan hızlı dönüşüm birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da köklü dönüşümlere neden olmuştur. Özellikle öğrencilerin öğrenme süreçlerinde bireysel farklılıklarının önemli hale gelmesiyle birlikte eğitimin teknolojiyle harmanlanarak yeniden yapılandırılması zorunlu hale gelmiştir. Temeli buraya dayanarak gerçekleştirilen bu çalışmada uyarlanabilir öğrenme kapsamında metaverse tabanlı öğrenme ortamı olarak AdaptiVR uygulaması geliştirilmiş ve uygulamanın etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, uygulama 9. Sınıf fizik dersi kuvvet ve hareket ünitesi kazanımlarını kapsayan görsel, işitsel ve etkileşimli ögeleri içeren öğrenme senaryoları ile hazırlanmıştır. Üç boyutlu katı modelleme uygulamaları ve oyun motoru kullanımı ile senaryolar dijitalleştirilmiştir. Yazılımsal boyutta kullanıcının sanal ortam etkileşiminin sağlanması, sesli ve yazılı yönlendirmeler ve hata geri bildirimi gibi ögeler sisteme entegre edilmiştir. Çalışma, bilim ve sanat merkezinde öğrenim gören genel yetenek alanından tanımlanmış ve proje basamağında bulunan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın ardından katılımcı öğrencilere bulunuşluk hissi ölçeği uygulanmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğrencilerin deneyimlerine yönelik değerlendirmeleri kayıt altına alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, AdaptiVR uygulaması ile desteklenen metaverse tabanlı öğrenme ortamının, öğrencilerin öğrenme sürecine yönelik ilgilerini artırdığını göstermiştir. Ders konularında yer alan soyut fizik kavramlarını daha somut şekilde kavrayabilmelerine olanak sağladığı ve bireysel öğrenme hızlarına uygun esnek bir yapı sunduğunu belirlenmiştir. Katılımcı öğrenciler, sanal ortamın sağladığı güvenli ve tekrarlanabilir deneyimlerin öğrenme kalitesini artırdığını ifade etmiş; geleneksel yöntemlere kıyasla daha fazla motive olduklarını belirtmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, AdaptiVR'ın yalnızca fizik dersiyle sınırlı kalmayıp, farklı disiplinlerde ve çeşitli öğrenci profillerinde etkili şekilde uygulanabilecek yenilikçi bir öğrenme aracı olma potansiyeli taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Üniversite kütüphanesi verileri üzerinde veri madenciliği yöntemlerinin uygulanması
Günümüzde her alanda üretilen verilerin çoğu yapılandırılmamış biçimde veri yığını olarak veri tabanlarında veya veri ambarlarında tutulmaktadır. Bu durum büyük miktardaki veriden bilginin çıkarılmasını zorlaştırmaktadır. Akademik kütüphanelerde kullanıcı ile ilgili yapılandırılmamış büyük miktarda verinin yönetimi de zor ve önemli hale gelmiştir. Bu bağlamda veri madenciliği yöntemleri kullanılarak üniversite kütüphanesinde öğrencilerin kitap alma davranışları üzerinde çalışmalar yapılması önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada, Afyon Kocatepe Üniversite kütüphanesinden alınan veri setinde öğrencilerin cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf gibi bilgileri ve hangi kitapları aldıkları, alınan kitapların ne kadar süre onlarda kaldığı gibi bilgiler veri olarak kullanılarak, veri madenciliği yöntemleri çalıştırılmıştır. Öncelikle ham verilerin temizlenme aşamaları ele alınarak, gereksiz verilerin çıkartılması, işe yarar verilerin analizlere aktarılması sağlanmıştır. Düzensiz ve karmaşık haldeki ham veriler düzenlenip, homojen kümeler oluşturularak verilerin anlamlı ve ilişkilendirilebilir hale getirilmesi hedeflenmiştir. Model seçimi aşamasında veri madenciliğinin sınıflandırma ve kümeleme algoritmaları uygulanmıştır. Daha sonra Weka programı yardımıyla öğrencilerin bölüm, fakülte/enstitü, iade gün sayısı ve alınan kitabın türü kriter olarak kullanılarak sonuçlar görselleştirilmiştir. Aynı zamanda veriler, sınıflandırma ve kümeleme algoritmalarından çalışmanın amacına en uygun olan algoritmalar kullanılarak incelenmiştir. Bu araştırma sonunda, öğrencilerin kitap alma davranışları incelenmiş, bölümlerine göre hangi kitapları tercih ettikleri, hangi derslerde daha çok araştırma yapıldığı, alınan kitapların birbirleri ile karşılaştırılması ve üniversite genelinde bölüm ve fakültelere göre kitapların dağılımı gibi istatistiksel sonuçların grafiklerle gösterilmesi sağlanmıştır. Bu çalışma sonunda elde edilen bilgi ve örüntülerle geliştirilebilecek kitap önerisi sistemleri, yoğun kullanıcılı ve büyük hacimli kitaba sahip üniversite kütüphaneleri için çözümlerden biri haline gelebilir. Aynı zamanda geliştirilebilecek bir kullanıcı profili ödünç alma sistemine dayalı bir kütüphanede kitap öneri sistemi kullanmak kitap erişimini kolaylaştırabilecektir.