Theses supervised by Prof. Dr. Esra Sarıkoyuncu Değerli
15 theses · Kütahya Dumlupınar University
Kütahya basınında Türkiye'nin NATO'ya giriş süreci(1948-1952)
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra emperyalist bir politika izleyen komünist Sovyetler Birliği, Türkiye'yi tehdit etmeye başlamıştır. Aynı zamanda Avrupa'yı da tehdit eden bu süper güç karşısında Batılı ülkeler ortak savunma amacıyla ittifak arayışlarına girmiş, ABD'nin de destek ve çabaları sonucu, Kuzey Atlantik Paktı (NATO) oluşturulmuştur. İki kutuplu bir dünyanın oluşmaya başladığı bu dönemde NATO İttifakı, komünist Sovyet yayılmacılığını dengeleyebilecek yegane oluşum olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, iktisadi ve askeri bakımdan zor günler geçirmekte olan Türkiye, NATO ittifakına dahil olmayı en önemli dış politika hedeflerinden biri haline getirmiştir. Nihayet Kore Savaşı ile birlikte Batılı ülkelerin güvenlik çıkarlarının ortaya çıkardığı uluslararası konjonktürde resmen NATO'ya üye olan Türkiye, Sovyet tehdidi karşısında kendini garanti altına almayı başarmıştır. Bu çalışmada; Türkiye'nin NATO'ya giriş süreci Kütahya basını açısından ele alınmıştır. Kütahya basınının bu konuyu nasıl yorumladığı, Kütahya halkının olaylardan nasıl haberdar edildiği, özellikle Kore Savaşı özelinde bu konunun yerel halka nasıl aktarıldığı işlenmiştir. Bu dönemde, Kütahya halkının çoğunluğunun radyo ve yerel gazetelerden başka iletişim imkanının olmadığı düşünüldüğünde, yerel olarak konunun Kütahya basını tarafından halka nasıl sunulduğu önem kazanmaktadır. Yeni bir demokrasi olan Türkiye'nin bu konudaki politikalarının, Kütahya halkı özelinde, Anadolu'daki illerde yerel halka nasıl aktarıldığı ve uluslararası bir konunun yerel basına nasıl intisap ettiği gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kütahya Basını, Nato, Türkiye, Sovyet Tehdidi, Komünist Yayılmacılık, Kore Savaşı.
İsmet İnönü Dönemi Kütahya milletvekilleri ve faaliyetleri (1939-1950)
Bu yüksek lisans tezi çalışmasında İsmet İnönü Dönemi'nde (1939-1950) Kütahya'dan seçilen milletvekillerinin hayatları ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Kütahya'daki faaliyetleri incelendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi VI. VII. ve VIII. yasama dönemlerini kapsayan bu çalışmamda Kütahya milletvekillerinin çalışmaları dönemler halinde incelenmiştir. VI. ve VII. Dönem milletvekilleri 2. Dünya Savaşı'nın getirmiş olduğu sorunlar ile uğraştılar. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası değişen siyasi atmosfer ile birlikte VIII. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ikinci parti olarak Demokrat Parti de katılmıştır. Bu dönemde Kütahya'da ise Cumhuriyet Halk Partisi 3 milletvekili çıkarmış iken Demokrat Parti 7 milletvekili çıkararak birinci parti olmuştur. Demokrat Parti'nin kurucularından Adnan Menderes de Kütahya'dan seçilen milletvekillerindendir. Kütahya milletvekillerinin büyük bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve Kütahya'da yoğun bir faaliyet göstermişlerdir. Tüm bu yönleriyle ele alındığı zaman Kütahya Milletvekilleri Türkiye'nin geleceğinde etkili bir biçimde görev almışlardır. Anahtar Kelimeler: Kütahya, Milletvekilleri Faaliyetleri, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Türkiye Büyük Millet Meclisi
İstanbul İstiklal Mahkemesi
