Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Yaşar
10 theses · Gazi University, Karadeniz Technical University
Polipirol-paratoluensülfonat ( PPy-pTS ) filme ürikaz enziminin immobilizasyonu ile yeni bir biyosensör hazırlanması
Bu çalışmada, ürik asit tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Bu amaçla pirol elektropolimerleşirken paratoluensülfonat da elektrot yüzeyine taşındı ve aynı zamanda enzim de yüzeye taşınarak hapsetme yöntemiyle immobilize edildi ve böylece platin/polipirol-paratoluensülfonat-enzim biyosensörü hazırlanmış oldu. Ürik asit tayini, enzim elektrodun yüzeyindeki enzimatik reaksiyon sonucu oluşan hidrojen peroksitin +0,30 V'da yükseltgenmesine dayanarak yapıldı. Ürik asit biyosensörünün cevap akımına pH'nın, sıcaklığın ve substrat derişiminin etkisi incelendi. Biyosensörün ürik asit için doğrusal çalışma aralığı 5.10-7 - 5.10-5 M olarak tesbit edildi. İmmobilize enzimin KM ve Vmaks değerleri hesaplandı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Hazırlanan biyosensörle kanda ürik asit tayini yapıldı. Biyolojik ortamlarda olabilecek girişimlerin biyosensörün cevap akımı üzerine etkileri incelendi.
Trabzon yöresi propolisinin yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile fenolik bileşiklerinin belirlenmesi ve antioksidan aktivitelerinin tayini
Propolis, her türlü savunma anlamına gelen Latince bir terim olup, arıların bitkilerden topladığı reçinemsi doğal bir üründür. Arı kovanlarının korunmasında etkili olan bu doğal ürünün insan sağlığını korumada da etkili olabileceği düşünülmüştür. Bu düşünceden hareketle bilim adamları propolisin tıp ve eczacılıkta kullanılabilecek yüksek potansiyele sahip olduğunu keşfetti. Diğer arı ürünleri gibi propolisin bileşimi ve biyolojik etkinliği, arının gezindiği floraya, arının cinsine ve pek çok coğrafik özelliğe bağlı değişim göstermektedir.Çalışmamızın amacı Trabzon yöresine ait propolisin antioksidan kapasitesini belirlemek ve biyolojik aktiviteyi oluşturan fenolik bileşikleri tayin etmektir. Farklı pH özütlemelerinde 17 farklı fenolik standart madde kullanılarak yapılan ters faz yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (RP-HPLC) analizlerinde protokatekuik asit, p-OH benzoik asit, kafeik asit, p-kumarik asit, ferulik asit ve kuersetin tesbit edildi. Kafeik asit (2307,17?2662,21 ?g/g) ana bileşen olarak tespit edildi. Ayrıca toplam polifenolik madde içeriği gallik asit olarak 253,40 mg GAE/g propolis olarak bulundu. FRAP yöntemi ile antioksidan aktivite tayinindeki FeSO4 referanslığında 2162,39 ?molFeSO4/g propolis bulundu. CUPRAC yöntemi ile antioksidan aktivite tayinindeki troloks standardına göre 3,92 mmol TEA/g propolis bulunurken DPPH radikalini % 50 temizleyen propolis miktarı ise DPPH radikal temizleme deneyi ile (IC50 ) 0,025 mg/mL olarak bulundu.Analiz sonuçlarımızdan bal, polen gibi diğer arı ürünleri ve literatürde verilen diğer propolis türlerine göre oksidasyonu önleme kapasitesinin daha yüksek olduğu görüldü.
Hipoksantin tayini için polipirol-polivinil sülfonat filme ksantin oksidaz ve ürikaz enzimleri immobilizasyonu ile yeni bir biyosensör hazırlanması
Bu çalışmada, hipoksantin tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Bu amaçla, platin levha üzerinde pirolün polivinilsülfonatlı ortamda elektropolimerleşmesi ile polipirol-polivinil sülfonat filmi hazırlandı. Ksantin oksidaz ve ürikaz enzimleri, polipirol-polivinil sülfonat film içine tutuklama yöntemiyle immobilize edildi. Hazırlanan enzim elektrodun optimum çalışma şartları belirlendi. Hipoksantin tayini, hazırlanan enzim elektrodun yüzeyinde gerçekleşen enzimatik tepkime sonucu oluşan hidrojen peroksitin 0,40 V'da yükseltgenmesine dayanılarak yapıldı. Hipoksantin tayini için biyosensörün çalışma aralığı tayin edildi. Hipoksantin biyosensörünün cevabına pH'nın ve sıcaklığın etkisi araştırıldı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Biyosensörün gerçek numunedeki performansı incelendi.
