Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Murat Çavuş
10 theses · Yozgat Bozok University, Tokat Gaziosmanpaşa University
Öğretmen öğrenci ve velilerin TEOG sınavında karşılaştığı sorunların berlirlenmesi: Yozgat ili örneği
Son 30 yıllık bir sürede, temel eğitimden ortaöğretime geçiş aşaması olarak çeşitli isimlerde ölçme sistemleri tertip edilmiştir. Bu sistemler bir süre kullanıldıktan sonra bazı eksiklikleri tespit edilmiş ve bu sistemler; yerine geliştirilen yeni ölçme sistemleriyle değiştirilmiştir. Süreç tam bir düzene oturtulamamış ve yapısal bir düzenleme gerçekleştirilememiştir. Geliştirilen bir sınav sisteminin her türlü hatadan arındırılmış olması beklenilemez; sistemin olumlu, olumsuz özelliklerinin olması ve uygulamada birtakım sorunlarla karşılaşılması muhtemeldir. Bu bakımdan, bütün sınav sistemlerinde olduğu gibi, TEOG sınav sisteminde de olumlu, olumsuz özelliklerinin olabileceğini ve uygulamalarda bazı sorunlarla karşılaşılabileceğini kabul etmek gerekir. Bu sınav sisteminin bekleneni verebilmesi için sistemdeki olumsuzluklar ve uygulamada karşılaşılan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmalıdır ya da bu sınav sisteminden etkilenen paydaşların ki bunlar sadece öğrenciler değil, okullardaki öğretmenler ve veliler de buna dahildir, bu olumsuzluklardan daha az etkilenmesi için önlemler alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Yozgat ilinde farklı branşlardaki öğretmen, öğrenci ve velilere göre öğrencilerin TEOG sınavıyla ilgili karşılaştığı sorunları belirlemektir. Araştırmada, karma yöntem araştırmanın eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Yürütülen bu çalışmada, nitel ve nicel veri toplama araçları aynı ağırlıkta kullanılmış ve veriler ayrı ayrı analiz edilerek analiz sonuçları yorumlama aşamasında birleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi her bir aşamada farklı olmak üzere nicel bölümde 2000 öğrenci ve nitel bölümde 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 veli olmak üzere toplam 2030 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Uygulanan ölçekten elde edilen veriler bir istatistik programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeğinden elde edilen verilerdeki değişkenler için aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzdeleri bulunmuştur. Mülakatlardan elde edilen veriler öncelikle transkriptlere yazılmıştır. Daha sonra, iki farklı araştırmacı tarafından betimsel analiz yapılarak tematik kodlar oluşturulmuştur. Verilerden belirlenen ana temanın yanı sıra, içerik analizi yapılarak alt temalar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınava hazırlanma sürecinde, sınavın içeriğinde, sınavın uygulanışında, sınavın molalarında ve sınav puanının hesaplanması ve tercihlerde karşılaşılan sorunların olduğu tespit edilmiştir.
Performansa dayalı etkinliklerin öğrencilerin akademik başarı ve fene yönelik tutumlarına etkisi: Basınç konusu
Bu araştırmanın amacı, performansa dayalı etkinliklerin Fen bilimleri dersi 8. sınıf basınç konusunda kullanılmasının öğrencilerin başarısı ve öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Çalışmada nicel araştırma yaklaşımının yöntemlerinden deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin yarı deneysel desenler modelinin ön test-son test eşitlenmemiş kontrol grup modeli kullanılmıştır. Araştırmamız Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iç anadolu bölgesinin büyük bir ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 8. sınıf öğrencilerinden seçilen 45 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak Basınç Akademik Başarı Testi (ABT) ve tutum ölçeği, kullanılmıştır. ABT 44 sorudan oluşmaktadır. ABT'nde bulunan sorular 8. sınıf basınç konusu MEB yıllık planında yer alan kazanımlar dikkate alınarak oluşturulmuş özgün sorulardır. Tutum ölçeği geçerliliği ve güvenirliği kanıtlanmış Fen Bilimleri dersine yönelik tutumları ölçen bir testtir. Öğrencilerin Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını ölçmek için Geban vd. hazırlamış olduğu "Fene Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır (Geban vd., 1994). Veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada performansa dayalı etkinliklerin Fen Bilimleri dersinde kullanılmasının geleneksel yöntemlere göre öğrenmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Performansa dayalı etkinlikler kullanılarak yapılan bu çalışmada öğrencilerin konuyu daha iyi öğrendikleri ve akademik başarı testinden çıkan sonuçlara göre öğrencilerin akademik başarılarının ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarının arttığı tespit edilmiştir.