Farklı farklı yer ve zamanlarda kurulan İstiklal Mahkemeleri 1920-1927 yılları arasında faaliyet göstererek Türkiye Cumhuriyeti tarihinde büyük öneme sahip olmuştur. İstiklal Mahkemeleri bulunduğu dönemin şartlarına ve kurulduğu bölgenin özelliklerine göre farklılıklar göstermiştir. Fakat genel hatlarıyla mahkemeleri gruplandırmak gerekirse bu mahkemeleri Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası İstiklal Mahkemeleri olarak ayırabiliriz. Cumhuriyet öncesinde yani Millî Mücadele döneminde faaliyet gösteren mahkemeler var olma mücadelesi niyetiyle kurulduğu için ihtilal mahkemeleri olarak adlandırılırken, Cumhuriyet sonrası İstiklal Mahkemeleri ise Cumhuriyet rejiminin devamını sağlamak ve inkılapların gerçekleşmesine yardımcı olmak maksatlı kuruldukları için inkılap mahkemeleri olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi İstiklal Mahkemeleri'nden olan İstanbul İstiklal Mahkemesi ele alınmıştır. Bu kapsamda mahkemenin kuruluşu öncesi siyasi durum, mahkeme üyeleri, mahkemenin faaliyetleri ve baktığı davalar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bununla beraber bu çalışmada mahkemenin kuruluş amacı olan halifelik sorunu irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İstiklal Mahkemeleri, İstanbul İstiklal Mahkemesi, Halifelik
Atatürk Dönemi Türk kadınının değerlendirilmesine İngiliz basınından örnekler (1923-1938)
29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle Mustafa Kemal Atatürk'ün "Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak" olarak tanımladığı Çağdaşlaşma, bir başka deyişle Türk toplumunda zihinsel ve kültürel değişim hedeflenmiş ve uygulamaya konulmuştur. Toplumsal yapılarda meydana gelen değişiklikler, aileyi şekillendiren temel unsur olan Türk kadınının toplum içerisindeki konumunu da etkilemiştir. Çalışmada İngiliz gazetelerinden yararlanmak suretiyle, Türk kadınının modernleşme sürecinde geçirdiği yapı değişikliğinin İngiliz basını tarafından nasıl algılandığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada; nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmış ve Cumhuriyet dönemi bazı İngiliz gazeteleri incelenmiştir. Sonuç olarak; İngiliz Basınında Türk Kadınının gelişimi "Batılılaşma" olarak tanımlanırken; İngiliz politikasının, dönemin Türk Kadınını anlama boyutunda etkili olduğu görülmüştür.
Türkiye'de milli burjuvazi: Tek Parti dönemi
Batı toplumlarında doğal seleksiyon süreci içerisinde ortaya çıkan burjuvazi, Türkiye iktisat tarihi içerisinde bir proje olarak İttihat ve Terakki Fırkası'nın, milli iktisat politikası bağlamında oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu nedenle tasarlanan sınıf milli olarak düşünülmüştür. 1. Dünya Savaşı, İttihatçıların projelerini gerçekleştirmesinde bir şans ortamı yaratmış, fakat Osmanlı İmparatorluğu'nun sonunun gelmesi ile birlikte bu proje en azından Milli Mücadele sona erene kadar askıya alınmıştır. Milli Mücadele'nin zaferle bitişinin ardından Tek Parti Dönemi'nde, İttihatçıların milli iktisat politikaları devam ettirilmiştir. Dolayısıyla bu açıdan Tek Parti Dönemi'nin iktisadi sistematiği içerisinde milli burjuvazi oluşturulmaya çalışılmıştır. Sermayenin yokluğu, 1929 Ekonomik Buhranı gibi sebepler milli burjuvazinin tasarlandığı haliyle, yani güçlü bir sermaye birikimiyle ortaya çıkışını engellemiştir. Fakat bu noktada 2. Dünya Savaşı, milli burjuvazi için bir şans ortamı yaratmıştır. Yürütmüş oldukları karaborsa faaliyetleri ile sermaye birikimlerine ivme kazandırmışlardır. Ancak uygulamış oldukları bu faaliyetleri ile birlikte hem halkın hem de iktidar partisi olan CHP'nin tepkisini çekmişlerdir. Savaş sonrasında SSCB tehdidi nedeniyle, Türkiye ve ABD arasında yakınlaşma sonucu, Türkiye'de liberal politikalar açık bir şekilde uygulanmaya başlamıştır. Bu durum CHP'nin iktidarı, DP'ye devredinceye kadar sürmüştür. Neticesinde milli burjuvazi bu süreçte de güçlenmiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden itibaren ortaya çıkarılması hedeflenen milli burjuvazi, Tek Parti Dönemi iktisat politikaları içerisinde de kendisine yer bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Burjuvazi, Tek Parti Dönemi, Türkiye Ekonomisi, Milli Burjuvazi.
