Theses supervised by Prof. Dr. Ergün Eraslan

20 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University

Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık yöntemiyle risk değerlendirmesi: Matbaa sektörü örneği

Çalışmanın esas amacı, risk değerlendirme metodolojisini genel çerçevede ortaya koymak, Bulanık Mantık kavramı ve Bulanık Kümeler Teorisi temel alınarak geleneksel bulanık mantık yöntemlerini karşılaştırarak uygun yöntemi seçmek ve bir matbaanın iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapılan risk değerlendirmesini MATLAB programının bulanık çıkarım sistemi ile değerlendirmektir. Yapılan çalışmaya uygun geleneksel bulanık mantık yöntemleri araştırılmıştır. Mamdani ve Sugeno yöntemleri karşılaştırılmış ve risk değerlendirmesi her yöntem için analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan risk değerlendirmesinin uygulama alanı olan Matbaa sektörü incelenmiş, sektörün başlıca özellikleri, iş kolunda meydana gelen kaza, fiziksel/kimyasal/biyolojik hastalıklar ve tehlikeler tespit edilerek alınması gereken sağlık ve güvenlik önlemlerine yer verilmiştir. Tehlike bölgeleri bazında risk seviyelerinin dağılımında 14 adet faaliyet grubu ve 48 tehlike tespit edilmiştir. Geleneksel Bulanık Çıkarım Yöntemleri olan Mamdani ve Sugeno metodlarının karşılaştırılması sonucunda elde edilen model ile klasik yöntemlerle elde edilen sonuçların yüksek oranda birbirine yakınsadığı, Mamdani Yönteminin yapılan analizler sonucunda 0,177 hata payı, Sugeno Yönteminin ise 0,088 hata payına sahip olduğu bulgularından yola çıkarak, Sugeno Yöntemi ile referans değerlere daha yakın sonuçlara ulaşılmıştır.

Bulanık mantıkMatbaacılıkRisk faktörleri+2
Kübra Dolaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Hybrid machine learning approach for scrap prediction: An xgboost and catboost integration

Accurate prediction of scrap in industrial production is critical for reducing waste, lowering costs, and sustaining product quality, yet it is challenging due to high dimensional, mixed-type datasets and complex nonlinear relationships between process variables and quality outcomes. This thesis develops an end-to-end data preparation and modelling pipeline for a large real world manufacturing dataset that includes domain informed feature selection, handling of missing values, and Local Outlier Factor (LOF) based outlier suppression for improved interpretability. At its core, the study introduces an original hybrid prediction framework, referred to as the proposed method, in which tuned CatBoost and XGBoost models are combined through a metaheuristic-optimised, confidence-aware blending mechanism equipped with a backup model for low confidence instances. Genetic Algorithms are used to tune key hyperparameters of the base learners, while Particle Swarm Optimization configures the blending stage so that the contribution of each base model is adapted on a per instance basis. The proposed method is evaluated against a broad set of tuned competitors including classical regressors, tree based ensembles, stand-alone gradient boosting models, a neural network, and a fixed weighted average baseline using multiple regression metrics (MAE, MSE, RMSE, R^2, RAE, RSE). Results show that the proposed method achieves the lowest error values and the highest explanatory power (R^2≈0.84), and that its predictions closely follow the temporal evolution of scrap amounts in time series analyses. Overall, the thesis demonstrates that feature aware, metaheuristic calibrated blending of CatBoost and XGBoost, embedded in a robust data preparation pipeline, offers a scalable and interpretable solution for scrap prediction in mixed-type industrial datasets.

Emine Nur Nacar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İş kazasına sebep olan riskler bağlamında sektörlerin bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları ile değerlendirilmesi

Sanayi devrimi ile başlayan ve bugüne kadar devam eden üretim ve hizmet süreçlerinde karşılaşılan iş kazaları ne yazık ki günümüzde de tamamen önlenememektedir. İş kazalarının nedenlerine bakıldığı zaman çevresel koşullardan ve çalışandan kaynaklı nedenlerin toplam iş kazaları içerisinde anlamlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu da göstermektedir ki aslında alınabilecek basit önlemler veya uyulacak kurallarla mevcutta karşı karşıya kalınan birçok iş kazası elimine edilebilir ya da en azından etkisi en az seviyeye indirilebilir niteliktedir. Ancak son yıllarda yaşanan ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan iş kazalarına bakıldığı zaman sektörden sektöre söz konusu iş kazalarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı sektörlerde ciddi ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek çıktılara sebep olan iş kazası risklerinin başka bir sektörde aynı düzeyde tehlike oluşturup oluşturmadığı sorusu bu çalışmanın ana çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazırlanan bu tez çalışması kapsamında öncelikle iş kazası kavramı ve iş kazasının nedenleri ele alınmış, daha sonra ise iş kazalarına neden olarak risk faktörleri kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur. Bu risk faktörlerinin tanımlanmasının ardından Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının sektörlere göre dağılımı incelenerek hangi sektörlere odaklanılması gerektiğine karar verilmiştir. Belirlenen iş kazası risklerinin sektörler bazında etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanan son kısımda ise birden fazla risk faktörünün etkisini analiz etmeye imkan veren Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen çıktılara bakıldığı zaman seçilen sektörler bağlamında İş kazasına sebep olan risklerden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğu bunu sırasıyla metal / imalat ve madencilik sektörlerinin takip ettiği tespit edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık TOPSISBulanık analitik hiyerarşi süreci+7
Esra Yıldızbaşı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ev işçiliği mesleki sorunlarının iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi: Ankara ili örneği

