Theses supervised by Prof. Dr. Ercan Alkaya
12 theses · Fırat University
Geçmişten günümüze Türk yazı dillerinde görülen b>m ses değişimi
Türk dilinin tarihî gelişim sürecinde zamanla dildeki iç ve dış sebeplerden ötürü çeşitli ses değişimleri gözlemlenmektedir. Bu ses değişimlerinin ortaya konulması Türk dilinin eski dönemleriyle günümüz Türk lehçeleri arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların belirlenmesi açısından önemlidir. Türk dilinde meydana gelen ses değişimlerinden b>m ses değişiminin yazılı dönemde ilk ne zaman ortaya çıktığını belirlemek ve Türk lehçelerindeki kullanım şeklinin ve yaygınlığının belirlenmesi amacıyla yapılan bu inceleme, Türk dilinin yazıyla takip edilebilen süreciyle sınırlandırılmış olup Türk lehçelerindeki b>m ses değişimini konu edinmektedir. Bu incelemede geçmişten günümüze Türk lehçelerinde görülen b>m ses değişimlerinin tespit edilmesi, b>m ses değişiminin nedenleri ve lehçeler arasında sayısal açıdan karşılaştırmalı olarak incelenmesi hedeflenmektedir. İncelemede geçmişten günümüze Türk yazı dillerinde görülen b>m ses değişimine uğrayan kelimeler tespit edilerek sayı bakımından karşılaştırıldı ve bu değişimin nedeni olarak akıcılaşma, süreklileşme, genizsileşme ve benzeşme olaylarına değinildi. İnceleme dört bölümden oluşmaktadır. "Giriş" kısmı olarak incelemede yer alan birinci bölümde Türk dili ve lehçeleri, ünsüzlerin nitelikleri, akıcılaşma, benzeşme, süreklileşme, genizsileşme ve Türk dilinin tarihi hakkında bilgiler verildi. İkinci bölümde geçmişten günümüze Türk yazı dillerinde görülen b>m ses değişikliğine uğrayan kelimeler hangi yazı diline ait ise bir liste halinde ses değişikliğinin nedenleri de açıklanarak gösterildi. Üçüncü bölümde lehçeler kendi grupları arasında b>m ses değişikliğine uğrayan kelimeler yönüyle karşılaştırılarak tablo halinde verildi. "Sonuç" kısmını oluşturan dördüncü bölümde ise inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle ulaşılan sonuçlara yer verildi. Bu bölümden sonra ise incelemede kullanılan kaynakların yer aldığı Kaynakça bölümü yer almaktadır.
Dede Korkut hikâyelerindeki söz varlığının Kazak Türkçesinin söz varlığıyla karşılaştırılması
Türk dilinin en önemli eserlerinden birisi olan Dede Korkut Kitabı, Türk dünyası için çok önemlidir. Eserin Dresden ve Vatikan olmak üzere başlıca iki nüshası vardır. Fakat yakın zamanda yeni yazmaların da bulunduğunu açıklanmıştır. Bu yazmalar, Ankara, Günbed ve Bursa yazmasıdır. Böylece nüsha sayısı beşe çıkmıştır. Dresden nüshası esas alınarak hazırlanan bu çalışmada Sadettin Özçelik'in hazırladığı Dede Korkut kitabı esas alındı. Kitap, on iki hikâyeden oluşmaktadır. Bu hikâyeler, Kazak Türkçesinin söz varlığı açısından incelendi.