Hafif blok üretiminde zeolit kullanımının incelenmesi
Hafif bloklar, içerisinde hacimce %75-80 oranında hava boşluğu bulunan ve bağlayıcı olarak çoğunlukla çimento kullanılarak üretilen yapı malzemeleridir. Genellikle üç farklı yöntemle üretilirler. Bunlar sırasıyla; hafif agrega kullanarak, alüminyum tozunu sıcak buhar basıncı altında kullanarak ve karışıma dışarıdan köpük eklemek suretiyle yapılmaktadır. Bu çalışmada, esas bağlayıcı olan çimentoya zeolit ikamesi yapılarak çimento hamurları hazırlanmıştır. Zeolit, çimentoyla ağırlıkça %5, %10, %15 ve %20 oranlarında yer değiştirilerek karışıma ilave edilmiştir. Üretilen bu karışımlara hacimce %20 ve %40 oranlarında köpük ilavesi yapılarak hafif blok harçları üretilmiştir. Hazırlanan numuneler standart su kürü ve 60 °C basınçsız buhar kürüne tabi tutulmuştur. Daha sonra numunelerin 1, 7 ve 28 günlük basınç dayanımlarına bakılmıştır. Aynı zamanda numunelere taze birim hacim ağırlık, birim hacim ağırlık, su emme ve görünür porozite, ısı iletkenlik ve ultrases geçiş hızı deneyleri yapılmıştır. Mikroyapı ve mineralojik özelliklerini belirlemek için ise SEM/EDX analizleri gerçekleştirilmiştir. En iyi basınç dayanımına ve ısıl iletkenlik değerine sahip numuneler belirlenerek sonuçlar değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre en iyi dayanım değerleri %15 zeolit ikameli su kürü uygulanan serilerde olduğu saptanmıştır.
Beton sınıfının farklı deprem bölgelerınde inşa edilecek spor salonlarının tasarımına ve kaba yapı maliyetine etkisinin incelenmesi
Ülkemizin her noktasında Bakanlıklar, Belediyeler ve diğer paydaş kurumlar aracılığıyla birçok kamu tesisi yatırımı yapılmaktadır. Bu tesisler insanlarımızın faydalanması için kullanılmaktadır. Bu amaçla yapılan yatırımlardan biri de Spor Salonlarıdır. Spor Salonları her yaştan insanın hem izleyici hem de sporcu olarak aktif olarak kullandığı kamu binalarıdır. Bu sebeple bu tesislerin olası bir afet durumunda sağlam kalması büyük önem arz etmektedir. Aynı zamanda afet sonrası sığınma alanı olarak da kullanılan Spor Salonlarının modellenmesi bu hassasiyetle yapılmalıdır. Modelleme aşamasında hem yüksek dayanımlı hem de maliyet açısından daha uygun bir tasarım yapılmalıdır. Tabii ki bu durum ele alınırken binanın inşa edileceği beton sınıfı seçimi ön plana çıkmaktadır. Bu parametre göz önünde bulundurularak Gençlik ve Spor Bakanlığı envanterinde bulunan 3 tip Spor Salonu için farklı spektral ivme katsayı (DD2) değerlerine sahip Antalya-Aksu, Manisa-Akhisar, Tokat-Erbaa ve Hatay-Hassa'da farklı beton sınıfları kullanılarak yapı analizi yapılmıştır. Bu analizler sonucunda modelleme yapılırken eleman boyutlarında değişiklik yapma zorunluluğu oluştuğundan bu durumun yapı maliyetine etkisi değerlendirilmiştir. Spor Salonlarının değişken durumlara göre modellemesi yapılırken Sta4CAD isimli ticari paket program kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar grafik ve tablolar aracılığıyla oraya konularak tartışılmıştır.
Burulma düzensizliğine sahip betonarme binaların farklı zemin bölgeleri için incelenmesi
Bu tez çalışmasında, burulma düzensizliğine sahip betonarme binaların farklı zemin gruplarındaki davranışları incelenmiştir. Çalışmada geometrik ve rijitlik özellikleri benzer olan ve burulma düzensizliğine sahip 5, 8 ve 12 katlı üç yapı modellenmiştir. Çalışmaya konu olan yapı Amasya ilinde ve aynı konumda olduğu kabul edilip 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği esas alınarak farklı zemin gruplarında (ZA, ZB, ZC, ZD ve ZE) projelendirilmiştir. SAP2000 programında malzeme ve kesit özellikleri aynı olacak şekilde modellenen yapının dinamik analizleri yapılarak ortaya çıkan burulma düzensizliği katsayıları, göreli kat ötelenmeleri ve düşey taşıyıcı sistemde oluşan taban kesme kuvvetleri açısından incelenmiştir. Sonuçlar 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda, burulma düzensizliği kat sayısı perdelerin kütle merkezinden uzaklaştıkça artış gösterdiği ve farklı zeminlerde burulma düzensizliği kat sayısında çok farklı değişimlerin görülmediği tespit edilmiştir. Kat adetleri değişikliği ile burulma düzensizliği ve göreli kat ötelenmesi düşük kattan yüksek kata doğru artış göstermiştir.
