Prof. Dr. Esra Akı danışmanlığındaki tezler
13 tez · Hacettepe University
Hafif ve ciddi düzeyde otizm spektrum bozukluğu olan çocukların aktivite katılımı ve ebeveynlerinin içselleştirilmiş damgalanmasının karşılaştırılması
Bu çalışma, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların otizm semptomlarının seviyesine göre çocukların aktivite katılımı ve ebeveynlerinin içselleştirilmiş damgalanmasının karşılaştırılması amacıyla planlandı. Çalışmaya 6-11 yaşları arasında 139 çocuk ve ebeveyni katıldı. Çocukların OSB semptom şiddetlerini değerlendirmek için Otizm Davranış Kontrol Listesi (ODKL), çocukların aktivitelerine katılım sıklıklarını ve aktivite katılım seviyelerini değerlendirmek için Çocuklar ve Gençler İçin Katılım ve Çevre Ölçeği (PEM-CY), içselleştirilmiş damgalanmayı değerlendirmek için Ebeveynlerin Ruhsal Hastalıklarda İçselleştirilmiş Damgalanma Ölçeği (ERHİDÖ) ve ebeveynlerin OSB olan çocuğa sahip olmaları nedeniyle hissettikleri duygular, yaşadıkları damgalanma deneyimleri, damgalanmanın günlük yaşam aktivitelerine ve toplumsal katılımlarına etkilerini değerlendirmek için yarı yapılandırılmış görüşme formu ebeveynlerle yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak uygulandı. Katılımcılar ODKL'den alınan puanlara göre hafif düzeyde OSB olanlar (n=68) ve ciddi düzeyde OSB olanlar (n=71) olmak üzere iki gruba ayrıldı ve tüm veriler istatistiksel olarak incelendi. Ciddi düzeyde OSB semptom şiddeti olan çocukların hafif düzeyde OSB semptom şiddeti olan çocuklara göre ev, okul ve toplumsal ortamlarda aktivite katılım sıklığı ve aktivite katılım seviyelerinin daha düşük olduğu bulundu (p<0,05). Ciddi düzeyde OSB semptom şiddeti olan çocukların ebeveynlerinin içselleştirilmiş damgalanmasının hafif düzeyde OSB semptom şiddeti olan çocukların ebeveynlerine göre daha yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Ebeveynlerin içselleştirilmiş damgalanması ile çocuklarının aktivite katılım sıklığı ve aktivite katılım seviyesi arasında negatif yönde orta ve yüksek derecede ilişki tespit edildi (p<0,05). Ergoterapistlerin OSB olan çocukların aktivite katılımlarını etkileyen faktörleri incelerken ebeveynlerin içselleştirilmiş damgalanmasını değerlendirmelerinin kritik öneme sahip olduğu düşünülmektedir.
Kortikal görme bozukluğu olan bebeklerde duyu bütünleme tedavisinin duyu, motor ve okülomotor becerilere etkisinin incelenmesi
Çalışma Kortikal Görme Bozukluğu (KGB) olan bebeklerde duyu bütünleme müdahalesinin duyu, motor ve okülomotor becerilere etkisini incelemek için planlanmıştır. Dahil etme kriterini sağlayan gönüllü 20 KGB'li bebek müdahale grubunu ve 20 tipik gelişim gösteren bebek kontrol grubunu oluşturmuş olup, çalışmaya 10-18 ay arası 40 bebek dahil edilmiştir. Müdahale öncesinde duyu işlemleme becerileri Bebeklerde Duyu Fonksiyonları Testi (BDFT) ile, motor beceriler Alberta İnfant Motor Skalası (AİMS) ile ve okülomotor beceriler; gözün hareket açıları, fiksasyon mesafesi ve süresi olarak her iki grupta değerlendirilmiştir. Müdahale grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 seans, her seans 45 dk olacak şekilde duyu bütünleme tedavisi uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhengi bir tedavi uygulanmamıştır. Sekiz