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin yaratıcı metinlerinde metinlerarasılık
Metin, belirli bir iletişim bağlamında, bir ya da birden çok kişi tarafından sözlü ya da yazılı olarak üretilen anlamlı bir yapıdır. Metin, çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla cümlelerden oluşan, cümlelerle oluşturulan anlatma ve anlaşma aracıdır. Metnin oluşumunda sesten paragrafa dil birimleri kullanılır. Metinde cümlelerin arka arkaya anlamsal bir bağlantı kurularak sıralanmasıyla paragraflar oluşur. Paragrafta bir ana fikir etrafında sıralanmış cümleler bulunur. Metinde paragraflar düşünce birimidir. Bir paragraftan diğerine geçerken dil, düşünce ve anlam birliği sağlanır. Metindeki bir paragrafta giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunur. Paragraflar metinde anlatılan konunun boyutuna göre uzunluk ya da kısalık gösterir. Birkaç cümleden oluşan paragraflar olduğu gibi tek cümleden oluşan paragraflar da vardır. Paragrafların bir araya gelmesinden de bir metin (makale, fıkra, söyleşi, deneme, hikâye, roman vb.) oluşur. Her metnin bir ana düşüncesi vardır. Metinde ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceler paragraflarda dile getirilir. Ana düşünce metinde bir cümle olarak belirtilebileceği gibi yazının bütününde de belirtilebilir. Metin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Bir metnin taşıması gereken birçok önemli ve kanıtlayıcı ölçütlerden söz edilebilir. Bu ölçütler alan yazınında metinsellik ölçütleri olarak adlandırılır. Bunlar; bağdaşıklık, tutarlılık, amaçlılık ve kabul edilebilirlik, bilgisellik, durumsallık ve metinlerarasılık ölçütleridir. Metin birliklerinin bir araya gelerek oluşturdukları bütünün bir metin olarak nitelenebilmesi için bu ölçütleri karşılaması beklenir. Metinlerarasılık, okuma sürecinde okurun zihninde başka metinlerin canlanması olarak ifade edilebilir. Bir metnin önceki metinlerle ilişkili olması ve sonraki metinler için bir beklenti oluşturması durumudur. Her metin, doğal olarak yazarın ve okuyucunun içinde bulunduğu çevre, durum ve yaşanılan gerçeklerin ürünüdür. Bu açıdan bakıldığında metin kendisinden önceki metinlerle bir etkileşim ve bilgi akışı içindedir. Bu sebeple öğrencilerin metinlerarası ilişkiyi nasıl ve ne kadar sağladıklarını bilmek, bu yönde yapılacak çalışmalara ışık tutacaktır. Çalışmanın amacı öğrencilerin yaratıcı metinlerindeki "Metinlerarası" kavramını kullanma düzeylerini tespit etmektir.
Kovancılar ağzı
den sonra Bulgaristan'a bağlanan Deliorman bölgesinden 1934 yılında göç ederek Elazığ'ın Kovancılar ilçesine gelen göçmenlerin ve bu bölgede yaşayan yerlilerin kullanmış olduğu ağız özellikleri ve Türkiye Türkçesiyle karşılaştırılmasıdır. Çalışmamızın temelini sözlü malzemeye dayalı derleme oluşturmaktadır. Kovancılar göçmen ve yerlilerinden yapmış olduğumuz derlemelerde ağız özelliklerini kaybetmemiş insanları seçerek bir takım sorular yöneltip ses kaydı yaptık. Konuşmacıdan veya fiziki çevreden kaynaklanan sorunlu metinleri çıkardık. Geriye kalan metinlerden uygun gördüğümüz 37 metni transkripsiyon alfabesini kullanarak titizlikle yazıya geçirdik. Kovancılar ağzı olarak adlandırdığımız bu çalışma Giriş, İnceleme, Metinler ve Sözlük bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Kovancılar'ın nüfusu, tarihi, iklimi ve coğrafyası hakkında bilgiler verdik. İnceleme bölümünde derlediğimiz metinlerin ses bilgisi ve şekil bilgisi özelliklerini ayrıntılı olarak vermeye çalıştık. Metinler bölümünde derlediğimiz 37 metni transkripsiyon alfabesini kullanarak yazıya aktardık. Yazıya geçirmiş olduğumuz bu metinlerin ilk 8'ini göçmen, sonraki metinleri ise yerli ağzından derledik. Sözlük bölümünde ise derlediğimiz metinlerde geçen yerel kelimerin açıklamasına yer verdik.
