Theses supervised by Prof. Dr. Bahri Karlı
20 theses · Isparta University of Applied Sciences
Üzüm üretimi yapan işletmelerin ekonomik analizi: Denizli ili Baklan ilçesi örneği
Bu çalışmanın amacı, Denizli ili Baklan ilçesinde üzüm üretimi yapan işletmelerin ekonomik yönden incelenmesidir. Araştırmanın ana materyalini Baklan ilçesinde üzüm üretimi yapan işletmeler ile anket yöntemi kullanılarak birincil veriler oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan bilgiler 2021 üretim sezonunu kapsamaktadır. İncelenen işletmelerde birim alana (da) üzüm verimi 685.65 kg olarak belirlenmiştir. Üretim maliyetlerinin %57.08'ini değişen maliyetler, %42.92'sini sabit maliyetler oluşturmaktadır. Üzüm üretiminde dekara düşen üretim masrafı 1742.92 TL olarak tespit edilmiştir. Dekara düşen gayri safi üretim değeri 2536.27 TL olarak belirlenmiştir. Ortalama net kâr 1541.48 TL/da hesaplanmıştır. Görüşülen üreticilerin bir kilogram üzüm üretim maliyeti 2.54 TL ve bir kg üzüm satış fiyatı ise 3.73 TL olarak hesaplanmıştır. Nisbi karın ise işletmeler ortalamasındaki değeri 1.47 olarak hesaplanmıştır.
Türkiye'de yağlık ayçiçeği üretimi yapan işletmelerin ekonomik analizi ve çevresel etkinliği
Araştırmanın amacı yağlık ayçiçeği üretimi yapan işletmelerin ekonomik analizinin yapılması, yağlık ayçiçeği üretiminin çevresel etkisinin ölçülmesi, işletme düzeyinde çevresel etkinliğin tahmin edilmesi, çevresel etkinlik belirleyicilerinin tespit edilmesi ve işletme düzeyinde sürdürülebilirliğin ortaya konulmasıdır. Araştırmanın işletme düzeyindeki verileri, Türkiye yağlık ayçiçeği ekim alanlarının %54.57'sini, üretiminin ise %53.81'ini oluşturan Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Konya illerinde yağlık ayçiçeği üretimi yapan 222 tarım işletmesinden anket yoluyla toplanmıştır. Çevresel etkilerin ölçülmesinde yaşam döngüsü analizi, çevresel etkinliğin tahmin edilmesinde veri zarflama analizi ve sürdürülebilirliğin ortaya konulmasında sürdürülebilirlik indeksi kullanılmıştır. Çevresel etkinlik, sürdürülebilirlik ve ekonomik performans ilişkisi bir arada incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yağlık ayçiçeği üretim değerinin toplam gayrisafi üretim değeri içerisindeki payı %47.29'dur. Türkiye'de 1 kg yağlık ayçiçeği üretimi için atmosfere 0.459 kg CO2-eş sera gazı salınmaktadır ve sera gazı salınımı işletme büyüklüğü arttıkça artmaktadır. İncelenen tarım işletmeleri üretimlerini azaltmaksızın ve çevreye ilave etki yapmaksızın girdi kullanım miktarlarını %21.9 oranında azaltma imkânına sahip oldukları belirlenmiştir. İşletmecilerin yağlık ayçiçeği üretimde deneyim süresi, üretim sistemleri, işletmecilerin çevresel bilgi düzeyleri ve işletmecilerin çevresel üretim sistemlerini uygulama durumları çevresel etkinliğe pozitif yönde; işletmecilerin tarımsal deneyim süresi, işletmelerdeki hanehalkı büyüklüğü, işletmecilerin çevresel ifadelere katılımları ise çevresel etkinliğe negatif yönde etki etmektedir. İşletmelerin ekonomik, sosyal, çevresel ve politik sürdürülebilirlik indeksleri sırasıyla 0.45, 0.63, 0.42 ve 0.50; genel sürdürülebilirlik indeksi ise 0.50 olarak belirlenmiştir. Çiftçilere yönelik çevresel bilgi düzeylerini artırıcı eğitimlerin düzenlenmesi, verimli sulama yöntemlerinin ve çevre dostu üretim sistemlerinin uygulanmasının teşvik edilmesi yağlık ayçiçeği üretiminde fazladan kullanılan girdileri azaltacak, işletmelerin kârlılıklarını ve çevresel etkinliklerini artıracak, doğaya daha az sera gazı salınımı gerçekleşecektir.
Afyonkarahisar ilinde patates üretiminin teknik ve ekonomik etkinliğinin analizi
Bu çalışmanın amacı; patates üretimi yapan işletmelerin teknik ve ekonomik etkinliklerinin belirlenmesi ve etkinsizliğe sebep olan faktörlerin belirlenerek işletmelerin etkinliklerini arttırmaya yönelik önerilerin geliştirilmesidir. Afyonkarahisar ilinin çalışma alanı olarak belirlenmesinde Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olması etkili olmuştur. Çalışmanın ana materyalini tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 79 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu verilerin analiz edilmesinde "Veri Zarflama Analizi" ve "Stokastik Sınır Analizi" yöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemler etkinlik skorlarının hesaplanmasında kullanılmakta olup, patates üretiminde etkinliği etkileyen faktörler "Tobit Regresyon Analizi" ve "Etkinsizlik Faktör Modeli" yöntemleriyle belirlenmiştir. Etkinlik analizlerinde değişkenler olarak patates verimi, işgücü, makine gücü, elektrik, saf azot, saf fosfor ve tohum kullanım düzeyleri kullanılmıştır. Etkinsizlik modellerinde değişkenler olarak yaş, eğitim, patates alanı, patates parsel sayısı ve borçluluk düzeyi yer almıştır. Araştırma sonuçlarına göre teknik etkinlik değerleri 0.690 ve 0.764, ekonomik etkinlik değeri 0.292'dir. İşletmelerde teknik etkinlik skorları ekonomik etkinlik skorlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Bunun nedeni işletmelerin girdi miktar ve fiyatlarını göz önünde bulundurarak optimum girdi bileşimiyle üretim yapmamalarıdır. Etkinlik düzeyleri ile patates alanı, yaş ve borçluluk düzeyi arasında pozitif; eğitim, patates deneyim süresi ve patates parsel sayısı arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak sadece patates alanı ve parsel sayısı arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Patates üretiminde üretim masrafları 3521.53 TL/da, GSÜD 3556.06 TL/da, brüt kâr 660.42 TL/da, net kâr 34.53 TL/da ve nispi kâr 1.01 olarak hesaplanmıştır. 1 kg patatesin üretim maliyeti ise 0.96 TL olarak belirlenmiştir. Etkinliği düşük, maliyeti yüksek olan patates tarımında üreticilere optimum girdi bileşimini seçme konusunda eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Veri Zarflama Analizi, Stokastik Sınır Analizi, Tobit Regresyon Analizi, Etkinlik Analizi, Üretim maliyetleri, Patates
Afyonkarahisar ilinde patates üretiminin teknik ve ekonomik etkinliğinin analizi