hafta sonunda her iki gruba aynı değerlendirmeler tekrar yapılmış olup her iki grup bu parametrelerce karşılaştırılmıştır. İlk değerlendirmede KGB'li bebeklerin duyusal işlemleme, motor ve okülomotor becerileri tipik gelişim gösteren bebeklere göre daha zayıf bulunmuştur (p<0.05). Müdahale ve kontrol grubunun birinci ve ikinci değerlendirmeler arasındaki farklar karşılaştırıldıklarında, duyusal işlemleme becerileri, ve okülomotor beceriler müdahale grubu lehine, motor becerilerde ise kontrol grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak ergoterapi müdahalesi içerisinde yer alan duyu bütünleme eğitimi KGB'li bebeklerde duyu, motor ve okülomotor becerilerde gelişmeler sağladığı tespit edilmiştir. KGB'li bebeklerin duyusal işlemleme, motor ve okülomotor becerileri mutlaka rutin değerlendirme içersinde olmalı ve bireyselleştirilmiş müdahale planı ile mümkün olduğunca erken yaşta müdahale uygulamaları yapılmalıdır
Adölesan aktivite denge ölçeğinin geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, adölesanlarda okupasyonel dengeyi değerlendiren geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Ölçülecek özelliklerin ve kavramsal yapının belirlemesi için 12-18 yaşları arasında 109 bireyle ile yarı yapılandırılmış görüşmeler çevrimiçi kanallarla yapıldı. Kapsam geçerliliğinin belirlenmesi için 10 uzman paneliste Davis tekniğine göre uyarlanmış kapsam geçerlilik formu iki kez uygulandı. Kapsam geçerliliği sonrasında oluşturulan deneme formuna pilot çalışma uygulandıktan sonra yeniden düzenlenen form 600 bireye uygulandı. 153 bireye iki hafta sonra tekrar test uygulandı. Madde analizi ile ölçeğin iç tutarlığı değerlendirildi. Ölçeğin yapı geçerliğini incelemek için Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi teknikleri kullanıldı. Ölçeğin kapsam geçerlilik indeksi 0.986 bulundu. Faktör analizi sonucu, 27 maddeden oluşan ölçeğin, toplam varyansın %56.7' ünü açıklayan 6 faktörlü bir yapı gösterdiği görüldü. Doğrulayıcı faktör analizinde ise faktör birleştirme tekniğiyle oluşturulan yapıya ait model uyum indeksleri CMIN/df =2.135; RMSEA=0.06; GFI=0.866; NFI= 0.81, CFI=0.887, TLI=0.868; IFI=0.89; olarak elde edilmiş olup; standardize ilişki katsayılarının kabul edilebilir düzeyde maddelere ilişkin elde edilen tüm t değerlerinin olması ve model iyiliği kriterleri göz önüne alındığında; ölçüm modelinin uyumunun sağlandığı bulundu. Ölçeğin güvenirlik hesaplamasında ölçek için ICC: 0.993 ve Cronbach alfa: 0.997 bulundu. Ön test ve son testler arasında çok güçlü korelasyon katsayıları bulunmuş olup iki ölçüm arası ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.005). Bland-Altman grafikleri incelendiğinde iki uyum sınırları içinde olduğu için rastgelelik olduğu görüldü. Sonuç olarak, geliştirilmiş 4 boyuttan oluşan 27 maddelik bir ölçek yapısının geçerliliği doğrulanmıştır. Geliştirilen ölçek 12-16 yaş aralığındaki sağlıklı adölesanlarda okupasyonel dengeyi değerlendiren geçerli ve güvenilir bir ölçektir. Anahtar kelimeler: Ergoterapi, Aktivite Dengesi, Adölesan, Psikometrik
Şizofreni tanılı bireylerde serbest zamanla ilişkili ergoterapi müdahalesinin etkisinin incelenmesi