Ürikaz enziminin polipirol-polivinilsülfonat filme immobilizasyonu ile yeni bir biyosensör hazırlanması
Bu çalışmada, ürik asit tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Bu amaçla pirol elektropolimerleşirken polivinil sülfonat da elektrot yüzeyine taşındı aynı zamanda enzim de yüzeye taşınarak hapsetme yöntemiyle immobilize edildi ve platin/polipirol?polivinilsülfonat-enzim elektrot hazırlanmış oldu. Ürik asit tayini, enzim elektrodun yüzeyindeki enzimatik reaksiyon sonucu oluşan hidrojen peroksidin +0,30 V'da yükseltgenmesine dayanarak yapıldı. Ürik asit biyosensörünün cevabına pH'nın, sıcaklığın ve substrat derişiminin etkisi incelendi. Biyosensörün ürik asit için doğrusal çalışma aralığı 5,0.10-7 ? 1.10-3 M olarak tesbit edildi. İmmobilize enzimin KM ve Vmaks değerleri hesaplandı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Hazırlanan biyosensörle bir biyolojik sıvı olan kanda ürik asit tayini yapıldı. Biyolojik ortamlarda olabilecek girişimlerin biyosensör cevabı üzerine etkileri incelendi.
Balık eti tazeliğinin tespiti için ksantin oksidaz enziminin polipipol-polivinilsülfonat filme immobilizasyonu ile amperometrik biyosensör hazırlanması
Bu çalışmada, ksantin ve hipoksantin tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Ksantin oksidaz, pirol ve polivinilsülfonat ile birlikte platin elektrot yüzeyine immobilize edildi. Ksantin ve hipoksantin tayini, enzim yüzeyindeki enzimatik reaksiyon sonucu oluşan ürik asidin +0,30 V' da yükseltgenmesine dayanılarak yapıldı. Ksantin ve hipoksantin biyosensörünün cevabına pH' nın, sıcaklığın ve substrat derişiminin etkisi incelendi. Enzim elektrodun hipoksantin için doğrusal çalışma aralığı 1,0x10-7 ? 1,0x10-3 M, tayin sınırı 1,0×10-7 M olarak tespit edildi. İmmobilize edilen ksantin oksidazın KM gözlenen ve VMAX gözlenen değerleri sırasıyla 0,0154 mM ve 1,203 µA/dakika olarak bulundu. Enzim elektrodun en iyi çalışma pH' sı 7,75 ve sıcaklığı 25 °C olarak belirlendi. 30 gün sonundaki amperometrik cevabının başlangıç değerinin % 49' u olduğu görüldü. Balık numunelerinde, balık eti tazeliğini yitirdikçe hipoksantin miktarının arttığı gösterildi.