İnsanların tarımla geçimlerini sağladıkları zamanlardan sanayi kaynaklı geçim dönemlerine ve dahi idrak ettiğimiz zaman dilimlerinde bireylerin ev içindeki ve dışındaki hizmet üretimine rastlanmaktadır. Geniş aile ile birlikte yaşayan bireyler ev içi sorumluluklarını, konu ile alakalı güven duydukları aile fertleriyle rahatlıkla paylaşabilmektedir. Çekirdek ailelere mahkum oluş, toplumlar üzerinde oluşturulan korku ve kaygılar bazı durumlarda ise keyfekederlik insanların ev içi sorumluluklarının bir kısmını para karşılığında ev hizmeti üreten kişilerle paylaşmak zorunda bırakmıştır. Çalışmamız; meskenlerin, bazı durumlarda ciğerpare evlatların ve yaşlıların emanet edildiği ev işçilerinin; çalışma koşullarını, resmi olmayan bir iş kolunda çalışma sebeplerini, eğitim durumlarını, sağlık algılarını ve mevcut sağlık yakınmalarını, işle alakalı eğitim durumlarını ölçebilmeyi hedeflemektedir. İş sağlığı ve güvenliği kriterlerine uygun olmayan durumlar konusunda çözüm kümesi oluşturabilmek de hedefler arasındadır. Araştırmamız Ankara'da çalışan ev işçileri ile yapılmıştır. Çalışma hayatlarındaki riskler ve tehlikeler karşısında farkındalık oluşturabilmek araştırmanın hedefleri arasındadır. Ev işçilerinin mesleki yaşamlarındaki iş sağlığı ve güvenliği unsurlarını fark ettikleri anda oluşacak muhtemel tehlikeler için tedbir alma eğiliminde olacakları düşünülmektedir. "Bana bir şey olmaz." cümlesi dudaklardan döküldüğü müddetçe çalışanlar risk altındadır. İş Sağlığı ve Güvenliği'ne dair yayınların artması umutlarımızı yeşertmektedir. Ev işçilerinin resmi bir iş haline getirilebilmesi, ev işçiliğinin üzerindeki sosyal ve ekonomik baskıların hafifletilebilmesi, çalışanın ve işverenin karşılıklı güven müessesesini oluşturabilmesi için konu ile ilgili değer sayımların değiştirilmesi zaruridir. İş tanımının belirsizliği, sigortasız çalışabilme, mahrem alan olan iş yerlerinin denetlenememesi, ev işçilerinin ihtiyaç duyduğu mesleki eğitimlere ulaşamaması hususlarına insan hakları ihmal edilmeden kanun yapıcılar tarafından müdahaleler yapılmalıdır. Çalışma hayatında bilinçlenme sadece işçi tarafında değil işveren tarafında da gerçekleştirilebilmelidir. Ev işçileri tıpkı bazı çok tehlikeli sınıfa giren işleri icra eden çalışanlar gibi belli aralıklarla sağlık kontrollerden geçirilmelidir. Çalışanın ve işverenin bu periyotları aksatmaması kanun yapıcılar tarafından kontrol edilmelidir. Ev işçilerinin mesleki sorunlarının çözülebilmesi ve çözüm kümesinin genişletilebilmesi için sanattan istifade edilmelidir. Kanunların, örfi kaidelerin tam manasıyla gerçekleştiremediği hedefleri bazı durumlarda sahne, musiki, sayfalar başarabilmişlerdir. Türkiye'nin ILO 189 nolu Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi 'nin imzalanmasını daha titizlikle irdelemesi gereklidir.

Seniha Yakut Güler
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Technological developments and trends in automotive ergonomics from a patent perspective

The automotive industry has recently undergone a significant transformation, driven by technological advancements and an increased focus on user experience and safety. This study examines the subjects related to automotive ergonomics through patent analysis, providing insight into the evolving landscape of emerging trends and technological developments. The patent data for this study was obtained from the PATENTSCOPE database of the World Intellectual Property Organization (WIPO). All patent applications highly related to vehicle ergonomics over the last 23 years were extracted using search queries with Internal Patent Classification (IPC) codes and keywords. The patent data was analysed using data mining and text mining techniques and the results were visualised. The patents were analysed for annual growth, geographical distribution, key players, patent classifications and technological themes. The results of this study demonstrate that technological advancement in automotive ergonomics is in the areas of vehicle seating, safety features as well as vehicle information and control systems. While identifying technological developments and trends in automotive ergonomics, this study aims to show how patent data can be used to shed light on technological developments.