Bu çalışma şizofreni tanılı bireylerde serbest zamanla ilişkili uygulanan ergoterapi müdahalesinin etkisini incelemek amacıyla tasarlanmıştır. Araştırma 18-65 yaş aralığında, Toplum Ruh Sağlığı Merkezin'de (TRSM) takipleri yapılan serbest zamanda yürüyüş aktivitesi yapmayı tercih eden 18 şizofreni tanılı katılımcı ile gerçekleştirildi. Kişilere müdahale öncesi ve sonrası sosyodemografik veri formu, Öznel İyilik Hali Ölçeği (ÖİHÖ), Yaşam Memnuniyeti Anketi (YMA), uyku, yorgunluk ve stres düzeylerini belirlemek için Görsel Anolog Skalası (GAS) ve depresyon düzeyi için Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CŞDÖ) kullanıldı. Aktiviteye ait Kanada Aktivite Performans Ölçümü (KAPÖ), Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ), Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu (UFAA-short form) ve çevresel durum görüşmeleri uygulandı. Katılımcıların tamamına ergoterapi müdahalesi olarak serbest zaman farkındalık eğitimi, kişi merkezli bireysel ergoterapi ve serbest zaman grup aktivite eğitimi birlikte olarak uygulandı. Bireysel ve grup eğitimleri 5 hafta toplamda 20 seans 'da tamamlandı. Bireylerin aktivite katılım, yaşam memnuniyetleri, iyilik hali ve fiziksel aktivite seviyelerinde artış, depresyon belirtilerinde erken uyanma alt bileşeni hariç diğerlerinde anlamlı iyileşme saptanmıştır (p<0,05). Bu bulgular ışığında şizofreni tanısı olan bireylerde, kişi merkezli bireysel tedavi ve serbest zaman grup aktivite eğitiminin birlikte uygulanması, bireylerin ergoterapi müdahalesinde etkin bir yöntem olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Araştırmanın uzun süreli etkileri takip çalışmaları ile desteklenmelidir.
Yürütücü işlev performans testi'nin şizofrenili bireylerde Türkçe'ye uyarlanmasının geçerlilik ve güvenilirlik çalışması
Bu araştırma, bireylerin yürütücü işlevlerini değerlendiren Yürütücü İşlev Performans Testi'nin (YİPT) Türkçe'ye uyarlanması, şizofreni tanısı almış bireylerde geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesi amacıyla planlandı. Çalışmaya herhangi bir bilişsel eksikliğe neden olacak tanısı olmayan 26 sağlıklı ve 105 şizofreni tanısı alan birey olmak üzere toplam 131 kişi dahil edildi. Çeviri, Beaton'ın tanımladığı prosedüre göre uygulandı. Testin Türkçe çevirisi yapıldı. Sonrasında, anadili İngilizce olan uzman ekip tarafından İngilizce'ye çevrilerek gerekli kültürel adaptasyonlar yapıldı. Değerlendirme formu 10 şizofreni tanısı alan bireye uygulandı. Uygulama sırasında testin Türk kültürüyle uyumlanmasında herhangi bir sorun yaşanmadı. YİPT'in geçerliliği, yapı geçerliliği yöntemi ile; güvenilirliği ise, iç tutarlılık yöntemi kullanılarak incelendi. Sağlıklı ve şizofrenili bireyler arasında YİPT total puanlar, alt yürütücü işlev total puanları ve alt aktivite puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu (p<0,05). Şizofreni tanısı alan bireylerde YİPT ile benzer yapıdaki İz Sürme Testi'nin arasındaki ilişkiye bakıldığında anlamlı ve ''orta düzeyde'' ilişki içerisinde olduğu saptandı (p<0,01, r1=0,588, r2=0,608). YİPT için iç tutarlılığı oldukça yüksek (Cronbach's α=0,827) seviyede belirlendi. Sonuç olarak YİPT'in Türkçe uyarlaması şizofreni tanısı alan bireylerde yürütücü işlevleri değerlendirebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak bulundu.
