Theses supervised by Dr. Zülfikar Özkan

16 theses · İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin çocuk haklarını algılama düzeyleri ile akademik başarı arasındaki ilişki (İstanbul ili Beyoğlu ilçesi örneği)

Bu araştırmada, genel lise ve meslek lisesi öğrencilerinin çocuk haklarını algılama düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çocuk haklarının kişilik hakları, korunma, hakları, sosyal haklar, eğitim hakları ve sağlık hakları alt boyutlarını algılama düzeylerinin, değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği ve çocuk hakları alt boyutlarının kendi aralarında ve akademik başarıları arasında istatistiksel olarak .05 düzeyinde anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Tarama modelindeki araştırmada veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Kişisel Bilgi Formundan oluşmaktadır. İkinci bölümde ise araştırmacı tarafından geliştirilen Çocuk Hakları Ölçeği yer almaktadır. Araştırma verileri 2007?2008 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde bulunan resmi genel liseler ve meslek liselerinde okuyan 840 öğrenciye uygulanan anketlerle elde edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin çocuk haklarının varlığına ait algılarının genelde ve kişilik hakları hariç tüm alt boyutlarda ?çoğu zaman?, kişilik haklarında ise ?her zaman? düzeyinde ortaya çıkmıştır. Okul türü, cinsiyet, baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre gruplar arasında istatistiksel olarak .05 düzeyinde anlamlı fark bulunmuştur. Tüm alt boyutların kendi aralarında pozitif yönlü olumlu bir ilişki ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte kişilik ve korunma hakları ile not ortalamaları arasında istatistiksel olarak .05 düzeyinde pozitif yönlü bir ilişki ve yine kişilik ve korunma hakları alt boyutları ile zayıf sayıları arasında negatif yönlü bir ilişki ortaya çıkmıştır.

Akademik başarıMeslek liseleriÇocuk Hakları Sözleşmesi+1
Duygu Ay Zöğ
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ailenin ilköğretim II. kademe öğrencilerinin okul başarısı üzerindeki etkisi ( Ümraniye ilçesi örneği )

Bu tez çalışmasında; ailenin, ilköğretim II. kademe öğrencilerinin okul başarısı üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Araştırmanın amacı Türk Eğitim Sistemi'nin güçlenmesine katkıda bulunmaktır. Araştırmanın teorik kısmında kaynak taraması yapılmış, alan çalışması kısmında da anketten faydalanılmıştır.Bilindiği gibi eğitim sisteminin amacı nitelikli ve başarılı insanlar yetiştirmektir. Fakat günümüzde, ilköğretimin II. kademesinde eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan öğrenciler olduğu gibi, bu eğitimi başarısız olarak tamamlayan öğrencilerin sayısı da bir hayli fazladır. Bu durum, öğrencilerin başarısızlığına sebep olan faktörlerin araştırılması ve çözümlenmesi gereğini doğurmaktadır. Bu çalışmada öğrencinin başarısını etkileyen faktörlerden aile ele alınmıştır. Çünkü, çocuğun eğitiminden birinci derecede ailenin sorumlu olması ve çocuğun zamanının büyük bir kısmını ailesinin yanında geçirmesi aileyi diğer faktörlere göre önemli kılmaktadır.Ailenin gelir durumu, eğitim durumu, çocuğa sağladığı imkanlar, ailenin eğitime bakış açısı, ailece boş zamanlarda yapılan aktiviteler, ailenin okuma alışkanlıkları, ailede yaşayan kişi sayısı ve aile üyeleri arasındaki ilişkiler gibi aileye ait özellikler öğrencilerin okul başarılarını etkilemektedir. Hazırlamış olduğumuz anket çalışmasında da bu özelliklerin öğrenci başarısını etkileyip etkilemediği araştırılmıştır. Araştırma sonucunda ailenin, ilköğretim II. kademe öğrencilerinin okul başarısını etkilediği görülmüştür. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve ailelere öğrencilerin okul başarılarını artırmak için yapılacak çalışmalarda rehber olacaktır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Aile, İlköğretim II. Kademe, Öğrenci, Okul Başarısı, Başarıyı Etkileyen Faktörler