Bu çalışmanın amacı; patates üretimi yapan işletmelerin teknik ve ekonomik etkinliklerinin belirlenmesi ve etkinsizliğe sebep olan faktörlerin belirlenerek işletmelerin etkinliklerini arttırmaya yönelik önerilerin geliştirilmesidir. Afyonkarahisar ilinin çalışma alanı olarak belirlenmesinde Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olması etkili olmuştur. Çalışmanın ana materyalini tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 79 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu verilerin analiz edilmesinde "Veri Zarflama Analizi" ve "Stokastik Sınır Analizi" yöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemler etkinlik skorlarının hesaplanmasında kullanılmakta olup, patates üretiminde etkinliği etkileyen faktörler "Tobit Regresyon Analizi" ve "Etkinsizlik Faktör Modeli" yöntemleriyle belirlenmiştir. Etkinlik analizlerinde değişkenler olarak patates verimi, işgücü, makine gücü, elektrik, saf azot, saf fosfor ve tohum kullanım düzeyleri kullanılmıştır. Etkinsizlik modellerinde değişkenler olarak yaş, eğitim, patates alanı, patates parsel sayısı ve borçluluk düzeyi yer almıştır. Araştırma sonuçlarına göre teknik etkinlik değerleri 0.690 ve 0.764, ekonomik etkinlik değeri 0.292'dir. İşletmelerde teknik etkinlik skorları ekonomik etkinlik skorlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Bunun nedeni işletmelerin girdi miktar ve fiyatlarını göz önünde bulundurarak optimum girdi bileşimiyle üretim yapmamalarıdır. Etkinlik düzeyleri ile patates alanı, yaş ve borçluluk düzeyi arasında pozitif; eğitim, patates deneyim süresi ve patates parsel sayısı arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak sadece patates alanı ve parsel sayısı arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Patates üretiminde üretim masrafları 3521.53 TL/da, GSÜD 3556.06 TL/da, brüt kâr 660.42 TL/da, net kâr 34.53 TL/da ve nispi kâr 1.01 olarak hesaplanmıştır. 1 kg patatesin üretim maliyeti ise 0.96 TL olarak belirlenmiştir. Etkinliği düşük, maliyeti yüksek olan patates tarımında üreticilere optimum girdi bileşimini seçme konusunda eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Veri Zarflama Analizi, Stokastik Sınır Analizi, Tobit Regresyon Analizi, Etkinlik Analizi, Üretim maliyetleri, Patates
Afyonkarahisar ilinde patates üretiminin teknik ve ekonomik etkinliğinin analizi
Bu çalışmanın amacı; patates üretimi yapan işletmelerin teknik ve ekonomik etkinliklerinin belirlenmesi ve etkinsizliğe sebep olan faktörlerin belirlenerek işletmelerin etkinliklerini arttırmaya yönelik önerilerin geliştirilmesidir. Afyonkarahisar ilinin çalışma alanı olarak belirlenmesinde Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olması etkili olmuştur. Çalışmanın ana materyalini tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 79 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu verilerin analiz edilmesinde "Veri Zarflama Analizi" ve "Stokastik Sınır Analizi" yöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemler etkinlik skorlarının hesaplanmasında kullanılmakta olup, patates üretiminde etkinliği etkileyen faktörler "Tobit Regresyon Analizi" ve "Etkinsizlik Faktör Modeli" yöntemleriyle belirlenmiştir. Etkinlik analizlerinde değişkenler olarak patates verimi, işgücü, makine gücü, elektrik, saf azot, saf fosfor ve tohum kullanım düzeyleri kullanılmıştır. Etkinsizlik modellerinde değişkenler olarak yaş, eğitim, patates alanı, patates parsel sayısı ve borçluluk düzeyi yer almıştır. Araştırma sonuçlarına göre teknik etkinlik değerleri 0.690 ve 0.764, ekonomik etkinlik değeri 0.292'dir. İşletmelerde teknik etkinlik skorları ekonomik etkinlik skorlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Bunun nedeni işletmelerin girdi miktar ve fiyatlarını göz önünde bulundurarak optimum girdi bileşimiyle üretim yapmamalarıdır. Etkinlik düzeyleri ile patates alanı, yaş ve borçluluk düzeyi arasında pozitif; eğitim, patates deneyim süresi ve patates parsel sayısı arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak sadece patates alanı ve parsel sayısı arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Patates üretiminde üretim masrafları 3521.53 TL/da, GSÜD 3556.06 TL/da, brüt kâr 660.42 TL/da, net kâr 34.53 TL/da ve nispi kâr 1.01 olarak hesaplanmıştır. 1 kg patatesin üretim maliyeti ise 0.96 TL olarak belirlenmiştir. Etkinliği düşük, maliyeti yüksek olan patates tarımında üreticilere optimum girdi bileşimini seçme konusunda eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Veri Zarflama Analizi, Stokastik Sınır Analizi, Tobit Regresyon Analizi, Etkinlik Analizi, Üretim maliyetleri, Patates
IPARD programının kırsal kalkınmadaki rolü ve sosyo-ekonomik yönden değerlendirilmesi: Batı Akdeniz örneği
Kırsal kalkınma politikaları üzerine yapılan çalışmalar gerek küresel ölçekte gerek ülkeler özelinde her geçen gün artmaktadır. Bölgesel gelişmişlik farkının getirdiği sorunları çözmeyi ve eşit yaşam standardını hedefleyen bu politikalar Türkiye'de de farklı programlar dâhilinde uygulanmaktadır. Türkiye AB adaylık sürecinde kırsal kalkınma alanında IPARD fonları ile yeni bir mali kaynağa kavuşmuştur. Bu çalışmada IPARD programının uygulama süreci, desteklerin kırsal alanlarda oluşturduğu sosyo ekonomik etkiler araştırılmış, IPARD programından faydalanma düzeyi, programın avantaj ve dezavantajları, hibelerin sektörel dağılımı ile proje sürecinde yaşanan sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma Batı Akdeniz bölgesinde programın uygulandığı Isparta ve Burdur illeri özelinde tam sayım yöntemiyle programdan faydalanan toplam 452 proje üzerinde yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre; desteklerden en fazla gerçek kişiler (%82), en az kooperatifler (%1.1) yararlanmıştır. Ortalama proje bütçesinin 605 244.79 TL, hibe destek miktarının ise 309 006.62 TL olduğu ve faydalanıcıların %28.8'inin çiftçi harici farklı meslek gruplarından olduğu belirlenmiştir. Proje sayısı açısından çiftlik faaliyetlerini geliştirme tedbirinin (%68.3), destek miktarı açısından ise süt hayvancılığı tedbirinin (%45.3) daha fazla desteklendiği belirlenmiştir. Sektörlerin dağılımının illerin tarımsal potansiyelleri ile ilişkili olduğu, desteklerin bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine, üretimde miktar, kalite ve çeşitliliğin artmasına ve işsizliğin azalmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Faktör analizi ile IPARD programına başvuruda etkili olan değişkenler, "sektörel bilgiye ve işletmeye sahip olmak", "destekten sağlanacak faydalar", "üretim artışı ve modernizasyon" olmak üzere 3 faktöre indirgenmiştir. Kümeleme analizinde ise desteklerden faydalanan işletmeler 4 kümede tanımlanmıştır. 1. Kümede yer alan işletmeler toplam kitlenin %16.6'sını, 2. kümede yer alanlar %23'ünü, 3. kümede yer alanlar %30.5'ini ve 4. kümede yer alanlar %29.9'nu tanımlayacak şekilde bulunmuştur