Kolesterol tayini için yeni bir biyosensör hazırlanması
Bu çalışmada, kolesterol tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Bu amaçla pirol elektropolimerleşirken polivinilsülfonat da elektrot yüzeyine taşındı aynı zamanda enzim de yüzeye taşınarak hapsetme yöntemiyle immobilize edildi ve platin/polipirol?polivinilsülfonat-enzim elektrot hazırlanmış oldu. Kolesterol tayini, hazırlanan enzim elektrodun yüzeyinde gerçekleşen enzimatik tepkime sonucu oluşan hidrojen peroksitin +0,40V'da yükseltgenmesine dayanarak yapıldı. Biyosensörün kolesterol için doğrusal çalışma aralığı 4.10-5 ? 2.10-4 olarak tayin edildi. Kolesterol biyosensörünün cevabına pH' nın ve sıcaklığın etkisi incelendi. İmmobilize enzimin KM ve Vmaks değerleri hesaplandı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Hazırlanan biyosensörle biyolojik sıvıda (kan) kolesterol tayini yapıldı. Biyolojik ortamlarda olabilecek girişimlerin biyosensör cevabı üzerine etkileri incelendi
Kolesterol tayini için biyosensör hazırlanması
ÖZETBu çalışmada, kolesterol tayini için yeni bir amperometrik biyosensör geliştirildi. Bu amaçla sülfürik asit ortamında pirolün ve anilinin elektropolimerleşmesiyle platin/polianilin-polipirol elektrot hazırlandı. Kolesterol oksidaz enzimi hazırlanan platin/polianilin-polipirol elektrot üzerine immobilize edildi. Kolesterol tayini, enzim elektrodun yüzeyindeki enzimatik tepkime sonucu oluşan hidrojen peroksidin +0,70 V'da yükseltgenmesine dayanarak yapıldı. Kolesterol biyosensörünün cevabına pH'nın ve sıcaklığın etkisi incelendi. Biyosensörün kolesterol için doğrusal çalışma aralığı (1,8.10-5 ? 5.10-5 M) olarak tespit edildi. İmmobilize enzimin KM, Vmaks değerleri hesaplandı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Hazırlanan biyosensörle biyolojik sıvıda (kan) kolesterol tayini yapıldı.
Cep telefonu radyasyonunun sıçan (Wistar albino) karaciğer dokusundaki oksidant/antioksidant dengesi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, cep telefonu radyasyonunun sıçan karaciğer dokusundakioksidant/antioksidant dengesi üzerine etkisi ve bu etki üzerine C vitaminininolası koruyucu rolünün belirlenmesidir. Çalışmada kırk adet dişi Wistar albinotürü sıçan kullanıldı. Sıçanlar; kontrol, cep telefonu, C vitamini, cep tel.+C vit.olmak üzere dört gruba ayrıldı ve oksidant/antioksidant değişkenler çalışıldı.Cep telefonu grubu, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında karaciğer dokusuMDA içeriğinde ve SOD, CAT, GSH-Px aktivitelerinde anlamlı bir farkgözlenmedi (p>0,05). C vitamini grubu ile kontrol grubu kıyaslandığında,karaciğer dokusu MDA içeriğinde (p<0,05) ve SOD, GSH-Px aktivitelerinde(p<0,01) anlamlı bir azalma bulundu. Cep tel. + C vit. grubu ile, cep tel. grubuarasında karaciğer dokusu MDA içeriğinde ve SOD, CAT, GSH-Pxaktivitelerinde anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0,05). Cep tel. + C vit. grubu ileC vit. grubu kıyaslandığında, karaciğer dokusu MDA içeriğinde (p<0,05) veSOD, GSH-Px aktivitelerinde (p<0,01) anlamlı bir artış bulundu.
Yeni derin ötektik çözücülerin sentezi ile bazı origanum türlerinin ekstraksiyonu, GC-MS analizi ve biyolojik aktivite uygulamaları
Bu tez çalışmasında, yeşil kimyanın önemli konularından biri olan derin ötektik çözücülerin sentezi ve çözücü özelliklerinin genel çözücülere kıyasla fenolik bileşenlerin ekstraksiyonu ve uçucu yağ eldelerinde ön muamele reaktifi olarak kullanımı değerlendirilmiştir. Elde edilen uçucu bileşenler ve derin ötektik çözücülerle elde edilen ekstraktların antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Sentezlenen derin ötektik çözücülerin infrared ve diferansiyel taramalı kalorimetrik analizleri karakterizasyon özellikleri aydınlatılmıştır. Tez çalışmasında kullanılan bitki türleri Labiatae (Lamiaceae) familyasından Origanum micranthum ve Origanum minutiflorum olarak seçilmiştir. Uçucu yağlar için p-kumarik asit-tert butil amonyum bromür kullanılmıştır. Ön muamele yapılmadan elde edilen uçucu bileşen sayısı sırasıyla 20 ve 27, döç ile edilen uçucu bileşen sayısı ise 52 ve 58 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen uçucu yağların antioksidan aktiviteleri FRAP, CUPRAC ve DPPH testleri ile analiz edildi. FRAP ve CUPRAC testleri troloks eş değeri olarak, DPPH testleri ise SC50 değerleri olarak verilmiştir. Antimikrobiyal aktiviteler için patojen özellikli 1 mantar ve 4 bakteri üzerinde çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Ön muamele yapılmadan elde edilen yağların daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu görülmüştür. Ön muamele ile elde edilen uçucu yağların daha yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu görülmüştür. Ekstraksiyon prosedürü Design Expert 11.1.2 kullanılarak optimize edildi. Ekstraksiyon sürecine en çok etki eden parametreler derin ötektik çözücü hacmi, ekstraksiyon süresi ve sıcaklık olarak tespit edildi. Daha sonra Box-Behnken tasarımı ile merkez noktada 3 tekrarlı 3 parametre için çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen model karesel ve anlamlı sonuç vermiştir. Yapılan ANOVA analizine göre R² 0.9727, CV % 5.08, Standart sapma 3.66, sinyal/gürültü oranı 14.474 olarak bulunmuştur. Derin ötektik çözücü olarak 1-hegzadekanol- timol ve 1-oktadekanol- timol çözücüleri kullanılmıştır. Fenolik bileşenlerin tespiti için kullanılan yöntem valide edilmiştir. Validasyon parametreleri sistem uygunluk, doğrusallık, algılama limiti ve ölçüm limiti, geri kazanım ve seçicilik olarak belirlenmiştir.