Serkan Arslan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk eğitim sisteminde eğitim teknolojisinin eğitim-öğretim kalitesine etkisi

Bu tez çalışmasında; Türk eğitim sistemindeki eğitim teknolojisinin eğitim-öğretim kalitesine etkisi incelenmiş ve araştırmada anket yoluyla toplanan veriler SPSS for Windows paket programından frekans(f), yüzde (%) ve toplam yüzde ( ? %) teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile hedeflerinin gerçekleşmesinde en önemli yeri teşkil eden eğitim öğretim faaliyetleri eğitim yardımcı materyallerinin, öğrenci davranışları ve eğitim öğretimlerine etkisi ile öğretmenlerin ders işleyişlerindeki etkisi incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim-öğretim, Eğitim Teknolojisi, Öğretim Teknolojisi, Öğretmen

Zehra Boyraz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenin beden dilinin öğrenciler tarafından algılanması (Esenler ilçesi örneği)

İletişim, insanoğlunun olduğu her yerde ve yaşadığı her anda, onunla yaşayan bir kavramdır. Bunun içindir ki insan yaşamında bu denli önemli olan bu kavram, günümüz insanının yaşadığı bu çağa, kendi adını vermeyi başarmıştır. İnsanlar arası ilişkilerde iletişim deyince, akla sözlü iletişim gelir. Hâlbuki yapılan araştırmalar, sözsüz iletişimin, diğer adıyla beden dilinin, etkili iletişimde, sözlü iletişimden daha önemli ve daha etkili olduğunu göstermiştir.Bu çalışmada, öğrencilerin, öğretmenlerin beden dillerini nasıl algıladıkları üzerinde durulmuştur. Buna göre öğrencilerin, öğretmenlerinin beden dili hareketlerini gözlemleyerek yaptıkları yorumlar, bizim için bir gösterge olabilmektedir. Beden dillerine dikkat eden öğretmenler, gerek sınıf yönetiminde gerekse de öğrenci başarısının yükselmesinde başarılı olurlar.Bu varsayımı desteklemek için, ilkin; iletişim ve sınıf yönetimiyle ilgili kavramlar açıklanmış, ardından; beden dilinin arka planı verilerek, beden dili ile ilgili bölümler hakkında geniş açıklamalar yapılmıştır. Son olarak da İstanbul ili Esenler ilçesindeki tüm resmi orta öğretim kurumlarında okuyan 1141 öğrenci üzerinde anket uygulanmıştır. Öyle ki bu uygulama sonucunda, beden dillerine dikkat eden öğretmenlerin derslerinde, öğrencilerin ilgi ve başarılarının arttığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sözsüz İletişim, İletişim, Sınıf Yönetimi, İmaj.

Mehmet Bağcı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulları öğretmenleri arasındaki iletişim sorunları

Bu tez çalışmasında; ilköğretim okullarında öğretmenler arasında var olan iletişim sorunları ele alınmıştır. Buna göre ilköğretim okullarında öğretmenler arasındaki iletişim sorunları kurumun işleyişini zorlaştırmaktadır. Okul yönetimi ile öğretmenler arasında var olan biçimsel iletişimde yaşanan aksaklıklar, öğretmenler arasında biçimsel olmayan iletişimin etkinliğini artırmakta ve öğretmenlerin motivasyonunu engellemektedir.İlköğretim okullarında öğretmenlerle yöneticiler arasında etkili iletişimin etkin ve sistemli iletişim ağı kurulmasıyla sağlanabileceği, öğretmenler arasındaki biçimsel iletişimin iyi olmasının biçimsel olmayan iletişimin iyi olmasına bağlı olduğu, yöneticiler tarafından sosyal ilişkilerin geliştirilmesine ve motivasyona önem verilmesi ile yönetici-öğretmen iletişimi ve öğretmenlerin kendi aralarındaki iletişimin iyileştirilebileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Okulu, İletişim Engeli, Motivasyon, Biçimsel ve Biçimsel Olmayan İletişim,