Text miningData mining
Neşe Şenel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Endüstri 4.0 teknolojileri kullanılarak geliştirilen iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin bulanık tabanlı yaklaşımlarla değerlendirilmesi

İş sağlığı ve güvenliği; işyerinde veya işin yürütülmesi sırasında oluşabilecek, çalışanların sağlık ve refahını tehlikeye sokan etmenlerin belirlenmesi amacıyla geliştirilmiş çok yönlü bir alanı kapsamaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri ise, işyeri süreçlerinin yerine getirilmesi sırasında kuruluşların genel stratejileri doğrultusunda daha güvenli bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla oluşturulan kapsamlı bir yaklaşım olarak tanımlanabilir. Şirketler bugüne kadar iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin performansını iyileştirmek için çeşitli yöntem ve araçlara başvurmuştur. Bu araç ve yöntemler arasında en önemlileri teknoloji tabanlı olanlardır. Endüstri 4.0, üretim ve hizmet ortamını daha akıllı hale getirerek hem üretim faaliyetlerinin hem de iş sağlığı ve güvenliğinin iyileştirilmesine önemli ölçüde katkıda bulunma potansiyeline sahiptir. Mevcut bilimsel çalışmalarda, şirketlerin iş sağlığı ve güvenliği performansının artırılması sürecinde Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanılmasının önünde çok sayıda engel bulunduğu belirtilmesine karşın bu konuda kapsamlı bir sayısal analiz içeren bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 teknolojilerinin iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinde kullanımını yönlendiren veya engelleyen faktörlerin belirlenmesi ve bu faktörler arasındaki neden-sonuç ilişkisinin çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak analiz edilmesidir. Bu çalışmada öncelikle detaylı bir literatür taraması yapılarak Endüstri 4.0 teknolojilerinin iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinde kullanımına ilişkin itici güçlerin (faktörlerin) mi yoksa engelleyici güçlerin mi (faktörlerin) öne çıktığı belirlenmiş ve Fuzzy TOPSIS tabanlı Güç Alan Analizi uygulanmıştır. İkinci aşamada engelleyici kuvvetlere odaklanılarak Bulanık DEMATEL analizi ile bu engellere ilişkin sebep sonuç ilişkisi incelenmiştir. Üçüncü aşamadaysa Bulanık DEMATEL'den elde edilen bulguların geçerliliği Nominal Grup Tekniği ve Bulanık DELPHI kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda en yüksek etkiye sahip engelleyici güçler sırasıyla; Teşvik ve yasaların yetersizliği, Esnek olmayan örgüt yapısı, Politika eksiklikleri, Yüksek yatırım ihtiyacı, Yerleşik örgüt kültürünün olumsuz etkisi, Üst yönetim desteğinin olmayışı, Etkin bilgi yönetim sistemlerinin eksikliği, Bilgi ve eğitim eksikliği, Yeterli insan sermayesinin olmayışı, Kısa dönemli ekonomik faydanın sağlanamaması ve Etkin bilgi yönetim sistemlerinin eksikliği olarak belirlenmiştir. Son olarak bu çalışmada, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği alanında Endüstri 4.0 uygulamalarının etkinşiğinin sağlanmasına ilişkin yeni politika önerileri ortaya konulmuştur.

Merve Erol
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk Orman Çiftliği süt fabrikasında iş sağlığı ve güvenliği kapsamında risk değerlendirmesi

Yeterli ve dengeli beslenme, canlının sağlıklı ve üretken olarak yaşamını sürdürmesi için gerekli olan besin öğelerin alması ve vücutta kullanmasıdır. Süt ve süt ürünleri içerdiği başta protein, vitamin ve diğer bileşenlerce zengin bir gıda maddesidir. Nüfus sayısındaki muazzam artış ve gıda kaynaklarının kısıtlılığı, gıda sanayi kolunun gelişmesine ve dolayısı ile makine kullanımının artmasına neden olmuştur. Sanayi ve teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin üretici daima insanoğludur. Üreticinin bir anlık dikkatsizliği başta kendilerine, diğer çalışanlara, ailelerine, yanı sıra işverene ve üretim hatlarına geri dönüşü olmayan maddi ve manevi zararlar verebilir. Gıda sektörü iş sağlığı ve güvenliği açısından son yıllarda üzerinde durulan önemli sanayi kollarından biri haline gelmiştir. İş yerinde yaşanan dikkatsizlikler bazen karşımıza geri dönüşü olan ramak kala olaylar olarak bazen de geri dönüşü olmayan iş kazası ve meslek hastalıkları olarak çıkar. Ramak kala olaylar iş kazaları ve meslek hastalıklarının sayısını ve maliyetini minimize etmek için, prosesler iyi tanımlanmalı, tehlikeleri belirlenmeli, risk değerlendirmesi gerçekçi bir şekilde yapılmalı ve çıktılar kararlılıkla uygulanmalıdır. Bu çalışmada, ATATÜRK'ün mirası ve Ankara'nın endüstriyel anlamda ilk süt işleyen tesisi olan ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ Süt Fabrikasında risk değerlendirme analizi yapılmıştır. Risk değerlendirmesiyle çalışanları iş kazalarına ve meslek hastalarına karşı korumak üzere daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturulması hedeflenmiştir. Öncelikle işyerindeki tehlikeler belirlenmiş ve bu tehlikelerle ilgili olan riskler 5*5 L Matris metodu ile değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışanlara, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili temel kavramlar, iş sağlığı ve güvenliği yönetimi, risk yönetimi ve risk değerlendirmesi ile ilgili eğitim verilmiş ve değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışma ile Atatürk Orman Çiftliği Süt Fabrikası üretim birimlerinde iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tespit edilen 269 tehlikeyle ilgili olarak tehlikelerin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirler alınmış ve uygulanmaya konulması için gerekli işlemler yapılmıştır.