IPARD programının kırsal kalkınmadaki rolü ve sosyo-ekonomik yönden değerlendirilmesi: Batı Akdeniz örneği
Kırsal kalkınma politikaları üzerine yapılan çalışmalar gerek küresel ölçekte gerek ülkeler özelinde her geçen gün artmaktadır. Bölgesel gelişmişlik farkının getirdiği sorunları çözmeyi ve eşit yaşam standardını hedefleyen bu politikalar Türkiye'de de farklı programlar dâhilinde uygulanmaktadır. Türkiye AB adaylık sürecinde kırsal kalkınma alanında IPARD fonları ile yeni bir mali kaynağa kavuşmuştur. Bu çalışmada IPARD programının uygulama süreci, desteklerin kırsal alanlarda oluşturduğu sosyo ekonomik etkiler araştırılmış, IPARD programından faydalanma düzeyi, programın avantaj ve dezavantajları, hibelerin sektörel dağılımı ile proje sürecinde yaşanan sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma Batı Akdeniz bölgesinde programın uygulandığı Isparta ve Burdur illeri özelinde tam sayım yöntemiyle programdan faydalanan toplam 452 proje üzerinde yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre; desteklerden en fazla gerçek kişiler (%82), en az kooperatifler (%1.1) yararlanmıştır. Ortalama proje bütçesinin 605 244.79 TL, hibe destek miktarının ise 309 006.62 TL olduğu ve faydalanıcıların %28.8'inin çiftçi harici farklı meslek gruplarından olduğu belirlenmiştir. Proje sayısı açısından çiftlik faaliyetlerini geliştirme tedbirinin (%68.3), destek miktarı açısından ise süt hayvancılığı tedbirinin (%45.3) daha fazla desteklendiği belirlenmiştir. Sektörlerin dağılımının illerin tarımsal potansiyelleri ile ilişkili olduğu, desteklerin bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine, üretimde miktar, kalite ve çeşitliliğin artmasına ve işsizliğin azalmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Faktör analizi ile IPARD programına başvuruda etkili olan değişkenler, "sektörel bilgiye ve işletmeye sahip olmak", "destekten sağlanacak faydalar", "üretim artışı ve modernizasyon" olmak üzere 3 faktöre indirgenmiştir. Kümeleme analizinde ise desteklerden faydalanan işletmeler 4 kümede tanımlanmıştır. 1. Kümede yer alan işletmeler toplam kitlenin %16.6'sını, 2. kümede yer alanlar %23'ünü, 3. kümede yer alanlar %30.5'ini ve 4. kümede yer alanlar %29.9'nu tanımlayacak şekilde bulunmuştur
IPARD programının kırsal kalkınmadaki rolü ve sosyo-ekonomik yönden değerlendirilmesi: Batı Akdeniz örneği
Kırsal kalkınma politikaları üzerine yapılan çalışmalar gerek küresel ölçekte gerek ülkeler özelinde her geçen gün artmaktadır. Bölgesel gelişmişlik farkının getirdiği sorunları çözmeyi ve eşit yaşam standardını hedefleyen bu politikalar Türkiye'de de farklı programlar dâhilinde uygulanmaktadır. Türkiye AB adaylık sürecinde kırsal kalkınma alanında IPARD fonları ile yeni bir mali kaynağa kavuşmuştur. Bu çalışmada IPARD programının uygulama süreci, desteklerin kırsal alanlarda oluşturduğu sosyo ekonomik etkiler araştırılmış, IPARD programından faydalanma düzeyi, programın avantaj ve dezavantajları, hibelerin sektörel dağılımı ile proje sürecinde yaşanan sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma Batı Akdeniz bölgesinde programın uygulandığı Isparta ve Burdur illeri özelinde tam sayım yöntemiyle programdan faydalanan toplam 452 proje üzerinde yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre; desteklerden en fazla gerçek kişiler (%82), en az kooperatifler (%1.1) yararlanmıştır. Ortalama proje bütçesinin 605 244.79 TL, hibe destek miktarının ise 309 006.62 TL olduğu ve faydalanıcıların %28.8'inin çiftçi harici farklı meslek gruplarından olduğu belirlenmiştir. Proje sayısı açısından çiftlik faaliyetlerini geliştirme tedbirinin (%68.3), destek miktarı açısından ise süt hayvancılığı tedbirinin (%45.3) daha fazla desteklendiği belirlenmiştir. Sektörlerin dağılımının illerin tarımsal potansiyelleri ile ilişkili olduğu, desteklerin bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine, üretimde miktar, kalite ve çeşitliliğin artmasına ve işsizliğin azalmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Faktör analizi ile IPARD programına başvuruda etkili olan değişkenler, "sektörel bilgiye ve işletmeye sahip olmak", "destekten sağlanacak faydalar", "üretim artışı ve modernizasyon" olmak üzere 3 faktöre indirgenmiştir. Kümeleme analizinde ise desteklerden faydalanan işletmeler 4 kümede tanımlanmıştır. 1. Kümede yer alan işletmeler toplam kitlenin %16.6'sını, 2. kümede yer alanlar %23'ünü, 3. kümede yer alanlar %30.5'ini ve 4. kümede yer alanlar %29.9'nu tanımlayacak şekilde bulunmuştur
Elma üreten tarımsal işletmelerde teknik etkinlik ve teknolojik açık bakımından bölgesel farklılıkların belirlenmesi