Biçimsel iletişimMotivasyonİletişim sorunları+2
Ülkü Çiftci
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin yönetime katılımı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkileri (Üsküdar ilçesi örneği)

Bu tez çalışmasında; ilköğretimde öğrencilerin okul yönetimine katılımı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Araştırmanın amacı Türk Eğitim Sistemi'nin güçlenmesine katkıda bulunmaktır. Araştırmanın teorik kısmında kaynak taraması yapılmış, alan çalışması kısmında da anketten faydalanılmıştır.İlköğretimin amaçları arasında öğrencilere bireysel ve toplumsal sorunları tanıma ve bu sorunlara çözüm yolları arama alışkanlığı kazandırmak da yer almaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde öğrencilerin okul yönetimine katılımı önemlidir. Fakat, günümüzde ilköğretim okullarında öğrencilerin yönetime katılımı istenen düzeyde değildir. Bundan dolayı ilköğretimde öğrencilerin yönetime katılım düzeylerinin belirlenmesi, yönetime istenilen nitelikte katılamamasına sebep olan faktörlerin araştırılması ve çözüm önerileri getirilmesi gereğini doğurmaktadır. Mevzuat olarak yeni programla birlikte öğrencilerin yönetime katılımı konusunda, okul meclisleri, öğrenci kulüpleri vb. çalışmalarla ilgili gerekli adımlar atılmıştır. Uygulamada görülen aksaklıkların nedenlerinden biri yönetici ve öğretmenlerin yeterli demokratik tutum içinde olmamalarıdır.Hazırlamış olduğumuz anket çalışmasında, öğrencilerin yönetime katılımının (okul meclisleri, kulüp çalışmaları vb.) istenilen nitelikte olup olmadığı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin ilköğretimde yönetime istenilen düzeyde katılamadıkları görülmüştür. Yönetime katılımın ise öğrencilerin başarıları, okula bağlılıkları ve özgüvenleri üzerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve yöneticilere öğrencilerin yönetime katılımlarının istenilen düzeye nasıl çıkarılacağı konusunda rehber olacaktır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, İlköğretim, Okul Yönetimi, Yönetime Katılım, Özgüven.

EğitimEğitim denetimiEğitim düşüncesi+6
Ali Kamburoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Rehber öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Eğitimin genel amacı; bedenen ve ruhen sağlıklı, topluma etkin şekilde uyum sağlayabilen insanlar yetiştirmektir. Öğrencilerimizi örgün eğitim kurumlarında hayatta karşılaşabilecekleri sorunları aşmaları için, çözüm becerileri ile donatırken, öğrenciler üzerinde çok önemli izler bırakan, onlara model olan rehber öğretmenlerin kitleleri kucaklayacak heyecanlarını, sürdürebilmek için her zaman ruhen ve bedenen sağlıklı olmaları gerekmektedir.Bireyin, kendini tanıması, farkındalık düzeyini artırması, kabiliyetlerini geliştirmesi ve kendini gerçekleştirmesinde yardımcı olan rehber öğretmenler, öğretmen ve öğrencilerle olan ilişkilerinde onları anlayabilmek adına empatik bir eğilim içine girerler. Bu da onların daha fazla yıpranmalarına neden olur.Tükenmişlik işi gereği insanlarla yüz yüze ilişki içinde olan meslek elemanlarında daha çok görülen bir durumdur. Rehber öğretmenler de bu grupta yer alan meslek elemanlarıdır.Sosyal servislerin başlıca problemleri olarak tükenmişlik tanımlanmıştır. Duygusal talepler, teröpatik ilişkiler, iş çevresinde gerçekleşmeyen beklentiler, kontrol edilemeyen çatışmalar, bürokratik istekler, ayarlanmamış dengeler, sosyal alanlarda çalışanlarda daha çok tükenmişliğe neden olmaktadırTükenmişlik belirtileri; duygusal tükenme, personel başarısında kaybolan pozitif tutumlar ve niyet belirtileridir. Tükenmişlik sağlık üzerinde tehdit oluşturmaktadır.