Kırım Tatar Türkçesi, Özbek Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasındaki yalancı eş değerler
Lehçeler arası aktarmalar ve yabancılara dil öğretiminin en güncel sorunlarından biri olan yalancı eş değerli sözcükler, en az iki dilin/lehçenin söz varlıklarında yer alan ses dizilişleri denk veya denk olmanın eşiğinde olan sözcüklerin kavram alanlarının tamamının ya da bir kısmının farklılık göstermesi durumudur. Yalancı eş değerlik çalışmaları en az iki dil/lehçe arasında yer alan semantik farklıkları ortaya koyarak diller/lehçeler arası aktarmalarda ve dil öğrenim/öğretiminde yaşanan sorunları en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Yalancı eş değerli sözcüklerin tespiti ayrıca dillerin/lehçelerin söz varlıklarının eş zamanlı olarak karşılaştırılmasına olanak sağlamaktadır. Böylece dillerin/lehçelerin söz varlıklarının ses, yapı, şekil ve anlam açısından ne gibi değişimlere uğradığı tespit edilebilmektedir. Bu çalışmada Kuzeybatı (Kıpçak) Türk lehçelerinden Kırım Tatar Türkçesi, Güneydoğu (Karluk) Türk lehçelerinden Özbek Türkçesi ve Güneybatı (Oğuz) Türk lehçelerinden Türkiye Türkçesi arasındaki yalancı eş değerli sözcüklerin büyük bir kısmı karşılaştırmalı olarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Tespit edilen sözcükler çeşitli yönlerden değerlendirilerek tasnif edilmiştir. Bu çalışmanın, lehçeler arası aktarmalarda ve dil öğreniminde/öğretiminde yaşanan sorunları azaltması hedeflenmektedir.
Tatar yazar Zölfet Hekim'in "Agımsuda Ni Bulmas" adlı romanının dil incelemesi (giriş-inceleme-metin)
Dil, bir milletin benliğini yansıtan en önemli unsurdur. Tarihî Kıpçak Türkçesinin günümüzdeki temsilcilerinden olan Kazan Tatar Türkçesi, Türk dilinde önemli bir yere sahiptir. Kökeni İdil Bulgarlarına ve Kıpçak Türklerine dayanan Kazan Tatar Türkleri, bugün İdil-Ural bölgesinde özerk bir cumhuriyet olarak varlıklarını devam ettirmektedirler. Bu çalışmada Kazan Tatar Edebiyatında yer alan Zölfet Hekim'in "Agımsuda Ni Bulmas" (Akan Suda Ne olmaz) adlı romanı dil malzemesi olarak belirlenmiştir. Bu eserden hareketle Kazan Tatar Türkçesinin ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri açısından incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümü olan giriş kısmında Kazan Tatar Türklerinin dili, tarihi, boyları, edebiyatı ve yazar hakkında bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri, metindeki örneklerden hareketle açıklanarak verilmiştir. Üçüncü bölümde, incelediğimiz eserin transkripsiyon metnine yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda ise bibliyografya ve öz geçmiş yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kazan Tatar Türkçesi, Dil İncelemesi, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Türleri, Zölfet Hekim, Agımsuda Ni Bulmas
Hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılın ilk döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesindeki bir özel ilköğretim okulunun iki sınıfında öğrenim gören 44 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Bir deney, bir kontrol grubunun yer aldığı çalışmada deney grubuna ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinliklerin yanı sıra hızlı okuma teknikleriyle, kontrol gruplarında ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinlikler işlenmiştir. Deney gruplarına 21 ders saatlik uygulama yapılmıştır. Araştırma verileri okuma hızı ölçümleri, okuduğunu anlama testi ve okuma tutum ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemler öncesi öntest olarak, deneysel işlemler sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümlemeleri SPSS 22 paket programlarından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Grupların okuma hızı puanları ve okuduğunu anlama puanları ve okuma tutumları arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek ve farklılaşmanın yönünü belirlemek için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p= .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma hızlarına ve okuduğunu anlama düzeylerine olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Fakat yine hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma tutumlarına olumlu bir etkisi görülmemiştir.