Öğrencinin organizasyonel becerilerini değerlendirme anketi'nin Türkçe uyarlamasının geçerlilik güvenilirlik çalışması
Bu çalışma, öğrencilerin organizasyonel becerilerini değerlendiren Öğrencinin Organizasyonel Becerilerini Değerlendirme Anketi'nin (ÖOBDA) Türkçe'ye uyarlanması, geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesi amacıyla planlandı. Çalışmaya 9-12 yaş arası tipik gelişim gösteren 220 çocuk, aileleri ve öğretmenleri dahil edildi. Beaton'ın tanımladığı çeviri prosedürü uygulandı. Anket, Türkçe çevirisi sonrasında anadili İngilizce olan çevirmenler tarafından İngilizce'ye çevrildi ve uzman ekip ile birlikte kültürel uyarlaması yapıldı. Anketin geçerliliği yapı ve kriter geçerliliği yöntemi ile değerlendirildi. Öğretmen ve ebeveyn formlarının cinsiyet değişkenine göre gruplar arası yapı geçerliliğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Doğrulayıcı faktör analizi yapılarak yapı geçerliliği değerlendirilen anketin model uyumu için ölçütler incelendi ve her iki form için de model uyumu yeterli düzeyde bulundu. ÖOBDA'nın kriter geçerliliği için DOTCA-Ch ile ıraksak geçerliliği değerlendirildi. DOTCA-Ch ile öğretmen formu arasında düşük düzeyde anlamlı ilişki bulundu (r=-0.351, p<0.001). DOTCA-Ch ile ebeveyn formu arasında anlamlı ilişki bulunamadı (r=-0.077, p>0.05). Düşük seviyede ilişki olması ya da ilişki bulunmaması ile formların ıraksak geçerliliği sağlandı. ÖOBDA'nın güvenilirliği zamana göre değişmezliği ve iç tutarlılığı incelenerek değerlendirildi. 15 gün arayla yapılan tekrar test uygulamalarında öğretmen ve ebeveyn formları pozitif yönde anlamlı korelasyon (p<0.001) gösterdi ve iyi derecede güvenilir (ICC katsayısı>0.75) bulundu. Öğretmen formu ve alt alanları için iç tutarlılık mükemmel seviyede bulundu (Cronbach's α>0.90). Ebeveyn formunun iç tutarlılığı iyi derecede güvenilir (Cronbach's α=0.84) olup, "zaman ve mekan oryantasyonu" alanı kabul edilebilir derecede (Cronbach's α=0.67) güvenilirlik gösterdi. ÖOBDA eşdeğer yarılar güvenilirliği için Spearman-Brown katsayıları öğretmen (0.94) ve ebeveyn (0.84) formları için güvenilir olarak bulundu. Sonuç olarak ÖOBDA Türkçe uyarlaması 9-12 yaş arası öğrencilerin organizasyonel becerilerinin değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracıdır.
Obez bireylerde duyusal işlemleme, çevresel faktörler ve serbest zaman aktivitelerine katılım arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma obez bireylerin serbest zaman aktivite katılımının, duyusal işlemleme becerilerinin ve çevresel faktörlerden etkilenimlerinin değerlendirilmesi ve bu faktörlerin arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla planlandı. Çalışmamıza 51 obez birey ve 51 normal kilolu birey dahil edildi. Katılımcılara aktivite performansını değerlendirmek için Kanada Aktivite Performans Ölçeği (KAPÖ), çevresel faktörleri değerlendirmek için Craigh Hastanesi Çevresel Faktörler Ölçeği (CHIEF-SF), duyusal işlemleme becerilerini değerlendirmek için Adolesan/Yetişkin Duyu Profili (AYDP) ve obez bireylerin serbest zaman aktivite algıları, aktivite tercihleri, aktivite motivasyonları ve aktivite katılımını etkileyebilecek bariyer/kolaylaştırıcıların etkisi, aktivitelerini geçekleştirdikleri fiziksel ve sosyal çevrenin değerlendirilmesi