Tarihi hamamların yapısal analizi ve restorasyon uygulaması
Bu tez çalışmasında, tarihi yığma yapılar hakkında temel kavramlardan bahsedilmiş, yapının alabileceği hasar biçimlerine ve uygulanabilecek onarım güçlendirme yöntemlerine değinilmiştir. Tarihi bir yapıya uygulanacak restorasyonun ilkeleri ile restorasyon süreci açıklanmıştır. Tezin ana konusu olan ve örnek olarak seçilen yapı, Klasik Osmanlı Dönemi'nde inşa edilen ve Samsun'da bulunan Tarihi Şifa Hamamı'dır. Yapının konumu, tarihçesi, deprem durumu, mimari ve yapısal özellikleri, mekanları, taşıyıcı elemanları, kullanılan yapı malzemeleri ve malzeme analizi konularına yer verilmiştir. Yapının aldığı hasarlar, uygulanan restorasyon ve güçlendirme çalışması, çağdaş eklentiler hakkında bilgiler verilmiştir. Elde edilen bu bilgiler ve yapının mevcut projeleri kapsamında Şifa Hamamı'nın özgün olduğu tespit edilen hali, SAP2000 yazılımı yardımı ile modellenmiştir. Modelleme yapılırken yapının malzeme mekanik değerleri, yerel zemin koşulları ve 2018 yılında yayınlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği dikkate alınmıştır. Bu model ile hamam yapısının statik ve dinamik yükler etkisinde gösterdiği yapısal davranış performansı analiz edilmiştir. Örnek yapıya uygulanan analiz sonucunda hasar alması muhtemel yapı elemanları saptanmıştır.
Alkalilerle aktive edilmiş yüksek fırın cüruf katkılı geopolimer köpük beton üretimi
Geopolimerler, çimento kullanmaksızın uçucu kül, metakaolin ve yüksek fırın cürufu (YFC) gibi silis ve alümin içeren malzemelerin sodyum hidroksit (NaOH), sodyum silikat (Na2SiO3) ve potasyum hidroksit (KOH) gibi alkalilerle aktivasyonu sonucunda elde edilen malzemelerdir. Bu çalışmada ana madde olarak İskenderun Demir Çelik Fabrikası'nın bir atığı olan YFC, NaOH ve Na2SiO3 ile aktive edilerek geopolimer harçlar elde edilmiştir. Geopolimer harçların içerisine köpük solüsyonu ilave edilmesi ile geopolimer köpük beton (GPKB) numuneleri hazırlanmıştır. Hazırlanan GPKB numunelerin fiziksel ve mekanik özellikleri araştırılmıştır. Ön deneme numuneleri yapılarak ideal GPKB üretiminde kullanılacak olan YFC, alkali tipi ve oranları ile köpük solüsyon miktarları belirlenmiştir. GPKB üretiminde köpük solüsyonu/YFC oranı %12.5, %15 ve %17.5 olan 3 farklı numune hazırlanmıştır. Hazırlanan numuneler laboratuvar ortamında, 40 °C ve 60 °C'de etüvde kür uygulamasına tabi tutulmak üzere 9 seri numune üretilmiştir. Çalışma kapsamında; üretilen numunelere taze birim hacim ağırlık, birim hacim ağırlık, basınç dayanımı, kapilarite, su emme, görünür porozite, ısı iletkenlik ve ultrases geçiş hızı deneyleri yapılmıştır. Yapılan deneyler sonucunda; kuru birim hacim ağırlıkları 0.52-1.00 gr/cm3, basınç dayanımları 0.95-5.54 MPa, su emme değerleri % 42-53, görünür porozite değerleri % 54-97, ısı iletkenlik katsayıları 0.12-0.28 W/mK ve ultrases geçiş hız değerleri 1600-2300 m/sn aralığında olan GPKB'lar elde edilmiştir. Ayrıca yapılan deneylerin sonuçlarına göre taramalı elektron mikroskobu (SEM) görüntü ve X-ışınları difraksiyonu (XRD) analizleri yapılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Yüksek Fırın Cürufu, Geopolimer Köpük Beton, Alkali Aktivatör, Sodyum Hidroksit, Sodyum Silikat
Yarım kubbeli tarihi medreselerin dinamik davranışlarının incelenmesi: Tokat Yağıbasan (Çukur) Medrese örneği
Bu çalışmada, kültürel mirasımızın önemli yapılarından olan Tokat Yağıbasan (Çukur) Medresesi, ölçeklenmiş gerçek deprem ivme kayıtları kullanılarak analiz edilmiştir. Bu yapının çalışılmasında en belirleyici özelliğinin, Anadolu'da birkaç örneğine rastlanan ve orta kubbesinin yarım yapılmış olmasıdır. Çalışmada yapı iki farklı senaryoya göre sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak modellenmiştir. Birinci senaryoda orijinalinde de olduğu gibi yarım kubbeli olarak modellenmiş, ikinci senaryoda ise tam kubbeli olarak modellenmiş ve analiz sonuçları karşılaştırılmıştır. Malzeme özellikleri için literatür de geleneksel yığma yapılarla ilgili yapılan benzer çalışmalardan elde edilen malzeme özellikleri kullanılmıştır. Dinamik analizler için yerel zemin koşulları dikkate alınmış, deprem etkisi altında yapısal davranışı incelenerek değerlendirmeler yapılmış, yapısal performansı statik ve dinamik etkiler bakımdan ortaya konulmuştur. Yapılan analizler sonucunda her iki yapı için gerilme yığılmalarının oluştuğu bölgelerin benzer olduğu ancak değerlerin değiştiği gözlemlenmiştir.