27 Mayıs askeri darbesinin Malatya basınında algılanması
Osmanlı Devleti'nin mirası üzerine kurulan genç, dinamik Türkiye Cumhuriyeti Devletinin inşa ettiği demokrasiye ilk darbe 27 Mayıs 1960 tarihinde askeri cuntanın gerçekleştirdiği darbe ile vurulmuştur. Türk demokrasisine vurulan bu darbe ülkenin bundan sonraki süreçte geçireceği sıkıntılı dönemlerin habercisi olmuştur. Bu çalışmamızda asker tarafından yapılan bu darbenin Malatya'daki etkilerini, halk nezdindeki yansımalarını, darbeden önceki ve sonraki yaşanılan süreci, şehrin yerel basın ve medya unsurlarının yaklaşımını inceleme fırsatını yakaladık. Malatya halkının dönem itibari ile en büyük iletişim ağı olan yerel gazeteler ve basın unsurları bu dönemde şehir ile ilgili olan bütün gelişmeleri istisnasız bir şekilde takip ederek bilgi paylaşımını sağlamıştır. Başlattığımız bu tez çalışmamızda öncelikle Malatya şehrinin tarihsel gelişim sürecini bir bütün olarak kronolojik bir düsturla incelemeye özen gösterdik. Ayrıca çalışmamızın devamında Demokrat Parti iktidarının başladığı 1950'li yıllardan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesine kadar olan dönemde ve bu dönemin de sonrasında Malatya'da değişen siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve toplumsal görünümü gazeteler aracılığı ile değerlendirme imkânı elde ettik. Yerel basının ana mekanizması olan yerel gazeteler farklı bakış açıları, değerlendirmeler ve birbirinden farklı tutumlar sergilemiştir. Malatya'da 1950-1960 dönemi siyasi rekabeti DP-CHP arasında yaşanmıştır. Malatya yerel basınının yaptığı yayınlarda bu iki parti arasındaki siyasi rekabeti görmek mümkündür.
Müdafaai Hukuk Cemiyeti ışığında Milli Mücadele Döneminde Türk halkı
Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminin son aşamalarında siyasi, ekonomik ve toplumsal dinamiklerinin I. Dünya Savaşı'nın etkisi ile ağırlığının yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladığı ve üst üste gelen yıpratıcı muharebelerin verdiği kalıcı hasarların etkisinden kurtulmak için son döneminden itibaren Anadolu'da oluşmaya başlayan ve gün geçtikçe filizlenen Milli Mücadele hareketinin, hayata geçirilmek istenen yenilikçi düşüncelerin, Mustafa Kemal önderliğin de gerçekleştirilen oluşumun Anadolu'daki etkileri ve halkın birlikte göstermiş olduğu dayanışmayı ve bu süreç içerisinde toplumda yaşanan Milli Mücadele hareketinin etkilerini görüyoruz. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Milli Mücadele Dönemi, Mustafa Kemal Paşa, Türk Halkı, Türk Kadını, Kamuoyu, Miting, Hatıra, Dinamik
Atatürk inkılaplarının Adana basınında yansımaları
Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'da iken İstanbul'a yazdığı mektupta Milletin, milli hâkimiyet esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul ettiğini ve bunu gerçekleştirmeye çalışacağını belirtmiştir. Bu sözleri ile kurulacak olan yeni devletin geleceğini belirlemiştir. 