için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulandı. Tüm veriler istatistiksel olarak incelendi. Obez bireylerin serbest zaman aktivite performanslarının ve memnuniyetlerinin düşük olduğu saptandı (p<0,05). Obez bireylerin çevresel faktörlerden etkilendikleri tespit edildi (p<0,05). Obez bireylerde duyusal hasssasiyet alanında anlamlı farklılık bulundu(p<0,05). Obez bireylerin serbest zaman aktiviteleri ve çevresel faktörler arasında pozitif yönde düşük orta düzeyde ilişki bulundu (p<0,05). Obez bireylerin duyusal işlemleme becerileri ile çevresel faktörler arasında pozitif yönde düşük orta düzeyde ilişki bulundu (p<0,05). KAPÖ'nun nitel analiz sonuçlarında obez bireylerin serbest zaman okupasyonlarında performans göstermekte en çok zorlandıkları ilk 5 aktivitenin yürüyüş yapmak, tekstil amaçlı alışveriş yapmak, spor yapmak, gezmek ve arkadaşları ile görüşmek olduğu görüldü. Obez bireylerin rehabilitasyonunda ergoterapistler tarafından serbest zaman aktiviteleri, duyusal işlemleme ve çevresel faktörleri değerlendirmesi ve buna yönelik kişi merkezli okupasyon temelli müdahale çalışmaları düzenlenmesine ihtiyaç vardır.
Total diz artroplastili bireylerde aktivite öz algısının Kinezyofobi ve fonksiyonel iyileşmeye etkisi
Bu çalışma total diz artroplastisi geçirmiş bireylerin aktiviteler hakkındaki algısının erken dönemde fonksiyonel iyileşme sürecine ve kinezyofobiye etkisi araştırmak için planlandı. Çalışmaya 45-80 yaşları arasında en az bir dizinden artroplasti geçirmiş 40 birey katıldı. Çalışmada pre-operatif dönemde, post operatif dönem üçüncü ve altıncı haftalarda birer kez olmak üzere toplamda üç kez değerlendirme uygulandı. Bireylerin aktivite algısını değerlendirmek için Aktivite Öz Değerlendirme Ölçeği (OSA), fonksiyonel sonuçları değerlendirmek için Diz İncinme ve Osteoartrit Sonuç Skoru (KOOS), kinezyofobiyi değerlendirmek için TAMPA Kinezyofobi Ölçeği ve problem yaşanan aktiviteleri değerlendirmek için Kanada Aktivite Performans Ölçümü (KAPÖ) kullanıldı. Kinezyofobisi olan ve olmayan bireylerin aktivite algı düzeyleri arasındaki farka Mann Whitney U testi ile bakıldı. Aktivite öz algısı kinezyofobisi olan ve olmayan iki grup için karşılaştırıldı. Kinezyofobisi olmayan bireylerin aktivite algı düzeylerinin istatistiksel açıdan daha yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Bireylerin aktivite öz algılarının fonksiyonel iyileşme üzerindeki etkisini belirlemek için, OSA testinin üç alt parametresine ait önem ve performans puanları için ayrı ayrı sınır değerler hesaplandı. Bireyler düşük ve yüksek algıya sahip olanlar olarak gruplandırıldı. Bireylerin OSA verileri ve KOOS testinin beş alt parametresi arasında tekrarlı ölçümlerde çift yönlü varyans analizi testi uygulandı. Aktivite algısının semptomlardaki değişimlere ve günlük yaşam aktivitelerindeki iyileşmeye pozitif etkisi bulunurken (p<0,05); bireylerin yaşam kalitesi, ağrı ve spor ve serbest zaman aktivitelerine etkisi olmadığı tespit edildi (p>0,05). Bireylerin aktivite yeterlilikleri hakkındaki öz algıları bireylerin kinezyofobi varlığını ve şiddetini etkilemektedir. Aktivite öz algısının geliştirilmesi kinezyofobiyi azaltabilir. Cerrahi öncesinde aktivite algısına yönelik konuların incelenmesi erken dönem sonuçları etkileyebilir.