Atatürk Orman ÇiftliğiRiskRisk değerlendirmesi+5
Gökhan Özen
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of digital platforms in Turkey in terms of usability

Globalization and the competition necessitate the user-oriented design today. In the last years, usability has become a very important research subject. Usability, considering user satisfaction along with the user performance, is one of the key factors in determining the success of a product in today's competitive market. Digital TV platforms are selected for this study since usability is highly important for them. Designing a usable Digital TV platform is extremely important for users who have close interaction with them. In this study, 3 different Digital TV platforms are selected and their usability is analyzed. Different Digital TV platforms are compared in terms of their usability. In this context, fourteen users (decision makers) evaluate three different Digital TV platforms. The usability criteria used in Digital TV platforms evaluation is created one category: performance expectations. The best alternative is determined with a robust multi-criteria decision making method that is Analytic Hierarchy Process (AHP).

Seda Şahin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği algısının sektörler bazında karşılaştırılması ve değerlendirilmesi

Çalışma hayatında önemli yapı taşlarından biri olan iş sağlığı ve güvenliği kavramı son zamanlarda önemli araştırma konuları arasında yer almaktadır. İş yerlerinde oluşan olumsuz çalışma koşullarının çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehdit etmekte olduğu bilinmektedir. Bu sebepten ötürü ilgili mevzuatlarla birlikte çalışanların algılarının biçimlendirilerek maddi ve manevi zararla birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarını en aza indirmek amaçlanmaktadır. Özellikle çalışanların bilgi düzeyleri artırılarak güvenlik iklimi ve güvenlik kültürü kavramlarının benimsetilmesiyle birlikte ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleştirilmesi gereklidir. Çalışan kesimin iş ortamındaki motivasyonlarını belli seviyede tutarak iş ortamında oluşabilecek psikolojik durumlar ve bu durumlarla başa çıkabilme kolaylığı yaratabilme gücü sağlanmalıdır. Buradaki en önemli detay, eğitimler yolu ile iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturmak ve bu bilinçle birlikte güvenlik kültürünü etkili hale getirmektir. Bu çalışmada iş hayatındaki kişilerin eğitim sevilerine göre; İş sağlığı ve güvenliği algısının ölçülmesi için 19 sorudan oluşan bir anket uygulanarak değerlendirilmiş ve istatiksel açıdan analiz edilerek sonuçları detaylı bir şekilde yorumlanmıştır. İş sağlığı ve güvenliği algısının ölçülmesi adına yapılan bu çalışmadan da anlaşıldığı üzere; zorunlu eğitimlerin ya da bu şartlarda seçilen mesleklerimizin eğitim bazında hayata dair ekstra öğretide bulunmadığı, yine yeni bir sektör olan iş sağlığı ve güvenliğinin de eğitim ve mevzuat çerçevesinde gelişerek ilerlemesi adına çalışmalar yapılması gerektiği bilinci oluşmaktadır.

AlgıAnketlerÖlçekler+2
Canan Cansaran
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası bir firmanın inşaat projesindeki iş kazalarının değerlendirilmesi

Dünyada ve ülkemizde inşaat sektörü, iş kazaları ve meslek hastalıklarının en sık görüldüğü sektörlerdendir. Ölümlü iş kazaları oranında inşaat sektörü ilk sıradadır. İnşaat sektöründeki sürekli değişen, ağır ve yorucu çalışma şartları, çalışanların büyük çoğunluğunun eğitimsiz olması, dinamik çalışma şekli gibi faktörler iş kazası riskini arttırmaktadır. Çok tehlikeli işyeri sınıfına giren inşaat işlerinde projenin hazırlık aşamasında sağlık ve güvenlik planı hazırlanarak her iş kalemi için tehlikeler belirlenmeli, uygulama aşamasında ise doğabilecek risklerin önüne geçmek için gerekli proaktif önlemler alınmalıdır. Alınacak bu tedbirlerin sürekli takibi yapılarak çalışma güvenliğinin devamlılığı sağlanabilecektir. Bu çalışmada, uluslararası bir inşaat firmasının büyük bir kamu inşaat projesi kapsamında, kaba inşaat işlerinde meydana gelen ve kayıtları tutulan 340 adet iş kazası ve 131 adet ucuz atlatma ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan incelemede, iş kazası geçiren çalışanların yaşı, mesleği, işyerindeki tecrübesi, iş kazasının saati, oluş sebebi, türü, ciddiyet derecesi gibi çeşitli demografik ve iş kazası ile ilgili faktörler belirlenmiş ve birbirleri ile karşılaştırmalı analizlerine yer verilmiştir. Ayrıca, iş kazaları ve ucuz atlatmaların türleri ve ciddiyetine göre dereceleri belirlenerek oluş sebeplerini etkileyen faktörler yapılan istatistiksel analizler ile ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte, ciddi, çok ciddi derecedeki iş kazalarının raporları ayrıntılı incelenerek alınabilecek önlemler tartışılmış, kazazedenin mesai saatlerinin kazaya etkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnşaat sektörü, İstatistiksel analiz, İş kazası, Ucuz atlatma