Tayfur Kaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici-öğretmen iletişimi İstanbul ili Küçükçekmece ilköğretim okulları örneği

Bu tez çalışması; İlköğretim okullarındaki yönetici ? öğretmen iletişiminin güçlü mü yoksa zayıf mı olduğunu belirlemek ve hangi faktörlerin etkilediğini ortaya çıkarmak için hazırlanmıştır. Buna göre, yönetici ? öğretmen arasındaki iletişim birçok etkenden dolayı zayıflayabilmektedir. Söz konusu etkenler cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, okulun bulunduğu bölge olarak sıralanabilir. Yöneticiler, öğretmenler ile arasındaki iletişime etki edebilecek nedenlerin farkında olarak iletişimi olumlu ve açık yönde yönetmelidir. Etkili bir iletişim için, yönetici ve öğretmen aralarındaki iletişimi bilinçli olarak yapmalı, bunun için de gerekli eğitim ve semineri almalıdır. Yönetici ve öğretmen etkin iletişim sağlayabilmek için, gerekli şartları taşıması durumunda, okullar amaçlarına daha çok yaklaşacaktır. Bu çalışmada, yönetici- öğretmen arasındaki iletişimin güçlü mü yoksa zayıf mı olduğunu belirlemek için, Küçükçekmece İlköğretim Okulları Öğretmenlerinin görüşleri ölçülmüştür. Bunun için de, Küçükçekmece örneğine başvurularak, yönetici ? öğretmen iletişimine etki eden faktörler ortaya çıkarılacak ve sonuçlar değerlendirilecektir.

Ferit Özbudak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin sınıf öğretmenlerini motive etmede kullandıkları yöntemlere ilişkin yönetici ve öğretmen algıları

İlköğretim okulları eğitim sisteminin temelini oluşturmaktadır. Bu kurumlarda görev yapan yöneticilerin bu temelin en iyi temsilcileri olabilmeleri için mesleklerini sevmeleri, benimsemeleri, yaşamlarının bir parçası olarak görmeleri ve çalışanlarını işlerine motive etmelerinin önemi büyüktür. Araştırma konusunun temelini teşkil eden sınıf öğretmenlerinin motivasyonu ve yöneticilerin motivasyonun önemini bilmeleri bu konunun araştırılması ve ortaya konulması gereklidir. İlköğretim okulu yöneticilerinin sınıf öğretmenlerini işe motive etme (Maddi, Psiko- Sosyal, Örgütsel ve Yönetsel boyutlarda) konusunda yapılan bu araştırma tüm okul yöneticilerine sınıf öğretmenlerini tanımaları, onları iş/ işlerine motive etmede hangi yöntemleri kullanabilecekleri hakkında fikir vermesi açısından önemlidir.Sonuç olarak yöneticilerin, öğretmenlerin maddi, psiko- sosyal, örgütsel ve yönetsel ihtiyaçlarını karşılama oranına göre motivasyonlarının yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenler arası iyi ilişkileri geliştirmek için çeşitli sosyal etkinlikler düzenleme açısından bulunan sonuçta yöneticiler ve öğretmenlerin tutumu aynıdır. Çoğu zaman çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenirse motivasyonun daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Rızvan Güven
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezi yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi: İstanbul ili örneği

Bu araştırmada, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İstanbul ili Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde 2008?2009 yılı eğitim öğretim yılında faaliyette olan 26 Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nde yönetici ve öğretmen olarak görev yapan 208 yönetici ve öğretmen araştırmaya katılmıştır. Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi için araştırmacı tarafından ilgili literatür taranarak geliştirilen kişisel bilgi formu ile Prof. Dr. Gönül KIRCAALİ İFTAR tarafından geliştirilen ?Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği? kullanılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak çözümlenmiştir. Rehberlik ve Araştırma Merkezi yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşma durumlarını tespit etmek amacıyla oluşturulan değişkenler bağımsız grup t testi ve Anova testi ile işleme koyulmuştur. Araştırma soncunda şu bulgular elde edilmiştir.Yönetici ve öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin ortalamalar seviyesinde olduğu görülmüştür. Cinsiyete göre bay ve bayanların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde çalışma konumlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Branşlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri Aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Eğitim durumlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Kıdemlerine göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Yaşlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitim dersi alma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitim öğrencisi ile çalışma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ailede özel eğitim gerektiren çocuk olması durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitimle ilgili hizmet içi eğitim alma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.