Elma üretimine tahsis edilen kaynakların etkin kullanılmamasına sebep olan faktörler ve bu faktörlerin bölgesel dağılımı halen cevap bekleyen araştırma soruları arasında yer almaktadır. Söz konusu bilgi boşluğunun azaltılması için, bu çalışmada Türkiye elma üretiminde önemli yeri olan Isparta ve Karaman illerindeki elma işletmelerinin yıllık faaliyet sonuçları değerlendirilmiş, etkinlikleri ölçülmüş, etkinlik düzeyleri bölgesel düzeyde ve işletme büyüklüklerine göre karşılaştırılmıştır. Tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 132 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler çalışmanın ana materyalini oluşturmuştur. İncelenen işletmelerin sermaye yapısının ve yıllık faaliyet sonuçlarının belirlenmesinde klasik ekonomik analiz yaklaşımları kullanılmıştır. İllere ve işletme büyüklüklerine göre üretim etkinliğinin ölçülmesi ve karşılaştırılması Stokastik Metafrontier yaklaşımıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçları elma işletmelerinin rasyonel sermaye dağılımına sahip olmadığını, yüksek oranda atıl işgücünün var olduğunu, tarımsal gelirlerinin düşük olduğunu ve gelirlerinin illere göre değiştiğini göstermiştir. İşletmelere ait mali ve ekonomik rantabilite oranları Isparta ilinde sırasıyla ortalama %8.82 ve %7.78 iken, Karaman ilinde %7.25 ve %6.15 bulunmuştur. İllerdeki işletmelerin etkinliklerinin belirlendiği stokastik sınır analizi sonuçları, Isparta ili işletmelerinin %78, Karaman ili işletmelerinin %81.1 etkinlikle çalıştığını göstermiştir. Stokastik metafrontier analizi sonuçları, metateknoloji oranının (MTO), Isparta ilinde %84.5 ve Karaman ilinde %73.5 olduğunu, bu oranın işletme büyüklüğüne bağlı olarak değiştiğini ortaya koymuştur. İller ve tabakalar düzeyinde tahmin edilen etkinlik skorlarının, metafrontier etkinlik skorundan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar, Isparta ili elma işletmelerinin üretim sınırının, metafrontier üretim sınırına daha yakın olduğunu göstermiştir. Isparta ve Karaman illerinin bölgesel üretim sınırını metafrontier üretim sınırına yaklaştırmak için üretici eğitimine önem verilmesi, bilimsel çalışmaların, yayım ve altyapı çalışmalarının yapılması, araştırmacı-yayımcı-üretici ilişkilerinin güçlü tutulması gerekmektedir.
Elma üreten tarımsal işletmelerde teknik etkinlik ve teknolojik açık bakımından bölgesel farklılıkların belirlenmesi
Elma üretimine tahsis edilen kaynakların etkin kullanılmamasına sebep olan faktörler ve bu faktörlerin bölgesel dağılımı halen cevap bekleyen araştırma soruları arasında yer almaktadır. Söz konusu bilgi boşluğunun azaltılması için, bu çalışmada Türkiye elma üretiminde önemli yeri olan Isparta ve Karaman illerindeki elma işletmelerinin yıllık faaliyet sonuçları değerlendirilmiş, etkinlikleri ölçülmüş, etkinlik düzeyleri bölgesel düzeyde ve işletme büyüklüklerine göre karşılaştırılmıştır. Tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 132 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler çalışmanın ana materyalini oluşturmuştur. İncelenen işletmelerin sermaye yapısının ve yıllık faaliyet sonuçlarının belirlenmesinde klasik ekonomik analiz yaklaşımları kullanılmıştır. İllere ve işletme büyüklüklerine göre üretim etkinliğinin ölçülmesi ve karşılaştırılması Stokastik Metafrontier yaklaşımıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçları elma işletmelerinin rasyonel sermaye dağılımına sahip olmadığını, yüksek oranda atıl işgücünün var olduğunu, tarımsal gelirlerinin düşük olduğunu ve gelirlerinin illere göre değiştiğini göstermiştir. İşletmelere ait mali ve ekonomik rantabilite oranları Isparta ilinde sırasıyla ortalama %8.82 ve %7.78 iken, Karaman ilinde %7.25 ve %6.15 bulunmuştur. İllerdeki işletmelerin etkinliklerinin belirlendiği stokastik sınır analizi sonuçları, Isparta ili işletmelerinin %78, Karaman ili işletmelerinin %81.1 etkinlikle çalıştığını göstermiştir. Stokastik metafrontier analizi sonuçları, metateknoloji oranının (MTO), Isparta ilinde %84.5 ve Karaman ilinde %73.5 olduğunu, bu oranın işletme büyüklüğüne bağlı olarak değiştiğini ortaya koymuştur. İller ve tabakalar düzeyinde tahmin edilen etkinlik skorlarının, metafrontier etkinlik skorundan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar, Isparta ili elma işletmelerinin üretim sınırının, metafrontier üretim sınırına daha yakın olduğunu göstermiştir. Isparta ve Karaman illerinin bölgesel üretim sınırını metafrontier üretim sınırına yaklaştırmak için üretici eğitimine önem verilmesi, bilimsel çalışmaların, yayım ve altyapı çalışmalarının yapılması, araştırmacı-yayımcı-üretici ilişkilerinin güçlü tutulması gerekmektedir.
Elma üreten tarımsal işletmelerde teknik etkinlik ve teknolojik açık bakımından bölgesel farklılıkların belirlenmesi
Elma üretimine tahsis edilen kaynakların etkin kullanılmamasına sebep olan faktörler ve bu faktörlerin bölgesel dağılımı halen cevap bekleyen araştırma soruları arasında yer almaktadır. Söz konusu bilgi boşluğunun azaltılması için, bu çalışmada Türkiye elma üretiminde önemli yeri olan Isparta ve Karaman illerindeki elma işletmelerinin yıllık faaliyet sonuçları değerlendirilmiş, etkinlikleri ölçülmüş, etkinlik düzeyleri bölgesel düzeyde ve işletme büyüklüklerine göre karşılaştırılmıştır. Tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 132 işletmeden anket yoluyla elde edilen veriler çalışmanın ana materyalini oluşturmuştur. İncelenen işletmelerin sermaye yapısının ve yıllık faaliyet sonuçlarının belirlenmesinde klasik ekonomik analiz yaklaşımları kullanılmıştır. İllere ve işletme büyüklüklerine göre üretim etkinliğinin ölçülmesi ve karşılaştırılması Stokastik Metafrontier yaklaşımıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçları elma işletmelerinin rasyonel sermaye dağılımına sahip olmadığını, yüksek oranda atıl işgücünün var olduğunu, tarımsal gelirlerinin düşük olduğunu ve gelirlerinin illere göre değiştiğini göstermiştir. İşletmelere ait mali ve ekonomik rantabilite oranları Isparta ilinde sırasıyla ortalama %8.82 ve %7.78 iken, Karaman ilinde %7.25 ve %6.15 bulunmuştur. İllerdeki işletmelerin etkinliklerinin belirlendiği stokastik sınır analizi sonuçları, Isparta ili işletmelerinin %78, Karaman ili işletmelerinin %81.1 etkinlikle çalıştığını göstermiştir. Stokastik metafrontier analizi sonuçları, metateknoloji oranının (MTO), Isparta ilinde %84.5 ve Karaman ilinde %73.5 olduğunu, bu oranın işletme büyüklüğüne bağlı olarak değiştiğini ortaya koymuştur. İller ve tabakalar düzeyinde tahmin edilen etkinlik skorlarının, metafrontier etkinlik skorundan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar, Isparta ili elma işletmelerinin üretim sınırının, metafrontier üretim sınırına daha yakın olduğunu göstermiştir. Isparta ve Karaman illerinin bölgesel üretim sınırını metafrontier üretim sınırına yaklaştırmak için üretici eğitimine önem verilmesi, bilimsel çalışmaların, yayım ve altyapı çalışmalarının yapılması, araştırmacı-yayımcı-üretici ilişkilerinin güçlü tutulması gerekmektedir.