Ortaokullarda edatların öğretimi ve öğrencilerin edatları kullanma yeterlikleri
Dil bilgisi, dilin kurallarını derleyip sunarak dildeki düzeni gözler önüne seren disiplinin adıdır. Dil bilgisi, bu düzeni ortaya çıkarmak için sistemli bir işleyiş içindedir. Bu bakımdan dili oluşturan tüm sözcükler "kelime türleri" adı altında sınıflandırılmış ve bunların cümledeki görevleri açıkça ortaya koyulmuştur. Edat, bağlaç ve ünlemler genellikle dil bilgisinin "kelime bilgisi" bölümünde "kelime türleri" başlığı altında ele alınan konulardır. Diğer kelime türleri gibi dilin iletişimi sağlama işlevini yerine getirmesinde rol alan görevli birimlerdir. Dil bir bütündür. En küçük birim olan sesten cümleye kadar dili oluşturan tüm unsurların dil bilgisi kuralları çerçevesindeki birlik ve uyumu bu bütünlüğü sağlar. Bu bakımdan kelime türleri dilin daha iyi, daha güçlü bir anlatım için gereksinim duyduğu birimler olup bunlardan hiçbiri ötekilerden az veya çok öneme sahip değildir. Ancak Türkçe dil bilgisi öğretimi açısından ele alındığında edat, bağlaç ve ünlemlerin öğretiminde bazı sorunlar görülmektedir. Ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretimi üzerine bir durum tespiti yapmayı amaçlayan bu çalışmada genelden özele doğru bir sıra izlenmek suretiyle dil> dil bilgisi> kelime türleri> edat, bağlaç ve ünlemler hakkında kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Yapılan nitel ve nicel araştırmalarla edat, bağlaç ve ünlemlerin ortaokul Türkçe dersindeki öğretimi ele alınmış; bu süreçte yaşanan sorunlar irdelenmiş ve öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemlere ait başarı ortalamaları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma verilerine göre ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretiminde birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemleri kavrama ve kullanma başarıları orta düzeydedir. Araştırmalardan elde edilen sonuçlardan hareketle yapılabilecekler hakkında önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağlaç, Dil bilgisi, Edat, Ünlem.
İdil Bulgar Türkçesi ve Çuvaş Türkçesi üzerine karşılaştırmalı dil incelemesi (Ses ve şekil bilgisi)
İdil Bulgar ve Çuvaş Türkçeleri diğer Türk lehçelerinde görülmeyen özgün özelliklere sahip Türk lehçeleridir. Sahip oldukları bu özgün özelliklerinden dolayı diğer Türk lehçelerinden ayrılır ve Türk dilinin bağımsız bir kolunu oluştururlar. Bu nedenle İdil Bulgar ve Çuvaş Türkçeleri araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Tarihî bir Türk lehçesi olan İdil Bulgar Türkçesi İdil Bulgar hanlığında konuşulmuş ve yazılmıştır. Moğolların İdil Bulgar hanlığına son vermesiyle önemini yitiren İdil Bulgar Türkçesi zamanla konuşurları tarafından unutulmuş, geriye bu lehçe ile yazılan mezar taşlarından başka bir şey kalmamıştır. Mezar taşlarının keşfedilmesiyle birlikte İdil Bulgar Türklerinin dili araştırmacılar tarafından irdelenmiş ve Çuvaş Türkçesiyle ortak özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada İdil Bulgar ve Çuvaş Türkçelerinin ses ve şekil özellikleri tanımlanarak karşılaştırılacak ve iki Türk lehçesinin ortak yönleri ile farklılıkları tespit edilecektir. Bu noktada, yer yer diğer tarihî ve çağdaş Türk lehçelerine de başvurulacaktır
İsajon Sulton'un "Boqiy Darbadar" (Ölümsüz Derbeder) adlı romanın dil inclemesi (Giriş-inceleme-metin)
Bugün Özbekistan'ın resmî dili olan Özbek Türkçesi Güneydoğu / Karluk grubu Türk lehçelerindendir. Özbek Türkleri uzun yıllar siyasi baskılara maruz kalmış nihayetinde Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla 29 Aralık 1991 yılında bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır. Bununla birlikte Özbek Türkçesi de resmî dil olmuş ve Özbek âlimler geç dönemde yazı dili hâline gelen dillerini geliştirmek için birçok eser vermişlerdir. Bu çalışmada çağdaş Özbek yazarlardan İsacan Sultan'ın "Boqiy Darbadar" (Ölümsüz Derbeder) adlı romanı dil malzemesi olarak kullanılmış, romandan hareketle Özbek Türkçesinin ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri bakımından incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünün giriş kısmında Özbek adı, Özbek Türklerinin tarihi, dili, edebiyatı ve Özbekistan Cumhuriyeti hakkında bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri, metinden hareketle örneklerle açıklanarak verilmiştir. Üçüncü bölümde ise incelenen esere yer verilmiştir. Çalışma sonunda ise bibliyografya ve öz geçmiş yer almaktadır.