Diyabetli kişilerin aktivite performansını etkileyen faktörler arasındaki ilişkinin incelenmesi
Diyabetli Kişilerin Aktivite Performansını Etkileyen Faktörler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Ergoterapi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Bu çalışmada diyabetli kişilerin toplumsal katılım düzeyini, aktivite performanslarını, yaşam kalitelerini, ilgilerini, kaygı düzeylerini, iş performanslarını ve sosyal destek algılarını belirlemek ve arasında ilişkiyi saptamak amaçlandı. Çalışma Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi Bölümünde yürütüldü. Çalışmamıza yaş ortalaması 45,97±8,40 yıl olan 46 diyabetli ve 45,97±8,40 yıl olan 46 diyabeti olmayan kişi katıldı. Grupların değerlendirilmesinde Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, İlgi Kontrol Listesi, Toplumsal Katılım Anketi ve İş İçerik Anketi kullanıldı. Diyabetli kişilerde ayrıca Kanada Aktivite Performans Ölçümü ile performans problemleri ve Diyabet Yaşam Kalitesi Ölçeği ile yaşam kaliteleri değerlendirildi. Yarı yapılandırılmış görüşme ile diyabetli kişilerin iş yerinde yaşadıkları zorluklar incelendi. Yeti Yitimi Değerlendirme Ölçeği dahil etme kriteri olarak kullanıldı. Diyabetli kişilerin kaygı düzeyi, sosyal destek algısı, ilgi alanları ve toplumsal katılımlarının diyabeti olmayanlardan farksız olduğu belirlendi (p>0,05). Diyabetli kişilerin iş içeriği diyabeti olmayan kişiler ile benzerken, iş güvencesinin ise anlamlı düzeyde az olduğu saptandı (p<0,05). Komplikasyonu olan diyabetli kişilerin yaşam kalitesi komplikasyonu olmayan bireylerden daha düşük bulundu (p<0,05). Diyabetin kişilerin aktivite performansını etkilediği görüldü. Aktivite performans problemi yaşayan diyabetli bireylerin yaşam kalitesinin daha düşük olduğu saptandı (p<0,05). Diyabetli bireylerin aktivite-rol (oküpasyonel) katılımını ergoterapi bakışıyla bütüncül olarak incelemenin interdisipliner tedavi planına yön vermeye önemli katkı sunabileceği kanaatine varılmıştır.
Az gören erişkin bireylerde serbest zamanla ilişkili aktivite performansını etkileyen faktörlerin kişi-çevre-aktivite modeli ile incelenmesi
Çalışmamızın amacı az gören erişkin bireylerde serbest zamanla ilişkili aktivite performansını etkileyen faktörleri incelemektir. Çalışmamıza 22 erişkin az gören birey katıldı. Kişi-Çevre-Aktivite modeli çerçevesinde çalışmaya dahil edilen bireylerin kişisel bilgileri sosyodemografik bilgi formu'yla, psikososyal durum ve yaşam kalitesi NEI-VFQ-25'le, kognitif durumları LOTCA II ile, çevreye ait faktörler CHIEF-SF ile, serbest zaman katılım sıklığı ICF Bölüm 9'dan uyarlanan form ile, serbest zaman aktivite düzeyi günlük zaman kullanımının incelenmesiyle değerlendirildi. Yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile bireylerin serbest zamana karşı tutumu, serbest zaman aktivite ilgi durumu, gelecekten beklentisi, algıladıkları katılım düzeyi, katılım tatmini ve çevrenin bireyi etkileme şekli ve derecesi değerlendirildi. Hem görme ile ilgili yaşam kalitesi hem de genel sağlık, genel görme, görmeye bağlı ruhsal sağlık gibi yaşam kalitesini belirleyen faktörler serbest zamanla ilişkili aktivite performansını etkilediği bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin yaşadığı en fazla çevresel kısıtlılık "Fiziksel/ yapısal" çevrede olduğu görülmüştür. Az gören erkek bireylerin daha fazla serbest zaman katılımı olduğu görülmüştür (p<0,05). Maaşlı bir işte çalışanların daha fazla serbest zaman katılımı olduğu görülmüştür (p<0,05). Eğitim seviyesi yükseldikçe bireylerin serbest zaman katılımının arttığı görülmüştür (p<0,05). Gelir durumu arttıkça bireylerin serbest zaman katılım sıklığının arttığı görülmüştür (p<0,05). Serbest zaman aktivite düzeyi arttıkça katılım tatmininin azaldığı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak az gören bireylerin serbest zamanla ilişkili aktivite performansları birçok durumdan etkilenmektedir. Rehabilitasyon müdahale programları çalışmamızda serbest zamanla ilişkili bulunan parametreleri gözönünde bulundurup bireye özgü yaklaşımlar içermelidir.