1923'den 1938'e kadar uzanan süre içesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan devrimler meydana geldi. Yapılan bu inkılaplarla ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak amaçlanmış bunun için siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda birçok yenilik yapılmıştır. Uzun yıllar süren bağımsızlık mücadelesi yerini her anlama gelişmeye çalışan genç bir Türk ülkesine bıraktı. Bağımsızlık savaşının ilk yıllarından beri yaşanan gelişmelerin halka duyurulmasında basının önemli yeri olmuştur. Milli mücadelede önemli bir yeri olan Adana'da çeşitli gazeteler yayınlandı, bunların bir kısmı milli mücadele ve sonrası dönemde bağımsızlık yanlısı olmuş bir kısmı ise Fransız himayesini kabul etmiştir ve savaşa karşı çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Basın, Türk Milliyetçiliği, Türk Devrimleri, Adana, Milli Mücadele
Türk basınında çok partili hayata geçiş ve 1946-1950 seçimleri süreci
2. Dünya Savaşı'nın getirdiği demokrasi hareketleri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli siyasi değişimlere zemin hazırlamıştır. Bunun yanı sıra uzun zamandır ülkeyi idare eden CHP yönetimi, savaşın getirdiği olumsuz sonuçlara karşı gerekli ve yeterli tedbirleri bir türlü alamamıştır. Bu aşamada CHP içerisinde oluşmaya başlayan parti içi muhalefet neticesinde, yeni bir muhalefet partisinin yolu açılmış ve Demokrat Parti kurulmuştur. Bu çalışmada, Türkiye'nin 1946-1950 seçimleri sürecinde iç politikada geçirdiği değişime yer verilmiştir. Demokratikleşme süreci çerçevesinde gelişen muhalefet ve bu muhalefetin Türk basınında gördüğü karşılık incelenmiş ve özellikle DP ile CHP arasında ortaya çıkan iktidar-muhalefet çekişmesinin Türk basını üzerindeki yansımalarına değinilmiştir. Ayrıca basının çok partili hayata yaklaşımı da irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Çok Partili Hayat, Türk Basını, Seçim
İkinci Dünya Savaşı Türk dış politikasında İsmet İnönü etkileri
Bu tez çalışmasında, 1939–1945 yılları arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye Cumhuriyeti'nin yürüttüğü dış politika, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün liderliği bağlamında incelendi. Araştırmada, Türkiye'nin savaşın dışında kalmak yönünde izlediği tarafsızlık politikasının diplomatik zemini analiz edilerek, İsmet İnönü'nün bu süreçteki belirleyici etkileri ortaya konuldu. Çalışmada, savaş öncesinden itibaren Türkiye'nin İngiltere ve Fransa gibi Müttefik Devletlerle imzaladığı iş birliği deklarasyonları, Almanya ile yürütülen diplomatik ilişkiler, Sovyetler Birliği ile sürdürülen temkinli diyaloglar ve bu çerçevede geliştirilen tarafsızlık stratejileri dönemsel kronolojiye uygun şekilde ele alındı. Türk-Alman Saldırmazlık Paktı, Türk-Sovyet Saldırmazlık Deklarasyonu, Adana Görüşmeleri ve savaşın son evresinde gerçekleşen uluslararası konferanslar üzerinden Türkiye'nin konumu detaylandırıldı. Bu araştırmada temel birincil kaynaklar olarak Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri Başkanlığı'na bağlı Cumhuriyet Arşivi, Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi, Millî Savunma Bakanlığı Askeri Tarih Arşivi (ATASE), Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Cerideleri, İsmet İnönü Vakfı Arşivleri ve dönemin Türk basını (Cumhuriyet, Ulus, Son Posta vb.) kullanılmıştır. Ayrıca İsmet İnönü'nün demeçleri, anıları ve söylevleri, dönemin siyasi karar süreçlerinin anlaşılmasında vazgeçilmez kaynaklar arasında yer almıştır. Bu yerli kaynaklara ek olarak, dönemin