Eğitim yönetimiKaynaştırma eğitimiPsikolojik danışma+9
Eren Aydın
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim müdürlerinin kendilerini açma becerileri üzerine bir inceleme

Bu tez çalışmasında; ilköğretim müdürlerinin kendini açma becerileri ile ilgili bir inceleme yer almaktadır. İletişimin en önemli unsurlarından biri olan kendini açma, eğitimde çok önemli yer tutan yönetim kadrosunun en önemli elemanlarından okul müdürleri üzerinden ele alınmıştır. Ayrıca en temel gereksinimimiz olan iletişim, detaylı bir şekilde ele alınarak, eğitim alanındaki müdür-öğretmen iletişimiyle ilişkilendirilmiştir.Etkili bir okul eğitimi için öncelikle okul müdürlerinin etkili iletişim becerisine sahip olmaları gerekmektedir. Bunu öğretmen, öğrenciler ve okul personeli izleyecektir. Bu çalışmada esas alınan konu, ilköğretim müdürlerinin etkili iletişim sağlamada önemli bir husus olan kendini açma becerileridir. Bu çalışmada kendini açmanın yöntemleri, yararları ve zararlarından da bahsedilmiştir. Müdürler ve öğretmenler arasındaki ilişki her iki tarafın da ihtiyacını karşılamaya yönelik olmalıdır. Aradaki sorunları ortadan kaldırmaya yönelik en sağlıklı yol, müdürlerin özellikle öğretmenlere kendilerini açmasıdır. Karşılıklı açılma güven ortamı sağlar ve doğal olarak eğitim en üst kaliteye ulaşır.Bu çalışmada İlköğretim müdürlerinin öğretmenlere kendilerini ne kadar açabildikleri, kendini açma davranışlarını ne düzeyde gerçekleştirebildikleri test edilmektedir. Bunun için kaynak taraması, anket ve görüşme yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular SPSS yöntemiyle incelenmiştir. Öğretmenlere yönelik yapılan anket sonucunda okul müdürlerinin öğretmenlere kendilerini yeterince açamadıkları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: İletişim, Kendini Açma, Yönetici-Yönetilen, Müdür-Öğretmen, Eğitim.

EğitimEğitim iletişimiEğitim yönetimi+7
Burcu Alpay
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeylerinin öğrencilerin akademik başarısına etkisi: İstanbul ili Bağcılar ilçesi örneği

Bu araştırmada, İstanbul İli Bağcılar Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 5. sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeylerinin belirlenmesi ve bu empatik eğilimlerinin öğrencilerin akademik başarıları ile ilişkisi ele alınmaktadır. Araştırmada, öğretmenlerin empatik beceri düzeyleri; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, ilköğretim ve lise eğitiminin tamamlandığı yerleşim birimi, mezun olunan fakülte, branş, çalışma şekli, meslekteki toplam hizmet süresi ve halihazırda çalışılan okulda geçirilen hizmet süresi, gibi bireysel etkenlere göre incelenmiş öğretmenlerin öğrencilerine verdikleri akademik başarı notlarının yıllık ortalaması arasındaki ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır.Kaynak taraması ve alan araştırması tekniklerinin kullanıldığı bu araştırmanın evrenini 2008- 2009 Eğitim- Öğretim yılında İstanbul İli Bağcılar Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 53 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 5. sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır.Araştırmada basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 5.sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda evrenin tümüne ulaşılmaya çalışılmış olup toplam 53 farklı ilköğretim okulundan 279 öğretmen katılım göstermiştir. Öğretmenlerin empatik eğilim düzeylerinin belirlenmesi amacıyla Prof. Dr. Üstün Dökmen tarafından geliştirilen Empatik Beceri Ölçeği B Formu kullanılmıştır. Öğrenci başarılarının değerlendirilmesinde yıllık başarı notu ortalamalarından yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, empatik eğilim düzeyi yüksek olan öğretmenlerin, öğrencilerinin akademik başarılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, Sınıf Öğretmeni, Empatik Beceri, Dinleme, İletişim.