4-6 yaş arası otizm spektrum bozukluğu olan çocukların oyun beceri ve davranışlarının incelenmesi
Oyun çocukların en temel aktivitesidir. Ergoterapistler günlük yaşam aktivitelerine katılımı desteklemeyi amaçlar. Günlük yaşam aktivitelerine katılım; kişi, çevre ve aktivite ile ilgili faktörler açısından incelenmektedir. Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların oyuna katılımları etkilenebilir. Bu nedenle; çalışmamızda OSB'li çocukların oyuna katılımlarını etkileyen kişisel faktörlerden oyun beceri ve davranışlarının incelenmesi amaçlandı. Çalışmamıza 4-6 yaş arası, OSB'li 36 çocuk ve tipik gelişim gösteren 30 çocuk dahil edildi. Oyun becerileri Yenilenmiş Knox Okul Öncesi Oyun Ölçeği ile; oyun severlik becerileri Oyun Severlik Testi-4. Versiyon ile; oyun davranışları video kaydı analizi ile; duyusal işlemleme becerileri ise Duyu Profili ile incelendi. Serbest oyun sırasında, tek seferlik, 15 dakikalık video kayıtları Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Duyu Bütünleme Ünitesi içerisinde alındı. OSB'li çocukların oyun becerileri 6 ay geride; tipik gelişim gösteren çocuklara göre oyun severlik becerileri kısıtlı (p<0,05) ve duyusal işlemleme becerileri problemli idi. Oyun davranışları ise oyun olmayan davranışlar şeklinde idi. Oyun becerileri ile duyusal işlemleme becerileri arasında ilişki bulunmaktaydı (p<0,05). Oyun severlik ile duyusal işlemleme becerileri arasında ise ilişki tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak; OSB'li çocuklarda duyusal işlemleme becerileri oyuna katılımı etkilemektedir.
Diz osteoartriti şiddetinin yürümenin parametreleri, denge ve diz fonksiyonları üzerine etkileri
Güneri S. Diz Osteoartriti Şiddetinin Yürüme Parametreleri, Denge ve Diz Fonksiyonları Üzerine Etkisi. Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Programı Doktora Tezi, Ankara 2018. Bu çalışmanın amacı, diz osteoartritli (OA) bireylerde hastalığın şiddetinin yürüme parametreleri, denge, diz eklem pozisyon hissi, kas kuvveti, ağrı, günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesi ve fonksiyonel durum üzerine etkilerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda 20 asemptomatik, 22 hafif şiddetli OA'lı ve 22 orta şiddetli OA'lı toplam 64 bireyin katılımıyla çalışma tamamlandı. Bireylerin yürüme parametreleri VICON 3-boyutlu yürüme analizi sistemi, diz fleksiyon ve ekstansiyon kas kuvveti ve diz eklemi propriyosepsiyonu Biodex System3 pro kullanılarak değerlendirildi. Dengeyi değerlendirmek için Berg Denge Ölçeği, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kalitesi için Günlük Yaşam Uğraşlarına İlişkin Diz Testi (KOS-ADLS), Diz İncinme ve Osteoartrit Sonuç Skoru (KOOS) ve Sağlık Değerlendirme Anketi (HAQ), fonksiyonel durumu belirlemek için 50 m. yürüme, merdiven inip-çıkma, kalk ve yürü testi ve otur-kalk testi, ağrı için vizuel analog skalası (VAS) kullanıldı. Hafif şiddetli OA'lı grubun ayak bileği, diz ve kalça addüktör moment değerlerinde azalma bulundu (p<0,017). Sagital düzlemde orta şiddetli OA'lı grubun anterior pelvik tilt açısı ve ayak bileği dorsifleksiyon açı değişiminde artış bulunurken (p<0,017), diz ve kalça açı değişiminin tüm gruplarda benzer olduğu