uluslararası diplomatik ilişkilerini ve dış politika reflekslerini değerlendirmek amacıyla üç ülkenin resmî arşivlerinden belgeler de kullanılmıştır. Bunlar arasında, British National Archives (London), Bundesarchiv (Berlin) U.S. Department of State (ABD) bulunmaktadır. Böylelikle hem Türkiye'nin kendi iç yazışma ve diplomatik karar süreçleri hem de dış dünyadaki yansımaları birlikte analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre Türkiye, savaş boyunca Mihver ve Müttefik bloklar arasında denge siyaseti yürütmüş; İnönü'nün diplomatik çabaları sayesinde doğrudan çatışmadan uzak kalınmıştır. 1945 yılında Almanya'ya savaş ilan edilerek Birleşmiş Milletlere katılım sağlanmış; böylece savaş sonrası uluslararası düzende yer edinilmiştir. İnönü'nün liderliği, yalnızca savaş dönemini değil, Türkiye'nin uzun vadeli dış politika yönelimlerini de şekillendirmiştir. Anahtar Kelimeler: Diplomasi, İsmet İnönü, İkinci Dünya Savaşı, Mihver Devletler, Müttefik Devletler, Tarafsızlık (Denge) Politikası, Türkiye Cumhuriyeti, Uluslararası Konferanslar
Atatürk'ün din ile ilgili sözleri ve uygulamaları
Daha sonra doldurulacaktır.Geçmişten günümüze toplumların en önemli müesseselerinden olan din olgusu, Mustafa Kemal Paşa'nın yaşamının birçok noktasında önemli bir faktör olarak yer almıştır. Mustafa Kemal Paşa dinin yadsınamaz bir gerçeklik olduğunu savunmuş, Türk halkının din konusunda hurafelerden arındırılarak bilinçlendirilmesi için çaba sarf etmiş, batıl inançlar yerine gerçek dinin öğrenilerek, yaşama geçirilmesini sağlamak adına gerekli olan dini reformların yapılmasına öncülük etmiştir. Bu çalışmada, Mustafa Kemal Paşa'nın din ile ilgili sözleri ve uygulamaları araştırılmıştır. O'nun öncülük etmiş olduğu dini reformların dinin özüne zarar verilmeden, toplumu bilinçlendirmek adına gerçekleştirilmeye çalışıldığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nde laiklik anlayışının benimsenilerek, laik devlet sistemine geçildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Din, İslam, Mustafa Kemal Paşa, Laiklik, Reform.
Bekir Refik Koraltan'ın siyasi hayatı (1889-1974)
1889 yılında Divriği'de dünyaya gelen Refik Koraltan, ilk ve ortaokul öğrenimini doğduğu şehirde, lise öğrenimini ise İstanbul Mercan İdadisinde tamamlamıştır. İstanbul Hukuk Fakültesinde başarılı bir yükseköğrenimin ardından sırasıyla; Bursa, Gelibolu ve Karaman Bidayet Mahkemesi'nde, Konya'da Divan-ı Harp Mahkemesi'nde müddeiumumî olarak çalışmıştır. Bu görevlerini takiben Mersin Emniyet Müfettişliğine ve Trabzon Polis Müdürlüğüne getirilmiştir. Polis Müdürlüğü sonrası kısa bir süre İstanbul'da serbest avukat olarak çalışmıştır. Millî Mücadele'ye destek vermek için Konya'ya gitmiş ve burada hem serbest avukat olarak çalışmış hem de Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluşunda görev almıştır. İlk meclise Konya milletvekili olarak katılmış ve kesintisiz 1935'e kadar da bu şehirden milletvekilli seçilmiştir. Koraltan, 1920-1935 yılları arasında Türkiye Komünist Partisi ve Halk Partisi kuruculuğu, Yozgat İstiklal Mahkemesi Başkanlığı ve İstanbul İstiklal Mahkemesi üyeliği yapmıştır. 1935-1942 yılları arasında siyasi hayatına ara vererek, sırasıyla Artvin, Trabzon ve Bursa'da valilik görevinde bulunmuştur. 