Uluslararası işletmelerİnşaat işçileriİnşaat sektörü+5
Zeynep Çavuşoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Effect of the risk arising from working postures on mental workload: An experimental study

As the workload of the employees increase, the performance of the worker decreases, their capacity decrease, the inability to complete the task on time and the number of errors increase. In order to protect employees from these undesirable effects, it is important to measure the mental workload level of workers. In this thesis, the hypothesis that poor work postures, lifting, incorrect holding and carrying actions in the workplace affects the mental workload of the employees was proposed. In order to obtain the proposed hypothesis data, 84 operators were selected from an integrated meat-dairy food facility in Konya and their operations were analyzed with ergonomic risk assessment methods REBA, RULA and NIOSH lifting equation methods. In addition, using the data of the surveys conducted with these 84 operators, the mental workload value of each worker was obtained with NASA TLX workload measurement method. For the purpose of the study, the relationship between the changes in the mental load levels found by NASA TLX method and the changes in risk levels found by REBA, RULA and NIOSH Lifting Equation methods was investigated with multiple regression analysis which is an analysis method that provides the cause-effect relationship between the variables. As a result of the study, it was found that the increments in the difficulties of the body postures covering the whole body of the employees increase the mental workload level of the employees. In addition, increases and decreases in the risk levels of lifting or lowering tasks have been shown to affect the mental workload of the employee.

Şeyma Zeynep Özdoğan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri tipine bağlı elektrik kaynaklı yangın çıkış nedenlerinin değerlendirilmesi: ÇKKV yaklaşımı

Yangın yaralanma, ölüm ve büyük maddi kayıplara neden olmaktadır.Yangın sebepleri incelendiğinde büyük bir kısmının elektrikten kaynaklandığı görülmektedir. Dünyada ve ülkemizdeki önemli problemlerden olan elektrik kaynaklı yangınlar gerek yaşam alanlarında gerekse işyerlerinde meydana geldiğinde ciddi can ve mal kayıplarına neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tez çalışmasında elektrik kaynaklı yangınların önemini belirtmek, sebeplerini araştırmak ve işyeri büyüklüğü ile çıkış sebepleri arasındaki ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 2018 yılı yangın raporları incelenmiş ve işyerlerindeki yangın sebepleri ve bu sebeplere bağlı olarak yıl boyunca çıkan yangın sayısı belirlenmiştir. Yangın sebepleri ile işyeri büyüklükleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda çalışan 22 uzman itfaiye erine Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemine uygun şekilde hazırlanan anket formu uygulanmıştır. Veriler üzerinde yapılan çalışma neticesinde çıkan yangın sebepleri arasında %32,6 ile elektrik aksamında oluşan hatalar birinci sırada yer alırken kullanım sırasındaki hatalar %29,1 ile ikinci sırada yer almıştır.

Naciye Ceran
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde iş sağlığı ve güvenliğinin değerlendirilmesine yönelik çalışan anketi uygulaması: Ankara İlindeki bir ilçe Belediyesi

İş sağlığı ve güvenliğinin sosyal bir problem olması nedeni ile toplumsal olarak doğrudan veya dolaylı biçimde sorumlu olmak zorundadır. İş sağlığı ve güvenliği konusunda işletmelerin yaklaşımları da son derece önemli görülmektedir. Çalışma hayatında rekabet üstünlüğü elde edebilmek ve stratejik hedefler istikametinde ilerlemek değişim trendlerine ayak uydurmak ve sürdürülebilir olmak örgütlerin sahip olduğu insan kaynaklarına güvenli ve sağlıklı bir iş yaşamı sunmakla mümkün olabilecektir. İş sağlığı ve güvenliği çalışmaları, meslek hastalıkları ve iş kazalarından korunarak çalışanların çok daha sağlıklı şartlarda iş yapmalarını sağlamak amacı ile yapılmaktadır. Kazalar neticesinde çalışanlar, işveren için ve ülke ekonomisinde ciddi kayıplara neden olmaktadır. Bunları önleyebilmek için risk yönetim sistemi oluşturularak sistemli çalışmalar yapılmalı ve çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturularak çalışanlarda farkındalık yaratılmalıdır. Bu genel bilgiler kapsamında bu çalışmanın amacı; bir yerel yönetim olan belediyelerde iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını ölçmektir. Bu genel amaç altında çalışmada Ankara ili Keçiören Belediyesi Park ve Bahçeler Genel Müdürlüğünde görev yapan 255 çalışanla görüşülmüştür. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algılarında medeni durum, yaş ve cinsiyete göre anlamlı farklar bulunmuştur. Çalışanların genel olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda olumlu algıya sahip olduğu belirlenmiştir.