Örtüaltı sebze üretiminde üreticilerin tohum tercihini etkileyen faktörlerin belirlenmesi; Antalya ili örneği
Bu çalışmada, Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan işletmelerin kullandıkları tohum ve fide tercihlerini belirlemek ve tohum ya da fide tercihlerini etkileyen faktörlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana materyalini Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan 96 işletmede üreticilerle yapılan anket çalışması ile toplanmış veriler oluşturmaktadır. Araştırmada işletme genişlikleri 0-3 dekar, 3.1-7.5 dekar, 7.6 ve daha fazla dekar örtüaltı alana sahip olan işletmeler olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, incelenen işletmelerde örtüaltında sebze yetiştirilen alanının ortalama 7.36 dekar, üreticilerin ortalama yaşının 41.63 yıl ve sebze yetiştiriciliği deneyim süresinin 19.69 yıl olduğu saptanmıştır. İşletmelerde en fazla üretilen sebze türünün domates olduğu (%54.16), bunu sırasıyla biber (%34.38), hıyar (%30.21) ve diğer sebzelerin (%15.63) izlediği belirlenmiştir. Üreticilerin örtüaltı sebze yetiştiriciliğini tercih nedenlerinin başında (%78.13) geleneksel üretim alışkanlığı, %70.83'ü arazi ve iklim koşullarının uygun olması gelmektedir. İşletmelerde örtüaltı sebze yetiştiriciliğinde üreticilerin %85.45'nin bilgiye ihtiyacının olduğu, %14.58'nin ise olmadığı belirlenmiştir. Bilgiye ihtiyacı olan üreticilerin %79.17'sinin ziraat mühendisi/teknikerinden, %70.83'ünün diğer çiftçilerden bilgi aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerde üreticilerin üretimde karşılaştıkları sorunların başında %96.89 ile girdilerin pahalı olması gelmekte olduğu, bunu %58.33 ile hastalık ve zararlılar takip ettiği belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin örtüaltı sebzelerin pazarlanmasında karşılaştığı sorunların başında da %87.50 ile ürün fiyatlarının düşük olması gelmekte olup, bunu %62.50 ile pazar yapısının düzensiz olması takip etmektedir. Örtüaltı sebze yetiştiriciliği yapan üreticiler dikecek oldukları sebzenin öncelikle hangi tür olacağına daha sonra da bu türde var olan çeşitlere karar vermek durumundadırlar. Görüşülen üreticilerin %90.65'inin sebze türüne kendisinin karar verdiği görülmekte olup, bunu %33.33 ile diğer çiftçilere soran üreticiler, %20.83 ile fideliklere soran üreticiler takip etmektedir. Bununla birlikte ürün çeşidine üreticilerin %89.58'i kendisi karar verirken diğerleri kendi iradesi dışında tamamen dışa bağımlı olarak dikeceği sebze çeşidine karar vermektedir. Ayrıca üreticilerin çoğunun (%75) yetiştirdikleri tohum çeşidinden memnun olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin %17.71'nin memnun olmadığı ve %7.29'unun ise çok memnun olduğu saptanmıştır.
Örtüaltı sebze üretiminde üreticilerin tohum tercihini etkileyen faktörlerin belirlenmesi; Antalya ili örneği
Bu çalışmada, Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan işletmelerin kullandıkları tohum ve fide tercihlerini belirlemek ve tohum ya da fide tercihlerini etkileyen faktörlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana materyalini Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan 96 işletmede üreticilerle yapılan anket çalışması ile toplanmış veriler oluşturmaktadır. Araştırmada işletme genişlikleri 0-3 dekar, 3.1-7.5 dekar, 7.6 ve daha fazla dekar örtüaltı alana sahip olan işletmeler olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, incelenen işletmelerde örtüaltında sebze yetiştirilen alanının ortalama 7.36 dekar, üreticilerin ortalama yaşının 41.63 yıl ve sebze yetiştiriciliği deneyim süresinin 19.69 yıl olduğu saptanmıştır. İşletmelerde en fazla üretilen sebze türünün domates olduğu (%54.16), bunu sırasıyla biber (%34.38), hıyar (%30.21) ve diğer sebzelerin (%15.63) izlediği belirlenmiştir. Üreticilerin örtüaltı sebze yetiştiriciliğini tercih nedenlerinin başında (%78.13) geleneksel üretim alışkanlığı, %70.83'ü arazi ve iklim koşullarının uygun olması gelmektedir. İşletmelerde örtüaltı sebze yetiştiriciliğinde üreticilerin %85.45'nin bilgiye ihtiyacının olduğu, %14.58'nin ise olmadığı belirlenmiştir. Bilgiye ihtiyacı olan üreticilerin %79.17'sinin ziraat mühendisi/teknikerinden, %70.83'ünün diğer çiftçilerden bilgi aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerde üreticilerin üretimde karşılaştıkları sorunların başında %96.89 ile girdilerin pahalı olması gelmekte olduğu, bunu %58.33 ile hastalık ve zararlılar takip ettiği belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin örtüaltı sebzelerin pazarlanmasında karşılaştığı sorunların başında da %87.50 ile ürün fiyatlarının düşük olması gelmekte olup, bunu %62.50 ile pazar yapısının düzensiz olması takip etmektedir. Örtüaltı sebze yetiştiriciliği yapan üreticiler dikecek oldukları sebzenin öncelikle hangi tür olacağına daha sonra da bu türde var olan çeşitlere karar vermek durumundadırlar. Görüşülen üreticilerin %90.65'inin sebze türüne kendisinin karar verdiği görülmekte olup, bunu %33.33 ile diğer çiftçilere soran üreticiler, %20.83 ile fideliklere soran üreticiler takip etmektedir. Bununla birlikte ürün çeşidine üreticilerin %89.58'i kendisi karar verirken diğerleri kendi iradesi dışında tamamen dışa bağımlı olarak dikeceği sebze çeşidine karar vermektedir. Ayrıca üreticilerin çoğunun (%75) yetiştirdikleri tohum çeşidinden memnun olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin %17.71'nin memnun olmadığı ve %7.29'unun ise çok memnun olduğu saptanmıştır.