bulundu (p>0,05). Ayrıca orta şiddetli OA'da zaman-mesafe değerleri olan kadans, çift adım uzunluğu, yürüme hızının azaldığı; çift destek süresi ve duruş fazı uzunluğunun arttığı bulundu (p<0,017). Aktivite ağrısının ve 30° ekstansiyon hedef açı testinde hata miktarının orta şiddetli OA'lı grupta daha fazla olduğu bulundu (p<0,017). OA şiddeti arttıkça kas kuvvetinin, dengenin ve fonksiyonel durumun azaldığı bulundu (p<0,017). Günlük yaşam aktivitelerinin OA şiddetinden etkilenirken (p<0,05), yaşam kalitesinin hastalığın şiddetinden etkilenmediği bulundu (p>0,05). Elde edilen sonuçlar, diz OA'sının ilk evresinde yürümenin kinetik parametreleri, kas kuvveti, denge ve diz fonksiyonlarının etkilendiğini, OA'nın ileri evresinde ise yürümenin zaman-mesafe ve kinematik parametrelerinde değişimin başladığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: osteoartrit, diz, yürüyüş
Görme engelli bireylerde postüral stabilite eğitimlerinin postüral stabilite ve aktivite performansına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada görme keskinliği 6/60 ve daha az olan görme engelli bireylerin postüral stabiliteleri ve aktivite performans problemleri değerlendirilerek bu parametreleri geliştirmeye yönelik postüral stabilite eğitimlerinin etkinliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Mesleki Rehabilitasyon Ünitesi'ne başvuran 34 görme engelli birey dahil edilmiştir. Bireylere Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Biodex Balance System (BBS) ile postüral stabilite değerlendirmesi ve yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemi ve Kanada Aktivite Performans Ölçümü (KAPÖ) uygulanmıştır. Grup 1'e 12 hafta boyunca haftada iki seans, her seans yaklaşık 60 dakika olmak üzere toplamda 24 seans BBS ile postüral stabilite eğitimi ve aktiviteye dayalı postüral stabilite eğitimi uygulanırken Grup 2'ye 12 hafta boyunca haftada iki seans, her seans yaklaşık 20 dakika olmak üzere toplamda 24 seans yalnızca BBS ile postüral stabilite eğitimi verilmiştir. Eğitimler sonrasında değerlendirmeler tekrar edilmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmamızın sonucunda Grup 1'de tüm postüral stabilite değerlerinde, Grup 2'de anterior-posterior statik stabilite dışındaki diğer postüral stabilite değerleri açısından eğitim öncesi ve sonrası ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Her iki gruptaki bireylerin postüral stabilitelerinde gelişme olduğu görülmüştür. Aktivite performansı ve memnuniyeti açısından ise Grup 2'de anlamlı bir gelişme olmadığı belirlenirken, Grup 1'de bireylerin aktivite performansı ve memnuniyetlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış olduğu bulunmuştur (p<0,01). Görme engelli bireylerin postüral stabilite ve aktivite performansını geliştirmede Grup 1'e uygulanan eğitimin, Grup 2'ye uygulanan eğitime göre klinik olarak daha etkili olduğu bulunmuştur. Aktiviteye dayalı postüral stabilite eğitimi, görme engelli bireylerde postüral stabilite seviyesinde ve performans problemi yaşanılan aktivitelerin performans ve memnuniyet düzeyinde olumlu gelişmeler sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Görme Engelli, Postüral Stabilite, Aktivite Performansı