1942 yılındaki ara seçimlerle 6. dönem TBMM'ye tekrar milletvekili olarak dönmüştür. Siyasi hayatının bu döneminde, 1943'ten itibaren, tek parti uygulamalarından rahatsızlık duymaya başlamıştır. Dörtlü Takrir'i verenlerden biri olmasının yanında, Demokrat Partinin dört kurucusundan da birisidir. 1946-1960 yılları arasında Demokrat Partinin lider kadrosu içerisindedir ve Genel İdare Kurulunda kesintisiz görev almıştır. 1950-1960'lı yıllardaki Demokrat Parti iktidarında Meclis Başkanlığı yapmıştır. Yassıada'da yargılanan ve idama mahkûm olanlar arasında Koraltan da vardır. Ancak cezası Millî Birlik Komitesi tarafından ömür boyu hapse çevrilmiştir. Cezaevinde mahkûmiyetini sürdürürken cezası affedilmiştir. Bundan sonra aktif siyasetin dışında durmuş ve 1974 yılında 84 yaşında iken vefat etmiştir. Anahtar Kelimeler: Refik Koraltan, CHP, DP, 27 Mayıs, TBMM, Yassıada
The Times gazetesine göre Anadolu'da Ermeniler (1920-1923)
Çalışmamızda, 1920-1923 yılları arasında Anadolu'da yaşayan Ermeniler ve Türk Kurtuluş Savaşı esnasında kurulan cephelerde Türk-Ermeni ilişkileri, The Times gazetesi gözünden irdelenmiştir. 1785 tarihinde kurulan The Times, bir nevi İngiliz hükümetinin sözcüsü gibi hareket ettiği için özellikle bu gazete ekseninde konu değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Türkler, I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti'ne imzalatılan Sevr'i tanımayarak Milli Mücadele'ye girişmiştir. Bati Bloku'nun başında yer alan İngiltere bu mücadelenin baş düşmanı olmuş, hem doğrudan asker çıkartarak hem de Anadolu'da bulunan başta Ermeniler olmak üzere azınlıklara destek vererek, Türk Milli Mücadelesi'ni sonlandırmak istemiştir. Dolayısıyla İngiliz basını da bu süreçte Anadolu'daki Ermenilere büyük ilgi göstermiştir. Çalışmamız neticesinde The Times'ın 1920-1923 yılları arasında Anadolu'daki Ermenilere tarafsız bir gözle bakamadığı, İngiliz Hükümetinin menfaatleri çerçevesinde Ermenileri savundukları, Türkleri ve Müslümanları tahkir etme ve barbar göstermek için elinden gelen her türlü çabayı sarf ettiği tespit edilmiştir. The Times, savaş sonunda imzalanan Lozan Antlaşması sürecinde dahi sürekli olarak Türklerin Ermenilere ve Anadolu'da yaşayan diğer Hristiyan azınlıklara soykırım yaptığını ileri sürmüştür. Bu iddialarını kuvvetlendirmek için de 1915 yılında gerçekleştirilen tehcir, soykırım olarak gösterilmeye ve kamuoyu nezdinde canlı tutulmaya çalışılmıştır. Genel olarak Türklerin gaddar olduğu ve katliam yaptığı kanısının sürekli olarak işlendiği görülmektedir. İngiliz Hükümetinin Türkleri kötüleyerek, Ermenileri mazlum ve masum göstererek, The Times aracılığıyla kendi kamuoyu gözünde Anadolu'daki faaliyetlerini haklı çıkarmak istediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Türk, İstiklal Harbi, Anadolu, Ermeni, The Times, Kemalistler
The Times gazetesine göre Demokrat Parti'nin dış politikası (1950-1960)