Akademik başarıBaşarıEmpatik eğilim+5
Ayşegül Topdemir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin uyum sağlamaya etkisi

Bu tez çalışmasında; İstanbul ili Güngören ilçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki öğrencilerin yaşadıkları uyum problemleri incelenmiş ve uyum sağlamada Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin iyileştirici etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini İstanbul ili Güngören ilçesinde 2008 -2009 eğitim öğretim yılında ilköğretim 6.sınıfta okumakta olan 2500 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada örneklem oluşturması için 6 farklı ilköğretim okulundan, her okuldan 50 öğrenci olmak şartıyla toplam 300 öğrenci alınmıştır. Araştırmada kaynak tarama, görüşme ve anket yöntemleri uygulanmıştır.Araştırma dört bölümden oluşmakta olup birinci bölümde genel olarak psikolojik danışma ve rehberlik, ikinci bölümde ilköğretimde rehberlik hizmetleri, üçüncü bölümde ise uyum sağlama ve uyum problemleri hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde ise uygulanan anketteki sorular yorumlanmıştır. Anket iki bölümden oluşmakta olup birinci bölümde öğrencilere kişisel bilgileri tespit etmeye yönelik 12 soru, ikinci bölümde okuldaki psikolojik danışman ve rehberlik hizmetlerini kapsayan 30 soru sorulmuştur.Araştırmanın bulgularına göre ilköğretim öğrencileri okullarındaki psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri ile uzman danışmanın çalışmalarını, yaşadıkları uyum problemlerinin aşılmasında olumlu etkiye sahip buldukları belirlenmiştir. Ankete katılan öğrencilerin rehberlik hizmetlerine karşı olumsuz düşünceleri olduğunu yansıtan bulguya rastlanmamıştır.Anahtar Kelimeler: Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ergenlik, İlköğretim, Uyum, Uyum Problemleri, Davranış Bozuklukları

Danışma hizmetleriEğitim psikolojisiPsikolojik danışma+6
Tümay Sidal
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda öğretmen-yönetici ilişkilerinde yıldırma (mobbing) ve etkileri

Bu tez çalışmasında yıldırma (mobbing) hareketleri ele alınmaktadır. Yıldırma, işyerinde belirli kişileri hedef alan sistematik bir dizi duygusal saldırı ve yıpratma hareketleridir. Haksız yere suçlama, ima, kinaye, dedikodu yoluyla itibarı sarsma, küçük düşürme, taciz, duygusal istismar ve şiddet uygulayarak, bir kişiyi, işyerinin dışına çıkmaya zorlayan kötü niyetli bir girişimlerdir. İşyerlerindeki kişilere uygulanan bu girişimler, doğrudan veya dolaylı, açıkça veya örtülü olabilir. Giderek şiddetlenen bu tür davranışları, kurumlar çoğu kez görmezden gelir, göz yumar ya da bazen teşvik etmektedir.Eğitim kurumları, geleceğimizin garantisi olan çocuklarımızın yetiştiği kurumlar olmaları açısından stratejik öneme sahiptirler. Bu eğitim kurumlarındaki eğitim kalitesi işlerini seven ve organizasyona bağlılıkları güçlü olan çalışanlarla mümkündür. Çalışanlar arasında sorun çıkaran kişiyi saptamak ve okullardaki örgütlenmeyi yıpratan yıldırma hareketlerinin etkilerini araştırıp bulmak eğitim kurumunun geleceği açısından hayati öneme sahiptir.Araştırmamızın amacı eğitim kurumlarında yönetici-öğretmen ilişkilerinde karşılaşılan mobbing davranışlarının incelenmesidir. Araştırmamızda literatür taraması ve alan araştırması yani anket yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini İstanbul İli Kağıthane ilçesindeki ilköğretim okullarının öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu öğretmenler arasından tesadüfi olarak seçilen 184 kişi de araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğunluğunu cinsiyete göre bayan, medeni duruma göre evli, yaşa göre 21-30 yaş arasında, mezun olunan okula göre eğitim fakültesi mezunları, öğretmenlikteki kıdem sürelerine göre 5-10 yıldır çalışanlar, şuanda bulunulan okuldaki hizmet süresine göre ise 1-5 yıl arası çalışan öğretmenler oluşturmuşlardır.Anket kapsamında kullanılan yaşam kalitesi ve mesleki durum ölçeğindeki ifadelere verilen cevaplar ile öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet durumu, meslekteki kıdem ve kurumdaki hizmet süresi özelliklerinin birlikte incelenmesi sonucu medeni durumuna göre bekâr öğretmenlerin yaşam kalitesi ve mesleki durum alanında yöneticilerle daha çok problem yaşadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin verdikleri cevaplar diğer özelliklerine göre gruplandığında gruplar arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır.