Örtüaltı sebze üretiminde üreticilerin tohum tercihini etkileyen faktörlerin belirlenmesi; Antalya ili örneği
Bu çalışmada, Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan işletmelerin kullandıkları tohum ve fide tercihlerini belirlemek ve tohum ya da fide tercihlerini etkileyen faktörlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana materyalini Antalya ilinin Serik, Aksu, Kumluca ve Gazipaşa ilçelerinde örtüaltında sebze yetiştiriciliği yapan 96 işletmede üreticilerle yapılan anket çalışması ile toplanmış veriler oluşturmaktadır. Araştırmada işletme genişlikleri 0-3 dekar, 3.1-7.5 dekar, 7.6 ve daha fazla dekar örtüaltı alana sahip olan işletmeler olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, incelenen işletmelerde örtüaltında sebze yetiştirilen alanının ortalama 7.36 dekar, üreticilerin ortalama yaşının 41.63 yıl ve sebze yetiştiriciliği deneyim süresinin 19.69 yıl olduğu saptanmıştır. İşletmelerde en fazla üretilen sebze türünün domates olduğu (%54.16), bunu sırasıyla biber (%34.38), hıyar (%30.21) ve diğer sebzelerin (%15.63) izlediği belirlenmiştir. Üreticilerin örtüaltı sebze yetiştiriciliğini tercih nedenlerinin başında (%78.13) geleneksel üretim alışkanlığı, %70.83'ü arazi ve iklim koşullarının uygun olması gelmektedir. İşletmelerde örtüaltı sebze yetiştiriciliğinde üreticilerin %85.45'nin bilgiye ihtiyacının olduğu, %14.58'nin ise olmadığı belirlenmiştir. Bilgiye ihtiyacı olan üreticilerin %79.17'sinin ziraat mühendisi/teknikerinden, %70.83'ünün diğer çiftçilerden bilgi aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerde üreticilerin üretimde karşılaştıkları sorunların başında %96.89 ile girdilerin pahalı olması gelmekte olduğu, bunu %58.33 ile hastalık ve zararlılar takip ettiği belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin örtüaltı sebzelerin pazarlanmasında karşılaştığı sorunların başında da %87.50 ile ürün fiyatlarının düşük olması gelmekte olup, bunu %62.50 ile pazar yapısının düzensiz olması takip etmektedir. Örtüaltı sebze yetiştiriciliği yapan üreticiler dikecek oldukları sebzenin öncelikle hangi tür olacağına daha sonra da bu türde var olan çeşitlere karar vermek durumundadırlar. Görüşülen üreticilerin %90.65'inin sebze türüne kendisinin karar verdiği görülmekte olup, bunu %33.33 ile diğer çiftçilere soran üreticiler, %20.83 ile fideliklere soran üreticiler takip etmektedir. Bununla birlikte ürün çeşidine üreticilerin %89.58'i kendisi karar verirken diğerleri kendi iradesi dışında tamamen dışa bağımlı olarak dikeceği sebze çeşidine karar vermektedir. Ayrıca üreticilerin çoğunun (%75) yetiştirdikleri tohum çeşidinden memnun olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında üreticilerin %17.71'nin memnun olmadığı ve %7.29'unun ise çok memnun olduğu saptanmıştır.
Rize ilinde çay işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı ve pazarlama sorunları
Rize ilinde çay üretimi yapan işletmeleri (Türkiye çay üretiminin %68.18) hedef kitle alan bu çalışmanın amacı; çay üretiminin ekonomik ve pazarlama yapısını irdelemek, bölgede çayın üretim ve pazarlama sorunlarını ortaya koymak, bölgede çay üretimini geliştirmeye yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışmanın ana materyalini, Rize ili Merkez, Fındıklı, Ardeşen ve Çayeli ilçelerinde çay üretimi yapan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Anket uygulanacak örnek sayısının belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemlerinden Neyman Yöntemi kullanılmıştır. Ana kitleyi temsil edecek örnek üretici sayısı 90 olarak hesaplanmıştır. Çay üretimi yapan işletmelerin genel yapısal özelliklerinin değerlendirilmesinde; çay işletmelerinin parsel büyüklüğü, işletmecilerin yaşı, eğitim durumu, gayri safi üretim değerleri (GSÜD) gibi göstergeler incelenmiştir. Rize ilinde ortalama çay üretim alanı 8.79 dekar olup, %96.33'ü kendi mülkleridir. Bölgedeki çay üreticilerinin %38.89'u ilkokul, %21.11'i üniversite, %20.00'si ise ortaokul ve lise mezunudur. Çay üreticilerinin ortalama 4.3 kişi olan aile nüfusunun, %53.75'i 15-49 yaş grubunda, %29.20'si 50 yaş ve üstü yaş grubunda yer almaktadır. İşletmeler ortalamasında çay GSÜD 28253.33 TL'dir. Maliyetler belirlenirken Tek Ürün Bütçe Analizi Yöntemi kullanılmıştır. Çay üretimi yapan işletmeler ortalamasında üretim maliyetleri 17223.6 TL'dir. Üretim maliyetlerinin %37.29'unu değişen maliyetler, %62.70'ini sabit masraflar oluşturmaktadır. Araştırma sahasında ve Türkiye'de çay üretimini artırmak için öneriler ise; üreticilerin bilinçlendirilmesi, üreticilerin kooperatifleştirilmesinin artırılması girdi maliyetlerin düşürülmesidir.
Rize ilinde çay işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı ve pazarlama sorunları
Rize ilinde çay üretimi yapan işletmeleri (Türkiye çay üretiminin %68.18) hedef kitle alan bu çalışmanın amacı; çay üretiminin ekonomik ve pazarlama yapısını irdelemek, bölgede çayın üretim ve pazarlama sorunlarını ortaya koymak, bölgede çay üretimini geliştirmeye yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışmanın ana materyalini, Rize ili Merkez, Fındıklı, Ardeşen ve Çayeli ilçelerinde çay üretimi yapan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Anket uygulanacak örnek sayısının belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemlerinden Neyman Yöntemi kullanılmıştır. Ana kitleyi temsil edecek örnek üretici sayısı 90 olarak hesaplanmıştır. Çay üretimi yapan işletmelerin genel yapısal özelliklerinin değerlendirilmesinde; çay işletmelerinin parsel büyüklüğü, işletmecilerin yaşı, eğitim durumu, gayri safi üretim değerleri (GSÜD) gibi göstergeler incelenmiştir. Rize ilinde ortalama çay üretim alanı 8.79 dekar olup, %96.33'ü kendi mülkleridir. Bölgedeki çay üreticilerinin %38.89'u ilkokul, %21.11'i üniversite, %20.00'si ise ortaokul ve lise mezunudur. Çay üreticilerinin ortalama 4.3 kişi olan aile nüfusunun, %53.75'i 15-49 yaş grubunda, %29.20'si 50 yaş ve üstü yaş grubunda yer almaktadır. İşletmeler ortalamasında çay GSÜD 28253.33 TL'dir. Maliyetler belirlenirken Tek Ürün Bütçe Analizi Yöntemi kullanılmıştır. Çay üretimi yapan işletmeler ortalamasında üretim maliyetleri 17223.6 TL'dir. Üretim maliyetlerinin %37.29'unu değişen maliyetler, %62.70'ini sabit masraflar oluşturmaktadır. Araştırma sahasında ve Türkiye'de çay üretimini artırmak için öneriler ise; üreticilerin bilinçlendirilmesi, üreticilerin kooperatifleştirilmesinin artırılması girdi maliyetlerin düşürülmesidir.