Uçucu kül ve zeolit katkılı onarım harçlarının mekanik ve fiziksel özelliklerinin incelenmesi
Kireç harçları, taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen birçok tarihi yapıda kullanılmış yapı malzemeleri arasındadır. Harçlarda kullanılan malzemeler ile harçların fiziksel ve mekanik özellikleri, tarihi yapıların strüktürel ve deprem davranışında önemli rol oynamaktadır. Literatürde tarihi yapılardan alınan harç örneklerinde bağlayıcı olarak birçok malzemenin kullanıldığı bilinmektedir. Bu çalışmayla da literatürden elde edilen tarihi yapı harçlarının genel özellikleri (karışıma giren malzemeler ve oranları) dikkate alınarak alternatif onarım harçları üretilerek bu numunelerin bazı mekanik ve fiziksel özellikleri incelenmiştir. Onarım harç karışımlarında bağlayıcı olarak; sönmüş kireç, puzolan olarak; Zeolit ve Uçucu kül, ince agrega olarak ise; tuğla kırığı ve dere kumu kullanılmıştır. Onarım harcı karışımında puzolanlar kireç ile % 0, % 20, % 40, %60, %80 ve %100 oranlarında yer değiştirerek kullanılmıştır. Alternatif onarım harç karışımlarında 1/2 bağlayıcı/agrega (b/a) oranı kullanılmıştır. Üretilen taze ve sertleşmiş alternatif onarım harç numuneleri üzerinde fiziksel ve mekanik deneyler yapılmıştır. Elde edilen basınç ve eğilme dayanımları kabul edilebilir sınırlar içerisinde kalmıştır. Ayrıca uçucu kül ilavesinin harcın kapileritisini önemli ölçüde iyileştirdiği görülmüştür
Zeolit ve yüksek fırın cürufu katkılı onarım harçlarını mekanik ve fiziksel özelliklerinin irdelenmesi
Tarihi yapılar sadece birer mimari eser değil, ait olduğu uygarlığın, kültürün, geleneğin, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan özgün belgelerdir. Bu sebeple tarihi yapılara uygulanacak olan onarım çalışmaları büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde yanlış malzeme kullanımı nedeniyle tarihi yapılarda oluşan hasarlar düşünüldüğünde, bu alanda yapılan çalışmaların önemi bir kat daha artmaktadır. Ayrıca geri dönüşümde, son yıllarda giderek önem kazanmıştır. Tüm bu etkenler hesaba katılarak literatürde yapılan incelemeler sonucunda en uygun bağlayıcı/agrega oranı 1/2 olarak belirlenmiştir. Yapılan deney çalışmalarında agrega tipi olarak dere kumu kullanılmıştır. Dere kumunun yanında onarım harçlarında genel olarak kireç kullanıldığından kireç ile doğal ve yapay puzolanların etkisini görmek için zeolit ve yüksek fırın cürufu kullanılmıştır. Zeolit, yüksek fırın cürufu ve tuğla tozu farklı miktarlarda kullanılarak üç seri numune hazırlanmış ve hazırlanan harç numuneleri üzerinde fiziksel ve mekanik deneyler yapılmıştır. Yapılan deneyler sonucu yüksek fırın cürufu ve zeolitin onarım harçlarında kullanılabileceği tespit edilmiştir.