Lactuca boissieri, cicerbita petiolata ve lactuca bourgaei türlerinin bileşenleri ve biyolojik etkinlik araştırmaları
Doğal ürünler, farmakoloji ve tıpta önemli bir rol oynamaktadır. Lactuca Asteraceae familyasına ait önemli bir cinstir. Özellikle ılıman ve sıcak bölgelerde yayılış gösteren bu cins Avrupa, Asya, Kuzey Amerika, Avustralya ve Afrika'da yaygın olarak yetişmektedir. Cinse ait bitkiler, hem ekonomik, hem de tıbbi açıdan önemli türleri bünyesinde bulundurmaktadır. Doktora tez kapsamında Lactuca boissieri, Lactuca bourgaei ve Cicerbita petiolata türlerinin toprak üstü kısımlarından farklı çözücülerle (hekzan, kloroform, etil asetat, metanol ve su) hazırlanan ekstraktlar üzerinde ilk kez biyolojik aktivite (antioksidan, antimikrobiyal, enzim inhibisyonu ve sitotoksik aktivite) ve fitokimyasal çalışmalar gerçekleştirildi. Türlerin antioksidan kapasiteleri, Toplam Fenolik Madde Miktarı Tayini, FRAP Ölçümü, CUPRAC Tayini ve DPPH Radikali Giderme Aktivitesi Tayini ile belirlendi. Biyolojik aktivite çalışmalarının sonucunda, türlerin orta düzeyde antioksidan ve antimikrobiyal kapasiteye sahip olduğu gözlemlendi. Ekstrelerin enzim inhibisyonu çalışmaları asetilkolinestereaz, tirozinaz ve α-glukozidaz enzimleri kullanılarak gerçekleştirildi. Ekstrelerin sadece tirozinaz enzimine karşı iyi inhibisyon gerçekleştirdiği görüldü. Metanol ekstrelerinin MTT testi kullanılarak sağlıklı fare fibroblast hücreleri üzerinde yapılan sitotoksisite çalışması sonucunda ekstrelerin herhangi bir toksik etki göstermediği görüldü. Biyolojik aktivite çalışmaları sonucunda L. bourgaei türünün diğerlerine göre daha iyi aktivite sergilediği görüldü.Türlerin HPLC-DAD ile fenolik içeriğine bakıldığında her üç türde 8 tane fenolik asit (protokatekuik asit, p-OH benzoik asit, klorojenik asit, vanilik asit, kafeik asit ve kikorik asit) ve 4 tane flavonoid (luteolin-7-glukozit, apigenin-7-glukozit, luteolin, apigenin) bileşiği ortak olarak bulundu. Ayrıca bitkilerin uçucu yağlarının GC-MS ile kimyasal içeriğine bakıldığında ise her üç bitkide dekanal, (E,E)-2,4-nonadienal, (2E)-dekenal, (E,E)-2,4-dekadienal, tridekanal, tetradekanal, fiton ve hekzadekanoik asit ortak olarak bulundu.