AnkaraAnketlerYerel yönetimler+3
Ebru Er
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Metal imalat sektörü iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesi

Metal imalat sektörü, iş kazası ve meslek hastalıklarının çok sık yaşandığı bir sektördür. Sektörün üretim teknolojilerinde yapılan özellikle kaynakçılık, taşlama, ısıl işlem ve döküm gibi uygulamalardaki birçok tehlikeler kaza riskini artırmaktadır. İş yeri ortamından kaynaklanan gürültü, titreşim, zararlı ışınlar, gazlar ve havada asılı kalan metal tozları insan sağlığını etkileyen başlıca tehlikelerdir. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturulması için tehlike tanımlarının doğru bir şekilde yapılarak risk değerlendirmeleri sonucuna göre gerekli koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, metal imalat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği riskleri çok kriterli bir karar verme yöntemiyle (Analitik Hiyerarşi Prosesi-AHP) derecelendirilmiş ve hangi risklerin üzerinde öncelikli önlem alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Çalışmada, metal imalat sektöründe faaliyet gösteren 5 firmanın yapılan risk analizleri incelenmiş, ele alınan riskler 5 ana faktör ve bunlara bağlı 18 alt faktör altında gruplandırılmıştır. Uygulanan bir anket soru formu ile sektörde çalışan 12 uzmanın görüşüne başvurulmuş, 1-9 skalası ile bu faktörleri karşılaştırarak puanlamaları istenmiştir. Uzman görüşlerinden gelen puanlar Expert Choice yazılımı kullanılarak faktör/alt faktör ağırlıkları hesaplanmıştır. Faktör ağırlıkları ile firmaların ilgili risk puanlarının çarpımı sonucunda ana faktör ve alt faktörlere ait risklerin global puanları elde edilmiş ve 5 firmanın risk seviyeleri hesaplanmıştır. Ana faktörlerin ağırlıklarına bakıldığında yüzde 29.3 oranında "Emniyet-Güvenlik" faktörü ve alt faktörlerde ise yüzde 49 oranı ile "Periyodik Sağlık Kontrolleri" faktörü öne çıkmıştır. Ana faktörlerin firmalara göre global puanları toplamında 1375.80 puanla "Eğitim" faktörü ilk sırada yer almaktadır. Firma bazında değerlendirdiğimizde ise kesici takım imalatı yapan, talaşlı imalat, taşlama ve ısıl işlem faaliyetlerinin bulunduğu firma 1103.09 global puan ile en riskli tesis olmuştur. Anahtar Kelimeler: Metal sektörü, risk değerlendirmesi, AHP.

Metal malzemelerMetal sektörüRisk analizi+4
Mikail Erdaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir motor fabrikasında iş sağlığı ve güvenliği standartlarının çalışanlar açısından değerlendirilmesi

Çalışan kişilerin sağlıklarını düşünerek, çalışma ortamı koşullarını iyileştirmek, bu sayede sosyal, bilişsel ve fiziksel anlamda sağlıklı kalabilmelerini sağlayabilmek için yapılan çalışmaları araştıran bilimsel dal olarak iş sağlığı ve güvenliği adı altında incelenebilir. İş sağlığı ve güvenliğinin asıl amacı çalışanın hayatını en sağlıklı biçimde geçirebilmesini teminat altına alabilmektir. Bu istek doğrultusunda iş yerinde tehlikesiz ve sağlıklı şartların oluşturulması ile var olan şartların geliştirip iyileştirilmesi için çalışan ve işveren üzerine düşen yetkiye, zorunluluk ve vazifeleri düzenlemektir. Meydana gelebilecek kimyasal, biyolojik, çevresel ve de ergonomik tehditlere yönelik alınan tedbirler bir taraftan hastalıklara ilişkin riskleri azaltacak diğer taraftan da verimliliği artırarak ekonomik fayda sağlayacaktır. Bu araştırmanın amacı, otomotiv sektöründeki bir motor fabrikasında bir işletmenin tesisinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ilkelerine uygunluğu bakımından hangi düzeyde olduğunu saptamaktır. Otomotiv sektörünün ülkemizde büyük bir istihdam oluşturduğu bilinmektedir. İş sağlığı ve güvenliği açısından sektör incelendiğinde, neticesi ölüm olan iş kazalarının otomotiv sektöründe yaygın olduğu gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Bu sebeple, otomotiv sektöründe iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin uygulamalara daha fazla önem verilmesi gerektiği tartışmasız konuların başında gelmektedir. Bu araştırmadan elde edilecek verilerin Otomotiv sektörü için önemli faydalar sağlayacağına inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Kazası, Otomotiv Sektörü.