Eğitim kurumlarıMobbingOkullar+6
Ziya Aydoğan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin zamanı etkin kullanan ilköğretim okulu müdürü algıları: Sarıyer ilçesi örneği

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan müdürlerin etkin zaman kullanımı, yönetim işleri açısından incelenmiş ve eğitim sistemimizin vazgeçilmez unsurlarından olan öğretmenlerimizin algılarına göre müdürlerin yönetim işlerinde zaman kullanımı, saptanmaya çalışılmıştır. ?Müdürlerin yönetim işlerinde zaman kullanımının başarı ve verim üzerinde etkisi vardır? hipotezinden yola çıkarak yönetim işlerine ayrılan zaman tespit edilmeye çalışılarak başarı ve verimin artması için müdürlerin, yönetim işlerinde zaman kullanımı ile ilgili öneriler geliştirmek amaçlanmıştır.Bu araştırmanın çalışma evrenini, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında İstanbul iline bağlı Sarıyer İlçesi'ndeki resmi ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Sarıyer ilçesindeki 27 resmi ilköğretim okullarında görev yapan 211 sınıf öğretmeni ve 182 branş öğretmeni olmak üzere toplam 393 öğretmen görüşlerine dayanılarak ilköğretim müdürlerinin yönetim işlerine ayırdıkları zaman ve öğretmen görüşlerinde görev, cinsiyet, hizmet süresi, eğitim düzeyi, hizmet içi kurs ve seminer sayısı ile okulun demografik değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket ile ilgili örneklem oluşturulmuştur. Anket iki bölümden oluşmakta ve birinci bölüm 11 maddeden oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölüm 25 maddeden oluşan ?Müdürlerin Yönetim İşlerinde Etkili Zaman Kullanım Ölçeği? dir. Likert tipi sorular kullanılarak anket çalışması sonucunda elde edilen tüm veriler, SPSS programına girilerek analiz edilmiştir. Toplanan verilerin frekans ve yüzde değerleri, aritmetik ortalama, standart sapmaları belirlenmiş, ortalama değerlerinin farklılık gösterip göstermediğini ölçmek amacıyla bağımsız gruplar için t testi yapılmış, varyans analizi (ANOVA) uygulanmış ve anlamlılık düzeyi .05 düzeyinde benimsenmiştir.Öğretmen görüşlerine göre elde edilen bulgular sonucunda, okul müdürlerinin yönetim işlerine ayırdıkları zamana göre birinci olarak resmi işler, ikinci olarak eğitim-öğretim işleri, üçüncü olarak personel işleri, dördüncü olarak öğrenci işleri ve beşinci olarak okul-çevre işbirliği işlerine zaman ayırdıkları ortaya çıkmıştır. Aritmatik ortalamalar incelendiğinde öğretmenler, müdürlerin resmi işlere `tam' düzeyinde, eğitim-öğretim, öğrenci, personel ve okul-çevre işbirliği işlerine `büyük ölçüde' düzeyinde zaman ayırdıklarını belirtmişlerdir. Okul müdürlerinin yönetim işlerine ayırdıkları zaman, öğretmenlerin görev, cinsiyet, katıldıkları hizmet içi kurs ve seminer sayısı değişkenine ve görev yaptıkları okulun öğretmen sayısı ve yardımcı personel sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin yönetim işlerine ayırdıkları zaman da, öğretmenlerin eğitim düzeyi, hizmet süresi, okulun müdür başyardımcısı, memur sayısı, öğrenci sayısı, müdür yardımcısı değişkenlerine göre anlamlı bir farlılık oluşturduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Okulu, İlköğretim Müdürü, Öğretmen, Yönetim İşleri, Zaman Yönetimi