Türkiye İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan bu iki kutuplu bloklaşmada tercihini ABD'den yana kullanmış, İnönü döneminde başlayan ABD yanlısı dış politika, 14 Mayıs 1950 yılında iktidar olan Demokrat Parti döneminde de devam etmiştir. Demokrat Parti döneminde SSCB'nin yayılmacı politikasına karşın Demokrat Parti, gerek Balkanlar'da gerekse Ortadoğu'da ABD'nin desteğini arkasına alarak aktif bir dış politika izlemeye başlamıştır. Demokrat Partinin bilhassa bu bölgelerde aktif bir politika izlemesinin sebebi, yakın iş birliği içerisinde olduğu ABD ve İngiltere gibi batılı devletlerin bölgedeki çıkarlarını gözetmek ve sınırlarına en yakın bu bölgelerde komünist tehlikeye karşı güvenlik sistemi oluşturmak olmuştur. İngiltere'nin İkinci Dünya Savaşı sonrası perde arkasına geçmesi ve SSCB tehdidine karşı ABD'yi ön plana çıkarmasıyla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri yakın ilişki içerisinde olduğu İngiltere'den Soğuk Savaş'ın süper gücü olarak anılan ABD'ye yakınlaşmaya başlamıştır. İngiltere, Soğuk Savaş döneminde her ne kadar perde arkasında gibi gözükse de devletlerarası yaşanan dış politika olaylarını yakından takip etmiş, bunu The Times Gazetesi aracılığıyla kendi çıkarlarını gözetecek şekilde kamuoyu oluşturmada bir araç olarak kullanmıştır. 1950-60 yılları arasında Türkiye'nin dış politika olaylarında izlediği yol batılı devletlerin özellikle de İngiltere'nin çıkarlarıyla örtüşüyorsa da Türkiye aleyhine bir haber yapılmamıştır. Ancak İngiltere'nin bölgedeki çıkarlarına ters düşen bir durum söz konusu olduğunda The Times gazetesi aracılığıyla Türkiye aleyhtarı haberler yaparak basın gücünü sonuna kadar kullanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Dünya, The New York Times, CHP, DP, ABD, Türkiye, SSCB, İkinci Dünya Savaşı.
Türk Kadın Yolu dergisinde Türk kadını ve kadın hareketi
Cumhuriyet dönemi kadının konumuna odaklanan tez çalışmamız dönemin kadın hareketini 1925-1927 yılları arasında yayınlanan Türk Kadın Yolu dergisi üzerinden analiz ederek oluşturulmuştur. Türk Kadın Yolu dergisinin çıkarılmasını sağlayan Türk yazar ve eylemci feminist Nezihe Muhiddin'in kadınların siyasi haklarını elde etmek için verdiği mücadeleyi de ele alarak, bu uğurda kurulan Kadınlar Halk Fırkası ve Türk Kadın Birliğinin faaliyetlerinin Türk Kadın Yolundaki yansıması analiz edilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda derginin ulaşılabilen sayıları, dönemin diğer kadın dergileri ile ilgili kaynaklar, konuyla alakalı makale ve tezler kaynak olarak kullanılmıştır. Nezihe Muhiddin tarafından yayınlanan ve Türk basın hayatında önemli bir yer edinecek olan Türk Kadın Yolu dergisi, kadınları kadın hareketi kapsamında bilinçlendirmeyi amaçlamıştır. Dergi, dönemin siyasi hak kazanım mücadelesi yolunda kadınlar tarafından kurulan ve resmi izin alınamaması sonucu kapatılan Kadınlar Halk Fırkası'nın Türk Kadın Birliği'ne evrilmesiyle, birliğin yayın organı olduğunu ilan etmiştir. Türk Kadın Birliği dünya kadın hareketini dergi aracılığıyla takip ederek, birikimini okuyucuyla paylaşmış ve daha fazla kadına ulaşmayı amaçlamıştır. Bütün sayılarına ulaşılamayan dergi, derginin sahibi ve Kadınlar Halk Fırkası ile Türk Kadın Birliğinin kurucusu Nezihe Muhiddin'in, Türk Kadın Birliğinden ihracıyla yayın hayatını sonlandırmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Kadın Yolu, Kadın, Kadın Hareketi, Türk Kadın Birliği, Kadınlar Halk Fırkası, Nezihe Muhiddin.