FabrikalarMotorlarOtomotiv sektörü+3
Orhan Şimşek
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Baz istasyonlarında risk değerlendirmesi

Dünya genelinde iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmaması sebebiyle yılda binlerce insan hayatını kaybederken, doğrudan ve dolaylı olarak ciddi maddi kayıplar ile karşılaşılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği; çalışanların, işletmenin ve üretimin korunması için proaktif yaklaşım ile geliştirilen bir güvenlik kültürüdür. Proaktif yaklaşımın en temel hedeflerinden birisi ise risk değerlendirmesidir. Bu çalışmada, baz istasyonlarının kurulum ve bakım işlerinde karşılaşılan, iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi yapılmıştır. Literatürde yer alan risk değerlendirmesinde en fazla kullanılan yöntem ve teknikler verilmiştir. Ancak bu çalışmada sık kullanılan risk değerlendirmesi yöntemlerinin dışında çok ölçütlü bir karar verme yöntemi olan bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi uygulanmıştır. Uygulanan yöntemde Analitik Hiyerarşi Prosesi' nin algoritmik adımları verilmiştir. İlk olarak risk faktörlerinden ve risk derecelerinden oluşan hiyerarşi oluşturularak riskler yapılandırılmıştır. Daha sonra konuyla ilgili 5 kişilik uzman ekibin yaptığı çalıştay sonucunda ortak kararla ve risk faktörlerinin birbirlerinden bağımsız olduğu kabul edilerek kendi aralarında ve her bir alt faktör risk dereceleriyle değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda elde edilen ikili karşılaştırma matrislerinde Analitik Hiyerarşi Prosesi algoritmik adımları uygulanarak risk faktörlerinin ve risk derecelerinin ağırlıkları elde edilmiştir. Belirlenen ağırlıklara göre riskler sınıflandırılarak, önem derecesine göre sıralanmışlardır.

Baz istasyonlarıHiyerarşik modelMeslek hastalıkları+7
Muhammed Resul Kozan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında stres faktörünün incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı banka çalışanlarında algılanan stres düzeylerini belirlemektir. Aynı zamanda stresin hangi kaynaklardan ortaya çıktığı da incelenen konulardandır. Bu temel amaçlar ile birlikte algılanan stres düzeyi ve stres kaynakları demografik değişkenler olan cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, mesaiye kalma durumu, iş arkadaşları ile ilişkileri, sigara kullanımı, meslekte çalışma süresi, genel sağlık durumu ve ekonomik açıdan tatmin düzeylerine göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi İstanbul ilinde bulunan bankalarda çalışan 300 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği ve Stres Kaynağı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23.00 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik değişkenler arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, üç veya daha fazla grupların karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcıların algılanan stres düzeyleri cinsiyete, eğitim durumuna, ekonomik açıdan tatmin düzeylerine, iş arkadaşları ile ilişkileri ve genel sağlık durumlarına göre farklılaşma göstermiştir.

Banka çalışanlarıBankacılıkBankalar+7
Ahmet Rasim Açıkgöz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu binaları güvenlik noktası personeline verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin iş güvenliği kültürüne etkisi

1833 yılı Sanayi Devrimi hemen sonrası İngiltere'de çıkan Fabrikalar Kanunu'nda; iş sağlığı ve güvenliği denetimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak iş güvenliği müfettişleri görevlendirilmiştir. Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri'nde benzer düzenlemeler yaygınlaşmıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar ülkemizde sanayileşme olmadığı için işçi sağlığı, güvenliği ve çalışma koşulları konusu gündeme gelmemiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan Borçlar Kanunu ile işverene işçileri koruma zorunluluğu getirilmiş ve 1936 yılında çıkarılan 3008 sayılı İş Kanunu'nda iş güvenliği denetimi düzenlenmiştir. 1951 yılında Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 81 numaralı İş Güvenliği Teftiş Sözleşmesi kabul edilmiştir. Son olarak İş Güvenliği Kanunu 2012 yılında TBMM tarafından kabul edilerek yürürlüğe girebilmiştir. Araştırma, Ankara'nın Etimesgut ilçesinde bulunan kamu bina girişi güvenlik noktalarında çalışan işyeri kapı güvenliği personeline verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara'nın Etimesgut ilçesinde bulunan kamu binaları kapı güvenliği personeli oluşturmaktadır. Araştırma evresi için 100 güvenlik personeline ulaşılmış ve örneklem oluşturulmuştur. Araştırmanın amacı, güvenlik personelinin almış olduğu eğitimden memnuniyeti, iş kazalarının önlenmesinde eğitim ve güvenlik kültürünü benimsemiş olması, personelin sorumlu bulunduğu alanda taşıdığı risklerin farkında olması ve almış oldukları eğitimleri yeterli görmesi, alınan eğitimler sayesinde personelin beden ve ruh sağlığına gösterdiği ehemmiyet ve neticesinde iş gücü kaybının minimize edilmesi gibi konular irdelenmektedir. Bu bağlamda alınan eğitimin demografik değişkenleri (eğitim düzeyi, yaş, cinsiyet) ve diğer unsurları göz önünde tutularak anket tekniği ile araştırılmıştır.