Dede Korkut hikâyelerindeki söz varlığının Oğuz grubu Türk lehçelerinin söz varlığıyla karşılaştırılması
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut Kitabı'nın bulunuşunun üzerinden 200 yıl gibi bir süre geçmiş olmasına rağmen hâlen bu eserin Türkçenin hangi lehçesiyle yazıldığı tartışılmaktadır. Birçok araştırmacı tarafından Eski Oğuz Türkçesiyle, Türkiye Türkçesinin Doğu grubu ağızlarıyla veya Azerbaycan Türkçesiyle yazıldığı iddia edilmektedir. Özellikle Azerbaycan sahasındaki birçok bilim adamı eserin Azerbaycan Türkçesiyle yazıldığını iddia etmektedir. Bu çalışma ise söz varlığından hareketle Dede Korkut Kitabı'nın hangi Türk lehçesiyle yazıldığına dair istatistiksel rakamlar ortaya koymaktadır. Çalışma yazı dilleri ile sınırlandırılmış, ağızlar dahil edilmemiştir. Çalışmanın giriş kısmında Dede Korkut Kitabı, Oğuz Türkçesi ve Oğuz grubu Türk lehçeleri olan Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesi hakkında bazı genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra asıl çalışmanın yer aldığı inceleme kısmında Dede Korkut Kitabı'nda kullanılan madde başları Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesi ile karşılaştırılmıştır. Madde başları bir tablo hâlinde karşılıklı olarak incelenmiştir. İncelemede 3272 madde başının hangi lehçelerde Dede Korkut Kitabı'ndaki anlamıyla kullanıldığı, hangi lehçelerde farklı kullanıldığı veya hangi lehçelerde kullanılmadığı tespit edilip gösterilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise elde edilen verilerden hareketle Dede Korkut Kitabı'nın hangi lehçeye daha yakın olduğu, hangi lehçelere daha uzak olduğu belirtilmiştir.
Tatar Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Özbek Türkçesinin şekil bilgisi bakımından karşılaştırılması
Oğuz grubundan Türkmen Türkçesini, Karluk grubundan Özbek Türkçesini ve Kıpçak grubundan Tatar Türkçesini seçtiğmiz tez çalışmamızda bahsi geçen lehçelerin şekil bilgisel açıdan incelemesi yapılmıştır. "Türkmen Türkçesi, Özbek Türkçesi ve Tatar Türkçesi birbirleriyle ne kadar ilişkili?", "Şekil bilgisi bakımından gösterdikleri benzerlik ve farklılıklar nelerdir?", "Türkmen Türkçesi, Özbek Türkçesi ve Tatar Türkçesinin Eski Türkçe ile ilişkisi nedir?", "Bu lehçeler Eski Türkçedeki hangi şekil bilgisi özelliklerini barındırıyorlar?", "Değerlendirmeye alınan lehçelerin işlevsel açıdan benzerlikleri nelerdir?" gibi sorulara yanıt aranmıştır. İncelemeden hareketle de bazı önemli sonuçlara varılmıştır. Çalışmamızda Türkmen, Özbek ve Tatar Türkçelerinin çekim ekleri, yapım ekleri ve kelime türleri açısından incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümü olan giriş kısmında Özbek, Türkmen ve Tatar Türkçelerinin adı, edebiyatı, tarihi, coğrafyası ve Türk lehçelerinin sınıflandırılması ele alınmıştır. İkinci bölümde şekil bilgisine giriş yapılmış, isim, fiil, sıfat, zarf, zamir, edat, bağlaç ve ünlem başlıkları ile üç lehçenin karşılaştırması yapılmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise yapım ekleri; isimden isim yapan ekler, isimden fiil yapan ekler, fiilden isim yapan ekler ve fiilden fiil yapan ekler başlıklarıyla üç lehçede incelenmiştir. Üçüncü bölümden sonra sonuç ve kaynakça bölümü de yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Tatar Türkçesi, Özbek Türkçesi, Morfolojik Karşılaştırma, Şekil Bilgisi, Dil İncelemesi, Kelime Türleri, Çağdaş Türk Lehçeleri