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkul yönetimi+7
Zeliha Kaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tedaviye son vermenin etik boyutu

Hasta bireyin sağlık durumu ve kendi kendine yetebilme seviyesi hangi düzeyde olursa olsun sağlık çalışanlarının amacı hastanın rahatsızlık durumunu tedavi etmek, hasta bireyi gelebilecek en iyi yeterlilik düzeyine getirmek ve hayat konforunu sağlamaktır. Çeşitli nedenlerle (kısmi yada tam bağımlı) hayatını makinelere bağlı olarak yaşamak zorunda kalan bireyler kısmi yada tam olarak başka bir bireyin yardımına ihtiyaç duymaktadırlar.Yaptığımız çalışmada makinelere bağlı yaşamak zorunda kalmaları durumunda sağlık çalışanları ve hasta yakınlarının da kendilerine yakınlarının bakmasını istemeyip, sorun giderilemiyorsa makinelere bağlı yaşamak yerine ölmeyi tercih ettikleri görülmektedir. Ancak hasta birinci derece yakınları olduğunda sonuna kadar desteği isteyip her koşulda evde bakmayı kabullenmektedirler. Bunun yanında sağlık çalışanları geri dönüşümü olmayacak hastalar için yasal düzenlemelerin yapılması konusunda hemfikirde oldukları görülmüştür.Her canlı gibi ölümlü olan insanında belli bir yaşam süresi bulunmaktadır. Önemli olan bu sürenin en iyi şekilde geçirilmesidir. Bireyin istemediği sadece yakınlarının vicdani rahatlama için hastanın yaşamının desteklerle devam ettirilmesi soru işaretlerinin olduğu bir konudur. Yaşamı yaşamak zorunda kalan bireyin fikri ön plana alınmalı bunun yanında yakınları vicdani olarak yük altında bırakmamak amacıyla yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Burada yine asıl görev sağlık çalışanları hasta ve hasta yakını arasındaki iletişime düşmektedir. Hasta yakınları açısından olaya baktığımızda tedavinin ne olursa olsun sonuna kadar devam etmesini istemelerinin nedeni dini inançlar olarak karşımıza çıkmaktadır. İyi bir iletişim ve doğru bir yönlendirme ile hasta istemediği bir yaşamı yaşamak zorunda kalmaz ve hasta yakını da bilgilendirmeyle ortak alınan karar neticesinde vicdanen kendini rahatsız hissetmesinin önüne geçilir. Sağlık çalışanın, hasta ve hasta yakını arasındaki iletişimin uygun olması, tedavi olarak yapılabilecek bir şey kalmadığında bireyin haysiyet ve onuruna yakışır bir şekilde semptomatik tedavisinin gerçekleştirileceği, kalan yaşam süresini acı çekmeden geçireceğini bilmeleri makine desteği ile bir süre daha istenmeyerek yaşanmak zorunda kalınacak yaşam süresinin devam etmesinin önüne geçilecektir. Bu çalışmanın amacı, solunum destek ünitesine bağımlı olan hastanın yaşamıyla ilgili alınacak kararın kendi özgür iradesine bırakılması gerektiği, karar veremeyecek durumda olan hastalarda bilgilendirilmiş hasta yakınının bu kararı vermesinin uygun olduğu kararına varmaktır. Bu çalışmayla solunum destek ünitesi konusuna dikkatleri çekerek konuyla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasına yardımcı olmaktır. Solunum destek ünitesinin kapatılması kararının yasalarla desteklenmesi ile doktor, hasta ve hasta yakınlarının yaşamla ilgili karar vermede yasal engellerle karşılaşmalarını önlemektir.Anahtar kelimeler: Sağlık, hasta, solunum desteği, iletişim, bilgilendirme, ortak karar.

EtikHasta haklarıHastalar+2
Nurten Sancak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Other supervisors