Antalya ilinde hane halklarının ev dışı gıda tüketim düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Antalya ili merkez ilçelerinde (Konyaaltı, Kepez, Muratpaşa, Döşemealtı) farklı gelir gruplarında (1-5000 TL, 5001-10000 TL ve 10001 TL ve üzeri) hanehalklarının ev dışı gıda tüketimine yönelik tutum ve davranışları analiz edilmiştir. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemi ile elde edilmiştir. 384 kişi ile görüşme yapılmıştır. Anket verileri SPSS 22.0 paket programında Ki-kare ve Logistik Regresyon analiz yöntemleri kullanılarak irdelenmiştir. Araştırma sonucu ortalama hane genişliği 2.9 kişi bulunmuştur. Ailelerin, ev dışında gıda tercih etme nedenleri; lezzetli olması (%54.40), arkadaşları ile iyi vakit geçirmek (%48.20), farklı ortamlarda yemek yeme isteği (%46.90), çocukların tercih etmesi (%36.70), ekonomik olması (%34.10), besin değerinin yüksek olması (%30.20) ve alışkanlık (%13.80) gibi kriterlerdir. Yapılan Pearson Ki-kare analizine göre tüketicilerin gelirleri ile annenin ev dışı gıda tüketiminde karar verici olmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Gelir grubu arttıkça, annenin ev dışı gıda tüketim bilinç düzeyi de artmaktadır. Buna bağlı olarak ev dışı gıda tüketimine anne karar vermede etkili olmaktadır. Ankete katılan bireylerin aile içerisindeki statüsü ile gelir seviyesi arasında Pearson Ki-kare analizi sonuçlarına göre istatistiki açıdan önemli fark olmadığı tespit edilmiştir. Evde düzenli olarak yemek olması durumunun Pearson Ki-kare analizi sonuçlarına göre istatistiki açıdan önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bölgesinde görüşülen tüketicilerin ev dışı gıda tüketimini etkileyen faktörleri tespit etmek amacıyla lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, toplam gelir değişkeni ev dışı gıda tüketimine etki eden faktör olarak belirlenmiştir. Toplam gelirin artması durumunda aynı oranda ev dışı gıda tüketiminin de arttıracağını göstermektedir. Ayrıca tüketicilerin medeni durumu doğrudan beslenme alışkanlıkları ile ilgili bulunmuş ve bekarların evlilere göre daha fazla ev dışı gıda tüketmeyi tercih ettikleri tespit edilmiştir. Cinsiyetin ev dışı gıda tüketiminde önemli bir faktör olduğu belirlenmiştir. Kadınların ev dışı gıda tüketim olasılığı, erkeklere oranla daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ev dışı gıdayı sağlıklı bulma durumu da ev dışı gıda tüketim üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Antalya ilinde hane halklarının ev dışı gıda tüketim düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Antalya ili merkez ilçelerinde (Konyaaltı, Kepez, Muratpaşa, Döşemealtı) farklı gelir gruplarında (1-5000 TL, 5001-10000 TL ve 10001 TL ve üzeri) hanehalklarının ev dışı gıda tüketimine yönelik tutum ve davranışları analiz edilmiştir. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemi ile elde edilmiştir. 384 kişi ile görüşme yapılmıştır. Anket verileri SPSS 22.0 paket programında Ki-kare ve Logistik Regresyon analiz yöntemleri kullanılarak irdelenmiştir. Araştırma sonucu ortalama hane genişliği 2.9 kişi bulunmuştur. Ailelerin, ev dışında gıda tercih etme nedenleri; lezzetli olması (%54.40), arkadaşları ile iyi vakit geçirmek (%48.20), farklı ortamlarda yemek yeme isteği (%46.90), çocukların tercih etmesi (%36.70), ekonomik olması (%34.10), besin değerinin yüksek olması (%30.20) ve alışkanlık (%13.80) gibi kriterlerdir. Yapılan Pearson Ki-kare analizine göre tüketicilerin gelirleri ile annenin ev dışı gıda tüketiminde karar verici olmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Gelir grubu arttıkça, annenin ev dışı gıda tüketim bilinç düzeyi de artmaktadır. Buna bağlı olarak ev dışı gıda tüketimine anne karar vermede etkili olmaktadır. Ankete katılan bireylerin aile içerisindeki statüsü ile gelir seviyesi arasında Pearson Ki-kare analizi sonuçlarına göre istatistiki açıdan önemli fark olmadığı tespit edilmiştir. Evde düzenli olarak yemek olması durumunun Pearson Ki-kare analizi sonuçlarına göre istatistiki açıdan önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bölgesinde görüşülen tüketicilerin ev dışı gıda tüketimini etkileyen faktörleri tespit etmek amacıyla lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, toplam gelir değişkeni ev dışı gıda tüketimine etki eden faktör olarak belirlenmiştir. Toplam gelirin artması durumunda aynı oranda ev dışı gıda tüketiminin de arttıracağını göstermektedir. Ayrıca tüketicilerin medeni durumu doğrudan beslenme alışkanlıkları ile ilgili bulunmuş ve bekarların evlilere göre daha fazla ev dışı gıda tüketmeyi tercih ettikleri tespit edilmiştir. Cinsiyetin ev dışı gıda tüketiminde önemli bir faktör olduğu belirlenmiştir. Kadınların ev dışı gıda tüketim olasılığı, erkeklere oranla daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ev dışı gıdayı sağlıklı bulma durumu da ev dışı gıda tüketim üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Denizli ili Çivril ilçesinde elma üretimi yapan tarım işletmelerinde tarım sigortası uygulamalarının değerlendirilmesi
Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanmasında temel prensiplerden biri risk yönetim programlarının da sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Özellikle bitkisel üretim faaliyeti yapan işletmelerde tarım sektörünün yapısından kaynaklanan önemli riskler mevcuttur. Günümüzde Tarım Sigortaları Kanunu'nun çıkmış olması, Türkiye'nin bu alanda riskin transfer edilme çabalarında bir başlangıcı olmuştur. Bu çalışmada Denizli ili Çivril ilçesinde elma yetiştiriciliği yapan işletmelerin tarım sigortası yaptırma ve yaptırmama durumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Elma üretiminin yoğun olarak yapıldığı ilçede, tarımda sigorta uygulamaları da yaygın olarak yapılmaktadır. Dolayısıyla, elma yetiştiriciliğinde tarım sigortası yaptıran üreticiler ve yaptırmayan üreticiler araştırmanın ana kitlesini oluşturmuştur. Oransal yöntem kullanılarak elma üretiminde sigorta yaptıran (72), sigorta yaptırmayan (72) toplam 144 üretici ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Veriler 2016-2017 üretim dönemini kapsamaktadır. Sigorta yaptıran ve yaptırmayan işletmelerin sosyo-demografik özellikleri irdelenmiş ve işletme sonuçları Khi-kare analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; toplam üreticilerin %86.81'nin tarım sigortasından ortalama 5 yıldır haberdar olduğu belirlenmiştir. Üreticilerin %75.69'nun tarım sigortaları ile ilgili bilgileri Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, sigorta şirketleri, televizyon ve internet kaynaklarından sağladığı tespit edilmiştir. İşletmelerin %69.44'ünün devletin sigorta prim desteği uygulamasından olumlu etkilendiği belirlenmiştir. Üreticilerin %30.56'sının ise sigorta prim desteğinden etkilenmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. 2017 üretim sezonu için sigorta yaptıran işletmelerin elma dikili alanları ortalaması 35 dekardır. Ayrıca sigorta yaptıran üreticilerin ortalamada 6762 TL prim ücreti ödediği hesaplanmıştır. Sigorta yaptıran üreticilerin büyük arazilere sahip olduğu için aile ekonomilerini garanti altına almak için sigorta yaptırdığı anlaşılmıştır. Sigorta yaptırmayan üreticilerin ise küçük ve parçalı arazilere sahip olduğundan ve gelir yetersizliğinden dolayı sigorta yaptırmadıkları gözlenmiştir. Elma yetiştiriciliği yapan üreticilerin tamamında ortalama üretim masrafları 70254.18 TL olarak hesaplanmıştır. Bunun %57.18'i değişen masraf, %42.82'sini ise sabit masraflar olduğu tespit edilmiştir. Sigorta yaptıran üreticilerin üretim masrafları 97597.14 TL, sigorta yaptırmayan üreticilerin ise 42911.22 TL olarak tespit edilmiştir. İşletmelerin gayri safi üretim değeri ise sigorta yaptıran üreticilerde 120318.06 TL, sigorta yaptırmayan üreticilerde ise 51206.25 TL olarak belirlenmiştir. Üreticilerin kârlılık göstergelerinde ise sigorta yaptıran üreticilerin (1.23) nispi kârda, sigorta yaptırmayan üreticilerden (1.19) daha yüksek kâr elde ettiği ortaya konulmuştur. İşletme gruplarında sigorta yaptıran üreticilerin (0.20), sigorta yaptırmayan üreticilere (0.15) göre kâr marjında da daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.
Denizli ili Çivril ilçesinde elma üretimi yapan tarım işletmelerinde tarım sigortası uygulamalarının değerlendirilmesi
Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanmasında temel prensiplerden biri risk yönetim programlarının da sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Özellikle bitkisel üretim faaliyeti yapan işletmelerde tarım sektörünün yapısından kaynaklanan önemli riskler mevcuttur. Günümüzde Tarım Sigortaları Kanunu'nun çıkmış olması, Türkiye'nin bu alanda riskin transfer edilme çabalarında bir başlangıcı olmuştur. Bu çalışmada Denizli ili Çivril ilçesinde elma yetiştiriciliği yapan işletmelerin tarım sigortası yaptırma ve yaptırmama durumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Elma üretiminin yoğun olarak yapıldığı ilçede, tarımda sigorta uygulamaları da yaygın olarak yapılmaktadır. Dolayısıyla, elma yetiştiriciliğinde tarım sigortası yaptıran üreticiler ve yaptırmayan üreticiler araştırmanın ana kitlesini oluşturmuştur. Oransal yöntem kullanılarak elma üretiminde sigorta yaptıran (72), sigorta yaptırmayan (72) toplam 144 üretici ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Veriler 2016-2017 üretim dönemini kapsamaktadır. Sigorta yaptıran ve yaptırmayan işletmelerin sosyo-demografik özellikleri irdelenmiş ve işletme sonuçları Khi-kare analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; toplam üreticilerin %86.81'nin tarım sigortasından ortalama 5 yıldır haberdar olduğu belirlenmiştir. Üreticilerin %75.69'nun tarım sigortaları ile ilgili bilgileri Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, sigorta şirketleri, televizyon ve internet kaynaklarından sağladığı tespit edilmiştir. İşletmelerin %69.44'ünün devletin sigorta prim desteği uygulamasından olumlu etkilendiği belirlenmiştir. Üreticilerin %30.56'sının ise sigorta prim desteğinden etkilenmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. 2017 üretim sezonu için sigorta yaptıran işletmelerin elma dikili alanları ortalaması 35 dekardır. Ayrıca sigorta yaptıran üreticilerin ortalamada 6762 TL prim ücreti ödediği hesaplanmıştır. Sigorta yaptıran üreticilerin büyük arazilere sahip olduğu için aile ekonomilerini garanti altına almak için sigorta yaptırdığı anlaşılmıştır. Sigorta yaptırmayan üreticilerin ise küçük ve parçalı arazilere sahip olduğundan ve gelir yetersizliğinden dolayı sigorta yaptırmadıkları gözlenmiştir. Elma yetiştiriciliği yapan üreticilerin tamamında ortalama üretim masrafları 70254.18 TL olarak hesaplanmıştır. Bunun %57.18'i değişen masraf, %42.82'sini ise sabit masraflar olduğu tespit edilmiştir. Sigorta yaptıran üreticilerin üretim masrafları 97597.14 TL, sigorta yaptırmayan üreticilerin ise 42911.22 TL olarak tespit edilmiştir. İşletmelerin gayri safi üretim değeri ise sigorta yaptıran üreticilerde 120318.06 TL, sigorta yaptırmayan üreticilerde ise 51206.25 TL olarak belirlenmiştir. Üreticilerin kârlılık göstergelerinde ise sigorta yaptıran üreticilerin (1.23) nispi kârda, sigorta yaptırmayan üreticilerden (1.19) daha yüksek kâr elde ettiği ortaya konulmuştur. İşletme gruplarında sigorta yaptıran üreticilerin (0.20), sigorta yaptırmayan üreticilere (0.15) göre kâr marjında da daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.