GüvenlikGüvenlikGüvenlik hizmetleri+7
Bekir Karabulut
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek radyoaktif maddelerin taşınmasında iş sağlığı ve güvenliği uygulaması: Hata ağacı model önerisi ile risk analizi

Radyasyon, tüm yönleri ile anlaşılması ve araştırılması gereken önemli bir konudur. Televizyon, bilgisayar, telefon gibi uzun dalga boylu/ düşük enerjili elektromanyetik dalgalar yayan teknolojik aletlerin yaygınlığı ve yaşam kalitemizi yükseltmeye yönelik sağlık, nükleer tıp, nükleer enerji, endüstri, tarım gibi çeşitli alanlarda yaygın olarak kullanıldığından, radyasyon ve etkilerinin ciddi bir şekilde ele alınması, gerekli bilgi ve donanımın sağlanması, toplumun ve çalışanların bilgilendirilmesi, uygun koruma yöntemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir. İyonlaştırıcı etkisi sebebi ile, yüksek enerjili radyasyon madde ile etkileştiğinde, yumuşak dokuda istenmeyen zararlı etkilere neden olabilir. Radyasyon kazaları, yanlış dozda ışımalar, nükleer serpintiler, denetimsiz radyoaktif alanlarda oluşabilecek tehlikeli durumlar, iş sağlığı ve güvenliği biliminin temel prensibi olan tehlike ortaya çıkmadan önleme ilkesi çerçevesinde, önceden engellenmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Yüksek radyoaktif madde taşımacılığında çalışacak personelin eğitilmesi, taşıma kaplarının tasarımı, ulusal ve uluslararası standartların uygulanması, tehlike durumlarını engelleyici tedbirlerin alınması, toplum, çevre ve çalışanların korunması hayati önem taşımaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için uygun taşıma yöntem ve usulleri, ulusal ve uluslararası ilgili kurumların direktifleri ışığında bu tez çalışmasında örneklendirilmiş. Çalışmada, İSG kavramı, radyasyon, radyasyonun canlılar üzerindeki etkileri, radyasyondan korunma, radyoaktif materyallerin taşınması, taşıma yöntem ve usulleri, yüksek radyoaktif maddelerin taşınmasında iş güvenliği uygulamaları üzerinde duruldu. Ardından muhtemel bir kaza senaryosu üzerinden hata ağacı analizi yöntemi ile risk faktörleri ve kaza saha uygulaması değerlendirildi.

Radyasyondan korunmaRadyoaktif atıklarRadyoaktif madde+7
Furkan Erdoğan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergonomik risklerin bütünsel değerlendirilmesi için yeni bir metodoloji: Gıda sektörü örneği

Bu çalışmada gıda sektöründe helva üretim ve paketleme süreçlerinde çalışanların fiziksel, zihinsel ve psikososyal iş yüklerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada, fiziksel iş yükü Rapid Entire Body Assessment (REBA), zihinsel iş yükü The National Aeronautics and Space Administration-Task Load Index (NASA-TLX) ve psikososyal iş yükü Kopenhag Psikososyal Risk Değerlendirme (KOPSOR-TR) ölçekleri ile ölçülmüş, ardından Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak ana ve alt kriterlerin ağırlıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, her iki departmanda da çalışanların farklı düzeylerde ergonomik risklere maruz kaldığını ortaya koymuştur. Üretim departmanında ağırlıklı skor ortalamalarına göre fiziksel iş yüküne ait bilekte zorlanma alt kriteri en yüksek değere sahipken, paketleme departmanında ise fiziksel iş yüküne ait aktivite skoru en yüksek değere sahiptir. AHP yöntemiyle yapılan ağırlıklandırmalar sonucunda her iki departmanda fiziksel iş yükünün önem ağırlığının yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum toplam iş yükü hesaplamalarında, fiziksel iş yükünün daha etkili olduğunu; zihinsel ve psikososyal iş yükleri daha az etkili olsa da hesaplamalara dahil edilmesi gerektiği sonucunu göstermiştir. Çalışmanın sınırlılıkları arasında tek bir işletmede ve sınırlı sayıda çalışanla yürütülmesi yer almaktadır. Ayrıca, kullanılan bazı ölçme araçlarının öz bildirim esasına dayalı olması nedeniyle, bireysel algı farklılıklarının sonuçlara yansıma olasılığı bulunmaktadır. Gelecek çalışmalarda, farklı işletmelerde daha büyük ve çeşitli örneklemlerle veya bulanık mantık gibi alternatif yöntemler kullanılarak benzer araştırmaların yapılması önerilmektedir.

Yeter Akkaya
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors